kendin

kendin konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. kendin konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. kendin konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri kendin konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Hem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Valla darılırız! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2017-2018 eğitim dönemi için; yeni (doktordan az ve temiz kullanılmış bi nevi sağlığı yerinde olan bile denebilir) sanat ile ilgili dallarda hızla büyüyen nar sanat ailesine öğretmenlere / eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve okuduğunu anlayanlar başvursun. (Bu ne yahu!)

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN GALLER PRENSİ KADAR İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat son yıllarda irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
“Bilgi; havada uçan kuş olsa, o kuşu avlayan avcının tüfeğinden çıkan mermi gibi acımasız olurum.” cümlesindeki gibi hayat felsefesi olsa bizim için kafi. O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (“Gerektiğinde aksiyon alabilen” tanımı kadar değil tabii ki neticede saha ajanı değilsiniz. Değilsiniz di mi?) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN ()
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük gibi konulara hakim (!!!)  hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün) . Zor şartlarda çalıştırdığımız hocalarımız gibi;

sartlar-zor

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin? Olur olur tabi!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz. Ama 2 ay sonra ben askere gideceğim diye tutturmayın lütfen!!

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Şimdi size kalkıp Bulut Sistemini anlatacak kadar bilgiye sahip olun demiyoruz. ki bulut sistemini anlatırken acı çektirenler var orası ayrı tabi neyse.. Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa. (Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gelmez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek “seyahat engeli falan olmasın” hem ilana yazınca havası oluyor dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI EHLİYET SAHİBİ–Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz(!), bakkala falan gönderiyoruz. Mesela geçenlerde keman eğitmenine el freni telini tamir ettirttik. Sonuçta telden yaydan anlıyor. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee! Dens?

IMG_1736

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra, derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey Arap saçına (Gerçi burada kastimiz Arapları aşağılamak değil ama geçen yıl trend olmuştu arapa arap demek 10 kusurlu hareketten biriydi) döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  info@narsanat.com

 

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)

sanat-zanaat

Telaffuzu birbirine bu kadar benzemesine ve birçok kişi tarafından aynı anlamlara geldiği düşünülmesine rağmen aslında sanat ve zanaat aynı şeyler değildir. Birbirleri ile benzerlikleri olmasına karşın ikisi de farklı şeylerdir. Bu yazımızda sizlerle sanatın ve zanaatın ne anlama geldiğini paylaşacak, ardından sanat ile zanaat arasındaki farklara değineceğiz. Ardından sanat ve zanaat hakkında bilinmesi gerekenleri sizlerle paylaşıp, yazımızı dünyaca ünlü sanat eseri örnekleri ile sonlandırcağız.

Sanat Nedir?

Öncelikle sanatın ne anlama geldiği ile başlayalım. Sanat, insanların hayal dünyasında yer alan güzellikleri, duygularını, düşüncelerini, yaşadıklarını ya da hissettiklerini görsel, biçimsel ve sözel yöntemlerle ifade etmesidir. Şiirler, resimler, opera parçaları ya da heykeller sanat eserleri arasında sayılabilir. Günümüzde birkaç şarkısı olan kişilere de sanatçı denilmektedir. Ancak elbette bir sanat eseri ortaya çıkarmak ve sanatçı olarak anılabilmek bu kadar kolay değildir.

Zanaat Nedir?

İnsanların maddeye olan ihtiyaçlarını gidermek için yapılan, eğitim, beceri, deneyim ve ustalık gerektiren işlere ise zanaat denilmektedir. Mobilya ustalığı, ayakkabı ustalığı, kuyumculuk, terzilik, marangozluk, bakırcılık ve çömlekçilik zanaata örnek olarak verilebilir. El becerileri ve ustalıkları sebebiyle tarih boyunca önemli bir yere sahip olan zanaatkârların sayısı, seri üretimin bu denli arttığı günümüzde ne yazık ki azalmıştır.

Sanat ve Zanaat Arasındaki Farklar Nelerdir?

Sanat ve zanaatın anlamlarından sonra sıra geldi bu iki kavram arasındaki farkların neler olduğuna. Aşağıda sizin için derlediğimiz farkları okuduktan sonra sanat ve zanaatı kolaylıkla ayırt edebileceksiniz.

  • Sanat eserleri genellikle tektir ve eşi yoktur. Leonardo Da Vinci birden fazla Mona Lisa çizmemiş ya da Orhan Veli iki tane İstanbul’u Dinliyorum şiiri yazmamıştır. Zanaat eserleri ise birden fazladır ve istendiği zaman sayısı arttırılabilir. Hatta bir zanaatkârın yaptığı şeyi bir başka zanaatkâr da kolaylıkla yapabilir. Bu sebeple de zanaatte pek de fazla özgünlükten söz edilemez ve birbirinin tamamen aynı olan eserler seri bir şekilde üretilebilir. Dolayısıyla sanatta önemli kavramlar olan orijinal ve kopyadan, zanaatte bahsedilmez.
  • Sanatta yaratıcılık önemli rol oynarken, zanaatte yaratıcılığa gerek yoktur ama eğitim ve ustalık önemli role sahiptir.
  • Sanat eserleri kendine özgüdür ve her sanatçının kendine has bir tarzı vardır. Zanaatte ise aynı şeylerin sürekli olarak yenileri yapılır. Mesela Gaziantep’teki bakırcılara farklı senelerde gittiğinizde aynı ürünleri bulabilirsiniz. Çünkü zanaatkârlar ürünler satıldıkça aynılarını tekrar yapmaktadırlar.
  • Sanatçı eserlerini meydana getirirken hislerine göre hareket eder ve gerekirse eserini değiştirir. Zanaatkar ise belirli bir plan ve program dahilinde eserlerini meydana getirir.
  • Sanat eserinin yapılmasının ana amacı güzellik ve estetikken, zanaatçı eserini bir fayda sağlamak ve para karşılığı satmak için meydana getirir.
  • Sanat eseri para için yapılmaz, ancak zanaat eserinin yapılış amacı para kazanmaktır. Zaten zanaatkârlık bir meslektir ve bu sebeple de zanaatçı doğal olarak para kazanmayı hedefler.

Tüm bu farklılıklara karşın sanat ve zanaat arasında benzerlikler de vardır. Bilinen en önemli benzerlik ise her ikisinin de yetenek gerektirmesi ve el emeği olmasıdır. Ayrıca hem sanat hem de zanaat beceri gerektirir ve yine her ikisinin de temelinde tasarım yatmaktadır.

Sanat ve Zanaat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Bir kişinin zanaatkâr olarak adlandırılabilmesi için el becerisi gerektiren bir ürünü üretmesi gerekir. Yani böyle bir ürünü sadece satan ama üretmeyen kişiye zanaatkâr denilemez.
  • Ahşap oyma ustası, kumaş boyacısı, taş ustası, terzi, demirci ve silah ustası zanaatkârlara örnek olarak gösterilebilir.
  • Zanaatkârlık insanoğlunun ilk taş aletlerini yapması ile başlamıştır.
  • Sanat anlık bir şöhret elde etme işi değildir ve bir kişinin sanatçı olarak anılabilmesi için kalıcı olması gerekmektedir. Bu anlamda sanatçı denildiğinde bizim ilk aklımıza gelen isimlerden bazıları Pablo Picasso, Fikret Mualla, Mimar Sinan, Abidin Dino, İbrahim Çallı, Van Gogh, Salvador Dali, Auguste Rodin, Leyla Gencer, Pavarotti ve Maria Callas’tır. Peki, sanatçı denildiğinde sizin ilk aklınıza gelen isimler hangileri? Ya da medyada sıkça gördüğümüz isimlerden bazılarına sanatçı diyebilir miyiz?

Dünyaca Ünlü Sanat Eserlerinden Bazıları

  • Mona Lisa – Leonardo Da Vinci
  • Nilüferler – Claude Monet
  • İnci Küpeli Kız – Jan Vermeer
  • Gece Devriyesi – Rembrandt
  • Hz. Davud Heykeli – Michelangelo
  • Son Akşam Yemeği – Leonardo Da Vinci
  • Düşünen Adam – Auguste Rodin
  • Öpücük – Gustav Klimt
  • Belleğin Azmi – Salvador Dali
  • Gold Marilyn Monroe – Andy Warhol
  • Pleta – Müchelangelo
  • Kaplumbağa Terbiyecisi – Osman Hamdi Bey
  • Adada Gezintiye Çıkan Kadınlar – İbrahim Çallı
fovizm

Tarihe şöyle bir göz atarsak onlarca sanat akımının olduğunu görürüz. Her bir sanat akımının kendine has özellikleri vardır ve bu özellikler sayesinde diğer akımlardan ayrılırlar. Fovizm de bu sanat akımlarından bir tanesidir ve 1898 ile 1908 seneleri arasında Fransa’da Henri Matisse tarafından geliştirilmiştir. Bu akımın en belirgin özelliği göz alıcı ve canlı renklerin kullanılmasıdır.  Bu akım ilk kez 1905 senesinde Paris’te açılan bir sergide duyulmuştur. Bu sergiye katılanlar farklı bir anlatımla karşılaşmış ve doğrudan sürülen renkler ile bozuk perspektif onları şaşırtmıştır. Sergiye katılan eleştirmenlerden birisi olan Louis Vauxcelles bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les fauves adını vermiştir ve akım da ismini buradan almıştır.  Fovizm’in Özellikleri Nelerdir? Canlı, çiğ, sert ve bağıran renkler doğrudan kullanılır. Temiz ve düz renkler kullanılmalı, resim sade olmalıdır. Bu akımda ön planda çarpıcı renk tonları vardır ve renk şiddetine önem verilir. Bununla birlikte derinlik resimden atılmıştır. Eğer resimde ışık alan bölgeler ya da uzaklıklar gösterilecekse bu renk değişiklikleri ile yapılır. Bazı kaynaklara göre izlenimcilik akımının devamı olarak belirtilir. Resimdeki anlam ya da duygu renklerle anlatılmaktadır. Fovizm’de boyalar direkt tuvale sıkılmaktaydı. Resimlerde konu genellikle natürmort, insan figürleri ya da peyzajdı. Fovizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler  Fovizm akımının öncüleri olarak bilinen Henri Matisse ve Andre Derain, Gustave Moreau’nun öğrencileridir. Fovizm, ilk olarak Vincent van Gogh, Paul Gauguin, Paul Cezanne ve Georges Seurat’dan ilham almıştır. 1908 senesinde bu akımın sanatçıları başka hareketlere ( bilhassa kubizme ) geçmiş ve böylece fovizm akımı son bulmuştur. Fovizm denince akla gelen sanatçılar şöyledir: Henri Matisse, Andre Derain, Raoul Dufy, Van Dongen, Maurice Vlaminck, Albert Marquet, Othon Friesz, Georges Braque ve Georges Roulaut’dur. Fovizm akımına örnek olabilecek bazı resimler şunlardır: The Green Line ( Henri Matisse ), Woman With A Hat ( Henri Matisse ), The River Seine at Chatou ( Maurice de Vlaminck, Regent Street, London ( Andre Derain ).

fovizm-nedir

Görsel: Maurice de Vlaminck

Henri Matisse Kimdir?

Fovizm akımının öncülerinden birisi ve belki de en önemlisi olan Henri Matisse tarihteki önemli ressamlardandır. Önce hukuk eğitim almış ama asıl istediği bu olmadığı için Paris’e gitmiş ve resim eğitimi almaya başlamıştır. Fovizm akımının ortaya çıkmasına neden olan sergiye katılmış ve sergiye katılanlar burada yer alan resimlerdeki anlatımı oldukça farklı bulmuştur. Bugün Matisse renklerin özgürlüğüne katkıda bulunmuş bir ressam olarak anılmaktadır.

Andre Derain Kimdir?

Andre Derain de tıpkı Henri Matisse gibi fovizm akımının liderlerindendir. İki ressam beraber yaptıkları resimleri bir sergide sunmuşlardır. Bu sergi sonunda bir eleştirmen bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les Fauves adını takmış ve böylece Fovizm akımı ortaya çıkmıştır.

fovizm

Andre Derain denince ilk akla gelen Londra resimleridir. Bu şehri daha önce birçok ressam çizmiştir, ancak Derain’in resimleri bunlardan farklıdır. Ressamın Londra resimlerine canlı renkler hakimdir.

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

sanat-teorisi

Sokrates “Sanat taklittir.” dediğinde taklitin sanat için gerekli olduğu kavramı anlaşılabileceği gibi, bu teorinin bir şeyin taklidi olmadan yapılan sanat eserlerinin sanat olmayacağı sonucuna da ulaşılabilir.

İlk yargım “Sokrates”in sözüne daha iyimser ve mantıksal bir yaklaşımdır.

Taklitten kasıt gerçek dünya nesnelerinin taklitleridir.

Ancak o zamanın başka bir filozofu ve Sokrates”in öğrencisi olan Platon, formların kesin gerçek olduğuna inanıyordu. Platon için sanat bir taklit, gerçek dünya nesnelerinin bir taklidiydi. Oysa formlar gerçek dünya nesnelerinden daha değerliydi. (Çünkü onlar ölümsüz, değişmez ve haklarında gerçeğin bilinebileceği nesnelerdi. -Bir matematikçi içinde 1 rakamı doğada hiç varlığı olmadığı halde gerçek birşey-matematksel bir nesnedir.) Bu nedenle Platon taklidi bir kusur olarak görüyordu ve taklit olarak sanat Platon”un gerçeğinde iki düzlem gerideydi. Bir kedi”nin resmi kendisinden daha az gerçek, kedinin kendisi ise mutlak olan zihinlerdeki formundan daha az gerçekti.

İşte yinede Sanat üzerine bir teori olan bu “Sanatın Taklit Teorisi”nin 2000 yıl süre ile yerinde kalmasına neden olanda Sokrates ve Platon”dur. Çünkü bütün bu süre boyunca sanat, çoğunlukla taklit teorisine göre, orjinal nesneyi ne ölçüde temsil ettiğine göre yapılmış ve değerlendirilmiştir.

Platon bugün empresyonistlerle ile ilgili ne derdi acaba?

Konunun aynı bağlamda birleşmesi açısından başka bir örneğe geçip bir soru soracağım. Andy Warhol”un Brillo karton kutularının ve başka ürünlerin konserve kutularının sergisini sanat yapan ama aynı kutuları markette dükkanda sanat yapmayan şey nedir? Bunun cevabını Arthur Dunto”nun 1964”te “Sanat Dünyası” adlı makalesinden bir kesit alarak verebilirim.

