Yazılar

Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 2 bin 300 yıllık olduğu tahmin edilen ve o dönemdeki mitoloji tanrılarının mermer bloklarına işlendiği 15 mask gün yüzüne çıkarıldı.

Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Bilal Söğüt, yaptığı açıklamada, tiyatroların antik dönemin en önemli eğitim ve kültür mekanları olduğunu söyledi.

Eski dönemlerde antik tiyatrolarda gösteriler yapıldığını ve Stratonikeia’daki antik tiyatroda bulunan yazıtlardan trajedi, komedi gibi oyunların oynandığıyla ilgili bilgiler aldıklarını anlatan Söğüt,Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 2 bin 300 yıllık olduğu tahmin edilen ve o dönemdeki mitoloji tanrılarının mermer bloklarına işlendiği 15 mask gün yüzüne çıkardıklarını kaydetti.

Buldukları masklarla yazılı belgeleri desteklediklerini vurgulayan Söğüt, ”Maskların yaklaşık 5 metrelik sütunların üzerinde görünen üst yapıya ait elemanlar olduğunu tahmin ediyoruz. Bunların özelliği, trajedi ve komediyle ilgili farklı tanrı, tanrıça ve antik dönemin töresiyle ilgili olmaları. Bulunan maskların arasında Dionysos, tanrı Men, Apollon, Artemis ve Dionysos’un alayında yer alan Satyr ve Silenos var” dedi.

Masklarda farklı kültürlere ait betimlemelerin yer aldığını anlatan Söğüt, ”O dönemde Anadolu’dan tanrı Men ile ilgili oyun sergilenmek istenildiğinde tanrı Men’in pişmiş topraktan yapılmış maskı takılıyordu. Tanrı Dionysos’u canlandıran bir oyun sergileneceği zaman ise Dionysos’un maskı takılıyordu. Kazı çalışmalarımızda o dönemdeki sosyal hayatın ve kültürel faaliyetin taşa yansıyan, değişmeyen izlerini bulduk” diye konuştu.

Bilal Söğüt, antik kentin sosyal yaşamı kadar mimari özelliğinin de önemli olduğunu, bulunan eserler sayesinde yaklaşık 2 bin 300 yıl önce bir mimarın düzenlemesini de kesin olarak tespit ettiklerini belirtti.

Önceki kazılarda maskların pişmiş topraktan yapılmış küçük figürlerini bulduklarını anımsatan Söğüt, şöyle devam etti:

”Onlar oyun sırasında kullanılan masklardı. Ama son bulduğumuz bu masklar tiyatro gösterilerinde kullanılan maskların kabartmaları. O dönemin heykel sanatını, mimarisini ve kültürünü bize açık bir şekilde gösteriyor. Bu eserler konservasyon ve restorasyon süreçleri tamamlandıktan sonra tiyatrodaki yerlerine konulacaklar. Bu uzun bir süreç olduğu için antik kenti ziyarete gelen vatandaşlarımıza bu maskları uygun bir yerde gösteriyoruz.”

ANTİK TİYATRO AYAĞA KALDIRILIYOR

Stratonikeia’nın diğer kentlerden farklı, yaşayan bir arkeoloji kenti ve yerin altıyla üstünün barışık bir kent olduğunu vurgulayan Söğüt, bu barışıklılığı devam ettirmek istediklerini kaydetti.

Söğüt, antik tiyatronun basamaklarının geçmiş yıllarda yaşanan depremler ve yağışlar nedeniyle zamanla kaydığını da anlatarak, şöyle konuştu:

”Çok büyük depremler olmasa antik kentler çok hasar görmez. Bu depremler sırasında oynamalar oluyor, oynamalara bağlı olarak yağmur suları toprağı kaygan hale getiriyor ve taşları yerinden oynatıyor. Biz de burada kaygan toprakları düzenleyerek blokları vinç yardımıyla yeniden yerlerine yerleştiriyoruz.”

Yoğun bir eğitim döneminin ardından Nar Sanat öğrencileri “Nar Çiçekleri Festivali ” adı ile düzenlenen ve 3’sü Yapılan öğrenci etkinliği ile 2011 – 2012 eğitim dönemine noktayı koydu.

