Hesaplaşma

Hesaplaşma konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Hesaplaşma konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Hesaplaşma konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Hesaplaşma konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

Üniversite öğretiminin genç kişiyi bir konuda uzmanlaştırma ve meslek kazandırma amacını güttüğü hepimizce bilinir ve benimsenmiştir. Fakat bu sadece pratik amaçtır; ötesinde asıl amaç gerçekleşmeyi bekler: Bir kişiliğin olgunlaşması.

eğitim-felsefe.

 

Öğretim, öğretenin edinmiş olduğu bilgileri öğrenene aktarmaktır. Elbette bu düşündürerek ve tartışarak yapılır. Öğrenci ezberlemeyecektir; daha doğrusu, öğrendikleri arasında, sonraki bilgilenmeleri için belleğinde tutması zorunlu olmayanları kenarda tutup, gerektiğinde hatırlayacak, ama zorunlu olanları, geçici olsa bile unutmayacaktır.

Eğitim, öğretimle birliktedir ama öğretimden nitelikçe farklıdır. Öğretim verilir, eğitim alınır. Öğretmen, “eğitim veriyorum” derse, yanılıyordur; çünkü eğitilmenin özünde alıcı, özümseyici, duyarlı olmak vardır. Öğrenci kendini, öğrendikleriyle birlikte bu nitelikleri edinme yönünde geliştirir. Öyleyse öğretmen, “öğretiyorum” deyişinde kalmayacak, “öğrencimin eğitim almasına yardımcı oluyorum” da diyecektir.

Öğretim bir sınıftaki bütün öğrencileredir. Eğitim ise öğrenenle öğreten arasında karşılıklı ve sürekli ilişki, iletişim gerektirir. Bu durum öğretimin her alanı için geçerlidir.

Örnek olarak hukuk öğreniminde bir dersi, Roma hukukunu alalım. Bu ders sadece hukuk tarihi bakımından değil, hukukun yüksek amaçları bakımından önemlidir. Ama bu dersin hakkını vermek için sadece Romalıların ne gibi yasalar yaptıklarını öğrenmek değil, güzel bir deyişimizle, “tarihin imbiğinden geçmek” gerekir. Bu, tarihsellik bilincinin kazanılmasıdır, eğitimdir.

Felsefenin öğretim-eğitiminde bu tür sorunlar, güçlükler baştan çözülür. Baştan olmazsa hiç başlayamaz ve hiç çözülemez. İlk iş felsefeyle uğraşmaya başlayan öğrencinin fikrini almaktır, -felsefe hakkında değil, çünkü bunu henüz edinmemiştir; her gün kullandığımız kavramlar hakkında: amaç, anlam, değer, ölçü, nicelik, nitelik, hak, adalet, gelenek, inanç, toplumsallaşma, özgürleşme gibi. Gencin bu genel sorunları içselleştirmesi, kendine mal etmesi, yaşadıklarıyla, gözlemledikleriyle bağıntılar kurması, edindiği bilginin dışında kalmaması için de etkince hesaplaşmaya girmesi, ilgisini sürekli kılar. Bunu başardıkça, felsefe tarihinin bizden en uzak çağlarında konuşmuş kişiler, şimdiye gelir, onunla yeniden konuşurlar.

Çocukları felsefe öğrenimine başlayan anne babalar haklı olarak bu soruyu sorarlar. Çocukları onlara “Platon’un Devlet diyaloğunu okuyoruz ve adalet üzerine tartışıyoruz” cevabını verince, eğer açık görüşlü iseler, “tartışarak kim çözmüş, baksana o zamandan beri çözüme ulaştırılamamış” demezler, ama bu tartışmanın, edineceği meslekte çocuklarına ne sağlayacağını bilmek isterler. Bunun doğrudan cevabı yoktur. Olsaydı, yüzyıllardır ve her uğraşanın ömrü boyunca tartışılmazdı. Ama buna rağmen felsefe sadece tartışma değildir, çünkü böyle olsaydı çoktan bıkkınlık getirir ve artık kimse uğraşmazdı.

Sorunlar hem güncel hem geneldir. M.Ö. 5. yüzyılda Attika’da ve çevresinde “sophistes” (bilgeler) denilen bir grup insan kent kent dolaşarak tüm inançları sarsan konuşmalar yapıyorlardı. Onlara göre din bir icattı. Devlet, ya güçlülerin zayıfları ezmesinin ya da zayıfların güçlüleri baskı altında tutmasının aracıydı ve nasıl olursa olsun bu aracı kullananlar sağlıklı kişiler değildi. Eğitim kanıksanmış yutturmaca kanaatlerinin yeni kuşaklara öğretilmesiydi. Bu adamlar gittikleri yerlerde hem dinleniyor, bazen seviliyor ama çoğunlukla kovuluyordu. Onlar zaten bilineni eleştiriyorlardı. Ele geçirdikleri hiçbir şey yoktu ama yüzyıllar sonra bizim düşüncemizi aydınlatıyorlar. Kısaca anlattığım tarihsel olay, felsefenin karşıt kültürünün doğuşudur.

Sürdürümü sadece Hellas’da kalmadı; çeşitli biçimlerle Anadolu’da da yaşadı, fakat 15. yüzyılın ilk çeyreği içinde tükendi. Son temsilcisi Şeyh Bedrettin’dir. O, cennette cennetlikleri eğlendiren hurilerin, cehennemde yanan ve daha da yanması için günahkarların taşıdığı odunların hayal olduğunu şöyle söylüyor: “Hayaldirler, çünkü algıya verilmemişlerdir.” Felsefi çekirdeğini hemen gördüğümüz bu dünyevi dünya görüşünün nasıl oluştuğu, sonradan nasıl kesildiği ve Cumhuriyete kadar Türkçe’de özgün felsefenin olmayışının nedenleri çok yönlü katılımla açıklığa kavuşturulabilir. Bu bir eksikliğimizdir. Eksikliği kapatmak için tüm insan bilimlerinin ortak araştırmalar yapması gerekiyor.

Karşıt kültür karşıtını yok etmez; tersine geliştirir. Felsefe olmasaydı, ilahiyat olmazdı, sadece din yorumları olurdu. Gerek Hıristiyan gerek İslam ilahiyatı felsefi tartışmalar içerir. Farabi ilahiyatın felsefe kürsüsünden cevaz almasını ister; bu tutumla da vahiyi akılsal açıklamaya çalışır. Farabi öldüğünde cenaze namazını halife kıldırdı, halk kıldı, ulema kılmadı, çünkü o Medinet-ül Fazıla’daki (bilgeler şehrindeki) en yüksek yeri filozofa ayırmıştı. Ölçülülüğü, söz ölçüsünü, kavrayan aklın açıklaması toplumsallığı geliştirir. İslamiyet zulme karşı doğmuş yayılmış, toplumsallaşmış, dünya dini olmuştur. Tarihi böyleyken nasıl oluyor da din konularında yetkili kişiler, en azından dini bayramlarda “kardeşlerim birbirinize işkence etmeyiniz” demiyorlar? Demezlerse ve topluma açıkça, yöneticiye korkusuzca hitap etmezlerse, o zaman, karşılarında karşıt kültürü keskince, uzlaşmazca bulurlar.

Karşıt kültür 9-10’uncu yüzyıllarda Arapça felsefeyi doğurdu. Diller arası iletişim kurulmuştu. Önce Süryaniceye sonra Arapçaya çevrilen Grekçe eserler, yazar ve metin karışıklıklarına rağmen, ve Arapça düşünürlerin özgün katkılarıyla, Avrupalınınkinden üçyüz yıl önce, hem de artık halk dili olmayan Latince gibi değil, konuşulan Arapçada bir yeniden doğuşu, Renaissance’ı getirdi. Bu canlanış 14-15. yüzyıllarda, tarihin en büyük medeniyeti olan Endülüs’de doruğa ulaştı. Tarihin imbiği bize en büyük düşünsel mirasımızın neler ve nerelerde olduğunu gösteriyor. Avrupa Renaissance’ının Endülüs’e borcu vardır ve bunu henüz iyice anlamış değildir. Anlasaydı, yüzyılımızdaki faşizmlerine kültürel bir set çoktan çekmiş olurdu.

Ama Avrupalının gözardı edemeyeceğimiz bir yeteneği de var: çelişkisini kavrayabilme ve aşabilme. Avrupalı için hukuk yaşanan bir olaydır. Bilim, bir nesneyi elinde evirip çevirebilmektir, nesnenin özelliklerini dışsallıkta ve pratik amaçlar için kullanımında bırakmayıp atomik yapısına girerek anlamaktır. Eğitimin amacını “hoca dedi ki” den çıkarıp, bunu defterden silip yerine “ben düşünüyorum”u (cogito) geçirebilmektir.Dünyaya egemenlik ve sömürgenlik Avrupalının bir yüzü, bilim sanat ve felsefedeki yaratıcılığı öbür yüzüdür. Başarılarını egemenlik için kullandı; şimdi bunun getirdiği çelişkileri çözmeye çalışıyor. Bizim Avrupalı karşısında duruşumuz ancak tam bağımsız bir duruş olursa onu anlayabiliriz ve kendimizi anlatabiliriz. Bu duruş Cumhuriyetimizin ilk iki onyılında gösterildi, sonra yitirildi.

UNESCO felsefe haftasındayız. Bu bir kutlama haftası değildir, ne UNESCO’yu ne de felsefeyi. Bu günler çağrı günleridir. Somut eyleme geçme günleridir. UNICEF, UNESCO’nun çocukların sağlığı ve eğitimiyle ilgili birimidir. Şimdi, daha önce söylediğim, yazdığım bir düşünceyi yeniden sunmak ve bu toplantının kapanış bildirgesine dahil edilerek UNICEF’e çağrı olarak iletilmesini düşünmenizi istiyorum: Dünyanın her ülkesinden bir temsilci çocuk seçilerek hepsinin UNICEF yetkilileri eşliğinde, kan gövdeyi götüren bölgelere, öncelikle Irak ve Filistine götürülmesi ve olayların içinde onlara “siz böyle olmayın” denilmesi, gelecekteki eğitim için talebimdir. Bunun ötesinde sizlere söyleyeceğim bir şey yoktur.

Saygılarımla.

Prof. Dr. Uluğ Nutku

***

Referans: Felsefeciler Derneğinin “UNESCO Felsefe Haftası” dolayısıyla düzenlediği “Eğitim ve Felsefe” başlığındaki sempozyumda konuşma. Ankara, 19 Kasım 2005.

Kaynak : Dünyalılar

Zaman zaman yayınladığımız aforizmalara bir yeni birini daha dahil ediyoruz. Sıradaki aforizmalar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski£ye ait. İyi okumalar…

Not: Herzaman olduğu gibi Yazarımız hakkında bilgiyi Aforizmalardan sonra bulabilirsiniz.

Dostoyevsk

*    Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır.
*    Bazen susarsın. Yenilmiş eksik ve yaramaz sanırlar seni. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz..
*    Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.
*    Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.
*    İnsanoğlu çok derin bir varlıktır.Ben tanrı olsaydım bu kadar derin yaratmazdım.
*    Evlenme-boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.
*    Kadın, her şeyi gören gözü bile aldatır.
*    Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.
*    Herkesin yolu ayrı.
*    Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.
*    Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.
*    Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.
*    Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.
*    İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.
*    Eğer sen, başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir.Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır.(1861)
*    Baş kaldıranları her zaman yenecek üç güç vardır yeryüzünde bunlar; mucize, sır ve otoritedir. (Karamazov Kardeşler, 1880)
*    Acıda hazların en tatlısı saklıdır.
*    Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, kişioğlu uydurmuşsa onu, kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur. (Karamazov Kardeşler, 1880)
*    Yeni bir adım atma, yeni bir kelime söyleme, insanların en fazla korktuğudur.(Suç ve Ceza, 1866)
*    Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.
*    Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.
*    Ben hasta bir adamım… Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.(Yeraltından Notlar, 1864)
*    Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.
*    Tanrı olmasaydı her şey mûbah olurdu.
*    Rus’u kazıyın, altından kesinlikle Kazak çıkar.
*    İnsanın yalnızca mutluluğa değil ,mutsuzluğa da ihtiyacı vardır.Mutluluk kadar mutsuzluk da gereklidir.
*    Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.
*    Aşk olduktan sonra saadetsiz yaşanabilir.
*    İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.
*    Yeryüzünde tek bir çocuk dahi acı çekiyorsa , Tanrı yoktur !

Dostoyevsk kimdir?

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский, (d: 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova – ö: 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg’taki Mühendis Okulu’na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü’ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.[1] Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski’nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski’nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi içinSibirya’da bulunan Omsk Cezaevi’ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg’a yerleşti.

Petersburg’a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı.1862’de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski’nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.

Hayatı

dostoyeveskii gençlik

Çocukluğu ve Gençliği :  

Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski’nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova’da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi’nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova’nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski’nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı.

Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova’da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu’na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için “Ateş Fedya” lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg’ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839’daki ani ölümünü burada öğrendi.

Eşinin ölümünden sonra kendisini içkiye daha çok veren babası Mikhail bu olayın ardından sahibi olduğu toprağa çekilmişti. Mikhail’in ölümünün sebebi tam olarak bilinmiyor. İddialardan biri, eşinin ölümünden sonra toprağına çekilen Mikhail’in buradaki köylülere çok kötü davrandığı ve onun kötülüklerine katlanamayan köy halkının en sonunda onu öldürdüğüdür. Bir başka iddia da Mikhail’in tamamen doğal sebeplerden öldüğüdür. Babasının ölümünü Petersburg’ta haber alan Dostoyevski, onun ölümünü istediği düşüncesi yüzünden depresyona girdi. Sara nöbetlerinin ilkini hayatının bu evresinde geçirmeye başladı. Petersburg Mühendis Okulu’ndaki öğrenimini başarıyla bitirerek, asteğmen rütbesiyle Petersburg’taki İstihkâm Müdürlüğü’nde göreve verildi. Ancak bu görevi bir yıl sürdürebildi. Askerlikten nefret eden Dostoyevski görevinden istifa ederek yazarlığa başladı.

İlk yazarlık dönemi

Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski’nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı.[2] Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski’ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. ŞairNikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında “Yeni bir Gogol doğdu” diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti.

1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski’nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi.

Sibirya’ya sürgün

Dostoyevski, 23 Nisan 1849 tarihinde devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiasıyla sekiz arkadaşı ve ağabeyi ile birlikte tutuklandı. Ölüm cezasına çarptırılan Dostoyevski, sekiz ay hapisanede yattıktan sonra diğer dokuz komplocu ile idam edilecekleri yere götürüldü. Tam kurşuna dizilmek üzerelerken af kararı çıktı. İdam cezası, dört yıl kürek ve altı yıl adî hapis cezasına dönüştürüldü. Sibirya’daki Omsk Kalesi’ne sürüldü. Suç ve ceza kavramları ile en yoğun şekilde burada tanıştı.Kürek mahkûmu olduğu süre içinde, kolları damgalandı, kafası tıraş edildi ve taş kırdı. Sara nöbetleri yüzünden birçok kere hastaneye kaldırıldı. Burada geçirdiği yıllar İncil’i ve mahkûmlardaki gönül zenginliğini keşfetmesine olanak sağladı.

Sürgünde geçirdiği dört senenin ardından 1854 yılında kürek cezasından kurtularak er rütbesi ile kışla hizmetine verildi. Semipalatinsk’te zorunlu ikamete mahkûm edildi. Burada bulunan Alayın Yedinci Hat Taburunda beş yıl görev yaptı. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılınınŞubat ayında, veremli ve dul Maria Dmitrievna Isayeva ile, subay kocasının ölümünden sonra evlendi. Dostoyevski, Isayeva ile ona acıdığı için evlendi.

İkinci yazarlık dönemi

Dostoyevski - 1863

Dostoyevski – 1863

1859’da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonraPetersburg’a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığıAvrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski,Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz (İgrok) adlı yapıtları1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza‘yı 1858 yılında Semipalatinsk’te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya’dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail’e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında

“Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır. “diye yazdı.

Dostoyevski'nin ikinci eşi Anna

Dostoyevski’nin ikinci eşi Anna

Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov’un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza‘yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski’nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870,  Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi.[9] Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875’te Delikanlı (Podrostok), 1876’da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya) ve 1879’da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler‘de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov’dan ilham aldı  Zosima ve Alyosha’nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı.1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü.[

Temalar

Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar‘dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti.[11]

Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya “Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim” diye açıklamıştı. Ecinniler‘de Stavrogin’i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı.

Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, “Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu” diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov’un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski’nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı.

Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler‘de bulunan temanın Ebedî Koca‘da, Ecinniler‘de ve Karamozov Kardeşler‘da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski’nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti.

Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını vesiyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill’in ekonomik refah için biresel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov’un ağzından eleştirdi.

Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı’dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.

