Yazılar

Sarıyer’in eski kültürü hurdadan heykellerle yeniden canlandırılıyor. Sarıyer Belediyesi tarafından üç yıl önce başlatılan proje ile Sarıyer sokakları ve parkları hurda heykellerle donatılarak şehrin ve semtin kültürü yeniden oluşturuluyor. Şehirlerin hafızalarının olabilmesi için anıt heykellerin ya da mimari bir unsurun kalıcı olması gerektiğini bilen Sarıyer Belediyesi, bu konunun üzerinde durarak, Türkiye’de hurdadan heykel sanatı yapan ilk kurumlardan oldu. Geri dönüşüm farkındalığı oluşturacak bir proje olan hurdadan sanat çalışması ilçenin heykel eksikliğini gidererek şimdiden Sarıyer sokaklarına 16 heykel kazandırdı. Çevre Sanat günlerinin doğuşuna da vesile olan hurdadan sanat etkinliği 7’den 70’e herkesin ilgisini çekmeyi başarıyor. Bu farkındalığın bilincinde olan belediye, diğer kurumlara örnek olacak çalışmalarına devam ediyor.

YIKILAN HEYKEL ASLINA UYGUN OLARAK YENİLENDİ
Geçtiğimiz yıllarda ‘Kaptan-ı Derya’ heykeli, bronz olmasından dolayı tahrip edilmişti, ancak bu kültürün yok olmasına izin verilmedi ve kısa sürede heykel belediye ekiplerince yenilendi. Sarıyer Belediyesi, yaptığı bu çalışma ile Çayırbaşı Mahallesi’nde geçmişten gelen kültürün devamlılığını da sağlamış oldu. Çünkü mahallede bulunan ‘Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camisi ile heykel zamanla bir bütün haline gelmişti. Orada oluşturulan bir hafıza vardı ve yapılan yenileme çalışması ile tarih yerine yeniden konulmuş oldu.

ÇOCUKLARIN İLGİSİNİ ÇEKTİ
Sarıyer Belediyesi, çocuklarla geçmiş arasında heykeller vesilesi ile bağ kuruyor. Yapılan hurdadan heykel çalışmaları ile geçmişi günümüze taşıyan kurum bunun yanı sıra geri dönüşüme de dikkat çekiyor. 7’den 70’e herkese hitap etmeye özen gösteren çalışmalarda yeni nesle tüketim yerine yeniden üretim aşılanıyor. Sarıyer Çevre ve Sanat Günleri boyunca Kilyos Sosyal Tesisleri’nde sergilenen hurda eserler, katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Hurdadan heykeller özellikle çocukların dikkatini çekti. Ailelerden belediye çalışanlarına gelen geri dönüşler ise kurum için oldukça önemliydi. Çevre ve Sanat Günleri’nde hurdadan sanat eserlerini inceleyen ve yapım aşamaları hakkında bilgi alan çocuklar, evde de atık malzemelerden farklı ürünler ortaya koymak için heyecanlı olduklarını dile getirdi.

FIRTINAYA ÖPÜCÜK ATAN HURDADAN HEYKEL
Yıllar önce Kilyos Stadı’nda fırtınaya dayanamayarak yıkılan direğin, Doç. Bülent Çınar’ın ellerinde fırtınaya öpücük atan bir heykele nasıl dönüştüğünü bu yıl gerçekleşen Çevre ve Sanat Günleri’nde gördük. Çınar’ın Sarıyer’e kazandırdığı bir çalışma olan ‘Fırtınaya Öpücük’ heykelinin hikâyesi oldukça anlamlı. Kilyos Stadı’nda bulunan direklerden birinin fırtınadan yıkılması ile oluşan bu heykel şimdilerde Kum Zambakları Parkı’nda fırtınayla alay ediyor. Yıkılan direkleri rüzgârgülüne dönüştüren Çınar, heykelin hikâyesini şöyle anlatıyor: “Bir nesne akılla işlendiği zaman kendisini yok eden unsura direnir, hatta onunla alay eder.” Fırtınadan yıkılan direk şimdi Kilyos Kum Zambakları Parkı’nda fırtınaya öpücük atıyor.

BELEDİYEYE GELENLERİ KARŞILAYAN ‘YUSUFÇUK’
Bir diğer çalışma ise ‘Yusufçuk’ heykeli. Bu heykel de yine bir direkten yapılan hatta sanata dönüşme aşamasında kamyon farının bile kullanıldığı bir eser olarak dikkatleri çekiyor. Şu an Büşra Kölmuk tarafından yapılan eser, Sarıyer Belediye binasının girişinde gelen misafirleri karşılıyor.

