Fransız Kültür Merkezi

Fransız Kültür Merkezi konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Fransız Kültür Merkezi konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Fransız Kültür Merkezi konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Fransız Kültür Merkezi konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

İstanbul’a aşık 26 fotoğrafçının katılımıyla 2016 yılında gerçekleşen “İstanbul 365 Gün” Fotoğraf Projesi sergisi, 6 Mart Salı günü İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde açılıyor. Küratörlüğünü, alanında Türkiye’nin en önemli isimlerinden Coşar Kulaksız’ın üstlendiği sergi, 8 Nisan 2018 tarihine kadar 9:00-21:30 saatleri arasında gezilebilecek.

“İstanbul gibi büyülü bir şehir bir yıl boyunca fotoğrafla nasıl anlatılır?”

Fotoğrafçı Niko Guido’nun, Fotoğraf Gezginleri grubundaki arkadaşlarına yönelttiği bu sorudan yola çıkan 26 fotoğrafçı, tam bir yıl boyunca kendilerince İstanbul’u anlattılar.

İstanbul’u anlatabilmek için görünenin ötesine geçerek, milyonlarca insanın her gün, her saat, her an yaşadıklarına tanıklık ettiler ve öncelikle İstanbul’u anlamaya çalıştılar.

Vizörün arkasından İstanbul’u yaşarken doğal olarak kendilerini, kendi dünyalarını, kendi bakış açılarını yansıttılar.

Amaçları aynı olsa da, her bir fotoğrafçı kendi varoluş seçimleri üzerinden İstanbul’u belgeledi.

Bu belgeleri bir araya getiren kitap ortaya çıktığında, kitabın içinde zaman yolculuğuna çıkanlar bu şehrin büyüsünü kendilerince yaşasın istediler.

Ve şimdi, İstanbul için ilk ve tek olan bu önemli proje bir sergi ile karşımıza çıkıyor.

“İstanbul 365 Gün” fotoğraf projesi, kesintisiz olarak 2016 yılı boyunca İstanbul’da günlük, sıradan yaşamın içine girerek değişik kesim ve mekanlardan her gün ayrı bir hikaye anlatıyor.

Her fotoğrafçının kendi tercihiyle siyah-beyaz, renkli, dikdörtgen, kare gibi çeşitli formatlarda çekilen fotoğraflar, projenin yaratıcısı Niko Guido ve proje fotoğrafçıları tarafından değerlendirilerek seçilmiş ve sergide kronolojik sıra ile yer alıyor.

Kaynak: sozcu.com.tr

haftanin-sanat-etkinlikleriTİYATRO

İSTANBUL

– Devlet Tiyatroları Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi’nde “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa” cuma 20.00, “Barış Gezegeni” pazar 13.00. Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Güneş Batarken Bile Büyük” cuma ve cumartesi 20.00, pazar 15.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” cumartesi 14.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Muhteşem Gatsby” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Geçtim Ama Tiyatrodan” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” çarşamba, pazar 14.00. Küçük Sahne’de “Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “57. Alay” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Bülbül Susturulduğunda” salı, perşembe 20.00, cumartesi 15.00; “Çiçeğim Solmasın” çarşamba 14.00, cumartesi, pazar 12.00 . Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sessizlik” çarşamba, cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00 )

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “On İki Öfkeli Adam” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Piti” pazar 12.00 ve 15.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Ölü Adamın Cep Telefonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bisküvi Adam” pazar 12.00 ve 15.00. GOP Ferit Egemen Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe 14.00. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kabare” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bir Gün Ayakkabımın Teki” pazar 12.00. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Kerbela” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Alaaddin’in Sihirli Lambası” pazar 12.00 ve 15.00. Kâğıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde “Bir Gün Ayakkabımın Teki” perşembe 12.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Lysistrata ‘Kadınlar da Savaşırsa” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Harikalar Mutfağı” pazar 12.00 ve 15.00. Ümraniye Sahnesi’nde “Sırça Hayvan Koleksiyonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Islık Sever Max” pazar 12.00 ve 15.00. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Komşum Hitler” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Üzgün Ağaçlar Ülkesi” pazar 12.00 ve 15.00.(0 212 455 39 20)

– Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Romeo ve Juliet” cuma, cumartesi 20.30, “Güneşin Çocukları” pazar 11.00, “Hayvan Çiftliği” pazar 15.30. “Tiyatro Keyfi”nin “Romeo&Juliet” çocuk oyunu cumartesi 11.00. (0 212 414 96 47)

– Ortaoyuncular’da “Peradaki Hayalet” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

– Dostlar Tiyatrosu’nun “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunu cuma, cumartesi 20.30’da Kenter Tiyatrosu’nda, pazar 19.00’da Kozzy Kültür Merkezi’nde. (0 212 246 35 89)

– Oyun Atölyesi “Testosteron” bugün ve yarın 20.30, “Kim Korkar Hain Kurttan” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

SERGİ

İSTANBUL

– Alp Bartu ve Mustafa Ayaz’ın sergileri Doku Sanat Galerileri İstanbul’da yarından itibaren 9 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 246 2496

– Orhan Taylan’ın resim sergisi 10 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galeri’nde 10 Mart’a kadar görülebilir. (0216) 418 3806

– Zeynep Deniz Özmen’in “Özgürce” adlı resim sergisi Venüs Sanat Galerisi’nde 11 Mart’a kadar görülebilir.

– “Küçük Yüzler, Büyük Bedenler” adlı karma sergi 13 Mart’a kadar Elgiz Müzesi’nde izlenebilir. (0212) 290 2525

– “Mimarlık tarihçisi, restoratör, koleksiyoner Ekrem Hakkı Ayverdi” sergisi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 334 0900

– “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Sergisi” Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (216) 280 5739

– İtalyan sanatçı Tommaso Pierozzi’nin “Mutlu Olacağız” adlı resim ve gravür sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Bohem’de görülebilir. (212) 999 44 60

– 40 fotoğrafçının 1600 portre fotoğrafından oluşan “Yüz Kumbarası” adlı fotoğraf sergisi 19 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde görülebilir. (0212) 393 8111

– “Sevgili Kedilerimiz” adlı karma sergi Ürün Sanat Galerisi’nde 19 Mart’a kadar izlenebilir. (0216) 363 1280

– Gürcü heykeltıraş Amiran Tevzadze’nin heykel sergisi Galeri Selvin 2’de 20 Mart’a kadar görülebilir. (212) 263 74 82

– Mustafa Pancar’ın “Yol Kenarı” adlı sergisi yarından itibaren Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde 21 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 230 1976

– Maide Bulak’ın “Kent ve Sessizlik” adlı sergisi Galeri ARK’ta 22 Mart’a kadar görülebilir. (216) 3694900

– Sadi Diren’in retrospektif sergisi D’Art Sanat Galerisi’nde 22 Mart’a kadar görülebilir.

– Ulus Özel Musevi Okulları öğrencilerinin “Yüzyıllık Düşler” adlı sergisi Beyoğlu’ndaki Hamursuz Fırını’nda 23 Mart’a kadar görülebilir.

– “Mavi Sular Karma Resim Sergisi” 14- 25 Mart tarihleri arasında Venüs Sanat Galerisi’nde izlenebilir. (216) 565 3572

– “Nevruz” adlı karma sergi Galeri Apel’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2927236

– Nermin Er sergisi Galeri Nev’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2521525

– Mehwish Iqbal’ın “Subliminal Manzaralar” adlı sergisi 28 Mart’a kadar Kare Art Galeri’de görülebilir. (0212) 2197719

– Sema Talay’ın “Patlamalar” adlı kişisel resim sergisi Gergedan Sanat’ta 28 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 292 0650

– Zeki Kıral’ın resim sergisi Galeri İdil’de 28 Mart’a kadar izlenebilir. (212) 283 23 83

– Bedri Baykam, Erden Cantürk, Philippe Deutsch, Koray Erkaya, Damien Guillaume, Tetsuro Higashi, Uwe Ommer, Arto Pazat ve Hugh Holland’ın eserlerinin yer aldığı “Çırılçıplak” adlı grup sergisi 29 Mart’a kadar Piramid Sanat’ta görülebilir. (212) 2973121

– İsa Çelik Resim Sergisi 29 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde görülebilir. (212) 249 01 50

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Kostantinos Kerestetzis’in resim sergisi 29 Mart’a kadar Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun İstiklal Caddesi’nde yer alan Sismanoglio Megaro binasında izlenebilir. (212) 244 9335

– Nilüfer Moayeri’nin “Doğu-Batı Koridorunda Kadın” adlı sergisi Pera Sanat Galerisi’nde 30 Mart’a kadar görülebilir. (212) 245 3008

– Ali Kazma’nın “Zamancı” adlı sergisi Galeri ARTER’de 5 Nisan’a kadar görülebilir. (0212) 2433767

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Atilla Galip Pınar’ın “Öz // Essence” adlı 4. kişisel sergisi Galeri İlayda’da 12 Nisan’a kadar görülebilir. (212) 227 92 92

– “Taştaki Gizemli Yaşam” sergisi 10 Mart – 25 Nisan tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 240 80 23

– “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar” adlı sergi 22 Mayıs’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde görülebilir.(212) 219 16 97

– Burhan Doğançay’ın “Picture The World” sergisi 7 Haziran’a kadar Doğançay Müzesi’nde görülebilir. (0212) 244 7770

– “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz” adlı retrospektif sergi İstanbul Modern’de 28 Haziran’a kadar Süreli Sergiler Salonu’nda görülebilir. (0212) 334 7300

ANKARA

– Ayşe Mutlu – resim – 10 Mart’a dek – Galeri N’de. (0 312 436 36 64)

– Geçişler – resim – 13 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

– Anahita Şems – resim – 14 Mart’a dek – GaleriM Sanat Galerisi’nde. (0 312 235 50 06)

– Antonio Cosentino – resim – 14 Mart’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

– Özcan Kandemir – resim – 15 Mart’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

– Aslı Kutluay – resim – 19 Mart’a dek – Taurus Sanat Merkezi’nde. (0 533 443 54 54)

– Marek Brzozwski – resim – 20 Mart’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0 312 222

– Suna Özkalan – yağlıboya resim – 20 Mart’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

– Peker Sanat Ödülleri Sergisi – resim – 21 Mart’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

– Farago – resim – 26 Mart’a dek – Ankara HiltonSA’da. (0312 236 21 22)

– Senem Aker Ensari – seramik – 27 Mart’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

ADANA

– Adana Ressamlar Derneği’nin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlidiği, ‘Mart’ın Sekizi’ adlı resim sergisi Seyhan Belediyesi Sergi Salonu’nda sürüyor. Sergi 15 Mart tarihine dek izlerime açık tutulacak. (0322 4534445)

MERSİN

– MTSO Sanat Galerisi, ‘ve Kadın III – Karma Resim Heykel Sergisi’ne bu hafta da ev sahipliği yapıyor. Buğra Yararman, Hakan Kandır, Mehmet Mangtay, Meral Belici, Özcan Aydemir, Seda Şahbaz, Tuğba Küçükbahar ve Vehbi Mangtay’ın eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 19 Mart tarihine kadar pazar günü hariç hafta içi 08.30-18.00, cumartesi ise 10.00-17.00 saatleri arasında gezebilecek. (0324 238 95 00 – 261)

– Günay Yavuzel, Ferahnaz Çalışkan, Leyla Çakmak’ın, Dünya Kadınlar Günü’nde, Özgecan Aslan anısına düzenledikleri sergi, Tarsus Mehmet Bal Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 13 Mart tarihine dek izlenebilecek. (0324 6162515)

GAZİANTEP

– Ressam Şefkat İşleğen’in, ‘Değiş/ imler’ temalı resim sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sanatçının linol baskı ve akrilik tekniği kullanarak ortaya çıkardığı ve mono print tarzında soyut çalışmalara da yer verdiği eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 27 Mart tarihine dek her gün 10.00-22.00 saatleri arasında izleyebilecek. (0342 3666066)

MÜZİK

İSTANBUL

– Salon IKSV’de perşembe saat 21.30’da Tuluğ Tırpan Quartet feat Frederik Köster; cuma saat 22.00’de Kalben&No Land; cumartesi saat 22.30’da Yasemin Mori konserleri var. (212 334 08 41)

– Nardis Jazz Club’te bugün saat 21.30’da Salliel Bros, yarın saat 21.30’da Olgun Acar Band; çarşamba saat 21.30’da Yavuz Akyazıcı Trio; perşembe saat 21.30’da Flapper Swing; cuma saat 22.30’da Luis Gomez DesCarga; cumartesi saat 22.30’da Selenr Seytekin Project konserleri var. (0212 232 98 30)

– Akbank Sanat’ta perşembe saat 20.00’de Denis Kozhukhin (piyano) ile Vladislav Kozhukhin’den (piyano) oluşan Kozhukhin Kardeşler konseri var. (0212 252 35 00-01)

– Süreyya Operası’nda bugün Hande Özyürek (violin) ile Fedele Antonicelli (piyano) kanseri var. (0216 346 15 31)

– Ülker Sports Arena’da cumartesi saat 21.00’de Julio Iglesias konseri var. (0216 687 2100)

– Bostancı Gösteri Merkezi’nde cuma saat 21.00’de Ajda Pekkan; cumartesi saat 21.00’de Selçuk Balcı konseri var. (0216 362 1161)

– Volkswagen Arena’da cumartesi saat 21.00’de DJ Laidback Luke; pazar saat 18.30’da Unite The Mic Turnesi 2015 kapsamında Ailee, Jay Park ve San E konseri. (0212 377 67 00)

– TİM Show Center’da perşembe saat 21.00’de Fazıl Say konseri var. (0212 286 66 86)

– garajistanbul’da cuma saat 23.00’de Leman Sam; cumartesi saat 22.00’de Kord Vokal; pazar saat 21.00’de The Haunted konserleri var. (0212 244 4499)

– SSM the Seed’te perşembe saat 20.00’de Alman piyanist Joseph Moog’un resitali var. (0212 323 60 50)

– Caddebostan Kültür Merkezi’nde pazartesi saat 21.00’de Sunay Akın – Moğollar; çarşamba saat 20.30’da Fatih Erkoç – Kerem Görsev; perşembe saat 20.30’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” konserleri var. (0216 296 3055)

– Jolly Joker İstanbul’da bugün 21.00’de Zuhal Olcay albüm tanıtım konseri; yarın saat 21.00’de Ahmet Toprak Eğrikaya; çarşamba saat 21.00’de Haluk Levent – Kurtalan Ekspres; perşembe saat 21.00’de Yüzyüzeyken Konuşuruz; cuma saat 22.00’de Levent Yüksel; cumartesi saat 22.00’de Mehmet Erdem konseri var. (0212 249 0749)

– Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde yarın saat 22.30’da Suzan Kardeş; çarşamba saat 22.30’da TNK; ardından saat 23.59’da Özge Fışkın; perşembe saat 22.30’da Niyazi Koyuncu ardından Pinhani – Yalnız Türküler; cuma saat 22.00’de Can Gox ardından Koray Candemir; cumartesi saat 22.00’de caz vokalisti Fredrika Stahl, ardından Soul Stuff konseri var. (0212 245 1048)

– Babylon’da bugün saat 19.00’de Social Inclusion Band; çarşamba saat 20.30’da Peyk; cuma saat 22.00’de Shantel; cumartesi saat 22.00’de Yelle; pazar saat 19.00’da Patricia Barber konserleri var. (0212 292 73 68)

İstanbul, 8-9 Mart’ta Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant, Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini anlatacak.

kafka

Ölümünün üzerinden doksan bir yıl geçmesine rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka konferansı düzenleniyor. 2015 Uluslararası Kafka Konferansı adlı etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin, önemli bir yapıtın yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacağının müjdesini veriyor.

Dora Diamant

Dora Diamant

 

İlk kez 2004’te İngiltere ve ABD’de yayımlanan, ardından İspanyolca, Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant” adlı eseri, Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli; zira Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.

Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant’ı. Kafka son dönemini Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

Prof. Dr. Ali Akay

Prof. Dr. Ali Akay

 

Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.

Kathi Diamont

Kathi Diamont

 

Ana başlığı “Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet Toplumu ve Militarizm” olan konferansın Kathi Diamont dışında uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için gelenAlman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle: Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.

Altay Öktem

Altay Öktem

Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka, Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek  uluslararası etkinliklerle Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın, yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını, anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’den servisler kaldırılacak.

Detay: dusulke.com

Franz Kafkaİstanbul, 8-9 Mart’ta Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant, Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini anlatacak.

Ölümünün üzerinden doksan bir yıl geçmesine rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka konferansı düzenleniyor. 2015 Uluslararası Kafka Konferansı adlı etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin, önemli bir yapıtın yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacağının müjdesini veriyor.

İlk kez 2004’te İngiltere ve ABD’de yayımlanan, ardından İspanyolca, Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant” adlı eseri, Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli; zira Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.

Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant’ı. Kafka son dönemini Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.

Ana başlığı “Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet Toplumu ve Militarizm” olan konferansın Kathi Diamont dışında uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için gelenAlman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle: Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.

Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka, Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek  uluslararası etkinliklerle Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın, yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını, anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’den servisler kaldırılacak.

Kaynak: dusulkesi

İstanbul’da Ocak ayı içerisinde gerçekleşen sergileri sizin için bir araya toplamaya çalıştık. Burada bulunmasını istediğiniz sergi bilgileri için bize ulaşın. info@narsanat.com
istanbul-sergi-takvimi

kediMehlika Baş – Camaltı Resim Sergisi
06 Ocak 2015 ~ 24 Ocak 2015

Kedi, kuş, çiçek, böcek, insan… Onları son derece yetkin bir biçim algısıyla resme dönüştürüyor Mehlika. İç çizgilerinin doğal yansımalarını, hiç zorlanmadan, nerdeyse hazır bir halde buluyor zihninde. Portrelerinde bile… Õyle karşılarına geçip uzun boylu seyretmeden… Bu oluş sürecini, elbette onun olağanüstü duyarlılığı ile birlikteestetik kaygısı da tamamlıyor.

 

  • Yer:Arkeo Pera Sanat Galerisi
  • Adres:Yeni Çarşı Cad.66 / A Galatarasaray Beyoğlu İstanbul
  • Mail:info@arkeopera.com
  • Faks:0212 244 31 64

 

Sabahat-cikintas-DE-SiF-RESabahat Çıkıntaş – De-şif-re
23 Aralık 2014 ~ 24 Ocak 2015

İstanbul Mine Sanat Galerisi, Nişantaşı mekânında küratörlüğünü Lütfiye Bozdağ’ın yaptığı Sabahat Çıkıntaş’ın resim, video ve enstalâsyonlarından oluşan “de-şif-re” başlıklı sergisi yer alıyor.

Sabahat Çıkıntaş, sezgileriyle sanat üreten bir sanatçı. Üretimlerinde etkilendiği ve resimlerinin arketipinde yer alan varlık ve zaman sorunsalı, O’nun tüm sanat anlayışının bir özeti olarak okunabilir.

Çıkıntaş, “de-şif-re” sergisi için ürettiği işlerinde; geçmiş anların donmuş kanıtları olan görüntülerin üzerine boya müdahaleleri ve yerleştirdiği kare biçimler ile dikkati çekiyor. Pisagor’a göre; ateş-hava-su-toprak gibi evreni oluşturan dört temel elementin sembolü olan kare, sanatçının resimlerinde yer alan en asal öge. Sabahat Çıkıntaş için kare, nesneler dünyasının sembolik durumlarını temsil ediyor. Kare üzerinden yaptığı biçimsel soyutlamalar sanatçının öznelci ve ifadeci bir tavırla gerçekleştirdiği kompozisyonlarında resim yüzeyini bölen, parçalayan, bazen de tümleyen yüzeyler olarak, onun kozmos içinde evrenselliği aradığı bir neoplastisizmi gözler önüne seriyor.

Sabahat Çıkıntaş’ın üretimleriyle yaşamı aynı paralelde ilerleyen, gelişen bir paralel süreç olarak ortaya çıkıyor. Üretimlerinde kendini ve yaşamından kesitleri soyutlayarak dışavuran sanatçı, kendi tasarladığı kostümü giymesiyle kendi varlığını sanatıyla bütünleştiriyor. Tam ve bütün olarak, görünen ve görünmeyen, algılanan ve algılanmayan yanlarıyla içsel sezgilerini, duyumlarını “de-şif-re” ediyor, dudak hareketlerinden oluşan videosu ile kesik kesik heceler şeklinde serginin tematiği olan “de-şif-re” repliğini heceliyor.

d-e-ş-i-f-r-e————de-şif-re—–d-e-ş-i-f-r-e—-de-şif-re—deşifre—deşifre—–

Sabahat Çıkıntaş’ın “de-şif-re” başlıklı sergisi 17 Aralık 2014 – 24 Ocak 2015 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Nişantaşı mekânında görülebilir.

