Şunun için etiket arşivi: Fazıl Say

Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say ‘İstanbul Senfonisi’ eseri ile Avrupa’nın en büyük ve prestijli müzik ödülü olan ECHO’yu kazandı.

Seçici Kurul yaptığı açıklamasında ödülün ‘Doğu ve Batı arasında oluşturduğu sanatsal köprüdeki başarısı” gerekçesiyle Say’a verildiğini belirtti. Büyük ödüle layık görülen CD’de ‘İstanbul Senfonisi’ni, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve şef Gürer Aykal eşliğinde Burcu Karadağ (ney), Hakan Güngör (kanun) ve Aykut Köselerli (vurmasazlar) icra etmişti.
nar sanat fazıl say
Fazıl Say daha önce, 2001 yılında Stravinski’nin ‘Bahar Ayini’ kaydı ile en iyi yorumcu ve 2008 yılında kemancı Patricia Kopatchinskaja ile yaptığı CD ile en iyi oda müziği ödülüne layık görülmüştü. Say, 2013 yılında bu kez besteci olarak ‘İstanbul Senfonisi’ ile en iyi beste özel ödülünün sahibi oldu. ‘İstanbul Senfonisi’ eseri 2009 yılında bestelendi. Yedi bölümden oluşan eser 45 dakika. ‘İstanbul Senfonisi’ kısa bir süre içinde 12 ülkede, 50’den fazla konserde seslendirildi.

Kaynak :[]

Fazıl Say’a hapis cezası!

 

nar sanat fazıl say2Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla yargılandığı davada 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say‘ın, ”halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı’‘ iddiasıyla yargılandığı davada, bu suçtan 10 ay hapisle cazalandırılmasına karar verildi. Bu hüküm, 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.

İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Fazıl Say katılmadı. Say’ı avukatı Meltem Akyol temsil etti. Duruşmada, şikayetçiler Ali Emre Bukağılı ve Orkun Şimşek ile avukatları hazır bulundu.

Avukatı: ”Say’ın aşağılama kastı yok”

Yabancı gazetecilerin de yoğun ilgi gösterdiği duruşmada, mütalaaya karşı söyleyecekleri sorulan Say’ın avukatı Akyol, daha önce yaptıkları yazılı ve sözlü savunmaları tekrar ettiğini belirterek, şunları söyledi:

”Dava konusunun, özel ve teknik bir yargılamayı gerektirmediği kanaatindeyiz. Hukuki mütalaadan, aleyhimize olanları kabul etmiyoruz. Takdiri mahkemeye bırakıyoruz. Sanığın söylemlerinde aşağılama ve hafife alma kastı olmadığı kanaatindeyiz. Sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesini talep ederiz.”

”Yayın yoluyla, kast ve ısrarla işlenen suç”

Hakim Hulusi Pur, duruşmada söz isteyen şikayetçilerin avukatlarının bu talebini reddederek, davaya ilişkin kararını açıkladı.

Buna göre Hakim Pur, sanık Fazıl Say’ın eylemini, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216/3. maddesinde ön görülen, ”Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü gereğince sabit bulduğunu ifade etti.

Suçun işleniş şekli, sanığın kastı, suç işlemesindeki ısrarı, suçun işlendiği zaman ve yeri, sanığın güttüğü amaç ve saikini de göz önüne alarak Say’ı 8 ay hapis cezasına çarptıran Hakim Pur, eylemin yayın yoluyla işlenmiş olması nedeniyle bu cezayı yarı oranında arttırarak önce 12 aya, sanığın duruşmalardaki tavır ve davranışlarına göre de 1/6 oranında indirim uygulayarak 10 ay hapis cezasına düşürdü.

Hakim Hulusi Pur, Say hakkında verdiği 10 ay hapis cezası hükmünün açıklanmasını, sanığın sabıkasız oluşunu dikkate alarak, 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bıraktı.

Haber dünya gündeminde

Fazıl Say’a verilenhapis cezası dünya gündeminde ilk sıralarda yerini buldu. BBC haberi dünyaya duyuran ilk kanallar arasında yer aldı.

Twitter’dan yazmayla başlayan dava

Fazıl Say’ın Twitter’daki mesajında alıntı yaptığı ve şikâyete konu olan Ömer Hayyam’ın şiirinin dörtlüğü şöyle:

‘Irmaklarından şaraplar akacak’ diyorsun Cennet-i alâ meyhane midir?’

Avrupa Birliği kararla ilgili endişeli!

Avrupa Birliği Komisyonu, piyanist Fazıl Say’ın sosyal paylaşım sitesi Twitter’da kullandığı ifadeleri nedeniyle “dini değerleri aşağılamak” suçundan hapis cezasına çarptırılmasından endişe duyduğunu bildirdi.

AB Komisyonu Sözüsü Maja Kocijancic, olağan basın toplantısında bir soru üzerine, eski AB Kültür Elçisi Say’a verilen cezayı endişeyle öğrendiklerini belirterek, ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.

Kocijancic, “AB Komisyonu, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda ifade özgürlüğüne tam saygı göstermesinin öneminin altını çiziyor” dedi.

Fazıl Say’dan hapis cezasıyla ilgili ilk açıklama

Twitter’da paylaştığı şiir nedeniyle bugün 10 ay hapis cezası alan piyanist Fazıl Say bir açıklama yaptı.

Twitter’da paylaştığı ömer Hayyam dizeleri nedeniyle yargılanan piyanist ve besteci Fazıl Say, 19. Sulh Ceza Mahkemesi’nce bugün açıklanan 10 ay hapis cezasına çarptırılması kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Say’ın karar ile ilgili açıklaması şöyle: “Mahkeme sonucu çıkan karar için yurdum adına çok üzgünüm. İfade özgürlüğü açısından hayal kırıklığına uğradım. Hiçbir suçum olmamasına rağmen ceza almış bulunmam şahsımdan çok, Türkiye’deki ifade ve inanç özgürlüğü adına kaygı vericidir.” 