Velilerin ve öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaşılan etkinlikte öğrencilerin yıl boyunca öğrendiklerini sergilemesi izleyicilerin alkışları ile ödüllerindi…

Sabah ve öğlen olmak üzere toplamında 4 kez tekrarlanan etkinlikte SBS sınavları olmayan ve yaz tatiline erken çıkmayan öğrencilerin mini konserleri gerek veliler gerekse izleyiciler tarafından zaman zaman ayakta alkışlandı.

İki gün içersinde 4 etkinliğe yaklaşık olarak 670 kişinin izlediği etkinlikler boyunca çocuğunun başarısı ile duygulanan veliler kimi zaman  gözyaşlarını tutamadı…

4 yaşından başlayarak 70 yaşına kadar katılan tüm öğrencilerin eğitim süresince aldıkları eğitimleri sergileme imkânı buldukları etkinlik boyunca kuliste öğrenciler için açık büfe düzenlendi hem çalıp hem de söyleyerek ve dans ederek eğlenen öğrencilerimiz zaman zaman bazı müziklerde tempo tutular.

Keman, Piyano, Akordeon, Elektro Gitar, Klasik Gitar, Bas Gitar, Bateri (Davul) , Bağlama, Ud, Şan, Viyolonsel, Klarnet gibi müzik dallarının bazılarında solo bazılarında grup olarak sahne alan öğrencilerin  muhteşem gösterilerinin yanı sıra çocuk dans grubu ile coşan öğrencilerimiz yerlerinde duramazken Eğitmen orkestramızın çalıp söylediği parçalarla tüm konuklarımız eğlenceli dakikalar yaşadı.

Bakırköy, bir kez daha İstanbul’un enönemli  sanat merkezi olduğunu ve Nar Sanatın da bu merkezin ortasında yer aldığını katılımcılar bir kez daha yaşayarak görmüş oldu.

Etkinliklerimize ait fotoğraflarımızı yakında sitemizde ve Facebook sayfamızda görebileceksiniz.

Google zaman zaman bizi şaşırtan logolarla güne başlatıyor bizi… Yine onlardan biri ile tanıştık bugün. Bazen kim olduklarını biliyor kimi zamanda” Allah Allah bu da kim ?”diyoruz! İşte bugün; kim bu?” dediğimiz günlerden biri. Elbette bazılarımız biliyoruz ama bazılarımızda bu günü bilmiyoruz… Buyurun Google’un bizler için şeçiği önemli kişiye…

Keith haring

Bilmeyenlerimiz için kim miş bu “Keith Haring” Keith Haring 4 Mayıs 1958 tarihinde dünyaya gelmiştir;  16 Şubat 1990 tarihinde hayata gözlerini kapatmış grafik sanatçısıdır.

Keith Haring 4 Mayıs 1958 Pennsylvania doğumlu ressamdır.1978 yılında New York şehrine taşınıp, şehri kendi tuvali haline getirdi. Tebeşirlerle metro istasyonlarına resimler çizmeye başladı. 1982 yılında Shafrazi Galeri’de ilk New Yok tek kişilik showunu yaptı. Kısa sürede döneminin en popüler sanatçısı haline geldi. Ancak çok genç yaşta 31 yaşında 16 Şubat 1990′da AIDS’ten öldü.

Keith Haring’in cesur çizgileri, aktif figürleri, canlılık ve birlik mesajı veren dokunaklı resimleri vardı. Onun mirası 20. yüzyılın sonlarında sanat üzerinde büyük bir etki yarattı ve gelecek için geniş bir vizyon oluşturdu.

Pop Art’ın Sahici Çocuğu, en renkli ve en eğlenceli isimlerinden Keith Haring‘i tanıtmaya devam ediyoruz.