  • Yer:Mine Sanat Galerisi
  • Adres:Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5 Nişantaşı Şişli İstanbulMail:info@minesanat.com

 

Ezgi-Comert-ZamanaEzgi Cömert – Zamana Direnen Hisler
06 Ocak 2015 ~ 26 Ocak 2015

Genç sanatçı Ezgi Cömert’in ikinci kişisel sergisi doğadan uzaklaşan ve doğanın yok oluşuna seyirci kalan biz metropol yaşayanlarına farklı ve masum duygular yaşatacak. ‘Zamana Direnen Hisler’ 6 Ocak 2015-26 Ocak 2015 tarihleri arasında Galeri/Miz’de sanat severlerle buluşacak.

Doğaya ve doğada yok olan bitki ve hayvanların yaşama çabasını bilinç altını sorgulayarak ve bunu tamamen boya ve organik malzemeler kullanarak güçlü desen algısıyla hiç bir dijital baskı aracına ihtiyaç duymadan yaratım ve üretimde bulunması ayrıca serginin başka bir güçlü yanını oluşturmaktadır. Sanatçının iç güdüsel ve bilinç altını sorgulayarak hiç bir ön tasarım ve kurgusal yaratımda bulunmaması da eserlerde farklı yaklaşımların yanında kendine has tekrara düşmeyen özgün nadir eserler ortaya cıkmasına sebep olmuştur.

6 Ocak’ta başlayacak olan Ezgi Cömert’in “Zamana Direnen Hisler” adlı kişisel sergisi 26 Ocak tarihine kadar Galeri/Miz’de görülebilir.

  • Yer:Galerimiz Teşvikiye
  • Adres:Ahmet Fetgari Sok. No:28 A Teşvikiye Şişli İstanbul
  • Mail:info@galerimiz.com 
  • Faks:0212 241 73 89

 

Ahmet-Elhan-gorenler-170’lerin/ 70’li Yılların Objektifinden ‘GÖRENLER’
17 Ocak 2015 ~ 27 Ocak 2015

Çok sayıda ünlü sanatçının,ve koleksiyonerlerin katılımının beklendiği bu çarpıcı,ve bir o kadarda değerli sergide, 1972- 1973 yıllarında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü mezunu sanatçılardan oluşan fotoğraf sergisini 17-27 Ocak 2015 tarihleri arasında Galeri Eksen’de gezebilirsiniz. Ahmet Elhan, Barbaros Günsel, Tanju Sağlam, Nazan Erkmen, Edip Hakkı Cemali, Erhan Yalvaç, Alp İşmen isimli sanatçıların dışında, o dönemdeki diğer sanatçıların eserleri de bu sergide yer almaktadır. O yıllara ait bir sanat anlayışı ile çekilen fotoğrafları yine o senelere ait mekanlarda izlemenin keyfini yaşamak isterseniz 17-27 Ocak 2015 tarihlerinde Galeri Eksen’de yapılacak olan sergiyi görmelisiniz. Bu sergide ayrıca Sabit Kalfagil, Ara Güler, Zeki Faik İzer, İzzet Keribar,İsa Çelik,Gültekin Çizgen,Sedat Antay isimlerinin eserlerinden örnekler de görebilirsiniz. Bir döneme ve tarihe tanıklık etmek için Galeri Eksen’de ‘GÖRENLER’ isimli sergiye tüm sanatseverleri bekliyor.

  • Yer:Galeri Eksen
  • Adres:Maçka Cad. No :29 Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:info@galerieksen.com

 

cetin-BilginÇetin Bilgin Resim Sergisi
17 Ocak 2015 ~ 30 Ocak 2015

1955 Yılında doğdu.
1975 Haydarpaşa Erkek Lisesinden Mezun oldu.
1977-1982 Profesyonel tiyatro Faaliyetleri.(Oyunculuk,dekor ve kostüm).
1978 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine girdi.
1984 Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesinden Yüksek Lisansla mezun oldu.

1996 İskoçya / Edinburg Printmakers Workshop & Gallery.Gravür Uygulama Atölye Çalışmalarında bulundu.

Kişisel Resim ve Gravür Sergileri /ödüller :
1984 Günümüz Sanatçıları 5.Açık Hava Sergisi. ’’ödül’’ Devlet Resim Heykel Müzesi.
1992 Galeri Baldem-İstanbul.
1994 Yeni eğilimler Sergisi-‘’Onur Belgesi’’-İstanbul.
1995 Ekol Sanat Galerisi—İstanbul.
1995 Fethiye Kültür Merkezi Sanat Galerisi.
2000 Hobi Sanat Galerisi-İstanbul.
2001 Atatürk Kültür Merkezi-İstanbul.
2001 Levissi Sanat Galerisi -Dünya Dostluk ve Barış Köyü Kayaköy –Fethiye.
2003 Ziraat Bankası ‘’Tünel Sanat Galerisi’’-İstanbul.
2003 13. İstanbul Sanat Fuarı-Tüyap-İstanbul.
2004 14. İstanbul Sanat Fuarı-Tüyap-İstanbul
2004 Küyad Sanat Galerisi-İstanbul.
2005 Galeri Soyut-Ankara.
2005 ‘’Aslolan Ruhsal Olandır’’15.İstanbul Sanat Fuarı-TÜYAP
2007-2008 ‘’Parçalanmalar’’Atatürk Kültür Merkezi.İstanbul

Karma Resim ve Gravür Sergileri :
1982 Günümüz Sanatçıları 3.Açık Hava Sergisi.Devlet Resim Heykel Müzesi.
1983 Viking Kağıt veSelilöz A.Ş – İstanbul
1984 Galeri Lebriz-İstanbul
1987 MSÜ 1937-1987 Gravür Çalışmaları-Atatürk Kültür Merkezi.
1992 Sanatçılar Dayanışma Sergileri.-MSÜ-İstanbul.
1992 Plastik Sanatlar Sergisi-MSÜ-Ankara
1992 İstanbuldan Sanatçılar Sergisi-Fethiye Arkeoloji Müzesi.
1992 2. İstanbul Sanat Fuarı-İstanbul.
1994 Ekol Sanat Galerisi-İstanbul.
1994 4.Uluslararası Sanat Fuarı- Tüyap -İstanbul.
1994 55.Devlet Resim Heykel Sergisi.-Ankara.
1994 MSÜ 52 Türk Sanatçısı Newyork ve Washington Sergileri.
1995 Art Activities.Ocakköy 10 .Anniversery-Fethiye
1995 DYO . Yaşar Eğitim ve Kültür VAKFI –İstanbul.
1996 Nuans Sanat Merkezi-İstanbul
2001 ‘’Başlangıcından Bugüne Türkiyede Gravür Sergisi-45 sanatçı’’-

Karşı Sanat Çalışmaları -İstanbul.
2002’’ Mahmut CUDA ‘ nın anısına’’-tanıtım sergisi – Fethiye Arkeoloji Müzesi.
2002 12.Uluslararası Sanat Fuarı-Lütfi Kırdar Kongre Salonu-İstanbul.
2005 ‘’Resmin Haysiyeti’’-Kargaşa 5-Kargart-İstanbul.
2005‘’Artrol’’-İstanbul Modern Sanatlar Galerisi.
2005 ‘’Çizgi’’ Deniz Müzesi Sanat Galerisi-İstanbul.
2006 Uluslar arası Çağdaş Sanat Fuarı(Contemporary İstanbul Art Fair)-Lütfi Kırdar Kongre Salonu.
2007 Uluslar arası Çağdaş Sanat Fuarı (Contemporary İstanbul Art Fair)-Lütfi Kırdar Kongre Salonu.

2011 Eskişehir Anadolu Üniversitesi (Gravür)
2012 Işık Üniversitesi İstanbul (Gravür )Eskişehir Üniversitesi organizasyonu.

Sanatçı, çalışmalarını halen İstanbul ve Kayaköy deki atölyelerinde sürdürmektedir.

  • Yer:Düş Yolcusu Sanat Duragı
  • Adres:Bağdat Caddesi Plaj Yolu Haldun Taner Sok.No:16/B Caddebostan kültür merkezi çaprazı Caddebostan Kadıköy İstanbul
  • Mail:dusyolcususanatduragi@gmail.com – memetkina@gmail.com

 

Anlatilmayan-Hikayeler5 Kadın Sanatçının Gözünden, Anlatılmayan Hikayeler
08 Ocak 2015 ~ 31 Ocak 2015

Yükselen beş kadın sanatçının, saklı hikayeleri resmettiği eserler, Art50’nin “Anlatılmayan Hikayeler” sergisinde! Keşfedilmeyi bekleyen hikayeleri görünür kılan “Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; sanata kesintisiz desteğini sürdüren TEB Özel Bankacılık’ın Etiler’deki binasında sanatseverlerin ziyaretine açık.

Köklü geçmişine yakışan özel seçimlerle kültür-sanata destek vermeyi sürdüren TEB Özel bu defa; sanatçı, koleksiyoner ve sanatseverleri aynı çatı altında buluşturan çağdaş sanat platformu Art50’nin “Anlatılmayan Hikayeler” başlıklı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Özellikle genç sanatçıları desteklemeyi hedefleyen TEB Özel’in Etiler’deki binasında düzenlenen sergide; Art50 sanatçılarından Ayşegül Karakaş, Begüm Mütevellioğlu, Melike Kılıç, Lale Delibaş ve Güliz Baydemir’in eserleri yer alıyor. Sözlü ve yazınsal olarak anlatılmayan, ancak resmedilebilen hikayelere işaret eden “Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; günlük hayatın temposunda gözden kaçan öyküleri, gerçekliğin baskısında unutulan masalları ve keşfedilmeyi bekleyen nice hikayeleri görünür kılmayı amaçlıyor. “Anlatılmayan Hikayeler”de; yükselen beş kadın sanatçının, her birinin kendine özgü tarzıyla saklı hikayeleri resmettiği eserleri sanatseverleri bekliyor.

“Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; 31 Ocak 2015 tarihine kadar, hafta içi her gün çalışma saatleri içinde TEB Özel Etiler Binası’nda sanatseverlerin ziyaretine açık.

  • Yer:TEB Özel
  • Adres:Nispetiye Cad. Dilhayat Sok. No: 8 Etiler Beşiktaş İstanbul

 

Laleper-Aytek-Non-ParisLaleper Aytek / Non Paris
17 Aralık 2014 ~ 31 Ocak 2015

Laleper Aytek’in “Non Paris” başlıklı 14. kişisel sergisi 17 Aralık 2014’de İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde açılıyor. 31 Ocak 2015’e kadar açık kalacak olan sergide fotoğrafçının Paris’te iki yıl boyunca sürdürdüğü fotoğraf çekimlerinden 63 siyah-beyaz fotoğraf yer alıyor. Sergiyle birlikte fotoğrafçının “non paris” adlı bir fotoğraf albüm kitabı da Aralık başında yayımlanmış olacak.

Laleper Aytek, 2012 ile 2014 arasında Paris’e dört kez gitti. Çekimlerini Paris’te yapmakla birlikte Paris’i çekmedi. Bu projesinde bir turist olarak geldiği bu şehir üzerinden “non” görüntüleri aracılığıyla aynadaki kendine bakmaya çalıştı. 2012’deki ikinci ziyareti birinciden oldukça farklı, şehrin ruhuna dokunduğunu, şehir üzerinden kendine de biraz daha içerden bakmaya başladığını düşündüğü bir ziyaret oldu. Projesine bu yolculukla birlikte (adını çok sonradan koysa da) başlamıştı bile…

Fotoğrafçı “non paris”le birlikte; hiç tanımadığı, dilini bilmediği bir coğrafyada; bazen kırılgan, kimi eğreti olsa da, uzun zamandır belki de ilk defa cesaretli bir iç(e) bakışın, kendine ait duymayı beklediği bir sesin ya da itirazlarının kapısını aralamaya çalıştı.

Görüntüler kendi tekinsizliklerinde, zoraki buluşmalara teslim edilmediklerinde; bir fotoğrafçı için unuttuğu bir ses, hiç görmediği bir yüz ya da beklenmedik bir karşılaşma olabilir, ilk defa yürüdüğü bir sokaktaki bir görüntünün kenarındaki ufacık bir ayrıntıdan hiç tanımadığı bir duyguya dair de olabilir, kaçılmış, göz ardı edilmiş, hatta yok sayılmış ve belki yıllardır yüzleşilmemiş.

Fransız Kültür Merkezi’yle birlikte Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi tarafından da desteklenen projesinde Laleper Aytek yeni (dışardan) bir ziyaretçi olarak Paris’te çektiği “non” görüntülerinde Hoffmannstall’ın söylediği gibi, “hiç yazılmamış olanı okumayı”, farklı bir kayıt yapmış olmayı az da olsa becerebilmiş olmayı diliyor.

Laleper Aytek Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü’nü bitirdikten sonra, Sosyal Ekonomi alanında yüksek lisans çalışmalarına devam etmek üzere gittiği Oslo Üniversitesi’nde daha çok fotoğrafa yöneldi. Fotoğrafla üniversite yıllarında başlayan ve giderek derinleşen ilgisi nedeniyle 90’lı yılların başında Türkiye’ye döndü ve kendi stüdyosunu açarak reklam fotoğrafçılığı yapmaya başladı. 1998’de Türkiye’nin ilk kapsamlı dijital fotoğraf stüdyosunun kuruluşunda fotoğraf ve reklam yönetmeni olarak görev aldı. 2009’da bu yana Koç Üniversitesi, Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde (MAVA) fotoğraf üzerine dersler vermektedir.

2000 yılından bu yana fotoğraf yazılarında, öznellik kapsamında “görme biçimleri” ve “fotoğraf tarihi” üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu temel yaklaşımını “Fotoğraf Tarihi Kanonunu Yeniden Düşünmek: Öznellik Üzerine Bir İnceleme” başlıklı yüksek lisans tezinde ayrıntılandırarak geliştirmiştir. Yayınlanmış çalışmaları arasında fotografik düşünce üzerine yazılarını biraraya getirdiği Kendine Ait Bir Fotoğraf (2005) ile Palimpsest Istanbul (2010) ve Issız (2013) fotoğraf albümleri sayılabilir. Aytek 1991’den bu yana 13 kişisel sergi açtı ve 22 grup sergisine katıldı.

  • Yer:Fransız Kültür Merkezi
  • Adres:İstiklal Cad. NO:4 Taksim Beyoğlu İstanbul
  • Web:http://ifturquie.org

 

karanlikta-diyalogKaranlıkta Diyalog
18 Ocak 2015 ~ 31 Ocak 2015

Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana “dokunmuş” olan “Karanlıkta Diyalog”,  şimdi ve ilk defa Türkiye’de ve İstanbul’da…

TTNET’in ana sponsorluğu ve Dünya Göz Hastanesi’nin stratejik ortaklığı ile Dialogue in the Dark İstanbul tarafından hayata geçirilen “Karanlıkta Diyalog” sizi parkta dolaşmak, bir caddede karşıdan karşıya geçmek, vapura binmek gibi günlük hayat deneyimlerine sokar; ama tümüyle karanlıkta, duyularınızı uyandırarak ve farkındalığınızı derinleştirerek…

Görme engelli rehberler, sizin dokunarak, koklayarak, tadarak ve duyarak “yeni ve farklı” bir biçimde görmenizi sağlayacak ve sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkartacaklar.

“Karanlıkta Diyalog”, 1988’de Almanya’da Prof. Dr. Andreas Heinecke tarafından oluşturulup, hayata geçirildi.

Bu eşsiz ve ilham verici deneyim, İstanbul’da üç yenilikçi formatla karşımıza çıkacak:

Deneyimsel Sergi – Herkese Açık
Öğrenciler İçin Atölye Çalışmaları – Okullara Özel
İş Dünyası İçin Atölye Çalışmaları – Şirketlere Özel

  • Yer:Gayrettepe Metro İstasyonu Dialog Sergi Alanı
  • Ücret:Tam 28.00 TL İndirimli 19.00 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

 

Ters-KoseTers Köşe / Gobsmacked
13 Ocak 2015 ~ 01 Şubat 2015

Dilan Bozyel, Ugur Çakı, Genco Gülan, Tuğberk Selçuk
Küratör: Gülben Çapan

Astronot: Uzay adamı.
Araba: Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı.
Çerçeve: Bir yere resim asılabilecek duruma getirmek için resimlere geçirilen kenarlık.
Miki Fare: 1928’de Walt Disney tarafından yaratılmış ve seslendirilmiş sevimli karikatür karakteridir.

Her kelimenin bir sözlük anlamı bir de benlik anlamı vardır. Sözlük genel terimidir, benlik ise sizin için ne anlam ifade ettiğidir. Aslında her ikisi de kurgulanmıştır. Biz de bu sergiyle kurgulanmış olan ne varsa bozmak için biraraya geldik. Hazır mısınız?

Galeri İlayda 8 Ocak – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında senenin ilk sergisini gerçekleştiriyor. Küratörlüğünü Gülben Çapan’ın yaptığı “Ters Köşe” adlı sergi, farklı disiplinlerde ilerleyen, çağdaş sanatımızın önde gelen iki kuşak sanatçılarını biraraya getiriyor. Genco Gülan, Uğur Çakı, Dilan Bozyel ve Tuğberk Selçuk’un katılımıyla gerçekleşecek olan sergi, bilincimize kodlanmış imgeleri, alışık olduğumuzun çok dşında yorumlayarak, yıkıyor. Ters Köşe, çağdaş sanat izleyicisini şaşırtmaya, şaşırtırken de sorgulamaya davet ediyor.

Dilan Bozyel, astronot serisiyle, “uzay adamı”nı İstanbul sokaklarına ışınlıyor; vapurda, metroda ve sahilde görüntülenen astronot, mekan kavramıyla ilgili algımızı yineliyor. Tuğberk Selçuk klasik altın varaklı çerçevelerin içine yerleştirilmesi beklenen resimler yerine heykellerle karşınızda. Uğur Çakı, araba serisiyle alışılmış araba imgesine, çağdaş bir yorumla altın bir dokunuş yapıyor. Genco Gülan ironinin hakim olduğu işleriyle politik ve sosyal olarak seyirciyi düşündürecek. Özellikle uluslararası boyutta her nesil tarafından mutluluk olarak kodlanmış bir figür olan Miki Fare’nin “Sakat Miki” yorumu izleyiciyi şüphesiz şaşırtmaya hazır.

“Sadece estetik kaygısı ile sergi gezmek isteyenler, bu sergiyi gelip görme tenezzülünde bile bulunmasınlar, üzülürler. Ters Köşe, beğenilmekten çok anlaşılmayı bekleyen bir sergi. Bilincimizde alışılagelmiş ne varsa silip atmak üzerine işler üreten sanatçılar sayesinde; dünyayı sanatçıların gözünden yeniden kodluyoruz. Beyninizi boşaltın, çocukluk anılarınızı silin, eğitim siteminin ezberlerini bozun, hayat tecrübelerinizi unutun ve sergiye öyle adım atın.”

  • Yer:Galeri İlayda Tesvikiye
  • Adres:Hüsrev Gerede Cad. No:37 34330 Tesvikiye Şişli İstanbul
  • Mail:info@galleryilayda.com

 

Dilan-BozyelDilan Bozyel – Dichomoty Of Past and Futur- exhibitoni
29 Aralık 2014 ~ 01 Şubat 2015

Serdarı Ekremin Archive Galata’ sı sanata ve sanatçıya destek vermeye davam ediyor. 23 Aralık-01 Şubat tarihleri arasında ünlü fotoğrafçı Dilan Bozyel’ in “Dichomoty Of Past and Futur- exhibitoni” sergisi Archive Galata’ da sizleri bekliyor.

Dünyaca ünlü markaların eşsiz mobilya koleksiyonları, zamansız tasarımları, dünyanın dört bir yanından şeçilen objeler ve Türk tasarımcıların özel objelerin vazgeçilmez adresi “ARCHIVE” sanata ve sanatçıya destek vermeye devam ediyor..

Fotoğraf ve sanat eğitimini London College of Communication ve London Academy of Media & Art okullarında tamamladıktan sonra kariyerine, Londra ve Türkiye’de devam eden Dilan Bozyel, bu defa özel fotoğraflarıyla, ARCHIVE Galata’ nın duvarlarını süslüyor olacak. 2012 yılında Galata’ da Mimar Cağla Daş, Kutay Yorulmaz ve Güven Yalın tarafından kurulan ARCHIVE; sektörü yakından takip ederek, sektörde yer etmiş marka ve tasarımları bünyesinde bulundururken, bir yandan da sanata ve sanatçıya destek veriyor.

23 Aralık 2014 – 01 Şubat 2015 tarihleri arasında Archive Galata’ da yer alacak olan Dilan Bozyel sergisini ziyaret edebilirsiniz.