“… İnsan bir sanat zeminin üzerinde olduğunu, bunu ona söyleyecek bir sanat teorisi yoksa farketmeyebilir. Bunun nedeni, bir ölçüde sanat teorisinden dolayı zeminin birleşiminin de sanatsal olmasıdır. Teoriler, sanatı bazı şeylerden ayırdığı gibi, sanatı da olanaklı kılar.

Bir Brillo kutusu ile bir Brillo kutusundan oluşan sanat yapıtı arasındaki farkı meydana getiren şey, sonuçta bir sanat teorisidir. Kutuyu sanat dünyasına taşıyan ve gerçekten olduğu gerçek nesneye dönüşmesini önleyen teoridir. Teori olmadan onun sanat olarak görünme olanağı olmadığı ortadadır. Onu sanat dünyasının bir parçası olarak görmesi için insanın, yakın zaman New York resimlerinin yanı sıra, sanat teorilerinide iyice öğrenmiş ve biliyor olması gerekir. Bunlar elli yıl önce sanat sayılmazdı. Gerçek dünyanın olduğu kadar sanat dünyasının da bazı şeyler için hazırlanması gerekir. Her zaman olduğu gibi, bugünde sanat teorisinin rolü sanat dünyasını ve sanatı olanaklı kılmaktadır…”

Demek oluyor ki, sanat dünyası öğrenen ve öğrendiği ölçüde sanat tarihi ile içiçe olmuş insanlardan oluşan bir komplekstir. Bir şeye sanat statüsü veren, onun bu sanat dünyasına girişidir.

Bugün eski IBM bilgisayarlarından oluşan bir çöplüğü sanat haline getirmemek için hiçbir neden yoktur. Yalnızca sanat dünyasına adım atması gerekmektedir. Bu da ona zemin hazırlayacak bir sanat teorisin varlığı ile mümkündür. Teorik karşılığını bulunduğu mekanda bulduğu zaman o sanattır.

Peki, öyleyse var olan bir sanat teorisi olmadan yeni bir sanat türü yaratılamaz mı sorusunu burada sormak gerekiyor. Yada başka bir deyişle önce zeminin hazır olması mı gerekmektedir?

Zaman, mekan, coğrafya ve anlayışın etkisi altında insanın bütün bunların dışında -dünya dışı- bir sanat eseri oluşturamayacağı kanaatindeyim. Çünkü yepyeni bir tür sanat eserinin ortaya çıkışı bile onunla beraber olarak gelecek olan sanat teorisinin ince önermeleri bir şekilde sanatçının sezgileri ile reel hayatta bağlantılı olacaktır. Ama bu sanatçıyı bağımlı kılar anlamına da gelmiyor.

Yazım burada bitiyor ama aklıma birde şunlar geliyor…

Teori yeni süreci uzaklaştırır ama ruha dokunmaz, ola ki ruh kendini teorilerle perdelemesin. Ama bu aradaki fikir akımlarının oluşması ve sindirilmesi için de ruhların perdelenmesi bir o kadar gerekli….

Bu tıpkı şuna benziyor.

“Ne sen bensiz varsın, ne ben sensiz bulunurum.”

 

Kaynak: www.sanatteorisi.com

29-ekim-cumhuriyet-bayrami

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla 30 Ekim 2016 tarihinde saat 19:00 ‘da etkinliğimizde Nar Sanat öğrencileri dinleti düzenleyecektir. Etkinlik Programımız sayfanın en altındadır.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

turk-bayragiCumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlarda şenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin onuncu yılı kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Cumhuriyet öncesi

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

Cumhuriyetin ilanı

mustafa-kemal-ataturkMustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ‘Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ‘vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

 

ETKİNLİK PROGRAMI

NİMA ABDULLAHİ   –  LOKOMOTİF(ENVER TUFAN)

ZEYNEP BAŞARAN –  DALGALARIN ŞARKISI (ENVER TUFAN)

EMRE ANAPALI-DORUK OKTAY-UMUT OKTAY     –     ŞÇO (AKIN ELDES)- TAÇO(HERMETO PASCAL)

TUĞBA SEHER KARANFİL  –  MELODİ (ALEXANDER BURKARD)

BURÇAK SEVEN  – ÇEKİRGE (ENVER TUFAN)

BETHANY TURLEY  –  ESKİ FRANSIZ ŞARKISI(P. İLYİÇ TSCHAİKOWSKY)

SU AZRA DAYIOĞLU  –  MİNUET (JEAN BAPTİSTE LULLY)

EGE YILMAZ  –  RUSSİAN FANTASİ (LEO PORTNOFF)

SELİNSU ÖKDEMİR  –  VALS (EVGENY GRİNKO)

MERT GÜNEŞ  –  IF I WERE A RİCH MAN (JEERY BACK)

GÜLCAN ATALAY  –  ETÜD (D.ALARD)

DENİZ KAPLAN  –  SANSAR VE AVCI(ÇOCUK MELODİSİ)

SENA ERTOP  –  LONG LONG AGO (THOMAS HAYNES BAYLY)

ECEM EREM KOCA  –  LA FOLİA (ARCANGELO CORELLİ)

ELA ÖZBAŞ  –  YALANCI(FRANSIZ EZGİSİ)

SÜMEYRA ASLAN ÇIKI  –  KARLI KAYIN(ZÜLFÜ LİVANELİ)

AYŞE ELA ŞENKAYA  –  ÇANLAR-OLD MCDONALD(J.THAMPSON)

İKLİM KELEŞ  –  SARABANDE(GEORGY FRİDERİC HANDEL )

ZEYNEP ADA UÇ  –  JOHN THAMPSON

NEZİHE NİLDEN TUNA   –  AYDEDE (Y.İMAN)

EREN ÖZDEN  –  ANNEM (Y.İMAN)

meola
meolaPiu Live prodüksiyonuyla İstanbul’ a gelecek olan İtalyan asıllı Amerikan sanatçı Al Di Meola, son albümü “Elysium & More” ile mutluluğu yeniden tanımlıyor. Amerikan füzyon cazında akla gelen ilk isimlerinden olan Al Di Meola, gitara dokunuşları ile unutulmaz bir geceye imza atacak.

Küçük yaşlarda davul çalmayı öğrenen Al Di Meola, 9 yaşında Beatles dinlemeye başladıktan sonra gitar ile buluşup, dünyaya adını duyurdu. Caza olan ilgisinin artmasıyla ünlü Berklee Müzik Koleji’ne girdi ve klavyeci Barry Miles’in öncülüğündeki füzyon caz grubu ile çalışmalarının ilk adımlarına başladı.

Profesyonel müzik kariyeri dünyaca ünlü caz ve dünya müziği piyanisti Chick Corea tarafından keşfedilmesiyle başladı. O dönemlerde günde on saat gitar çalan Al Di Meola, ses getirecek solo kariyerinin temellerini inşa etti.

Al Di Meola 1974’te Return to Forever’a katılmasıyla kendi rüyasını yazmaya başladı ve ardından 1976’da ilk albümünü çıkardıktan sonra Paco De Lucia ve John McLaughlin ile bir üçlü oluşturarak Flamenko’nun etkisinin hissedildiği bir albüm çıkardı.

Arjantinli ünlü tango bestecisi ve Bandoneon ustası Astor Piazzolla ile tanışmasının ardından Güney Amerika müziğine olan ilgisi arttı. 1966’da Paco De Lucia ve John McLaughlin’le tekrar bir araya gelen Al Di Meola ‘Guitar Trio’ albümünü çıkardı.

Land of the Midnight Sun ve Elegant Gypsy albümleri bugün hala geniş kitlelerce dinlenen ve tüm zamanların en iyi albümleri arasında gösterilen Al Di Meola, çıkardığı yeni albümü “Elysium & More” ile İstanbul’daki müzik severleri kendine bir kez daha hayran bırakacak.

40 senelik kariyerinde müzik dünyasına adını altın harflerle yazdıran Al Di Meola, 15 Kasım’da İstanbul Zorlu PSM sahnesinde sürprizleri ve gitar şovu ile herkesi büyüleyecek. Al Di Meola konseri biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

ebeveyn-atolyesi

Nar Sanattan Ebeveynler için yepyeni bir atölye

 

ebeveyn-atolyesiEbeveyn Koçluğu atölye grupları  profesyonel koç ve eğitimci Neslihan Erdoğdu’nun liderliğinde yapılacaktır.

Bu  atölyelerde  çocuklarınızla olan iletişim ve ilişki sorunlarınızla ilgili kendi çözümlerinizi bulacak ve bir yol haritasıyla ayrılacaksınız.

Atölye sonunda çocuklarınızla daha az kavga daha çok neşe, daha az küslük daha çok iletişimle yaşayacaksınız.

 

Atölyeye çocuklarını değiştirmeye değil kendini değiştirmeyi niyetli tüm ebeveynler davetlidir.

 

 

Atölye tarihleri; 19 Ekim Çarşamba-26 Ekim Çarşamba- 2 Kasım Çarşamba- 9 Kasım Çarşamba

 

Saatler: 12:00/14:30 -Çalışanlar için alternatif saatler planlanabilir.

Ayrıntılı bilgi için; http://www.neslihanerdogdu.com/atolyeler-2/atolyeler/ebeveyn-koclugu-atolyesi/

İletişim için;05496132322 (10:00-20:00 saatleri arasında)ulaşabilirsiniz.

neslihan@neslihanerdogdu.com

 

Neslihan Erdoğdu Kimdir ?

1988-2006 yılları arasında dershanecilik yapmış,2006’dan beri profesyonel koçluk yapan ve koçluk eğitimleri veren, eğitimci, konuşmacı ve Adım Adım Sınav Yolculuğu Kitabının yazarıdır.

Bugüne kadar çok sayıda seminer ve eğitim vermiş olup, kendi çalışma alanlarında atölye çalışmaları yapmaktadır.

 

http://www.neslihanerdogdu.com/ben-kimim/

emekli-kariyer

Seveceğiniz ve mutlu olacağınız iş için bir yol var

 

emekli-kariyerBir işiniz var ama  ayaklarınız geri geri gidiyor ve hep aklınızda başka bir iş var ya da emekli oldunuz ,olmak üzeresiniz peki şimdi ne olacak diye düşünüyorsunuz.

Bu atölye sizin için tasarlandı.

Profesyonel koç ve eğitimci Neslihan Erdoğdu Liderliğinde düzenlenen atölye işinden memnun olmayan ve yeni bir kariyer tasarlayan herkese uygun.

Kimse size bir öneride bulunamaz ya da akıl veremez ama siz kendiniz için en iyisini bulabilirsiniz. Bu atölye de kendiniz için en uygun olan yol ve seçenekler konusunda kendi ufkunuzu açacak ve bir yol haritası edineceksiniz.

Hayatınızı güzelleştirmenin kısa yol tuşu da diyebileceğiniz  4 haftalık atöleyeye kendisi ile çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz.

http://www.neslihanerdogdu.com/atolyeler-2/kariyer-koclugu-atolyesiemekli-olacaklar-ve-is-degistirmek-isteyenler-icin/

 

İletişim için; 05496132322 (10:00-20:00 saatleri arasında)ulaşabilirsiniz.

neslihan@neslihanerdogdu.com

 

Neslihan Erdoğdu Kimdir ?

1988-2006 yılları arasında dershanecilik yapmış,2006’dan beri profesyonel koçluk yapan ve koçluk eğitimleri veren, eğitimci, konuşmacı ve Adım Adım Sınav Yolculuğu Kitabının yazarıdır.

Bugüne kadar çok sayıda seminer ve eğitim vermiş olup, kendi çalışma alanlarında atölye çalışmaları yapmaktadır.

 

http://www.neslihanerdogdu.com/ben-kimim/

deneyimlenmemiş bilgi, bilgi değildir

Drama, deneyimleyerek öğrenme imkanı sunan özel araçlar ve yöntemlere sahiptir. Bu yöntem ve araçlar sayesinde katılımcı, iş yaşantısında ve sosyal ilişkilerinde karşılaşacağı problemleri çözme becerisi kazanır.

  •  Sosyal hayat içinde ifade becerilerinde gelişim ,
  •  Birlikte çalışma becerisi
  •  Problem çözme becerilerini geliştirme
  •  Sözlü anlatım ve beden ifadelerinde yaratıcılık
  •  Grup planlaması, grupla karar verme, yeni çözümler üretme yeteneğini geliştirme
  •  Topluluk karşısında rahatlık

Gibi sosyal yararların yanında, bireysel olarak da

  •  Sanat anlayışı ve ruhunu kazanma
  •  Hayal gücünü geliştirme
  •  Dinleme becerilerini geliştirme
  •  Duyusal, duygusal ve bedensel farkındalık
  •  Olayları değerlendirme yeteneğini kazanma
  •  Dikkat, konsantrasyon ve hafızanın gelişmesi
  •  Empati becerisi
  •  Kendini tanıma

Yönünde katkıları olacaktır.

 

Yetişkinler için Drama Eğitimi için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

2016-2017-egitim-donemi

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak tüm öğrencilere 2016-2017 eğitim döneminde başarılar dileriz. Hepimizin de bildiği gibi enformasyon çağında yaşamaktayız. Enformasyon çağında en önemli unsur bilgidir. Bilgili olmak için okumak, öğrenmeye açık olmak ve öğrenmeyi sevmek/sevdirmek gerekmektedir. Okula başlayan veya devam eden öğrencilerimize yalnızca “Oku, sadece oku , sadece şu okula kapak at, şu liseye girdin mi tamamdır!” cümleleri kurmayalım. Eğer bunu yaparsak hedef odaklarını daraltmış oluruz. Elbette bir hedefleri olacak.. Ancak hedefleri bu şekilde yönlendirilmemelidir. Yönlendirme bu şekilde olduğunda hedefini gerçekleştirmiş olsa bile öğrencinin algısı “Tamamdır bu kadardı başardım!” şeklinde olacaktır. Elbette bu olağan bir davranış olacaktır. Ancak bundan sonra aile olarak/destek olanlar olarak size daha büyük bir görev düşmektedir.

ogrenmeye-acik-olun

 

ONA BAŞKA HEDEFLER VERİN

Okulunu kazandıktan sonra sürekli kendini geliştirmesi gerektiğini vurgulamayın, dolaylı olarak anlatın. Nutuk algısı yaratacak konuşmalar bilinçaltında baskı uyandıracak ve savunma mekanizması olarak anlatılanları yapmak istemeyecektir. Vurgulamak yerine dolaylı olarak anlatmaya çalışın ya da olaylar kurgulayarak olayları örnekleyin veya kendi gözleriyle görmesini sağlayın. Kendi gözleriyle gördüğünde kendini geliştirmesi gerektiğini anlayacak ve başkalarında olup kendisinde olmayan şeyler için endişe edecektir. (Bir arkadaşının yabancı dil öğrenip kendisinin dil bilmemesi gibi..) . Bu olduğunda “Ben neden konuşmayayım? , Benim neyim eksik? , Öğrenirsem, bazı şeyleri daha kolay anlarım, daha kolay iletişim kurarım.” şeklinde kendisiyle bir konuşma yapacaktır. Bunun faydası çok daha olumlu olacak ve yeni hedeflerini her başardığında bir sonraki hedef onun için daha bir cezbedici olacak ve daha fazla başarmak daha fazla hedefe ulaşmak isteyecektir. Bu noktadan sonra zincirlerini kırıp ulaşabildiği herşeye ulaşmak isteyecektir. Dolayısıyla siz de aile olarak/destek olanlar olarak HEDEFİNİZE ULAŞMIŞ OLACAKSINIZ..

