garanti

garanti konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. garanti konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. garanti konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri garanti konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Yeni sezonda da dopdolu ve dinamik bir program hazırlayan Garanti Caz Yeşili, cazseverlere benzersiz bir müzik ziyafeti sunmaya devam ediyor. Ekim ve Kasım ayları boyunca yetenekli müzisyenlerin sahne alacağı konserler, Nardis Jazz Club, Babylon ve Zorlu PSM’de tüm coşkusuyla sürüyor. Dünyanın farklı bölgelerinden gelen ve farklı tarzları harmanlayan caz seçkisi, sonbahar-kış sezonu boyunca eşsiz tınılar ve renkli sahne performanslarıyla içimizi ısıtmaya hazırlanıyor.

Sevilen dizi “True Detective”in müziklerinin yaratıcısı Lera Lynn, Zorlu PSM sahnesinde

23 – 24 Ekim tarihlerinde Nardis Jazz Club’da sahne almaya hazırlanan Brezilyalı bas virtüözü Michael Pipoquinha’nın ardından, 8 Kasım Perşembe “Ought” ve 9 Kasım Cuma “Submotion Orchestra” Babylon’da cazseverlerle buluşacak. 17 Kasım Cuma günü ise “Joan Osborne Sings the Songs of Bob Dylan”, Zorlu PSM’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kült televizyon serisi “True Detective”in müziklerinin arkasındaki dâhiyane isim, çağdaş Amerikan folk sahnesinin yükselen yıldızı Lera Lynn de Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında 22 Kasım’da yine Zorlu PSM’de sahne alacak.

Michael Pipoquinha

23 Ekim Salı – 24 Ekim Çarşamba

Nardis Jazz Club

Henüz 22 yaşında olan genç bas virtüözü Michael Pipoquinha, Youtube’da yayınladığı videolar ile yeteneklerini dünyaya tanıttı. Brezilya Fortaleza Bas Festivali, Guaramiranga Caz ve Blues Festivali ve Rio das Ostras Festivali gibi enstrümantal müzik alanında önemli etkinliklerde sahne aldı. İlk albümü olan Cearencinho, 2014 yılında yayınlandı. Etkinlik Saati: 22:00

Ought

8 Kasım Perşembe / Babylon

Dörtlü, 2012 yılında kendi kaydettikleri EP “New Calm”ın ardından 2014 yılında çıkış albümleri “More Than Any Other Day”i yayınladı. Başarılı çıkışları, 2015 yılında raflarda yerini bulan ikinci albümleri “Sun Coming Down” ile devam etti. Ekip, vibrafon, kendine özgü gitar tınıları, drum machine’ler ve 70 kişilik bir koro ile sahip olduğu güçlü post-punk sound’unu genişletmeyi başardı.Garanti kredi kartı sahipleri konsere %20 indirimli bilet satın alabilirler. Etkinlik Saati: 21:30

Submotion Orchestra

9 Kasım Cuma / Babylon

2010’da yayınladıkları çıkış albümleri “Finest Hour” ile electronica, jazz, soul ve downtempo’yu harmanlayarak kendilerine özgü bir sound yakalayan Submotion Orchestra, kısa sürede kitlelere ulaşmayı başardı. 2012’den beri Glastonbury, Bestival, London Jazz Festival, The Big Chill gibi Avrupa’nın önemli festivallerinde yer alarak isimlerini duyurdular. Bu sene yayınlanan 5. albümleri Kites grubun kişisel hikayelerinden ilham alarak yakaladıkları 10 adet polaroid fotoğrafın etrafında kurulan 10 şarkıdan oluşuyor. Garanti kredi kartı sahipleri konsere %20 indirimli bilet satın alabilirler. Etkinlik Saati: 22:30

Joan Osborne Sings the Songs of Bob Dylan

Saygın, tutkulu bir performans sanatçısı ve duygusal bir söz yazarı olan Joan Osborne, kendi jenerasyonunun en saygın seslerinden biri olmayı başardı. Yedi Grammy müzik ödülü adaylığı bulunan, dünya çapında milyonlarca albümü satılan Osborne, son projesi “Songs of Bob Dylan” ile dünya turnesine çıkmaya hazırlanıyor. Songs of Bob Dylan albümüyle vokal dehasını tüm saflığıyla ortaya koyan Osborne, Bob Dylan’ın sevilen şarkılarına feminist bir yorum katarak yeni tatlar yaratıyor. Garanti kredi kartı sahipleri konsere %20 indirimli bilet satın alabilirler. Etkinlik Saati: 20:30

Lera Lynn

22 Kasım Perşembe / Zorlu PSM

2011’de çıkardığı ilk albümü “Have You Met Lera Lynn?” ile çağdaş müzik sahnesinin aktif oyuncularından biri haline gelen Lera Lynn, büyüleyici sesi ile şarkıcı-söz yazarları arasında sağlam bir yer edindi. İlk albümüyle adını duyuran Lynn’in ikinci albümü “The Avenues” ile HBO draması True Detective’in yapımcılarından T-Bone Burnett’ın dikkatini çeken Lynn, kısa sürede dizinin müziklerini bestelemeye başladı. Garanti kredi kartı sahipleri konsere %20 indirimli bilet satın alabilirler. Etkinlik Saati: 20:30

Pencere”de Haluk Bilginer ve Esra Bezen Bilgin yıllar önce yasak aşk yaşayan Tom ve Kyra rolünde. Oyunda Haluk Bilginer restoran zinciri sahibi Tom, Esra Bezen Bilgin ise idealist bir öğretmen olan Kyra rolünde. Orijinal adı “Skylight” olan İngiliz yazar David Hare’nin kaleme aldığı oyunu Bilginer dilimize çevirdi, Birkan Uz yönetti.

Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın 1999’da Kadıköy – Moda’da kurduğu Oyun Atölyesi, iyi oyun izleme garantisiyle tanınır. “Nehir”, “Dolu Düşün Boş Konuş”, “Kim Korkar Hain Kurttan” gibi oyunlar aklıma gelen muazzam işlerden birkaçı. “Bir oyun izledim hayatım değişti” cümlesini şimdi değiştiriyor ve “Bir oyuncu izledim dengem değişti”ye dönüştürüyorum.

Oyunun ismi “Pencere”, oyuncunun ismi Haluk Bilginer. Oyunla başlayayım. Orijinal adı “Skylight” olan İngiliz yazar David Hare’nin kaleme aldığı Bilginer’in Türkçe’ye çevirdiği, Birkan Uz’un yönettiği oyun önce dekoruyla içine çekiyor seyirciyi. O dekor Esra Bezen Bilgin’in hayat verdiği idealist öğretmen Kyra’nın evini yansıtıyor perdeye.

Kyra, üniversite yıllarında zengin bir restorancı olan Tom’un mekanında iş bulmuş, zaman içince Tom’a, Tom’un karısına ve çocuğuna yakınlaşmış güzel bir kadın. Kadın güzel, adam zengin olunca aşk da oluyor haliyle. Ancak oyunun tadını kaçırmamak için burada paylaşmayacağım bir nedenden dolayı ayrılıyor ikilinin yolları. Kyra İngiltere’nin varoşunda öğretmenlik yapmaya, Tom ise yine zengin ama beyhude bir halde işlerini kovalamaya devam ediyor. Kader onları genç kadının salonunda bir araya getiriyor. İşte Haluk Bilginer faktörü de burada devreye giriyor.

Tom karakterine can veren Haluk Bilginer dekorun kapısından içeri girdiğinde ve oyuna ilk adımını attığında zihnimde şu cümle belirdi: Aman Allah’ım Haluk Bilginer bir devmiş. İşte “Sahnede devleşti” manşeti nasıl vücut bulur böylece anlamış oldum. Duruşu, bakışı, yürüyüşü, gülüşü ile tamamen sahneye hakim olduğu hissini seyirciye geçiren Bilginer, reaksiyonları da takip etmeyi ihmal etmedi. Esprisine güldük, bir espri daha yaptı, yine güldük. Ağlarken üzüldüğümüzü anladı, bu kez gözyaşlarıyla oynadı. Dolayısıyla oyunun sonunda alkışlar hiç susmadı.

Esra Bezen Bilgin.. Ödüllü oyuncularımızdan. Öyle rahat, öyle doğaldı ki. Sanki biz seyirciler olarak oyunun içindeyiz o Kyra olarak kendi hayatının içindeydi. Daha önce röportaj yapma ve sohbet etme imkanı bulduğum Bilgin sahnede de gündelik hayatındaki gibi olağan, çabasız ve samimi bir performans sergiledi.

3 kişilik oyunun diğer köşe taşıysa Kürşat Demir. İngiltere’de oyunculuk eğitimi alan Demir, Oyun Atölyesi’nin titiz elemeleri sonucunda kapmış rolü. Dolayısıyla o da işin hakkını veriyor sahnede.

“Pencere” sezon boyunca ve kış sezonunda sahnelenmeye devam edecek. Hayata ve ilişkilere farklı bir pencereden bakmak isteyenler, gişeden biletlerini ısrarla isteyebilir. haluk-bilginer-baska-bir-dunyadan-esra-bezen-bilgin-oyunculugun-en-dogal-hali,tYRQssN930ytatevmWIiCw

orhan-taylan

Ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan’ın 1976’da çizdiği, 1 Mayıs’ın simgesi haline gelen, bir işçinin dünyayı elleri arasında tuttuğunu gösteren afiş, bu yıl tam 40 yaşına girdi. Taylan, 1978’de Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında da birinci seçilen afişin hikâyesini  anlattı. 1976 yılı nisanın son günlerinde DİSK yöneticilerinin kendisini aradığını belirten Taylan, “Bana ‘Çok acele bir afiş lazım’ dediler. Oturdum çizdim 1 saatte. Sabaha karşı da gelip aldılar afişi. Çizmesi bir şey değil, içime de sinmedi ayrıca. Daha iyi olabilirdi o afiş. Dünyayı pergelle çizdim, elleri kara kalemle çizdim. O yüzden çizim tekniği açısından hafif uyumsuzluk oldu. Dünyayı da kara kalemle çizmeliydim” diyor.

 

1-mayis

Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında Amerika’yı ve SSCB’yi geride bırakarak birinci olduğunu kaydeden Taylan, sonrasında yaşananları ise şöyle anlatıyor: “Dünya Sendikalar Federasyonu’nun merkezi Prag’daydı. Dediler ki: ‘İstersen 15 gün Prag’da eşinle birlikte misafir edelim, istersen para ödülü.’ Prag’a gitmeyi tercih ettim. Bir daha nereden gideceğim? Çok mutlu oldum. Çok güzel gezdirdiler.”

Afişi meydanlarda görmeyi artık kanıksadığını dile getiren Taylan, “Ancak tabii ki keyif de alıyorsun. Oğlum gelip bakıyor. ‘Aaa babamın işi’ diyor. İnsan kıvanç duyuyor” ifadesini kullanıyor.

ORHAN TAYLAN KİMDİR?

Orhan Taylan (1941, Samsun), Türk ressam ve heykeltıraş.

Selanik kökenli, Samsun 1941 doğumlu ve istanbulludur. Ressam Seniye Fenmen’in oğlu, Robert Kolej (lise ’60) ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi (’65) mezunudur.

Bibliyografya

1974- Koksal, Ahmet; Resim sergileri.–Istanbul:MilliyetSanat, sayi 106 (15 Kasim 1974) p. 21-22

1978- Oral, Zeynep; Uluslararasi XV.Antalya Sanat Senligi’nde.Plastik sanatlar.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 286 (17 Temmuz1978). p. 6

1980- Koksal, Ahmet; Berna Turemen, Tulin Onat, Orhan Taylan.Istanbul Milliyet Sanat, sayi 14 (15 Aralik 1980). p. 48-49

1981- Karaesmen, Erhan; Ankara’da sergiler.–Istanbul: Hurriyet Gosteri,sayi 4 (Mart 1981). p. 59

1982- Yenisehirlioglu, Sahin; Durgun sularda ve cilgin ezgilerde insanlik simgesi .– Istanbul: Sanat Olayi, sayi 17 (Mayis 1982). p. 56-57

1982- Karaesmen, Erhan; Mevsim ortasinda Ankara.–Istanbul:Hurriyet Gosteri, sayi 16 (Mart 1982).

1982- Uğur Kökden, O.Taylan Maltepe resimleri sergisi katalogu ,

1982- Ozsezgin, Kaya; Bir demet sergi.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 41 (1 Subat 1982). p. 48-49

1983- Duvar resimleri yarismasi sonuclandi .–Ankara : eni Boyut, sayi 14 (Haziran 1983) . p. 25

1983- Koksal, Ahmet; Taylan’in “Maltepe Resimleri” ve gezginci Fujita.– Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 69 (1 Nisan 1983). p. 48-49

1985- Senyapili, Onder; Gecen ay “munhasiran resim” vardi Ankara’da .– Istanbul: Sanat Olayi, sayi 37 (Haziran 1985). p. 5-10

1985- Gunes, Gazi; Sanatin demokratiklesmesinde Orhan Taylan gercegi .– Ankara : Bilim ve Sanat, sayi 54 (Haziran 1985) . p. 26

1985- Ozsezgin, Kaya; Tekillik ve cogaltim estetigi konusunda.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 121 (1 Haziran 1985). p. 49-50

1985- Senyapili, Onder; “Munhasiran hasret” resimleri.–Ankara:BilimveSanat,sayi 54 (Haziran 1985) . p. 27

1985- Ozsezgin, Kaya; Tekillik ve cogaltim estetigi konusunda.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 121 (1 Haziran 1985). p. 49-50

1986- Girgin, Emin Cetin; Orhan Taylan’a geciken bir merhaba.–Istanbul: Hurriyet Gosteri, sayi 67 (Haziran 1986). p. 45-46

1986- Koksal, Ahmet; Devrim, Taylan,.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 144 (15 Mayis 1986). p. 48

1986- Koksal, Ahmet;Mevsiminilsergileri.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi154(15Ekim1986).p. 48-49

1987- Yalim, Ulku; Orhan Taylan’in insanlari—Ankara : Bilim ve Sanat, sayi 77 (Mayis 1987) p. 28

1988- Orhan Taylan resim sergisi .–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 6 Kasim 1988 . p. 4

1988- Koksal, Ahmet; Yogun bir sergileme doneminden.–Istanbul: MilliyetSanat, sayi 205 (1 Aralik 1988). p. 47-49

1990- Behramoglu, Ludmilla; Orhan Taylan’in Urart Sanat Galerisi’ndeki resim sergisi.. bir devrin cokusundan imgeler.–Istanbul : Gunes Gaz., 3 Mayis 1990. p. 11

1990- Kosova, Erden; Orhan Taylan’in resim sergisi Ankara Urart Sanat Galerisi’nde: Cumhuriyet oncesine bakis.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 20 Mayis 1990. p. 5

1990- Orhan Taylan’in resim sergisi Ankara Urart Sanat Galerisi’nde: Cumhuriyet oncesine bakis.- Istanbul:Cumhuriyet Gaz., 20 Mayis 1990. p. 5

1990- Tay O , “1890-Tarih ve Hurriyet Ustune; Namik Kemal, Abdulhamit ve bilcumle maglup pasalar, ittihatcilar, asklar ve ihtiraslar ile ilgili efkarli fakat antinostaljik” resim sergisi 1-24 Mayis 1990 [invitation card].– Ankara: Urart Sanat Galerisi,

1990- Senyapili, Onder; Gudumle sanat yapilmaz.–Istanbul : Gunes Gaz., 13 Haziran 1990. p. 8

1990- Ozsezgin, Kaya; Deneyselligin izinde.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi241(1Haziran1990) .p. 49-51

1991- Koksal, Ahmet; Gunlerin getirdigi.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi277 (1 Aralik 1991). p. 47-48

1991- Antmen, Ahu; Orhan Taylan’in “Akdeniz Resimleri” Levent Sanat Galerisi’nde sergileniyor: Akdeniz bir ozgurluk duygusu.– Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 19 Kasim 1991. p. 7

1991- Ozkan, Yusuf; Antalya’nin Promete’sine umut isigi.–Istanbul:Cumhuriyet Gaz., 27 Aralik 1991. p. 1

1992- Oflaz, Lutfu; Roma Guzel Sanatlar Akademisi mezunu ressam Orhan Taylan da 12 Eylulzede: iskence goren ressam tablosu.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 1 Haziran 1992. p. 12

1993- Koksal, Ahmet; Iki figur ressami.–Istanbul: Milliyet Gaz., 5 Nisan 1993. p. 16

1993- Koksal, Ahmet; Insan, doga ve yasam cevresinde.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 310 (15 Nisan 1993). p. 46-47

1993- Taylan, Orhan; söyleşi, Duvar resmi bir muhalif soylemdir—Istanbul:Gercek, sayi 19 (7 Agustos 1993) . p. 52

1993- Nur Nirven, O.Taylan, Garanti Bankası sergisi katalogu, 1993 Yalinlasan desenler .-Istanbul :Sabah Gaz., 29 Mart 1993 p. 10

1993- Ulu, Nesrin; Renklenen duvarlar .–Istanbul : Gercek, sayi 19 (7 Agustos 1993) . p. 50-53

1993- Ovet, Recep; Orhan Taylan 25. yil sergisi.–Istanbul: Anons, sayi 25 (Nisan 1993). p. 16-18

