Şunun için etiket arşivi: filmler

en-kotu-film-adaylari-belli-olduYılın en kötü filmlerinin belirlendiği The Razzies (Golden Raspberry Awards) yani Altın Ahududu adayları belli oldu. Bu yıl 35.si dağıtılacak ödüllerde 2014’ün en kötüleri seçilecek. Listede: Kirk Cameron imzalı Saving Christmas yanı sıra, ülkemizde ilgi gören Transformers: Kayıp Çağ dikkat çeken yapımlar oldu. Ayrıca Blended ve Cehennem Melekleri 3 göze çarpan diğer yapımlar oldu.

35. Altın Ahududu Adayları:
En Kötü Film

Kirk Cameron’s Saving Christmas
Left Behind
The Legend of Hercules
Teenage Mutant Ninja Turtles
Transformers 4: Age of Extinction

En Kötü Yönetmen
Michael Bay – Transformers 4: Age of Extinction
Darren Doane – Kirk Cameron’s Saving Christmas
Renny Harlin – The Legend of Hercules
Jonathan Liebesman – Teen-Age Mutant Ninja Turtles
Seth MacFarlane – A Million Ways To Die in the West

En Kötü Erkek Oyuncu
Kirk Cameron – Kirk Cameron’s Saving Christmas
Nicolas Cage – Left Behind
Kellan Lutz – The Legend of Hercules
Seth MacFarlane – A Million Ways To Die in the West
Adam Sandler – Blended

 En Kötü Kadın Oyuncu 
Drew Barrymore – Blended
Cameron Diaz – The Other Woman and Sex Tape
Melissa McCarthy – Tammy
Charlize Theron – A Million Ways to Die in the West
Gaia Weiss – The Legend of Hercules

En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu 
Mel Gibson – Cehennem Melekleri 3
Kelsey Grammer – Cehennem Melekleri 3, Oz Efsanesi: Dorothy’nin Dönüşü, Think like a Man Too, Transformers: Kayıp Çağ
Shaquille O’Neal – Blended
Arnold Schwarzenegger – Cehennem Melekleri 3
Kiefer Sutherland – Pompeii

En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu
Cameron Diaz – Annie
Megan Fox – Teenage Mutant Ninja Turtles
Nicola Peltz – Transformers 4: Age of Extinction
Susan Sarandon – Tammy
Brigitte Ridenour – Kirk Cameron’s Saving Christmas

FİLMmich 2. Liselerarası Kısa Film YarışmasıBu yıl ikincisi düzenlenecek olan Saint Michel Fransız Lisesi Kısa Film Yarışması, 2014 senesinin Türk Sinemasının 100. Yılını anmak amacıyla yarışmaya katılmak isteyen filmlerden “Türk Sineması” referansı taşımasını beklemektedir.

Tema:

Katılımcı yönetmenler kısa filmlerinde Türk sineması izlerini istedikleri gibi kullanabilirler. Bu izler filmin bir kısmında ya da bütününde hakim olabilir. Bir anımsatma, gönderme ya da filmin tamamı şeklinde görülebilir. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Bu yönetmenin tercihine bırakılmıştır.

Teslim Tarihi:

Filmlerin Saint Michel Lisesi adresine posta yoluyla en geç 1 Mayıs 2015 tarihine kadar gönderilmesi gerekir.

Değerlendirme:

Filmler 22 Mayıs 2015 tarihinde Saint Michel Gençlik Festivali’nde gösterilecek, 1., 2., 3. Seyirci oylarıyla belirlenecek, sonuçlar 25 Mayıs 2015 tarihinde okulun web sitesinde açıklanacaktır.

Ödüller:

1.ye 1000TL; 2.ye 750TL, 3.ye 500TL değerinde elektronik mağazalarda kullanılmak üzere hediye çeki verilecektir.

Yarışma sadece lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilere açıktır. Yönetmenler filmleriyle birlikte öğrenci belgelerini de göndermek zorundadır.

Ayrıntılı bilgi şartnamede bulunabilir.

ÖZEL SAINT MICHEL FRANSIZ LİSESİ 2. KISA FİLM FESTİVALİ

FİLMmich 2. LİSELERARASI KISA FİLM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

Özel Saint Michel Fransız Lisesi bu yıl ikincisi düzenlenecek olan FİLMmich Kısa Film Yarışmasına ev sahipliği yapmaktadır. Bu kapsamda bu sene Türkiye Geneli 2. Kısa Film Yarışması ve Festivali düzenlenecektir. Türk sinemasının 100. Yılını kutladığı bu sene yarışmaya katılacak tüm kısa filmlerin eski türk filmlerine Yeşilçam karakterlerine Türk Sinema tarihinin önemli film, sahne ya da oyuncu ya da dialoglarına referanslar taşıması gerekmektedir. Bu yılki kısa film yarışması ile Saint Michel Lisesi Türk sinemasına bir saygı duruşu gerçekleştirmek istemektedir. Eski Türk filmlerinin ne şekilde yeniden üretileceği tamamen yönetmene bırakılmıştır. Yönetmenler 100 yıllık Türk Sinema tarihi geleneği ve birikiminden istedikleri düzeyde, tarzda ve miktarda yararlanabilirler. İster kısa filmin tamamı ya da sadece bir bölümü Türk Sinemasını izlerini ve ruhunu taşımalıdır.

