Şunun için etiket arşivi: haber

Dünyaca ünlü İngiliz oyun yazarı Shakespeare’in doğum yeri olan Stratford-upon-Avon’da öğrenim gördüğü sınıf ziyaretçilere açılacak.

BBC’nin haberinde, Shakespeare’in 1570’lerde öğrenim gördüğü sınıfın günümüzde Kral 6’ıncı Edward Okuluna ait olduğu ve onarımı için 1,8 milyon sterlin harcandığı belirtildi.

Stratford-upon-Avon kasabasında, Ortaçağ’dan kalma ve yarısı ahşap belediye binasının üst katında bulunan sınıfın, Shakespeare’in 400’üncü ölüm yıl dönümü olan cumartesi günü ziyaretçilere açılacağı kaydedildi.

Shakespeare’in 7 yaşından itibaren bu sınıfta dil bilgisi öğrenimi gördüğü sanılırken, 16. yüzyılda öğrencilerin bilgilerini içeren herhangi bir belge bulunmadığı ifade edildi.

Warwick Üniversitesinden Profesör Ronnie Mulryne, sınıfın, “neredeyse kesinlikle” Shakespeare’in okulu olduğunu belirterek ünlü oyun yazarının 14 ya da 15 yaşına kadar burada öğrenim gördüğünü söyledi.

Yazarın iş adamı ve belediye meclisi üyesi babası John Shakespeare’in de binanın alt katında çalıştığı tahmin ediliyor.

Sınıfta o dönemde 7’den 15 yaşına kadar 40 erkek çocuğuna bir öğretmen tarafından dil bilgisi eğitimi verildiği, derslerin sabah 6’dan öğleden sonra 6’ya kadar sürdüğü sanılıyor.

Üniversiteye gitmediği bilinen Shakespeare’in tüm eğitiminin bu sınıftan ibaret olduğu, ünlü oyun yazarının aynı zamanda turneye çıkan oyuncuların sahnelediği bir oyunu ilk kez burada izlemiş olabileceği belirtildi.

shakespearein-sinifi-ziyaretcilere-aciliyor,Xh5lQ-jeb0iWTbc_YSl6dw

haber1

Pera Müzesi, interaktif dijital platform Blippar işbirliği kapsamında ziyaretçilerine ilginç bir deneyim yaşatmayı hedefliyor.

Pera Müzesi, interaktif dijital platform Blippar işbirliğiyle “Artırılmış Gerçeklik ve Görsel Arama” uygulamasını hayata geçirdi.

Pera Müzesi Dijital ve Sosyal Medya sorumlusu Irmak Wöber, yaptığı açıklamada, müzenin oryantalist resim koleksiyonunda bulunan dört farklı tablonun uygulamada kullanıldığını söyledi.

Wöber, Blippar uygulamasıyla ortak bir proje başlattıklarını dile getirerek, şunları aktardı:

“Dünya Şaka Günü’ne özel, bu 4 eseri uygulama ile tanıyabilir hale getirdik. Ziyaretçiler, cep telefonundan bu uygulamayla tabloları taradıkları zaman, eserler hakkında detaylı bilgi alabiliyorlar veya selfie yapabiliyor ve eserleri kendi suratlarıyla çekebiliyorlar. Tabloların içinde kendilerini görmüş oluyorlar.” dedi.

Müzelerin eğlenceli bir yer olduğuna da dikkat çekmek istediklerini vurgulayan Wöber, “Onun için ziyaretçilerimizin tablolarla birebir iletişime geçebileceği eğlenceli bir proje gerçekleştirmek istedik.” diye konuştu.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 18 Mart Cuma günü Çanakkale Zaferini anma amacıyla Eğitmen ve Öğrenci Dinletisi Etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinliğimiz Bakırköylü İş Adamları Derneğinde (BİAD) saat 19.00’da  yapılacaktır. BİAD adresi; “İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No: 2 Bakırköy  İSTANBUL  /  TÜRKİYE” dir. Harita konumu için;

Nar Sanatın bulunduğu sokaktan incirliye doğru giderken ilk sokaktır.

