Şunun için etiket arşivi: Ev

Eminseniz isterseniz aşağıda 7 madde halinde verilen metni okuyup tekrar düşünün!

Bize sürekli gösterilen harita..

Bize sürekli gösterilen harita..

Dünyamız, her zaman küresel güçlerin mücadelesine sahne olmuştur. Medya, ekonomi, siyaset ve popüler kültür bu mücadelenin en çetin savaşlarının yaşandığı alanlardır. Bu sefer sizi çok farklı bir arenaya götürüyoruz. Dünya haritasına bakış açınızı değiştirecek bir gerçeğin ardındaki komplo teorilerine inanamayacaksınız. İşte 7 maddede dünya haritasının ardında yatan sır!

eski tip harita

Merkatör Projeksiyonunu daha önce duymuş muydunuz? Günümüzde hemen her okulda, kurumda ve daha bir çok alanda karşılaşabileceğiniz dünya haritalarının tamamı Merkatör Projeksiyonu esas alınarak çizilen haritalardır. Ve işin doğrusunu söylemek gerekirse, dünyanın doğru kabul edilen en büyük ve yaygın yalanıdır. Merkatör Projeksiyonu, son derece yanlış hesaplamalarla çizilen haritalar ortaya koyar. Sadece ekvator çizgisi hizasında doğru sonuçlar verebilen harita, kuzey ve güney uçlarda gerçeği yansıtmayan ölçümler ortaya koyar.

1500’lü yıllarda ortaya atılan bu harita türü, her ne kadar teknik imkansızlıklardan ortaya çıkmış masum bir hata gibi görünse de aslında büyük bir propaganda malzemesidir. Çünkü ilerleyen yıllarda doğru ölçümlerle oluşturulan haritalar, kabul görmemiş ve Merkatör Projeksiyonu kullanılmaya devam etmiş. Neden? Bilimsel her türlü gelişmeye kucak açan insanlık, neden Merkatör Projeksiyonu gibi ilkel, teknik hatalarla dolu bir ölçüme bağlı kalmış? Anlatacaklarımız komplo teorisi gibi görünebilir ancak bilimsel veriler yüzlerce yıllık bir yalanı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

1. Gerçeklerin gün ışığına çıkması

uzaydan dünya

Büyük yalan ilk önce, kaşifler tarafından fark ediliyor. Ölçeklendirmesi hakkında net bilgiler verilmeyen Merkatör Projeksiyonunu esas alarak Dünyayı gezmek için denizlere açılan yüzlerce amatör kaşif, gittikleri yerlerde garipliklerle karşılaşıyorlar. Grönland’ın güney kıyılarına yanaşan gemilerden inen kaşifler kuzeye doğru ‘uzun’ bir yolculuğa çıktıklarını düşünüyorlar ancak yolculuk sandıklarından çok kısa sürüyor. Benzer şekilde Orta Afrika’da keşfe çıkan gruplar Merkatör Projeksiyonuyla hazırlanmış haritalara göre yaptıkları yolculukta, Ümit Burnu’na hesapladıkları sürede bir türlü varamıyorlar. İlk defa kafalarda soru işareti uyandıran tespitler bazı konferanslarda dile getirilince, haritalara paralel ve meridyenler eklenerek, kuzey ve güneydeki paralel-meridyen aralıklarının boyutu büyültülüyor. Böylece haritalar çok dikkat çekmeyen çizgilerle gerçek bir görünüm sunuyormuş gibi şekillendiriliyor. Ancak yine de haritada bir şeylerin yanlış olduğu çeşitli kesimlerce iddia edilse de, geçiştiriliyor.

James Gall

James Gall

 

Geçiştirilen iddialar, sadece kaşiflerin değil astronomların da ilgisini çekiyor. İskoç astronom James Gall’ın 19. yüzyılda yaptığı çalışmalar sonrasında, haritacılar Merkatör Projeksiyon haritaların altına bir not düşmek zorunda kalıyorlar; “Güney Amerika Grönland’ın 5 katı büyüklüğündedir”. Bu ufak detay başlarda kimsenin ilgisini çekmiyor. Çekse de üstünde çok fazla düşünülmüyor. Ta ki, aradan 100 yıl geçene kadar.Arno Peters