AMAÇ: Özel Saint Michel Fransız Lisesi, “Kısa Film Yarışması” ile öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirmeyi, kısa film yapımını özendirmeyi, sinemanın gelişimine katkıda bulunmayı, bu yıl özel olarak Türk Sinemasının 100. yılını kutlamayı hedeflemiştir.

KAPSAM:

a) Türkiye genelindeki liselerin öğrencileri katılabilir.

b) Saint Michel Fransız Lisesi Kısa Film Yarışması’nda kurmaca, belgesel ve animasyon şeklinde hazırlanmış eserler değerlendirilecektir.

c) Yarışmaya film gönderme, filmin yönetmeni tarafından yapılmalıdır. Proje, birden çok kişi tarafından hazırlanmış olsa da, künyede yönetmen olarak sadece bir kişinin adının bulunması gerekmektedir. Birden çok yönetmeni olan filmler, yarışmaya katılamaz. Yarışmaya gönderilen filmler Kısa Film Festivali Düzenleme Komisyonu tarafından saptanacak ön eleme jürisi tarafından izlenecek ve ön eleme sonuçları www.sm.k12.tr adresinden ilan edilecektir.

d) Ön elemeyi geçen yarışma filmleri, seçili jüri tarafından değerlendirilerek ödül kazananlar belirlenecektir.

e) Ön eleme jürisi tarafından belirlenen, ödül kazanamayan yönetmenlere katılım belgesi verilecektir.

f) Ödüller birden çok film arasında paylaştırılamaz.

g) Jürinin kararı kesindir, itiraz edilemez, değiştirilemez. Eser sahibi, adli ve idari yargı yoluna müracaat haklarından vazgeçmiştir.

h) Ön Seçici Kurul tarafından seçilen filmler izleyicilere, Saint Michel Kısa Film Festivali Düzenleme Komisyonunun belirleyeceği salonlarda ve programa göre sunulur.

Ayrıntılı bilgi ve başvuru için

http://www.saintmichel.k12.tr/

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek 65. Uluslararası Film Festivali’nde 19 film “Altın Ayı” ödülü için yarışacak. Festivalde 441 film gösterilecek.

65 Uluslararası Film Festivali

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek 65. Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) 72 ülkeden 441 filmin gösterileceği bildirildi.

Federal Basın ve Enformasyon Dairesi’nin salonunda Berlinale Direktörü Dieter Kosslick’in de katıldığı bir basın toplantısı ile 5-15 Şubat tarihleri arasında yapılacak festivalin programı tanıtıldı.

Bu yıl yarışma bölümünde 23 filmin gösterileceği Berlinale’de 19 film “Altın Ayı” ödülü için yarışacak.

Festival boyunca çeşitli kategorilerde 72 ülkeden toplam 441 film gösterilecek. Emine Emel Balcı’nın yönettiği “Nefesim Kesilene Kadar” filmi “Forum” bölümünde yer alırken, “Generation Kplus” bölümünde Faruk Hacıhafızoğlu’nun “Kar Korsanları”, “Generation 14plus” bölümünde kısa filmler arasında da Derya Durmaz’ın “Gri Bölge” filmi yer alıyor.

Berlinale’de dünya prömiyeri yapılacak olan “Nefesim Kesilene Kadar” filmi, aynı zamanda “En iyi ilk film ödülü” için de yarışacak. Festivalde ilk gösterimi yapılacak “Kar Korsanları” ise “Generation Kplus” bölümünde “Kristal Ayı” için mücadele edecek.

Jüri başkanı Darren Aronofsky

“Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” ödülleri alacak filmleri belirleyecek jürinin başkanlığınıABD’li yönetmen Darren Aronofsky yapacak. Yedi kişilik uluslararası jüride Almanoyuncu Daniel Brühl, Güney Koreli yönetmen ve senarist Bong Joon-ho, ABD’li yapımcı Martha De Laurentiis, Perulu yönetmen Claudia Llosa, Fransız oyuncu Audrey Tautou ve ABD’li senarist Matthew Weiner yer alıyor.

Uluslararası kısa film jürisinde ise sanatçı Halil Altındere bulunuyor. Jüride, Altındere’nin yanı sıra Hindistan’dan Madhusree Dutta ve Singapur’dan Wahyuni Hadi görev yapacak.

Wim Wenders’e Onur Ödülü

Festival Direktörü Dieter Kosslick, bu yılki “Onur Ödülü”nün Alman yönetmen Wim Wenders’e verileceğini açıkladı. Kosslick, “Berlinale-Kamera Ödülüne” de yönetmen Marcel Ophüls ve film tarihçisi Naum Kleiman’ın layık görüldüğünü ifade etti.

