Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: Kişisel

Sanat Haberleri

Hafta sonunu sanatla doldurmak için Perincan YALNIZCIK sergisi sizleri bekliyor

Genç sanatçılardan Ressam Perincan YALNIZCIK ; TEK “Monad” sergisi bugün Galeri Artist Çukurcuma’da. Bugün açılacak sergi 03-23 Mayıs 2014 tarihleri arasında Pazar günleri hariç hergün saat 11:00 ile 18:30 saatleri  ziyarete açık kalacak.

perincan_yalnızcık

Perincan YALNIZCIK Kimdir?

1987 yılında İstanbul’da doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini, Özel Kalamış Koleji’nde tamamladı.  Kalamış Koleji’nin 50. Yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği resim yarışmasında 3.lük ödülü aldı. Aynı yıl, 50 Yıldır “Unutulmayan Müzikaller” oyununda yer aldı.

2001 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda misafir öğrenci olarak eğitim aldığı sırada, Kasdav tarafından verilen “Gelecek Vaadeden Solist Ödülü”ne layık görüldü. 2008’de Marmara Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümünü, fakülte ikincisi olarak bitirdi. Öğrenciliği sırasında, fakülte etkinliklerinin sunuculuğunu üstlendi. 2008’in Ağustos ayında Bodrum Divan Palmira Hotel’de babası Reha Yalnızcık‘la birlikte, ilk ortak sergisini açtı. Günümüze kadar çeşitli galerilerde 10 ortak sergi daha gerçekleştirdi. Ayrıca Eranus Sanat Galerisi ile Berlin Türk Evi’nde karma sergiye katıldı. 2010 yılının Aralık ayında Doku Sanat Galerisi’nde ilk kişisel sergisini, 2012 yılının Temmuz ayında ise; Leonardo Sanat Galerisi’nde ikinci kişisel sergisini gerçekleştirdi. Resim çalışmalarını da sürdürdüğü  5/9/11 – 30/11/12  tarihleri arasında; aynı zamanda, Vakko Tekstil Ve Hazır Giyim San. İşl. A.Ş. Genel Müdürlüğünde, ‘’Eşarp Ürün Müdürü’’ olarak görev aldı.  2013 yılında, katıldığı her iki (Küçükçekmece ve Ümraniye Belediyelerinin düzenlediği) resim yarışmasında da eserlerini sergileme imkanı buldu .Günümüzde, bir yandan Mayıs 2014’de Galeri Artist Çukurcuma’da gerçekleşecek, 3. Kişisel  sergisine hazırlanmakta, bir yandan da ebru çalışmalarını sürdürmektedir.

Sanatçının son dönem resimlerinden oluşan portfolio’su için lütfen TIKLAYINIZ

perincan-yalnızcık

03 Mayıs 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/05/perincan_yalnızcık.jpg 330 516 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-05-03 14:54:172014-05-03 14:54:17Hafta sonunu sanatla doldurmak için Perincan YALNIZCIK sergisi sizleri bekliyor
Sanat Haberleri

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL 19. Kişisel sergisini açıyor

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve  Kültür Sanat Derneği Kurucu ve Yönetim kurulu Başkanı; Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL 19.Kişisel sergisini açıyor.

Hale-mail-için-davetiye-4

 

Heykel sanatçısı ÜRKMEZGİL,eserlerini figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte, pastel ağırlıklı desen çalışmalarına da devam etmektedir. 19. Kişisel sergisini açan sanatçı “Yeryüzü ile gökyüzü arasına sıkıştığımda, duygumu formlaştırmak gibi bir üslubum var. İnsana dair ne varsa; acı, isyan, pişmanlık, muhabbet, sevgi, boşluk, alıp başını gitme, “gitme”, hepsi var. Ellerimi yönlendiren gözlerim yüreğime alet oluyor. Ve kütlenin statik ağırlığı böylece yerçekiminden arınıyor. İnsana, duygusuna, duyguma yenilmeyi seviyorum. Yaşama öykünmem bu yüzden.” diye ifade ediyor.

Kaçırılmaması gereken sergi 02-21 Mayıs 2014 tarihinde gezilebilecek.

Yer    : Doku Sanat Galerisi

Adres: Avukat Süreyya Ağaoğlu Sok. (Ihlamur Teşvikiye Yolu)

Köşe  Apt. No: 10/10D     Teşvikiye / İstanbul

Tel: 0212 246 24 96

Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL kimdir?

hale ürkmezgil (2)

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL

1973 (D.T.G.S.Y.O.) Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Serbest İllüstrasyon bölümünden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreativ Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 18, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

Eğitmen Sanatçımızın  Katıldığı sergiler :

KİŞİSEL SERGİLER

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Doku Sanat Galerisi / İstanbul (Desen ve Heykel)

2013 Doku Sanat Galerisi / Heykel -İstanbul

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

2013 “90′ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90″  /T.C. Berlin Büyük Elçiliği

FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev  Sanat Galerisi

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Galeri Sanat Yapım (30.Yıl Sergisi) , Ankara

2013 Next Level, Ankara

2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı

2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul

2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve  

Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara

 

 

28 Nisan 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/03/hale-ürkmezgil-2.jpg 2832 4256 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-04-28 20:02:162014-04-29 12:11:29Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL 19. Kişisel sergisini açıyor
Sanat Haberleri

Ümit ÖZCAN sergisi Nar Sanat Galeri’de

Nar Sanat İstanbul Eğitim Kültür Sanat Derneği Kuruclarından ve Yönetim Kurulu Başkanı olan ve aynı zamanda Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim eğitmenlerinden olan Heykel sanatçısı Ş. Hale ÜRKMEZGİL adını taşıyan resim atölyesi öğrencisi Ümit ÖZCAN”ın ilk kişisel sergisinin açılışına az kaldı.

davetiye ön yüz

Ümit ÖZCAN Kişisel sergisinin

Açılış 27 Nisan-Pazar 2014

Saat: 17:00’de yapılacaktır.

20 gün boyunca ziyarete açık olacak olan sergiye tüm sanat severler davetlidir.  Bakırköy Nar Sanat Galerisi’nin adresi ve krokisi için lütfen TIKLAYINIZ.

İlk kişisel sergisini açacak olan Ümit ÖZCAN‘ın  kısa özgeçmişi:

Ankara Gazi Eğitim Yüksek Okulu Grafik bölümünden mezun olan ÖZCAN, ardından  Anadolu Üniversitesi Resim Bölümü Lisans programını tamamladı.  Birçok Okulda Resim Öğretmenliği yapmasının yanı sıra halen Mimar Sinan Özel Lisesinde Görsel Sanatlar Bölüm Başkanı olarak çalışmaktadır. 2013-2014 Eğitim sezonunda Hale Şakar Ürkmezgil Resim Atölyesine devam etmekte olan ÖZCAN  evli ve iki çocuk annesidir.

 ÖZCAN bugüne kadar 5 karma sergide eserleri ile yer almıştır.

İşlerini klasik tarzda üreten ÖZCAN son dönem resimlerinde leke düzenine ağırlık vermiş olup çalışmalarına devam etmektedir. Hedefi, güncel hayatı sorgulayan resimleri soyuta indirgemektir…

 

ARKAYÜZ

 

 

 

 

 

 

 

23 Nisan 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-04-23 17:12:522014-04-27 15:01:27Ümit ÖZCAN sergisi Nar Sanat Galeri’de
Sanat Haberleri

Ünlü Ressamlarımızdan Nejat Melih Devrim’in eseri Fransa’da açık artırmada

Ünlü Ressamlarımızdan Nejat Melih Devrim’in eseri Fransa’da açık artırmada.

nejat  devrim

Açık artırma tarihi: 03/09/14 Le Havre Auctions

EMail: [email protected]

Tel. : +33.2.35.22.54.52,

Kompozisyon Tuval üzerine yağlıboya 130×163

Orjinallik onayı : Maria Devrim Hanım

Ressam Nejat Melih Devrim  Kimdir?

nejad-melih-devrim1923 yılında İstanbul’da doğdu. Yazar İzzet Melih Devrim ile ressam Fahrelnissa Zeid’in oğludur. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde Leopold Levy Atölyesi’nde çalıştı. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Zeki Kocamemi, Nurullah Berk ve Leopold Levy’nin öğrencisi oldu. 1947 yılında Paris’e yerleşti. Aynı yıl Paris’te Allard Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı. 22 yıl hayatını bu kentte sürdürdü. Çeşitli Avrupa ülkelerine, Amerika’ya, Uzak ve Yakın Doğu’ya gezilere çıktı. 1968 yılında Varşova’ya, 1980’lerin ortasında da Nowy-Sacz’a yerleşti. 1995 yılında Polonya’da vefat etti.


Nejad Melih Devrim’in Resminin Özellikleri

Prof. Witmore’un yanında öğrendiği Türk hat ve Bizans mozaik sanatı ilk dönem yapıtlarını biçimlendirdi. Doğu sanatı ve Fransız şiirsel soyutlaması etkilendiği başlıca kaynaklar oldu. 1940’lar boyunca canlı renklerle figür, doğa görünümleri ve iç mekan resimleri yaptı. 1950’lerde Paris Okulu içinde yer alan Devrim, bu tarihlerde aynı renkçi yaklaşımıyla bir dizi siyah zeminli resim gerçekleştirdi. 1960’lardan başlayarak 1970’ler boyunca sanatçının giderek çizgiden uzaklaştığı; canlı, ışıltılı renkler ve geniş, coşkulu fırça vuruşlarıyla lirik ve lekeci bir anlatıma yöneldiği görülür. Bu resimlerinde kesik fırça vuruşlarıyla oluşturduğu renk lekelerindeki geçişleri, mozaik sanatının soyutlanmış bir yorumu olarak görmek mümkündür. Sanatçı hiçbir akımın izleyicisi olmadan Paris Okulu’nun esnek bünyesi içinde kendi iç dünyasını renk ve ışık aracılığıyla yansıtarak özgün bir anlatım geliştirdi. Üslubu guaja çok uygun olmakla birlikte, yağlıboyalarında da aynı hafifliği elde etmede büyük bir başarı gösterdi. J. Lassaigne, Nejad Melih Devrim’in “boşluk ve ritim sorunlarına yepyeni ve köklü çözümler” getirdiğini vurgulamıştır.