Arno Peters

Sene 1974. Dünya 400 yıla yakın bir süredir inandırılan bir yalanın peşinde dünyayı tanımaya çalışıyor. Geçmişinde film yapımcılığı gibi işler bulunan, Berlin doğumlu Alman bilim adamı Arno Peters, Avrupa merkezli dünya fikri üzerine tezler üzerine çalışıyor. Çalışmalarında dikkatini antik haritalar üstüne yönlendiriyor. Antik çağlardaki kaşiflerin haritalarının tümünün, bilinen dünya haritasından belli başlı özelliklerle farklılaşması garibine gidiyor. “Hepsi yanılmış olamaz” diyor Peters ve mevcut dünya haritasını mercek altına alıyor. Peters, James Gall’ın çalışmaları üstünden en doğru harita projeksiyonunu hazırlamak için kolları sıvıyor. Ortaya çıkan sonuç sarsıcı boyutlarda oluyor. Bilinen dünya haritasının önemli bir bölümünün yalandan ibaret olduğu anlaşılıyor.

2. Yanlışta ısrar

asıl dünya haritası

 

1974 yılında Peters, çalışmalarını dünya ile paylaşıyor. Gerçek dünya haritası yukarıda gördüğümüz şekilde ortaya koyuluyor. Peters’ın geliştirdiği Peters-Galls Projeksiyonu bilim çevrelerince dünyanın en doğru haritası olarak kabul ediliyor. Peters’ın hazırladığı haritalar dünyaya yayılmak üzere 80 milyon adet basılıyor. Ama bu haritalar; ne okullara, ne kurumlara girebiliyor ne de medya tarafından yayınlanıyor. 1989 yılında Peters, “Peters’ın Dünya Atlası” adında bir harita kitabı da bastırıyor ancak kitap da kitlelere bir türlü ulaşamıyor. Dünya ortaya çıkan bir gerçeği görmezden geliyor ve yalanda ısrar ediyor. Merkatör Projeksiyonlu haritalar dünyanın yüzü olarak nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.

3. Merkatör Projeksiyonu’nun asıl sorunu

 

MARKATÖR

 

Merkatör Projeksiyonu temel sorun olarak, küre şeklinde bir cismin düzleme çevrilirken yaşadığı eğilmeler ve bükülmelerle karşılaştığı için yanıltıcı bilgiler verir. Ya da bize öyle söylenir çünkü masum görünen bu eğilme ve bükülmeler doğal değildir. Eğilip bükülmeler kuzey ve güneydeki alanların olduğundan büyük görünmesini sağlayabilir ancak asla orta alanlarda daralmaya sebep olmaz. Merkatör Projeksiyonu, kuzey ve güneydeki alanları abartılı bir şekilde büyük göstermekle kalmaz, Afrika gibi dünyanın ortasında yer alan devasa bir kıtayı da olduğundan daha küçük gösterir. Merkatör Projeksiyonun asıl sorunu geometri değil, propagandadır. Batı dünyasının propagandasına maruz kalmış bir dünyanın eğilip bükülüşünün kanlı canlı kanıtıdır!

4. Büyük Propaganda

SİYASİ HARİTA

 

Peki Merkatör Projeksiyonu kimin işine yarıyor? Ya da bu yalanı kabul etmek kimin işine geliyor? İşte size örnekler:

Kanada

Merkatör projeksiyonuna göre Kanada, ABD’nin Kuzeyinde devasa bir ülke gibi duruyor. Ama gerçek boyutlarında dünyanın kuzeyine sıkışmış bir ülke görünümünde.

ABD

Merkatör Projeksiyonunda Kuzey Amerika Güney Amerika ile hemen hemen aynu hatta daha büyük bir kıta konumunda. Ancak gerçekte Güney Amerika, Kuzey Amerika’dan gözle görülür bir şekilde daha büyük. ABD’de bu ölçeklendirme içinde Güney Amerika’nın karşısında daha küçük görünüyor.

İngiltere

Merkatör Projeksiyonu, İngiltere’yi Dünya’ya hakim bir noktaya konumlandırır. Gerçek dünya haritasında ise İngiltere kuzeydenizinde bir ada gibi görünmekte.

Avrupa

Dünyanın küresel gücü ABD değil mi? Merkatör Projeksiyonu’na göre dünya ABD merkezli gibi olması gerekmez mi? Ama bir zamanlar dünyanın küresel gücü Avrupa ülkeleriydi. Merkatör Projeksiyonuna bakarsanız, Avrupa ülkeleri dünyanın merkezinde durur. Gerçek Dünya haritasında ise merkezde Kuzey Afrika ila Orta Afrika civarında bir bölge duruyor.

Rusya

Topraklarının büyük çoğunluğunu Sibirya’nın karlar altındaki arazilerinin oluşturduğu Rusya, Merkatör Projeksiyonunda korkunç boyutlarda büyük görünüyor. Ama Gerçek dünya haritasında Asya’nın kuzeyinde bir çizgiden ibaret.