Açılışı “Nobody Wants the Night” yapacak

Berlin Film Festivali’nin bu yılki açılışı Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmi ile 5 Şubat’ta yapılacak. Festivalde “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” için yarışacak 19 film şöyle:

Almanya ve ABD yapımı Werner Herzog’un ‘Queen of the Desert’, Almanya’dan Sebastian Schipper’in ‘Victoria’, Andreas Dresen’in ‘Als wir traeumten’, ABD’den Terrence Malick’in ‘Knight of Cups’, İspanya’dan Isabel Coixet’in ‘Nobody Wants the Night’, İngiltere’den Peter Greenaway’in ‘Eisenstein in Guanajuato’, Andrew Haigh’in ’45 Years’, İran’dan Cafer Panahi’nin ‘Taksi’, Fransa’dan Benoit Jocquot’un ‘Journal d’une femme de chambre’, Guatemala’dan Jayro Bustamante ‘Ixcanul Volcano’,Rusya’dan Aleksei German’ın ‘Under Electric Clouds’, Polonya’dan Malgorzata Szumowska’nın ‘Body’, Vietnam’dan Di Phan Dang’ın ‘Cha va con va’, Çin’den Wen Jiang’in ‘Yi bu zhi yao’, Romanya’dan Radu Jude’nin ‘Aferim!’, Şili’den Patricio Guzman’ın ‘Der Perlmuttknopf’, Pablo Larrain’in ‘The Club’, Japonya’dan Sabu’nun ‘Chasuk’s Journey’ ve İtlaya’dan Laura Bispuri’nin ‘Sworn Virgin’.

Çağdaş Japon sinemasının seçkin örneklerini İstanbul’lu sinemaseverleriyle buuluşturan Japon Filmleri Festivali, önümüzdeki hafta başlıyor.

Bu yıl 11. kez düzenlenecek İstanbul Japon Filmleri Festivali, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu, Japan Foundation ve Akbank Sanat’ın işbirliği ile 4-14 Şubat arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’ta 6 film gösterilecek, filmler ücretsiz.

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Tarih: 5 Şubat Perşembe 19:00/ 13 Şubat Cuma 19:00
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım: 2013, 121 dk.
Çay seremonisi ustası Sen no Rikyu’nin etrafı üç bin asker tarafından çevrilmiştir. İmparator Vekili Hideyoshi Toyotomi’nin emri ile harakiri yapmak üzereyken eşinin sorusu üzerine 10’lu yaşlardan itibaren hayatında yaşadığı olağanüstü iniş ve çıkışları hatırlamaya başlar. Kenichi Yamamoto’nun yazdığı,140. Naoki Sanjugo ödülüne layık görülen aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 37. Japon Akademi Ödülü’nde 9 dalda Üstün Performans Ödülü, 37. Montreal Film Festivali En İyi Sanata Katkı Ödülü kazandı.

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

4 Şubat Çarşamba 19.00/ 14 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım yılı: 2014, 107 dakika
Büyük bir şirkette çalışan Shunsuke, eşi, iki çocuğu ve babasıyla birlikte yaşamaktadır. Kendini fazlasıyla işine verdiğinden, farkında olmadan evle ilgili tüm konular karısının üzerine kalır. Aile ilişkileri pek sıkı değilken, babasına demans teşhisi konur. Shunsuke bu gerçeği anlamak istemez ve ailesi ile duygu çatışması yaşar. Sonunda gerçekleri anlayan Shunsuke, önemli bir iş toplantısına katılmayarak bir aile gezisine çıkma kararı alır. Shunsuke’nin bu davranışı karşısında şaşıran aile, ilkbaharın ilk günlerini geçirmek üzere Shuntaro’nun memleketine gittiğinde değişim başlar. Masashi Sada tarafından yazılan aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 38. Montreal Film Festivali “Dünya Sineması’na Bakış” bölümünde gösterildi.

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi – Shodo Girls)

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi - Shodo Girls)

6 Şubat Cuma 19.00
Yönetmen: Ryuichi Inomata
Yapım yılı: 2010, 121dk.
Japonya’nın başlıca kağıt üretim merkezi olan Shikoku Chuo şehri “kağıt şehri” olarak bilinmektedir. Ancak ekonomik durgunluğun etkisiyle şehir refahını kaybeder. Satoko, Shikoku Chuo Lisesi Kaligrafi Kulübü Başkanı’dır. Yazı ustası olan babasının beklentileri Satoko üzerinde baskı oluşturur. Bir gün, doğum iznine ayrılan öğretmenin yerine geçici olarak Ikezawa, Kaligrafi Kulübü’nün danışmanı olarak görevlendirilir. Ikezawa’nın müzik eşliğinde yaptığı gösteri, Kaligrafi Kulübü için dönüm noktası olur. Hem Başkan Satoko’nun hem de kulüp üyelerinin kaligrafiye olan ilgisi yeniden canlanır.