Eserleri

Fyodor-Dostoyevski

Romanlar

  • (1846) Bednye lyudi (Бедные люди); Türkçe yayım adı: İnsancıklar
  • (1846) Dvojnik (Двойник. Петербургская поэма); Türkçe yayım adı: “Öteki”
  • (1849) Netochka Nezvanova (Неточка Незванова); Türkçe yayım adı: Netochka Nezvanova
  • (1861) Unizhennye i oskorblennye (Униженные и оскорбленные); Türkçe yayım adı: Ezilmiş ve Aşağılanmışlar
  • (1862) Zapiski iz mertvogo doma (Записки из мертвого дома); Türkçe yayım adı: Ölüler Evinden Anılar
  • (1864) Zapiski iz podpolya (Записки из подполья); Türkçe yayım adı: Yeraltından Notlar
  • (1866) Prestuplenie i nakazanie (Преступление и наказание); Türkçe yayım adı: Suç ve Ceza
  • (1867) Igrok (Игрок); Türkçe yayım adı: Kumarbaz
  • (1869) Idiot (Идиот); Türkçe yayım adı: Budala
  • (1872) Besy (Бесы); Türkçe yayım adı: Ecinniler
  • (1875) Podrostok (Подросток); Türkçe yayım adı: Delikanlı
  • (1881) Brat’ya Karamazovy (Братья Карамазовы); Türkçe yayım adı: Karamazov Kardeşler

Kısa Öyküler

  • (1847) Roman v devyati pis’mah (Роман в девяти письмах); Türkçe yayım adı: Dokuz Mektupları Romanı
  • (1847) “Gospodin Prokharchin” (Господин Прохарчин); Türkçe yayım adı: “Mr. Prokharçin”
  • (1847) “Hozyajka” (Хозяйка); Türkçe yayım adı: “Ev Sahibesi”
  • (1848) “Polzunkov” (Ползунков); Türkçe yayım adı: “Polzunkov”
  • (1848) “Slaboe serdze” (Слабое сердце); Türkçe yayım adı: “Bir Yufka Yürekli”
  • (1848) “Chuzhaya zhena i muzh pod krovat’yu” (Чужая жена и муж под кроватью); Türkçe yayım adı: “The Jealous Husband” Kıskanç Koca
  • (1848) “Chestnyj vor” (Честный вор); Türkçe yayım adı: “An Honest Thief” Namuslu Bir Hırsız
  • (1848) “Elka i svad’ba” (Елка и свадьба); Türkçe yayım adı: “A Christmas Tree and a Wedding” Bir Noel Ağacı Ve Düğün
  • (1848) Belye nochi (Белые ночи); Türkçe yayım adı: Beyaz Geceler
  • (1857) “Malen’kij geroj” (Маленький герой); Türkçe yayım adı: “Küçük Kahraman”
  • (1859) “Dyadyushkin son” (Дядюшкин сон); Türkçe yayım adı: “Amcanın Rüyası”
  • (1859) Selo Stepanchikovo i ego obitateli (Село Степанчиково и его обитатели); Türkçe yayım adı: Stepançikovo Köyü
  • (1862) “Skvernyj anekdot” (Скверный анекдот); Türkçe yayım adı: “Tatsız Bir Olay”
  • (1865) “Krokodil” (Крокодил); Türkçe yayım adı: “Timsah”
  • (1870) “Vechnyj muzh” (Вечный муж); Türkçe yayım adı: “Ebedi Koca”
  • (1873) “Bobok” (Бобок); Türkçe yayım adı: “Bobok”
  • (1876) “Krotkaja” (Кроткая); Türkçe yayım adı: “Uysal Bir Ruh”
  • (1876) “Muzhik Marej” (Мужик Марей); Türkçe yayım adı:Köylü Marey
  • (1876) “Mal’chik u Hrista na elke” (Мальчик у Христа на елке); Türkçe yayım adı: Mesih’in Noel ağacı Boy de
  • (1877) “Son smeshnogo cheloveka” (Сон смешного человека); Türkçe yayım adı: “Bir Adamın Düşü”

Kurgusal olmayan eserler

  • Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları (1863)
  • Bir Yazarın Günlüğü (Дневник писателя) (1873–1881)

 

 

Kayaklar : Wikipedia.org

                    narteks.net

 

Kitap fuarına gidecekler için etkinlik programı aşağıdaki gibidir.

32-KITAP-FUARI-etkinlikleri

02.11. 2013 Cumartesi/Saturday
Chına Pavıllıon/Çin Ulusal Standı

14.30-15.10
Dialogue-Reading: “Women and Literary Creation /Kadın ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Buket Uzuner
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.20-16.00
Meeting with Readers/Okuyucularla Buluşma: “Interactive Growth with Children’s World /Çocukların Dünyasında Interaktif Büyüme”
Speakers/Konuşmacılar: Yang Hongying, Mevlana İdris Zengin
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/ Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

16.00-16.45
Dialogue-Reading: “Me and the Literary Creation/Ben ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Jiang Nan, Sibel Atasoy
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

17.00-18.00
Forum:“China-Turkey Translation Forum/Çin-Türkiye Çeviri Forumu”
Speakers/Konuşmacılar: Zhang Wei, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

18.00-19.00
Calligraphy Event/Kaligrafi Sunumu
Pang Zhonghua, The Famous Chinese Calligrapher/Kaligraf
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation-TÜYAP/ Çin Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu – TÜYAP
Kalamış Salonu/Conference Room

15.30-17.45
Chinese-Turkish Culture Forum/Çin-Türkiye Kültür Forumu
Adressing Session/Açılış Konuşmaları
Moderator:  Zhang Fuhai (Director-General of Foreign Exchange and Cooperation Department, State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu Uluslararası Kültürel Etkileşim ve İşbirlikleri Departmanı Genel Müdürü)
Speakers/Konuşmacılar: Mr. Wu Shulin (Vice Minister of State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Genel İdaresi Bakan Yardımcısı), Nihat Gül (Vice Undersecretary of Culture and Tourism/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı), Zhang Qingyang (Consul General of Consulate General of China Istanbul/ Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu)

“Communication and Corporation of the New Silk Road Era/Yeni İpek Yolu Çağında İletişim ve İşbirliği”
Moderator: Liu Bogen, Vice President of China Publishing Group Corporation, President of China National Publications Import & Export (Group) Corporation
Speakers/Konuşmacılar: He Yaomin (Chief Editior of China Renmin University Press/Çin Renmin Üniversitesi Yayınları Baş Editörü), Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan (İstanbul Bilgi University Faculty Member/İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Zhang Wei (Chairman of China Writers Association of Shandong Province / Shandong Eyaleti Çin Yazarlar Birliği Başkanı)

“Progression of Civilization and Exploration of Developing Path/ Uygarlığın İlerlemesi ve Kalkınma Yollarının Keşfi”
Moderator: Liu Bogen (Vice President of China Publishing Group Corp.,President of China   National Publications Import & Export (Group) Corporation/Çin Yayın Grubu Başkan Yardımcısı ve Ulusal Yayınlar İhracat & İthalat Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Prof. Dr. Bekir Karlığa (Founding President of the Bahçeşehir Uviversity Center for Civilization Research-The President of the UN Coordination Committee for Alliance of Civilizations / Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı; BM Medeniyetler İttifakı Eşgüdüm Komitesi Başkanı ), Zhang Yuyan (Director of Institution of World Economics & Politics of the Chinese Academy of Social Sciences/ Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Siyaseti Enstitüsü Direktörü), Prof. Dr. Mustafa Kaçar (the Head of Department of the History of Science at Faculty of Letters of Fatih Sultan Mehmet Waqf University/ Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Başkanı)

By/Düzenleyen: State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC /Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu – Ministry of Culture and Tourism of the Republic of Turkey/TC Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kandilli Salonu/ Conference Room

14.00-15.15
Panel: “The Publishing Sector and Rights Management Throughout the World and in Turkey/Dünyada ve Türkiye’de Yayıncılık Sektörü ve Telif Hakları Yönetimi”
Speakers/Konuşmacılar: Olav Stokkmo (Chief Executive,IFRRO-The International Federation of Reproduction Rights Organisations/Uluslararası Yayın Hakları Örgütleri Federasyonu [IFFRO] Başkanı), Jens Bammel (Secretary General, IPA-The International Publishers Association/Uluslararası Yayıncılar Birliği [IPA] Genel Sekreteri), Kenan Kocatürk (Secretary General of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri), Tuğrul Paşaoğlu (Chair Person of Publishers Copyright & Licensing Society /Yayıncılar Meslek Birliği Başkanı)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association/Türkiye Yayıncılar Birliği

15.30-16.30
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Poetry/Macar Şiirleri”
Speakers/Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Dursun Ayan (Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi), Edit Tasnádi ((Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği

16.45-18.00
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Literature in the Past and the Future/Geçmişte ve Gelecekteki Macar Edebiyati”
Moderator: Viktor Matis (Cultural Attaché of Hungary/ Macaristan Kültür Ateşesi)
Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Pál Hatos (General Manager of Balassi Institute and Hungary Programme/ Balassi Enstitüsü ve Publishing Hungary Programı Genel Müdürü), György Újkéry (Author of “Handzsár a tükörben”/ “Aynadaki Hancer – Zigetvar’in Düsüsü” kitabinin yazari), Erdal Şalikoğlu (Translator and President of Turkish-Hungarian Culture Association/ ‘Eğri Yıldızları’kitabının Türkçe çevirmeni, İstanbul Türk-Macar Dostluk ve Kültür Derneği Başkanı)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği
Moda Salonu/ Conference Room

11.10-11.40
“New Book (Turkish Edition) Launching Ceremony/ Yeni Türkçe Çeviri Lansman Töreni”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

14.00-14.45
Dialogue /Diyalog: “Beyond Writing/Yazının Ötesi”
Speakers/Konuşmacılar: Yu Hua, Xu Zechen, İpek Çalışlar
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.00-15.45
Dialogue&Reading: “How Important is the Sentence to Me/Cümlenin Benim için Önemi”
Speakers/Konuşmacılar: Liu Zhenyun, Murat Menteş
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
16.00-16.45
Lecture Reading: “The Writing of English by Wang Gang and the Story Behind/ İngiliz’in Yazımı ve Öyküsü”
Speakers/Konuşmacılar: Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
2 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu

14.00-15.15
Panel: “Tarihi İstanbul’da Yaşamak”
Yöneten: Arzu Öztürkmen
Konuşmacılar: Oya Baydar, Işık Aydemir, Murat Belge
Düzenleyen: Notre Dame de Sion’lular Derneği

15.30-16.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacı: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

16.45-17.45
Şiir-Dinleti: “Gezi’ye Şiirler-Toplumsal Adalet İçin Küresel Şiir Eylemi”
Düzenleyen: Dünya Şiir Hareketi-Yasak Meyve-Türkiye Yazarlar Sendikası

18.00-19.00
Söyleşi: “Türkiye’de Alevi Olmak”
Konuşmacılar: Kemal Derin, Hasan Harmancı
Düzenleyen: Destek Yayınları

19.15-20.00
Söyleşi: “Atatürk ve İslam”
Konuşmacılar: Anıl Çeçen, Ahmet Akgül
Düzenleyen: Togan Yayınları
2 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “10. Yılında Diyarbakır’dan Çin’e Piraye’nin Yolculuğu”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Altın Kitaplar

15.15-16.15
Söyleşi: “Eren Erdem’le Söyleşi”
Konuşmacı: Eren Erdem
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

16.30-18.00
Panel: “Dil’li Gençler”
Yöneten: Hülya Küçükaras
Konuşmacılar: Barış Terkoğlu, Özge Akman, Ufuk Nokay, Nurhan Suna Yüce
Düzenleyen: Dil Derneği-Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği-Cumhuriyet Kitapları

18.15-19.30
Panel: “90 Yıl CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol”
Yöneten: Mehmet Yıldırım
Konuşmacılar: Yunus Emre, Mehmet Karlı
Düzenleyen: SODEV
2 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
14.00-15.15
Panel: “Eğitimde Edebiyat Yasakları ve Şikayet Konusu Olarak Kitap”
Konuşmacılar: Müge Sökmen, Necdet Neydim, Can Öz, Mine Soysal
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.30-16.45
Ödül Töreni: “11. Tudem Edebiyat Ödülleri Töreni”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

17.00-18.30
Anma-Dinleti: “Doğumunun 104. Ölümünün 25. Yılında Hasan İzzettin Dinamo”
Ateş Ormanlarının Arasında
Katılımcı Şairler: Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer, Leyla Şahin, Alaettin Bahçekapılı, Hasan Hüseyin Yalvaç, Ahmet Özer, Mehmet Atay, Öner Yağcı
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.45-19.45
Şiir-Müzik: “Şiire Yolculuk”
Yöneten: Gökhan Cengizhan
Katılımcılar: Özkan Mert, Gökhan Cengizhan, Nebih Nafile, Halil İbrahim Özcan, Efsun Gültekin, Güney Özkılınç, Nalan Çelik, Aydın Uysal, İbrahim Tığ
Müzik: Nebih Nafile
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
2 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “Tarihin Unutturduğu Yazının Ele Verdiği Yazar: Suat Derviş”
Konuşmacılar: Atilla Dorsay, Liz Behmoaras
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Türkçe Konuşmak”
Konuşmacı: Gülgün Feyman
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Tarihi Yazarken Farkında Olmak”
Konuşmacılar: Ayşe Hür, Cem Erciyes
Düzenleyen: Radikal Gazetesi

17.45-18.45
Söyleşi: “Yaşanabilir Bir Dünya İçin”
Konuşmacı: Hayrettin Karaca
Düzenleyen: Tema Vakfı
2 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
14.00-15.00
Panel: “Tarihe ve Osmanlı Tarihine Nasıl Bakmalı?”
Konuşmacı: Taner Timur
Düzenleyen: Yordam Kitap

15.15-16.15
Söyleşi: “Hüzün Adasında Bir Köy”
Konuşmacılar: Deniz Kavukçuoğlu, Sibel Oral, Doğan Hızlan
Düzenleyen: Can Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Kelime Yayınları Yeni Yazarını Arıyor Roman Yarışması Ödül Töreni”
Konuşmacılar: Necdet Neydim, Burcu Aktaş, Osman Torun, Ayşe Başçı, Zeynep Oktay
Düzenleyen: Kelime Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Alman İdeolojisi Geçmiş mi Gelecek mi?”
Konuşmacılar: Aydın Çubukçu, Olcay Geridönmez
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
2 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
14.00-15.00
Ödül Töreni: “Everest Yayınları ‘İlk Roman’ Ödülü”
Düzenleyen: Everest Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Psikiyatristler Nasıl Düşünür ve Yardım Eder”
Konuşmacı: Garry Small
Düzenleyen: NTV Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Yılın Kitabı Ödül Töreni”
Düzenleyen: ÇGYD

17.45-18.45
Söyleşi: “Süregiden Tarih: İlk Matbaadan Bugüne Rum Yayıncılık Geleneği”
Konuşmacılar: Foti Benlisoy, Stratis Tarinas, Haris Rigas, Yannis Paisios
Düzenleyen: istos yayın
03.11.2013 Pazar/Sunday
Kalamış Salonu/ Conference Room

14.00-15.30
Panel: “Does Turkey Have a Culture Industry?  An Assessment /Türkiye’de bir Kültür Endüstrisi Var mı? Bir Durum Değerlendirmesi”
Moderator: Metin Celal (Chair Person of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Abdurrahman Çelik (Chief Advisor to the Ministry of Culture and Tourism of Turkey/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Danışmanı), Serhan Ada (Bilgi University Faculty Member /Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Asu Aksoy (Bilgi University Faculty Member/Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Görgün Taner (Director-General of the Istanbul Foundation for Culture and Arts /İKSV Genel Müdürü)
By/Düzenleyen: KEGP – Culture Industry Development Platform – Turkish Publishers Association/ KEGP Kültür Endüstrisi Platformu-Türkiye Yayıncılar Birliği
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

15.45-17.00
Panel: “How to Protect Copyrights in Digital Publishing? / Dijital Yayıncılıkta Telif Hakları Nasıl Korunur?”
Moderator: Serhat Baysan (Vice Chairperson of the Federation of Publishing Trade Associations /YAYFED Başkan Yardımcısı)
Speakers/Konuşmacılar: Hamdi Turşucu (Director-General of Copyrights / Telif Hakları Genel Müdürü), Bülent Forta (Chairperson of the Turkish Phonographic Industry Society / MÜYAP Başkanı), Abdullah Egeli (Lawyer /Hukukçu)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association-TÜYAP / Türkiye Yayıncılar Birliği-TÜYAP
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

Moda Salonu /Conference Room

12.00-12.45
Talk/Söyleşi: “Two Romanian Poets in Dialogue / İki Rumen Şairin Diyalogu”
Speakers/Konuşmacılar: Carolina Daniel, Ilica Corbu
By/Düzenleyen: Romania/Romanya

13.00-14.00
Presentation/Sunum: “The Turkish-Chinese Book Market / Türkiye-Çin Kitap Pazarları”
Moderator: Zhang Jichen (Bejing Book Fair Manager/Pekin Kitap Fuarı Yöneticisi, Vice President of China National Publications Import&Export (Group) Corporation)
Speakers/Konuşmacılar: Münir Üstün (Chairperson of the Association of Press and Publications / Basın Yayın Birliği Başkanı), Metin Celal (Chairperson of the Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı), Li Yan (China Publishing Group), Bai Bing (Jieli Publishing House)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

