Şunun için etiket arşivi: ilk

fovizm

Tarihe şöyle bir göz atarsak onlarca sanat akımının olduğunu görürüz. Her bir sanat akımının kendine has özellikleri vardır ve bu özellikler sayesinde diğer akımlardan ayrılırlar. Fovizm de bu sanat akımlarından bir tanesidir ve 1898 ile 1908 seneleri arasında Fransa’da Henri Matisse tarafından geliştirilmiştir. Bu akımın en belirgin özelliği göz alıcı ve canlı renklerin kullanılmasıdır.  Bu akım ilk kez 1905 senesinde Paris’te açılan bir sergide duyulmuştur. Bu sergiye katılanlar farklı bir anlatımla karşılaşmış ve doğrudan sürülen renkler ile bozuk perspektif onları şaşırtmıştır. Sergiye katılan eleştirmenlerden birisi olan Louis Vauxcelles bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les fauves adını vermiştir ve akım da ismini buradan almıştır.  Fovizm’in Özellikleri Nelerdir? Canlı, çiğ, sert ve bağıran renkler doğrudan kullanılır. Temiz ve düz renkler kullanılmalı, resim sade olmalıdır. Bu akımda ön planda çarpıcı renk tonları vardır ve renk şiddetine önem verilir. Bununla birlikte derinlik resimden atılmıştır. Eğer resimde ışık alan bölgeler ya da uzaklıklar gösterilecekse bu renk değişiklikleri ile yapılır. Bazı kaynaklara göre izlenimcilik akımının devamı olarak belirtilir. Resimdeki anlam ya da duygu renklerle anlatılmaktadır. Fovizm’de boyalar direkt tuvale sıkılmaktaydı. Resimlerde konu genellikle natürmort, insan figürleri ya da peyzajdı. Fovizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler  Fovizm akımının öncüleri olarak bilinen Henri Matisse ve Andre Derain, Gustave Moreau’nun öğrencileridir. Fovizm, ilk olarak Vincent van Gogh, Paul Gauguin, Paul Cezanne ve Georges Seurat’dan ilham almıştır. 1908 senesinde bu akımın sanatçıları başka hareketlere ( bilhassa kubizme ) geçmiş ve böylece fovizm akımı son bulmuştur. Fovizm denince akla gelen sanatçılar şöyledir: Henri Matisse, Andre Derain, Raoul Dufy, Van Dongen, Maurice Vlaminck, Albert Marquet, Othon Friesz, Georges Braque ve Georges Roulaut’dur. Fovizm akımına örnek olabilecek bazı resimler şunlardır: The Green Line ( Henri Matisse ), Woman With A Hat ( Henri Matisse ), The River Seine at Chatou ( Maurice de Vlaminck, Regent Street, London ( Andre Derain ).

fovizm-nedir

Görsel: Maurice de Vlaminck

Henri Matisse Kimdir?

Fovizm akımının öncülerinden birisi ve belki de en önemlisi olan Henri Matisse tarihteki önemli ressamlardandır. Önce hukuk eğitim almış ama asıl istediği bu olmadığı için Paris’e gitmiş ve resim eğitimi almaya başlamıştır. Fovizm akımının ortaya çıkmasına neden olan sergiye katılmış ve sergiye katılanlar burada yer alan resimlerdeki anlatımı oldukça farklı bulmuştur. Bugün Matisse renklerin özgürlüğüne katkıda bulunmuş bir ressam olarak anılmaktadır.

Andre Derain Kimdir?

Andre Derain de tıpkı Henri Matisse gibi fovizm akımının liderlerindendir. İki ressam beraber yaptıkları resimleri bir sergide sunmuşlardır. Bu sergi sonunda bir eleştirmen bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les Fauves adını takmış ve böylece Fovizm akımı ortaya çıkmıştır.

fovizm

Andre Derain denince ilk akla gelen Londra resimleridir. Bu şehri daha önce birçok ressam çizmiştir, ancak Derain’in resimleri bunlardan farklıdır. Ressamın Londra resimlerine canlı renkler hakimdir.

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

purizm-nedir

Pürizm, mimar Le Corbusier ve ressam Amedee Ozenfant tarafından ortaya konulmuş ve Kübizm sonrasında ona tepki olarak doğmuş, ancak aynı zamanda da Kübizm’in farklı bir formu olarak bilinen sanat akımıdır. Bazı makalelerde pürizm “ Arıtılmış ve birbiriyle ilişkili öğelerin birleşmesi “ olarak da tarif edilir. Le Corbusier ve Ozenfant ilk olarak 1918’de After Cubism ( Kübizm Sonrası ) adlı küçük kitaplarında Pürizm’in prensiplerini tarif etmişlerdir. Kübizm’in 1914’den sonra yaygınlaşan, resmedilmeye değer ve dekoratif görünümlerini elimine etmeye çabalamışlardır. Bunun yerine matematiksel düzen, saflık ve mantığın vurgulandığı bir sanat akımı olan pürizmi geliştirmişlerdir. Bu düzen, saflık ve mantığı gerçekleştirebilmek için de modern, kişisel olmayan, evrensel biçimlerde olan ve makine işi olarak tabir edilen basit nesneleri resmetmeyi amaçlamışlardır. Le Corbusier ve Ozenfant makine estetiği ve tamamen çizili formların güzelliği konusunda Fernand Leger ile aynı heyecanı paylaşmıştır. Fakat onlar bir adım daha ileri giderek, bu nesneleri daha da sadeleştirilmiş geometrilere çevirip telaşsız ve sakin bir ahenk ortaya çıkarmayı hedeflemişlerdir.

Pürizmin kritik öğelerinden birisi teknoloji ve makineyi kucaklaması, mekanik ve endüstriyel bir etkiyle zamansız ve klasik bir eser ortaya çıkarılmasını sağlamasıdır.

Pürizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • La Corbusier ve Ozenfant’a göre sanat değişmezliğin ifadesi olmalıdır. Onlara göre sanat eserleri pitoresk ve rastlantısal olmamalıdır.
  • Pürizm terimi Türkçe’de Arıtmacılık olarak da bilinmektedir.
  • Le Corbusier 1946-1952 yılları arasında Marsilya’da Unite d’Habitation ( Yerleşim Birimi ) bloklarını inşa etmiş ve bu bloklar da Pürizm akımına örnek olarak gösterilmiştir.
  • 1930’larda sürrealist çalışmalar yapmaya başlayan Rene Magritte önceleri Pürist tablolar yapmıştır.
  • Fransız ressam, heykeltıraş, seramikçi olan Fernand Leger de Pürizm’den etkilenmiş ve bu akımdan yola çıkarak “ Vazo Taşıyan Kadın “ gibi eserler ortaya çıkarmıştır.
  • Amedee Ozenfant’ın “ Gitar ve Şişeler “ adlı resmi de Pürizm akımı örneklerindendir.
ataturkuanma

Atatürk Haftası, 10 Kasım 1938 günü saat 09:05’te yaşamını yitiren Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına düzenlenen; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk’ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk’le ilgili filmlerin gösterildiği haftadır. 10-16 Kasım tarihleri arasına karşılık gelir.

10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara’da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye’nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05’te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir.