 

Tüm Nar Sanat öğrencilerine de ayrıca başarılar dileriz..

FERİDE NAZLI YILDIZ Bale
TUANA HAVİN AYDOĞDU Bale
CEREN DAĞIDIR Bale
DOĞA İREM TEKİN Bale
NİL NEVA USLUBAŞ Bale
GÖKÇE ÖDEN Piyano
IRMAK BUDAK Bale
SELİN SADIÇ Bale
FATMA CEREN KABİŞ Yaratıcı Drama
SİBEL GÜLER Piyano
TUĞBA SEHER KARANFİL Piyano
AYSARA ÖZENÇ Piyano
ÖMER ARPACI Org
TAN ONUR Piyano
CEREN KAYA Piyano
BETHANY TURLEY Piyano
İDİL DENİZ BAKIR Piyano
ASYA AHAT Resim
ZEYNEP CEYLİN GÜNENÇ Piyano
MİNA BAYHOCA Piyano
TUANA TAŞKIN Yaratıcı Drama
AYSU SERİNDAĞ Piyano
İPEK GÜRSEL Resim
ÇAĞLA KASAP Keman
CANER EREN Bateri
GÜLCAN ATALAY Keman
MAHİR ERBULAN Piyano
CEREN HELİN CANBOLAT Keman
EREN ÖZDEN Piyano
ATİLLA CEM ATASOY Piyano
MELİKE BEGÜM PALA Keman
NİSAN ETELİK Bale
IRMAK BAĞCI Bale
DOĞA UÇ Resim
BURCU DEMİRSAN AVCI Resim
ZEYNEP BEREN ÖZKUL Yaratıcı Drama
NİL SAHRA AKSAL Piyano
EFE ÖZAYDIN Yaratıcı Drama
ÖYKÜ GÜLEÇ Keman
BÜŞRA SILA ÜÇTEPE Piyano
JBİD GÖKTAŞ Piyano
DURU GÜNDÜZ Resim
DERİN DURU TEOMAN Yaratıcı Drama
ZEHRA MİNA FIRINCI Piyano
MERAL EREN Keman
AYŞENUR İMDAT Keman
DENİZ OCAK Flüt
EYLÜL ŞIKTAŞ Piyano
AHMET BEYİT SAĞBAŞ Yaratıcı Drama
BERAT ŞERİF DEMİR Piyano
BUSE YILDIRIM Gitar
BADE KIRKGÖZ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
NİSAN KURT Piyano
DORUK OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
GÖKSENİN ŞEYLAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
YEŞİM ÇELEBİ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
UMUT OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
OYA DİRİM Bateri
BARIŞ MUMCU Bateri
ATİLLA EFE ŞEYLAN Bateri
EMRE ÇETİNKAYA Bateri
EGE KEMAL COŞKUN Bateri
İRFAN METE TOSUN Bateri
MERT BAŞ Bateri
LARA SADİ Piyano
SEDA UNUR Flüt
EDA DEMİR Resim
GÜLLÜZAR YAĞIZ Resim
CANAN SAMSAMA Resim
DENİZ SEVİMLİ Resim
İDİL ONUK Resim
KLİM ANOKHİN Resim
ÇİĞDEM BARLAK Resim
DENİZ KAPLAN Piyano
EGEMEN NAKİPLER Şan
SİMGE KARAGÖZOĞLU Şan
ALİ OSMAN ALTUNDAL Viyolonsel
BADE İKİZGÜL Bale
NECLA BURCU BOZKURT Piyano
ATİLLA PAZARLI Bateri
BELİZ SOYSAL Piyano
DOĞA ATAKANLI Şan
FEYYAZ AYDIN ÖZAYDIN Şan
KARDELEN KAYHAN Şan
ZEYNEP ÖZGE GÜRSOY Tiyatro
ECE EVLER Tiyatro
KADRİYE YILDIRIM Şan
ASIM GÜVEN BOZKURT Piyano
ALEYNA GÜLOĞLU Piyano
ECRİN NUR ÇOLAK Yaratıcı Drama
YÜCEL GÜLOĞLU Bağlama
DENİZ BALCI Piyano
MELTEM TURGUT Tiyatro
İBRAHİM HALİL TÜTÜNCÜ Tiyatro
BERKİN AY Piyano
İKLİM KELEŞ Piyano
SEZEN GÜRCANOK Resim
DEFNE AKGÜN Bale
DURU KORKUTLAR Bale
ASLI DEMİROK Piyano
BERÇEM ÖZEK Bale
MELİS KURT Bale
MELİSA KAYA Keman
BAHAR ECE SARSIN Gitar
ZEYNEP ŞİTİLCİ Bale
SARP KILIÇ Gitar
MÜGE KORKMAZ SEVİM Resim
CANSU NUR KILIÇ Piyano
MERİÇ GÜRCAN Piyano
MERT ALTIN Resim
ELİF ERSİNTEPE Tiyatro
AHMET ÇAKAR Tiyatro
PINAR NADİR Resim
MURAT OYMAN Resim
EKİN ALKAN Yaratıcı Drama
İLAYDA MAKARAÇ Yaratıcı Drama
NİMA ABDULLAHİ Piyano
EYLÜL GÜLENÇ Flüt
NALAN AHMETREİSOĞLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
NİLCE GÖZÜKARA Bale
FATMA BETÜL BAŞURAL Bale
ELİF YEŞİLYURT Bale
DEFNE KARAOĞLU Piyano
NAZ BEREN OBUT Bale
ÖZGÜR ERENLER Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
KUTAY ÇETİN Yaratıcı Drama
DURU POLAT Resim
AYŞE ELA ŞENKAYA Piyano
BEREN ESENDEMİR Bale
NEHİR ERGÜN Piyano
AYŞE ECE ÖZÜLKÜ Bale
İDİL GÜLCE ÖZÜLKÜ Bale
EKİN GÖRE Resim – Akademiye Hazırlık
ENSAR ÇAKIR Tiyatro
DURU KAYA Bale
BELİNAY BEYDEMİR Bale
ONAT AKMAN Bateri
ÖMER UÇAK Bateri
ZEYNEP ADA UÇ Piyano
ARMAĞAN KORUCU Tiyatro
GÜNEŞ GÖZEK Keman
KÜBRA AYDIN Tiyatro
EKİN GÖKER Yaratıcı Drama
ŞEVVAL ZEYNEB BAŞ Resim
ONAT GÜRCANOK Bateri
MUAZZEZ ÇEVİK Gitar
OZAN ARDA ÖZDEN Bateri
SELİN ÜNSAL Keman
OĞUL GÜNEY Resim
GÖRKEM KALELİ Bateri
ELİF GÜNGÖR Şan
AYŞAT AKINCI Resim
MİHRİBAN SEHER DEMİRER Resim
VALERİ ARSLAN Resim
EGE YILMAZ Keman
SEMRA SANCAK Tiyatro
EGE YILMAZ Piyano
MERT GÜNEŞ Piyano
ATACAN APAYDIN Piyano
KÜBRA DURMUŞ Piyano
SU AZRA DAYIOĞLU Piyano
AYŞE BEREN BOZYİĞİT Bale
UMUT NİŞANTAŞ Solfej-Armoni
EDİZ ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
DEFNE SERRA NEDİM Piyano
EREN SADIK GÜZEL Piyano
SİBEL KAYA Tiyatro
EMRE BİLGEN Yaratıcı Drama
NİLÜFER FİLİZ ATALAY Şan
ÖZGE ABAY Resim
DİLŞAH AKER Piyano
ERAY ÖZKAN Piyano
SELİN ESEN Bale
DUHA GÖNÜL YILDIZELİ Bale
AYAZ DURSUN Yaratıcı Drama
İREM ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
MUSTAFA KEMAL YILDIRIM Şan
EFE RÜYA Yaratıcı Drama
FİKRİ EGE ÖZEN Resim
ELA ÖZBAŞ Piyano
CAN ERDOĞAN Resim
GONCA KUMBUL Keman
FATMA ESRA GÜNAYDIN Piyano
TÜLAY NAZ ÇAKIR Keman
BERKE ÇINAR Gitar
EMRE AYDIN Gitar
ELİF OLGUN Gitar
ELİF ERGÜN Flüt
AHMET YİĞİT BATUR Piyano
DURU ÇAĞLAR Bale
ELİF UNCU Şan
BATU SEFER Tiyatro
SÜMEYRA ARSLAN ÇIKI Bağlama
KAAN CHOUSEIN Yaratıcı Drama
MİM OĞULCAN KESKİNBORA Şan
EVCİM YILMAZ Keman
SILA ERGÜN Keman
DENİZ GERÇEKER Bale
AYŞE HATUN ÖZEN Yaratıcı Drama
HALİL İBRAHİM ÖZEN Yaratıcı Drama
EYLÜL GÖKKUŞ Bale
RÜZGAR ALMASULU Piyano
CEMRE ŞENGÜL Yaratıcı Drama
ELİF GÜREL Piyano
ORHUN SAĞIR Gitar
OVEIS KHATIBI Gitar
ÇAĞLA AYDIN Şan
CEREN HARPUTLUOĞLU Bale
SELİNSU ÖKDEMİR Piyano
ALİ GEÇGEL Yaratıcı Drama
ENGİN ESER GÜVEN Bateri
NİSA DİDE ÇOŞAN Keman
DURU KARAKAYA Tiyatro
SALİH MERT GÜMRÜ Tiyatro
BÜŞRA BAYLAR Yaratıcı Drama
ALMİLA EDA KUMRU Keman
BİLGE BERRA GÜNERİ Bale
MERVE ARTUÇ Şan
SULTAN YILDIRIM Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
SEYFİ TEMEL Gitar
NİSA NUR CANA Bale
ECRİN BETÜL KÖSE Bale
ADA İNCİ ŞENGÜL Bale
BATUHAN DOKSANBİR Klarnet
ŞEVVAL ALARA LAMUŞ Viyolonsel
KAAN GÜLCAN Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
ÇİÇEK KÖSEDAĞ Resim
ALEYNA ARSLANTÜRK Resim
MARİYA BALOĞULLARI Resim
MUSTAFA KAYRA SANAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
BATURALP ÇAM Bateri
EDA DEMİR Yaratıcı Drama
BURAK AKKAYA Piyano
DEMİR MİRZA Piyano
NİL ERGÜN Piyano
MERVE AYANOĞLU Piyano
RÜMEYSA DEMİRHAN Gitar
SERFİNAZ AKŞAHİN Bağlama
AZİZ EMİR DEMİRCİOĞLU Piyano
SAHRA CEMRE CANKAYA Bale
UZAY GÖKYILDIZ Yaratıcı Drama
ŞEFİK TUĞRA TELCİ Tiyatro
EYLÜL SANCAKLI Resim
RÜZGAR KAYABUNAR Resim
ÇAĞLA GÖKÇEN Piyano
GÜLSEMA DOĞA GÜNDÜZ Bale
BERKAN ARSLAN Bateri
EDA NİHAN ÖNDE Piyano
BARLAS KORKMAZ Bağlama
MÜCAHİT İSMET UÇAR Gitar
BUĞRA MERT DÖNGEZ Karikatür
ANIL DÖNMEZ Tiyatro
DİLARA AK Tiyatro
RANA FİRDEVS ÇAYIR Flüt
IŞIL ERSOY Tiyatro
İLKE GÜVEN Piyano
DERİN GÜNDÜZ Yaratıcı Drama
DEMİRHAN ALTINDİL Piyano
ECEM EREM KOCA Keman
YASEMİN ÖZYİĞİT Piyano
MUSTAFA BURAK DİKMEN Klarnet
DENİZ URGAN Resim
ESRA YÖRÜK KOÇAK Resim
DİLAN ARSLAN İşitme
ZEYNEL EREN ÖZYAR Tiyatro
KEREM NEJAT KAYA Yaratıcı Drama
ZEYNEP KARAKURT Yaratıcı Drama
EFE AKSU Yaratıcı Drama
SİNAN ZIRHLI Piyano
NESİM ZIRHLI Piyano
ASLIHAN ŞEN Piyano
SEDA CEBECİ Keman
DERYA SAYLIK Şan
EZGİ FIRAT Şan
ŞERİFE KÜBRA BUDAK Piyano
İLKNUR DOĞAN Keman
CANSEL ÖĞÜTCÜ Piyano
MELEK AKDAĞ Şan
OĞULCAN OFLUOĞLU Bateri
AYLİN PELİT Resim
AKIN KAYTAN Şan
EGE EMİROĞLU Piyano
OSMAN SULHAN Bateri
MİNE OKER Resim
SUĞRA GÜNER Resim
AYTEN AKALIN Resim
ABDÜLKERİM BALCI Bağlama
OZAN BİÇER Şan
YASİN YILDIRIM Resim
DURU BAL Resim
ELİF TÜLİN ŞAHİN Piyano
EYLÜL KILIÇ Resim
SİNEM VEDAT İşitme
MELEK CEYLAN Resim
M. FETULLAH GÜNDÜZ Piyano
ROJDA BULUT Piyano
GÜRAY BURAK KARAKUZU Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
CAN SARIKAYA Bateri
UTKU KIBRIS Yaratıcı Drama
HASAN ANIL UMMAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ALİ ÖZÇOŞKUN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EMİRHAN GÖL Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
HASAN ALİYEV Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EREN KOÇAŞ Piyano
MUSTAFA YURDAKADİM Piyano
HATİCE ÜRÜNDÜ Keman
NUR DENİZ DURSUN Keman
NEŞE COŞKUN Keman
DEFNE DEVLET AKTAŞ Bale
KARDELEN YILMAZ Piyano
KARWAN HAMAD Şan
ONUR TECİM Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
KAYRA EMİR Piyano
EMİR ADAR SAVSİN Gitar
ALP KAVAKLI Piyano
YAĞMUR FEYZA İHVAN Keman
UMUT ÇAKIR Keman
IRMAK ÖZSOY Keman
SILA KARTAL Bale
ELA NAZLI AKÇEŞME Bale
MÜNİR ORAL Keman
BEYZA YALVAÇ Keman
Doğaç Yılmaz Şan
NEDİM BALOĞULLARI Gitar
BİLGE TÜZEN Keman
ZEYNEP KASAPOĞLU Resim
SELEN KAYIKÇI Piyano
IRMAK DÜZGÜN Bale
SİBEL YANARATAŞ Piyano
PARVIN SEPEHRVAND Piyano
AYCA ŞİMŞEK Şan
EMRE CEBECİOĞLU Piyano
MERTKAN ZEYBEKOĞLU Piyano
ALP DENİZ Piyano
MELİHA ENGİN Piyano
ECE NEHİR AYDIN Tiyatro
JİYAN KIZMAZ Flüt
BORAN ÇALIŞ Bateri
NEHİR AKIN Yaratıcı Drama
EFE UĞURLU Yaratıcı Drama
NAZ SUDE DAĞISTANLI Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ERHAN KARAKAYA Şan
DEFNE ALEMDAĞ Resim
BELİZ UYSAL Piyano
YAĞMUR ÇELENK Gitar
ELİF DÜLGER Keman
BERKER GEZER Piyano
EBRU ARSLAN Gitar
ELİF ÖKSÜZ Şan
ANIL SİNANGİL Resim
ALİ CENKER AKKUŞ Tiyatro
FİGEN ÖZTÜRK Piyano
ELİF KIRÇİÇEK Keman
HALİL ARAS BOZKAYA Bateri
ÇAĞLA KELEŞ Piyano
GONCA VARDAR Piyano
BAHAR ÖZLEM EKER Şan
ZEYNEP TAYDAŞ Piyano
TOLGA YELKENBASAN Şan
ELVİN SU TATLI Resim
ZEYNEP ENGİN Klarnet
ESMANUR GENÇ Resim
YELİZ KORKMAZ Resim
DİLA KARAGÖZ Piyano
YUNUS KAYA Flüt
PINAR SEYHUN Resim
FİDAN UCUZ Resim
BERDAN YILDIZ Piyano
CAN GERÇEK AYGÜNEŞ Yaratıcı Drama
MERVE BAŞARAN Bale
NEZİHE NİLDEN TUNA Piyano
ŞAHİN DURNA Şan
ARDEN EGE MAYISOĞLU Piyano
EMİR KARADEMİR Piyano
NAMIK MERT YİĞİT Yaratıcı Drama
SİAMAK SADEGHDOKPT Bağlama
BERFİN ERDEM Piyano
ÇAĞAN KAYTAN Yaratıcı Drama
ALİ AYDIN MENEKŞE Yaratıcı Drama
YASEMİN KOCAMAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ZEYNEP BERATOĞLU Yaratıcı Drama
CANAN KAYALAR Şan
HASAN BOZYOKUŞ Tiyatro
ÖMER KAYALI Yaratıcı Drama
FATMA DORA ALTAŞ Piyano
DURU KOÇAK Piyano
İDİL KOÇAK Piyano
ILGIN TUMAN Resim
İKBAL ALAN Yaratıcı Drama
EBRU AYSOYSAL Piyano
CEREN DİZAR Resim
YADEN BUYRUK Bale
DİLEK ÖZGÜR Resim
SUNA DENİZ KESKİN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
DORUK DİKMENLİ Yaratıcı Drama
ZEYNEP ÖRÜK Yaratıcı Drama
ENSAR KAYRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER TUĞRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER SAFA OLGUN Gitar
TALAT CANTÜRK GÜRSUL Gitar
BÜŞRA HİKMET UTKU Piyano
BEYZA ÇAVUŞ Resim
ECE FUNDA ŞAHİN Keman
DENİZ EFE EMECAN Bateri
DEFNE KURAN Bale
MURATHAN ATEŞ Yaratıcı Drama
YİĞİT ATEŞ Resim
BATUHAN ARGÜN Yaratıcı Drama
BURAK ÇAVUŞOĞLU Piyano
NİSA DENİZ KARA Yaratıcı Drama
EMİNE CABIOĞLU Resim
BUSE NUR ULAK Flüt
HAVVA ÇEVİK Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
HATİCE KARAKÖSE Bağlama
RECEP YİĞİT YÜKSEL Gitar
AYŞE SELİN YURTSEVER Bale
EMRE ANAPALI Gitar
İREM TEKKELİ Gitar
DENİZ EFE EMECAN Bateri
SEYFİ İSLAM CERAN Piyano
SEYFİ İSLAM CERAN Resim
METE ÖNAL Piyano
JANBERK BULUT Piyano
SENA TUNÇ Bale
YASİN BUYRUK Keman
BERKİN DURMAZ Bateri
KHANBALA ALİYEV Gitar
EREN CANER Bateri
AHMET BURAK ŞAHİN Keman
MUSTAFA MUMAY Gitar
BEREN HEPSERT Gitar
ÇAĞAN KEMERLİ Gitar
GÜRKAN YILMAZ Piyano
ZULFİYA ZAHİDOVA Piyano
HASAN EMRE ERDURAK Gitar
ABDOLMAJID ASKARIZADEH Piyano
TÜRKAN AYGEN Gitar
BARTU USTAOĞLU Yaratıcı Drama
ELA ÖZCAN Yaratıcı Drama
ZEHRA YAZICI Resim
NEHİR KOCAGİL Bale
ARDIÇ AKSU Resim
BELEN ÖZGÜÇ Bale
ULAŞ HEPSERT Klarnet
AZRA BAYRAM Yaratıcı Drama
FURKAN ERDEM HÜNER Yaratıcı Drama
ARDA SOYLU Piyano
DENİZ SAYLIK Piyano
ZEYNEP PEKER Resim
EMRE CAN SÜRAL Şan
SERKAN KONCAOĞLU Piyano
KEMAL EREN TÜRKMEN Yaratıcı Drama
MERT ÖZTÜRK Gitar
EFE ÜNSAL Piyano
MUSTAFA ASIM DEMİRKOL Keman
NAZLI EVİN TAŞATAN Şan
GAMZE BAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İDİL KORKUT Resim
YAĞMUR AKTAĞ Yaratıcı Drama
MİNA YILMAZ Piyano
SERTAÇ İÇTEN Gitar
METİN AYDIN Gitar
ECRİN BODUR Resim
BEGÜM ÖNEY Bale
HAZAN ERBAŞ Şan
ERKAN KÖSEOĞLU Keman
SELEN ORUÇOĞLU Şan
MİNA YILDIZ Piyano
İPEK DOLU Piyano
EMEK DENİZ DOĞAN Piyano
AHMET AĞLIÇ Piyano
ZEYNEP AKÇA Keman
ÖZLEM BULCU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ELA EFLİN METİN Bale
NURAN GEZİCİ Resim
DEFNE BAKIR Resim
İLAYDA YALÇIN Akordeon
FİKRET ZAFER DUVAN Bağlama
RÜZGAR ÖZDEMİR Yaratıcı Drama
AYNUR KESEROĞLU Düğün Dansı
NİSA KÜPELİ Piyano
ÖMER TAYLAN ŞAHİN Gitar
SERKAN KORKMAZ Gitar
EGE EREN ŞEN Flüt
DERİN SU KORKMAZ Yaratıcı Drama
MURAT ÇETİNKAYA Keman
ELA ZEYNEP GÜLTEKİN Yaratıcı Drama
FULYA KARA Resim
MUSTAFA AKKIZ Bağlama
DORUK YILMAZ Gitar
METEHAN ALTINDİL Şan
SELVİ DUYUM Keman
CANSU YILMAZ Piyano
AYNUR BAYDİLLİ Şan
ASYA TÜRKSEVEN Bale
ZAFER BERKEHAN PEKKAN Gitar
URFAN JAFAROV Düğün Dansı
ELİF BEŞİNCİ Şan
OSMAN DÖNMEZ Resim
DORUK RÜZGAR SARAÇER Piyano
FULYA MUTLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
FATMANUR ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
YETER ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
GUSHODAKHON SOTVOLDIEVA Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
PINAR ÖZTÜRK Piyano
OKAN BEYHAN Düğün Dansı
AYŞENUR DEMİR Resim
ALİ KOÇ Bağlama
ZEYNEP ŞEYHOĞLU Bateri
EGE SEZEGEN Gitar
SÜMEYYE BARUTÇU Resim
MEHMET YILMAZ Şan
KAAN YİĞİT FIRAT Gitar
İBRAHİM HALİL ÜNLÜ Bağlama
RÜZGAR BİROL Yaratıcı Drama
DOĞA BİROL Yaratıcı Drama
BEYZA BARANOK Piyano
DERİN ALKAYA Piyano
ŞİMAL NWOKORO Şan
AYBERK OKAN HACER Gitar
SEVİM GAMZE ÇANKAYA Piyano
HATİCE ERDOĞAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İREMSU UYGUR Şan
BURÇAK SEVEN Piyano
CAN KEREM AK Bateri
AYFER DEMİREL Resim
EFE ERİŞ Resim
FATİH MEHMET KAYA Şan
IRAZ KOBAN Bale
PELİN ŞİRİN Piyano
AYŞE NAZ MİRASYEDİ Yaratıcı Drama
ARAT MUSOSOĞLU Şan
BERKAY ERYILDIZ Gitar
LİDA TURĞUT Tiyatro
BİLGE ERDOĞDU Piyano
İREM BOZKURT Tiyatro
FERHAT ERİNÇ Klarnet
ŞEYDA SARIÇAY Flüt
KEREM KAHYA Gitar
ÇAĞLA DEMİR Şan
SENA ERTOP Keman
ONUR ERDOĞAN Keman
HAZAR PARMAKSIZ Piyano
ASELNAZ ELİDOĞRU Bale
GÖZDE DÖNMEZ Bale
SİNAN ÜLKEN Bateri
EGE ERUÇAR Viyolonsel
YUSUF KÖSE Resim
BUSE ÇEVİKBAŞ Yaratıcı Drama
ELİSA AYDIN Keman
MAZİ KUTLU Piyano
GÜLBİN ZEYNEP ARAL Piyano
SELİM TUNA Piyano
TUANA AĞRİKLİ Tiyatro
SİNAN ÇOLAK Klarnet
İNCİ TEMUR Bale
TAYFUR ÖZBOLAT Bağlama
CEMRE DAĞ Bale
DURU UYSAL Bale