Adres :  İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No 2                    Bakırköy


Etkinlik Programı şu şekildedir;

AÇILIŞ KONUŞMASI (Naci Özcan)

Reşat Tokatlı

DÜET [Meral Eren (Çanakkale Türküsü – Keman) & Ezgi Fırat & Reşat Tokatlı (Piyano)]

DÜET [Ege Yılmaz (Historia De Un Amoa, L. Miguel) – Reşat Tokatlı (Piyano)]

Özgür Yahya Oruçoğlu & Sena Sevim

DÜET [Özgür Yahya Oruçoğlu (Gitar) & Eylül Gülenç (Flüt)]

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç (Orda bir köy var uzakta, Enver Tufan – Etüd, Cornelius Gurlitt)

Reşat Tokatlı

Zehra Mina Fırıncı (Etüd, H. Lemoine)

Aslı Gürbüz

Çağla Gökçen (Old Mcdonalds, John Thompson)

Burcu Işıl Oğuz

DÜET [Merve Ayanoğlu (Samanyolu, Teoman Alpay – Yıldızların Altında, Kaptanzade Ali Rıza Bey) – Erkan Başa]

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Zuhal Sevim

Bethany Turley (Melodi, Alexandr Burkard – Menuet, Henry Purce)

Onur Güner

Göksenin Şeylan (La Sautillante, Ferdinando Carulli – Vazgeç Gönül, Zeynep Dizdar)

Ahmet Yiğit Batur (Dalgaların Şarkısı, Enver Tufan – Lokomotif, Enver Tufan)

Erkan Başa

Mert Güneş (Zeybek, Faik Canselen – Bulut Olsam, Salih Aydoğan – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi)

Deniz Kaplan (Melodi, Alexandr Burkard – Vals, Selmin Tufan<)

Özgür Yahya Oruçoğlu

DÜET [Rümeysa Demirhan, Tuğba Seher Karanfil – (Vals,Ole Halen – Rumba, Josep Wanders)]

Sena Sevim

Elif Gürel (Lokomotif, Enver Tufan) – Piyano

Zuhal Sevim

Demir Mirza (Gün Doğarken, Minik Kızıldereliler, Balerin – John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Onur Güner

Bade Kırkgöz (La Soutillante – Ferdinando Carulli)

Aslı Gürbüz

Sıla Ergün (Ömer Can)

Umut Nişantaş (Hayallerin Eksperi,Kendi Bestesi – Bekle Dedi Gitti, Duman)

Burcu Işıl Oğuz

Berat Şerif Demir (Old Mcdonald, John Thompson – Yankee Doodle, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Jbid Göktaş (C Sharp Minör Nacturne, F. Chopin – Vals, Evgeny Grinko ) – Reşat Tokatlı (Keman)]

Eren Özden (Skip To My Lou, John Thompson)

Erkan Başa

Burcu Bozkurt (Uzaklar, Göçmen Kular – Enver Tufan)

İdil Deniz Bakır (Lirik, Fikret Amirov – Venedik Gondol, F. Mendolsohn)

Sena Sevim

İlke Güven (Bir Üflersem Düşersin, John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Aslı Gürbüz

Ecem Koca (Anlamazdın, Ayla Dikmen)

Zuhal Sevim

Lara Sadi (Allegra, S. Suzuki)

Erkan Başa

Meriç Gürcan (Zeybek, Faik Canselen – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi) – Piyano

Su Azra Dayıoğlu (Alsak, Enver Tufan – Orda Bir Köy Var Uzakta, Münir Ceylan) – Piyano

Sena Sevim

Rüzgar Almasulu   (Yakarış, Enver Tufan)

Emir Karademir (Çanlar, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Sıla Üçtepe (Uzaklar, Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit (Dolaptaki Sır, Enver Tufan – Aria, Mozart)

DÜET [İklim Keleş (Polonaise, J.S.)]