 Kaynak :[-]

Piyanist Fazıl Say’ın yargılanmasını eleştiren Dünya Yazarlar Birliği’ne (PEN), ifade özgürlüğüne kısıtlama getiren TCK’nın 301’inci maddesinden soruşturma açıldı. PEN, Fazıl Say’ın yargılanmasını kınamış, “Dünya kamuoyu Türkiye’deki faşist gelişmeler karşısında alarma geçmiş durumdadır” ifadesini kullanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, PEN Türkiye Merkezi’nin web sitesinde besteci ve piyanist Fazıl Say’ın yargılanmasını eleştiren bir açıklama yapması üzerine soruşturmayı açtı ve PEN Türkiye Yönetim Kurulu üyelerinin ifadelerini aldı. Soruşturmaya konu olan açıklama PEN Türkiye web sitesinde 3 Haziran 2012 tarihinde yayınlanmıştı.

“TÜRKİYE’DEKİ FAŞİST GELİŞMELER…”

PEN’in ifadeye konu olan açıklamasında, Fazıl Say’ın yargılanması eleştirilerek,  “Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi olarak değerli besteci ve piyanistimiz Fazıl Say’ın mahkemeye sevk edilmesini dehşetle karşılıyor, kuvvetle kınıyoruz. Dünya kamuoyu Türkiye’deki faşist gelişmeler karşısında alarma geçmiş durumdadır” ifadesi kullanılmıştı.

GAZETECİLER GÜNÜNDE SAVCIYA İFADE VERDİLER

PEN Türkiye Yönetim Kurulu İstanbul’da savcıya Türkiye’de ‘çalışan gazeteciler günü’ olarak kutlanan 10 Ocak’ta, dün verdi.

Savcılık soruşturmayı, PEN açıklamasındaki ifadelerin TCK’nın 301. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ” TC hükümetini, devletin yargı organlarini, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak’ suçuna girdiğine karar vererek, bu maddeden açtı.

 ” TCK 301 TÜRKİYE İÇİN AYIP “

PEN Türkiye temsilciliği, açılan soruşturma konusunda bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:

“25 Aralık 2012 tarihinde bir polis memuru PEN Türkiye Merkezi’nin İstanbul’daki ofisine gelerek Yönetim Kurulu üyelerinin ev adreslerini talep etmiştir. Bu soruşturmanın Adalet Bakanlığı tarafından onaylanması durumunda, PEN Türkiye Başkanı Tarık Günersel, İkinci Başkanı Halil İbrahim Özcan, Genel Sekreteri Sabri Kuşkonmaz, Uluslararası Sekreteri Ahmet Erözenci, Saymanı Tülin Dursun ve Yönetim Kurulu’nun diğer üyeleri Zeynep Oral ile Mario Levi ve ayrıca açıklamayı PEN sitesine aktaran şair ve eleştirmen Nihat Ateş, Türkiye’de bu kanun üzerinden halihazırda yargılanmakta olan çok sayıdaki yazara katılacaklardır.”

“PEN TÜRKİYE YÖNETİM KURULU’NA SALDIRIDIR”

PEN açıklamasında, TCK’nın 301. maddesinin ifade özgürlüğü ilkesi ile taban tabana zıt olduğu belirtilerek, bu maddenin ‘hem Türkiye içinde, hem de bütün dünya tarafından ayıplandığı’ da ifade edildi.

PEN Uluslararası Başkanı John Ralston Saul konuyla ilgili olarak bir açıklama yaparak, “Bu soruşturma, ülkedeki meslektaşları tarafından seçilerek görevlendirilmiş olan PEN Türkiye Yönetim Kurulu’nun tamamına yapılmış bir saldırıdır. Üstelik, yapılmakta olan suçlama, uluslararası ifade özgürlüğü standartları düşünüldüğünde kendisinin de varolmaması gereken bir yasanın yanlış yorumlanması sonucu oluşmuştur” ifadesini kullandı.

 

Haber : Zeynep GÜRCANLI

Kaynak : [-]

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleşecek konserlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Fazıl Say‘ın Anadolu turu 25 Kasım’da Bursa’da gerçekleşecek resital ile başlayacak. Konserlerinin ilk etabında Trabzon, İzmir, Adana, Gaziantep ve Mersin şehirlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanan Say, resitallerine 2013 yılında da devam edecek. Say konserlerde kendi eserlerinin yanı sıra Mozart, Beethoven ve Bach eserlerini de yorumlayacak.

Müzik eleştirmenlerinin ‘Kültürlerarası köprü kuran büyüleyici piyanist’ diye adlandırdığı Sayın eserleri, geçtiğimiz haftalarda 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde seslendirildi. Aynı zamanda Say’ın eserleri, ‘Artist in Residence Haftası’ kapsamında daimi sanatçısı olduğu Frankfurt Radyosu Senfoni Orkestrası ile birlikte icra edildi.

Konserler:

25 Kasım 2012 Pazar // Saat 20.30 // Bursa Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

1 Aralık 2012 Cumartesi // Saat 20.00 // Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi AKM

3 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // İzmit Süleyman Demirel Kültür Merkezi

23 Aralık 2012 Pazar // Saat 18.00 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

24 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

25 Aralık 2012 Salı // Saat 20.30 // Gaziantep Dedeman Oteli

26 Aralık 2012 Çarşamba // Saat 20.30 // Mersin Kültür Merkezi

Kaynak : [-]

13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali Sanat Yönetmeni Fazıl Say, “Klasik müzik, caz müzik gibi çeşitli alanlarda yüksek kaliteli, dünya çapındaki sanatçıları Türkiye’ye, Antalya’ya getirmek istiyoruz, bu da dünya festivalinin programıdır” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin açılışı için Antalya Kültür Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi.

Fazıl Say, toplantıda yaptığı konuşmada, ilk yıllarda festivali Antalya halkıyla, kentiyle kucaklaşan bir festival olarak hayal ettiklerini, gelinen noktaya bakıldığında hayal edilen noktaya ulaşıldığını söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğine teşekkür eden Say, “Klasik müzik, caz müzik gibi çeşitli alanlarda yüksek kaliteli, dünya çapındaki sanatçıları Türkiye’ye, Antalya’ya getirmek istiyoruz, bu da dünya festivalinin programıdır. Buradaki sanatçılar dünyanın her yerinde, festivallerde yer alan sanatçılardır” diye konuştu.

Festivalin açılışına kendi eseri olan ve bu yıl bestelediği “Mezopotamya” başlıklı senfonisi ile başlayacağını dile getiren Say, senfoninin 10 bölümlü bir eser olduğunu, 50 dakika sürdüğünü kaydetti.

Senfoninin Antalya’da ilk kez yorumlanacağını ifade eden Say, “Ortadoğu ağıtı, dramı olarak düşündüm, kurguladım. Mezopotamya, günümüz ve tarihsel bakımını kapsayan bir eser” dedi.

Bir gazetecinin “Son günlerde sizin de dahil olduğunuz tartışmalarla ilgili ne söyleyeceksiniz-” sorusunu Say, “Tartışmalara girmek istemiyorum, tartışmaların festivalin önüne geçmesini istemiyorum” şeklinde cevapladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da festivalin “Şehirde müzik var” sloganıyla gerçekleştirildiğini, 8 Aralık’a kadar sanatseverlere eşsiz müzik keyfi yaşatılacağını bildirdi. Akaydın, festivalde çok önemli sanatçıların yer aldığını ifade etti.

Fazıl Say’ın dahil olduğu tartışmalara değinen Akaydın, şunları söyledi:

“Geçen yıl yaşadığı, uygar bir ülkede yaşanmaması gereken olaylar ve yargısal facialar nedeniyle Türk halkını temsilen Antalya halkı adına, ülkem adına özür diliyorum. Bu yaşananlardan dolayı utanç duyuyorum. Ama Antalya halkı için Fazıl Say çok önemli bir sanatçıdır. Bu vesileyle ciddi ızdıraplardan dolayı acılarını, hüzünlerini paylaştığımızı ifade etmek isterim.”

Orkestra Şefi Gürer Aykal, bir festivalin düzenlenmesinin zor olduğunu, böyle bir festivalin halka indirgenmesinin ise daha önemli olduğunu kaydetti.

Toplantıya festivalin sponsorluğunu yapan Doğuş Otomotiv temsilcisi Çağrı Öztaş da katıldı.

Toplantı sonrası akşam gerçekleştirilecek “Ovada iki çocuk”, “Dicle’, “Ölüm kültürü üzerine”, “Melodram”, “Ay”, “Güneş”, “Kurşun”, “Fırat”, “Savaş üzerine”, “Mezopotamya Türküsü” başlıklı on farklı bölümden oluşan senfoninin provası yapıldı.

Festival, bugün 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde Fazıl Say’ın bestelediği “Mezopotamya” senfonisinin seslendirilmesiyle başlayacak, 8 Aralık’a kadar devam edecek.

Kaynak :[-]

Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen ‘Fazıl Say hastaları’nın sayısı hiç de az değil. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın konserlerininizini sürdüklerini anlıyorsunuz. Say nereye, onlar da oraya…

Oteldeki odam Main Irmağı’na bakıyor. Duvarda ise Alman dışavurumcu Schmidt-Rottluff’tan iki manzara. Schmidt-Rottluff, Naziler Almanya’da iktidara gelince resim yapması yasaklanmış bir ressam. Main, sessiz sakin akıyor.

Her yolculuk yanına bir kitap ister bir başka yolculuğa kapı açsın diye. İki saat kadar sonra, Fazıl Say’ın menajeri Kadir Dursun’la otelin lobisinde buluşup “Fazıl Say Gecesi”ne gideceğim. Beklerken,Leonardo Sciascia’nın beni Sicilya’ya götüren “Şarap RengiDeniz”ini okuyorum. Main, bozbulanık akıyor.

Maestro Griffiths

Lobiye indiğimde beni bir sürpriz bekliyor. Kadir Dursun’un yanında, gecede Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nı yönetecek olan Howard Griffiths. Griffiths hiç yabancımız değil.

On yıl kadar Zürih Oda Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini üstlenen, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Fransa Ulusal Orkestrası, Moskova Radyosu’nun Çaykovski Senfoni Orkestrası, Varşova FilarmoniOrkestrası, Basel Senfoni Orkestrası, Londra Mozart Players gibi saygın toplulukları yöneten Griffiths, uzun yıllardır Türk viyolacı Semra Griffiths’le evli ve bir ayağı hep Türkiye’de. Uzun süredir ülkemizde dekonserler yönetiyor, Türk bestecilerin yapıtlarının seslendirilmesine özel bir önem veriyor.

Ama beni asıl şaşırtan, Griffiths’in yeni kitabı oluyor. Maestro, çocuklariçin bir müzik kitabı yazmış: “Cadı ile Maestro.” Almancası yeniyayımlanmış. İngilizcesi de 2013’te çıkacak. Karin Hellert-Knappe’nin nefis resimleri ve Fabian Künzli’nin bu kitap için bestelediği müziği içeren bir CD eşliğinde.

“Fazıl Say Gecesi”ne doğru yola çıkmadan bir şeyler atıştırmak zorundayız, çünkü gerçek anlamda bir müzik maratonu bizi bekliyor: Say’ın “Hezarfen” Ney Konçertosu, “İstanbul Senfonisi”, Türkiye’de henüz seslendirilmeyen “Uzay Senfonisi” ve Say’ın yorumuylaBeethoven’ın “Ayışığı Sonatı”, ardından Chopin’den 3 Gece Müziği.

Arte’den canlı yayın

Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nın konser salonu çok özel bir salon. Çünkü aynı zamanda “tam teşekküllü” dev bir kayıt stüdyosu. Bin kadar dinleyici alıyor, ama Gece’nin burada yapılmasının ayrı bir anlamı var: Avrupa’nın en saygın kültür-sanat TV kanallarından Arte, konseri canlı olarak yayınlıyor. Arte kameramanlarının kameralarına iliştirilmiş nota sayfaları hemen dikkati çekiyor. O zaman, bu tür konser çekimlerindeki zamanlamanın kusursuzluğunu daha iyi anlıyorum…

Salon, kuşkusuz, dolu. Kuşkusuz, Türkler de var. Ama büyük çoğunluk Alman. Belki çok daha ilginci, dinleyiciler arasında, Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen “Fazıl Say hastaları”nın sayısının hiç de az olmaması. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın Avrupa konserlerinin izini sürdüklerini anlıyorsunuz. Fazıl Say nereye, onlar da oraya…

Orkestranın yanı başında

Say, Griffiths’in alıp götürdüğü orkestranın “Uzay Senfonisi”ni,“İstanbul Senfonisi”ni, “Hezarfen Ney Konçertosu”nu yorumlayışını salonda, onların yanı başında izliyor, dinliyor. Ben de zaman zaman onun dinleyişini izliyorum. Kimileyin, bu yapıtları sanki ilk kez dinliyormuşçasına çocuksu bir saflık beliriyor bakışlarında. Kimileyin, orkestranın ustalığından duyduğu coşkulu hoşnutluk okunuyor yüzünde.

Besteleriyle kendi ruh yapısı arasında yakınlıklar kuruyorum. Büyük coşkunluklar, cezbeler, çalkantılarla dinginlikler, sessizlikler hep iç içe.

Hezarfen’in düş gücü!

Çalınıştan önce Hezarfen Ahmed Çelebi’ye adadığı Ney Konçertosu’yla ilgili açıklama yaparken, sonsuz düş gücüyle yerçekimine direnmeye kalkarken aslında insanlığın “geriye çekimi”ne baş kaldıran o “bin fenli”, “bin bilimli” geliyor gözümün önüne.

“Hezarfen”i dinlerken, “çok şey bildiği” için Cezayir’e sürülen Çelebi’yi düşünüyorum ve Hayyam’ın “Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle; / Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle; / Bana kötü deyip kötülük edeceksen, / Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle!” dizeleri geçiyor aklımdan.

Dört saatlik konser çılgınca alkışlarla son bulduğunda, bakıyorum, yüzlerde en küçük bir yorgunluk belirtisi yok. Yorgunluk ne söz, daha şimdiden ertesi günkü öğle konserine hazırlıyorlar kendilerini. “Fazıl Say’la bir hafta sonu yaşama”nın keyfini bu kez Mozart’la, Haydn’la, Erkin’le, Say’ın “Boşanma” adlı yaylı çalgılar dörtlüsüyle katmerleştirmek üzere.

Rushdie, Hayyam ve Say

İstanbul’a dönerken, uçakta, Salman Rushdie’nin son kitabını düşünüyorum. “Şeytan Âyetleri” adlı romanı yüzünden Humeyni’nin hakkında “ölüm fetvası” verdiği yıllar boyunca yaşadıklarını anlattığı“Joseph Anton” adlı kitabını. “Joseph Anton”, Rushdie’nin gizlilikte yaşamak zorunda kaldığı o yıllarda kullandığı takma ad. Sevdiği iki yazarın, Joseph Conrad ve Anton Çehov’un adlarından oluşuyor.

Birkaç hafta önce Cumhuriyet Kitap’a yazdığım bir yazı düşüyor aklıma.“Nasıl bir ülkedeyiz!” diyorum kendi kendime. “Hayyam’ın birkaç dizesi yüzünden Fazıl Say yargılanıyor ülkemizde. Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor! Rushdie’nin ‘Joseph Anton’u yayımlanmalı ve okunmalı ki, Türkiye’de Joseph Anton’lar olmasın. Fazıl Say, on yıl sonra, sözgelimi Cemal Reşit Rey ve Adnan Saygun adlarından esinli ‘Cemal Saygun’ adlı bir kitap yazmak zorunda kalmasın…”

 

Kaynak : [-]

Antalya Piyano Festivali’nden muhteşem program.

Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Antalya Piyano Festivali, muhteşem bir programla Kasım ayında başlıyor. 13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festival, renkli ve dopdolu içeriği ile dikkat çekiyor. Sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı festival, Volkswagen ana sponsorluğunda 16 Kasım – 08 Aralık tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek. Efsane caz sanatçısı Chick Corea bu yıl festivalin sürpriz isimlerinden. Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalde, sahnedeki konserlerin yanı sıra halk konserleri ve öğrenciler ile sanatçıları bir araya getiren atölye çalışmaları da yer alıyor. “Şehirde Müzik Var” sloganı ile festival, 13’üncü yaşında da sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

Festival açılışında Say’ın “Mezopotamya” Senfonisi
Festivalin bu yılki açılış konserlerinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın “Bugüne kadar yazdığım en iyi eser” olarak nitelediği ve 2012 yılında bestelediği, “Mezopotamya” başlıklı ikinci senfonisi seslendirilecek. Şaşırtıcı yeniliklerle dolu olan eser “Ovada iki çocuk”, “Dicle”, “Ölüm kültürü üzerine”, “Melodram”, “Ay”, “Güneş”, “Kurşun”, “Fırat”, “Savaş üzerine”, “Mezopotamya Türküsü” başlıklı on farklı bölümden oluşuyor. 130 kişilik dev bir orkestra için kurgulanan senfonide Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı şef Gürer Aykal yönetecek. Antalya’da ilk kez yorumlanacak eserde solist Carolina Eyck Theremin isimli elektronik çalgısı ile Mezopotamya’daki bir meleği canlandıracak. Bas Blok Flütü ile Çağatay Akyol ve Bas Flütü ile de Bülent Evcil orkestraya eşlik edecek. Say’ın güçlü performansıyla gerçekleşecek açılış konserleri 16 Kasım Cuma ve 17 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Sahne genç yeteneklerin…
Türkiye’deki birçok sanatçıyı yetiştiren ve 2006 yılında hayata veda eden piyanist Kâmuran Gündemir anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Genç Yetenekler” konseri, bu yıl da başarılı gençleri ağırlamaya devam ediyor. Bu senenin solistleri Cem Esen, Can Çakmur, Victor Maslov ve Merve Akyıldız. Genç piyanistlerin performanslarını sergileyeceği konser 18 Kasım Pazar günü saat 14:30’da Antalya Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.
Andante Gecesi’nde “Midori & Özgür Aydın” 
Klasik müzik dergisi ‘Andante’ adına yapılan gecede, ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden piyanist Özgür Aydın ve dünyaca ünlü Japon keman sanatçısı Midori Gato birlikte sahne alacak. 2009 yılından bu yana dünyanın farklı şehirlerinde sahne alan ikili için New York Timesgazetesinin ünlü müzik eleştirmeni Vivien Schweitzer “İkilinin sahnedeki uyumu izlemeye değer” yorumunu yapıyor. 20 Kasım Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek “Andante Gecesi”nde ikili, çok özel bir repertuvar sunacak.
Sıra dışı “Diabelli” yorumuyla “Andreas Staier”
Alman piyanist Andreas Staier bu yıl festivalde sahne alacak bir diğer isim. Dünyanın önde gelen orkestralarıyla birlikte solist olarak sahne alan Staier, konser gecesinde izleyicilere özel bir repertuvar sunacak. Sanatçı, Beethoven’ın Viyanalı müzik yayıncısı ve besteci Anton Diabelli’nin bir valsi üzerine yazdığı Diabelli Çeşitlemeleri’ni seslendirecek. Beethoven’ın son dönem eserlerinden olan ve çeşitleme tekniğinin en kusursuz örneklerinden sayılan 33 Çeşitleme’nin seslendirileceği konser, 22 Kasım Perşembe günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi “Buika”
Festivalin bu yılki sürprizlerinden biri de İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika… “En mi Peil” albümü ile tüm dünyada büyük beğeni toplayan Buika Antalya’da ilk kez festival kapsamında hayranlarıyla buluşacak. Flamenko ile cazı bir araya getiren, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak dünya müziğine yepyeni bir tarz kazandıran Buika, sahnedeki enerjisi ile de seyirciyi adeta büyülüyor. 24 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek konserde İspanyol şarkıcıya dünyaca ünlü piyanist Ivan Melon (piyano), AntonioCuenca (kontrabas) ve Ramon Porrina (vurmalılar) eşlik edecek. Seal ve Nelly Furtado gibi dünyaca ünlü pop yıldızları ile yaptığı düetlerle de dünya listelerine giren Buika, gecedeyönetmen Pedro Almadovar’ın filmlerinde yer alan enfes şarkılarını da seslendirecek.
Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay
Dünyaca ünlü Türk piyanist Gülsin Onay bu yıl festivalin en önemli konukları arasında yer alıyor. Hocası Ahmed Adnan Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak kabul edilen Onay, önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede bestecinin eserlerini seslendirdi. Özellikle romantik dönem bestecilerinin eserlerindeki usta yorumuyla tanınan sanatçı bu konserde Saygun ve Beethoven’ın eserlerinin yanı sıra 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olan ve bu yıl 150. doğum yılı kutlanan Fransız besteci Claude Debussy‘nin eserlerini de yorumlayacak. Kaçırılmaması gereken bu konser 26 Kasım Pazartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Cazın efsanesi ismi Chick Corea ‘Trio’su ile festivalde…
Caz müziğin yaşayan efsanesi Chick Corea, festivalin en heyecanlı gecelerinden birine imza atacak. 18 Grammy ödülü olan Amerikalı besteci ve piyanist Chick Corea festival kapsamında trio’suyla birlikte ilk kez konser verecek. Gecede piyanosuyla etkileyici bir şov sunacak olan efsane sanatçıyla birlikte iki ünlü isim daha sahne alacak: basta kendi kuşağının en üstün yeteneklerinden biri olarak kabul edilen ve Sting, Pat Metheny, McCoy Tyner gibi ünlü isimlere eşlik eden Christian McBride ve vurmalılarda, Herbie Hancock, Bob Dylan, Joni Mitchell ve The Wayne Shorter Quartet ile çalışan sıradışı yetenek Brian Blade. Muhteşem performansları ile izleyicilere unutulmaz bir caz gecesi yaşatacak olan Chick Corea Trio’nun heyecanla beklenen konseri 28 Kasım Çarşamba günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Atlantik’in öbür yanından “Tzimon Barto” geliyor
Amerikalı piyanist Tzimon Barto, çok özel bir repertuvar ile sanatseverlerin karşısında olacak. Güçlü yorumu ve sahne performansı ile beğeni toplayan piyanist, Atlantik’in diğer yakasından festivale konuk oluyor. New York Filarmoni, Chicago Senfoni ve Houston Senfoni gibi birçok uluslararası orkestra ile birlikte konserler veren Barto, özellikle Chopin, Schumann ve Gershwin yorumlarıyla dikkat çekiyor. Tzimon Barto konseri 30 Kasım Cuma günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Brad Mehldau Trio ile “caz”a doyacaksınız
Dünyanın farklı sahnelerinde verdiği konserlerin yanı sıra Stanley Kubrick’in efsane filmi “Eyes Wide Shut” gibi birçok film müziğinde de ismini sıkça gördüğümüz ünlü piyanist Brad Mehldau da, triosuyla birlikte festivale konuk olan isimler arasında yer alıyor. 2 Aralık Pazar günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek bu keyifli caz gecesinde Mehldau’ya Larry Grenadier (bas) ve Jeff Ballard (vurmalılar) eşlik edecek.
Yunan piyanist Anastasios Pappas da festivalde…
New York basınının “Enstrümanıyla akıllarda kalan gerçek bir müzisyen” olarak yorumladığı Yunan piyanist Anastasios Pappas festivalde izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak. Pappas 4 Aralık Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceği resitalde, Modest Musorgski, Arjantinli besteci Alberto Ginastera ve Franz Liszt’in eserlerinin yanı sıra Fazıl Say’ın “Kara Toprak” başlıklı eserini de yorumlayacak.
Baltıklardan “Gidon Kremer Trio” rüzgarı
Festival sona yaklaşırken sahne alacak gruplardan biri de “Gidon Kremer Trio” olacak. Letonyalı ünlü keman sanatçısı ve orkestra şefi Gidon Kremer, Gürcü piyanist Khatia Buniatishvili ve Litvanyalı viyolonsel sanatçısı Giedre Dirvanauskaite’den oluşan grup farklı tarzları ve yorumlarıyla dikkat çekiyor. “Gidon Kremer Trio” konserde, Franck ve Çaykovski’nin eserlerinin yanı sıra Gidon Kremer’in geçtiğimiz yıl kaybettiği annesi Marianne Kremer’in anısına yazılan ve Kovacs Tickmayer’in Monteverdi’nin aynı isimli aryasından uyarladığı Lasciatemi Morire isimli eserini de seslendirecek. Konser 6 Aralık Perşembe Günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Festival Kapanışı “Spivakov ve Moskova Virtüözleri” ile…
Festivalin son konserinde ise gelenek yine bozulmuyor. Sanat kalitesi ile iddialı bir isme sahip olan ve dünyanın en önemli toplulukları arasında gösterilen Moskova Virtüözleri bu yıl da festival kapanışını gerçekleştirecek. Aynı zamanda festivalin daimi orkestrası olan topluluğu, yine güçlü bir isim olan şef Vladimir Spivakov yönetecek. Geceye solist olarak piyanist Philipp Kopachevsky, flütçü Julia Schasnovich, viyolonselci Dmirtry Prokofiev ve saksafoncu Matvey Sherling katılacak. Sanatseverlere müziğin farklı renklerini sunan festivalin kapanış konseri 8 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Halk Konserleri ve Workshop’lar
Halk konserleri devam ediyor
13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festivalin yelpazesi bu yıl daha da genişledi. Ücretsiz halk konserleriyle Antalya’nın farklı noktalarında sanatseverlerle buluşan festival, bu yıl ilçelere kadar uzanan bir programla hazırlandı. Programda Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konserlerin yanı sıra ücretsiz olarak düzenlenecek üç halk konseri de yer alıyor. Konserlerden ilki festivalin sanat yönetmeni olan Fazıl Say konseri. Say, 18 Kasım’daAlanya’da izleyicilerle buluşacak. Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay 23 Kasım’da Kepez’de, Yunan piyanist Anastasios Pappas ise 5 Aralık’ta Akdeniz Üniversitesi’nde bir konser verecek. Şehrin uzak bölgelerinde yaşayan ve konserlere gelme şansı olmayanlar, dopdolu bir programa sahip bu üç konserle festivali takip etme şansı yakalayacak.
Sanatçılar festival boyunca öğrencilerle
Festival bu yıl da sanatçıları ve öğrencileri farklı atölye çalışmaları ile bir araya getirmeye devam ediyor. Kalitesi kadar atölye çalışmalarıyla da eğitim alanında güç kazanan festivalde, bu yıl çalışmalar daha da arttırıldı. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların gerçekleştireceği atölye çalışmalarında, öğrenciler sanatçılarla çalışma olanağı yakalayacak. Festival boyunca devam edecek olan atölye çalışmaları Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Antalya Koleji ve ATSO Güzel Sanatlar Lisesi’nde gerçekleşecek.
Biletler 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta
16 Kasım-08 Aralık tarihleri arasında Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek 13’üncü Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin biletleri yurtiçinde ve yurtdışında, 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta olacak. Festival biletleri Biletix gişelerinden ya da www.biletix.com adresinden alınabilir.
Festivalin Bilet Fiyatları
Balkon    : 35 TL
Salon      : 45 TL
Kombine:  250 TL (Tüm etkinlikleri kapsar)
crr istanbul

CRR Genel Sanat Yönetmeni Kemal Karaöz yaptığı açıklamada, caz, klasik müzik, flamenko, klasik Türk müziği gibi birçok alanda konserverdiklerini belirterek, uluslararası alanda önemli sanatçıları İstanbullular ile buluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.

crr istanbul“Şehirleri şehir yapan insandır ve insan da sahip olduğu kültür ile vardır” diyen Karaöz, ortalama bir kültüre sahip olmayan halkın, şehir hayatına katacağı şeyin de az olduğunu söyledi.

Karaöz, bu yılın ilk konserini 16 Şubat Perşembe günü Trilok Gurtu ile Tuluğ Tırpan’ın vereceğini ifade ederek, programa göre 19 Şubat’ta “Tanburi Cemil Bey Günleri”, 20 Şubat’ta Gabriela Montero, 22 Şubat’ta Cristina Branco’nun “Fado’nun Prensi”, 24 ile 25 Şubat’ta Jan Garbarek ve 7 Mart’ta “Fazıl Say Piyano Resitali”nin de bulunduğunu kaydetti.

“Yüksek emek harcanarak sahnelediğimiz konserlerin yorgunluğunu sanatseverlerin konserlere ilgi göstermesiyle üzerimizden atıyoruz” diyen Karaöz, bu sezon 80 konserle sanatseverlerin karşısına çıkacaklarını bildirdi.

Karaöz, konserlerin tanıtımının yetersiz kaldığını belirterek, “Birçok sanatseverin, konserbittikten sonra haberi oluyor. Halkımız, konserlerimizi internet sitemiz ve broşürlerimizden takip edebilir” dedi.

Halkın, bilet alıp konsere gelme alışkanlığının yeterli olmadığını ifade eden Karaöz, “Satılan bilet ile konsere yapılan masraf birbirini karşılamıyor. Bu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kamu hizmetidir” diye konuştu.

Karaöz, konser ücretlerinin 10 ile 30 lira arasında değiştiği belirterek, biletlerin, CRR gişesinden veya Biletix’ten temin edilebildiğini hatırlattı.

Etkinlikler

CRR’nin Şubat ve Mart aylarındaki diğer etkinlikleri şöyle:

17 Şubat’ta “Aşk Bezirganı”,
21 Şubat’ta Grup Türk Kahvesi “Tun’İstanbul”,
23 Şubat’ta Sasha Rozhdestvensky ile “All Tchaıkovsky”,
26 Şubat’ta İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu “Ustadan Çırağa”,
27 Şubat’ta TRT Klasik Korosu,
28 Şubat’ta Maria Maksakova,
2 Mart’ta Yansımalar,
3 Mart’ta Peter Jablonski ile Hakan Şensoy,
4 Mart’ta Asian Voices,
5 Mart’ta TRT Yurttan Sesler Korosu,
7 Mart’ta Fazıl Say Piyano Resitali,
9 Mart’ta Lura,
10 Mart’ta Ayşenur Kolivar “Bahçeye Hanımeli”,
11 Mart’ta İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, aynı tarihte Sachal Vasandani, CRR Türk Müziği Topluluğu, 15 Mart’ta İngiliz Oda Orkestrası,
16 Mart’ta Randy Weston Trio,
17 Mart’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Mehteri,
18 Mart’ta Gerald Clayton Trio,
19 Mart’ta Çok Sesli Türküler,
20 Mart’ta Valy Boghean ile Friends,
21 Mart’ta Kremerata Baltica ile Gidon Kremer,
22 Mart’ta Derya Türkan, Enver Izmaylov featuring Jarrod Cagwin, Eric van der Westen,
23 Mart’ta “Zamanda Yolculuk”,
24 Mart’ta CRR İstanbul Senfoni Orkestrası,
30 Mart’ta Ahmet Aslan ile Drama Ensemble,
31 Mart’ta Ahmet Özhan konserleri.

CRR’nin nisan ve mayıs ayları konserleri de şunlar:

1 Nisan’da İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu,
5 Nisan’da Ali Rıza Ghorbani,
6 Nisan’da Erkan Oğur: Anatolian Blues Project,
7 Nisan’da Joaquin Grilo,
11 Nisan’da Tango Metropolis,
14 Nisan’da CRR Senfoni Orkestrası ile Oğuzhan Balcı,
16 Nisan’da Alfio Origlio Quartet,
17 Nisan’da Free Jazz Flamenco,
18 Nisan’da Fazıl Say Piyano Resitali,
20 Nisan’da Gnava Konseri,
21 Nisan’da Meral Uğurlu,
22 Nisan’da İstanbul Devlet Türk Müziği Korosu,
24 Nisan’da Aylin Şengül Taşçı: Osman Ziyagil,
25 Nisan’da Franz Von Chossy,
28 Nisan’da Kremlin Balesi,
2 Mayıs’ta Toros Can Resitali,
3 Mayıs’ta İndialucia,
4 Mayıs’ta Muammer Ketencoğlu,
5 Mayıs’ta Farruco Flamenconcierto,
6 Mayıs’ta İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu ve Balkan Brass Battle,
8 Mayıs’ta Abdi Coşkun,
11 Mayıs’ta Endülüs’ten İstanbul’a: Ender Doğan,
12 ile 13 Mayıs’ta Arjantin Tango Grubu,
14 Mayıs’ta Sevilen Müzikaller ve Film Müzikleri,
15 Mayıs’ta Tord Gustavsen,
16 Mayıs’ta Warsaw Village Band,
18 Mayıs’ta CRR Senfoni Orkestrası ile Hasan Tura,
21 Mayıs’ta Kremlin Oda Orkestrası,
30 Mayıs’ta Hüseyin Sermet Heykeller Dünya Prömiyeri.

Dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Fazıl Say ‘ın yeni CD-DVD’si “ Pictures” Fransa’da ayın albümü ödülünü aldı. Avrupa’nın en iyi klasik müzik ödülleri arasında yer alan “ Choc de Classic “ ödülü Fazıl Say’ın 2011 yılında kaydettiği “Pictures” albümüne verildi.

Fazıl say

Avrupa’da birçok eleştirmen tarafından olumlu eleştirilerilerle bahsedilen SAY’ın albümde oldukça etkileyici üç yapıtı yer alıyor. Sanatçı bu albümde yorumladığı Mussorgsky “ Bir Sergiden Tablolar”, Janacek “ 1 Ekim 1905 Sonatı” ve Prokofiev “Piyano Sonatı No.7 “ ile ilham verici bir piyanist ve forte kişilik olarak gösteriliyor.

“ Choc de Classic” ödülünü aldı

Say’ın solo kaydı “Pictures” ile ilgili yapılan yorumda sanatçının “forte bir kişilik” olduğu vurgulanıyor. Sanatçının eserleri yorumlayışının çarpıcı bir o kadar da benzersiz olduğu belirtilirken , albüm ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor; “Türk piyanist, Mussorgsky’yi çalarken eserin adeta bin farklı renkle yeniden parlamasını sağlıyor. Prokofiev’in “ Piyano Sonatı No 7” ise sanatçının yorumuyla her zaman olduğunda daha şiddetli, Janacek’in 1 Ekim 1905 ‘ i ise her zaman olduğundan daha hassas. Onun piyanosu benzersiz “

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlendiği ’12.Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ kapsamında gerçekleşecek olan halk konserleri ‘Igudesman ve Joo’ ile başladı.

‘Küçük Bir Kabus Müziği’ adını verdikleri gösteriyle klasik müzik ve şovu aynı sahne buluşturan Aleksey Igudesman ve Richard Hyung-ki Joo, festival kapsamında gerçekleştirecekleri konser öncesinde bir halk konseri verdiler. Klasik müzik ve popüler kültür ile birleştirdikleri teatral gösterileriyle tüm dünyada çığır açan ikilinin Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda verdikleri ücretsiz konser büyük ilgi gördü. İzleyiciler konser salonuna girebilmek için uzun bir kuyruk oluşturdu. Özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği konserde yer bulamayan izleyiciler konseri ayakta izlediler.

Konser sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Öcal sanatçıları tebrik ederek, katılımlarından dolayı kendilerine çiçek verdi. Piyano Festivali’nde olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını dile getiren ikili, yoğun katılımın olduğu konser sonrasında, “Buradaki kalabalığa gerçekten bayıldık. Heyecan verici“ dediler.

Igudesman ve Joo konserinin dışında festival sonuna kadar 3 farklı halk konseri daha düzenlenecek. Fazıl Say’ın vereceği konser 11 Aralık’ta Döşemealtı Orfe Atlı Spor Kulübü’ndeki Manej’de gerçekleşecek. 8 Aralık Perşembe günü ise Ufuk ve Bahar Dördüncü Kepez Kültür Salonu’nda izleyicilerle buluşacak. Son olarak, 12 Aralık tarihinde Alman caz piyanisti Dieter Koehnlein Antalya Kültür Merkezi’ndeki Perge Salonu’nda müzikseverlerin karşısında olacak.

Sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı ve 17 Aralık tarihine kadar devam edecek olan festival, dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturuyor. Ana sponsorluğunu Volkswagen’in yaptığı festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş repertuvarı ve renkli programı ile sanatseverlere unutulmaz bir klasik müzik şöleni yaşatıyor.

kynk: http://www.haber50.com

 

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 2011-2012 sezon açılışını şef Sascha Goetzel yönetiminde usta kemancı Vadim Repin ile yapıyor.