 

 

deneyimlenmemiş bilgi, bilgi değildir

Drama, deneyimleyerek öğrenme imkanı sunan özel araçlar ve yöntemlere sahiptir. Bu yöntem ve araçlar sayesinde katılımcı, iş yaşantısında ve sosyal ilişkilerinde karşılaşacağı problemleri çözme becerisi kazanır.

  •  Sosyal hayat içinde ifade becerilerinde gelişim ,
  •  Birlikte çalışma becerisi
  •  Problem çözme becerilerini geliştirme
  •  Sözlü anlatım ve beden ifadelerinde yaratıcılık
  •  Grup planlaması, grupla karar verme, yeni çözümler üretme yeteneğini geliştirme
  •  Topluluk karşısında rahatlık

Gibi sosyal yararların yanında, bireysel olarak da

  •  Sanat anlayışı ve ruhunu kazanma
  •  Hayal gücünü geliştirme
  •  Dinleme becerilerini geliştirme
  •  Duyusal, duygusal ve bedensel farkındalık
  •  Olayları değerlendirme yeteneğini kazanma
  •  Dikkat, konsantrasyon ve hafızanın gelişmesi
  •  Empati becerisi
  •  Kendini tanıma

Yönünde katkıları olacaktır.

 

Yetişkinler için Drama Eğitimi için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

NOT: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kursuz. Verdiğimiz eğitimlerin sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge vermekteyiz. 

Ayrıca; kursların pekte üzerinde durmadığı  solfej eğitimini bizler kurum olarak önemsemekteyiz. Kursumuzda  farklı zamanlarda başlayıp devam eden haftada 1 ders saati şeklinde ücretsiz solfej (nota bilgisi) derslerimiz grup olarak öğrencilerimize hizmet vermektedir.Toplamında; eğitim sezonu içerisinde; bir tanesi okul öncesi olmak üzere, Ocak ayına kadar enaz  4 grup  solfej dersi açılmaktadır.)  İsteyen öğrencilerimiz ekstra ücret ödemeden solfej gruplarına katılabilmektedir. Solfej eğitimimizde mümkün olduğunca gruplar yaşlara ve seviyeye göre ayrılmaktadır.

 

muzik-egitimleri   MÜZİK BÖLÜMÜ


  •    PİYANO EĞİTİMİ 

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen piyano kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik enstrumanlarsevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Bireysel olarak yapılan piyano derslerimizde öğrencilerimize piyano tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, piyano çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikte dünyada kabul görmüş seçkin piyano eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir piyano eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritm testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar,  Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

4 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Piyano derslerimiz haftada 1 gün 45 dk’lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir. Size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde, derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde en fazla 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz. Haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz elbette  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılmaktadır.

 

  • GİTAR EĞİTİMİ 

gitar

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen gitar kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan gitar derslerimizde öğrencilerimize gitar tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, gitar çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir gitar eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmaktadır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, London College Of Music, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurs olmasından dolayı verdiğimiz eğitimlerin sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge vermekteyiz.

4 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Gitar derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde, derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde en fazla 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz. Haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz elbette  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılmaktadır.