14.15-15.15
Presentation/Sunum: “The Hungarian-Polish Book Markets / Macaristan-Polonya Kitap Pazarları Sunumu”
Moderator: Muharrem Kaşıtoğlu (Turkish Association of Press and Publications/Türkiye Basın Yayın Birliği)
Speakers/Konuşmacılar/: Peter Laszlo Zentai (Budapest Book Fair / Budapeşte Kitap Fuarı), Jacek Oryl (Varsaw Book Fair / Varşova Kitap Fuarı)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

15.30-16.30
Talk/Söyleşi: “Double Wings of a Word / Sözün İki Kanadı – Mehseti Ganjavi, Nigar Rafibeyli”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Writer, Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Yazar, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı), Huseynov Rafael (Member of Parliament- Correspondent Member of ANAS / Milletvekili, ANAS Fahri Üyesi), Ganira Pashayeva (Member of Parliament / Milletvekili)
Concert/Dinleti: Mugam Trio: Fehruz Sakhavat and Ensemble
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
3 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14:00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
3 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi : “Tuncay Özkan’ın‘Ötekiler’ Kitabı Üzerine”
Katılımcılar : Orhan Bursalı, Mustafa Mutlu, Ümit Zileli
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayıncılık

13.15-14.15
Söyleşi: “Çaldıran’dan Hilafete Yavuz Sultan Selim”
Konuşmacı: Mustafa Armağan
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Milli İrade”
Konuşmacı: Banu Avar
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’de Liderlik”
Konuşmacı: Osman Pamukoğlu
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

 

3 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Doğan Avcıoğlu’nun 30. Ölüm Yıl Dönümü Anması”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Uluç Gürkan, Doğan Yurdakul
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınevi

13.15-14.15
Söyleşi: “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Değişimin Kodları”
Konuşmacı: Yavuz Bahadıroğlu
Düzenleyen: Nesil Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Sevdiğim Roman Kahramanları”
Konuşmacılar: Behçet Çelik, Murat Gülsoy, Nilüfer Kuyaş
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Edebiyat Ölmelidir!”
Konuşmacı: Enver Aysever
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Turan Hayalinden Sevr’e  Osmanlının Son Savaşı ?”
Konuşmacılar: Erdoğan Aydın,  Rozerin Doğan
Düzenleyen: Literatür Yayıncılık
3 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Atölye: “Popi ve Güzellik Tacı”
Konuşmacılar: Salim Keskingöz, Özlem Korçak
Düzenleyen: Elma Yayınevi

12.00-12.45
Söyleşi: “30-60-90”. “Özel Dostlukların Kuşaklar Arası Sohbeti”
Konuşmacılar: Aydın Boysan, Mustafa Alabora, Mehmet Turgut
Düzenleyen: Overteam

13.00-14.15
Panel: “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Tarih Yazmak”
Konuşmacılar: İsmet Bertan, Mine Soysal, Müren Beykan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.30-15.30
Söyleşi: “Leylim Leylim”
Konuşmacılar: Filinta Önal, Fatoş Erbil Pınar
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Ertuğrul Kürkçü “İsyanın İzinde” Kitabı Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Ertuğrul Kürkçü
Düzenleyen: Dipnot Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Hüsnü Arkan’la Edebiyat-Şiir-Müzik Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Hüsnü Arkan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap
3 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Mustafa Kemal Çanakkale’de Ölseydi, Ne Olurdu?
Konuşmacı: Seyfi Öngider
Düzenleyen: Kuraldışı Yayınları

13.15-14.15
Ödül Töreni: “Tepeyran Roman Ödülü / Sibel K. Türker ve ‘Hayatı Sevme Hastalığı’”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Bülent Tanık, Doğan Hızlan, Güray Öz, Sırma Köksal,  Kevser Ruhi, Hikmet Altınkaynak
Düzenleyen: Çankaya Belediyesi – Niğde Platformu

14.30-15.30
Söyleşi: “Yunus Emre ve Hakikat”
Konuşmacılar: Faruk Dilaver, Musa Mahaiyyedden
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi. “Leyla Erbil ve Edebiyatı”
Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Ahmet Cemal, Hülya Dündar, Kaya Tokmakçıoğlu
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi’den Geleceğe: Büyük Halk Mücadelesinin Dersleri”
Konuşmacılar: Metin Çulhaoğlu, Sungur Savran, Alper Taş, Haluk Yurtsever
Düzenleyen: Yordam Kitap

18.15-19.15
Söyleşi: “Sürüngenleşme Süreci”
Konuşmacılar: Sevgi Özel, Öner Yağcı
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları
3 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Müge İplikçi ile Saklambaç”
Konuşmacı: Müge İplikçi, Mehmet Erkut
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “40 Yıllık Bir Çeviri Serüveni: Vergillius’un Ölümü ve Hermann Broch”
Konuşmacı: Ahmet Cemal
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Alberto Manguel ile Kitapları Üzerine”
Konuşmacı: Alberto Manguel
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Şiir Dinletisi ve Söyleşi
Konuşmacı: Ahmet Telli
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Tarihte Kızılbaş-Alevi Katliamı”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Serhat Halis, Süleyman Deprem
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

18.15-19.15
Söyleşi: Sıcak Haziran: “Gezi Direnişi ve Gösterdikleri”
Konuşmacılar: Nuray Sancar, Erdem Yörük, Tayfun Kahraman
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
3 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Ölümünün 50. Yılında Nazım Hikmet ve Alman Eleştirisi”
Konuşmacı: Yüksel Pazarkaya
Düzenleyen: TÜYAP

13.30-14.15
Söyleşi: “32. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Taner Timur”
Konuşmacılar: Taner Timur, Faruk Şüyün
Düzenleyen: TÜYAP

14.30-16.00
Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri Töreni
Panel: “Ders Kitaplarında Şiir”
Yöneten: Abdullah Uçman
Konuşmacılar: Haydar Ergülen, Adil İzci, Şeref Bilsel
Düzenleyen: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi-TÜYAP

17.00-18.00
Şiir-Müzik Dinletisi: “Gezi’nin Şiiri Şiirin Gezi’si”
Katılımcılar: Sezai Sarıoğlu, Nar Sesleri
Düzenleyen: Yasakmeyve
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Moda Salonu / Conference Room

11.00-11.45
Presentation/Sunum: “Polish Book Market / Polonya Kitap Pazarı”
Speakers/Konuşmacılar: Elzbieta Kalinowska, Tomasz Pindel
By/Düzenleyen: Poland Book Institute / Polonya Kitap Enstitüsü

12.00-13.00
Presentation/Sunum: “The copyrights of e-books / E-kitapların telif hakları”
Speakers/Konuşmacılar: Petra Hardt (Suhrpkamp Verlag), Can Öz (Can Yayınları)
By/Düzenleyen: TUYAP-Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği

13.30-15.30
Panel: “Heading towards a digital future – an update on international e-book markets / Dijital geleceğe doğru uluslararası e-kitap pazarlarına bakış”
Speakers/Konuşmacılar:  Steffen Meier (Eugen Ulmer Verlag, spokesman of the electronic publishing committee of the German Publishers and Booksellers Association / Almanya Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği elektronik yayım komitesi sözcüsü), Tuğrul Paşaoğlu (Chairperson of Turkish Publishers Association Digital Publishing Commission / Türkiye Yayıncılar Birliği Dijital Yayıncılık Komisyonu Başkanı)
By/Düzenleyen: Frankfurt Academy in cooperation with The Turkish Publishers Association, TÜYAP and German Federal Foreign Office / Frankfurt Akademisi, Türkiye Yayıncılar Birliği, TÜYAP ve Alman Dışişleri Bakanlığı işbirliğiyle

15.45-17.00
Panel: “Copyright Agencies and International Translation Funds / Telif Ajansları ve Uluslararası Çeviri Fonları”
Moderator: Mehmet Hakkı Suçin, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı
Speakers/Konuşmacılar: Tomasz Pindel (Polish Translation Funding Program / Polonya Çeviri Destek Programı), Agnes Füle (Hungarian Translation Funding Program / Macaristan Çeviri Destek Programı), Magdalena Debowska (Polish Rights Copyright Agency / Telif Ajansı – Polonya); Peter Bolza (Kátai & Bolza Literary Agents, Hungary / Kátai & Bolza Ajansı, Macaristan)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

17.15-18.15
Talk/Söyleşi: “Meeting With the Modern Azerbaijan Writers / Çağdaş Azerbaycan Yazarlarıyla Buluşma”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı); Agil Abbas (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar); Ganira Pashayeva (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar)
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Kalamış Salonu / Conference Room

14.30-15.30
Panel: “Translating Culture: The Role of Cultural Knowledge in Translation / Kültürü Çevirmek: Kültürel Bilginin Çevirideki Rolü”
Moderator/Yöneten: Necdet Adabağ (Moderator of Turkish↔Italian Translation Workshop/Türkçe↔İtalyanca Çeviri Atölyesi Moderatörü
Speakers/Konuşmacılar: Rosie Pinhas-Delpuech, Mehmet Hakkı Suçin, Rafael Carpintero Ortega, Giampiero Bellingeri, Sema Orsoy, Hülya Arslan, Neşe Munise Yüce, Melike Günyüz
By: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
4 Kasım 2013 Pazartesi
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.15-14.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Ünlü Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacılar: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

17.00-18.00
Şiir Dinleti: “Şiir Her Şey”
Yöneten: Tekin Gönenç
Katılımcılar: Reyhan Sur, Ali Karagöz, Tekin Gönenç, Atilla Oğuz, Şen Çakır, Bircan Çelik, Bedran Cebiroğlu, Melahat Babalık, Erol Börekçi
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
4 Kasım 2013 Pazartesi
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Çiğdem Gündeş ile Çizgiden Masal’a”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
4 Kasım 2013 Pazartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Şiir ve Çocuk”
Konuşmacı: Necdet Neydim
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.0-13.45
Söyleşi-Tiyatro: “Çocuk Edebiyatında Fantastik Öykünün Yeri”
Konuşmacı: E. Murat Yığcı
Düzenleyen: Caretta Kitap

14.00-15.00
Söyleşi: Nasrettin Hoca Çocuk Olsaydı!
Konuşmacı: Hasan Ahmet GÖKÇE
Düzenleyen: Gonca Çocuk Dergisi

15.15-16.15
Panel: “Edebiyat ve Düşünce Metinlerinde Sansür”
Yöneten: Ayşe Banu Karadağ
Konuşmacılar: Meral Camcı, Süha Sertabipoğlu, İrem Üstünsöz, Sabri Gürses
Düzenleyen: ÇevDer

16.30-17.30
Söyleşi: “Ahmet Necdet ve Şiire Çalışmak”
Konuşmacılar: Metin Cengiz, Leyla Şahin
Düzenleyen: Şiirden Yayıncılık
5 Kasım 2013 Salı
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Masallar Fantastik midir?”
Konuşmacı: Ümit Yaşar Özkan
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.00-13.45
Söyleşi: “Düş Hırsızlarına Karşı Otoriteye Direniş”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: E Yayınları

14.00-15.00
Söyleşi: “Büyüyen Çocuğun Gelişen Cinselliği”
Konuşmacı: Yaşam Yanardağ Çelik
Düzenleyen: Net Yayın

15.15-16.15
Söyleşi: “İlahi Nizam ve Kainat Üzerine Açılımlar”
Konuşmacı: Tülin Etyemez Schimberg
Düzenleyen: Ruh ve Madde Yayınları

16.30-17.30
Panel: “Kadın Yazarların Kaleminde Erotizm Ne Kadar Özgür?” ve Nezih-Er Yayınları Öykü Yarışması Ödül Töreni
Yöneten: Nevzat Süer Sezgin
Konuşmacılar: Handan Gökçek, Aydan Yalçın, Tekgül Arı
Düzenleyen: Nezih-Er Yayınları

17.45-18.45
Panel: Sait Maden: Şiirin Yeryüzü Tanığı
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar: Cevat Çapan, Necati Güngör, Sarp Maden, Emine Erbaş, Mecit Ünal
Düzenleyen: Çekirdek Yayınevi
5 Kasım 2013 Salı
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Anadolu’da Bir Zamanlar Dizisinde Piri Reis ve Korsan Kızlar”
Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Atölye: “Öykü Atölyesi”
Konuşmacılar: Pelin Güneş, Ceren Kerimoğlu
Düzenleyen: Elma Yayınevi

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Aslı Der ile İlk Gençlik Romanı Defne’yi Beklerken Üzerine”
Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Okuyup da N’olacak?”
Konuşmacı: Miyase Sertbarut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.00-15.45
Söyleşi: “Konuşan Resimler”
Konuşmacılar: Tevfik Taş
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

16.00-16.45
Panel: “Çocuk Edebiyatındaki Gelişmeler ve Değişimler”
Yöneten: Yahya Türkeli
Konuşmacılar: Semra Atasoy, Hasan Güleryüz, İsmet Aci, Ufuk Özgül
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
6 Kasım 2013 Çarşamba
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Simla Sunay ile Sözcüklerin Rengi, Rengin Mutluluğu”
Düzenleyen: Desen Yayınları
6 Kasım 2013 Çarşamba
Marmara Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Dikkat Dahi Olabilirsiniz”
Konuşmacı: Ahmet Maraşlı
Düzenleyen: Timaş Çocuk

13.15-14.15
Söyleşi ve Şiir Dinletisi: “30. Yılında Gülsüm Cengiz Şiiri ve Yasak Sevda Sözcükleri”
Konuşmacılar: Âba Müslim Çelik, Tahir Şilkan, Gülsüm Cengiz, Özel Alev Lisesi Öğrencileri
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

14.30-15.30
Söyleşi: “Bir Kapıdan Geçmek: Ölüm”
Konuşmacı: Senai Demirci
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: Yazmak ve yaşamak arasında Türkiye’de kadın olmak
Konuşmacılar: Nilgün Şimşek, Tülin Dursun, Özgür Turan, Nehir Yılmaz, Müge Sandıkçıoğlu, Sema Kılıç
Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Kanser Öldürmek İçin Değil, Yaşatmak İçindir”
Konuşmacı: Yücel Aydemir, Berrin Kırar ve Dr. Mustafa Saltoglu
Düzenleyen: Yaşamın Gizemi
6 Kasım 2013 Çarşamba
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çocukların Hakları Var”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Can Çocuk Yayınları

12.00-12.45
Okuma-Söyleşi: “Gaye Boralıoğlu İlk Gençlik Romanı İçimdeki Ses ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Gaye Boralıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

13.00-13.45
Söyleşi: “Mavisel Yener Çocuklarla Buluşuyor  Okuyoruz,  Eğleniyoruz, Düşünüyoruz, Düşlüyoruz”
Konuşmacı: Mavisel Yener
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

14.00-14.45
Okuma-Söyleşi: “İzmir Sokaklarında Bir Simitçi Çocuk Romanı: Gevrekçi”
Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.00-16.00
Söyleşi: “Yazar-Öğrenci Buluşmalarını Eğlenceli Kılmak”
Konuşmacılar: Fatma Akpınar, Tülin Kozikoğlu, Yıldıray Karakiya
Düzenleyen: Redhouse
16.15-17.15
Söyleşi: “Bağzı Şeylere Öyküler-Gezi Öyküleri”
Konuşmacılar: Berna Durmaz, Hakan Bıçakçı, Aziz Gökdemir, Fuat Sevimay, Türker Ayyıldız, Mehmet Fırat Pürselim, Kadir Yüksel
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm”
Konuşmacılar: Mert Uzun, Esra Sert, Birand Berberoğlu
Düzenleyen: Yazılama
6 Kasım 2013 Çarşamba
Büyükada Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Çocuk ve Edebiyat En Çok İstanbul’a Yakışır”
Konuşmacılar: Nuran Turan, Figen Yaman Çoşar
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.15-14.00
Söyleşi: “Masal Masal Aytül Akal”
Konuşmacı: Aytül Akal
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Başarıda Dikkat ve Öğrenme”
Konuşmacı: Osman Abalı
Düzenleyen: Adeda Yayıncılık

15.30-16.30
Söyleşi: “Firat Ceweri, Yazarlığı ve Romanları”
Konuşmacılar: Ali Fikri Işık, Firat Ceweri
Düzenleyen: Ava Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: Türkiye’de Polisiye Edebiyatın Gelişimi”
Yöneten: Erol Üyepazarcı
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Sevin Okyay.
Düzenleyen: Labirent Yayınları – NTV Yayınları

18.00-19.00
Söyleşi: “Hegel’in Tarih Felsefesi ve Küreselleşme”
Konuşmacı: Aziz Yardımlı
Düzenleyen: İdea Yayınevi
7  Kasım 2013 Perşembe
Marmara Salonu

12.00-12.45
Söyleşi: “Hızlı Okuma Teknikleri ve Okuma Psikolojisi”
Konuşmacı: Murat Tunalı
Düzenleyen: Yediveren Yayınları

