Fotoğraf sanatı

Fotoğraf sanatı konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Fotoğraf sanatı konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Fotoğraf sanatı konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Fotoğraf sanatı konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Günümüzde fotoğraf sanatı oldukça önem arz ediyor. “Bak, yakala, çek!” değil artık bu sanat (ki zaten uzun yıllardır da böyle olmaktan çıkmıştı.). Ânı görüntülemek dışında, zihinlerde daha da kalıcı hale getirmek adına, fotoğrafta bazı değişiklikler/eklemeler yapılabiliyor. Bu eklemelerden biri de mizahi anlatımıyla düşündüren akım: Lilliput Akımı!

Lilliput Akımına yakından bakalım

Lilliput Akımı, fotoğrafların üzerine (özellikle sokak fotoğraflarının) dijital illüstrasyon yerleştirilmesi anlamına geliyor. Diğer ülkelerde bu tür çalışmalar yaygın görülse de, Türkiye’de bu uygulamayı başlatan ilk kişi: Hakan Keleş oluyor. Hakan Keleş yaptığı bu çalışmanın tanımını şu sözlerle yapıyor: “Sokak, mekân, yapı, doku ve beden meselelerine ironik ve mizahi bir üst katman üretimi”.

Nereden geliyor bu Lilliput ismi

Jonathan Swift’in kalem aldığı “Gulliver’in Seyahatleri” kitabında Gulliver’in, tesadüfen Lilliputlar adı verilen, 10-15 cm boyunda insanların kaldığı adaya yolu düşer. Bu ufacık insanlar, boylarının boyuna bakmadan çeşitli entrikalar çevirerek bütün dünyaya egemen olmak isterler. Ünlü fotoğraf sanatçısı da bu bütün dünyaya egemen olmak isteyen “Lilliputlar”dan etkilenerek, başlattığı akıma “Lilliput Akımı” ismini verir.

Gerçekten de bu eserlerdeki figürler, büyüklüğüyle ve rahatlıklarıyla her şeye sahipmiş izlenimindedirler. Ayrıca fotoğraflarındaki normal insanlar da tabiri yerindeyse, “devede pire” gibi kalırlar bu dev figürlerin yanında. Lilliput ismini neden tercih ettiğini kısaca şöyle özetliyor: “Bir arkadaşımın yakıştırması. O hikâyede Gulliver’i esir alan cüceler Lilliputlar’dı. Bu çizdiğim karakterlerin değil, serinin adı. Dolayısıyla fotoğraflardaki gerçek insanlar cüce yani Lilliput.”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım bünyesindeki alışveriş merkezlerinin, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya işbirliği ile gerçekleştirdiği fotoğraf yarışmalarının 3’üncüsü düzenleniyor

cocuk hakları kareleri

Fotopya – Rönesans Holding – Yaratıcı Çocuklar Derneği  “Çocuk Hakları Kareleri” Fotoğraf Yarışması

Geçtiğimiz senelerde “Gülümseten Kareler” ve “Dostluk Kareleri” konulu fotoğraf yarışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek yarışmanın son başvuru tarihi, 17 Nisan. Katılmak isteyenler www.fotopya.com adresinden başvuruda bulunabilecek. “Çocuk Hakları Kareleri” konulu yarışmanın sonunda, farklı kategorilerdeki tam 69 eser sahibi, toplamda 22 bin 650 TL’lik ödülün sahibi olacak.

Çocuk Hakları ile ilgili toplumda bilinç oluşturmayı ve çocuk haklarının önemine dikkat çekmeyi amaçlayan “Çocuk Hakları” isimli fotoğraf yarışması; “18 yaş üstü”, “Lise 9-12. sınıf öğrencileri” ve “Ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri” kategorilerinde gerçekleştirilecek. Seçici kurulunda, akademisyen, fotoğrafçı ve yöneticilerden oluşan seçkin bir ekibin yer aldığı yarışma sonucunda dereceye girenler, birbirinden değerli hediye çekleri ile ödüllendirilecek.

Dereceye giren fotoğraflar ve sahipleri, Fotopya-Mag, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Yaratıcı Çocuklar Derneği, Optimum Outlet, Kozzy AVM ve Piazza AVM’nin facebook ve twitter sayfaları üzerinden 11 Mayıs gününde duyurulacak. Bu fotoğraflar, yine Rönesans’ın ülke geneline yayılmış; İstanbul’daki Kozzy AVM, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’daki Optimum Outlet’ler ile Samsun, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki Piazza AVM’lerinde sergilenecek.

 

Bugünümüzü iyisi ve kötüsü ile inşa eden insanlar da bir zamanlar çocuktu. 

Yaşadığımız şu anki hayatımızı nasıl dünün çocukları şekillendirdiyse, geleceğimizi de bugünün yetişmekte olan çocukları şekillendirecek.

Dünya üzerindeki mutlu topluluklardan biri olabilmek için,
hatalarımızı görmek ve düzeltmeye çalışmak zorundayız.

Çekilecek fotoğraflar üzerinden bugün yaşanan aksaklıkların tespit edilmesi ve tüm Türkiye genelinde sergilenmesi, bizlere bu yanlışlara müdahele etme ve onları düzeltebilme yolunu acaçacaktır.  Bu hedef doğrultusunda Rönesans Holding, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya olarak bu sene üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz ödüllü fotoğraf yarışmamızın konusunu “Çocuk Hakları Kareleri” olarak belirledik.

Atılan her başarılı adım hem bizlere hem çocuklarımıza daha mutlu bir dünya sağlayacak, yapılan her yanlış ise bizleri daha karanlık ve mutsuz bir dünyaya mahkum edecek.
Uluslararası Çocuk Hakları Bildirgesi’nden Bir Kaç Madde…

·         Çocukların gelir düzeyine ve nerde yaşadığına bakılmadan alması gereken eğitim hakkı

·         Güvenli bir ortamda yaşama, büyüme hakkı

·         Düşüncelerini özgürce konuşarak, yazarak anlatabilme hakkı

·         Çocukların düşüncelerine saygı gösterilmesi hakları

·         Bedensel, zihinsel şiddete karşı korunma hakları

·         Sağlık hizmeti alma hakkı

·         Çevre kirliliğinden, yetersiz beslenmeden korunma hakları

·         Zihinsel ve bedensel engelli çocukların her türlü eğitim, sağlık ve yaşam koşullarının ücretsiz şekilde sağlanması          ile ilgili hakları

·         Çocukların uyuşturuculara karşı korunma hakları

·         Cinsel sömürüye karşı korunma hakları

·         Zorla çalıştırılamaya karşı korunma hakları…
Dünyamızı daha mutlu bir dünya yapma yolunda, olumlu veya olumsuz yaklaşımlardaki düşüncelerinizi içeren  değerli fotoğraflarınızı yarışmamıza bekliyor ve bu anlamlı desteğiniz için sizleri şimdiden kutluyoruz.

“Atget- büyük manzaralara ve sözüm ona nişane değerindeki görünümlere-hiçbir zaman prim vermemiştir; fakat, sıra sıra dizilmiş konçlu çizmelere, akşamdan sabaha kadar el arabalarının sıralar halinde ya da öbek öbek dizilmiş olduğu Paris avlularına, binlercesi yan yana duran, üstü temizlenmemiş tabaklarla dolu eski masalara ve ya kocaman 5 rakamı dış cephesinin dört ayrı yerinden görünen…

Eugène Atget

Eugène Atget fotoğrafı

Portrait_d'Eugène

Eugène Atget

Caddesindeki 5 numaralı randevu evine de asla kayıtsız kalmamıştır. Üstelik daha dikkat çekici olanı, bu fotoğrafların hemen hepsinin bir ıssızlığı yansıtıyor olmalarıdır. Porte d’Arcueil’ deki surlar boştur; zafer takının merdivenleri, avlular, teras kafeler boştur; aynı şekilde Place dy Tertre de, her yer boştur.

Fotoğrafı çekilmiş olan bu yerlerde bir tenhalık görülmez, ama sessizlik vardır; bu resimlerdeki şehir, henüz yeni kiracısını bulamamış bir ev gibi tertemiz silinip süpürülmüştür. Bunlar, sürrealist fotoğrafçılığın, siyasal eğitim almış göze bir alan açarak ve bunun karşısında, detayların aydınlatılması uğruna her türlü mahremiyetin kurban edildiği, çevre ile insan arasına hayırlı bir yabancılık koyduğu türden etkilerdir. Apaçıktır ki, bu yeni bakış en azından, çok anlaşılır biçimde değerinden çok şey kaybetmiş temsili portre çekimindeki eğilimi özümsemiştir. Öte yandan, insan görüntüsünden vazgeçmek fotoğrafta akla gelebilecek en güç şeydir ” diyor Walter Benjamin Fotoğrafın Kısa Tarihi kitabında. (*)

Bizimle birlikte Eugene Atget’in Paris’i fotoğrafladığı gibi İstanbul’da belkide hiç bilmediğiniz semtlerin, sizleri zaman yolculuğuna çıkaracak sokaklarını keşfedip bu şehri kendi bakış açınızla çekilmiş fotoğraflarla yansıtmak ister misiniz? 

Sanata yaklaşmak için daha ne kadar bekleyeceksiniz? Sanat sizi çağırıyor şehri ve kendinizi keşfetmek için asla geç değil. Nar Sanat sizleri fotoğraf sanatıyla buluşturmak için bekliyor.

 

Makale, Nar Sanat Fotoğraf Eğitmeni Fulya BETEŞ

Eugène Atget fotoğraflarına bir kaç örnek

Eugène Atget Kimdir?

Jean Eugène Auguste Atget (d. 12 Şubat 1857, Libourne, Bordeaux yakınları-ö. 4 Ağustos 1927, Paris, Fransa), fotoğraf sanatçısı. Paris’e ve Parislilere ilişkin resimleriyle 20. yüzyılın en etkili fotoğrafçılarından biri olmuştur.

Yaşamının ilk yılları üzerine pek az şey bilinir. Çok küçük yaşta annesiyle babasını kaybetti ve amcasıyla oturdu. Gemilerde kamarot olarak birçok yolculuk yaptıktan sonra tiyatrooyuncusu olmak için denizciliği bıraktı. Kendinden yaşça çok küçük bir kadın oyuncuya aşık oldu, onunla birlikte gezici bir tiyatro kumpanyasıyla Fransa’nın bellibaşlı kentlerinde turneye çıktı. Kaba saba bir görünümü olduğu için hep küçük roller ve düşük ücretler alıyordu. Atget 40 yaşlarına vardığında, sevgilisi de kendisi de tiyatro oyunculuğuyla geçinemeyecek hale gelmişlerdi. Yeni bir iş bulmak zorunda kalan Atget kısa bir süre ressamlığı denedi ve yaklaşık 1898’de de fotoğrafçı olmaya karar verdi.

Yaşamı bundan sonra, Paris ve çevresinde resimlenmeye değer ne gördüyse hepsinin fotoğrafını çekmekle geçirdi. Demir parmaklık, çeşme, heykel, ağaç görüntülerinden çeşitli fotoğraf dizileri hazırladı. Dükkan cephelerini (“Sepet ve Süpürge Dükkanı, Paris”, 1910), vitrinleri (“Üniformalar, Haller, Paris”, y. 1910) ve yoksul satıcılar (“Gezici Abajur Satıcısı”, y. 1910) görüntüledi.

Basit ya da sıradan pek az fotoğrafı vardır. Yaklaşık 1920’de çektiği “Café ‘La Rotonde,’ Montparnasse Bulvarı, Paris” adlı fotoğrafı içinde hiçbir insanın bulunmamasına karşın lirikve insani bir nitelik taşır. Yaklaşık 1910 tarihli “Dev, Fête du Trône, Paris” onun garip ve insanı tedirgin eden görüntüleri yakalamadaki ustalığını gösterir. Belli başlı müşterileriyse, tarihsel yapı ve anıt fotoğraflarını satın alan müzeler ve tarih kurumlarıydı.

Atget I. Dünya Savaşı sırasında ve daha sonraki yıllarda yoksul düştü. Ama 1921’de, yaşamı boyunca gelen az sayıdaki iş önerilerinden birini aldı: Paris genelevlerini belgeleyecekti. Bu çalışma sırasında “Genelev, Versailles” (y. 1921) gibi usta işi fotoğraflar çekti. 1926’da, Paris’te yaşamakta olan ABD’li ressam ve fotoğrafçı Man Ray, Atget’nin “Vitrin: Terzi Mankenleri” (y. 1910) ve “Kuaför, Avenue de l’Observatoire, Paris” (y. 1920) adlı fotoğraflarını gördü. Onun vitrin camlarındaki yansımaları kullanmadaki ustalığına, bu yansımalarla elde ettiği karışık görüntülere hayran kaldı ve onun dört fotoğrafını La Révolution Surréaliste dergisinde yayımladı. Atget’nin yaşamı boyunca yayımlanan yapıtları yalnızca bunlardı.

Atget son yıllarında pek az yapıt verdi. 1900’lerden sonra ekmek, şeker ve süt dışındaki yiyeceklerin tümünün zehirli olduğuna inanarak yalnızca bunlarla beslenmişti. Bu yıpratıcı rejim ve zorlu çalışmalarla geçen uzun yıllar onu fiziksel açıdan oldukça güçsüz bıraktı. Tüm yaşamını paylaştığı kadının 1926’da ölmesinden sonra bütünüyle yalnız kaldı ve yardıma muhtaç duruma düştü. Ölümünden sonra, New York’ta sanat yapıtlarının alım satımıyla uğraşan Julien Levy ile Man Ray’in yardımcısı ABD’li fotoğrafçı Berenice Abbott, onun koleksiyonunun kalan bölümünü satın aldılar. Bu koleksiyon bugün New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’ndedir.

Öldüğünde pek tanınmayan Atget’nin, gerçeküstücülerin topladığı fotoğrafları ancak birkaç ressama esin kaynağı oldu. Büyük formalı makinesiyle çektiği fotoğrafında yalın bir teknik uyguladı ve hemen hemen hiç enstantane kullanmadı. Temel esin kaynağı, büyülü havasını yakaladığı çoğunlukla ve ıssız, adeta gerçekdışı Paris’ti.

Kaynak :[-]

Sizler için 2014 yılında sizler için fotoğraf yarışmalarını derlemeye çalıştık. Tüm katılımcılara şimdiden başarılar diliyoruz.

 

Zorlu Center’ın gurme konulu fotoğraf yarışmasına katılın, sürpriz ödülleri kazanın…

zorlucenterdagurme

İstanbul’un gurme, moda ve sanattaki yeni merkezi Zorlu Center, Şubat 2014 itibariyle başlayan 3 ay boyunca farklı konseptlerde devam edecek instagram fotoğraf yarışmasında, belirlenen hashtaglere fotoğraflarını paylaşan ziyaretçilerine sürpriz ödüller kazandırıyor.

Şubat, Mart ve Nisan aylarında üç farklı konseptteki yarışmanın, Şubat ayı teması “gurme” olarak belirlendi.Zorlu Center’da yer alan restoranlarda mekan veya yemek fotoğraflarını instagramda #zorlucenterdagurme hashtagiyle paylaşan ziyaretçilerin fotoğrafları Murat Germen, Oğuz Meriç ve Sezgin Yilmaz’dan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda yarışmanın birincisi Zorlu Center Beymen mağazasından 1.000 TL’lik hediye çeki, ikincisi Zorlu Center PSM’den iki kişilik etkinlik bileti ve üçüncüsü ise Zorlu Center Jamie’s Italian restoranında iki kişilik yemek kazanacak.

Yarışma, aynı ödüllerle Mart ayında moda konsepti için #zorlucenterdamoda ve Nisan ayında ise sanat konseptleriyle #zorlucenterdasanat devam edecek.

www.zorlucenter.com

facebook.com/zorlucenter

twitter.com/zorlucenter

instagram.com/zorlucenter

Zorlu Gayrimenkul hakkında

Zorlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım AŞ, yurtiçinde ve yurtdışında değerli araziler üzerinde nitelikli konut, ofis, iş merkezi, alışveriş merkezi, hastane, otel ve ticari depolar geliştirmek, geliştirdiği gayrimenkuller üzerinde yatırımlar yaparak satmak, kiralamak veya işletimini gerçekleştirmek amacıyla 2006 yılında Zorlu Holding AŞ bünyesinde kurulmuştur. Zorlu Gayrimenkul’ün hedefi; piyasa beklentilerini, müşteri talep ve ihtiyaçlarını doğru analiz etmek suretiyle, değerli araziler üzerinde dünya standartlarında özgün projeler geliştirmek ve eksiksiz müşteri memnuniyeti sağlamaktır.

Bilgi için:

Hill + Knowlton Strategies: 0212 270 52 32

Elif Kupa – isil.kaya@hkstrategies.com

ATLAS HALI’DAN BOL ÖDÜLLÜ FOTOĞRAF YARIŞMASI

ATLAS HALI

RENKLERİ YAKALA, ATLAS HALI’YA YOLLA!

Atlas Halı, “Renkleri Yakala -Facebook Fotoğraf Yarışması” ile fotoğraf tutkunlarını hayatın renklerini yakalamaya çağırıyor! Kazananların kullanıcı beğenileri ile belirleneceği yarışmada birinci gelen fotoğrafın sahibi Apple IPhone 5s’in de sahibi olacak.

 Kendi kendini temizleyen ve leke barındırmayan nano halılarıyla doğanın tüm renklerini evinize getiren Atlas Halı, Facebook sayfasında renkli bir kampanya başlatıyor. 16 Mart’a kadar sürecek olan “Renkleri Yakala – Fotoğraf Yarışması”nda katılımcıları birbirinden değerli ödüller bekliyor. Yarışmada kazananı  ise beğeni sayıları belirleyecek.

20 Ocak tarihi itibariyle başlayan ve 18 yaşından büyük herkese açık olan “Renkleri Yakala – Fotoğraf Yarışması” Mart ayının ortasına kadar devam edecek. Katılımcılar, Atlas Halı’nın facebook sayfasında yer alan yarışma uygulamasındaki adımları takip ederek, “Renk” temasına uygun fotoğraflarını yükleyecekler. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu ve ticari bir koşul bulunmayan uygulamaya katılım için sadece Atlas Halı’nın facebook sayfasını beğenmek yeterli olacak. Yarışmada oylama da yine facebook kullanıcılarının beğenileri doğrultusunda yapılacak.

 iPhone 5s ve değerli birçok ödül!

Yarışma kapsamında uygulamaya yüklenen fotoğraflar arasından en çok beğeni alan 1. fotoğrafın sahibi Apple iPhone 5s cep telefonu, en çok beğeni alan 2. fotoğrafın sahibi 500 TL değerinde Koçtaş hediye çeki, en çok beğeni alan 3. fotoğrafın sahibi ise 400 TL değerinde Atlas Halı hediye çeki kazanacak. 4. fotoğrafın sahibi Arzum Çaycı, 5. fotoğrafın sahibi Vestel Mix&Go, 6., 7. ve 8. fotoğrafların sahipleri de Schwarzkopf Saç Bakım Paketi kazanacak. Ayrıca her hafta jürinin en beğendiği bir fotoğrafa Atlas Halı hediye edilecek

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler ’14 Fotoğraf Yarışmasına Başvurular Başladı

KADIN GÖZÜ İLE

Anadolu Hayat Emeklilik’in bu yıl sekizincisini düzenlediği ‘Kadın Gözüyle Hayattan KarelerFotoğraf Yarışması’na başvurular başladı. Türkiye’nin dört bir yanından kadınların katılabileceği yarışmaya başvurular 12 Mart’a kadar devam edecek.

‘Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması’na ilk düzenlendiği 2007 yılından bu yana 7 binden fazla kadın 32 bini aşkın fotoğrafla katıldı. Kadınların hayata ve dünyaya bakışlarını fotoğraf kareleri ile yansıtacakları bir platform yaratmak amacıyla düzenlenen yarışma Türkiye’nin en çok ilgi gören fotoğraf yarışmalarından biri haline geldi.

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) danışmanlığında  ‘Hayata Dair’ teması ile düzenlenen yarışmaya 18 yaş ve üzeri tüm amatör ve profesyonel kadın fotoğrafçılar en fazla 5 adet fotoğrafla katılabiliyor. Bu yılki seçici kurulunda Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Ertan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nihal Kafalı, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Çolak, Fotoğraf Sanatçısı İsa Çelik ve Anadolu Hayat Emeklilik İletişim Müşaviri Nihan Güney yer alıyor.

Sonuçları 2 Nisan tarihinde Anadolu Hayat Emeklilik’in web sayfasında yayınlanacak olan yarışmanın birincisi 5.000 TL, ikincisi 3.000 TL, üçüncüsü ise 1.000 TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca sergilenmeye değer bulunan her esere de 250 TL telif ödenecek. Yarışmada derece

ye giren ve sergilenmeye değer bulunan eserler İstanbul’daki ve Anadolu’daki çeşitli mekanlarda fotoğrafseverlerle buluşacak.

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler fotoğraf yarışması hakkında daha detaylı bilgi anadoluhayat.com.tr  adresinden veya0212 317 70 25 numaralı telefondan edinilebilir.

 Posta Adresi:                                                                    

Anadolu Hayat Emeklilik İletişim Müşavirliği İş Kuleleri Kule 2 K:18 Levent- İstanbul
E-posta:

iletisim@anadoluhayat.com.tr

Konu: Fotoğraf Yarışması

 Anadolu Hayat Emeklilik hakkında:

Bireysel Emeklilik ve Hayat Sigortaları alanlarında hizmet sunan Anadolu Hayat Emeklilik, 1990 yılında “Türkiye’nin ilk hayat sigortası şirketi” olarak kuruldu. Halka açık ilk ve tek emeklilik şirketi olan Anadolu Hayat Emeklilik, Birikimli Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi ile en büyük fon yaratan şirket olma özelliğini taşıyor. 700 bini aşan katılımcı sayısıyla Anadolu Hayat Emeklilik, ulaştığı fon büyüklüğü ile Sistemdeki lider pozisyonunu güçlendirmeye devam ediyor. Sistemden emekli olan kişi sayısında da öncü konumunu koruyan Şirket, Sistem emeklilerinin yüzde 44’üne sahip.  Genel Müdürlüğü İstanbul’da bulunan Şirketin; İstanbul, Ankara, Adana, Bursa, İzmir ve Antalya’da Bölge Müdürlükleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Şubesi bulunuyor. Anadolu Hayat Emeklilik, direkt satış ekibi, 250’ye yakın özel acentesi ve Türkiye İş Bankası, Anadolubank ve Albaraka’nın toplam bin 800’ü aşan banka şubeleri aracılığıyla hizmet sunuyor.

“Tarımda Kadın” Temalı Basın Fotoğraf Yarışması

NE ÇEKERSEN ONU BİÇERSİN

Katılım Koşulları

Nasıl katılacaksınız?

Yarışmaya, bu site üzerinden elektronik ortamda yükleme yapacağınız fotoğraflarla katılabilirsiniz. Bir kişi, en çok 3 eserle yarışmaya katılabilir. Her bir eser için, bu sitede yer alan elektronik katılım formu, ayrı ayrı olarak doldurulup gönderilmelidir.
Kimler katılabilir?

Yarışma; yerel ve ulusal yayın organlarında halen kaşeli olarak çalışanlara, bu kuruluşlara dışarıdan hizmet verenlere veya bu kurumlardan emekli olan tüm gazeteci, muhabir ve foto muhabirlere açıktır.
Teknik bilgiler

  • Fotoğrafların, maksimum kalitesi (12) JPEG formatında, çözünürlük 300 dpi ve kısa kenarı ise en az 2500 piksel olmalıdır.
  • Fotoğraflar renkli ya da siyah beyaz olabilir.
  • Fotoğraflarda EXIF bilgilerinin (fotoğraf kimliği) bulunması zorunludur.
  • Fotoğraf üzerinde renk, kontrast ve kadraj düzenlemeleri dışında, photoshop ile dijital manipülasyon yapılamaz.

 Yarışma Şartnamesi

  • Katılımcı, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş eserleriyle bu yarışmaya katılmalıdır.
  • Eserlerin her türlü hukuki sorumluluğu katılımcıya aittir. Katılımcı, yarışmaya gönderdiği eserin tümüyle kendisine ait olduğunu ve GÜBRETAŞ’a muvafakat ve kullanım tasarrufu izni verdiğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Ödül alan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan elde ettikleri ödül ve her türlü kazanımlar geri alınır.
  • Yarışmaya katılan tüm görsel eserler, GÜBRETAŞ (Gübre Fabrikaları T.A.Ş.) firmasının kurumsal arşivine alınarak, şirketin uygun görmesi halinde bu yarışmayla ilgili veya diğer kurumsal sergi, afiş, katalog, broşür, kitap, kitapçık, gazete vb. her türlü tanıtım malzemesi ile kurumsal web sayfasında ayrıca bir izin ve muvafakat almaya gerek olmadan kullanılabilecektir. Ayrıca çeşitli platformlarda sergilenebilecektir.
  • Yarışmada dereceye giremeyen eserlerin bu yarışma dışında kurumsal bir tanıtım malzemesinde kullanımı halinde, GÜBRETAŞ eser sahibine FSEK çerçevesinde bunun için mutabık olunacak bir görsel kullanım telifi ödeyecektir.
  • Bir katılımcı, en çok 3 eserle yarışmaya başvuru yapabilir. Her bir eser için, bu sitede yer alan elektronik katılım başvuru formu, ayrı ayrı olarak doldurulup gönderilmelidir. Fotoğrafların, maksimum kalitesi (12) JPEG formatında, 300 dpi çözünürlüğünde ve kısa kenarı ise en az 2500 piksel olmalıdır. Fotoğraflar renkli ya da siyah beyaz olabilir. Fotoğraflarda EXIF bilgilerinin (fotoğraf kimliği) bulunması zorunludur. Fotoğraf üzerinde renk, kontrast ve kadraj düzenlemeleri dışında, photoshop ile dijital manipülasyon yapılamaz.
  • Yarışma; yerel ve ulusal yayın organlarında halen kaşeli olarak çalışanlara, bu kuruluşlara dışarıdan hizmet verenlere veya bu kurumlardan emekli olan tüm gazeteci, muhabir ve foto muhabirlere açıktır. Yarışmaya, seçici kurul üyeleri ve onların birinci derece yakınları dışında, Türkiye’de ikamet eden tüm gazeteci, muhabir ve foto muhabirleri katılabilir.
  • Yarışmaya son başvuru tarihi 30 Nisan 2014’tür. Bu tarihten sonra gelen eserler değerlendirmeye alınmaz.
  • Tüm yarışmacılar, yarışma koşullarını ve Seçici Kurul kararlarını istinasız kabul etmiş sayılır.
  • Şartnamede her türlü değişiklik hakkı GÜBRETAŞ’a aittir.
  • Yarışmaya katılanlar yukarıdaki şartların tamamını kabul etmiş sayılırlar.

Başvuru ve yarışmayla ilgili detaylar www.butopraginrenkleri.org adresinde yer alıyor.

 2014/5 Mimarlar Odası Bursa Şubesi “Kent Merkezini Yeniden Keşfetmek” Fotoğraf Yarışması – SKT: 20.03.2014  

Düzenleyen Kurum : Mimarlar Odası Bursa Şubesi
TFSF Onay No : 2014/5
Bölümler :
Son Katılım Tarihi : 20.03.2014
Seçici Kurul Toplanması : 22.03.2014
Sonuç Bildirim Tarihi 24.03.2014
İlgili Kişi : Ezgi TOLUNAY
Telefon No : 0 224 453 56 00
@ Posta : kentmerkeziniyenidenkesfetmek@bursamimar.org.tr
Tfsf Temsilcisi Selma Çubukçu
Tfsf Temsilci @ Posta
Türkçe Şartname Linki Katılım Formu (TR)

Yarışma afişi için lütfen TIKLAYINIZ

2014/16 TFSF adına AFSAD “AFSAD Fotoğraf Çalışmaları Yarışması” – SKT: 17.03.2014  

Düzenleyen Kurum : AFSAD
TFSF Onay No : 2014/16
Bölümler :
Son Katılım Tarihi : 17.03.2014
Seçici Kurul Toplanması : 22.03.2014
Sonuç Bildirim Tarihi 25.03.2014
İlgili Kişi :
Telefon No :
@ Posta :
Tfsf Temsilcisi Yunus TOPAL – Kamuran FEYZİOĞLU
Tfsf Temsilci @ Posta
Türkçe Şartname Linki Katılım Formu (TR)

 

‘Zaman Tünelinde Büyük Efes’ Fotoğraf Yarışması

efes oteli

Seçici kurul üyeliğini Yusuf Tuvi (AFIAP),Çerkes Karadağ (Fotoğraf sanatçısı),Gültekin Çizgen (Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği),Tahir Ün (Fotoğraf sanatçısı),Salih Kalafatoğlu (Kültür Üniversitesi öğr. gör.),Ömer Vargı (Yönetmen),Ahmet İmançer (Yrd. Doç. Dr. Fotoğraf sanatçısı) ve Zafer Gazi Tunalı’nın (TFSF temsilcisi) yaptığı Büyük Efes Oteli’nin 50 yılını kapsayan süreç içerisinde,yaşanmışlıkları fotoğraf arşivlerinden ve güncel çekimlerden gün yüzüne çıkartmayı ve sergilemeyi amaçlayan “Zaman Tünelinde Büyük Efes” konulu ve 3.000 TL. para ödüllü ve 2 gece konaklamalı fotoğraf yarışması düzenlendi.

Sergi ve ödüller

24 Nisan 2014 saat 17.00′de sona erecek yarışmanın başvuru sonuçları,28 Nisan 2014′te açıklanacak.Birinci; 3.000 TL ve 2 gece konaklama (2 kişi oda+ kahvaltı),

ikinci; Samsung cep telefonu ve 1 gece konaklama (2 kişi oda+ kahvaltı),üçüncü; HTC cep telefonu ve Swissotel Büyük Efes Akvaryum Restaurant’ta 2 kişilik akşam yemeği kazanacak.

Mansiyon; Swissotel Büyük Efes Pürovel Spa & Sport kullanımı ve Swissotel Büyük Efes Akvaryum Restaurant’ta 2 kişilik akşam yemeği,sergileme kazanan 20 adet esere de 100′er TL

verilecek.Sergi açılışı ve ödül töreni de Mayıs 2014 yapılacak.

2008’den itibaren sanatı ve sanatçıyı desteklema kararı alarak çeşitli faaliyetlere başlayan ve yarışma düzenleyen Büyük Efes Oteli’ne rezervasyon yaptırılarak, fotoğraf çekimi de yapılabilen ve Meriç A. Ateş’in sanat yöneticiliğini,Ayşe Karpat’ın İzmir koordinasyonunu üstlendiği yarışma adres ve telefonu şöyle; Swissotel Büyük Efes, Büyük Efes Sanat, Kordon 1-2 Salonu-Gaziosmanpaşa Bulvarı, No.1,35210, Alsancak-İzmir,tel; +90-232-4145176,

E POSTA.yarisma@buyukefessanat.com

Katılım şartları

Fotoğraf yarışması, amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılımına açık ve ücretsizdir. Jüri üyeleri,TFSF temsilcisi ve 1. dereceden akrabaları katılamaz.Yarışmaya en çok 4 adet fotoğraf gönderebililir.Katılımcı,gönderdiği yapıt(lar)ın tümüyle kendisine ait olduğunu, gerekli izinlerin alındığını, diğer hususlarla birlikte kabul ve beyan eder.Ödül kazanan fotoğrafçılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanların elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.

Yarışmada ödül almış fotoğraflar kabul edilmeyecektir.Gönderilen fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde, kendisininmiş gibi göstermeye ve seçici kurulu yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan; ödül almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada, böyle bir fotoğraf ile ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan kişilerin, yarışmalara katılımı TFSF yarışma ilkeleri gereğince bir yıl kısıtlanır..

Ad,soyad,adres, telefon, E-posta yazılacak

Her fotoğrafın kodlanmasında katılımcının ad ve soyadının baş harfleri ve T.C. numaranızın son 4 rakamdan oluşan bir “rumuz” ve fotoğrafın sıra numarası kullanılmalıdır. Örneğin:ALI UYANIK için; AU4545-1.jpg, buyukefessanat.com web adresi yarışma bölümünde kayıt yapılarak renkli, negatif veya saydam olarak çekilen fotoğraflar, sayısal ortama aktarılarak ya da sayısal makinelerle çekilen fotoğraf ile başvuru yapılabilir.Fotoğraflarınızı;

a) Sayısal ortamda http://www.buyukefessanat.com adresine uygun koşullarda yükleyebilir;

b) Posta/kargo yolu ile gönderebilirsiniz. Pakete “Sergi için fotoğraf kaydı içermektedir. Ticari değeri yoktur” ibaresi yazılmalıdır. İrtibat bilgileri (Ad, Soyad, Açık Adres, Telefon, E-posta)

yazılı şekilde katılım formunu içeren bir word dosyası oluşturulmalı;fotoğraflar kodlama sırasıyla CD/DVD’ye kayıtlı olarak, JPEG formatında, kısa kenarı en az 2300 piksel, 300 dpi çözünürlükte, kenar çerçevesi olmadan (paspartusuz), üzerinde imza ya da herhangi belirleyici bir not bulunmadan gönderilmelidir.

Nerede,ne zaman çekildiği ve hikâyesi verilecek

Fotoğraflara isim, ne zaman, nerede çekildiği ve hikâyesi ile ilgili kısa bir bilgi verilmeli; kimlik formu ve taahhütname eksiksiz doldurmalı ve imzalanmalıdır. Formlar buyukefessanat.com web veya tfsf.org.tr adresinden temin edilebilir.Eserler 24 Nisan 2014 saat 17.00’ye kadar http://www.buyukefessanat.com adresine yüklenilmeli veya gönderi adresine teslimat en geç,24 Nisan saat 17.00 olacak biçimde posta/kargo ile gönderilmelidir. Gecikmelerden kurum sorumlu değildir.Yarışma sonucunda jüri değerlendirmesi, ödül alan ve sergilenmeye değer görülen fotoğraflar, katılımcıların e-posta adreslerine gönderilerek bildirilecektir. Ayrıca sonuçlar www.buyukefessanat.com adresinde ve www.tfsf.org.tr adreslerinde de duyurulacaktır.

TFSF yayını Almanak 2014’te yer alacak

Ödül alan ve katalogda yer alacak fotoğrafların birer kopyası, bedelsiz olarak Büyük Efes Sanat arşivine alınacak ve gerekli görüldüğü durumlarda isim belirtilerek, afiş, broşür, dergi, kitap vb basılı materyaller ile web sitesi, tanıtım filmi vb prodüksiyonlarda; facebook, twitter vb sosyal medya mecralarında kullanılabilecektir.Yine ödül alan fotoğraflar, TFSF yayını olan Almanak 2014’te yer alacaktır.Tüm ulaşım/transfer ücretleri katılımcı tarafından karşılanacaktır.Yarışma için Büyük Efes Sanat’a (yarisma@buyukefessanat.com) rezervasyon yaptırılarak otel içinde fotoğraf çekimi gerçekleştirilebilir.

İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması 2014

İstanbul-Rotary-Sanat

İstanbul Rotary Kulübü’nün 2011 yılında başlattığı “İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi” 2014 yılında da devam ediyor. Genç sanatçıların bu dönemde seçilecek yapıtları 15 Mayıs – 28 Mayıs 2014 tarihleri arasında, Maslak’taki Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde sergilenecek. Yarışmada, bir kişiye 15.000.- TL’lık “Büyük Ödül”, üç kişiye ise kişi başına 5000.- TL “Sanat Başarı Ödülü” verilecek.

İstanbul Rotary Kulübü’nün, genç sanatçılarımızı teşvik etmek ve desteklemek amacıyla ilkini 2010-2011 döneminde gerçekleştirdiği İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi’ne 84 genç sanatçı katılmış, bu sanatçılardan Elif Aydoğdu Ağatekin, Ozan Gezer, Seçkin Pirim ve Seyit Mehmet Buçukoğlu ilk dörde girmiş, büyük ödülü Seyit Mehmet Buçukoğlu almıştı.

2011-2012 döneminde ikincisi gerçekleştirilen yarışma ve sergiye ülkemizin dört bir yanından 201 genç sanatçımız başvurdu. Bu sanatçılardan Neda İsmail Atar, Çağdaş Erçelik, Çınar Eslek ve İhsan Oturmak ilk dörde girmiş, büyük ödül İsmail Oturmak’ın olmuştu. Genç sanatçının yapıtları Ekim 2012’de Paris’te Espace Culturel Louis Vuitton’da sergilendi.

2012-2013 döneminde, üçüncüsü gerçekleştirilen yarışmaya ise 239 genç sanatçımız katıldı. Bu sanatçılardan Murat Salcı, Emre – Yunus Tekin, Ahmet Özparlak ve Abdülkerim Bozan ilk dörde girdi, büyük ödül ise Murat Salcı’nın oldu.

2013-2104 döneminde, her yıl artan bir katılımla gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğin dördüncü gerçekleştiriyoruz. Genç sanatçılarımızın bu dönemde seçilecek yapıtları, 15 Mayıs – 28 Mayıs 2014 tarihleri arasında, Maslak’taki Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde sergilenecek. Yarışmada, bir kişiye 15.000.- TL’lık “Büyük Ödül”, üç kişiye ise kişi başına 5000.- TL “Sanat Başarı Ödülü” verilecek.

2013-2014 Dönemi İstanbul Rotary

 Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi Şartnamesi

İstanbul Rotary Kulübü Derneği, genç sanatçıların tanıtım, kariyer ve eğitimlerine destek olmak ve ülkemizin sanat alanındaki gelişimine katkı sağlamak amacıyla “İstanbul Rotary Sanat Ödülü” yarışması düzenlemektedir. Yarışmaya katılarak ilk elemeyi geçen sanatçıların eserlerinden oluşacak “İstanbul Rotary Sanat Ödülü Sergisi”, en az 10 gün boyunca ziyarete açık tutulacaktır. Sergi açılışında yapılacak ödül töreni ile “İstanbul Rotary Sanat Büyük Ödülü” ve “İstanbul Rotary Sanat Başarı Ödülleri”ni kazananlar açıklanacaktır. Bu yıl seçici kurul (isme göre alfabetik sırayla) Ayşegül Sönmez, Başak Şenova, Can Elgiz, Haşim Nur Gürel, Prof. Dr. Kaya Özsezgin, Özalp Birol ve İstanbul Rotary Kulübü Derneği 2013-2014 Dönem Başkanı Prof. Dr. Serhat Kutlan’dan oluşacaktır. İşbu şartnamede bundan böyle; “İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması”na katılan kişiler

 “Aday” ya da “Adaylar”;

İşbu şartnamenin III. Maddesinde yer alan kişilerden oluşan kurul “Seçici Kurul”; olarak anılacaktır.

I. Yarışmaya Katılma Koşulları

• Adaylar, yarışmaya resim, heykel, fotoğraf, seramik, video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın birçok alanında üretilen tek bir yapıtla katılabilirler. Yapıtlar daha önce sergilenmemiş ve hiçbir yarışmaya katılmamış olmalıdır. Yapıtların daha önce sergilendiğinin ve/veya herhangi bir yarışmaya katılmış olduğunun tespiti halinde ilgili yapıtın adaylığı derhal iptal edilecektir. Bu hususun ödül kazanıldıktan sonra tespiti halinde aday kazandığı ödülü iade ile mükellef olacaktır.

• Kullanılan mecra, malzeme ya da teknikler için hiçbir sınırlama yoktur, eleme aşamasında değerlendirme dosya üzerinden yapılacaktır. Ancak yapıtın, sergilenme aşamasında kapalı bir mekânda yerleştirilebilecek ya da kapalı mekâna uygun olarak düzenlenebilecek boyutlarda olması gerekmektedir.

• Adayların 01 Ocak 1978 tarihinden sonra doğmuş, TC vatandaşı ve Türkiye’de mukim olmaları gerekmektedir.

• Adaylar yarışmaya tek başlarına veya ekip olarak katılabilirler.

• Adaylardan yarışmaya katılan yapıtlarının yanı sıra, önceki eserlerine ilişkin bir portfolyo istenmektedir. Bu portfolyoda resim, heykel, fotoğraf ve seramik alanlarında katılanların en az 10 adet; video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın diğer alanlarında katılanların ise en az 3 adet önceki eserlerine ait yeterli bilgi ve (fotoğraf, dia, CD, broşür, katalog vb.) belge bulunması gerekmektedir.

• Gönderilecek tüm doküman, bilgi, belge vs.nin aşağıda da daha detaylı açıklaması görüleceği üzere aynı CD içinde olması gerekmektedir.

• Yarışmaya ekip olarak katılanların portfolyosu ekip olarak yapılmış eserlerden oluşmalıdır.

• Teslim edilecek dosya dijital olarak hazırlanmalıdır. Adayın bu dosyada yer alan, mesleki ve sanatsal performansını örnekleyen yapıtlarının ve yarışmaya katılacağı yapıtın fotoğrafları jpg, png, tiff ya da PDF dosya olabilir. Önerdiği yapıtın ise mutlaka 2400 X 3500 PIXEL boyutunda, 300 DPI çözünürlükte imgesinin bulunması, hareketli görüntü ile katılıyorsa yine ekran görüntüsünün 2400 X 3500 PIXEL boyutunda, 300 DPI çözünürlükte bir imgesinin de yer alması gerekmektedir. Hareketli görüntüler herhangi bir formatta olabilir. Dosyada, adayın özgeçmişi, adresi, telefon/faks numarası ve e-posta adresinin de bulunduğu bir doküman yer almalıdır.

• Dosya teslimi suretiyle başvuru 01 Nisan 2014 tarihine kadar İstanbul Rotary Kulübü Derneği’nin aşağıdaki adresine elden ya da posta ile ulaştırılmış olmalıdır. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular dikkate alınmayacaktır.

• İstanbul Rotary Kulübü Derneği üyelerinin birinci dereceden akrabaları ve yakınları bu yarışmaya katılamaz.

II. Sergilenecek Yapıtların Tespit ve Teslimi

• Seçici Kurul, 18 Nisan 2014 tarihine kadar değerlendirmesini tamamlayarak sergilenmeye değer gördüğü 20 adayı, sergi ve katalogda yer almak üzere davet edecek, yarışmaya katılan diğer adayları da bilgilendirecektir.

• Seçici Kurul’un yapıtlarını ödüle değer gördüğünü bildireceği dört sanatçı, sergiye birden çok yapıt ile katılabilecektir.

• Sergi, 15 Mayıs – 28 Mayıs 2014 tarihleri arasında, Maslak’taki Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde gerçekleştirilecektir. Serginin tanıtım ve duyurusu İstanbul Rotary Kulübü Derneği tarafından görsel ve yazılı basında yapılacaktır.

• Sergi kataloğu, davet edilen tüm yapıtları içerecek, yaygın tanıtım ve dağıtımı yapılacaktır. Katalog basımı için yapıtların basım kalitesindeki fotoğraflarının (3000 dpi ve 2400 x 3500 piksel çözünürlükte) JPEG dosyası olarak, en geç 30 Nisan 2014 tarihine kadar İstanbul Rotary Kulübü Derneği’ne elden ya da posta ile teslim edilmesi gereklidir.

• Sergiye davet edilen yapıtların, İstanbul Rotary Kulübü Derneği sekreterliği ile randevulaşmak suretiyle, 01-06 Mayıs 2014 tarihleri arasında sergi mekânına ulaştırılması gerekmektedir.

• Dijital sanat ya da işitsel sanat üzerine üretilen yapıtların CD olarak teslim edilmeleri gerekmektedir.

• Mekânsal yerleştirme ya da mekânsal proje önerileri projenin belirtilen tarihte biteceğini belgeleyen detaylı teknik bilgi ve kesin tarihler belirtilerek hazırlanmış proje takvimiyle sunulmalıdır.

III. Seçici Kurul (isme göre alfabetik sırayla)

• Ayşegül Sönmez Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi, Sanat Eleştirmeni, Gazeteci

• Başak Şenova Küratör, Koç Üniversitesi, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü Öğretim Görevlisi

• Can Elgiz Mimar, Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi

• Haşim Nur Gürel Eleştirmen, AICA Türkiye

• Prof. Dr. Kaya Özsezgin Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi, Sanat Yazarı

• Özalp Birol Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü

• Prof. Dr. Serhat Kutlan İstanbul Rotary Kulübü 2013-2014 Dönem Başkanı

IV. Ödüller

• “İstanbul Rotary Sanat Büyük Ödülü” 15.000.- TL’dir (yalnız on beş bin Türk Lirası).

• Büyük ödülün yanı sıra üç adet 5.000.-TL (yalnız beş bin Türk Lirası) tutarında “İstanbul Rotary Sanat Başarı Ödülü” verilecektir. Beheri 5.000.-TL (yalnız beş bin Türk Lirası) tutarındaki üç adet “İstanbul Rotary Sanat Başarı Ödülü”, bütçeleri arzu eden İstanbul Rotary Kulübü üyeleri tarafından karşılanmak koşuluyla, sanatçılara, doğrudan bahse konu üyeler tarafından verilebilir. Böyle bir durumda, ilgili ödüllerin her biri ”İstanbul Rotary (İlgili üyenin adı ve soyadı) Sanat Başarı Ödülü” olarak anılır.

• Eseri kataloğa giren tüm sanatçılara “Katılım Belgesi” verilecektir.

• Ödül alan dört yapıt hukuken devri mümkün tüm haklarıyla birlikte İstanbul Rotary Kulübü Derneği’ne kalacaktır ve bu dört yapıt İstanbul Rotary Kulübü Derneği tarafından hukuken devri mümkün tüm haklarıyla satın alınmış gibi işlem görecektir. Aday, yarışmaya katılmak üzere başvurduğu andan itibaren, ödül kazanması halinde eserini hukuken devri mümkün tüm haklarıyla birlikte İstanbul Rotary Kulübü Derneği’ne devrettiğini gayrikabilirücu beyan ve kabul eder.

• İstanbul Rotary Kulübü Derneği, ödül alan yapıtları ve kataloğa giren diğer 16 yapıtın görsellerini etkinliklerde, eğitim faaliyetlerinde, katalog, broşür, afiş vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme, medyada yayınlama hakkı da dahil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır. Aday bu hususa herhangi bir itirazda bulunmayacağını ve yasal yollara başvurmak hakkından şimdiden gayri kabili rücu feregat ettiğini beyan, kabul ve taahhüt eder.

Dostluk Kareleri Fotoğraf Yarışması 2014

fotopya

Rönesans Gayrimenkul Yatırım bünyesindeki Alışveriş Merkezleri, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya işbirliği ile bu yıl ikinci kez fotoğraf yarışması düzenliyor. Bu yılki yarışmanın konusu ise: “Dostluk Kareleri” Yarışmada dereceye giren fotoğraflar Rönesans’ın ülke geneline yayılmış; Optimum Outlet (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana), Kozzy AVM (İstanbul) ve Piazza AVM (Samsun, Kahramanmaraş, Şanlıurfa)’lerinde sergilenecek. “

Geçtiğimiz sene “Gülümseten Kareler” konulu fotoğraf yarışmasına gösterilen yoğun katılım nedeniyle bu sene de yarışmanın ikincisinin düzenlenmesine karar veren Rönesans ve Yaratıcı Çocuklar Derneği, bu yılki yarışmanın konusunu ise “Dostluk Kareleri” olarak belirledi.

Dostlukları, dostluğu hep yaşamak, yaşatmak ve tüm dünya ile paylaşmayı amaçlayan “Dostluk Kareleri” isimli fotoğraf yarışması, üç farklı yaş grubuna yönelik düzenlenecek. “18 yaş üstü”, “Lise 9-12. sınıf öğrencileri” ve “Ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri” kategorilerinde yarışacak eserler, “dostluk” kavramını yansıtan karelerden oluşacak. Yarışma sonucunda dereceye girecekler hediye çekleri ile ödüllendirilecek.

 Verilecek ödüller şu şekildedir;

 18 Yaş Üstü Katılımcılar İçin Ödüller:

Birinci : 3.500.- TL’lik Hediye Çeki

İkinci : 2.500.- TL’lik Hediye Çeki

Üçüncü: 1.500.- TL’lik Hediye Çeki

2 Adet Mansiyon Ödülü : 500.- TL’lik Hediye Çeki

20 Adet Sergileme Ödülü : 100.- TL’lik Hediye Çeki

Lise Öğrencileri (Hazırlık, 9 – 12. Sınıflar):

Birinci : 2.000.- TL’lik Hediye Çeki

İkinci : 1.500.- TL’lik Hediye Çeki

Üçüncü: 1.000.- TL’lik Hediye Çeki

2 Adet Mansiyon Ödülü : 250.- TL’lik Hediye Çeki

17 Adet Sergileme Ödülü : 100.- TL’lik Hediye Çeki

 Ortaokul Öğrencileri (5 – 8. Sınıflar):

Birinci : 1.500.- TL’lik Hediye Çeki

İkinci : 1.000.- TL’lik Hediye Çeki

Üçüncü: 750.- TL’lik Hediye Çeki

2 Adet Mansiyon Ödülü : 250.- TL’lik Hediye Çeki

17 Adet Sergileme Ödülü : 100.- TL’lik Hediye Çeki

Ulusal çapta düzenlenecek olan “Dostluk Kareleri” yarışmasına katılım ücretsiz olacak. Yarışmaya katılmak isteyenler eserlerini, www.fotopya.com adresine, 18 Nisan 2014 tarihine kadar gönderilebilecek. Yarışmaya katılmak isteyen çocuk ve gençler isterlerse, yarışmanın son katılım tarihine kadar her gün 1 adet farklı fotoğraf gönderebilecekler.

Yarışmacıların fotoğraflarının değerlendirmeye alınabilmesi için, gönderecekleri karelerin; uzun kenarlarının 1600 pikselden büyük, kısa kenarlarının da 1000 pikselden küçük olmaması gerekiyor. “Dostluk Kareleri” isimli fotoğraf yarışmasının sonuçları ise, seçici kurulun değerlendirmesinin ardından, 12 Mayıs 2014 tarihinde açıklanacak.

Yarışmanın seçici kurulunu oluşturan isimler arasında; Rönesans Holding Yönetim Kurulu Üyesi İpek ILICAK, Yaratıcı Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Didem ÇAPA, Foto Muhabiri Ara GÜLER, Yaratıcı Çocuklar Derneği Fotoğraf Komisyonu Başkanı Tuncay BULUZ, Mimar Sinan Üniversitesi – GSF Fotoğraf Bölümü Öğretim Görevlisi Nadir EDE, Fotoğraf Sanatçısı İzzet KERİBAR, Fotopya Fotoğraf Sanatı Portalı Genel Koordinatörü Akın MISIRLIOĞLU, Fotoğraf Sanatçısı Melih AKOĞUL, Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü Sebati KARAKURT, Fotoğrafevi Genel Koordinatörü Gölnur CENGİZ ve İFSAK 2009-11/ 2011-13 Dönemi Başkanı Fotoğraf Sanatçısı Tanju AKLEMAN yer alıyor.

Dereceye giren fotoğraflar ve sahipleri, Fotopya-Mag, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Yaratıcı Çocuklar Derneği, Optimum Outlet, Kozzy AVM ve Piazza AVM facebook ve twitter sayfaları üzerinden duyurulacak. Ödül töreni ve sergileme ile ilgili detaylar ise, yarışma sonuçlarının açıklandığı tarihte, yer ve zaman belirtilerek Fotopya Fotoğraf Sanatı Portalı üzerinden bildirilecek.

“Dördüncü” Kez Düzenleniyor…

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

4. Ölüm Sanat ve Mekân

 GÜNÜN ETKİNLİĞİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 OKUL/ATÖLYE/KURS/SEMİNER

78’liler Girişimi bünyesinde oluşturulan “Röportaj Atölyesi” bugün saat 18:30-20:30 arasında Süslü Saksı Sokak, No: 18 Kat:5 Beyoğlu/İstanbul adresindeki 78’liler Girişimi Merkezinde başlıyor.

Pangea Kültür’de 24 Aralık’a kadar her salı 19:030-21:30 arasında “Medya Dersliği ve Atölyesi” sürdürüyor. (İletişim: 532 668 28 64)

TOPLANTILAR

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen “Boğaziçi Üniversitesi 150. Yıl Kutlamaları kapsamında bugün saat 16:00’da Rektörlük Konferans Salonu’nda Fantastik, Polisiye ve Bilim-Kurgu Edebiyatı paneli gerçekleştirilecek.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü tarafından Saat 18:00’de Bilgi Ün. Santral Kampüsü, E-4, 205’de “Gezi Parkı ve Sol Hareketler” paneli gerçekleştirilececek.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ‘nde saat 18:00’de, Charlotte Joppien (Sydney Macquarie Üniversitesi doktora öğrencisi) “How Eskişehir became a European City – On the Innovation of Tradition in Public Space” başlıklı sunumu gerçekleştirecek. (Sunum dili İngilizcedir.)

THY Greviyle Dayanışma Komitesi 29 Mayıs 2013’den bu yana süren THY Grevcileriyle dayanışmak üzere saat 19:30’da TMMOB Makine Müh.Odası Toplantı Salonunda Dayanışma Toplantısı gerçekleştirecek.

AÇILIŞ/BULUŞMA

Emre Yunusoğlu’nun Bodrum Yalıkavak’ın meşhur günbatımı seyir tepesinin hemen yanındaki Yalıkavak çöplüğünü fotoğrafladığı “Öteki Bodrum” adlı sergisi saat 18:00’de, TEB Özel Bankacılık Nişantaşı Merkezi’nde açılıyor. Sergi 13 Aralık 2013 tarihine kadar gezilebilir.

TİYATROLAR

Şermola Performans geçen yıldan beri başarıyla sergilediği “Disko 5 No’lu” adlı oyun bu sezonda da sürüyor.

Kumbaracı 50’de saat 20:30’da Altıdan Sonra Tiyatro, “6 Üstü Oyun No:2 / Evaristo” adlı oyununu sergileyecek.(Bugün ‘istediğin kadar öde günü’dür.)

İkincikat Tiyatro Beyoğlu Sahnesi bu akşam 20:30’da Ekip Topluluğunun “Öğüt” adlı yeni oyunlarını sergiliyor.

Kara Sahne bu akşam 20:30’da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergileyeceği “Her Güzel Şey Gibi” adlı oyunuyla yeni sezona ‘merhaba’ diyor.

Tiyatro Dünyası Oyuncuları “Arapsaçı” adlı oyunlarını bu akşam 20:30’da Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sergileyecek.

Karakutu bugün 20:30’da “Dövme – Tattoo” oyunu Asmalı Mescit Sahne’de sergiliyor.

Ata Ünal “Oda ve Adam” oyununu bu akşam 20:30’da Oyun Atölyesi’nde sergileyecek.

Tiyatro Terminal bu akşam 20:30’da İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi, Benal Nevzat Salonu’nda Hiç adlı oyununu sergiliyor.

FİLM FOTOĞRAF GÖSTERİMİ / SİNEMA

Yeşilçam Sineması’nda bu hafta “Başka Söze Gerek Yok” filmi 12:00/13:45/15:30/17:15/19:00 seanslarında gösteriliyor.

Beyoğlu Sineması’nda bu hafta “Sen Aydınlatırsın Geceyi” filmi ve “Başka Sinema devam ediyor. (Pera Sineması’nda 12:00/14:15/16:30/18:45/21:00 seanslarında Popüler filmi sürmektedir.)

Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle düzenlenen Her Cuma Yeni Sinema programında bu gün saat 14:00 ve 16:30’da “Rüzgârlar” (Yön.: Selim Evci) Levent Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

PERA Film’in Sınırdaki Kadınlar / Kadın ve Göç başlığıyla sunduğu film programında yer alan “Peki Şimdi Nereye?” filmi saat 19:00’da müzenin sinema salonunda sergilenecek.

Bodrum Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından düzenlenen “Ahmet Çağlar” fotoğraf gösterisi, Bodrum Belediyesi Meclis Salonu’nda saat 19:00’da gerçekleşecek.

DİNLETİ/OPERA/MÜZİKAL

23. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen Kampüste Caz programında bugün saat 18:00’de “Sean Nowell and The Kung-Fu Masters” Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Gösteri Merkezi, Hasan Turan Salonu; saat 19:00’da “Şenay Lambaoğlu” Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonu’nda söyleyecek.

Akbank Sanat “Piyano Günleri” saat 20:00’de Nikolaj Hess konseri ile başlıyor. Sanatçı saat 15:00’de bir de “masterclass” gerçekleştirecek.

İş Sanat’ta bugün 20:00’de İspanyol sanatçı Chambao Flamenko ve Chill Out müziğinden oluşan ezgileriyle sahne alıyor.

Ankara Devlet Opera ve Balesi saat 20:00’de “Fantastik” müzikalini sahneleyecek.

Moğollar “45. Sanat Yılı” Konserini saat 20:30’da İzmit Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor.

 SÜREN ETKİNLİKLER:

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 11-13 Kasım 2013 tarihlerinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4. Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi düzenliyor.

Türkiye ve Orta Doğu Forumu Vakfı (Özgür Üniversite) 2013 Güz Dönemi Seminerleri İstanbul’da gerçekleştirilecek. (Program)

Antalya Belediyesi tarafından düzenlenen “14. Antalya Piyano Festivali” Antalya’da sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarını farklı sahnelerde sürdürüyor.

Kaynak:[-]

Yazan: Mustafa SÜTLAŞ

Sizler için 2013 yılında pek çok dalda yapılacak yarışmaları derlemeye çalıştık.

Diğer yarışmalar açıldıkça sitemizde zaman zaman duyurmaya çalışacağız.

 

“Taç Bir De Sen Tasarla”

Son katılım tarihi: 22/03/2012

Taç Bir De Sen Tasarla Yarışması’nın konusu “Gençlik”tir. Bu kapsamda yarışmada, gençlerin düşledikleri dünyayı, özgürlük, gelecek ve/veya dönüşüm kavramlarıyla anlattıkları tasarımlar yarışacaktır.

Ev tekstilinde moda yaratabilecek tasarım ve tasarımcıların ortaya çıkmasını sağlamayı hedefleyen ve Zorluteks Tekstil Tic. Ve San. A.Ş. (“Zorluteks“ olarak anılacaktır) tarafından organize edilen “Bir De Sen Tasarla” yarışması, “nevresim desen tasarımı” kategorisinde “gençlik” teması ile düzenlenmektedir.

Ödüller
Birincilik ödülü: 10.000- TL
İkincilik ödülü: 7.000- TL
Üçüncülük ödülü:5.000-TL

Mehmet Zorlu Vakfı Özel Bursu(*): 6 Adet
TETSİAD Özel Ödülü: 1 kişi 3.000- TL
Sosyal Medya Ödülü(**): 1 kişi 3.000- TL
Böylece toplam 11 ödül verilecektir.

Şartname için tıklayınız:

http://www.facebook.com/tacbirdesentasarla/app_283383435045779

 “Dünya Su Günü” Yarışma Başvuruları Başladı…

22 Mart 2013 “Dünya Su Günü” kutlama faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen; Resim, Kompozisyon, Afiş ve Fotoğraf yarışma başvuruları başladı…

uyun giderek artan öneminden dolayı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; 1992 yılında Brezilya’nın başkenti Rio de Janerio’da düzenlenen, Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda her yıl 22 Mart tarihinin “Dünya Su Günü” olarak kutlanmasına karar vermiştir.

1995 yılından bu yana Dünya Su Günü her yıl farklı bir tema vurgusu ile kutlanmaktadır.2013 yılının teması ise  Uluslararası Su İşbirliği Yılı” olarak belirlenmiştir.

 Bu yıl 21. kez düzenlenecek olan Dünya Su Günü, 1996 yılından bu yana ülkemizde de başta Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olmak üzere, üniversiteler, belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır.

Bu yıl düzenlenecek kutlama etkinlikleri kapsamında afiş, fotoğraf, resim ve kompozisyon yarışması da düzenlenecektir. Afiş ve Fotoğraf yarışmasında son başvuru tarihi 22.02.2013  olup, DSİ Genel Müdürlüğü’ne posta yoluyla iletilmesi gerekmektedir.

 Birincilik ödülü : Plaket  ve   2500 TL

İkincilik ödülü   : Plaket  ve   2000 TL

Üçüncülük ödülü    : Plaket  ve   1500 TL

Afiş ve fotoğraf yarışması için katılım şartları ve ayrıntılı bilgi için tıklayınız…

Afiş Yarışması

Fotoğraf Yarışması

İlköğretim Okulları 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabileceği Resim ve Kompozisyon yarışmalarında son başvuru tarihi 15.02.2013 olup, bağlı bulundukları DSİ Bölge Müdürlüklerine posta yoluyla iletilmesi gerekmektedir.

Birincilik ödülü : Plaket  ve   1500 TL

İkincilik ödülü   : Plaket  ve   1000 TL

Üçüncülük ödülü          : Plaket  ve   750 TL

Kompozisyon yarışması için Katılım şartları ve ayrıntılı bilgi için tıklayınız…

Kompozisyon Yarışması

 Resim Yarışması

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM SENARYO YARIŞMASI

Son Başvuru Tarihi: 22 Şubat 2013 (Uzatıldı !)

Ödüller:

1.lik ödülü: 25.000 TL

2.lik ödülü: 10.000 TL

3.lük ödülü: 5.000 TL

Bulut İnşaat’a reklam filmi hazırlanması amaçlanmaktadır. 22 ocaktan itibaren 2 hafta boyunca halk oylaması yapılacaktır. Halk oylamasıyla seçilen 15 senayo içinden 3 adeti jüri tarafından belirlenecektir.

Ayrıntılar için:
http://www.iamistanbul.tv/yarismalar/odullu/istanbul-senaryo-yarismasi.html

 16. ULUSLARARASI BİLİM ve BAHAR ŞENLİĞİ SENARYO YARIŞMASI

Son Başvuru Tarihi: 4 Mart 2013
 Dereceye girenler şöyle ödüllendirilecektir:
1.lik Ödülü : 5.000,00 (bintürklirası)
2.lik Ödülü : 2.500,00 (ikibinbeşyüztürklirası)
3.lük Ödülü : 1.000,00 (bintürklirası)
Konu: Piri Reis’in hayatı, çalışmaları, eserleri ile ilgili senaryo yarışması
Katılım: Bilimsel kaynaklara uygun bir kurgulama yapılacakYarışmaya yurt içi veya yurt dışından amatör ve profesyonel herkes başvurabilir. Metin dili Türkçedir.

ILDC 2013 – 5. Uluslararası Asansör Tasarım Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 18 Mart 2013 

 Yarışma Teması: Asansörlerde Kasıtlı Kötü Kullanıma Karşı Tasarımlar

Yarışma Amacı:  Asansör sektöründe katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi ve tasarım etkinliklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu yarışmayla asansör sektörü ve asansör kullanıcıları için yenilikçi tasarımların desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Bilindiği gibi asansörler EN81-1 & 2’deki kurallara göre tasarlanır. Ancak kasıtlı tahribata karşı dayanıklı olması istenilen asansörlerde doğal olarak, asansör kullanıcılarının güvenliğini temin etmek üzere daha farklı hususlar da göz önüne alınmalıdır. Bu hususlarla ilgili olarak ekte verilen TS EN81-71 standardının çok iyi özümsenmesi ve hazırlanacak projelerde uygulanabilirliğin sağlanması gerekmektedir.
Asansörlerde karşılaşılabilecek tehlikeler arasındaki “İnsan Davranışı” ile ilgili olan tehlikeler, yukarda sözü edilen standartta belirtilmiş olmasına rağmen ayrıca kısaca bu şartnamenin ekinde de verilmiştir. Ancak bu ekin sadece “hızlı göz atma” (quick reference) için verildiği unutulmamalıdır: Esas ve geçerli olan yine TS EN81-71 standardıdır.
Standardın 10 ve 11 sayfalarında “Kurallara uygunluğun doğrulanması için kullanılacak metotlar” adıyla verilen Çizelge 2’nin çok iyi incelenerek projelerin hazırlanması önemlidir.
Hazırlanacak projelerin, standartta belirtilen hangi asansör kategorisi (Bknz. Ek A Müşteriler/tasarımcılar için kılavuz Çizelge A.1) için hazırlandığı da özellikle belirtilmelidir.
Yarışma sonunda uygulanabilirliği jüri tarafından belirlenen tasarımların üretilerek hayata geçirilmesi hedeflendiğinden, projelerin tasarımcıları ile anlaşılarak telif hakları devir alınacaktır.

Yarışma Takvimi:

  • Proje teslim tarihi : 18 Mart 2013 Pazartesi saat 17:00’ye kadar 
  • Seçici Kurul toplantısı : 30 Mart 2013 
  • Sonuçların ilanı ve ödül töreni : 1 Nisan 2013 
  • Sergi ( Fuar Alanı ) : 4 – 7 Nisan 2013

Yarışma Jürisi: 

  • 9 asil ve 2 yedek üyeden oluşan Seçici Kurul AYSAD, IFO ve ETMK tarafından oluşturulmuştur.

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya Endüstriyel Tasarımcılar, Mimarlar, Đç Mimarlar, Mühendisler ve bu meslek ünvanlarını almak üzere yüksek öğrenimine devam eden öğrenciler katılabilirler.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışma uluslararası olup, 4/a. Maddesinde bahsi geçen ünvanlardan birine sahip kişiler bu şartnamede belirtilen koşullara uygun olarak hazırlayacakları proje ve dokümantasyonu belirlenmiş süre içinde Yarışma Sekreteryası’na ileterek katılabilir.
  • Yarışmalara grup olarak katılmak mümkündür. Grubu oluşturan kişilerden en az biri 4/a. maddesinde yer alan ünvanlardan birini taşımalı ve grup en fazla 4 kişiden oluşmalıdır.
  • Çizimler: En çok 2 adet paftadan oluşan, her biri A1 boyutunda, 300 dpi çözünürlükte PDF veya A1 boyutunda 600 dpi çözünürlükte JPEG olarak hazırlanmış ve CD’ye kaydedilmiş olmalıdır. CD olarak teslim edilecek projeler Yarışma Sekreteryası tarafından bastırılacaktır.
  • Rapor: Projeyi 500 kelimeyi aşmayacak şekilde yazılı olarak anlatan, A4 boyutunda Word veya PDF formatında Türkçe ve/veya Đngilizce 1 sayfalık proje raporu ayrıca bir CD’de kaydedilerek teslim edilmelidir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Posta yolu yada elden teslim yapılır.
  • Adres:  Kore Şehitleri Cad. No: 34 Kat.4, Zincirlikuyu Şişli 34394  İSTANBUL TÜRKİYE

Ödüller:

  • Birincilik ödülü : 5.000 € 
  • İkincilik ödülü : 3.000 €
  • Üçüncülük ödülü : 1.000 €

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD)
  • İFO  İstanbul Fuar Hizmetleri A..Ş

Nurol GYO Tasarım Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 20 Şubat 2013 (Teslime 16 days kaldı)

Yarışma Teması: İstanbul için Hafta sonu Kentini Tasarla

Yarışma Amacı: Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, farklı fikir ve tasarımlarla, rekabetin hız kazandığı bu dönemde, genç beyinlerin yaratıcı fikir ve özgün tasarımlarının teşvik edilmesi gerektiğini düşünmektedir. Bu anlamda, Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. nezdinde üniversitelerin desteğiyle düzenlenecek olan Nurol GYO Mimarlık Öğrencileri Yarışması ile gençleri desteklemeyi amaçlamaktadır.

İstanbul için Hafta sonu Kentini Tasarla / Desing the weekend city.

20.yüzyıla  çok katmanlı, kozmopolit  ve zengin kent kültürü ile giren İstanbul, diğer yandan Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesi ve kapsamlı bir modernleşme projesini finanse edecek gücünün olmaması nedeniyle  günden güne enerjisini ve çeşitliliğini yitirerek girdi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında  ise İstanbul’a göç edenler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kaldılar  ve  enformel kent  böyle kuruldu. Enformel kentleşme, alt-orta sınıf için modern kent “gecekondulu-minibüslü-seyyar satıcılı” bir yaşam anlamına gelirken , üst-orta sınıfların modern kenti ‘yap-satçı’ müteahhitlerin inşa ettiği bir  apartman denizinden ibaret oldu.
50 sonrası ise hızla büyüyen şehrin inşaa ettiği tek şey ise konut oldu. Bu plansız kentleşme de İstanbul’da kamusal alan inşasını neredeyse unutturdu.
Oysa ki kamusal alan kenti ve kentlileri bir  arada  tutan güçlü bir bağ.
İşte bu kapsamda yarışma katılımcılarından anahtar sözcüklerimizden ilham alarak ve fikir denizlerini genişleterek haftasonu için kente özel tasarımlar geliştirmeleri ve yeni fikirler üretilmesi bekleniyor.

  • Açık alanlar
  • Kıyılar
  • Eğlence / dinlence alanları
  • Yer
  • Boş zaman
  • Aylak / Flaneur
  • Mekansal ve sosyal kutuplaşma

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 26 Kasım 2012
  • Son Başvuru Tarihi: 20 Şubat 2013
  • Proje Son Teslim Tarihi: 15 Mart 2013
  • Seçici Kurul Değerlendirmesi ve Sonuçların Açıklanması: Nisan 2013

Yarışma Jürisi:

  • Prof. Dr. Ahmet Eyüce / Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı
  • Prof. Dr. Arzu Erdem /  İTÜ Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü Bölüm Başkanı
  • Doç. Dr. Tansel Korkmaz /  Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı
  • Musa Aykaç / Nurol GYO Genel Müdürü
  • Tuğba Ensari / Nurol GYO Genel Müdür Yardımcısı

Katılım Koşulları:

  • Yarışma, tüm Türkiye’deki T.C. üniversitelerinin Mimarlık Bölümlerinin 1.2.3. ve 4. sınıf lisansöğrencilerine açıktır.
  • Yarışmaya grup katılımı serbesttir.Grup üye sayısı 3’ü geçemez
  • Yarışmacılar en fazla iki ayrı öneri ile yarışmaya katılabilirler.
  • Yarışmaya Seçici Kurul üyeleri, raportörler ve Nurol GYO şirket yönetici ve çalışanlarının birinci derece yakınları katılamaz.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Katılım websitesi üzerinden gerçekleştirilecektir. Proje yüklemek için tıklayın.

Ödüller:

  • Birincilik Ödülü : MacBook Pro
  • İkincilik Ödülü : Macbook Air
  • Üçüncülük Ödülü : I-Pad 3

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Nurol GYO

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

Urla Belediyesi İçmeler Sahil Düzenlemesi Ulusal Öğrenci Kentsel Tasarım Proje Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 15 Mart 2013 (Teslime 39 days kaldı)

Yarışma Teması: Kentsel Tasarım

Yarışma Amacı: Urla Belediyesi tarafından “Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği” kapsamında “Serbest, Ulusal ve Tek Kademeli” olarak yarışmaya çıkarılmıştır.

“Urla Belediyesi İçmeler Sahil Düzenlemesi” konulu fikir projesi yarışması, uzun bir geçmişe sahip olan bölgenin potansiyelleri ile değerlendirilip yeniden kentlilere kazandırılması, bölgenin canlandırılması, çekim merkezi haline gelmesi; hem Urlalıların hem de Urla müdavimlerinin yeniden gözdesi olması doğrultusunda yenilikçi, sürdürülebilir, işlevsel ve ekonomik fikirlerin ortaya çıkmasını amaçlamaktadır. Öncelikle yarışmacıların bölgeyi ve Urla’yı araştırmaları, yöreye özgü turizm dinamiklerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda proje ile ilgili kavramsal yaklaşımların ve tasarım fikirlerinin genç tasarımcılar tarafından ortaya konması hedeflenmektedir.

Bu alan fiziksel sınırları, büyüklüğü, konumu ve potansiyelleri ile çevresindeki mevcut yapılaşmayı doğrudan etkileyecek bir konuma sahiptir. Alan içerisindeki yolların tasarımın içerisinde değerlendirilmesi, yaya ve araç hareketlerine ilişkin önerilerin oluşturulması ve alanın bütünleştirici bir merkez oluşturacak şekilde tasarlanması, sahil hattının kullanımına ilişkin öneriler ile sunulan projelerin enerji ve çevre duyarlılıklarını barındırması, sürdürülebilir olması, engelli vatandaşların kullanımına olanak sağlaması yarışmacılardan beklenmektedir.

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 08 Ocak 2013 Salı
  • Soruların sorulması için son gün: 18 Ocak 2013 Cuma
  • Cevapların ilanı : 28 Ocak 2013 Pazartesi
  • Projelerin son teslim günü: 15 Mart 2013 Cuma
  • Jüri değerlendirme: 21/24 Mart 2013 Per-Cu-Cts-Pzr
  • Sonuçların açıklanması: 27 Mart 2013 Çarşamba
  • Kolokyum ve Ödül Töreni: 14Nisan 2013 Pazar

Yarışma Jürisi:

  • Deniz Erinsel Önder
  • Ebru Yılmaz
  • Ülkü Inceköse
  • Hülya Koç
  • Semahat Özdemir
  • Vecdi Küçükerbaş
  • Emine Malkoç

Katılım Koşulları:

Yarışmaya katılacak yarışmacıların aşağıdaki koşullara uyması şarttır:

  • Yarışmaya Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Mimarlık ve Güzel Sanatlar, Tasarım, Mühendislik-Mimarlık Fakültelerinde öğrenim gören mimarlık, şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım bölümleri lisans öğrencisi olmak.
  • Jüri üyeleri (danışman, asli, yedek) ve raportörlerle bunların birinci dereceden akrabaları, ortakları, yardımcıları ve çalışanları arasında olmamak.
  • Jüri çalışmalarının herhangi bir bölümüne katılmamış olmak.
  • Yarışmaya bireysel ya da ekip olarak katılım mümkündür. Ekip olarak katılımlarda kişi sayısı sınırlaması yoktur. Ekip olarak katılımlarda ekip başının belirtilmesi gerekmektedir. Ekip başı mimarlık, şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım bölümlerinden herhangi bölümün öğrencisi olabilir.
  • 2012-2013 Eğitim Öğretim Güz yarı yılında mezun olan öğrenciler de yarışmaya katılabilirler.
  • Şartname alıp isim, adres ve iletişim bilgilerini raportörlüğe kaydettirmiş olmak şarttır. (Ekip olarak katılanlardan bir kişinin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir.)
  • Yarışmaya katılan her projede özgünlük ve daha önce başka bir yerde yayınlanmamış ya da başka bir yarışmada ödül almamış olması şartı aranmaktadır. Bunun aksi bir durumun tespiti ve bu tespitin, jüri üyelerinin nitelikli çoğunluğu tarafından onaylanması halinde, proje yarışma dışı bırakılır, ödül kazandıysa ödülün tamamı yarışma organizasyonuna iade edilir.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışmaya sunulan çalışmaların her türlü fikri hakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun hükümleri uyarınca sahiplerine aittir, ancak bu yarışmaya katılmakla projelerinin Urla Belediyesi tarafından sergilenmesi ve her türlü yayın aracıyla yayınlanmasını kabul etmiş sayılacaklardır.
  • Belediye, yarışma sonucu ödül alan projeyi aynen kullanmak zorunda değildir, diğer projelerle birlikte değerlendirerek uygulamaya yetkilidir.
  • Yarışma projeleri iade edilmeyecektir.
  • Yarışmaya katılan öğrenciler, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.
  • Kayıt için son tarih soruların cevaplarının yayınlandığı tarihtir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Elden yada posta yolu ile katılım sağlanabilir.
  • Adres: Hacıisa Mahallesi Bülent Baratalı Caddesi Cumhuriyet Meydanı No:3 Urla / İzmir, 35430

Ödüller:

  • Birincilik ödülü: 4.000.-TL 
  • İkincilik ödülü: 3.000.-TL
  • Üçüncülük ödülü: 2.000.-TL 

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Urla Belediyesi

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

  • Yarışma Şartnamesi
  • Web:http://www.urla.bel.tr
  • E-Posta: kentseltasarim@urla.bel.tr
  • Tel: (0232) 754 10 88 – dâhili 154
  • Adres: Hacıisa Mahallesi Bülent Baratalı Caddesi Cumhuriyet Meydanı No:3 Urla / İzmir, 35430

Annemin İşi Benim Geleceğim: “Borusan Neşe Fabrikası” Mimari Proje Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 12 Nisan 2013

Yarışma Teması: Kente karşı işlenen suçlar

Yarışma Amacı: “Organize Sanayi Bölgelerinde Kreş ve Gündüz Bakımevi Ulusal Mimari Proje Yarışması” konulu mimari tasarım gerçekleştirilirken; kültür, sanat, bilim ve doğa değerlerinin yarışma yolu ile geliştirilmesi, çok sayıda seçenekten uzun vadede gereksinimleri karşılayabilecek nitelikli, özgün, işlevsel, ekonomik ve yenilikçi çözümler seçilmesi ve güzel sanatların teşvikine uygun ortam sağlanmasıdır.

Borusan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile iş birliği içerisinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan 10 farklı OSB’de “Borusan Neşe Fabrikası” üst başlığı ile 0-6 yaş arası “Kreş ve Gündüz Bakımevleri” kuracaktır. Pilot bölge olarak Adıyaman OSB seçilmiştir. Yarışmanın konusu, farklı bölgelerde, 75 ile 150 çocuk arası değişen büyüklüklerde 0-6 yaş arası olacak bu Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nin mimari tasarımlarına dair bir model oluşturmak ve bu modeli Adıyaman OSB’de verili arsada bulunacak pilot uygulama için mimari proje düzeyinde geliştirilmesidir.

 

Yarışma Takvimi

  • Yarışmanın ilanı: 25 Ocak 2013
  • Soru Sorma Son Tarih: 22 Şubat 2013
  • Soruların Yanıtlanması: 25 Şubat 2013
  • Projelerin Son Teslim Tarihi: 12 Nisan 2013
  • Jüri Değerlendirme Toplantısı: 18-20 Nisan 2013
  • Sonuçların Açıklanması: 22 Nisan 2013

Yarışma Jürisi: 

Asil Jüri Üyeleri (Seçici Kurul)

  •  Durmuş Dilekçi  – Yük. Mim., Uras+Dilekçi Kurucu Ortağı
  • Gökhan Avcıoğlu – Yük. Mim., Uras+Dilekçi Kurucu Ortağı
  • Prof. Hakkı Önel (jüri başkanı)  – Yük. Mim., YTÜ Öğretim Üyesi
  • Yrd. Doç. Dr. Hikmet Sivri Gökmen – Yük. Mim., DEÜ Öğretim Üyesi
  • H. Sinan Omacan – Yük. Mim., Atölye Mimarlık Kurucusu
  • Yrd. Doç. Dr. Murat Uluğ – Yük. Mim. KOÜ Öğretim Üyesi
  • Sinan Kafadar – Mim., Metex Design Ortağı

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya tüm TMMOB Mimarlar Odası üyeleri tek başlarına veya ekip olarak katılabilirler.
  • Ekip olarak katılımlarda TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, TMMOB İçmimarlar Odası ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Üyeleri, üyeliklerini belgelemek şartıyla yer alabilirler.
  • Ayrıca farklı disiplinlerden danışman ve yardımcı olarak ekip üyesi olunabilir.
  • Projelerin son teslim tarihine kadarwww.anneminisi.org adresinden kayıt formu doldurmak koşuluyla yarışmaya başvurulabilir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Adres: Fulya Mah. Yeşilçimen Sok. No:12/430 34394, Fulya / İstanbul

Ödüller:

  • Birincilik Ödülü: 40.000 TL
  • İkincilik Ödülü: 30.000 TL
  • Üçüncülük Ödülü: 20.000 TL
  • Eş mansiyonlar (3 adet): 10.000 TL
  • Satın Alma (Gereğinde Jüri kullanımı için): 15.000 TL

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Borusan

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

Karşılama-Sergi-Sunu Mekanı Ulusal Öğrenci Mimari Proje Yarışması 2013

Son Başvuru Tarihi: 26 Şubat 2013 (Teslime 22 days kaldı)

Yarışma Teması: Karşılama ve kayıt kabul standı tasarımı

Yarışma Amacı: Türkiye’de de insan – çevre ilişkileri açısından yaşanan gelişmeler, oluşan dinamikler, çevreye verilen önemin giderek arttığını göstermektedir. Sürdürülebilirlik çerçevesinde gelişen kavramlar, gerek bilimsel, gerekse toplumsal zeminlerde ağırlığını giderek daha çok hissettirmekte, özellikle kamu kuruluşlarına, meslek örgütlerine, eğitim kurumlarına önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Bu bağlamda; Mimarlar Odası Bursa Şubesi de sürdürülebilir çevre oluşum sürecine meslek insanlarının katkıda bulunmasını temel hedef olarak görmekte ve geleceğin mimarlarından, 25. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi için “Mimarlar Odası” nın sürdürülebilirlik ile ilgili duruşunu anlamlandıracak özgün tasarımlar elde etme amaçlı karşılama ve kayıt kabul standı yarışması düzenlemektedir.
Yarışmanın amacı ”Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği” kuralları içinde kültür, sanat, bilim, çevre ve etik değerleri dikkate alarak güzel sanatları teşvik etmektir.
Dünya ile hatta giderek evren ile insanın aynı bedeni paylaştığının bilincine ulaşmaktır. Çünkü aynı bedeni paylaşan bir sağ el, sol ele zarar vermez.
Hoyratça tükettiğimiz doğal kaynakların sonsuz olmadığı, dikkatlice kullanılmadığı ve yaşamsal döngünün önü kesildiği takdirde erkenden yok olacağı bilinmelidir. Medeniyetin bedeli ise, yok edilen bir dünya değildir. Bir yaşamı sürdürebilir kılmak; yenilenebilir enerjiler kullanarak yaşam sürdürürken, en az atık üretmek hedefine giden bir yolda ilerlemektir. Fakat unutmamalıdır ki, yaşam bir alışveriştir. Sıfır atık; atık üretmemek değil, tasarımın işlevi bittiğinde, malzemesinin dönüşebilir, yani tekrar yaşamsal döngüye dahil edilebilir olması demektir…
Temel soru ise; dönüştürmek zorunda olduğumuz malzemelere aslen mahkum olup olmadığımızdır. Alternatif bir yaşam ve üretim tekniği, tüm tasarımlarımızın en önemli ve öncelikli araştırması olmalıdır. Başını sonunu sorgulamadığımız malzemelerle bir yaşam kurmaya kalkarsak unutmamalıyız ki; yaşam da “bir kez” kaybedilir.

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 15 Ocak 2013  
  • Soru Sorma İçin Son Tarih: 15 Şubat 2013
  • Proje Teslimi: 26 Şubat 2013 Saat 17.00
  • Jüri Değerlendirmesi: 02 Mart 2013
  • Sonuçların İlanı: 04 Mart 2013
  • Ödül Töreni: 27 Mart 2013
  • Sergi:27-31 Mart 2013
Yarışma Jürisi:
  • Prof.Dr. Nilüfer AKINCITÜRK – Uludağ Üniversitesi Müh. Mim Fak. Mimarlık Bölümü
  • Prof.Dr. Ataman DEMİR – MSGSÜ / Işık Üniversitesi Güzel San. Fak. İç Mim. Böl.
  • Prof.Dr. H.Semih ERYILDIZ – Gebze Yüksek Tek.Ün.Mim.Fak.Mim.Böl.
  • Doç.Dr. Arzu ÇAHANTİMUR – Uludağ Üniversitesi Müh.Mim.Fak.Mimarlık Bölümü
  • Öğr.Gör.Dr. Göktürk GÜLTEK – Gazi Üniversitesi Mim.Fak.Mim.Böl. / Atılım Ün.İç.Mim.Çev.Tas.Böl.
  • Y.Mim. Çelik ERENGEZGİN – Serbest Mimar
  • Y.Mim. İhsan DUYGULU – Serbest Mimar

İhtiyaç Program:

Bursa Tüyap Sergi ve Fuar alanı yapısı giriş holünde;
  • Karşılama ve kayıt kabul standı ……………………………           toplam 24 m2
Mimarlar Odası’nın kurumsal kimliği yanında sürdürülebilirlik temasını da içeren, hızlı ve kolay imal edilebilecek,sökülebilir-takılabilir, gelecek yıllarda da Fuar ve Kongrelerde karşılama amaçlı olarak kullanılabilecek stantta aşağıdaki temel fonksiyonlar bulunmalıdır:
  • Karşılama Bankosu(dört kişilik) 16 m2
  • Mimarlık Vakfı Standı(bir kişilik ) 4 m2
  • Kongre kitapçıkları ve çantaları için depo mekanı 2 m2
  • Kitap ve CD satış alanı 2 m2
Kazanan proje 27 Mart 2013 tarihinde başlayacak olan fuar alanında uygulanacağından; tasarımlar kısa sürede imal edilebilecek ve kolaylıkla monte edilecek sistemde ele alınmalıdır.
  • Sponsor firmalar için mekan kurgusu (giriş holü içinde müellif önerecektir)
  • Sergi alanı
Yaklaşık 50 adet (A0) pafta sergilenebilmelidir.(giriş holü içinde müellif önerecektir)
  • İşlik (25 kişilik)
Devingenliği ile, atölye kullanıcısının tasarımına göre değişime olanak veren mekan kurgusu içermelidir (giriş holü içinde müellif önerecektir).
Katılımcının öngördüğü senaryo doğrultusunda programla ilgili çeşitli esneklikler kazandırılabilir.

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Mimarlık öğrenimi gören lisans öğrencileri bireysel ya da grup olarak katılabilirler.
  • Bireysel katılımlarda bizzat katılımcının, grup katılımlarında ekip başının Mimarlık Bölümünden olması zorunludur. Grup katılımlarında kişi sayısı sınırlaması yoktur.
  • Katılımcılar; Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nden veya www.bursamimar.org.tr internet adresinden ücretsiz şartname alarak yarışma raportörlüğüne kayıt olacaklardır. (Ekip olarak katılanlardan bir kişinin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir)
  • Üniversitelerin 2011 Bahar Yarıyılı Eğitim-Öğretim Dönemi ve sonrasında mezun olan öğrenciler de yarışmaya katılabilirler.
  • Yarışmaya katılan her projede özgünlük ve daha önce başka bir yerde yayınlanmamış ya da başka bir yarışmada ödül almamış olması şartı aranmaktadır.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışmaya sunulan çalışmaların tüm hakları Mimarlar Odası Bursa Şubesi’ne aittir. Yarışma projeleri iade edilmeyecektir (Paftalar sergi amaçlı kullanılacaktır).

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Elden yada posta ve kargo yolu ile yarışmaya başvuru yapılabilir.
  • Adres: Mimarlar Odası Bursa Şubesi / Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi / Odunluk Mahallesi Akademi Cad. No:8 A-3 Blok Nilüfer/ Bursa

Ödüller:

  • Birincilik ödülü:  3.000.-TL.
  • İkincilik ödülü: 2.000 TL
  • Üçüncülük ödülü: 1.000 TL
  • Mansiyon: 3 x 500 TL

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Mimarlar Odası Bursa Şubesi

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

EİB VIII. Moda Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EİB) tarafından bu yıl 8. kez düzenlenen EİB Moda Tasarım Yarışması‘nın finalistlerinin belli oldu. 393 başvurunun yapıldığı yarışmada 140 tanesi jüriye sunuldu ve jüri aşağıdaki 10 tasarımcıyı final için seçti.

Finalistler:

  • Aslı Mescit
  • Gökçe Nur Özbek
  • Gökhan Yavaş,
  • Mahmut Ağaç
  • Meriç Canatan
  • Nadir Zadeoğulları
  • Ruhi Tamer Çoğal
  • Özlem Yazan
  • Sercan Arıcı
  • Talha Feyyaz Türker

Otomotiv Tasarım Yarışması 2013

Son Başvuru Tarihi: 1 Nisan 2012

Yarışma Teması: Otomotiv Tasarımı

Yarışma Amacı:  Bu yarışma otomotiv endüstrisinin gereksinimlerine karşılık gelecek, farklılık, yaratıcılık ve yenilikçilik içeren projelerin teşvik edilmesi ve değerlendirilmesi için öğrenci ve profesyonel katılımcılara yönelik olarak ikinci kez düzenlenmektedir. Her kategoride katılımcılardan sektörün katma değer yaratma becerilerini artıracak özgün ve yenilikçi komponent bazlı  projelerin geliştirilmesi beklenmektedir.

Yarışma komponent bazında ergonomi, emniyet, yenilebilir enerji ve çevre, mekanik/fonksiyonellik olmak üzere 4 ayrı grupta katılıma açıktır.

Yarışma Kategorileri:

  • Serbest Katılım
  • Öğrenci
  • Ergonomi
  • Emniyet
  • Mekanik Fonksiyonellik
  • Yenilenebilir Enerji ve Çevre

Yarışma Takvimi:

  • Son Başvuru tarihi: 1 Nisan 2013, saat 17.00’a kadar
  • Ödül Töreni : 17-18 Nisan 2012 – Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi

Yarışma Jürisi: 

  • Jüri üyeleri, OİB tarafından oluşturulacaktır.

Katılım Koşulları:

Serbest Katılım

Yarışmanın serbest katılımı T.C vatandaşı olan, 18 yaşını doldurmuş, otomotiv komponent tasarımı konusunda ilgisi bulunan herkese açıktır.

Öğrenci kategorisi

Yarışmanın öğrenci kategorisi, T.C vatandaşı olan yurtiçinde ve yurtdışında eğitim veren Otomotiv ile ilgili 2 yıllık önlisans programları ile Mühendislik ve Endüstriyel Tasarım bölümlerinin 4 yıllık lisans, yüksek lisans programlarına kayıtlı öğrencilere açıktır.

  • Katılımcı, her bir kategoride en fazla 1 proje ile katılabilir. ( Bir katılımcı en fazla 4 grupta 1’er projeyle, toplamda 4 proje ile katılabilir.)
  • Bir katılımcının aynı grupta birden fazla proje göndermesi durumunda, katılımcıya ait aynı grupta yer alan tüm projeler yarışma dışında kalır.
  • Ekip katılımlarında tüm ekip üyeleri ilgili kategorideki bireysel başvuru koşullarını sağlamalı, bir kişi ekip lideri olarak bildirilmelidir.
  • Projenin, en fazla 4 adet sunum paftasında anlatılması gerekmektedir. Paftalar jpg formatında minimum 1366*768 piksel /72(piksel/inc) – maksimum 1920*1080 piksel /72(piksel/inc) çözünürlükte olmalıdır.
  • Proje raporları Türkçe ve İngilizce yazılmalıdır.
  • Teslim edilecek malzemelerin üzerinde sistem tarafından otomatik olarak atanacak olan numara ile ürün ve katılım kategorisi ve katılım biçimi dışında yarışmacının kimliğini belirtecek bir ibare veya işaret bulunmamalıdır.
Katılım Şekli ve Adresi:
  • Yarışmacılar www.otomotivprojeyarismasi.com websitesine e-mail adresiyle üye olarak sistemde bulunan başvuru formunu dolduracaklardır.
  • Tasarımlar web sitesine yüklenecektir.
  • Online kayıt yaptıranların şarname metnini indirip yazıcı çıktısını alarak ve her sayfanın altı yetkili kişi veya kişiler tarafından ıslak imza ile imzalandıktan sonra posta ya da kargo yolu ile yarışma sekretaryasına gönderilmelidir.
Değerlendirme Ölçütleri:
  • Projenin özgünlüğü ve yeniliği
  • Kullanıcıya sağlayacağı fayda
  • Üreticiye sağlayacağı fayda
  • Katma değeri artıran tekniklerin geliştirilebilirliği ve uygulanabilirliği
  • İhracat Potansiyeli
Ödüller:
 
Her kategoride
Serbest Katılım
Öğrenci
Birinci
10.000
10.000
İkinci
6.000
6.000
Üçüncü
 3.000
3.000
Mansiyon
 2.000
2.000
Ergonomi, yenilebilir enerji ve çevre, emniyet, mekanik/fonksiyonellik kategorilerinde ayrı ayrı yukarıdaki ödüller verilecektir.
Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:
  • Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

 

İMMİB Endüstriyel Tasarım Yarışmaları 2013

Son Başvuru Tarihi: 05 Nisan 2013

Yarışma Teması: Ev, otel ve restoran kullanımına yönelik “Engelliler, Yaşlılar ve Çocuklar İçin Tasarım” ve İstanbul için hediyelik eşya

Yarışma Amacı:  Metal Ürünler, Plastik Ürünler ve Elektrikli Küçük Aletler sektörlerinde katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi, endüstriyel tasarım etkinliklerinin yaygınlaştırılması ve özendirilmesi, bu sektörlerin ihracata yönelik rekabet gücünün arttırılması ve bu bağlamda söz konusu sektörler için yenilikçi tasarımın desteklenmesi hedeflenmektedir.

Yarışma İçeriği:

Yarışmalar;

Ev, otel ve restoran kullanımına yönelik “Engelliler, Yaşlılar ve Çocuklar İçin Tasarım” teması kapsamında;

  • METALDEN MAMUL ÜRÜNLER
  • PLASTİKTEN MAMUL ÜRÜNLER
  • ELEKTRİKLİ KÜÇÜK ALETLER

Ve yine ev, otel ve restoran kullanımına yönelik

  • KONSEPT 2013 : İstanbul İçin Hediyelik Eşya Tasarımı

olmak üzere toplam 4 ayrı kategoride katılıma açıktır.

Engelliler, yaşlılar ve çocukların beslenme, temizlik, eğitim, sağlık, güvenlik, eğlence ve dinlenme gibi  konularda(artırılabilir) özelleşmiş ihtiyaçlarına yönelik ürün tasarımları beklenmektedir.

Ayrıca tasarımlar (herkes için tasarım/design for all anlayışı çerçevesinde)tema kapsamındaki en az bir kullanıcı grubunun ihtiyacını kapsaması koşulu ile tema kapsamında ve dışında kalan tüm kullanıcıların da ortak ihtiyacını karşılar nitelikte olabilir.

Tanımlar :

Engelliler : Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi. (5378 Sayılı Kanun Tanımı)

Yaşlılar: 65 yaş ve üzeri kişiler.

Çocuklar: 0-12 yaş arası çocuklar.

Yarışma Takvimi

  •  Resmi Duyuru Tarihi :  1 Ocak 2013
  • Proje teslim tarihi : 5 Nisan 2013
  • Seçici Kurul toplantısı : 27 Nisan 2013
  • Ödül töreni : 6 Haziran 2013

Yarışma Jürisi:

Katılım Koşulları:

  • Yarışmanın profesyonel kategorisi, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık bölümleri lisans mezunları ile bu bölümlere ilişkin yüksek lisans/doktora öğrencileri veya mezunlarına ve ETMK üyelerine açıktır. (görsel iletişim tasarımı bölümü dahildir)
  • Yarışmanın öğrenci kategorisi, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık bölümlerine kayıtlı lisans öğrencilerine açıktır. (görsel iletişim tasarımı bölümü dahildir)
  • Yarışmaya grup olarak katılmak mümkündür. Grup katılımında, grup temsilcisi olarak bir katılımcının belirtilmesi gereklidir.
    • Yarışmanın grup profesyonel kategorisinde, grup üyelerinden en az bir kişinin profesyonel kategorisi maddesindeki şartları sağlaması gerekmektedir. Ayrıca diğer grup üyelerinin, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık, mühendislik bölümleri lisans mezunu veya öğrencisi veya bu bölümlere ilişkin yüksek lisans/doktora öğrencisi veya mezunu; veya ETMK üyesi olması gerekmektedir.
    •  Yarışmanın grup öğrenci kategorisinde, grup üyelerinden en az bir kişinin öğrenci kategorisi maddesindeki şartları sağlaması; ayrıca diğer grup üyelerinin tamamının üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık, mühendislik bölümleri lisans öğrencisi olması gerekmektedir
  • Katılımcı, her bir kategoride bireysel veya grup üyesi olarak en fazla 1 proje ile katılabilir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Yarışma başvuruları online olarak internet üzerinden dosya yükleme yolu ile kabul edilecektir.
  • Birinci aşama: tasarim.immib.org.tr adresinden online kayıt yapılması.
  • İkinci aşama: Projelerin verilen tarihler arasında internet sitesine yüklenmesi.
    • Proje yüklenmesinde istenen belgeler ve bilgiler;
      • Fotoğraf
      • Öğrenci ve Mezuniyet Belgesi
      • Proje Çizimleri
      • Proje Raporları ( Türkçe-İngilizce)

Ödüller:

DERECELER PROFESYONEL ÖĞRENCİ
1.’lik ödülü* 15.000 TL 7.000 TL
2.’lik ödülü 10.000 TL 5.000 TL
3.’lik ödülü 7.000 TL 3.000 TL
Mansiyon  4.000 TL 2.000 TL

* Yurt dışında en fazla 2 yıl süre ile eğitim imkanı sağlanabilecektir.

* Ayrıca profesyonel ve öğrenci kategorisinde birincilik ödülü alan yarışmacılar ( grup katılımı durumunda grup üyelerinin ortak mutabakatıyla temsilci olarak bir kişi) yurt dışı fuarlarına götürülebilecektir.

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

  • Yarışma şartnamesi için tıklayınız.
  • Web: tasarim.immib.org.tr
  • Mail: tasarim@immib.org.tr
  • Adres:  İMMİB – İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ
    Çobançeşme Mevki, Sanayi Cad. Dış Ticaret Kompleksi A Blok Kat: 6 / Pazara Giriş Şubesi
    Yenibosna 34197 İSTANBUL

 

PosterHeroes3 – Akıllı Şehirler ve Şeffaf Evrim

 

Son Başvuru Tarihi: 18 Şubat 2013 

 

Yarışma Teması: Afiş tasarımı

 

Yarışma Amacı:  Akıllı şehir projesi günümüzde en çok tartışılan, kongreler, gazeteler ve politikalar gibi yöntemlerle en çok desteklenen oluşumlardan biri. Temiz, erişilebilir, şeffaf ve açık katılımlarla bu evrim bize ait. Yarışma bu süreci sorgulamak adına sürdürülebilirliği üretim, sağlık, hareket ve kamusal hayat adına tartışmaya açıyor.

 

  • İnsan ölçekli bir şehir nasıl yaratılabilir?
  • Nasıl fikirler, eylemler ve seçimler kentlerin mevcut durumunu geliştirebilir?
  • Şehirlerin “şeffaf evrimi” için sizin katkınız nedir?

 

Yarışma başlıkları:

 

  • Ekonomi
  • Yaşam
  • Hareketlilik
  • Toplum

 

Yarışma Takvimi

 

  • Projelerin Son Teslim Tarihi: 18 Şubat 2013
  • Sonuçların Açıklanması: 30 Mart 2013

 

Yarışma Jürisi: 

 

  • Ellen Lupton
  • FF3300
  • Toormix
  • Christoph Almasy
  • Vernon Kerr
  • Paula & Aart
  • Joan Vinyets, Onelab
  • Happycentro
  • Heydays
  • Re-public and Thema

 

Katılım Koşulları: Yarışma herkese açıktır.

 

Katılım Şekli ve Adresi:

 

  • 50×70 cm, 150dpi (2953×4134 pixels), dikey pafta kullanılmalıdır.
  • Dosya maksimum 5 MB, jpg veya pdf formatında olmalıdır.
  • Tüm yazılar İngilizce veya İtalyanca olmalıdır.
  • Verilen linke çalışma yüklenirken katılım formundaki tüm bilgiler ve açıklama metni (maksimum 500 kelime) İngilizce olarak doldurulmalıdır.

 

Ödüller:

 

  • Yarışmada ödüllendirme bulunmamaktadır. Seçilecek en iyi 40 çalışma İtalya’daki Demokrasi Bienalinde sergilenecektir.

 

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

 

 

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

 

AE 2013 – Bilimkurgu Kısa Öykü Yarışması Duyurusu (Mütevazi bir yarışma)

Yarışma Düzenleme Sebebi

Eskiden, bilgisayarların yeni yeni evlere girdiği ve İnternet’in yaygınlaşmadığı zamanlarda. Öykü yarışmaları için fotokopicilerin kapılarını aşındırırdık. Yarışmanın kaç jürisi varsa o kadar kopya hazırlardık. Bir de bu çıktıların çift satır boşluklu olduğunu düşünsenize. Haliyle o 5 sayfalık öykü oldu mu sana 15 sayfa. 7 jüri varsa 15×7=105 sayfayı postaya ver. Posta olmaz APS daha hızlı ve güvenli zaten son güne kalmışız, nihayetinde üç güne teslim olur. Bu kadar aşamadan sonra gün gelir bir davetiye alırsınız. Davet ödül töreninedir. Törende saf tutarsınız. Bir umut mansiyondan başlar, 3. değil, 2. de değil, yoksa 1. mi olduk? Yok o da değilmişşş haydaa… Sonra başlarsınız jürilerin değerlendirmesini dinlemeye.

İtiraf etmeliyim konuşmaların çoğu bana yol göstermiştir bir şey dışında; ama o şey de bizim gibileri tamamen dışarıda bırakmıştır. Demişlerdi ki “Gençler biraz da yaşadığınız çağa, yöreye uygun hikayeler yazın… Gençlerden bunu bekliyorum gecekondular arasından biri çıkacak apaçık gerçekleri yazacak…”Onlar bekleyedursun biz aklı bir karış havada gençler olarak şevkimiz kırık bir şekilde kös kös geri dönerdik. Birinci seçilen öyküler gayet iyiydi lafım yok; ama tarzımız değildi. Sonra büyüdük artık kendimizi savunacak hale geldik.

Soru: Bilim kurgu nedir?

Ursula Le Guin Hoca der ki ” Bana göre bilim kurgu geleceği öngören kehanetler silsilesi değildir, bilim kurgu derdimi daha rahat anlatma biçimidir.”

Bilimkurgu bir çeşit soyutlamadır. İnsana ait olan her şeyin daha net incelenmesi için bir laboratuvar ortamıdır. Eğer gündelik yaşamdaki bir olgu usta bir şekilde modellenmişse biz ona “güzel bilim kurgu” deriz.

Örneğin: Otostopçunun Galaksi Rehberi (Mizah), Dune (Siyaset), Battlestar Galactica (Sosyoloji), Solaris(Biyoloji), Contact (Din-Bilim), 1984 (Dil), Firefly (Ticaret)… Bu işi iyi başarmış yapıtlar. Kiminin romanı iyidir kiminin dizisi fakat başarılı olduğu zaman keyfine doyum olmaz ve hepsinin kendine has bir bakışı vardır. Verdiği keyif de aslında yine insana dair şeylerin evrensel düzlemde incelenmesidir.

Soru: İyi bir bilim kurgu yazmak için ne gerekir veya size göre iyisini seçerken neye dikkat edersiniz?

Bilim kurgu yazmak, günümüzde geçen bir dramı yazmaktan zordur. Neden çünkü hikayede geçen evreni yeni baştan inşa edeceksiniz demektir. O evrenin dinamikleri de tutarlılık içinde olmalıdır. Bir yerde hiperuzaydan bahsediyorsa diğer tarafta ışık hızını aşılamazlığından bahsetmemelidir. Yani sağlam bir fizik, astronomi, mühendislik gibi doğa bilimi hakimiyeti gereklidir.

 Soru: Peki ne bekliyorsunuz?

Güzel ve nazlı bir kızın vereceği cevapla aynı şeyi bekliyoruz: İlgi. Şaka şaka… Değerlendirmede bizi ilgilendiren üç önemli kriter var:

1.) Yazım: Yani edebiyat dili, yani sözcükleri iyi kullanmak, yani derdini zorlanmadan anlatabilmek. (Genelde akıcı bir şekilde ve okuyucuyu yormayan hikayeler daha avantajlı oluyor. Okuyucuyu yorup da kaçırmayacak hale gelmek için de Orhan Pamuk kariyerine sahip olmak gerekli acele etmeyin.)

2.) Bilim: Başka bir deyişle teknik tutarlılık. Sonuçta bir evren yaratacaksınız ve bu evrensel sabitler okuyucunun kafasında soru işareti yaratmamalı. Hikaye teknoloji ve bilimkurgu ögeleri barındırmalı. Örneğin günümüzdeki teknik imkanlarla yapılması muhtemel bir tüp bebek hikayesi bilimkurgunun gri bölgesinde kaldığından şansınızı zorlamanıza sebep olabilir.

3.) Kurgu: Yani olay örgüsü. Hikayenin başı sonu belli bir bütünlüğe sahip olmalı. Okuduktan sonra bize “Vay bee!” dedirtecek hikayeler “N’oldu şimdi bu kadar mı?” dedirtecek hikayelerden daha avantajlıdır.

Aşağıda ise yarışma koşulları var. Bizim kadar samimi bir yarışma olamadığını bildiğimiz için denemenizde fayda olabilir. Tüm yarışmacı arkadaşlara şimdiden teşekkür ederiz. Ayrıca yarışma sonunda kazanamayan ve ukala olmayan arkadaşlara özel mesajla hikaye yorumlama servisimiz vardır.

Bu üç kritere de uygun bir örnek isterseniz, tam bir ders niteliğinde olan AE2012 birincimizin öyküsünü okuyabilirsiniz. Gururumuz Uzun John: yazım, bilim ve kurgu öğelerini hakkıyla vermiş.

YARIŞMA KOŞULLARI

1. Sonuç ve Ödüller

Yarışmayı kazanan öyküler 31 Ağustos 2013 tarihinde ayevrenkenti.com‘da açıklanacaktır. Ödül olarak AE2012 birincisine Otostopçunun Galaksi Rehberi (5′i bir yerde) hediye ettik. Bu seneki ödülü onun kadar kıymetli bir armağan Bir Uzay Efsanesi (Arthur Clarke) Dörtlemesi. Ayrıca birinci gelen öykü sitemizde yazarın istediği bir isimle gösterime sunulacaktır (Örnek: Sınır). İkinci ve üçüncüye yine bir şey yok, AE2012′ye zaten 10 kişi katıldı, öğrenci mütevazılığıyla düzenliyoruz ama güzel dostluklar ediniyoruz.

2. Katılım Koşulları

  • Yarışmaya AE Rektörlüğü dışında evrendeki her varlık katılabilir. (Yani tutup da ev arkadaşıma kitabı verecek değilim hem zaten onu da jüriye koydum ki ödül bir başkasına gitsin)
  • Öykü Türkçe yazılmalıdır. (Tek doğru dürüst bildiğimiz dil o çünkü. Ayrıca dili kullanma gücünüz çok önemli, yeni kavramlar üretmek bunlara yaparken dilin olanaklarından ne kadar yararlandığınız da önemli)
  • Konu serbesttir. (ama okuduktan sonra hani bunun bilimi, hani bunu kurgusu dememeliyiz ki dedirtenler oluyor)
  • Öykü, daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamış olmalıdır. (Fazla rakip de yok zaten.)
  • Her yazar yalnızca bir öyküyle yarışmaya katılabilir. (Bize de acıyın. Cyborg veya Humanoid değiliz.)
  • Bu başvuru formunu mutlaka tam olarak doldurup taratıp öyküsüyle birlikte ae@ayevrenkenti.com adresine göndermesi yeterlidir. “ae_basvur.doc” adlı belgeyi AE’ye göndermeyen yarışmacılar yarışmaya kabul edilmeyeceklerdir. (Bu aslında bizim için lüzumsuz; fakat sizin ciddiyetinizi anlamamız için önemli bir gösterge.)

3. Seçici Kurul

AE RektörlüğüH.G. WellsJules VerneUrsula K. Le GuinIsaac AsimovPhilip K. DickArthur C. Clarke,George OrwellStainslaw LemDouglas Adams (İlki hariç gerisi bilimkurgu tanrılarıdır. Saygısızlık etmeyin çarpılırsınız.)

4. Biçim

  • Öyküyü yazmak için, Word 2007 açtığınızda karşınıza çıkan ayarlar yeterlidir, “Calibri” fontu ve “11” pounto büyüklükte karakter  seçilerek yazılmalı ve e-postaya ekli olarak gönderilmelidir. (1.15 satır aralığı ve paragraf sonrası 10nk boşluk da zaten halihazırda gelen ayarlardandır. Arial da olur ama kasmayın işte, okunaklı olsun yeter. Ama verdiğimiz ölçülerde olursa artı puan tabi.)
  • Öykü kısa olduğundan mütevellit 5 sayfayı geçmemelidir. (Adı üstünde kısa öykü. Dostoevski gibi cilt cilt kitap yazma devri kapandı, kişiler artık lüzumsuz bir çok şeyle uğraşıyor.)
  • Word dosyasının içinde sadece öykü olmalıdır. Eğer isterseniz kendinize ait çizimler de bulunabilir. Ama yine 5 sayfayı geçmemek kaydıyla.
  • E-postanıza -isteğe bağlı- özgeçmişinizi ekleyebilirsiniz.
  • Yazarın kimlik bilgilerinin bulunduğu dosyanın adına yazarın adı verilmelidir.
  • Kazandığınız takdirde öykünüzü seçtiğiniz bir rumuzla da yayınlayabiliriz.

5. Yapıtın Teslimi

Yaptığınız yapıtı 1 Ağustos 2013 tarihine dek ae@ayevrenkenti.com adresine gönderilmelidir.

Ayrıca bilgi ve iletişim için tıklayın.

1.Uluslararası İzmir Karikatür Yarışması (02 Nisan 2013)

İZMİR KONAK BELEDİYESİ  NEŞE VE KARİKATÜR MÜZESİ  İZMİR KONULU 1 ULUSLARARASI KARİKATÜR YARIŞMASI ŞARTNAMESİ
1-AMAÇ:
 İzmir Konak Belediyesi 2012 yılında Mizahın en az “eleştirel” gücü kadar, “barışçıl” yani “birleştirici” gücünü de öne çıkarmak ve neşeli bir kültür kurumu yaratabilmek amacıyla Neşe ve Karikatür Müzesi’ni kurmuştur. “Karikatürcü gözüyle İzmir size ne çağrıştırıyor?” diyerek ve İzmir’in turizm açısından gelişmesine, tanıtımına katkıda bulunmak amacı ile “İzmir Konulu 1. Uluslararası Karikatür Yarışması” düzenlenmesine karar verilmiştir.
2-KONU:
 Yarışmanın konusu “İzmir” olup yarışmaya katılacak sanatçı eserinde, İzmir’in güncel veya tarihi öğelerinden en az birini, somut ya da imalı olarak mizahla ele almalı ve görselleştirmelidir.
3-KATILIM ŞARTLARI :
3.1- Yarışmaya, profesyonel, amatör bütün dünya karikatürcüleri katılabilir. Yaş sınırlaması yoktur.
3.2- Karikatürcüler daha önce yayımlanmış ya da eserleriyle daha önce başka bir yarışmaya katılmış olabilirler, ancak ödül almamış ve sanatçının özgün fikri üzerine kurulu olmalıdır Seçici Kurul, taklit, çalıntı, aşırı esinlenme olduğu kanısına vardığı eserleri yarışmadan çıkaracaktır. Ödül aldığı halde bu kusurları taşıdığı sonradan saptanan her bir nesnenin müellifi, ortaya çıkabilecek telif hakkı sorunlarının tek muhatabı olacaktır ve aldığı ödülü geri vermeyi peşinen kabul eder.
3.3-Bir yarışmacı, yarışmaya en çok üç nesne ile katılabilir.
3.4-Yarışmaya katılan eserler iade edilmeyecek, Neşe ve Karikatür Müzesi koleksiyonuna alınacak, ödül alan eserler Konak Belediyesi tarafından afiş ,broşür, her türlü tanıtım materyalinde kültürel amaçlı kullanılabilecektir.
3.5-Yarışmaya katılan karikatürlerden seçici kurul tarafından sergilenmeye değer görülenler sergilenecek ve oluşturulacak albümde yer alacaktır. Sergilenen karikatürlerin sahiplerine birer albüm ve katılım belgesi gönderilecektir.
3.6-Yarışmaya katılan sanatçılar yukarıdaki şartları kendiliğinden kabul etmiş sayılır.
4-ESERLERİN BOYUTU :
Yarışmaya gönderilecek karikatürlerde çizim tekniği serbest olup çalışmalar renkli veya siyah beyaz olabilecektir. Eserlerin orijinal olması lehte bir puan oluşturacaktır. Islak imzalı olması kaydıyla dijital baskılar da değerlendirilmeye alınacaktır. Eserler her iki halde de başka bir zemine yapıştırılmamalıdırlar. Karikatürler en az A4(210×297 mm) en çok A3(297×420 mm) boyutlarında olmalıdır.
5-ESERLERİN İŞARETLENMESİ :
 Eserlerin arkasına sanatçının adı-soyadı telefon numarası,internet ve posta adresleri yazılacak, gönderi zarfına 6×9 cm’den küçük olmayan bir fotoğrafları ile kısa bir yaşam öyküleri eklenecektir.18 yaşından küçük T.C. vatandaşı yarışmacılar doğum tarihlerini,TC kimlik numaralarını,yasal velilerinin şartları kabul ettiğine dair imzalarını eklemelidirler.
6-ESERLERİN ULAŞTIRILMASI :
Eserler, 02.04.2013 tarihine kadar, ilgili adrese, posta ya da kargo ile veya makbuz karşılığı elden teslim edilerek ulaşmış olmalıdır. Teslim alınmadan önce hasar görmüş çalışmalar, yarışmaya alınmayacaktır.
7-ESERLERİN TESLİM YERİ:
 İzmir Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi
Adres:
Yüzbaşı Selahattin Bey Sk. (Eski 1462 Sk) No : 9 Alsancak/ İzmir
İletişim No : +90 (232) 465 31 05,  info@izmirneselimuze.com
8-SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ :
Doğan HIZLAN (Gazeteci- Yazar) Rıfat MUTLU (Karikatürcü-:Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilcisi) Niyazi YOLTAŞ (Karikatürcü) Tan ORAL (Karikatürcü) Eray ÖZBEK (Müze Yürütme Kurulu Üyesi- Karikatürcü) İzel ROZENTAL (Karikatürcü) Mehmet ASLAN (Ressam- Karikatürcü) Cemalettin GÜZELOĞLU (Karikatürcü) Dilek Maktal Canko (Müze Koordinatörü).
9-DÜZENLEME KURULU:
Dr.Hakan TARTAN – Konak Belediye Başkanı, Veli ŞAKIR – Konak Belediye Başkan Yardımcısı, Bahar AKDOĞAN ŞENGİL – Kütüphane Müdürü
10-YARIŞMA TAKVİMİ:
Son Katılım Tarihi: 02.04.2013
Seçici Kurul Toplantısı: 14.04.2013
Kesin Sonuç Bildirim Tarihi: 25.04.2013
Seçici Kurul seçtiği eserleri www.izmirneselimuze.com ve www.konak.bel.tr adreslerinde yayınlayacak, katılımcılara e-adreslerinden duyuracaktır. Sonuçlar, on gün sonra kesinleşecek ve hem internet hem de basın yolu ile ilan edilecektir.
11-ÖDÜLLER:
Birincilik ödülü: 10.000.- TL,
İkincilik ödülü: 6.000.- TL,
Üçüncülük ödülü: 4.000.- TL.
2 mansiyon ödülü: 2.000.- TL.dir.
12-YARIŞMA SEKRETERYASI:
Yarışma Sorumlusu : Özge AKSOY
Adres: Konak Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü
Milli Kütüphane Cd. No:14 SSK Blokları Blok Kat:6 Konak İZMİR
0 (232) 482 10 35 / 7558-7559-7457-7537
Elektronik Ağ: www.konak.bel.tr  .

Nikon Uluslararası Fotoğraf Yarışması 2012-2013 Duyuruldu [The Nikon Photo Contest 2012-2013]

Nikon, 2012-2013 için Nikon Uluslararası Fotoğraf Yarışması (The Nikon Photo Contest 2012-2013) başvurularının 1 Aralık 2012 – 28 Şubat 2013 tarihleri arasında kabul edileceğini duyurdu. 1969 yılından beri düzenlenen yarışma, uluslararası anlamda en çok katılımın olduğu yarışmalardan biri olarak kabul edilmektedir. Nikon Corporation dünya çapındaki her yaşta amatör ve profesyonel fotoğrafçıların kültürlerini ve bakış açılarını yansıtmalarına fırsat vermek amacıyla düzenlemiş olduğu bu yarışma sayede fotoğrafçılara duygu ve düşüncelerini tüm dünya ile paylaşarak kendilerini fotoğraflarıyla ifade etme imkanı da tanımaktadır.

Her gün internet üzerinden 1 milyondan fazla fotoğraf paylaşılmaktadır. Bu durum fotoğrafçılık dünyasının geçirdiği büyük değişimin de aynı zamanda bir göstergesidir. Nikon’da tam 43 yıldır 34. kez düzenlemiş olduğu Nikon Fotoğraf Yarışmaları (The Nikon Photo Contest) ile bu dijital devrime uygun olarak kategoriler düzenlemeye her yıl özen göstermektedir. Özellikle son on yılda meydana gelen değişimin etkisiyle Nikon’un düzenlemiş olduğu fotoğraf yarışmalarında da bu teknolojik gelişmenin yansımaları görülmektedir. Nikon bu seneki fotoğraf yarışmasında “fotografik video kategorisi” eklenerek

1969 yılından beri düzenlenen Nikon Photo Contest ‘e yaklaşık 350.000 fotoğrafçı 1.380.000 fotoğrafla katılmıştır. Katılımın ne kadar büyük olduğunu açıklamak için sadece geçen seneki rakamları size verecek olursak 153 ülkeden 23.000 fotoğrafçı 60.000′den fazla fotoğraf göndermiştir.

Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Kategorileri

  • A Kategori: Tek kare fotoğraf
  • Kategori B: Kompozit fotoğraflar (2 ila 5 fotoğrafdan oluşan)Birden fazla fotoğrafın tek bir fotoğraf meydana getirecek şekilde bir arada sunulmasından oluşan fotoğrafa kompozit fotoğraf denilmektedir.
  • Kategori C: Fotografik Video (45 saniye uzunluğunda): Herangi bir format dijital fotoğraf makinesi kayıt özelliği kullanarak yaratılmış olabilir. Dosya boyutu 200 MB ve dosya formatı MOV olmalıdır.
  • Kategori D: Motion Snapshot (Bu modda ağır çekim olarak oynatabileceğiniz fotoğraf ile full-HD film birleştiriliyor. Basitçe denklanşöre bastığınızda fotoğraf kaydediliyor, ancak denklanşöre basma zamanından 1 saniye önce ve sonra arasında bir kısa film de çekiyor. Bu filmler Motion Snapshots modunda ağır çekim olarak oynatılabiliyor) Bu özelliğe sahip kameralar olan Nikon 1 ile çekilmiş olma şartı aranmaktadır.
Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Ödülleri
Kategori Birinci İkinci Üçüncü
Büyük Ödül Ödül sayısı: 1

  • 12.500 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
A Kategoriai: Tek kare fotoğraf Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori B: Kompozit fotoğraflar Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori C: Foto-grafik video Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori D: Motion Snapshot Ödül Sayısı: 3

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
NIKKOR Ödülü Ödül sayısı: 1

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
En Popüler Giriş İçin Katılımcılar Ödülü Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri

Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Takvimi

Başlangıç tarihi: 1 Aralık 2012

Son başvuru tarihi: 28 Şubat 2013

Yarışma Katılımı

Yarışmaya katılım 01 Aralık 2012 tarihinden itibaren http://www.nikon-photocontest.com internet sitesi üzerinden yapılacaktır.

Yarışma Sonucu

  • Kazananlar 2013 yılı Ağustos ayında e-posta yoluyla bildirilecek aynı zamanda Nikon’un resmi sitesinden de duyurulacaktır.
Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Jürisi
Nikon Photo Contest yarışma jürisi Chris RainierStefen ChowJulia DurkinTimothy FadekMorten Krogvold,Wang Lei, Larry McNeilMoeketsi MoticoeFumio NanjoRyo Ohwada, Raghu Rai, Aysha RemeithiMarcela TaboadaAmi Vitale oluşmaktadır. Her bir isme tıklayarak jüri üyeleri hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Son olarak size 1969 yılında ilk kez düzenlenen ve 2010-2011 yılı büyük ödüllerine sahip olan Nikon Photo Contest’i kazanan fotoğrafları beğeninize sunuyoruz. Yaklaşık yarım asırdır süren bu yarışmanın arşivine http://www.nikon-photocontest.com/en/#/archive adresinden ulaşabilirsiniz.

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf Yarışması

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf  Yarışması

Başlangıç:21/04/2012 08:00

Bitiş:21/04/2013 12:00

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf Yarışması, Kayseri İlinde bulunan Sultan Sazlığı Milli Parkının dört mevsimde ulusal düzeyde tanınması için, yerel yaşamını, fiziki yapısını, doğasını, özelliklerini görüntülemek ve fotoğraf sanatının gelişimine katkıda bulunmaktır. Ayrıca Fotoğraf ve Fotoğrafçı arasındaki ilişkinin niteliğini güçlendirmek adına fotoğrafçıyı ödüllendirmeyi amaçlamaktadır. Yarışma “Genel Doğa” ve “Yerel Yaşam” olmak üzere iki kategoride düzenlenmektedir.

 Yarışma alanı: Sultan Sazlığı Milli Parkı

Yarışma süresi: 21 Nisan 2012 saat: 08.00 da başlar 21 Nisan 2013 saat: 12.00 de sona erer.

 SEÇİCİ KURUL

  • Ali Rıza AKALIN Fotoğraf Sanatçısı
  • Hamit YALÇIN Anadolu Fotoğraf Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
  • Hüseyin TAŞKIN Ulusal Fotoğraf Amatörleri Derneği (UFAD) Başkanı
  • Orhan CEYLAN Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürü
  • Recep ÖZKAN Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği Başkanı

ÖDÜLLER:

Her iki kategoride ayrı ayrı olmak üzere;

Birinciye : 1.000 TL + Plaket

İkinciye : 750 TL + Plaket
Üçüncüye : 500 TL + Plaket
Sergileme (20 adet): 50 TL

 * Ödüllü ve sergilenmeye değer bulunan Fotoğrafların yer alacağı serginin tarih ve yeri daha sonra yarışmacı ve izleyicilere elektronik posta kanalıyla ve www.sultansazligibirligi.gov.tr internet adresinden duyurulacaktır.

 * Ayrıca her katılımcıya katılım belgesi verilecektir.

 KATKIDA BULUNANLAR

Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği
Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürlüğü
Kayseri Ulusal Fotoğrafçılar Amatörler Derneği (UFAD)

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu desteklemektedir Onay No: 2012/43
Yarışma süresince TFSF temsilcisi bulunacaktır.

 İLETİŞİM VE YARIŞMA SEKRETERYASI

Yarışma Sekretaryası: Ali ORHAN – Birlik Müdürü
Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği Develi Belediyesi Hizmet Binası Develi – KAYSERİ
Tel: 0 352 621 60 41/117 Fax: 0 352 621 24 74 Cep Tel: 0 535 790 40 73 e-mail: aliorhan38@hotmail.com
Web : www.sultansazligibirligi.gov.tr
Sultan Sazlığı Milli Park İdaresi: Murat AKGÜN – Sultan Sazlığı Milli Parkı Mühendisi-Koordinatör Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürlüğü
Tel: 0 352 231 57 21/260 Fax: 0 352 222 13 02 Cep Tel: 0 505 200 86 32 e- mail: makgun@ormansu.gov.tr

Şartnameyi İndirmek İçin      :http://www.ufad.org/sultansazligi2012.pdf
Katılım Formu İndirmek İçin: http://www.ufad.org/s.s.basvuru_formu_2012.jpg

 Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Haberal 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması

Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Haberal 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması

Başlangıç:30/01/2013 08:00

Bitiş:26/04/2013 17:00

Detaylar için resimlere tıklayınız.

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması – ‘Bana Öykünü Anlat’

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması – ‘Bana Öykünü Anlat’

Başlangıç:30/01/2013 08:00

Bitiş:01/05/2013 17:00

Ücret :1 kategori 20 TL (approximately $11)

Organizatör:YARIŞMA ŞARTNAMESİ

Yarışma Adı: 

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması
Yarışma Teması
‘Bana Öykünü Anlat’ olarak belirlenmiştir
• Her bir katılımcı en az 3 en fazla 10 eserden oluşan bir portfolyo ile katılabilir, eserler tek tek değil, portfolyo olarak değerlendirilecektir.
• Portfolyo için gönderilecek eserlerin kendi içinde bir öyküsü olması gereklidir.
• Portfolyoların bir öyküyü anlatması şartıyla, konusu serbesttir.
• Portfolyolar, siyah/beyaz, renkli veya karışık olabilir.
• Portfolyolarda her türlü teknik serbesttir.
• Adana Rotary Kulübü, katılan portfolyoların Barış Temalı olanlar arasından birisine “Adana Rotary Kulübü Onur Ödülünü” verir. Seçici kurul bu ödül için değerlendirmede, Adana Rotary Kulübü Yönetiminin danışmanlığından yararlanabilir.
• Juri Üyeleri ve I. Dereceden akrabaları yarışmaya katılamaz.
• Yarışmaya sadece www.altinjuri.com adresinden sunulan eserler kabul edilecektir. Baskı, CD veya mail ile katılım kabul edilmeyecektir.
• Yarışmaya gönderilecek fotoğraflar JPEG formatında,(en yüksek sıkıştırılmamış kalite) 300dpi çözünürlükte büyük boy baskıya elverecek şekilde, kısa kenar 2000 pikselden küçük ve 6MB’dan büyük olmayacak boyutta internet adresine yüklenecektir.
• Gönderilen fotograflar hangi isimde yuklenirse yuklensin, sistem tarafından otomatik olarak bir kod numarasına sahip olur ve bu numaralar ile Juri değerlendirmesine girer. Juri hiçbir şekilde eserin veya katılımcının adını göremez.
Juri değerlendirmesi halka açık olacaktır. Her bir jüri üyesi eserleri teknik, öyküsel ve felsefik olarak inceledikten sonra bir puan verecektir. Yarışma sonuçları alınacak toplam puana göre belirlenecektir.
Juri üye sayısının yarısından bir fazlası ile toplanabilir.
• İnternet üzerinden yarışmaya gönderilen fotoğraflarda sistemden veya kullanıcıdan kaynaklı hatalar oluşması halinde info@altinjuri.com adresinden iletişime geçilerek bilgi verilmesi halinde problem kısa sürede giderilecektir. Bu email adresi sadece fotoğraf yükleme problemiyle ilgili kullanılabilecektir; bu mail adresine fotoğraf gönderilmesi yarışmaya katılmış olunması anlamında değerlendirilmez ve katılım kesinlikle kabul edilmez.
• Tüm katılımcılara ödül almış ve sergilemeye değer bulunmuş eserlerin yer aldığı bir CD gönderilecektir.
Ödüller
• FIAP Altın Madalya
• UPI Altın Madalya
• FIAP Gümüş Madalya
• UPI Gümüş Madalya
• FIAP Bronz Madalya
 • UPI Bronz Madalya
• 6 adet FIAP Mansiyonu
• 6 adet UPI Mansiyonu
• Adana Rotary Kulübü Onur Ödülü (Barış Konulu Portfolyo Arasından Seçilecektir)
• Altın Oran Özel Ödülü
(Ödül sıralaması yukarıdaki düzenlemeye göre yapılacaktır)
Yarışma Takvimi
• Son gönderim tarihi 1 Mayıs 2013
• Jurinin toplanması; 4 Mayıs 2013
• Sonuçların açıklanması 4 Mayıs 2013
• Ödül töreni  Haziran 2013
Yarışma Sonuçları; www.altinjuri.com adresinden 4Mayıs 2013 tarihinde duyurulacaktır.
Katılım Ödentisi Yarışmaya katılım ücreti 20 tl, dir.
TFSF Temsilcisi 
Tayfun KOCAMAN –  TFSF yarışmaları birimi sorumlusu
Yarışma Sekreteri 
Mustafa GÖKÇEN  mustafa@interkey.com.tr
Jüri Üyeleri; (Soyadı sırasına göre alfabetik olarak listelenmiştir)
Ali Rıza Akalın
Reha Bilir
Nevzat Çakır
Sina Çoşkun
Sadık Demiröz
Suat Kalfa- Adana Rotary Kulübü Başk.
Sabit Kalfagil
Cengiz Karlıova
İzzet Keribar
Romain Nero – Lüksemburg – FIAP Yön. Kur. Üyesi
Timurtaş Onan
Erol Özdayı
S.Haluk Uygur – Moderator
Gazi Yüksel- KIBRIS / Yakın Doğu Üni Öğretim Gör.
İbrahim Zaman
(S. Haluk Uygur jüriye moderatörlük yapar, görevi jürinin kurallara uygun şekilde çalışmasına yardımcı olmaktır. Kendisi oy kullanmaz)
FIAP  2013/123
TFSF 2013 / 6
UPI  L130008-M1G1S1B.
Adres: Adana Rotary Kulübü Fuzuli Cad. Galeria İş Merkezi 140 / 65 Seyhan ADANA TÜRKİYE Tel : + 90 322 458 33 35

Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2013 başvuruları başladı.

Geleceğin yazarlarını müjdeleyen yarışma!

Çocukları ve gençleri edebiyata yakınlaştıran çağdaş kitaplar yayımlayan Günışığı Kitaplığı, ülke çapında tüm 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerini öykü yazmaya çağırıyor. Usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısına bu yıl üçüncüsü düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihi 15 Mayıs.

İlkgençliğe adım atan çocukların, kendilerini yazarak ifade etmelerini ve edebiyatla yakınlaşmalarını hedefleyen, Türkiye genelinde 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabildiği Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2013 için başvurular başladı. Günışığı Kitaplığı tarafından, usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısına düzenlenen yarışmanın teması, her yıl yazarın sevilen bir kitabından seçiliyor. Bu yıl tema, Cemali’nin Gül Sokağı’nın Dikenleri adlı öykü kitabındaki “Onların arasında olmak için neler vermezdi,” cümlesinden yola çıkılarak “arkadaşlık” olarak belirlendi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle ülke genelinde duyurulan bu yılki yarışmanın son başvuru tarihi 15 Mayıs. Öyküleri değerlendirecek 2013 Seçici Kurulu Necati Güngör, Gülsüm Cengiz, Aslı Tohumcu, Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün ve Dr. Müren Beykan’dan oluşuyor.

Bültenin ayrıntılarına ekteki belgeden ulaşabilirsiniz.

İletişim Yöneticisi   Meltem İge  meltemige@gunisigikitapligi.com

 

Benim MS’im Multipl Skleroz Öykü Yarışması

Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr Cavit Boz ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr Murat Terzi, MS hastalarına yönelik ; Benim MS’im, Multipl Skleroz Öykü Yarışması adı altında bir araya geldiler. Bu yarışma; MS hastalarının ya da hasta yakınlarının “hastalık öykülerini” anlatıp paylaşabilecekleri bir projedir.

KATILMA KOŞULLARI
Öykü dili Türkçedir.
Kendisi MS hastası olan ya da birinci derece yakınında MS bulunan 14 yaş üzeri katılımcılar yarışmaya başvurabilirler.
Her katılımcı Times New Roman yazı karakteri ya da okunaklı el yazısı ile hazırlanmış öyküsü ile yarışmaya katılabilir.
Adayların öykülerini en geç 10 Nisan 2013 tarihine kadar;
info@turkms.com adresine göndererek ya da direkt olarak
Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji MS polikliniği,
Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Nöroloji Bölümü MS polikliniğine gönderebilirler.
Dereceye girenler ödüllendirilecektir. Sonuçlar Mayıs 2013’te yapılacak olan ve Ulusal yayın yapan bir televizyon kanalınca canlı olarak “MS hasta okulu” sırasında açıklanacaktır.
Öykülerin yayın hakkı www.turkms.com adresinde olacaktır.
Katılımcılar Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji Bölümü MS polikliniğinden bilgi alabilirler.

JÜRİ:
Ömer Turan: Şair-Yazar
Doç.Dr. Murat Terzi: Nöroloji Uzmanı
Prof.Dr. Cavit Boz: Nöroloji Uzmanı

Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser’in “Işığın Ülkesi” adlı fotoğraf sergisi, 19 Ekim’de açılıyor. Sergilenecek eserleri arasında ödüllü yetim fil yavruları da var.

Tüm dünyada The David Sheldrick Wildlife Trust (DSWT) gibi sosyal sorumluluk projeleri ve fotoğraf sanatına yaptığı katkılarla adından söz ettiren Immagis, Türkiye’de ilk sanat galerisini “Işığın Ülkesi (In The Realm of Light)” ismiyle 19 Ekim’de Kadıköy, Moda’da açıyor.

3 ay boyunca sanatseverlerin ziyaret edip aynı zamanda eserleri satın alabileceği fotoğraf galerisinin ilk konuğu dünyaca ünlü ödüllü fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser.

Schmeisser yavru fillerle gerçekleştirdiği çekimi şöyle anlatıyor:

“Kenya’da bulunan DSWT kampında sabahın erken saatlerinden itibaren yavru filleri gözlemliyorduk. Bu tarif edilemez bir tecrübe. Yavru filler aynen küçük çocuklar gibi ne yapacakları önceden kestirilemiyor. Hareketleri ve yaptıkları sürekli değişiyor. Fillerden beklenmeyecek şekilde hızlı ve atik hareket ediyorlar. Bu özellikleri onların istenen şekilde fotoğraflanmalarını da oldukça zorlaştırıyor.  Uzun süre onları gözlemleyince farkediyorsunuz ki aynı insanlar gibi onların da hepsinin farklı karakterleri var.”

Schmeisser’in Yetim Filler fotoğraflarının yanı sıra Tanzanya’nın etnik halkı Hadzabe’leri görüntülediği fotoğraflar da İstanbul’daki serginin en ilgi çekici konularından olacak. İlk defa yayınlanacak olan bu fotoğraflar Tanzanya’da Eyasi nehri kıyısında yaşayan Hadzabe halkının arasında çekildi. Hadzabeler, Tanzanya’nın vahşi doğada yaşayan yerli halklarından. Binlerce yıldır aynı yerde ve aynı yaşam şekliyle hayatlarını sürdüren Hadzade’lerin en büyük özelliği avcı toplum olmaları. Küçük gruplar halinde yaşayan ve çalıları ev olarak kullanan bu halkın hayvancılık ve tarım gibi anlayışları hiç bir zaman olmamıştır. Temel gıda kaynaklarını avlanarak ve bunun yanında bal ile meyve toplayarak sağlarlar.

Schmeisser’in onların arasında yaşayıp, onlarla ava gidip, yaşam şartlarını gözlemleyerek çektiği bu fotoğrafları da ilk defa 19 Ekim’de gerçekleşecek olan “Işığın Ülkesi” sergisinde bulacaksınız. Ziyaret etmek isteyenler için Immagris Sergisi’nin açık adresi şöyle:

Osmanağa Mah. Yoğurtçupark Cad.
Çakmakçı Apt. 44 B  34714 Kadıköy İstanbul

Joachim Schmeisser hakkında

1958’de Almanya’nın Bad Mergentheim şehrinde doğan Schmeisser, 80’li yılların başında kendi fotoğraf stüdyosunu kurarak çalışmalarına hız verdi. Gerçeğe odaklı reklam fotoğrafçılığının dışına çıkarak yeni, farklı ve dokunaklı perspektifler geliştirdi. Schmeisser’in favori çekimlerinin konusu genelde insanlar ve hayvanlardan oluşuyor. Özellikle The David Sheldrick Wildlife Trust için Kenya’da çektiği Yetim Filler en çok ilgi çeken çalışmalarının başında geliyor. Bugüne kadar birçok ödül kazanan sanatçı son olarak 2012 yılında Hasselblad Masters ödülünü kazandı.

Kaynak :[-]

Bursa Fotofest 2012; 15-21 Eylül 2012 tarihleri arasında bu yıl ikincisi düzenlenecek.

15-21 Eylül 2012 tarihleri arasında bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan uluslararası fotoğraffestivali Bursa Fotofest 2012; 65 sergi, 48seminer, 3 yarışma, 15 panel, onlarca ücretsiz portfolyo değerlendirmesi, 6 “Ustalara Saygı” gecesi, 20 film gösterimi, 15 imza günü ile yüzlerce yerli ve yabancı konuğa ev sahipliği yapacak!Türkiye’deki önemli fotoğraf kurumlarının katılımıyla gerçekleşecek festival, Ortadoğu’nun ve Doğu Avrupa’nın en büyük fotoğraf festivali olma özelliği taşıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği (BUFSAD) işbirliğiyle, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ana sponsorluğunda düzenlenen ve gelenekselleşme hedefiyle hayata geçirilen uluslararası fotoğraf festivali Bursa Fotofest; Türk ve dünya fotoğrafçılarını, sergiler, gösteriler, atölye çalışmaları, seminerler, paneller gibi etkinliklerle dolu zengin bir programla Bursa’da buluşturuyor.

Bu yıl ikincisi, “İnsanlığın İzleri” konu başlığı ile düzenlenen Bursa Fotofest 2012; dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan insanların, savaşlara, ekonomik problemlere ve doğal kaynakların tükenme tehlikesine rağmen, yaşamın her alanında verdiği o soylu mücadeleyi anlatan fotoğraflara ve böylesine büyük bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyor.

Ara Güler’den Mary Ellen Mark’a, Coşkun Aral’dan Bruce Gilden’a yerli ve yabancı fotoğrafçıların toplam 65 sergisinin yer alacağı, “İnsanlığın İzleri” temalı festival kapsamında; Türkiye’nin en yüksek para ödüllü amatör fotoğraf yarışması da düzenleniyor. Festivale katılan fotoğraf sanatçılarının toplam 48 seminer vereceği Bursa Fotofest 2012’de; Türkiye’den ve dünyadan önemli eğitimciler de,  fotoğraf eğitimi üzerine 15 panel gerçekleştirecek. Ara Güler, Robert Stevens, Mary Ellen Mark, Bruce Gilden, Maggie Steber gibi dünyaca ünlü fotoğraf sanatçıları ve fotoğraf editörlerinin yapacağı ücretsiz portfolyo değerlendirmeleri, “Maket Kitap/Book Dummy” yarışması, fotoğrafçılar tarafından çekilmiş 20 belgesel ve film gösterimi, 15 imza günü ise Bursa Fotofest 2012’nin diğer etkinliklerinden…

Bursa Fotofest 2012, 50’ye yakın yabancı konuğunun yanı sıra; festival boyunca her akşam düzenlenecek 6 “Ustalara Saygı” gecesinde, usta sanatçılarının meslek hayatlarını ve deneyimlerini aktaracakları sohbetlere katılmak için dünyanın farklı köşelerinden yüzlerce ziyaretçiyi de 15-21 Eylül 2012 tarihleri arasında Bursa’da ağırlamaya hazırlanıyor.

 Kaynak :[-]

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar


-BURSA-

 “Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nısahneleyecek.”Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.”Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı BayPhilips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle…

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”,
“Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.
Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği
“Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.
İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu Oyunu olarak bilinen
“Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partininsekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.
Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin,sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.
Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 3 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.
Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 4 ve 6 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği

“Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor.

Mustafa Kurt’un yönettiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 3 Mart Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şehir Tiyatrosunda, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk Oyunu sahneye konulacak.

Cemal Nadir Güler Sanat Galerisi’nde, Rahime Kaya’nın 27 Şubatta açılan kişisel minyatür sergisi, 3 Mart’a kadar açık kalacak. Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Canan Köse’nin resim sergisi de 3 Mart’a değin sanatseverin ilgisini bekliyor.

 -İSTANBUL-

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Neyzen Şenol Filiz ile Birol Yayla’nın kurduğu

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Kanun sanatçısı Taner Sayacıoğlu’nun konuk sanatçı olarak yer aldığı konserde, “Yansımalar”ın 20 yılı aşkın bir süreye yayılan ve artık neredeyse klasikleşmiş eserlerinin yanı sıra, albümlerinde yer almayan yeni çalışmaları ve ilk kez seslendirilecek eserleri sevenleriyle buluşacak.

Rahşan Apay ve Kamran İnce de yarın Borusan Müzik Evinde “İnce’liklere Dair” adlı bir konser verecek.Anadolu ve Balkan halk ezgilerini buluşturan Kamran İnce’nin bestelerinden oluşan programda, viyolonselsanatçısı Rahşan Apay, İnce’nin besteleri ile genç yorumcular ve dinleyenleri için yeni bir yol açacak.

Kendilerini “Karadeniz’in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler” olarak tanımlayan etnik rock grubu Marsis, yarın İstanbul Live’da bir konser verecek.

Eczacıbaşı Topluluğu çalışanlarının oluşturduğu müzik grubu Ecza Dolabı,

“BiTam Biöğrenci” projesine destek amacıyla yarın İKSV Salonu’nda konser verecek.

Farklı tarzı ve melodik yapısıyla diğer gruplardan sıyrılıp bugünün en önemli rock topluluklarından biri olanPinhani, yarın Jolly Joker sahnesinde şarkılarını sevenleriyle paylaşacak.

Ezginin Günlüğü grubuyla tanınan Hüsnü Arıkan, yarın Hayal Bistro’da düzenlenen “Solo Performans Geceleri”ne konuk olacak.

Türkiye’de şehir müziğinin önemli isimlerinden Bülent Ortaçgil, yedi yıl aradan sonra çıkardığı “Sen” albümündeki şarkıları yarın Live Haymatlos’ta seslendirecek.

-İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrasıyla TİM Show Center’da- 

Çok küçük yaşlarda çaldığı Beethoven 1. piyano konçertosu ile ülkesi İsveç’in Harika Çocuğu unvanını kazanan Peter Jablonski ile pek çok ülkedeki önemli konser salonlarında düzenlenen orkestra konserlerinde solist ve şef olarak katılan, resitaller veren Hakan Şensoy, 3 Mart’ta CRR Konser Salonunda bir konser verecek.

İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrası eşliğinde Dilek Türkan ve Bora Ebeoğlu’nun solist olarak yer alacağı, Eren Sanrı ve Berrak Yedek’in danslarıyla renklenen bir konserle yine 3 Mart’ta Türker İnanoğluMaslak Show Center’da sahne alacak.

Feridun Düzağaç, 3 Mart Cumartesi akşamı Jolly Joker’de sevenleriyle buluşacak.

-Tunuslu sanatçı Smadj ile Borusan Müzik Evinde Akdeniz müziğinde yolculuk-

Türk pop müziğinin en eski gruplarından Mavi Işıklar, 3 Mart’ta Mask Live Music Club’da sahne alacak.

Murat Bulgak ve Maya Orkestrası, yine 3 Mart’ta Hayal Bistro’da gerçekleştirecekleri “Eski Türkçe 45’likler Gecesi”nde İskender Doğan’dan Selçuk Ural’a, Tanju Okan’dan Yeliz’e, Beyaz Kelebekler’den Erol Evgin’e özlenen ve sevilen şarkıcıların eserlerini seslendirecek.

Ud sanatçısı, besteci ve aranjör olarak, İstanbul’da yaşayan Tunuslu sanatçı Jean Pierre Smadj, yine 3 Mart’ta Borusan Müzik Evinde, Natacha Atlas, Ibrahim Maalouf, Cem Yıldız, Erkan Tekci, Hogir Göregen, Gürkan Özkan ve Rustam Mahmudov ile birlikte dinleyenleri Akdeniz’i batıdan doğuya aşan bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Cihat Aşkın ve Tuluğ Tırpan, 3-4 Mart tarihlerinde Caddebostan Kültür Merkezinde Beethoven’ın tüm keman ve piyano sonatlarını yorumlayarak bir

“Beethoven Maraton”u gerçekleştirecek.

-Asya’nın sesleri CRR Konser Salonunda yankılanacak- 

CRR Konser Salonu, 4 Mart’ta gerçekleştirilecek “Asian Voices” konserinde soprano Saida Mamadalieva, tenor Normumin Sultanov, bas Kirill Borchaninov ve piyano sanatçısı Dilyara Akhmetshina’ya evsahipliği yapacak.

TRT Yurttan Sesler Korosu, 5 Mart’ta CRR Konser Salonunda Yücel Başmakçı şefliğinde bir konser verecek.

Sadece İsveç’in değil, Avrupa’nın en büyük rock&metal gruplarından biri olarak gösterilen Opeth, 6 Mart Salı günü Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. Konserde, Opeth’in son albümü Heritage’dan da şarkılar yer alacak.

Nejat Yavaşoğulları, Sina Koloğlu, Sunay Özgür, Deniz Demiröz ve Gencay Kıymaz’dan oluşan Bulutsuzluk Özlemi yine 6 Mart günü Beyoğlu Hayal Kahvesinde sevenleriyle buluşacak.

-Macar ezgileri Süreyya Operasında- 

Türkiye’deki iki kadın orkestrasından biri olan “Feminİstanbul Oda Orkestrası”, 7 Mart Çarşamba günü İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezinde,

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla bir kadın solistle ve kadın bestecilerin eserlerinden oluşan bir repertuvarla sahne alacak.

Opus Amadeus Oda Müziği Festivalinin açılış konseri, “İki Piyanodan Tadına Doyulmaz Macar Yansımaları”, 7 Mart Çarşamba günü Kadıköy Süreyya Operasında gerçekleştirilecek.

Marta Gulyas ve Birsen Ulucan tarafından gerçekleştirilecek konserde, Franz Schubert’in Macaristan’ın renklerinden, seslerinden, kokularından esinlenerek bestelediği “Macar Stilinde Eğlencelik” ile başlı başına bir dört el piyano şöleni sunacak. Ayrıca Johannes Brahms’ın dünyaca meşhur ve çok sevilen “Macar Dansları”nın iki piyano uyarlaması, György Kurtag’ın Bach’tan “koral ve kantat uyarlamaları” ve efsanevi Franz Liszt’in birbirinden güzel eserlerinin iki piyano uyarlamaları bu konserde dinlenebilecek.

-Sahne sanatları- 

Aile yadigarı bir köşkteki düğün hazırlıkları ile başlayan “Düğün”, yarın Fevziye Mektepleri Işık Okullarında tiyatroseverlerle buluşacak. Oyun, Ahmet Ümit, Mario Levi ve Hakan Günday söyleşisi ile özel gösterim olarak sunulacak.

Uyarlaması ve yönetmenliğini Genco Erkal’ın yaptığı “Ben Bertolt Brecht” yarın Muammer Karaca Tiyatrosunda sanatseverlerle buluşacak.

“Don Kişot” yarın Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde sahneye konulacak.

İspanyol edebiyatının en ünlü romanlarından Don Kişot, Tiyatro Kedi için İpek Kadılar Altıner tarafındanOyunlaştırıldı. Başrolünü Haldun Dormen’in üstlendiği Don Kişot’u Hakan Altıner sahneye koydu.

Enis Fosforoğlu’nun yönetmenliğinde sahneye konulan müzikli komedi

“Şıpsevdi”, yarın Halis Kurtça Kültür Merkezinde sergilenecek. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eseri, 1900’lerin başında toplumun değişim yaşamaya başladığı bir dönemin İstanbul’unu anlatıyor.

-Engelli gençlerin rol aldığı “Buluşma Hamlet” 3 Mart’ta- 

Beş Avrupa ülkesi arasında ortaklaşa gerçekleştirilen “Europe Now” projesi için Deniz Altun’un kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in yönettiği “Pippa”, 3 Mart Cuma günü Akbank Sanat Tiyatrosunda seyirciye sunulacak. Oyun, İtalyan performans sanatçısı Pippa Bacca’nın talihsiz bir şekilde yarım kalan yolculuğunda, bambaşka sebeplerle Diyarbakır’dan yola çıkan Ali Rıza ile yollarının kesişmesini anlatıyor.

Mine Artu’nun yazdığı Mehtap Bayri ve Necmi Yapıcı’nın rol aldığı “Benimle Delirir misin-“, 3 Mart Cumartesi günü Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.

Yıllardır engelli genç yeteneklerin birer Oyuncu olarak yetiştirilmesini sağlayan SATGE tarafından geliştirilen “Buluşma Hamlet”, 3 Mart Cumartesi günü Ortaköy Afife Jale Sahnesinde sergilenecek.

Dinamik akışı ve keskin anlatım diliyle sadeleşirken yoğunlaşan benzersiz bir Hamlet okuması olan Buluşma Hamlet’in çarpıcı koreografisi ve göz dolduran görselliğiyle seyircilerinde iz bırakması amaçlanıyor.

-“Tehlikeli Oyunlar” 5 Mart Pazartesi Salon İKSV’de- 

Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun aynı adlı eserinden Hakan Altıner’in yazdığı ve sahneye koyduğu “Koca Sinan”, Tiyatro Kedi Black Out Sahnesinde 4 Mart Pazar günü tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunda Orhan Kılıç Mimar Sinan’ı, Tarık Papuççuoğlu Kanuni Sultan Süleyman’ı, Nurseli İdiz Hürrem Sultan’ı canlandırıyor.

Müjdat Gezen’in yazıp yönettiği “Aptal” Oyunu, 4 Mart Pazar günü Müjdat Gezen Tiyatrosunda, aynı gün Ali Poyrazoğlu ve Nilgün Belgün’ün oynadığı “İyi Günde Kötü Günde” Ali Poyrazoğlu Sahnesinde seyredilebilecek.

Seyyar Sahne’nin Oğuz Atay’ın aynı adlı romanından sahneye uyarladığı tek kişilik Oyun “TehlikeliOyunlar”, 5 Mart Pazartesi günü Salon İKSV’de sergilenecek.

Tiyatroseverler, yazarlığını ve yönetmenliğini Özen Yula’nın, müziklerini Jehan Barbur ve Cenk Erdoğan’ın yaptığı “Şems!..Unutma!..” Oyununu, 5 Mart Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezinde izleyebilecek. Mevlana’nın ruh ikizi Şems’in cinayetine odaklanan Oyun, sırların, kutsallığın, ailenin, aşkın sorgulandığı ve bugüne dair çok şey söyleyen bir hikaye.

-Çocuklar için…- 

Kökeni 1800’lü yılların başına kadar uzanan Paris Sirki, yarın, 3 ve 4 Mart tarihleri arasında Beylikdüzü Festival Alanında izleyenlerle buluşacak.

Müzikal çocuk Oyunları “Sinbad ve Adalar Prensesi”, 3 Mart Cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Salonunda, Tiyatro Mie tarafından sahneye konulan “Fareli Köyün Kavalcısı” ise 4 Mart Pazar günü Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezinde sergilenecek.

-Sergiler- 

Mehmet Pesen’in 1944’ten bugüne kadar ortaya koyduğu yaklaşık 200 eseri, retrospektif bir sergiyle yarın İş Sanat Kibele Sanat Galerisinde sanatseverler ile buluşacak. 14 Nisan’a kadar sürecek sergide, Pesen’in nakış, yarı soyut, figüratif ve çağdaş minyatür dönemi eserleri yer alıyor.

Yerebatan Sarnıcı’nda 3 Mart-6 Nisan tarihleri arasında Lagün Canavarı sergilenecek. Lagün Canavarı adlı eser, Alberto Toso Fei’nin kıtabında yer alan bir efsaneden ilham alınarak hazırlandı. Eser ilk olarak, 2011’in Şubat ayında Venedik, Cavallino Triporti’deki bir tarım işletmesinde, 1.700 davetlinin huzurunda 12 saatliğine gerçekleştirilen bir etkinlikle sunuldu.

Apeiron Artplus Galeri, Museum of the Americas işbirliğiyle organize ettikleri “4 Uluslararası Sanatçıİstanbul’da” sergisiyle bu ay süresince 3 farklı ülkeden gelen 4 sanatçıyı ağırlayacak.7 Mart Çarşamba günü başlayıp, 27 Mart’a kadar sürecek sergide, İspanya’dan Alberto Apellaniz ile Jose Angel Palao, Uruguay’dan Lara Campliglia Monzon ve Almanya’dan Erica Fromme’un eserleri yer alıyor.

ALAN İstanbul, “Güzel Ama Yalnız Kadınlar” karma sergisiyle, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nden bir gün önce, kadın ve kadınlık algısı üzerine yerleşik tarihsel sorguları, sanatçıların perspektifinden öznel vurguyla birleştiriyor ve izleyicisini kültürel kodlamaların ötesinde içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. 7 Mart Çarşamba başlayacak sergi, 1 Nisan’a kadar gezilebilecek.

5. Fotogen Gösteri Günleri Akbank Sanat’ta!

FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ‘FOTOGEN Gösteri Günleri’, 6-9 Mart 2012 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

14 fotoğraf sanatçısının eserlerinin yer aldığıetkinlik, 6 Mart 2012, Salı akşamı saat 19:00’da başlayacak. Gündüz saat: 16.00 ve akşamsaat:19.00 olmak üzere iki ayrı seansta gerçekleştirilecek etkinlikte; flamenkodan caza; makro doğa fotoğraflarından dağ manzaralarına kadar değişik konuların işlenecek. Etkinlikte ayrıca; FOTOGEN üyelerinden Cengiz Karlıova’nın 40. sanat yılı nedeniyle hazırladığı “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl” gösterisi de ilk kez izleyicilerle buluşacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri kapsamında hergün farklı konu ve konuşmacılar kısa söyleşiler ve sürpriz etkinliklerle Akbank Sanat’ta olacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri Programı:

6 Mart 2012, Salı saat: 19.00

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 16.00

Atilla Tanyeli                           “Günden Geceye Yolculuk”

Tülin Dizdaroğlu                     “Kadıköy’de Akşam”

Selçuk Özdil                           “Yeni Moda Eczanesi”

Ahmet Kuzik                           “Kıyıdan Fotoğraflar”

İbrahim Göksungur                 “Cazistanbul”

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 19.00

8 Mart 2012, Perşembe saat: 16.00

Salih Zeki İlban                     “Çağdaş İstanbul”

Sevdiye Kurucu                     “Flamenko”

Galip Dülger                          “Bütün Çiçekler Güzeldir”

Sera Mübeccel Gültürk         “Boyar Madde ve Parfüm İçermez”

Cengiz Karlıova                    “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl”

8 Mart 2012, Perşembe saat: 19.00

9 Mart 2012,Cuma saat: 16.00

Cengiz Sakarya                     “Hayda Bre Pehlivan”

Sema Kösoğlu Karlıova         “Yağmurun İzinde”

Yusuf Darıyerli                       “Yular”

Ersin Alok                               “Dağ ve Sanat”

Etkinlik Ücretsizdir.

-ANTALYA-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Sabri Tuluğ Tırpan tarafından yazılan eser, 5 Martta Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki opera sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Şef Hakan Kalkan’ın yöneteceği ANTDOB orkestrası, korosu ve solistlerinin sahne alacağı konser, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Eserde hikayesi anlatılan üç kadını soprano Nurdan Küçükekmekçi Aydın, soprano Zişan Damcıoğlu ve mezzo soprano Ebru Kaptan seslendiriyor. Eserin anlatıcısı Semiha Derya Karadeniz.

ANTDOB, Victor Hugo’nun aynı adlı romanından uyarlanan Notre Dame’ın Kamburu balesini bugün ve 3 Martta sanatseverlerle buluşturacak.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek eserin koreografi ve librettosu Ankara Devlet Opera ve Balesi Başkoreografı Armağan Davran ile Başöğretmeni Volkan Ersoy imzasını taşıyor.

Eserin müzikleri, Cesare Pugni’nin müziğini yeniden düzenleyen ve kendi bestelerini ekleyen Bujor Hoinic, dekor tasarımı Adnan Öngün, kostüm tasarımı Çimen Somuncuoğlu imzasını taşıyor.

Esmeralda ile gizlice buluştuğu odada ölü bulunan yüzbaşının cansız bedeninin sorumlusu olarak Esmeralda’nın polis memurları tarafından götürülmesiyle başlayan eserde olaylar bir şekilde gelişir ve Esmeralda’nın öldürülmesine hükmedilir. Halk, güzeller güzeli çingenenin öldürülmesini istemez. Asılması için meydana getirilen Esmeralda artık tüm ümidini yitirmiştir. Rahip ne yapacağını bilememektedir. Aşıklar birbirlerine başka dünyada kavuşacaklardır. Quasimodo olanlara seyirci kalmayacaktır.

ANTDOB oyuncuları yarın “Haydi Çocuklar Operaya” etkinliğiyle minik sanatseverlerle buluşacak. Çocuklarda opera bilincinin geliştirilmesini hedefleyen etkinlik, eğitici özelliği de sahip. Operaya gelen çocuklar, sahnelenecek eserin dekorunu görme ve opera hakkında bilgi alma fırsatı bulacak, daha sonra şovu seyredecek.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-ADT- 

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın, 3 ve 7 Martta Aziz Nesin’in “Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek.

Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez.

Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan “Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

ADT oyuncuları, 6 Martta “Pinokyo” adlı çocuk oyunuyla tiyatroseverlerin karşısında olacak. Carlo Collodi’nin yazdığı, Brian Way’in tiyatroya uyarladığı eserin yönetmeni Ahmet Avkıran. Eserin dekor ve kostümleri Özlem Karabay’a, müzikleri İhsan Kılavuz’a, ışık tasarımı Namık Gürsoy’a ait.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ABT- 

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bugün “Tersine Dünya” adlı eseri sahneleyecek.

Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan, Orhan Kemal’in “Tersine Dünya” adlı eserinin yönetmenliğini Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı.

Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu, ışığı Özgür Dokuyucu’ya ait. ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı “Tersine Dünya”da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

Eser 5 Martta da Dünya Kadınlar Günü için Yeni Mahalle Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

ABT, yarın, Turgut Özakman’ın yazdığı “Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek. Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda mahalle sakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

Topluluk, 3 Martta “Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” alı eseri sahneleyecek.

Oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

ABT oyuncuları, aynı günün akşamında “Vatan Kurtaran Şaban” adlı eser için sahneye çıkacak. Haldun Taner’in yazdığı “Vatan Kurtaran Şaban” adlı kabarede, Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden Kültür Sanat Müsteşarlığı’na atanan Şaban’ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicvedilerek anlatılıyor. Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği oyunda kalabalık bir kadro rol alıyor.

-KBT- 

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Hacıyatmaz” oyunuyla yarın ve 3 Martta sanatseverlerle buluşacak.

KBT, Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu

“Ağaç Ev”i de yarın sahneleyecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-Konser ve sergi- 

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası “Erkin ve Beethoven” konseriyle yarın sanatseverlerle buluşacak. Kemanda Özcan Ulucan solist olarak sahne alacak.

Ressam Rabia Çalışkan, Antalya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Yenimahalle Kültür Merkezi’nde sergi açacak. “Yenimahalle’den Yenimahalle’ye Ankara-Antalya” adlı resim sergisi, bugün Yenimahalle Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergide, Rabia Çalışkan, zaman olgusunu kendine has uslübuyla resmettiği eserlerini sergileyecek. Sergi, 15 Marta kadar açık kalacak.

Letafet Sarıbaş’ın “Duygusal Damlalar” ebru sergisi, yarın Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, 15 Marta kadar gezilebilecek.

-DİYARBAKIR-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiylebuluşturmaya devam ediyor.

Hristo Boyçev’in yazdığı, Zurap Sıkharulıdze’nin yönettiği, çevirisini Hüseyin Mevsim’in yaptığı “Titanik Orkestrası”nda yaşamın kıyısında kalmış insanların her şeye rağmen bekleyişleri anlatılıyor.

Ali Çelik, Uğur Çınar, Ozan Hafızoğlu, Pelin Tozkoparan ve Fatih Yurdakul’un rol aldığı, Oyunun dekoru ve giysi tasarımı Esra Selah’a, ışık tasarımı ise Suat Uçar’a ait.

Oyun bugün ve yarın saat 20.00’da, Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’da, Cahit Sıtkı Tarancı KültürSanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü ise küçük seyirciler için saat 11.00’de “Oz Büyücüsü”nü sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sahneleyecek.

Oyun, Kürtçe olarak yarın ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciylebuluşacak.

-MARDİN- 

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

 -ANKARA-

Clint Eastwood’un kamera arkasına geçtiği “J.Edgar” adlı yapım yarın seyirciyle buluşacak

20. yüzyılın en çok tartışılan tartışmalı ve en güçlüportrelerinden J. Edgar Hoover’ın hayat hikayesinden beyazperdeye uyarlanan filmde ünlü FBI başkanının gençliğinden başlayarak Amerikan Adalet Bakanlığı’ndaki yükselişi ve neredeyse 50 yıl boyuncaFederal Büro üzerindeki etkisi beyazperdeye taşınıyor. Hoover’ı Leonardo Dicaprio’nun canlandırdığı filmde, ünlü aktöre Naomi Watts, Armie Hammer, Josh Lucas, Judi Dench ve Josh Hamilton eşlik ediyor.

Tolga Çevik, Köksal Engür ile Toprak Sergen’in başrolünü paylaştığı “Sen Kimsin” gösterime girecek. Ozan Açıktan’ın yönettiği film, Dedektif Tekin ve trafik polisliğinden emekli İsmail’in kayıp bir kız vakasının peşine düşerken bu maceranın başlarına beklenmedik işler açmasını konu alıyor.

Reese Witherspoon’un son filmi “İyi Olan Kazansın”, haftanın üçüncü yeni yapımı. Yönetmenliğini McG’nin üstlendiği film, hem çok iyi iki dost hem de CIA’in üst düzey yetenekli ajanları olan ikilinin birbirinden habersiz aynı kadına aşık olmalarını ve büyük bir rekabet içine girmelerini anlatıyor.

Sinemalardan 

Metropol: “Fetih 1453”, “Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, “Sen Kimsin”, “İyi Olan Kazansın”, Berlin Kaplanı”.

Optimum: “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”.

Kızılay Büyülü Fener: “Fetih 1453”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”,

“Artist”, “Benden Sana Kalan”, “J.Edgar”, “İyi Olan Kazansın”, “Hayat Sürücü”, “Kevin H)Hakkında Konuşmalıyız”.

Bahçelievler Büyülü Fener: “Sen Kimsin”, “Berlin Kaplanı”, “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Artist”, “Fetih 1453”.

-ESKİŞEHİR-

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı oyun, 3 Martta saat 20.00’de, 4 Martta ise 18.00’de Sanat ve Kültür Sarayında sahnelenecek.

Nikolay Gogol’un yazdığı, Cemal Süreyya’nın çevirdiği, Erdal Küçükkömürcü’nün yönettiği “Palto” adlı oyunda, şehir tiyatrosu sanatçılarından Özlem Akdoğan, Basri Albayrak, Ali Eyidoğan, Emir İzci, Hakkı Kuş, Burcu Tutkun Oruç ve Serkan Sezgin rol alıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesinde, yarın saat 20.00’de sanatseverlerle buluşacak.

Valerie Petrof’un yazdığı “Her Şeye Rağmen” adlı çocuk oyununda Şehir Tiyatrosu sanatçıları Çiğdem Altuğ, Ercüment Yılmaz, Ezgi Çoşkun ve Zuhal Lale rol alıyor. Oyun, 8 Martta saat 14.00’de Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Sultandere Sahnesinde yarın saat 20.00’de sahnelenecek.

Mutlu bir yaşam umuduyla İstanbul’a gelen Ukraynalı Dijana’nın insan tacirlerinin eline düşmesini ele alan ve zorla fuhuşa zorlanan kadınların dramının yansıtıldığı “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi” adlı oyun ise 7-8 Martta Tepebaşı Sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisinesunacak, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyunsahnelenecek.”Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisine sunacak, SamsunDevlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyun sahnelenecek.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, 3 Mart Cumartesi ve 5 Mart Pazartesi günü,

“Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Girit’te küçük bir Yunan kasabasında yaşayan Zorba, kasabaya yerleşmek için Amerika’dan gelen John ve ona aşık olan Marina ile Zorba’yı seven Monolies’in hikayesinin anlatıldığı eserin müziklerini Mıkıs Theodorakıs, librettosu ve koreografisini Lorca Massine, orkestra şefliğini Tolga Taviş ve OğuzhanKavruk yaptı, Anna Krzyskow sahneye koydu.

Turne Sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise, Bursa Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Bu da Benim Karım” adlı Oyun seyirciyle buluşturulacak.

Sandberg ve Fırner’in yazdığı, Bora Özkula’nın sahneye koyduğu “Bu da Benim Karım” herkesin, “Bu benim karıma ya da benim kocama çok benziyor” diyebileceği kişilerle karşılaşabileceği bir Oyun.

Samsun Gazi Sahnesi’nde yarın saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu’nca hazırlanan “Vay Başımıza Gelenler” adlı Oyun seyirciyle buluşturulmaya devam edecek. Günlük hayatımızdaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu Oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı.

Samsun Söz Sanat Merkezi de, 5 Mart Pazartesi ve 7 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da, “Geç Kalanlar” adlı Oyunu tekrar sahneleyecek.

Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı Oyunu, Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu.

-ORDU- 

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), yarın akşam ve 6 Mart Salı günü 20.00’da “Eşeğin Gölgesi” isimli Oyunu yeniden seyircinin beğenisine sunacak.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu Oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçer. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır.

-ÇORUM- 

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu’nda, yarın 20.00’da ve 3 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlıOyun sahnelenecek. Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in sahneye koyduğu Oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar layık görüldü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, 20 Aralık 2011’de Ankara’da toplanan Değerlendirme Kurulu, “fotoğraf sanatının gerek ulusal gerekse uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden olmaları, kendilerine özgü üslupları, bu alanda yaptıkları eğitsel çalışmaları ve üretimleri, fotoğraf gibi görsel bir sanat ögesini kullanarak dimağlarda yeni ufuklar açmaları,Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil ederek pek çok ödülü Türkiye’ye getirmeleri hususlarını göz önünde bulundurarak” 2011 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar’a verilmesini kararlaştırdı.

Ödüllerin, İstanbul’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bir törenle Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

-Kültür Sanat Büyük Ödülü-

Bakanlık tarafından 1979 yılından bu yana verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü yurt içinde ya da dışında icra ettiği özgün eser, uygulama, yorum veya bilimsel araştırmalarıyla Türk kültür ve sanatının gelişmesine katkıda bulunanları devlet adına ödüllendirme amacını taşıyor. – Ankara

Geleceğe anılarınızı nasıl bırakmak istersiniz ?” sorusuna büyük çoğunluğumuz genelde “fotoğrafla” cevabı verir. “An”ın ölümsüzleştirilmesi veya detayların yakalanması ya da bir haberin aktarılmasında ya da gündelik hayatta her zaman karşılaştığımız ama olağan üstülüğüne dikkat etmediğimiz olay, renk  ve  beklide duyguları aktarma, haberleşme ve sanatlaştırma yöntemlerinden biride elbette  fotoğraf çalışmalarıdır. Kimlik kartımızdan tutunda geleceğe anılarımızı bırakmaya kadar  pek çok açıdan hayatımıza dahil olan bu yöntemin sanat olup olmadığından öte” hangi fotoğrafın” sanat olduğunu tartışmak daha doğru gibi.

Durum böyle olunca artık fotoğraf çekme imkanlarının bu kadar gelişken hale gelmeden önceki durumunu merak ettiğiniz olmadı mı? Aşağıdaki yazımızda fotoğrafın geçmişini bulacaksınız…

Yazıyı okuduktan sonra eğer sizde fotoğraf  konusunda eğitim almak veya aldığınız eğitimi pekiştirmek ve bir ileri düzeye çıkartmak istiyorsanız sizleri de bekliyoruz. Yeni dönem Fotoğraf kursuna ön kayıt yaptırın (Lütfen Tıklayın) ve sizlerde  Nar Sanat Ailesine katılın.. Elbette aldığınız eğitim sonunda M.E.B. Onaylı sertifikanızı da alacaksınız. 

 Fotoğrafın Kısa Geçmişi

 

ilk fotoğraf makinası nicephore 1816-22

Fotoğraf makinesinin öncüsü   sayılabilecek karanlık kutu (Camera Obscura) Rönesans devri sanatçıları tarafından bulundu. Bunun temeli ise Sümerler’den beri bilinen şu ana ilkeye dayanıyordu :  Karartılmış bir odanın duvarında küçük bir delik açılırsa, dışarıdaki görüntü karşı duvara ters olarak düşer. Onyedinci yüzyılda ressamlar bu buluştan yoğun olarak yararlanmaya başladılar. Camera Obscura geliştirildi ve görüntünün arkadaki buzlu cam üzerine düşürülmesi sağlandı. Amaç, gözle görüleni doğru olarak kağıda aktarmaktı.

Sonraları deliğe mercek takılarak, bir ayna yardımıyla da görüntü, yukarıya alınan buzlu cama yansıtıldı. Ondokuzuncu yüzyıla ulaşıldığında Camera Obscura gelişmiş ve yaygın olarak  kullanılan  bir araçtı.

19. yüzyılın hemen başlarında Thomas Wedgewood, beyaz bir deriyi gümüş nitrat eriyiğine batırarak üzerinde siyah mürekkep olan bir camın altına yerleştirdi. Işık gümüşü karartarak, negatif bir görüntü oluşturdu. Ancak Wedgewood reaksiyonu durduracak, gümüşün kararmasını önleyecek bir yol bulamamıştı.

 

 

ilk fotoğraf View_from_the_Window_at_Le_Gras,Joseph_Nicéphore_Niépce

 

Alman bilim adamı Johann Heinrich Schulze, günümüzdeki karanlık oda tekniklerine yakın bir teknikle, duyarlı tabaka üzerine koyduğu yarı saydam maddelerin izlerini elde ederse de, o da bunların kararmasına engel olamamıştır.

Optik ve mekanik yollarla elde edilen görüntülerin kimyasal yöntemlerle saptanması, ilk olarak Fransız Joseph Nicephore Niepce tarafından 1826 (kimi kaynaklar bu tarihi 1827 olarak yazar) yılında gerçekleştirilmiştir. Niépce, üzeri katran türevi bir madde ile kaplanmış pirinç levha üzerinde litografi malzemelerini kullandı. Sekiz saatten fazla bir süre pozladıktan sonra sertleşmemiş bölgeleri lavanta yağı içerisinde yıkayarak çıkardı. Elde edilen kalıptan yapılan litografi baskısı sonucu çıkan ilk görüntü ise tarihe geçti. Sonuçta Niepce bir görüntü elde etti.

Tonlar çok kötü değildi ama iyi bir ayrıntı alınamamıştı. Fotoğraf tarihinin bu ilk örneği bir çok el değiştirmiştir Niépce tarafından 1827’de Londra’daki Royal Society’nin üyesi Dr. Bauer’e teslim edilen eser yüzyıl içinde iki kez açık artırmayla satılır. 1898’de Londra’da sergilendikten sonra, elli yılı aşkın  bir süre ortadan kaybolur. Görüntü bu dönemde  Londra’da emanete verilmiş bir sandıkta unutulmuştur.  Ancak Fotoğraf tarihçisi ve koleksiyoncusu Helmut Gernsheim’ın araştırmaları sayesinde, sonunda unutulduğu  yerden çıkarılır. Gernsheim , eseri 1964’te Texas Üniversitesi’ne bağışlar.

 

ilk fotograflardan

Niépce’in bu araştırmalardan o tarihe doğru haberdar olan Daguerre, dioramalarını geliştirirken yararlandığı karanlık odada elde edilen görüntüleri sabitlemeyi yıllardır düşlemektedir. İki adamın 1827’de tescillenen ortaklığı Niépce’in 1833’de ölmesiyle son bulur. Bunun üzerine Daguerre çalışmalarını tek başına sürdürür ve Eugene Hubert adında genç bir mimar 1836’dan itibaren onun asistanlığını üstlenir. Daguerre, Niépce’in aksine görüntüyü çoğaltmaktan çok netleştirme alanına yönelir.

1837’de yöntemi son biçimini almıştır: Yuda bitümüyle duyarlı kılınmış bir bakır plaka kullanmakta, karanlık odada üzerine ışık düşürülen bu plakadaki gizli görüntüyü daha sonra cıva buharıyla açığa çıkarmakta ve ayrıntılarda çok büyük bir inceliğe ve kesinliğe sahip bir görüntü elde etmektedir.  Ürünü piyasaya sürme konusundaki ilk girişiminde başarısızlığa uğrayan Daguerre, resmi çevrelerden destek almaya çalışır: 1838’de temas geçtiği François Arago, bu yöntem karşısında coşkuya kapılır

Arago’nun 1839’un hemen başında duyurduğu haber, tarihi inanılmaz biçimde hızlandırır. Görüntülerin üretiminde kullanılan  yöntem hakkında hiçbir bilgi sızdırılmaması her türlü spekülasyona kapı açar.  Bazıları sihirden söz ederken, karanlıktaki köşelerinde çıkan kimileri de kendilerini tanıtıp Fotoğraf çekme yöntemini Daguerre’den daha önce bulduklarını iddia ederler; bu durum Daguerre’in icadının çağın havasına ne denli uygun olduğunu ve onu nasıl yansıttığını göstermektedir.

İtirazların en kayda değeri İngiltere’den gelir; William Henry Fox Talbot, 31 Ocak tarihinde Londra’daki Royal Society huzurunda kendi geliştirdiği kağıt üzerine Fotoğraf yöntemini tanıtır. Daguerre ile aynı tarihlerde çalışmalarını sürdüren İngiliz William Henry Fox Talbot, görüntü elde etmede negatif – pozitif yöntemini ortaya çıkararak, aynı görüntünün birden çok baskısının yapılmasını sağlamıştır. İcat ettiği sisteme Latince Calos(Güzel) dan gelen Calotype adını veren Talbot’un yönteminde ise kağıda gümüş nitrat eriyiği emdiriliyor, sonra kamera içine yerleştirilip bir dakika kadar pozlandırıldıktan sonra, tekrar aynı eriyik içinde görüntü güçlendiriliyor ve hiposülfat içinde sabitleştiriliyordu. Talbot’un elde ettiği görüntü ters ve negatifti. Aynı yöntemle duyarlılaştırılan başka bir kağıda günışığı yardımıyla görüntü aktarılıyordu. Bu şekilde sayısız pozitif görüntü elde edilebiliyordu. Talbot’un sistemi Daguerre’inkine göre daha az yaygınlaşabildi. Çünkü kağıt negatifin yapısı, ayrıntıyı yok ediyordu. Elde etmeyi başardığı görüntülerle Fotoğraf tarihinin ilk sergisini açan Talbot, 1842 yılında da ticari amaçla çalışan ilk Fotoğraf stüdyosunu kurmuştur.

 

ilk portret

Ve Daguerre, nihayet 19 Ağustos 1839’da buluşunu tüm dünyaya “Daguerreotype” adıyla duyurdu. Gümüş iyodür kaplı bakır levhayı karanlık kutu içinde objeden yansıyan ışıkla pozlandırıp, cıva buharıyla geliştiriyor ve reaksiyonu durdurmak için ise, tuzlu eriyik içinde yıkıyordu. Bunun  sonucunda oluşan görüntü tek kopya olarak elde edilmekteydi. Eğer Fotoğrafçı özel aynalı bir kamera kullanmıyorsa, Fotoğraf sağ-sol yönünde ters bir şekilde oluşuyordu.

Daguerre, Niépce ile bir ortaklık anlaşması imzaladıktan sonra Chalon’a gelir. Artık Niépce’in  heliografi adını verdiği buluş, ikisinin ortak malıdır. Bu ortaklığa Daguerre olanak  ve ününü koyarken, Niépce buluşunu koymaktadır.  Yine  de Daguerre, Niépce’yi pek yavaş anlayıp desteklemektedir. Halk daha çok Daguerre’in adını anmakta ve buluşu ona maletmektedir.1822’de  Fotoğraf elde edilmişti ve Niépce  1833’de  öldü. Niépce’in ölümü üzerine oğlu, kontratın hukuki ortağı olur. Fakat Daguerre, Isidore’un mali yöndeki zaafından istifade ederek meseleyi halleder. Ayrıca birçok bilgin, bu endüstri çağının  yeni doğan  çocuğuna  ilgi duyarlar. Ocak 1839’da  Daguerre  tekniğini geliştirmiştir. İlk levhalarını Arago’ya gösterir. Yazar Jules Janin, “L’Artiste” dergisinde milletlerarası

tartışmalara yol  açan garip  açıklamalar  yapar. Fakat halk henüz  shiçbir “görüntüyle” karşılaşmamıştır. Aynı dönemde İngiltere’de Fox Talbot, Niépce’ in  heliografilerini  görmüştür ve kağıt  üzerinde  çalışmalarına devam etmektedir. Her ne kadar Daguerre ve Talbot gizlilik içinde çalışıp, bröve peşindilerse  de, başka bilim adamları Fransız  Faraday ve İngiliz Herschal fikirlerini açıklamaktadırlar. Herschal sodyum hiposülfiti tavsiye edip Fotoğrafçılara bu fiksatörü hediye eder.  Bu  sıralarda  Fransız  Hyppolite  Bayard  kağıt  üzerinde çalışmaktadır.

19 Ağustos 1839’da, Paris’de Louis Daguerre’in Fotoğrafik  yöntemini açıklaması herşeyin başlangıcı oldu.

Kısa bir süre sonra kentteki bütün  mağazalar Fotoğraf çekim malzemelerini  ısmarlayan  müşterilerle dolup taştı. Evet, bu sadece bir başlangıçtı. Fotoğrafçılığın popülaritesi o kadar arttı ki, 1847’de, yani on yıldan daha kısa  bir süre içinde, sadece Paris’te 2000 kamera ve yarım  milyondan daha fazla Fotoğraf klişesi satıldı. 1853’de 10.000 Amerikalı  daguerreotypist üç milyon Fotoğraf üretti. Londra’lı  Fotoğrafçılar,  Fotoğraf çekmek için mekanlar ve  onları  geliştirmek için  karanlık  odalar kiraladılar. Londra  Üniversitesi  1856’da müfredatına  Fotoğrafçılığı da ekledi. Böylece yeni bir uğraş  ve yeni bir sanat doğmuş oldu.

Fotoğraf teknik olarak, pek  çok nesnenin  sınırsız  şekilde görüntülenmesi, anların yakalanmasıydı. Bütün meslek alanlarına açıktı.  Herkesin oynayabileceği  bir  oyundu.  Amatör  olarak  başlayan  bir   çok Fotoğrafçı hızla profesyonel oldu. Fotoğrafçılık bilimsel  buluşlarla ve teknolojik gelişmelerle yanyana giden bir sanattı.

Fotoğraf, bir ressamın yapabildiğini daha hızlı,  daha  ucuz ve daha gerçekçi olarak yapabilen  ilginç  bir teknikti.

Ressamların bir çoğu yeni sanatı hemen benimsedi, bazıları resimlerinin ön çalışmalarında kullandı. Bazıları da bu işten resimden  elde ettiğinden daha çok para kazandı. Ve bir çoğu da  bu yöntemin varlığından ürktü. Fotoğrafçıların  gelişiminden  en çok ürkenlerden biri de Maxime Du Camp’dı. Maxime Du Camp, gümüş  nitrat ve hiposülfit için parlak kırmızılarını, canlı renklerini terk eden ve karanlık odaya girmek için paletlerini atanlara “Acemi  ressamlar” diyerek onları küçümsedi.

ilk kadın portresi

Fakat sonuçta  Du  Camp’ ın kendisi de paletini atarak karanlık odaya girdi. Artık  bu tür değişimler  kaçınılmazdı. Sadece yeni sanatın  sağladığı sınırsız çeşitlilikler  değil , aynı zamanda Fotoğrafçılıktan elde  edilen gelir  de bu durumun belirleyicisi oldu. Portre,  Fotoğrafçılığın bir  çok branşından en çok kazançlı olan idi.  1849’da  yaklaşık 100.000 Paris’li Fotoğraflarını çektirdi. Bu yoğun ilgi  eleştirmen  Charles  Baudelaire’e şu sözleri söyletiyordu: “ Bizim  sefil  toplumumuz  bir parça metal üzerindeki  önemsiz  görüntüsüne bakmakta acele ederek Nearcissus gibi davrandı..”

Bütün  popülaritesine  rağmen daguerreotype on yıl  içinde seyrek  olarak kullanılmaya başlandı. Daguerre’nin  yeni buluşunu açıklamasından sadece 3 hafta sonra İngiltere’de  William Henry Fox Talbot bakır klişeler  yerine  görüntünün kalıcı olduğu  kağıtlar  bulduğunu açıkladı. Talbot, birçok deneyden sonra, calotype diye bilinen  yöntemi geliştirdi. Bu yöntem, daha önce de belirttiğimiz gibi modern Fotoğrafçılığın temeli olan  negatif pozitif  işlemini  oluşturdu. Calotype’in görüntüsü, daguerreotype kadar net değildi. Empresyonist resmin erken dönem karşılığı idi, fakat yarattığı yumuşak görüntü bir çekiciliğe sahipti. En önemli avantajı bir negatiften, istenilen sayıda baskı yapılabilmesiydi.

Her  bir daguerreotype sadece bir taneydi ve yeniden  üretilemezdi. Fakat calotype’da, negatifleri cam klişelerde yapmak için metodlar üretildiğinde geçerliliğini yitirdi. Cam negatiflerle daha hızlı baskılar ve belki de en önemlisi daha kısa ışıklama  süresi elde ediliyordu.

 

 

ilk renkli foto

1851’de  diğer  bir İngiliz, Frederick Scott  Archer,  cam üstünde  yayılabilen  ışığa  duyarlı  kimyasal  maddelerle  kaplı yapışkan  bir sıvı olan Collodion’u  buldu. Collodion  klişeleri, kısa  sürede  rutubetle  karşılaşmalı  ve  hemen   geliştirilmeli idi, çünkü  kuruduğunda, ışığa duyarlı olan kaplama  bozulurdu. Bu nedenle “Islak Klişe Yöntemi” diye adlandırıldı.

Bu buluşlar her yıl birbirini  izledi. Fotoğrafçılık  hala deneysel bir uğraştı ve bu işi üstlenen herkes tek başına bu  işi öğrenebilirdi. O  dönemde Fotoğrafçı, solüsyonlarını kendi  yapmak zorundaydı. Aynı zamanda  tozları  ezip  karıştırmak, objektifleri için merceklerini bulmak ve yerleştirmek zorundaydı. Kendi bakır, kağıt  veya cam baskısını kendisi  yapabilmeliydi. Çünkü Fotoğraf araçları  henüz  bir  bütün  olarak  bir  arada  bulunmuyordu. Bu şaşırtacak  kadar çok sayıdaki insan, zanaatkar  oldukları  kadar gerçek  birer sanatçıydılar. Fotoğrafçılığın estetik olanaklarını ve teknik potansiyelini de keşfettiler.

Fotoğrafın  ilk 20 yılında bugün Fotoğrafçıların  repertuarında olan her türden Fotoğraflar çekildi; manzaralar, natürmortlar, belgesel Fotoğraflar ve portreler.. Sonuçlar, şaşırtıcı  şekilde  başarılıydı. Manzaralar, genellikle Gustave Le Gray  tarafından görüntülendi ve Bisson kardeşler daha sonra yapılacak olan çalışmalar kadar dramatik ve çarpıcı Fotoğraflar çektiler.  Bütün bu  insanlar, kötü araçlar ve binbir güçlükle ulaşılan yeni  yöntemlerin zorlamasına rağmen zamanlarının en yüksek standartlarına erişti    1860  ‘lara girerken Fotoğrafçılar makineleriyle neleri yapabileceklerini artık  öğrenmişlerdi. Ve  artık “ne yapılması gerektiği” sorusuna yanıt aramaya  başlamışlardı.

en büyük fotoğraf makinalarından

 

 

Gelecek 20 yılda, Fotoğrafçılar bakış açılarını genişlettiler,  Fotoğrafçılığın  gerçek değerlerini ve  sınırlarını  tartıştılar. Gerçekten Fotoğrafçılığın dünyadaki rolü sorusunun doğrudan, açık ve basit bir cevabı yoktu. Sorunun cevabı, eline  kamerasını alan  her yetenekli insana göre değişiyordu.  Fakat  bu  dönemin uygulayıcıları dört kategoride çok başarılıydılar. Mimarlık, kent manzarası, olaylara tanıklık, portre ve resmi araştıran Fotoğraflar üretme sanat veya zanaatı.

Islak Klişe yöntemiyle mümkün olan daha kısa  ışıklama süresinin yardımıyla Fotoğrafçılar, hareketli konuların Fotoğraflanmasında daha fazla zorlanmayacaklardı.

havadan ilk fotoğraf

Daha fazla esneklik İngiliz fizikçi  Richard  Leach Maddox’ın 1871’de cam yerine jelatini kullanmasıyla  kazanıldı. Bundan sonra klişeler hem duyarlı hem de kuru olacaklardı.

Birçok Fotoğrafçı en iyi çalışmalarını Avrupa ‘da yapıları ve  heykelleri Fotoğraflayarak ortaya koydular. Bu kent  çalışmalarıyla bugün en fazla “şehir planlaması” öğrencilerinin  ilgilenebileceğini söylemek doğru olmasına rağmen bu çalışmaların, varlık ve yayılma dönemindeki Avrupa’nın yüksek yaşam tarzını ve tarihsel  doğruluğunu  kaydettikleri de bir gerçektir

 

Amerika’da  1861’de başlayan iç savaş, maceracı  Fotoğrafçıları,  iyi para getiren Fotoğraf stüdyolarından çıkarıp,  savaş alanlarına gitmelerine neden olmuştur. Bunların bir çoğu da portreci  Mathew B. Brady’nin  önderliğinde  toplanmıştır.  Görüntülü karanlık  oda vagonlarında gezinirken, bu  Fotoğrafçılar  dünyaya savaşın sert mücadelesini yakından izleme imkanını verdiler. Gerçek çatışmaları görüntülemeleri imkansızdı. Çünkü ıslak  klişeler bile olayları durduracak yeterli hıza sahip değildi. Fakat bu Fotoğrafçılar mücadeleyi anlamlı ve dokunaklı ifadelerle  gösterdiler. Terk edilmiş savaş alanlarını, kasabaları, ölüleri ve yaralıları, askeri suçluların infazlarını, her iki tarafın geçici ateşkes  süresince birbirlerini izleyen  askerlerini  görüntülediler. Savaşın zalim paradoksları (kahramanlık ve vahşet)  Fotoğraflarda doğrulukla ve tutkuyla gösterildi. Foto muhabirliği, İngilizcenin kelime dağarcığında henüz yer almıyordu, ama 1860’larda artık tamamıyla gelişmiş bir meslekti.

Birkaç duyarlı Fotoğrafçının ellerinde “portre”, Fotoğrafçılığın  en  etkili ve güncel şekli olduğunu  yeniden  doğruladı. Portre için oturmak birkaç yıl içinde daha kolay bir hale  geldi. Artık Fotoğrafçı, modeli hareketsiz kılmak için kafasına bir destek yaslamak zorunda değildi.

Amerika ve Avrupa’da Brady, Nadar ve Etienne Carjat objektiflerini  zamanın en iyi tanınan insanlarına  çevirdiler. İngiltere’de Julia Margaret Cameron Fotoğrafçılık tarihinin en sıradışı figürü, Viktorya döneminin kapris ve romans tadı veren allegorik manzara ve portrelerini üretti. Bu Fotoğraflar,  tarzından dolayı yağlı boya portrelere benzetildi. Fakat sadece Fotoğraftılar,  resim değil.. Fotoğrafçılık ve resim arasındaki ilişki  karışık  bir  yapıdaydı. Her iki taraf da, karşı tarafın  dost  mu, düşman mı olduğundan emin değildi. Ressamlar, çalışmalarına  katkıda  bulunması için hızla Fotoğrafçılığa yöneldiler. Bir  model, bir  seri  Fotoğraf  için kısa bir süre  poz  veriyordu.  Böylece tekrarlanan  yorucu ve belki de pahalı çalışmalar  önlenmiş  oluyordu. Fransız ressam Edgar Degas kamerayla özel açılar ve  perspektifler elde edebileceğini buldu ve yeni buluşunu  resimlerinde uyguladı. Fakat birçok ressamın kafasında Fotoğrafçılık, bazı durumlarda Fotoğrafçıların da onayladıkları gibi, en iyi  anlatımla yüksek  bir  çağrışıma yardımcı olan mekanik bir yöntem  ve  üvey evlat  gibiydi. Britanya’da bir grup, resim sanatını körü  körüne kameralarını kullanarak taklit ettiler. Sonradan  adlandırılacakları gibi (pictorialistler) resimciler kendi dünyalarını stüdyolarda  yarattılar. İdeal oluşumları resim gibi görünen,  iyi  bir sahnede yaratılan Fotoğraflardı. Halk masalları gibi  allegoriler popüler motifleriydi. Bazen 30 kadar farklı negatif tek bir baskı için  bir araya  getiriliyordu. Bitirilmiş çalışmalar  ise,  tıpkı resim gibi yaldızlı çerçeveler içinde galerilerde sergileniyordu. Bu tip Fotoğraflar, amaçlarının ne olduğu sorgulanmaksızın, hala güçlü bir çekiciliğe  sahiptir. Bunları üreten sanatçılar detayla ilgilenirler ve estetiğin kurallarına sıkı sıkıya bağlıdırlar. Ve bu  çalışmalarının  Fotoğrafçılığı yücelttiğine insanları ikna etmeye  çalışmışlardır. Fotoğraflarını, onun yapay doğasını yalanlayan bir büyüyle yüklediler. Bu yöntem yaklaşık 20 yıl süresince başarılı olmuş, diğer yöntemler gibi, gelecek kuşak sanatçılar için temel çalışmalarında örnek temsil etmiştir.

1880’lerde bir gurup Fotoğrafçı gerçekliğin araştırılmasını gündeme getirdi. Üçü İngiliz olan bu Fotoğrafçılar, Fotoğrafı resim gibi göstererek sanat çalışmalarına sokmaya çalışmış öncellerine tepki gösteriyorlardı. Yeni gerçekçiler, dünyayı olduğu gibi gösteren Fotoğraflar yaratarak bütünü ile eski resimsel yaklaşımı kötülediler. Bunu tam anlamıyla başaramadılar. Her iki yaklaşımın da diğerine göre göreli yararları hakkında yapılan tartışmalar yıllarca gündemde kaldı. Stüdyolarda özenle  yaratılmış olan görkemli, şık çalışmalarla  engellenmiş olan realizm gibi güçlü bir akımı yeniden kurdular. Aynı dönemde Amerika’da vahşi batının karmaşık  ve heyecan verici devrini açıkça ifade eden  çalışmaların arayışına  giren üç Fotoğrafçı, (H.Jackson,  C.E. Watkins ve A.C.Vroman)  farklı bir gerçekliğe ulaşma yönünde çalışıyorlardı.

Batıya  giden bu Fotoğrafçılar, sınır  bölgelerine  giderek ulusça sabitleşmiş bir düşünceye yanıt veriyorlardı. Genç insanlar bu yeni ülkeye altın, arazi ve macera aramak için, gidiyorlardı. Batı özellikle ilk dönemlerde gerçekten tam bir efsane  ülkesiydi. Kırsal alanların, insanların, boş kasabaların Fotoğrafları hala çok az bulunuyordu. Dedikodular ve söylentiler bu bölge hakkındaki  tek bilgi kaynaklarıydı. Fotoğrafçılar bu durumu  değiştirdiler. Efsane asla ölmeyecekti. Fakat Henry Jackson,  Carleton Eugene Watkins ve Adam Clark Vroman bunu gerçeğe dönüştürmeye çalıştılar. Bu çabalarında Fotoğrafçılar birçok engellerle  karşılaştılar. Bu yeni ülke, insanın aklını başından alacak derecede güzeldi. Fakat atlı arabalarla bile gezmek zordu.  Kızılderililer büyüleyiciydiler fakat dostça davrandıkları söylenemezdi. Kameralar ağır ve hantaldı. O zaman baskı yöntemleri kullanışlı  değildi, bu nedenle geniş hacimli Fotoğraf klişeleri manzaranın ihtişamını yakalamanın  tek  yoluydu. Islak  Klişe ile yapılan  Fotoğrafçılık  için yeterli alet takımı hemen hemen yarım tona yaklaşan  bir ağırlığa sahipti. Fakat  bu   engellerin  üstesinden   gelindi. Bu  sonuca ulaşılmasında  Fotoğrafçıların birbirleriyle rekabet  etmelerinin rolü büyüktü.

Zayıf  fakat güçlü bir adam olan Jackson, ağır  ekipmanlarını katırlarla taşırdı. Fakat panoramik bir çekim yapmak istediğinde, ağır aletlerini sırtına yükleyerek kayalıklara tırmanırdı. Hiç  suyu kalmadığında, negatiflerini geliştirmek için  eritilmiş kar suyu kullanır, trenlerde mürettebatın Fotoğraflarını  çekerek demiryoluyla ücretsiz seyahat ederdi. Watkins’in ve  Jackson’ ın çektiği Fotoğraflar bu bölgelerin ulusal parklara dönüştürülmesinde Kongre’nin kararını etkilemiş ve böylece Batı korunmuştur.

Vroman’ın  Kızılderili kültürünü yansıtan  Fotoğrafları  o dönemde genellikle onaylanmamış, fakat önemli bulunmuştur. Bu harika  topraklarda yüzyıllardır barınmış olan kabileler  kendileri için ayrılmış olan topraklara itilmişlerdi. Kültürleri ve  bölgeleri yeni yerleşenlerin acımasız baskısının altında ezilip, yok edildi. Vroman, Kızılderililerin kaybolan dünyalarında tarihlerini ve diğer  ziyaretçilerin fark edemedikleri yanları yakalayarak  onların yaşam tarzlarını Fotoğraflarla belgeledi.

Aynı  dönemde üç ingiliz Fotoğrafçı, Peter Henry  Emerson, John Thomson ve Paul Martin günlük yaşamın tadlarını kendi  yurttaşlarına tanıtıyorlardı. Emerson bir  liderdi ve  günlük yaşamın sıradan  görüntülerinin  yorulmaz  sözcüsüydü. İyi  eğitim  almış biriydi  ve aldığı eğitimlerin arasında tıp doktorluğu da  vardı. Emerson  ,  aynı  zamanda  optik bilimin  teorisini  de  çok  iyi öğrenmişti.  Fakat en büyük inancı, sanatın ilk ilkesinin  “doğa” olduğu  fikriydi  ve kendi bilgisini o kadar zeki ve  ustaca  bir yolla uyguladı ki, Fotoğrafları insan karakterinin aldatıcı tarzda basit bir dışavurumu olarak ortaya çıktı.

İnsanlığı  yalın ve dürüst olarak  yorumlayan  Fotoğraflarıyla Malaya Yarım Adası’na, Kamboçya ‘ya, Siam Adasına, Tayvan’a ve Çin’e seyahat etmiş olan Thomson’da aynı bakış açısına sahipti.

Üçlünün  bir  diğer  üyesi olan  Paul  Martin,  kamerasını ustalıkla gizleyerek, İngiliz kıyı şeridine yaptığı kısa  gezilerinde yeni tarz bir Fotoğrafçılığın öncülüğünü yaptı.

Bu   Fotoğrafçılar   ve  onları   izleyenler   20.yüzyılın başlangıcına, realizmi canlandırarak geldiler. Onlara ve stüdyo Fotoğrafçısı  olmayanlara  göre  çektikleri  doğal  Fotoğraflarla modern Fotoğrafçılık önemli bir konuma ulaştı.

Yeni   yüzyılın  ilk  yıllarında  Fotoğrafçılık   hakkında insanların kafasında herhangi bir sorun kalmamıştı. Teknik temelleri  kurulmuştu. Çok sayıdaki usta Fotoğrafçı  artık  yaptıkları sanatla  gurur duymaya başlamıştı. George Eastman’ın Kodak  kameraları  Fotoğraf çekmeyi sıradan insanlar için bir hobiye  dönüştürdü. Fakat herkes Fotoğraf çekerse, Fotoğraf sanatçıları ne yapacaktı? Dönemin önemli Fotoğrafçılarından biri olan Alvin Langdon Coburn, bu konudaki  şikayetlerini şöyle ifade  ediyordu; “ Şimdi her  aceminin bir Brownie makinesi var. Fotoğraf bir kutu  kibrit kadar yaygın bir hale geldi. Fotoğraf, rastgele çekimler  yapılabilecek  kadar çok kolaylaştı. Ve sonunda küçümsenmeye  başlandı. Sanatımıza saygınlık kazandırmak için neye ihtiyacımız var? “

Alvin yalnız değildi. En iyi amatörlerin ve profesyonellerin bir çoğu, Fotoğrafın ne olduğu veya olabildiği konusunda  çelişkiye  düştüler. Hepsinin ortak bir düşüncesi  vardı:  Fotoğraf resim  sanatının  kötü bir taklidi ve yaşama  tutulmuş  bir  ayna değildi… O zaman Fotoğraf neydi?

Bu belirsizliği aşma adına ortaya çıkan insanlardan birisi Alfred  Stieglitz  ‘di. Stieglitz, 19.yüzyıl sanat geleneği  ile yetişmiş fakat bu eğitimin gerisinde kişisel tarzını da yaratmıştı. Diğerlerinden farklı olarak Stieglitz, resmin ve heykelin sanatın yasal formları olduğunu fakat Fotoğrafın bu yasallıktan nasibini  almadığını savunan eleştirmen ve  sanatçıların  yarattığı aşağılık  kompleksini yok etmeyi başardı. Fotoğraf sanatının  hak ettiği  yere  gelmesi için verdiği savaşta,  modern  sanat  adına  Amerika’da zaferler kazandı.

Bütün yaptığı işlerde Stieglitz hem sanatçıları desteklemiş hem de kendi özel Fotoğraf çalışmalarında , deneysel  yöntemlerin doğruluğuna olan inancını geleneksel yöntemlerin genel  tatlarına ve  yapısına karşı savunmuş ve sonunda  kazanmıştır.

Yeni yüzyılın değişim için en uygun zaman olduğu ve  bütün sanat dünyasının olgunlaştığı bir gerçektir. Stieglitz’in başarısına  ulaşmak zordu, ama yine de birkaç Fotoğrafçı  yoğun  olarak kişisel  tarzlarını ön plana çıkararak çalışmışlardır.  Bunlardan biri  Clarence H.White’dı. White, etkileyici görüntüler  üzerinde deneysel  çalışmalar yaparak Fotoğraf sınırlarını metodik  olarak genişletti. White’ın ilgilendiği tarzda Stieglitz ve çağdaşı Alvin Longdon Coburn’da çalışmıştı. Bunlar, resmin çekici  niteliklerinin farkındaydılar, ancak resimleri taklit etmek gibi bir  niyetleri yoktu. Bunun yerine, taklitler yapmadan, sanatsal  değerleri olan Fotoğraflar yapmak amacıyla sanatın estetik değerlerini kullandılar. Başarılı çalışmaları bu dönemin ürünleridir.

Aynı dönemde Avrupa’da Fotoğrafla ilgilenen bir grup,  Fotoğrafı  ve resmi oldukça farklı bir yolla birleştirmeye  çalıştılar. Peter Henry Emerson’ın önderlik ettiği natüralist  Fotoğrafçılar resime benzetilmiş Fotoğrafa büyük bir darbe  indirdi. Fakat Robert Demachy’nin liderliğinde bir çok Fotoğrafçı, negatifleri ve baskıları arasına kendi çalışmalarını  koyarak diğer  görsel sanatlarla rekabet edecek farklı  yaklaşımlar araştırmaya  başladılar. Yeni teknikler bularak veya  eski  baskı tekniklerini canlandırarak, dokular ve son baskıların imajlarını bile  değiştirdiler. Demachy ‘nin çalışmalarında olduğu gibi,  bu tarz  Fotoğraflar o güne değin üretilmiş olanlar kadar  grafiksel açıdan karmaşık ve ayrıntılıydı.

Bu  dönemin  bütün Fotoğrafçıları  sanatla  açıkça  ilgili değildi. Eugene Atget ve Lewis W.Hine çevrelerindeki dünyayı  Fotoğraflamak üzere yoğunlaştılar ve yalnızca resimsel kayıtlar olmayan  belgesel Fotoğraflar yaptılar. Atget,  yaşamını  bütünüyle Paris’i  Fotoğraflamaya adamış, katı bir yaşam süren  farklı  bir insandı.  Fotoğrafları, kenti ve kentin insanlarını, sonraki  kuşakların benimsediği belgesel Fotoğrafçılığın yalın ve temiz  örnekleridir.

Hine, endüstrileşmiş  Amerika’da  düşük   ücretle    kötü koşullarda  işçi çalıştıran yerlerdeki göçebelerin  özellikle  de çocukların   ve  işçilerin  sömürülmesini    göstermek   amacıyla Fotoğraflar çekti. Hine, oldukça fazla seyahat eden, yaşamı sorgulayan bir insandı. Fotoğrafçıların sosyal bir eleştirmen olduğunu savunan geleneğin kurucularından biri idi.

Bu gelenek, 1930’ların ekonomik buhran döneminde  Amerika’ nın  en  iyi Fotoğrafsal yorumunu üretti. Aynı  zamanda  sanatsal birçok  kriter Hine’a rehberlik etti;  kompozisyonlarını  formun, çizginin ve dengenin katı ilkelerine göre düzenledi. Fakat  Hine’ ın Fotoğraflarının zorlayıcı gücü klasik sanata olan  bağlılığından  kaynaklanmaz. Aksine Fotoğrafçının konularına olan  sempatisinden kaynaklanır. Benzer duygular ve çalışmalarındaki entelektüel kontrolün yardımıyla, bu dönemin en iyi Fotoğrafçıları,  Fotoğraf sanatını 20.yüzyıla güvenle taşıdılar.

1920-40  döneminin başlarında ve sonunda,  dünya  savaştan yorulmuş ve yıpranmıştı. Bu yıllar arasında, dünya anarşiyi, hayal kırıklığını, yanlış amaçlar ve son olarak savaş için  silahlanma yarışını  yaşıyordu. Bu yirmi yılın en iyi Fotoğrafçılarının  sevimli  görüntülere, resim taklitçiliğine, yapaylığa ve  çelişkili olarak harfi harfine uygulanan realizme karşı gelmeleri şaşırtıcı değildir.

Fotoğrafçılık  bu dönemin başlamasından çok kısa bir  süre önce o sevimli görüntülerden uzaklaşmıştı. Amerikan sanat Fotoğrafçılığının büyük ustası Alfred Stieglitz, bütün bunları  reddetti. Philedelphia’daki Wanamaker sergi salonundaki 1.100  Fotoğraftan  55’ine  ve uzlaşmaz bir realist olan Paul  Strand’e  iki önemli  ödül  verildi. Stieglitz, bu konuyla  ilgili  düşüncesini şöyle ifade etmişti: “Gerçeği aramak benim vazgeçilmez  düşüncemdir.”

Amerika Birleşik Devletleri ordusunda hava Fotoğrafçısı  olarak  görevlendirilmiş olan Edward Steichen, 1.Dünya  Savaşı’ndan geri  döndüğünde bütün Fotoğraflarını yaktı. Kendini yalın  Fotoğrafçılığa  adadı ve o yaz tam bir realizme erişmek  ve  mükemmel  bir  kontrol düzeyini yakalamak için, siyahtan beyaza  derecelendirilmiş  tonların yer aldığı beyaz bir fincan ve tabağı  1.000′ den  fazla  sayıda Fotoğrafladı.

Edward Weston “soft focus”(yumuşak netlemeli) çekim tekniği ve çarpıcı tonal etkiyi yaratan  yıldız  adaylarının portrelerini de  çekerek  bir  hayli yüksek ücretler alan varlıklı bir Fotoğrafçıydı,fakat özel efektlerden  ve rötuşlardan bıkmıştı. Weston “Uzlaştım ve kendimi  sattım” diye yazmıştır. Başka bir zamanda şöyle yazmıştı; “Ben  yalnızca rolümü oynamak için donandım.” Bir gün Weston sahip  olduklarını bir kenara atarak Mexico’ya gitti.

Devrim  sadece Amerika’da değil bütün dünya  Fotoğrafçılığında yaşanıyordu. Almanya’da 1920’lerde   Albert  Renger-Patzsch şöyle diyordu: “Eğer Fotoğraflar gerçekle ilgili nesnel değerler taşımıyorsa hiç bir şeydir.”

Bu dönemde yeni geliştirilen minyatür kamera, farkedilmeyecek derecede küçük, her koşulda Fotoğraf çekilecek kadar hızlıydı. Bu  kameralar, konularını poz vermeden yakalayan Erich Salomon’a foto muhabirliğin  tekniklerine öncülük etmesinde yardımcı  oldu.  Sıkıntı vermeden ve sıklıkla gizlice çalışarak diplomatik  konferansları, devam  eden mahkemeleri, Birleşik Devletler  Anayasa  Mahkemesini bile görüntüledi. Sanatsal değeri olmayan ancak doğal ve  değerli belge Fotoğrafları çekti.

Başka bir grup Fotoğrafçı savaşa isyan etti ve  yeteneklerini,  kalıplara sık sıkıya bağlı olan realizmi rezil  etmek  ve esrarlı  göstermek için kullandılar. Man Ray ve Laszlo Moholy  Nagy kamerayı  bir org gibi kullandılar, bunu çift ışıklamalar,  fotomontajlar, solarizasyonlar kullanarak yaptılar. Dünyaya karşı geliştirdikleri   küçümseyici  bakış açılarını ve onun  sahte,  yüzeysel  değerlerini Fotoğraflarında gösterdiler ve yetersiz  saygınlıklarını  abarttılar.  Yüzeysel görünüşün  altındaki  gerçeği göstermek için yeteneklerini sonuna kadar kullandılar.

 

Nikolay Lenin’in bir zamanlar gözlemlediği  gibi: Devrimler yıktıkları  kadar yaratırlar. Zamanla Fotoğrafik devrim de  kendi kurumlarını  oluşturmaya  başladı. Bunların en  özverili  olanlarından biri de “f/64” grubudur. Bu grup adını bazı kameralarda bulunan en kısık diyafram açıklığından almıştır. Böyle bir diyafram açıklığı  doğal olarak maksimum netlik verir. Grubun  gerçeklikle eşit  saydığı hoş detaylar ve keskinlik bu diyafram açıklığı  ile mümkündü.

Sonraki birkaç yıl içinde ABD hükümeti Fotoğraf  kurumlarını oluşturdu. Ekonomist Roy  Stryker  kiracı  çiftçiler  ve  ürünleriyle borçlarını ödeyen çiftçilere yardım etmek için çağrıldığında, Fotoğrafların en iyi savunma yolu olduğuna karar verir. Stryker, aralarında Dorothea Lange, Walker Evans ve Ben Shan’ın da yer  aldığı  efsanevi Fotoğrafçıları, kırsal kesimin yoksulluğunu  Fotoğraflamak  için gönderdi. Bunlar çiftçilerin kötü  koşulları  ile ilgili  gerçekleri görüntülediler. Fotoğraflar gazete ve  dergilerde geniş bir ilgi uyandırdı. Sadece çiftlik programını  anlatmak  için değil, aynı zamanda diğer Fotoğrafçıların bu  bölgelere gidip gerçeği görüntülemelerine esin kaynağı oluşturmuşlardır.

Tinsel olarak Fotoğrafçılığın bu kuşağı oldukça başarılıydı. Bu insanlar maddi olarak çok az şey kazandı. Weston uzun süre yoksulluğun sınırında yaşadı. Weston’un günlüğü, insanın içini karartan cümlelerle doludur. ”26 Haziran 1927, Pazar, Çok şanssızım. Chandler  alışveriş için verdiğim 5 doları kaybetti. Bu bir  baskıdan  elde ettiğim 10 dolardan  arta kalan paraydı ve  beni  bir hafta idare edebilirdi.”

Andre Kertesz, Vogue, Harper’s Bazaar ve Town  and  Country dergileri için çektiği moda Fotoğrafları ile zenginleşti. Kertesz, iyi  bir gelir sağladığı dergileri bıraktı ve gerçekçi  Fotoğrafa geri döndü. Gerçekçiler, Fotoğrafta belirgin bir görev  duygusuna sahipti.  Dünyaya kendilerini olduğu gibi göstermek istediler  ve iki dünya savaşında olduğu gibi yansıtmakta başarılı oldular.

Louis  Daguerre’in  buluşunu dünyaya ilan  etmesinden  bir yüzyıl sonra, Fotoğraflarla karşılaşmadan geçen bir gün hemen hemen hiç yoktu. Fotoğraflar her yerdeydi. Dergilerin, gazetelerin, kitapların sayfalarında, müzelerin duvarlarında, otobüslerin  kenarlarında ve büyük ilan panolarında, yaşamdan daha parlak  renklerle  kullanılan Fotoğraf, artık yaşamın ayrılmaz bir  parçasıydı. Yüzyılın  ortalarında, İkinci Dünya Savaşını takip eden hızlı gelişme döneminde Fotoğraf makinesi üreten şirketler  milyonlarca doları  kameralara, filmlere, ışık ölçerlere, flaşlara ve her yıl artan oranlarda gelişmekte olan Fotoğraf makinelerine yatırdılar. 1954’de  Amerika’da 17.293 profesyonel Fotoğraf  stüdyosu  vardı. Aynı yıl amatör Fotoğrafçılar iki milyar Fotoğraf çekti.

Peki Fotoğraf sanatı ne durumdaydı? Ustalar neler yapıyorlardı?

Bazen  hiçbir şey kesin olarak yeni gibi görünmüyordu. Hiç bir ikon kırılıp parçalanmadı ve hiçbir yeni ilah ortaya çıkmadı. Çünkü  ana temalar zaten oluşturulmuştu. Şimdi, daha  önce  öncülük etmiş teknikleri  geliştirmek, sadeleştirmek  ve  ilk  yıllardaki buluşları kullanmak zamanıydı. Bu dönemin Fotoğraflarından  bazıları o güne kadar yapılmış olanların en iyilerindendi. Hiçbir fotomuhabiri  olayları anlatan anları Henry  Cartier-Bresson  kadar muhteşem bir şekilde yakalayamamıştı. Bresson, Erich Salamon ve Andre Kertesz tarafından açılmış olan yolda ilerliyordu. Arnold Newman  ve Philippe  Halsman gibi portreciler daguerreotype gibi eski  gelenekleri  devam ettirdiler, fakat bu yönteme yeni  psikolojik  bir derinlik ve teknik yeterlilik kazandırdılar.

Bununla birlikte, yeni şeyler oluşmaya başlıyordu. Bunlardan  biri  Fotoğrafçılığın farklı branşlarının  arasında  yapılan zengin bir çapraz üretimdi. Dergilerin sayfalarında hızla  gelişmekte olan fotomuhabirliği, Fotoğraflarında kişilikleri aktarmaya  çalışan  portre Fotoğrafçılarının yaklaşımını yoğun olarak  etkiledi.  Newman, sanatçıları kendi sanat araçları ile  görüntüledi; Bir  müzisyeni  piyanosuyla, bir ressamı resimleriyle…  Klasik portre ustası olan Yousuf Karsh bile Nikita Krushchev’i, Rus köylüsünün  ölümsüz sembolü olan kürk paltolarla sarıp  sarmalayarak çekti. Deneysel Fotoğraf ustalarından Man Ray ve  Moholy-Nagy’nin miras bıraktığı güçlü bir sürrealist etki, portrecilerin ve fotomuhabirlerinin çalışmalarına renk kattı. Halsman’ın çok  sayıdaki Salvador  Dali portresi, sanatçıyı fantastik, havada asılı  duran ürkütücü bedenlerden yapılmış kabusumsu ortamlarda gösterir. Bill Brandt, yaratıkların, bedenlerin garip ırmakları, Fotoğrafta akar gibi görünen, görsel olarak çarpıtılmış nü Fotoğraflar üretti.

Daha derin bir itici güç, birçok Fotoğrafçının  çalışmalarına egemen olmaya başlamıştı. Yıllardır yaptıkları çalışmalardan  daha bilinçli duygusal Fotoğraflar çektiler, Fotoğrafçılar  şimdi kameralarının önüne kendi duygularını aktaran konularını  yerleştirdiler. Sanatçının kişisel görüş açısı, her zaman muhteşem  Fotoğraflar yapmanın yolu olmuştur.

1930’larda özgün Fotoğrafçılık moda olduğunda Fotoğrafçılar genellikle  kendi  bakış açılarını  konularının seçiminde ifade ettiler; etkileyici bir manzara, aşıklar arasındaki sıcaklık, ekonomik buhranın sıkıntısını yüzünde yansıtan göçmen gibi..Fotoğrafçı seçimini yapınca, görüntüyü kaydetmek üzere  kamerasını kullandı. Aynı yöntemle fotomuhabirleri de nesnel haber Fotoğrafları  ürettiler. Fakat bazı Fotoğrafçılar köşe yazarları gibi kişisel yorumlarını sunmaya başlıyorlardı.

Brandt’ın belgesel Fotoğraflarını dolduran karanlık, kendi içine dönük ve inceleyici özelliği Fotoğraflarını görsel bir  şiire dönüştürüyordu. Başka bir fotomuhabiri de W.Eugene Smith’dir. Smith  insanlığın  kederlerini ve  mutluluklarını  Fotoğraflarken zorlandığından sözeder.

1930’larda  Edward Weston ve Ansel Adams’ın kurduğu  Fotoğraf okulu f/64 grubunun ortaya attığı ilk  kavramdır. Amacı kendi özüne dönüşü anlatan, Fotoğrafların en titizi gibi görünen, dünyayı  teknik olarak mükemmel bir kameranın gördüğü gibi  ifade etmekti.  Fakat grubun üyeleri garip bir şekilde nesnel  olmayan, neredeyse  mistik ifadeler kullanmaya başladılar. Adams,  1948’de şöyle diyordu: “Fotoğraf sevginin ve gizli olanın açığa çıkarılmasının  aracıdır,  aynı zamanda yüzeyin altındakileri  görmeli  ve bütün herşeyde yaşayan insanlığı ve doğayı kaydetmelidir.”

Fakat,  belki en içteki duyguların  dışavurumuna,  dönemin diğer bir Fotoğrafçısı Aaron Suskind tarafından ulaşıldı. Suskind 1952’nin yazında çekilmiş yakın plan Fotoğrafları yorumlaması istendiğinde şöyle der: “Aslında kayalarla ilgilenmiyorum, ben kendimle ilgileniyorum.” Onlarca yıl önce hiçbir Fotoğrafçının yapmayı düşünmemiş olduğu bir açıklamaydı bu. Fakat 1970’lerde o ciddi Fotoğrafçılar bunu tamamen tuhaf olarak yorumladılar.

(Bundan sonraki aşamaları sizler için derleyip yayınlamaya çalışacağız*)

Hazırlayan : Cengiz Oğuz Gümrükçü

Kaynak: http://www.belgeselFotoğraf.com

*Nar Sanat Editör

Not : Yazının orjinalinde fotoğraflar olmayıp editörümüz tarafından yazıya fotoğraflar sonradan eklenmiştir.