  1. KLASİK GİTAR DERSİ   : Genel olarak 5 yaşından itibaren herkesin  Klasik Gitar eğitimi alması mümkündür. Özel ders haftada bir gün bir ders saati şeklinde olan eğitime takviye olarak ücretsiz tüm müzik bölümü öğrencilerine açık haftada en az 1 ders saati solfej eğitimi de ücretsiz olarak verilmektedir.
  2. POP GİTAR  DERSİ   :   Genel olarak 5 yaşından itibaren herkesin  Pop Gitar eğitimi alması mümkündür. Özel ders haftada bir gün bir ders saati şeklinde olan eğitime takviye olarak ücretsiz tüm müzik bölümü öğrencilerine açık haftada en az 1 ders saati solfej eğitimi de ücretsiz olarak verilmektedir.
  3. BAS GİTAR   DERSİ :    Genel olarak 8 yaşından itibaren herkesin Bas Gitar eğitimi alması mümkündür. Özel ders haftada bir gün bir ders saati şeklinde olan eğitime takviye olarak ücretsiz tüm müzik bölümü öğrencilerine açık haftada en az 1 ders saati solfej eğitimi de ücretsiz olarak verilmektedir.
  4. ELEKTRO GİTAR  DERSİ :    Genel olarak 8 yaşından itibaren herkesin Elektro Gitar eğitimi alması mümkündür. Özel ders haftada bir gün bir ders saati şeklinde olan eğitime takviye olarak ücretsiz tüm müzik bölümü öğrencilerine açık haftada en az 1 ders saati solfej eğitimi de ücretsiz olarak verilmektedir.
  5. AKUSTİK GİTAR  DERSİ  :    Genel olarak 8 yaşından itibaren herkesin Akustik Gitar eğitimi alması mümkündür. Özel ders haftada bir gün bir ders saati şeklinde olan eğitime takviye olarak ücretsiz tüm müzik bölümü öğrencilerine açık haftada en az 1 ders saati solfej eğitimi de ücretsiz olarak verilmektedir.Jazz gitar,  Perdesiz gitar gibi gitar dersleri de verilmektedir.
  • KEMAN EĞİTİMİ

keman

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen keman kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Özel talep olmadığı taktirde bireysel olarak yapılan keman derslerimizde öğrencilerimize keman tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, keman çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikte dünyada kabul görmüş seçkin keman eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir keman eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Keman yaylı çalgılar ailesinden ve perdesiz bir enstrümandır. Kemanın perdesiz olma özelliğinden dolayı diğer enstrümanlara göre müzikal kulak daha da önem kazanmaktadır. Bu yüzden kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

5 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

Keman derslerimiz haftada 1 gün 45 dk’lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Talepler doğrultusunda 4 kişilik grup derslerde oluşturulabilmektedir.

Özel derslerde, derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde en fazla 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz. Haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz elbette  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılmaktadır.

 

  • BATERİ EĞİTİMİ

bateri

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Bateri (Davul)  kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Özel talep olmadığı taktirde bireysel olarak yapılan Bateri(Davul) derslerimizde öğrencilerimize Bateri(Davul)’nin tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Bateri(Davul)  çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikte dünyada kabul görmüş seçkin Bateri(Davul)  eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir Bateri(Davul)  eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Bateri(Davul) vuralı çalgılar ailesinden bir enstrümandır. Bateri(Davul) özelliğinden dolayı diğer enstrümanlara göre ritm duygusu daha da önem kazanmaktadır. Bu yüzden kursumuzun sağladığı ücretsiz10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

6 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Bateri(Davul) derslerimiz haftada 1 gün 45 dk’lık 1 ders saati, özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde, derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde en fazla 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz. Haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz elbette  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılmaktadır.

 

  • ŞAN EĞİTİMİ

san-egitimi

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Şan / Ses Terapisi kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır. Elbette Ses Terapisinin amacı bu eylemlerin dışında kişide var olan ses teli bozuklukları ile bunların yol açtığı fiziki çalışma, alıştırma ve tekniklerle giderilebilecek, diyafram, nefes v.b. bozuklukların düzeltilmesi ve daha iyi vurgu, ses ve ses tonu yakalama ve daha uzun konuşma veya ses bozukluklarını öğrencinin hedefleri ve terapinin amaçları doğrultusunda  çalışmalar yapımasıdır..

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan Şan / Ses Terapisi derslerimizde öğrencilerimize, nota ve ritim bilgileri, ses/ses tellerinin kullanım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi ve durumuna uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir Şan / Ses Terapisi eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmakta veya ses bozuklukları kendi gayretleri ile giderilebilmektedir.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak, ritim ve ses testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

14 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Şan / Ses Terapisi  derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir. Arzu edildiği taktirde gün ve ders sayısı elbette artırılabilir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz. Dersin telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

  • BAĞLAMA EĞİTİMİ

baglama-egitimi2

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Bağlama  kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Özel talep olmadığı taktirde bireysel olarak yapılan bağlama derslerimizde öğrencilerimize bağlama’nın tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, bağlama çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikte dünyada kabul görmüş seçkin bağlama eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir bağlama eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Bağlama (Saz) bağlama özelliğinden dolayı diğer enstrümanlara göre ritm duygusu daha da önem kazanmaktadır. Bu yüzden kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

7 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Bağlama (Saz)  derslerimiz haftada 1 gün 45 dk’lık 1 ders saati, özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz haber verdiğiniz takdirde dersiniz yanmaz,  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

  • AKORDEON EĞİTİMİ

akordeonAlanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Akordeon kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan Akordeon derslerimizde öğrencilerimize Akordeon tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Akordeon çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir Akordeon eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmaktadır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar,  Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurs olmasına rağmen M.E.B. sertifikasını destek programı olmamasından dolayı Akordeon dalında resmi belge değil katılım belgesi verebilmekteyiz.

10 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Akordeon derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz. Dersin telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

  • VİYOLONSEL EĞİTİMİ

cello

Alanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Viyolonsel (Çello)   kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Özel talep olmadığı taktirde bireysel olarak yapılan Viyolonsel (Çello)   derslerimizde öğrencilerimize Viyolonsel (Çello)’in tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Viyolonsel (Çello)   çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikte dünyada kabul görmüş seçkin Viyolonsel (Çello)  eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir Viyolonsel (Çello)   eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Viyolonsel (Çello) yaylı çalgılar ailesinden ve perdesiz bir enstrümandır. Viyolonsel (Çello) perdesiz olma özelliğinden dolayı diğer enstrümanlara göre müzikal kulak daha da önem kazanmaktadır. Bu yüzden kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar, Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

13 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Viyolonsel (Çello)    derslerimiz haftada 1 gün 45 dk’lık 1 ders saati, özel ders şeklinde yapılmaktadır,hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir. Size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz haber verdiğiniz takdirde dersiniz yanmaz,  telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

  • SOLFEJ EĞİTİMİ

solfej-egitimi

Bir müzik parçasının notalarını, do, re, mi gibi tek sesli adlarla okuyarak seslendirmeye solfej denir.

Genel anlamda müzik eğitimi veren özel kurum ve kuruluşlar uygulamalı ders vermekle beraber solfej eğitimini ne yazık ki gözardı etmektedirler. Pek çok sanat alanında eğitim veren kurumumuz  müziğin ayrılmaz parçası olan solfej eğitimi ile desteklediği müzik kurslarını öğrencilerimizin daha iyi kavraya bilmesi amacıyla özellikle Eylül ayından itibaren ücretsiz solfej eğitimi koymuştur.

Mümkün olduğunca yaş ve seviyelere göre ayrılan öğrencilerimize ücretsiz solfej dersleri ocak ayına kadar enazn 4 farklı grup olarak süreç içerisinde açılmaktadır. Solfej eğitiminin öneminin farkında olan kursumuz bünyesinde açılan öğrencilerimize özel ücretsiz solfej dersleri içersinde enaz bir grup okul öncesi yaştaki çocuklarımız içindir. Öğrencilerimizin elbette solfej derslerine devam zorunluluğu olmamakla beraber kurum olarak kesinlikle öğrencinin ena bir solfej grubunu rutin olarak takip etmesini önermekteyiz.

İsteyen öğrencilerimiz birden çok solfej grubuna katılabilmektedir. Solfej eğitimlerinin gün ve saatleri kurum tarafından belirlenip ilan edilmektedir. Genel olarak eylül ayından başlamak üzere ocak ayına kadar her ay bir solfej grubu açılmaya çalışılmaktadır.

Bu anlamıyla solfej, bir müzik parçasının notalarını okumak ya da çalmak ile özdeştir. Müzik öğretiminde bu amaçla yapılan çalışmaya da solfej denir.

Elbette Akademi ve Güzel sanatlar Liselerinin Müzik bölümlerine hazırlanan öğrenciler arzu ettikleri taktirde ücretli ve özel olarak solfej dersi de alabilmektedir.

 

  • FLÜT EĞİTİMİ

yanflutAlanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Flüt kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan Flüt derslerimizde öğrencilerimize Flüt tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Flüt çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir Flüt eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmaktadır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar,  Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurs olmakla beraber Flüt (Yan flüt)kurslarında katılım belgesi verilebilmektedir.

12 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Flüt derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz. Dersin telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

 

  •    KLARNET EĞİTİMİ

 

klarnet15 yaşından itibaren herkese Klarnet eğitimi vermekteyiz. Eğitimimiz tercihe göre birebir ders biçimindedir. Özel ders haftada bir gün bir ders saati olarak yapılmaktadır. Yeni öğrenenler için nota, solfej ve armoni ile başlayan eğitim, her ders enstrümanın imkânlarını öğrenme ve daha profesyonel parçaların çalışılması olarak devam etmektedir. En az dört aylık bir eğitimin sonunda öğrenci bir etkinliğimizde bir parça çalacak düzeye gelebilmektedir.

Eğitmenlerimiz konservatuvar mezunu olup pek çok konserde görev almış, ünlü gruplarla çalışmış ve bu görevlerini hâlâ sürdürmektedirler.

 

  • SAKSAFON EĞİTİMİ

saksafon-egiitmiAlanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Saksafon kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan Saksafon derslerimizde öğrencilerimize Saksafon tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Saksafon çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir Saksafon eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmaktadır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar,  Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurs olmakla beraber Saksafon  kurslarında katılım belgesi verilebilmektedir.

12 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Saksafon derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.

Özel derslerde derse gelemediğiniz durumlarda ( bir dönem içinde 3 kez olmak şartıyla) en geç 1 gün önce haber vermek kaydıyla dersinizi iptal edebilirsiniz. Haber verdiğiniz takdirde ders hakkınızı kaybetmezsiniz. Dersin telafisi size ve hocamıza uygun gün ve saatte yapılır.

 

  • UD EĞİTİMİ

ud-egitimi

lanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Ud / Ut kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Özel talep olmadığı taktirde bireysel olarak yapılan Ud / Ut derslerimizde öğrencilerimize Ud / Ut tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Ud / Ut çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile birlikteülkemizde kabul görmüş seçkin Ud / Ut eserlerini tanıtarak öğrencilerimizin iyi bir Ud / Ut eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır.

Ud / Ut geleneksel müzik aletlerimizden olup özellikle sanat müziği olarak tabir edilen müzik türümüzde oldukça yoğun kullanılmaktadır. Bu yüzden kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı ile yetenek sınavlarına hazırlanmalarını sağlamaktayız.

8 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Talepler doğrultusunda 4 kişilik grup derslerde oluşturulabilmektedir.

 

  • KANUN EĞİTİMİ

kanun-egitimiAlanlarında uzman eğitmenlerimiz tarafından verilen Kanun kurslarımızın amacı öğrencilerimize müzik sevgisini aşılamak, müzik duygusunu geliştirmek ve beynin mantıksal işleyişini arttırmaktır.

Aksi talep edilmedikçe bireysel olarak yapılan Kanun derslerimizde öğrencilerimize Kanun tarihçesi, nota ve ritim bilgileri, Kanun çalım teknikleri aktarılmaktadır. Her öğrencinin seviyesi uygun olarak oluşturulmuş programlarımız ile iyi bir Kanun eğitimi alması başlıca amaçlarımızdandır. Belli bir seviyeden sonra öğrencilerin dinlediği müzik tarzı da göz önüne alınarak sevdiği parçalarda çalışılmaktadır.

Kursumuzun sağladığı ücretsiz 10-15 dakikalık tanışma derslerimizde eğitmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen kulak ve ritim testlerinden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca kursumuzda Konservatuar,  Eğitim Fakültelerinin Müzik Bölümleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri programlarının sınavlarına girmek isteyen öğrencilerimiz için düzenli ve sistemli bir çalışma programı uygulamaktadır.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurs olmasından dolayı verdiğimiz eğitimlerin sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge vermekteyiz.

10 yaştan itibaren her yaşa yönelik eğitim programı uygulanmaktadır.

Kanun derslerimiz haftada 1 gün 45 dk lık 1 ders saati özel ders şeklinde yapılmaktadır, hocayla birebir çalışıldığı için gün ve saat tercihi yapılabilmektedir size ve hocamıza uygun gün ve saatler ayarlanabilmektedir.


 

dans-egitimi DANS EĞİTİMİ


  • BALE EĞİTİMİ

bale-egitimi

Bir gösteri sanatı olarak genellikle müzik eşliğinde dekor ve sahne giysileriyle sunulan son derece titiz bir danstır.

Bir bale dans müzik ve tasarımla dramatik bir öykü anlatabilir ya da hiç bir öykü olmadan yalnızca müziğin dans aracılığıyla bir yorumu biçiminde sunulabilir.

Bale ilk olarak İtalya’da rönesans döneminden görülmektedir. Mim sanatçılarının ortaçağ ve rönesans tiyatro gösterilerinde ve geleneksel halk gösterilerindeki dans adımları bugünkü balenin temellerini oluşturur.

Fransa’da Henry IV tarafından desteklenen bale tüm Avrupa’ya, oradan da 16. ve 17.yüzyılın sonlarında da Danimarka ve Isveç’e kadar yayılmıştır.

Balenin altın çağı kendisi de iyi bir dansçı olan Louis XIX döneminde başlamıştır. Fransızlar ve Rusların bale sanatının gelişmesinde dansçılık, bestecilik ve koreografi alanında çok büyük katkıları olmuştur.

Bale Okulumuz hakkında : Dersliklerimiz yaş ve eğitim seviyelerine göre enfazla 10 çocuktan oluşmaktadır. Ders süresi haftada bir gün 2 ders saati şeklinde gerçekleşmektedir (Çocukların dikkat toplama süreleri ve bedensel yapabilirlikleri düşünülerek 30 dakika ders 15 dakika ara şeklindedir). Başlangıç yaşı olarak her ne kadar çocuğun kişisel ve bedensel gelişimi göz önüne alınıyorsa da genel olarak ülkemizde 5 yaş ideal kabul edilmektedir.

Yönetmeliklerde belirtilen eğitim sonunda başarılı oldukları taktirde “M.E.B. Kurs Bitirme Sertifikası” alır. Bunun sağladığı bale öğretmenliği yetkisiyle üniversite de öğretim gördükleri branşları dışında ikinci bir meslek daha edinmiş olurlar.

 

  • MODERN DANS EĞİTİMİ

modern_dans

Bugünün Modern Dansı’nın kökleri Almanya ve Amerika’ya dayanmaktadır.Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki on yıllık dönemde Amerikalı ve Alman dansçılar birbirlerinden bağımsız olarak, öykülemeci ve gösterişli bale geleneğine karşı çıkan yeni dans biçimleri geliştirdiler.

Ancak Amerikan ve Alman Modern Dans gelenekleri birbirini etkilemeseydi yeni biçimlerin geliştirilmesinden büyük olasılıkla söz edilmeyecekti . Amerika’da yaşayan Kızılderili’lerin geleneksel danslarının varoluşu ve Avrupalıların Salon dansları ve balelerinin bir araya gelmesi ile Amerika’nın Modern Dans anlayışı ortaya çıkmıştır.