29-ekim-cumhuriyet-bayrami

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla 30 Ekim 2016 tarihinde saat 19:00 ‘da etkinliğimizde Nar Sanat öğrencileri dinleti düzenleyecektir. Etkinlik Programımız sayfanın en altındadır.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

turk-bayragiCumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlarda şenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin onuncu yılı kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Cumhuriyet öncesi

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

Cumhuriyetin ilanı

mustafa-kemal-ataturkMustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ‘Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ‘vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

 

ETKİNLİK PROGRAMI

NİMA ABDULLAHİ   –  LOKOMOTİF(ENVER TUFAN)

ZEYNEP BAŞARAN –  DALGALARIN ŞARKISI (ENVER TUFAN)

EMRE ANAPALI-DORUK OKTAY-UMUT OKTAY     –     ŞÇO (AKIN ELDES)- TAÇO(HERMETO PASCAL)

TUĞBA SEHER KARANFİL  –  MELODİ (ALEXANDER BURKARD)

BURÇAK SEVEN  – ÇEKİRGE (ENVER TUFAN)

BETHANY TURLEY  –  ESKİ FRANSIZ ŞARKISI(P. İLYİÇ TSCHAİKOWSKY)

SU AZRA DAYIOĞLU  –  MİNUET (JEAN BAPTİSTE LULLY)

EGE YILMAZ  –  RUSSİAN FANTASİ (LEO PORTNOFF)

SELİNSU ÖKDEMİR  –  VALS (EVGENY GRİNKO)

MERT GÜNEŞ  –  IF I WERE A RİCH MAN (JEERY BACK)

GÜLCAN ATALAY  –  ETÜD (D.ALARD)

DENİZ KAPLAN  –  SANSAR VE AVCI(ÇOCUK MELODİSİ)

SENA ERTOP  –  LONG LONG AGO (THOMAS HAYNES BAYLY)

ECEM EREM KOCA  –  LA FOLİA (ARCANGELO CORELLİ)

ELA ÖZBAŞ  –  YALANCI(FRANSIZ EZGİSİ)

SÜMEYRA ASLAN ÇIKI  –  KARLI KAYIN(ZÜLFÜ LİVANELİ)

AYŞE ELA ŞENKAYA  –  ÇANLAR-OLD MCDONALD(J.THAMPSON)

İKLİM KELEŞ  –  SARABANDE(GEORGY FRİDERİC HANDEL )

ZEYNEP ADA UÇ  –  JOHN THAMPSON

NEZİHE NİLDEN TUNA   –  AYDEDE (Y.İMAN)

EREN ÖZDEN  –  ANNEM (Y.İMAN)

indian
Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor

Farklı ülkelerde açtığı uluslararası sergilerle ve avant-garde, belgesel, animasyon, klip, video-art ve deneysel film gibi çeşitli türlerde ödüllü kısa filmleriyle tanınan yönetmen ve senarist Ozan Adam’ın uzun metraj filmi “Körler / Jaluziler İçin”, Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor. Kült, animasyon, kopya veya komedi olmayan uluslararası ödüllü İlk Uzun Metraj Türk Bilim Kurgu Filmi olarak Türk sinema tarihine geçen “Körler / Jaluziler İçin” filmi Türkiye’de ilk kez 33. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşmuş ve film eleştirmenlerinin büyük beğenisini kazanmıştı.

indian

 

“‘Turist Ömer’ ve ‘Badi’ gibi kült motiflerin ötesine geçemeyen bilimkurgu üretimimiz, nasıl örneklerle karşılarsa karşılaşsın ‘yenilikçi’ olarak addedilebilir. “Körler-Jaluziler İçin”, bu avantajdan faydalanırken, Soğuk Savaş atmosferinde geçen ‘deneysel-gerilla dolgu bellek bilimkurgusu’ şablonuyla yol alıyor. Böylece bağımsız ruhuyla yerli bilimkurgu tarihimizin kilometre taşlarından birine dönüşüyor… Kısa filmlerindeki ‘deneysel’, ‘animasyon’ ve ‘video-art’ katkısıyla bilinen Ozan Adam, evrensel bir bilimkurgu filmine imza atıyor burada… Yönetmenin Chris Marker’ın “Dalgakıran”ında (“La Jetée”, 1962) fotoğraflarla yaptığını seviyor olması yüksek ihtimal. Stan Brakhage ve Maya Deren gibi deneysel sinemanın figürleriyle de haşır neşirdir… Filmini de anlar, ara yazılar ve birbirinden bağımsız sahneler üzerine inşa ediyor. 94 dakikada ise bunu finale ulaştırmayı beceriyor. Buradan yükselirken ise soruları ‘dolgu bellek’, ‘anı yaratımı’, ‘paralel evren’ gibi meselelerde arıyor.

O zamanlar çekilen “The Illustrated Man” (1969) ile ‘paralel evren’ kavramı ışığındaki akrabalık tartışılır. Ama sanki “Zardoz” (1974), “Sessiz Dünya” (“The Quiet Earth”, 1985), “Gerçeğe Çağrı” (“Total Recall”, 1990), “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) gibi eserlerle bildiğimiz ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgu’ şablonuyla bağ kuruyor Ozan Adam… Buradan itibaren ise ‘clean slate’ (sil baştan) yapılan zihin, ‘mind resetter’ (beyin sıfırlama) ile parçalanıyor. Bunun sonucunda karşımıza rüyalardan karmaşık bir dünya tablosu çıkıyor. Araya giren uyarılar da bir süre sonra bir dedektiflik öyküsünü canlandırıyor… Adam, açılış ile kapanış arasındaki dengeyi de iyi kurmuş… Maya Deren ve Stan Brakhage usulü deneysel bir iş, eklemlenen incelikli hikaye ile yürüyor nihayetinde… En fazla “Upstream Color” (2013) ve “Başka Bir Dünya” (“Another Earth”, 2010) gibi gerilla bilimkurgu başarılarıyla akrabalık kuran bir yapıt bu.

“Körler-Jaluziler İçin”, “Gerçeğe Çağrı”nın aksiyon mizansenini bağımsız bir ruhla inşa etmesiyle değerli… Finaldeki bakış açısından ikiye bölünen ‘dürbünle perdeye bakma’ anı ise biraz “Kutsal Motorlar” (“Holy Motors”, 2012), biraz “Mulholland Çıkmazı”nı (“Mulholland Dr.”, 2001) çağrıştırıyor. Ama film, gerçek bir gizemin peşinde koşmuyor. Ne anlatacağını baştan büyük puntolarla söylüyor… Adeta Hal Hartley’nin bilimkurgu çekmesi ve “Gerçeğe Çağrı”ya imza atmasıyla oluşabilecek durum, 60’ların bağımsız yaklaşımıyla şekil alıyor. ‘Soğuk Savaş’ korkusunun oluşabilecek tek şirket bazlı bir rejimle gelebileceği noktaya dikkat çekiliyor.

” (Kerem Akça, film eleştirmeni). “KÖRLER / JALUZİLER İÇİN” Synopsis İnsanların sadece belli bir süre belli bir kişi ( karakter ) olarak paralel gerçekliklerde yaşadıkları bir dünyada herkesin hafızaları düzenli olarak silinmekte ve uyandıklarında yaşayacakları hayatın kendilerine uygun şekilde uyarlanmış hafızaları yüklenmektedir. Seintn ise hafızası tam olarak silinemediği için geçmişten kalan diğer karakterlerin kişiliklerinin hafızalarından kalıntılarla ve bu durumun getirdiği beklenmedik sonuçlarla yaşamaya mahkumdur. Bundan dolayı çok kişiliklilik sendromu, kişilik bölünmesi gibi pisikolojik sorunlarla mücadele etmek durumundadır fakat kendisi bu durumun farkında değildir ve dolayısıyla toplumun düzenini tehdit eden özelliklere sahip olduğu için bir suçlu olarak aranmaktadır

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bale Bölümü mezunu olan Deniz Baydar, dünyada yirmiyi aşkın kentte farklı insiyatiflerce yürütülen Ballerina Project’in Türkiye ayağında yer aldı. Böyle uluslararası bir sanat projesinde yer almanın kendisi için çok anlamlı olduğunu belirten Baydar; “Ballerina Project, New York merkezli bir çalışma. Dilerim Türkiye’de de orijinali kadar uzun soluklu olur. İçinde yer almaktan dolayı çok mutluyum çünkü bale ilk göz ağrım. Bu projede baleyi/balerinleri çok sık görmeye alışık olmadığımız mekanlarda çekimler yapılıyor ve Türkiye’nin doğal, tarihi ve kentsel güzelliklerinin ön plana çıkarılması hedefleniyor. Hayatımda şu an oyunculuk daha ön planda ancak sanatla ilgili hiçbir projeye kayıtsız kalamıyorum” dedi.