1993- Taylan’dan demokratik baskilar.–Ankara: Hurriyet Gaz., 19 Mart 1993. p. 15

1993- Koksal, Ahmet; Kasim ayinin getirdikleri.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 324 (15 Kasim 1993). p. 44-46

1993- Koksal, Ahmet; Insan, doga ve yasam cevresinde.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 310 (15 Nisan1993). p. 46-47

1994- Koksal, Ahmet; Yogun bir sergileme doneminden.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 348 (15 Kasim 1994). p. 54-47

1994- Taylan’in son donem resimleri.–Istanbul: Milliyet Gaz., 3 Kasim 1994. p. 18

1994- Orhan Taylan’in resimleri.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 5 Aralik 1994. p. 14

1994- Senoglu, Fatoş; Orhan Taylan ile sohbetten izlenimler.–Istanbul: Sanat Cevresi, sayi 193 (Kasim 1994). p. 46-47

1995- Vural, banu; Orhan Taylan .–Istanbul: Anons, sayi 48 (Mart 1995). p. 14-17

1995- Iyem, Evin; Orhan Taylan icin yaz aylari en yogun calisma donemi : figur yasami simgeler .- Istanbul : Yeni Yuzyil Gaz., 29 Agustos 1995 . p. 21

1995- Batmankaya, Murat; Tualde kulhani yaklasimlar .–Ankara:HurriyetGaz.,11 Mart 1995 . p. 17

1996- Atalay, Renan; Bir zamanlar macera pesinde kosanlarin, artistlerin yasadigi Sofyali Sokak, ressamlarin siginagi oldu: bu sokaktan renk akiyor.–Istanbul : Tempo,sayi 17 (18-24 Nisan 1996). p. 148-150

1996- Kayabal, Asli; Guc asilayan ressam : Orhan Taylan’in desen sergisi Asmalimescit Sanat Galerisi’nde .–Istanbul : Yeni Yuzyil Gaz., 1 Subat 1996 . p. 13

1997- Guncikan, Berat; Orhan Taylan son resimlerinde de…: her zaman muhalif…–Istanbul : Cumhuriyet Gaz. Dergi Eki , 13 Nisan 1997. p. 1,10-13

1997- Uğur Kökden, Ressamını Yitirmiş Resimler, O.Taylan katalogu, 1997

1998- Duran, Banu; Resmin “ana muhalefet”i.–Istanbul:Aktuel ,sayi 355 (7-13 Mayis 1998) . p.160,162

1998- Pak, Sehnaz; Edaya yuklenen guzellik .–Istanbul : Radikal Gaz., 30 Nisan 1998 p.23 1998- Necmiye Alpay, O.Taylan Galatea Resim Sergisi Sergisi katalogu,1998

1998- Kahramankaptan, Sefik; Tuval senfonileri .–Istanbul : Art Decor, sayi 69 (Aralik 1998) . p.170-174

1999- The last of the craftsmen: Orhan Taylan.–Ankara: Turkish Daily News, Turkish Probe Suppl., April 25, 1999. p.10

2000- New York’ta Orhan Taylan.–Istanbul: Milliyet Gaz., 2000 Eki, 4 Kasim 2000. p.14.

2000- Kosova, Erden; Birdenbire Turkler II.–Istanbul: Resmi Gorus, Sayi:3(Haziran 2000). p.160-168.

2000- Ziya Buyuk, Duvar resmi üstüne, Antalya gazetesi, 2000

2001- Orhan Taylan’in yeni calismalari; –Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:270 (Nisan 2001). p.49. Exhibition held at Karsu Textil Art Gallery, Istanbul, April 11-May 4, 2001.

2001-12 Eylul yakti, yikti, ezdi.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 12 Eylul 2001. p.8.

2001- Erenus, Ozlem Kalkan; “Kor Beyazi Sordu”: Hamit Kinayturk-Mustak Erenus soylesisi.- Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:277 (Kasim 2001). p. 36-41.

2001- 12 Eylül ve Resim, söyleşi, Cumhuriyet gazetesi, 2001 Giray Ercenk, Giray Ercenk söyleşileri,

2002- Ulusman, Zerrin; söyleşi, Orhan Taylan’la Bodrum sergisi uzerine.–Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:283 (Mayis 2002). p. 84-85.

davetiye

 

Artev Sanat Galerisi yeni yılın ilk sergisini 23 Ocak Cumartesi günü saat 15.00 ‘da açıyor. Ayrıca sergi; Hale Şakar Ürkmezgil, Alp Bartu, Bahattin Odabaşı, Basri Erdem ve Ali Candaş gibi önemli sanatçılara ev sahibeliği yapacak.

 

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil Kimdir?

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil (d. 1949, Ankara), Türk heykeltıraş. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yaşamaktadır. 1973 yılında eski adı ile DTGSYO (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu), şimdiki adı ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Serbest – Grafik İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe art direktör ve kreatif direktör olarak çalıştı. 1989 yılından sonra seramik ile başladığı çalışmalarını bronz heykele yönlendiren sanatçı, 1997 yılından bu yana figüratif tarzda, mermer yontu ve bronz döküm ile çalışmalarını sürdürmektedir.

hale ürkmezgil (2)KİŞİSEL SERGİLER:

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Doku Sanat Galerisi / Heykel / Desen – İstanbul

2013 Doku Sanat Galerisi / Heykel -İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi / Heykel-İstanbul

2015 Doku Sanat Galerisi / Heykel – İstanbul

2015 Krişna Sanat Galerisi / Heykel / Desen – Ankara

 

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER:

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

2013 “90′ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90″  /T.C. Berlin Büyük Elçiliği

   FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev  Sanat Galerisi

2011 Eskişehir Sukurusu Atölyesi  “Ucube Sergisi” / Eskişehir

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Galeri Sanat Yapım (30.Yıl Sergisi) , Ankara

2013 Next Level, Ankara

2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı

2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul

2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve   Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara

2014 Artev Sanat galerisi – İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi “Güz Karması” / İstanbul

2015 GÖRSAV “Cam Tavanı Delen Kadınlar” – İstanbul

2015 Bahçede Heykel / İstanbul

 

ali-candaş-sonALİ CANDAŞ KİMDİR?

Ali Candaş (d. 1940 Trabzon / Beşikdüzü), İstanbul ‘da yaşamaktadır. İlköğrenimini Erzurum Gazi İlkokulunda yaptı. 1952 yılında Erzurum Pulur Köy Enstitüsü’ne sınavla girdi.1956 yılında İstanbul, Çapa öğretmen Okulu resim semineri öğrencisi oldu. 1959 yılında Bu okuldan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu. Aynı yıl İstanbul- Çatalca Bahşayiş köyü öğretmeni oldu Aynı yıl Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü ikincilikle kazandı. 1962 yılında resim-iş öğretmeni olarak Urfa Kız Öğretmen Okulu’na atandı. 1965’te Trabzon Karma Ortaokuluna nakli çıktı. Aynı yıl, Ordu, Perşembe Öğretmen Okulu resim-İş öğretmenliğine geçiş yaptı. 1971 yılında ilk kişisel sergisini bu şehirde açtı. 1973 yılında İstanbul-Çapa Öğretmen Okulu resim öğretmenliğine atandı. Bu okulda beş yıl çalıştıktan sonra 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne geçti. (Şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü. Aynı kurumdan Prof. Ünvanı ile 2006 yılında kendi isteği ile emekli oldu.

 

Kişisel sergiler

  • 1971 Ordu Halk Kütüphanesi–Ordu
  • 1983 İstanbul -Ankara ;Taksim Sanat Galerisi-İstanbul –Parmakkapı İş Sanat Galerisi-İstanbul ,Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1984 İstanbul – İzmir; Resim Heykel Müzesi – İzmir, Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1985 Ankara Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1986 İstanbul; Ankara Taksim Sanat Galerisi – İstanbul, Yaratım Sanat Galerisi – Ankara
  • 1987 İstanbul Ramko Sanat Merkezi – İstanbul
  • 1988 İstanbul, Ankara,İzmir;Dönüşüm Sanat Galerisi – Ankara, Leonardo Sanat Galerisi-İzmir, Gorbon Sanat Galerisi-İstanbul,Ümit Yaşar Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1989 İstanbul Atatürk Sanat Galerisi- A.E.F. İstanbul, Altıneller Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1990 Ankara Doku Sanat Galerisi- Ankara
  • 1991 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1992 Ankara, İzmir; Emlakbank Sanat Galerisi- Ankara, Leonardo Sanat Galerisi- İzmir
  • 1993 Bandırma, Ankara, İstanbul; Kocaeli Bandırma Belediyesi Sanat Galerisi-Bandırma,Doku Sanat Galerisi – Ankara

Alkent Actuel Art Galeri- İstanbul, Kocaeli Üniversitesi Sanat Galerisi– Kocaeli

  • 1994 İstanbul Karsu Tekstil Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1995 İstanbul ,Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 1996 Ankara, Antalya, İstanbul Doku Sanat Galerisi – Ankara,Türkiye Kalkınma Bankası Sanat Galerisi- Antalya,6.Sanat Fuarı – İstanbul, Karsu Tekstil Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1997 Adapazarı, Ankara, Didim, İstanbul Sakarya Sanatevi – Adapazarı, Doku Sanat Galerisi – Ankara,Didim Sanat Galerisi – Didim, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Meb Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1998 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1999 İzmir, Ankara,Antalya Vakko Sanat Galerisi-İzmir, Doku Sanat Galerisi- Ankara, Orkun-Ozan Sanat Galerisi- Antalya
  • 2000 İstanbul, Ankara Garanti Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2001 İzmir, Ankara Temizocak Sanat Galerisi – İzmir, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2002 İstanbul Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 2003 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2004 İstanbul, Adana; Ankara Atatürk Kültür Merkezi – Taksim – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Sanatçılar Der. Galerisi – Adana, Myra Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2005 İstanbul; Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Bakraç Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2006 İstanbul,Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Cream Art Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2007 İstanbul, Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2011 İstanbul, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği sergi salonu –Fotoğraf Sergisi

Karma Sergiler

SERGİLER – KARMA VE GRUP

  • 1973 İstanbul -Ankara DYO sergisi İzmir – Ankara – İstanbul , 34.Devlet Resim Sergisi- Ankara – İstanbul
  • 1975 İstanbul İstanbul Arkeoloji Müzesi Açık Hava Sergisi
  • 1976 İstanbul İrfan Ertem Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1979 İstanbul Eğitimci Ressamlar Sergisi- Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1983 İstanbul, Mersin, Ankara Günümüz Sanatçıları 4. Açık Hava Sergisi- İstanbul,Uluslararası 9. Mersin Festivali, Sergisi – Mersin,44. Devlet Resim Heykel Sergisi – Ankara
  • 1984 İstanbul , Ankara, Cezayir; İzmir Günümüz Sanatçıları 5. Sergisi – İstanbul, Enka Sergisi – İstanbul, İnönü Vakfı Sergisi – İstanbul, Türkiye –Cezayir Sergisi – Ankara – Cezayir, DYO Sergisi – İzmir – Ankara
  • 1985 İzmir, Ankara, İstanbul, Bursa Adalar Belediyesi Sergisi, DYO Sergisi – İzmir – Ankara – İstanbul – Bursa, 45. Devlet Resim – Heykel Sergisi – Ankara – İstanbul – İzmir, İzmir Ticaret Odası 100.yıl Sergisi – İzmir
  • 1986 İstanbul, Ankara, Eskişehir ,İzmir 1. Asya – Avrupa Bienali Sergisi – Ankara, Türkiye Jokey Klübü Sergisi – İstanbul

T.B.M.M. Egemenlik Sergisi, T.P.A.O. Atatürk Yarışması Sergisi – Ankara, Esbank Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – Ankara – İstanbul – İzmir

  • 1987 İstanbul, Eskişehir, Ankara, Bursa, Tekirdağ, Trabzon Lisesi 100.yıl Sergisi- İstanbul, Esbank – Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – İstanbul – Ankara – Bursa, Selahattin Taran Anısı Sergisi- İstanbul – Ankara, Bandırma Kuş Cenneti Festivali Sergisi – Ankara, Tekirdağ – Kiraz Festivali Sergisi – Tekirdağ, Tekel Sergisi – İstanbul
  • 1988 İstanbul,Ankara,Bandırma, Lahey, Eskişehir,T.B.M.M. Egemenlik Sergisi – Ankara, Pamukbank 37.yıl Sergisi- İstanbul

Bandırma Festivali Sergisi- Bandırma, Lahey Sergisi – Lahey, Yunus Emre Sergisi – Eskişehir,

  • 1989 İstanbul, Ankara Gorbon Sanat Galerisi Yaz Sergisi, Öğretim Üyeleri Sergisi- İstanbul, 50.Devlet Resim-Heykel Sergisi- Ankara
  • 1990 İstanbul, Avusturya,Salzburg AIAP (UPSD) Dayanışma Sergisi, İ.Ü.İşl.Fak. Kulübü karma Sergisi – İstanbul

Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya, Öğretim Üyeleri Sergisi – Salzburg

  • 1991 İstanbul, Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Gras – Avusturya, Dünya Kadınlar Günü Sergisi]] – İstanbul, İ.T.Ü. Sanatçı Elele Sergisi – İstanbul
  • 1992 İstanbul Geçmişten Günümüze Karma Sergisi – İstanbul, Benadam Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1993 İstanbul, Ankara Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Haydarpaşa Numune Hastanesi Sergisi – İstanbul, Çıplak Estetiği Sergisi – Ankara
  • 1994 İstanbul R-Türk Kanser Derneği Sergisi – İstanbul, Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Maltepe Bel. Füsun Kahveci San. Gal. Sergisi – İstanbul
  • 1995 Kişinev, İstanbul Moldova Grup Sergisi – Kişinev, UPSD Bosna – Hersek Sergisi – İstanbul, Gazilerimize Ressam Desteği Sergisi – İstanbul, Afife Jale Sanata Evet Sergisi – İstanbul
  • 1996 Çatalca Çatalca Bel. Öğretim Üyeleri Sergisi – Çatalca
  • 1997 Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya
  • 1998 İstanbul, Edirne Ardahan’dan Edirne’ye 75.yıl Sergisi – Ardahan – Kırklareli – Edirne, 75.yıl Sergisi- İstanbul
  • 1999 İstanbul, Ankara Hocalar ve Hocaların Hocaları Sergisi – Ankara – İstanbul
  • 2000 İstanbul, Ankara Ruhi Su ‘İmece’ Sergisi – İstanbul, Köy Enstitüleri 60.yıl Sergisi – Kadıköy – Ankara, Türk Çağdaşlaşmasında Kadın Sergisi – İstanbul, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Ankart (Doku Sanat ile) Ankara, Yaz Karması- Doku Sanat Gal. – İstanbul
  • 2001 İstanbul, Ankara Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – İstanbul, İstanbul Sanat Fuarı (Doku Sanat Gal.) ile Cumhuriyet Sergisi A.E.F., Cumhuriyet Sergisi – Beşiktaş Kültür Merkezi – İstanbul
  • 2002 İstanbul, Bursa,Ankara Sasav Karma Sergisi – Maltepe-İstanbul,Uludağ Üniversitesi Sanat Galerisi Açılış Sergisi – Bursa

Pakpen Sanat Galerisi Açılış Sergisi – İstanbul, Karma Yaz Sergisi – (Doku sanat ile) İstanbul, T.C. Ziraat Bankası Koleksiyon Sergisi – Ankara, Neyran Sanat Galerisi Karma Sergisi – İstanbul

  • 2003 İstanbul, Edirne,Çanakkale, Bolu,Bandırma,Balıkesir, Eskişehir Ares Sanat Evi Karma Sergisi – İstanbul

Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – İstanbul, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Edirne, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Çanakkale, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Bolu İzzet Baysal Üniversitesi, Bandırma Festivali Sergisi – Bandırma, Balıkesir Liseliler Derneği Sergisi – Balıkesir, Balıkesir Bel. Kültür Sanat Eğitim Mer. Sergisi – Balıkesir, Tema Vakfı Yararına Sergi – İstanbul (Antik A.Ş.),Öğr. Üyeleri Sergisi – Anadolu Üni. – Eskişehir

  • 2004 İstanbul, Ankara Ulusal Kanal 150 Sanatçıyla Büyük Sergi – İstanbul, Bağımsız Cumhuriyet Partisi Sergisi – Ankara

Cumhuriyet için Resim – Heykel Sergisi – Ankara, Karma Sergi – Sasav – İstanbul, 2. Sanat Eğitimi Sempozyumu Sergisi – Ankara, Baskı Müzesi Destek Sergisi – İstanbul, Sasav Sergisi – İstanbul

  • 2005 İstanbul, Ankara Dört Ustadan Karma Sergi – Doku Sanat – Ankara, Ege Art Ege Üniversitesi Fuar Sergisi – İzmir, Gurup Sergisi – Cream Art Sanat Galerisi -İstanbul, Yeni Yıl Sergisi – Doku Sanat Gal. -İstanbul, Güney Asya İçin Dayanışma Sergisi – Ankara

Maltepe Üniversitesi. Sergisi – İstanbul, Doku Sanat Gal. Karma Sergisi – İstanbul, Kargaşa Sergisi – İstanbul

  • 2006 İstanbul İnkarı inkar Sergisi – İstanbul, Art İstanbul fuar Sergisi – Bakraç Sanatla – İstanbul
  • 2007 İzmir, Eskişehir Begüm Sanat Galerisi Karma Sergisi – İzmir, 17 Nisan Köy Enstitülüler Sergisi – Eskişehir

Ödüller

  • 1983 9.Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali Resim Yarışması

ÖDÜL

  • 1987 TBMM Milli Egemenlik ve Barış konulu Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1987 4.Yunus Emre ‘Sevelim sevilelim’ Resim Yarışması
  • 1987 21. DYO Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1988 TBMM Milli Egemenlik temasını da içeren Resim Yarışması

BİRİNCİLİK

  • 1988 Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Sanat Festivali

BAŞARI PLAKETİ YAYINLAR

  • 1987 Ramko Sanat Merkezi Kataloğu
  • 1992 Emlakbank Sergi Kataloğu
  • 1993 Alkent Actuel Art Sergi Kataloğu
  • 1994 Karsu Tekstil Sanat Gal. Kitapçığı
  • 2000 Garanti Sanat Galerisi Sergi Kataloğu
  • 2002 Alkent Actuel Art Kitabı (200 sayfa)
  • 2004 Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Sergisi Kitapçığı

 

Alp Bartu Kimdir?

