Koç Holding

Koç Holding konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Koç Holding konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Koç Holding konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Koç Holding konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılacak İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl yurtdışından 7, Türkiye’den 35 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 100’e yakın gösterisini 13 farklı mekânda sanatseverlerle buluşturacak.

19-istanbul-tiyatro-festivali19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yer alan 33 yerli yapımın Türkiye prömiyeri yapılacak; bu projelerden üçü İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığında sahnelenecek.

Oyun, dans, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanan  19. İstanbul Tiyatro Festivali, Bisahne, Cevahir Sahnesi, DOT, Haldun Taner Sahnesi, ikincikat-karaköy, Kenter Tiyatrosu, Moda Sahnesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi, Salon, Şişli Blackout, Üsküdar Stüdyo ve Üsküdar Tekel sahneleri gibi şehrin farklı mekânlarında seyirciyle buluşacak. Festival kapsamında ayrıca, ünlü konukların ve uzmanların katılacağı söyleşi, gösteri, film ve belgesel gösterimleri ile atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Yekta Kopan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Aygaz Genel Müdürü Yağız Eyüboğlu, Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz birer konuşma yaptı.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin İlk Onur Ödülü Dikmen Gürün’e Takdim Edildi.  19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk Onur Ödülü, 1993-2013 yılları arasında İstanbul Tiyatro Festivali’nin direktörlüğünü yürüten Prof. Dr. Dikmen Gürün’e takdim edildi. Ödülü, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı verdi.

İKSV’de Tiyatro Festivali Direktörü olarak görev yaptığı 20 yıl boyunca 14 festival yöneten Gürün, bu süreçte öncelikle yerli yapımlarla işbirliği zeminleri oluşturdu, genç tiyatro ve dans topluluklarına alan açtı, eğitim projeleri üzerinde durdu, tiyatro sahnesinin farklı mekânlara taşınmasını destekledi. Dünya tiyatrosunun seçkin toplulukları ve çağdaş yorumcularını İstanbul’da ağırlayan festival, aynı zamanda pek çok uluslararası ortak projelere de bu dönemde imza attı.

dikmen-gürünİstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmeni olarak kısa bir süre görev yapan Dikmen Gürün, 2008 İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği ve 2009 Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ni hayata geçirdi. 1982 yılından bu yana “Cumhuriyet” gazetesinde ve çeşitli sanat dergilerinde tiyatro yazıları yazan Gürün, yerli ve yabancı kitaplarda bölüm yazarlığı yaptı, uluslararası tiyatro kongrelerinde bildiriler sundu. Gürün’ün Tiyatro Yazıları kitabı 1980’li yıllardan 2000’lere uzanan süreçte tiyatromuzun yapısal sorunlarını inceliyor. Geçmişten Geleceğe Perde Açan Gelenek proje sahibi ve sorumlusu olduğu üç ciltlik bir tiyatro mekânları araştırması ve sanatçı Semiha Berksoy’un hayatını yazdığı Ateş Kuşu kitabı bulunuyor. Halen Yıldız Kenter’in hayatını yazıyor.

Tiyatro dünyasına katkıları nedeniyle 1996’dan bu yana çeşitli ödüllere layık bulunan Dikmen Gürün, 2008’de İstanbul Üniversitesi’nden emekli olmuştur. Halen Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğretim üyesidir.

 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Diğer Onur Ödülleri

tiyatro sahnesi görüntü

Festivalin ikinci Onur Ödülü, Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna’ya verilecek. 1998’den beri TR Warszawa’nın sanat yönetmenliğini üstlenen Grzegorz Jarzyna, aynı zamanda 2006’da başladığı kurumun genel müdürlüğü görevini de sürdürüyor. Klasik tiyatro yapıtlarının oldukça cesur denilebilecek yeni uyarlamalarıyla ünlenen Grzegorz Jarzyna, Avrupa’nın tanınmış romanlarını Varşova’da sahneye uyarlaması ve güncel “kışkırtıcı” metinleri sahnelemesiyle tanınıyor. Bugüne kadar yaptığı çalışmalarıyla birçok ödüle layık görülen Grzegorz Jarzyna, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Onur Ödülü’nü, TR Warszawa topluluğunun 9 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yer alacak Ne Yaptıysak Nafile… oyunu sonrasında alacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin üçüncü Onur Ödülü ise, Shakespeare topluluğu denildiğinde akla gelen ilk isim olan Propeller Theatre Company’nin artistik direktörü Edward Hall’a verilecek. Royal Shakespeare Company’nin kurucularından Peter Hall’un oğlu olan Edward Hall, Propeller Theatre Company’nin yanı sıra Boston Huntington Theatre, Barbican, National Theatre, Old Vic Theatre olmak üzere çok sayıda önemli tiyatroda oyunlar yönetti. 2010 yılının Ocak ayında Hampstead Tiyatrosu’nun artistik direktörü olarak çalışmaya başlayan Edward Hall, aynı zamanda National Theatre, Old Vic ve Watermill Theatre’ın da artistik direktörlüğünü üstleniyor. Hall, 2002 yılında 13. İstanbul Tiyatro Festivali’ne The Watermill West Berkshire Playhouse “Gülün Öfkesi” (Rose Rage) ile konuk olmuştu. Edward Hall’a Onur Ödülü, British Council’ın değerli işbirliğiyle oyunlarını sahneleyen Propeller Theatre Company’nin 24 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştireceği Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunu sonrasında takdim edilecek.

 FESTİVALDE SHAKESPEARE YILI

macbeth

2014 yılının William Shakespeare’in 450. doğum yılı olması nedeniyle yapılan kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yerli ve yabancı birçok yapımın yanı sıra söyleşi, panel, atölye çalışması ve belgesel gösterimi de yer alacak.  Shakespeare Oyunlarının Yenilikçi Topluluğu, Propeller Theatre Company

Festival, günümüzde Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen topluluklar arasında önemli bir üne ve yere sahip olan Propeller Theatre Company’yi British Council’ın üç yıl sürecek Shakespeare Programı kapsamında ilk kez İstanbul’da ağırlayacak. 1990’lı yıllarda erkek oyunculardan oluşan bir kadroyla kurulan ve sadece Shakespeare oyunlarını sahneleyen topluluk, festival kapsamında Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Yanlışlıklar Komedyası oyunlarıyla toplam beş gösteri gerçekleştirecek. Her iki oyunu da topluluğun aynı zamanda sanat yönetmeni olan, festivalin Onur Ödülü’nü alacak Edward Hall sahneye koyuyor.

Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda aşkın ve yanılsamanın çatışması, kraliyet düğünleri öncesinde birbirlerine âşık iki insanın hikâyesi anlatılıyor. Oyunlarda metin ile çağdaş estetik görünümü, çok titiz bir yaklaşımla birlikte ele alıp işleyen Propeller Theatre Company, bu oyun için sahnede maske, animasyon, her türlü klasik ve modern projeksiyonla her yaşa hitap eden müzik türleri kullanıyor. Bir Yaz Gecesi Rüyası, 20, 22 ve 24 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 24 Mayıs’taki gösterim sonrası Edward Hall’a festivalin Onur Ödülü takdim edilecek.

Propeller Theatre Company’nin festival programında yer alan ikinci oyunu ise Yanlışlıklar Komedyası. Shakespeare’in eğlenceli ve akıl oyunlarıyla dolu bu oyununda, ikiz kardeşlerin birbiriyle ve aile bireyleriyle olan karmaşık ilişkisi anlatılıyor. Yanlışlıklar Komedyası, 21 ve 23 Mayıs tarihlerinde 20.30’da, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Shakespeare Oyunlarının Yerli Uyarlamaları  Altıdan Sonra Tiyatro-Pangar, Kral (Soytarım) Lear oyunu ile festivalin konuklarından. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığını üstlendiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği ve uyarladığı Shakespeare’in ünlü tragedyası, Lear’a en yakın kişi olan Soytarı’nın gözünden sahnelecek. Oyun, 15 ve 16 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde sahnelenecek.