“Ballerina Project Turkey”nin müzik koordinatörlüğünü ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tolga Tüzün yürüttü.

 

meola
meolaPiu Live prodüksiyonuyla İstanbul’ a gelecek olan İtalyan asıllı Amerikan sanatçı Al Di Meola, son albümü “Elysium & More” ile mutluluğu yeniden tanımlıyor. Amerikan füzyon cazında akla gelen ilk isimlerinden olan Al Di Meola, gitara dokunuşları ile unutulmaz bir geceye imza atacak.

Küçük yaşlarda davul çalmayı öğrenen Al Di Meola, 9 yaşında Beatles dinlemeye başladıktan sonra gitar ile buluşup, dünyaya adını duyurdu. Caza olan ilgisinin artmasıyla ünlü Berklee Müzik Koleji’ne girdi ve klavyeci Barry Miles’in öncülüğündeki füzyon caz grubu ile çalışmalarının ilk adımlarına başladı.

Profesyonel müzik kariyeri dünyaca ünlü caz ve dünya müziği piyanisti Chick Corea tarafından keşfedilmesiyle başladı. O dönemlerde günde on saat gitar çalan Al Di Meola, ses getirecek solo kariyerinin temellerini inşa etti.

Al Di Meola 1974’te Return to Forever’a katılmasıyla kendi rüyasını yazmaya başladı ve ardından 1976’da ilk albümünü çıkardıktan sonra Paco De Lucia ve John McLaughlin ile bir üçlü oluşturarak Flamenko’nun etkisinin hissedildiği bir albüm çıkardı.

Arjantinli ünlü tango bestecisi ve Bandoneon ustası Astor Piazzolla ile tanışmasının ardından Güney Amerika müziğine olan ilgisi arttı. 1966’da Paco De Lucia ve John McLaughlin’le tekrar bir araya gelen Al Di Meola ‘Guitar Trio’ albümünü çıkardı.

Land of the Midnight Sun ve Elegant Gypsy albümleri bugün hala geniş kitlelerce dinlenen ve tüm zamanların en iyi albümleri arasında gösterilen Al Di Meola, çıkardığı yeni albümü “Elysium & More” ile İstanbul’daki müzik severleri kendine bir kez daha hayran bırakacak.

40 senelik kariyerinde müzik dünyasına adını altın harflerle yazdıran Al Di Meola, 15 Kasım’da İstanbul Zorlu PSM sahnesinde sürprizleri ve gitar şovu ile herkesi büyüleyecek. Al Di Meola konseri biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

sanat-ile-egitim
Yaratıcı işlerle uğraşanlar muhtemelen sanatın ilkokul eğitiminde önemli olduğuna katılacaklardır. Ancak okul yöneticileri buna katılmadıkları için, Arkansas Üniversitesi’nden bir grup sosyal bilimci, sanatla uğraşmanın faydalarını bilimsel olarak kanıtlamaya uğraşıyor.  Education Next ve Educational Researcher’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, müze ve performans sanatı merkezi gibi kültürel mekanlara giden öğrenciler sadece sanatla ilişkili derslerde daha yüksek notlar almakla kalmıyor aynı zamanda daha anlayışlı oluyor, tarihsel empati kurabiliyor, eğitimsel bellekleri ve eleştirel düşünme becerileri gelişiyor.

Eğitim reformu profesörü ve ekipteki araştırmacılardan biri olan Jay P. Greene, “Değişiklikler gözlenebilir ve çok dikkat çekiciydi” diyor. Özellikle bir müze gezisinin “öğrenciler üzerinde kesinlikle etki bıraktığı” gözlenmişti. Greene’e göre bu geziye katılan öğrenciler, öğrendikleri şeyleri “not almak ya da sınavdan geçmek gibi herhangi bir dış sebep gerekmeksizin” hatırlayabiliyorlar.

art_1

Büyük Bir Okul Gezisi

45,000 metrekarelik Crystal Bridges Amerikan Sanatı Müzesi, iki yıl önce açıldığında 11,000 öğrenciye ücretsiz müze gezisi sundu. Çekilişle belirlenen gruplar müzeyi ziyaret etti ve bir saatlik gezileri boyunca beş tablo incelediler. Geziler öğrenciye yönelik olarak düzenlendi, yani küratörler ders anlatmak yerine çocuklara tablolar hakkında temel bilgiler vererek, öğrencilerin tablolarla ilgili sorularını cevapladı ve tablolar hakkındaki tartışmaları yönettiler.

Kutu, Bo Bartlet

Müze gezisinden yaklaşık üç hafta sonra öğrenciler müze deneyimleriyle ilgili bir anket formu doldurdular. Ankette, gördükleri tablolarla ilgili soruların yanı sıra başkalarına karşı gösterdikleri hoşgörüye ve farklı tarihi dönemlerde yaşamış insanlarla empati kurup kuramadıklarına dair genel sorular yer alıyordu. En sonunda da, müzede görmedikleri yeni bir tabloyla –Bo Bartlet’in Kutu isimli tablosu- ilgili kısa bir kompozisyon yazmaları istendi. Müze gezisi için çekilişe katılan ama grup gezisi kazanamayan öğrenciler kontrol grubunu oluşturuyordu. Onlara da aynı şekilde empati ve hoşgörü ilgili sorular soruldu ve Kutuhakkında kısa bir kompozisyon yazmaları istendi. Daha sonra bu kompozisyonlar, bağımsız kişiler tarafından, eleştirel düşünme becerilerini değerlendirme konusunda saygın bir program temel alınarak değerlendirildi.

art_2

Sanat İnsanı Akıllı ve Duyarlı Yapıyor

Greene’in ekibi, test grubundaki öğrencilerin öğrendikleri “akademik” bilginin çokluğu ve müzede gördükleri resimlerle ilgili hatırladıklarını görünce çok şaşırdı. Öğrenciler, tablolardan birinin Büyük Buhran sırasındaki maddi desteklerle ilgili olduğunu, bir diğer tabloda ise ise kölelik karşıtlarının şeker üretimi protestosunun anlatıldığını hatırlıyorlardı.

“Bu tarihi ayrıntılar aslında küratörün standart sunumunda yoktu” diyor Green. Yani, tablolar hakkında tartışma ve soru cevap şeklindeki sunum, öğrencilerin tablolar hakkında alâkalı ve önemli sorular sormasına neden olmuştu. Ancak müze tecrübesindeki bir şey, öğrencilerin bu bilgiyi aradan neredeyse bir ay geçtikten sonra hatırlamalarını sağlamıştı. Pek çok çocuğun, sınavlarını geçmek için öğrendiği şeyleri çabucak unuttuğu düşünülecek olursa bu çok dikkat çekici bir durumdu.

Dahası, Greene’e göre, çocuklar ilk kez gördükleri bir tablonun analizini yaparken, eğer müzeye gittilerse daha gözlemci oluyorlardı. “Müzeye giden çocuklar, yeni tablodaki ayrıntıları, müzeye gitmeyen çocuklara göre çok daha iyi gördüler” diyor Greene. Müzeye giden çocuklar, tabloyu kendi deneyimleriyle ilişkilendirme, alt metinleri saptama ve sanatı farklı yorumlama konusunda da daha iyilerdi. Ayrıca, tabloda tasvir edilen insanlar ve durumlarla, kontrol grubunun yapamadığı bir şekilde empati kurabiliyorlardı.