  • Yer:Archive Galata
  • Adres:Serdar-ı Ekrem No:19 Galata Beyoğlu İstanbul
  • Telefon:0212 292 11 40

 

Karma-sergi-yok-yerKarma Sergi – Yok-Yer
19 Aralık 2014 ~ 01 Şubat 2015

Sanatçılar: Aslı Narin, Egemen Tuncer, Hasan Deniz

Mehmet Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği karma sergi “yok-yer”, her yerde oluşları, birbirlerine benzemeleri ve bağlamlarından kopuk olmalarıyla dikkat çeken havaalanları, eğlence ve alışveriş merkezleri gibi çağımızın ‘yok-yerleri’ni konu alıyor. Çağdaş dünyanın hareketli öznesinin mekanları deneyimleme şeklini etkileyen yok-yerler, insanların bir araya gelerek sosyalleşmelerine olanak sağlarken aynı zamanda yalnızlık duygusu yaratmalarıyla bireylere varoluşsal bir çelişki alanı sunarlar.

Bu bağlamda sergide yer alan sanatçılardan Aslı Narin’in fotoğrafik soyutlamaları bu geçiş alanlarını tanımlamaya çalışırken Egemen Tuncer’in ürettiği imajlar mekanların dönüşüm sonrası aldıkları yeni formlara odaklanmamızı sağlıyor. Hasan Deniz’in fotoğrafları ise değişen veya yok olan yerlerin belleğine dair bir günlük olarak karşımıza çıkıyor. Üç farklı bakış açısı etrafında yapılacak olan yerleştirme, Mixer’in sergi alanının mimari yapısı ile ilişkilendirilerek mekana özgü bir nitelik kazanıyor olacak.

  • Yer:Mixer Arts
  • Adres:Boğazkesen Cad. No:45 Bodrum Kat Tophane Beyoğlu İstanbul

 

joan-miro-sergiJoan Miro’nun Sembolleştirdiği Kadınlar, Kuşlar ve Yıldızlar
30 Eylül 2014 ~ 01 Şubat 2015

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Barselona doğumlu Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun eserlerinden oluşan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 20. yüzyılın çok yönlü, çığır açan sanatçısı Joan Miró’nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar adıyla sanatseverlerle buluşuyor. Sabancı Holding sponsorluğu ile düzenlenen ve Barselona’daki Joan Miró Vakfı, Mallorca’daki aile koleksiyonu Successió Miró ve yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miró Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen sergi 23 Eylül 2014 – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alan Miró’nun, kadın, kuş ve yıldız temalarına yoğunlaşan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunuyor. Miró’yla İstanbul’da buluşacak olan sanatseverler, sanatçının Akdeniz kültüründen aldığı enerjinin farklı formlardaki izdüşümlerine tanık olacaklar.

Sergiyle ilgili bilgi veren SSM müdürü Dr. Nazan Ölçer, “Bu önemli Katalan sanatçının eserlerini müzemize getirmek üzere Barcelona’daki Miro Vakfı ile üç yıl önce görüşmelere başladık. Müze olarak hayalimizde, Pablo Picasso ile başlayıp Salvador Dali ile devam eden İspanya’nın büyük ustalarının üçlemesinde son halkayı tamamlamak vardı. Bugün bu sergi ile bunu başarmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu süreçte Barcelona’daki Joan Miro Vakfı ile sanatçının olgunluk dönemine odaklanan, onun vazgeçemediği kadınlar, kuşlar ve yıldızları merkeze alan ve sanatçının çok yönlülüğünü ortaya çıkaran bir seçki yapmaya karar verdik. Bu çok yönlülüğü ortaya çıkarmak için ayrıca, Mallorca’daki aile koleksiyonunda yer alan eserlerle yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miro Vakfı’nda bulunan atölye malzemelerini de ödünç aldık. Sanatçının farklı tekniklerdeki kimi eserleri ve bazı kişisel eşyaları ise dünyada ilk defa Türkiye’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenecek. Ayrıca sergide yer alan bir dizi belgesel filmde Joan Miro’nun yaşamını, iç dünyasını, değişimlerini, dostlarını, ülkesindeki ve dünyadaki siyasi olaylara duyduğu öfke ve tepkisini izleyerek sanatçının kolay ele vermediği gizli dünyasını tanıma imkanına sahip olacağız.” dedi.

Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim için sadece ekonomik faaliyetlerimiz değil, kültür-sanat alanında da var olmak, bu kapsamdaki projeleri desteklemek her zaman öncelikli. Sabancı Holding olarak, Türk müzeciliğinde çığır açan Picasso Sergisi’nden bu yana büyük ustaların sergilerine destek veriyoruz. Bunu kurumsal vatandaşlık yaklaşımımızın bir gereği ve sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu alandaki çalışmalarımız toplumsal sorumluluk penceresinden, topluma bir katkı yapma isteği ve inancıyla yapılıyor. Ne mutlu bize ki, halkımız da bizim bu isteğimize yürekten karşılık veriyor. İnanıyorum ki, bu sergimiz de öncekilerde olduğu gibi yoğun ilgi görecek, kapıda kuyruklar olacak. Miro; Picasso, Rembrandt ve Monet’den sonra halkımızla buluşmasına aracılık ettiğimiz dördüncü büyük usta oldu. Sabancı Holding’in vizyonu farklılıklar yaratarak kalıcı üstünlükler sağlamak. Miro da sanatıyla, eserleriyle fark yaratmış bir sanatçı. Sergi aracılığıyla bu büyük ustayı sadece eseriyle değil tüm yaşamıyla yakından tanıma ve anlama fırsatı bulacağız.” dedi.

  • Yer:Sakıp Sabancı Müzesi
  • Adres:Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan Sarıyer İstanbul 
  • Telefon:012 277 22 00
  • Faks:0212 229 49 14

 

Yusuf-Taktak-YukaridanasagiyaYusuf Taktak – Yukarıdanaşağıya Soldansağa 19152015 Sergisi
20 Ocak 2015 ~ 07 Şubat 2015

Sergi 3 alanda değerlendirildi. Merdivenlerden inildiğinde, galerinin ana mekanında ve arka alanda bir olmak üzere 3 iş, yerleştirildi. Söz konusu yapıtların ortasında yer alan aynı zamanda sergiye adını veren düzenlemenin önüyle arkasındaki çalışmalar: serginin birer işareti niteliğinde ve sanatçının uzun süredir kullandığı “dikilitaş” biçimlerinin yorumu niteliğinde.

Yukarıdan aşağıya-soldan sağa bulmacalarda kullanılan yönlendirmelerdir. Toplumsal açıdan baktığımızda da, görsel ve yazılı medyayı da kullanarak iktidardakilerin buyurgan tavrıdır. Sahip olunan bir düşünce; yukardaki söz sahiplerinden en aşağıdakilere ve sol düşünceden sağa, baskın çıkma çabaları bulmacaya dönüşmüştür.

Aynı şekilde, Türk –Ermeni sorununu da bu bağlamda ele alındı. Birçok aydın, sıradan insan, okuduğumuz kitaplar, medya, iktidar ve muhalefetteki siyasiler 100 yıllık sorunu; işin içinden çıkılmaz hale sokmuşlardır. Düzenlemeye baktığınızda bulmaca ve aralarında toplumumuzda derin iz bırakan ermeni bir ustanın (Varojan Orancı) elinden çıkan ahşap ayakkabı kalıpları… Artık yerini plastiğe bırakmış bu değerli nesneler bulmacanın içinde gezinmektedirler tıpkı ermeni vatandaşlarımız gibi.

Galerinin kendine has özelliği olan kare seramikler ister istemez işlerin içine girdi ve ana motif (leitmotiv) olarak her iş’de kendini gösterdi. Kareler; kimi zaman bulmacanın bir öğesi, kimi zaman da hiyeroglif yerine geçtiler.

  • Yer:Maçka Sanat Galerisi
  • Adres:Eytam Cad. 31/A ?34357 Maçka Şişli İstanbul
  • Mail:mackasanatgalerisi@ttmail.com
  • Faks:0212 234 40 51

 

Pardon-Kacinci-KatGenç Küratörler Soruyor: Pardon, Kaçıncı Kat?
10 Ocak 2015 ~ 07 Şubat 2015

Küratörler / Melike Bayık & Mergüze Günay

Sanatçılar: Recep Akar, Mustafa Duymaz, Didem Erbaş, Murat Germen, Şifa Girinci, Emre Kantaşlı, Volkan Kızıltunç, Manbor, Ali İbrahim Öcal, Saliha Yılmaz

Küreselleşen dünya düzeni ve kent hayatının baskıcı dinamikleri karşısında sanat konjonktürü dâhilinde ne türden önermeler yapılabilir? “PARDON, KAÇINCI KAT?”, kent ve doğa ilişkisi üzerinden sanat alanında dönüşümün olanaklarını sorgulayan genç küratörlerin yönelttiği meşru soruları irdeliyor. Sergi bu sorular ve onlara getirilebilecek yanıtların peşine düşüyor.

Bu sergi kent ve doğa üzerine izleyiciye bir rapor sunma hevesinde değil. Serginin iki bölümünü mümkün olduğunca birbirinden koparmak; buna karşın diyalog alanlarını da korumak üzere tasarladık. Yaygın olarak işlenmiş kent-doğa ikiliğini iki genç küratör olarak aslında yapıtaşlarına ayırıp; küratörlük mekanı mı, eserleri mi, ilişkileri mi ön plana alarak bizi en çok heyecanlandıran şeyi ortaya koyar diye sorduk. Küreselleştirme biçimlerinin somut etkilerinin tam da gözünün içine bakan bir jenerasyondan post-modern ütopyaların, mega kentlerin, sanat ve izleyici arasında açılan mesafenin ve bu yersiz-yurtsuzluğun bizi sürüklediği ruh durumunu gayri-resmi bir çerçevede yalın bir soru olan, ama betonun ve yabancılaşmanın tınısını taşıyan “Kaçıncı Kat?” ile aktarmak istedik.

Sanatçılar Recep Akar, Mustafa Duymaz, Didem Erbaş, Murat Germen, Şifa Girinci, Emre Kantaşlı, Volkan Kızıltunç, Manbor, Ali İbrahim Öcal ve Saliha Yılmaz’ın eserlerinin yer alacağı serginin açılışı 10 Ocak’ta gerçekleşecek. Sergi 07.02.2015 tarihine kadar MERKUR’de görülebilir.

Sergi Koordinatörü / Düzelti: Sena Danışman

  • Yer:Galeri Merkur
  • Adres:Mim Kemal Öke Cad. Erenler Apt. No: 12 D: 2 Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:galeri@galerimerkur.com
  • Faks:0212 225 37 37

 

muhtesem-yuzyilteshir-i-ihtisamMuhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam
29 Aralık 2014 ~ 10 Şubat 2015

“Muhteşem Yüzyıl” şimdi de dünya çapında bir sergi prodüksiyonu ile Maslak’ta yeni açılan Uniq İstanbul Kültür ve Sanat Merkezi içinde yer alan UNIQMÜZE’de ziyaretçilere kapılarını açtı.

TİMS Productions ve Istanbul Exhibitions tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen “Muhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam” sergisi, Muhteşem Yüzyıl’ın ruhuna dokunma ve dünyasını yakından hissetme şansı veriyor.

Muhteşem Yüzyıl’ın büyüleyici atmosferi; dekorları, kostüm ve aksesuarları, mücevher ve taçlarıyla sergiye aktarıldı.

Ziyaretçiler, 4 sezon boyunca hafızalardan silinmeyen büyüleyici atmosferin zenginliğini ve içinde bulunma deneyimini yaşayacak ve daha önce hiç görülmemiş, sadece bu sergi için üretilen çok özel sürprizler ile karşılaşacaklar.

“Muhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam” sergisinde ziyaretçileri zengin bir içerik, şaşırtıcı multimedya uygulamaları ve çok daha fazlası bekliyor.

– 0-6 yaş grubu Uniq Müze’ye ücretsiz girebilir.
– Biletler üzerinde yazan gün geçerlidir.
– Uniq Müze’ye profesyonel kamera, fotoğraf makinası, ses cihazı vb. ile giriş özel izne tabiidir.
– Öğrenci indiriminden yararlanan kişilerin resmi ve geçerli bir öğrenci kimliği ibraz etmesi yeterlidir.
– Uniq Müze’ye yiyecek-içecek ile girilemez.
– Uniq Müze bilet fiyatlarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.

  • Yer:UNIQMÜZE
  • Ücret:Tam 35.00 TL – Öğrenci 28.75 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

bilim-tuneliBilim Tüneli Sergisi
25 Aralık 2014 ~ 12 Şubat 2015

Bilim Tüneli Sergisi, 1 Aralık 2014 – 12 Şubat 2015 tarihleri arasında Mall Of İstanbul – 1’de son buluşları teknolojiseverlerin beğenisine sunacak.

Bilim ve teknolojiyi laboratuvarın dışına taşıyan, son 13 yılda 18 ülkede, 30 şehirde, 10 milyon ziyaretçinin gezdiği Bilim Tüneli Sergisi, son araştırma buluşlarını ve perspektiflerini dünya çapında başarılı bir şekilde tanıtıyor.

Küreselleşen bilim, bilim iletişiminde yeni nesil, multimedya sergi içerikleri ve çok daha fazlası sizi bekliyor!

Bilim ve teknolojinin geleceği nasıl değiştireceğini gösteren Bilim Tüneli Sergisi’nde büyüleyici bir deneyim yaşayacak, evren, madde, yaşam, karmaşıklık, beyin, sağlık, enerji ve toplum konularında gelecekte neler olacağını bugünden öğreneceksiniz.

Adını Nobel ödüllü Alman fizikçiden alan Max Planck Topluluğu, kar amacı gütmeyen ileri bilim için çalışan bağımsız bir araştırma kuruluşu. Max Planck Topluluğu, dünya çapında tanınmışlığı ile bilim ve teknoloji araştırmalarına önderlik ediyor. 2006 yılında yapılan bir araştırmada üniversite olmayan enstitüler arasında kurum, bilim araştırmaları alanında 1., teknoloji araştırmaları alanında 3. seçildi.

01.12.2014 – 12.02.2015 tarihleri arası her gün saat:10:00 – 22:00 arası ziyaret edebilirsiniz.

  • Yer:Mall Of İstanbul-1
  • Adres:Süleyman Demirel Bulvarı. TEM Basın Ekspres kavşağı. Başakşehir İstanbul
  • Ücret:Tam 23.00 TL Öğrenci 13.00 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

 

Nejat-Kavvas-Saydam-MasallarNejat Kavvas – Saydam Masallar Cam Sergisi
15 Ocak 2015 ~ 15 Şubat 2015

Yeni Zelanda’da yaşayan Türk sanatçı Nejat Kavvas’ın İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Saydam Masallar” Galeri Selvin 2’de açılıyor.

Camı bir simyacı gibi işleyip adeta bambaşka bir anlama büründüren Nejat Kavvas kadını, doğayı, soyut formları hayatı boyunca içinde yaşadığı çok kültürlülükten beslenerek yeniden yorumluyor. Mükemmel bir tekniği estetikle buluşturan sanatçı dışavurumcu renkleri holografik bir yaklaşımla camın içinde özgür bırakıyor, malzemenin yapısıyla oynayıp onu farklı dokulara dönüştürüyor. Camı bir madde olarak tarihten beri kullanılageldiği pratik bağlamından koparıp ona ruh vererek bir nesneden öteye taşıyor ve ona sanat pratikleri içinde hak ettiği yeri vererek onurlandırıyor.

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olan Nejat Kavvaş, cam eğitimini Stipglass Cam Okulu, Tilburg Hollanda 2010, Cam Ocağı İstanbul 2009, California Polytechnic State University, San Louise Obispo California, Pilchuck Cam Okulu, Seattle, Washington, 2009, Art Station Sanat Okulu, Auckland Yeni Zelanda, 2008 de yaptı.

Ayrıca Claudia Borella Cam Okulunda uzman kalıp yapım teknikleri kursu, 2012, Cam Ocağı, İstanbul “A dan Z ye kalıp yapım teknikleri ve fırında cam döküm” kursları verdi.

Armaggan Gallery, Art 24/7 Volume: 2 sergisi, İstanbul,Armaggan Gallery, İstanbul Gurup Sergisi, İstanbul, 2011, SOFA Chicago Sanat Fuarında Sergi, Türk Kültür Vakfı 2011, Ron Şang Gallery sergisi, 2011, Red Spot Gallery, “Cam Ustaları” sergisi 2011, Armaggan Gallery, İstanbul grup sergisi 2011, Flagstaff Gallery, Auckland Yeni Zelanda, “Glassification” sergisi 2010, Ron Şang Gallery, Auckland Yeni Zelanda, Group sergisi 2010, Uxbridge Creative Centre, “Exposed” Sergisi, Auckland, Yeni Zelanda 2010, Molly Morpeth Canaday Ödül sergisi Yeni Zelanda 2010, Ranamok Ödül Sergisi, Avustralya 2009, Art Station Sanat Okulu, “Ten Year of Glass” sergisi, Yeni Zelanda 2009 da sergilerine katıldı.

Masif cam yapıların işlenme sürecindeki büyük zorluk ve zahmetlere yenilmeden ustalığını sanatçı ruhuyla birleştiren Nejat Kavvas’ın “Saydam Masallar” adlı kaçırılmayacak sergisi 15 Ocak – 15 Şubat 2015 tarihlerinde Galeri Selvin 2’de görülebilir.

  • Yer:Galeri Selvin 2
  • Adres:Bebek Arnavutköy Cad. (1. Cadde) 20/A Arnavutköy Beşiktaş İstanbul
  • Mail:www.galeriselvin.com

 

sahin-kaygun-sergisiŞahin Kaygun Sergisi
20 Kasım 2014 ~ 15 Şubat 2015

İstanbul Modern, Türkiye fotoğrafçılığında farklı arayışlarıyla öncü bir rol üstlenen Şahin Kaygun üzerine, sanatçının 1992’de vefatından sonra düzenlenen en kapsamlı sergiyi hazırlıyor.

Disiplinlerarası kavramının Türkiye’de henüz gündeme gelmediği 1980’li yıllardaki fotoğraf kültüründe resim, grafik, fotoğraf ve sinema gibi farklı alanları birbirine yakınlaştıran Şahin Kaygun, fotoğrafın tekniğine ilişkin yeni ve şaşırtıcı uygulamalar gerçekleştirdi. Türkiye’de fotoğraf çalışmalarının farklı sanat dallarıyla bağını çağdaş bir yorumla arayan sanatçı, teknikler arasındaki sınırları zorlamaya devam etti.

Detaylı bir arşiv çalışmasının ardından gerçekleşecek sergi, Kaygun’un 1980’lerden itibaren fotoğraf üzerinde ilk deneysel müdahalelerde bulunduğu, Türkiye’de bir ilk teşkil eden Polaroid çalışmalarından en son dönemine kadar uzanıyor. Sanatçının fotoğraf üzerine katmanlar ekleyerek ilerlediği teknik arayışlara paralel olarak, Kaygun’un ele aldığı yaşam ve ölüm temaları üzerinden bilincin sınırlarında, rüya ve gerçeklik arasında bir anlatının izleri sürülüyor. 80’lerin politik ortamında yaşanan bireysel bunalım ve içe kapanmanın sanat alanındaki yansımalarının hissedilebildiği dönemi ele alan sergide, Kaygun’un çalışmaları zamanın ruh halini kişisel bir bakış açısıyla dışa vuruyor.

Lise yıllarında resim yaparak hayatını kazanmaya başlayan Şahin Kaygun, 1969 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde grafik eğitimine başlar. Üniversite yıllarında fotoğrafla sanatsal anlamda ilgilenen sanatçı için grafik ve fotoğraf birbirini besleyen, tamamlayan iki alan olur. Kaygun’un fotoğraf üzerinde ilk manipülasyon denemelerini yaptığı Polaroid serisinden parçalar Uluslararası Polaroid koleksiyonuna dahil edilir ve çalışmaları önemli müze ve sanat kurumlarında sergilenir.

“Ben fotoğraf çekmiyorum, fotoğraf yapıyorum” diyen sanatçı için, ortaya çıkan her kare onun tasarladığı bir sahnedir. Önce zihninde kurguladığı kompozisyonu tasarlar, sonra fotoğrafı çeker; karanlık odada devam eden süreçte, rastlantılara yer yoktur. Kaygun, kazıyarak, renklendirerek, çizerek fotoğraftaki istemediği detayları siler, kendi istediklerini ekler. Baskıları üst üste bindirir, kolajlar yapar, akrilik boya ile boyar ve nihayetinde ortaya kendi iç dünyasını koyar. Burada önemli olan, zamanında tartışıldığı gibi, bu çalışmaların resim mi yoksa fotoğraf mı olduğu değildir. Kaygun’un amacı tam da disiplinlerarası bir sanat dili oluşturmaktır.

Küratör: Sena Çakırkaya

  • Yer:İstanbul Modern
  • Adres:Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Karaköy Beyoğlu İstanbul

 

elif-karadayi-portrelerEliff Karadayi – Portreler
16 Ocak 2015 ~ 19 Şubat 2015

Tüm çağdaş sanat oluşumlarının sergilerine ev sahipliği yapan Gama Art Gallery, ressam Eliff KARADAYI’nın PORTRELER başlığı altındaki kişisel sergisini 16 Ocak- 19 Şubat tarihleri arasında sanatseverler ile buluşturuyor.