Oyunbaz topluluğu ise Abdullah Cabaluz yönetmenliğinde “insanlığın absürt trajedisi” Shakespeare’in Kral Lear oyununu sahneleyecek. Kral Lear, 25 ve 26 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

Bakırköy Belediye Tiyatroları, Mehmet Birkiye yönetmenliğinde Shakespeare’in, iki genç sevgilinin tutkulu aşkını ve ailelerinin düşmanlığından dolayı birbirlerine kavuşamama öyküsünü anlattığı Romeo & Juliet oyununu sahneliyor. Romeo & Juliet, 2 ve 3 Haziran’da 20.30’da Cevahir Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Çiğdem Selışık Onat ve Hayati Çitaklar’ın Shakespeare’in Hamlet’inden uyarladığı Derme Çatma Hamlet ise sosyal kimlikleri meçhul olan birkaç kişinin, dağılmış halde buldukları Hamlet oyununu birleştirme sürecini anlatıyor.

Çiğdem Selışık Onat’ın yönetmenliğinde Derme Çatma Kolektif’in sahneleyeceği oyun, 23 Mayıs 20.30 ve 24 Mayıs 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE POLONYA-TÜRKİYE YILI GÖSTERİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde dört gösteri düzenlenecek.

Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna, Polonya edebiyatının ödüllü yazarı Dorota Maslowska’nın etkileyici romanından uyarlanan Ne Yaptıysak Nafile… oyunuyla festivale konuk oluyor. TR Warszawa topluluğu tarafından hazırlanan oyunda, yönetmen Grzegorz Jarzyna, ustaca bir hokkabazlıkla gerçekdışı olgularla istediği gibi oynuyor. Sosyalizmin adının bile anılmadığı fakat kapitalizmin tüm gerçekliklerinin gözler önüne serildiği, TR Warszawa ile Berlin Schaubühne am Lehniner Platz ortak yapımı olan Ne Yaptıysak Nafile…, ENKA Vakfı sponsorluğunda 9 ve 10 Mayıs’ta 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 9 Mayıs Cuma akşamı, gösteriden sonra yönetmen Grzegorz Jarzyna’ya festivalin Onur Ödülü takdim edilecek. 9 ve 10 Mayıs’ta sahnelenecek oyunun ardından yazar Dorota Maslowska seyircilerin sorularını yanıtlayacak.

Grzegorz Jarzyna’nın yazıp yönettiği ve TR Warszawa ve Teatr Narodowy w Warszawie tiyatrosunun sahneleyeceği bir diğer oyun ise Nosferatu olacak. Grzegorz Jarzyna’nın Bram Stoker’ın gotik öyküsü Dracula romanından esinlenerek sahneye aktardığı oyunda sahne diliyle gerçeklik ve bilinçaltı arasında yaşanan gelgitler ortaya koyuluyor. Popüler kültürün ikonuna dönüşen Dracula ve vampir öykülerinin bu kez tiyatro sahnesinde farklı bir dille seyircinin karşısına çıkacağı Nosferatu, 13 ve 14 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltic Dance Theatre, Shakespeare’in “zamansız” olarak nitelenen ünlü komedisi Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda müziğin ve dansın diliyle, teknolojiye çok fazla başvurmadan nasıl da akıcı olarak sunulabileceğinin bir örneğini gösterecek. Ünlü müzisyen Goran Bregovic’in imza attığı film müziklerinin kullanıldığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczynska’nın tasarladığı gösteri, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs tarihinde 18.00 ve 20.30’da yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Festival, Krzysztof Garbaczewski ile Emre Koyuncuoğlu’nun, Marcel Proust ve Orhan Pamuk’un romanlarından uyarlayarak yazıp yönettiği, Opole Theatre’ın Proust-Pamuk-Bellek başlıklı oyununun dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak. Proust’un Kayıp Zamanın İzinde ve Pamuk’un Masumiyet Müzesi ile İstanbul Hatıralar ve Şehir metinlerinin ilham kaynağı olduğu oyun, Batı ve Doğu gelenekleri arasındaki kültürel farklara odaklanırken, günümüz Türkiye edebiyatıyla Avrupa edebiyatından yapıtların karşılaşmasına da sahne olacak. Proust-Pamuk-Bellek, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE YENİLİKÇİ YÖNETMEN THOMAS OSTERMEIER’DEN ÇARPICI BİR OYUN

Geçtiğimiz festivalde ünlü yönetmen Thomas Ostermeier’in Hamlet yorumuyla yer alarak seyircilerin hayranlığını kazanan Schaubühne Berlin, bu yıl da Henrik Ibsen’in yapıtı Bir Halk Düşmanı ile festivalin heyecanla beklenen konuklarından. Özellikle son çalışmalarıyla dünyada büyük bir beğeniyle takip edilen Thomas Ostermeier, çarpıcı, keskin ve son derece zekice ele aldığı Bir Halk Düşmanı’nda, dramaturg Florian Borchmeyer ile birlikte yazarın ruhuna tamamen sadık kalarak yapıtın eleştirel yönünü kusursuz bir biçimde günümüze taşıyor. Oyun, Goethe Institut’ün değerli işbirliğiyle Atabay sponsorluğunda, 27, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

 FESTİVALDE YERLİ YAPIMLAR

19. İstanbul Tiyatro Festivali programında, ilk kez seyirciyle buluşacak, 35 yerli tiyatro, dans ve performans topluluğunun gösterilerine yer veriyor.

Çağımızın en büyük entelektüellerinden biri olan Heiner Müller’in Shakespeare’in Hamlet’inden esinlenerek yazdığı Hamlet Makinesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneleniyor. Yönetmenliğini Ayşe Emel Mesçi, dramaturjisini Füsun Ataman Berke’nin yaptığı oyun taşlaşmış tarih anlayışından diktatörlerin yıkımına, kadınlara uygulanan baskı ve şiddetten, devrimlere kadar pek çok temaya değiniyor. Hamlet Makinesi, 10 Mayıs’ta 20.30’da, 11 Mayıs’ta 15.00’te, 12 Mayıs’ta ise 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

“Sözün büyücüsü” olarak anılan Boris Vian’ın son oyunu İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, kendi ihtiyaçları adına dünyayı reddeden kişilerin en gizli ve karanlık tutkularına yolculuk ederek, trajikomik karakterleri aracılığıyla kaybetmeyi ve son yüzleşmeye kadar her şeyin inkârını gözler önüne seriyor. Hayal Perdesi, kurucularından Selin İşcan’ın projelendirdiği bu ilk oyununu, ünlü Makedon yönetmen Aleksandar Popovski’nin yönetmenliğinde festivale hazırladı. İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Özgürlüğün Bedeli, Montserrat adlı bir subayın yardımıyla İspanyol askerlerinin elinden kaçmayı başaran özgürlük savaşçısı Simón Bolívar’ı ve ardından Montserrat’ya yapılan işkenceleri anlatıyor ve insanlığın özgürlüğüne kavuşabilmek için neleri feda edebileceğini sorguluyor. Barış Erdenk’in yönettiği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen oyun, 12 Mayıs’ta 20.30’da, 13 Mayıs’ta ise 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde seyredilebilir.

Koreografisi Aslı Bostancı’ya ait olan The Last Unicorn, sahne üzerinde gerçeküstü bir varlık yaratmak üzerine odaklanıyor. Üst boyutlardan dünyamıza düşmüş bir varlığın insanlığa “Hiçbir şey için geç değil ya da hiçbir şey tamamen kaybedilmiş değildir” mesajını veren gösteri, 13 Mayıs’ta 20.30’da ve 14 Mayıs’ta 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde yer alacak.

Mesut Arslan’ın yönettiği Aldatma oyunu, Onderhetvel, Platform 0090, Toneelhuis, Dommelhof, ‘T Arsenaal, Wpzimmer ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcığında 14, 15 ve 16 Mayıs tarihlerinde 18.30 ve 21.00’de Moda Sahnesi’nde sunulacak. Oyunun çıkış noktası görsel sanatçı Lawrence Malstaf’ın NEVEL adını verdiği enstalasyonu. Sürekli olarak değişen ve aynı zamanda ekseni etrafında dönen dokuz duvarın içinde, Pinter’ın Aldatma adlı oyununda yer alan ilişkiler üçgeni farklı bir biçimde sorgulanıyor.