Okulun Dışına Çıkın

“Bu araştırmadan önce insanlar bize çocukların bir müzeye gittiklerinde sadece pencereden dışarıyı seyrettiklerini söylemişti” diyor Green. “Ama durum hiç de öyle değil. Çocuklar çevrelerine dikkat ediyor, bilgiyi özümsüyorlar.” Bu, kısmen, müzede yaşanan tecrübenin ders dışı bir formata sahip olmasıyla ilişkili olabilir ama Greene araştırmanın böyle sonuçlanmasının, öğrencileri her zamanki okul ortamından çıkararak onları kültürel bir ortama götürmekle de ilgili olduğunu düşünüyor.

art_3

Greene, “Öğrencilere bir tablonun yüksek kaliteli bir reprodüksiyonunu gösterebilirsiniz ama bu aynı şey olmaz” diyor. “Müzelerin mimariyi önemsemesinin sebebi de budur. Bu binalar insanların zihinlerini, yaşayacakları tecrübeleri algılamaya hazırlar.”

Greene’e göre, “Kültürel deneyimlere aç” şehirlerde, müzeye giden ve gitmeyen çocuklar arasındaki en çarpıcı farkın düşük gelirli kesimden gelenler arasında görülmesi şaşırtıcı değil. Hayatlarında ilk kez bir müzeye giden çocuklar eleştirel düşünme, empati ve hoşgörülerinde çok çarpıcı gelişmeler kaydettiler.

Elbette okul yönetimleri hâlâ bir sanat müzesini gezmenin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini daha geleneksel konularda da geliştirip geliştiremeyeceğini bilmek istiyor. “Sanatın, bir yapbozu ya da bir matematik problemini çözerken daha iyi düşünmenizi sağlayıp sağlamayacağını bilmiyoruz” diyor Greene. “Ama matematik ya da kitap okumanın iyi olduğunu anlamamız için bunları sanat diline tercüme etmemiz gerekmiyor. Öyleyse sanatı neden kitap okuma ve matematik diline tercüme ediyoruz? Sanat kendi başına bir şey yapmaktır, biz de bunu önemsiyoruz.”

burs-veren-kurumlar

Kalebodur KSV Bursu

Burs Miktarı       :              belirtilmedi

Başvuru tarihi    :              15 Eylül / 10 Ekim

Burs ilanı             :              bursverenkurumlar.com

Kalebodur Seramik San. A.Ş. şirketleri tarafından kurulan Dr. (h.c.) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olan KSV her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs yarımı yapmaktadır. 2001 yılından bu yana kesintisiz bur yardımı yapan vakıf aynı zamanda öğrencilere staj imkanı da sağlamaktadır.

Öğrenci buluşmaları;

Burs imkanının yanında KSV öğrencileri, yılda iki kez düzenledikleri Geleneksel Öğrenci Buluşmaları etkinliği sayesinde farklı üniversitelerde ki öğrencileri bir çatı altında toplayarak tanışmalarını sağlamaktadır. Çanakkale Kalebodur Seramik A.Ş. fabrikasında düzenlenen toplantılara Kale Grup Şirketlerinden üst seviye yöneticiler de iştirak etmektedir. Üst düzey yöneticilerin yanısıra Grup başkanı Sayın Zeynep Bodur hanımefendi de bu buluşmalara teşrif etmektedir.

Bu buluşmalarda Şartlı Bağış imkanıyla hayırsever vatandaşlar vakfa başvuran öğrenciler arasından seçtikleri öğrencilere burs verebilmektedir. Burs hakkı kazanan öğrenciler KSV tarafından eğitim hayatları boyunca takip edilmektedirler.  Takip edilen öğrencilerin eğitim durumları sürekli olarak bağışçıya bildirilmektedir.

BAĞIŞÇILAR

Eğitim dönemi içerisinde bağışçılar KSV’ye başvurup vakıf denetiminde öğrenci okutabilir. Hayırsever vatandaşlar öğrencileri kendileri seçebilir veya istedikleri özelliklerdeki öğrencileri vakfa bildirip bağışçıya uygun öğrenciler KSV tarafından tespit edilebilir. Bağış verenlerin destek oldukları öğrencilerin özel durumları olursa, kıyafet, hastalık vs. gibi bağışçılar bunları da temin edebilir, karşılayabilir. Bu gibi durumlarda vakıf bağışçılara öğrencinin durumunu bildirmektedir. Bağışçılar burs dışında okuttukları öğrencilere özel günlerde farklı yardımlar da yapabilir, bu gibi durumlarda vakıf ile iletişime geçmeleri yeterlidir. Bağışlarınız için tıklayınız.

BURS BAŞVURULARI;

Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı bursları bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden ilan edildikten sonra, 15 Eylül ile 10 Ekim tarihleri arasında KSV internet sitesinden yapılacaktır.

BURS BAŞVURU ŞARTLARI;

  • Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmak
  • Lisans eğitim alan burs adayları için ara sınıflarda okuyan öğrencilerin başarılı olmaları gerekmektedir. Başarısız dersi olan öğrenciler burs imkanından faydalanamamaktadır. KSV vakfının belirlediği Başarı Kriteri 4’luk Puan sistemi üzerinden en az 2,5, yüzlük puan sistemi üzerinden en az 60 puan almış olmaktır.
  • Endüstri Meslek Lisesi okuyan öğrenciler için alttan dersi olmaması gerekmektedir.
  • (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı tarafından belirlenen okullarda eğitim görmek (bu okullar bursverenkurumlar.com internet sitesinde belirtilmiştir)
  • Burs ihtiyacı olmak

 

BURS BAŞVURUSU YAPABİLECEK OKULLARIN LİSTESİ
Uludağ Üniversitesi
Balıkesir Üniversitesi
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi
Dokuz Eylül Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi
Mimar Sinan Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
İstanbul Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
18 Mart Üniversitesi
Galatasaray Üniversitesi
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi (Sadece Malzeme Mühendisliği, Endüstriyel Tasarım, İletişim ve Seramik Mühendisliği)
Akdeniz Üniversitesi (Endüstriyel Tasarım, İç Mimari ve Çevre Tasarımı, Grafik, Moda Tasarımı, Cam ve Seramik Bölümü)Burs Başvurusu Yapacak Bölümler
Tasarım (Endüstriyel Tasarım, Grafik Tasarım, Moda Tasarımı)
Mimarlık
İç Mimarlık
Mühendislik Fakülteleri (Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Malzeme Mühendisliği, Elektrik – Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Uzay Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği)
İşletme
Uluslararası İlişkiler
Seramik ve Seramik Mühendisliği
Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri
İletişim
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Ulaştırma ve Lojistik
Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık

Meslek Liselerinin aşağıdaki bölümlerde eğitim gören 11. Ve 12. Sınıf öğrencileri;
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ALANI – Bilgisayar Teknik Servisi
BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI – Yönetici Sekreterliği
DENİZCİLİK ALANI – Gemi Elektroniği ve Haberleşme
DENİZCİLİK ALANIGemi Yönetimi
DENİZCİLİK ALANI – Makine Zabitliği
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ ALANI – Endüstriyel Bakım Onarım
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı ve Yüzey Kaplamacılığı
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı Yalıtımcılığı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Boya Üretimi ve Uygulama
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Laboratuvarı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Proses
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI Bilgisayarlı Muhasebe
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Dış Ticaret Ofis Hizmetleri
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Finans ve Borsa Hizmetleri
SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ ALANI – Alçı Model Kalıp
UÇAK BAKIM ALANI – Uçak Gövde-Motor
ULAŞTIRMA HİZMETLERİ ALANI – Lojistik

KSV Burs Kesilme Şartlarını İndir

Burs Başvuru için: http://www.ksvvakfi.org

 


 

Hukuk & Araştırma Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   :              1 20 Eylül

Burs İlanı            :              bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       :              Aylık 600 TL

Hukuk ve Araştırma Vakfı öğrencilere karşılıksız burs desteği sağlamaktadır. Burs başvurusu yapmak isteyen öğrenciler bursverenkurumlar.com internet adresinde ki şartları okumaları gerekmektedir. Burs şartlarını yerine getiren öğrenciler 1 / 20 Eylül tarihleri arasında burslara başvurabilirler.