Sanat’ı kendisi için kendini tarif ve tamir etme aracı olarak gören Eliff Karadayı’nın Portreler adını verdiği sergisi hayatına girmiş, hayatından teğet geçen veya hayatında çok ciddi etkileri olmuş insanların seneler içinde birikmiş çizimlerinden oluşuyor. Portrelerinde naif ve çocuksu öğeler ağır basıyor, ara renkleri tercih etmeden ve boyaları birbirine karıştırmadan çoğunlukla ana renklerle yalın ve basit bir dil içinde tanıdığı bu insanları yansıtıyor, çocuksu bir dille çocuksu olmayan olgunluktaki insanları anlatıyor.

Sanatçı diyor ki; Bana göre sanatın amacı sınırları kaldırmak olmalı. Bir sanat yapıtının dili, dini, milliyeti, ırkı yoktur. Sanat, insanlar ve ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldıran en doğru mecra. Sanat üretimlerimi herhangi bir kategoriye dahil etmeden soyutlayıcı bir dışavurum üzerinden modernist bir anlayışta ele aldığımı söyleyebilirim. Sanatın, iyileştirici, özgürleştirici enerji ve güç veren yanına inanıyorum. Resim benim bitmek tükenmek bilmeyen yaşam kaynağım…

Eliff Karadayı Kimdir? Yeditepe Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu, ancak küçüklüğünden bu yana resme olan ilgisini hiç kaybetmedi. Bir dönem Nevin Çetin Atölyesi’nden eğitim aldı. İşin ilginç yanı eserleri büyük beğeni toplasa da o hiçbir zaman yaptıklarının kayda değer olduğunu düşünmedi. taaki üniversitede okurken bir arkadaşının yönlendirmesiyle yurtdışında başvurduğu bir bursun kabul görmesine kadar. San Francisco School of Art kendine güven duymasını sağladı. Daha sonra NYU’ da asistanlik teklifi aldı ve bunu takiben kendisinden Sciences Po Paris de secmeli ders olarak Collage and Sculpture dersi vermesi istendi. Bu süre zarfında Türkiye’deki sanat piyasasınının, özellikle genç sanatçılara eğilen koleksiyonerleri arasında hızla yükselen bir başarı grafiği yakaladı. Pop Art’ın Türkiye’deki genç temsilcisi olarak tanındı. ‘’MAAİLE” 14. solo sergisidir. Çalışmalarına Balat’taki atölyesinde ve Gama Gallery’ de devam etmektedir.

  • Yer:Gama Galeri
  • Adres:Turnacıbaşı sok. No:21 Beyoglu Taksim Beyoğlu İstanbul
  • Mail:info@gamagallery.com

 

sehir-UzunlamasinaŞehir: Uzunlamasına Sergisi / Mağara
27 Aralık 2014 ~ 19 Şubat 2015

İstanbul’un alışılagelmiş şehir manzaraları bu kez farklı bir fotografik anlatımla karşımıza çıkıyor… Fotoğrafçıların, uzun pozlamalar ve siyah/beyaz bir anlatım diliyle yorumladığı tanıdık mekanlar, farklı görsellikleriyle 27 Aralık – 19 Şubat arasında “Şehir: Uzunlamasına” sergisinde MAĞARA’da ziyaretçilerini bekliyor.

Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz’ın 40 Haramiler fotoğraf grubuna eğitim verdiği stüdyosu MAĞARA’da, Coşar Kulaksız’ın danışmanlığında, “2. Fine Art Fotoğraf Atölyesi” gerçekleşti. Atölye sonunda oluşan “Şehir: Uzunlamasına” başlıklı sergi, klasik sokak fotoğrafçılığı temeli üzerine sanat fotoğrafının nasıl inşa edilebileceği hakkında fikirler veriyor.

Küratörlüğünü de Coşar Kulaksız’ın üstlendiği sergi, alışılagelmiş İstanbul şehir manzaralarını, uzun pozlandırmalar ve siyah/beyaz bir anlatım dili ile farklı bir fotografik yaklaşımda izleyiciye sunuyor. Sergide yer alan her fotoğraf aslında sağdan ve soldan çekilen iki farklı açının tek bir noktada görsel birleşimi üzerine kurgulandı. Böylece, izleyicilere bir mekanın, uzun pozlama ve ikili anlatım diliyle görsel olarak nasıl algılandığı ve hissettirdikleri aktarılıyor.

Fine Art fotoğraf atölyesi ve sonunda oluşturulan bu sergi; fotoğrafın sadece anlık bir tespit değil, aynı zamanda bir sanat mecrası olarak algılanabileceğine dair izlenimler vermesi açısından da önem taşıyor.

Fotoğrafçılar: Ali Efe Yılmaz, Alican Ekin, Aysun Hürol, Burcu Hakman, Gökçe Halulu Çevikoğlu, Gülşah Gencer, Gürkan Kurban, Ilgın Yaroğlu, Kübra Karaçizmeli, Selin Devran, Serli Hamamciyan, Şeyda Soydamal Türk.

  • Yer:Mağara
  • Adres:Eski Osmanlı Sok No: 21 / 1 Mecidiyeköy Şişli İstanbul 
  • Telefon:0212 266 66 74

 

yabanci-topraklardaJacques Tange – Yabancı Topraklarda
08 Ocak 2015 ~ 21 Şubat 2015

Jacques Tange 1960’da Vlissingen’de doğmuştur. Hollandalı sanatçı, Rotterdam Sanat Okulu’nu bitirdikten sonra 1984 yılı itibariyle aktif olarak eser üretmektedir. Sanatçının yeteneği, 2005-2006 yıllarında Hollanda’da ‘’Yılın Sanatçısı’’ seçilmesiyle tescillenmiştir. Tange’nin eserleri ortaçağın resimlenmiş el yazmalarına dayanmaktadır fakat zaman içinde, bugünkü dünyaya ve insanın dünyadaki yerine yorumlanmıştır.

Jacques Tange’nin kişisel sergisinin başlığı olan ‘Yabancı Topraklarda’ , sanatçının ilk kez tanımadığı ve yabancı olduğu bir ülke olan Türkiye’de sergi gerçekleştirecek olmasından doğmuştur. Bu sergi onu alışık olduğu ve yaşadığı Avrupa kıtasından bir adım dışarıya çıkarmaktadır.

Tange’nin eserleri hayatın kendisinden etkilenmektedir ve en önemlisi, aşktan ilham almaktadır. Kadınları övme yoluna gitmesinin nedeni ise onların gücünün dünyayı kurtaracağını düşünmesinden ötürüdür. Tange’nin eserlerindeki kadınlar güzel, kuvvetli ve azimlidir. Sanatçı, kadınlara olan sevgisini onları eserlerinde arzu nesnesi olarak değil, anne ve sevgili olarak göstererek yansıtır. Kadınların erkekler gibi güç tutkunu olmadığını fakat aslında gücün kendisi olduklarını düşünmektedir.

Eserlere yansıyan başka bir konu ise sanatçının evrene ve geleceğe ilişkin kaygılarıdır. Evrenin hepimizin koruyucu ve besleyicisi olduğunu söyleyen Tange, onu yeteri kadar koruyamadığımızı belirtmektedir. Bizi koruyan evrene sahip çıkamamamız kendimize de sahip çıkamamak anlamına gelmektedir. Hava kirliliğini yaratan, ormanları yok eden, hayvanları ve hatta birbirimizi öldüren bizlerin betonla kaplı bir ormanda yaşadığımızı, şehirlerimizi giderek büyüttüğümüzü ve bir zamanlar olduğumuz saf halimizden giderek uzaklaştığımızı düşünmektedir; bir zamanlar güneşin altında özgür olan ve doğanın geri kalanıyla da uyum içinde yaşayan bizlerden…

Neyse ki, sanatçının eserlerinde her zaman bir çıkış yolu vardır ve bu bir kaçış alanıdır; bir parça mavi gökyüzü, özgür ve düz bir alana çıkış yolu, bizi başka bir yöne uçurabilecek bir balon, ya da aşk veya mutluluk için ufak bir işaret…

  • Yer:ART350
  • Adres:Bağdat Caddesi No: 350 34738 Kadıköy İstanbul
  • Web:www.art350.com

 

Merve-Hasman-1Merve Hasman – Bana Baktığını Biliyorum / I Know You Are Looking At Me
15 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

Son dönemin genç ve sıradışı fotoğraf sanatçılarından Merve Hasman’ın, ‘Bana Baktığını Biliyorum’ (I Know You Are Looking At Me) adını verdiği ve The Istanbul Edition Otel ile işbirliği yaptığı son fotoğraf sergisi 15 Ocak akşamı verilecek kokteyl sonrası açılacak. Hasman, Edition marka konseptinin ana unsurları olan “büyüleyici zarafet, doğallık ve tutku”yu fotoğraflarına yansıttı.

Sanatçı, The Istanbul Edition’da gerçekleştireceği fotoğraf sergisi için ‘modern yaşamın yoğun temposundaki kişinin şehirden kaçışını, iç dünyasına gerçekleştirdiği yolculuğu, ve huzuru keşif sürecini’ objektifine yansıttığını söyledi.

The Istanbul Edition için özel olarak hazırlanan sergisinin açılış kokteyline sanat, cemiyet ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katılması bekleniyor. Doğal ve çarpıcı karelerin yer aldığı fotoğraf sergisi gezecek katılımcılar kısa film gösteriminin ardından sergiyi dolaşabilecek ve fotografları sanatçıyla birlikte değerlendirebilecekler. Sergi ve film gösterimi Şubat ayının sonuna kadar The Istanbul Edition’da izlenebilecek.

Teknik eğitimlerini İsviçre, Milano ve Amerika’da alan genç sanatçı fotoğrafçılıkta öğrenme sürecinin devamlılığına değinerek: ‘Her gün yeni bir şey öğreniyorum, bunun yaşla ve tecrübeyle de alakası yok. Teknoloji de, hayat da çok hızlı ilerliyor. 80 yaşına kadar fotoğraf çekmek istiyorum ve eminim o yaşta da hâlâ öğrenecek bir çok şeyler bulacağım’ açıklamasında bulundu.

The Istanbul Edition’da gerçekleştireceği fotograf sergisi için; doğal güzelliği ve kişinin iç dünyasına gerçekleştirdiği huzurlu yolculuğu hikayeleştirdiğini, bunun günümüz temposunda yoğun çalışan modern insan profili için uygun ortam ve koşullar sağlandığında şehrin merkezinde bile mümkün olabileceğini aktarmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

  • Yer:The Istanbul Edition

 

Nesren-JakeNesren Jake – SINS / GÜNAHLAR sergisi
08 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

“Her Şeyi Sorgula” mesajı veren işlerini Pop-Propaganda olarak tanımlayan Nesren Jake, günahların kime ve neye göre olduğunu sorgulattığı SINS / GÜNAHLAR sergisi, 7 Ocak 2015 Çarşamba G-art Beyoğlu’nda…

Amacı, var olan toplumsal düzen(ler)i ve verdiği hasarları insanlara anlatabilmek olan, işlerinin tarzını pop-propaganda olarak tanımlayabildiğimiz Nesren Jake eleştirel zekası ile dikkat çekiyor. Ürettikleri bir taraftan güncel olanla hesaplaşırken, diğer bir taraftan da daha derin katmanlarla zamana yayılan eleştirel anlamlar barındırıyor. Siyasal ve ekonomik düzenlerin propagandalarını, kullandığı ironik sembolleri aracılığıyla dezenformasyona uğratıyor. Yani kullandığı popular kültür imajlarının verdiği bilinçaltımıza yerleşen toplumsal mesajları, kendine has yöntemleriyle tekrar sorgulamamıza yardımcı oluyor.

Bu sergide üzerine oldukça düşünmemiz gereken Günah kelimesi, genellikle dini bağlamda Tanrı’nın arzu ve emirlerine uygunsuz her şeyi tanımlamak için kullanılır. Tanrı’nın açıkladığı standartlara ve emirlere karşı yapılan bilinçli ihmalkarlık veya inkar olarak da açıklanabilir. Birçok farklı inanç ve felsefede, dini nitelik taşısın taşımasın, günah kavramı mevcuttur. Günah sözlükte; “isyan, karşı gelme, suç, kabahat” manalarına gelir. Peki bu karşı gelme sadece Tanrı’ya karşı mıdır, yoksa insanlar da birbirlerine karşı günah işlemekte midir? Önemli olan inanç mı, yoksa kime veya neye karşı sorumlu olmanın bilinci midir? İşte bu noktada Nesren Jake günahların kime ve neye göre olduğunu sorguluyor ve kadim bilgelik zincirinin halkalarını birer birer aralıyor.

1984 doğumlu sanatçı, 2010 yılında aktif olarak sanatsal tasarılarını ve düşüncelerini hayata geçirmeye başladı. Genelde bir seriyi tamamlamak ya da tek bir iş çıkartmak yerine karışık düzende farklı formatlarda ve konularda işler yapmayı tercih eden sanatçı, böylece belli bir noktaya odaklanmaktan kaçınarak, çoğunluğun benimsediği bakış açılarına eleştirel olarak bakıyor. Anlatım dili bazen ağır, bazen de hafif bir şekilde eleştiri-alay çerçevesinde kurgulanıyor.

  • Yer:G-Art Galeri
  • Adres:Tomtom Mah. Kumbaracı Yokuşu No: 37/A Beyoğlu İstanbul 
  • Mail:info@g-artgaleri.com

 

Lozandan-cumhuriyete-inonuLozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü Sergisi
29 Aralık 2014 ~ 28 Şubat 2015

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında geçtiğimiz yıl İnönü Vakfı tarafından hazırlanan “Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü” sergisi İnönü Vakfı’nın arşivlerindeki belge ve fotoğraflarla, Lozan’ın imzalanmasından Cumhuriyet’in ilanına, erken Cumhuriyet yıllarından, iç ve dış politikaya kadar çeşitli toplumsal, ekonomik ve kültürel dönüşümleri İsmet İnönü ekseninde gözler önüne seriyor. Sergide ziyaretçiler; dokunmatik ekranlar ve video enstalasyonları aracılığıyla interaktif olarak belge ve Atatürk ve İsmet İnönü’nün hayatlarının kronolojisi, yazışmalar, telgraflar, fotoğraflar hatta kamera görüntülerinin yer aldığı, gazete ve dergi kapakları, mühürler, madalyalar, nişanlar, imzalanan antlaşmalar, resmi yazışmalar, müzakerelere ait birçok belgenin de yer aldığı sergi, Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde 24 Aralık 2014- 28 Şubat 2015 tarihleri arasında gezilebilir. Kadıköy Belediyesi Etkinliği

  • Yer:Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi
  • Adres:Bağdat Cad. Haldun Taner Sok. No:11 Kadıköy İstanbul
  • Mail:info@ckm.gen.tr

 

Balkan-Naci-islimyeliBalkan Naci İslimyeli – Bir Şey Söyle
13 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı yeni yılın ilk sergisine çağdaş sanatın önemli temsilcilerinden Balkan Naci İslimyeli’nin son yapıtlarından oluşan “Bir Şey Söyle” ile 13 Ocak – 28 Şubat 2015 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Sanatçı bu projesinde tuval, video, fotoğraf, giysi heykel ve metnin birlikte oluşturduğu ortak bir dil kullanıyor.

Balkan Naci İslimyeli 1990’ların başından bu tarafa yoğunlaştığı temel bir izleğin alanını son sergisiyle daha da genişletiyor ve şöyle diyor “Küresel iletişim ağının ürkünç boyutlarda yükselen gücü karşısında kısılan insan sesini yeniden duyabilecek miyiz… Konuşan biz miyiz, duyduğumuz sesler bizim mi… Ses tellerimiz hangi biodigital kontrol noktaları arasında gerili duruyor… Bu sergi susmak konuşmak ve susturulmanın ara sesleri üzerine görsel bir soruşturmadır.”

Balkan Naci İslimyeli sergi süresince galeri mekânında yapacağı iki söyleşide bu kavramla ilgili diğer sergilerini de izleyicilere tanıtıp tartışacak. Sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv de izleyebilirsiniz. ZİYARET SAATLERİ : Pazartesi – Cuma 11:00-18:30 / Cumartesi 12:00-18:30

  • Yer:Ekavart Gallery
  • Adres:Askerocağı cad. Ritz Carlton Otel, Süzer Plaza No:15 Gümüşsuyu Beyoğlu İstanbul 
  • Mail:info@ekavartgallery.com
  • Faks:0212 252 81 31

 

irem-Sozenin-Objektifindenİrem Sözen’in Objektifinden Geri Bak
21 Ocak 2015 ~ 21 Mart 2015

Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”, İrem Sözen’in “Geri Bak” adlı sergisine 21 Ocak – 21 Mart 2015 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Bir dönemin tahlilini fotoğraflarla sunan sanatçının seyircisini davet ettiği sergisi Pazar günleri hariç her gün 10:00-19:00 saatleri arasında Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”da gezilebilir.

İrem Sözen “Geri Bak”la eski albümlerden bulduğu hem kendisinin hem de aile bireylerinin çekmiş olduğu kimi fotoğraflarla kişisel kayıtlarını birleştirerek, bir dönemin tahlilini yapıyor. Hafızanın kronolojiden saparak yığılmasından yola çıkarak, belli bir dizin olmaksızın ileri ve geri sıçrayışlarla zihinsel hafriyatını bir sonradan bakma eylemi halinde gerçekleştiriyor.

Sanatçının kişisel kayıt olarak adlandırdığı bu belgelerde, temas edilmiş karakterlerin portrelerinin kapladığı alanın büyüklüğü, aslında hafızanın sadece zamanda değil, özneler arasında da sıçrayışlar gerçekleştirdiğini gösteriyor. Yakınlığa dayalı ortak tarihin içindeki paydaşların bireyin kendisine bahşettiği anıları bulanıklaştırmak pahasına karşısındakinin tarihini sahiplenişine, ona tutunuşuna şahit oluyoruz. Yakınlık nerede başlayıp nerede biter? Bir eylem olarak fotoğraflama halindeki yalnızlık ne kadar esastır? Başkasından ne kadar beslenmekte veya onun ne kadar kuşatması altındadır?

  • Yer:Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi
  • Adres:Güzelbahçe Sok. 20. Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:info@amerikanhastanesi.org

 

dunya-savasinda-propaganda1. Dünya Savaşı’nda İttifak Cephesinde Savaş ve Propaganda
29 Aralık 2014 ~ 22 Mart 2015

1. Dünya Savaşı’nın 100. yılını anmak üzere İttifak cephesinde yer alan devletlerin yürüttüğü halkla ilişkiler süreçlerini, bir başka deyişle propaganda kampanyalarını anlatan sergi, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) açıldı. “1. Dünya Savaşı’nda İttifak Cephesinde Savaş ve Propaganda” ismini taşıyan sergide posterlerden, kartpostallara, sembolik ödüllerden madalyalara kadar pek çok tarihi doküman ve obje yer alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun savaş döneminde müttefikleriyle geliştirdiği ilişkileri de gözler önüne seren sergi 22 Mart 2015 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Ömer M. Koç Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerin yer aldığı serginin küratörlüğünü Bahattin Öztuncay üstleniyor.

  • Yer:Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi
  • Adres:İstiklal Cad. Nuru Ziya Sok. Beyoğlu İstanbul 
  • Telefon:0212 393 60 00

 

PabucPabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan Sergisi
03 Aralık 2014 ~ 31 Mayıs 2015

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, kadınların vazgeçilmez tutkusu olan ayakkabıların geçmişine uzanan eşsiz bir sergiye ev sahipliği yapacak. 19. yüzyıldan 20. yüzyılın başına kadar geçen zamana ait ayakkabıların yer aldığı ‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ adlı sergi, 27 Kasım’dan itibaren Sadberk Hanım Müzesi’nde görülebilecek.

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, 19. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar geçen döneme ait pabuçların yer aldığı tarihi koleksiyonu ziyaretçileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. 27 Kasım’da ziyarete açılacak ‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ adlı sergi, 31 Mayıs 2015 tarihine kadar gezilebilecek.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisinde; çoğunluğu Osmanlı’nın son döneminde üretilen ayakkabı ve terlikler oluştururken, Orta Asya, İran, Kuzey Afrika, Hindistan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden de örnekler yer alıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında üretilen ayakkabıları da kapsayan 127 parçalık koleksiyon, geleneksel anlayışın yanı sıra Batı modasını yansıtan çizme, bot, ayakkabı, terlik ve nalın gibi çeşitli modelleri de bir araya getiriyor.