BİFO, 13 Ekim Perşembe günü gerçekleşecek sezon açılış konserinde Sanat Yönetmeni ve Sürekli Şefi Sascha Goetzel yönetiminde, Berlioz, Lalo, Strauss ve Schmitt’in 19. yüzyılda bestelenmiş eserleriyle dinleyicilere Romantik dönemin seçkin örneklerini sunacak.

BİFO, sezon boyunca ünlü isimleri konuk edecek; Caz müziğinin ünlü isimlerinden saksafon sanatçısı Branford Marsalis, ülkemizde ender seslendirilen klasik müzik repertuarından eserleri İstanbullu müzikseverlerle buluşturacak. Bu yıl BİFO Fazıl Say ile birlikte yine bir ilke imza atacak. Ülkemizin yetiştirdiği en büyük piyanist/bestecilerden biri sayılan Say’ın Klarnet Konçertosu Türkiye’de ilk kez dünyanın önde gelen klarnet sanatçılarından biri olan Sabine Meyer tarafından seslendirilecek. Bir perküsyon dehası olarak Avrupa’yı kasıp kavuran Martin Grubinger, Dorman’ın Vurmalı Çalgılar ve Orkestra için Konçerto’sunun Türkiye’de ilk seslendirilişini gerçekleştirecek. Ülkemizin önde gelen piyanistlerinden Gülsin Onay da Adnan Saygun’un 1. Piyano Konçerto’sunu seslendirecek.

Bu yıl Çaykovski Yarışması’nda bir ilki gerçekleştirerek tüm ödülleri toplayan piyanist Daniil Trifonov da BİFO’nun konuğu olarak Rahmaninof’un en sevilen eserlerinden Paganini’nin bir Teması üzerine Rapsodi’sini yorumlayacak. Her yıl programında genç bir Türk sanatçıya yer veren BİFO, bu yıl Mozart’ın 20. Piyano Konçerto’sunu seslendirecek olan piyanist Özgür Ünaldı’yı konuk edecek.

BİFO, 20. yüzyılın en önemli sopranolarından biri olan Leyla Gencer’in anısına düzenlediği yıllık konseri sürdürecek. Bu yılki konserde Bizet’nin başyapıtı olan Carmen operasının konser versiyonu sahnelenecek. Bu gecede ününü Carmen rolü ile taçlandıran mezzosoprano Nino Surguladze, adını Rusya ve Avrupa’nın ardından dünyaya duyuran tenor Viktor Afanesenko, 5. Leyla Gencer Şan Yarışması birincisi soprano Nazlı Deniz Boran aynı sahnede bir araya gelecek. Operayı Yekta Kara sahneye koyacak. BİFO aynı zamanda Borusan İstanbul Filarmoni Korosu ile birlikte Ferid Tüzün’ün başyapıtı Midas’ın Kulakları operasını uzun bir aradan sonra yine konser versiyonu ile İstanbullu sanatseverlerle buluşturacak. Operada tiyatro sanatçısı Rutkay Aziz de yer alacak. Midas’ın Kulakları da Yekta Kara tarafından sahneye konuluyor.

Ocak ayında gerçekleşecek “Yeni Yıl Konseri”nde ağırlıklı olarak Strauss II’nin arya ve valslerini seslendirecek olan BİFO, bu yıl ilk kez “Sizin Seçtikleriniz” başlığı altında bir konser de gerçekleştirecek. Sezonun son konseri olacak etkinlikte BİFO Klasik Kart sahiplerinin oylarıyla belirlenecek eserler seslendirilecek.

Borusan Quartet konserleri 24 Ekim’de başlıyor

Geçtiğimiz sezon Süreyya Operası’nda verdiği üç konserde 1200’den fazla biletin satıldığı Borusan Quartet, 2011–2012 sezonunda da aynı sayıda konser verecek. İlki 24 Ekim’de gerçekleşecek olan konserde viyola sanatçısı Ruşen Güneş’i konuk edecek olan Borusan Quartet, Mozart’ın eserlerini seslendirecek. Dörtlünün 23 Ocak’taki konserinde ise çağdaş Türk müziğinin üç bestecisi Oğuzhan Balcı, Turgay Erdener ve Turgut Pöğün’ün Borusan Kültür Sanat’ın siparişi üzerine yazdığı eserlerin dünya prömiyeri gerçekleşecek. Borusan Quartet, Süreyya Operası’ndaki son konserinde, en başarılı oda müziği topluluklarından biri olarak gösterilen Alban Berg Quartet’in kurucu üyelerinden Valentin Erben’le aynı sahneyi paylaşarak, Verdi’nin Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve Schubert’in Yaylı Çalgılar Beşlisi’ni seslendirecek.
 

Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı

 

Piyanist ve besteci Fazıl Say, İngiltere‘de düzenlenen Oxford Müzik Festivalinde (Oxford Chamber Music Festival) 6 konserle izleyici karşısına çıkacak.

Piyanist ve besteci Fazıl Say, İngiltere‘de düzenlenen Oxford Müzik Festivalinde (Oxford Chamber Music Festival) 6 konserle izleyici karşısına çıkacak.

Forte Production’dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın en önemli festivalleri arasında yer alan Oxford Müzik Festivali bu yıl Fazıl Say’ı devamlı besteci olarak sunuyor. Festival kapsamında, sanatçının tüm oda müziği eserleri seslendirilecek.

Fazıl Say’ın yaylısazlar kuarteti “Boşanmak”, nefesli sazlar beşlisi

“Alevi Dedeler Rakı Masasında”, solo keman eseri “Kleopatra”, keman piyano sonatı ve piyano solo eserleri festivalde yer alacak.

Sanatçı, ayrıca orkestralı açılış konserinde kendi bestesi olan “İpek Yolu” isimli piyano konçertosunda da solist ve şef olarak seyirciyle buluşacak. Festivalin genel sanat yönetmeni dünyaca ünlü keman virtüözü Priya Mitchell olacak.

“Haremde Binbir Gece” adlı keman konçertosunun da yer aldığı festival çerçevesinde,Fazıl Say, 4 günde 6 konserle seyirciyle buluşacak. Konserler, 28-29-30 Eylül ve 1 Ekim’de dünyaca ünlü Oxford Üniversitesinin çeşitli salonlarında gerçekleştirilecek.