1988 yılında yakalandığı AIDS hastalığına karşı verdiği mücadeleyi kaybederek  16 Şubat 1990 yılında hayata veda etmiştir.

keith haring ve grafik

Keith Haring’in kariyer hayatı, New York alt geçitlerine tebeşir ile çizdiği grafikler ile başladı. Yaptığı çizimler Tseng Kwong Chi adlı fotoğrafçı sayesinde ün kazandı ve bu zaman zarfında “The Radiant Baby” emekleyen bebek simgesi onun sembolü haline geldi. Onun çizimleri hayata dair önemli mesajlar vermekteydi. 1980 yılında New York’daki Club 57′de eserlerini sergilemeye başladı. 1981 yılında  kara kağıt üzerine ilk kabataslak tebeşir çizimlerini yapmış oldu. 1981 – 1982 yılları arasında ilk özel sergisini Tony Shafrazi sanat galerisinde yaptı. Bu arada  Kenny Scharf, Madonna, Futura 2000 ve Jean-Michel Basquiat gibi ünlülerle arkadaş oldu.

 

1984 yılında Avusturalya‘yı ziyaret etti ve kendine özgü sanatıyla Melbourne‘de duvar resimleri yapmaya başladı. 1985 yılında çeşitli ülke ve şehirlerde eserleri sergilenmeye başladı. Keith Haring’in sanatı Absolut votka ve Swatch saatleri reklamları için ilham kaynağı olmuştur.

 

 

 İspanya’nın Costa Del Sol şehrindeki bir mağaranın duvarlarında keşfedilen resim dünyanın en eski sanat eseri olarak tarihe geçti.

Şuana kadar dünya üzerinde pek çok mağara resmi veya taşlar, fildişleri, kemikler gibi cisimler üzerine çizilmiş resimler bulundu. Bunlardan en çok 

bilinenlerinin 32.000- 40.000 yıllık olduğu kabul görüyordu. 2010 yılında Avusturalya ‘da bulunan çizimlerin ise en fazla 40 bin yıllık olabileceği kabul edilmişti. Oysa yeni bulunan çizimler artık”en eski” olma özelliğini taşıdığı kabul ediliyor. Çünkü otoritelerin tahminlerine göre yeni bulunan çizimler enaz 42 bin yıllık

Sanat Dünyasının en eski eserleri İspanya’da Costa del Sol adlı bir mağarada bulundu. Bilim adamları bu yapıtların bilinen en eski eser olduğuna inanıyor.

Bundan önce bulunan tüm “sanat eseri “ Homo sapiens insanından kaldığı varsayılıyordu. Cordoba Üniversitesi’nden Profesör Jose Luis Sanchidrian ilginç keşif için yaptığı açıklamada bu keşfin akademik açıdan çok önemli bir keşif  olduğunu belirtti.

Kaynak : http://www.dailymail.co.uk

 

welty

Leah Price‘ın hazırladığı Unpacking My Library: Writers and Their Books (Kitaplarımı çıkartmak: Yazarlar ve Kitapları) isimli kitapta bazı ünlü yazarların kütüphanelerinin resimlerine yer veriliyor. İşte bu yazarlardan bazıları ve kütüphaneleri:

Kaynak : http://istanbuldasanat.org

Kore’li sanatçı Kang Duck-Bong ‘un PVC borularla yaptığı ve hareket hissi uyandıran ilginç heykelleri gerçekten ilginç bir görüntüye sahip.

Gündelik hayatta sadece tesisat ustalarının kullandığınız düşündüğümüz, su, atık su için kullanılan PVC boruların hareket eden heykellere dönüşmesi hoş görüntülere yol açmaktadır.

Daha fazla detay için  www.gallery4walls.com linkini kullanabilirsiniz. 

 

 

 

 

 

Kynk: http://www.sanattasarim.net

 

Oryantal ateşi Nar Sanat ‘tan esiyor!

Salsanın yakıcı ateşini ilgilenenler bilir ve ya Tangonun karizması ve kışkırtıcılığı peki Oryantalin doğudan esen kıvraklığı, yakan ateşi, kıpırtısı…

Kabul etmek gerekir kanımızda var oryantalin ritmini duyunca kalkıp oynama arzusunu. Hani derler ya “Kapı gıcırtısı bile yeter bize” hayır bu defa yetmez ritmi doğru tutalım ve Nar Sanat ‘ın yetkin eğitmenleri ile Oryantali öğrenelim! Hem dans edelin hem vücudunuzu forma sokun doğudan esen profesyonel bir sanattır elbette eğlence ve spor yönünü unutmamak gerek.