Hukuk ve Araştırma Vakfı Burs için başvuru şartları;

  1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak
  2. Burslardan aşağıda belirtilen okullarda okuyan öğrenciler başvurabilir.
    1. Ankara üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    2. Gazi Üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    3. Hacettepe Ünivesitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    4. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  3. Lisans ve tezli yüksek lisans öğrencisi olmak
  4. Ekonomik sıkıntıları olan öğrenciler
  5. Okuduğu bölüm içerisinde başarılı olmuş olmak, ilk başvuru için ÖSYM puanı geçerlidir.
    1. Üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için ÖSYM puanı baz alınacaktır.
    2. Ara sınıf öğrencileri için başarı derecesi 4 üzerinden en az iki veya 100 üzerinden en az 60 olarak kabul edilecektir.
  6. Lisans eğitimi gören öğrencilerin 25 yaşından büyük olmaması gerekmektedir.
  7. Yüksek lisans eğitimi gören öğrencilerin 27 yaşından büyük olmamaları gerekmektedir.

HUKUK VE ARAŞTIRMA VAKFININ BURS BAŞVURUSUNU KABUL ETMEYECEĞİ KRİTERLER

  1. En az asgari ücret düzeyinde maaş alan ve sürekli çalışan öğrenciler
  2. Yabancı uyruklu öğrenciler
  3. Öğrenimleri uzayan öğrenciler
  4. Doktora yapan öğrenciler
  5. her hangi kurum kuruluş veya vakıftan aldığı burs ya da kredi toplamı 600 lirayı geçen öğrenciler
  6. geçmiş senelere ait alttan ders sayısı 2’in üzerinde olanlar.
  7. Sabıka kaydı bulunan öğrenciler

Burs Başvurusu için: http://hukukarastirmavakfi.com/burs-basvurusu/

 


 

Çamlıca Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 01 / 30 Eylül Arası

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmedi

Kurulduğu günden bu yana 15000 öğrenciye burs yardımı yapan Çamlıca Vakfı 2016 / 2017 eğitim öğretim yılında da öğrencilerin yardımına koşuyor. 1998 yılından beri her sene 1000’den fazla öğrencinin maddi ve manevi olarak yanına koşan vakıf burslarına, bursverenkurumlar.com internet adresinde belirtilen şartlara uyan bütün öğrenciler başvurabilir.

  • Çamlıca Vakfı bursları 01 30 Eylül tarihleri arasında ckyv.com internet sitesinden başvuruları kabul edecektir.
  • Çamlıca Vakfı burslarına aşağıda ki alanlarda eğitim gören öğrenciler başvurabilirler;
    • Ön lisans bursları
    • Lisans bursları
    • Yüksek lisans bursları
    • Doktora bursları
  • Çamlıca Vakfından geçen sene burs alan öğrenciler belirtilen tarihler içerisinde burs başvurularını yenilemek durumundadırlar.

ÇAMLICA VAKFI BURSLARINA KİMLER BAŞVURAMAZ

  1. Dersleri başarısız olan öğrenciler
  2. İlkokul ve ortaokul öğrencileri burs alamaz
  3. Yurtdışında eğitim gören öğrenciler
  4. Ücretli değişim programına katılanlar
  5. Uzaktan öğrenim gören öğrenciler
  6. Açık öğretim öğrencileri
  7. Formasyon öğrencileri burslardan faydalanamazlar

 

Başak Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   : 20 Ağustos / 20 Eylül

Burs ilanı             : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       : 150 LİRA

Başak kültür ve Sanat Vakfı 2016 / 2017 yılında öğrencilere burs desteği yapmaktadır. Burs başvuruları bursverenkurumlar.com internet sitesinde yayınlandıktan sonra 20 Ağustos / 20 Eylül tarihleri arasında burs başvurusu yapılabilecektir.  Vakıf kuruluşundan itibaren sanat eğitiminde başarı gösteren fakat çeşitli sebeplerden ötürü maddi sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır.

Burs alacak öğrenciler vakıf tarafından şu kriterlere göre değerlendirilir;

  1. Başak Kültür ve Sanat Vakfı sosyal faaliyetlerine katılanlara
  2. Maddi yetersizlikler nedeniyle eğitim hayatında sıkıntı çeken başarılı öğrencilere
  3. Çeşitli sebeplerle göç etmiş ya da savaş mağduru çocuklara
  4. Ailesi dağılmış çocuklara
  5. Çalışması riskli çocuklara

BURS BAŞVURU ŞARTLARI

Yukarıda belirtilen şartlara uygun olan çocukların yüzde yetmişi kız olması koşuluyla,

  1. İlköğretim
  2. Lise
  3. Üniversite
  4. Konservatuar öğrencileri

BURS BAŞVURU İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR?

  1. Öğrenciler burs ihtiyaçları ve özgeçmişiyle birlikte bursverenkurumlar.com adresinde belirtilen [email protected] adresine bildirimde bulunur
  2. Başak Vakfı burs başvuruları vakıf tarafından yetkilendirilen kişiler tarafından incelenir.
  3. Durumları incelenen öğrenciler Ekim ayında görüşmeye davet edilir.
  4. Mülakatı geçen öğrenciler Başak Vakfı bursiyer şartlarına uygunsa, bu şartlar
    1. Aylık gelir gider dengesi
    2. Bölümünün başarı sıralaması
    3. Engellilik durumları
    4. Aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları
    5. Sosyal güvenceleri
    6. İş ve çalışma durumları
    7. Başak Kültür ve Sanat vakfı faaliyetlerine katılmaları vb.
  5. Başvuruları olumsuz yanıtlanan öğrencilere eposta ile bildirilecektir.

BURS MİKTARI VE SÜRESİ

Başak Vakfı bursları bursverenkurumlar.com adresinde ilan edildiği duruma göre 2016 / 2017 eğitim yılında 150 TL olarak belirlenmiştir. Burslar ekim ve haziran aylarında ödenir.

*Başak Kültür ve Sanat Vakfından önemli rica; Lütfen telefondan burs başvurusu yapmayınız.


 

Azaklıoğlu Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 22 Ağustos / 19 Eylül

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmesi

Azaklıoğlu Vakfı her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs imkanı sağlamaktadır. Burslar bursverenkurumlar.com adresinden resmen yayınlandıktan sonra Azaklıoğlu Vakfı resmi internet sitesinden BURS BAŞVURU FORMU doldurularak yapılacaktır. Burs başvurusunun ardından Azakloğlu Vakfınca kurulda değerlendirilen bursiyerler, asil ve yedek bursiyer olarak iki farklı değerlendirmeye tabi tutulacaklardır. İlk öncelik asil listede bulunan bursiyer adayları olacaktır.Asil listede adı geçen bursiyer adayları gerekli evrakları gönderdikten sonra vakfın belirteceği tarihte burs ödemelerini alacaklardır. Asil listede olmasına karşın gerekli evrakları tamamlayamayan veya burs almaya yetersiz olan adaylar olursa yedek listedeki adaylar dikkate alınacaktır. Burs tamamen almaya hak kazanan öğrenciler Azaklıoğlu Vakfı resmi sitesinde yayınlanacaktır.