G. Boudaille, 1960’lı yıllarda Nejad Melih Devrim’in resmini “hareketli, coşkulu, huzursuz ve zarif, karmaşık, çok yönlü ve değişken olan yaratıcısının bir aynası“ olarak tanımlamıştır. Nejad Melih Devrim sanatı soyut resmin bir uzantısı, deneyim ve birikimlerle kazanılmış bir görüşün ve duyarlığın ürünüdür. Resimlerinde renkler, kalın boya ve kısa fırça vuruşlarından oluşan lekelerin kompozisyonu göze çarpar. Nejad Melih Devrim Türk Çağdaş Soyutu’nun yanı sıra uluslararası soyutun da özgün bir temsilcisidir. Eserleri Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli müzeler ve önemli koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Nejat Melih Devrim’in hatatı ile ilgili kronolojik bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

nejad-devrimKRONOLOJİK HAYATI

1923 İstanbul’da doğdu.
1936-38 Berlin’de yaşadı.
1940 Galatasaray Lisesi’nde resim yapmaya başladı.
1941 Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi, Leopold Levy’nin öğrencisi oldu.
Kaligrafi ve Bizans Sanatı üzerine çalıştı.
1945 Güzel Sanatlar Akademisini bitirdi.
1946 Paris’e yerleşti. Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda, Danimarka,
Amerika, Sovyetler Birliği ve Çin’de sanat araştırmaları yaptı.
1955 Tristan Tzara’nın şiir kitabı “Le Temps Naissant’i desenledi.
1960 Paul Elvard’ın şiir kitabı “Sens de Tours Les Instants”i desenledi.
1961 Polonya’ya yerleşti.
1995 Nowy Sacz, Polonya’da öldü.

KİŞİSEL SERGİLER

1944 Taksim Bahçesi, İstanbul
1947 Galerie Allard, Paris
1949 Galerie Saint Georges, Londra
1950 Galerie Lydia Conti, Paris
1951 Galerie Beaune, Paris
1953 Galerie Ex Libris, Brüksel
1953 Galerie Marcel Evard, Lille
1953 Galerie aul Facchetti, Paris
1956 Galerie M.C. Coard, Paris
1956 Galerie B. Birch, Kopenhag
1957 Alexander Zodiac Iolas, New York
1958 Güzel Sanatlar Sarayı, Retrospektif, Brüksel
1958-63 Galerie La Cour d’Ingres, Paris
1957-61-67 Galerie Hybler, Kopenhag
1960 Paris Galerisi, Londra
1960 Ressamlar Birliği, Varşova
1962 Ressamlar Birliği Galerisi, Pekin, Çin
1963 Galerie Westing, Odense-Danimarka
1964 Resim ve Heykel Müzesi, Pekin
1964 K. Kunsthandel Galerisi, Kopenhag
1965 Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1967 Amman Belediye Segisi, Ürdün

KARMA SERGİLERİ

1941-43 Yeniler Grubu, İstanbul
1946 Uluslararası UNESCO Sergisi, Paris
1948 Mayıs Salonu Paris
1948 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1948 Galerie Maeght, Paris
1948 Galerie Saint-Placide, Eleştiri Ödülü
1949 Mayıs Salonu Paris
1949 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1949 Galerie Maeght, Paris
1949 Papalar Sarayı, Duvar Resmi, Avignon
1950 Mayıs Salonu Paris
1950 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1950 Galerie Maeght, Paris
1950 Galerie Bedune
1950 ABD ve Fransa’daki Genç Ressamlar, Sidney Janis Galerisi, New York, ABD
1951 Mayıs Salonu, Paris
1951 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1952 Galerie Babylone, Paris
1952 Galerie Marcel Evrard, Lille, Fransa
1952 La Hune, Charles Estienne’in “Küfür Gülü”Sergisi, Paris
1952 I Ekim Salonu, Paris
1953 Hanover Galerisi, Londra
1953 Fransız İtalyan Sergisi, Torino
1953 “Genç Paris Okulu”, Modern Sanatlar Müzesi, Madrid
1954 Mayıs Salonu, Paris
1955 Brooklyn Müzesi, New York
1956 Mayıs Salonu, Paris
1959 Galerie La Cour d’Ingres, Paris
1964 “Günümüz Türk Sanatı”, Modern Sanatçılar Müzesi, Paris
1965 Galerie Müzesi
1969 Estetik Müzesi, Torino
1975 Estetik Müzesi, Torino
1987 Türk Resminde Modernleşme Süreci, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1987 Güncel Boyutlarla Resim Sanatımız, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1987 Yahşi Baraz Koleksiyonundan Bir Kesit, Beymen Sanat Galerisi, Ankara
1989 “Büyük Sergi”, Galeri Baraz Organizasyonu, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara
1989 “Büyük Sergi”, Galeri Baraz Organizasyonu, Eskişehir Üniversitesi Sergi Salonu, Eskişehir
1990 “Paristanbul”, Uluslararası Sanat Merkezi, Paris
1990 “Etkinlikler Süresince 15. Yıl”, Galeri Baraz Organizasonu, AKM, İstanbul
1992 Leopold Levy ve öğrencileri, Almelek Sanat Galerisi, İstanbul
1998 “Türk Resminde Soyut Eğilimler”, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1969 Basın Klübü, Varşova
1973-74-75 Gladsaxe Sanat Çevresi, Danimarka
1975 Galerie Isabella Lemarie Dubreuil, Paris
1977 Galerie Krytykow, Varşova
1978 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
1980 Sutton Place, New York
1981 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
1981 Galerie Hubert Winter, Viyana
1982 Tiglar Sanat Galerisi, İstanbul
1982 Vakko Sanat Galerisi, Ankara
1983 Galerie MPIK, Krakow
1984 Galerie AEGIDIUS, Randers-Danimarka
1987 Galerie Callu Merite, Paris
1988 Galeri Baraz, İstanbul

Sanatçının Eserlerinin Yer Aldığı Müzeler:

Modern Sanatlar Müzesi, Paris
Belçika Kraliyet Müzesi
Ulusal Müze,Varşova
Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul
Saint-Etienne Müzesi, Fransa
Grenoble Müzesi, Fransa
Aalborg Müzesi, Danimarka
Aarhus Müzesi, Danimarka
Havana Müzesi, Küba
Pekin Müzesi, Çin
Tuborg Vakfı, Kopenhag

Kaynaklar : 

1- catalogue.gazette-drouot.com

2- Biyografi

3- nejaddevrim.com

01 Mart 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/03/nejad-melih-devrim.jpg 250 407 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-03-01 20:29:242014-03-09 12:36:35Ünlü Ressamlarımızdan Nejat Melih Devrim’in eseri Fransa’da açık artırmada
Sanat Haberleri

Kendi haberlerinizi yayınlamak için iki farklı site önerisi

Gün geçmiyor ki ilginç ve farklı, yeni siteler açılmasın.  İnternetin bilgi almak açısından artık gerekli hatta zorunlu kaynak durumunda olduğu bir gerçek, elbette bunun yanı sıra da  bilgi kirliliği içeren yalan yanlış bilgilerin yığınlar halinde olduğu sitelerin de çokluğunu hepimiz biliyoruz..

kisa-haberBirçok kişisel blog, haber sitesi ve elbette ilgili ilgisiz pek çok internet sitesi var. Ulusal boyuttaki pek çok basın sitesinde yerel veya özel haberlerinizi paylaşmak genel olarak mümkün değil. İnternette dolaşırken gözümüze ilişen http://www.kisahaber.net haber sitesi, olaya farklılık katmasıyla dikkat çekmiş. İsteyen kendi haberini yerel veya ulusal anlamda girip haber haline getirip paylaşabiliyor. Kısaca artık haberci olmanız içten bile değil. İster şirketinizin, ister şahsınıza ait, ister mahalle veya semtiniz ya da ulusal bir haberi, fotoğrafları ile birlikte herkesten önce paylaşmak ve haberci olmak istiyorsanız, buyurun size sunulmuş bu fırsatı kaçırmayın. Sitenin sloganı şöyle; “haberin kısası Kısa haber”

Ya da özellikle sanatla ilgili haberlerin sergi, yarışma, konser gibi konuların ulusal gazetelerde zor yayınlandığını bilmekteyiz. Kim bilir, beklide bu siteler bir fırsattır. Kendi serginizin, konserinizin doğum gününüzün haberini yapın kitlelere ulaşın.

Kendi evlilik, nişan veya benzeri özel haberlerinizde dahil olmak üzere haberlerinizi paylaşabileceğiniz, kategoride sınır tanımayan siteyi incelemenizde fayda var.

diğer bir bahsetmek istediğimiz iste ise http://www.bizeyazin.com

bizeyazinlogoKisahaber.net Benzeri ama daha çok eğlenceye yönelik diğer bir site ise http://www.bizeyazin.com . Bu sitede de benzer özellikler var. Farkı ise soru sorup verilen cevapları da okuyabiliyor olmanız. Slogandan da anlaşılıyor; “Bize Yazın, cevap vermeyelim”. Mantık şu, soru sorabilir veya yazılan sorulara cevap verebilirsiniz. İster bir ansiklopedi olarak, ister gırgır şamata olarak kullanın. Çok işlevli bir site diyebiliriz.

Siteleri inceleyin ve ilk üyelerden olun. Hem sosyal çevreniz ve kültürünüze katkısı olsun, hem başkalarının bilgi dağarcığına katkıda bulunun.

 

Elbette söylemeye gerek yok ama bir kez daha belirtelim, Haber Metni haline getirilmiş sanat duyurularınızı [email protected] adresine görseler ile birlikte destekliyerek ve elbette adınızı da yazarak gönderdiğiniz taktirde sitemizde de de yayınlamaktayız. ( Lütfen yazı metnini word formatında ve enaz bir paragraf uzunluğunda yazınız.)

 

13 Aralık 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/12/bizeyazinlogo.png 90 250 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-12-13 19:28:042013-12-13 19:47:54Kendi haberlerinizi yayınlamak için iki farklı site önerisi
Sanat Haberleri

25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, yarın başlıyor.

25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, yarın başlıyor.Festival kapsamında filmler ücretsiz gösterilecek.

istanbul kısa film fes

İSTANBUL – 25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, bu yıl 20-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek. Kurmaca, belgesel, canlandırma ve deneysel filmlere yer verilen festivalde gösterimler; Fransız Kültür Merkezi (Taksim), İtalyan Kültür Merkezi (Tepebaşı) ve Alman Kültür Merkezi’nin (Galatasaray)sinema salonlarında yapılacak.

2KISA FİLM festival2013Festivale 210’u Türkiye’den toplam 940 film başvuruda bulundu. Kişisel başvuruların dışında, Fransa UNIFRANCE, Polonya Krakow Film Foundation, Almanya Goethe Institut, Hollanda Eye Film Institute, Italya Roma Film Festival, İspanya Instıtuto Cervantes gibi film merkezleri tarafından seçilen kısa filmler de programda yer aldı.

Çoğu dünyanın önemli festivallerinden ödüllerle dönen filmler 20-27 Kasım 2013 tarihleri arasında, ücretsiz olarak seyirciye sunuluyor.