13.00-14.00
Panel: “Dönemde Uğranılan Hukuksuzluklar, Hukuk Alanındaki Zorlamalar ile Basın Özgürlüğü”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Celal Ülgen, Orhan Bursalı
Düzenleyen: CUMOK

14.15-15.15
Panel: “12 Eylül’ün Adaleti”
Yöneten: İlbay Kahraman’
Konuşmacılar: Özlem Delikanlı, Sedat Göçmen, Eylem Delikanlı
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları

15.30- 16.30
Söyleşi: “Eğitime Dijital Bakış”
Konuşmacı: Adem Zeyrek
Düzenleyen: Eksen Yayıncılık
7 Kasım 2013 Perşembe
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Aslı Tohumcu’dan Çocuklar için Gizemli 3 Kitap: Bolbadim Günlükleri”
Konuşmacı: Aslı Tohumcu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Arkadaşım Nasreddin Hoca”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Zıtlıklar Üzerine Düşündüren Modern Bir Çocuk Romanı: Lataşiba”
Konuşmacı: İrem Uşar
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Masalcı Abla”
Düzenleyen: Timaş Çocuk

15.00-16.00
Söyleşi: ” Adapa’nın 4 Bin Yıl Sonra Geri Dönüşü – Mezopotamya Hikaye Masalları ”
Konuşmacı: Yücel Feyzioğlu
Düzenleyen: Nesin Yayınevi

16.15-17.15
Panel: “Üniversitelerde Bilim Mücadelesi ve Onur Hamzaoğlu Olayı”
Konuşmacılar: Onur Hamzaoğlu, Cem Terzi, Beyza Üstün
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.30-18.30
Söyleşi: “Türk’üm, Doğruyum, Amerikalı’yım”
Konuşmacı: Kaya Boztepe
Düzenleyen: Leman Dergisi
7 Kasım 2013 Perşembe
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “ Masal Kuşunun Kanadında Gülsüm Cengiz Çocuklarla Buluşuyor ve Özel Alev İlköğretim Okulu Öğrencilerinden Gülsüm Cengiz Roman Kahramanı Canlandırması”
Konuşmacılar: Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

12.00-13.00
Panel: “Okumak ya da Okumamak”
Yöneten: Sultan Savaş
Konuşmacılar: Renan Özdemir, Alpay Şayhan, Çınar Kaya
Düzenleyen: Kelime Yayınları

13.15-14.15
Yaratıcı Drama: “Caretta Kitap Drama ile Okuma”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Caretta Kitap

15.00-16.15
Söyleşi: “40. Yılında Yansıma Dergisi Yazarlarına Saygı: Rıfat Ilgaz, Ö. F. Toprak, Sait Maden, Kerim Korcan, Ş. Kurdakul, Behzat Ay, Zühtü Bayar, A. Hatipoğlu”
Yöneten: Tekin Sönmez
Konuşmacılar: Hayati Asılyazıcı, Eray Canberk, Rıza Zelyut, Ahmet Özer, Ziya Oykut, Hasan Kantarcı
Düzenleyen: Nis Media

16.30-17.30
Söyleşi: “Nâzım Hikmet Şiirinde Gelecek”
Konuşmacı: Tahir Şilkan
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

17.45-18.45
Söyleşi: “Şairler Arasında Kadın Olmak”
Katılımcılar: Necmiye Alpay, Anita Sezgener, Betül Dünder
Düzenleyen: İkaros Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Torbadan Öykü Çıktı”
Konuşmacı: Ahmet Önel
Düzenleyen: Elma Yayınevi
8 Kasım 2013 Cuma
Interexpo Salonu
14.00-15.00
Panel:”Gezi Eylemleri, Kitle Hareketleri Ve Genç Türkiye”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Barış Pehlivan, Çağdaş Cengiz, Selim Kayan
Düzenleyen: CUMOK

16.15-17.15
Söyleşi: “Yakın Doğu’da Kürtler”
Konuşmacı: İsmail Beşikci
Düzenleyen: İsmail Beşikci Vakfı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Marmara Salonu
12.15-13.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Şimşek Yayınları

13.30-15.00
Söyleşi: “Dünün, Bugünün Yarının Kitapları”
Konuşmacı: Halit Kıvanç
Düzenleyen: NTV Yayınları

15.15-16.30
Forum-Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm Manzaraları Üzerine”
Konuşmacılar: Nar Photos kolektifinden; Serra Akcan, Eren Aytuğ, Mehmet Kaçmaz, Tolga Sezgin, Saner Şen ve Kerem Uzel;
ve yazarlar Semih Akşeker, Cihan Aktaş, Hakan Bıçakçı, İhsan Bilgin, Tanıl Bora, Gaye Boralıoğlu, Funda Şenol Cantek, Haydar Ergülen, Alev Erkilet, Özgür Sevgi Göral, Pınar Öğünç, Mine Söğüt, Jean-François Pérouse, Özcan Yurdalan, Turgut Yüksel
Düzenleyen: İletişim Yayınları

16.45-18.15
Panel: “Şimdiki Zamanın Tarihi”
Konuşmacılar: Vangelis Kechriotis, Teyfur Erdoğdu , Ahmet Kuyaş), Işık Tamdoğan Düzenleyen: Tarih Vakfı
8 Kasım 2013 Cuma
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Sosyal Medya, Tüketim Çılgınlığı ve Çocuklar: Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği”
Konuşmacı: Behiç Ak
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çocuklarla Baş Başa”
Konuşmacı: Görkem Yeltan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Cemil Kavukçu İlk Gençlik Romanı Yolun Başındakiler ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Cemil Kavukçu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Çalısüpürgesinin Muhteşem Dünyası”
Yönetenler: Ebru Erişken, Deniz Tuna Dalyancı
Konuşmacı: Sabine Bohlmann
Düzenleyen: Kelime Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: “Tasavvuf Ne Değildir?”
Konuşmacı: M. Fatih Çıtlak
Düzenleyen: Sufi Kitap

17.15-18.15
Söyleşi-Ney Dinleti
Konuşmacı ve Neyzen: Güneri İçoğlu
Düzenleyen: Leman Dergisi
8 Kasım 2013 Cuma
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Drama ve Oyunlarla Nehirden Okyanuslara Yolculuk”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Altın Kitaplar

12.00-12.45
Söyleşi: “Gençlerle Diyalog”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Tijen Şavaşkan
Düzenleyen: E Yayınları

13.00-13.45
Söyleşi: “Nereden Çıktı Bu Fen ve Teknoloji?”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Tudem Yayınları

14.00-14.45
Söyleşi: “Zamanda Yolculuk”
Konuşmacı: Nur İçözü
Düzenleyen: Altın Kitaplar

16.30-17.30
Söyleşi: “Gezi Parkı Direnişi”
Konuşmacı: Mustafa K. Erdemol
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

17.45-18.45
Söyleşi: “Marksist Klasikleri Nasıl Okumalı?”
Konuşmacılar:  Cem Eroğul, Erkin Özalp
Düzenleyen: Yordam Kitap
8 Kasım 2013 Cuma
Büyükada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Tarihin Posta Kutusu: Mektuplar”
Konuşmacı: Turgut Çeviker
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

14.15-15.15
Söyleşi: “Uçurumun Kenarında Dış Politika”
Konuşmacı: Onur Öymen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.30-16.30
Panel: “21. Yüzyılda Tiyatromuzda Dramaturji”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Eren Aysan, Cenk Gündoğdu
Düzenleyen: İkaros Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: “Bir Bilgi Ve Deneyim Paylaşımı Aracı Olarak Feminist Yayıncılık”
Konuşmacılar: Ayşe Düzkan, Amy Spangler, Ülfet Taylı
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

18.00-19.00
Söyleşi: “Gezi Parkı-Taksim Direnişi’nin Edebiyatımıza Yansımaları”
Konuşmacılar: Ali Şimşek, Alper Gencer, Cenk Gündoğdu, Ahmet Yıldız
Düzenleyen: Karşı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Kınalıada Salonu
13.00-14.00
Panel: “Tanpınar Ve Ceyhun’da Tarihin Edebiyata İzdüşümü”
Yöneten: Mecit Ünal
Konuşmacılar: Berkiz Berksoy, Seyyit Nezir
Düzenleyen: Sis Çanı – Broy Yayınevi

14.15-15.15
Panel: “Güngör Gençay’ın Ardından”
Yönetenler: Osman Bozkurt, Kadir İncesu
Konuşmacılar:  Şener Aksu, Tanju Akerman, Hasan Örnek, Nuray Gök Aksamaz,  Gamze Bakay, Serdar Çarıkçıoğlu
Şiirleriyle Katılacaklar: Nalan Çelik, Dilruba Nuray Erenler, Servet Çolak, Fatma Bilkay, Fatma Türk Kuşkaya, İsmail Biçer, Minel Altıner
Düzenleyen: Aydili Sanat Dergisi

15.30-16.30
Söyleşi: “Rûmî’nin Bildiği Aşk: Kayıp Gül’ün Yazarından Mevlânâ’nın Aslına Uzanan Bir Yolculuk”
Konuşmacı: Serdar Özkan
Düzenleyen: Artemis Yayınları

16.45-17.45
Sohbet ve Dinleti: “Kavafis Şehir’e Dönüyor: Şiir Dinletisi ve Sohbet”
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Ari Çokona, Anestis Vasilakeris
Düzenleyen: istos yayın

18.00-18.45
Panel: “Paketlenen Demokrasi”
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar:  Cemil Orkunoğlu, Gökalp Eren,Cüneyt Akalın, Barış Doster
Düzenleyen: 68’liler Birliği Vakfı

9 Kasım 2013 Cumartesi
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Batı düşüncesinde İslam Peygamberi Problematiği ve İslamofobi”
Konuşmacı: Omid Safi
Düzenleyen: Nefes Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Hasret”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Doğan Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Çocuk, Masal, Rüya”
Konuşmacı: Üstün Dökmen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Duygularım ve Davranışlarım”
Konuşmacı: Bengi Semerci
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

17.00-18.30
Panel: “Günümüz Tarih Dergileri Ekseninde Türkiye’de Tarih Dergiciliği”
Yöneten: Yusuf Çağlar
Konuşmacılar: Orhan Koloğlu, Mustafa Armağan, Ahmet Akşit, Hamit Pehlivanlı, Gürsel Göncü
Düzenleyen: Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi

18.40-19.50
Söyleşi: “Gezi: Zapatistalar’dan Mısır’a Temsil’e Karşı İfade – Ortak Alan ve Komünizm”
Konuşmacılar: Sinem Özer, Münevver Çelik, Cengiz Baysoy
Düzenleyen: Otonom Yayıncılık
9 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
12.00-13.00
Panel: “Genç Edebiyat, Genç Okur, Genç Gündem”
Konuşmacılar: Müge İplikçi, Ahmet Büke, Müren Beykan
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “İskilipli Atıf Hoca Meselesi – Yalanlar ve Gerçekler”
Konuşmacı: Sinan Meydan
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İlber Ortaylı Seyahatnamesi”
Konuşmacı: İlber Ortaylı
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Aklı Yazıyla Denemek”
Konuşmacı: Murathan Mungan
Düzenleyen: Metis Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Puşkin’den Günümüze Rus Şiiri”
Konuşmacı: Ataol Behramoğlu
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.15-19.15
Söyleşi: “OT Dergisi Yazarları/Çizerleri Okurlarla Buluşuyor
Konuşmacılar: OT Dergisi Yazarları/Çizerleri
Düzenleyen: OT Dergisi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Tarih Öncesi Dünyanın Hakimleri: Dinozorlar”
Konuşmacı: İlkay Marangoz
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği – Mülkiyetin Türkleştirilmesinde 1915 Yağması”
Konuşmacılar: Nevzat Onaran, Pakrat Estukyan
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

13.15-14.15
Panel: “Gökyüzü’ne Kement Atan Kız Gülten Dayıoğlu’nun Hikâyesi ve Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatındaki Yeri”
Yöneten: Sedat Sever
Konuşmacılar: Gülten Dayıoğlu, Adnan Binyazar, Selahattin Dilidüzgün, Sedat Sever
Düzenleyen: Altın Kitaplar

14.30-15.30
Söyleşi: “Yekta Kopan ile Söyleşi”
Konuşmacı: Yekta Kopan
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Bilinmeyen Türkler”
Konuşmacı: Heath W. Lowry
Düzenleyen: Uğur Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Türkiye Dış Politikası”
Konuşmacılar: Ercan Karakaş, Osman Korutürk
Düzenleyen: SODEV

18.15-19.15
Panel: “Ortadoğu’da Bahar”
Yöneten: Orhan Gökdemir
Konuşmacılar: Hüsnü Mahalli, Talat Turhan
Düzenleyen: Destek Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Panel: “Lozan Mübadelesinin Sosyal ve Kültürel Yansımaları”
Yöneten: Fahri Aral
Konuşmacılar: Ayhan Aktar, Elçin Macar
Düzenleyen: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları-Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihte İlk Dört Anadolu Konsili”
Konuşmacı: Behnan Konutgan
Düzenleyen: Kitabı Mukaddes

14.30-15.30
Söyleşi: “Şimdi Masal Anlatma Zamanı”
Konuşmacı: Muhsine Helimoğlu Yavuz
Düzenleyen: Can Çocuk

15.45-16.45
Panel: “Gezi ve 15/16 Haziran”
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacı: Sırrı Öztürk
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.00-18.00
Söyleşi: “Gerdeniya Gewherî, Zivingî’nin Melayê Cizîrî Tefsiri”
Konuşmacılar: Emîn Narozî, Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

9 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “İşimle Başım Dertte”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Kemal Tahir: 40 Yılın Bakiyesi”
Konuşmacılar: Kurtuluş Kayalı, Ahmet Öz
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Yeni Bin Yılda Aşk”
Konuşmacı: Aret Vartanyan
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Savaş ve Edebiyat”
Konuşmacı: Mehmet Eroğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Geçmişi Geleceğe Taşıyan Kadınlar”
Yöneten: Nazan Moroğlu
Konuşmacılar: Yazgülü Aldoğan, Gülsen Tuncer
Düzenleyen: TÜKD

18.15-19.15
Panel: Gezi Parkı ve Edebiyat
Konuşmacılar: Halil İbrahim Özcan, Haydar Ergülen, Sabri Kuşkonmaz, Tarık Günersel, Tülin Dursun
Düzenleyen: Uluslararası PEN Türkiye Merkezi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Marx, Benjamin, Adorno-Sanat ve Edebiyat”
Konuşmacı: Onur Bilge Kula
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Haldun Taner Tiyatrosu”
Konuşmacılar: Kerem Karaboğa, Demet Taner, Ayşegül Yüksel
Düzenleyen: Habitus Kitap – İ. Ü Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi

14.30-15.30
Anma-Söyleşi: “Öykünün Saf İpeği Tomris Uyar / Ölümünün 10. Yılında”
Konuşmacılar: Semih Gümüş, Handan İnci, Semra Aktunç
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Son Sefarad”
Konuşmacı: Beyazıt Akman
Düzenleyen: Epsilon Yayınevi

17.00-18.00
Panel: “Lizbon’a Gece Treni ile Saramago’ya Yolculuk”
Yöneten: Nurdan Ergil
Konuşmacılar: Şerife Ertaş, Baha Oral, Aydın Ergil, Seray Anıl
Düzenleyen: Ekin Yazın Sanat Dostları

18.15-19.15
Söyleşi: “Bir Türk Filmi Olarak Kanser-Kanserle İletişim”
Konuşmacı: Ahmet  Erözenci
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: Hicabi Demirci ile Karikatür Okuma Atölyesi
Düzenleyen: Desen Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Siyaset Nereye Gidiyor”
Konuşmacı: Erdal Sarızeybek
Düzenleyen: Artı Dağıtım

13.15-14.15
Söyleşi: “Bir Türkiyelileşememe Öyküsü”
Konuşmacı: Aydemir Güler
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam Dünyası’na İkinci Bahar Gelir mi?”
Konuşmacı: Mümtaz’er Türköne
Düzenleyen: Nesil Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Carpe Diem”
Konuşmacı: Aşkım Kapışmak
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Türkiye Rock Tarihi”
Konuşmacılar: Güven Erkin Erkal, Hulusi Tunca, Cahit Berkay
Düzenleyen: Esen Kitap
10 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Şiirli Şöyleşiler”
Konuşmacı: Şükrü Erbaş
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.15-14.15
Söyleşi: “Dünyaya Hükmeden Sultan: Kanuni
Konuşmacı: Talha Uğurluel
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “En Yalın Ve En Efsunlu Meseleler Üzerine”
Konuşmacı: Ercan Kesal
Düzenleyen: İletişim Yayınları

15.45-16.45
Panel: “Cumhuriyet’in Tartışmalı Konularına Eleştirel Bakış: Yakın Tarihimizle Hesaplaşmanın Neresindeyiz?”
Konuşmacılar: Mete Tunçay, Zafer Toprak, Bülent Bilmez
Düzenleyen: Tarih Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi Direnişi, Tribünler ve Futbolun Sosyo-Politiği”
Konuşmacılar: Dağhan Irak, Özgür Özgülgün
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
10 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Fotoğraf Sunumu: “Myanmar ve Tarihin Kaybolan Askerleri”
Sunan: Faruk Budak
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Mermer Kule’den Haliç’e İstanbul’un Karasurları”
Konuşmacı: Nezih Başgelen
Düzenleyen: Arkeoloji Sanat Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Ömer Hayyam”
Konuşmacılar: Ekrem Ataer, Adnan Binyazar, Afşar Timuçin
Düzenleyen: Kaynak Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye Kadın Tarihini Nasıl Yazdık?”
Konuşmacılar: Handan Çağlayan, Kayuş Gavrilof Çalıkman,Yaprak Zihnioğlu
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gizli Güçlerin Farkındalığı”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi
10 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Askeri Darbelerden Siyasallaştırılan Davalara”
Konuşmacı: Erol Mütercimler
Düzenleyen: Alfa Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihi Maddecilik, Toplum Bilimleri ve Felsefe”
Konuşmacılar: Taner Timur, Cem Eroğul, Sungur Savran
Düzenleyen: Yordam Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Doğal Ebeveynlik”
Konuşmacı: Adem Güneş
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Yakın Tarihi ve Gençlik Hareketleri”
Konuşmacılar: Halim Demir, Vehbi Bardakçı, Fikret Babuş
Düzenleyen: Ozan Yayıncılık
10 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Antik Tiyatronun Merdivenlerinden Altın Madenine: Bergamalı Simo”
Konuşmacı: Ferda İzbudak Akıncı
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Okuma Hiçbir İşe Yaramaz”
Konuşmacı: Onur Caymaz
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İyi Bir Öykünün Kokusu Nasıl Alınır?”
Konuşmacılar: Cemil Kavukçu, Başar Başarır, Sibel K. Türker
Düzenleyen: Can Yayınları

15:45-16:45
Panel: “Savaş ve Barış Yakındoğu’da Neler Oluyor?”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Hüseyin Hizmetçi, Ahmet Çakmak
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi
10 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Kafası Karışanlar İçin Ergenekon
Konuşmacı: H. Büşra Erdal
Düzenleyen: Ufuk Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi “Baba Tahirê Uryan”
Konuşmacı: Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Fantastik Edebiyatta Hayal Gücü ve Yaratıcılık”
Konuşmacılar: Yankı Enki, Barış Müstecaplıoğlu, Gülşah Elikbank, Yiğit Değer Bengi
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Esas Problemi İnsan Kaynağı Problemidir”
Konuşmacı: Alper Kul
Düzenleyen: Say Yayınları
* ETKİNLİK PROGRAMINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VEYA İPTALLERDEN DÜZENLEYEN YAYINEVLERİ SORUMLUDUR.