Onur Güner

Sarp Kılıç (Andontino, Ferdinando Carulli – Studi Per Guitarra, Ferdinando Calluri)

Nima Abdullahi (Dede,Peyman – Trombon Çalgısı, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Melisa Kaya (Aygız, C. Cihangirov)- Reşat Tokatlı (Piyano)]

Deniz Balcı (Kızıldereli Davulu, John Thompson)

Erkan Başa

Nehir Ergün (Kuş Uçar, Alman Halk Şarkısı – Etüd, Alexandr Burkard – Kalinka, Rus Halk Şarkısı)

Asım Güven Bozkurt (Çanlar Çalıyor – Gün Doğarken – Balerinin Valsi, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Ayşe Ela Şenkaya (Tren, John Thompson)

Zuhal Sevim

Demirhan Altındil (Okul Günleri – Kovalamaca, John Thompson)

Tülay Naz Çakır (Etüd 84, Ömer Can)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal (Sinbad – Kalinka – Var-Yok , Y. İman)

Nil Ergün (Aria, W.A. Mozart – Savaş Dansı, Michael AAR)

Aysara Özenç (Nasıl Geçti Habersiz, Zeki Müren – Gnoissienne No.1, Erik Satie)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

antik-yunan-heykelinde-notebookABD’deki J. Paul Getty Müzesi’nde sergilenen kabartma heykeldeki figürün ne olduğu tartışma yarattı. Komplo teorisyenleri “Uzaylıların gönderdiği bilgisayar”, tarihçiler ise “İlkel bir hesap makinesi ya da defter” diyor.

ABD’deki J. Paul Getty Müzesi’nde sergilenen Antik Yunan dönemine ait, ‘Anıt Mezardaki Taçlı Kadın ve Yardımcısı’ adlı kabartma heykel, günümüzdeki dizüstü bilgisayarlara benzeyen bir ayrıntı barındırmasıyla tartışma konusu oldu.

Heykelde soylu bir kadın, kendisine sunulan hediyeyi incelerken tasvir edilmiş. Köle kız tarafından sunulan hediye, neredeyse günümüzdeki dizüstü bilgisayarlarla birebir aynı boyutlara ve biçime sahip.

DELİKLER USB GİRİŞİ Mİ?

Sabah’ın haberine göre; kabartma heykelin görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasından sonra komplo teorisyenleri, “Uzaylılar bilgisayar teknolojisini Antik Yunan’a göndermişti” şeklinde çıkarımlarda bulundu. Ancak tarihçiler heykeldeki figürün o dönemde kulllanılan ilkel bir hesap makinesi ya da mumdan yapılmış bir defter olduğunu söylüyor.

Figürün üzerindeki en dikkat çeken detay ise yanındaki iki deliğin bulunması. Bu deliklerin bilgisayarlarda bulunan USB girişler olduğunu iddia edenler var. Ortaya atılan en çılgın senaryo ise zaman makinesiyle Antik Yunan dönemine ışınlanan bir kişinin yanında laptop götürmüş olabileceği. Kimilerine göre ise bu figür mitolojide geçen Kahin Delfi’nin bir icadı.

Kaynak: Cumhuriyet

Pantene Altın Kelebek Ödülleri, Zorlu Center’da düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu.Televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği gece bu yıl “Pantene Altın Kelebek Ödülleri” adıyla yapıldı.Zorlu Center’da yapılan muhteşem törende Halit Ergenç sunuculuğu üstlendi.’Poyraz Karayel’ dizisinin çocuk yıldızı Ata Berk Mutlu, en iyi çocuk oyuncu seçildi. Gözyaşlarına boğulan Mutlu ödülünü alırken tüm salonu ağlattı.

Altın Kelebek'i alan Ataberk Mutlu hem ağladı hem ağlattı

 

Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Cem Cücenoğlu ‘nun da rol aldığı Poyraz Karayel dizisi En iyi dizi yönetmeni ödülü ve en iyi dizi senaryo yazarı ödülüne layık görüldü.
Altın Kelebek Ödülleri’nin sahipleri:

En iyi kadın oyuncu: SERENAY SARIKAYA (MEDCEZİR)

En iyi erkek oyuncu:  ÇAĞATAY ULUSOY (MEDCEZİR)

En iyi kadın sunucu: ÖYKÜ SERTER (İŞTE BENİM STİLİM)

En iyi erkek sunucu: İLKER AYRIK (BEN BİLMEM EŞİM BİLİR)