ALP BARTU1947’de Manisa’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Hatay, Adana ve Antakya illerinde yaptıktan sonra Marmara Üniversitesi’ne bağlı Eğitim Fakültesi’nin Resim Bölümü’nden 1976- 1977 akademik yılında mezun olmuştur.

Daha sonra birçok orta öğretim okul ve kuruluşlarında resim öğretmeni olarak görev aldıktan sonra 1993 yılında Maçka Teknik Plastik Sanatlar Bölümü’nden emekli olmuştur.

Resimleri yurtiçi ve yurtdışı özel koleksiyonlarla, banka koleksiyonlarında bulunmaktadır.

Alp Bartu toplumumuzun çeşitli kesimlerinden seçtiği konuları renk ve biçim düzenlemesiyle işlemiştir. Figür doğa ilişkisini sevinç, üzüntü ve heyecanla birleştirerek resimlerinde yansıtan sanatçı, İstanbul’da yaşamaktadır.

Alp Bartu’nun resminde, uyumlu ve dengeli bir biçimde bir araya getirilen insanlarının özellikle öne çıkmayışları, birbirinin arkasında yok olmayışları çok önemli bir özellik olarak göze çarpıyor. Bütünlük parça için değil, parçalar bütünlük içinde görevlendiriliyor. Resme bakan izleyiciler de dansçıların, balıkçıların, eğlenen insanların, çalgıcıların bir parçası oluyor. Her şeyin bu öbeğin(grubun) dengesi içinde bulunması çok önemli.

Bartu, çalışmalarında insan yüzlerini belirsizleştiren, kendine özgü kişisel bir biçem oluşturacak sanatsal anlatıma varabilmiş. Yüzlerin beyaz bir leke ile kapanması yeterli bulunmuş, yüzlerde ayrıntı yok, mimik yok bütünlük içindeki hareketlerde izleyicinin dikkatini başka yere çekecek ayrıntı yok. Resimdeki insanların hareketleri, bizleri, büyük bir etkiyle dikkatimizi iyice toplamaya, özellikle olayların içine sürüklemeye zorluyor.

Alp Bartu’nun yağlıboya resimlerini, insan ilişkilerinin bireyselliğini belirtmekten çok onların insancıl ilişkilerine ağırlık vermiş anlamda görmek gerek. İnsanların yüzlerinden çok genel anlatımını ele alan Bartu’nun, onların psikolojik yapısıyla da ilgilenmeyerek her birini bir arada bulunan kimliği belirsiz birer üye, bir öbeğin ya da topluluğun birlikteliğindeki bir varlık olarak gösterdiğini ve bu anlamda sağlanmış olan uyum ve bütünlüğe vardığını
görebiliyorsunuz.

 

basri erdemBasri Erdem Kimdir?

İlköğreniminin ardından, girdiği altı yıllık Kepirtepe İlköğretmen Okulu’nun sınavını kazanarak yatılı okuma hakkını elde etti. Okula kaydını yaptırarak; üç yıl boyunca öğrenim gördü. Öğretmen okullarının güzel uygulamalarından biri olan yeteneğe yönlendirme uygulamasından yararlanarak öğretmen okulunun üçüncü sınıfından dördüncü sınıfa geçerken; ders notlarının aritmetik ortalamasının yüksek oluşuna paralel resim yeteneğinin öğretmenleri tarafından keşfi ile 1963 yılında yetenek sınavıyla İstanbul Ortaköy İlköğretmen Okulu resim seminerine girdi. Kültür ve pedogojik derslerinin yanı sıra ağırlıklı olarak haftada sekiz saat da resim derslerinde temel sanat eğitimi aldı. 1966 yılında sınıf öğretmeni olarak mezun olan Erdem, bir yıl ilkokullarda sınıf öğretmenliği yaptı. Almış olduğu sanat eğitiminin dürtüsü ile şimdki adı Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi olan dönemin İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nün uygulamalı yetenek sınavını kazanarak 1967yılında bölüme kaydını yaptırdı. Üç yıl gördüğü resim eğitiminin ardından resim öğretmeni olarak mezun olup; 1970 yılından 1974 yılına kadar Urfa Kız İlköğrtmen Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim enstitülerine eleman kazandırmak amacıyla açmış olduğu sınavı başararak; 1974 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü, Grafik Dalı öğretmenliğine atandı. Altı yıl sonra Atatürk Yüksek Öğretmen Okulu öğretmenliğine atanan Basri Erdem, 1985yılında Marmara Üniversitesi’nde Lisans tamamladı. Doktoraya eşdeğer Sanatta yeterlik ünvanını 1986’da alan sanatçı , 1.Asya Avrupa Bienali’ne katıldı. 1987 yılında Doçent 1997 yılında da Profesör oldu. Yurt dışında çeşitli sanat etkinliklerine katılarak eserleri sergilenen Erdem, 2007 yılına kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra, kendi isteği ile emekli oldu.

Halen Fevziye Mektepleri Vakfı üniversitesi olan Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görevine devam etmektedir.

Sergileri

  • 1997 Başak Sıgorta Sanat Galerisi İzmir
  • 1998 Mıknatıs sanat Galerisi Ankara
  • 1999 Akpınar Sanat Galerisi Ankara
  • 2000 Art Hall Sanat Galerisi İstanbul
  • 2001 Mıknatıs Sanat Galerisi Ankara
  • 2003 Galeri IV. Sanat Erguvan Kat istanbul
  • 2003 YEKÜV Nilüfer Gökay Eğitim ve Kültür Merkezi İstanbul
  • 2004 Kaynak Sanat Galerisi İstanbul
  • 2006 Palet Sanat Galerisi İstanbul
  • 2008 Art Park Galerisi Ankara
  • 2008 Bakraç Sanat Galerisi İstanbul
  • 2008 YEKÜV Nilüfer Gökay Eğitim ve Kültür Merkezi İstanbul

 

Bahattin Odabaşı Kimdir?

bahattinSivas Gürün’de 1947 yılında doğan Odabaşı, Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü birincilikle bitirdi. 1968 yılından bu yana yurtiçi ve yurtdışında 200’e yakın karma sergiye katılan ve kişisel sergi açan Odabaşı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı’nda yardımcı doçent olarak görev yaparken, 1996 yılında emekli oldu.

İstanbul Beykoz’daki özel atölyesinde 2006 yılından bu yana sanat çalışmalarını sürdüren Odabaşı, sanat fuarları ve sempozyumlara katılarak, birikimlerini sanat dünyası ile paylaşıyor.

Çağdaş Türk resim sanatında özgün bir doğa yorumcusu olarak tanınan Odabaşı, halen İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

 

 

 

 

garanti-cocuk-filmleri-festivaliGaranti Bankası ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğiyle çocuklar için düzenlenen Garanti Çocuk Filmleri Festivali 12. yılında, 13-15 Nisan tarihlerinde Manisa, 21-22 Nisan tarihlerinde ise Uşak’ta minik sinemaseverlerle buluşacak. Festivaldeki film gösterimlerine, çocuklar aileleriyle birlikte ücretsiz olarak katılabilecek.

Festival, dünyanın en prestijli film festivallerinden Berlin Film Festivali’nde yarışan ve yönetmenliğini An Vrombaut’un yaptığı “Sevimli Zürafa” filmiyle açılış yapacak. Daha sonra, yönetmenliğini Katerina Maters ve Graeme Base’in yaptığı bol ödüllü “Cesur Kaptan”, farklı animasyonlarıyla dünya çocuklarının beğenisini kazanan “Büyülü Evler” başta olmak üzere dünyanın 20’den fazla ülkesinden gelen filmlerle devam edecek. Gösterilecek filmler, önceki yıllarda olduğu gibi masalcı abla ve ağabeyler tarafından seslendirilecek.

Festival kapsamında gerçekleştirilecek yarışmayla, festivalin “En İyi Film”ini, her yıl olduğu gibi, yaşları 6-9 arasında değişen “Çocuk Jürisi” seçecek. Jüri üyesi çocuklar, Manisa’da katılacakları jüri atölyesinin ardından, festivalin yarışma bölümünde seyirci karşısına çıkacak beş filmi izleyerek birinciyi belirleyecek. Festival kapsamında her iki şehirde de çocukların katılabileceği workshoplar düzenlenecek.

Aforizmalarımıza devam ediyoruz. Bugünkü Aforizma sıramız George Bernard Shaw’da . Elbette Aforizmadan sonra George Bernard Shaw’ın hayatını okuyabilirsiniz.

George-Bernard-Shaw

*  Adem’i hep küçümsemişimdir; bilgi ağacındaki elmayı, yılanın baştan çıkardığı Kadın’ın zoruyla kopardı diye… Ben olsaydım, sahibi arkasını döndüğü an, ağaçtaki elmaların tümünü yutardım.

*    Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
*    Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: O hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.
*    Bazı insanlar her şeyi olduğu gibi görür ve ‘neden’ diye sorarlar. Bense her şeyi asla olmadığı biçimde hayal eder ve ‘neden olmasın’ diye sorarım.
*    Bazıları mideleri için yiyecek, diğerleri de yiyecekleri için mide ararlar.
*    Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak, yalan söylemenin birçok çeşidinden biridir.
*    Beni bir antika olarak saklamaya çalışıyorsun, ama işim bitti. Öleceğim.(Son sözü) Hemşireye…
*    Beni övebilecek başka birini neden bulayım, kendi kendimi övebilecekken.
*    Benim çapımda bir beyin besinini ineklerden almaz. Vejetaryendir.
*    Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman beni görse, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa bütün öteki tanıdıklarım, benim hala eskisi gibi olduğumu düşünürler.
*    Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir. Doğru dünyadaki en komik şakadır.
*    Bilgi paraya benzer, kazandıkça tutkuya dönüşür, ancak bu iyi bir tutkudur.
*    Bilmeniz gereken şeyler var: Örneğin, eşinizin ısıya dayanma derecesini ogrenmek için banyosunu kaynar suyla doldurursanız, edineceğiniz bu bilginin yanı sıra asılmanın ne demek olduğunu da öğrenmeniz gerekeceği gibi…
*    Bir dindarın bir şüpheciye göre daha mutlu olmasının, sarhoş bir kişinin ayık bir kişiye göre daha mutlu olmasından farkı yoktur.
*    Bir erkek veya kadının ne şekilde yetiştiğini bir kavgadaki hareketlerinden anlayabilirsiniz.
*    Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.
*    Bir tek din vardır, yüz çeşit uyarlaması olsa bile…
*    Biz iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz. Düne ait üzüntüler ve yarına ait korkular.
*    Bize bir kaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!
*    Büyük gerçeklere varmak, günaha girmekle başlar.
*    Cennette bir melek özel kişi değildir.
*    Çılgın mı doğmuştum, yoksa fazla mı akıllıydım bilmiyorum; benim dünyam yeryüzüne uygun degildi… Düş dunyasından çıkıp gerçeklerle karşılaşınca tedirgin oluyordum. Toplumun dısında, siyasetin dısında, sporun dısında, kilisenin dısındaydım. O günlerde, eğer öyle bir deyim bulunsaydı,” Her şeyin dışındaki ” denebilirdi bana…
*    Çıplak bedenler bizi şaşırtmıyor artık, çıplak beyinlerdir varlığına dayanamadığımız.
*    Demokrasinin birinci görevi her vatandaşı yararlı kılmaktır.
*    Demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizi garanti eden bir sistemdir.
*    Diş ağrısı çekenler dişleri sağlam olanları; yoksulluk çekenler de parası çok olanları mutlu sanırlar.
*    Dünyada iki tane trajedi vardır.Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek,diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.
*    Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.
*    Eylemlerim demokratik, zevklerim aristokratiktir.
*    Gencim ben…Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki… Onların yaşına gelince hiçbir olaya karışmadan yaşamak isteyeceğimi söylüyorlar. Onların yaşında değilim ki ben…
*    Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm.Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım.
*    Gerçek şu: Özgürüm, sağlıklıyım, mutluyum ve patlıyorum sıkıntıdan!
*    Günümüzde ideal aşk ilişkisi postayla yürütülendir.
*    Hareket halindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.
*    Hatalarla dolu bir hayat, hiçbir şey yapmadan geçirilen bir hayattan daha onurludur.
*    Hayatta iki trajedi vardır. Gönlünüzdekini elde edememek ve elde etmek…
*    Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem.
*    Hegel: “Tarihten öğrenebileceğimiz tek şey; İnsanların asla tarihten hiçbir şey öğrenemeyeceğidir” derken haklıydı.
*    Her ruh, ikizini arar…
*    Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey.Herşeyi gidip kendiniz almanız gerekir.
*    Hiçbir şey bigotların vicdanından daha tehlikeli değildir.
*    İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan ibarettir.
*    İlk nefesini alışından önceki dokuz aylık süre haricinde hiçbir insan işlerini, bir ağaç kadar iyi yönetemez.
*    İnsan, bir aslanı öldürmek istediği zaman ona spor der: Bir aslan onu öldürmek istediğinde ise buna vahşet der. Hayvanlar benim arkadaşım ve ben arkadaşlarımı yiyemem.
*    İnsan Tanrının sonsözü olamaz.
*    İnsanın kendini berbat hissetmesi, mutlu olup olmadığına önem verecek kadar boş zamanı olmasından ileri gelir.
*    İnsanın yetişme düzeyi kavga ederken gösterdiği davranışla ölçülür.
*    İnsanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır.
*    İnsanların birbirlerini severlerse hiçbir sorunun kalmayacağı öğretilmişti bana çocukken.Bu,çok doğal ve insancıl görünmüştü o dönemde; ama uygulamaya kalkınca sevilecek insanın çok az bulunduğu; kendimin bile pek sevilecek biri olmadığını anladım.
*    İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.
*    İşleyebileceginiz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır.
*    İyilik yapmak için gerekli teknik nitelikler, kötülük yapmak için de gerekli olan teknik niteliklerdir.
*    Kadınlar niye hep başkalarının kocalarını ister? Onlar eğitilmişlerdir de ondan.
*    Kadınların köleliği, despotluğudur gerçekte… Hiçbir çekici kadın, cinsinin özgürlüğü peşinde koşmaz. Kadının amacı, gücün erkeğin elinde toplanmasını sağlamaktır; çünkü, erkeği yonetebileceğini bilir. Erkeğin sözde üstünlüğünü, bindiği atın gücünü yada hızını kıskandığı kadar kıskanır.
*    Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. Suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük değildir.
*    Kendi dilini bilmeyen başka dil öğrenemez.
*    Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.
*    Korkmayın, mutluluk duymadan yaşamasını öğrendi o genç!
*    Köle gibi eğitilenler, köle gibi yönetilebilirler ancak…
*    Kötüler zenginleşiyor ve güçlüler de uzun yaşıyorsa,doğa alçakların tanrısı demektir.
*    Mutluluğu üretmeden, tüketmeye hakkımız yoktur.
*    Ne istersen yapabilirim gibi geliyor bana, çünkü istediğim hiçbir şey yok artık.
*    Ne korkunçtur, sonsuza dek kendinle baş başa kalma düşüncesi. Sizi seviyorum, ama kendimi sevmiyorum. Değişmek istiyorum; daha iyi olmak istiyorum, yeniden, yeniden başlamak istiyorum; tenimi değiştirmek istiyorum yılanlar gibi. Bıktım artık kendimden. Bir gün değil, günlerce değil, sonsuza dek kendime nasıl katlanırım? Bunu düşünmek bile korkutuyor beni: karamsar, kin dolu, susmuş oturmuşum bu nedenle. Siz hiç düşünürmüsünüz bunları?
*    Neden zevk alındığını anlamaya çalışmak, zevki kaçırır.
*    Nikah kadar ucuz ve kolay olmalıdır boşanmak.
*    Ölümü ortadan kaldırırsanız, doğum gereğini de ortadan kaldırırsınız: Üremeyi sürdürürseniz, çocuklara yer açmak için sonunda yaşlıları öldürmek zorunda kalırsınız.
*    Sessizliğe inananlardan yanayım; bu konuda saatlerce konuşabilirim.
*    Siz varolan şeyleri görür ve şöyle dersiniz: Neden? Oysa ben olmayan şeyleri hayal eder ve derim ki:Neden olmasın?
*    Sorun çaresizlik değil,isteksizlik… İsteksiziz, çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey, içimizdeki isteği öldürmektir.
*    Sözünüz senediniz kadar sağlam olamaz; çünkü belleğiniz hiçbir zaman onurunuz kadar güvenilir olamaz.
*    Sükûtun kudretine inanıyorum. Bu mevzuu üzerine saatlerce konuşabilirim.
*    Şaka, çok ciddî bir sanattır.
*    Tanrı nedir? Kendimiz tanrı olurduk, bunu bilseydik…
*    Yalancının cezası kimsenin kendisine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.
*    Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz.
*    Yaptığınızı, bir başka budalanın, bunları sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemesi de, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sandığından ileri geliyorsa, herkes istemediği bir şeyi yapıyor demektir. O zaman ortaya budalaca bir durum çıkar.
*    Yasadışı bir iş yapmadan önce iyi bir avukata danışın.
*    Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığmız için yaşlanırız.
*    Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur.