BURS BAŞVURU FORMU’nu doldurmak için tıklayın.


 

Borusan Bursları

Ülkenin en büyük değerlerinden biri olan Borusan Holding, her yıl olduğu gibi bu sene de ihtiyaç sahibi öğrencilere burs yardımı yapmaya devam ediyor. Burslar Borusan Holding adına Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından aytılan fon üzerinden verilecektir.

Borusan Vakfı Bursları için başvuru kriterleri;

  1. Borusan Vakfı burslarına başvuracak öğrencilerin yurtiçinde eğitim veren kurumlarda aktif olarak öğrenci olması,
  2. Burs verilecek öğrenciler yönetim kurulu tarafından belirlenecektir.
  3. Borusan Holding bursları bursverenkurumlar.com internet sitesinde ilan edilecektir.
  4. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakıf burslarından sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları faydalanabilir,
  5. Burslardan faydalanacak öğrencilerin ekonomik duruma ihtiyacı olduğunu belgelemesi gerekir,
  6. Burslar başarı gösteren öğrencilere verilecektir.
  7. Borusan Holding bursları için başarı niteliği, 4’lük sistem üzerinden en az 2.75, 100’lük sistem üzerinden ise en az 70 ortalama sahibi olmaktır.
  8. Burs alacak öğrencilerin başka bir yerde tam zamanlı eleman olmaması gerekmektedir.
  9. Kredi yurtlar kurumu KYK hariç başka herhangi bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.
  10. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Bursları tamamen karşılıksız olup geri ödeme veya karşılığında gönüllü hizmet yada staj gibi şartlar istenmemektedir.
  11. Burslara başvuran öğrenci başarı durumunu belgelemek zorundadır. Yeni kayıt olan öğrenci okula giriş puanını, okumakta olan öğrenci ise ders notlarını gerektiğinde belgelemekle yükümlüdür.

Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Burs verilecek Üniversiteler;

  1. İstanbul Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  2. İTÜ Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  3. Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  4. ODTÜ – Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  5. Uludağ Üniversitesi  Hukuk Fakültesi

Yukarıda belirtilen Üniversitelere Kayıt yaptıran öğrenciler, okulların burs ofislerinden başvuru yapabilirler. Belirtilen okullarda bulunan burs ofislerine başvuran öğrencilerin başvuruları okul tarafından onaylandıktan sonra, burs almaya hak kazanan öğrenciler Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından mülakata davet edilecektir.

 

Burs Devamlığı İçin;

  1. Öğrencinin başarılı bir şekilde alttan ders kalmadan sınıf geçmesi,
  2. 15 Eylül tarihinden önce karne veya not çizelgesi olan transkript fotokopilerini Borusan Kocabıyık Vakfına göndermeleri gerekmektedir.

Öğrencinin burs hakkının iptal olma sebepleri;

  1. Başarı gösteremeyen dönem yada sınıf tekrarı yapan öğrencilerin,
  2. Okuldan kaydını sildiren, okuldan ilişiği kesilen, Borusan Kocabıyık Vakfına bildirmeden ve onay almadan okul, öğrenim kurumu değiştiren.
  3. Burs hakkından vazgeçtiğini bildiren,
  4. Başka kurumlardan burs veya aylık alan,
  5. Türk Devleti yasalarına aykırı veya disiplin suçu işleyen,
  6. Tutuklanan veya hapis cezası alan, yasadışı gösteri veya eylemlere karışan,
  7. Yalan ve yanlış beyanat veren,
  8. Borusan Kocabıyık Vakfına gerekli belgeleri belirtilen tarihlerde teslim edemeyen,
  9. Staj haricinde SGK’da sigortalı çalışan olarak görülen öğrencilerin bursları iptal edilir.

 Bursu Kesilen Bursiyerlere burs hakkının tekrar verilmesi;

  1. Bursiyerin aldığı disiplin suçlarının affedilmesi
  2. Tutuklu bulunan bursiyerin tutukluluk halinin kalkması durumunda bursları tekrar verilebilir.

Burslar ilke olarak 1 yıl ve burs süresi, lise ve dengi okullarda okuyan öğrenciler için 10 ay, üniversite öğrencileri için 9 aydır. Müteakip yıllarda bu yönetmeliğin III. maddesindeki koşullara uygunluğu devam edenlere ve I. maddedeki vasıflara sahip olan öğrencilere burs verilir.

BAŞVURU FORMU


 

Yeni Dünya Vakfı Bursu

Burs Miktarı :

  1. Yurtdışı için : 300 TL (KIBRIS İÇİN 200 TL)
  2. Doktora için : 300 TL
  3. Yüksek Lisans için : 250 TL
  4. Lisans için : 200 TL
  5. Önlisans için : 150 TL
  6. Lise ve Üniversite Hazırlık için : 100 TL
  7. İlk ve Ortaokul için : 75 TL

Burs Başvuru Tarihi : 15 Ağustos / 2 Eylül

Yeni Dünya Vakfı her sene olduğu gibi bu sene de eğitim öğretim yılında 15 ağustos ve 2 eylül tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresi üzerinde belirtilen bağlantı üzerinden başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru sonrası olumlu değerlendirilen bursiyer adayları mülakat hakkı kazanmaktadır. Mülakat değerlendirmesi olumlu çıkan öğrenciler 21 eylül tarihinden sonra Yeni Dünya Vakfı resmi adresinde listenecektir.  Listede adı olan bursiyer adayları 24 Eylül 9 ekim tarihleri arasında ÖSYM’den aldıkları transkiptle birlikte Yeni Dünya Vakfı Genel Merkezleri, Şubeleri veya temsilciliklerine giderek görüşme yapacaklardır.

Vakfımıza 2016-2017 Eğitim & Öğretim Yılında ilk defa burs müracaatında bulunacak öğrencilerin 15 Ağustos – 02 Eylül 2016 tarihleri arasında vakfımızın resmi web sayfasından online müracaat formunu mutlaka doldurmaları gerekmektedir.
Mülâkata katılmayı hak kazanan öğrencilerin isimleri 21 Eylül 2016 tarihinden itibaren vakfımızın www.yenidunyavakfi.org sitesinde listeler halinde yayınlanmaya başlayacaktır.
İsmi açıklanan öğrenciler ile mevcut bursiyerler (mevcut bursiyerler online başvuru yapmayıp doğrudan mülakata katılacaklardır) 24 Eylül – 09 Ekim 2016 tarihleri arasında ÖSYM sonuç belgesi ya da transkriptleri ile birlikte davet edildikleri Genel Merkez/Şube/Temsilcilikte mülâkata katılacaklardır.

 

  • Burs Takvimi:
  1. Burs müracaatlarının Başlangıç Tarihi: 15 Ağustos 2016 – Bitiş Tarihi: 02 Eylül 2016
  2. Burs mülakatları Başlangıç Tarihi: 24 Eylül 2016-Bitiş Tarihi: 09 Ekim2016
  3. Bursiyer listelerinin açıklanması 13 Ekim 2016 itibari ile başlar.
  4. Burs Belgelerinin Teslim Tarihi 14 Ekim 2016-Bitiş Tarihi – 24 Ekim 2016
  5. Bursların verilmesi Başlangıç Tarihi: 15 Kasım 2016 Bitiş Tarihi: 15 Haziran 2016

***2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılında, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı mücadele ederken şehit olan vatandaşlarımızın çocukları, öncelikli olarak dikkate alınacaktır.

***Burs başvurusu yapacak öğrencilerin 15 Ağustos’tan itibaren www.yenidunyavakfi.orgadresinden müracaat etmeleri gerekmektedir.