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

 

7 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Makoto Shinkai
Yapım: 2013, 45 dk.
Ayakkabı tasarımcısı olmak isteyen Takao, okulu asıp eski Japon tarzı bir bahçede ayakkabı çizimleri yapmaktadır. Bir gün kendinden yaşça büyük Yukino adında gizemli bir kadınla tanışır. İkilinin yolları sık sık kesişmeye başlar. Yalnız bu karşılaşmalar hep yağmurlu günlerde olmaktadır. İkisi de ilişkilerini derinleştirip birbirlerine açılmaya çalışmaktadır. Ama yağmur mevsimi sona ermek üzeredir.

 

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

7 Şubat Cumartesi 19:00
Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapım: 2001, 124 dk.
10 yaşındaki Chihiro, ailesi ile birlikte taşınırken yolunu kaybedip esrarengiz bir dünyaya girer ve yanlışlıkla Tanrıların toplandığı hamam “Aburaya”ya girer. Beddua ile domuz şekline dönüştürülen anne ve babasına dönemeyen ve yapayalnız kalan Chihiro, gizemli genç delikanlı Haku ile tanışır. Haku, Chihiro’nun anne babasını kurtarmak için hamamda çalışması gerektiğini söyler. Chihiro, “Aburaya”nın sorumlusu Yubaba ile sözleşme yaparak çalışmaya başlar. Chihiro, gerçek dünyaya dönüp anne babasına tekrar kavuşabilecek midir?

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

13 Şubat Cuma 16:00/ 14 Şubat Cumartesi 17:30
Yönetmen: Nizo Yamamoto
Yapım: 2007, 105 dk.
11 yaşındaki Miyori, babasının isteğiyle büyükannesine emanet edilir. Büyükannenin evinin yakınındaki ormanda yürüyüşe çıktığında yıldırım düşmesinden kırılan kiraz ağacında çiçek açması, orada olmaması gereken kaplanın ortaya çıkması gibi esrarengiz olaylarla karşılaşır. Kısa süre sonra orman cinleri Miyori’nin önüne çıkar. Cinler, Miyori’den yakın zamanda barajın altında kalacak olan ormanı kurtarmasını rica eder.

Not: Gösterimler Beyoğlu’ndaki Akbank Sanat’ta ücretsiz yapılacak. Filmler, orijinal dillerinde (Japonca) ve Türkçe altyazılı gösterilecek.

İstanbul’da uluslararası ‘videoart’ buluşması. Güncel sanatın ana dallarından biri olan ‘videoart’ın son dönem temsilcileri İstanbul’da bir araya geliyor. Uluslararası Sanatçı Filmleri sergisi 12 Mart’a kadar İstanbul Modern’de izlenebilir.

16 ülkeden sanatçıların video çalışmaları bu sergide bir araya gelecek

16 ülkeden sanatçıların video çalışmaları bu sergide bir araya gelecek

20 Ocak’ta İstanbul Modern’de açılan ‘Artists’ Film International (Uluslararası Sanatçı Filmleri)’ bu yıl bir sergiye de ev sahipliği yapacak. Hareketli görüntü, animasyon ve kısa filmlerini buluşturan sergi ve film gösterimlerinin küratörlüğünü Çelenk Bafra üstleniyor.

Türkiye’den Burak Delier’in “Kriz ve Kontrol” ve Vahap Avşar’ın “Arguvan Yolu” adlı video yerleştirmelerinin yanı sıra 15 ülkeden sanatçıların son dönem video çalışmaları tematik seçkiler halinde gösteriliyor. Çatışmalar, kentsel yaşamın performatif yorumu, bedensel sınırlar ve olay anlatımı gibi farklı konu başlıkları altında toplanan filmler, projeksiyon ve ekranlardan izlenebilecek.

2008 yılında başlayan ve farklı coğrafyalardan 17 sanat kurumunu buluşturan etkinlik, bu yıl sanatçı Vahap Avşar’ı özel olarak davet etti. Vahap Avşar’ın video çalışması, yıl boyunca İstanbul Modern’de izlenebilecek.

vahap avşar

Sanatçı; Vahap Avşar

 

Çalışmaları sergilenecek olan sanatçılar, Yuri Ancarani, Vahap Avşar, Lee Kai Chung, Burak Delier, Dalila Ennadre, Provmyza Group, Mattias Harenstam, Oded Hirsch, Rebecca Ann Hobbs, Tran Luong, Jorge Macchi, Nicole Miller, Karen Mirza & Brad Butler, Uudam Tran Nguyen, Masooda Noora, Pallavi Paul, Elisabeth Price, Tejal Shah, Anatoly Shuravlev, Angela Su, Milica Tomic, Diego Tonus, Amir Yatziv, Tanya Busse & Emilija Škarnulytė.

Kaynak: Al Jazeera

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin yeni bölümü ‘Aziz(e)ler, Şairler ve Meczuplar’, Patti Smith, Burroughs, Pina Bausch, The Doors, Pink Floyd, Derek Jarman ve Fassbinder’in gizli kalmış filmlerini Türkiye’de ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor.

