Şunun için etiket arşivi: Konser

samata_sanat5. Uluslararası, Tarihi, Geleneksel Şamata Sanat etkinliği 09 Şubat 2014 Saat : 19:30’da Nar Sahnesi’nde izleyicisi ile buluşuyor.

Etkinlikte Nar Sanat Eğitmenleri, Nar Sahnesinde hiç bir resmiyet gözetmeden, tamamen doğaçlama olarak çalıp söyleyecekler. Sadece Nar Sanat eğitmenleri değil, iyi müzik yapan kim varsa etkinliğe davetli. Yani sadece dinlemeyecek, aynı zamanda katılım sağlanabilecek.

Kaygı yok, saygı ve samimiyet dışında kural yok. Sadece sanatın eğlenceli yüzü var. Eğlenmek ve yeni haftaya stresinizi atmış olarak başlamak için, eğitmenlerin eğlenceli ve doğal müzik çalışmalarına dahil olabilir, türkü, şarkı ve müziklerine eşlik edebilirsiniz. Sizi konsere değil, şamataya davet ediyoruz.

Unutmayın sadece konuğumuz olmayacaksınız, bir müzik aletini iyi düzeyde çalabiliyor ve sadece eğlenmek değil, eğlendirmek de istiyorsanız sizde sahneye çıkarak hocalarımıza eşlik edebileceksiniz. Müzik dinlemek, eğlenmek, eğlendirmek, hocalarımızın çalışmalarını ve dostluklarını görmek, biraz tebessüm, belki biraz şiir dinlemek veya güncel hakkında sohbet etmek istiyorsanız “ŞAMATA SANAT” etkinliğine davetlisiniz.

Çayımız var!”

Sizler için araştırdık ve bulduk Türklerin Avrupa’da hayranlık uyandırdığı yıllarda, Mehter Marşı’ndaki ritimden esinlenmiş  Mozart, 1783 yılında 11 numaralı la majör piyano sonatı’nın (K. 311) 3’üncü bölümünde “Ronda alla Turca” (Türk Marşı)’nı besteler.

“MOZART NEDEN TÜRK MARŞI BESTELEDİ?” haberimizi okumak için tıklayın… 


mozart

Bu beste halen, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm özel davetlerinin yanı sıra, ülke tanıtımında kullanılmaktadır.

Ludwig Van Beethoven’ın da Türk Marşı olarak eseri vardır. Turkish March Beethoven (part of Op. 113 No. 4): Die Ruinen von Athen (The Ruins of Athens)

Türk rap sanatçısı Ceza, sonatın üçüncü bölümüne 2012 yılında Türkçe söz yazdı ve parçaya bir klip çekildi.

Mozart Kimdir:

Wolfgang Amadeus Mozart Hayatı
Çarpıcı olaylarla dolu, acı ve hüznün her zaman neşeye dönüştürülerek yaşandığı kısa bir hayatın hikayesi ise şöyledir:

27 Ocak 1756′da Avusturya’da Salzburg şehrinde doğdu. 5 Aralık 1791′de Viyana’da öldü. Babası Leopold Mozart, Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası’nda keman çalan, bir çok besteler ve keman için bir metod yazan bir müzikçiydi. Oğlu Wolfgang üç yaşına geldiği zaman kendisinden beş yaş büyük olan kız kardeşi Maria Anna (Nannerl)’ın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başlayınca ondaki mucizevi özelliği farketti, hele bir gün minik Wolfgang’ın eline geçirdiği bir nota kağıdına daha kullanmayı bile beceremediği kocaman tüy kalemle konçerto çiziktirdiğini görünce, ona ciddi olarak klavsen dersleri vermeye başladı.

Gerçekten de Wolfgang’ın iyi bir müzikçi olmak için doğuştan olağanüstü özellikleri vardı; kulağı bir kemanda bir notanın sekizde bir kadar akort düşüklüğünü farkedecek derecede hassastı ve çirkin seslere, gürültülere karşı tepkisi ise baygınlık geçirecek ölçüde şiddetlenebiliyordu.