Almanya’da da otuzlu yıllarda birçok Alman dansçı Amerika’ya göç etmiş ve Amerikan modern dansının gelişimine katkıda bulunmuşlardır. İsadora Duncan, Ruth St Denis ,Ted Shawn, Martha Graham ,Merce Cunningham, Paul Taylor gibi isimler de Modern Dansa yeni bir boyut getirmiştir.

Ders mantığı :

Modern Dans, bir şeyleri kalıplar içinde görmek yerine, bu kalıpları kırarak, yaratıcılığı ön plana çıkaran ve sanatçının kendinden bir şeyler katabileceği kompozisyonlar haline getirmeyi amaçlar . Bu durumda Modern dans, sadece kalıpların kırılması fikriyle yola çıkmayıp , özüne yoğunlukla Baleden ,müzikten,tiyatrodan , kısacası sanatın her dalından her parçayı alarak yaratıcılığın enginliği içinde birbirine harmanlamayı hedeflemektedir.

Derslerimiz Haftada bir gün 2 ders saati şeklinde olmaktadır. Sınıflarımız en fazla 5 kişilik öğrenci gruplarından oluşmaktadır.

Haftanın her günü 09.00-22.00 saatleri arasında hizmet vermekteyiz.

 

  • LATİN DANSLARI EĞİTİMİ

arjantin-tangoSALSA

Salsa dansı Karayipler kökenli olduğu varsayılan, salsa adıyla belirtilen müzik türleri eşliğinde çiftler halinde veya grupça icra edilen, Latin Amerika’nın ve ABD’nin modern bir dansıdır. Salsa dansı Latin dansları kapsamında ele alınır. Önceleri yalnızca Latin Amerika halkları arasında yaygın olan bu müzik türü, Karayipler’den ABD’ye göçenler sayesinde ABD’de de yaygınlık kazanmış ve salsa dansı özellikle 1980’lerden sonra tüm dünyada tanınır ve uygulanır duruma gelmiştir. Günümüzdeki salsa dansı Afrika, Karayip ve Avrupa stillerinin, dans ve müzik unsurlarının bir karışımı olarak nitelenir.
1950’lerde mambonun modernizasyonu salsanın oluşumunda önemli bir etken olmuştur. Salsanın kökeni Küba olarak kabul edilmekle birlikte, Küba’nın Kuzey Amerika’daki etkisi Fidel Castrove Che Guevara’nın Küba’daki devriminden ve Küba’ya ABD ambargosunun uygulanmasından sonra azalmıştır. Bir “serbest stil” dansı olan salsa, rutin hareketlere bağlı kalınmaksızın doğaçlama olarak yapılır.

BACHATA

Bachata (baçata) Dominik Cumhuriyeti’nin 4/4 ritimli, romantik bir müzik ve dans türüdür. Daha çok gitarın ön planda olduğu baçata müzikleri vurmalı çalgılar (bongo, maracas, guiro) ve bas gitar eşliğinde üç veya dört gitarla çalınır.

CHA CHA CHA

Cha-cha -cha (ça-ça-ça) Küba kökenli bir Latin Amerika dans ve müzik türüdür. Ça ça ça müziği ilk kez 1953’te Küba’lı viyolonist ve besteci Enrique Jorrin tarafından ortaya koyulmuştur. Bu dansın adı chachachá olarak da yazılır. Ritmi danzon dansındaki dördüncü vuruşa değişiklik getirilerek elde edilmiştir.

RUMBA

Rumba, Latin Amerika danslardan biridir. Aslen İspanyol ve Afrika kökenlidir. Ancak 16. yüzyılda Afrika’dan getirilen köleler aracılığıyla Küba’ya taşınmıştır. Müziği ve hareketleri Küba’yı yansıtır. Yavaş ve zor bir dans türüdür. Bu dansta kalça hareketleri belirgindir. Uluslararası Latin Amerikan dans yarışmalarında sergilenir. Rumba aynı familyada yer alan Ça-Ça-Ça ile bazı benzer özellikler gösterir. Ritmi eşit aralıklı dört sesten oluşur.

 

  • HİP-HOP DANSLARI

hip-hop

Amerika’da kötü koşullarda ve azınlık olarak yaşayan zencilerin gündemden uzaklaşmak ve eğlenmek için oluşturduğu bir kültür ve yaşam tarzıdır. Bu kültür Rap müziği, Graffiti sanatı, Break dansını ve Dj’liği içerir. Hiphop kültürünün doğmasında Blues, Funk, Soul ve Jazz müziğinin etkisi oldukça büyüktür. Son dönemlerde TV.larda yapılan yarışmalar ve programlardan dolayı çocuklar HipHop dansa yoğun ilgi göstermekteler. HipHop dansın yapısına bakıldığında yaşça küçük çocukların tam anlamı ile Hiphop dansı yapmasının gelişimi  ve yaratıcılığı açısından pek fazla önerilmediği görülmektedir. Elbette belirli bir yaşta çocuğun belirli zorluk ve disiplin içeren bir dansla ilgilenmesi vücut ve zeka gelişimine katkısının yüksek olduğu söylenebilir. Fakat bazı durumlarda Hiphop çocuğun gelişim süreci için yeterli olumlu etkiyi yapmayabilir bu anlamda Modern dans destekli  Hip Hop,  gelişim açısından enaz bale kadar faydalı olacağını söylemek hatalı olmasa gerek. Çocukların pek çok çoğunun doğasında var olan hareketliliği ve yaratıcılığı tetikleyen Modern Dans ve Hip Hop destekli olarak yapmalarının daha faydalı olacağı da bir gerçek. Derslerimiz  vücut esnetme ,ısınma ve kondisyon hareketleriyle başlayıp, teknik ve ritmik hareketler in ardından dans koreografisiyle devam etmektedir.

Çocuklarımızın bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimine katkıda bulunan dans eğitimimiz, çocuğumuzun doğru duruş, hareket bilgisi ve müzik kulağının gelişimini de etkilemektedir. Çocukların yaşları göz önüne alınarak haftanın değişik günlerinde farklı saatler de yapılmaktadır.  Çocuklarımız tüm yukarıda sayılan dans hareketlerinin yanı sıra  sosyalleşme konusunda da farkındalığa sahip olmaktadırlar. Derslerimizin yanı sıra çocuklarımız senesonunda etkinliklere çıkmakta bunun yanı sıra da zaman zaman TV. Programlarına da konuk olabilmektedirler.

Derslerimiz : Eğitimimiz haftada bir gün 2 ders saati şeklinde olup çocuklarımız kendi yaş grupları içerisinde değerlendirilmektedir.. . Talepler doğrultusunda hafta sonu ve hafta içi eğitimler mümkündür.

 

  • ORYANTAL

oryantal

Oryantal dans dünyanın bilinen en eski danslarının başında gelir. İslâm öncesi inançları içermektedir. Orijini antik dönemin doğurganlık, bereket kültünde yatar. Tüm antik uygarlıklarda bereketi sembolize eden tanrıçalar görülür. Mesela Mylitta, Isis, Ashtıreth, Ishtar, Hathor, Afrodit, Venüs ve Ceres gibi. Geleneksel olarak yalınayak yapılan bir danstır. Bu dansçının Toprak Ana’yla direk temasının asla kesilmemesine dayanmaktadır.

Oryantal dansı kadın vücudunun özelliklerine göre tasarlanmıştır. Karın kaslarıyla kalça hareketleriyle göğüs hareketleriyle en iyi kadın vücuduna uygundur. Toprağa değen yalın ayaklarla sıkı ve katı bir danstır. İnsan vücudunun akıcı pürüzsüz kompleks ve etkileyici hareketleri çalkalama ve dalgalanma hareketlerinin çeşitliliği ile dansın karakteri ortaya çıkar. Doğu dansları batının adıma dayalı danslarından farklı olarak kasların hareketine dayalı danslardır.

Dolayısıyla adımlar çok narindir ve asla zıplama olmaz toprakla olan temas daima korunur.
Yılan kılıç meşale mum peçe tül baston ya da sopa gibi malzemelerin dansta sıklıkla kullanıldığı görülür. Bunların her birinin birer anlamı olmakla birlikte genel olarak sihri ve ilkel insanın korunma amaçlı kullanımı simgelerler. Bu aletlerin dansta kullanılması yörenin folklorunda da görülür.

Oryantal dans sadece, dans değil aynı zamanda bir anlamda spor ve vücut sağlığını koruma anlamında da değerlendirilebilir.

Kalori yakma ve vücut kıvraklığını kullanma anlamında da faydalıdır.

Derslerimiz :

Eğitimimiz haftada birgün 2 ders saati şeklindedir. Talepler doğrultusunda hafta sonu ve hafta içi eğitimler mümkündür. Sınıflarımız 10 kişi ile sınırlıdır.


 

sahne-sanatlari  SAHNE SANATLARI


tiyatro

Ders Yapısı :  Talepler doğrultusunda Hafta içi veya Hafta sonu olup bir gün 2 ders saati şeklinde işlenmektedir.

Yaş Grupları : 10 Yaş ve üstü şeklinde olup farklı yaş grupları için gruplar oluşturulmaktadır.

Çocuk, Genç ve Yetişkinler için değişik yaş grupları olup 10 yaş ve üzeri tiyatro eğitimi aynı grup içersinde değerlendirilmektedir. Taleplerin genel oluşumuna göre haftanın hangi gün ve saati olacağı belirlenmektedir. Dönem sonunda ise alınacak eğitim eşliğinde enaz bir kez oyun sahneye konacaktır. Elbette M.E.B. Onaylı sertifikanızı da unutmuyoruz!

Tiyatroya dair …

Tiyatronun toplumun eğitimindeki yeri ve önemini düşünürken, tiyatronun öncelikle insanları birbirinden ayıran ve her değeri bir yana savuran ırk, din, dil, politika ayrımı gibi olguları birleştirici etkisini göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum. Tiyatro, her şeyden önce bu olguları birbirine yaklaştıran, birbirlerine ortak eden her şeyi değerlendirmek gibi bir işlev üstleniyor. Tiyatro insan yaşamında yer alan gülmek, ağlamak, sevinmek, üzülmek, ferahlık duymak, bunalmak; kısacası, kalple, duygularla ilgili her şeyi değerlendiriyor. Tiyatro, ayrıca bütün insanlarda ortak bir kalbin varlığını meydana çıkarmasıyla da topluma hizmet ediyor. Bu bakımdan, tiyatro için rahatlıkla en etkili barış yolu da diyebiliyoruz.

HAYATIN GİZİNİ KAVRAYABİLMEK
Tiyatronun, insanlığın uzak geçmişinden şimdisine ve oradan da sonrasına uzanan uzun bir zaman diliminde, her yaşa, her mesleğe, her dine, her dile, her ırka oyundaşlık etme fırsatı veren bir sanat türü olduğunu da söyleyebiliriz. Bir anlık karanlığın ardından aydınlanan sahne, oyun evrenine açılan perde, oyuncular, gerçeğin benzeri ama aynısı olmayan dekor, hepsi bir oyunun kuralları çerçevesinde bir araya gelmiş şeyler. Tiyatro hayatın aynası, evet; ama asla kendisi değil. Oysa, örneğin sinema, tiyatronun aksine, gerçeği yansıttığı oranda başarılı sayılmakta. Bilinç düzeyi oyun oynama evresinden, oyun seyretme noktasına ulaşmış her insan, tiyatronun gizemli ortamında, bir süreliğine uzaklaşırken hayattan, daha güçlü olarak dönebilecek donanımları da elde etmiş sayılıyor. Hayatın gizini, daha çok bir tiyatro sahnesinin derinliğinde kavrayabiliyoruz.

TOPLUMUN EĞİTİMİNDE TİYATRONUN ROLÜ
Tiyatro yolu ile eğitme, tiyatronun eğitici ve zevk verici olması, eğlendirirken eğitmesi, öğretirken-eğlendirmesi, tiyatro sanatının başlangıcından beri tartışılmış, savunulmuş bir düşünce tarzı. Yazarların, sahneye koyucuların, oyunları hakkında yaptıkları açıklamalarda öncelikle seyirciye ne öğretmek istediklerini belirlediklerini daha önce öğrenmiştim, biliyorum. Tiyatronun etkili bir sanat dalı olduğu, insanın ve toplumun eğitiminde bu etkinlikten yararlanılması gerektiği düşüncesinin çeşitli biçimlerde tekrarlandığını bir büyüğüm öğretti bana. Yalnız, öğretilmesi istenen gerçekler, eğitilmesi istenen görüşler dönemden döneme değişmekteymiş. Her dönemin tiyatrosu kendini besleyen kaynağın yeğlediği yönde bir eğitimi amaçlarmış. Klasik tiyatro, geleneklerin, inançların, ahlak değerlerinin doğrultusunda tutucu bir eğitime yönelir; romantik tiyatro birey hakkını, özgür vicdanı savunurmuş. Gerçekçi tiyatro, örtülü çirkinlikleri bilimin ışığında incelemeye çalışır, öncü tiyatrolar toplumun kabuk bağlamış yaralarını deşermiş. Bütün bunları hep o büyüğümden öğrendim. Tiyatronun, sanatsal etkinliği yanında böylesine görevleri üstlenmesi ne kadar saygıya değer değil mi? Bu bağlam içinde çocuk tiyatrosunun eğiticiliği ve öğreticiliği de elbette doğal sayılmalı.

ÇOCUĞUMUZ İÇİN TİYATRO
Sözünü ettiğim büyüğüm, eğitilmek istenen çocuğun yaşının, anlayış gücünün, ruhsal durumunun, yaşantısının, bilgi ve görgüsünün, içinde bulunduğu ekonomik durumun, kültürel özelliklerin bilinmesi gerektiğini bana anlattı. Yapılan eğitimin günlük yaşam ile uzlaşıp uzlaşmadığı, çocuğu çelişkiye düşürüp düşürmediğinin araştırılması gerektiğini söyledi. Çocuğu aile ilişkilerinde, okul yaşamında, arkadaşları ile ilişkisinde uyumsuzluğa götürebilecek bir eğitim, kendi içinde ne kadar haklı nedenlere dayanırsa dayansın, ne kadar doğru düşünülmüş olursa olsun, yarar yerine zarar verecekmiş, öyle söyledi. “Doğru bildiklerimize ne kadar inanıyor, onları ne ölçüde koruyup savunuyorsak, tiyatrocu yöneldiği çocuk seyirciyi de o ölçüde sevmeli, ona inanmalı, onu esirgemeli,” dedi. Çocuk olan insanı incitmemek, inandığımız ilkeden sapmamak kadar önemli olmalıymış. Çocuk taşıyamayacağı kadar ağır bir düşünce yükü altında ezilmemeli, yaşamı ile uzlaştıramayacağı görüşlerle şaşırtılmamalıymış. Büyüğüm; çocuk tiyatrosunun, büyükler için yapılan tiyatrodan daha zor olmasının, daha çok çaba gerektirmesinin nedenleri olarak bunları sıraladı. “Doğumda bir bebeğin mikrop kapmamasına nasıl dikkat ediliyorsa, bebeğe verilen sütün pastörize olmasına nasıl özen gösteriliyorsa, çocuk hastalıklara karşı nasıl korunuyor, büyümesini engelleyecek ağır işlerde çalıştırılması nasıl yasaklanıyorsa, yapacağı sporun niteliği nasıl yaşına göre saptanıyor, beden gelişiminin doğru olmasına çalışılıyorsa, tiyatro yolu ile eğitilirken aynı ölçüde titiz davranmak, ruhsal gelişimini dikkate almak gerekir.” Aynen böyle dedi büyüğüm.