Azizeler, Şairler ve Meczuplar

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin bu yılki yeni bölümü ‘Aziz(e)ler, Şairler ve Meczuplar’, hayat hikâyeleri ve eserleriyle ikonlaşmış sanatçıları ve sinemacıları bir araya getiriyor ve onların yıllar öncesinde çekilmiş ama ya çok az kişiye ulaşmış ya da hiç gösterilmemişfilmlerini gün ışığına çıkarıyor.

The Doors’un çektiği tek film !f’te
three-stones-for-jean-genet
Türkiye’de ilk kez gösterilecek bu filmler arasında 2013 Nisanında Jean Genet’nin Fas’ın Laraş kentinde bulunan mezarını ziyaret eden Patti Smith’i yol boyunca izleyen ve onun 30 yıl boyunca Genet için sakladığı taşları bırakışını anlatan 7 dakikalık enfes kısa, ‘Three Stones for Jean Genet/Jean Genet İçin Üç Taş’; karanlık ve rahatsız edici eserleriyle ünlü, beat kuşağının yaratıcılarından Amerikalı yazar William S. Burroughs’un trajik ve sıradışı yaşamının bilinmedik derinliklerine inen, 31 yıl sonra restore edilmiş kopyasıyla gösterilecek olan ‘Burroughs: The Movie/Burroughs’; ‘Jeanne Dielman’ın yönetmeni Chantal Akerman ile modern dansın tanrıçası Pina Bausch’u bir araya getiren, Wuppertal Tanztheater’ın Avrupa turnesi boyunca Bausch’u izleyerek bir süre sonra Akerman’ın kişisel filmine dönüşen, 30. yıldönümü olan 2013’te yenilenmiş kopyasıyla gösterilecek ‘One Day Pina Asked…/Bir Gün Pina Dedi ki…’; 68 yılının yazında turne yolundaki The Doors’u izleyerek bir yandan grubun içinde neler olup bittiğine çok yakından tanık eden, bir yandan da konserlerden parçalar dinleten, The Doors tarafından yapılmış, kameranın The Doors’un elemanları arasında dolaştığı tek film olan ‘Feast of Friends/Arkadaşların Şöleni’ ve usta belgeselci Peter Whitehead’ın Syd Barrett dönemi Pink Floyd’unu, klasik 60’lar sonu şarkılarının olduğu performanslarıyla kameraya çektiği, Desist Film’in ‘Beklenmedikliği ve dinamik geometrisiyle, film kendi başına ‘sinematografinin yüce bir fikri’ (Robert Bresson) oluveriyor’ sözleriyle övdüğü ‘Pink Floyd London ’66-’67’ bulunuyor.

Jarman ve Fassbinder’in kayıp görüntüleri bulundu!

Bölümün heyecan uyandıran vintage filmlerinden ikisi sinemaseverleri özellikle yakından ilgilendiriyor. 20 yıl önce kaybettiğimiz İngiliz yönetmen Derek Jarman’ın 1984’te bir video kamerayla, Londra’da bulunan Benjy adlı bir barı çektiği ‘Will You Dance with Me?/Benimle Dans Eder Misin?’, yapımcı ve yönetmen arkadaşı Ron Peck tarafından ilk kez günışığına çıkarılıyor.

BFI’ın meşhur küratörlerinden William Fouler’ın ‘Bir filmde dansın bu kadar iyi göründüğünü görmemiştim’ sözleriyle övdüğü bu 70 dakikalık film, bir yandan 80’ler yeraltı kültürüne dair eşsiz bir belge sunarken, Jarman’ın deneysel çalışmalarını takip edenler için de büyüleyici bir deneyim sağlıyor.

Sinema tutkunlarını heyecanlandıracak bir diğer film ise, Danimarkalı sinemacı Christian Braad Thomsen’ın, yakın arkadaşı Rainer Werner Fassbinder’le 1970 yılında yaptığı uzun konuşmalar ve röportajları buluşturduğu ‘Fassbinder – To Love without Demands/Fassbinder: Talepsiz Sevmek’. İlk gösterimini yapacağı Berlinale’den hemen sonra ilk kez !f’te gösterilecek olan bu nefis arşiv belgesel, Fassbinder’in annesi Lilo Pimpout’la yaptığı ses röportajlarını ve kült oyuncuları Irm Hermann ve Harry Baer’le olan güncel mülakatları da içine alarak kült yönetmenin pek bilmediğimiz, hayatının değişik dönemlerin ışık tutan oldukça samimi bir portresini çiziyor.

!f günleri 12 Şubat’ta başlıyor

İş Bankası  partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılacak 14. !f İstanbulUluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir‘de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f² ile de 34 şehir, 40 farklı noktaya film götürecek.

14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, Cinemaximum Kanyon, Cinemaximum Budak; 26 Şubat-1 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum Armada ve İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier sinemalarında gerçekleşecek.

Ön satış 30 Ocak’ta

İş Bankası  partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek.

Festival biletleri ise 30 Ocak’ta biletix’te indirimle ön satışa çıkacak. İş Bankası  Kart sahipleri geçen yıl olduğu gibi ön satış döneminde %20 indirimden yararlanabilecekler.

boyhood387’nci Oscar ödülleri için “Birdman” ve “Grand Budapest Hotel” filmleri dokuz dalda aday gösterildi.