Zaman geçtikçe Mozart’ın müzik yanında aritmetik ve resime de yeteneği olduğu ortaya çıkıyordu. Çevrede bu harika çocuğa karşı ilginin artması üzerine, babası bu erken doğan güneşten faydalanmak, çocuklarının sayesinde para ve şöhret sağlayabilmek için, oğlunu ve kızını yanına alarak Avrupa kentlerini dolaşmaya, konserler vermeye başladı. Wolfgang klavsen, keman ve org çalmadaki ustalığıyla, her şeyden fazla doğaçtan çalışlarıyla dinleyicilerini hayrette bırakıyordu. Müzik aletlerini çalmakta gösterdiği kolaylığa denk bir kolaylıkla beste de yapmaya başladı. Beş yaşında menuet, yedi yaşında konçerto ve sekiz yaşında senfoni meydana getirdi.

Yaşamının ilk on iki yılında babası ve kız kardeşi ile birlikte konserler vererek boydan boya dolaştığı Avrupa’da geçtikleri her kentte hayranlık ve ilgi topladı, saraylarda krallar ve kraliçeler önünde çaldı. Soylular, her defasında yeni bir eserle ortaya çıkan harika çocuk Wolfgang’ı dinlemek için yarıştılar, çağın ünlü ressamları Mozart’ların portre ve resimlerini yaptılar.

O günlerde Wolfgang’ı dinleyen ünlü düşünürler Voltaire ve Goethe, bu küçük çocuğun bir gün sanatının en büyük ustaları arasına katılacağından emin olduklarını söylediler.

On Dört yaşında iken, ilk opera eseri “Lucia Silla” Milano’da çalındığı zaman Mozart kendini opera sahnelerine de, üstelik operanın vatanı İtalya’da, kabul ettirmiş bulunuyordu. Papa tarafından kabul edilerek ona, o güne kadar sadece büyük ustalara layık görülen “Altın Mahmuz” nişanı ve şövalyelik beratı verildi.
Mozart, bilinci salt şarkı ve müzikten oluştuğu için kendisini o günlerdeki bu ihtişamlı olayların cazibesine kaptırmadı; sadece besteleri ile uğraştı, bu uğraşını durmadan inatla, ısrarla yürüttü.
Yirmi beş yaşına kadar rahat ve huzur görmeden o kentten bu kente dolaştı, han köşelerinde barındı, bazen yiyeceksiz kaldı, kar ve yağmur yağarken atlı yolcu arabalarında titreyip durdu. Bu meşakkatli yolculuklar esasen sağlıksız ve zayıf olan bünyesini oldukça yıprattı.

Mozart’ın hayret uyandırıcı; bir başka yönü de birbiri ardına geçirdiği tifo, çiçek ve mafsal romatizması gibi o zamana göre ölümcül olan hastalıkları atlatması, ama buna rağmen ürün vermeye devam etmesi ve keyfini hiç bozmamasıdır. Ablası Nannerl onun bu yolculuklarında “Ben ülkesini teftişe çıkan küçük bir kralım” diyerek kendince bir eğlence yarattğını, geçtikleri kasaba ve köylere bir takım uydurma adlar taktığını anlatır anılarında.

Sanat tarihinin bu eşsiz insanı çocukluk nedir bilmedi, Ölünceye dek kendi çocuk ruhuna bağlanıp kaldı. Bu nedenle Mozart yaşamı boyunca iyi ve saf karakteri yanında çocuksu neşe ve espri (mizah) anlayışını hep muhafaza etti.

Hayatın küçük zevklerinden tat almaya bayılırdı, ümitsizliğe düşmek harcı değildi. İnsanlarla beraber olmaktan ve onlarla neşeli konuşmalar yapmaktan hoşlanırdı. Bilardo oynamak, Türk kahvesi içmek ve dans etmek ona büyük keyifler verirdi.

Kariyeri, onur ve şan yönünden parlak biçimde sürmesine rağmen maddi durumunu düzeltmedi. Yaşamı boyunca sonu gelmeyen para sıkıntısı çekti. Ona övgüler yağdıran krallar bile hasis davrandılar. Sadece dersler vererek ve halk konserleriyle yetinerek hayatını kazanmaya çalıştı.