 

Pek çok çevrede olduğu gibi sanat çevrelerinde ve özellikle edebiyat çevrelerinde sıkça dile getirilen bir terim olan “Sen, ben, bizim oğlan” terimini hatırlatan bu durum aslında gülünesi bir durumdur. İyi olmak, büyük olmak için “Nobel sahibi mi olmak gerekiyor?  Malum olanları da görüyoruz kimi zaman” demeden geçemedim ve bu haberi yayınladım. Buyurun bizim oğlanlarının düşüncelerini okuyalım. (Editör)

İlber Ortaylı geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada Türk edebiyatının Nobel’i, romanla değil şiirle hak ettiğini söyledi ve bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ertuğrul Özkök de köşesinde Ortaylı’ya yüzde 100 katıldığını yazarak tartışmayı alevlendirdi.

Akşam gazetesinden Eyüp Tatlıpınar, Ortaylı’nın bu iddialı açıklamasını edebiyatçılara ve konuyla ilgili kişilere sordu..

İşte “Nobel, Türk şiirine verilse hangi şaire yakışır?” sorusunun yanıtları

“NOBEL ADAYI ŞAİR BİZDE ÇOK”
Şair Ataol Behramoğlu
× Şiirin, Nobel’i daha çok hak ettiği görüşüne katılıyorum. Nedeni çok açık; bizdeki edebiyat geleneğinin en birikimli, en gelişmiş, dünya ölçeğindeki türü şiirdir.
× 19. yüzyılda Tevfik Fikret, biçimi ve ses tonuyla, büyük dünyasıyla Nobel’i hak ediyordu.
× 20. yüzyıl başlarında Yahya Kemal, divan edebiyatı, İstanbul Türkçesi ve Fransız şiirini sentezlemesiyle hak ediyordu.
× Nazım Hikmet, herkesçe bilindiği gibi dünyanın en iyi şairlerinden. Yaklaşık olarak aynı şeyler Fazıl Hüsnü Dağlarca, Melih Cevdet Anday için de söylenebilir.
× Nobel, özellikle son yıllarda postmodern yaklaşımlara, siyasi dalgalanmalara göre veriliyor. Nobel’i Türkiye’ye veren ekibin Türk edebiyatını tanıdığını hiç zannetmiyorum.
× Türkiye’de şiirin günümüzdeki durumu dünyayla paralel gidiyor. Dünyada şiir, deyim yerindeyse moda değil. Edebiyatı gerçekten seven okurun ilgi alanında kalıyor. Dünyada hakim olan değerler parayla, eğlenceyle, hızlı tüketimle ilgili. Şiir de bu dünyaya yabancı.

“İLBER’E KATILMIYORUM”
Yazar, Eleştirmen Necmiye Alpay
× Genel olarak ödül mekanizmalarına karşı olduğum için, Nobel adaylarım yok.
× Sevgili sınıf arkadaşım İlber Ortaylı’nın sözüne gelince. ‘Nobel’i hak etmek’ sözünü ‘değerli olmak’ diye anlayacaksak İlber’e pek katılamıyorum. Türkçe şiir ile roman arasında çok temel bağlar var. Her ikisinin de okuru olan bir kimsenin, yani roman yazarının, şiirdeki duygudan beslenmemiş olması düşünülemez. İlber’in kurduğu bağ bu yönüyle önemli.
× En büyük roman ve öykü yazarları şiirden beslenmiştir, bugün de beslenmektedir: Hayatta olanlardan, Leyla Erbil, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Tahsin Yücel… Öte yandan, özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o müthiş hesaplaşmasından bu yana, roman olsun, düşünce yazısı olsun Türkçe düzyazıyı şiirden (siz bunu ‘dünya edebiyatından’ diye anlayınız) geri saymanın uzun uzadıya savunulacak bir yanı yok.
× İlber Ortaylı işin bu yanını değil de, Türkçe şiirin değerini vurgulamak istemiş olabilir. Ama bunun için de ödül temelli değer yarıştırmasına girmekten daha iyi yöntemler bulunabilir.

“NOBEL HAK EDENE VERİLMİYOR”
Yazar İnci Aral
× Nobel’e inanmıyorum. Zaten romanda da iyi edebiyata verildiğini düşünmediğim için, hangi türün daha çok hak ettiği tartışması biraz anlamsız. Politik kaygılar, iyi edebiyattan daha önemli bir kriter mesela.
× İyi edebiyata verilecek bir Nobel’den söz edersek Turgut Uyar’a verilebilirdi. Günümüzde Adonis’e verilebilir, ama Türkiye’den yaşayan bir şair ismi veremem.

“TÜRK ŞİİRİNİN NOBEL’DE GÖZÜ YOK”
Şair Ömer Erdem
× Pek katılamıyorum bu görüşe. Türk şiirinin Nobel’de gözü yok bence. Nobel’i dağıtan küresel düzenin karşısında bir yerde konumlandığını düşünüyorum.
× Türkiye’de şiirin geliştiği bir hakikattir ama 2000’lerden itibaren yerini romana terk etti. Şiir, bu dönemde gelişen tüketim kültürüne uygun değil çünkü. Edebi etkinliğin merkezinden uzaklaşmaya devam edecek. Yalnızca Nobel’cilerin değil, Türkiye’de yaşayanların gözünden de uzaklaşacak.
× Nobel için şair adayı istiyorsanız, yılların bir şeyler kattığı yazarları önerebilirim; Sezai Karakoç, Ülkü Tamer, İsmet Özel…

“NOBEL ADAYIM: TURGUT UYAR”
Şair Kaan Koç
× Hem coğrafi, hem sosyolojik olarak Nobel en çok şiire yakışırdı; evet. Bu coğrafyanın dalgalı, çatışmalı halini en iyi şiir yansıtıyor. Yine de şairlerin bir özeleştiri yapması gerekiyor; kendi buhranlarıyla, şairlik unvanıyla daha çok ilgileniyorlar. Doğu’nun kolaycı toplum olmasından… Şairlerin bulunduğu toplumun edebiyat kültürünü, kelime üretimini zenginleştirmesi lazım. Bizde bu eksik.
× Nobel adayım İkinci Yeni’den bir isim olabilir. Mesela Turgut Uyar…

“ŞİİR ROMANA GÖRE DAHA ÖZGÜN”
Tiyatrocu Kenan Işık
× Bizde şiir romana göre daha özgün. Bu coğrafyada binlerce yıl boyunca yer almış uygarlıklarla onların edebi, kültürel üretimleriyle ilişki kurabildiği için. Gazellerle, kasidelerle, rubailerle örneğin…
× Roman için bu durum geçerli değil. Batı’yı model aldı bizim romancılarımız. Roman Batı’da gelişen bir tür olduğu için bu doğaldı. Ama geleneksel metinlerle ilişki kurmayı, özgün olmayı, yerli olma özelliğini kazanamadı.
× Şiir daha özgün ve bu nedenle değerlidir. Nobel’i de çok daha önceden hak etmiştir. Adaylarım, geleneği sürdüren şairler olurdu. Ahmed Arif, Cemal Süreya, Edip Cansever. Değerli şairlerimiz çok. Günümüzden Bejan Matur olurdu.

“KESİNLİKLE FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA”
Şair Küçük İskender
Öncelikle sevgili Orhan Pamuk’un bu ödülü kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. Şiir de, roman da aynı ailenin çocukları, onları birbiriyle tokuşturmamak lazım. Bunun haricinde şiirin de aynı ödülle dönmesi tabii ki güzel bir şey olur. Bu şairi sevindirecek bir şey olmasa bile. Eğer şiirde Nobel’i alacak biri varsa o benim için kesinlikle Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır.

“45 YILDIR AYNI SORUYLA KARŞILAŞIYORUM”
Şair Haydar Ergülen
× Nobel, romanla da hak edilerek alındı. Orhan Pamuk’tan önce Yaşar Kemal de almalıydı. Fakat şiir bizim en eski edebi geleneğimizdir. Roman Batı’da, şiir Doğu’da doğan bir tür. Bizde, bir ‘Nobel’i hak etme’ meselesi söz konusuysa en az roman kadar hak ettiği doğrudur.
× Nazım Hikmet ve Fazıl Hüsnü Dağlarca alabilirdi bu ödülü. Günümüzde Gülten Akın önemli bir şair. İnsan hakları konusundaki hassasiyetlerin Nobel jürisi tarafından gözetildiğini görüyoruz. 1980’lerde hapiste yatan oğlu için çabalamış biri Akın. Politik hassasiyetlere sahip…
× 45 yıldır aynı soruyla karşılaşıyorum; ‘Şiir öldü mü?’ Ölmüyor ama biçim değiştiriyor. Şiir organik bir edebi tür. Başka şeylerin içine sızabilir. Günlük konuşma dilinde de şiir kullanabiliriz, sinema filmi çekerken de…

“ANA DİL İKİ DURUMDA ÇOK ÖNEMLİ: SEVİŞME VE ŞİİR”
Gazeteci Ertuğrul Özkök
× Kendimi, geride bıraktığımız 10 yıllık her kuşağa ait hissediyorum aslında. 1970’lerin özelliği şiirle yaşamış olmamızdı. Şimdi Twitter’da kurulan ilişkileri şiirle kuruyorduk. Cemal Süreya’nın bir şiiri kadın-erkek ilişkilerinde bizim için bir parolaydı.
× Şiirin yaşamımızdaki etkisi büyüktür. Hala şiirle konuşuyoruz. Türk müziğinde şiirselliği kuvvetli buluyorum. Doğuş’un, Sezen Aksu’nun şarkı sözlerinde şiirselliğin kuvvetli etkisi var örneğin.
× Ana dil iki durumda çok önemlidir; sevişmede ve şiirde.
× Türk şiirinin insanlar arası ilişkileri açan maymuncuk olduğunu düşünüyorum.
× Romanı çok severim ama bana, ‘Nobel değeri en yüksek edebi ödüldür, kime verelim?’ deseler hiç düşünmeden şairleri gösteririm. Bir isim vermemi istiyorsan benim için Ece Ayhan önce gelir. Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Sezai Karakoç, Enis Batur, Küçük İskender gibi şairler onu takip eder.
× Nobel jürisinin gözünde politik tavır önemli bir kriter. İnsanların politik tavırları olması elbette gerekli bir şey ama bir edebiyat ödülü için bu kriterin öne çıkarılmasını pek anlamlı bulmuyorum. Şairler politize oldukları ölçüde şiirleri değer kaybediyor. Nazım Hikmet’in en güzel şiirlerinin, kendisiyle hesaplaştığı, sevdiği kadın lara yazdığı şiirler olduğunu düşünüyorum.

“TÜRKİYE’DEN BİRİ ALACAKSA ATAOL BEHRAMOĞLU OLMALI”
Yazar Nazlı Eray
İlber Ortaylı’ya kesinlikle katılıyorum, çok doğru söylemiş. Çok iyi şairlerimiz var. Ama şairler romancılar gibi değiller. ‘Şiirim çok okunsun, çok satsın’ derdine girmez ve halkla ilişkiler çalışması yapmazlar. Zaten çok az yayınevi şiir kitabı yayınlamaya yanaşıyor. Buna rağmen onlar yazdıklarıyla mutludur ve hayranları onları takip eder, onlar hayranlarını değil.
Nobel, genellikle politik görüşlü kişilere veriliyor. Bunun değişmesi gerek. Ayrıca ‘İlla çok kalın bir kitap Nobel alır’ anlayışını da yanlış buluyorum. İncecik bir şiir kitabı birçok kalın romandan çok daha büyük duygular ifade eder. Zaten bu yüzden ‘Şiir almalı’ diyorum. Türkiye’den biri alacaksa bu kişi Ataol Behramoğlu olmalı.
Tabii şunu da unutmamak gerek, Nobel bir kitabın iyi olduğunun kanıtı değildir. Kesinlikle Nobel alması gereken ama almayan değerli edebiyatçılar olduğu gibi, Nobel aldığına kendi bile şaşıran edebiyatçılar var. Nobel’in seçim kriterlerini doğru bulmayan Sartre, Nobel Ödülü’nü geri çevirmiştir. Bunun hem yapıtlarına, hem de politik konumuna zarar vereceğini düşündüğü için.

YAŞAYAN ŞAİRLERDEN BİR ADAY GÖSTERMEK ZOR”
Şair Utku Özmakas
× Türkiye’de şiir geleneğinin güçlü olduğunu ispat etmek zor değil. Dünya kütüphanelerine bakın; romancılarımız nadir bulunur ama bir Nazım Hikmet dünyanın tüm kütüphanelerinde vardır.
× Roman şiire göre daha hızlı tüketiliyor, ortalama okura hitap etme avantajı var. Şiir, özellikle İkinci Yeni akımından sonra daha fazla kültürel birikim talep eden bir tür haline geldi.
× Yaşayan şairlerden bir aday göstermek kolay değil. Metin Kaçan’ın ‘Ağır Roman’ı örneğindeki gibi, roman alanında bir iyi eser vermen yetebiliyor ama şiirde iyi olmak, istikrarla ilgili bir şey. Bir şair hakkında konuşmak için üzerinden zaman geçmesi lazım. İsim istiyorsanız Nazım Hikmet ve Turgut Uyar’ı söyleyebilirim.
× Bir ara araştırdığımda 1975 ve sonrasında doğan 146 şair saymıştım. Bu sayı, zengin üretimin halen sürdüğünü gösteriyor.

Kaynak :[-]

‘Borusan Müzik Evi’nde yarın saat 20.00’de “Bir Demet Trio” konseri izlenebilir.

sanat duyuru

■ Devlet Tiyatroları’nda Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Profesyonel” cuma 20.00,

cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.

■Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Sezuan’ın İyi İnsanı” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.

■Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Açıl Kafam Açıl” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.

■Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde “Birdy” salı, çarşamba 20.00,

■Beyoğlu Küçük Sahne’de “Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00.

■Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo”  çarşamba, cuma 20.00, pazar 15.00.

■Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Anita’nın Aşkı ya da Antigone New York’ta” salı, perşembe, cumartesi 20.00, pazar 15.00 (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Ufak Bir Hata” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00.

■GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Boya Benek” perşembe, cuma 10.30 ve 13.30.

■Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Lüküs Hayat” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30. ■Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Tarla Kuşuydu Juliet” çarşamba, cumartesi 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00.

■Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Uğur Böceği” perşembe, cuma 10.30 ve 13.30.

■Haldun Taner Sahnesi’nde “Kargaşa” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Ümraniye Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00.

■Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Hedda Gabler” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00.

■Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Arzunun Onda Dokuzu (Dokuz Kadın)” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. (0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Tersine Dünya” perşembe 20.30, “Aklı Havada” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Hangisi Babası” cumartesi 20.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” Pazar 11.00, “Külhanbeyli Müzikali” Pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” Salı 20.30, “Medeni Hali: Kadın” Çarşamba 20.30. ( 0 212 661 38 94)

■ Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” Perşembe 20.00, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

■ Kenter Tiyatrosu’nun “Kraliçe Lear” oyunu bugün 20.30 BBT Yunus Emre Kültür Merkezi, Salı 20.30 Kozyatağı Kültür Merkezi. “Ağaç İrfan” cumartesi 20.30 (0 212 246 35 89)

■ Dostlar Tiyatrosu’nun “Ben Bertolt Brecht” Çarşamba 20.30 Kadıköy Halk Eğitim Merkezi, Perşembe, cuma 20.30 Muammer Karaca Tiyatrosu (0 212 252 59 35)

■ Kumbaracı50’de “Bernarda Alba’nın Evi” bugün 20.30, Salı 20.30. “Cadının Bohçası” Çarşamba 20.30, “Ekmek Parası” Cuma 20.30, “Başka Sesler” Cuma 23.00, “Hikayeden Memurlar” cumartesi 20.30, “Haz Makamı” cumartesi 23.00, “Çok Soğuk” Pazar 13.00, “Can’lı Kitap” Pazar 15.00. (0 212 243 50 51)

■ Dot’ta  “Süpernova” Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar 21.00  (0 212 232 44 40)

■ Duru Tiyatro’da “Tatlı Çarşamba” cumartesi 20.45, Pazar 16.00 (0 212 292 32 47)

■ Maya Sahnesi’nde “Ford Mach 1 Bağdat Caddesi’nde” Salı 20.30, “Eleni’den Mektuplar” Perşembe 20.30, “Dış Ses” Cuma 20.30, “Moliere Efendi” cumartesi 16.00 ve 20.30, “Cimri” Pazar 18.00. (0 212 252 74 52)

■ Bizim Tiyatro’nun “Savaştan Barıştan adlı oyunu Cuma 20.30 Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi, Pazar 18.30 Şişli Black Out AVM Tiyatro Sahesi. (0 216 418 16 46)

■ İkincikat’ta “Cam Yapraklar” Salı, “Yalnız Batı” Çarşamba, “Yok Oğlum, Biz Evdeyiz” Perşembe, “Aut” Cuma, cumartesi, “Tetikçi” Pazar 21.00. (0 212 292 32 47)

■ Mekan Artı’da “Dantel” bugün 20.30, “Cadı Ağacı” Salı 20.30, “Çok Hücreli Bölünen” Çarşamba 20.30, “Bir Harem Ağasının Hikayesi” Perşembe 20.30, “Unutulan” Cuma 20.30. (0 212 224 57 56)

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Barış” yarından itibaren 21 Nisan’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 22 Nisan’da saat 11.00’de. (0312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Dost/Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları” yarından itibaren 22 Nisan’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Genç Osman” yarın ve 20 Nisan’da saat 20.00’de, 22 Nisan’da saat 15.00’te, “Kerbela” 24 Nisan’da saat 20.00’de, 29 Nisan’da saat 15.00’te. (0312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Haydi Karına Koş” yarından itibaren 22 Nisan’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Benim Tatlı Meleğim/çocuk oyunu” 20 Nisan’da saat 11.00’de. (0312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Venedik Taciri/yeni oyun” yarından itibaren 21 Nisan’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 20 ve 22 Nisan’da saat 11.00’de. (0312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Dönülmez Akşam’ın Ufkundayız” yarından itibaren 21 Nisan’a dek saat 18.30’da, “Yosunlar” 24-28 Nisan tarihleri arasında saat 18.30’da. (0312 311 11 69)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Sırça Kümes” yarından itibaren 22 Nisan’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 18, 19, 20 Nisan’da saat 11.00’de. (0312 467 17 44)

■ Mavi Sahne’de, “Mutfak Cadıları” 27, 28 Nisan’da saat 20.00’de, 29 Nisan’da saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her Şey Doğaçlama Komik Gösteri” 21 Nisan’da saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 22 Nisan’da saat 17.00’de, “Bugüne Sesleniş/Nutuk” 20 Nisan’da saat 20.00’de, “Cinfikir/Her Şey Doğaçlama Çocuk Oyunu” 22, 29 Nisan’da saat 12.00’de. (0312 241 02 33)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Tiyatro Baykuş/Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldu/konuk tiyatro” yarın saat 20.00’de, “Zübük” 18, 20, 25, 27 Nisan’da saat 20.00’de, 22 Nisan’da saat 15.30’da, “Düş Kapanı Sanat Merkezi/Deli Saçması/konuk tiyatro” 19 Nisan’da saat 20.00’de, “Giderayak” 21 Nisan’da saat 18.30’da, 29 Nisan’da saat 15.30’da, “Genç Oyuncular Sahnesi/Sur Dibinde/konuk oyun” 22 ve 29 Nisan’da saat 19.30’da. (0312 417 76 76)

 

MÜZİK

■ ‘Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bugün saat 20.00’de “Alfio Origlio Quartet”, yarın saat 20.00’de “Free Jazz Flamenco”, çarşamba günü saat 20.00’de “Kent Orkestrası: Simavi Uluç”, cuma günü saat 20.00’de “Gnawa”, cumartesi günü saat 20.00’de “Julliard String Quartet”, pazar günü saat 11.30’da “İstanbul Devlet Türk Müziği Korosu” konseri izlenebilir. (0 212 231 54 97)

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “Hayal… İsyan… Aşk… / Özcan Ulucan (keman/viyola), Özgür Aydın (piyano)” konseri izlenebilir. (0 216 346 15 31)

■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Kalan Müzik Sunar: Sarp Maden”, çarşamba günü saat 22.30’da “Radyo Babylon Presents: Errors”, perşembe günü saat 21.30’da “Shearwater & Julie Doiron”, cuma günü saat 23.59’da “Gold Panda”, cumartesi günü saat 23.30’da “Burn Dubstep Series: Hyperdub Label” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Akbank Sanat’ta yarın saat 20.00’de “Denise King & Olivier Hutman Trio” konseri izlenebilir. (0 212 252 35 00)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde yarın saat 20.00’de “Bir Demet Trio” konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta çarşamba günü saat 20.00’de “Volkan Arslan”, perşembe günü saat 21.00’de “Karmate”, cuma günü saat 22.00’de “Fettah Can”, cumartesi günü saat 22.00’de “Feridun Düzağaç” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çarşamba günü saat 20.00’de “İdil Biret”, cumartesi günü saat 16.00’da “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası – Çocuklar İçin Oyunlu Klasik Müzik Konseri” izlenebilir. (0 212 411 08 05)

■ ‘İstanbul Live’da çarşamba günü saat 21.00’de “Kırmızı”, cuma günü saat 21.00’de “Yaşar Kurt”, cumartesi günü saat 21.00’de “Luxus” konseri izlenebilir. (0 541 889 10 90)

■ ‘BÜ Albert Long Hall’da çarşamba günü saat 19.30’da “Nis’ten Esen Rüzgâr” konseri izlenebilir. (0 212 359 58 00)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 21.30’da “Deniz”, perşembe günü saat 21.30’da “Vera”, cuma günü saat 23.30’da “Tortured Soul”, cumartesi günü saat 23.30’da “Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Salon’da çarşamba ve perşembe günü saat 21.30’da “Nigel Kennedy Quintet”, cuma günü saat 22.30’da “Soaked”, cumartesi günü saat 22.30’da “Replikas” konseri izlenebilir. (0 212 334 07 52)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de “Zürih Oda Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Gösteri Salonu’nda perşembe günü saat 19.30’da “Trio Konseri” konseri izlenebilir. (0 212 219 16 97)

■ ‘Fulya Sanat’ta cuma günü saat 18.00’de “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası – Çocuklar İçin Oyunlu Klasik Müzik Konseri” izlenebilir. (0 212 215 60 29)

■ ‘Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde cumartesi günü saat 20.00’de “Yeni Türkü” konseri izlenebilir. (0 212 669 15 90)

■ ‘KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde cumartesi günü saat 20.00’de “İlhan Şeşen” konseri izlenebilir. (0 216 658 00 00)

■ ‘Caddebostan Kültür Merkezi’nde pazar günü saat 19.00’da “Candaş Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 216 386 29 49)

ANKARA

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO), şef Burak Tüzün yönetiminde vereceği, Ilian Garnetz’in (keman), solist olarak yer alacağı konser 19 ve 20 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 309 13 43)

■ MEB Şûra Salonu’nda, “29. Uluslararası Ankara Müzik Festivali” kapsamındaki, “Amos Hoffman Quartet” konseri yarın saat 20.30’da, “Berlin Virtüözleri” konseri 19 Nisan’da saat 20.30’da, “Komodo Perküsyon Beşlisi” konseri 20 Nisan’da saat 20.30’da. (0312 427 08 55)

■ Ankara Resim Heykel Müzesi Konser Salonu’nda, “29. Uluslararası Ankara Müzik Festivali” kapsamındaki “Amman Arap Dörtlüsü/Arap Baharı” konseri 18 Nisan’da saat 20.30’da, “Eren Süalp Gitar Resitali” 22 Nisan’da saat 18.00’de. (0312 427 08 55)

■ ATO Congresium Ankara’da, “29. Uluslararası Ankara Müzik Festivali” kapsamında, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şef Işın Metin yönetiminde vereceği, dünyaca ünlü Averbukh Buz Balesi’nin gösterisiyle bezeli konser 21 Nisan’da saat 20.30’da. (0312 427 08 55)

■ ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde, “13. ODTÜ Sanat Festivali” kapsamındaki, Türk Armoni Yıldızları Orkestrası’nın şef Tarık Tal yönetiminde vereceği konser, 18 Nisan’da saat 20.00’de, Can Çakmur’un vereceği piyano resitali 19 Nisan’da saat 20.00’de, Emrehan Halıcı’nın, Ankara Müzisyenleri’yle birlikte vereceği “50 Yılın Rock Konseri” 20 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 210 41 51)

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Doç. Ebru Karaağaç (keman) ve Prof. Dr. Anatol Jagoda’nın (piyano) vereceği konser 28 Nisan’da saat 13.00’te. (0312 442 30 50)

■ If Performance Hall’de, Mor ve Ötesi grubunun vereceği konser 19 Nisan’da saat 00.00’da. (0312 418 95 06)

■ Anadolu Gösteri Sanatları Merkezi’nde, Mustafa Ceceli’nin vereceği konser, 27 Nisan’da saat 21.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser 28 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 286 12 11)

■ Jolly Joker Ankara’da, Duman’ın vereceği konser 20 Nisan’da saat 22.00’de, Fettah Can’ın vereceği konser 21 Nisan’da saat 22.00’de, Sixpence None The Richer konseri 26 Nisan’da saat 21.00’de. (0312 424 11 11)

■ Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Ankara’da, Metin Kemal Kahraman’ın vereceği konser 28 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 417 55 59)

SERGİ

İSTANBUL

■ Doğu Çankaya’nın sergisi 17 Nisan – 12 Mayıs tarihleri arasında Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Mehlika Baş’ın sergisi 17 – 28 Nisan tarihleri arasında Arkeopera Sanat Galerisi’nde. (02122499226)

■ İsmet Vildan Alptekin’in “Paris’in Çatıları” isimli fotoğraf sergisi 17 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında Galeri Işık’ta.

■ Figen Batı’nın “der’in” isimli sergisi 19 Nisan – 9 Mayıs tarihleri arasında Odakule Sanat Galerisi’nde.

■ Nevin Aladağ’ın sergisi 20 Nisan – 26 Mayıs tarihleri arasında RAMPA’da.

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 20 Nisan – 29 Temmuz tarihleri arasında Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

■ Nazmi Ziya Güran’ın “Işığın Ressamı” sergisi 17 Nisan’a kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

■ Özlem Köroğlu’nun “Ayrıştırma” isimli sergisi 17 Nisan’a kadar Galeri Eksen’de. (0212 2190850)

■ Franz Ackermann’ın sergisi 13 Mayıs’a kadar Dirimart’ta. (0212 291 34 34)

■ Marek Brzozowski ve Yusuf Toprak’ın sergileri 18 Nisan’a kadar Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)

■ EDITIONS II başlıklı karma fotoğraf sergisi 19 Nisan’a kadar Elipsis Galeri’de. (0212 249 48 92)

■ Gizem Enuysal’ın “Oyunda Kal” resim sergisi 20 Nisan’a kadar Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)

■ Asilva’nın sergisi 20 Nisan’a kadar Galeri Espas’ta. (0212 227 70 17)

■ Barış Aras ve Elif Çakırlar’ın “Moda Kulisleri” fotoğraf sergisi 20 Nisan’a kadar Od’A- Ouvroir d’Art Sergi Salonu/ Sainte Pulchérie Lisesi’nde.

■ Uğurcan Akyüz’ün “Dünyanın Nimetleri” isimli sergisi 20 Nisan’a kadar Ziraat İstanbul Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Ahmet Polat’ın “Kemal’in Rüyası” isimli fotoğraf sergisi 21 Nisan’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Nihal Martlı’nın “Romantique” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Nur Ataibiş’in “…Ve Ötesi” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Dem-art Sanat Galerisi’nde. (0212 292 63 65)

■ Selim Altan’ın “Guvaşlar” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Galeri Oda’da. (0 212 259 22 08)

■ Opera Afişleri Sergisi 21 Nisan’a kadar Süreyya Operası’nda. (216 5425087)

■ Esin Mi Şeytan mı? isimli karma heykel sergisi 21 Nisan’a kadar Art Galerim’de.

■ O Zamanlar Konuşuyorduk isimli sergi 22 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 00)

■ Yavuz Tanyeli’nin “Bora’s Blues” isimli sergisi 24 Nisan’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)

■ 20 genç ressamın “bir” kavramını yorumladığı sergi 25 Nisan’a kadar Art&Design Gallery’de.

■ Bir isimli karma sergi 25 Nisan’a kadar Armaggan Art Gallery’de.

■ Sabahattin Tuncer’in resim sergisi 25 Nisan’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Maximilian Eder’in sergisi 25 Nisan’a kadar rh+artgallery’de. (0212224 74 31)

■ Ümit Mindek’in “Yansımalar” adlı seramik ve suluboya sergisi 27 Nisan’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ A. Kadir Ekinci’nin “Uzak Işık” adlı fotoğraf sergisi 27 Nisan’a kadar İFSAK’ta. (0212 292 42 01)

■ Hunt Slonem’in sergisi 27 Nisan’a kadar Mabeyn Galeri’de. (0212 261 60 60)

■ Ceija Stojka’nın “KZ- KÂBUSLARI” adlı sergisi 27 Nisan’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ No 1 isimli karma sergi 28 Nisan’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da.

■ Luk Berghe’nin “Ütopya Kolleksiyonu” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar Mimarlık Araştırmaları Stüdyosu MARS’ta. (0212 2454850)

■ Temür Köran’ın “Seyir” isimli sergisi 28 Nisan’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0 212 265 81 58)

■ Youssef Nabil’in “Hiç Gitmedin” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar GALERİST’te. (02122324902)

■ Kesintisiz Avangard isimli karma sergi 28 Nisan’a kadar Kuad Galeri’de.(0212 227 00 08)

■ Şule Ulusoy’un “Yaşamın içinden Anlatımlar…” isimli sergisi 28 Nisan’a kadar Terakki Sanat’ta. (0 212 351 00 60)

■ Hesaplaşma adlı karma sergi 28 Nisan’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Ali İbrahim Öcal’ın “Patetik Koridor” isimli ikinci kişisel sergisi 28 Nisan’a kadar DAİRE’de. (0212 252 52 59)

■ Murat Akagündüz’ün “Cennet – Cehennem” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar Galeri Manâ’da. (0212 243 66 66)

■ İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elemanları Sergisi 28 Nisan’a kadar İstanbul Aydın Üniversitesi’nde.

■ Sezin Aksoy’un “Transmutasyon” sergisi 28 Nisan’a kadar Cahalabi Art Gallery’de.

■ Jale Nejdet Erzen’in sergisi 29 Nisan’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 2 1 2 2 3 2 3 8 1 3)

■ Buket Güreli’nin sergisi 29 Nisan’a kadar Adasanat Etkinlik Salonu’nda. (0212 245 56 23)

■ Zeynep Akgün’ün “Koma” isimli sergisi 29 Nisan’a kadar Artgalerim Nişantaşı Sanat Galerisi’nde. (0212 314 23 23)

■ Hale Işık’ın “Düğümler” isimli sergisi 29 Nisan’a kadar Harmony Sanat Galerisi. (0216 553 21 67)

■ Sezgin Sander’in “Yeniden Görmek” isimli sergisi 30 Nisan’a kadar Ayşe Takı Galerisi’nde. (0 2 1 2 343 21 54)

■ Olca Uzunokur’un baskıresim sergisi 30 Nisan’a kadar Galeri FE’de. (0 216 368 63 78)

■ Yiğit Uygur’un fotoğraf sergisi 30 Nisan’a kadar Nuru Ziya Suites’te.