George Bernard Shaw’un hayatı

George Bernard Shaw (d. 26 Temmuz 1856, Dublin, İrlanda – 2 Kasım 1950, Hertfordshire, İngiltere), İrlandalı yazar. Oyun yazarı olarak ünlenen yazar, altmıştan fazla oyuna imza atmıştır. Hem 1925’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü hem de 1938’de Pygmalion ile Oscar’ı alarak, bu iki ödülü de alabilen ilk ve tek insan olmuştur. Sosyalizm ve kadın haklarının koyu bir savunucusu olmuştur. Shaw,vejetaryen olmasının yanında ayrıca içki ve sigaradan da hayatı boyunca kaçınmıştır. Ayrıca resmi eğitime de karşı çıkmıştır. Shaw, 94 yaşına geldiği 1950’de, ağaç budarken merdivenden düştükten sonra oluşan yaralarının iyileşmemesi sonucunda olaydan birkaç gün sonra ölmüştür.

Eleştirileri

Shaw; müzik, sanat ve tiyatro eleştirmeni olarak “Corno di Bassetto Mancare” mahlasıyla Wolverhampton Star ‘da, GBS mahlasıylaDramatic Review (1885-1886), Our Corner (1885-1886) ve The Pall Mall Gazette ‘te (1885-1888) yazmıştır. 1895’ten 1898’e kadar, Shaw, Frank Harris’ Saturday Review ‘da tiyatro eleştirmenliği yapmıştır. Eleştirmen olarak aldığı maaş, ancak geçinebilmesini sağlamıştır.

Shaw’un erken gazeteciliği; kitap, sanat ve müzik kritikleriyle geçti. Müzik eleştirilerinden çoğu, tartışmalı Alman besteci Richard Wagner’i över nitelikteydi. Ayrıca, Saturday Review için yaptığı tiyatro eleştirmenliğinde de Norveçli tiyatrocu Henrik Ibsen’i övmüştür.

Romanları

1879’la 1883 arasında yazdığı beş başarısız romanı da daha sonradan basılmıştır. Bu kitaplar;

  • Cashel Byron’s Profession(Cashel Byron’un Sanatı) , (1886)
  • An Unsocial Socialist(Asosyal Bir Sosyalist) , (1887)
  • Love Among the Artists(Aşkın Ortasındaki Ressamlar), (1914)
  • The Irrational Knot, Being the Second Novel of his Nonage(Akıldışı Düğüm, Reşit Olmayanın İkinci Romanı), (1905)
  • Immaturity(Tecrübesizlik), (1931)
  • Kara kız

Oyunları

George Bernard Shaw, (1934)

Shaw, 1885’te, William Archer’la birlikte ilk oyunu olan Widower’s Houses üzerinde çalışmaya başladı. Archer, Shaw’un bir oyun yazamayacağına karar verdiği için (Archer, bu fikrinden daha sonra da vazgeçmemiştir), proje rafa kaldırıldı. Yıllar sonra, Shaw, 1892’de oyunu Archer’sız bitirdi. Gecekondu mahallesi sahiplerini sert bir şekilde eleştiren oyun, ilk defa 9 Aralık 1892’de London Royalty Theatre’da sahnelendi. Shaw daha sonra bu oyuna en kötü eserlerinden biri olduğunu söylese de oyun izleyici buldu.

Shaw’un oyun yazarlığından elde ettiği ilk elle tutulur ticari başarısı Richard Mansfield’in The Devil’s Disciple (Şeytan’ın Müridi) (1897) yapımından geldi. Shaw, hayatı boyunca, çoğu uzun olan 63 oyun yazdı. Oyunları, genellikle Londra’dan önce Amerika ve Almanya’da başarı elde etti. Çoğu oyunların Londra yapımları seneler boyunca ertelenmiş olsa da Mrs. Warren’s Profession (Bayan Warran’in Mesleği) (1893),Arms and the Man (Silahlar ve Adamlar) (1894), Candida (1894) ve You Never Can Tell (Hiç Söyleyemiyorsun) (1895) gibi oyunları günümüzde hala Londra’da izlenilebilir.

Shaw’un mizah anlayışı – Oscar Wilde’ı dışarda tutarsak – zamanı için eşsizdi ve yazar genellikle komedileriyle hatırlanmaktadır. Ancak espri kabiliyeti yazarın İngiliz tiyatrosunda yaptığı yenilikleri gölgelememelidir: Victoria Dönemi’nde sahne, boş ve duygusal bir eğlencenin sergileneceği bir yerdi. Shaw, sahneyi; ahlaki, politik ve ekonomik konuların tartışılacağı bir yer haline getirdi ve böylece modern gerçekçi tiyatronun öncülerinden olan Henrick Ibsen’e de borcunu ödemiş oldu.

Shaw’un popülerliği arttıkça oyunları laf kalabalıklarıyla dolmaya başladı. Ancak bu oyunlarının başarısından bir şey götürmedi. Bu dönemdeki bazı oyun örnekleri şunlardır:Caesar and Cleopatra (1898), Man and Superman (1903), Major Barbara (1905) ve The Doctor’s Dilemma (1906).

1904’ten 1907’ye kadar, oyunlarından birkaçı Harley Granville-Barker ve J.E. Vedrenne müdürlüğündeki Court Theatre’da sahneye konmuştur. Orada sahneye konan ilk oyunu,John Bull’s Other Island (1904), bugün çok ünlü olmasa da King Edward VII’ın bir gösteri sırasında sandalyesini kıracak kadar güldüğünden, zamanında, Londra’da oldukça ses getirmiştir.

1910’lara gelene kadar, Shaw kendini yeterince tanıtabilmiş bir oyun yazarı haline geldi. Fanny’s First Play (1911) ve My Fair Lady’ye (1956) kaynaklık edecek olan Pygmalion(1912), Londra seyircisinin önünde uzun seneler oynamıştır. (Oscar Straus’un Arms and the Man (1894) uyarlaması olan The Chocolate Soldier çok popüler olmasına rağmen, Shaw müzikalden nefet etmiştir ve hayatı boyunca da eserlerinin müzikalleştirilmesine izin vermemiştir. Buna Franz Lehar’ın Pygmalion uyarlaması da dahildir. My Fair Lady de ancak Shaw’un ölümünden sonra gerçekleştirilebilmiştir.)

  1. Dünya Savaşı’yla birlikte, Shaw’un düşünceleri değişmeye başladı. Shaw, savaşa tamamiyle karşıydı ve bu hem halk tarafından hem de çevresi tarafından hoş karşılanmadı. Savaş sonrasında yayınlanan ilk uzun oyunu Heartbreak House’tu(1919). Yeni bir Shaw ortaya çıkıyordu: zeka aynıydı, ancak onun insanlığa inancı görülebilir ölçüde azalmıştı.

Shaw daha önce sosyalizme doğru demokratik bir hareketi desteklemişti, ancak savaştan sonra güçlü ama zararsız adamlar tarafından yönetilen hükümette daha çok umut buldu. Bu, bazen, onu Stalin, Hitler ve Mussolini gibi totaliter önderlerin kusurlarını göremez hale getiriyordu.

1921 tarihinde, Shaw, Back to Methuselah’ı (Methuselah’ın Ardı) tamamladı. Devasa, beş oyundan oluşan bu eser, Cennetin Bahçelerinden binlerce yıl geleceğe kadar olan bir zamanı kapsamaktadır. Shaw, bu eseri bir başyapıt olarak değerlendirse de birçok eleştirmen onun gibi düşünmüyordu.

Bir sonraki oyunu olan Saint Joan (1923) ise genellikle onun en iyi oyunlarından biri olarak kabul edilir. Shaw, Jeanne d’Arc hakkında bir şeyler yazmayı uzun süre düşünmüştür ve bir azize ilan edilmesi Shaw’u harekete geçrimiştir. Oyun, Shaw’a uluslararası anlamda bir başarı kazanmıştır. Çoğu kişi, Nobel Edebiyat Ödülü’nü sırf bu oyunu yüzünden aldığını düşünmektedir. Shaw, ömrünün sonuna kadar oyunlar yazmaya devam etti, ancak çok azı eski eserleriyle kıyaslanılabilir derecedeydi.

“The Apple Cart” (1929) her hâlde daha sonraki döneminin en ünlü eseridir. Daha sonra yazdığı, “Too True to Be Good” (1931), “On the Rocks” (1933), “The Millionairess” (1935) ve Geneva (1938) gibi oyunlar, düşüşü için verilen örnekler arasındadır. Shaw’un son bitmiş oyunu, doksan yaşlarında yazdığı “Buoyant Billions”tı (1946–1948).

Shaw’un oyunları, genellikle uzun önsözlerle başlar. Bunlar genellikle, oyundan çok oyunda işaret edilen konular hakkında olur. Genellikle, bu önsözler, oyunun kendisinden daha uzun olurlar. Mesela, Penguin Books tarafından basılan tek perdelik oyun, “The Shewing-up of Blanco Posnet”nin (1909) 29 sayfalık oyun kısmından önce 67 sayfalık bir önsöz vardır.

Kültür sanat haberlerine devam ediyoruz. Ülkemizin değişik kentlerinden kültür ve sanat haberlerini sizler için derlemeye çalıştık. Sanatla kalın!

sanat

SERGİ

İSTANBUL

– İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans öğrencisi dokuz sanatçının “Doku’z” ismini verdikleri sergi İstanbul Aydın Üniversitesi Beşiktaş Sanat Galerisi’nde 4 Şubat’a kadar görülebilir.

– Recep Akar, Mustafa Duymaz, Didem Erbaş, Murat Germen, Şifa Girinci, Emre Kantaşlı, Volkan Kızıltunç, Manbor, Ali İbrahim Öcal, Saliha Yılmaz’ın eserlerinden oluşan “Pardon, Kaçıncı Kat?” adlı sergi 7 Şubat’a kadar MERKUR’da görülebilir.(212) 225 37 37

– Oğuz Öztuzcu’nun retrospektif fotoğraf sergisi 7 Şubat’a kadar Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binası sergi salonunda izlenebilir. (0212) 251 4900

– Eren Güler’in “00:00” isimli etkinliği 7 Şubat’a kadar Galeri Eksen’de görülebilir. (212) 219 08 50

– “Türk Sinemasında Makyaj ve Aksesuvarın 100 Yıllık Yolculuğu” sergisi TÜRVAK Sinema-Tiyatro Müzesi’nde 8 Şubat’a kadar görülebilir. (212) 245 80 91

– Mümtaz Yener’in 1940’larda başlayan makine ve robot betimlemeleriyle, kızı Ressam Göksun Yener’in 1990’lı yıllardan bu yana sergilediği “Çağdaş İkonlar” adlı çalışmalarından örneklerin yer aldığı “Teknoloji Aşkı” adlı sergi Schneidertempel Sanat Merkezi’nde 8 Şubat’a kadar izlenebilir. (0212) 249 0150

– Koray Dağcı’nın “Realist Yansımalar” adlı resim sergisi Venüs Sanat Galerisi’nde 12 Şubat’a kadar görülebilir. (216) 565 3572

– Mehtab Kardaş’ın “Kış” adlı sergisi Ürün Sanat Galerisi’nde 12 Şubat’a kadar izlenebilir.(0216) 363 1280

– Tülay Sayılgan’ın “Gözlerimde Bir Renk” isimli suluboya resim sergisi, 13 Şubat’a kadar Levent Tenis Kulübü’nde izlenebilir. (212) 279271

– Anıl Kangal’ın “Dünyadan Kartpostallar” fotoğraf sergisi 13 Şubat’a kadar Güneş Sigorta Sanat Galerisi’nde görülebilir.

– Şakir Gökçebağ’ın “Think Tank” adlı sergisi 14 Şubat’a kadar GALERIST’te görülebilir.(0212) 252 1896

– Pemra Aksoy, Buğra Erol, Güneş Oktay ve Aslı Vural’ın işlerinin olduğu “Çıkış” adlı karma sergi 14 Şubat’a kadar Galeri ARK’ta görülebilir. (216) 369 49 00

– Şahin Kaygun üzerine hazırlanan fotoğraf sergisi 15 Şubat’a kadar İstanbul Modern’de görülebilir. (0212) 334 7300

– Soner Çakmak’ın “Yasaklı Ruh Düşleri” sergisi 15 Şubat’a kadar Düş Yolcusu Sanat Durağı’nda görülebilir. (216) 3869903

– “Kötülüğün Şeffaflığı ya da Ötekine Bakmak” adlı karma sergi 15 Şubat’a kadar Kare Art Gallery’de görülebilir. (0212) 240 4448

– Evren Sungur’un “Organik Makineler – Bir Heykel İçin Eksiz” adlı sergisi @Summart Sanat Merkezi’nde 16 Şubat’a kadar görülebilir.

– Mümin Candaş ve Orhan ZAFER’in “Yol Geçen Hanı” adlı resim sergisi Banyan Restaurant’ta “Art For The Soul” projesi kapsamında Şeli Art Project işbirliğiyle 19 Şubat’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.

– Utku Dervent ile İlker Yardımcı’nın “Orada Olmak” adlı sergisi Bozlu Art Project’te 21 Şubat’a kadar görülebilir. (212) 232 72 32

– “Dijital Sonrası Tarihçeler: 1960’lar ve 1970’lerin Medya Sanatından Kesitler” adlı sergi Akbank Sanat’ta 21 Şubat’a kadar görülebilir.(0212) 252 3500

– Versus Art Project ve Karşı Sanat Çalışmaları Sanat Galerisi’nde Yavuz Tanyeli’nin kişisel resim sergisi “E=m.c2” 21 Şubat’a kadar görülebilir. (212) 244 78 74

– Mike Berg’in Galeri Nev İstanbul’daki altıncı kişisel sergisi 21 Şubat’a kadar görülebilir. (0212) 251 1214

– Jacques Tange’nın “Yabancı Topraklarda” sergisi 21 Şubat’ kadar ART350’de görülebilir. (0216) 369 8050

– Can Göknil’in “Sazlı Sözlü” adlı sergisi 21 Şubat’a kadar Galeri Apel’de görülebilir. (212) 292 72 36

– Genco Gülan’ın “Soyut Haritalar” adlı sergisi 22 Şubat’a kadar Piramid Sanat’ta izlenebilir. (0212) 297 3120

– Ömer Kaleşi sergisi 24 Şubat’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 2470899

– “Özel Koleksiyon Sergisi” 25 Şubat’a kadar Sanat Yorum’da görülebilir. (212) 542 43 05

– “Çanakkale Destanının İlk Halkası-Troyalı Hektor” sergisi Rahmi M. Koç Müzesi Sergi Salonu’nda 27 Şubat’a kadar görülebilir. (0212) 369 6600

– “Soğuk. Ilık. Sıcak” adlı karma sergi 27 Şubat’a kadar ARTNEXT İstanbul’da görülebilir.(0212) 999 3990

– Alp Çoksoyluer, Alper Derinboğaz, Ayşe Gül Süter, Buşra Tunç, Candaş Şişman, Deniz Kader, Erdal İnci, Korhan Erel, Osman Koç, Ozan Türkkan ve Refik Anadol’un eserlerinin yer aldığı “Dalgalar” adlı sergi Block Art Space’de 15 Ocak-28 Şubat tarihlerinde görülebilir. (212) 292 83 82

– Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Belçikalı grup Het LABO işbirliğinde gerçekleştirilen “CuriosiTIES: Kravata Meraklı Bakış” başlıklı sergi Marmara Üniversitesi Sultanahmet yerleşkesindeki Cumhuriyet Müzesi’nde 28 Şubat’a kadar görülebilir. (212) 518 16 00

– Murat Palta’nın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Tasvir-i Beyaz Perde” x-ist’te 28 Şubat’a kadar izlenibilir. (212) 291 77 84

– Balkan Naci İslimyeli’nin son yapıtlarından oluşan “Bir Şey Söyle” adlı sergisi 28 Şubat’a kadar Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı’nda (EKAV) görülebilir. (0212) 252 8131

– “Sins / Günahlar” sergisi 28 Şubat’a kadar G-art Beyoğlu’nda görülebilir. (212) 2436622

– “Olasılıklar ve Tercihler” adlı karma video seçkisi 1 Mart’a kadar Mixer Açık Depo’da görülebilir. (0212) 243 54 43

– Sevtap Yılmaz’ın “Geçmişten Geleceğe” adlı sergisi 5 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında Galeri Artist Çukurcuma’da görülebilir. (212) 251 91 63

– Yusuf Taktak’ın “Yukarıdan Aşağıya Soldan Sağa 19152015” adlı sergisi Maçka Sanat Galerisi’nde 7 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 240 8023