Burslarla İlgili Bilgi İçin:

Genel Merkez Tel: 0212 526 33 34 (Dahili 4)

Şafak Alacakoç: [email protected]

Türkan Koğuk: [email protected]

Ankara Şube Tel: 0 312 324 00 66

Sezer Bulut: [email protected]

Mustafa Alarslan: [email protected]


 

Türk Kadınları Bursu

Burs Başvuru Tarihi  : 15 / 26 Ağustos
Burs Miktarı                 : Belirtilmedi
TÜRK KADINLARINA DESTEK OLMAK İÇİN PAYLAŞALIM
2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında dernekler arasında öğrencilere burs veren kurumlardan bir tanesi de Türkkad’dır.
Türkkad’ın açılımı Türk Kadınları Kültür Derneğidir. Mutasavvıf ve yazar Samiha Ayverdi’nin başında bulunduğu bir grup Türk Hanımefendisi taradından kurulan dernek, hanımların dayanışma içerisinde birbirlerine destek olmayı amaçlamaktadır.
Dernek kurulduğu günden bu yana bir çok öğrenciye ve eğitim gönüllüsüne destek olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu amaçla 2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında yeniden burs başvuruları almaya başlamışlardır. Burs miktarları henüz belli olmayan derneğin burslarını bursverenkurumlar.comadresinden takip edebilirsiniz.
Burs başvuruları 15 / 26 ağustos tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresinde belirtilecektir.

BAŞVURU FORMU


 

Tekfen Holding Bursu

Burs Başvuru Tarihi: 5 /25 Eylül

Burs Miktarı : 525 TL üniversite, 240 TL lise

Başvuru :bursverenkurumlar.com

Tekfen Holding bünyesinde hizmet veren Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı kurulduğu 1999 yılından bu yana öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Kısaca Tekfen Vakfı olarak da bilinen Tekfen Holding kuruluşu 2004 senesinde “Kamu Yararına Çalışan Kurum” pozisyonuna yükselmiştir.

 

Her yıl olduğu gibi 2016 / 2017 eğitim öğretim sezonunda da ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmayı planlamaktadır. Burs yardımı yapılacak öğrenci sayısı 500 kişi olarak belirlenmiştir. Tekfen burslarına başvuru koşulu olarak, bursiyerin ailesinde en çok maaş alan kişinin senelik brüt geliri, fazla mesai hariç tutularak, aldığı ikramiye veya prim ücretlerinin 54 bin TL’den aşağı olduğunu belgelemesi yeterlidir.

Tekfen Vakfı bursu almaya hak kazanan bir öğrencinin başka hiç bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.

TEKFEN VAKFI ÖĞRENCİLERE İKİ FARKLI KATEGORİ OLARAK BURS VERECEKTİR.

  1. Birinci burs Kamuya Açık Burs Fonu üzerinden verilecektir. Kamuya açık burs fonu parlak öğrencilerin ekonomik sıkıntılarına destek sağlamak amacıyla verilmektedir. Fon bursları için öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olması, ekte belirtilen şartlara uygun olması, 4 yıllık üniversite öğrencisi olması gerekmektedir.
  2. Öğrencinin aile fertleri Tekfen Çalışanı olması durumunda verilen burslar, Tekfen Holding bünyesinde çalışan personellerin çocuklarına destek olması amacıyla verilmektedir. Bu Fondan burs başvurusu yapacak olan bursiyerler, başarı durumu, aile bireyinin gelir durumu ile ters orantılı işleyen formülle belirlenmektedir. Özetle daha başarılı fakat daha düşük ücret alan öğrenciler bursa başvuran diğer öğrencilerden önde olurlar.

Tekfen Holding Vakfı bursları öğrencilerin eğitim hayatı süresince destek olmayı amaçlamaktadır.

TEKFEN HOLDİNG VAKFINA BURS BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞMAYAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait kimlik fotokopisi
  2. Ebeveynler içinde en yüksek maaş alan kişinin fazla mesai hariç yıllık brüt özeti.
  3. Okulu yeni kazananlar için,
    • Öğrenim belgesi
    • Sınav sonuçlarını gösterir belge.
    • Ara sınıf öğrencileri için not çizelgesi (transkript)
    • Ara sınıf öğrencileri için öğrenci belgesi

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait arkalı önlü nüfus cüzdanı fotokopisi
  2. Tekfen Holding bünyesinde personel olan anne, baba, kardeşe ait nüfus cüzdanı fotokopisi
  3. Tekfende çalışan personele ait maaş, ikramiye, prim gelirlerini gösteren yıllık brüt belge.
  4. Okulu yeni kazanan öğrenciler için;
    • Öğrenci belgesi
    • Sınav sonucunu gösterir belge
  5. Ara sınıfta okuyan öğrenciler için
    • Önceki döneme ait olmak kaydıyla not çizelgesi (transkript) veya karne
    • Öğrenim durumu gösterir belge

BURS BAŞVURU KOŞULLARINI OKU

BAŞVURU YAP(5 /25 Eylül arası aktif olacaktır.)


 

TOG Gençlik Bursları 220 TL

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSLARI 220 TL

Yeni eğitim öğretim yılı başlangıcında öğrencilere bir burs müjdesi de TOG’dan. 2016/2017 eğitim öğretim yılında Toplum Gönüllüleri öğrencilere her ay 220 TL karşılıksız burs verecektir. Yeni Eğitim Öğretim yılı burslarına ara sınıflarda okuyan öğrenciler 5 Ağustostan itibaren başvuru yapabilir. Üniversiteye yeni başlayacak öğrenciler için ise burs başvuru tarihi 15 ağustostabursverenkurumlar.com adresinde yayınlanacaktır.

TOG kurulduğu günden beri başarılı ve sosyal hayatta etkili ancak ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Toplum Gönülleri Vakfı bursları her senebursverenkurumlar.com adresinde güncel fiyatlarıyla ihtiyaç sahiplerine duyrulmaktadır. Sizlerde birer Toplum Gönüllüsü olmak için burs ilanlarını sosyal medya hesaplarında paylaşarak, daha çok öğrencinin burs yardımı almasına destek olabilirsiniz.

Toplum Gönüllüleri Vakfı Burs Başvuru Şartları:

  1. Ara sınıflarda ki öğrencilerin Burslara başvuru yapabilmesi için TOG vakfı bünyesinde yapılan yardım ve sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katılmış olması gerekmektedir.
  2. Toplum Gönüllüleri Gençlik burslarına yeni başvuracak olan adaylar için Toplum Gönüllüsü olma şartı aranmamaktadır.
  3. Toplum Gönüllüleri Vakfı burslarına başvuru yapacak öğrenciler için, Lisans, önlisans, bölüm, Özel Vakıf üniversitesi, devlet üniversitesi, birinci öğretim öğrenci, ikinci öğretim öğrencisi gibi şartlar olmamakla birlikte, burs başvuru koşullarına uygun olan herkes başvurabilir.

Toplum Gönülleri bursu başvurusu ve bursiyer değerlendirme süreci;

  1. Toplum gönüllüleri bursu bursverenkurumlar.com adresinde yayınlandıktan sonra websitesinde bulunan başvuru formu doldurulur. (Başvuru bağlantısı aşağıdadır.)
  2. bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, bursiyer adaylarının, varsa gönüllülük durumu, iş durumları, aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları, varsa sosyal güvenceleri, bedensel engelli ise durumu, kazanılan bölümün başarı sıralaması, ve aylık gelir giderleri sistem tarafından puanlamaya tabi tutulur.
  3. Burs başvurusu yapan adaylar Puanlama sırasına göre ekim ayı içerisinde mülakata davet edilir.
  4. Başvurusu reddedilen adaylara elektonik posta gönderilerek durum bildirimi yapılır.

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURS MİKTARI VE BURS SÜRESİ

  1. Yeni eğitim öğretim dönemi Toplum Gönüllüleri Vakfı burs miktarı 220 TL’dir.
  2. Şartlara uygun hareket eden sorumluluklarının bilincinde olan bursiyerlerin bursları Eylül ayından Haziran ayına kadar kesintisiz devam eder.

 

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSU ALAN ÖĞRENCİLERİN SORUMLULUKLARI

  1. Burs almaya hak kazanan öğrenci, “Burs Taahütnamesi”ni imzalayarak sözleşlemde bulunan sorumluluklara uymak zorundadır.
  2. Sözleşmeye uymayan, yanlış beyanat veren bursiyerlerin burs hakkı iptal edilir.
  3. Burs alan öğrencilerin haftada en az 4 saat Toplum Gönüllüleri faaliyetlerine katılmaları zorunludur.
  4. Burs alan öğrenciler katıldıkları faaliyetleri dönem sonunda Gençlik Destek Departmanına raporlamaları gerekmektedir.
  5. Toplum Gönülleri bursundan yararlanan öğrenciler dönem sonunda not çizelgeleri ve öğrenci belgelerini Gençlik Destek Departmanına göndermeleri gereklidir.

* Bursiyelerin, sorumluluklarını yerine getirmedikleri takdirde bursları kesilir. 

** Yüksek lisans öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır.

** İlköğretim ve lise öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır. 

BURS BAŞVURU SAYFASI

BAŞVURU TARİHİ: 5 AĞUSTOS – 5 EYLÜL

BURS MİKTARI : 220 TL

 

Zafer Bayramı, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’u anmak için Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde her yıl 30 Ağustos günü kutlanan ve bugün 94. yıl dönümü olan ulusal bayramıdır.

30-agustos-zafer-bayrami

Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir’e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon’da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye’de 1926’dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Arka plan

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi vurmasını sağlamak ve Anadolu’dan atmak için düşünülüp planlanan gizli bir harekât idi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922’deki oturumunda kendisine dördüncü kez olmak üzere Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa taarruz kararını haziran ayında almış ve hazırlıkları gizli olarak yürütmüştü. Büyük Taarruz Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da başlamış, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştı.

Bayramın geçmişi

30 Ağustos günü, ilk kez 1924’te Dumlupınar’da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlanmıştır. Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin en önemli nedeni 1923 yılının yeni Türkiye açısından hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun had safhada olmasıydı.

Çal Köyü’nde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, milli ruhun canlı tutulmasının önemini vurgulamış ve Meçhul Asker Abidesi’nin temelini eşi Latife Hanım ile beraber atmıştır.

Başkumandan Zaferi 1926’dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır. 1 Nisan 1926’da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu’nda 30 Ağustos Başkumandan Muharebesi gününün Cumhuriyet ordu ve donanmasının Zafer Bayramı olduğu, her yıl dönümünde bu bayram gününün kara, deniz ve hava kuvvetleri tarafından kutlanacağı belirtilir. Aynı yıl, dönemin Savunma Bakanı Recep Peker’in yayınladığı bir genelge ile bayram törenlerinde neler yapılacağı detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Ancak 1930’ların ortalarına kadar ilk tören gibi üst düzeyde gerçekleşen Büyük Zafer kutlaması veya anma töreni yapılmamıştır. Hava Kuvvetlerinin ülke savunmasında önemli bir yeri olması nedeniyle, Tayyare Cemiyeti de 30 Ağustos tarihini “Tayyare Bayramı” olarak adlandırmıştır.

Zafer Bayramı için özellikle 1960’lardan itibaren daha kapsamlı ve katılımlı bir şekilde kutlamalar yapılmaya başlanmıştır. 30 Ağustos, Türkiye’de askeri okulların mezuniyet törenlerini yaptıkları gün olmuştur; ayrıca tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olmaktadır. Zafer Bayramı uzun yıllar Genelkurmaybaşkanı’nın tebrikleri kabul ettiği bir bayram olarak kutlanmış; bu durum Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başkomutan sıfatıyla kutlamalara ev sahipliği yaptığı 2011 yılından itibaren değişmiştir.

Kutlamalar

30 Ağustos günü, Türkiye’de resmî tatildir. Zafer Bayramı’nda başkent Ankara’da ve Ankara dışında gerçekleştirilen kutlama ve törenler, “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir. 2012 yılında yenilenen bu yönetmeliğe göre:

  • Zafer Bayramı törenleri, Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğünce, Genelkurmay Başkanlığıyla koordine edilerek yürütülür.
  • Törenler 30 Ağustos günü saat 07.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur. Saat 12.00’de başkentte yirmibir pâre top atışı yapılır.
  • Cumhurbaşkanı Anıtkabir’i ziyaret ederek çelenk koyar; cumhurbaşkanlığında tebrikleri kabul edilir, törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır. Zafer Bayramı resepsiyonu Cumhurbaşkanı tarafından verilir.
  • Başkent dışında Atatürk anıt veya büstüne mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından çelenk konulur. Mülki idare amiri makamında garnizon komutanı ve belediye başkanı ile birlikte tebrikleri kabul eder. Törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır, İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. Tören geçişi mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından şeref tribününden selamlanır. Zafer Bayramı resepsiyonu vali tarafından verilir.

2015 yılında terör olayları nedeniyle kutlamalar sadece çelenk koyma ve tebrikleri kabul şeklinde icra edilmiş; diğer şenlik, konser, eğlence ve kutlama faaliyetleri gerçekleştirilmemiştir.

sinem-vedatNar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi Güzel Sanatlar Liselerine ve Konservatuarlara hazırlamaya devam etmekteyiz. Aslı Gürbüz eğitmenimizin İşitme ve Piyano öğrencisi olan Sinem VEDAT; çalışması ve azmi sonucunda Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanmıştır. Derslerindeki dikkatinin ve çalışmasının yanı sıra müsait olduğu günlerde de kurumumuza gelip dersliklerimizde çalışarak, çabalayarak ve vaktinden ödün vererek bu başarıya giden yolda adımlarını hızlandırmış ve sonuca ulaşmıştır. Bu arada saçları gibi çok renkli bir kişiliğe de sahiptir. :)

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak bizlere, Aslı eğitmenine ve ailesine bu gururu yaşattığı için kendisi tebrik eder, teşekkürlerimizi sunar, başarılarının devamını diler ve bir sonraki başarılarında da Sinem ‘in yanında olacağımızı bildiririz.

Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi Hakkında

2013 Haziran ayından itibaren Güzel Sanatlar Lisesine dönüştürülmüştür. 2014 Eylül ayında Beylikdüzü Gürpınar Kültür Merkezi binasına taşınmıştır.

Okulda Güzel Sanatlar Lisesi müfredatı uygulanmaktadır. Yatılı bölümü bulunmayan gündüzlü ve tekli eğitim vermektedir. Öğrenciler özel yetenek sınavı ile alınmaktadır. Resim ve müzik alanlarında eğitim verilmektedir.

Amacı güzel sanatlar fakültelerine öğrenci yetiştirmektir. Okul ilk mezunlarını 2013-2014 eğitim öğretim yılında vermiştir. Mezun olan 35 öğrenciden 25’i üniversiteye yerleşmiştir.

Öğrenci başarısında diğer faktörleri de devreye sokmak için çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle öğretmen ve öğrencilerin motivasyonu, eğitim materyallerinin tamamlanması, hedefli ve disiplinli eğitim anlayışı, teknolojik yönden tam bir eğitim ortamı sağlama çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.