■ Birsel Bosut Gürbüz’ün “Mavi Kareler” isimli sergisi 30 Nisan’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. ( 0216 418 38 06)

■ İsmail Gülgeç’in sergisi 30 Nisan’a kadar İstanbul Karikatür ve Mizah Merkezi’nde.

■ Fatih Merter’in ‘Saklı Senfoni’ isimli sergisi 1 Mayıs’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Bjarne Melgaard’ın sergisi 2 Mayıs’a kadar GaleriArtist’te. (0212 227 68 52)

■ Volker März’ın “Volkan Kadınları / The Woman of The Vulcano” isimli sergisi 4 Mayıs’a kadar Art 350’de. (0216 369 80 50)

■ Erol Akyavaş’ın sergisi 5 Mayıs’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Şevket Sönmez’in sergisi 5 Mayıs’a kadar Galeri Merkur’de. (212 225 37 37)

■ La La La İnsan Adımları – Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonu’ndan Ber Seçki isimli sergi 6 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ Şafak Taner’in “Geriye/De/Kalan” isimli sergisi 6 Mayıs’a kadar G-art’ta.

■ Serap Atala’nın sergisi 7 Mayıs’a kadar Artev’de. (0216 449 46 75)

■ Elmas Deniz’in “ELMAS” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.

■ Zeynep Birced’in “Beats per Unit” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “Sözün İzi” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Oyun Alanları: Grafik Tasarımcıların Deneysel Üretimleri Hakkında Bir Sergi isimli sergi 9 Mayıs’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Charles Csuri’nin “Zamanın Eskiz Defterleri” isimli sergisi 10 Mayıs’a kadar Sabancı Üniversitesi’nde. (0216 483 90 97)

■ Charles Csuri’nin sergisi 10 Mayıs’a kadar Kasa Galeri, Karaköy’de.

■ Jochen Proehl’ın “Unearthed” sergisi 10 Mayıs’a kadar cda Projects’te. (0212 251 12 74)

■ Tarih Nehri ve Segment #1A isimli sergiler 13 Mayıs’a kadar BORUSAN CONTEMPORARY’de.

■ Franz Ackermann’ın “Transit” isimli sergisi 13 Mayıs’a kadar Dirimart’ta. (0212 291 34 34)

■ Ayşe Wilson’ın “biz küçükken” başlıklı sergisi 13 Mayıs’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Güzhan Müstecaplıoğlu’nun sergisi 13 Mayıs’a kadar Füsun İnan Art Gallery’de. (0212 232 40 49)

■ Dr. Demir Fıtrat Onger koleksiyonundaki “Paris Ekolü Sanatçıları Sergisi 14 Mayıs’a kadar Maçka Modern Sanat galerisinde.

■ Van Gogh Alive isimli sergi 15 Mayıs’a kadar Karaköy Antrepo 3’te.

■ Horasan’ın “Labirent” isimli sergisi 19 Mayıs’a kadar PiArtworks’te. 80212 293 67 09)

■ Mehmet Aksoy’un 50. yıl sergisi 20 Mayıs’a kadar Tophane-i Âmire’de.

■ Esma Paçal Turam’ın “Günlerden Bir Gün” isimli sergisi 20 Mayıs’a kadar Apel’de. (0212 292 72 36)

■ Yılmaz Güney 74. Doğum Yılı Sergisi 22 Mayıs’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde. (0216 386 26 81)

■ Belkıs Balpınar’ın “Artkilim Sergisi” sergisi 22 Mayıs’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde. (0212 327 00 12)

■ Mona Hatoum’un “Hâlâ Buradasın” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Nevin Aladağ’ın “Sahne” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Hayal İncedoğan’ın “Rüzgâr Yabanidir” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar Amerikan Hastanesi “Operation Room”da.

■ Musevitoğlu Atölyesi Resim Sergisi 31 Mayıs’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 259 77 40)

■ Mustafa Köseoğlu’nun sergisi 31 Mayıs’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Sean Lee’nin “Ev Ödevi” isimli sergisi 2 Haziran’a kadar The Empire Project’te.

■ Dünden Sonra isimli fotoğraf sergisi 3 Haziran’a kadar İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ Yaşayan, Savaşan Osmanlı ve Dioramaları sergisi 6 Haziran’a kadar Büyük Mabeyn Köşkü’nde.

■ Rembrandt ve Çağdaşları sergisi 10 Haziran’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde. (0 212 311 40 92)

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

ANKARA

■ Fuat Durmuş – resim – 19 Nisan’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0312 285 89 98)

■ Ercan Gülen – resim – 20 Nisan’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0312 442 30 50)

■ Elizabeth Ayten Berent – resim – 20 Nisan’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0312 290 12 44)

■ Abit Güner – resim – 21 Nisan’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 71 15)

İZMİR

■ Tahir Ün’ün “Naylon Barınaklar” konulu fotoğraf sergisi 27 Nisan’a dek Çizgelikedi Görsel Kültür Merkezi’nde izlenimde.

■ Aphrodisias Sanat Merkezi, yarından itibaren 12 Mayıs’a dek “Enerjik Bakış” fotoğraf sergisini ağırlayacak.

■ Karabağlar Zeyni Hanım İlköğretim Okulu öğrencilerinin “Topraktan Tuvale” konulu resim sergisi, yarına dek Optimum Alışveriş Merkezi’nde izlenimde.

ADANA

■ RSM Atölyesi sanatçıları’nın ortak resim sergisi, cuma günü 18.00’de AÇS Sanat Galerisi’nde açılacak. (0322 453 44 45)

■ Adana Ressamlar Derneği’nin, Adana Çimento Sanayii (AÇS) işbirliğiyle düzenlediği, “Resim Koleksiyonundan Seçmeler” adlı sergi sürüyor. AÇS Sanat Galerisi’ndeki resim sergisi, 19 Nisan’a dek izlenebilecek. (0322 453 44 45)

GÖSTERİ-SÖYLEŞİ

İSTANBUL

■ ‘Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi günü saat 18.00’de, pazar günü ise saat 15.30’da “Kıvılcım” başlıklı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 384 72 10 – 11)

■ ‘Beşiktaş Fulya Sanat’ta pazar günü saat 16.00’da “Şehir – Orman” başlıklı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 215 60 37-38)

■ ‘Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde, pazar günü saat 14.00, 16.30 ve 19.00’da “Demir Leydi” adlı filmin gösterimi gerçekleştirilecek. (0212 293 12 70)

■ ‘Goethe-Institut Istanbul’da perşembe günü saat 19.00’da “Bir Kadın, Beş Fil” adlı filmin gösterimi gerçekleştirilecek. (0212 249 20 09)

■ ‘Sakıp Sabancı Müzesi’nde çarşamba günü saat 19.00’da “Atilla Dorsay – Kuşbakışı Sinema Tarihi” başlıklı panel düzenlenecek. (0212 277 22 00)

ANKARA

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Sualtı Dünya Görüntüleme Şampiyonu Orhan Aytür’ün vereceği söyleşi 19 Nisan’da saat 19.30’da, Prof. Dr. Dilek Gözütok’un vereceği “Ulusal Bayramların Eğitimdeki Yeri” başlıklı söyleşi 26 Nisan’da saat 19.00’da, gazetemiz yazarı Ali Abalı ve hakem Selçuk Dereli’nin vereceği “Şike Davası” başlıklı söyleşi 27 Nisan’da saat 18.30’da.

OPERA-BALE

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası’nda yarın ve perşembe günleri saat 20.00’de, cumartesi günü saat 16.00’da “Ariadne Naksos’ta” adlı opera seslendirilecek. Pazar günü ise saat 11.00’de “Müziğe Dokunmak” adlı çocuk müzikali seslendirilecek. (0216 346 15 31)

■ ‘Fulya Sanat’ta çarşamba günü saat 20.00’de “Senfonik Minyatür” adlı bale gösterisi sahnelenecek.

(0212 215 60 29-36)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “Saraydan Kız Kaçırma/opera” 18 Nisan’da saat 20.00’de, 21 Nisan’da saat 15.00’te, “Bir Yaz Gecesi Rüyası/modern dans” 19 Nisan’da saat 20.00’de, “Rusalka” 28 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 324 68 01)

■ Operet Sahnesi’nde, “Rus Gecesi/konser” yarın saat 20.00’de, “Osmanlı’nın İtalyan Operası/Naum Tiyatrosu/müzikli anlatım” 24 Nisan’da saat 20.00’de. (0312 324 68 01)

Kaynak : (-)

-İSTANBUL-

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için önemli sanat etkinliklerini derledik…

”Filmmor Kadın Filmleri Festivali”, yarın Pera Müzesi’nde yapılacak açılış töreniyle başlayacak. ”Feminist Sinema”nın 100., Filmmor’un 10. yılının kutlanacağı festivalde, 20’yi aşkın ülkeden 70 film izleyiciyle buluşacak. Festival, İstanbul’un ardından Çanakkale, Van ve Hakkari’de devam edecek.

Müzisyen, şarkıcı ve oyuncu İlhan Şeşen, ”İlhan Şeşen Akustik” konseriyle yarın İstanbul Jazz Center’da sahne alacak.

Capo Verde kökenli sanatçı Lura, yarın Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda konser verecek.  Kendine özgü ilk albüm çalışmasını 2004 yılında yapan Lura, Portekiz pop müziği, caz, Afrika müziği ve Amerikan soul gibi farklı türleri harmanlıyor.

Yorumcu ve söz yazarı Özge Fışkın, yeni albümü ”Bir Avuç Fotoğraf”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

Sagopa Kajmer ve Kolera 10 Mart cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, Fazıl Say, CRR Konser Salonu’nda düzenlenecek ”Fazıl Say Çocuklarla” etkinliğiyle çocukları klasik müzik yolculuğuna çıkaracak.

Sevdalinka ile çingene müziğini ustaca birleştiren Mostar Sevdah Reunion, Avea’nın ”Sıradışı Müzik Konserleri” kapsamında 10 Mart cumartesi günü Küçük Çiftlik Park’ta sahne alacak. Bosna-Hersek kökenli grup, efsane çingene şarkıcı Şaban Bayramoviç ile 2, Balkanların caz divası kabul edilen Ljiljana Buttler ile 2 olmak üzere toplam 7 albüm yaptı.

Aynı gün, Ayşenur Kolivar ilk albümü ”Bahçeye Hanımeli”nin şarkılarını, CRR Konser Salonu’nda müzikseverlerle paylaşacak. Konserde, Doğu Karadeniz türkülerini seslendirecek olan Kolivar, 2001’den bu yana Doğu Karadeniz halk müzikleri konusunda derleme ve icra çalışmaları yürüten ”Helesa Projesi”nde araştırmacı ve solist olarak yer alıyor.

”İstanbul Klarnet Korosu Clarinet Circus 2”, 10 Mart cumartesi günü Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde konser verecek. Genç klarnet sanatçılarından oluşan ve Ocak 2009’dan bu yana izleyicilerle buluşan koroya konserde, şef Serdar Yalçın ve solist Hüsnü Şenlendirici eşlik edecek.

Aynı gün, Türk halk müziği sanatçıları Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde çoğu eski Anadolu türkülerinden oluşan bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkacak. Performanslarını ”bir birlikte hatırlama çabası” olarak gören ikili, düo formatında gerçekleştirdikleri türkü yorumlarıyla Türk halk müziğinde yeni bir tarz oluşturuyor.

Zen-funk dörtlüsü Nik Bärtsch’s Ronin, 10 Mart cumartesi günü Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlerle buluşacak. Grup, piyanoda Nik Bärtsch, davulda Kaspar Rast, basta Thomy Jordi, klarinet ve saksafonda Sha Bas, perküsyonda ise Andi Pupato’dan oluşuyor.

Aynı gün, Fatih Erkoç vokal, piyano, trombon ve flüt ile performans sergileyeceği ”Fatih Erkoç Akustik Trio” konserini İstanbul Jazz Center’da gerçekleştirecek.

Tune-Yards grubu, 10 Mart cumartesi günü Salon İKSV’ye konuk olacak. ”BiRd-BrAiNs” adlı ilk albümünü 2009’da çıkaran grup, konserde deneysel pop şarkıları seslendirecek.

Jamaikalı sanatçı Lee Scratch Perry, aynı gün garajistanbul’da sahne alacak. Perry, 2003 yılında ”En İyi Reggae Albümü Grammy Ödülünü”, ”Jamaican E.T.” albümü ile aldı.

Yeni nesil tango orkestrası İTÜ Maçka’da

”İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu: Hüseyni” konseri, 11 Mart pazar günü CRR Konser Salonu’nda dinlenebilecek. Koro, konserin ilk bölümünde Hüseyni makamının örnekleriyle müzikseverlerin karşısına çıkacak. Konserin sololar bölümünde keman sanatçısı İhsan Aslan, Türk saz musikisinden iki eser, Ufuk Caba ise neoklasik döneme ait şarkılar seslendirecek.

Aynı gün, Şikago doğumlu Hindistan kökenli müzisyen Sachal Vasandani, CRR Konser Salonu’nda konser verecek. Vasandani, Lincoln Center Caz Orkestrasında Wynton Marsalis ile çalıştı ve New York’ta Zinc Bar’da sahne aldı.

”Opus Amadeus Oda Müziği Festivali”nin ikinci konseri, ”Flüt’ün Sihirli Mozart’ları, Piyano’nun Şiirli Rachmaninoff’ları” adıyla 11 Mart pazar günü Kadıköy Süreyya Operası’nda düzenlenecek. Konserde flütist Bülent Evcil ve piyanist Gökhan Aybulus, Mozart’ın 8 yaşında yazdığı flüt sonatlarını seslendirecek. Gökhan Aybulus, konserde Rus besteci Sergei Rachmaninoff’un 1931 yılında bestelediği ve 20 varyasyondan oluşan ”Corelli’nin bir Teması Üzerine Varyasyonları” ile J.S. Bach’ın Ferrucio Busoni tarafından piyanoya uyarlanan koral prelüdlerini de yorumlayacak.

Yeni nesil tango orkestrası Arjantinli Sexteto Milonguero ve tango sanatçıları, ”Tango Poison”gösterisiyle 11 Mart pazar günü İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde sahne alacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ”TanGOTOIstanbul Tango Festivali” kapsamında gerçekleşecek gösteride, Arjantin tangoları, geleneksel Arjantin ritmleri ve Güney Amerika ezgileriyle beraber dünyanın en usta dansçılarının Arjantin tangosunun doğasına uygun olarak doğaçlama dansları izlenebilecek.

Eurovision temsilcisi Can Bonomo, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde

Bakü’de düzenlenecek ”57. Eurovision Şarkı Yarışması”nda Türkiye’yi temsil edecek Can Bonomo, ”tek kişilik kabare”ye benzetilen ilk albümü ”Meczup”tan şarkılarını 11 Mart pazar günü  Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde seslendirecek.

Piyanist McCoy Tyner, saksafonda Joe Lovano, basta Gerald Cannon ve davulda Francisco Mela ile”McCoy Tyner Trio” 12 Mart pazartesi günü Garajistanbul’da sahne alacak.

Piano Trio Forte’nin ”Müziğin Dev İki Mimarı” konseri, 13 Mart salı günü Borusan Müzik Evi’nde düzenlenecek. Konserde, piyanoda Ece Demirci, kemanda Sevil Ulucan, viyolonselde ise Helmut Rocholl, Johannes Brahms ve Dmitri
Şostakoviç eserleri çalacak.

Aynı gün, Nicholas Payton İstanbul Jazz Center’da müzikseverlerle buluşacak. Payton’a piyano ve klavyede Lawrence Fields, basta Ben Wolfe ve davulda Nasheet Watts eşlik edecek.

Rock grubu Pinhani, 14 Mart çarşamba günü Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, ”CRR Türk Müziği Topluluğu: Aşk Bezirganı” konseri CRR Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Konserde, tasavvuf müziğinde Ahmed Yesevi’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Ümmi Sinan’dan Niyazi Mısri’ye, Somuncu Baba’dan Eşrefoğlu Rumi’ye eserler seslendirilecek.

Moğollar, Tohum Otizm Vakfı yararına İş Sanat Kültür Sahnesi’nde

Ferit Odman Quartet konseri, 15 Mart perşembe günü Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek. Piyanoda Burak Bedikyan, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Ferit Odman’ın performans sergileyeceği konserde, Ferit Odman’a tenor ve soprano saksafon olarak Kestutis Vaiginis eşlik edecek.

Aynı gün, İngiliz Oda Orkestrası, Roy Goodman şefliğinde CRR Konser Salonu’nda konser verecek.

Koreli sanatçı H.J. Lim, ”İstanbul Resitalleri” kapsamında 15 Mart perşembe günü Sakıp Sabancı Müzesi-The Seed’de sahne alacak. Lim, Rimsky Korsakov’un The Flight of the Bumblebee adlı yapıtını en hızlı çalan piyanist olarak tanınıyor.