Deri ve kumaştan yapılmış, çoğu sırma, gümüş, tel, kılabdan ve boncuk ile süslenmiş ürünler arasında Mısır Hıdiv ailesinden Prenses Atiye’ye ait olan gelin ayakkabısından, Bursa Valisi Ahmet Münir Paşa ile Pervin Hanım’ın kızı Memduha Hanım’ın 3-4 yaşlarındayken giydiği çocuk potinine kadar ilginç hikâyelere sahip birçok eser bulunuyor. Ahşaptan oyularak yapılmış, sedef, fildişi ve gümüş malzemelerle süslenmiş nalınlar da sergide dikkat çekiyor. Koleksiyondaki etiketli ayakkabı örnekleri ise Osmanlı’nın son dönem ayakkabı üreticileri ve satıcıları hakkında bilgi veriyor.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisi, Çarşamba günleri hariç her gün 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

  • Yer:Sadberk Hanım Müzesi

 

picture-the-worldPicture The World – Burhan Doğançay’ın Objektifinden Dünya
25 Kasım 2014 ~ 07 Haziran 2015

Ressam Burhan Doğançay’ın çektiği fotoğraflar; TEB Özel’in desteğiyle ilk kez Doğançay Müzesi’nde sergileniyor! İnsanın izini, kentin duvarlarından başlayarak süren sanatçının fotoğraflarının yer aldığı “Picture The World” başlıklı serginin resmi açılışı; 25 Kasım Salı akşamı özel bir davetle gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Burhan Doğançay’ın fotoğrafları; TEB Özel’in desteğiyle ilk kez sanatseverlerle buluşuyor. “Picture The World” başlıklı sergide bu kez; eserleri dünyanın en önemli müzelerinin daimi koleksiyonlarında yer alan sanatçının ilham kaynağını oluşturan fotoğrafları sergileniyor.

Burhan Doğançay’ın objektifine yansıyan eserlerin yer aldığı sergiye Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi olan Doğançay Müzesi ev sahipliği yapıyor. 100’e yakın fotoğrafın yer aldığı sergi; sanatçının 85. doğum yıldönümünde Doğançay Müzesi’nin 10. yılını kutlamak amacıyla, 12 Eylül’de sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Serginin resmi açılışı ise, özel davetlilerin katılımıyla 25 Kasım Salı akşamı gerçekleşecek.

Kent duvarlarını ait olduğu ülkenin, şehrin, mahallenin ve sokağın sosyo-ekonomik yüzü ve toplumun aynası olarak gören Doğançay’ın fotoğraf karelerinde; New York’tan Togo’ya dünyanın dört bir yanından izler bulunuyor.

Brooklyn Köprüsü’nün 1986-1987 yıllarındaki ilk büyük bakımı sırasında köprünün üzerine çıkmasına izin verilen tek sanatçı olan Burhan Doğançay’ın çektiği çok özel New York fotoğrafları, serginin en değerli parçaları arasında gösteriliyor. Sanatçının, New York’un “gökyüzünün kovboyları” olarak bilinen “ironworker”larıyla birlikte geçirdiği tehlikeli anlarının fotoğraflarının da yer aldığı sergide; Doğançay’ın gözünden kentlerin ve insanların sosyal ve psikolojik izleri sürülüyor.

“Picture The World” sergisinde yer alan fotoğraflar; önümüzdeki aylarda düzenlenecek bir müzayede ile satışa çıkacak. Sanatın ve sanatçının yanında yer alan, Türkiye’de en köklü özel bankacılık hizmetini sunan TEB Özel’in desteğiyle gerçekleşecek müzayededen elde edilecek gelir ise UNICEF’e bağışlanacak.

Burhan Doğançay’ın, farklı coğrafyalardan tanıklık ettiği ve sanat yaşamında izleri olan anları yansıtan “Picture The World” sergisi; 7 Haziran 2015 tarihine kadar her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında Doğançay Müzesi’nde görülebilir.

  • Yer:Doğançay Müzesi

PDF OLARAK İNDİR

Kaynak: Nar Sanat

sanat-merkezleriİstanbul’da bulunan kültür sanat merkezleri adreslerine ve telefon numaralarına ulaşmak bazen çok zor olabiliyor. İstanbul’da bulunan Kültür ve Sanat Merkezlerini sizin için derledik. Bazı merkezlerin adreslerine bazılarının ise telefon numarasına ulaşamadık. İlgili kurumlar eklenmesi için iletişime geçebilirler. Sıralama A’dan Z’ye Şeklinde düzenlenmiştir.

  • ABT Kültür Evi Telefon:0212 525 25 44 Adres:İstanbul
  • Aksanat Akbank Kültür Sanat Eğitim Merkezi Telefon:0212 252 35 00 Adres:İstiklal Cad. No:16, Beyoğlu İstanbul
  • Alman Kültür Merkezi / Goethe Enstitüsü Telefon:0212 249 20 09 Adres:Yeni Çarşı Cad. No:52, Galatasaray-Beyoğlu İstanbul
  • Altunizade Kültür Merkezi Telefon:0216 341 05 00 Adres:Barbaros Mah. Sırmaperde Sok. No:23, Altunizade İstanbul
  • Anka Workshop Telefon:0212 245 27 18 – 245 30 34 Adres:İstiklal Caddesi Büyükparmakkapı Sokak Afrika Han A Blok Kat:4 Beyoğlu İstanbul
  • Atatürk Kültür Evi Telefon:0216 390 40 19 Adres:Pendik İstanbul
  • Atatürk Kültür Merkezi AKM Telefon:0212 251 56 00 Adres:Taksim İstanbul
  • Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi Telefon:0212 509 90 55 Adres:Reşitpaşa Cad. Avcılar İstanbul
  • Avusturya Başkonsolosluğu Kültür Ofisi Telefon:0212 223 78 43 Adres:Köybaşı Cad. No.44, Yeniköy İstanbul
  • Bahçe & Bahçe Kültür Evi Telefon:0216 449 18 84 Adres:Moda İstanbul
  • Bakırköy Sanat Merkezi Telefon: 0212 570 80 68 Adres: Kartaltepe Mah. Kıbrıs Sok. No:6 Bakırköy
  • Bakırköy Sanat Evi Telefon: 0212 570 80 98 Adres: Bakırköy
  • Barometre Sanat Merkezi Telefon:0212 293 02 87 Adres:İstanbul
  • Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi Telefon:0212 282 60 76 Adres:Zeytinoğlu Cad. No:8, Akatlar İstanbul
  • Beşiktaş Kültür Merkezi Telefon: Adres:Beşiktaş İstanbul
  • Bilsak Bilim Sanat Kültür Kur.Telefon:0212 243 28 79Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Bilyay Vakfı Telefon:0212 243 18 14Adres:Beyoğlu İstanbul
  • BM Çağdaş Sanat Merkezi Telefon:0212 231 10 23 Adres:İstanbul
  • Borusan Kültür Sanat Merkezi Telefon:0212 292 06 55 Adres:İstiklal Cad. No:421, Beyoğlu İstanbul
  • Bostancı Gösteri Merkezi Telefon:(0216) 384 72 10 – 11 Adres:Bostancı İstanbul
  • Bulunmaz Kültür Merkezi Telefon:0212 251 85 23 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Burak Filateli Kültür ve Sanat Merkezi Telefon:0212 240 52 60 Adres:Nişantaşı İstanbul
  • Cemal Reşit Rey Konser Salonu Telefon:0212 232 98 30 Adres:Harbiye İstanbul
  • Değirmen Sanatevi Telefon:0212 245 70 06 Adres:Bostanbaşı Sokak No: 30 Tophane / Beyoğlu İstanbul
  • Derimod Kültür Merkezi Telefon:0212 547 16 04 Adres:Zeytinburnu İstanbul
  • Evrensel Kültür Merkezi Telefon:0212 243 08 03 Adres:Galatasaray İstanbul
  • Fransız Kültür Merkezi Telefon:0212 393 81 11 Faks:0212 244 44 95 Adres:İstiklal Cad. No:8 Beyoğlu İstanbul
  • Gönül Paksoy Kültür Merkezi Telefon:0212 236 02 09 Adres:Teşvikiye İstanbul
  • Gönül Tuna Müzik, Kültür ve Sanat Merkezi Telefon:( 0216 ) 334 58 16 – 342 69 09 Adres:Bağlarbaşı, Murat Reis mah. Hacı Murat sk. No: 9 Üsküdar, İSTANBUL
  • Harbiye Kültür Merkezi Telefon:0212 233 27 20 Adres:Harbiye İstanbul
  • Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi Telefon:0216 353 37 78 Adres:Kartal İstanbul
  • Hint Kültür Merkezi Telefon:212 252 77 19 Adres:Taksim İstanbul İstanbul
  • İngiliz Kültür Derneği (British Council) Telefon:0212 252 74 74 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • İspanyol Kültür Merkezi Telefon:0212 225 21 53 Adres:Harbiye İstanbul
  • İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Telefon:0212 293 31 33 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • İstanbul Sanat Merkezi Telefon:0530 880 71 80 Adres:Bakırköy
  • İstasyon Sanat Merkezi Telefon:0212 252 92 22-23 Adres:İsatiklal Cad. Bekar Sok. No:19 Beyoğlu İstanbul İstanbul
  • İstek Vakfı Kültür ve Sanat Merkezi Telefon:0212 266 51 56 Adres:İstanbul
  • İş Sanat Kültür Merkezi Telefon:0212 316 00 00 Adres:İş Kuleleri, 4. Levent İstanbul
  • İtalyan Kültür Merkezi Telefon:0212 293 98 48 Adres:Meşrutiyet Cad. No:161, Tepebaşı-Taksim İstanbul
  • Japon Kültür ve Enformasyon Merkezi Telefon:0212 293 32 49 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Kabataş Kültür Merkezi Telefon:0212 236 25 22 Adres:Ortaköy İstanbul
  • Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi Telefon:0216 418 95 49 Adres:Moda-Kadıköy İstanbul
  • Kartal Sanat Tiyatrosu Kültür Merkezi Telefon:0216 389 25 23 Adres:Kartal İstanbul
  • Kültür ve Sanat Merkezi Telefon: 0212 542 57 72 Adres: Bakırköy İstanbul
  • Maya Sanat Merkezi Telefon:0212 252 74 52 Adres:İstiklal Cad. Hale İşhanı (Atlas Pasajı Karşısı) No:140/2, Beyoğlu İstanbul
  • Mezopotamya Kültür Merkezi Telefon:0212 251 85 06 – 07 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Müjdat Gezen Sanat Merkezi Telefon:0216 346 51 09 Adres:Kadıköy İstanbul
  • Nar Sanat Merkezi Telefon:0212 570 80 68 Adres: Kartaltepe mah. İncirli cad. Kıbrıs sok. No:6 Nar Sanat Binası Bakırköy
  • Nazım Hikmet Vakfı Kültür Merkezi Telefon:0212 252 63 14 – 15 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Nazım Kültürevi Telefon: Adres:İstiklal Caddesi No: 347 Merkez Han Kat:2, Beyoğlu İstanbul
  • Necip Fazıl Kültür Merkezi Telefon:0212 575 40 34 Adres:İstanbul
  • Pendik Kültür Merkezi Telefon:0216 390 04 99 Adres:Pendik İstanbul
  • Pera Sanat Merkezi Telefon:0212 245 44 60 Adres:Sıraselviler Cad. Taksim İstanbul
  • Piya Kültür Evi Telefon:0212 245 28 03 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Telefon:0212 293 23 98 Adres:Beyoğlu İstanbul
  • Sahaf Café Kültür Merkezi Telefon:0216 414 75 73 Adres:Kadıköy İstanbul
  • Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Telefon:0212 293 12 70 Adres:Tünel-Beyoğlu İstanbul
  • Türk İngiliz Kültür Derneği Telefon:0212 241 05 18 Adres:İstanbul
  • Yayla Sanat Merkezi Telefon:0216 383 99 21 Adres:Sahilyolu Süreyyapaşa tesisleri Maltepe İstanbul
  • Yunus Emre Kültür Merkezi Telefon:0212 661 19 41 Adres:Atrium Alışveriş Merkezi yanı, Ataköy 9.kısım İstanbul
  • Yüksel Sabancı Kültür Merkezi Telefon:0212 253 70 70 Adres:İstanbul

25 Mart’ta yola çıkacak Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 12′nci yılında, her kadına kendisine ait bir cüzdan, gelir, bütçe diyerek dört kentte 60 filmle izleyiciyle buluştuyor.

film mor

 Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programındaki 60 filmin 18’i Türkiye yapımı. Yalnızca kadın yönetmenlerin filmlerine yer veren Filmmor, son yılda yapılan filmlerin yer aldığı ‘Kadınların Sineması’ bölümünde aralarında Valeria Golino’dan ‘Bal’, Lucia Murat’tan ‘Bana Anlatılan Anılar’, Zula Hikayeler Ekibi’nden ‘Bekleyiş’in de yer aldığı 33 film gösterilecek.

Festivalin teması da olan ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’ bölümünde, her kadının kendine ait bir cüzdanı olması çabasına, kadın emeğine dair 7 film var: Pamela Varela’dan ‘Acı’, Gülten Taranç’tan ‘Konsensüs’, Vidi Bilu’dan ‘Kırılgan’, Özlem Sarıyıldız ve Bilge Demirtaş’tan ‘Kıyı Kıyı’, Sevda Doğan’dan ‘Pedallar ve Topuklar’, Lisa Fruchtman ve Rob Fruchtman’dan ‘Tatlı Rüyalar’ ve Gabriela Pichler’den ‘Ye Uyu Öl’. ‘Cins-iyet-ler’ bölümü 5 filmle, cinsiyet ve cinsel kimliğe dair sorular sorduruyor: Zeynep Oral’dan ‘Ben, Sen, O’; Çağnur Öztürk’ten (Gizli Özne’; Danielle Villegas’tan ‘İki Ruh’, İpek Efe ve Berna Küçülmez’den ‘Pardon! Kim, Ben Mi?’ ve Norma Fernández’den ‘Ruhen Camila’.

Festival 15-23 Mart’ta İstanbul ’da Fransız Kültür Merkezi , İstanbul Modern ve Pera Müzesi’nde başlıyor.

5-6 Nisan Mersin

12-13 Nisan Adana

19-20 Nisan Muğla-Bodrum

Daha fazla detay için FESTİVAL SİTESİ 

Kaynak : [-]

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde şimdi sıra Ankara ve İzmir’de

if-izmir-2014

!f İstanbul, yılın en çok konuşulan bağımsızlarını 27 Şubat-2 Mart tarihlerinde Ankara ve İzmir’e taşıyacak.

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde Ankara’da Cinemaximum Armada’da, İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier’de gerçekleşecek.

Yılın beklenen filmleri Ankara ve İzmir’de ilk kez

13-f-istanbul-uluslararasi-bagimsiz-filmler !f İstanbul’un Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmleri Ankara ve İzmir’de ilk kez seyirciyle buluşacak.

Ankaralı ve İzmirli sinemaseverlerin izleyeceği filmler arasında; Jude Law’u en sıra dışı rollerinden birinde izleyeceğimiz suç komedisi Dom Hemingway; Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp pek çok ödülü toplayan Short Term 12/Kısa Dönem 12; Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’un övgülere boğulan performansıyla “yeni Trainspotting” sıfatını sonuna kadar hak eden Filth/Pislik; Jean-Marc Vallée’nin Oscar’larda 6 dalda aday son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; Richard Ayoade’nin Submarine’den sonraki filmi The Double/Öteki; Scarlett Johansson’ı Femme fatale uzaylı rolünde izleyeceğimiz etkileyici bilimkurgu Under the Skin/Derinin Altında; Hayao Miyazaki’nin sinemaya vedası The Wind Rises/Rüzgâr Yükseliyor; Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’e değer görülmüş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; Koray Kaya’nın Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nda “En İyi Film” seçilen, çağdaş müziğin algı süreçlerini, öncesi ve şimdisini İlhan Mimaroğlu’dan Aydın Esen’e, İlhan Erşahin’den Arto Tunçboyaciyan’a, önemli müzisyenlerle tartışan filmi Anarchic Harmony/Anarşik Armoni; Fasulye filmiyle kendine has bir seyirci kitlesi kazanan Bora Tekay’ın uğurböceğinden süper kahraman, birkaç boş sayfadan da uzun metraj film yarattığı komedisi Böcek; gerek özel yaşamı gerek çektiği fotoğraflarla tartışmalar yaratan Nan Goldin’in yaşamı ve çalışmalarını konu alan Nan Goldin – I Remember Your Face/Nan Goldin – Yüzünü Hatırlıyorum ve prömiyerini 2013 Sundance’te yaptıktan sonra Berlin Film Festivali’nde Teddy Jüri Ödülü kazanmayı başaran Amerikalı yönetmen ve senarist Stacie Passon’ın etkileyici draması Concussion/Sarsıntı yer alıyor.

Yılın en iyi kısaları bir arada

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da Ankara ve İzmir’de yapılacak ücretsiz gösterimlerle kısa tutkunlarını bekliyor. Yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlanan ve tematik olarak programlanan “Türkiye’den Kısalar” seçkileri, Ankara’da Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi RTS Stüdyosu, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, ODTÜ GİSAM ve Tayfa Kitap Cafe’de; İzmir’de ise Fransız Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak.

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü bu yıl dört derlemeden oluşuyor. Türkiye’nin son bir yılında çoğumuzu derinden etkileyen bağzı meseleleri konu alan 6 kısalı “Biz Buraya Nasıl Geldik?”, idealize edilen mutlu aile tabloları yerine başka aile tablolarını bir araya getiren “Aile Tablosu”, her birinde farklı bir coğrafyanın/mekânın renginin filmin atmosferinin baskın geldiği üç farklı sinemasal lezzeti buluşturan “Üç Renk”, cümlesini hem doğrudan bir soru, hem de bir meydan okuma olarak sordurtan “Kim Korkar Hayattan !/?”, yılın en kendine özgü kısa programı olarak seyircilerini bekliyor.

Biletler biletix’de

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri biletix’den, biletix gişelerinden, biletix çağrı merkezinden ve festival sinemaları gişelerinden satın alınabilecek.

 

Bilet ücretleri ise şöyle:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL

Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 11,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 14 TL

İş Bankası Maximum Kartlılara özel avantajlar

Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” paketi ile biletlerde %50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Festivalde ayrıca, Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında gerçekleşecek !f Ankara ve !f İzmir, 2 Mart’ta sona erecek.

!f İstanbul bağımsız sinemanın başarılı örneklerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f ² ile de 30 şehre film götürecek.

Npectacualr Now

Npectacualr Now

Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmleri de Türkiye’de ilk kez seyirciyle yine bu festivalde buluşacak.

“Galalar” bölümündeki filmlerden birkaçı şöyle:

The Hunting Party/Av Partisi, Amerikalı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği, Jude Law’ı en sıra dışı rollerinden birinde görme imkanı sunacak suç komedisi

Dom Hemingway; arkadaşlıklar ve geçici aşklar üzerine eğlenceli hikayesiyle eleştirmenlerin gözdesi olmuş,

Tarantino’nun “2013’ün en iyi filmleri” listesinde de 5. sırada yer almış Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies/Akşamdan Kalanlar;

San Sebastian’da Büyük Ödül’ün yanı sıra Özel Mansiyon ve Selanik’ten FIPRESCI ve Jüri Özel ödüllerini alan, Bad Hair/Kıvırcık Saç;

Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp ödüllere boğulan Short Term 12/Kısa Dönem 12;

Louise Archambault’un Locarno’dan Seyirci Ödüllü aşk filmi Gabrielle;

Alex Gibney’nin Julian Assange ve Bradley Manning’in psikolojilerini ve onların etrafında yaratılan efsaneleri kurcalayan belgeseli We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks/Sırları Çalıyoruz: WikiLeaks’in Hikâyesi;

Ünlü İtalyan aktris Valeria Golino’nun yönettiği, yılın en ödüllü filmlerinden Honey/Bal;

ilk uzunu Reconstruction/Yeniden Sev Beni’den beri kendine sıkı hayranlar yaratan Christoffer Boe’nun yeni filmi Sex, Drugs & Taxation / Spies & Glistrup;

Amerikan bağımsız sinemasının gözde kadın yönetmenlerinden Kelly Reichardt’ın bir barajı havaya uçurmayı hedefleyen radikal çevreci üç aktivistin hikâyesine odaklandığı filmi Night Moves/Gece Planı;

Karl Lagerfeld, Tom Ford, Donatella Versace’nin arz-ı endam ettikleri, Fransız Vogue dergisinin eski editörü Carine Roitfeld’in hayatını anlatan Mademoiselle C/Matmazel C; aynı zamanda ünlü bir modacı olan Agnès B.’nin bir çocukluk travmasının çetin ve sinemasal olarak çok yönlü hikâyesini anlattığı filmi My Name is Hmmm…/Benim Adım Hmmm…;

2007’de çektiği Amal’la tanınan Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta’nın çalışmaya gönderdikleri çocukları Siddharth’ı kaybeden bir ailenin hikâyesini konu alan Siddharth;

Sundance’te oyuncu performanslarına Jüri Özel Ödülü getiren ve yılın en parlayan bağımsızlarından The Spectacular Now/Şu An Muhteşem;

Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’u seks düşkünü, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir polis olarak izleyeceğimiz Filth/Pislik ve

sıkı sinefillerin ilk uzunu Abel’den beri takip ettikleri Hollandalı usta Alex van Warmerdam’ın son yapıtı Borgman/Bela.

Ayrıca, yılın beklenen filmlerinden Nymphomaniac, Dallas Buyers Club, The Double, Under the Skin, Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky, The Wind Rises ve The Grandmaster da Türkiye galasını yapacak filmler arasında…

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, altıncı yılında yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı “Keş!f” bölümünde, ABD, Almanya, Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarışacak.

Hamam, Hayal Kurma Oyunları, Anlat İstanbul, Ses, Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinin oyuncusu, en son “Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisinde Şehzade Mustafa rolünde izlediğimiz Mehmet Günsür; Silkwood, House of Games, Valmont ve The People vs. Larry Flynt gibi pek çok klasik filmde yapımcılık, Amadeus’tan Man on the Moon’a, Brokeback Mountain’dan Gangs of New York’a, birçok filmde yürütücü yapımcılık yapmış Michael Hausman; New York Film Festivali seçim komitesinde görev alan, aynı zamanda New Directors/New Films’in ortak direktörlüğünü ve Film Society of Lincoln Center’ın programlama direktörlüğünü de yürüten sinema yazarı ve film küratörü Dennis Lim; La Moitié gauche du frigo, Congorama, It’s Not Me, I Swear! gibi ödüllü filmlerin yanı sıra en son 2011’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı kazandığı Monsieur Lazhar’ın Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau ve Berlinale’nin yenilikçi filmleri öne çıkardığı Forum bölümünün direktörü Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f jürisi, 2014’ün ilham veren yönetmenini seçecek.

Keş!f Uluslararası Yarışma filmleri ise şöyle: Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; İngiliz yönetmenler Stephanie Spray ve Pacho Velez’in Locarno’da En İyi İlk Film dalında özel mansiyon kazanan filmleri Manakamana; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’ seçilmiş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish&Cat/Balık ve Kedi; Iraklı yönetmen Hisham Zaman’ın Kuzey Kürdistan’da başlayan ve İstanbul’a uğrayan, Tribeca’dan ödüllü filmi Before Snowfall/Kar Yağmadan Önce; Abdellah Taïa’nın bir gey çocuğun Arap toplumunda büyümesini anlattığı Salvation Army/Kurtuluş Ordusu; Narimane Mari’nin belgesel sinemanın kalesi sayılan CPH:DOX’dan en iyi belgesel ödüllü filmi Bloody Beans/Kahrolası Fasulyeler; Sırbistanlı kadın yönetmen Mina Djukic’in büyüme hikâyesi The Disobedient/Haylaz ve Türkiye’den Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın dünya prömiyerini Berlinale’nin Generation bölümünde yapacak, Altın Portakal’da ‘En İyi İlk Film’, ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Kurgu’ ödüllerini toplamış filmleri Mavi Dalga.

Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Burçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

!f İstanbul’un bu yılki yenilikleri arasında ise, uluslararası yarışma “Keş!f”e kardeş gelen Aşk & Başka Bi’Dünya özellikle dikkat çekiyor. Filmleriyle yeni ve açık yollara, yöntemlere ve birlikteliklere işaret eden sinemacıları bir araya getirecek Aşk & Başka Bi’Dünya Yarışması, kamerayla dünyayı değiştirmeyi başarmış yönetmenleri İstanbul’da ağırlayacak ve “yılın en yaratıcı müdahalesini” arayacak. Aşk & Başka Bi’Dünya’yı yepyeni bir platforma dönüştürmeyi amaçlayan !f İstanbul, bu yarışma dışında ayrıca bir konuşma serisi ve aktivist sinemacılar buluşması da düzenleyecek.

!f İstanbul’un sinemada oyun alanı yaratan ve seyirciyi oynamaya davet eden filmleri bir araya getiren bölümü “Oyun” da ise, oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstücü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitleri seyirciyi yeryüzünün ve insanlık tarihinin belki de en eski eylemiyle, ‘oyun’la baş başa bırakacak.

!f İstanbul, her yıl sinemanın değişik mıntıkalarında gezinen “Özel Gösterimler” bölümüne bu sefer iki ustanın işini konuk ediyor. Qatsi Üçlemesi’nin kült yönetmeni Godfrey Reggio’nun diyalogsuz bir modern yaşam portresiyle geri döndüğü Visitors/Ziyaretçiler ve sinemaseverleri usta yönetmen David Lynch’in bilinmeyen hayatına tanıklık ettirip meditasyon çalışmalarına göz attıracak, David Lynch: Meditation, Creativity, Peace/David Lynch: Meditasyon, Yaratıcılık, Huzur dikkat çeken yapımlardan.

!f İstanbul’un kemikleşen bölümlerinden “!f kült”e bu yıl Charles Laughton’ın 1955 tarihli klasiği The Night of the Hunter/Caniler Avcısı konuk oluyor. Aslen oyuncu olarak tanınan Laughton’ın ilk ve son yönetmenlik denemesi olan film, kendisine vaiz süsü veren ama aslında kendini kadınları öldürmeye adamış Powell’ın, hapishanede öğrendiği bir gerçekle bankadan soyulmuş paraların peşine düşmesini anlatıyor. Başroldeki Robert Mitchum’ın sinema tarihinin en etkileyici kötü karakterlerinden birine hayat verdiği bu kara film, döneminde değeri bilinmemiş olsa da zamanla kült mertebesine erişmiş ve kendine sıkı hayranlar edinmişti. Bu yıl içinde çeşitli ülkelerde yeniden gösterime girecek Caniler Avcısı, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da olacak.

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu yıl da, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan yılın en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircide ‘görme biçimleri’ni değiştirip, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Müzik filmlerini buluşturan !f music’in bu yılki seçkisinde yer alan filmler ise şöyle: 2009’da Cherrybomb’la dikkatleri çeken ikili Lisa Barros D’Sa ve Glenn Leyburn’un radikal, asi ve son derece tutkulu bir müziksever Terri Hooley’nin 70’lerin Belfast’ında plak dükkânı açmakla başlayan, İrlanda’nın punk babasına dönüşen hayatını anlattıkları Good Vibrations, Amerika’nın en iyi indie gruplarından The National’ı konu alan ama onun hakkında olmayan bir belgesel olma tuhaflığıyla grubun hayranlarının ilgisini hak eden Mistaken For Strangers; eskiden A Silver Mt. Zion olarak da bilinen Kanadalı ünlü post-rock grubu Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra’nın evcil çifti Efrim ve Jessica’nın bir yandan müzik, bir yandan da ev yaşamlarına eşlik etmememizi sağlayan Gel Bizimle Dertlen!; Küba’yı kasıp kavuran, hükümetin konser vermelerine ve hatta albüm yapmalarına izin vermediği underground rap grubu Los Aldeanos’la tanışmamıza vesile olan Viva Cuba Libre: Rap is War/Viva Cuba Libre: Rap Savaştır ve çağımızda müzisyen olmanın getirdiği zorluklara odaklanan, 15. yılına giren New York Red Bull Müzik Akademisi’nin eğitimlerinin yanı sıra, Brian Eno, Rakim ve Lee ‘Scratch’ Perry gibi isimleri de izleyeceğimiz Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film.

!f music kapsamında ayrıca 3 özel etkinlik gerçekleşecek. !f istanbul’un açılış partisi için İstanbul’a gelecek olan İngiliz müzik prodüktörü, söz yazarı, remix sanatçısı Ewan Pearson; Protools, Logic ve Ableton Live yazılım programları üzerine çalışma tekniklerini anlatacağı “Dijitalden analoga, kendi sesini yaratmak” başlıklı bir sohbet düzenleyecek. (16 Şubat, 18.00 – 19.00)

!f music kapsamında bir de pop up etkinliği gerçekleşecek. 19 Şubat’ta Babylon’da yaşanacak sinema ve konser deneyiminde, görüntü ve müziğin sıradışı bir şekilde bir araya geldiği Jem Cohen’in filmlerine, Guy Pucciotto’nun (Fugazi) gitarı, Jim White’ın (Dirty Three) davulu ve George Xylouris’un udu eşlik edecek. Jem Cohen, bu performans için özel olarak bir araya getirdiği 3 yeni kısa filmiyle izleyicileri sağanak yağmurlu şehir manzaralarının, gece ve müzelerin gizemli dünyasına, müzisyen arkadaşlarının eşliğinde büyüleyici bir yolculuğa davet edecek. (19 Şubat Çarşamba / 21.00)

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi “!f ²’’ bu yıl beşinci kez yapılacak. Festivalin son üç günü olan 21-22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 30 şehir ve 36 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. İstanbul’daki festival salonlarını Türkiye’nin 26 şehrinin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Kudüs, Erivan ve Ramallah’a taşıyacak “!f ²’’de Tek Başına Dans, Gabrielle, Bad Hair/Kıvırcık Saç, Honey/Bal ve Everyday Rebellion/Her Gün İsyan filmleri gösterilecek.

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

!f İstanbul’da tüm bu gösterimler ve etkinliklerin yanı sıra; Sundance Enstütüsü ile ortaklaşa yürütülen Sundance Senaryo Lab öncesi, Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın yönettiği Mavi Dalga’ya özel bir atölye gerçekleşecek.

SALT Beyoğlu, Açık Sinema, Cezayir; İzmir’de Fransız Kültür Merkezi ise, festivalin İstanbul’daki etkinlik ve atölye çalışmalarının mekanı olacak.

!f İstanbul’un 2014 kampanyasının yüzü olan “Acımadı ki!” adlı tanıtım filmi, “Rafineri” tarafından hazırlandı ve Walky Talky yönetmenliğinde, Anima tarafından çekildi.

!f İstanbul’un Kapanış Filmi Boyhood

boyhood

Richard Linklater’ın 12 yıla yayılan çekim sürecinde oyuncularını yaşlanırken ve büyürken çektiği, benzeri olmayan başyapıtı Boyhood/Çocukluk, Altın Ayı için yarışacağı Berlinale’in ardından ilk defa !f İstanbulda izleyicilerle buluşacak.

Before Sunrise, Before Sunset ve Before Sunset’ten oluşan üçlemesiyle sinemaseverlerin gönlünde taht kuran Richard Linklater’ın, 2002 yılından beri her sene 4 oyuncusuyla buluşarak çektiği Çocukluk, sinema tarihinde benzeri olmayan bir proje!

Ellar Coltrane’in canlandırdığı Mason adlı bir çocuğun ilk okul yıllarından koleje girmesine kadar olan süreçteki büyümesine tanıklık ettiğimiz film, onun bir yandan boşanmış anne ve babasıyla yaşadıklarına odaklanırken, bir taraftan Linklater’in kendi kızı Lorelei Linklater’ın canlandırdığı kız kardeşi Samantha ile olan ilişkisine odaklanıyor.

Çocukluk, 23 Şubat Pazar günü 22:00’de Cinemaximum Beyoğlu Fitaş’ta gösterilecek. Filmin biletleri ise 10 Şubat’tan itibaren biletix.com, biletix gişeleri ve çağrı merkezlerinin yanı sıra festival sinemalarındaki gişelerden satışa çıkarılacak.

The North Face’in sunduğu ve bu yıl “Doğaya Dokun!” temasıyla yola çıkan 9. Dağ Filmleri Festivali, 25 Şubat – 2 Mart 2013 tarihlerinde; doğa, keşif, macera ve belgesel sinema tutkunlarıyla buluşuyor. Dağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen festivalde ödül rekortmeni filmlerin yanı sıra macera ile adrenalin dolu toplam 47 film izleyicilerle buluşacak. 

 9_dag_filmleri_festivali_25_subatta_basliyorTürkiye’nin, doğa, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, 25 Şubat’ta, The North Face®’in ana sponsorluğundaİstanbul Beyoğlu’nda, izleyicileriyle buluşuyor. 2 Mart’a kadar sürecek festivale, Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalı Geçit ve Pusula Sanat Merkezi ev sahipliği yapacak.
Dünyanın en iyi doğa filmleri festivalde
Festival Dünya festivallerinde gösterilen 600’den fazla film arasından seçilen 2014 seçkisi toplam 47 filmden oluşuyor. Filmler; “Dünyadan”, “Keşif Ruhu”, “Doğa-Çevre-İnsan”, “Su Dünyası”, “Bisiklet” ve “Kayak” olmak üzere, 6 tema başlığı altında toplanıyor. Seçkide; rafting, dalış, dağcılık, kaya tırmanışı, base jump, kayak, dağ bisikleti gibi doğa sporlarının yanı sıra, çevre ve doğa belgeselleriyle gezi, keşif ve insan hikayeleri de yer alıyor.
1953’te Everest’te neler oldu ?
Bu yılın en dikkat çekici teması olan “Dünyadan” ile 12 film beyaz perdeye yansıyor. Bu tema altında yüksek kalitesi ve güçlü anlatımı ile “Uçurumun Kıyısında” filmi dikkat çekiyor. Tema kapsamında ayrıca dünyanın en tehlikeli dağı olarak bilinen K2 üzerine 3 ayrı film bulunuyor.
“Bisiklet” ve rekabet
Salcano sponsorluğunda hazırlanan bu temanın en etkileyici filmi “Destansı bir hikaye” adını taşıyor. Güney Afrika’nın güzel ve heyecan verici manzarasında geçen belgeselde iki sporcunun “Cape Epic” yarışını kazanmak için yaptıkları hazırlıkları anlatıyor. Temanın diğer dikkat çekici filmi ise “Mutluluk”. Filmde Hindistan’da kötü koşullar altında yaşayan cüzzam hastalarına ve zihinsel engelli kadınlara dikkat çekmek için yapılan çok zorlu bir bisiklet yolculuğu anlatılıyor.
“Keşif Ruhu” ile kuzeye yolculuk
Adrenalin düzeyini yükselten tema “Keşif Ruhu” altında toplam 14 film gösterilecek. Tema kapsamında Norveç’ten gelen 3 film ile izleyiciler kuzey esintisi yaşayacaklar. Temanın en dikkat çekici filmi ise “Hayatımın Zirveleri : Sınırlarda yaşamak” Filmde, istisnai bir dağcı, kayak sporcusu ve dağ maratoncusu olan Kilian Jornet’in hayatı ve başarıları anlatılıyor.
Doğa, çevre ve insan öyküleri
Toplam 6 öyküyü içeren ve festivalin bir diğer güçlü teması olan “Doğa, Çevre ve İnsan” Doğa kağıt/Steppen sponsorluğunda izleyiciyle buluşuyor. Tema kapsamında 3 adet kurmaca film yer alıyor.
İnsan doğa ilişkisi üzerine dokunaklı bir hikaye “Belle ve Sebastien”
Festivalimizde “Gala” yapacak olan bu kaçırılmaması gereken Fransız filmi Alp dağlarında ikinci dünya savaşı yıllarında yaşanan bir dostluk hikayesine odaklanıyor.
Temanın diğer iki kurmaca filmi İsviçre’den geliyor. Altın Ayı ödüllü “Yukarıdaki çocuk” bir kayak merkezinden çaldığı kayakları aşağıda satan Simon’un hayatına ve ablası ie olan ilişkisine odaklanıyor. “Clara ve Ayıların Sırrı” ise doğa ile güçlü ilişkiler kurabilen Clara’nın geçmişte yaşanan bir üzücü olayı aydınlatma peşinde çıktığı yolculuğu anlatıyor.
Çocuklar ve aileler için doğa filmi : Baba oğul birlikte “Şehirden Zirveye” 
Nefis görüntüler eşliğinde izleyeceğiniz bu film Alman Sebastian ve 9 yaşındaki oğlu Luca’nın yaptığın alışılmışın dışında gezi ve tırmanışı anlatıyor. Belgesel çocuklu yaşam ezberlerimizi de bozarken bizleri başka türlü bir çocuklu yaşamın mümkün olduğuna da ikna ediyor.
İnanılmazı başarmak : Çelikten İrade
Festivalin olmazsa olması “Kayak” teması kapsamında toplam 5 film yer alıyor. Katıldığı festivallerde beğeni toplayan ve çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen yaşamdan kopmayan ekstrem sporcu Karina’nın hikayesini anlatan “Çelikten İrade” bu yılın en dikkat çekici filmlerinden biri.
“Zihne Doğru” ve “Valhalla”: Sinematografik mükemmellik
İzleyicilerimizin zihnine kazınan kayak filmleri ile ünlenen Kanada’lı yapımcılardan bu yıl yeni bir şaheser geliyor : “Zihne Doğru”. Sıra dışı kurgusu ve özel anlatım tekniği ile “Valhalla” ise kayak filmlerine bakışınızı değiştirecek.
Shackleton deniz ve maceraseverler için İstanbul’da…
Festivalin çiçeği burnunda teması “Su Dünyası” kapsamında gösterilecek filmler “Açık Deniz Akademi” sponsorluğunda gösterilecek.  Temanın en dikkat çekici filmi olan “Shackleton’un Kaptanı” 1914 yılında güney kutbuna yapılan keşif ekspedisyonunu gemi kaptanının gözünden anlatıyor. Film, deniz ve yelken severlerin çok ilgisini çekecek.
Su dünyası’nın diğer dikkat çekici filmleri ise “keşif” odaklı. “Londra’dan Londra’ya”, Tierra Del Fuego” ve “Ve Sonra Yüzmeye Başladık” belgesellerinde ortak nokta dünya. Bu filmlerin kahramanları dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptıkları gezilerle keşifler çağından 500 yıl sonra dahi insanın içerisindeki keşif ruhunun ölmediğini gösteriyorlar.
Önemli iki fotoğraf sergisi de festival programında
Festival kapsamında iki ayrı Fotoğraf sergisi düzenleniyor. Fransız Kültür Merkezi’nde açılacak “Doğaya Dokun” sergisi doğa ve ona dokunan insanın hikayesine odaklanacak.
“Gala Bataklığı” fotoğraf sergisi ise bir usta fotoğrafçı Ersin Alok’tan. Hazar Denizi kıyısında ortaya çıkarılan prehistorik çağa ait kaya üstü resimlerinin yer alacağı sergi Pusula Sanat Galerisi’nde izleyiciler ile buluşacak.
Festival kapsamında; kitap sergileri, söyleşiler ve ödüllü yarışmalar da düzenleniyor. Geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dağ Filmleri Festivali kapsamındaki bu etkinliklerle; dağ ve doğa bilincine dikkat çekiyor, ulusal dağ ve doğa belgeselciliğine katkı sağlayarak doğa kültürü alanındaki önemli bir boşluğu dolduruyor.

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 13.!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, bu yıl da yılın en çok konuşulan filmlerini Türkiye’ye getiriyor, partileriyle şehri ayağa kaldırıyor, etkinlikleriyle dünyamızı değiştirmeye devam ediyor. !f İstanbul, 13 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde de Ankara ve İzmir’e uğruyor!

 

if-festival İş Bankası partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılacak 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 13-23 Şubat 2014 tarihlerinde İstanbul’da, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f ² ile de 30 şehre film götürecek.

13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 13-23 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak; 27 Şubat-2 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum Armada ve İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier sinemalarında gerçekleşecek.

 

Yılın beklenenleri yine Digiturk’le yine !f’te!
Digiturk Galaları, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturuyor.

The Hunting Party/Av Partisi, Matador filmleriyle tanıdığımız Amerikalı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği, Jude Law’ı en sıra dışı rollerinden birinde izleyeceğimiz suç komedisi Dom Hemingway; arkadaşlıklar ve geçici aşklar üzerine eğlenceli hikayesiyle eleştirmenlerin gözdesi olmuş, Tarantino’nun “2013’ün en iyi filmleri” listesinde de 5. sırada yer almış Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies/Akşamdan Kalanlar; San Sebastian’da Büyük Ödül’ün yanı sıra Özel Mansiyon ve Selanik’ten FIPRESCI ve Jüri Özel ödüllerini kapan, başroldeki Samuel Lange’ın oyunculuğuyla !fçilerin kalbini fethedecek Bad Hair/Kıvırcık Saç; Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp ödüllere boğulan Short Term 12/Kısa Dönem 12; Louise Archambault’un Locarno’dan Seyirci Ödüllü dokunaklı aşk filmi Gabrielle, Alex Gibney’nin Julian Assange ve Bradley Manning’in psikolojilerini ve onların etrafında yaratılan efsaneleri kurcalayan belgeseli We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks/Sırları Çalıyoruz: WikiLeaks’in Hikâyesi; ünlü İtalyan aktris Valeria Golino’nun yönettiği, yılın ödüllere doymayan filmlerinden Honey/Bal; ilk uzunu Reconstruction/Yeniden Sev Beni’den beri kendine sıkı hayranlar yaratan Christoffer Boe’nun yeni filmi Sex, Drugs & Taxation / Spies & Glistrup; Amerikan bağımsız sinemasının gözde kadın yönetmenlerinden Kelly Reichardt’ın bir barajı havaya uçurmayı hedefleyen radikal çevreci üç aktivistin hikâyesine odaklandığı etkileyici filmi Night Moves/Gece Planı; Karl Lagerfeld, Tom Ford, Donatella Versace’nin arz-ı endam ettikleri, Fransız Vogue dergisinin eski editörü Carine Roitfeld’in hayatını anlatan Mademoiselle C/Matmazel C; aynı zamanda ünlü bir modacı olan Agnès B.’nin bir çocukluk travmasının çetin ve sinemasal olarak çok yönlü hikâyesini anlattığı filmi My Name is Hmmm…/Benim Adım Hmmm…; 2007’de çektiği Amal’la yakın takibe aldığımız Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta’nın çalışmaya gönderdikleri çocukları Siddharth’ı kaybeden bir ailenin yürek burkucu hikâyesini konu alan Siddharth; Sundance’te oyuncu performanslarına Jüri Özel Ödülü getiren ve yılın en parlayan bağımsızlarından The Spectacular Now/Şu An Muhteşem; Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’u psikopat, seks düşkünü, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir polis olarak izleyeceğimiz Filth/Pislik ve sıkı sinefillerin ilk uzunu Abel’den beri takip ettikleri Hollandalı usta Alex van Warmerdam’ın izleyen herkesi şaşkınlığa sürükleyen son yapıtı Borgman/Bela, “Galalar” bölümü filmlerinden sadece birkaçı.

if Festival afişi

if Festival afişi

Bu bölümde ayrıca; yılın merakla beklenen filmlerinden Nymphomaniac, Dallas Buyers Club, The Double, Under the Skin, Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky, The Wind Rises ve The Grandmaster da Türkiye galasını yapacak filmler arasında…

Lars von Trier, her zamanki gibi provokatif bir işe soyunduğu Nymphomaniac/İtiraf’ta, seks bağımlısı bir kadının çocukluğundan yetişkinliğe, hayatının farklı dönemlerini anlatıyor. Trier’in ürkünç ve büyüleyici dört saatlik bu epik filmi, Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Christian Slater, Uma Thurman, Willem Dafoe, Udo Kier gibi bir arada görmesi hayal olabilecek bir kadroyu buluşturuyor ve kuşkusuz yılın sinema olayı oluyor.

Başta C.R.A.Z.Y./Çılgın olmak üzere Young Victoria/Genç Victoria, Café de Flore/Ruh Eşim gibi filmleriyle kendi takipçilerini yaratan Jean-Marc Vallée’nin Altın Küre’lerde 2 dalda adaylığıyla Oscar’a göz kırpan son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; sarsıcı hikâyesi kadar Matthew McConaughey ve Jared Leto’nun oyunculuklarıyla da yılın en merak uyandıran projelerinden…

2010’da gönlümüzü çeldiği bağımsızı Submarine’den beri sesi soluğu çıkmayan ve ne yapacağını heyecanla beklediğimiz Richard Ayoade’nin ikinci filmi The Double/Öteki ise (2013) kendisiyle tıpatıp benzerlik gösteren ‘öteki’ kendisiyle tanışan bir adamın deliliğe doğru giden hayatını anlatıyor. Dostoyevski’nin yazdığı dönem ağır eleştirilere maruz kalmış, ama zamanla bir başyapıta dönüşmüş aynı adlı romanından uyarlanan film, Jesse Eisenberg ve Mia Wasikowska’nın uyumuyla da göz dolduruyor.

Chungking Express, In the Mood for Love/Aşk Zamanı, 2046, My Blueberry Nights/Benim Aşk Pastam filmlerinin usta yönetmeni Wong Kar-Wai’nin son filmi The Grandmaster/Büyük Usta’sı ise, 1930’larda geçiyor ve Bruce Lee’nin de hocası olan dövüş sanatları ustası Ip Man’ın hayatına odaklanıyor. Uzakdoğu festivallerinde ödüllere boğulan ve her Wong Kar-Wai filminde olduğu gibi tasarımı ve görselliğiyle büyüleyen film, yönetmenin fetiş oyuncusu Tony Leung ile Ziyi Zhang’ı buluşturuyor.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind/Sil Baştan, The Science of Sleep/Rüya Bilmecesi filmlerinin yaratıcısı Michel Gondry’nin heyecanla beklenen belgeseli Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky/Uzun Boylu Adam Mutlu Mu?: Noam Chomsky ile Canlandırma Bir Sohbet, dilbilimci, filozof, tarihçi, mantıkçı, aktivist, siyasi eleştirmen ve yazar sıfatlarının hepsini taşıyan Noam Chomsky’le yaptığı sohbetlerden oluşuyor. Gondry’nin animasyonlarla tarif ettiği bu sohbette, yaşayan en büyük filozoflardan birinin çocukluğundan bugüne süren etkileyici hayatını dinliyoruz.

Radiohead’den Massive Attack’e, pek çok ünlü gruba çektiği videolarla ve Sexy Beast/Seksi Hayvan, Birth filmleriyle tanıdığımız Jonathan Glazer’ın Michel Faber’ın Türkçede de yayımlanan aynı adlı kitabından uyarladığı Under the Skin/Derinin Altında’sı, kendisine seksi bir kadın imajı vererek erkekleri avlayan tehlikeli bir uzaylıyı anlatıyor. Femme fatale uzaylı rolünde Scarlett Johansson’ı izleyeceğimiz bu etkileyici bilimkurgu, 1976 tarihli klasik The Man Who Fell to Earth/Dünyaya Düşen Adam’ın kadın versiyonu yorumlarıyla karşılanmıştı.

Bölümün en heyecan uyandıran filmlerinden biri de The Wind Rises/Rüzgâr Yükseliyor kuşkusuz. Anime dünyasının usta ismi Hayao Miyazaki’nin sinemaya vedası olacağını söylediği film, 2. Dünya Savaşı’nda kullanılan Zero avcı uçaklarının tasarımcısı Jiro Horikoshi’nin hayatına odaklanıyor ve yönetmenin hayranları ile anime tutkunlarını bir kez daha büyülü bir yolculuğa çıkarıyor.

Yılın ilham veren yönetmeni aranıyor!

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, altıncı yılında yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı “Keş!f” bölümünde, ABD, Almanya, Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarışacak.

Hamam, Hayal Kurma Oyunları, Anlat İstanbul, Ses, Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinin oyuncusu, en son “Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisinde Şehzade Mustafa rolünde izlediğimiz Mehmet Günsür; Silkwood, House of Games, Valmont ve The People vs. Larry Flynt gibi pek çok klasik filmde yapımcılık, Amadeus’tan Man on the Moon’a, Brokeback Mountain’dan Gangs of New York’a, önemli filmlerde yürütücü yapımcılık yapmış Michael Hausman; New York Film Festivali seçim komitesinde görev alan, aynı zamanda New Directors/New Films’in ortak direktörlüğünü ve Film Society of Lincoln Center’ın programlama direktörlüğünü de yürüten sinema yazarı ve film küratörü Dennis Lim; La Moitié gauche du frigo, Congorama, It’s Not Me, I Swear! gibi bol ödüllü filmlerin yanı sıra en son 2011’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı kazandığı Monsieur Lazhar’ın ünlü Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau ve Berlinale’nin yenilikçi filmleri öne çıkardığı Forum bölümünün direktörü Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f jürisi, 2014’ün ilham veren yönetmenini seçecek.

Keş!f Uluslararası Yarışma filmleri ise şöyle: Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; İngiliz yönetmenler Stephanie Spray ve Pacho Velez’in Locarno’da En İyi İlk Film dalında özel mansiyon kazanan filmleri Manakamana; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’ seçilmiş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish&Cat/Balık ve Kedi; Iraklı asıllı yönetmen Hisham Zaman’ın Kuzey Kürdistan’da başlayan ve İstanbul’a uğrayan, Tribeca’dan ödüllü filmi Before Snowfall/Kar Yağmadan Önce; Abdellah Taïa’nın bir gey çocuğun Arap toplumunda büyümesini şiirsel bir dille ve korkusuzca anlattığı Salvation Army/Kurtuluş Ordusu; Narimane Mari’nin belgesel sinemanın kalesi sayılan CPH:DOX’dan en iyi belgesel ödüllü filmi Bloody Beans/Kahrolası Fasulyeler; Sırbistanlı kadın yönetmen Mina Djukic’in etkileyici büyüme hikâyesi The Disobedient/Haylaz ve Türkiye’den Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın dünya prömiyerini Berlinale’nin Generation bölümünde yapacak, Altın Portakal’da ‘En İyi İlk Film’, ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Kurgu’ ödüllerini toplamış filmleri Mavi Dalga.

Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Burçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

Keş!f’e kardeş yarışma: Aşk & Başka Bi’Dünya
!f İstanbul’un bu yılki yenilikleri arasında ise, uluslararası yarışma “Keş!f”e kardeş gelen Aşk & Başka Bi’Dünya özellikle dikkat çekiyor. Filmleriyle yeni ve açık yollara, yöntemlere ve birlikteliklere işaret eden sinemacıları bir araya getirecek Aşk & Başka Bi’Dünya Yarışması, kamerayla dünyayı değiştirmeyi başarmış yönetmenleri İstanbul’da ağırlayacak ve “yılın en yaratıcı müdahalesini” arayacak. Aşk & Başka Bi’Dünya’yı yepyeni bir platforma dönüştürmeyi amaçlayan !f İstanbul, bu yarışma dışında ayrıca bir konuşma serisi ve aktivist sinemacılar buluşması da düzenleyecek.

Aşk & Başka Bi’Dünya’da yarışacak filmler arasında; Mayıs ayında bir trafik kazasında kaybettiğimiz İran Kürdistan, Bane’li Taha Karimi’nin yönettiği ve 1988 yılında, Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin kimyasal saldırıları sonucu 182 bin sivil Kürdün ölümüne neden olduğu katliamdan kurtulmayı başarmış Faraj’ın yıllar sonra bölgeye gidişini anlattığı 1001 Elma/1001 Apples; 13 Mayıs 1985’te Philadelphia şehir yönetiminin radikal organizasyon MOVE’u kaldıkları evden çıkartma operasyonunun bir felakete dönüşmesini anlatan, Tribeca’da Jüri Özel Ödülü’yle kutlanan Jason Osder belgeseli Let the Fire Burn/Bırakın Yansın; Edison Cajas’nın Şili’nin dününe, bugününe ve yarınına ışık tutan filmi The Waltz of the Useless Mass/İşe Yaramazların Valsi; İran kökenli Riahi Kardeşlerin birlikte yönettiği, insanlığın mücadele yönetmelerini FEMEN’den Wall Street’e, İspanyadaki konut mücadelesinden Mısır’a uzanan bir hikâye sarmalında anlatan Everyday Rebellion/Her Gün İsyan; Toronto’da “En İyi Belgesel” seçilen, Uluslararası Belgesel Birliği (IDA) tarafından da yılın en iyisi seçilen ve Mısır’da yaşanan olaylarda yer alan bir grup aktivistin yaşadıklarını anlatan Jehane Noujaim imzalı The Square/Meydan; Mike Lerner ve Maxim Pozdorovkin’in yönetmenliğini üstlendiği, en son Putin karşıtı bir eylem sonrasında iki üyesi hapis cezasına çarptırılan feminist kolektifi Pussy Riot’ın hikâyesini konu alan Pussy Riot: A Punk Prayer/Pussy Riot: Bir Punk Duası ve Türkiye’den Koray Kaya’nın yönettiği, çağdaş müziğin algı süreçlerini, öncesi ve şimdisini İlhan Mimaroğlu’dan Aydın Esen’e, İlhan Erşahin’den Arto Tunçboyaciyan’a, önemli müzisyenlerle tartışan Anarchic Harmony/Anarşik Armoni yer alıyor.

Oyuncaklı filmlerden hoşlananlara “Oyun”

!f İstanbul’un sinemada oyun alanı yaratan ve seyirciyi oynamaya davet eden filmleri bir araya getiren bölümü “Oyun” ise, bu yıl Turkcell Profesyoneller Kulübü’nün sponsorluğunda gerçekleşecek. Oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstücü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitleri seyirciyi yeryüzünün ve insanlık tarihinin belki de en eski eylemiyle, ‘oyun’la baş başa bırakacak.

Dünya sinema tarihini başlangıcından bugüne bütünüyle anlattığı 15 saatlik The Story of Film: An Odyssey/Sinemanın Hikâyesi belgeseliyle tanıdığımız Mark Cousins’ın açılışını Cannes’da yapan, bu kez sinemadaki çocuklara bakan yeni filmi A Story of Children and Film/ Sinema ve Çocukların Hikâyesi; İzlanda’nın muhteşem doğasında, atlar ve insanlardan ibretlik, trajikomik öyküler anlatan, ilk yönetmenlik denemesinde Benedikt Erlingsson’a San Sebastián ve Tokyo film festivallerinden ödüller getiren Of Horses and Men/Atlar ve İnsanlar; çocukluk ve yetişkinlik arasında sürreel ve büyüleyici bir yolculuğa çıkaran, Gen Art’tan “En İyi Film” başta olmak üzere toplam dört ödüllü Swim Little Fish Swim/Yüz Küçük Balık Yüz; 2007’de çektiği Big Man Japan’la radarımıza takılan, “Japonya’nın Cem Yılmaz’ı” Hitoshi Matsumoto’nun son filmi R-100, Toronto Film Eleştirmenleri Birliği’nce Jay Scott Ödülü’ne değer görülen, Slamdance’de Büyük Jüri Ödülü, Austin Fantastic Fest’ten de En İyi Film Ödülü’nü alan The Dirties/Pislikler Çetesi; iki sene önce !f’te de gösterilen Rubber/Lastik’le olay yaratan kült yönetmen Quentin Dupieux’in, takipçilerini bile ters köşeye yatırdığı son filmi Wrong Cops/Fena Polisler; ‘Indie animasyonun kralı’ olarak bilinen Bill Plympton’ın tutkulu, eğlenceli ve çılgın aşk filmi Cheatin’/Aldatma; Joseph Conrad’ın meşhur romanı ‘Karanlığın Yüreği’nin gonzo versiyonu da sayılabilecek, büyüleyici ve rahatsız edici, siyaseten yanlış, tehlikeli ve ölümüne çılgın sinema deneyimi Sick Birds Die Easy/Hasta Kuşlar Kolay Ölür; Disneyland’de gerilla stili çekilen ve sırf bu yüzden büyük tartışmalara neden olan, nefis siyah-beyaz görüntüleriyle ve kendine özgü mizah anlayışla karanlık, gerçeküstü bir masal olan Escape from Tomorrow/Yarından Kaçış; !f seyircisinin Curling, Bestiaire ve Vic+Flo Bir Ayı Gördü’yle yakından tanıdığı Denis Côté’nin “Mekanik ritüellerin hâlâ devam ettiği atölyeler ve fabrikalar bizim için bugün ne ifade ediyor?” sorusunu soran son filmi Joy of Man’s Desiring/Arzulamanın Zevki ve Türkiye’den, Fasulye filmiyle kendine has bir seyirci kitlesi kazanan Bora Tekay’ın uğurböceğinden süper kahraman, birkaç boş sayfadan da uzun metraj film yarattığı komedisi Böcek, “Oyun” bölümü filmleri…

Sanat hayat içindir!

Bu yılın yeni bölümlerinden biri de sanat ve hayatı buluşturan “Sanat Hayat İçindir!”. Sundance’te Belgesel dalında yönetmenlik ödülü, Tribeca’dan da Seyirci Ödülü’nü kapan, boks gibi şiddet içerikli bir sporu, son derece artistik bir biçimde resim sanatına yansıtan Ushio Shinohara ile kendisi gibi sanatçı olan eşi Noriko’nun birlikte açacakları sergiye hazırlıklarını konu alan, 2014 Oscar’larında da En İyi Belgesel adayı Cutie and the Boxer/Genç Kız ve Boksör; Alfred Hitchcock’tan David Lynch’e birçok sinemacıya ilham kaynağı olmuş Edward Hopper’ın 13 tablosunda gördüğümüz bir kadının hikâyesini 1920’ler Amerika’sını arka plana alarak yeniden hayal eden sıradışı belgesel Shirley: Visions of Reality/Shirley: Gerçekliğin Kehanetleri; aslında bir illüzyonist ve yazar Teller’ın ilk sinema filmi de olan, eğlenceli bir sanat dedektifliği hikâyesi anlatan Tim’s Vermeer/Tim’in Vermeer‘ı; baskının ve sansürün kol gezdiği Belarus’ta bir tiyatronun perde arkası öyküsünü gizlice kaçırılan arşiv görüntüleri ve sansüre direnen röportajlarla anlatan Dangerous Acts Starring the Unstable Elements of Belarus/Belarus’un Sakıncalı Unsurlarının Tehlikeli Eylemleri; bugün Amerikan fotoğrafı için tartışmasız bir öneme sahip olan Vivian Maier’ın keşfedilme sürecini konu alan Finding Vivian Maier/Vivian Maier’in Peşinde; Fransız fotoğrafçı ve kışkırtıcı sokak sanatçısı JR’ın dünya ölçeğinde katılımcılarla gerçekleştirdiği Inside Out projesini konu alan Inside Out: The People’s Art Project/Tersyüz: İnsanların Sanat Projesi; gerek özel yaşamı gerek çektiği fotoğraflarla tartışmalar yaratan Nan Goldin’in yaşamı ve çalışmalarını konu alan Nan Goldin – I Remember Your Face/Nan Goldin – Yüzünü Hatırlıyorum bu bölümde gösterilecek filmlerden sadece birkaçı…

Reggio ve Lynch’e özel
!f İstanbul, her sene sinemanın değişik mıntıkalarında gezinen “Özel Gösterimler” bölümüne bu sefer iki ustanın işini konuk ediyor. Qatsi Üçlemesi’nin kült yönetmeni Godfrey Reggio’nun yine akıllara durgunluk veren diyalogsuz bir modern yaşam portresiyle geri döndüğü Visitors/Ziyaretçiler ve filmleriyle aklımızı başından alan usta yönetmen David Lynch’in bilmediğimiz hayatına tanık olacağımız ve yıllardır yürüttüğü meditasyon çalışmalarına eşlik edeceğimiz David Lynch: Meditation, Creativity, Peace/David Lynch: Meditasyon, Yaratıcılık, Huzur, özellikle sinefillerin kaçırmaması gereken seyirlikler…

!f kült!

!f İstanbul’un kemikleşen bölümlerinden !f kült’e bu sene Charles Laughton’ın 1955 tarihli klasiği The Night of the Hunter/Caniler Avcısı konuk oluyor. Aslen oyuncu olarak tanıdığımız Laughton’ın ilk ve son yönetmenlik denemesi olan film, kendisine vaiz süsü veren ama aslında kendini kadınları öldürmeye adamış bir psikopat olan Powell’ın, hapishanede öğrendiği bir gerçekle bankadan soyulmuş paraların peşine düşmesini anlatıyor. Özellikle başroldeki Robert Mitchum’ın sinema tarihinin en etkileyici kötü karakterlerinden birine hayat verdiği bu etkileyici kara film, döneminde değeri bilinmemiş olsa da zamanla kült mertebesine erişmiş ve kendine sıkı hayranlar edinmişti. Bu yıl içinde çeşitli ülkelerde yeniden gösterime girecek Caniler Avcısı, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da…

Koltuğunda zıplamak isteyenlere “Karanlık & Köşeli”!
Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangard filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Boston Underground Film Festivali’nde “En İyi Film” seçilen, Chicago’dan Altın Hugo, Fant-Asia’dan En İyi İlk Film, SXSW Film Festivali’nden de “Seyirci Ödülü”nü toplayan, eleştirmenlerce yılın gerilim filmlerinden biri ilan edilen Cheap Thrills/Ucuz Heyecanlar ile 2009’da çektikleri ilk filmleri Amer’le etkilendiğimiz Fransız ikili Hélène Cattet ve Bruno Forzani’nin seyirciyi şoke edecek yeni işleri The Strange Color of Your Body’s Tears/Bedenindeki Yaşların Gözyaşlarının Garip Rengi; pagan temsillerinden komün denemelerine, black metal festivallerinden kutuplardaki münzevilere, Kuzey Işıkları’ndan her daim mucizevi anlara uzanan ruhsal bir yolculuk deneyimi vadeden A Spell to Ward Off the Darkness/Karanlığı Savuşturmak İçin Bir Büyü; ilk filmi Murder Party’le dikkatleri çeken Jeremy Saulnier’in Cannes Film Festivali’nin Director’s Fortnight bölümünde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan ve klasik intikam hikâyesine yenilikçi ve atmosferik yaklaşımıyla dikkat çeken ikinci filmi Blue Ruin/İntikam; Koroshiya, Gokudô sengokushi: Fudô/Ölümcül Oyunlar, Audition/Ölüm Provası gibi filmleriyle Türkiye’de de sıkı takipçiler yaratan, janrlar arasında dolaşmayı seven ve şiddeti sunmak konusunda hiç de çekimser davranmayan ünlü Japon yönetmen Takashi Miike’nin son filmi The Mole Song: Undercover Agent Reiji/Köstebek Şarkısı: Gizli Ajan Reiji festivalin seyirciyi yerinden hoplatacak filmlerinden birkaçı.

Sevmekten korkmayanlara “Gökkuşağı”!