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da festival dünyanın her yanından davet edilen çok sayıda yönetmen, yapımcı ve oyuncuyu ağırlamaya hazırlanıyor. Konuk sinemacılar, film gösterimleri sonrası, seyirci ile buluşarak filmleri, çalışmaları, ülke sinemaları konusunda seyircilere bilgi veriyorlar ve gelen soruları yanıtlıyorlar. Bu buluşmalar hem seyirci hem de yönetmenler açısından büyük önem taşıyor, daha sonra gerçekleştirilebilecek ortak yapımların önünü açıyor. Önceki yıllarda Türkiye’ye gelmiş olan birçok yabancı yönetmen festival sırasında tanıdıkları İstanbul’u çekim mekânı olarak seçtiler, yerli yönetmenlerle ortak çalışmalara imza attılar.

Festival kapsamında düzenlenen ulusal yarışma bölümüne başvuran filmler, bu yıl Ali Vatansever (Yönetmen), Can Kılcıoğlu (Yönetmen-Senarist), Dilek Aydın (Yönetmen), Doğa Kılcıoğlu (Akademisyen-Yönetmen), Emine Yıldırım (Yapımcı-Senarist), Gürcan Keltek (Yönetmen), Hasan Cömert (Sinema Yazarı), Haşmet Hakan Topaloğlu (Yapımcı) ve Somnur Vardar’dan (Yönetmen) oluşan seçici kurul üyeleri tarafından izlendi.

Seçici kurul, festivalde gösterilecek yerli filmleri ve bu dalda dağıtılan ödülleri belirledi.

Festival ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://www.istanbulfilmfestival.com/

Program için lütfen TIKLAYINIZ.

19 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-19 13:06:222013-11-19 13:06:2225. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, yarın başlıyor.
Sanat Haberleri

İlköğretim çağında hobi müzik eğitimi hakkında düşünceler

Herhangi bir çalgı aleti ile ilgilenmek buna dair kurs almak çocuk ve ya yetişkine neler sağlıyor, zor mudur, nereye gitmeliyiz, öğretmen/eğitmen iyi midir, beklentilerimiz nelerdir? Gibi daha birçok soruyu zaman zaman hangimiz sormamışızdır ki?

muzik-egitiminin-onemi

Elbette herhangi bir müzik eğitimi almak çocuk veya yetişkinin kişisel öz güveninin gelişmesine yardımcı olması, çalma becerisinin artması ile pek çok özelliğin yanı sıra müzik zevklerinde de değişikliklere yol açacaktır. Müzik eğitimi alan kişiler daha seçici daha dikkatli ve daha gelişmiş kulağa sahip olacaktır.

Tüm bunlar herhangi bir müzik aleti ile ilgilenen kişilerde olası gelişmelerdir. Örneğin;  Keman eğitiminin bireysel anlamda ne gibi faydaları vardır?

Genel anlamda “öğrenilmesi zor” bir müzik aleti olarak bilinen “Keman ” yerleşik algılamadan dolayı bir yanılgı ile  diğer çalgılara göre zor  olduğu düşünülmektedir. Pek çok çalgıda öğrenme aşamasında duyu, görme, dokunma çerçevesi birlikte etkili olmakta fakat daha önemli olan kişinin yapacağı bir işe yönelik olan bireysel yargıları, içsel ve dışsal nedenler gibi farklı etmenleri de düşünmek gerekir.  Mathews (2005), kişinin bir işi başarmasına yönelik motivasyonun ve becerinin  tek başına yetenekten ve bilgiden çok o işe karşı geliştirilen öz yeterlik algısı tarafından belirlendiğini belirtmiştir. Yapılacak olan işe dair bilgi ve beceri kazanımının da seviyesini öz yeterlik algıları belirlemektedir. Keman çalmaya yönelik öz yeterlik algısı da gerek teknik gerekse müzikal sorunların çözülmesinde büyük etkendir. Bireyin keman çalmaya yönelik sahip olduğu öz yeterlik algısı bireyin  keman çalmak için ne kadar efor harcayacağını ve karşılaştığı bir sorunu çözmek için ne kadar zaman ayıracağını belirler. Kişinin kendisini keman çalmak konusunda yetersiz hissetmesi, keman çalışmalarına ayıracağı süreyi olumsuz yönde etkileyebilir. Kendisini keman çalmak için yeteneksiz hisseden birey ne kadar çalışırsa çalışsın başarıya ulaşamayacağını düşündüğü için keman çalışmayı bırakabilir.

Özellikle müzikal kazanımlar anlamında kritik yaşlar olan ilköğretim dönemi öğrencilerinin bilişsel ve fiziksel gelişimlerine paralel olarak tasarlanan bir eğitim uygulanmasıyla müzik eğitimlerinin daha verimli olacağı kesindir. Eğitmenin tüm bunları düşünerek ve özellikle çocukların algı, dikkat ve ilgilerini gözlemleyerek uygun tarzda eğitim vermesi gereklidir. Bunun için elbette eğitmenin eğitimli, bilgili ve donanımlı olması gerekmektedir. Yeterli alt yapısı olmayan eğitmenlerin hatalı eğitim vermesi bir tarafa çocuğun yukarıda sayılan tüm bu gerekliliklere dikkat etmemesi nedeniyle müzik eğitimi, özellikle keman eğitiminden soğuması veya müzikten uzaklaşması olasıdır.

Özellikle diğer çalgılara göre daha fazla sabır gerektiren keman eğitiminin zorluğu bu noktada başlamaktadır. Yoksa bir çalgı diğerinden daha zor kanısı geçerli değildir. Zorluk kişilik ve genel algının insanları yönlendirmesinden kaynaklıdır.

Tüm bu kanıları kırmak için elbette önerimiz özel derslerdir. Birebir ilgilenme ile birtakım olası zorlukları aşmak daha kolay olabilir.

Genel olarak ülkemizde tüm müzik eğitimlerinde olduğu gibi Keman eğitiminde’de bazı eğitmenler ya yeterli bilgi  düzeyinde değiller ya da eğitmenliğin/öğretmenliğin pedagojik yönünü göz ardı etmektedirler. Elbette pedagojik formasyonda tek başına iyi öğretmen olmak için yeterli değildir. Çünkü ülkemizdeki eğitim sistemi genel anlamda uygulama değil sözlü anlatım temeline dayanmaktadır. Sözlü anlatıma dayalı olan bu eğitim bir anlamda ilköğretim seviyesinin üstü için belki uygun olabilir fakat ilköğretim grubu için uygunluğu kesinlikle tartışılır bundan dolayı eğitmen/öğretmenlerin bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.  Çünkü soyut ve sıkıcı çocuğun dikkat verme seviyesinin üzerinde bir beklenti ile verilecek sözlü eğitime dayalı sistem çocukta verimliliği düşürecektir.

Kaliteli  bir müzikal ve teknik altyapının temellerinin atıldığı önemli bir dönem olan ilköğretim dönemi, çocuklar  için zor, soyut ve sıkıcı değil, bu durumun ta m tersine eğlenceli, aktif ve kolay olması gerekmektedir. Küçük  çocuklarda algılama daha çok dokunsal ve kinestetik bir eylemdir. Küçük çocuklar parmaklarını ve ellerini kullanmayı severler, dokunarak hissetmekten hoşlanırlar ve hareketli olmaya çok büyük ihtiyaç duyarlar.

Karmaşık ve çok sayıda bilgiyi absorbe etmeleri için en zor yol ise dinlemektir. Buna karşın yetişkinler çocuklara öğretme konusunda her zaman açıklama yolunu tercih etmektedirler. Okul yaşındaki çocukların % 30’ dan daha azı dinleme modunda algılayabilmektedir ve duyduklarının % 75’ini hatırlayabilmektedir. (Calissedorf, 2006). Keman eğitiminin çocuklar için somut ve kalıcı olmasının ilk şartı  ise oluşturulacak olan eğitim programının çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim özelliklerine uygun olmasıdır. Bu programın oluşturulmasında kullanılması gereken en geçerli yol ise aktif öğrenmedir.

Çünkü aktif öğrenme, çocuğu derste aktif hale getiren, pasif bilgi alıcısı olmaktan çıkararak, bilgiyi kendisinin keşfetmesini sağlayan bir yöntemdir.  (Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi cilt:1 Sayı:02 2010, sf:112-124-S.Serkan ŞEKER VE Şermin BİLEN)

Velilerimiz müzik eğitiminin uzun soluklu bir eğitim olduğunu unutmamalıdır. Dolaysıyla çocuklarımızın özellikle okul öncesi ve ilköğrenim dönemi öğrencilerimizin ders saatinin tamamında söz konusu eğitim ile ilgili çalışma yapmasını beklememeleri gerekmektedir.  Dikkati ders süresi kadar öğrencinin bulunduğu ortamın, kişilik özelliklerinin, kişinin konuya olan ilgisinin, alışkanlıklarının, gruba uyumunun, merak ve keşfetme duygusunun, öğrenmede kullanılan yöntemlerin de etkilediğinin bilinmesine fayda vardır. (Prof. Dr. Adil Türkoğlu)

Normal şartlarda bir ilköğretim öğrencisinin dikkat süresi 16-20 dakika aralığındadır. Elbette kişisel özellikler bunu etkiler. Bunun dışında özellikle çocuğun daha küçük yaştaki çocukların dikkat süresi de azalmaktadır. Bazı velilerin çocuktan dolu dolu 40-45 ya da 50 dakika müzik çalışma performansı beklemektedir. Oysa bu beklenti  yanılgıdan başka bir şey değildir.

İyi bir eğitimci çocuğun sıkıldığını gördüğü zaman farklı yaklaşımlarla birkaç dakika sıkılmasını engelleyip ardından tekrar eğitime dönebilmektedir. Bu birkaç dakika çocuğun kişisel özelliklerine göre uzayıp kısala bilmektedir. Bu bağlamda tüm bunları bilmeyen veliler dersin boşa geçtiği kanısına kapılmaktadır. Kaldı ki kurslarda müzik eğitimi  yapılırken, ilk koşullardan birisi çocuğa uğraşı olan müzik aletini sevdirmektir ve eğitimci elbetteb bunun bilincinde olarak eğitimine devam etmelidir.

Bunun farkında olmayan velilerin bir kısmı daha kursa yazıldığı andan itibaren büyük beklentiler içerisine girmektedir. Oysa eğitim bir süreç, sabır ve anlayış gerektirmektedir. Eğitmenlerin görevi çocukları eğitmenin yanı sıra velileri de bir anlamda eğitmektir. Her öğrenci kendi kişisel özelliklerine göre daha hızlı veya daha yavaş öğrenebilmektedir. Bu durumda velinin kendi çocuğunu bir başka çocukla kıyaslaması değil teşvik etmesi gerekmektedir.