Türk rock müziğinin efsane grubu Moğollar, Galata Rotary Kulübü’nün Tohum Otizm Vakfı yararına düzenlediği etkinlik kapsamında 15 Mart perşembe günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Konserden elde edilecek gelir, vakıf tarafından ailelere yol haritası olması için geliştirilen ”Otizm Eğitim Kiti”nin Türkiye çapında basım ve dağıtım organizasyonunda kullanılacak.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosunda bu hafta, Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde ”Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk”, Cevahir sahnelerinde ”Yanık” ve ”At”, Küçük Sahne’de ”Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni”, Küçük Çekmece Sahnesi’nde ”Opera Komik” ve ”Aşkın Sıradanlığı”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde de ”Birdy” oyunları izlenebilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında bu hafta sahnelenecek oyunlar arasında, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Yüzleşme” ve ”Ufak Bir Hata”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde”Kargaşa” ve ”Tehlikeli İlişkiler”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Tarla Kuşuydu Juliet” ve”Lüküs Hayat”, Küçükçekmece Sefaköy Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde ”Ateşli  Sabır (Postacı)” ve ‘‘Günlük Müstehcen Sırlar”, Ümraniye Sahnesi’nde”Sevgili Doktor” ve ”Toros Canavarı”, Üsküdar Musahipzade Sahnesi’nde ”Buluşma Yeri” ve”Otobüs”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Kadınlar, Savaş, Komedi” ve ”Mutfak Söyleşileri” yer alıyor.

Yıldız olmaya çalışan gençlerin hikayesi ”Süpernova”

Yıldız olmaya çalışan bir grup genç çocuğun hikayesini anlatan ”Beautiful Burnout/Süpernova”oyunu, 9, 11, 14 ve 15 Mart tarihlerinde Dot Salonu’nda sergilenecek. Bryony Lavery’nin yazdığı, Murat Daltaban’ın yönettiği oyunda Cemil Büyükdöğerli, Hakan Kurtaş, Berrak Kuş, Ünal Silver, Pınar Töre, Tuğrul Tülek, Emre Yetim rol alıyor.

Tiyatro Karnaval’ın ”Bu Filmi Görmüştüm” adlı komedisi yarın Gönül Ülkü&Gazanfer Özcan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Tolga Yeter’in yönettiği oyunun hikayesi şöyle: ”Albert Lamart, Fransa’nın önde gelen siyasetçilerindendir. Yıllar önce eşini kaybeden Lamart, seçimlerden önce tüm dikkatleri üzerine çekmek için oğlu Louis ile birlikte çifte düğün hazırlığı yapmaktadır. Ancak Amerika’dan gelen bir albay, Albert Lamart’ın bütün planlarını alt üst edecektir.”

Uyarlamasını İpek Kadılar Altıner’in yaptığı ve başrolünü Haldun Dormen’in oynadığı Moliere’in ölümsüz eseri ”Kibarlık Budalası”, 10 Mart cumartesi günü KKM Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, 11 Mart pazar günü de Tiyatro Kedi Black Out Sahnesi’nde sergilenecek.

Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği ve Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu, Deniz Çakır, Bülent Alkış ve Selen Uçer’in rol aldığı tiyatro oyunu ”Cam”, 12 Mart pazartesi günü Yunus Emre Büyük Sahne’de izlenebilecek. Oyun, kadının sosyal konumuna dikkati çekerek kadına dair birçok şeyi sorgulatmayı amaçlıyor.

Çocuklar oyunları

Müzikal çocuk oyunu ”Sinbad ve Adalar Prensesi”, 10 Mart cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Sahnesi’nde çocuklara keyifli dakikalar yaşatacak. Murat Altınok’un yazıp yönettiği oyunun hikayesi şöyle:  ”Bir deniz kazasında yunus balıklarının yardımıyla kendisini ıssız bir adada bulan Rose, insanlar ve medeniyet hakkında hiçbir şey bilmeden hayvan dostları tarafından büyütülmüştür. Hayvanlarla konuşabilme yeteneğine sahip Rose tüm adanın sevgisini kazanmıştır ve bir gün denizler prensi kaptan Sinbad bir deniz macerası sırasında Rose’un adasına gelir.”

Çocuklar için müzikli serüven ”Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”, 11 Mart pazar günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sergilenecek.

Sergiler

Ahmet Polat’ın Türkiye’de yaşayan genç insanları konu alarak oluşturduğu 56 fotoğrafın yer aldığı ”Kemal’in Rüyası” sergisi, yarından itibaren Tütün Deposu’nda gezilebilecek. Sergi, Polat’ın geçen altı yıl boyunca İstanbul’dan Karadeniz’e, Güneydoğu’dan Ege’ye seyahatlerinde dostları ve yeni tanıdığı insanlarla söyleşileri ve çektiği fotoğraflara dayanıyor.

Başak Şenova’nın küratörlüğünde hazırlanan ”Kırmızı Koridor” sergisi, 10 Mart cumartesi günü Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, beden dilini kullanan, yüzleri görünmeyen figürler üzerinden bugünün yaptırımlarını, güçlerini, değerlerini, umutlarını, yasaklarını ve inançlarını eleştirel bir yaklaşımla işliyor.

”Hesaplaşma” adlı karma sergi, 14 Mart çarşamba günü Akbank Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenime açılacak. ”Bellek” ile ”kötülük” arasındaki ilişki üzerine şekillenen sergide, Adel Abidin, Almagul Manlibayeva, Ayman Yossri Daydban, Bahar Behrani, Ceren Oykut, Constantinos Taliotis, İpek Duben, Özgül Ezgin, Rheim Alkadhi, Yane Calovski’nin çalışmaları yer alıyor.

 -ADANA-

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Orhan Kemal’in yazdığı ve Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Murtaza” adlı oyunu yarın ve 10 Mart’ta sahneleyecek. Hakan Elmasoğlu, Boğaçhan Sözmen, Devrim Evin, Barış Özkan, Mazlum Taşkıran, Saliha Özkanlı, Yeliz Tekman, Ayşin Çukadar, Yaşar Bayram Gül, Özgür Onur Damar, Ömer Bertan, Recep Kekil, Burak Erol, Çağlar Tekman ve Sabahattin Nazik’in rol aldığı oyunda, 1940’lı yıllarda savaş sonrası göç almaya başlayan Adana’nın gecekondu mahallesinde, Alasonya’dan gelen Bekçi Murtaza ve ailesinin hikayesi anlatılıyor.

ADT, Muzaffer İzgü’nün yazdığı ve Boğaçhan Sözmen’in yönettiği “Sınır” adlı oyunu da yarın ve 14-16 Mart tarihleri arasında seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

“Bilinmeyen bir yerde, sınır komşusu bilinmeyen ve bilinmeyen bir nedenle birbirine düşman olan iki ülkenin iki askerinin hikayesi”nin anlatıldığı oyun, Muzaffer İzgü’nün acılı ve gülünç kaleminden çıkan ilginç yorumuyla seyirciyle buluşacak.

ADT, Ephraim Kishon’un yazdığı ve Hale Kuntay’ın çevirdiği, yönetmenliğini Ali Hürol’un yaptığı “Karımla Evleniyorum” adlı oyunu sahnelemeyi sürdürecek. Gökhan Doğan, Burçin Börü, Murat Aslan, Murat Özben, Deniz Gökçe Kayhan ve Özlem Buluttekin’in rol aldığı oyun, sevginin, saygının azaldığı ve sadece nikahlı oldukları için evliliklerini sürdüren çiftlerin düştükleri durumu mizahi bir dille anlatıyor. Oyun 13 ve 15-17 Mart tarihleri arasında izlenebilecek.

Ayrıca ADT, Harun Özer’in yazdığı ve Ebru Kara’nın yönettiği çocuk oyunu “Kayıp Bolluk Ülkesi”ni, 11 ve 14 Mart tarihlerinde sahneleyecek.

Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Kazım Güçlü’nün yazdığı ve Önder Özcan’ın yönettiği “Rüya Oyunu” adlı çocuk oyununu 11 Mart’ta küçük seyirciler için sahneleyecek.

Aynı sahnede 10 Mart’ta Çukurova Belediye Tiyatrosu “Duvarların Ötesinde” ve Genç Dostlar Tiyatrosu “Ben Ne Biçim Vatandaşım” adlı oyunu, 10 ve 11 Mart’ta Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyunu, 13 Mart’ta ise Aysa Prodüksiyon “Basit Bir Ev Kazası” adlı oyunu sahneleyecek.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO), yarın şef Emin Güven Yaşlıçam yönetiminde ve solist Cano Rodenas’ın piyanosu eşliğinde, Chopin’in “Piyano Konçertosu No. 1 Op. 11 mi minör” ve C. Debussy’nin “La Mer” (Deniz) adlı eserini seslendirecek.

Ayrıca Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu Salonu’nda, 12 Mart’ta Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 15 Mart’ta da Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı birer Türk sanat müziği konseri verecek.

-Mersin-

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), Rachmaninov’un tek perdelik “Aleko” operasını sahneleyecek.

Puşkin’in “Çingeneler” adlı öyküsünden yazılan ve Sergei Rachmaninov’un tamamlanmış üç operasından birincisi olan Aleko, 10 Mart Cumartesi günü Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Evin Yerli’nin sahneye koyduğu eserde başlıca rolleri Andrei Yevtushenko, Deniz Karausta, Işıl Azaz, Kenan Korbek ve Zeynep Tatlıpınar Kağnıcı paylaşıyor.

MDOB, İngiliz Şair Lord Byron’un aynı adlı şiirinden esinlenilerek baleye uyarlanan “Korsan” balesinin galasını yapacak.

Müziği Adolphe Adam, C. Pugni, L. Delibes ve R. Drigo’ya ait 2 perdelik eser, 13 Mart Salı Günü Kültür Merkezinde sahnelenecek. Nugzar Magalashvili’nin düzenleyip sahneye koyduğu klasik balenin en güzel örneklerinden biri olarak nitelenen eserin orkestra şefliğini Wladimir Lungu, koreografisini Marius Petipa, dekor ve kostüm tasarımını İsmail Dede, ışık tasarımını Tarı Deniz yapıyor.

Eserde başlıca rolleri Özlem Şenormanlılar, Büşra Ay, Meltem Ayar, Tutku Barın Tümen, Özge Uzun Özmen, Iraklı Bakhtadze, Burak Serkan Cebeci, Mahmut Akyol ve Serbülent Biçer paylaşıyor.

-TRABZON-

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro Oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatroOyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Plinio Marcos’un yazdığı, Orhan Güner’in Türkçe’ye çevirdiği, Barış Erdenk’in yönettiği “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” adlı Oyunda, Fatih Topçuoğlu ile Erşan Utku Ölmez rol alıyor.

Tek perdelik Oyunun dekor tasarımı Seyhan Kırca‘ya, kostüm tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı ise Nihat Bahar’a ait. “Harabe bir yapının sefil bir odasında” geçen Oyunda, pazar yerinde çalışan ve parasızlık yüzünden aynı odayı paylaşmak zorunda kalan Paco ve Tonho’nun hikayesi anlatılıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 10 Mart Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk Oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı Oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya aitOyun, 11 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 14 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir Oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, ”İstanbulname” isimli opereti izleyicinin beğenisine sunacak

Samsun Devlet Tiyatrosunda ise ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Samsun Devlet Opera ve Balesi, 12 Mart Pazartesi günü 20.00’da, 1914 yılında henüz 1. Dünya Savaşı başlamamışken İstanbul Galata’da yaşayan bir grup insanın hayatının anlatıldığı Ferdi Merter’in ünlü opereti ”İstanbulname”yi yeniden seyircisiyle buluşturacak. Dekor tasarımı Seyhan Atamer, kostüm tasarımını ise Gülden Sayıl’ın yaptığı oyunun rejisörlüğünü Murat Atak, orkestra şefliğini Tolga Taviş yaptı. Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosunda, 13 Mart Salı ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da Trabzon Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Tankred Dorst’un yazdığı, Yurdaer Okur’un sahneye koyduğu oyunda, uzun süre akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra yeniden mesleğini yapmaya çalışan tiyatroya tutkun bir oyuncunun hikayesi anlatılıyor. Samsun Gazi Sahnesinde bugün saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu, ”Vay Başımıza Gelenler” adlı oyunla seyircinin karşısına çıkmaya devam edecek. Günlük hayattaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı. Samsun Söz Sanat Merkezi de 12 Mart Pazartesi ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da ”Geç Kalanlar” adlı oyunu tekrar sahneleyecek. Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı oyunu Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu. Gazi Sahnesinde ayrıca 13 Mart Salı günü, 20.00’da Düşevi Oyuncuları, ”Süreyya” isimli oyunu seyirciyle buluşturacak. Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar’ın sahneye koyduğu oyunda, hayatının sonuna gelmiş bir kadının yarım bıraktığı birçok şeyi ölmeden önce tamamlamaya çalışması konu ediliyor.

-ORDU –

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu , 13 Mart Salı günü 20.00’da ”Eşeğin Gölgesi” isimli oyunu seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçiyor. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon 1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır. -Çorum- Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosunda, yarın 20.00’da ve 10 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Bursa Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Bu Da Benim Karım” adlı oyun seyirciyle buluşturulacak.

-ZONGULDAK –

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu ”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlı oyunu sahneleyecek.

Oyun, Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in yönettiği oyunu 10-11 Mart tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde izleyenlerle buluşturacak. Mehmet Ege ve Işıl Poyraz’ın rol aldığı oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

-DİYARBAKIR-

“Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta  “Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.
Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen‘in yönettiği “Bugün Git Yarın Gel” Oyununda, dürüst ve namuslu bir memurun başından geçen trajikomik olaylar anlatılıyor.
Oyunda, Serkan Ekşioğlu, Mümtaz Aydoğan Mengi, Sevi Demirçivi, Birce Birsel Çağlar, Ercan Kılıçarslan, Özden Gököz, N. Özgün Çoban, Gonca Coşkun, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu ve Filiz Kılıç rol alıyor.

Dekoru Güven Öktem, kostümü Funda Karasaç, ışık düzeni Suat Uçar’a ait Oyun, bugün ve yarın saat20.00’de, 10 Martta saat 15.00 ve 20.00’de Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü küçük seyircileri için “Kurnaz Avukat”ı sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sergileyecek.

Oyun, Kürtçe olarak Cuma ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşacak.

-MARDİN-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin‘de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler‘in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

-BURSA-

Bursa Devlet Tiyatrosu “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu“Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği “Karmakarışık” adlı oyununyönetmeni Kerem Atabeyoğlu.

İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.

Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin, sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 10 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” konusu işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda 8-9-10 Mart tarihlerinde saat 18.00’de sahneye konulacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk oyununundekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığı oyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 11 ve 13 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Şehir Tiyatrosu, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleme aldığı, Ayşegül Çelik Şahin’in uyarlamasıyla Ertan Akman’ın yönettiği ve geçkin yaşına rağmen bambaşka bir hayatın peşinde sürüklenen dul bir kadının yaşamının komik bir dille anlatıldığı “Kaynanam Nasıl Kudurdu” adlı oyunu, bugün ve yarın saat 20.30’da 10 Mart Cumartesi günü ise saat 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde (TKM) sahneleyecek.

Tiyatroda, 14 Mart Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde, Bursa Büyükşehir Belediyesi Protokol Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği “Bursa Kent Rehberi Sergisi” ve “Bursa’nın 100 güzeli” isimli resim sergisi 1-10 Mart tarihlerinde açık kalacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Bursa Kent Konseyi’nin Dünya Kadınlar Günü ile ilgili düzenlediği, 5 Martta açılan resim sergisi, 10 Mart’a kadar açık kalacak.

 


Sanat ve sizin için çalışıyoruz!

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği girişimi ile M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrenci ve velileri ve Sağlık Ordusu üyeleri ile Tüm Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği üyelerine, Bakırköy Büyülü Sahne de oynanacak olan “ Ömürsün Doktor ” adlı oyun % 50 İNDİRİMLİ.

Yapmanız gereken tek şey ekteki 4 kuruma ait logonun çıktısını almak veya Nar Sanat Kitap ayraçlarından biri ile gişeye gitmek.

Yer : Bakırköy Büyülü Sahne (Eski 74 Sineması) Tel : 0212 572 0 444

Tarih : 30 Ekim 2011 Pazar

Saat : 18:00

OYUNDAN :     ÖMÜRSÜN DOKTOR

Öyküler: Anton ÇEHOV

Kurgulayan – Yöneten: Kubilay ZERENER

Oynayanlar: Levent Ünsal, Somer Karvan, Rüzgâr Aksoy, Kerim Yağcı, Nejmi Aykar, Gümeç Alpay, Sedanur Özgün

Anton Çehov, yaşadıklarını ve öykülerini büyük bir samimiyetle seyircisiyle paylaşıyor… Değişik öykülerde, Çehov’un hayatın içinden çıkmış renkli karakterleri eşliğinde yapılan keyifli bir tiyatro yolculuğu… Birbirinden güzel müzikler eşliğinde sergilenen, son derece sıcak ve duygusal bir komedi şöleni… Olaylar Rusya’da mı geçiyor, yoksa Türkiye’de mi? İyi bir yazarın elinden çıkmış iyi bir öykü, yer ve zaman tanımaz. Rusya’da da geçebilir, Türkiye’de de! Çehov’un öyküleri hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı nitekim…