HANGİ TÜR TİYATRO YEĞLENMELİ
Bence bizler için en yararlı tiyatro, bizlere sevinmesini öğreten, içimizde biriken enerjiyi istediğimiz gibi kullanmamızı sağlayan, bizleri sevgi ile besleyen, içten güçlendiren tiyatro oyunları olmalı.

Gelin tiyatroda sevinelim, yaşamanın, sevmenin, dayanışmanın tadına varalım.

Yaşamayı ve yaşatmayı, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi öğrenelim.

 

  • YARATICI DRAMA

yaratici-drama

Yaratıcı Drama dersimiz Talepler doğrultusunda haftada bir gün 2 ders saati şeklinde işlenmektedir.

Eğitici/Yaratıcı drama çoğu zaman Tiyatro Eğitimi ile karıştırılmaktadır. Tiyatronun unsurları da kullanılmakla beraber tek başına tiyatro eğitimi Çocuklar için Eğitici/ Yaratıcı Dramanın asla yerini tutamaz. Konusunda yetkin ve yeterli eğitim almamış kişilerin eğitici drama eğitimi vermesi kabul edilmez ve çocuğun gelişimi açısından sakıncalıdır. Bu bağlamda yetkin eğitmenler eşliğinde yaratıcı/eğitici drama kursumuza bekliyoruz. Her eğitim döneminin sonunda eğitmen uygun gördüğü taktirde sene sonunda bir etkinlikte öğrencilerimiz yer alacaklardır. Fakat asıl hedef sene sonu gösterisi değil çocuğumuzun aşağıda belirtilen doğrultuda eğitim almasıdır.

 

  • DİKSİYON

diksiyon

Diksiyonu şöyle tanımlayabiliriz: 

Diksiyon duygu ve düşünceleri ifade ederken sözcüklerin ses özelliklerine uygun olarak, vurgu ve tonlama kriterleri içerisinde doğru bir üslupla konuşma sanatıdır. Fonetiği tamamlayan bir unsur olarak konuşma sanatını ve tekniklerini inceler.

Diksiyonun temeli ses dediğimiz iletişim aracını doğru kullanmak ve sözleri söylerken düzgün telaffuz etmek üzerine kuruludur. Jest ve mimikleri de kapsayarak özellikle tiyatro ve diğer sahne sanatları ile sinema ve televizyonda metinlerin yanlışsız okunması amaçtır. Ayrıca topluluk önünde konuşma gibi durumlarda ve yöneticilik gibi pozisyonlarda bulunan kişilerin başvurduğu bir eğitimdir. Elbette sadece bu meslek grupları için değil aynı zamanda toplumsal iletişim halinde olan tüm meslek grupları için doğru zamanda doğru telaffuz ve doğru iletişim için diksiyon eğitimi önemlidir. Öğrencilikten tutunda yöneticiliğe, hizmet sektörü işveren veya çalışan kişilerin veya yöresel ağızlarla konuşan tüm kişilerin diksiyon eğitimine ihtiyacı vardır. 

Doğru iletişim için doğru diksiyon!

Diksiyon Eğitimi Nasıl Verilir?

Çeşitli kurslarda ve okullarda konuşma sanatının eğitimini alabilirsiniz. Alanında uzman eğitmenlerin yapabileceği ciddilikte olan bu eğitim çeşitli dallara ayrılır.

Öğrencilere öncelikle;

  • Soluma
  • Fonetik (söyleyiş)
  • Artikülasyon (boğumlama)
  • Vurgu
  • İletme gücü temelinde eğitimler verilir.

Amaç öncelikle kişilerin diyaframlarını kontrol etmelerini sağlamak, ses çıkış kaynaklarını ve nasıl kullanmaları gerektiğini öğretmektir. Sonrasında ses tonu ayarlama ve vurgulama konuları incelenir.

Öğrencilerin kelimeleri jest ve mimiklerle anlamlandırmaları sağlanır. Konuşurken akıcılık, doğru bir üslup kazandırmak amaçtır.

Diksiyon Dersleri

Diksiyon eğitimi kısa süreli bir eğitim değildir. Kısa sürede yapılan eğitimlerin diksiyonun düzelmesi anlamında katkıda bulunacağına inanmak gerçekçi değildir. Gerek diksiyon eğitiminde kullanılan organların, gerekse dikkat edilmesi gereken işlemlerin istem dışı ve kalıcı hale gelebilmesi için gerek eğitim sürecinde gerekse eğitim dışında öğrenci tarafından tekrarlanması gerekmektedir. Unutulmamalı ki emek ve çaba harcanmayan hiç bir eğitim amacına ulaşamaz.

Genel anlamda diksiyon eğitiminde ayrıntı bazında farklılıklar olsa dahi  şu eğitimler ve içerikler konu edilir.

  • Ses eğitimi
  • Kelime eğitimi
  • Söz akımı
  • Anlatım
  • Hitap
  • İletişim kurma teknikleri
  • Doğaçlama
  • Dil, zeka ve akıl ilişkisi
  • Dil – kültür ilişkisi

Diksiyon Eğitiminin Faydaları

Doğru ve eksiksiz konuşmak için alınan diksiyon derslerinin kişilere düzgün konuşmanın yanında pek çok faydası bulunmaktadır. Sesini ve bedenini olması gerektiği gibi kullanan bireyler yetiştirmeyi amaçlayan eğitimlerin diğer faydaları ise;

  • Doğru nefes alıp vermeyi öğretir.
  • Tonlama ve vurgu kurallarını öğretir.
  • Kişinin iletişim becerilerini geliştirir.
  • Sesin nasıl etkileyici bir biçimde kullanılacağını öğretir.
  • Oyunculukta ses kontrolü, doğaçlama rahatlığı sağlar.
  • Hitabet gücünü geliştirir.
  • Topluluk önünde konuşurken heyecanı kontrol etmeyi öğretir.

Dersin  Yapısı : Talepler doğrultusunda hafta içi ve hafta sonu gruplar açılabileceği gibi aynı zamanda yine talepler doğrultusunda akşam gruplarının açılması da mümkündür. Grup derslerde haftada bir gün 3 ders saati şeklinde yapılmakta olup 6 hafta devam etmektedir. Derslerin hangi gün olacağı talepler doğrultusunda tespit edilmektedir.

 

  • KORO

koro

TÜRK HALK MÜZİĞİ

Anadolu’nun mükemmel ezgilerinden derlenen Türküler sizleri bekliyor. Genç, emekli, çalışan kısaca her yaş ve kişi için Türkülerimizin büyüsüne kapılmak adına sizleri bekliyoruz. Zengin bir repertuvar  eşliğinde hem eğlenecek hem de günün ve haftanın stresini atacaksınız. Eğitimli şefimiz eşliğinde sosyalleşecek ve sadece mırıldanmayacak, türkü söyleyebileceksiniz. Her dönem sonundaysa muhakkak en az bir veya iki konser vereceksiniz.

Derslerimiz haftada 1 gün 2 saat şeklinde olup, taleplere göre gün tespit edilebilmektedir.

TÜRK SANAT MÜZİĞİ

Nar Sanat Türk Müziği Korosu; Doktordan ev hanımına, öğrenciden, emekliye, işçiden, iş adamına kadar müziğe gönül vermiş, yaş sınırı olmaksızın herkese açık olan çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışmalarımız da  geçireceğiniz müzik dolu saatlerde; eğlenirken öğrenecek, öğrenirken günün stresinden uzaklaşacak ve kendinizi çok mutlu hissedeceksiniz.

Haftanın 2 günü 2 şer saat olan koro çalışmalarımızda gündüz yada akşam gruplarımızı tercih edebilirsiniz.

Yılda en az iki kere koromuzun konserleri olmaktadır.


 

gorselsanatlar  GÖRSEL SANATLAR


 

  • RESİM

resim

Taleplere göre gündüz, gece ve hafta sonu grupları şeklinde olan hobi gruplarımıza katılabilirsiniz.

Hobi grubumuzda genel anlatımların dışında temel sanat eğitimi ardından isteğinize göre karakalem, yağlıboya, guaj, suluboya, akrilik gibi tarzların herhangi biri ile ilgilenebilirsiniz. Tüm eğitimlerimiz de sınıf sayısını minumumda tutmaya çalışmaktayız. 8 kişiyi aşan durumlarda gruplar ayrılmaktadır.

Eğitim aldığınız süre kadar elbetteki M.E.B. Onaylı belge almanız mümkün. Haftada bir gün 4 saat şeklinde süren eğitimimize katılan öğrencilerimiz Haziran içerisinde yaptığı çalışmalardan oluşan bir sergide çalışmalarını sergilemeleri mümkün olmaktadır.

1)   Bakmak ve görmek

– Düz çizgi

– Daire, elips

– Ufuk çizgisi, altı, üstü

– Farklı nesnelerle deneme

2)   Obje çalışması

-Farklı nesnelerle kompozisyon

3)   Gölgeleme metodları

4)   Işık –Gölge

– Teknikler

– Karakalem

5)   Kompozisyon fikri (oluşturma)

6)   Natürmort, peyzaj

7)   Pastel

8 )   Perspektif

– merkezi

– Çift kaçarlı

9)   İnsan figürü

– Oranlar

10)  Portre (Baş)

– Oranlar

– Baş detayları ( göz, ağız, burun, kulak)

11)  El-Ayak

12)  İnsan figürlü kompozisyonlar

13)  Kompozisyonları pastel, akrilik, yağlı boya teknikleri ile çalışma

14)  Soyuta geçiş

  • RESİM ÇOCUK PROGRAMI

Genel olarak  hafta sonu grupları şeklinde olan çocuk hobi gruplarımız mümkün olduğunca yaş gruplarına ayırmaya çalışıyoruz en fazla 8 öğrencinin katıldığı gruplar dışında “ANNEM VE BEN” Adlı resim grubunda ise Anneler arzu ederse çocukları ile derse girebilirler.

Ders süresi 2 ders saati şeklinde olup aynı zamanda çocuğun el becerilerini ve renk tecrübelerini artıracak çalışmaları içermektedir.

Zaman zaman ilginç müze ve sergi gezileri de düzenlemekte bu sayede çocukta sanata karşı duyarlılığı artırmaya çalışmaktayız.

Elbete devam edilen süreç kadar M.E.B. Onaylı belgeyi de unutmayalım.

1)   Bakmak ve görmek

– Düz çizgi

– Daire, elips

– Ufuk çizgisi, altı, üstü

– Farklı nesnelerle deneme

2)   Resim yapma teknikleri

– Mum boya – Kuru boya – Karakalem – Sulu boya

– Değişik malzeme ile kolaj

– Değişik malzeme ile baskı

– Plastik hamuru ile çalışma ve boyama

3)   Resim çizimleri

– Nesne

– Doğa

– Hayaller

– Rüyalar

 

  • KARAKALEM

karakalem

Çizici resim araçları ile bir yüzey üzerine çalışılır, ortaya çıkan desen resmin başlangıcıdır.

Çizgilerin kroki desenden, çizgi değerlerini farklılaştırarak çıkması, ışık/gölge değerleriyle form kazanması, bazen de perspektif (derinlik) özelliklerini içinde barındırmasına, karakalem resim diyoruz.

Karakalem resim objeden desene, desenden peyzaja ve figüre kadar her alanda kullanılır.

“Ben doğadan, ya da insan yaşamından alınmış herhangi bir olayı vesile sayarak, renk ve çizgi düzenleriyle kendimce senfoniler yaratıyorum”

 

  • KARİKATÜR

10 yaşından büyük herkes karikatür derslerimize katılabilir.

Eğitimimiz grup ders şeklinde olup haftada bir gün iki ders saati biçiminde yapılmaktadır.

Yeni öğrenenler için öncelikle katılımcının çizim duygusunu ortaya çıkarmakla başlayan eğitim reel çizim ve karikatürize çizim ile sürüp, anatomi ve perspektif bilgisi ve çizimler ile devam etmektedir.

Karikatür eğitimi, katılımcının kendi çizim yeteneğini, tarzını ve mizahi gücünü fark etmesini ve geliştirmesini sağlayacaktır.

 

  • FOTOĞRAF

fotograf

“Fotoğraf çekmek, insanın aklını, gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir. Bu bir yaşam tarzıdır.” – Henri Cartier-Bresson 

Dijital fotoğrafın yaygınlaşmasıyla beraber fotoğraf çekmeye yönelik ilgi arttı, her geçen gün artmaya da devam ediyor. Ve artık herkes,  fotoğraf çekmenin deklanşöre basmaktan ibaret olmadığının farkında.

Kurs süresince katılımcılar, hem fotoğrafı anlamak hem de etkili ve kusursuz fotoğraf çekmenin temellerini öğrenmek için gerekli tüm donanıma kavuşacaklar.

Fotoğraf makinesi alınırken dikkat edilmesi gereken noktalardan siyah beyaz fotoğrafın inceliklerine, kompozisyon kurallarından basın fotoğrafçılığına, diyafram ve enstantane gibi teknik detaylardan fotoğraf tarihine kadar birçok konuda bilgiler edinecekler.

Ayrıca dijital fotoğrafın olmazsa olmazlarından olan Photoshop ile fotoğrafın boyutunu kayıpsız küçültmek, portre rötuşlamak, panoramik fotoğraf oluşturmak  gibi konularda da yetkin olacaklar.

Öğrenilenlerin pekiştirilmesi için eğitmen ile beraber çıkılacak keyifli çekim gezileri de kurs programında geniş bir yer alacak.

Elbette kursun sonunda Nar Galeri‘de sergi açılacaktır. Öğrencilerimizin açacağı mezuniyet sergisi elbetteki ücretsiz olacaktır.