Bu yıl 87’nci kez verilecek Oscar ödülleri için yarışacak adaylar, Los Angeles’ta düzenlenen törenle açıklandı. Sinema dünyasının en prestijli ödülleri olarak kabul edilen Oscar ödülleri için 24 kategoride belirlenen adaylar, Los Angeles’taki Samuel Goldwyn Tiyatrosu’nda canlı yayınlanan törenle duyuruldu.

Adaylar arasında yer alan “Birdman” ve “Grand Budapest Hotel” filmleri 9 dalda aday gösterildi. “Imitation Game” ise 8 dalda aday oldu.

“En İyi Film” kategorisinde favori gösterilen “Boyhood” filmi adaylar arasında yer alarak Oscar iddiasını korudu. “Boyhood”, Richard Linklater’ın yönetmenliğinde aynı oyuncularla 12 senede çekilmişti. Aynı kategoride adaylığı kesinleşen bir diğer film “Birdman” olurken, bu filmdeki rolüyle Michael Keaton “En İyi Erkek Oyuncu” adayları arasına yer aldı.

ABD’li kadın oyuncu Meryl Streep’in bir kez daha “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında adaylığı açıklanırken, Streep bugüne kadar ödüle 19’uncu kez aday gösterilmiş oldu. 87’nci Oscar ödülleri, 22 Şubat’ta Hollywood’daki Dolby Tiyatrosu’nda yapılacak törenle sahiplerini bulacak. 87’nci Oscar adayları bazı kategorilere göre şöyle sıralandı:

En İyi Film: American Sniper, Birdman, Boyhood, The Grand Budapest Hotel, The Imitation Game, Selma, The Theory of Everything, Whiplash

En İyi Yönetmen: Wes Anderson (The Grand Budapest Hotel), Alejandro González Inarritu (Birdman), Richard Linklater (Boyhood), Bennett Miller (Foxcatcher), Morten Tyldum (The Imitation Game)

En İyi Kadın Oyuncu: Marion Cotillard (Two Days, One Night), Felicity Jones (The Theory of Everything), Julianne Moore (Still Alice), Rosamund Pike (Gone Girl), Reese Witherspoon (Wild)

En İyi Erkek Oyuncu: Steve Carell (Foxcatcher), Bradley Cooper (American Sniper), Benedict Cumberbatch (The Imitation Game), Michael Keaton (Birdman), Eddie Redmayne (The Theory of Everything)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Patricia Arquette (Boyhood), Laura Dern (Wild), Keira Knightley (The Imitation Game),
Emma Stone (Birdman), Meryl Streep (Into the Woods)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Robert Duvall (The Judge), Ethan Hawke (Boyhood), Edward Norton (Birdman), Mark Ruffalo (Foxcatcher), J.K. Simmons (Whiplash)

En İyi Yabancı Dilde Film: Leviathan, Ida, Tangerines, Timbuktu, Wild Tales

Kaynak: Al Jazeera

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 34. İstanbul Film Festivali’nde Anadolu Efes’in desteğiyle ilk kez belgesel kategorisinde de bir ödül verilecek. On birinci kez Akbank sponsorluğunda gerçekleştirilecek Festival, 4-19 Nisan tarihleri arasında yapılacak.

34_istanbul film festşvali

34. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye Sineması bölümünde Altın Lale Ulusal Yarışması’nın yanı sıra belgesel kategorisinde de ilk kez ödül verilecek. Türkiye’de belgesel üretimine uzun yıllardır ilgi gösteren İstanbul Film Festivali, belgesel sinemayı ve belgeselcileri desteklemek amacıyla bu başlık altında En İyi Belgesel ve Jüri Özel Ödülü verecek. Belgesel filmlere bu iki kategoride Türkiye Sineması bölümü destekçisi Anadolu Efes’in desteğiyle verilecek ödül toplam 15.000 TL olacak. Belgesel yarışması yönetmeliğine bu hafta içinde web sitesinden ulaşılabilecek. İstanbul Film Festivali’ne Türkiye’den katılacak filmler için son başvuru tarihi 30 Ocak Cuma.

30 Ocak Cuma akşamına kadar yapılacak başvurular arasından belirlenecek filmler, 34. İstanbul Film Festivali’nin Türkiye Sineması bölümünde Altın Lale Ulusal Yarışması, Yeni Türkiye Sineması ve Belgeseller başlıkları altında gösterilecek.

Ulusal Yarışma kategorisinde yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. Ulusal Yarışma’ya katılacak filmler arasından en iyi ikinci filme Onat Kutlar anısına Jüri Özel Ödülü verilecek; bu filmin yapımcısına da festivalde artık klasikleştiği üzere Anadolu Efes tarafından 60.000 TL özel ödül takdim edilecek. En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri 10.000’er TL olacak. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışması’nda jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödül verecek. Bu yıl ilk kez oluşturulacak olan Belgesel Yarışması Jürisi, En İyi Belgesel ve Jüri Özel Ödülü kategorilerinde Anadolu Efes desteğiyle toplam 15.000 TL para ödülü verecek.