HAYALLERE YOLCULUK
Şehrin hafızasını koruyup günümüze taşıyan çalışmalardan biri de Mert Çıkılmaz Kaya’nın hayat verdiği ‘Hayallere Yolculuk’ heykeli oldu. Maslak Oto Sanayi girişine konulması planlanan ve bir geminin üstünde kurulmuş mahalleleri tasvir eden eser, hem şehir hayatını hem de yeniden üretimi anlatıyor.

SARIYER SOKAKLARI HEYKELLERLE DONATILACAK

Geri dönüşüm ile insanların hayallerini canlandırmayı ve atıkların yeniden kullanılabilir hale gelmesini sağlayan Sarıyer Belediyesi üç yıl içerisinde birbirinden farklı eserlerin ortaya çıkmasına vesile oldu. Bunların arasında; Rumeli Hisarüstü Mahallesi’nde sergilenen ve Emrah Önal tarafından yapılan ‘Suret’, Ömer Kasımoğlu’nun hayat verdiği ve Safiye Kaya Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi önünde sergilenen ‘Totem’, Muzeffer Tuncer’in ellerinde şekillenerek beğenileri üzerine toplayan
‘Hümanizm Etkisi’ adlı eser, Berke Uysal’ın Belediye Binası önünde sergilenen ‘Praying Mantis’ eseri, Kaan Ezal’ın Rumeli Kavağı’nda bulunan ‘Floki’ çalışması, Hazal Yenice, Fırat Özdemir, Hümeyra Topuzoğlu ve Recep Akdoğdu’nun hazırladığı Kilyos Turban Tesisleri’nde sergilenen ‘Martı’ heykeli, Tufan Akyol’un Hacı Mehmet Şalgamcı Spor Tesisleri’nde ziyaretçilerle buluşan ‘Salt Boğa’, Oğuzhan Güdek’in Kilyos’ta bulunan ‘Kürsü’ heykeli, Erman Karakaya ve Burcu Erdem’in ortak çalışması da yine Hacı Mehmet Şalgamcı Spor Tesisleri’nde sergilenen eserler de yer alıyor.

Topladığı metal parçalar ile sanat eserleri yaratan Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim görevlisi Rüçhan Keçeçi’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal heykeli de dikkatleri üzerine çekiyor.

Hurdacı gibi metal parçalar topladığını dile getiren Rüçhan Keçeci, atık malzemeleri kullanarak, insan figürleri ve film karakterlerinden sıra dışı çalışmalar yapıyor.

Rüçhan Keçeçi, metal parçalardan yaptığı sanat eserlerini şehir şehir gezerek, alışveriş merkezlerinde ve sanat galerilerinde sergiliyor.

Yaklaşık 30 yıldan beri bu sanatla uğraştığını anlatan Keçeci, son 12 yıldır da atık metallerle ilgilendiğini belirterek, “Metallere şekil vererek, değişik tasarımlar yapıyorum. Yaptığım tasarımlarda atık endüstriyel metalleri kullanıyorum. Gündelik yaşamda yıpranmış ve çöpe gidecek metalleri kullanarak, heykeller yapıyorum. Yapmış olduğum heykellerin sayısı çok arttı. Önceden 20 ve 30 civarı heykel yapıyordum. Şimdilerde ise artık sayısını bile unuttum. Yapmış olduğum sergiler de çok fazla ilgi görüyor” dedi.

‘HURDACI GİBİ METAL TOPLUYORUM’

Yaptığı işin yorucu olduğunu ve hurdacı gibi metal topladığını anlatan Keçeci, “Şimdiye kadar çok farklı tasarımlar yaptım. Ambulansı, akvaryuma dönüştürdüm. Atıklardan kadın figürleri, yeniçeri, Nasreddin Hoca’nın eşeği gibi değişik tasarımlar yaptım. Yaklaşık 12 metre yüksekliğinde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi içinde çınar ağacı yaptım. Üzerinde kitaplar ve insanlar olan ağaç oldu. Bunun amacı, insanların kitap okumaya teşvik etmekti. Farklı tasarım teklifleri geliyor. Bu tasarım teklifleriyle kendimi daha da geliştirmeye başladım” diye konuştu.

ÖZAL HEYKELİNE İNCE İŞÇİLİK

Son olarak 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın heykelini yaptığını anlatan Rüçhan Keçeci, “Malatyalı olmamdan dolayı rahmetli Turgut Özal’a ayrı sevgi ve saygım olması dolayısıyla metallerden heykelini yaptım. Bu heykeli tam 4 ayda bitirdim. Binlerce malzemeyi birleştirdim. Saçlarında çivi tellerinden oluşan 3 bin civarında tel kullandım. Tek tek, kuaför gibi bunları işledim. Ayakkabısını yaparken, kunduracı edasıyla çalıştım. Aslında tüm heykellerimde aynı yöntemle çalışıyorum. Mesela yeleği bile kaportacı gibi çekiç işçiliğiyle yaparak, şekillendiriyorum” dedi.