Veli, eğitmen ve kurs idaresinin tüm bu süreci iyi değerlendirip gerek velileri bilgilendirme gerekse çocuğun dikkat süresini etkileyecek olan teknik donanım ve ortamı sağlaması gerekmektedir.

Elbette kursların ayakta kalması için maddi kazanımları şarttır fakat söz konusu sanat eğitimi olunca birtakım konularda kurs idarelerinin daha verici olma zorunluluklarının olduğunu düşünmekteyiz.

Tüm bu ayrıntı ve yapılanmalar içersinde sanat eğitimi ile uğraşan kurumların kendilerinin oluşturacakları birimler ile sanat eğitimcilerinin kendi özdenetim ve yapılanmalarını sağlamaları gerekmektedir.

Bu yapıldığı taktirde kurslarda hobilerini geliştiren veya sanata kendini yakın hisseden ya da sanatı seven kişilerin çoğalmasına yol açacak ve uzun vadede sanatla iç içe olan toplumların oluşmasının yanı sıra kültürel değerlerin yükseldiği, hoşgörü ve sosyal zekanın yükseldiğin görmemiz mümkün olacaktır..

Velilerin özellikle Özel okullarda verilen ortam ve biçimi ile “sanat hobi kurslarında” verilen eğitimlerin nekadar sağlıklı olduğunu da elbette değerlendirmeleri gerektiğine inanmaktayız.

Her işte olduğu gibi kurumlarda kendi uzmanlıkları anlamında değerlendirilmelidir.

Örgün eğitim kurumları (İlköğretim, ortaöğretim kurumları) asli işleri ile ilgili eğitimlerinde kalite ve seviyelerini yükseltmekle ilgilenmeli M.E.B.  kapsamındaki genel sözel anlatım ağırlıklı sanat ve müzik derslerini vermeli. Sanat özellikle müzik eğitiminin pratikte uygulamalı eğitimini  kurslara bırakmalı. Bunun dışında devletin gerek belediye ve gerekse Halk Eğitim Merkezi kanalı ile bu geleneksel sanatlar dışındaki sanat eğitiminden çekilmesinin gerekliliği de ortadadır.

Kaldı ki devlet bir taraftan “Müzik Öğretmeni sayısı fazla” diyerek Müzik öğretmenliklerini kapatırken bir taraftan da Özel kolej ve okulların müzik kursu açmasına göz yumarak veya halk eğitim merkezlerinin, ismek benzeri kuruluşlar ile Özel kursların önünü tıkamaktadır. Bu yüzden müzik Müzik Öğretmelerinin  istihdamını engellemekte aynı zamanda  sevdirilmesi gereken sanat eyleminin develet eli ile kalıplaştırılmasını “sanatı yaygınlaştırmak “olarak lanse ederek tektipleştirmek ve hatta çocukları sanattan uzaklaştırmaktadır.

Kurulduğu yıllarda önemli görevler üstlenen Halk Evleri (şimdiki Halk Eğitim Merkezleri) Metropol ve büyük şehirler için artık özelliğini yitirmiş ve misyonunun dışındaki amaçlarla kullanılır hale gelmiştir.

İlgili ilgisiz pek çok konuda özelleştirmeye giden hükümetler nedense (!) hatta “sanatın içine tükürseler bile” sanat eğitimini halk evleri ve özel okulların yetkisi ile sınırlamaktadır. Oysa elbette bir Kursun devletin gücü veya bir kolejin ekonomik gücü ile rekabet etmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra elbette uzmanlığı sanat eğitimi olan bir kurumla bir kolejin veya Devlet denetimindeki kurumun sanat eğitimine bakışı aynı olamaz. Kolejler ekonomik kaygılar devlet destekli kurumlar ise görev kaygısı ile yaptıkları eğitimin verimin incelemek durumundadır.

Nedenlerini hepimizin bildiği sebeplerle bunlara göz yumak ülkede sanatı gömmek demektir. Daha akılcı politikaların uygulanması dileğiyle…

 

 Sanat dolu günler dileğiyle.

N.ÖZCAN

22 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/09/muzik-egitiminin-onemi.jpg 300 715 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-22 18:12:442013-09-23 19:16:59İlköğretim çağında hobi müzik eğitimi hakkında düşünceler
Sanat Haberleri

Dev Heykellerin Sanatçısı Anish KAPOOR İstanbul’da

İstanbul özel günler yaşıyor. Bir tarafta kapılarını yeni açan 13.Uluslararası İstanbul Bienali; diğer yanda Sakıp Sabancı Müzesi’nde, kentin tarihi dokusu ile manalı bir ahenk yakalayan, kavramsal sanatın büyük ismi Anish Kapoor’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi… 10 Eylül’de sanatçının katılımıyla açılışı gerçekleşen etkinlik, sıra dışı boyuttaki taş eserleriyle sanatseverleri sonsuzluk ve karşıtlık kavramı üzerine düşündürecek

Anis-KapoorGeçen hafta Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki katıldığım sergi ile ilgili basın toplantısında, yaşayan en ünlü ve yaratıcı sanatçılardan biri olan Anish Kapoor’u birebir görmek, düşüncelerini ve çalışmalarını sesinden duymak gerçekten büyük bir ayrıcalıktı.

Bir başka ayrıcalık da böylesi bir serginin ayağımıza kadar gelebilmiş olması! Uzun zamandan beri bu olayın hayalini kuran Sakıp Sabancı Müzesi yetkilileri sergiyi gerçekleştirmek için, Akbank’ın da desteğiyle müzeyi yıkıp adeta yeniden inşa ettiler. Tonlarca ağırlıktaki devasa taş eserleri (en büyüğü 12 ton) gördüğünüzde bunları buraya nasıl taşıdılar, nasıl binanın içine soktular diye hayret içinde düşünüyorsunuz. Dokuz tırla Türkiye’ye taşınan 32 eseri yerleştirmek için dört vinç çalıştı ve SSM adeta bir şantiye alanı haline geldi. Bu gayretli çaba sadece bizim değil, Kapoor’un ve “Elektrik direğinin kaldırılmasına bile itiraz etmediler” diyen sergi küratörü Sir Norman Rosenthal’in de haklı takdirini kazanmış. Bundan sonra SSM’nin altından kalkamayacağı hiçbir sergi olamaz bence.

Anish Kapoor’un “Enerjik, açık ve müthiş dinamiklere sahip bir yer” olarak tanımladığı İstanbul’a olan sevgisi, şehrin tarihi, mimari değerleri ve Bienal, şimdiye kadar hiçbir yerde sergilenmeyen bu eserleri kentimize getirmesine vesile olmuş. Kararını pekiştiren bir diğer nokta da; ölçeğinin kaybolacağı endişesiyle bu işlerinin açık havada sergilenmesini istememesi ve sanatçının kapalı mekân arzusunu kabul eden müzenin olumlu yaklaşımı olmuş.

Anish-Kapoor-dev-heykelleri-1Taş, eski ve hafızası olan bir materyal; nice olaya şahit olmuş ve nice sır barındırmakta… Sergideki eserlerin birçoğu farklı coğrafyalardan toplanan mermer, kaymaktaşı, oniks ve granit gibi malzemelerden oluşuyor. Bu arkaik dünyada, kendi deyimiyle taşı ‘taciz eden’, kötüye kullanan Kapoor, ondan harika formlar yaratıyor.

Binaya girdiğimde kendimi zamansız bir arkeoloji müzesinde hissettim. Boyutlarının yanı sıra abartıdan uzak ve yalın duruşları dikkatimi çekti heykellerin. Bir de o kadar uyumlu yerleştirilmişler ki, farklı malzemelerden ve farklı dönemlerde yapılmalarına rağmen bir bütünlük ve temasal bir birliktelik oluşturmuşlar.  Bazı formlar, özellikle de oyuklar sık sık karşınıza çıkıyor; zaten Kapoor da bunları tekrar etmekten sakınmadığını ifade ediyor. Sanatçı, her ne kadar çalışmalarının nasıl algılandığı ile ilgilenmediğini söylese de; sanırım maddeye odaklanıp manayı göz ardı etmememiz için benzer malzeme ve minimalist bir yaklaşımla gerçekleştirmiş yapıtlarını. Az sözle, geçmişten geleceğe uzanan bir sonsuzluk ve süreklilik kavramı içinde insanlık tarihine vurgu yaparken, madde ile maneviyat arasındaki karşıtlığı da ön plana çıkarıyor.

Seyircileri eserleriyle iletişime; soyut işlerini, anlamın tam sınırında (anlamla anlamsızlık arasında) tutarak manipüle ettiğini söyleyen sanatçının her yapıtını, gizini keşfetmek ister gibi uzun uzun seyretme ihtiyacı duyuyorsunuz. Özellikle derin delikler, yarıkların içindeki oyuklar, dehlizler esrarengiz bir dünyanın kodları gibi insanda merak ve hafif bir korku yaratıyor. Sanki bir girdaba yakalanıp döne döne o deliğin içinde kaybolacak gibi hissediyorsunuz. Hemen hemen herkes başını bu deliklere sokarak derinliğin sonunu görmeye çalışıyor.

Dolaşmaya devam ederken, insan bedeninin farklı organlarını andıran formlar, eril/dişil girinti ve çıkıntılar, parlak mermerlerde renk pigmentlerin oluşturduğu damarlar gözüme çarpıyor. Aklıma Norman Rosenthal’in “Anish önemlidir. O, hiçbir eserini önceden tasarlamaz, eskiz yapmaz. Onun sergisine bir roman, bir tiyatro eseri gibi bakmalısınız. Çok katarsis (ruhsal arınma) yaşanır sergilerinde” sözleri geliyor.

Anish-Kapoor-dev-heykelleri-2Optik illüzyon yaratan aynalar serginin en ilginç parçaları; sanatla teknolojiyi birleştiren, ünlü ‘Gök Ayna’, iç bükey formuyla müzenin bahçesinde yerini almış. Yanılsamalar yaratan ve sonsuzluk hissi veren bu objelerde bakanı kendisiyle karşılaştırıyor. Kapoor izleyiciyi yönlendirmeyi sevmiyor, onun eserle kendi deneyimini yaşamasını ve kendi evrenini kurmasını istiyor.

Sarı, Erdem, Kaçınılmazlık, Dil, Mezar, Sekiz, Çiçek, Ejderha çalışmalarından bazıları… Daha öncel Guggenheim Kraliyet Sanat Akademisi’nde de sergilenen ‘Sarı (Yellow/ 1999)’, serginin en etkileyici çalışması bana göre; cam elyafı ve pigmenten oluşan bu devasa yapıtı dakikalarca seyrederken o sonsuz sarı içinde kaybolduğumu hissettim.