– “Mimarlık tarihçisi, restoratör, koleksiyoner Ekrem Hakkı Ayverdi” sergisi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 334 0900

– Nesrin Esirtgen Collection tarafından genç sanatçılara görünürlülük sağlamayı amaçlayan “Open Call – Open Door” sergisi 6 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 243 7853

– “Joan Miró: Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” sergisi 8 Mart’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde izlenebilir. (0212) 277 2200

– “Küçük Yüzler, Büyük Bedenler” adlı karma sergi 13 Mart’a kadar Elgiz Müzesi’nde izlenebilir. (0212) 290 2525

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 6 Şubat – 29 Mart tarihlare arasında kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Burhan Doğançay’ın “Picture The World” sergisi 7 Haziran’a kadar Doğançay Müzesi’nde görülebilir. (0212) 244 7770

– “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz” adlı retrospektif sergi İstanbul Modern’de 28 Haziran’a kadar Süreli Sergiler Salonu’nda görülebilir. (0212) 334 7300

ANKARA

– Orhan Taylan – resim, heykel – 6 Şubat’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

– Murat Koç – resim – 7 Şubat’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

– Hanefi Yeter – resim – 7 Şubat’a dek – Kav Sanat Galerisi’nde. (0 312 491 22 32)

– Zeliha Kayahan – gravür – 13 Şubat’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

– Lütfü Günay – resim – 14 Şubat’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

– Zuhal Baysar – resim – 18 Şubat’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

– Sabri Akça – resim – 19 Şubat’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

– Kayıhan Keskinok – resim – 19 Şubat’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

– Istvan Orosz&Frigyes König&Farago – resim – 20 Şubat’a dek – Güler Sanat’ta. (0 312 236 21 22)

– Gültekin Serbest- resim – 23 Şubat’a dek – Sepa Sanat Galerisi’nde. (0 312 473 06 47)

– Necati Seydi Ferdioğlu – resim – 25 Şubat’a dek – Stillife Art’ta. (0 312 441 01 45)

– Oya Kınıklı – resim – 25 Şubat’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

– 6+1 İhtimal – resim – 26 Şubat’a dek – Platform A by Armoni Art Gallery’de. (0 312 440 43 24)

– Aykut Tanrıseven – resim – 27 Şubat’a dek – İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde. (0 312 433 30 34)

– Mehmet Kapçak – resim – 28 Şubat’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

– Mehmet Emin Erdoğdu – resim – 28 Şubat’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

ADANA

– Alişer Avcı’nın, “portre: yazının yüzleri” adlı resim sergisi Seyhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde sürüyor. Ressam Avcı’nın Uğur Mumcu, Yaşar Kemal, Nâzım Hikmet, Yılmaz Güney gibi ünlü isimleri kendi üslup ve çizgileriyle yağlıboya resimlediği çalışmalarının yer aldığı sergi 3 Şubat tarihine dek sanatseverlerin izlenimine açık olacak. (0322 4541994)

MERSİN

– Melek Çalışkan’ın Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Sanat Galerisi’ndeki resim sergisi sürüyor. Çalışkan’ın yağlıboya çalışmalarının yer aldığı sergi 5 Şubat’a dek izlenime açık açık tutulacak. (0324 2389500)

GAZİANTEP

– Ömer Doğan’ın Sanko Sanat Galerisi’ndeki, “Fas Fotoğrafları” adlı fotoğraf sergisi sürüyor. Çekimlerinde, sanatın biçim, içerik ve estetik değerlerinden yararlanan görüntülere özen gösteren Doğan’ın, Fas’ın doğal güzellikleri ve kültürünü yansıtan karelerden oluşan sergisini sanatseverler, 13 Şubat tarihine dek her gün 10.00-22.00 saatleri arasında gezebilecek. (0342 3666066)

MÜZİK

İSTANBUL

– Nardis Jazz Club’te bugün 21.30’da Salliel Bros grubu; salı, 21.30’da Uğur Güneş Trio; çarşamba 21.30’da Mark Alban Lotz Band; perşembe 21.30’da Önder Kağan Fetih; cuma 22.30’da Deniz Tasar 5tet; cumartesi 22.30’da Dilek Sert Erdoğan Moments konserleri. (0212 232 98 30)

– Caddebostan Kültür Merkezi’nde çarşamba saat 20.30’da Borusan Quartet ve Burhan Öçal, cuma saat 20.00’da İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası – İsveç Haftası konseri (0216 467 36 00)

– Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde cumartesi saat 21.00’de Amsterdam doğumlu sanatçı Karsu’nun konseri (0850 222 67 76)

– Salon IKSV’de çarşamba saat 21.300’da Kekko Fornarelli Trio, cuma saat 22.00’de Garanti Caz Yeşili: ‘Sleep Party People’, cumartesi 22.30’da Korhan Futacı ve Kara Orkestra konseri. (0212 334 07 57)

– Moda Sahnesi’nde salı 20.30’da Piatango topluluğunun konseri. (0216 330 58 01)

– Süreyya Operası’nda bugün saat 20.00’de Hüseyin Sermet piyano resitali. (0216 346 15 31)

– İş Sanat’ta cuma saat 20.00’de Sinema Senfoni Okestrası, Serdar Yalçın konseri. Konserde onlara oyuncu Halit Ergenç eşlik edecek. (0212 316 10 83)

– Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bu ay konser yok. (0212 232 98 30)

– Lütfi Kırdar’da cuma saat 20.00’de Tekfen Filarmoni Okestrası konseri. (0212 373 11 00)

– Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi saat 21.00’de Demet Akalın konseri. (0216 362 1161)

– garajistanbul’da cuma saat 23.00’de Hayko Cepkin, cumartesi saat 23.00’de Gripin konserleri var. (0212 244 4499)

– Jolly Joker İstanbul’da çarşamba saat 21.00’de Mert Ali İçelli; perşembe saat 21.00’de Esin İris, cuma saat 22.00’de Halil Sezai, cumartesi saat 22.00’de Yaşar konseri. (0212 249 0749)

– KadıköySahne’de yarın saat 21.00’de Kuzey Ormanları Savunması Dayanışma Gecesi konseri; cumartesi saat 22.30’de Nev konseri. (0216 550 04 92)

– Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da Vera; yarın saat 22.30’da Zeynep Casalini, çarşamba saat 22.30’da Son Feci Bisiklet grubu; perşembe saat 22.30’da Niyazi Koyuncu; cuma saat 22.30’da Can Gox ve saat 22.30’da Shantel ve Bucovina Club Orkestar konseri. (0212 245 10 48)

ANKARA

– CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Rengim Gökmen yönetiminde vereceği, Wenzel Fuchs (klarinet) ve Orkun Civelek’in (klarinet) solist olarak yer alacağı konser 5, 6 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 310 72 90)

– Bilkent Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın (BSO) şef Rauf Abdullayev yönetiminde vereceği, Pervin Çakar’ın (soprano) solist olarak yer alacağı “Titanların Aşkı” başlıklı konser 31 Ocak’ta saat 20.00’de, şef Patrick Gallois yönetiminde vereceği “İtalya’dan Kartpostal” başlıklı konser 7 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)

TİYATRO

İSTANBUL

– Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Cimri” cuma, cumartesi 20.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Çöl Fırtınaları” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. Küçük Sahne’de “Hüzzam” salı, çarşamba, perşembe cuma, cumartesi 20.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Ellerimin Arasındaki Hayat” perşembe, cuma 20.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Ramiz ile Jülide” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. (0 212 292 39 00 )

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Türkiye Kayası” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kısasa Kısas”çarşamba, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Kabare” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde “Cibali Karakolu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Vişne Bahçesi” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde “Ölü Ordunun Generali” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Ümraniye Sahnesi’nde “Hıdrellez” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30.(0 212 455 39 20)

– Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyi Müzikali” perşembe 20.30, “Kaç Baba Kaç” cuma 20.30, “Hayvan Çiftliği” cumartesi 20.30, çocuk oyunu “Güneşin Çocukları” pazar 11.00, “Romeo ve Juliet” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” çarşamba 20.30, “Azizce” cuma 20.30. (0 212 414 96 47)

– Tiyatro Pera’da, cuma, cumartesi 20.00, pazar saat 18.30’da “Ah Smyrna’m Güzel İzmir’im” adlı oyun sahnelenecek.

– Ortaoyuncularda “Masal Müfettişi” cuma 20.00, “Ferhangi Şeyler” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

– Dostlar Tiyatrosunun “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunu cuma, cumartesi 20.30 Kenter Tiyatrosu (0 212 246 35 89)

– Oyun Atölyesi “Testosteron” bugün ve yarın 20.30, “Kim Korkar Hain Kurttan” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. (0216 345 39 39)

– Kumbaracı50 “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” perşembe, cuma 20.30, “Bir İdam Mahkumunun Son Günü” cumartesi 20.30. (0 212 243 50 51 )

– Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Üstü Kalsın” çarşamba, cumartesi “Van Gogh” cuma günü sahnelenecek.

– Moda Sahnesi’nde “Sen Balık Değilsin ki” bugün 20.30, “Ormanlardan Hemen Önceki Gece” cuma 19.00. (0 216 330 58 00)

– Tiyatro Ölü Aktörler’in “Normal” adlı oyunu çarşamba Tiyatro Hal’de, “Uzak Adalar” oyunu perşembe Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde. ANKARA

– Akün Sahnesi’nde, “Vanya Dayı” adlı oyun 8 Şubat’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Kanlı Düğün/Sivas DT” adlı oyun 10-15 Şubat tarihleri arasında, cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Sarı Naciye” adlı oyun 24, 25, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 427 19 71)

– Altındağ Tiyatrosu’nda, “Nalınlar” adlı oyun 3-8 ve 17-24 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Kuaförde Bir Gün” adlı oyun 10-15 ve 25-28 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Miyhavlar Tiyatrosu” adlı oyun 17, 19, 24, 26 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 316 59 02)

– Büyük Tiyatro’da, “Teneke” adlı oyun saat 15.00’te, “Çalıkuşu” adlı oyun 10, 13 Şubat’ta saat 20.00’de, 15 Şubat’ta saat 15.00’te, “Hedda Gabler” adlı oyun 22 Şubat’ta saat 15.00’te, 24 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 324 22 10)

– Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Satıcının Ölümü” adlı oyun 3, 4, 5, 6, 7 Şubat’ta saat 20.00’de, 8 Şubat’ta saat 15.00’te, “Cymbeline” adlı oyun 10, 11, 12, 13, 14 Şubat’ta saat 20.00’de, 15 Şubat’ta saat 15.00’te, “Teneke” adlı oyun 17, 18, 19, 20, 21 Şubat’ta saat 20.00’de, 22 Şubat’ta saat 15.00’te, “Macbeth” adlı oyun 24, 25, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 240 00 91)

– Küçük Tiyatro’da, “Sevgili Hayat/İstanbul DT” adlı oyun 3, 4, 5, 6 Şubat’ta saat 20.00’de, 7 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 8 Şubat’ta saat 15.00’te, “Karlar Kraliçesi” adlı çocuk oyunu 10 Şubat’ta saat 11.00’de, “Yeşilçam” adlı oyun 10, 11, 12, 13 Şubat’ta saat 20.00’de, 14 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 15 Şubat’ta saat 15.00’te, “Ramiz ile Jülide” adlı oyun 17, 18, 19, 20 Şubat’ta saat 20.00’de, 21 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 22 Şubat’ta saat 15.00’te, “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” adlı oyun 24, 25, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

– Oda Tiyatrosu’nda, “Kontrabas” adlı oyun 3, 4, 5, 6, 7 Şubat’ta saat 18.30’da, “Kuğu’nun Şarkısı/Bir Evlenme Hikâyesi” adlı oyun 10, 11, 12, 13, 14 Şubat’ta saat 18.30’da, “Hüzzam” adlı oyun 17, 18, 19, 20, 21 Şubat’ta saat 18.30’da, “Nehir” adlı oyun 24, 25, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

– Stüdyo Sahne’de, “Sabır Taşı” adlı oyun 3, 6 Şubat’ta saat 20.00’de, 8 Şubat’ta saat 15.00’te, “İyiyim” adlı oyun 10, 13, 24, 27 Şubat’ta saat 20.00’de, 15 Şubat’ta saat 15.00’te, “Bizim Yunus” adlı oyun 17, 20 Şubat’ta saat 20.00’de, 22 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

– Tatbikat Sahnesi’nde, “Kuğu’nun Şarkısı/Bir Evlenme Hikâyesi” adlı oyun 3, 4 Şubat’ta saat 20.00’de, “Aklımdaki Kadınlar” adlı oyun 10, 11, 17, 18, 24, 25 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 467 71 72)

– İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Nihayet Bitti” adlı oyun 4, 5, 25 26 Şubat’ta saat 20.00’de, 7, 15, 28 Şubat’ta saat 15.00’te, “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” adlı oyun 11, 12 Şubat’ta saat 20.00’de, 14 Şubat’ta saat 15.00’te, “Bernarda Alba’nın Evi3 adlı oyun 18, 19 Şubat’ta saat 20.00’de, 21 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

– Şinasi Sahnesi’nde, “Nereye” adlı oyun 3, 4, 5, 6, 7 Şubat’ta saat 20.00’de, “Üç Şehzade” adlı oyun 6 Şubat’ta saat 11.00’de, “Alacaklılar” adlı oyun 17, 18, 19, 20 Şubat’ta saat 20.00’de, 21 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 22 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 467 17 44)

– 75. Yıl Sahnesi’nde, “Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı” adlı oyun 4, 5, 11, 12 Şubat’ta saat 18.30’da, 7, 14 Şubat’ta saat 15.00’te, “Euridice’nin Elleri” adlı oyun 18, 19, 21, 25, 26 Şubat’ta saat 20.00’de, 28 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 432 27 46)

– Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Küçük Denizkızı” adlı çocuk oyunu 7, 14, 21, 28 Şubat’ta saat 12.00’de, “Sevgili Kardan Adam/Bebek Tiyatrosu” adlı çocuk oyunu 8, 15 Şubat’ta saat 12.00’de, “Havuç Tarlasındaki Koca Fil/Bebek Tiyatrosu” adlı çocuk oyunu 22 Şubat’ta saat 12.00’de, “Ali Nihat’la Sihirli Yolculuk” adlı çocuk oyunu 8 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 418 02 98)

– Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Tesadüfen Kadın” adlı oyun 8, 22 Şubat’ta saat 15.30’da, 20 Şubat’ta saat 20.00’de, “Beş Para Etmez Varyete” adlı oyun 6, 7 Şubat’ta saat 20.00’de, 15 Şubat’ta ve 1 Mart’ta saat 15.30’da, “Selamün Kavlen Karakolu” adlı oyun 13, 27 Şubat’ta saat 20.00’de, 14, 21, 28 Şubat’ta saat 15.30 ve 20.00’de. (0 312 417 76 76)

– Tiyatro Tempo’da, “Köpek Olmak İstiyorum (+4 yaş)” adlı çocuk oyunu 8 Şubat’ta saat 13.00’te, “Uçtu Uçtu Öykü Uçtu (+3 yaş)” adlı oyun 15 Şubat’ta saat 13.00’te, “Mutluluk Oyunu-Pollyanna (+8 yaş)” adlı çocuk oyunu 15 Şubat’ta saat 16.00’da, “Karagöz Cadılar ve Hint Fakiri (+4 yaş)” adlı oyun 22 Şubat’ta saat 13.00’te, “Bir Büyükanne Aranıyor (+6 yaş)” adlı çocuk oyunu 22 Şubat’ta saat 16.00’da, “Bavuldaki Hayatlar” (+15 yaş) adlı yetişkin oyunu 20 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 232 32 92)

– Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Müsahipzade Celal’in yazdığı, Münir Canar’ın yönettiği, “Macun Hokkası” adlı oyunu yarından itibaren yeniden Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi’nde sahneleyecek. Dekor tasarımı Güven Öktem, giysi tasarımı Fatma Sarıkurt, ışık tasarımları da Halil İbrahim Karahan’a ait oyunu tiyatroseverler hafta içi 20.00’da cumartesi 15.00 ve 20.00’da izleyebilecek. ADT oyuncuları, Azade Küçükaycan’ın yazıp yönettiği, “Merhaba Hayat” adlı müzikli danslı çocuk oyununu ise çarşamba günü 14.00’da pazar günü ise 11.00’da küçük tiyatro severlere sunacak. Oyunun karakterleri Jülide, Büyük Ayıcık ve Minik Ayıcık’ın çocuklara renkler ve sayılar ile mevsimleri diyaloglarla anlatması oyun sırasında renkli görüntülerin ortaya çıkmasına sahne oluyor. (0322 3523355)

– Çukurova Belediyesi Şehir Tiyatrosu, David Gieselmann’ın yazdığı, “Bay Kolpert” adlı oyunu bugün 20.00’da Orhan Kemal Kültür Merkezi’nde sahneleyecek. Adana Devlet Tiyatrosu sanatçılarından Murat Aslan’ın yönettiği, komedi-gerilim türündeki, “Bay Kolpert”te Salih Akbalı, Dilek Kont, Mehmet Avcı, Burak Zerayalp, Ahmet Eldek ve Zeynep Ak rolleri paylaşıyor. ÇBŞT oyuncuları, “Baş Kolbert”i her perşembe akşamı 20.00’da tiyatroseverler için yineleyecek. (0322 2345325)

– Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Yunan yazar Dimitri Psathas’ın yazdığı, Turgut Bağır’ın yönettiği, “Yalancı Aranıyor” adlı oyununu sahnelemeyi sürdürüyor. Ergün Özfırıncı, Halil İbrahim Kurum, Özlem Özel, Nermin Salman, Orhan Kuşçu, Dilek Polat, Önder Özcan, Tufan Naharcı, Feridun Yıldırım, Semih Yeşil, Çağla Yeleç ve Hüseyin İnan Biçir’in rol paylaştıkları politik güldürü her cumartesi 15.00 ve 20.00’da tiyatroseverler için yineleniyor. BBŞT oyuncuları Nurhan Özgür’ün yazdığı, Dr. Rasim Aşın’ın yönettiği, “Dede Korkut Kitabı” adlı masalsı çocuk oyununu da salı ve çarşamba günleri 14.30’da, cumartesi günleri de 11.00’da yineliyor. (0322 4589347)

Kaynak: Medya

Piyano satınalma ve piyano eğitimi alma rehberi. Hangi piyanoyu almalıyım. Nasıl bir piyano almalıyım.