En iyi dizi: GÜNEŞİN KIZLARI

En yakışan çift: ELÇİN SANGU VE BARIŞ ARDUÇ

En iyi çocuk oyuncu: ATABERK MUTLU

En iyi komedi dizisi: GÜLDÜR GÜLDÜR

En iyi kadın komedi oyuncusu: ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ (AŞK YENİDEN)

En iyi erkek komedi oyuncusu : AHMET KURAL – MURAT CEMCİR (KARDEŞ PAYI)

En iyi dizi yönetmeni ödülü : ALİ BİLGİN (MEDCEZİR) + ÇAĞRI VİLA LOSTUVALI (POYRAZ KARAYEL)

Jüri özel onur ödülü 1 : BEYAZIT ÖZTÜRK (BEYAZ SHOW)

Jüri özel onur ödülü 2 : KURTLAR VADİSİ PUSU

Panten yıldızları parlayanlar ödülü: BENSU SORAL – NİLAY DENİZ – HANDE ERÇEL 

En iyi proje ödülü : KAYAHAN EN İYİLER (İPEK AÇAR SAMSUN DEMİR-MURAT YILDIRIM)

En iyi magazin programı ödülü : PAZAR SÜRPRİZİ

En iyi türk pop müzik kadın solist ödülü : SILA 

En iyi türk pop müzik erkek solist ödülü : MUSTAFA CECELİ 

En iyi fantezi müzik kadın solist ödülü :  EBRU GÜNDEŞ 

En iyi fantezi müzik erkek solist ödülü : HAKAN ALTUN 

En iyi dizi senaryo yazarı ödülü :  ERSOY GÜLER (AŞK YENİDEN) + ETHEM GÜLER (POYRAZ KARAYEL) 

En iyi kadın haber sunucusu : NAZLI ÇELİK

En iyi erkek haber sunucusu : FATİH PORTAKAL 

En iyi dizi müziği : TOYGAR IŞIKLI (MEDCEZİR) 

En iyi klip ödülü: METİN AROLAT – GÜLŞEN (BANGIR BANGIR) 

En iyi halk müziği kadın solist : ŞEVVAL SAM 

En iyi halk müziği erkek solist : VOLKAN KONAK 

Yılın şarkısı ödülü : BANGIR BANGIR (GÜLŞEN – OZAN ÇOLAKOĞLU)

En iyi çıkış yapan solist : EDİS – İDO – İLYAS YALÇINTAŞ – SİMGE SAĞIN

En iyi müzik grubu ödülü : MODEL

En iyi yarışma ödülü : SURVİVOR ALL STAR (ACUN ILICALI)

En iyi spor programı ödülü: YÜZDE YÜZ FUTBOL

 

RAGTIME

1800’lerin sonunda Ragtime New Orleans’ta çok popülerdi.1870 dolaylarında ortaya çıkan ilk caz parçalarına Ragtime deniliyordu. Ragtime New Orleans stili caz müziğindeki ilk stil olarak niteledirildi. Ragtime’ın ortaya çıktığı yer ise Missouri eyaletindeki Sedaila idi.Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan Banjo müziğinden alınmış ritimlerin bir arada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle Ragtime ilk olarak 1890’larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir.

  • Ragtime Stili Müziksel Yapısı

“Ragtime”lar, “serbest doğaçlama” ürünü eserlerdir. Ragtime’ın ana karakter özelliği senkoplu ya da “düzensiz” [ragged] ritmidir. Parçayı, ritmik bir şekilde ayrı ayrı ve birçok sesin meydana getirdiği ses dizisi takip eder. 19. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan bir “tür” ya da “ön biçim” olan “Ragtime”, sert vurgulu ritmik yapısı ve folklorik melodileriyle bir piyano müziği olarak Amerika’daki siyahlar tarafından uygulanmıştır. “Ragtime”, genellikle 2 zamanlı ölçü birimlerinde, orta tempoda ve “Avrupa Müziği’nin “March” (Marş, yürüyüş) karakterine yakınlık gösteren özellikler taşımaktadır. Ragtime başlangıcı, siyahilerin, çeşitli törenlerde söyledikleri eski şarkılardır. Ragtime’ da, da, o zamanlar önemli olan Chopin ve Lizst’ den marş ve polkalara kadar her şey vardır, ancak bütün bunlar ritmik bir yorum ve zencilerin dinamik icra tarzıyla bütünleşmiştir.