Kent Oyuncuları’nın İlk Osmanlı Vampiri Latif Efendi’nin Sergüzeşti adlı oyunu, Tanzimat yıllarında yüksek memur Latif Efendi’nin Batılı kültür ve yaşam tarzını yerinde incelemek üzere gönderildiği Avrupa şehirlerinden Batı’nın bilimi ve sanatı yerine pek de tercih edilmeyecek bir şeyi “vampirlik müessesini” getirmesine odaklanıyor. Oyunda, Latif Efendi’nin başından geçenler mizahi bir dille anlatılırken Tanzimat yıllarının toplumsal panoraması da sergileniyor. Nermin Yıldırım’ın yazdığı, yönetmenliğini Ahmet Mümtaz Taylan’ın yaptığı oyun, 16 Mayıs’ta 20.30’da ve 17 Mayıs’ta 15.00’te Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Darülbedayi’nin sahnelediği ilk oyun olarak tarihe geçen Çürük Temel’in hikâyesi, birinin geleceği, diğerinin itibarı, bir başkasının intikamına dönüşmüş, aile yadigârı bir fabrikanın etrafında gelişiyor. İlk kez 1916’da Hüseyin Suat Yalçın adaptasyonuyla oynanan Çürük Temel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın

100. yılında, farklı bir okuma, çağdaş bir yorumla bir kez daha perde açıyor. Engin Alkan’ın yönettiği oyun, 17 ve 18 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.

Konsept ve koreografisi Tuğçe Tuna’ya ait –. –. Gövde Gösterisi, farklı mekânlara özgü çalışmalarıyla tanınan Tuğçe Tuna ve RemDans Performans Kolektifi tarafından sahneleniyor. Bu çalışmasında Tuğçe Tuna, “gövde” teması üzerinden yola çıkarak, seyirciye farklı sorgulama alanları yaratmayı hedefliyor. Gösteri, 17 ve 18 Mayıs’ta 18.30’da Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nin bahçesinde seyirciyle buluşacak.

biriken’in yeni projesi Tatyana, Aleksey Sergeyeviç Suvorin ile Anton Çehov’un Tatyana Repina adlı oyunlarından esinlenerek oluşturuldu. Çehov, bu oyunu yakın dostu ve yayıncısı Suvorin’in aynı adlı oyununun devamı olarak, sahnede intihar eden oyuncu Evlalia Kadmina’nın hikâyesinden esinlenerek kaleme alır. biriken ise Tatyana’nın gerçek ile kurgu arasındaki intihar eyleminin ve geri dönüşünün izini sürerek unutulmaya çalışılanları su yüzüne çıkarıyor. Tatyana, 18 Mayıs’ta 20.30’da, 19 Mayıs’ta ise 15.00’te Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde olacak.

Aydın Orak’ın yazıp yönettiği, Tiyatro Avesta’nın sahneleyeceği Actor, bir aktörün oyun sahnelerken yaşadığı trajikomik durumları ve yaşanmış olayları anlatıyor. Grotesk ve kara komedi bir anlatımla sahneye taşınan oyunda, bir oyunun proje aşamasından, rejiye, oyunculuğa, turnelere ve seyircilere uzanan tiyatral yolculuğun tüm aşamaları aktarılıyor. Dünya prömiyerini Avustralya’nın Melbourne, Sydney ve Perth kentlerinde gerçekleştiren Actor, 19 Mayıs 20.30’da ve 20 Mayıs 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Yazar ve yönetmen Yeşim Özsoy Gülan’ın festival için özel olarak tasarladığı yeni yaratısı, Aşk & Faşizm, Gülan da dahil olmak üzere dört farklı ülkede yaşayan yazarların, Romanya’dan Gianina Carbunariu, İskoçya’dan Linda McLean ve İspanya’dan Helena Tornero ile ortak bir çalışma yapılarak, bu isimlerin kendi deneyimlerinden yola çıkılarak kurgulandı. Birbirine zıt gibi görünen aşk ve faşizm başlıklarının günümüzde hayatımızı nasıl etkilediğine odaklanan oyun, GalataPerform ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcılığında, 21 ve 22 Mayıs’ta 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak. İlk gösterinin ardından oyun yazarlarının katılımıyla seyirciyle soru-cevap gerçekleştirilecek.

Lillian, Amerikan edebiyatının önde gelen ismi Lillian Hellman’ın polisiye edebiyatın seçkin yazarı Dashiell Hammet’ın komada geçirdiği son saatlerinde hatırladığı, yazarın çocukluğunu ve hayatını ele alıyor. Orhan Alkaya’nın yönettiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sahneleyeceği oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

Çağdaş Amerikan tiyatrosunun önde gelen kadın yazarlarından, Pulitzer ödülü adayı ve PEN/Laura Pels International Foundation for Theater Award for an American Playwright ödüllü Theresa Rebeck, Göl Kıyısı oyununda Aeskhylos’un Oresteia tragedyasına modern bir uyarlama yapıyor. Mehmet Ergen’in yönettiği ve Talimhane Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Göl Kıyısı, 24 Mayıs’ta 20.30’da ve 25 Mayıs’ta 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde seyredilebilir.

Aziz Nesin’in devlet ve birey ilişkisini mizahi bir üslupla sorguladığı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyununda, “vatandaş” Yaşar’ın bürokrasi karşısındaki ezilmişliği anlatılıyor. Ferhat Keskin’in yönettiği ve Diyarbakır Şehir Tiyatrosu’nun sahneleyeceği oyun, 26 Mayıs’ta 20.30’da ve 27 Mayıs’ta 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

İki Kapılı Ev, kanı kaynayan âşıklar, yanlış anlaşılmalar, gizli buluşmalar, esrarlı kayboluşlar, sır dolu suskunluklar, sevdanın kederiyle yüklü genç omuzlar, soylu beyzadeler ve cingöz uşaklar arasında cereyan eden fırtınalı bir eğlence sunuyor. İki Kapılı Ev, Cem Uslu yönetmenliğinde, Ekip Tiyatrosu tarafından, Banvit sponsorluğunda 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak.

Sami Berat Marçalı’nın yeni oyunu İn, her şeyi daha çok düşünen, hayatı daha çok sorgulayan, daha çok şikâyet eden ve her şeyin yok olmasını arzulayan bireyler haline dönüşmüş beş arkadaşın, mevcut sistemin küçük bir halini ortaya koyuyor. ikincikat’ın on sekizinci yapımı olan bu oyun, 30 Mayıs’ta 20.30’da ve 31 Mayıs’ta 15.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde.

Modern İngiliz tiyatrosunun en yetkin yazarlarından biri kabul edilen Edward Bond, Kırmızı Siyah ve Cahil’de nükleer bir patlamada ölü doğmuş bir insanın, yaşadığı halde yakın gelecekteki olası hayatını anlatıyor. Bitiyatro, Istanbul & L’àlarme-À-L’œil, Paris ortak yapımı Kırmızı Siyah ve Cahil, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 1 Haziran’da 20.30’da Bisahne’de olacak.

Her Yıl Kuşlar Geri Gelir, Ahmet Levendoğlu yönetmenliğinde Tiyatro Stüdyosu tarafından sahneleniyor. Oyunda, “yıkım uzmanı” olarak çalışan Ned görevi icabı gerek duyulmayan yapıları “patlatıp” yok eder. Bunların içinde hastanelerin ve eşinin de her gün uğradığı, semtin en sevilen buluşma yerlerinden birinin olduğunu umursamadan… Oyun, 1 Haziran’da 20.30’da ve 2 Haziran’da 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Yönetmeliğini Ata Ünal’ın, koreografisini ise Candaş Baş’ın üstlendiği Gertrude-Çığlık, Shakespeare’in Hamlet’inin ahlakçılığını ters yüz eden yeni bir yaklaşım sunarak, Hamlet yerine annesi Gertrude’u odağına alıyor. Gertrude-Çığlık, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde.

Şahika Tekand tarafından ilk kez 1994’te kaleme alınan ve 1995/96 tiyatro sezonunda sahneye konan Gergedanlaşma, Tekand tarafından geliştirilen performatif sahneleme ve oyunculuk yönteminin ilk özgün oyunlarından. Oyun, Studio Oyuncuları topluluğunun kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla, Gergedanlaşma 2.014 adıyla Şahika Tekand tarafından güncellenmiş bir yeniden yazım ve sahnelemeyle, eğlenceli, yüksek ritimli bir çağdaş komedi olarak seyirci karşısına çıkıyor. Gergedanlaşma 2.014, 4 ve 5 Haziran tarihlerinde 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyredilebilir.