Genç yaşta kaybettiğimiz yönetmen, senarist ve yapımcı Seyfi Teoman anısına bu yıl üçüncü kez Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü verilecek. En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine CMYLMZ Fikirsanat aracılığı ile 30.000 TL para ödülü takdim edilecek.

34. İstanbul Film Festivali başvuru süreciyle ilgili ayrıntılı bilgiye web sitesinden ulaşabilirsiniz. Başvuruların 30 Ocak Cuma günü 17.00’ye kadar online başvuru sistemi üzerinden tamamlanmış olması gerekiyor.

 

Kaynak: NTV

İstanbullular yeni bir etkinlikle buluşuyor. Metro istasyonlarından, havalimanı ekranlarına kadar bir ay süreyle her yerde kısa filmler gösterilecek.

'Art By Chance Ultra Kısa Filmler Festivali' 15 Şubat'a kadar izlenebilir.

‘Art By Chance Ultra Kısa Filmler Festivali’ 15 Şubat’a kadar izlenebilir.

‘Art By Chance Ultra Kısa Filmler Festivali’ 15 Şubat’a kadar izlenebilir.

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan dünyanın en kapsamlı kamusal sanat etkinliklerinden biri olan ‘Art By Chance Ultra Kısa Film Festivali’ 15 Ocak’ta başlıyor. Aynı anda 20 ülkede ve 200 şehirde gerçekleştirilecek olan kısa film festivalinin mekanları ise şehrin her köşesi, her ekranı.

Uluslararası bir jüri tarafından seçilen ve süresi 30 saniye ile sınırlı tutulan ‘ultra kısa filmler’ sinema salonlarından şehrin dört bir yanındaki dijital ekranlara taşınıyor. Spor salonları, metrolar, otobüsler, deniz otobüsleri, trenler, cafe ve restoranlar, müzeler, alışveriş merkezleri, sanat galerileri ve havaalanlarında bulunan dijital ekranlarda gösterilecek olan filmler, bir ay süresince izleyicilerle buluşacak.

Türkiye ile aynı anda İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya gibi 20 ülkede gösterilecek olan filmler, şehrin ekranlarında 15 Ocak-15 Şubat tarihleri arasında izlenebilir.

 

Kaynak : Al Jazeera

İletişimci Nizam Eren’in ‘Türkiye sinemasının 100. yılında 100 film’ düşü gerçek oldu. Yarın gösterime girecek dört yerli yapımla birlikte 2014 yılında vizyon gören yerli film sayısı 100’ü buldu. Yıl sonuna kadar bu sayının 107’ye ulaşması bekleniyor.

kırımlı-filmi

‘Sinemanın 100 yılında 100 film’ düşü gerçek oldu. Bu hafta gösterime çıkacak dört filmle 100’üncü film de vizyona girmiş olacak. Gelecek haftalarda vizyona girecek ‘Kırımlı’, ‘Yağmur: Kıyamet Çiçeği’ ve ‘Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’ gibi filmlerle birlikte 2014 yılı içinde gösterime giren yerli film sayısının 107’yi geçmesi bekleniyor.
2013 yılında 87 yerli film için 28 milyon bilet satılırken 2014 yılı için kesinleşmese de 107 filme 32 milyona yakın bilet kesileceği öngörülüyor. Şu ana dek kesilen bilet sayısı 29.5 milyon.

Gösterime giren yerli film sayısı:
2000 yılında: 8
2005 yılında: 28
2010 yılında: 66
2014: Tahmini 107 film vizyon bulmuş olacak.

Digital teknolojinin gelişmesi ve filmlerin hammadeye gereksinim duymaması, laboratuvarlarda filmlerin rehin kalmaması, salon sayısının artması, genç nüfus, sosyal medyanın yaygınlaşması, ‘bir bilete bir bilet bedava’ kampanyaları, akıllı telefonlarla her şeye kolayca ulaşılması gibi birçok neden film sayısının artmasına, dolayısıyla salonlara talebi doğuruyor. Bu talep yeni salonlar açmaya zorlanırken bir çok kasaba ve şehirde yeni salonlarla filmler ‘son tüketiciye’ kolayca ulaşabiliyor.

Ancak anımsatmakta yarar var. DVD’den, Blue Ray’den film gösteren salonların da olduğunu ve bunların da ‘eser işletme belgesi’ aldığı taktirde ‘ sinema eseri’ sayıldığını unutmayalım. Rakam işte böyle büyüyor. Zira 5 ve altında sinemada gösterilen tam 9 film var.

’100. yılda 100 film’ klişesini 2013 yazında bir yazımda kullandım ve ilk olduğumu sanıyorum. Ancak ’100. Yılda 100 film’ aslında eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’a aittir ama maalesef bunu dillendirecek zaman ve fırsat bulamadan bakanlıktan ayrıldı. İlk kullandığı yer ise Teşvikiye Camii’nin bahçesiydi. (Yılmaz Atadeniz’in kulakları çınlasın.)