Bu sergiyi, özel bir vakit ayırarak, tadını çıkararak gezin; taşın ne kadar kadim bir malzeme olduğunu, sadeliğin ne kadar çok şey anlatabileceğini tecrübe edin.  Kendi deneyimlerinizi yansıtın. Zaten sanat da en açık bir diyalog şekli değil midir?

 

 

Anish Kapoor kimdir?

1954 Mumbai doğumlu olan Anish Kapoor, 1970’li yıllardan bu yana sanat eğitimi için gittiği İngiltere’de yaşıyor. Londra’da Hornsey College of sanatçı-anish-kapoorArt ve Chelsea School of Art and Design’da sanat eğitimi gören sanatçı, bugün Kraliyet Akademisi üyesi ve Britanya İmparatorluk Nişanı sahibi. Kapoor, 1970’lerin sonunda ziyaret ettiği anavatanı Hindistan’da gördüğü boya pigmentlerinden etkilenerek yaptığı ‘pigment heykelleri’ ile dikkat çekti. 1980’lerden itibaren Yeni İngiliz Sanatı adı altında anılmaya başlayan ve Tony Cragg, Richard Deacon, Bill Woodrow gibi sanatçılardan oluşan grup içinde anıldı. 1990’da Venedik Bienali’nde, 1992’de Documenta’da İngiltere’yi temsil eden Kapoor, 1991 yılında aldığı Turner Ödülü’yle İngiliz sanat ortamının önde gelen sanatçılarından biri haline geldi. 1990’lı yıllardan itibaren malzeme dağarcığını büyük ölçüde genişleten ve yeni endüstriyel teknolojilerin kullanımını gerektiren büyük boyutlu projelere yönelen Kapoor’un İngiltere’de gerçekleştirdiği en dikkat çekici işler arasında, 2002 yılında Unilever Serisi kapsamında Tate Modern’de gerçekleştirdiği ‘Marsyas’ heykeliyle, 2012’de Londra Olimpiyatları sırasında gerçekleştirdiği Olimpiyat Kulesi ‘Arcelor Mittal Orbit’ yer aldı.

1990’lardan 2000’li yıllara uzanan süreçte dünya çapında birçok sergi gerçekleştiren Anish Kapoor’un dikkat çeken büyük boyutlu projeleri arasında, Kunsthaus Bregenz’de 20 tonluk kırmızı vazelin ve mumdan oluşan heykeli ‘Benim Kırmızı Yurdum’ (2003), Chicago’daki Millennium Park’ta 110 tonluk paslanmaz çelik heykeli ‘Bulut Geçit’ (2004), Viyana’da Museum fur Angewandte Kunst’ta ve Londra’da Royal Academy’de ‘Köşeye Ateş Etmek’ enstalasyonu (2009) ve Paris Grand Palais’de sergilediği ‘Leviathan’ heykeli bulunur.

 Haber : Tuna SAYLAĞ   

Kaynak : [–]

 

19 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/09/sanatçı-anish-kapoor.jpg 1025 950 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-19 15:23:152013-09-19 15:23:15Dev Heykellerin Sanatçısı Anish KAPOOR İstanbul’da
Sanat Haberleri

” Anne baba olmak sanattır…” Ebeveyn koçluğu atölye çalışmamız başlıyor….

Ebeveyn olmak hem çok hoş hem de zorlayıcı bir durum. Hele de zamanımızın koşulları gereği hızlı değişen koşullarında. Bu değişim haliyle çocuklarımızla bizim çocukluklarımız arasında çok büyük değişikliklerin oluşmasına yol açmakta.

 Değişen koşullara rağmen değişmeyen tutumlarla anne babalık yapmak çatışmaları ve sorunları beraberinde getiriyor.

Biz diyoruz ki anne baba olmak ile ilgili şikayet etmekten başka yapılabilecekler de  var..

Çocuklarımızdan şikâyet etmek yerine onları anlamak ve onlarla doğru iletişime geçmek için neler yapabiliriz?

Çocuğuma ulaşmak istiyorum diyen anne babalar bir yol…

 Düşünmeyenimiz oldu mu acaba?

  • Çocuğuma ulaşamıyorum…
  • Aramızda hep bir didişme ve gerilim var…
  • Aynı dili konuşamıyoruz…Beni anlamıyor…
  • Ders çalışmıyor ve hep beni yoruyor..
  • Çok sorumsuz ve artık bıktım…
  • Sınavlara hazırlanırken onunla nasıl baş edeceğim…
  • Tam zamane çocuğu hiçbir şeye karşı saygısı  yok…

  Bu ve benzeri cümleler hayatınızda varsa ve artık “Nasıl değiştiririm, bunun bir yolu olsa ?” veya “Nasıl bakmak ve nasıl davranmak bizim için fark yaratır?” sorularına doğru çözümleri arıyorsanız, bunları bulmak ve deneyimlemek için anne baba olma sanatı eğitimi güzel bir adım olabilir…

  “ANNE BABA OLMA SANATI-EBEVEYN KOÇLUĞU” Programını sizin için tasarladık…

6 hafta sürecek programda tüm soruların yanıtını alacak ve çocuğunuzla bağlantı kurmak ve doğru iletişim stratejileri izleyerek ilişkininizi yeniden yapılandırabileceksiniz…

Program bir reçete sunmaktan öte; kişisel farkındalık ve keşfe dayalı bir özellik taşıdığından bu eğitim ile her yaş grubundaki çocuğu olan ebeveynler için ve hayatınızın her döneminde işinize yarayacaktır.

Şikâyet ettiğimiz konuların nedenlerini ve çözümlerini deneyimlemek, fark etmek ve değiştirmek için atölyemize bekliyoruz.

Neslihan EROĞLU kimdir?

(Resmi sitesi : http://www.neslihanerdogdu.com)


PCC,Sosyolog, Eğitmen, Yazar

UZMANLIK ALANLARI

Yaşam Koçluğu

Kurumsal Koçluk

Yönetici Koçluğu

Takım Koçluğu

Organizasyon Koçluğu

KARİYER ÖYKÜSÜ

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra eğitim sektörünün çeşitli kademelerinde 25 yıl çalıştı. Bu sürenin uzun bir kısmı yöneticilik yaptı, insan ilişkileri ve yönetim becerileri ile ilgili pek çok deneyim kazanan Neslihan ERDOĞDU kişisel gelişime merakı ve yeniliklere açık olmanın etkisi ile 2006 yılında koçlukla tanıştı ve TheCoachingInstitute, Comprehensive Coaching U Sertifika Programına katılarak kapsamlı koçluk eğitimi alıp koçluk yapmaya başladı.Koçluğun bir dönüşüm ve değişim yolculuğu olduğu bilinci ile eğitimlerine devam eden Neslihan ERDOĞDU Bahçeşehir Üniversitesi GCDF programını bitirdi.

Türkiye’nin ilk kariyer geliştirme danışmanlarından olan Neslihan ERDOĞDU KİPDER projeleri kapsamında çeşitli üniversitelerde eğitimler verdi. Gençlerin meslek seçim süreçlerindeki hataların meslek yaşamlarında yarattığı mutsuzluk ve olumsuzlukların önlenmesi ile ilgili olarak yürütülen bu proje ile pek çok gencin hayatına dokundu.

Mesleki yaşamını sürdürürken “bilgi paylaşıldıkça çoğalır” ilkesiyle sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak deneyimlerini değişik mecralarda paylaştı. Bakırköy Kent Konseyi-Kadın Meclisi, Toplumsal Eğitim ve Gelişim Derneği, Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği bunlardan bazılarıdır.300 den fazla seminer verdi. Çeşitli sempozyumlara konuşmacı olarak katıldı. Turuncu Şapkalılar olarak bilinen Türkiye’nin 45 üniversitesine yönelik en kapsamlı Kariyer Geliştirme Koçluğu projesinin akademik danışmanlığını yaptı.7 üniversitede atölye çalışmaları yaparak yüzlerce gencin hayatına dokundu.

TOKİ-Emlak Konut GYO Genel Müdürlük personeli ile yürütülen koçluk sürecinde profesyonel koçluk yapan Neslihan ERDOĞDU, halen ID Coaching  International ‘da Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve çeşitli şirketlerde A’dan Z’ye kurumsal koçluk yapmaktadır.2000 saatin üzerinde koçluk deneyimine sahip olan ERDOĞDU Professional Certified Coach olarak,ID Akademi’de mentorluk yapmakta,mezun koçlarla deneyimlerini paylaşmaktadır.

Neslihan ERDOĞDU,aynı zamanda Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.

Yayınlanmış bir kitabı ve çeşitli kanallarda yürüttüğü TV programları olan Neslihan ERDOĞDU yazılarını milliyet Blog sayfalarında sürdürmektedir.

 

EĞİTİM&SERTİFİKALAR

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi-Sosyoloji Böl.

Comprehensive CoachingU,TheC oaching Institute,2006

AB Proje Döngüsü Eğitimi-Ulusal Ajans,2006

Toplam Kalite Yönetimi Eğitimi-MEB,2006

Girişimcilik Eğitimi 1-2-İSTESOB,2007

Kariyer Geliştirme Danşmanlığı (GCDF),Bahçeşehir üniversitesi,2007

NLP Practitioner,ID Coaching International, 2009

Duygusal Zeka,CHE,2011

Executive Coaching, ID Coaching International,2011

NLP Master Practitioner, IDCoaching International,2011

Life Coaching,IDCoachingInternational,2011

Certified Coach,ID Coaching International,2011

Integral Coaching,ID Coaching International,2012

Yaratıcı Drama Eğitimi Şapka Eğitim ve Danışamanlık 2012

GERÇEKLEŞEN PROJE EĞİTİM İLE İLGİLİ EĞİTİM KURUMLARI İLE İLGİLİ  REFERANSLAR:

  • BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ  EXECUTIVEMBA-KOÇLUKEĞİTİMİ( devam ediyor)
  • ANKARA İLİ REHBER ÖĞRETMENLERİNE ÖĞRENCİ KOÇLUĞU EĞİTİMİ
  • AKSARAY İLİ  ÖĞRETMENLERİNEÖĞRENCİ KOÇLUĞU EĞİTİMİ
  • SELMAN BUCAKLI DANIŞMANLIK-EBEVEYNKOÇLUĞU ATÖLYESİ