 

  • SENARYO VE KISA FİLM

senaryovekisafilm

Fransız yönetmen Godard, sinemayı ‘en güzel hile’ olarak tanımlıyor. Gerçekten de bir asırı daha yeni arkada bırakmış bu genç sanat dalı, tüm dünyayı kendi güzel hileleriyle büyülemeye devam ediyor. Ağlatıyor, güldürüyor, eğlendiriyor, sorgulatıyor, düşündürüyor… Ve gelişen teknoloji sayesinde artık  film çekmek çok daha ucuz ve kolay.

Senaryo Yazımı ve Kısa Film Yapımı Kursu’nda katılımcılar senaryo yazmak ve bütün aşamalarıyla bir kısa filmi gerçekleştirmek için gereken temel donanımı kazanacaklar. Senaryo eğitiminde, sinopsis, tretman, film öyküsü ve senaryo yazım biçimleri gibi teknik konuların yanı sıra aslında senaryo yazmanın ön şartı olan fikir geliştirme, konu belirleme, temayı sağlamlaştırma gibi temel konularda da eğitim verilecek. Kısa Film Yapımı bölümünde ise hem ses, görüntü, kurgu, sanat yönetimi  gibi teknik alanlarda hem de yönetmenlik hamleleri, zaman ve mekanı kullanma-yönlendirme, oyuncu yönetimi gibi daha arkada kalan ama son derece önemli konularda katılımcılar kendilerini geliştirme fırsatı bulacak.

Sürekli pratikle el ele gidecek dersler süresince metinler yazılacak, etütler ve kısa filmler çekilecek, sahne çözümlemeleri yapılacak. Sonuçta tüm katılımcılar yazdıkları ve çektikleri en az birer filmle ve daha önemlisi bu büyülü alanda yaptıkları sağlam ve dolu bir başlangıçla kursu tamamlayacak.


 

akademi  AKADEMİLERE HAZIRLIK


  • İÇ MİMARİ

icmimarlik

İster devlet ister vakıf üniversiteleri olsun bütün iç mimarlık fakülteleri, grafik tasarım, endüstri ürünleri tasarımı, moda tasarımı, resim, heykel, seramik  v.b. gibi sanat bölümleri  barajı aşsanız dahi yetenek sınavına girmenizi gerektiriyor.

Elbette ki değişik üniversitelerde değişik sorular sorulabiliyor ama genel anlamda temel sanat bilgisi gerektirmektedir.

Kazanmanın ön koşulu elbette, Öncelikle bol bol çizim yapmanızdır.  Her üniversitenin farklı bir yetenek sınavı uygulaması var ancak genel olarak her okul desen ve imgesel çizimi yaptırır. Desen çiziminde bir modeli anatomik hata yapmadan çizmeniz gerekmektedir. Gördüğünü çizebilme yeteneğini ölçer. İmgesel çizimde ise hayal gücünü kullanarak çizebilme yeteneğini ölçer. Bu çizime perspektifle mekan çizme, figür ekleme, ortam yaratma gibi faktörler girer..

Yetenek sınavına hazırlanırken eğitimini tamamlamış yeterli deneyim ve başarılı eğitmenlerden ders almak önemlidir. Kalem tutuşunuzdan çizginin nasıl yapılacağına ve oradan boyutlu algılamaya kadar tüm safhaların tam ve eksiksiz olarak anlatılması ve boş bol uygulamalarla gösterilmesi önemlidir.

Hangi okulların yetenek sınavına gireceğinize önceden karar vermeniz gelişim sürecinde önemlidir. Çünkü kimi okul sanat tarihi bilgisi istiyor, kimi okul istemiyor. Kimi okulda görsel zeka testleri uygulanıyor, kiminde güncel sanat olayları ile ilgili sorular soruluyor. Ve gideceğiniz kursa da ona göre karar vermeniz iyi olabilir.

Eğitime gelmeden önce muhakkak varsa daha önceki çizimlerin yanınızda olması gerekmektedir ki eğitmeniniz bir fikir sahibi olsun aksi takdirde zaman kaybı olabilmektedir.

Dersin İşleniş Şekli :  Derslerimiz seçenekli olup; haftada bir gün 4 saat ve ya 2 gün 8 saat şeklinde  ya da haftada 3 gün 12 saat şeklinde yapılabilmektedir…

Ders programı :

GÜZEL SANATLAR LİSESİ VE AKADEMİLERİNE HAZIRLIK

 1)   Bakmak ve görmek

– Düz çizgi

– Daire, elips

– Ufuk çizgisi, altı, üstü

– Farklı nesnelerle deneme

2)   Obje çalışması

-Farklı nesnelerle kompozisyon

3)   Gölgeleme metodları

 – Teknik

4)    Işık –Gölge

– Basitten karmaşığa (ayırt edebilme)

– Farklı malzemelerden oluşan objelerle çalışma (kağıt, cam, metal, tahta, kumaş)

5)    Kompozisyon fikri

– Oluşturma

– Bakabilme, ayırt edebilme, istenileni öne çıkartma

– Ön plan – Geri plan

6)   Natürmort, peyzaj

– Basit perspektif

7)   Perspektif

– Basit perspektif (tekrar)

– Objelerin büyüklük kaybetmesi

– Merkezi perspektif

– Çift kaçarlı perspektif

– Düzensiz perspektif

– Fotoğraftaki perspektif hataları

8)   İnsan figürü

– Oranlar

– Ayakta, oturur, yatar + perspektif

– Kağıdı tam kullanma

9)   Portre (Baş)

– Oranlar

– Baş detayları ( göz, ağız, burun, kulak)

– Figürde baş hareketleri

10)  El-Ayak

– Detaylı çalışma

– Bedende bütünleme

11)  İnsan figürlü kompozisyonlar

– İç mekan + perspektif

– Dış mekan + perspektif

– İfade için teknikler

 

  • RESİM

İster devlet ister vakıf üniversiteleri olsun bütün iç mimarlık fakülteleri, grafik tasarım, endüstri ürünleri tasarımı, moda tasarımı, resim, heykel, seramik  v.b. gibi sanat bölümleri  barajı aşsanız dahi yetenek sınavına girmenizi gerektiriyor.

Elbette ki değişik üniversitelerde değişik sorular sorulabiliyor ama genel anlamda temel sanat bilgisi gerektirmektedir.

Kazanmanın ön koşulu elbette, Öncelikle bol bol çizim yapmanızdır.  Her üniversitenin farklı bir yetenek sınavı uygulaması var ancak genel olarak her okul desen ve imgesel çizimi yaptırır. Desen çiziminde bir modeli anatomik hata yapmadan çizmeniz gerekmektedir. Gördüğünü çizebilme yeteneğini ölçer. İmgesel çizimde ise hayal gücünü kullanarak çizebilme yeteneğini ölçer. Bu çizime perspektifle mekan çizme, figür ekleme, ortam yaratma gibi faktörler girer..

Yetenek sınavına hazırlanırken eğitimini tamamlamış yeterli deneyim ve başarılı eğitmenlerden ders almak önemlidir. Kalem tutuşunuzdan çizginin nasıl yapılacağına ve oradan boyutlu algılamaya kadar tüm safhaların tam ve eksiksiz olarak anlatılması ve boş bol uygulamalarla gösterilmesi önemlidir.

Hangi okulların yetenek sınavına gireceğinize önceden karar vermeniz gelişim sürecinde önemlidir. Çünkü kimi okul sanat tarihi bilgisi istiyor, kimi okul istemiyor. Kimi okulda görsel zeka testleri uygulanıyor, kiminde güncel sanat olayları ile ilgili sorular soruluyor. Ve gideceğiniz kursa da ona göre karar vermeniz iyi olabilir.

Eğitime gelmeden önce muhakkak varsa daha önceki çizimlerin yanınızda olması gerekmektedir ki eğitmeniniz bir fikir sahibi olsun aksi takdirde zaman kaybı olabilmektedir.

Dersin İşleniş Şekli :  Derslerimiz seçenekli olup; haftada bir gün 4 saat ve ya 2 gün 8 saat şeklinde ya da haftada 3 gün 12 saat şeklinde yapılabilmektedir…

Ders programı :

GÜZEL SANATLAR LİSESİ VE AKADEMİLERİNE HAZIRLIK

 

        1)   Bakmak ve görmek

– Düz çizgi

– Daire, elips

– Ufuk çizgisi, altı, üstü

– Farklı nesnelerle deneme

2)   Obje çalışması

-Farklı nesnelerle kompozisyon

3)   Gölgeleme metodları

                – Teknik

4)    Işık –Gölge

– Basitten karmaşığa (ayırt edebilme)

– Farklı malzemelerden oluşan objelerle çalışma (kağıt, cam, metal, tahta, kumaş)

5)    Kompozisyon fikri

– Oluşturma

– Bakabilme, ayırt edebilme, istenileni öne çıkartma

– Ön plan – Geri plan

6)   Natürmort, peyzaj

– Basit perspektif

         7)   Perspektif

– Basit perspektif (tekrar)

– Objelerin büyüklük kaybetmesi

– Merkezi perspektif

– Çift kaçarlı perspektif

– Düzensiz perspektif

– Fotoğraftaki perspektif hataları

8)   İnsan figürü

– Oranlar

– Ayakta, oturur, yatar + perspektif

– Kağıdı tam kullanma

         9)   Portre (Baş)

– Oranlar

– Baş detayları ( göz, ağız, burun, kulak)

– Figürde baş hareketleri

10)  El-Ayak

– Detaylı çalışma

– Bedende bütünleme

11)  İnsan figürlü kompozisyonlar

– İç mekan + perspektif

– Dış mekan + perspektif

– İfade için teknikler

 

  • HEYKEL

İster devlet ister vakıf üniversiteleri olsun bütün iç mimarlık fakülteleri, grafik tasarım, endüstri ürünleri tasarımı, moda tasarımı, resim, heykel, seramik  v.b. gibi sanat bölümleri  barajı aşsanız dahi yetenek sınavına girmenizi gerektiriyor.

Elbette ki değişik üniversitelerde değişik sorular sorulabiliyor ama genel anlamda temel sanat bilgisi gerektirmektedir.

Kazanmanın ön koşulu elbette, Öncelikle bol bol çizim yapmanızdır.  Her üniversitenin farklı bir yetenek sınavı uygulaması var ancak genel olarak her okul desen ve imgesel çizimi yaptırır. Desen çiziminde bir modeli anatomik hata yapmadan çizmeniz gerekmektedir. Gördüğünü çizebilme yeteneğini ölçer. İmgesel çizimde ise hayal gücünü kullanarak çizebilme yeteneğini ölçer. Bu çizime perspektifle mekan çizme, figür ekleme, ortam yaratma gibi faktörler girer..

Yetenek sınavına hazırlanırken eğitimini tamamlamış yeterli deneyim ve başarılı eğitmenlerden ders almak önemlidir. Kalem tutuşunuzdan çizginin nasıl yapılacağına ve oradan boyutlu algılamaya kadar tüm safhaların tam ve eksiksiz olarak anlatılması ve boş bol uygulamalarla gösterilmesi önemlidir.

Hangi okulların yetenek sınavına gireceğinize önceden karar vermeniz gelişim sürecinde önemlidir. Çünkü kimi okul sanat tarihi bilgisi istiyor, kimi okul istemiyor. Kimi okulda görsel zeka testleri uygulanıyor, kiminde güncel sanat olayları ile ilgili sorular soruluyor. Ve gideceğiniz kursa da ona göre karar vermeniz iyi olabilir.

Eğitime gelmeden önce muhakkak varsa daha önceki çizimlerin yanınızda olması gerekmektedir ki eğitmeniniz bir fikir sahibi olsun aksi takdirde zaman kaybı olabilmektedir.

Dersin İşleniş Şekli :  Derslerimiz seçenekli olup; haftada bir gün 4 saat ve ya 2 gün 8 saat şeklinde  ya da haftada 3 gün 12 saat şeklinde yapılabilmektedir…

Ders programı :

GÜZEL SANATLAR LİSESİ VE AKADEMİLERİNE HAZIRLIK

 

        1)   Bakmak ve görmek

– Düz çizgi

– Daire, elips

– Ufuk çizgisi, altı, üstü

– Farklı nesnelerle deneme

2)   Obje çalışması

-Farklı nesnelerle kompozisyon

3)   Gölgeleme metodları

                – Teknik

4)    Işık –Gölge

– Basitten karmaşığa (ayırt edebilme)

– Farklı malzemelerden oluşan objelerle çalışma (kağıt, cam, metal, tahta, kumaş)

5)    Kompozisyon fikri

– Oluşturma

– Bakabilme, ayırt edebilme, istenileni öne çıkartma

– Ön plan – Geri plan

6)   Natürmort, peyzaj

– Basit perspektif

         7)   Perspektif

– Basit perspektif (tekrar)

– Objelerin büyüklük kaybetmesi

– Merkezi perspektif

– Çift kaçarlı perspektif

– Düzensiz perspektif

– Fotoğraftaki perspektif hataları

8)   İnsan figürü

– Oranlar

– Ayakta, oturur, yatar + perspektif

– Kağıdı tam kullanma

         9)   Portre (Baş)

– Oranlar

– Baş detayları ( göz, ağız, burun, kulak)

– Figürde baş hareketleri

10)  El-Ayak

– Detaylı çalışma

– Bedende bütünleme

11)  İnsan figürlü kompozisyonlar

– İç mekan + perspektif

– Dış mekan + perspektif

– İfade için teknikler

 

  • MÜZİK VE SES

Amacı :

  • Ülkemizde eğitim veren Devlet / Özel konservatuvarlar, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Eğitim Fakülteleri (Müzik Öğretmenliği) ve Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin yapmış oldukları özel yetenek sınavlarına katılmak isteyenleri bu sınavlara özel programlarla hazırlamak.

İçerik:

  • – Ses Çalışması (Kulak, entonasyon, ritim vb.)
  • – Piyano Çalışması (Öğrenci sınava başka bir enstrümanla katılacaksa o enstrümanın eğitimi ayrıca verilir)
  • – Genel Kültür ve Müzik Tarihi
  • – Temel Müzik Teorisi, Solfej (Dikte, Deşifre vb.)
  • – Müzikal / Ezgisel Bellek Çalışmaları

Konservatuvara ve Güzel Sanatlara Hazırlık Dersleri işleniş şekli :

Haftada 2 gün 1’er saat (Ders Saati)  birebir özel ders. Aynı zamanda haftada 3 gün 1’er saat (Ders Saati) olmak üzere solfej dersi verilmektedir. Bunun yanı sıra sabah : 09:00 – akşam 10:00 arası derslikler boş olduğu sürece çalışma imkanınız mümkündür.