Baltık Ülkeleri

Merkatör Projeksiyonu sayesinde daha gözle görülür bir alanda karşımıza çıkar Norveç, İsveç ve Finlandiya gibi ülkeler de aslında gerçek dünya haritasında kuzeye sıkışmış ülkeler konumundalar. Hatta bir baltık ülkesi olarak sayılan Danimarka bile Grönland sayesinde adını büyük harflerle dünyanın gözüne sokabiliyor. Dünya haritasında neredeyse Afrika’dan daha büyük duran Grönland, gerçek dünya haritasında ise kuzeye sıkışmış küçük bir ada görünümünde.

5. Ne yapılmaya çalışılıyor?

WORLDMAP

Peki Merkatör Projeksiyonuyla ne yapılmaya çalışılıyor? aslında bu haritanın ekmeğini yiyen ülkelere baktığımız zaman ne yapılmaya çalışıldığı son derece açık. Ama bir de “Markatörzede” ülkelere bakalım. Yalanlarla dolu bir haritadan kimler zararlı çıkıyor?

Afrika Ülkeleri:

Hemen hemen bütün Afrika ülkeleri gerçekte olduğundan çok daha küçük bir şekilde Merkatör Projeksiyonunda gösteriliyor, çünkü zaten Afrika kıtası bütünüyle küçültülmüş!

Çin:

Çin Merkatör haritasında bile zaten büyük bir ülke gözükürken, gerçek dünya haritasında aslında ne kadar büyük olduğunu daha rahat bir şekilde görebiliyoruz. Bu noktada Rusya’nın Çin ile arasındaki boyut dengesinde inanılmaz farklılıklar otraya çıkıyor.

Arap Yarım Adası:

Dünyaya dayatılan haritada Arap Yarım Adası olarak bilinen alanın ne kadar küçük olduğu gözlerden kaçmıyor. Gerçek dünya haritasında ise Arap Yarım Adasının büyüklüğü ortaya çıkıyor.

Meksika:

Aynı şekilde Merkatör Projeksiyonu Meksika’yı olduğundan daha küçük gösterme eğiliminde. Gerçek Dünya haritasına göre ise Meksika oldukça büyük bir alan kaplıyor.

İran ve Hindistan:

İran ve Hindistan da gerçek dünya haritasında, dayatılmaya çalışılan haritaya oranla daha büyük bir alanı kaplıyor.

Güney Amerika:

Güney Amerika kıta halinde, Kuzey Amerika’dan daha büyük bir alanı kapladığı halde, Merkatör Projeksiyonuyla yapılan haritalarda abartılmış bir Grönland adasıyla birlikte Kuzey Amerika, Güney Amerika’dan daha büyük gözükmekte.

6. Bölgeler Arası Denge

Haritalar

Kıtalara mevcut dayatılan harita üzerinden objektif bir yorumla bakacak olursak; Büyük bir Rusya, büyük bir Kuzey Amerika, küçük ama merkezde bir Avrupa, bastırılmış bir Afrika ve sıkıştırılmış bir Ortadoğu görüyoruz. Dünyayı politik açıdan değerlendirecek olursanız hemen hemen aynı yorumu yapabilirsiniz. Coğrafi olarak olmasa da politik açıdan gerçekleri yansıtan bir harita karşımızda durmuyor mu? Peki ya dünyaya egemen olan politika, gerçek dünya haritasıyla paralel doğrultuda olsaydı, nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk ve dünyaya hangi güçler egemen olurdu?

7. Sonuç

dunya-haritasi

Dayatılmaya çalışılan dünya haritasında büyük gözüken ülkelerle, gerçek dünya haritasında büyük gözüken ülkeleri karşılaştırdığımız zaman ortaya çıkan sonuçlara baktığımız zaman ister propaganda olarak tanımlayın isterseniz komplo teorisi, büyük bir kandırmacaya hala inanıyor olduğumuz yadsınamaz bir gerçek.

Ülkelerin tam yüz ölçümü için tıklayınız.

Kaynak : radikal.com.tr

genclik-filmleri-festivaliBu yıl “öteki” temasıyla yola çıkan festivalin açılışı, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde yapılacak. Açılışta “Soma: Bir Avuç Kömür İçin Bir Ömür Verenlere” belgeseli, Soma’dan işçilerinin de katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Özgecan Aslan ve Yaşar Kemal’in de hatırlanacağı gecede Cahit Berkay, şarkılarını Soma için söyleyecek. Açılışta “Öteki” temalı bir fotoğraf sergisi de yer alacak.