•21 ÜNİVERSİTEDEN ÖĞRENCİLERE

Etkili İletişim Becerileri ve Takım Çalışması Eğitimi

•             İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

•             ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

•             SAKARYA ÜNİVERSİTESİ ,

•             ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ,

•             SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

•             BİLKENT ÜNİVERSİTESİ

•             GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ

•             MALTEPE ÜNİVERSİTESİ

•             KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ

KARİYER KOÇLUĞU EĞİTİMİ

•             BİLKENT ÜNİVERSİTESİ

STRES VE KENDİMİZİN STRES KOÇU OLMAK

•             EKOLOG33 AB PROJESİ–

GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ-MERSİN-

•             KAVRAM M.Y.O-TURUNCU KARİYER-

İLETİŞİM BECERİLERİ

             KAVRAM M.YO.-TURUNCU KARİYER

ZAMAN YÖNETİMİ VE TOPLANTI YÖNETİMİ

•             KAVRAM M.YO.TURUNCU KARİYER

STRES YÖNETİMİ

•             KIZILAY TIP MERKEZİ-BAKIRKÖY

STRES YÖNETİMİ

•             KAVRAM M.Y.O TURUNCU KARİYER

STRES YÖNETİMİ

TIME ETKİNLİĞİ-CEYLAN INTERCONTINENTAL HOTEL

1NİSAN KARİYER ETKİNLİKLERİ

3 FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU VELİLERİNE

AİLE İÇİ İLETİŞİM VE EBEVEYN TUTUMLARI

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİNE

ZAMAN YÖNETİMİ

•             BASAD (Bakırköylü Sanatçılar Derneği)

SANATÇILAR VE ZAMAN YÖNETİMİ

•             EĞİTİM-SEN ÖĞRETMENLERE

•             YAŞAM BOYU İLETİŞİM (4 HAFTA)

•             ÇINAR LİONS

YAŞAMDAN ZEVK ALMAK VE KENDİ YAŞAM KOÇUMUZ OLMAK

•             YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ

ÇOCUKLARIMIZ KARNE ALIRKEN

•             Y-G 21KADIN MECLİSİ

İLETİŞİM SEMİNERİ

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU VELİLERİNE

SINIRLAR

•             MARMARA ÜNİVERSİTESİ

ÖĞRENCİLERİNE KARİYER DANIŞMANLIĞI(3 OTURUM)

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU

DİKKAT VE ODAKLANMA

•             MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT KLÜBÜ

KARİYER BASAMAKLARI –KİŞİSEL ÖZELLİKLERİMİZ

•             UĞUR DERSHNELERİ SEMİNERLERİ

BEŞİKTAŞ ŞB.VELİ SINAV STRESİ VE EBEYN TUTUMLARI

AKSARAY ŞB.VELİ- MENTÖR ANNE-BABALIĞA DOĞRU (2KEZ)

AKSARAY ÖĞRENCİ-SINAV STRESİ İLE DOST OLMA  (2 KEZ)

AKSARAY VELİ-SINAV SİSTEMİ VE EBEVEYN TUTUMLARI

BAKIRKÖY ŞB.VELİ-GELECEĞİ ÇAĞIRMAK

BAKIRKÖY ŞB.ÖĞRENCİ-SİZİN KUTUP YILDIZINIZ?

13 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/mutluluk-ve-çocuklar.jpg 511 950 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-13 10:10:162013-02-13 10:10:16” Anne baba olmak sanattır…” Ebeveyn koçluğu atölye çalışmamız başlıyor….
Sanat Haberleri

Pawel Althamer istanbul Galeri Manâ’ da

Galeri Manâ, 20 Kasım – 12 Ocak tarihleri arasında Pawel Althamer: 6 Heykel adlı sergiye ev sahipliği yapacak

Sanatçının Istanbul’daki bu ilk solo sergisinde Deutsche Guggenheim, Berlin siparişi üzerine ürettiği Almech isimli yerleştirmesinden altı adet heykel yer alıyor.

Althamer’in doğal büyüklükteki altı adet portreheykeli, ruhani varlıklarıyla izleyicide hem huzur hem endişe uyandıran, bembeyaz ve solgun bir hayaletler topluluğu oluşturuyor. Deutsche Guggenheim ile sanatçının babasının Varşova, Polonya şehrinde kurmuş olduğu plastik üretim atölyesi Almech arasındaki bir değiş-tokuştan doğan bu seri, betimlenen kişilerin – Deutsche Bank çalışanları, müze personeli ve ziyaretçiler – yüz kalıpları ile bedenlerini oluşturan plastik malzemeyi bir araya getiriyor.

Galeri Manâ’daki serginin çıkış noktası, sanatçının sosyal dokuya dair keskin algısı; bu algı, farklı işlerini birbirine bağlamakla kalmayıp, sanatçının oynadığı bir malzeme haline gelmiştir. Yerinden sökülmüş ve yeni bir çerçeveye nakledilmiş altı işi Manâ’da yeniden yerleştiren ise sanatçının zaman, mekân ve toplum algısı. Althamer bu heykelleri üretim, yöntem ve mekânlarından ayırarak, özgürleştirerek onlarla yeni bir diyaloğa giriyor ve onların tarihle yüklü olmayan bir yoruma kavuşmalarını sağlıyor. Bu temsiliyetin anti belleği işin daha az belirlenmiş, kişisel bir deneyiminin şaşırtıcı bir şekilde hayat verici olabileceğine işaret ediyor.

 Pawel Althamer farklı medyumlar kullanarak ürettiği yapıtlarıyla olduğu kadar izleyicilerine ve değişik toplumsal gruplara yaşattığı çeşitli ve özgün sosyal deneyimlerle kendine özgü katılımcı bir sanat pratiği geliştirdi. Kariyeri boyunca sanatın dönüştürücü potansiyelini kullanmayı amaç edinen Althamer, insanların kendi yaratıcılıkları üzerine düşünmelerine ve günlük hayatlarına dair yeni bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olabilecek bir tavır benimsedi. 1994’ten beri yürütmekte olduğu MS hastaları için düzenlenen bir haftalık heykel atölyesi olan Nowolipie Grubu; 2000 yılında komşularının dairelerini kullanarak düzenlediği Bródno 2000 isimli büyük çaplı grup performansları; 2008 yılından beri ailesi ve arkadaşları ile organize ettiği Common Task isimli Belçika, Brezilya ve Mali’ye yolculuklar dizisi ve Frühling (2009) kapsamında Museum Fridericianum, Kassel’deki solo sergisini şehirdeki okul çocuklarına devretmesi bu sanatsal tavrına örnek gösterilebilir. Pawel Althamer’in heykel, enstelasyon, video ve film gibi çesitli medyumları barındıran yapıtı, çoğunlukla sakatat, kuru ot ve insan saçı gibi malzemeler kullanarak ürettiği kendisinin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının doğal ölçülerde portrelerine odaklanıyor.

 Kaynak : [-]

19 Kasım 2012/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/pawel-althamer1.jpg 1024 683 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-19 18:13:362012-11-19 18:14:33Pawel Althamer istanbul Galeri Manâ’ da
Sanat Haberleri

6. iDANS Festivali başlıyor

Ekim 2012-Mayıs 2013 arasında gerçekleşecek 6. iDANS Uluslararası Çağdaş Dans ve Performans Festivali’nin merakla beklenen sahne performansları başlıyor. Festivalin ilk haftası aynı zamanda Ekim ayı programının en can alıcı performanslarını ağırlıyor.

iDANS bir kez daha çağdaş dansın çok çeşitli ifadelerini sunmakla kalmıyor; aynı zamanda uluslararası alanda kendini ispatlamış, tiyatro ve performans sanatlarının jenerik kategorilerini altüst eden en yenilikçi örnekleri de ön plana çıkarıyor. Festival programı canlı performansların, iDANS’ın kendi ortak yapımlarının, film gösterimleri, konuşmalar ve bir fotoğraf sergisinin de yer aldığı çok sayıda etkinlik sunuyor.

 Çağdaş bir İpek Yolu olarak iDANS 06

iDANS 06, Doğu, Güney ve Batı Asya’yı Kuzey ve Doğu Afrika’nın yanı sıra Akdeniz ve Avrupa dünyasıyla birleştiren, Afro-Avrasya kıta parçası üzerindeki ticaret yollarını birbirine bağlayan 6500 kilometrelik tarihi kervan yolundan esinlenerek, “İpek Yolu” metaforu etrafında şekilleniyor. Çok çeşitli sanatsal yaklaşımları bir araya getiren program, farklı hareket biçimlerinin ve ifadelerin göçü, evrimi ve karşılıklı etkileşimini keşfe çıkarak zaman ve mekân içinde hareketlerin dönüşümüne de dikkat çekmeyi hedefliyor.

iDANS 06’nın sahne performansları bir iklim zirvesiyle başlıyor!

Avusturya’da yaşayan tiyatro yönetmeni ve oyuncu Anna Mendelssohn, Cry Me A River (Gözyaşların Sel Olsun) adlı eseriyle içsel ve dışsal iklim felaketleriyle ilgili bir çalışma sunuyor. Adeta kişisel meselelerle politik davalar arasındaki kırılgan buz parçası üzerinde yürüyen bu eser, iklim değişikliği hakkındaki iletişimin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Sanatçı birçok sesi kendi bedenine mal ettiği ilginç bir monologla karşımıza çıkıyor.

Anna Mendelssohn bu performansıyla 2011’de Almanya’nın Dietmar N. Schmidt Oyunculuk Ödülü’ne layık görüldü. Jüri bildirisinde belirtildiği gibi, Anna Mendelssohn ustaca sergilediği performansında büyük bir empati ve incelikle farklı duyarlılıkların klavyesinde hep doğru tonu yakalıyor. Keskin bir hassasiyet ve kıvraklıkla, birçok ses için tasarlanmış bir skoru tek başına icra ediyor.

Anna Mendelssohn’un Cry Me A River adlı solo “iklim zirvesi” 2 ve 3 Ekim tarihlerinde garajistanbul’da saat 20:00’de izlenebilir. Performans İngilizce olup Türkçe eşzamanlı çeviri ile sahnelenecek.

Hafriyat makinalarının küresel cazibesi (!)

  iDANS’ın ikinci sahne performansı Koreli dansçı ve koreograf Geumhyung Jeong’a ait. Genç sanatçı arzusunun nesnesi hakkında etkileyici bir sunum yapıyor; bu anlatım kendi repertuarı hakkında bir üst-performansa dönüşüyor.

Jeong eserlerinde insan bedeniyle onu çevreleyen şeyler arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya açan bir sanatçı. Sıradan nesnelerle çalışıp, onları kendi bedeniyle hayli yüklü ve rahatsız edici bir ilişkilenmeye sokarak onlara tekinsiz bir hayat veriyor. Zihin ve bedenin cezbedici bir koreografisini yaratmak için kukla, dans ve sahne cambazlığını birleştiriyor. Jeong, 2009 Seul Yeni Medya Festivali’nde “Alternatif Vizyon Ödülü”nü kazanmıştır.