Genç Topluluklar ile Festivalde “Yeni Dalga”  İstanbul Tiyatro Festivali’nde, “Yeni Dalga” başlığı altında altı genç tiyatro ve dans topluluğunun gösterisi şehrin alternatif mekânlarından İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Didaskali Tiyatro’nun sahneye koyacağı Maşenka oyunu, İkinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a yerleşmiş Rus göçmenlerin kaldıkları pansiyonu ve bu insanların ilişkilerini anlatıyor. Oyun, Vladimir Nabokov’un kendi anılarını paylaştığı ilk romanından esinlenilerek Çisil Oğuz ve Berker Zor tarafından yeniden yazıldı. Oyun, 10 ve 11 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Georges Perec’in aynı adlı romanından Tiyatro Öteki Hayatlar tarafından sahneye uyarlanan Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi oyununda, ücret artışı talebinde bulunmak için servis şefiyle görüşmek isteyen kahramanın yaşadıkları ve sekreterle olan absürt diyaloğu anlatılıyor. Oyun, 18 Mayıs’ta 15.00’te ve 19 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de olacak.

Koreografisini ve dans performansını Canan Yücel’in gerçekleştirdiği hayattaki olumlu-olumsuz aşırılıkların iki ara bir deresinde kalmaya zorlayan ikiliklerin anlatıldığı It’s Ok! gösterisi, 21 Mayıs’ta 18.30 ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de.

Motto Dans Kolektif’in, odak noktası olarak “eşiktelik” kavramı üzerine geliştirdiği Hiatus gösterisi, dansçıların hareket ve durağanlığın eşiğinde kimi olasılıklara yapılacak yolculuğuna tanık olmamızı sağlamayı hedefliyor.

Gösteri, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 18.30’da İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Toksikoman Kolektif’in DNA’mı Muhafaza Et Ruhumu Yeniden Doğursunlar adlı oyunu bilincin sınırlarını zorlayan, kimin kim olduğunu bulmaya, araştırmaya çalışan sorgulamaları sahneye taşıyor. Gösteri, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de sahnelenecek.

Budalasultan Kolektifi, Kara Düzen adlı oyununda “İnsan, politik iktidar tarafından tanımlanan sınırları, toplu halde ve aynı anda ihlal ederse, oluşan yeni tanımsız alanda kendisiyle, toplumla ve iktidarla nasıl ilişkilenir?” sorusuna yanıt arıyor. Kara Düzen, 1 Haziran’da 18.30’da ve 2 Haziran’da 20.30’da ikincikat-karaköy’de olacak.

Festivalde “Oyun Salonu”

Salon ve İstanbul Tiyatro Festivali ekiplerinin ortak çalışmaları sonucunda hayata geçirilen “Oyun Salonu” projesi, festivalde de devam ediyor. “Oyun Salonu” kapsamında dört genç tiyatro topluluğunun gösterisi Salon’da yer alacak.

Ceren Ercan ve Gülce Uğurlu tarafından kaleme alınan İstenmeyen, Mısırlı bir pilot ve İstanbul’da Batılı referanslarla yetişmiş genç bir Türk kadınının, kültürlerarası oluşan önyargılar ve değişen politik koşulların içinde aşkı sürdürmenin yollarını aramasını ve kendisini bir kimlik sorgulamasının içinde bulmasını konu alıyor. Yönetmenliğini Ceren Ercan’ın, koreografisini Aslı Bostancı’nın yaptığı gösteri, 14 ve 15 Mayıs’ta 20.30’da Salon’da.

Kadınların insan yerine konmadığı, şiddetin sıradan bir olay gibi yaşandığı, savaşın artık kanıksandığı bir ülkede bir kadının, hep bastırmak zorunda kaldığı duygularını, üzüntüsünü, kaygısını, öfkesini ilk kez dışa vuruşu ve hayatı sorgulayışını konu eden Sabır Taşı, Atiq Rahimi’nin aynı adlı romanından Iraz Yöntem tarafından uyarlanıyor ve yönetiliyor. Tiyatro(HÂL) tarafından sahnelenen oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da yer alacak.

Daha önce tek seyircilik oyun ve simülatif oyun kurgusu gibi türlerde denemeler gerçekleştiren Tiyatro Artı, Kalem’de seyir algısı üzerine yoğunlaşarak kurgusundan seyirciyi konumlandırmasına kadar farklı bir oyun düzeni yaratmayı hedefliyor. Ufuk Tan Altunkaya’nın yönetmenliğini üstlendiği Kalem, 3 Haziran’da 20.30’da ve 4 Haziran’da 18.30’da Salon’da sahnelenecek.

2011 yılında Ebru Nihan Celkan tarafından kurulan buluTiyatro, Kabuklu Sürprizli Hayvanlar’da su baronlarının ve uzaklarda daha güzel yaşam alanlarının varolduğu yeni bir dünya düzeni sunuyor. İnsanın yaptığı seçimlerde hayatta kalma güdüsü ve vicdanı arasında kalırken haklı olup olmadığına değinen, Özlem Karadağ’ın yönetmenliğini yaptığı Kabuklu Sürprizli Hayvanlar, 27 Mayıs’ta 20.30’da ve 28 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da seyredilebilir.

Festivalde “Makas Oyunları, İstanbul Kısa Oyunlar Projesi”

2010 yılında İngiltere’de projenin yönetmenleri Emma Callander ve Hannah Price tarafından basit bir fikirden yola çıkılarak başlatılan Theatre Uncut, yönetmenler ve seçkin oyun yazarlarından güncel politik durumların ele alındığı kısa oyunları içeriyor. İlk üç yılında İngiltere, İskoçya, ABD, Arjantin, İspanya, Yunanistan, Suriye, İzlanda ve Mısır’dan oyun yazarlarının yer aldığı projenin oyunları on yedi ülkede sahnelendi. Proje, 2012 Edinburgh Festivali’nde, Theatre Uncut Fringe First, Herald Angel ve Scotsman Spirit ödüllerini aldı.

DOT, Theatre Uncut’ın kısa oyunlarından yaptığı özel seçkiyi Makas Oyunları ismiyle 2013/14 sezonunda İstanbul’da sahneledi. DOT, Theatre Uncut işbirliği ile gerçekleştirilen ve Şubat ayında İstanbul’da yapılan bir haftalık atölye çalışmasıyla başlayan Theatre Uncut İstanbul projesinin ilk okumaları ise festival kapsamında,

16 Mayıs’ta 18.30’da, 18 Mayıs’ta 15.00’de ve 20 Mayıs’da 18.30’da DOT sahnesinde yapılacak.

Murat Daltaban, Emma Callender ve Hannah Price’ın yönetmenliğinde gerçekleştirilecek Theatre Uncut İstanbul projesinin kısa oyunlarının yazarları İngiltere’den Davey Anderson, Stef Smith ve Türkiye’den Ayfer Tunç, Berkun Oya, Hakan Günday, Derem Çıray olacak.

 FESTİVALİN YAN ETKİNLİKLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali, programında festival süresince ünlü konuklar ile uzmanların katılacağı ücretsiz söyleşi, gösteri, film gösterimi ve atölye çalışmalarına da yer verecek. Atölyelere başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formları üzerinden alınacak.

•Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> Performans ve Söyleşi: Koreografik Kesitler & Söze Dökülen Düşünceler

10 Mayıs Cumartesi, 12.00, Salon

Björn Säfsten, hareketten yola çıkarak insan bedenine yeni bir ışık tutuyor. Yaptığı çalışmalar gestus ve hareketin sınırlarında dolaşırken, koreografide kurgu ve kimliğin nasıl oluştuğu konusunda yol gösterici oluyor. İstanbul’a ilk kez İsveç Konsolosluğu’nun desteği ile gelecek olan Björn Säfsten, üzerine çalıştığı son projesiyle ilgili olarak dansçılarıyla açıklamalı bir performans gerçekleştirecek. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi: İki Adam, İki Dünya, Tek Sahne: Muhsin Ertuğrul ve Vahram Papazyan  10 Mayıs Cumartesi, 17.00, Salon

Tiyatro Boğaziçi ve Berberyan Kumpanyası ortaklığıyla hazırlanan Muhsin ve Vahram adlı oyun İstanbul doğumlu ünlü Ermeni aktör Vahram Papazyan’ın 1964 yılında Muhsin Ertuğrul’a yazdığı bir mektupta bahsettiği İstanbul ya da Ankara’da sahneye çıkma isteği hikâyesinden yola çıkıyor. Boğos Levon Zekiyan, Ayşegül Çelik ve Artsvi Bakhchinyan’ın konuşmacı olarak katılacağı söyleşide oyun üzerine konuşulacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi ve Gösterim: Polonya Tiyatrosu Demişken… 11 Mayıs Pazar, 17.30 (Söyleşi), 20.30 (Gösterim), Salon

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne iki oyunu ile konuk olan Polonyalı yönetmen Grzegorz Jarzyna’nın The Tropical Craze’den bölümlerin gösterileceği söyleşide, katılımcılar, sorularıyla hem Jarzyna’yı hem de son dönem Polonya tiyatrosunu daha yakından tanıma fırsatını yakalayabilecekler. Söyleşinin ardından Grzegorz Jarzyna’nın Edinburgh Festivali’nde büyük beğeni toplayan oyunu 2007: Macbeth’in de DVD gösterimi yapılacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Kuram Atölyesi”  17 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon   24 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon

Kuram Atölyesi bireysel ya da kolektif soru sorma, fikir üretme, sorgulama ve tartışma süreçlerine özel bir önem atfeden akademi dışı bir girişim. 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Ata Ünal, Ayşe Draz ve Özlem Hemiş tarafından yürütülecek atölyede, kültürel, tarihsel, sosyal, sanatsal ve disiplinlerarası ilişkiler bağlamında tiyatro eleştirisini tüm yönleri, Türkiye ve dünyadaki durumuyla ele alınacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Belgesel Gösterimi ve Söyleşi: “Türkiye’de Şekspir Olmak” 19 Mayıs Pazartesi, 15.00 (Belgesel Gösterimi), 16.30 (Özdemir Nutku Söyleşisi), Salon

Gülşah Özdemir Koryürek tarafından hazırlanan, ülkemizin en yetkin akademisyen ve sanat insanlarının görüşlerinin seyirci yorumlarıyla harmanlandığı belgesel, 1800’lü yıllarda Osmanlı sınırlarında başlayan ve günümüze kadar uzanan bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Belgesel gösteriminin ardından, doğumunun 450. yılında dünya tiyatro tarihinin mihenk taşı William Shakespeare, Prof. Dr. Özdemir Nutku ile yapılacak bir söyleşiyle anılacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Sedef Ecer ile Yazarlık Atölyesi” 20- 24 Mayıs, 10.00-17.00, Atölye Çalışması, Fransız Kültür Merkezi  26 Mayıs Pazartesi, 19.00 Okuma, Fransız Kültür Merkezi

Yazdığı Fransızca oyunlarla pek çok ödül alan Sedef Ecer, Fransa’da düzenli olarak oyun yazarlığı atölyeleri gerçekleştiriyor. Yazarın İstanbul’da yapacağı atölye çalışması, altı yazara ve bu yazarların yazım aşamasına eşlik edecek altı oyuncuya açık olacak. Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle gerçekleşen atölye çalışmasına, oyuncular ve yazarlar özgeçmişlerinin yanı sıra projeleri hakkında bir metinle (sinopsis, açıklama ya da diyaloglu bir bölüm) başvurabilirler. Atölye çalışması sonucu yazılan oyunlar, yapılacak okuma tiyatrosunda seyircilerle paylaşılacak. Okumaya katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor. Atölye çalışmasına başvuru için atelier@ifturquie.org.

• Söyleşi: Farklı Disiplinlerde Shakespeare  25 Mayıs Pazar, 14.00-15.30 / 16.00-17.30 Salon

Tiyatro tarihinin üzerinde en çok konuşulan, yazılan ve araştırılan yazarı William Shakespeare, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde İstanbul Üniversitesi Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelle tartışmaya açılıyor. Panelin amacı, farklı alanlardan farklı yöntemlerle Shakespeare’e bakan sosyal bilimcileri bir araya getirerek, tiyatro kuramı dışında yazarın oyunlarının, oyunlarında dile getirdiği durumların üzerinden bir tartışma platformu yaratmak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Hareket ve Algılama”  23 Mayıs Cuma, 15.00-16.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen atölye çalışması, Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından yürütülecek. Özellikle beden hareketi ve hareketin seyirci tarafından nasıl algılanacağı konusunda yönetmenin neye dayanarak seçki yaptığı, oyun sırasında neleri ön plana çıkardığı üzerine çalışılacak. Bu atölyede Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan parçalar üzerinde durulacaktır. Katılımcıların eser hakkında bilgi sahibi olmaları yararlı olacaktır. Atölyeye başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

• Atölye Çalışması: “Sahnede Müzik Kullanımı”   24 Mayıs Cumartesi, 11.00-12.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen ve yine Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından gerçekleştirilecek bu atölyede, özellikle Shakespeare oyunlarında müziğin kullanımıyla ilgili çalışılacak. Her oyun için kendi müziklerini yapan topluluk, müzik ve oyun bağlamında katılımcılara sahne üzerinde örnekler sunacak. Propeller Theatre Company bir enstrümanınız varsa yanınızda getirmenizi tavsiye ediyor. Atölyeye başvuru

2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

 FESTİVALİN AFİŞ GÖRSELİ ŞAHİKA TEKAND İMZALI

 19 İstanbul Tiyatro Festivali’nin afişi Şahika Tekand ile Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Tiyatro sanatının önemli isimlerinden, yönetmen, oyun yazarı, oyuncu Şahika Tekand’ın eskizleri, çiziktirmeleri ve elyazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festivalin afişine dönüştürüldü.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Şahika Tekand, “Aslında afiş tasarımı tümüyle sevgili Bülent Erkmen’in. Ben sadece bazı karalamalarımı, sahne eskizlerimi ve hareket planlarımı kendisine verdim o da bunları kendi tasarımı doğrultusunda bir seçime tâbi tuttu ve bu seçimin sonuçlarını sonra yeniden bir araya getirdi. Sadece afiş tasarımının malzemesinin bana ait olduğunu söyleyebiliriz. Yoksa afişte, malzemelerin bir araya getirilmesi tamamen Bülent Erkmen’in tasarımı doğrultusunda gerçekleşti. Bunca yıldır büyük bir onur ve keyifle parçası olduğum İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına böylesi bir katkı yapma fırsatı bulmak beni hem onurlandırdı hem de çok mutlu etti. Bu güzel festival pek çoğumuz gibi benim de şahsi tarihimde büyük yer tutuyor çünkü” dedi.

Bülent Erkmen ise afiş ile ilgili şunları söyledi: “Şahika Tekand’ın sahneleme tasarımı yaparken oyunun işleyişini, oyuncunun ses ve hareket koreografisini anlatmak için çalakalem yaptığı eskizleri kullanmak istedim. Ayrıca bir de genellikle bir şey düşünürken yaptığı çiziktirmelerden, karalamalardan bir tanesini seçtim ve bu karalamayı Tekand’ın düş dünyasının zeminini oluşturan ‘sahne’nin karşılığı olarak kullandım. Eskizleri arasından seçtiğim beş karakter de bu sahnedeki yerlerini aldılar.”

 FESTİVAL KİTABI: “FESTİVAL METİN YAZARLARINI YETİŞTİRİYOR”

19. İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nün işbirliğiyle tiyatroyu “kayda alıyor”, tiyatroseverleri olduğu kadar arşivcileri de sevindirecek bir eğitim ve yayın projesine imza atıyor. Festivalin başlamasıyla birlikte seyirciyle buluşan festival kataloğu, bu yıl “Festival Metin Yazarlarını Yetiştiriyor” adlı eğitim projesi kapsamında festival kitabı olarak yayımlanacak. Projenin yürütücülüğünü, hem festivalin yayın koordinatörü hem de aynı bölümde misafir öğretim üyesi olan Dr. Evren Barın Egrik üstleniyor.

Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nden seçilen ve bu proje için özel bir eğitim alan yedi lisans öğrencisinin, gösterim öncesinde yerli topluluklarla yapılan röportajlardan kurgulayıp kaleme aldıkları oyunların tanıtım metinleri kendi imzalarıyla festival kitabında yer alacak. Bölümlerinde aldıkları teorik eğitimin yanı sıra, festivalin bu proje kapsamında özel olarak düzenlediği, uzmanlar tarafından verilen editörlük, fotoğraf ve tasarım başlıklarını taşıyan bir eğitim ve söyleşi dizisine katılan öğrenciler, teori ve pratiğin buluştuğu bu özel projenin ürünü olan festival kitabını Mayıs ayında festival seyircileriyle buluşturacak. Festivale konuk olan tüm yerli toplulukların çalışma aşamalarını kayıt altına almanın yanı sıra oyunları tanıtma işlevi de üstlenen kitap, festival boyunca seyircilere rehberlik edecek.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne, festival sponsorları Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın yanı sıra gösteri sponsorları ENKA Vakfı, Banvit ve Atabay destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali gösterileri, İstanbul Devlet Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, British Council, Goethe Institut ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi de destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde düzenlenen dört gösteri Polonya Cumhuriyeti Kültür ve Miras Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştiriliyor. (turkiye.culture.pl)

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı Holding, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL, Resmi Konaklama Sponsoru Martı İstanbul Hotel ve Servis Sponsorları Zurich Sigorta A.Ş., GFK, directComn Marketing Group ve AGC destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin tanıtım kampanyasını BEK hazırladı.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ BİLETLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri 8 Mart Cumartesi günü 10.00’dan itibaren:

• Biletix satış noktaları,

• Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00),

• Biletix web sitesi (www.biletix.com),

• Ana gişe İKSV (10.00–18.00 saatleri arasında açık olan ana gişe, 9 Mart hariç pazar günleri kapalıdır) alınabilecek.

Biletler, gösterim günlerinde gösteriden 2 saat önce etkinlik mekânındaki gişeden de alınabilir. Lale Kart sahipleri festival biletlerinde %20–25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler. Bilet alımlarında kredi kartı da geçerli olacak ve her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali broşürü İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Caddesi No:5, Şişhane) ve Biletix satış noktalarından temin edilebilir.

Baltık Dans Tiyatrosu Bir Yaz Gecesi Rüyası ile 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu oluyor.Gösterinin Baş Dansçısı Radoslaw Palutkiewicz, 4 ve 5 Şubat tarihinde Dans Tiyatrosu Atölyesi için İstanbul’da.

Radoslaw-Palutkiewicz

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2004 yılından bu yana Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 19. İstanbul Tiyatro Festivali, 9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında oyun, gösteri, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk sürprizlerinden biri Polonyalı dans topluluğu Baltık Dans Tiyatrosu olacak.
2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltık Dans Tiyatrosu, Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı yapıtının farklı bir yorumuyla, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Müziklerini ünlü sanatçı Goran Bregovic’in hazırladığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczyńska’nın tasarladığı Bir Yaz Gecesi Rüyası, Dance Europe Magazine tarafından 2013’ün En İyi Prömiyeri ödülüne layık görüldü. Bünyesinde klasik baleden, ritmik jimnastiğe ya da sokak dansına kadar farklı alanlardan gelen dansçılar bulunduran Baltık Dans Tiyatrosu, son yıllarda sahneye koyduğu Bahar Ayini ve Shakespeare’in ünlü eseri Romeo ve Juliet ile eleştirmenlerden övgü topladı.

Radosław Palutkiewicz ile Dans Tiyatrosu Atölyesi 4 Şubat Salı-5 Şubat Çarşamba, ENKA

Radosław-Palutkiewicz1ENKA Kültür Sanat ve İstanbul Tiyatro Festivali ortaklığı ile Baltık Dans Tiyatrosu’nda solist dansçı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın baş dansçısı da olan Radosław Palutkiewicz, iki günlük bir atölye çalışması gerçekleştirmek üzere Şubat ayında İstanbul’a gelecek.

Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Radosław Palutkiewicz  Dans Tiyatrosu Atölyesi, 4 Şubat Salı ve 5 Şubat Çarşamba günlerinde 11.00-13.00 ile 15.00-18.00 saatleri arasında ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda düzenlenecek. Sınırlı sayıda kapasiteye sahip atölye çalışmasına başvurular 20 Ocak Pazartesi gününe kadar enkasanat.org adresi üzerinden yapılabilir.

Baltık Dans Tiyatrosu’nun Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı gösterisi, 2014 yılında Polonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 600. yıldönümü kutlamaları için düzenlenecek kültürel etkinlikler kapsamında gerçekleştirilecek. Bu kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde başka gösteriler de yer alacak. 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin detaylı programı Şubat ayında yapılacak basın toplantısıyla duyurulacak.

Bugün sona erecek 13. İstanbul Bienali, bir ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin ziyaretçiyle Türkiye’de tüm zamanların en çok gezilen sergisi oldu. Sabancı’daki ‘Picasso İstanbul’da’ sergisini 251 bin kişi gezmişti.

13-istanbul-bienali

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding’in sponsorluğunda 13’üncüsü düzenlenen İstanbul Bienali, bu yıl inanılmaz bir seyirci ilgisiyle karşılandı. Henüz resmi rakamlar açıklanmadı ama bugün sona erecek 13. İstanbul Bienali’nin 350 bine yaklaşan ziyaretçiyle rekor kırdığı kesin. Bienali büyük bir sergi olarak düşünürsek Türkiye ’de bir sergiyi yaklaşık 350 bin kişinin gezmesi inanılmaz bir hadise, sadece İstanbul Bienali değil bir Türkiye rekoru.
Üstelik bu rakamın, yaklaşık bir ay gibi önceki bienallere göre hayli kısa sayılabilecek bir sürede elde edilmesi rekoru daha da anlamlı kılıyor. Zira İstanbul Bienali’nin önceki rekoru, 110 bin kişiyle iki yıl önce kırılmıştı ve o zaman bienalin süresi de yaklaşık iki aya yayılıyordu. Elimizde sağlam istatistiki veriler yok ama Türkiye’de kayıtlara geçen sergi rekoru 251 bin 500 kişiyle Sabancı Müzesi’ndeki ‘Picasso İstanbul’da’ya aitti. 2005 yılı kasım ayında açılan ‘Picasso İstanbul’da’ sergisi dört ay sürmüştü. Yine Sabancı’daki Salvador Dali sergisini ise 156 bin 720 kişi gezmişti.
13-istanbul-bienalBu yılki bienalin bu kadar ilgi görmesinin en önemli sebeplerinden biri elbette girişin ücretsiz olmasıydı. Fulya Erdemci’nin küratörlüğünde düzenlenen ve ‘Anne ben barbar mıyım?’ başlığıyla ‘kamusal alan’ meselesini gündeme getiren 13. İstanbul Bienali’nde temaya uygun biçimde daha çok izleyiciye ulaşmak amacıyla girişi bedava yapma kararı alınmıştı. Hürriyet Gazetesi’nden Demet Cengiz’e konuşan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “Cuma günü (18 Ekim) itibariyle 300 bin ziyaretçi sayısı aşıldı. Son güne bırakan ziyaretçiler sayesinde bu hafta sonu 350 bin rakamının aşılmasını bekliyoruz. Bu yıl ücretsiz yapınca maliyetleri düşürmek adına süreyi kısalttık. Gördüğü ilgiden çok memnunuz, sanat adına çok sevindirici ama maalesef süreyi uzatamıyoruz. 20 Ekim (bugün) son! Mekanlarla yapılan anlaşmalar da sona eriyor” dedi.
88 sanatçı ve sanatçı grubunun çalışmalarının yer aldığı 13. İstanbul Bienali süreci tartışmalı başlamıştı. Küratör Erdemci, bienalin kavramsal çerçevesini açıkladığında Taksim Meydanı, Gezi Parkı, Tarlabaşı bulvarı, Galata Köprüsü gibi ‘kamusal alan’ları mekan olarak kullanmak istiyordu. Daha sonra Gezi direnişi patlak verince bienal ‘kamusal açık alan’lardan kapalı mekanlara çekilme kararı almıştı. Bienalin mekanları Tophane’deki Antrepo No.3, Karaköy’deki Galata Rum Okulu, İstiklal Caddesi üzerindeki Arter ve Salt Beyoğlu ile Unkapanı İMÇ Çarşısı’ndaki 5533 olarak belirlenmişti. Ayrıca süresi iki aydan bir aya indirilmişti.
Son gün sürprizi:

Resim kaynak : http://yaprakland.blogspot.com/2013/09/13-istanbul-bienali-nde-kultur-ve.html

Resim kaynak : http://yaprakland.blogspot.com/2013/09/13-istanbul-bienali-nde-kultur-ve.html

Gezi direnişi müzikali
13. İstanbul Bienali bugün sona eriyor. Bienalin son gün sürprizi ise Gezi direnişi müzikali. Çocuklar arasında bağ kurmak üzere özgün projeler üreten Koroçapulportre, Rum Okulu’nda bugün saat 19.00’da Gezi direnişini müzikal ve teatral olarak özetleyen bir performans gerçekleştirecek.