  • Ragtime Bestecileri

Ragtime’ın en önemli sanatçıları Jelly Roll Morton, James Scott, Ernest Hogan ve  ”Beyaz Derili ”Joseph Lamb Scott Joplin’dir(1868-1917).Scott Joplin 600’den fazla ”Ragtime” bestelemiştir. Scott Joplin’in en önemli besteleri arasında Maple Leaf ve The Entertainer sayılabilir. Ragtime için ‘’zenciler tarafından çalınan beyaz müziğidir’’ denilir.

  • Ragtime Caz Stili Midir? Ragtime Son Dönemleri

Ragtime terimi sadece piyano için yazılan bir müzik olmanın dışında müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Örneğin, 1890-1920 yılları arasında New Orleans’ta Ragtime piyanistlerinin yanı sıra Ragtime orkestraları, Ragtime şarkıcıları ve Banjo ile Ragtime yapan müzisyenler vardı. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini Ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar Ragtime’ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, Ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın Swing duygusundan oldukça uzaktır.

Ragtime’ın bununla beraber cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır.Joplin’in kendi döneminde mekanik piyanoya kaydettiği bir “Ragtime”ını, yaklaşık 50 yıl sonra Amerikalı caz eleştirmeni R. Blesh plağa aktararak bu örneği günümüze taşımıştır.1917’den sonra gözden düşmekle birlikte sonraki on yıllarda çeşitli defalar yeniden canlanan Ragtime Erik Satie, Claude Debussy ve Igor Stravinsky gibi klasik müzik bestecilerini etkiledi.

 

 

Resim 1:  1910 Yılına Ait Bir Caz Orkestrası

 

Aslı Gürbüz ‘ün hazırladığı makaleyi indirmek için buraya tıklayınız.

 

İstanbul Eminönü’ndeki 537 yıllık tarihi Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camii’nin son cemaat mahfili ile iç kısımdaki pencerelerin tamamı PVC ile kaplanmış.

pvc camii

İstanbul Eminönü’ndeki Mercan’da bulunan Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camii, adeta pimapenlerle donatılmış durumda. Sadrazam İbrahim Paşa’nın 1478’te inşa ettirdiği tarihi caminin son cemaat mahfili olarak bilinen kısmı ile iç kısımdaki pencerelerin tamamı pimapen (PVC) ile kaplanması tepkilere yol açtı. Pimapen kaplamaların kim tarafından, ne zaman yaptırıldığı ise bilinmiyor. Yapının 1980’li yılların sonunda onarılmaya başlandığını belirten Mimar Dr. Sinan Genim, ahşap tavan, minber ve mihrabı yeniden yapılan tarihi caminin 1993’te yeniden ibadete açıldığını söylüyor.

Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberine göre, dış cephenin yanı sıra caminin iç kısmında bulunan tarihi çinilerin üzerine monte edilen elektrik tesisatı da yaşanan ihmali gözler önüne seriyor.

İstanbul Anıtlar Kurulu eski Başkanı Prof. Dr. Mete Tapan, yapılan uygulamanın Koruma Yüksek Kurul kararlarına aykırı olduğunu belirterek, “Çandarlızade Atik Paşa Camisi 1478 yılında Atik İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. Maalesef, 15. yüzyıla ait bu camide PVC (Polivinil klorür) malzemeyle yapılan doğramalara yer verilmiş. Ayrıca Koruma Yüksek Kurul ve ilke kararlarına rağmen caminin son cemaat mahfili de kapatılmış ve tüm konstrüksiyon burada da PVC profillerinden oluşturulmuş. Rüzgar ve soğuğu önleme, daha fazla kapalı alan yaratma amacıyla yapılan bu türlü revakların kapatılması caminin orijinal estetiğini bozmaktadır. Dünyada benzer müdahalelerde çok daha titizlilikle davranılmakta” diyor.

Yazan: Erman ERTUGRUL

Kaynak : arkeofili.com

Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması başladı. Yarışmacılar, Kurmaca Kısa Film kategorisinin yanı sıra Belgesel filmleriyle de 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.
Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı illerinde faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması’na başvurular başladı. “Serhat illerindeki sosyal ve kültürel yaşamı çocukların gözüyle anlamaya çalışmak” temasıyla düzenlenen yarışma, bölge illerinde yaşayan çocukların yaşama dair düşleri, sahip oldukları olanaklar ve düşlerine yürürken karşılaştıkları engellere dikkat çekmeyi hedefliyor. Kurmaca kısa filmlerde 15 dakikalık süre sınırlaması bulunurken belgesellerde süre serbest bırakıldı.

serka 4. yarışma
Kurmaca Film ve Belgesellerin Ajansın faaliyet yürüttüğü Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerinde çekilme şartı bulunuyor. Yarışmacılar bu dört ilden birinde çekecekleri kurmaca filmler ve belgesellerle 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecekler. Toplam 30 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmada, her iki kategoride birincilere 6.000 TL, ikincilere 4.500 TL ve üçüncülere de 3.000 TL ödül verilecek. Jürinin uygun görmesi durumunda kurmaca dalında 1, belgesel dalında da 1 olmak üzere toplam 2 filme de özendirme ödülü verilecek. Yarışmacılar her iki dala birden başvuruda bulunamayacak. Yarışmacılar kurmaca film veya belgesel dalından birinde en fazla iki filmle yarışmaya katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihinin 7 Aralık 2015 olduğu bildirildi.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Perdeler 'Barış'a Açılacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 7 Ekim’de başlayacak yeni sezonda barış temalı oyunlarıyla seyircilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, önceki gün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla 2015-16 sezonunun repertuvarını açıkladı. Toplantıya İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen, Şehir Tiyatroları Müdürü Salih Efiloğlu, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Hakan Arlı, Yiğit Sertdemir; Şehir Tiyatroları Sahne Yöneticisi Ozan Gözel, Şehir Tiyatroları Başdramaturgu Arzu Işıtman’ın yanı sıra Şehir Tiyatroları’nda bu sezon oyun sahneleyecek olan Zeliha Berksoy, Mehmet Birkiye gibi konuk yönetmenler ve Şehir Tiyatrosu oyuncuları katıldı.

‘BU SEZON DAHA İYİ’

Erhan Yazıcıoğlu, geçtiğimiz sezona oranla daha iyi bir repertuvarla seyircinin karşısına çıkacaklarını belirterek, “Bu yıl, repertuvarda barış temasını öne çıkaran oyunlarla 7 Ekim’de sahnelerimizi açacağız. Tüm dünyanın ihtiyacı olan barışa hizmet etmek, 101 yıllık bir kurum olarak bize onur verecektir. Şu ana kadar saptanan ve sezon boyunca aralarına yenilerinin ekleneceği savaşı sorgulayan bu oyunlara örnek olarak; Arthur Miller’ın ‘Bütün Oğullarım’, ‘Sonsuz Öykü’ (Leningrad Kuşatması), ‘İki Arada Bir Yerde’ ve ‘Kuvayi Milliye Destanı’nı sayabiliriz” dedi. Şehir Tiyatroları’nın bu sezon konuk rejisörleri, Zeliha Berksoy “Üç Kuruşluk Opera”yı, Mehmet Birkiye “Cyrano de Bergerac”ı ve Serdar Biliş ise “On İkinci Gece”yi sahneleyecek. Bu oyunların yanı sıra Şehir Tiyatroları sanatçılarından Orhan Alkaya “Ayaktakımı Arasında”yı, Arif Akkaya “Sonsuz Öykü”yü, Hakan Yavaş “Kuvayi Milliye”yi, Emre Koyuncuoğlu “Devekuşlu Kabare”yi, Kemal Kocatürk “Fehim Paşa Konağı”nı, Erhan Yazıcıoğlu “Reis Bey”i, Ali Gökmen Altuğ “Oyunun Oyunu”nu ve Ragıp Yavuz “Radyonun İçindekiler”i sahneye taşıyacak.

Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin adının değiştiği açıkladı. Bundan sonra “Ödülün adı altın portakal ama film festivalinin adı da ‘Antalya Uluslararası Film Festivali’ olarak bundan sonra devam ettirilecektir. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ödülün adıyla anılan film festivali yok” dedi. 

altın portakal1

Ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde nihayet yarışma başvuruları başladı. İsmindeki ‘Altın Portakal’ı atarak yoluna devam etme kararı alan festivalde başka önemli değişiklikler de var. Belgesel ve kısa film yarışmaları kaldırıldı, ulusal yarışma ikinci lige düşürüldü ve en iyi film ödülü tutarı 350 bin liradan 100 bin liraya indirildi. Festivallerin en büyük sorunu haline gelen ‘eser işletme belgesi’ şartının yarışma yönetmeliklerinde yer almaması ise şaşkınlık yarattı.

Antalya Film Festivali’nde çok ciddi değişiklikler oluyor. Antalya’da yapılacak G20 zirvesi gerekçe gösterilerek ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelen ve adındaki ‘Altın Portakal’ı atıp yoluna Uluslararası Antalya Film Festivali olarak devam etme kararı alan festivalin yarışma yönetmelikleri dün açıklandı. Böylece festivaldeki önemli değişimler de netleşmiş oldu. İlk bakışta dikkatimizi çekenleri sıralayalım…

ULUSAL YARIŞMA İKİNCİ LİGE DÜŞTÜ
Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek Altın Portakal’ın en güçlü yanı kuşkusuz ulusal yarışmasıydı. Fakat ‘ulusal yarışma’ ikinci lige düşürüldü. En iyi filme verilen para ödülü 350 bin liradan 50 bin lirası ‘dağıtım’ şartına bağlı olmak üzere 100 bin liraya indirildi. En iyi ilk film, yönetmen, senaryo, müzik gibi kategorilerdeki para ödülleri de kaldırıldı. Eskiden en iyi ilk filme 125 bin, yönetmene 75 bin, diğer kategorilere ise 30 bin lira para ödülü veriliyordu. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

ULUSLARARASI YARIŞMA NE KADAR İLGİ GÖRÜR?
‘Birinci lig’ olarak nitelendirebileceğimiz ‘uluslararası yarışma’ya Türk filmleri de alınacak ama yarışmada kaç adet yerli yapım olacak belli değil. Uluslararası yarışmanın tek para ödülü en iyi filme verilecek 50 bin euro. Diğer ödüllerin parasal karşılığı yok. Belli ki festival uluslararası arenada adından söz ettirmek istiyor, umarız ettirir ayrı konu ama diyelim yabancı bir filmin mesela şahane bir Polonya filminin kazandığı Altın Portakal bir süre sonra Türkiye ’de ne kadar ilgi çeker bekleyip göreceğiz. Son başvuru tarihi 19 Ekim Pazartesi.

BELGESEL YARIŞMASI KALDIRILDI
Geçen yıl Gezi belgeseli ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ nedeniyle büyük sansür krizi yaşayan festivalde belgesel yarışması bu yıl yok, dolayısıyla bu yarışmada verilen para ödülleri de… Belgeselcilerin gönlünü hoş tutmak içinse ‘ulusal yarışma’ yönetmeliğine ‘belgesel, animasyon ve deneysel filmler de katılabilir’ maddesi konuldu. Belki yönetmelikte böyle bir madde yoktu ama daha önce ‘İki Dil Bir Bavul’ (en iyi ilk film ödülünü kazanmıştı) gibi belgeseller Altın Portakal’ın ulusal yarışmasında yer almıştı.

KISA FİLM YARIŞMASI GİTTİ ‘SEÇKİ’Sİ GELDİ!
Festivalin para ödüllü kısa film yarışması da bu yıl yok. Yerine ‘kısa film seçkisi’ geldi. Bu bölümde profesyonel jüri olmayacak, sadece seyirci ödülü verilecek ama parasal karşılığı olmayacak.

ANTALYA FİLM FORUM’A DEVAM
Geçen yıl başlayan ve katılan sinemacıların hayli memnun kaldığı Antalya Film Forum, Zeynep Özbatur Atakan yönetiminde devam ediyor. Ödülleri de geçen yılla aynı… Work In Progress Ödülü: 100.000 TL, Kurmaca Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL, Belgesel Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

BAŞVURUSU İKİ HAFTA SONRA BİTECEK ANTALYA’DA GEÇEN SENARYO YARIŞMASI!
Bu yılın sevindirici yeniliği ise en az üçte birlik bölümü Antalya’da çekilecek projelere velirecek 100 bin TL ödüllü Antalya Film Festivali Destek Fonu Ödülü. Fakat son başvuru tarihi 12 Ekim olarak belirlendi. Yani içinde Antalya sahneleri geçecek bir senaryo yazmanız için sadece iki haftanız var! Adrese teslim bir yarışma düzenlendiyse o ayrı tabi…

‘ESER İŞLETME BELGESİ’ İSTENMİYOR MU?
Asıl şaşırtıcı olansa yönetmeliklerde Kültür Bakanlığı’ndan alınacak ‘eser işletme belgesi’ şartının yer almaması… Belki unutulmuş belki de zaten yasal zorunluluk olduğu için yönetmeliğe yazma gereği duyulmamış. PKK ’yi anlatan ‘Bakur’ belgeseli nedeniyle İstanbul ve Ankara Film Festivali’nde büyük krize yaşanmış, sinemacıların tepkisi sonucu iki festivalin de yarışmaları iptal edilmişti.

ÖDÜL AYRIMCILIĞI
Festivalin belki de en tuhaf yeniliği ödül ayrımcılığı! Zira ulusal yarışmada en iyi ilk film, yardımcı erkek/kadın oyuncu, kurgu gibi kategorilerdeki ödüller kapanıştan bir gece önce düzenlenecek ayrı bir töreninde en iyi film, yönetmen, erkek/kadın oyuncu gibi kategoriler ise kapanıştaki ödül töreninde sahiplerine verilecek.

GEÇEN YILKİ FESTİVAL KOMİTESİ NEREDE?
Direktörlüğünü Elif Dağdeviren’in üstlendiği Antalya Film Festivali’nin geçen yılki ‘festival komitesi’ ise dağıldı. Komitedeki isimlerden İstanbul Film Festivali’nin eski direktörü Hülya Uçansu ayrılırken Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu FIPRESCI’nın başkanlığını Alin Taşçıyan festivalin uluslararası basın danışmanı, deneyimli yapımcı Zeynep Özbatur Atakan ise Antalya Film Forum’un direktörü olarak görevlerini sürdürüyor.

Anladığımız Türkiye’nin en eski film festivali çok ciddi bir dönemeçte. Umarız yanlış yola girmez. Yoksa yazık olur 52 yıllık geçmişe… Hep olduğu gibi sonra her şey sil baştan!

Festivalle ilgili bilgi için: www.antalyaff.com 

Haber: ERKAN AKTUĞ

 Kaynak : Radikal.com.tr 

43 bin yıllık Neandertal Flütü

Dünyanın en eski müzik aleti, Neandertal Flütünü dinlemez misiniz? 43 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bu müzik aleti ile, atalarımızın sanatçı ruhlu olduğu anlaşılıyor.

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular. Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

neandertal-fülütü

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

bone-fl

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir.Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik (ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

neandertal-fülütü-2

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Neandertal-flütü

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: Press Haber

muzik-ogretmeniHem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist ve sömürgeci kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Size yazık! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2015-2016 eğitim dönemi için Nar Sanatlar için; yeni (kullanılmamış veya az kullanılmış ya da en azından az yıpratılmış) sanat ile ilgili dallarda öğretmenler/eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve anlayanlar başvursun.

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat bu sıra irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (Bu çok önemli öyle demeyin. Söylerken insanın ağzında kalabalık oluyor, deneyin valla bak! “binaenaleyh” istiyoruz!) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün)

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin?Olur olur tabü!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz.

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN 
Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa.(Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gemez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek seyahat engeli falan olmasın hem havası var dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI –Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz, bakkala falan gönderiyoruz. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee!

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  [email protected]