Mozart’ın otuz altı yaşını doldurmadan vakitsiz ölümünde çocukluğunda geçirdiği ağır hastalıkların ve yapılan yıpratıcı yolculukların etkisinin büyük olduğu kabul edilmektedir.

Cenazesi fakir cenazeler için uygulanan biçimde kaldırıldı. Mezarının nerede olduğu ise bilinmemektedir. Söylenenlere göre, Mozart’ın tanıdığı insanlar arasından sadece altı kişinin katıldığı katedraldeki cenaze duasından sonra bu küçük kafile şiddetli yağmur nedeniyle mezarlığa kadar tabuta eşlik edemeyince cenaze aceleye getirilerek dilenciler için ayrılan bir mezara gömüldü. En fenası, bütün araştırmalara rağmen bu mezarın yeri öğrenilemedi, tabutun nasıl olup ta sahipsiz kaldığı ise ölüm sebebi gibi hiç bir zaman anlaşılamadı.

 

Kaynak :[-]

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun birlikte organize ettiği Bakırköy Türk Sanat Müziği Korosu (TSM Korosu) konseri bildiğiniz gibi  26 Ocak Pazar saat : 17:00′de Bakırköy İşadamları Derneği Konser Salonunda gerçekleşti ilgili konsere ait resim ve görselleri aşağıdaki linklere tıklayarak  izleye bilirsiniz

turk-sanat-muzigi-konser

Videolar için

Resimler için

Görev alan korist adları şu şekilde:

Şef:
Mert ERAĞAN

Sesler:
Perihan GÜRSES
Sevim DEMİRCİ
Nuran URAL
Hatice DÜNDARALP
Yüksel ÇOLAK
Güner GÜLBAĞÇALAR
Sermin ERKOL
Özgür DEMİRALP
Meral MANDACI
Serap ATAKAY
Funda ÜNVER
Haldun SADIK
Mustafa KURT
Cem BUBA
Ali ATAŞ
Tarkan SUBAKAN
Nuray GÜLER
Melek KURHAN
Serpil OKURLU
Arzu AÇIKGÖZ

Sazlar: 
Şenol KARAGÖZ – Klarnet
Onur GÜPGÜP – Kanun
Kamuran TERZİOĞLU – Akordeon
Eda GÜLER – Ud
Erdinç ŞEN – Ritm Saz

Adres: 
Kartaltepe Mah. İncirli Cad. Yesiladali Sokak No:2/A BAKIRKOY
Telefon: 0212 570 80 98

turk-sanat-muzigi-konserBakırköy ‘de pek çok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu, 26 Ocak Pazar saat : 17:00′de Bakırköy İşadamları Derneği Konser Salonunda Türk Sanat Müziği Korosu konseri verecektir.

Konsere tüm Bakırköy Halkı davetlidir.

Şef Mert ERAĞAN yönetiminde 4 yılı aşkın bir süredir çalışmalarına devam eden koro her geçen gün daha da büyümektedir. Gerek koro olarak gerekse solo olarak söylenecek eserler ile izleyiciler her zaman olduğu gibi yine coşacaklar.

Görev alacak korist adları şu şekilde:

Şef:
Mert ERAĞAN

Sesler:
Perihan GÜRSES
Sevim DEMİRCİ
Nuran URAL
Hatice DÜNDARALP
Yüksel ÇOLAK
Güner GÜLBAĞÇALAR
Sermin ERKOL
Özgür DEMİRALP
Meral MANDACI
Serap ATAKAY
Funda ÜNVER
Haldun SADIK
Mustafa KURT
Cem BUBA
Ali ATAŞ
Tarkan SUBAKAN
Nuray GÜLER
Melek KURHAN
Serpil OKURLU
Arzu AÇIKGÖZ

Sazlar:
Şenol KARAGÖZ – Klarnet
Onur GÜPGÜP – Kanun
Kamuran TERZİOĞLU – Akordeon
Eda GÜLER – Ud
Erdinç ŞEN – Ritm Saz

Adres:
Kartaltepe Mah. İncirli Cad. Yesiladali Sokak No:2/A BAKIRKOY
Telefon: 0212 570 80 98

Nar Sanat,  her Pazar saat 19:00 da  “ŞAMATA SANAT” adı ile sizleri sanatla buluşturuyor. şamata sanatEtkinlikte Nar Sanat Eğitmenleri, her Pazar Nar Sahnesinde hiç bir resmiyet gözetmeden, tamamen doğaçlama olarak çalıp söyleyecekler.   Sadece Nar Sanat eğitmenleri değil, içinizde iyi müzik yapan kim varsa etkinliğimize davetli. Yani sadece dinlemeyecek, aynı zamanda katılabileceksiniz. Ücretsiz olarak her Pazar günü yapılacak etkinlikte kaygı yok, saygı ve samimiyet dışında kural yok. Sadece sanatın eğlenceli yüzü var. Eğlenmek ve yeni haftaya stresinizi atmış olarak başlamak için, eğitmenlerin eğlenceli ve doğal müzik çalışmalarına dahil olabilir, türkü, şarkı ve müziklerine eşlik edebilirsiniz. Sizi konsere değil, şamataya davet ediyoruz.

Unutmayın sadece konuğumuz olmayacaksınız,  bir müzik aletini iyi düzeyde  çalabiliyor ve sadece eğlenmek değil, eğlendirmek de  istiyorsanız sizde sahneye çıkarak hocalarımıza eşlik edebileceksiniz. Müzik dinlemek, eğlenmek, eğlendirmek, hocalarımızın çalışmalarını ve dostluklarını görmek, biraz tebessüm, belki biraz şiir dinlemek veya güncel hakkında sohbet etmek istiyorsanız “ŞAMATA SANAT” etkinliğine davetlisiniz.

Çayımız var!

samata_sanat

 

“Şamata sanat, Nar Sanat”

Gün  : Her Pazar

Saat : 19:30

Yer:Etkinlik adresi için LÜTFEN TIKLAYINIZ

Garanti Caz Yeşili konserleri, 2014 yılında her ay, farklı bir mekanda cazseverleri buluşturuyor. Yeni yılın ilk durağı Nublu; Ocak ayında MOP MOP ve Nadéah’i hayranlarıyla bir araya getiriyor.

NadéahUzun yıllardır dans müziğinden caza uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan İtalyan müzisyen, DJ ve prodüktör Andrea Benini’nin özel projesi MOP MOP, 10-11 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde yerini alacak.

Caz, funk, latin ve postmodern İtalyan estetiği arasında oldukça özel bir yerde konumlandırılan grup; Woody Allen’ın “To Rome with Love” filminin müziğinde de yer aldı. Son albümleri “Isle of Magic”le bugüne kadarki çalışmalarından çok daha derin ve organik bir sound yakalayan grup, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Nouvelle Vague’un solisti olarak ün kazanan Nadéah, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında, 24-25 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde olacak.

Annesinin plak koleksiyonu sayesinde Pink Floyd ve Led Zeppelin’i keşfederek rock müzik tutkunu oldu. Genç yaşlarda, vokalini geliştirmeye odaklandı. Leonard Cohen ve Tori Amos gibi isimlerden beslenerek, hayatın zorluklarını kaleme aldığı ve mizahi hikâyelerden beslenen şarkı sözleri yazdı.

Önce “Hollywood Mon Amour” projesine, sonra Nouvelle Vague’a solist olarak katıldı ve grubun 3. stüdyo albümünde yer aldı. Nadéah, kendi yaşam öyküsünden önemli ipuçları taşıyan ilk albümü “Venus Gets Even” ile dikkat çekiyor.

Her iki etkinlik için kapılar 22.00′de açılacak. Gecenin ilk seti 23.30′da, ikinci seti 01.00′de başlayacak. Etkinliğin giriş ücreti ise 40 TL.

ZETE

Kaynak :[-]

Efsane Heavy Metal grubu Metallica 8 Aralık’ta Antartika’da tarihinin en sessiz ve en az seyircili konserini vererek tarihe geçti. O tarihten bu yana Penguenlerin ne düşündüğünü bilemiyoruz elbette fakat Tüm kıtalarda konser tamamlandı. “Sıra nerede?” demeden geçemiyoruz.

penguenler-ve rock

Dünyanın en ünlü heavy metal gruplarından biri olan Metallica, 8 Aralık’ta Antartika’da yaklaşık yüz kişilik “dev” bir konser verdi. Antartika’da verdiği konserle bir ilke imza atan grup, dün resmi Facebooksayfasından olayı, “Bir yıl içinde yeni kıtada konser vererek tarih yazdık” sözleriyle duyurdu.

Coca Cola Zero Güney Amerika organizasyonunun sponsorluğuyla gerçekleştirilen konserde Metallica grubu da bir hayalini gerçekleştirmiş oldu. Zira grup üyeleri, uzun zamandır her konser sonrasında verdiği röportajlarda Antartika’nın en çok konser vermek istedikleri yer olduğunu tekrarlıyordu.

metalika-antartika-konseri

Metallica’dan önce Live8 kapsamında Nuntaka adlı bir indie grubun performansını 17 kişi izlemiş(+Penguen sayısı hakkında net bilgi yok), konser tüm dünyada canlı yayınlanmıştı.

Grup Antartika’da, bir çadır içinde, neredeyse hiç anfi kullanmadan ve tüm elektriği güneş panelleriyle elde ederek verdiği konserde, sırasıyla Creeping Death, For Whom The Bell Tolls, Sad But True, Welcome Home (Sanitarium), Master Of Puppets, One, Blackened, Nothing Else Matters, Enter Sandman, Seek & Destroy parçalarını seslendirdi. Konser sırasında amfi kullanılmaması Antartika konserine aynı zamanda grubun “en sessiz” konseri unvanını da kazandırdı.

Konserin tamamını ve sahne arkasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. (Kameraman Penguenleri çekmemiş özür dileriz)

Kaynak : onedio.com

Gün geçmiyor ki ilginç ve farklı, yeni siteler açılmasın.  İnternetin bilgi almak açısından artık gerekli hatta zorunlu kaynak durumunda olduğu bir gerçek, elbette bunun yanı sıra da  bilgi kirliliği içeren yalan yanlış bilgilerin yığınlar halinde olduğu sitelerin de çokluğunu hepimiz biliyoruz..

kisa-haberBirçok kişisel blog, haber sitesi ve elbette ilgili ilgisiz pek çok internet sitesi var. Ulusal boyuttaki pek çok basın sitesinde yerel veya özel haberlerinizi paylaşmak genel olarak mümkün değil. İnternette dolaşırken gözümüze ilişen http://www.kisahaber.net haber sitesi, olaya farklılık katmasıyla dikkat çekmiş. İsteyen kendi haberini yerel veya ulusal anlamda girip haber haline getirip paylaşabiliyor. Kısaca artık haberci olmanız içten bile değil. İster şirketinizin, ister şahsınıza ait, ister mahalle veya semtiniz ya da ulusal bir haberi, fotoğrafları ile birlikte herkesten önce paylaşmak ve haberci olmak istiyorsanız, buyurun size sunulmuş bu fırsatı kaçırmayın. Sitenin sloganı şöyle; “haberin kısası Kısa haber”

Ya da özellikle sanatla ilgili haberlerin sergi, yarışma, konser gibi konuların ulusal gazetelerde zor yayınlandığını bilmekteyiz. Kim bilir, beklide bu siteler bir fırsattır. Kendi serginizin, konserinizin doğum gününüzün haberini yapın kitlelere ulaşın.

Kendi evlilik, nişan veya benzeri özel haberlerinizde dahil olmak üzere haberlerinizi paylaşabileceğiniz, kategoride sınır tanımayan siteyi incelemenizde fayda var.

diğer bir bahsetmek istediğimiz iste ise http://www.bizeyazin.com

bizeyazinlogoKisahaber.net Benzeri ama daha çok eğlenceye yönelik diğer bir site ise http://www.bizeyazin.com . Bu sitede de benzer özellikler var. Farkı ise soru sorup verilen cevapları da okuyabiliyor olmanız. Slogandan da anlaşılıyor; “Bize Yazın, cevap vermeyelim”. Mantık şu, soru sorabilir veya yazılan sorulara cevap verebilirsiniz. İster bir ansiklopedi olarak, ister gırgır şamata olarak kullanın. Çok işlevli bir site diyebiliriz.

Siteleri inceleyin ve ilk üyelerden olun. Hem sosyal çevreniz ve kültürünüze katkısı olsun, hem başkalarının bilgi dağarcığına katkıda bulunun.

 

Elbette söylemeye gerek yok ama bir kez daha belirtelim, Haber Metni haline getirilmiş sanat duyurularınızı [email protected] adresine görseler ile birlikte destekliyerek ve elbette adınızı da yazarak gönderdiğiniz taktirde sitemizde de de yayınlamaktayız. ( Lütfen yazı metnini word formatında ve enaz bir paragraf uzunluğunda yazınız.)

 

Ünlü genç keman virtüözü Ryu Goto yarın akşam İş Sanat’ta Afrodisias Antik Kenti’nin korunma ve tanıtılmasına destek amacıyla 1987’de kurulan Geyre Vakfı yararına konser verecek. Dünyanın çeşitli bölgelerinde gençlere yönelik projelere destek veren Ryu Goto, kızkardeşinin çalışmaları nedeniyle arkeolojiye de büyük ilgi duyuyor

Ryu-Goto-1

Taksim Martı Otel’de Geyre Vakfı Yönetim Kurulu’nun düzenlediği basın toplantısına annesi ve ilk öğretmeni Setzu Goto ile birlikte katılan Ryu Goto, Hakan Şensoy yönetimindeki Filarmoni İstanbul orkestrası eşliğinde vereceği konserin İstanbul ve Afrodisias’ı görmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

İlk kez Japon Başkonsolosluğu’nda Cana Gürman ile verdiği resital nedeniyle İstanbul’a gelen sanatçı, “Tarihi keşfetmeyi severim. Çok önemli gördüğüm Afrodisias’a destek gibi bir kültürel çabaya katkıda bulunmaktan mutluyum. Bugün Mimar Sinan konsevatuvarı keman öğrencileriyle de provada buluşacağım” diyerek sanatçının eğitiminde teknik kadar ortamın, insan ilişkilerinin de önemli olduğunu belirtti. Konserde çalacağı konçerto hakkında da bilgi veren sanatçı, “Op.61 Keman Konçertosu Beethoven’ın en önemli eserlerindendir.Yavaş yavaş açılan bu eseri çok severek çalıyorum.”dedi.

Ryu Goto Yarın akşam saat 21.00’de İş Sanat’ın mekan sponsorluğunda gerçekleşecek olan konserde Ryu Goto’ya Beethoven Keman Konçertosu’nde eşlik edecek olan Filarmoni İstanbul orkestrası, Oğuzhan Balcı’nın “Balkan Uvertürü” ve Çaykovski’nin “Romeo & Jüliet Fantazi Uvertürü”nü de seslendirecek.

Vakıf adına konuşan yönetim kurulu üyesi Sennur Hamamcıoğlu da Sevgi Gönül’ün ölümünden sonra Ömer Koç’un başkanı olduğu Geyre Vakfı’nın bugüne kadar dünyaca ünlü Sebastion Rölyeflerinin sergilendiği Sebastion Müzesi Sevgi Gönül Salonu, Sebastion Anastolosis, Tiyatro yolunun kazılması gibi çok önemli projelere imza attığını açıkladı.