Geumhyung Jeong’un performansı Oil Pressure Vibrator (Hidrolik Vibratör) 3 Ekim Çarşamba akşamı saat 22:00’de garajistanbul’da sahneleniyor.

Mısırlı müezzinlerden tiyatroya çağrı

“Belgesel tiyatro” duayenleri Rimini Protokoll kolektifinin imzasını taşıyan Radio Muezzin (Radyo Müezzin) Kahire’den dört müezzinin hayatlarına bir pencere açıyor; makineleşme, merkezileşme ve tekseslileştirme süreciyle “maneviyat emekçilerinin” “güvencesizleştirilmesi”nin dokunaklı ve insani hallerini tasvir ediyor.

Performansın baş karakterleri Mısırlı dört gerçek müezzindir: camiye gelmek için her gün iki saatini bir minibüste geçiren görme engelli bir Kur’an hocası; eskiden tank şoförlüğü yapıp şimdi günlük olarak caminin halılarını süpüren, Mısırlı bir çiftçinin oğlu; Suudi Arabistan’da göçmen işçi olarak çalışırken ciddi bir kaza atlattıktan sonra Kur’an’ı ezberleyen bir elektrik teknisyeni ve Kur’an kasetleri taksi şoförleri arasında epey popüler olan bir Kur’an okuma dünya şampiyonu ve vücut geliştiricisi.

Radio Muezzin’in dünya prömiyeri yoğun bir araştırma sürecinden ve Kahire’de gerçekleşen bir açık provadan sonra 2009 yılının Mart ayında ezanın halen yasak olduğu Berlin’de yapıldı. Performans ilk kez çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede sahne alıyor.

Projenin yönetmeni Stefan Kaegi belgesel tiyatro oyunları, radyo programları ve farklı işbirlikleri kurarak kent bağlamında kamusal alanda çeşitli eserler üretmektedir. Araştırmalar, halka açık seçmeler ve kavramsal süreçleri kullanarak geliştirdiği projelerinde “uzman”ların seslerini duyurmaya çalışır. Sanatçı, 2010 yılında European Cultural Foundation’ın (Avrupa Kültür Vakfı) Kültürel Çeşitlilik Ödülü’ne layık görüldü. Kaegi, Helgard Haug ve Daniel Wetzel ile “Rimini Protokoll” adı altında çalışmaktadır. Rimini Protokoll’un amacı gerçekliğin örtüsünü kaldırarak onu bütün yönleriyle sıradışı perspektiflerden sergilemektir. Rimini Protokoll, 2007’de Faust Tiyatro Ödülü’nü, 2008’de Tiyatroda Yeni Gerçeklikler Avrupa Ödülü’nü, 2011’de Venedik Bienali’nde ise Silver Lion Ödülü’nü kazanmıştır.

Stefan Kaegi (Rimini Protokoll)’un yönettiği ve Mısırlı dört müezzinin sahne aldığı performans 4 Ekim Perşembe ve 5 Ekim Cuma akşamları saat 20:00’de Haliç Kongre Merkezi’nde izlenebilir. Gösterim dili Arapça olup Türkçe ve İngilizce üstyazı olacaktır.

Yıldız koreograflardan yükselen bir başka yıldıza…

Britanyalı Güney Asya dansının yükselen yıldızı Aakash Odedra’nın icra ettiği Rising (Yükseliş), dört farklı parçadan oluşan, yeni bir kişisel dil üretmek için farklı süreçler ve estetikler keşfeden bir dans akşamı olarak hazırlandı. Program, dünya çapında ünlü koreograflar Akram Khan, Russell Maliphant ve Sidi Larbi Cherkaoui’nin yarattığı parçaların yanı sıra Odedra’nın kendi yaratımı bir parçadan oluşuyor. Bütün bu eserler, Odedra’nın klasik Hint dans disiplinleri (Kathak ve Bharata Natyam) temelinden yola çıkıyor.

Aakash Odedra’nın Yükseliş’i 6 Ekim Cumartesi akşamı saat 20:00’de Haliç Kongre Merkezi’nde izlenebilir.

Çağdaş dans tarihiyle “yüzleşmek”

 iDANS’ın programındaki ilk fotoğraf sergisi ünlü fotoğraf sanatçısı Peggy Jarrell Kaplan’ın imzasını taşıyor. Kaplan, bizi çağdaş dansın yaratıcılarının “yüzleri” aracılığıyla dans tarihinde analog fotoğrafları eşliğinde bir seyahate çıkarıyor. Koreografların Portreleri: Beden’den Yüz’e sergisi 4-9 Ekim tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde, 13-23 Ekim tarihleri arasında garajistanbul’da görülebilir.

iDANS 1-7 Ekim Haftası Programı:

Kaynak: [-]

Anna Mendelssohn – Cry Me A River 02/03 Ekim.2012 garajistanbul 22:00 20TL
Geumhyung Jeong – Oil Pressure Vibrator 03 Ekim 2012 garajistanbul 22:00 20TL
Stefan Kaegi (Rimini Protokoll) – Radio Muezzin 04/05 Ekim 2012 Haliç Kongre Merkezi 20:00 40/20TL
Aakash Odedra – Rising 06 Ekim 2012 Haliç Kongre Merkezi 20:00 30/20TL
29 Eylül 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/modern-dans.jpg 240 300 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-29 13:54:132012-09-29 13:54:136. iDANS Festivali başlıyor
Sanat Haberleri

Nerede Olursanız Olun ; 17 Eylül – 23 Eylül Arası Sanatla Olun !

Efsanevi müzisyen, söz yazarı ve şair Leonard Cohen, 2012 Old Ideas Dünya Turnesi kapsamında, 19 Eylül’de sadece bir konser için İstanbul’da olacak.

Sergi

İstanbul

■ Meryem Alakberli ’nin “Renklerin Dansı” isimli sergisi 17 – 19 Eylül tarihleri arasında Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde.

■ Naciye Baş ’ın “Büyüsün Sanat” isimli sergisi 17 – 29 Eylül tarihleri arasında VakıfBank İstanbul Genel Müdürlük Fuaiyesi’nde.

■ İlke Kutlay ’ın “Balans” isimli sergisi 17 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri Merkur’de.

■ İzlenimler ve Karşılıklar isimli karma sergi 18 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri/Miz’de.

■ Ayten Yetiş Doğu’nun “Boğazı Yeniden Tanımak” isimli sergisi 18 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında Galeri Işık’ta.

■ Özgür Oğuz ve Mete Erdoğmuş’un “Kesişim” isimli sergisi 18 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında

■ Emmanuelle Karatay ’ın “Düşlerim” isimli sergisi 18 Eylül – 10 Ekim tarihleri arasında Ortaköy Sanat Galerisi’nde.

■ Ruzin Gerçin Anısına isimli suluboya resim sergisi 18 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Galeri Selvin’de.

■ Gavin Turk’un “Türk” isimli sergisi 18 Eylül – 16 Ekim tarihleri arasında Galerist’te.

■ Dominique Barreau ’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 18 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında Gama Sanat Galerisi’nde.

Artistan’da.

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 18 Eylül – 10 Kasım tarihleri arasında Galeri Manâ’da.

■ Unseen Photo Fair Amsterdam isimli sergi 19 – 23 Eylül tarihleri arasında Elipsis Galeri’de.

■ Taner Alakuş’un “Hayallerimdeki Minyatürler” isimli sergisi 19 Eylül – 22 Ekim tarihleri arasında Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Gerard Caris’in “Beşgencilik” isimli sergisi 19 Eylül – 27 Ekim tarihleri arasında Kuad Galeri’de.

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 20 Eylül – 25 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern’de.

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 20 Eylül – 1 Aralık tarihleri arasında Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ İsmail Acar’ın “5 Duyu 5 Olgu” isimli sergisi 18 Eylül’e kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda.

■ Eyüp Büyükbostancı’ın Halı sergisi 20 Eylül’e kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde.

■ Deniz Deniz’in “İçimdeki Işık” isimli sergisi 20 Eylül’e kadar İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde. (0 212 251 46 31)

■ Burhan Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi” sergisi 23 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Sonbahar Karma Sergisi 28 Eylül’e kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.

■ EVİN SANAT GALERİSİ YAZ KARMA SERGİSİ 28 Eylül’e kadar devam ediyor. (0212265 81 58)

■ Dora Günel’in “UNVAN-SIZ” isimli fotoğraf sergisi 28 Eylül’e kadar TMMOB Mimarlar Odası, Karaköy Binası’nda.

■ Bilge Alkor, Semih Duman, Ahmet Elhan, Ege Kanar, Çağlar Kanzık, Cihan Poçan, Sinan Tanrıdağ ve Begüm Yamanlar’ın fotoğraf sergisi 29 Eylül’e kadar 4a Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Oto-Portre isimli karma sergi 29 Eylül’e kadar artSümer’de.

■ Yunus Tonkuş’un “Bin desen, desem” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Arte İstanbul’da.

■ Dombrovskaya Elena, Meerson Aleksandr, Titov Nikolay gibi isimlerin bulunduğu “Dokuz İstanbul” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde.

■ Deneyimin Ötesi sergisi 30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Setenay Özbek’in sergisi 30 Eylül’e kadar ART350’de.

■ Kare Art Gallery’deki karma sergi 30 Eylül’e kadar ziyaret edilebilir.

■ Kes-Yapıştır isimli karma kolaj sergi 30 Eylül’e kadar Galeri İlayda’da.

■ Işığın Peşindeki Çocuklar 3 isimli karma fotoğraf sergisi 30 Eylül’e kadar PhotoWorld Fotoğraf Merkezi’nde. (0216 418 19 76)

■ İstanbul Fotoğrafları Sergisi 5 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Pınar Ceylan’ın “ULİTSA” isimli sergisi 2 Ekim’e kadar Galeri Espas Sanat Galerisi’nde. (0212 270 70 17)

■ Selim Birsel, Ali Kazma, Ali Emir Tapan, Nasan Tur, Mürüvvet Türkyılmaz’ın “Küçük Hakikatler” isimli sergisi 6 Ekim’e kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ Ersan Deveci’nin “Çocuk Oyuncağı” sergisi 6 Ekim’e kadar Dirimart’ta.

■ Elizabeth Srtrubi’nin “miş’li geçmiş” isimli sergisi 22 Ekim’e kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)

■ Bihrat Mavitan’ın “Üçer, üçer, üçer” isimli heykel sergisi 7 Ekim’e kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.

■ Ysolt’un Yeni Limanı 10 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.