Bilge Örer:” Çok mutluyuz”

İstanbul Bienal’i Direktörü Bige Örer ise ‘rekor’ hakkındaki sorumuza şöyle yanıt verdi:
“Kamusal alan tartışmasını açmayı hedefleyen 13. İstanbul Bienali’nin üç yüz bini aşkın izleyici tarafından izlenmesi gerçekten bizi çok mutlu etti. Bir kez daha Bienal’in tüm sanatseverler tarafından ne kadar sahiplenildiğini görmüş olduk. Gerçeklestirildiği yer, zaman ve bağlamla derinden bir ilişki kuran bu bienalin, farklı alanlarda açmış olduğu tartışmalarla Turkiye sanat tarihinin önemli bir dönüm noktasını oluşturduğuna inanıyorum. Bu, sanatın farklı dilleri ve dünya tahayyüllerini mümkün kılabileceğine işaret eden bir sergi. Bienal bu sergiyle hem tarihsel hem güncel perspektiften kamusal alan tanımlarını yeniden açtı. Böylece izleyicisiyle farklı bir bağ kurduğunu da düşünüyorum. Vesileyle bir kez daha, iki sene süren yoğun bir hazırlık sürecini tüm zorluklara rağmen başarıyla tamamlayan bienal ekibine, küratörü Fulya Erdemci’ye, sanatçılara ve bienal izleyicisine çok teşekkür etmek istiyorum.”

Haber: ERKAN AKTUĞ 

Kaynak:[]

Görme engelliler Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan her yeni kitabı, artık herkesle aynı zamanda okuyabilecek.

 

Konuya ilişkin açıklamaya göre, Yapı Kredi Yayınları’nın yeni çıkan tüm kitapları raflardaki yerini alır almaz, telefon ve internet yoluyla görme engellilerin hizmetine sunulacak.

Yapı Kredi Yayınları, bir e–kütüphane olan Boğaziçi Üniversitesi Görme EngellilerTeknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM), ses ve iletişim teknolojileri uygulamaları alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi SESTEK işbirliğiyle, görme engelliler bundan sonra Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan her yeni kitaba, herkesle aynı zamanda ister telefon, ister internet yoluyla ulaşabilecek.

Yapı Kredi Yayınları’nın, Koç Holding “Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” ve Yapı Kredi “Engelsiz Bankacılık” projelerini destekleyen bu çalışması kapsamında görme engelliler, Yapı Kredi Yayınları’nın en yeni kitaplarına ücretsiz olarak iki şekilde ulaşacak.

Metinden sese otomatik dönüştürme teknolojilerinden yararlanıldığı yöntemlerden ilkinde, kitaplar internete bağlı bir bilgisayar ile GETEM’in 7 gün 24 saat ulaşılabilen “www.getem.boun.edu.tr” sitesinden dijital ses ile MP3 şeklinde indirilerek dinlenebilecek. İkinci yöntem ise özellikle bilgisayar ya da internet erişimi kısıtlı olan görme engelli kişiler düşünülerek hazırlandı. SESTEK’in hazırladığı altyapı ile sunulan bu hizmet ile GETEM’e üye olan görme engelliler “0 212 276 31 11” numaralı telefondan yeni çıkan kitaplara 7 gün 24 saat ulaşabilecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen, yeni çıkan kitapların, herkesle aynı anda görme engellilere ulaşabileceği düşüncesi ortaya çıktıktan bu yana heyecanla çalıştıklarını belirtti.

Güngen, Yapı Kredi Yayınları’nın edebiyat, sanat, tarih, felsefe gibi alanlarda yayımladığı yeni kitapları, görme engellilere tüm okurlarla aynı zamanda ulaştırdıkları için mutlu olduklarını vurguladı.

GETEM Direktörü Engin Yılmaz da, Yapı Kredi Yayınları’nın yeni çıkan tüm kitaplarını bilgisayar ortamına aktarıp, raflarda satışa sunulduğu anda sesli olarak görme engellilere ulaştıracak projeye ilişkin şunları kaydetti:

“Boğaziçi Üniversitesi’nde GETEM olarak binin üzerindeki gönüllü okuyucuyla kitap seslendirme çalışmalarına devam etmemize rağmen, her çıkan kitabın hemen görme engelli okuyucusuna ulaşamadığı gerçeğinden yola çıkarak, kitabın matbaa ile aynı zamanda GETEM’e gelmesi için Yapı Kredi Yayınları ile çalışmaya karar verdik. Bir kitabın seslendirilmesinin en az 3 aylık bir zaman aldığını hesaba katarsak, projenin görme engelliler için çok önemli bir fayda sağlayacağını düşünüyoruz.”

 

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nde hafta sonu merakla beklenen iki yabancı oyun seyirciyle buluşuyor.

18.İstanbul Tiyatro Festivali

Montalvo-Hervieu ikilisinin çarpıcı yorumuyla “Orfeo”, Henkel sponsorluğunda 18 Mayıs Cuma ve 19 Mayıs Cumartesi Harbiye Muhsin ErtuğrulSahnesi’nde, gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan, Kathryn Hunter’ın sahneye taşıyacağı “Kafka’nın Maymunu” ise British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi ve 20 Mayıs Pazar günleri Kenter Tiyatrosu’nda izlenebilecek. Seyircilerden yoğun ilgi gören “Kafka’nın Maymunu” için 20 Mayıs Pazar günü saat 14.00’e bir ek gösterim daha konduğunu hatırlatalım.

Jose Montalvo ve Dominique Hervieu İkilisinden Çarpıcı Bir “Orfeo” Yorumu 

18 Mayıs Cuma, 20.30

19 Mayıs Cumartesi, 15.30

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Şimdiye kadar birlikte yirmiyi aşkın gösteri gerçekleştiren Fransız koreograf ikilisi José Montalvo ve Dominique Hervieu, çılgın ve zamanın dışındaki “Orfeo” yorumlarıyla festivalin konuklarından. Henkel sponsorluğunda,  Institut Français’nin işbirliğiyle gerçekleştirilecek “Orfeo”, 18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.30’da ve 19 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Fransa’da ve yurtdışında en popüler ve en takdir edilen çağdaş koreografların başında yer alan Montalvo-Hervieu ikilisinin Orfeo’su, seyircilere Bruegel, Rubens ve Picasso gibi önemli ressamlardan esinlenen video projeksiyonu ile Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass gibi bestecilerin müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok danstan hip-hop’a tam bir görsel şölen sunacak.

Performanslarıyla gösteri sanatlarına yepyeni bir boyut kazandıran dünyaca ünlü Kanadalı topluluk Cirque du Soleil’in dansçılarının arasından seçilen 7 dansçı ile 9 müzisyenin sahne alacağı gösteri, büyüleyici bir görsel ve işitsel şölen olacak. Orfeo karakterinin yarı tanrı yarı insan niteliğini, tahta bacak üzerinde hareket eden bir akrobat canlandırırken, genç Orfeo rolünü dansına eşi benzeri görülmemiş bir teknik kazandıran belden aşağısı felçli dansçı Luca Patuelli üstlenecek.

1980’li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan, birçok ödülün sahibi ünlü ikili Montalvo & Hervieu, son projeleri “Orfeo”da bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu gösterecek.