Geyre Vakfı’nın Başkanlığını halası Sevgi Gönül’ün vefatının ardından kendisi de arkeolojiye çok önem veren Ömer M. Koç yürütüyor. Arkeolojiye büyük destek veren Sevgi Gönül’ün bağışları sayesinde kazı başkanı rahmetli Prof. Kenan Erim’in Aydın ili Geyre köyünde Antik Afrodisias kentinden çıkardığı eserler depolarda kalmaktan kurtulmuş yerinde sergilenme imkanı veren müzeye kavuşmuştu.

Kampüste Caz kapsamında 4 -19 Kasım tarihleri arasında bir çok ildeki üniversite kampüslerinde konserler düzenlenecek

23-akbank-caz-kampuste-caz

23- Akbank Caz Festivali kapsanımda düzenlenen Kampüste Caz etkinlik serisi düzenlenecek.

Kampüste Caz kapsamında 4 -19 Kasım tarihleri arasında Koç Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, ÖDTÜ, Bahçeşehir Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Edirne Trakya Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi ve İstanbulTeknik Üniversitesinde konserler düzenlenecek.

Etkinlik programı şöyle:

Kayseri Erciyes Üniversitesi

4 Kasım, Pazartesi

Sabancı Kültür Sitesi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Gaziantep Üniversitesi

5 Kasım, Salı

Atatürk Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Adana Çukurova Üniversitesi

6 Kasım, Çarşamba

Mithat Özsan Amfisi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

7 Kasım, Perşembe

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Eskişehir Anadolu Üniversitesi

8 Kasım, Cuma

Sinema Anadolu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Erzurum Atatürk Üniversitesi

11 Kasım, Pazartesi

Kültür ve Gösteri Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Karadeniz Teknik Üniversitesi

12 Kasım, Salı

Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Hasan Turan Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi

13 Kasım, Çarşamba

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi – Mavi Salon

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Ege Üniversitesi

14 Kasım, Perşembe

Prof. Dr. Yusuf Vardar – Mötbe- Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Dokuz Eylül Üniversitesi

15 Kasım, Cuma

Eğitim Fakültesi Konferans Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Bursa Uludağ Üniversitesi

18 Kasım, Pazartesi

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Edirne Trakya Üniversitesi

19 Kasım, Salı

Devlet Konservatuvarı Sanat ve Eğitim Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

 

PDF Olarak indirip okumak için lütfen  TIKLAYINIZ.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2013-2014 bale sezonunu 2011 yılında dünya prömiyerini yaptığı Fransız sanatçı Yannick Boquin’in,Chopin’in müziklerini kullanarak yarattığı “Genç Werther’in Acıları” balesi ile açıyor.

istanbul_devlet_opera_ve_blesi Charlotte yorumuyla 2012 Donizetti Yılın Kadın Dansçısı Ödülünü alan Deniz Zirek’in canlandırdığı “Genç Werther’in Acıları”, 11 Ekim saat 20:00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Ayfer Zeren başkoreograflığında perde açan İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Johann Wolfgang van Goethe’nin dünyaca ünlü klasiği “Genç Werther’in Acıları”nın bale uyarlamasıyla sahneye çıkıyor. Fransız koreograf Yannick Boquin ile İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Siner Gönenç tarafından, F. Chopin’in müzikleri üzerine sahnelenen eser, seyircisiyle buluştuğu ilk yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne ‘’Yılın Prodüksiyonu’’ ve “Yılın Kadın Dansçısı” dallarında ödülkazandırmıştı.

Genç Werther’in Charlotte’ye olan aşkını, romana bağlı kalarak yorumlayan, Paris Opera Bale Okulu ve Paris Ulusal Konservatuvarımezunu, Bonn Opera Balesi, Flanders Kraliyet Balesi, Roma Opera Balesi ve Deutsche Oper Berlin baş dansçısı, Vienna Staatsoper’de Bale Başöğretmeni olarak görev yapmış olan koreograf Boquin, Chopin’in müzikleri üzerine eseri kurguluyor.

Chopin’in 28 parçasından oluşan repertuar, Bakü asıllı piyanist ve aynı zamanda İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Yelena Şekalyova tarafından canlı olarak seslendiriliyor. Eserin bir diğer sürprizi ise, bariton Bahadır Noyan Coşkun’un seslendireceği kendi bestesi olan arya.