Yeni sezonun ilk Oryantal Dans dersine bekliyoruz. Pazartesi 24 Ekim, saat : 15:00 ve 17:00 arası oryantal dans dersi başlıyor. Konusunda yetkin hocalarımızla hem eğlenin hem de geleneksel oryantal dansı öğrenin. Sıcak bir ortamda müziğin ritmi sizi çağırıyor. Ücretsiz olarak Konuk olmak için lütfen adınızı yazdırın. Randevu için sitemizi ziyaret edip telefonunuzu yazın biz sizi arayalım. Bilgi Formu için Tıklayın.

Türkiye’nin en çok sanatçı yetiştiren ilçesi olma özelliğini taşıyan Bakırköy ne yazık ki ne yerel anlamda ne ulusal ne de uluslar arası anlam herhangi bir festivale ev sahipliği yapmamaktadır…

Yıllar içersinde Bakırköy ve çevre ilçelerin insanlarını sanat adına sömüren birçok sözde kurum, kuruluş ve kişinin, Bakırköy halkı adına hiç bir faaliyette bulunmadığını bilen “ Nar Sanat “ bu durumu değiştirmek için gelecekte sokağa taşınmasını dilediği ve bu yönde çaba harcadığı “ Nar Çiçekleri ” nin 2. sini kendi Lokalinde gerçekleştirdi.

Üç gün süren etkinlikler boyunca toplam 1500 kişinin izlediği etkinlikler boyunca gerek Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı kursumuz Öğrenci, Eğitmenler ve gerekse veliler ile izleyiciler etkinliği sadece izlemekle kalmayıp aynı zamanda etkinlik içersinde de yer aldılar.

Her etkinliğin ardından Cam ve vitray Sanatçısı İzzettin BAKİ imzasını taşıyan Şişeden yapılmış eserleri ve Ş.Hale ÜRKMEZGİL  imzalı Desen çalışmalarının konuklara çekilişle dağıtılması da ayrı bir mutluluk verdi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ‘nın coşkusunu yaşamasını istediğimiz öğrencilerimiz ve aileleri için hem çocuklarımız eğlendi hem de o güne kadar öğrendiklerini sergileme imkanı bularak mutlu oldular. Velilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlik Nar Sanat Galeri salonunda gerçekleşti. Veliler ve çocuklarımızın arkadaş ile yakınlarının aşırı ilgisinden dolayı beklenen kişi sayısından daha fazla misafirin izlemek üzere yoğun ilgisi hem öğrencileri hem de Nar sanat eğitmen ve yetkililerini mutlu etti.

Dünyanın enşanslı çocukları olan  M.Kemal ATATÜRK’ün çocukları Cumhuriyetimize layık bir kutlama ile bayramlarını kutladılar.

Kadının yeri erkeğe eşit olmayan günümüzde, sanatıyla var olmaya çalışan 8 kadın sanatçının sergisi Birsen Aksu Özkan, Hale Şakar Ürkmezgil, Jale Saraçoğlu, Mihrişah Süerdaş, Mine Ülger, Perincan Yalnızcık, Süheyla Kermen, Şebnem Altuntaş

 

 

Varlık, E, Hişt, Budala, Yasakmeyve, Başka, Öteki- Siz, Kitaplık, Özgür Edebiyat, No, Kırkaltı Karakalem gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan, edebiyatçılarla yaptığı söyleşilerle ve yazılarıyla da Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinin kitap eklerinde yer alan Şair Deniz DURUKAN ile Kötü Şair Şerafettin ’in sohbet ve şiirleri dinleyiciler için heyecan verici ve zevkliydi.