Sizler uzun yıllardır sanat eğitimi veren kurumumuzu süreç içerisinde pek çok kişi piyano ve piyano eğitimi konusunda bilgilenmek için ziyaret ediyor veya arıyor. İster öğrenci adayımız olsun isterse uzak yerlerde olup öğrencimiz olamayacak kişiler olsun pek çoğumuz;  “Piyano ve piyano eğitimi konusunda” bir takım merak edilen konular hakkında sağlıklı bilgi edinemediklerini dillendiriyor. Bizde sizler bir nebzede olsa yardımcı olmak amacıyla  aşağıdaki yazıyı kaleme aldık.

SONY DSC

Hayatınızın herhangi bir döneminde piyano ile tanışma fırsatı bulamamış olabilirsiniz. Ve bir gün siz veya yakınınıza  piyano dersi almaya karar verince sizin uzmanlık alanınız piyano olmadığı için, piyanoları birbirlerinden ayırt etmekte zorlanıyor ve “hangi piyanoyu almalıyım?” diye kafanızda soru işaretleri oluşuyorsa…  Elbette ki çaresiz değilsiniz…

Piyano eğitimini hangi kurumdan ve hangi öğretmenden almalıyız.

Etrafınızda çeşitli kurum ya da kuruluşlardan birinde,  değerli piyano hocası/eğitmeni/öğretmeni ile çalışma fırsatını yakaladınız. Tebrikler.. Ders alacağınız eğitmen hakkında bilgi sahibi olunuz. Tecrübesi, iş deneyimi, pedagojik bilgisi ve enstrüman hakimiyeti hakkında emin olunuz..( Enazından kuruma uğrayınız ve birkaç dakika eğitmenlerle sohbet ediniz hiçbir kurum buna hayır demez) Unutmayın!… Enstrüman eğitiminde yanlış alınan eğitimin düzeltilmesi çok uzun zaman alır ve bazen de öğrenme süreci kadar emek vermek gerekir. Dolaysıyla eğitim alacağınız eğitmen, kurumun motive etme ve donanımları ile sanata yaklaşımını da göz önüne almak gerekir.

Özellikle daha küçük yaştaki çocuklarda bu durum daha önem taşır lütfen eğitmenleri ve kurumu inceleyiniz. Yeterliliklerini ve kuruma çocuğunuzun ilk geldiği andaki intibasını önemseyiniz.

(Çocuğunuza eğitim verecek bir piyano eğitmeni ona sadece notasyon bilgisi vermeyecek, ona hayatı boyunca sahip olacağı bir değeri fark ettirecektir. Piyano çalmak, ciddi sabır gerektiren bir iş olduğu gibi küçük çocuklara piyano öğretmek de bir o kadar sabır gerektirir ve bu alanda öğretmen olmak ayrı bir sanat‘tır.)

Doğru piyano eğitmenini ve kurumu buldunuz, kayıt yaptırdınız. Ya şimdi?

Piyano dersine başladınız. İlk derste nota bilgisi ve piyanoya oturuş ve tuşlar hakkında bilgiler aldınız. Çoğu eğitmen ilk bir kaç ay evde piyano olmamasına pek ses çıkartmaz. Eğitime devam edilip edilmeyeceği konusunda öğrencinin kesin karar vermesini bekler.

– Hocam evde orgum var, tuşları zaten aynı, ne zaman piyano alabilirim bilmiyorum. Acaba piyano alana kadar orgla çalışsam olur mu?

Piyano yok org verelim?

örnek Org/Keybord

Örnek Org/Keybord

 

Çoğu piyano eğitmeni bu gibi sorularla hep karşılaşır. Aslında verilmesi gereken cevap kesinlikle HAYIR dır. (Unutmayınız ki dijital piyano veya klavye asla bir orgla kıyaslanamaz  gayet basit org farklı bir işlevselliğe sahiptir) Ama maddi imkansızlıklar, evin müsait olmayışı, komşuların rahatsız olmaları v.s. gibi bahaneler yüzünden çoğu eğitmen esnek davranmaya çalışır. Cevabın hayır olmasının aslı şudur: Piyano ve org arasında aslında çok fark vardır. Tek benzerlikleri tuş şeklidir. Standart bir piyano 7,5 oktav ve 88 tuştan oluşmaktadır. Orgların ise oktav ve tuş sayısı değişmektedir. Piyanolarda tuş hassasiyeti denilen bir özellik vardır. Eserleri seslendirirken nüans terimlerini bu özellik sayesinde uygulayabiliyoruz. Piyanoların tuşlarının dışı kaplamadır ama içi tamamen ağaçtır, bu önemli bir ayrıntıdır. Çünkü hem tuşların bir mekanizmaya bağlı oluşu ve bu mekanizma ile hareket edişi, hem de içlerinin ağaç olmasından dolayı, tuşlar olması gereken ağırlığa sahip olurlar. Ve bu ağırlık da parmaklarımıza zamanla bir güç ve esneklik kazandırır, bizi geliştirir.  Birkaç marka dışında orgların çoğunda bu özellik olmadığı gibi, çoğu orgların çıkardıkları piyano sesi oyuncağı andırmaktadır. Bu da piyano eğitimi alırken geliştirebileceğimiz kulak eğitimini olumsuz yönde etkilemektedir. Org eğitimi ve piyano eğitimi birbirinden farklı teknik ve metod gerektirir. İleri düzeylerde piyano çalarken işin içine pedal da girecektir ki, orgda pedal yokturPiyanolarda üç pedal vardır. Bunlardan en sağdaki sesi açan, yayan bir etki yaratan, tabiri caizse yankılandıran  pedal, ortadaki pedal, sesi %50-60 oranında azaltmaya yarayan susturucu bir pedaldır, en soldakiyse, bazı eserlerde nüansı (yorumu) etkileyen tuşeyi ve hissiyatı yumuşatan pedaldır.

İşin özü şu: Piyano eğitimi almaya kesin karar veren bir kişi en geç bir iki ay içerisinde özellikle kurum çalışma imkanı sunmuyor veya sizin çalışma imkanı sunan kuruma gidip çalışma için vakit ayıramıyorsanız evinize piyano almanız eğitimin ilerlemezsi anlamında gerçekten önemlidir.

Dijital Piyano alınır mı?             

dijital piyano örneği

Örnek dijital piyano

 

Piyano eğitimi alanların sıkça karşılaştığı bu soruna değinmeden geçemeyeceğiz. Elbette konum, maddi olanaklar ev ve gürültü ile bakım gibi konular devreye girince dijital piyano önplana çıkmaktadır. Tüm bu olanaklar değerlendirilip bakıldığında imkanlar el veriyorsa akustik piyano tercih edilebilir fakat akustik piyanoların fiyatının daha yüksek olması, akort, taşınma v.s. gibi sorunlar (bir sonraki paragraflarda detaylı olarak değineceğiz) bir çoğumuz için dijital piyano ön plana çıkmaktadır.

Dijital piyano alırken neye dikkat etmeliyiz :

Artık bir çok piyano satan galeri sahipleri, alıcıları için kolaylıklar sağlamaktadırlar. Yeni başlayanlar için ya da maddi durumları açısından çok temiz ikinci el piyanolar, komşuları rahatsız olanlar için kulaklıkla çalışılacak dijital piyanolar ( ki bu tarz piyanolar çok rağbet görüyor) mevcuttur. Hatta teknoloji o kadar gelişti ki tellerin üzerine yapılan küçük bir mekanizma ile akustik piyano, dijital hale getirilebiliyor. Yani bu sayede gecenin üçünde bile kulaklıkla akustik piyano çalışabiliyoruz… . (Unutmayınız; Nar Sanat, öğrencilerine  derslikler müsait olduğu sürece sabah 09:00-akşam 21:00 saatleri arsında hiçbir ücret almaksızın piyano ve derslikleri kullanıma açmaktadır.)

Dijital piyanolarda da akustiklerde olduğu gibi fiyat yelpazesi oldukça geniştir. Öncelikle elbette piyano eğitmeninizin önerisini dikkate alın fakat bunun yanı sıra satın alma sonrası teknik destek, tuşelerin sağlamlığı ve basma gücü, bilinirlilik ve daha önce alıp denemiş olanların tavsiyesine kulak asın. Gereksiz düğme kalabalığından uzak durmaya çalışın. (Çok düğme özellikle çocuklarda dikkatin tuşelerden uzaklaşmasına yol açabiliyor)  “Fiyatı daha yüksek olan daha iyidir” mantığının yanlış olabileceğini göz önüne alın. En son teknoloji en uygunu olmaya bilir hatta bazen son modelden öncekiler fiyat/kazanç oranına göre daha uygun bile olabilir. Önemli olan ses ve dokunuşta akustik piyanoya yakınlıktır. Kaldı ki özellikle çocuk öğrenci söz konusuysa piyano eğitiminden vazgeçmeyecek durumunda ise dah üst model veya akustiğe yönelmenizi tavsye ederiz malumunuz piyano gitar değildi çocuğumuz vazgeçerse duvara asalım.

Piyano almadan önce iyice araştırma yapın, marka, model ve fiyat karşılaştırması yapın. Bu işe yıllarını vermiş çok uzman galeriler var. Eğitmeninizin ve galeri sahiplerinin tavsiyelerine kulak verin. Size en uygun piyano elbette vardır.

Akustik piyano, yalnızca piyano çalmayı, olması gereken performansı elde etmeyi, el ve parmak gelişimini doğru düzeyde sağlamayı, gerçekten bir klasik piyanist yaratmayı amaçlar. Tek amaç doğru bir performans, doğru bir tuşe, doğru bir gelişimdir. Akustik bir piyanoda yapılabilecek tek şey çalmak ve çalışmaktır. Çok fazla boşa vakit geçirmezsiniz. Daha önceden öğrendiğiniz bir parçayı o anda çalmak bile parmaklarınızı çalıştırır, size pratik yaptırır.

Org da ise her şey çok farklıdır. Çünkü Org; tuşları son derece hafif olan ve popüler müzik yapmak için tasarlanmış bir enstrümandır. Piyano eğitiminde olduğu gibi 10 parmakla nota çalınmaz! Sağ elimiz notanın ana ezgisini çalarken, sol elimiz de orgun içerisindeki ritimlerle ana ezgiye eşlik edecek akorlara basar. Burada amaç tamamen eğlence müziği yapmaktır. Orgların bol bol düğmesi vardır çünkü içinde çeşitli enstrüman sesleri, çeşitli fonksiyonlar vardır. Bu fonksiyonların hiç birini piyano dersi alırken kullanmadığımızı tekrar hatırlatmak isterim.

Çalış stilleri de, teknik yapıları da, öğrenme şekilleri de birbirinden farklı olan bu iki alet nasıl olur da başlangıç aşamasında birbirlerine alternatif olabilirler? Nasıl çocuğunuz voleybolu basketbol topu ile oynayamazsa, piyano dersini de orgla çalışmak onu son derece yanlış yerlere sürükler. Yanlış teknik oturur, yerleşir ve bu çalışma şeklinin devamlılığı sürdükçe de, ya kolu sakatlanır, ya da bu işi doğru bir şekilde öğrenemez ve zamanla da bir şeyler öğrenemediği için piyano dersinden soğur. 

Orgla piyano çalışmanın sonucunda, yanlış oturmuş ve yerleşmiş bir tekniğe sahip olup, sonrasında onu değiştirmek ve düzeltmekle uğraşmaktansa, ya da çocuğunuzun bu işten soğuyup uzaklaşmasındansa, piyano alabileceğiniz süreye kadar, çocuğunuza piyano dersi aldırmayın, inanın bana çok daha doğru bir şey yapmış olursunuz.  Çünkü piyano çalmayı öğrenirken edinilmesi gereken bazı teknik bilgiler var. Öğrenilmesi ve alışılması gereken bazı temel kurallar var. Bunlar baştan doğru sağlanamazsa , sonrasında yanlışı düzeltmek ya da o yanlış teknikle piyano çalmak çok daha zor.

Akustik piyano alırken nelere dikkat etmeliyim, Nasıl bir piyano almalıyım?

Örnek Akustik Duvar/Konsol Piyano

Örnek Akustik Duvar/Konsol Piyano

Akustik piyanolar konsol ve kuyruklu olmak üzere ikiye ayrılır. Öncelikle konsol piyanolardan bahsedelim:  Konsol Piyano; duvar tipi piyanolara, yani sırtı duvara dayanan piyanolara denir. Tel boyları daha kısa oldukları için, kuyruklu piyanoların aksine dik bir şekilde durur ve daha az yer kaplarlar, sesleri de kuyruklu piyanolar gibi rahatsız edici yükseklikte değildir, ev ortamında rahat çalışabilmeniz için tasarlanmışlardır. Konsol Piyanoların Tel boyları/uzunlukları 108cm den başlar 135cm ye kadar çıkar. Zaten 135cm den sonra da, hem görsel açıdan gözü yormaması adına, hem de mekanizmanın daha sağlıklı işleyebilmesi için yatırılarak, kuyruklu piyano olarak üretilirler. Konsol piyanoların oldukça zengin çeşitleri vardır, her amaca uygun ölçüde ve fiyatlarda üretilmişlerdir. Eğer piyano eğitimini amatör olarak alacaksanız, ya da sadece hobi amaçlı devam ettirecekseniz, çok büyük ölçülerde ve profesyonel bir piyanoya ihtiyacınız olmadığını hatırlatalım. 108 ila 118cm arası konsol piyanolar size yeterli olacaktır. Ama ilerde bir ihtimalde olsa bu eğitimi profesyonel olarak devam ettirme durumu söz konusu ise, bir daha masraf yapmamanız için minimum 118cm lik bir piyano almanızı öneririz. Tabi bu durum piyanonun markasına ve modeline göre de değişiklik gösterecektir. Şöyle düşünün, her 1600 motorluk araba aynı performansı vermiyor öyle değil mi?

Konsol piyanonun seçimi aşamasında, ne kadar zamandır piyano  dersi aldığınızı, ya da bu işte ne kadar hevesli olduğunuzu, yaşınızı ve bu işe ayırdığınız bütçeyi vb. gibi detayları satış elemanlarına ya da piyano öğretmenlerimize anlatırsanız, sizi çok daha iyi yönlendireceklerdir ve sizin için en doğru seçimi göstereceklerdir.  Çünkü konsol piyanolar da kendi aralarında gruplanmaktalar. Sizin için en doğru yolu ancak bu şekilde gösterebiliriz. Bir kuyruklu piyanonun performansını veren konsol piyanolar bile bulunmakta. Amacınız sadece bir hobi eğitimi almak ise, yanlış ürüne yanlış yatırımlar yapmayınız. Apartmanda ses problemi yaşıyorsanız, akustik bir piyanoya silent sistem dediğimiz tamamen sessiz ve kulaklıkla çalışılabilen bir mekanizmayla da sahip olabilirsiniz. Değişik marka piyanolarını incelerken, aynı piyanoların silent olan versiyonlarını da inceleyebilirsiniz. Apartmanlardaki piyanodan kaynaklı ses problemleri silent piyanolar sayesinde artık yaşanmamaktadır. Türkiye’de akustik piyanolara sonradan silent piyano sistemi için makina takan firmalar da var, ama sakın sonradan bu işlemleri yaptırmayınız. Fabrika ortamında değil de sonradan takılan silent sistemlerde, hem piyanonuzun ana garantisini kaybedersiniz hem de piyanonuzun tamamen sökülüp baştan takılması gibi bir durum söz konusu olacağı için, bu aşamada yapılan hatalarda piyanonuzdan çalarken garip sesler (rezonans) elde edersiniz.

Elbette unutmayınız ki her taşınmanızda veya yer değiştirmenizde piyanonuzun akordu değişebilir veya zarar görebilir.  Uzman taşıyıcılardan yardım almanız gerekmektedir.

Akustik piyano çeşitleri hakkında da bilgi sahibi olalım :

Duvar (Konsol) piyanoları boyutlarına göre ayrılır:

  • Küçük piyano:

Küçük boyutlardaki spinet piyanoların boyutu 91.4 cm’dir.

  • Konsol piyano:

Uzunluğu yaklaşık 101.6 cm’dir.

  • Stüdyo piyano:

Uzunluğu yaklaşık 114.3 cm’dir.

  • Profesyonel piyano:

Profesyonel piyanolar 121.9 cm uzunluğunda ve yüksekliğindedir.