Yazı: NİZAM EREN  Kaynak :[-]

Yıldız Savaşları serisinin yedinci filminin fragmanı yayınlandı. Vizyona giriş tarihi Aralık 2015 olarak açıklanan filmin kadrosunda Harrison Ford da yer 

Geogre Lucas tarafından yaratılan Star Wars serisi yedinci filmi “Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor” seyirci karşısına çıkacak. Filmin Aralık 2015’te vizyona gireceği duyuruldu.

J. J. Abrams’ın yönettiği filmin senaryosunu George Lucas yazdı. 200 milyon dolar bütçeye sahip yapımın çekimleri İngiltere, Abu Dabi ve İzlanda’da yapıldı.

Filmin en büyük sürprizlerinden biri ise serinin üç filminde rol alan Harrison Ford’un da bu yapımda yer alıyor olması.

İlki 1977 yılında çekilen Yıldız Savaşları serisi, yarattığı kurgusal evren ve sonrasında gelen 5 devam filmi ile kendine has bir kültür oluşturdu. Serinin ilk üçlemesinden 15 yıl sonra ikinci üçleme yayınlanmıştı. Bu filmin son Yıldız Savaşları filminden 10 yıl sonra vizyona girmesi planlanıyor.

2008 verilerine göre bu serinin toplam gişe hasılatı 4,41 milyar dolar. Ancak Yıldız Savaşları filmleri ile ilgili yapılan dizi, çizgi film, çizgi roman, video oyunu ve oyuncaklar da bugün dünya üzerinde büyük bir ekonomi oluşturmaya devam ediyor.

neşe-aksoySinema sanatçısı Neşe Aksoy, Türk sinemasının tarihini tablolara yansıttı. 33. uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ile eşzamanlı açılan sergide, 11 tablo yer alıyor.

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılan sergide, Aksoy’un 11 tablosu sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının resimleri, bu yılki teması “Sinemamızın 100 Yılı” olarak belirlenen fuarın “Türk Sineması” için ayrılan bölümünde sergileniyor. Türk sinemasının yüzüncü yıl kutlamaları çerçevesinde, Türk sinemasındaki önemli olayları ve filmleri tuvale aktaran sanatçının eserleri arasında, Sultan II. Abdülhamid için Yıldız Sarayı’ndaki ilk film gösterimi, ilk sinema salonu Pathe’nin açılışı, ilk renkli Türk filmi “Halıcı Kız” ve uluslararası ödül alan ilk film olan “Susuz Yaz”ın işlendiği tablolar yer alıyor.

Aksoy, sergiyi Türk sinemasının yüzüncü yılı etkinlikleri için hazırladığını belirterek, “Oyunculuğumun yanı sıra tablolarımla da sinemaya bir katkım olsun istedim. Sinema ve resim sanatını bir arada sunacağım sergi için 3 yıl önce çalışmalara başladım. Çok yorucu ve uzun bir süreçti. Çok araştırma yaptım ve tablolarıma aktaracağım konuları titizlikle seçtim” ifadelerini kullandı.

Araştırmaları sırasında Türk sinema tarihinin ilkleri ile ilginç olaylarla da karşılaştığını kaydeden Aksoy, Türk sinema tarihinin başlangıcının 1914’te çekilen “Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı” olarak kabul edildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

Manaki kardeşlerin çektiği filmlerden ‘Büyükanne Despina’nın tablosunu yaptım. Bu filmi bazı sinemacı ve tarihçilerimiz Türk sinemasının başlangıcı olarak görüyorlar. Diğer bir tablo ise Yıldız Sarayı’nda II. Abdülhamid için yapılan film gösterimi. Bunu tabloma aktarmak için Yıldız Sarayı Tiyatro Salonu’na girip salonun ayrıntıları fotoğrafladım. Yaptığım araştırmalarda Sedat Simavi’nin 20 yaşında, ‘Pençe ve Casus’ filmlerinin senaryolarını yapıp, filmleri yönettiğini öğrendim. Çekimine Weinberg’in başladığı fakat 1. Dünya Savaşı nedeniyle yarım kalan ve sonrasında Fuat Uzkınay tarafından tamamlanan ‘Himmet Ağa’nın İzdivacı’ filmini resmettim. ‘Mürebbiye’ ile ilk sansürü, ‘Halıcı Kız’ ile ilk renkli filmi ve ‘Susuz Yaz’ ile ilk uluslararası ödülü tablolarıma taşıdım. 11 tablo böyle oluştu. Benim için önemli olan tablolarım ile ailem olan Türk sinemasına bir selam göndermektir.’

Sergideki tabloların satışından elde edilecek gelir, Filmsan Vakfı tarafından Türk sinemasına emeği geçen sanatçılar için kullanılacak. Sergi, 16 Kasım’a kadar fuar alanında ziyaret edilebilecek.

Kaynak: Al Jazeera