Özellikle, Müzik alanındaki çalışmalarını Türk Rock 2000 ve Türk Rock 2001 adıyla kitaplaştıran Durukan, 2004 yılında yayınlanan “ İyiler Siyah Giyer “ adlı ilgi uyandıran kitapları hakkında Kötü Şairin ve  katılımcıların sorularını cevapladı.

Söyleşinin ardından kitaplarını imzalayan Şair Deniz DURUKAN ‘ a ve daha önceki programlara katılan ve katılacak olanlara Nar Sanat Olarak teşekkür ederiz.

Niyazi Toptoprak ve Sanatı Hakkında…

” Niyazi Toptoprak, 1950 yılında İstanbul’da doğdu. İlki 1969 yılında olmak üzere şimdiye değin 150 civarında kişisel resim sergisi açtı. Sayısız karma sergiye eser verdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünü bitiren sanatçı bazı ödüller ve mansiyonlar kazandı. Niyazi Toptoprak’ın özel, resmi ve yurtdışı koleksiyonlarda birçok eseri bulunmaktadır.

Ressam Niyazi, kendi üslubunu oluşturmuş sanatçılardandır. Öyle ki O’nun resmini imzasına bakmadan da tanıyabilirsiniz. Yağlı boya ve pastel malzemelerini büyük bir ustalıkla kullanır. Doğayı kendi üslubuna uydurur. Hayvan resimleri de yapar ama bunların arasında kediye özel bir yer vermiştir. Bir serginin davetiyesinde şöyle demektedir.

“Kedi resmi yapmamış ressam yoktur denebilir. Çünkü kedi, biçimi, devinimi, yetenekleri ve yetkinlikleri ile resim yapan birinin ilgisinden ve hayranlığından uzak kalamaz. Günlük yaşamını güzelliğin coşkusu ile zenginleştirebilen iyi insanlar için de bu böyledir.

Kedi kraldır. Kedi her zaman güzeldir; kristal bir kadehteki kırmızı şarabı bembeyaz masa örtüsüne devirirken de, ipek bir halıya işerken de, yalnız bir bilge gibi soyluca ölürken de. Görkem ve incelik bir arada olmayı en çok bir kedinin yanındayken sever. Kedi, güzelliğini tartışmaya kalkan sevimsizlerle alay bile etmez.

Kedi resimlerine ayırdığım bu sergimi, bir kedi aşığı olmanın ayrıcalığında gizli keyif ve kendini beğenmişlikle hazırladım. Biliyorum ki o da kendisini artistik ve majestik bir keyifle beğenmektedir. Ve majesteleri bunda çok haklıdır.”

Niyazi Toptoprak’ın hayvan figürlü resimlerinin dışında, stilize ağaçlar, iki boyutlu evler, yayvan ve hemen hemen simetrik tepelere sıkça rastlarsınız. Minyatüral bir istifleme göze çarpar. Kompozisyonlarında kullandığı tarımsal parselasyonlarda renk coşkusu doruğa çıkar. Toptoprak, geçişli yada kontrast renk ayrımlarıyla adeta gökyüzünü de parsellemektedir. Bu özelliği onun resminde, içinde ışık yanıyormuş gibi bir şeffaflık oluşturur.

Ressam Niyazi, kendi resminin gelişimi ve değişimi içinde hep kendi resmini yapar. Kendi olarak kalmayı istediği için de kimseye benzemez. Bu geleceğe yönelik bir tavırdır. Bu nedenle sanatçı, resmin libido enerjisi ile yapıldığı savındadır. Ona göre gelecekte de var olabilmenin enerjisi bu enerjiden başka bir şey değildir. Libido ortadan kalkarsa sanat eylemi de son bulur.

Gerçekte bu görkemli bir sav olmak yerine yalnızca mütevazı bir yaşam tutkusudur. Belki de ölüm korkusu(?). Rengi görmek, rengi görmeye devam ediyor olmanın heyecanını yaşamak, ama ille de yaşamak. Sanatçının yaşamı bitince de bu heyecanı başkalarına yaşatmayı sürdürmek. Yani kalmak. ”

Kaynak : Niyazi TOPTOPRAK  Facebook grubu

Sayfalar

ÖN KAYIT