Kuyruklu piyano

  • Tam kuyruklu:

Tam kuyruklu piyanolar genellikle tavanı yüksek yerlerde, örneğin otellerde veya büyük sahnelerde kullanılır.

  • Yarım kuyruklu:

Tam kuyruklu ile benzerdir.

  • Çeyrek kuyruklu:

Çeyrek kuyruklu piyano ise evlere girebilir. Ancak kuyruklu piyanolar duvar piyanolarına göre sesi daha iyi ve kuvvetli verdiği için apartman dairelerinde tercih edilmemelidir.

kuyruklu piyano örneğiArtık bir piyanomuz var. Şimdi ne olacak?

(Akustik piyano  nereye nasıl yerleştirmeliyim, nasıl taşımalıyım, nasıl bakım yapılmalı)

Akustik  piyanoyu evde yerleştireceğimiz alana çok dikkat etmeliyiz.  Akustik Konsol Piyanoların ses tahtaları duvara dayandıkları yerde bulunduğundan, piyanonuzu aldıktan sonra duvara çok fazla sıfır gelecek şekilde dayamayınız. Piyanoyu dayadığınız duvarın içinden su borusu geçmemesine dikkat edin, rutubetten, sıcaktan ve soğuktan etkilenmemeleri içinde lütfen piyanonuzu binanızın dış cephe duvarına dayamayınız, iç cephe duvarı olmasına dikkat ediniz. Piyanonuzu peteklerin yada şöminelerin yanına koymayınız ve üstlerine klima çalıştırmayınız.  Piyanoyu, olanaklarınız el verdiği ölçüde yerinde tutun ve çok sık yer değiştirmeyiniz. Her taşınma ve yer değişikliği piyanonuz için bir risk oluşturur. Ama ille de taşınması gerekiyorsa, alanında uzman kişiler tarafından taşınmasına dikkat ediniz. İlk akort kısa sürede düşebilir. Bu akordu yapan kişinin yada galerinin hatası değildir, endişelenmeyin, bu piyanonun kalitesizliğini de göstermez. Sadece çalgının çok ince ayarlanması gereken tellerinin, henüz yerlerine alışamadıklarını gösterir. İlk dönemlerde piyano akordunuzu yılda 2 kere yaptırmanız piyanonuzun markası ne olursa olsun akort ömrünü uzatacaktır. Bir kaç yıl sonra akortlanmaya alışan piyano, daha uzun süre akortlu kalmaya başlayacaktır. Tüm bunlara dikkat ettikten sonra, piyanonuz da kesenize dikkat edecek ve sizi hiç üzmeyecektir.

Hayırlı olsun. Haydi şimdi piyano çalışmaya…

Not: Ürünleri alırken biliyoruz ki satış sonrası desteği de göz önüne alacaksınız.

Bu arada eğitimle ilgili sorularınız olursa istediğiniz zaman kurumumuzu ziyaret ederek destek alabilirsiniz. Yeter ki siz sanatla ilgilenin.

 

Nar Sanat Eğitim Kursu

Ersin SARACİK

Piyano Öğretmeni

 

Rock Müzik sanatçısı Umut Kuzey’in genel koordinatörlüğünde yola çıkan Zeytinli Rock Festivali,Kral Pop TV medya sponsorluğunda,Edremit Belediyesi desteğiyle, sahne alacak gruplar, ses-sahne firmaları ve birçok kişi ve kurumun elini taşın altına koymasıyla hayat buluyor. Zeytinli Rock Festivali yoluna düzenli olarak ve her sene gelişerek devam etmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin önde gelen rock gruplarının sahne alacağı festival, 3 gün boyunca katılımcılarına bol bol müzik, eğlence ve unutamayacakları bir tatil vadediyor. 29 – 30 – 31 Ağustos tarihlerinde her zamanki gibi Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek Zeytinli Rock Festivali’nin biletleri satışa çıktı.

Kamp + Kombine bileti olan katılımcılara kapılarını bir gün önceden açacak olan festival kapsamında, erken gelen kampçılar için hoşgeldiniz partisi düzenlenecek. Ankara’nın sevilen grubu “Metropolis” kampçılara bir sürprizle hoşgeldin diyecek. Grup eski solisti Ercüneyt Özdemir ile yeniden ve ilk kez festival kapsamında sahne alacak.

Festivalin açılışını İzmir’in sevilen grubu Başıbozuk yapacak. Türk Rock Müziğinin yenilikçi isimlerinden Korhan Futacı ve Kara Orkestra performansının ardından, Yasemin Mori sevilen şarkılarını seslendirecek. Festivale özel bir perfromans ile Cem Adrian’nın sahne almasının ardından, Zeytinli’ye hiç de yabancı olmayan bir isim, “Nev” yeni albümüyle müzikseverlerle buluşacak. Rock müzik tarihimizin 46 yıllık çınarı Moğollar’ın ardından da mor ve ötesi ilk güne noktayı koyacak.

Festivalin ikinci günü, deneysel müziğin çıkış yapan gruplarından “Yüzyüzeyken Konuşuruz” ile başlayacak. Karadeniz müziğinin sınırlarını zorlayan “Marsis”, dillerden düşmeyen sahne performansını bu kez Zeytinli Rock Festivali’nde sergileyecek. Eğlenme garantili “BaBa ZuLa” performansının ardından Umut Kuzey festivale özel bir konser verecek. Büyük Ev Ablukada’nın dinleyicileri kendi dünyasına taşımasının ardından Behzat Ç’nin müziklerini yapınca geniş kitleler tarafından keşfedilen Ankara’nın 25 yıllık grubu Pilli Bebek sahne alacak. Günün kapanışını yapacak grubun ismi ise 1 Temmuz’da açıklanacak.

Festivalin kapanış gününde gitarların sesi biraz daha yüksek ve distortionlu duyulacak. İlk albümüyle beğeni toplayan Pera günün açılışını yapacak. Pentagramın eski solisti Murat İlkan ile devam eden sahne, dört müzik emekçisinden oluşan dörtxdört’ün performansıyla iyice ısınacak. Festival, rock müziğin bu coğrafyadaki duayenlerinden Ogün Sanlısoy ve hemen ardından festival, katılımcılarına “Yeni Şarkı” sürprizi hazırlayan Kurban ile iyice hızlanacak. Muhteşem sahne şovunu Zeytinli seyircisiyle paylaşacak olan Hayko Cepkin ‘in ardından festivale noktayı efsanevi heavy metal grubu Pentagram koyacak.

Günlük: 30 tl
Kombine: 50 tl
Kombine + Kamp: 60 tl

28 Ağustos 2014 Perşembe
Hoş geldiniz Partisi ve Metropolis konseri
29 Ağustos 2014 Cuma
00:00 mor ve ötesi
22:15 Moğollar
21:00 Nev
19:45 Cem Adrian
18:45 Yasemin Mori
17:45 Korhan Futacı ve Kara Orkestra
17:00 Başıbozuk

30 Ağustos 2014 Cumartesi
00:30 (1 Ağustos da açıklanacak)
22:45 Pilli Bebek
21:30 Büyük Ev Ablukada
20:15 Umut Kuzey
19:00 BaBa ZuLa
18:00 Marsis
17:15 Yüzyüzeyken Konuşuruz

31 Ağustos 2014 Pazar
00:30 Pentagram
22:30 Hayko Cepkin
21:15 Kurban
20:00 Ogün Sanlısoy
18:45 dörtxdört
18:00 Murat İlkan
17:15 Pera

Garanti Caz Yeşili konserleri, 2014 yılında her ay, farklı bir mekanda cazseverleri buluşturuyor. Yeni yılın ilk durağı Nublu; Ocak ayında MOP MOP ve Nadéah’i hayranlarıyla bir araya getiriyor.

NadéahUzun yıllardır dans müziğinden caza uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan İtalyan müzisyen, DJ ve prodüktör Andrea Benini’nin özel projesi MOP MOP, 10-11 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde yerini alacak.

Caz, funk, latin ve postmodern İtalyan estetiği arasında oldukça özel bir yerde konumlandırılan grup; Woody Allen’ın “To Rome with Love” filminin müziğinde de yer aldı. Son albümleri “Isle of Magic”le bugüne kadarki çalışmalarından çok daha derin ve organik bir sound yakalayan grup, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Nouvelle Vague’un solisti olarak ün kazanan Nadéah, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında, 24-25 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde olacak.

Annesinin plak koleksiyonu sayesinde Pink Floyd ve Led Zeppelin’i keşfederek rock müzik tutkunu oldu. Genç yaşlarda, vokalini geliştirmeye odaklandı. Leonard Cohen ve Tori Amos gibi isimlerden beslenerek, hayatın zorluklarını kaleme aldığı ve mizahi hikâyelerden beslenen şarkı sözleri yazdı.

Önce “Hollywood Mon Amour” projesine, sonra Nouvelle Vague’a solist olarak katıldı ve grubun 3. stüdyo albümünde yer aldı. Nadéah, kendi yaşam öyküsünden önemli ipuçları taşıyan ilk albümü “Venus Gets Even” ile dikkat çekiyor.

Her iki etkinlik için kapılar 22.00′de açılacak. Gecenin ilk seti 23.30′da, ikinci seti 01.00′de başlayacak. Etkinliğin giriş ücreti ise 40 TL.

ZETE

Kaynak :[-]

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında ”Şöhret Yönetimi” semineri gerçekleştirildi.

Oyuncular Sendikası Genel Başkanı ve oyuncu Mehmet Ali Alabora, “Bizim mesleğimiz oyunculuk. Mesleğimiz şöhretlik değil. ‘Şöhret’ diye bir meslek yok” dedi.

Rixos Downtown Otel’de gerçekleştirilen seminerde konuşan Oyuncular Sendikası Genel Başkanı ve oyuncu Memet Ali Alabora, mesleğe yeniden başlasa kendisine birisinin, “Ne istediğini unutma” demesini istediğini anlattı.

Oyuncuların bu mesleğe para kazanmak için başlamadığına işaret eden Alabora, şöyle konuştu: “Oyuncu olmaya karar veren biri, hayatının bir zamanında, bir yerinde mutlaka ve mutlaka birileri tarafından seyredilmiş olduğuna kendini ikna etmiştir. Özellikle tiyatro sınavına gelen gençler ya sahneye çıkmıştır, ya bir şeyi anlatırken arkadaşları, ‘Senden ne oyuncu olur’ demiştir, ona öyle gelir. Diğer meslekler belki seçilmeyebilir, ama oyuncu olmak seçilir. Oyunculuk bir
sürü şeye rağmen yapılır. Yakınlarınıza, ailelerinize rağmen yapılır.”

En aydın ailelerin bile çocuklarının oyuncu olmasını istemediğini ifade eden Alabora, “Ahlaksız, felaket bir meslek olduğunu düşünürler. Biz hep ötekiyiz. Ahlaken problemliyiz diğerlerinin gözünde. Tanınmak ya da para kazanmak dediğimiz şey, bu işe neden başladığımızı unutturuyor” diye konuştu. Bir sürü arkadaşı, tanıdığı olduğunu, bir sürü şey konuştuklarını dile getiren Alabora, “Çok dizi çekince unuttular ne yapacaklarını. Bakın kayboluyorsunuz. Öyle bir yer burası. Bir iş teklifi, bir iş teklifi daha… Sürekli teklif geliyor. Sizde bir tedirginlik, ‘Ya bir daha gelmezse’ diye… Sizi parayla korkutmalarına izin vermeyin. Büyüklerimiz , ‘Akarken doldur, aman evladım geleceğini garantiye al’ diyor. Böyle bir şey değil oyunculuk. Ben öyle düşünmüyorum” diye konuştu.

Mehmet Ali Alabora, ailelerin çocuklarına “Mesleğin olsun, oyunculuğu sonra da yaparsın” dediğini anlattı. “Bizim mesleğimiz oyunculuk. Mesleğimiz şöhretlik değil. ‘Şöhret’ diye bir meslek yok” diyen Alabora, sözlerini şöyle sürdürdü: “-Şöhretine yatırım yap. Neyine yatırım yapacaksın? Mesleğinize yatırım yapmanız lazım. Biz sanatçıyız, doğru. Ama bize kim ‘sanatçı’ deyip bir yere oturtuyorsa, bu pohpohlamanın altında mutlaka bir sömürü yatar. Mesleğin en büyük sömürüsü: ‘Biz sanatçıyız 15 saat çalışıp gıkımızı çıkarmayız’. 20 saat çalışmışsın, saat 02.00… Hava karanlık, dışarısı buz gibi, titriyorsun, uykun var. ‘Ya bizim işimiz böyle, biz sanatçıyız’. Hayır. Bizimki de bir meslektir. Avukatlık, mühendislik, müteahhitlik gibi bir meslektir. Bizim mesleğimize yatırım yapmamız lazım. O şöhreti getirir.”

“Şöhret iğnenin ucunda balon gibi”

Cast Direktörü Tümay Özokur, oyuncu ajanslarının yeniden yapılanmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Son yıllarda ajans sayısındaki artışı takip edemediğine değinen Özokur, sektörün en eskilerinden olduğu için de kendisine, “sektörün ak sakallı dedesi” muamelesi yapıldığını anlattı.

Açılan ajans sayısını kendisinin dahi takip edemediğine değinen Özokur, kendi ajanslarından ayrılarak kurulan menajerlik ajansı sayısının ise 5 olduğunu belirterek, “Biz deniz anasıyız, parçalandıkça büyüyoruz” dedi.

Şöhret olmanın artık çok kolay olduğunu vurgulayan Tümay Özokur, şöyle konuştu: “Reklam, dizi, sinema filmi ya da sansasyonel bir haberle bunu yakalayabilirsiniz. Ama şöyle bir gerçek de var ki şöhret olmak kolay, bunu devam ettirebilmek çok zor. Evlilik gibi bir şey bu. Her şey güzel başlar, bunu devam ettirebilecek sağduyuya, sevgiye, saygıya sahip olabilmek önemli. Biz şöhretler iğnenin ucunda balon gibiyiz. Gençlere bunu anlatmak zorundayız. Şöhret olduktan sonra herkes kendisini dünyanın merkezi sayıyor. Bizde herkes en güzel, herkes çok başarılı… Halbuki herkesin kendini çok iyi analiz etmesi gerekiyor. Komedi mi dram mı sanatçının kendisini tanıması önemli. Sanatçı bizi doğru algılamazsa, ‘Ben biliyorum’ derse, kariyer planlaması maalesef ki işe yaramaz. Karşınızdaki insan sizinle aynı lisanı konuşmalı ve sizin ne dediğinizi çok iyi anlamalı.”

“Toplum olarak çok ötekileştiriyoruz”

Psikoterapist Çağatay Öztürk, konuşmasının başında köşe yazarı Sevilay Yükselir’in “İlyas Salman neyin onurunu taşıyor?” başlıklı yazısını eleştirdi.

Öztürk, İlyas Salman ile seminerden kısa süre önce tanıştığını belirterek, “Bazı şeyleri toplum olarak çok ötekileştiriyoruz. Çok yadırgıyoruz” dedi. Öztürk, daha sonra salonda bulunan İlyas Salman’a “Şöhretin bedeli bu mu?” diye sordu. Öztürk’ün sorusu üzerine söz alan Salman, şöyle konuştu: “İnsanların dünya görüşü, ırkı, dini, mezhebi, kültürel yapısı ne olursa olsun bir tarafa bırakılmalı, yaptığı iş öne alınmalı. Söz gelimi benim halkla ilişkim yatak odamla olmamalı, önümdeki kadehle olmamalı. Film yaptım, gelir seyreder insanlar. İyiyse alkışlarlar, kötüyse yuhalarlar, yumurta atarlar, benim için fark etmez. Sokaktaki insanla ilişkim, ‘Filmini seyrettim, şöyle oynasaydın daha iyi olurdu, bu karakteri iyi analiz edememişsin’ deme hakkı vardır. Fakat bizim ülkemizde ve hatta birçok ülkede, sanatçı ile seyirci arasındaki ilişkiyi iletişim organları kuruyor. Bu iletişim organları senin özel yaşamına kadar giriyor.”

Semineri, yönetmen-senarist Ertem Göreç, oyuncular Selda Alkor, Gülsen Tuncer, Eşref Kolçak, İlyas Salman, Ahu Tuğba, Nuri Alço, Mine Soley, Türkiye Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (SE-SAM) Başkanı Yılmaz Atadeniz ve genç oyuncular da izledi.

Kaynak :[-]

ses yarışması

Sizler için derlediğimiz müzik yarışmalarının bir kaçını aşağıda bulacaksınız.

ses yarışması1-  LEYLA GENCER ŞAN YARIŞMASI 2012 

Opera dünyasına kazandırdığı genç yeteneklerle uluslar arası müzik çevrelerinde çok konuşulan Leyla Gencer Şan Yarışması, bir kez daha opera dünyasının yeni yıldızlarını belirlemek üzere yola çıkıyor.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın altı Avrupa ülkesinde yapılacak ön elemelerinde Uzak Doğu’dan Amerika’ya her milletten şancı kendini göstermeye çalışacak. Operanın yeryüzündeki mabedi Teatro alla Scala’nın akademisinin işbirliğiyle İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen yarışma için başvurular açıldı.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın jürisine bu yıl MIRELLA FRENI başkanlık edecek. Yarışma, farklı ülkelerden opera alanında uzman ve etkili üyelerden oluşan jürisi kadar, kariyerlerinde dünya çapında hızlı bir çıkış yakalayan finalistleri ile de adından övgüyle söz ettirmekte.