!f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve gökkuşağının altında hepimize yer var diyenlerin filmlerini buluşturduğu  “Gökkuşağı” bölümünde bu sene 6 film gösterilecek: Jeffrey Schwarz’ın yönettiği, John Waters’ın fetiş oyuncusu Divine’ın, Baltimore’daki çok az bilinen ilkgençlik günlerinden kült bir süperstar oluşuna kadarki hayat hikâyesini anlatan I am Divine/Ben Divine; Aralarında João César Monteiro, Raul Ruiz, Werner Schroeter, Robert Kramer ve Derek Jarman’ın da yer aldığı birçok büyük sinemacının hem arkadaşı olan, hem de onların filmlerinde ses mühendisliği yapan, aynı zamanda 20 yıldır HIV ve Hepatit C ile yaşayan aktivist Joaquim Pinto’nun ilham verici hayatına seyirciyi ortak eden What Now? Remind Me/Peki Şimdi? Hatırlat Bana; prömiyerini 2013 Sundance’te yaptıktan sonra Berlin Film Festivali’nde Teddy Jüri Ödülü kazanmayı başaran Amerikalı yönetmen ve senarist Stacie Passon’ın etkileyici draması Concussion/Sarsıntı, 1985 San Francisco’sunu, geyler için belirsizlik ve korku dolu bir tarihi fon alıp 20’li yaşlarında bir modern dansçı olan Frankie’nin bu korkulara göğüs gerişini konu alan Test; Hilton Lacerda’nın Gramado ve Rio de Janeiro film festivallerinde ödüllere boğulan, Brezilya askeri darbesi döneminde sahneye çıkma cesareti göstermiş avangart bir kumpanyanın hikâyesine odaklanan Tattoo/Dövme ve Türkiyeli trans erkek bireylerin ilk örgütlenme mücadelelerine tanıklık eden Voltrans.

!f’in müzik festivali !f music 3 yaşında!

Maximum Kart partnerliğinde düzenlenecek, !f music bu yıl üçüncü yaşını kutluyor ve müziği sinemaya, sinemayı sahneye taşımaya, partileriyle de İstanbul gece hayatını hareketlendirmeye devam ediyor.

Yılın en iyi müzik filmlerini buluşturan !f music’in bu yılki seçkisinde yer alan filmler ise şöyle: 2009’da Cherrybomb’la dikkatleri çeken ikili Lisa Barros D’Sa ve Glenn Leyburn’un radikal, asi ve son derece tutkulu bir müziksever Terri Hooley’nin 70’lerin Belfast’ında plak dükkânı açmakla başlayan, İrlanda’nın punk babasına dönüşen hayatını anlattıkları Good Vibrations, Amerika’nın en iyi indie gruplarından The National’ı konu alan ama onun hakkında olmayan bir belgesel olma tuhaflığıyla grubun hayranlarının ilgisini hak eden Mistaken For Strangers; eskiden A Silver Mt. Zion olarak da bilinen Kanadalı ünlü post-rock grubu Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra’nın evcil çifti Efrim ve Jessica’nın bir yandan müzik, bir yandan da ev yaşamlarına eşlik etmememizi sağlayan Gel Bizimle Dertlen!; Küba’yı kasıp kavuran, hükümetin konser vermelerine ve hatta albüm yapmalarına izin vermediği underground rap grubu Los Aldeanos’la tanışmamıza vesile olan Viva Cuba Libre: Rap is War/Viva Cuba Libre: Rap Savaştır ve çağımızda müzisyen olmanın getirdiği zorluklara odaklanan, 15. yılına giren New York Red Bull Müzik Akademisi’nin eğitimlerinin yanı sıra, Brian Eno, Rakim ve Lee ‘Scratch’ Perry gibi isimleri de izleyeceğimiz Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film.

25 Ocak’ta yapacağı açılış partisiyle !f İstanbul’dan önce ‘merhaba’ diyen !f music’in partileri de heyecan uyandırıyor. Bu yıl 15 Şubat’ta !f İstanbul Açılış Partisi’ni garajistanbul’da yapacak !f music, bir !f klasiğine dönüşen “Gökkuşağı Partisi”ni de 21 Şubat Cuma gecesi The Hall’a taşıyacak.

!f İstanbul Açılış Partisi‘nde, Panorama ve Fabric’in sevilen seslerinden prodüktör ve DJ’i Ewan Pearson ve DearHead’den Evrim Tüfekçioğlu’nun DJ setleri geceyi ele geçirirken, Gökkuşağı Partisi’nde, kariyerindeki zirveye son hızla tırmanan İngiliz DJ Anthea ve Berlin’in en meşhur underground mekanı Berghain / Panorama Bar’ın resident DJ’i nd_baumecker’ı dinleme fırsatı yakalayacağız. Festivalin “Gökkuşağı” bölümünde izleyeceğimiz I’m Divine filminden ilham alarak hazırlanacak gecede, ana sahneyi DearHead, alternatif sahneyi ise Duygu Dönmez/Just-D ısıtacak. !f music parti biletleri, öğrenci 20 TL, tam 30 TL olarak biletix’te satışa sunulacak.

!f music kapsamında ayrıca 3 özel etkinlik gerçekleşecek. !f istanbul’un açılış partisi için İstanbul’a gelecek olan İngiliz müzik prodüktörü, söz yazarı, remix sanatçısı Ewan Pearson; Protools, Logic ve Ableton Live yazılım programları üzerine çalışma tekniklerini anlatacağı “Dijitalden analoga, kendi sesini yaratmak” başlıklı bir sohbet düzenleyecek. (16 Şubat, 18.00 – 19.00)

!f music 2014 film programında yer alan “Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film” belgeseli de bir sohbete ilham olacak. Müziğin yaratım süreçlerinin anlatıldığı ve hayran olduğumuz sanatçılardan kişisel müzik hikâyelerini dinlediğimiz filmde “keşke burada olsaydı da tanışsaydık” dediğimiz isimlerden Todd Edwards bu film vesilesiyle İstanbul’a gelecek ve sevdiği seslerden, ilham kaynaklarından ve kariyerinde iz bırakan anlardan bahsedecek. Edwards ayrıca aynı günün gecesi, Red Bull Music Academy’nin filmi kutlamak üzere vereceği partide çalıyor olacak. (18 Şubat Salı / 16.00 – 17.00)

!f music kapsamında bir de çok özel bir pop up etkinliği gerçekleşecek. 19 Şubat’ta Babylon’da gerçekleşecek bu büyüleyici sinema ve konser deneyiminde, görüntü ve müziğin sıradışı bir şekilde bir araya geldiği Jem Cohen’in filmlerine, Guy Pucciotto’nun (Fugazi) gitarı, Jim White’ın (Dirty Three) davulu ve George Xylouris’un udu eşlik edecek. Jem Cohen, bu performans için özel olarak bir araya getirdiği 3 yeni kısa filmiyle bizi sağanak yağmurlu şehir manzaralarının, gece ve müzelerin gizemli dünyasına, müzisyen arkadaşlarının eşliğinde büyüleyici bir yolculuğa davet edecek. (19 Şubat Çarşamba / 21.00)

Ev dediğimiz Türkiye’den fotoğraflar

!f İstanbul Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına aldığı “Ev” bölümünde alternatif sesleri bir araya getiriyor. Antalya’da büyük ilgi gören, Ali Kemal Çınar’ın hemoroid hastalığından yola çıkarak ailesiyle yaşadıklarını ve sinema sevdasını anlattığı Kısa Film; yine Antalya’dan En İyi Belgesel Ödülü’nü alan Biene Pilavcı’nın eski VHS kayıtları ve küçük bir kızın günlükleriyle başlayan hayat hikâyesinin izinde bir ailenin geçmişini arşınladığımız filmi Tek Başına Dans; Vuslat Saraçoğlu’nun Müslüm Gürses hayranlarının kurduğu muslumculer.com üyeleriyle yaptığı görüşmelerden oluşan şaşırtıcı belgeseli Müslüm Babanın Evlatları; topraklarını ve sularını HES’lere kaptırmak istemeyen insanların mücadelelerinin anlatıldığı Kamilet, Loç Vadisi, Suyun Gözü, Derelerin Kardeşliği filmlerinden oluşan seçki Kurtarılmış Bölge?; Bülent Gündüz’ün iki senedir içimizde bir yumru olarak duran Roboski katliamını konu alan filmi Roboskî mon amour; Kürtlerin Rojava’da devrimden sonra edindikleri demokratik özerkliğin akabinde bölgede yaşananlara odaklanan The Silent Revolution/Sessiz Devrim; Türkiye’nin ilk şehir planlamacısı Aron Angel’in ağzından İstanbul’un bugünkü AVM’ler diyarı haline gelişinin hikayesini izleyeceğimiz İstanbul Hayali ve Gezi eylemleri döneminde gecelerini ve gündüzlerini parkta geçiren gençlerin, yanlarında anne-babaları ya da büyükanneleri, en korktukları anları, en güldükleri sloganları, anladıklarını ve anlamadıklarını anlattıkları Ben Bir Slogan Buldum: Annem Benim Yanımda, Türkiye’de ev dediğimiz yerlerden çarpıcı resimler sunuyor.

40’a yakın noktada aynı anda film izliyoruz

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi “!f ²’’ bu yıl beşinci kez ve İş Bankası Maximum Kart ve İş’te Üniversiteli partnerliğinde ve online sinema sitesi MUBI ortaklığında yapılacak. Festivalin son üç günü olan 21-22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 30 şehir ve 36 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. İstanbul’daki festival salonlarını Türkiye’nin 26 şehrinin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Kudüs, Erivan ve Ramallah’a taşıyacak “!f ²’’de Tek Başına Dans, Gabrielle, Bad Hair/Kıvırcık Saç, Honey/Bal ve Everyday Rebellion/Her Gün İsyan filmleri gösterilecek.

Yılın en iyi kısaları bir arada

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü bu yıl dört derlemeden oluşuyor. Türkiye’nin son bir yılında çoğumuzu derinden etkileyen bağzı meseleleri konu alan 6 kısalı “Biz Buraya Nasıl Geldik?”, idealize edilen mutlu aile tabloları yerine başka aile tablolarını bir araya getiren “Aile Tablosu”, her birinde farklı bir coğrafyanın/mekânın renginin filmin atmosferinin baskın geldiği üç farklı sinemasal lezzeti buluşturan “Üç Renk”, cümlesini hem doğrudan bir soru, hem de bir meydan okuma olarak sordurtan “Kim Korkar Hayattan !/?”, yılın en kendine özgü kısa programı olarak seyircilerini bekliyor.

Mavi Dalga’yla Sundance atölyesi

!f İstanbul’un son dört yıldır Sundance Enstütüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ve Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşecek Sundance Senaryo Lab öncesi, festivale özel bir atölye gerçekleşecek. 2012 yılındaki atölyeye seçilen dört senaryodan biri olan Mavi Dalga’nın yönetmenleri Zeynep Dadak ve Merve Kayan, filmin çekim sürecini ve senaryonun oluşum aşamalarını paylaşacak. Önceki yıllarda Charien Dabis, Sally El-Hosseini ve Ry Russo Young ile benzerleri yapılan, yönetmenlerin klipler ve anekdotlarla renklendirdiği bu atölye, senaristlerin, yönetmenlerin ve film meraklılarının kaçırmaması gereken özel ve samimi bir çalışma. “Sundance: Özel Çalışma, Mavi Dalga” atölyesi 22 Şubat’ta SALT Beyoğlu’da ücretsiz izlenebilir.

!f İstanbul etkinlikleri hareket katıyor

!f İstanbul’un söyleşili, atölyeli etkinlikleri festivale ve !fçilerin dünyasına hareket katacak. Bu yıl festivalin etkinlik mekânları İstanbul’da SALT Beyoğlu, Açık Sinema, Cezayir; İzmir’de Fransız Kültür Merkezi olacak.

Salt Beyoğlu
Geçen yıl olduğu gibi festivalin önemli duraklarından SALT Beyoğlu ücretsiz etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Bu yıl !f’in bir buluşma platformu olarak da kurguladığı yeni uluslararası yarışması ‘Aşk & Başka Bi’Dünya’, Salt Beyoğlu’nda gerçekleşecek “Küçük Müdahaleler” başlıklı etkinlik serisine de ilham kaynağı olacak.

Festival “Çoğumuzun kendi yetilerini, gücünü, yapabildiklerini her gün sorguladığı kırılgan ama bir o kadar da yeniliklere gebe bir dönemdeyiz. Bir araya gelip, hem sorularımızı, hem de bildiklerimizi paylaşma zamanıdır” inancıyla oluşturduğu bu platformda, !f 2014’ün yarışma ve yarışma dışı programından yönetmenler ve yapımcıların yanı sıra, Türkiye’den sinemacı, aktivist, yazar, sanatçı ve müzisyenleri buluşturacak.

Bu yıl “Küçük Müdahaleler”, bir konuşma serisi, bir atölye ve bir mini konserden oluşuyor. Bu kapsamda sorulacak soru ise “Yaşadıklarımızla ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz?”.

 Bir Atölye

!f İstanbul’un kurucularından ve yardımcı yönetmeni Pelin Turgut’un moderatörlüğünde yapılacak “Şifalı Sözler: Zor zamanlarda ‘devam’ diyen bir hikâyeyi nasıl yaratırız?” başlıklı atölyede katılımcıların Gezi sırasında yaşadıklarımızı sonrasında yarım kalanla birleştirmeyi ve birbirimizin hikâyelerini dinlemeyi hedefliyor. (15 Şubat Cumartesi, 13.00 – 17.00)

Bir Mini Konser

Türkiye’nin genç kuşak çağdaş müzik bestecilerinden Erdem Helvacıoğlu’nun Gezi direnişi süresince kaydettiği dış seslerden oluşan 60 dakikalık işinin dinletisinin sergileneceği “Direnişin Sesleri”, bir belgeleme çalışmasından ziyade, çeşitli flashback’lerden oluşan, sinema filmi estetiğinde betimlenen bir hikâyenin işitsel anlatımı sayılabilir. (15 Şubat Cumartesi, 19.30 – 21.00)

Bir Konuşma Serisi

Bir gün boyunca sürecek bu seride yer alacak konuşmacılar ve konuşma başlıkları şöyle: Anarşik Armoni‘nin yönetmeni Koray Kaya ve film müziklerini yapan Mutlu San “Henüz Gerçekleşmemiş Bir Direnişi Çekmeye Başlamak”; Tek Başına Dans’ın yönetmeni Biene Pilavcı “Kişisel Olanın Derinliklerinden, Koskocaman Dünyaya: Kişisel Hikâyelerin Ne Önemi Var?”; VideoOccupy kurucularından Olgu Demir “Bu Bir Video Değildir!”; çağdaş sanatçı Ali Kazma “Bir direniş platformu olarak beden”; şair ve yazar Bejan Matur “Sanat Dünyaya Ne Söyler?”; Her Gün İsyan’ın yönetmenleri Arash Riahi ve Arman Riahi “İlham, Bilgi Ve Direniş: Sinema Ve Diğer Yollar”; Pussy Riot: Bir Punk Duası’nın yönetmenleri Mike Lerner ve Maxim Pozdorovkin “Globalleşen Dünyada Sanat ve Aktivizm: Pussy Riot Olayı”; İşe Yaramazların Valsi’nin yönetmeni Edison Cajas “Şili’den Faydasız ve Baltalayıcı Mektuplar: Gelecekle şimdi arasında sıkışmış geçmişin deneyimi”; Jem Cohen ve Guy Piccioto “Eylemin Şiirselliği: Sinema, Müzik ve Aktivizmin Birlikteliği”; Meydan’ın yönetmeni Jehane Noujaim “Devrimi anlamak, toparlamak ve sinemaya aktarmak: Meydan’da yönetmenliğin ve yapımcılığın aktivist hali” (16 Şubat Pazar, 10.30 – 16.45)

Salt Beyoğlu, ‘Küçük Müdahaleler’ dışında iki etkinliğe daha ev sahipliği yapacak: !f’te ilk gösterimi yapılacak Böcek filminin ekibiyle gerçekleşecek ve içimizdeki oyuncuyu bulmaya yönelik “Bizimle Oynar Mısın?” başlıklı atölye 7-9 Şubat tarihlerinde Salt Beyoğlu’nda yapılacak. (7-8-9 Şubat, 10.00 – 20.00) Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin yürüttüğü, docIstanbul ve Geniş Açı Proje Ofisi’yle birlikte gerçekleştirilen BAK projesi kapsamında geçen yıl çekilen kısa filmlerin ve fotoğraf çalışmalarının gösterileceği “Hatırlamak Ve Anlatmak İçin Şehre Bak” başlıklı etkinlik ise 14 Şubat’ta gerçekleşecek.  (14 Şubat Cuma, 16.00 – 18.00)

Cezayir

!f İstanbul Etkinlikleri kapsamında 4. kez gerçekleştirilecek Yaşayan Kütüphane, 15 ve 16 Şubat tarihlerinde Cezayir’de olacak… Aynı kentte birlikte yaşadığı halde birbiriyle konuşma fırsatı bulamayan insanlara yapıcı ve kişisel bir söyleşi ortamı sunmayı ve bu yolla kişilerin birbirlerine karşı önyargılarını yeniden gözden geçirmelerini teşvik ederek toplumsal barışa katkı sağlamayı hedefleyen Yaşayan Kütüphane, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından yürütülüyor. (16-17 Şubat, 12:00 – 17:00)

 Biletler biletix’te

13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri  31 Ocak-2 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 14-16 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix’te indirimli ön satışa çıkacak. Bu yıl festival biletleri biletix’ten ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.

 İstanbul’da bilet ücretleri:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL (19:00 seansı öncesi)

Tam: 15 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 12 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 17 TL

Ankara ve İzmir’de ise bilet ücretleri:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL

Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 11,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 14 TL

İş Bankası Maximum Kartlılara özel avantajlar

Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” ve “Maximum Müzik” paketleri ile biletlerde %50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini, “Maximum Müzik” paketiyle ise en az 2, en fazla 6 adet parti biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film ve parti biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Festivalde ayrıca, Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

!f İstanbul,13 Şubat’ta İstanbul’da başlayacak ve 27 Şubat’ta Ankara’ya ve İzmir’e uğrayarak 2 Mart’ta yolculuğunu tamamlayacak. Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com

Ayrıntılı bilgi ve söyleşi talepleriniz için:

Uğur Yüksel

!f İstanbul Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü

Dereboyu Cad. Ambarlıdere Yolu No:4 Kat:1 Ortaköy – Beşiktaş, İstanbul

www.ifistanbul.com

T: +90 212 281 01 42

F: +90 212 270 55 58

G: +90 536 731 42 16

 

Ege’nin incisi İzmir’in önemli kültür sanat aktivitelerinden olan “Kısa Film” festivali bu yıl 14. kez düzenleniyor. Beyazperde.com ’un da internet sponsoru olduğu festival, önümüzdeki hafta tarihleri arasında İzmirli sinemaseverlere kapılarını açmaya hazırlanıyor.

14. Uluslararası İzmir Kısa Film

Festivalde bu yıl da uluslararası ve ulusal kategorilerde kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon dallarındaki kısa filmlere Altın Kedi ödülleri verilecek. Festival jürisinde bu yıl Türk sinemasının değerli isimleri Yavuz Özkan ve Hüseyin Karabey’in yanı sıra Hong Kong Uluslararası Film Festivali Program Direktörü Bede Cheng, İsviçreli sinema eleştirmeni Irene Genhart, İranlı sinemacı Jafar Panahi’nin kızı oyuncu ve yönetmen Solmaz Panahi, Arka Pencere Online Sinema Dergisi yazarı ve senarist Burak Göral ve Arkas Sanat Merkezi Yöneticisi Betül Aksoy yer alıyor.

Film gösterimleri ve etkinlikler ise İzmir Fransız Kültür Merkezi ‘nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir.

Bu sene Altın Kedi ödülü için yarışacak finalist filmler ise şu şekilde:

14. Uluslararası İzmir Kısa Film FestivaliUlusal Yarışma Filmleri

Patika Yönetmen: Onur Yağız

Asya Yönetmen: Mizgin Müjde Arslan

Meğer Yönetmen: Uğur Egemen İres

Derin Nefes Al Yönetmen: Başak Büyükçelen

Küçük Kara Balıklar Yönetmen: Azra Deniz Okyay

Gülçin Yönetmen: Nazlı Eda Noyan

Pepuk Yönetmen: Özhan Küçük

Sadece Tek Bir Gün Yönetmen: Tunç Şahin

Uluslararası Yarışma Filmleri

The Pill of Happiness Yönetmen: Cecilia Felméri (Romanya)

House with Small Windows Yönetmen: Bülent Öztürk (Belçika)

140 Drams Yönetmen: Oksana Mirzoyan (Ermenistan)

Rabbitland Yönetmen: Ana Nedeljikovic, Nikola Majdak (Sırbistan)

Temporary Yönetmen: Behzad Azadi (İran)

Seagull Yönetmen: Elizaveta Stishova (Kırgızistan)

Aabida Yönetmen: Maaria Sayed (Hindistan)

Condom Lead Yönetmen: Ahmed & Mohammed Abu Nasser (Filistin)

Bonne Esperance Yönetmen: Kaspar Schiltknecht (İsviçre)