Usta Oyuncu Kathryn Hunter’dan “Kafka’nın Maymunu”  

19 Mayıs Cumartesi, 20.30

20 Mayıs Pazar, 14.00 ve 18.30

Kenter Tiyatrosu

Franz Kafka’nın “Akademi İçin Bir Rapor” adlı kısa öyküsünden sahneye uyarlanan ve gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan “Kafka’nın Maymunu”, British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da,

20 Mayıs Pazar günü saat 14.00 ve 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Konuşmayı ve bir insan gibi davranmayı öğrenmiş olan bir maymunun monoloğuna dayanan bu oyunda Laurence Olivier Ödülü sahibi Peter Brook gibi önemli yönetmenlerle çalışan Kathryn Hunter, usta oyunculuğuyla kendini korumak için insanlaşmaya çalışan bir maymunun varoluş öyküsünü başarıyla sahneye taşıyor. Her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusu oyunun ana temasını oluşturuyor.

Kırmızı Peter adlı maymunun ağzından yazılmış metinde, maymun yaşadığı vahşi deneyimi bir ayna gibi kullanarak konuşmasını ustalıkla insanlığa dair bir yoruma dönüştürmeyi beceriyor. Walter Meierjohann’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusunu irdeliyor. “Kafka’nın Maymunu”, İngilizce (Türkçe altyazılı) olarak gerçekleştirilecek.

İstanbul Tiyatro Festivali, British Council işbirliğiyle bir dizi atölye çalışması ile söyleşigerçekleştirecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek atölye çalışmasına katılmak için başvurular tiyatro.iksv.org/tr adresindeki başvuru formları üzerinden alınacak.

Kathryn Hunter ile Atölye Çalışması “Fiziksel Hikaye Anlatımı”

17 Mayıs Perşembe, 10.30-13.30, Üsküdar Tekel Sahnesi

Usta oyuncu Kathryn Hunter, “Kafka’nın Maymunu”nu sahnelemeden hemen önce festivaltakipcileri ile bir atölye çalışması gerçekleştirecek. RSC ve Complicite gibi dünyanın önde gelen tiyatro topluluklarıyla çalışmış Kathryn Hunter, bu atölye çalışmasında katılımcılara yoğun fiziksel hikaye anlatımını aktaracak. “Kathryn Hunter Fiziksel Hikaye Anlatmı” isimli atölye çalışması 17 Mayıs Perşembe günü saat 10.30-13.30 arasında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

İngiliz Tiyatro Dünyasından Konuklarla Söyleşi

21 Mayıs Pazartesi, 11.00, Kumbaracı50

İngiltere tiyatrosunun üç önemli ismi British Council’in destekleriyle festivaldeki oyunları izlemek, festivali tanımak ve profesyonellerle atölye çalışmaları gerçekleştirmek üzere Tiyatro Festivali’ne geliyor. Traverse Tiyatrosu Edinburgh Sanat Yönetmeni Orla O’Laughlin, West Workshire Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Ian Brown ve Sherman Cymru Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Chris Ricketts, İstanbul’da yapacakları söyleşide İngiltere ve Türkiye arasındaki işbirliği olanaklarını tartışacak ve özel tiyatrolarla ilgili konuşacaklar. Bu söyleşinin moderatörlüğü ise Berkun Oyatarafından yapılacak. Söyleşi halka açık olarak, 21 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de Kumbaracı50’de gerçekleştirilecek.

18. İstanbul Tiyatro Festivali Biletleri Nerede?

18. İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki gösterilerin biletleri Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi(0216 556 98 00), www.biletix.com ve İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; Pazar günleri hariç) alınabilir. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılıyor. Lale Kart üyeleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabiliyor.

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nin biletleri bugün satışta

18. İstanbul Tiyatro Festivali

18. İstanbul Tiyatro Festivali 10 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında yurt dışından 5, Türkiye’den 40’a yakın tiyatro ve dans topluluğunun 100’ü aşkın gösterisiyle İstanbullu seyircilerle buluşacak. Festival, şehrin 22 farklı mekânına yayılacak gösterilerin yanı sıra, uluslararası üne sahip tiyatro toplulukları ve dans gruplarının katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, konferanslar ve sergilere yer verecek.

18. İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki gösterilerin biletleri yarın saat 10.00’dan itibaren:  Biletix ve İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; 8 Nisan Pazar günü haric, alınabilecek.

Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak. Lale Kart programının üyeleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabilecekler. Lale Kart sahipleri için indirimli ön satışlar 2-6 Nisan arasında gerçekleştiriliyor.

Açılış Töreni ve Gösterisine Sınırlı Sayıda Bilet

18. İstanbul Tiyatro Festivali’nin 9 Mayıs Çarşamba akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek Açılış Töreni ve Gösterisi’yle başlıyor. Yıllarını tiyatroya adamış ve festival kapsamında  “Elin Elimde“ adlı yapımla aynı projede yan yana gelecek Başar Sabuncu ve Cüneyt Türel’e Festivalin Onur Ödülleri’nin takdim edileceği Açılış Töreni’nin ardından Genco Erkal’ın “Nazım ile Brecht- Biraz da Aziz Nesin” başlıklı gösterisi sahnelenecek. Genco Erkal, açılış konuklarına Brecht, Nâzım Hikmet ve Aziz Nesin’in yapıtlarını sahneleyecek. Sınırlı sayıda bilet satışının yapılacağı 18.İstanbul Tiyatro Festivali Açılış Töreni’nin biletleri de 7 Nisan Cumartesi gününden itibaren Biletix satış sistemi üzerinden ve İKSVmerkezinden satın alabilir

İKSV, 2007 yılında başlattığı “BitamBiöğrenci” projesinin kapsamını 2012 yılından itibaren genişleterek, işbirliği içinde bulunduğu çeşitli sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ve sanata duyarlı izleyicilerin desteğiyle, kültürel etkinliklere katılma şansı bulamayan öğrencileri sanatla buluşturmaya devam ediyor.

 

Yarın başlayacak ”31. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması” etkinlikleri kapsamında dünyaca ünlü karikatür sanatçıları İstanbul’da biraraya geliyor.

Karikatürcüler Derneğinden yapılan açıklamaya göre, derneğin Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Koç Holding’in Ana Sponsorluğunda düzenlediği ”31. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması” çerçevesindeki etkinlikler yarın başlayacak.

Bu yılki etkinlikler için dünyanın önemli karikatür sanatçılarından Çek Cumhuriyetinden Miroslav Bartak, Meksika’dan Angel Boligan Corbo, İran’danKambız Derambakhsh, Venezuella’dan Rayma Suprani, Hırvatistan’dan Zdenko Puhın, Suriye’den Raed Khalıl, Polonya’dan Pawel Kuczynski, Güney Kore’denYoungsık Oh, Küba’dan Aristides E. G. Hernandez, Bulgaristan’dan Valentin İvanov Georgiev, Çin Halk Cumhuriyeti’nden Dachuan Xıa, Rusya’dan Mikhail Zlatkovsky davet edildi. Bu isimlerin yanısıra jüride Bedri Koraman, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Erdoğan Başol, Metin Peker, Muhittin Köroğlu, Kadir Doğruer ve Tonguç Yaşar da yer alacak.

1974 yılından beri düzenlenen ve dünyadaki benzerleri içerisinde en önde gelenler arasında yer alan Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması etkinlikleri çerçevesinde, konuk karikatüristler ve Karikatürcüler Derneği üyesi Türk karikatüristler, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle sanatsal çalışmalarda bir araya gelecek.

Etkinlikler çerçevesinde, İstanbul’un Sultan Ahmet Meydanı, Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı, Ortaköy Meydanı gibi tarihi ve turistik mekanlarda atölye çalışmaları yapılacak. 14 Ekim’de Yerebatan Sarnıcı’ndaki dernek merkezinde ”Dünya Karikatür Galerisi”nin ve Marmara Üniversitesi sergi salonunda konuk karikatüristlerin eserlerinin sergisinin açılışı gerçekleştirilecek.

Etkinlikler kapsamında Nasreddin Hoca Sergisi Tarlabaşı’ndaki Karikatür ve Mizah Merkezi’nde, ”Dünya Karikatüristlerinden Yeni Nasreddin Hoca Figürleri” sergisi ise Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi’nde görülebilecek.

Öte yandan, Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması jürisi, 15 Ekim’de bir araya gelerek değerlendirmelerini tamamlayacak. Yarışmada ödüle layık bulunanlara ödülleri ise daha sonra belirlenecek ileri bir tarihte verilecek.

Etkinlikler, 20 Ekim’de sona erecek.

Kaynak : Cumhuriyet kültür sanat portalı.