■ Algı Kapıları isimli karma sergi 13 Ekim’e kadar THE MARMARA PERA’da. (0 212 292 00 38)

■ Bahadır Baruter’in “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” isimli sergisi 13 Ekim’e kadar Galeri X-Ist’te.

■ Padişahın Evi: Harem-i Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar Gallery LiNART’ta.

■ Hüseyin Aksoylu ’nun “Ağırlık” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar art ON İstanbul’da.

■ Esra Ekşi Demir’in “Yaşanmışlıklar” isimli sergisi 19 Ekim’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Emre Senan’ın “ani Paçavra” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar Galeri Apel’de.

■ Yağız Özgen’in “Tayf” adlı ikinci kişisel sergisi 20 Ekim’e kadar Sanatorium’da.

■ Servet Koçyiğit’in “Aşk ve Diğer Meseleler” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar RAMPA’da. (0 212 327 08 00)

■ Ahmet Güneştekin’in sergisi 20 Ekim’e kadar Armaggan Art Gallery’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde / 7 Curtain” isimli sergisi 21 Ekim’e kadar Galerist Hasköy’de.

■ Josephine Powell ’ın sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ ÇAĞDAŞ USTALARDAN SERGİ 31 Ekime kadar TEM Sanat Galerisi’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

Ankara

■ Nursel Çevik – yağlıboya resim – 23 Eylül’e dek – TBMM Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde. (0312 431 04 51)

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0312 418 02 53)

■ Luz Angela Lizarazo – el işi – 4 Ekim’e dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0312 310 00 00)

İzmir

■ Arkas Sanat Merkezi Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlıyor.

■ Ekin Erman’ın “Bütünlüksüz” adlı sergisi, 28 Eylül’e dek İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde. Aynı mekân, Şeref Akdik Salonu’nda yarından itibaren Sezen Okur’un “Tasarım Hayalle Başlar” adlı minyatür, hat, tezhip ve ebru sergisini 12 Ekim’e dek ağırlayacak.

Bodrum

■ Orhan Taylan’ın son dönem yağlıboya çalışmaları sergisi yarın başlayıp 28 Eylül’e kadar Nurol Sanat Galerisi’nde.

■ Karma sergi 2 Ekim’e kadar ART SUITES BODRUM GALLERY’de. (0212 251 55 61)

Adana

■ Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu ile Adanalı Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ADSİAD) işbirliğiyle 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen, “Adana’yı Seviyorum” başlıklı sergiler sürüyor. Sergiler Adana Kültür Sanat Merkezi ile Optimum, M1 Adana, M1 Cinemaximum galerilerinde. (0322 352 47 13)

■ Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD)’nde AFAD üyelerinin ödüllü fotoğraflarından oluşan sergi, AFAD Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde izlenime açık tutuluyor. (0322 458 42 24)

■ Anadolu Hayat Emeklilik tarafından bu yıl altıncısı gerçekleştirilen, “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması”nda dereceye giren ve sergilenmeye değer bulunan 44 eserin yer aldığı “Hayata Dair” adlı sergi, İstanbul’dan sonra bu kez Adanalı sanatseverlerin izlenimine sunuldu. M1 Merkez’deki sergi 28 Eylül’e dek izlenime açık tutulacak. (0530 780 96 17)

Gaziantep

■ Gaziantep Güzel Sanatlar Derneği kurucularından Şaban Pala’nın, “Sus Kalbim” adlı sergisi Sanko AVM Sanat Galerisi’nde 20 Eylül’e dek izlenebilecek. (0342 336 60 66)

Müzik

İstanbul

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da “Şirin Soysal – Caz Klasikleri”, yarın saat 21.30’da “Erhan Ersin ‘Chasing The Voices’”, çarşamba günü saat 21.30’da “PlayAcoustic”, perşembe günü saat 21.30’da “Çağıl Kaya Band”, cuma günü saat 22.30’da “Luis Ernesto Gomez y LA DESCARGA Band” ve cumartesi günü saat 22.30’da “Elif Çağlar Muslu Quintet” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Ghetto’da yarın saat 21.30’da “Amsterdam Klezmer Band”, perşembe günü saat 21.30’da “Ghettogether Partileri Vol.1”, cuma günü saat 22.30’da “Ghetto The Party with Burusvilis”, cumartesi günü saat 22.30’da “DePhazz” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da yarın saat 21.00’de “Ajda Pekkan”, çarşamba günü saat 21.00’de “Emir Ersoy & Projecto Cubano”, perşembe günü saat 21.00’de “Yavuz Bingöl”, cuma günü saat 21.15’te “Beirut”, cumartesi günü saat 21.00’de “İlhan İrem” konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘Mojo’da çarşamba günü saat 22.30’da “Fatih Erdemci” konseri izlenebilir. (0212 243 29 27)

■ ‘Ülker Sports Arena’da çarşamba günü saat 20.30’da “Leonard Cohen” konseri izlenebilir. (0216 687 21 00)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde çarşamba günü saat 21.30’da “Dead Can Dance”, cuma günü saat 21.00’de “Duman – Büyük Ev Ablukada”, cumartesi günü saat 21.00’de “Şebnem Ferah”, pazar günü saat 21.00’de “Zuhal Olcay – Halil Sezai” konseri izlenebilir. (0212 232 86 03)

■ ‘Jolly Joker’de perşembe günü saat 21.00’de “Tibet Ağırtan”, cuma günü saat 22.00’de “Emre Aydın”, cumartesi günü saat 22.00’de “Fettah Can” konseri izlenebilir. (0212 249 07 49)

■ ‘Bronx’ta cuma günü saat 22.30’da “Açılış Konserleri 1. Gün: La Fanfare En Pétard – Williams Richart Cardoso Project”, cumartesi günü saat 22.30’da “Açılış Konserleri 2. Gün: 100 Derece ve Jilet” konseri izlenebilir. (0 212 293 53 98)

Ankara

■ Jolly Joker Ankara’da, Fettah Can’ın vereceği konser 21 Eylül’de saat 22.00’de, Yaşar’ın vereceği konser 22 Eylül’de saat 22.00’de, Cem Adrian’ın vereceği konser 28 Eylül’de saat 22.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser 29 Eylül’de saat 22.00’de, MFÖ’nün vereceği konser 6 Ekim’de saat 22.00’de, Emre Aydın’ın vereceği konser 12 Ekim’de saat 22.00’de, Kıraç’ın vereceği konser 13 Ekim’de saat 22.00’de, Athena’nın vereceği konser 19 Ekim’de saat 22.00’de, Rafet el Roman’ın vereceği konser 20 Ekim’de saat 22.00’de, Feridun Düzağaç’ın vereceği konser 26 Ekim’de saat 22.00’de, Gökhan Türkmen’in vereceği konser 27 Ekim’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

■ Atılım Üniversitesi İncek Kampusu’nda, Atılım Üniversitesi’nin “1. Ankara Kültür Sanat Etkinlikleri” kapsamında gerçekleştirdiği festivalde, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yarın saat 21.30’da, Volkan Konak 19 Eylül’de saat 21.30’da, Yalın 20 Eylül’de saat 21.30’da, Kerem Görsev ve Fatih Erkoç 21 Eylül’de saat 21.30’da, Serdar Ortaç 22 Eylül’de saat 21.30’da konser verecek. (0312 586 80 00)

■ Çansera’da, Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen “AnkiRockFest 2012” kapsamında, Manga, Ogün Sanlısoy, Bedük ve Donata’nın vereceği konser 21 Eylül’de saat 19.00’da. (0 312 473 83 00)

■ If Performance Hall’de, Zakkum’un vereceği konser 20 Eylül’de saat 00.30’da, Dengesiz Herifler’in vereceği konser 22 Eylül’de saat 00.00’da.

(0312 418 95 06)

Tiyatro

İstanbul

■ ‘Şişli Black Out Sahnesi’nde bugün ve cuma günü saat 20.30’da “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi” izlenebilir. (0 212 233 12 05)

■ ‘garajistanbul’da bugün ve çarşamba günü saat 20.30’da “Olmamış mı?”, yarın saat 20.30’da “Bugün Âşık Olucam” izlenebilir. (0 212 244 44 99)

■ ‘İkinci Kat’ta yarın saat 20.30’da “Korku Tüneli”, çarşamba günü saat 20.30’da “Limonata” izlenebilir. (0 212 292 32 47)

■ ‘GRİ Sahne’de cumartesi günü saat 20.30’da “Kutlama” izlenebilir. (0 212 232 34 12)

Ankara

■ MEB Şûra Salonu’nda, “İsim Şehir Hayvan” adlı oyun 10, 11, 12 ve 13 Ekim’de, saat 20.30’da. (0312 413 14 52)

■ ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Dostlar Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Kerem Gibi” adlı oyun 13 Ekim’de saat 20.30’da, “Ben Bertolt Brecht” adlı oyun 14 Ekim’de saat 20.30’da. (0312 210 41 51)

■ Anadolu Gösteri Sanatları Merkezi’nde, Tolga Çevik’in tek kişilik gösterisi “Tolga Çevik/Arkadaşım Hoş Geldin” 13 Ekim’de, saat 21.00’de. (0312 286 12 11)

Gösteri Söyleşi

İstanbul

■ Ülker Sports Arena’da cumartesi günü saat 20.00’de Cirque du Soleil’in “Alegria” adlı gösterisi izlenebilir. (0216 556 98 00)

■ “Uzun, İnce Bir Yol: Karikatürlerle Türkiye AB İlişkileri” sergisi kapsamında Cartooning for Peace üyesi karikatüristlerle söyleşi ve panel etkinlikleri, Leman Kültür Kafe’de perşembe günü saat 15.00’ten itibaren takip edilebilir. (0 212 292 95 65)

Ankara

■ Cermodern Sanatlar Merkezi’nde, “Güzel Bir Hayat Düşlerken/Circus Columbia” adlı filmin gösterimi 18 Eylül’de saat 21.00’de, “Le Tableau” adlı filmin gösterimi 25 Eylül’de saat 21.00’de. (0 312 310 00 00)

Adana

■ 19. Uluslararası Adana Altınkoza Film Festivali kapsamında düzenenen, “Yazlık Sinema” etkinliği sinemaseverlere nostalji yaşatacak. “Yıldızların Altında Sinema Keyfi” adı altında, cuma günü 20.30’da gerçekleşecek etkinlikte, Türk sinemasının önemli filmlerinden biri izlenecek. (0 322 352 47 13)

 

18 Eylül 2012/16 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/nar-sanat-duyuru2.jpg 356 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-18 16:57:552012-09-18 20:02:40Nerede Olursanız Olun ; 17 Eylül – 23 Eylül Arası Sanatla Olun !
Page 3 of 41234

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön