giuseppe

giuseppe konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. giuseppe konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. giuseppe konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri giuseppe konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

maniyerizm-nedir

Maniyerizm Nedir?

Diğer adı üslupçuluk olan maniyerizm, 1520 ile 1580 yılları arasında Avrupa’da belirmiş sanat üslubunun adıdır. Rönesans’a karşı hareket olarak ortaya çıkmıştır. Rönesans’ın estetik algısına tepki niteliğindedir. Rönesans’ın getirdiği geleneksel üslubu yadırgayan ve sonraki akımların da ortaya çıkışını hızlandıran Maniyerizm, İtalyanca’da “tarz” ve “üslup” anlamına gelen “maniera” sözcüğünden türemiştir. Osmanlıcada, “tasannuculuk” kelimesi ile tanımlanan bu akım, “yapmacıklı üslup” manasına da gelir.

Maniyerizm sözcüğünün ilk kullananlar, dönemin Alman sanat tarihi uzmanlarıdır. Rönesans dönemi ile Barok dönem arasındaki sanatçıların eserlerini tanımlamak için kullanılmıştır. Bu nedenle, bu akım bir geçiş akımı olarak da görülür.

Maniyerizm, klasik kuralları ve klasik öğeleri yerle bir etmiş olmasına rağmen klasik bir üslup olarak kabul edilir. İlk dönemleri geçiş dönemi olmasının da verdiği karmaşa nedeniyle, Rönesans’ın son döneminden zor ayırt edilir. Ancak, sonraki dönemlerindeki biçim keskin farkları, bu dönemi hem Rönesans’tan, hem Barok döneminden hem de sanat tarihinin belli başlı pek çok akımından kolayca ayrılmasını sağlar.

Maniyerizmin Özellikleri Nelerdir?

Maniyerizmde, ideal ve klasik olanın yerine deformasyona uğramış figürler, abartılı ve orantısız insan formları vardır. Rönesans’ın ölçülü, uyumlu ve oranlı figürleri artık yoktur, onun yerine abartılı, havada uçuyor hissi veren, bozuk, orantısız ve biçimsiz figürler görülür. Örneğin, maniyerizm akımı dahilinde yapılmış resim ve heykel eserlerinde baş, vücuda göre daha ufak olur, boyun kol ve eller ise daha uzundur. Tüm bu değişiklikler, bilinçli olarak yapılır. Bozulma, yeniyi, olağandışını aramak için bilinçli olarak yapılmış bir müdahaledir.

Uyumsuz öğelerle bezenmiş, devinim halindeki maniyerist resimlerde, anlatılanın açık bir şekilde anlaşılması zordur. Bu özgün stil, sanatsal nitelik arayışındadır ve bu nedenle resmin tüm öğeleri birbirine karışır.

Maniyeristler, içinde bulundukları devrin kendileri üzerindeki etkisini eserlerine yansıtır. Eserlerinde, yaşanan huzursuzluk ve karamsarlık net olarak hissedilir. Rönesans döneminin parlak ve canlı renklerinin yerini, ışık ve renk oyunlarıyla süslenmiş soğuk ve mat renkler alır. Genellikle tek bir eserde, Rönesans’taki tekil manzara görüntülerinin aksine, birden fazla mekan kullanılır. Bu mekanlara, irrasyonel kompozisyonlar, teatral ışıklar, arasında bir bağ bulunamayan renk ve konular eşlik eder.

Maniyerist eserler, farklı zevklerden, ikilemlerden, yapmacıklıktan, kimi zaman aşırılık ve gariplikten ilham alır.

Eskinin kalıplarından sıyrılma, kişisel yorumlar, çok serbest ve çok özgün duruşlar, yenilik arayışı ve “bilinçli bozulma” bu tarzın en mühim özelliklerindendir. Bu durum, başta anlaşılmamış, dönemin sanatçıları işinin ehli olmayan, sanatı beceremeyen, yalnızca taklit eden ve bu konuda başarısız olmuş insanlar olarak kabul edilirler. Stillerini bilinçli olarak geliştirdikleri, Rönesans’ın kusursuz insan anatomisini ve denge kurallarını özellikle deforme ettikleri çok sonra anlaşılır.

Tüm bu özelliklerle, maniyerizm, kuralların ötesine geçmiş ve dolayısıyla resmin daha da bireyselleşmesini sağlamış bir akım olarak kabul edilir. Maniyerizm, klasik güzellik anlayışına da bir başkaldırı niteliği taşır.

Maniyerist Sanatçılar

Döneminin toplumsal sorunları içinde sıkışmış ve bıkmış hisseden genç sanatçıları bir kriz dönemine girerler. Onlara göre, başarılacak her şey başarılmış ve yapılacak her şey çoktan yapılmıştır. Sanatlarında çözülmesi gereken bir problem bulamazlar, tüm teknik sorunları çoktan aşmışlardır ve anatomi, ışık, renk gibi konularda artık ulaşılacak daha mükemmel bir nokta kalmadığını düşünürler. Bu nedenle, yeni yaklaşımlar arayışın girerler. Maniyerizmi, bu akımın nitelikleri sayesinde doğanın taklitçiliğinden uzaklaşabildiklerini gördükleri için benimserler. Klasik kalıp ve üslupları deforme ederek yıkarlar ve çok önemli bir sanatsal değişim başlatırlar. Bu değişimin ilk adımları, İtalya’nın Floransa ve Roma kentlerinde atılır.

İtalya’da başlayan ve kısa sürede Kuzey Avrupa’ya sıçrayan akım, 17. yüzyılda Fransa’da da yayılmaya başlar.

Michelangelo Bounarotti, Maniyerizm’in öncüsü olarak görülür ve halen bu akımın en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Bounarotti’nin Vatikan’daki Sistine Şapeli’nde bulunan mahşer freskleri, maniyerizmin belirleyicisi olarak görülür. Maniyerist tarzın tasarım/hekel alanındaki ilk örneklerinden biri de, Floransa’da bulunan Lorenzo Kütüphanesi’nin merdivenleridir. Michealangelo tarafından yapılan merdivenler, Rönesans döneminin klasik yumuşak hatlı mimarisinden farklıdır.

Bu akımın diğer önemli sanatçıları arasında Tintoretto ve El Greco da bulunur. El Greco’nun meşhur eserleri, Orgaz Kontunun Gömülmesi Töreni, Mısır’a Kaçış, Meryem’in Göğe Yükselişi ve Kralların Tapınması’nda maniyerizmin özellikleri net olarak fark edilir.

Bilinen diğer Maniyerist sanatçıların listesi şöyledir:

  • Jacopo de Pontormo
  • Rosso Fiorentino
  • Agnolo Bronzino
  • Alessandro Allori
  • Benvenuto Cellini
  • Joachim Wtewael
  • Giuseppe Arcimboldo

Maniyerizmin, dönemin edebiyat, müzik ve tiyatro eserlerini de etkilediği düşünülür.

pavarotti-istanbul

İzleyiciyi büyülü bir serüvene çıkaran ve müziğin farklı türlerini sentezleyen müzikal tiyatro şovu Belcanto The Luciano Pavarotti Heritage, 17-18 Aralık 2016 tarihlerinde Volkswagen Arena’da sanatseverlerle buluşacak

Pavarotti

Son yüzyılın en ünlü tenoru Luciano Pavarotti’nin mirasına saygı niteliğindeki müzikalde, 12 şarkıcı, yedi müzisyen ve yedi dansçı sahne alacak. Ünlü gösterilere imza atan Franco Dragone’nun küratörlüğünü üstlendiği müzikal şovda, “Rönesans’tan Barok’a Belcanto”, “18. yüzyıldan İtalyan ve Avrupa güldürücü operası”, “Giuseppe Verdi”, “Giacomo Puccini”, “Napoliten şarkısı” ve “Dünyadan Belcanto” olmak üzere altı ana tema sahnelenecek.

Büyük bestekarların opera repertuarları, pop, rock, Anglo-Amerikan müzikalleri ve Avusturya-Fransız operetleri ile Belcanto the Luciano Pavarotti Heritage, sanatseverlere müzikal bir şovun yanı sıra görsel olarak da bir şölen sunacak.

tarihte-bugun-ne-oldu4
22 Temmuz, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 203. (artık yıllarda 204.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 162 gün vardır.

Olaylar

  • 1456 – Belgrad Kuşatması – Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed’i yendi.
  • 1711 – Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
  • 1875 – Ekinci gazetesinin ilk sayısı basıldı.
  • 1909 – 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
  • 1919 – Erzurum Kongresi toplandı.
  • 1931 – İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM’de kabul edildi.
  • 1933 – Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
  • 1946 – Kudüs’te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
  • 1946 – DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
  • 1948 – 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
  • 1953 – TCDD işletmesi kanunu kabul edildi.
  • 1961 – Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye’ye iltica etti. Gelenler Hakkari’nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
  • 1964 – Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
  • 1967 – Adapazarı ve Mudurnu’da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
  • 1974 – Kıbrıs Harekâtı: İkinci çıkartma birliği olan 39. Türk Tümeni, Kıbrıs’a çıktı ve havadan inmiş olan birliklerle birleşti. Saat 17:00’de ateşkes ilan edildi. Türk birlikleri, Lapta-Girne-Lefkoşa üçgeni içerisinde Cenevre Görüşmeleri’nin sonucunu beklemeye başladı.
  • 1980 – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) eski başkanı, Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler öldürüldü.
  • 1998 – Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu “Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi” başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu vedönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
  • 1992 – Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
  • 2002 – İsrail, Hamas’ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
  • 2002 – DSP’den istifalar, Meclis’te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem’in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
  • 2003 – Fransa’daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
  • 2003 – Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul’da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin’in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay’ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
  • 2004 – Pamukova tren kazası gerçekleşti. Sakarya’nın Pamukova ilçesi sınırlarında Ankara-İstanbul arasında hızlandırılmış tren seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu adlı tren aşırı hızdan dolayı raydan çıkmış, toplam 230 yolcudan 41 kişinin ölümüne, 89 kişinin de yaralanmasına sebep oldu.
  • 2007 – Türkiye genel seçimleri yapıldı. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi, 46,66 oy oranı ile 341 milletvekili çıkardı ve tekrar tek başına iktidar oldu.
  • 2008 – Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan’da yakalandı.

Doğumlar

  • 1784 – Friedrich Wilhelm Bessel, Alman gökbilimci, matematikçi (ö. 1846)
  • 1822 – Gregor Mendel, Avusturyalı botanikçi (ö. 1884)
  • 1887 – Gustav Ludwig Hertz, Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman fizikçi (ö. 1975)
  • 1898 – Alexander Calder, ABD’li heykeltıraş ve ressam (ö. 1976)
  • 1908 – Pablo Dorado, Uruguaylı futbolcu (ö. 1978)
  • 1923 – Mukesh, Hint şarkıcı (ö. 1976)
  • 1933 – Güngör Uras, Türk gazeteci, yazar
  • 1936 – Tom Robbins, ABD’ li yazar
  • 1939 – Terence Stamp, İngiliz sinema oyuncusu
  • 1944 – Anand Satyanand, 19. Yeni Zelanda Genel Valisi
  • 1943 – Kay Bailey Hutchinson, ABD’li siyasetçi
  • 1946 – Mireille Mathieu, Fransız şarkıcı
  • 1946 – Danny Glover, ABD’li yönetmen ve aktör
  • 1947 – Albert Brooks, ABD’li oyuncu, yazar
  • 1955 – Willem Dafoe, ABD’li oyuncu
  • 1958 – Ömer Sevinçgül, Türk yazar, düşünür
  • 1963 – Emilio Butragueño, eski İspanyol futbolcu
  • 1963 – Burak Dilmen, Türk futbol antrenörü
  • 1964 – John Leguizamo, ABD’li aktör, yapımcı ve komedyen
  • 1965 – Shawn Michaels, Amerikan profesyonel güreşçi
  • 1969 – Jason Becker, Amerikalı gitarist ve kompozitör
  • 1969 – Despina Vandi, Yunan müzisyen ve şarkıcı
  • 1973 – Ece Temelkuran, Türk gazeteci ve yazar
  • 1973 – Daniel Jones, İngiltere doğumlu, Avustralya asıllı yapımcı ve müzisyen
  • 1975 – Aslı Der, Türk yazar
  • 1976 – Birgit Öllbrunner, Alman bas gitarist
  • 1978 – A.J. Cook, Kanadalı oyuncu
  • 1979 – Anastasiya Belikova, Rus voleybolcu
  • 1980 – Dirk Kuyt, Hollandalı Futbolcu
  • 1981 – Gökçek Vederson, Brezilya asıllı Türk futbolcu
  • 1983 – Arsenie Todiraş, Moldova’li müzisyen
  • 1985 – Natalya Davydova, Ukrayna’lı halterci
  • 1988 – Sercan Temizyürek, Türk futbolcu
  • 1992 – Selena Gomez, ABD’li oyuncu ve şarkıcı

Ölümler

  • 1540 – János Zápolya, önce Erdel voyvodası, sonra Macaristan Kralı (d. 1487)
  • 1826 – Giuseppe Piazzi, İtalyan rahip, matematikçi ve astronom (d. 1746)
  • 1832 – II. Napolyon (d. 1811)
  • 1932 – Errico Malatesta, İtalyan anarşist yazar (d. 1853)
  • 1934 – John Dillinger, Amerikan gangster (d. 1903)
  • 1938 – Ernest William Brown, İngiliz gökbilimci (d. 1866)
  • 1944 – Günther Korten, Nazi Almanyası’nda asker (d. 1898)
  • 1954 – Ayaz İshaki, Tatar yazar (d. 1878)
  • 1958 – Mihail Zoşçenko, Rus yazar (d. 1895)
  • 1968 – Giovannino Guareschi, İtalyan gazeteci, karikatürist (Don Camillo karakteri) ve mizah yazarı. (d. 1908)
  • 1973 – Walter Krüger, Nazi Almanyası ve Saksonya Krallığı’nda asker (d. 1892)
  • 1979 – Sándor Kocsis, Macar futbolcu (d. 1929)
  • 1980 – Kemal Türkler, Disk’in kurucusu ve ilk genel başkanı (d. 1926)
  • 1987 – Örsan Öymen, Türk gazeteci (d. 1938)
  • 1987 – Fahrettin Kerim Gökay, eski İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı (d. 1900)
  • 1990 – Manuel Puig, Arjantinli yazar (d. 1932)
  • 1999 – Ajlan Büyükburç, Türk müzisyen (d. 1970)
  • 2000 – Claude Sautet, Fransız film yönetmeni (d. 1924)
  • 2003 – Kusay Hüseyin, Saddam Hüseyin’in oğlu (d. 1966)
  • 2003 – Uday Hüseyin, Saddam Hüseyin’in oğlu (d. 1964)
  • 2004 – Sacha Distel, Fransız şarkıcı (d. 1933)
  • 2006 – Pierre Rey, Fransız yazar (d. 1930)
  • 2007 – László Kovács, Macar asıllı ABD’li görüntü yönetmeni (d. 1933)
  • 2007 – Ulrich Mühe, Alman aktör (Başkalarının Hayatı) (d. 1953)
  • 2008 – Suna Pekuysal, Türk sinema, tiyatro ve televizyon oyuncusu (d. 1933)
  • 2008 – Estelle Getty, ABD’li aktris, sinema oyuncusu (d. 1923)
  • 2009 – Selçuk Hergül, Türk futbolcu (d. 1940)
  • 2014 – Sevda Şener, Türk tiyatro araştırmacısı ve eleştirmen (d. 1928)

Tango severler, 4-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 9. Uluslararası İstanbul Tango Festivali’nde bir araya gelecek

9.istanbul uluslararası tango festivali

2004 yılından beri her yıl düzenlenmekte olan festivale bu yıl da dünyaca ünlü bir çok sanatçı katılıyor.

Gündüz milongaları ve normal milongalarda günde toplam 13 saat dans etme imkanı olacak festivalde gündüz milongaları saat 13:30 – 18:30; gece milongaları ise 22:00 – 04:00 veya 05:00 arasında yapılacak.

Tüm danslar klasik tango seçimleri eşliğinde olacak ve elektronik tango müziği kullanılmayacak.

FESTİVAL DERSLERİ
Festivalde 4 usta sanatçı çiftten toplam 32 atölye çalışması sunulacak. Atölyeler konuları arasındaki uyuma göre gruplar (blok) altında toplanmış. Her blokta 4 ders var ve her ders ayrı sanatçı tarafından öğretilecek.
Derslere eşsiz veya eşli katılabilirsiniz. Eşli katılanlar diledikleri dersleri seçebilirler. Eşsiz katılanların bloklardan seçim yapmaları gerekiyor.

FESTİVALE KATILACAK SANATÇILAR
Sebastian Arce & Mariana Montes
Ruben Veliz & Sabrina Veliz
Bruno Tombari & Mariangeles Camaano
Mariano Otero & Alejandra Heredia
Orquesta Solo Tango
Giuseppe Clemente (Italya) – DJ 4 Tem Milonga
Marcelo Rojas (Bs.As.) – DJ 5-6-7 Tem Milonga
Armando Geday (Lübnan) – DJ 8 Tem Milonga
Olga Agapova (Rusya) – DJ 5 Tem Tango-Cafe
Mara Uzun (Romanya)- DJ 6 Tem Tango-Cafe
Olga Agapova (Rusya) – DJ 5 Tem Tango-Cafe
Mara Uzun (Romanya)- DJ 6 Tem Tango-Cafe
Ali Işıklı (Türkiye) – DJ 7 Tem Tango-Cafe
Olga Agapova (Rusya) – DJ 5 Tem Tango-Cafe
Mara Uzun (Romanya)- DJ 6 Tem Tango-Cafe
Ali Işıklı (Türkiye) – DJ 7 Tem Tango-Cafe
Ramo & GoGo – DJ 8 Tem Tango-Cafe

Derslere katılım ve festival hakkında detaylı bilgiye www.istanbultangofestival.com adresinden ulaşılabilir.

Tanıtım Videosu




Kaynak : [-]

” Nar Sanat Haber ” olarak biraz olsun merakınızı gidermek için arada bir zaman zaman aklımıza takılan veya merak edilen konuları sizlerin yerine araştırıp sizlerle paylaşmaya çalışacağız. Eğer sizlerde ilginç olduğunu düşündüğünüz bilgilere sahipseniz lütfen bize mail atınız adınızla beraber paylaşalım. Bilgi için : info@narsanat.com

Keman benzeri enstrümanların kökeni Orta Asya göçebe atlı kültürlerine dayanmaktadır.  Eğer bir örnek verecek olursak Kazak Kopuzu iyi bir örnek olabilir. Benzeri enstrümanların pek çoğunda atların kuyruk kılı kullanılmaktadır. Orta Asya bozkırlarından ipek yolu aracılığıyla Çin, Hindistan ve Orta Doğu’ya yayılmıştır. Hatta arkeolojik kazılarda Semerlere ait Lir örnekleri de bulunmuştur.

kazak yaylı kopuzu

Sümerde Kullanılan Antik Lir

Bizans Liri

Bizans’ta bundan esinlenerek Lir adı altında ilkel bir keman geliştirilmiştir. Günümüz kemanına en yakın olan keman ise 14. Y.Y.da Kuzey İtalya’da ortaya çıkmış ve oradan Avrupa’ya yayılmıştır. keman yapımcılarının Rebec, Rönesans de Fer tarafından Ortaçağ’da İtalya’da Lira da Braci, Fransa’da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman’ın atası sayılır. Lavignac, Keman’ın Türklerin Kemençesi guz ‘dan (Oğuz Kemençesinden) alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab’ından geliştirildiği öne sürülmüştür. 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo Amati, Paolo Maggini, Giuseppe Guarneru, Antonio Stradivarius Keman’a son şeklini vermişlerdir. Keman asıl biçimi korumakla birlikte 19. yüzyılda , bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir.

Yukarıda okuduğunuz gibi aslında çokta yabancı değiliz Kemana…

Keman dersleri alabileceğiniz Bakırköy’de elbette pek çok yer var! Ve ne yazık ki bunların pek çoğu yasadışı ve kaçak eğitim vermektedir. Buna bir anlamda “ Merdiven altı eğitim “diyebiliriz. Ama biliyorsunuz ki; yanlış alınmış bir enstrüman eğitimini düzeltmek yeni bir enstrüman öğrenmekten çok daha zordur. Bundan dolayı Bakırköy ve çevre ilçelerde bulunan yasadışı ve kaçak eğitime prim vermeyin. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, sertifika vermeye yetkili yerlerde siz ve çocuklarınıza keman eğitimi aldırın. M.E.B. Yönetmelik ve denetimlerini yerine getiren yasal yerlerin içersinde elbette Nar Sanat ’dan da tüm Milli Eğitime Bağlı yerlerde olduğu gibi  her eğitim dönemi sonunda M.E.B. Onaylı sertifikanızı bir sınav ardından alabileceksiniz.

Nar Sanat ’a gelin ve Gülen Yüzümüz ve misafir perverliğimize tanık olun. Kahvemizi, çayımızı için kendinizi evinizde gibi güvende ve huzurlu hissedeceğiniz M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Sanata gönül vermiş insanların Kurduğu Nar Sanat Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği Kuruluşudur.