Deniz_ZirekEserde Werther’i Melih Mertel/ Mehmet Nuri Arkan, Charlotte’yi Deniz Zirek, Albert’i Ömer Erenler/ Onur Tunay, Albert’in yakın arkadaşı Wilhelm’i ise Olcay Tunceli ,grup danslarını ise İDOB bale sanatçıları yorumluyor. Eserin ait olduğu dönem 18.yüzyılı andıran dekor ve kostümlerin yaratıcısı başdekoratör İsmail Dede, ışık ise Bülent Darcan imzalarını taşıyor.

“Genç Werther’in Acıları” balesi;

11, 22, 24 Ekim , 5, 7 Kasım tarihlerinde saat: 20.00’de; 12, 26 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde saat: 16.00’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde izlenebilir.

 Kaynak :[]

İKSV tarafından 12. kez düzenlenen Filmekimi, 28 Eylül-6 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Biletler 21 Eylül Cumartesi günü satışa çıkacak.

12.filmekimi-2013

Filmekimi, on ikinci yılında da usta yönetmenlerin son yapıtlarının da aralarında bulunduğu çoğu ödüllü 40’a yakın filmi izleyicilerin karşısına çıkaracak.

Zengin programıyla Filmekimi, 28 Eylül-6 Ekim tarihlerinde,İstanbul’da 9 gün boyunca izleyicilerle buluşacak.

Filmekimi broşürleri Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s sinemaları ile İKSV’den temin edilebilir.

Filmekimi biletleri, 21 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix web sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ile Atlas ve Beyoğlu sinemalarında kurulacak ana gişelerden satın alınabilecek.

Lale Kart üyeleri için öncelikli satış dönemi 18 Eylül’de başlıyor: Siyah Lale Kart sahipleri 18 Eylül Çarşamba, Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Kart sahipleri 19 Eylül Perşembe ve 20 Eylül Cuma günlerinde özel indirimlerle biletlerini alabilecek.

Filmekimi’nde hafta içi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) sadece 5 TL. Hafta içi 19.00 ve 21.30 seansları ile hafta sonu tüm seanslar tam 15, indirimli 10 TL. Filmekimi gösterimleri geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’da yapılacak.

12-filmekimi-istanbul12- Filmekimi’nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi’nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone’lu sinemaseverler, Filmekimi’nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacak. Kampanyalı bilet satışları 21 Eylül Cumartesi gününden itibaren ana gişelere ek olarak biletix.com adresi üzerinden yapılacak.

Yasmine Hamdan 6 Ekim’de Salon’da

Filmekimi’nde bu yıl izleyicileri bir de konser bekliyor. 12. Filmekimi programında yer alan, yönetmen Jim Jarmusch’un son filmi Only Lovers Left Alive / Sadece Aşıklar Hayatta Kalır’da kamera karşısına geçen ve şarkı söyleyen, Beyrut doğumlu müzisyen Yasmine Hamdan, 6 Ekim Pazar akşamı 20.00’de Salon sahnesine konuk olacak.

Filistinli ünlü yönetmen Elia Suleiman’ın eşi Yasmine Hamdan, 1999 yılında kurduğu, Ortadoğu’nun Arapça müzik yapan ilk indie-elektronik topluluğu Soapkills ile tanındı.

Paris’e yerleştikten sonra Y.A.S. adını kullanarak Mirwais ve Cocorosie’yle işbirliği de yapan Yasmine Hamdan, 2013 yılında ilk solo albümü Ya Nass’ı yayımladı.

Hamdan, 6 Ekim Pazar günü Sadece Aşıklar Hayatta Kalır’ın Atlas sinemasında 16.00’daki gösteriminin ardından, 20.00’de Salon sahnesinde müzikseverlere etkileyici bir performans sunacak.

Konserin, tam 30, indirimli 20 TL olan biletleri de 21 Eylül Cumartesi günü Biletix satış sistemi, Atlas ve Beyoğlu sinemalarında kurulacak Filmekimi gişeleri ve İKSV’de yer alan Salon gişesinden satılacak.