Ülkede Ön Elemeler

Leyla Gencer Şan Yarışması, Nisan ve Mayıs aylarında altı ülkede yapılacak ön elemeler ile başlıyor. Bu kez İngiltere, Avusturya ve İspanya’nın da eklenmesiyle, ön elemeler yarışma jürisi tarafından aşağıdaki program çerçevesinde yapılacak:

BERLİN 26 Nisan Perşembe

LONDRA 4 Mayıs Cuma

VİYANA 7 Mayıs Pazartesi

MADRİD 10 Mayıs Perşembe

MİLANO 14 Mayıs Pazartesi

İSTANBUL 16-17 Mayıs Çarşamba-Perşembe

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın finalleri ise Eylül ayında İstanbul’da. 16 Eylül 2012 Pazar günü çeyrek finaller ile başlayacak maraton 20 Eylül Perşembe Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek görkemli final gecesi ile son bulacak.

Doğuş Grubu ile Garanti Bankası’nın sponsorluğunda ve Borusan Holding’in katkılarıyla gerçekleşen 7. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın birincisi 12.500 Euro, ikincisi 7.500 Euro ve üçüncüsü 3.500 Euro’luk nakit ödül kazanacak. Bu sene ilk kez verilen La Scala Tiyatrosu Akademisi Özel Ödülü bir finaliste üç aylık eğitim bursu sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan pek çok menajer ve opera direktörünün takip ettiği, finallerine bizzat katıldığı yarışma, genç şancılara uluslar arası sahnelerde çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor.

Son Başvuru: 16 Nisan 2012

Leyla Gencer Şan Yarışması’nda yer alarak opera dünyasında kendini göstermek isteyen genç şancılar 16 Nisan 2012 Pazartesi akşamına kadar İKSV’ye posta yoluyla veya internet ortamından yapacaklar.

Başvuru için lütfen tıklayınız.

 

2-  İSTANBUL ROTARY SANAT ÖDÜLÜ YARIŞMASI 2012

Genç ve yetenekli sanatçıların eğitimlerine, kariyerlerine, tanıtımlarına destek olmayı amaçlayan İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi 2012 yılında da devam ediyor.

Büyük ödülü 15.000 TL. olan ve seçilen üç genç sanatçının, kişi başı 5.000 TL. başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan – 12 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde sanatseverlerle buluşacak. İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’nın seçici kurulunda, Ayşegül Sönmez, Başak Şenova, Can Elgiz, Haşim Nur Gürel, Kaya Özsezgin, Özalp Birol, Nural Denker ve Turgay Ağralı yer alıyor.

Yarışmanın son başvuru tarihi 09 Mart 2012.

2011 yılındaki ilk yarışmada, Elif Aydoğdu Ağatekin, Ozan Gezer, Seçkin Pirim, Seyit Mehmet Buçukoğlu ilk dört sanatçı olarak seçilmiş, bu sanatçıların yapıtları sergilenmiş, Seyit Mehmet Buçukoğlu büyük ödülü, diğer üç genç sanatçı ise başarı ödüllerini kazanmışlardı. Ayrıca, Armağan Ekici, Banu Çolak, Cansu Gürsu, Engin Beyaz, Fulden Aran, Işıl Ulaş, İsmet Yüksel, Kadir Tavaz, Kerem Güman, Müge Ceyhan, Seda Aytar, Sevgi Kesmen ve Soner Çakmak’ın yarışmaya katılan yapıtları, ilk dört sanatçının yapıtlarıyla birlikte, yarışma sergisi kataloğunda yer almışlardı.

T.C. vatandaşı olan ve Türkiye’de oturan 35 yaş altı genç sanatçılar İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’na, resim, heykel, fotoğraf, seramik, video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın birçok alanında ürettikleri ve daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve sergilenmemiş tek bir yapıtla katılabilecekler.

Büyük ödülü 15.000 TL olan ve seçilen üç genç sanatçının da, kişi başı 5.000 TL başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan 2012 tarihinde Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki, Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde açılacak ve 12 Mart 2012 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Adaylar, yarışma şartnamesi ve diğer detayları   öğrenmek için lütfen Tıklayınız

3-  NARDİS GENÇ CAZ VOKAL YARIŞMASI 2012

Nardis Genç Vokal Yarışması, Türkiye’nin her köşesinden caz müziğine gönül vermiş genç yeteneklerin uluslararası caz platformlarına taşınmasını hedefliyor. Nardis Genç Caz Vokal Yarışması, hem caz vokallerine sahnesini açıyor, hem de Türkiye’de caz müziğinin ve bilincinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Geçen yıllarda Nardis’in yarışmasına katılan genç yetenekler, başarılarını, Avrupa ve ABD’nin saygın müzik okullarından eğitim bursu kazanarak ve çeşitli festivallerde önemli ödüller alarak pekiştirdi.

Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nın amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan genç vokalistlerin seslerini yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da duyurmalarına destek olmaktır. Ülkemizin renkli kimliğini sanatçılarıyla festivallerde yansıttığı gibi, genç yetenekler aracılığıyla yarışmalarda sergilemesine önem veriyoruz. Tüm sanat dallarında olduğu gibi müzikte de gerçek anlamda bir yarışmanın olmadığına inanıyoruz. Yarışmalarda derece alanlar bu işi en iyi yapanlar olmadığı gibi, diğerleri de kötü olarak nitelendirilemez. Ancak bazı durumlarda bir kişinin diğerlerini de temsil etmek üzere seçilmesi gerekir. Onun için NARDIS olarak bu organizasyona “yarışma” adını istemeyerek veriyoruz. Bu organizasyonun sonunda “birinci” seçilmeyecek, sadece Litvanya ve Estonya’daki benzer yarışmalara gidecek vokalistler seçilecektir. Bu nedenle 2. veya 3. gibi dereceler olmayacaktır. Bu yarışmada en başarılı bulunan vokalistler Estonya ve Litvanya’da yarışma hakkı ile birlikte bir kişi de Pulawy, Polonya’da Temmuz ayında yapılacak olan International Jazz Workshop’a katılma hakkı kazanacak, uygun bulunan bir diğer katılımcı da Nardis Jazz Club programında yer alıp konser verebilecektir.

AMAÇ VE KONU

Nardis Jazz Club tarafından düzenlenen “Genç Caz Vokal” yarışmasının amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan gençlerin, üniversite öğrencisi genç müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin caz vokal alanında gelişme göstererek seslerini duyurmalarında yardımcı olmak, uluslararası sahnelerde yer almalarını sağlamak, teşvik etmektir.

“Genç Caz” Seçmeleri dahilinde seçilecek olan 2 finalist 7 Mart 2012 tarihinde Nardis Jazz Club’deki seçmeden sonra Litvanya’daki Jazz Voices http://www.jazzvoices.lt/ (12 – 15 Nisan tarihlerindeki) ve Nomme Jazz Festivali kapsamında Mayıs ayındaki “Nomme Jazz Competition 2012 (http://www.nommejazz.ee/index.php?id=195&keel=eng) adlı uluslararası yarışmaya katılacaktırlar.

SEÇİM

“Genç Caz Vokal” Seçmelerine katılacak müzisyenler bu şartnamede belirtildiği şekilde Nardis Jazz Club’a başvurmaları gereklidir. Değerlendirmeler bu başvurular üzerinden iki aşamalı bir seçim sonucunda yapılacaktır. İlk aşamada gönderilen başvurular arasından seçici kurul tarafından belirlenenler, ikinci aşamadaki performans secmelerine çağırılacaktır. Halka açık olarak yapılacak ve adayların canlı performanslarından oluşan değerlendirme konseri sonrasında seçici kurul tarafından başarılı bulunan şarkıcılar Nisan ayında Klaipeda’daki ve Mayıs ayında Nomme’deki yarışmalara katılmaya hak kazanacaktırlar.

SEÇMELERE KATILMA KOŞULLARI

Müzisyenlerin 1 Ocak 2012 tarihi itibari ile 35 yaşından büyük olmamaları,

Adayların Türk vatandaşı olması,

Başvuru dosyalarının ve demo kayıtlarının en geç 20 Şubat 2012, Salı günü saat 17.00’ye kadar Nardis Jazz Club’a posta, kurye veya elden teslim yolu ile iletilmesi gerekmektedir. (Adres bilgileri aşağıda verilmiştir)

Adayların başvuru dosyasında;

Demo CD

[Bu demoda caz olarak nitelendirilebilecek 3 değişik stilde (swing, latin, blues, funk vb) parçaya yer verilecektir.]

Kısa özgeçmiş bulunmalıdır.

Başvuruda bulunan tüm adaylar bu şartnamedeki hükümleri bütünüyle kabul etmiş sayılırlar. Gönderilen başvuru dosyaları ve demo kayıtları iade edilmeyecektir.

SUNULACAK DEMOLARDA ARANAN NİTELİKLER

Seçmelerde sadece klasik / çağdaş caz ve alt disiplinleri, blues, blues ve caz etkileşimli güncel türler (örneğin; caz-fusion, caz-rock, caz funk, soul, acid-caz, latin caz, pop-caz, groove, electronic caz, urban, r&b, caz-blues v.b.) alanındaki başvurular değerlendirilecektir. Caz ve türevleri dışında kalan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

Demolar, ön elemeler ve finalde seslendirilecek repertuvar, adayların kendi özgün besteleri veya mevcut eserlerin yeniden yorumlamalarından oluşabilir.

Sunulacak demonun MP3 formatında olması şarttır.

Demo kayıtları 3 parçadan oluşmalıdır.

Demoların değerlendirilmesinde kayıt kalitesi bir seçme kriteri olmadigi icin kayitlarin profesyonel bir stüdyoda yapılması şart değildir. Çalınan eserlerin ve enstrümanların anlaşılabilir seviyede duyulması yeterli olacaktır.

SEÇİCİ KURUL

Değerlendirmeyi yapacak Seçici Kurul üyeleri:

Ahmet Yeşiltepe, NTV Radyo

Alexandra Ivanoff, Müzisyen, Yazar

Bülent Denli, Yazar

Cem Tuncer; Müzisyen, Jazz Dergisi Yazarı

Emin Fındıkoğlu, Müzisyen

Hakan Tüfekçi, NTV Radio Programcısı

Neşet Ruacan, Müzisyen

Önder Focan, Müzisyen

Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi

Sibel Köse, Müzisyen

Sevin Okyay, NTV Radyo

Nardis Jazz Club, herhangi bir Seçici Kurul üyesinin üyelikten vazgeçmesi veya kurul faaliyetlerine katılamaması halinde seçeceği başka bir kişiyi seçici kurul üyesi olarak atayabilir.

DEĞERLENDİRME

Başvuru son tarih 20 Şubat 2012 Salı günüdür.

20 Şubat’a kadar başvurularını yapmış olan müzisyen ve toplulukların demo kayıtları Seçici Kurul tarafından 1 Mart 2012 Salı gününe kadar dinlenecek ve seçici kurul üyelerinin her bir grup için yapacağı değerlendirmenin ortalaması alınarak en başarılı bulunan on başvuru değerlendirme konserine çağırılacaktır. Bu çağrı ile ilgili açıklama Nardis’in web sitesinden yayınlanacak ve ilgili katılımcılara doğrudan bildirilecektir.

Değerlendirme konseri, 7Mart 2012 Çarşamba günü Nardis Jazz Club’da dinleyicilere açık olarak gerçekleştirilecektir. Değerlendirme konserine çağırılan vokalistler kulübün belirleyeceği trio eşliğinde kendi sectikleri iki parçayı dinleyiciler ve seçici kurul önünde seslendireceklerdir. Sahne alma sırası kura ile belirlenecektir.

Değerlendirme konserini takiben seçici kurul “Genç Caz Vokal” konserlerine katılmaya hak kazanan finalistleri seçecek ve açıklayacaktır.

KONSERLER

Yukarıda belirtilen sürecin sonuda seçilen vokalist Litvanya’daki Jazz Voices adlı yarışmaya katılmaya hak kazanacaktır. Jüri tarafından değerlendirmeye girecek bir kişi de Polonya’daki Pulawy’deki workshop’lara katılamaya hak kazanacaktır. Yarışmaclarınının tüm yol ve konaklama masrafları NTV Radyo ve Nardis Jazz Club tarafından karşılanacaktır. Pasaport ve vize işlemleri katılımcıya aittir.

TEKNİK İHTİYAÇLAR

Vokalistlere yarışma öncesi belirlenecek bir saatte Nardis’te kendilerine çalacak grup ile prova yapma imkanı sağlanacaktır.

İstanbul dışından katılacak olanlar ulaşım ve konaklama masraflarından kendileri sorumludurlar.

İletişim Bilgileri

Nardis Jazz Club

Kuledibi Sokak No. 14 Galata / İstanbul  detaylar için lütfen tıklayınız. detay için :  focan@nardisjazz.com

4-  MİLLER MUSİC FACTORY MÜZİK YARIŞMASI 2012

Müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin vazgeçilmez markası Miller tarafından bu yıl 8.si düzenlenecek olan Miller Music Factory’ye (MMF) başvurular 10 Şubat’a kadar devam ediyor! Miller’ın yeni yıldızları keşfetmek ve sesini duyurmak isteyen yeteneklere destek olmak amacıyla düzenlediği müzik yarışmasına başvurular www.millermusicfactory.com internet sitesi üzerinden yapılıyor.

Miller, Türkiye’de bira sektörüne girdiği 2000 yılından bu yana müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin yanında yeralıyor. Miller Music Factory yarışması ile de müziğe gönül vermiş yetenekleri 8 senedir arıyor, buluyor ve destekliyor. Yarışma; yeteneğine inanan, fakat bu alanda kendilerini gösterebilecek platform bulamayan taze yetenekler için eşsiz bir fırsat. Her yıl rekor sayıda başvuru ile dikkat çeken Miller Music Factory, araştırmalarda genç yeteneklerin “En çok güvendiği yarışma” olarak tanımlanıyor. Bunun yanı sıra Miller Music Factory’ye katıldıktan sonra yıldızı parlayan isimler arasında 2006 yılı birincisi “Bedük”, 2007 yılı birincisi “Mustafa Keçeli”, 2008 yılı birincilerinden Multitap grubunun solisti “Selim Siyami Sümer” ve “DJ Junior” da bulunuyor.

Katılan binlerce aday arasından özel jüri tarafından seçilecek isimler finalist olarak belirleniyor. Finale kalan adaylar her kategoride alanında isim yapmış profesyoneller, sanatçılar ve jüri üyelerinden oluşan workshop’lara katılma hakkı kazanırken, aynı zamanda profesyonel danışmanlık desteği alma imkanı da buluyor. Ünlü prodüktör Chew Fu’nun da eğitim vereceği workshopların ardından ise final gecesinde yapılan halk oylaması sonucunda kazanan ilk üç isim belirleniyor. Buna göre ilk 3’e giren yarışmacıların ödülleri ise şöyle;

MMF Birincisi: Profesyonel stüdyoda 3 adet parça kaydı

MMF İkincisi: Profesyonel stüdyoda 2 adet parça kaydı

MMF Üçüncüsü: Profesyonel stüdyoda 1 adet parça kaydı

Jüri Özel Ödülü: Miller Music Tour West’e katılım şansı

Katılım şartları:

Yarışmaya katılmak isteyen 18 yaş üstü yetenekler, www.millermusicfactory.com ’dan başvuru formunu dolduracak ve aday parçayı siteye yükleyecek. Jürinin yapacağı titiz değerlendirmeler ve halk oylaması sonucunda kazananlar 10 Mart 2012’de gerçekleşecek Miller Music Factory final gecesinde açıklanacak.

Yarışma Jürisi:

Prodüktör DJ Murat Uncuoğlu, Prodüktör Hakan Kurşun, Ses Mühendisi ve Prodüktör Alp Turaç, Vokalist Elif Çağlar, Müzisyen Mabel Matiz, Dinamo FM’den Muzo Berberoğlu, Blog Yazarı Hayalsu Altınordu, Hip-hop Life Portal Editörü Ulaş Demiröz, Bant Dergisi Genel Yönetmeni Aylin Güngör ve Müzik Yazarı Eleştirmen Murat Beşer.

Chew Fu Kimdir?

Chew Fu, Lady Gaga’dan, Rihanna’ya, Alicia Keys’den Justin Timberlake’e uzanan geniş bir sanatçı kadrosu ile çalışmalar yürütmüş olan New York’lu mega-prodüktör, özgün şovlarıyla dikkat çeken sıra dışı bir DJ. Dans dünyasının önde gelen isimleri Chew Fu’yu, 2011 yılının en iyi remiksçisi olarak görüyor. Miller Music Factory için İstanbul’a gelecek olan Chew Fu finale kalan adaylara özel workshop verecek, 10 Mart gecesi gerçekleşecek final gecesinde jüri üyesi olarak yarışmacıları değerlendirecek ve aynı gece çok özel bir gösteriyle sahne alacak.

Detaylı bilgi için:

Bilgi için: Yasemin ENER / İnci ŞİRİN

PRO İletişim Danışmanlığı – 0 212 292 25 80  Yarışma için deyatlı bilgi alabileceğiniz e-mail adresleri:  yasemin@proiletisim.com / inci@proiletisim.com