Festival kapsamında 18-20 Mart’ta İstanbul’un birçok üniversitesinde film gösterimleri yapılacak. İstanbul Üniversitesi, “Küçük Kara Balıklar” belgesel gösteriminin ardından Ezel Akay ve Cenk Terbiyeli’nin katılacağı söyleşiye ev sahipliği yapacak.

FESTİVALDE FİLMLER İZLEYİCİYLE BULUŞTURULACAK

Reha Erdem retrospektifinden “Jin” , “A Ay” ve “Şarkı Söyleyen Kadınlar”ın yanı sıra Nazan Kesal’ın “Salıncak”, Aykan Safoğlu’nun “Kırık Beyaz Laleler”, Emel Çelebi’nin “Külkedisi Değiliz”, Cenk Örtülü’nün “O İklimde Kalırdı Acılar”, Veysi Altay’ın “33 Yıllık Direniş: Berfo Ana” ve Suat Eroğlu’nun “Fıtrat” filmleri de festival izleyicisiyle buluşacak.

5. Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali kapsamında Eskişehir, İstanbul, İzmir, Ankara, Zonguldak, Kocaeli, Trabzon, Edirne, Karabük, Hopa, Adana, Samsun, Mersin, Kayseri, Kırşehir ve daha birçok il ve ilçede film gösterimleri olacak.
Genç yönetmenlerin ürettikleri filmleri gösterebilmesi ve üniversitelerde gençliğin kendi perdesini açabilmesine olanak sağlamak amacıyla düzenlenen festival, 4 yılda, 17 il ve 30 gösterim yerine ulaştı.

Yazın müjdecisi, 23 Mayıs Cumartesi günü Babylon Kilyos’ta düzenlenecek festivalin biletleri satışa sunuldu

sound-garden

Bu sene Babylon Kilyos’ta 23 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek BabylonSoundgarden Festivali’nin sınırlı sayıdaki biletleri avantajlı fiyatlarla Biletix’te satışa sunuldu. Babylon ahalisinin bir parçası olmak isteyenler için sınırlı sayıda sunulan avantajlı biletler babylonsoundgarden.com adresinden alınan kod ile 56 TL fiyatla satın alınabiliyor.

Babylon Soundgarden coşkusunu yaşamak isteyen ve sınırlı ön satışta bilet alamayanlar 23 Mart – 15 Nisan tarihleri arasında 78 TL ödeyerek Biletix web sitesinden avantajlı dönemde biletlerini satın alabilecek.

Gelenekselleşen aktiviteleriyle de bu yıl yine ziyaretçilerine festivalin tadını çıkarmaları için sayısız fırsatlar sunan Babylon, çok yakında duyurulacak yerli – yabancı DJ ve grupların performanslarına ev sahipliği yapacak. Festivalde bu sene, Lindy Hoppers dans topluluğu ile Electro Swing, Radyo Babylon ile Silent Disco, Babylon ruhunu taşıyan ürünlerle Babylon Pazarı, taze bir bahar havasında deniz kıyısında doğanın ve iyi müziğin tüm gün keyfini sürmek isteyenlerle buluşacak.

1’inci ArToros Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali, 20 ülkeden 140 sanatçıyı İstanbul’da ağırladı.

Cennet Kültür ve Sanat Merkezi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen ArToros isimli sergiye ev sahipliği yaptı. 1.ArToros Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali kapsamında gerçekleştirilen karma serginin açılışına Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Salih Çevik, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Başkanı Mithat Yolcu, sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Artoros
140 SANATÇININ EMEĞİ VAR

Sergide, farklı dallarda üretim yapan, 20 ülkeden 140 sanatçı Ürünlü Altınbeşik Mağarası, Ormana, Üzümdere, İbradı/Antalya bölgesinde buluşarak, bölgeyi yansıtan birçok özgün sanat eserini üreterek, sanatseverlerin beğenisine sundu.

Böyle bir sergiye Küçükçekmece’de ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Çevik, emeği geçenlere teşekkür etti.

“İYİ Kİ SANAT VAR”

Sergide eseri bulunan Artoros sanatçısı Neslihan Yazır, mutluluğunu, “Herkes kendi ülkesini tanıtırsa, bu ülke farklı yerlere gelebilir. Bizler Torosları İstanbul’a taşıdık. İyi ki sanat var” sözleriyle dile getirdi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak sanatı ve sanatçıyı desteklediklerini ifade eden Mithat Yolcu ise, Başkan Karadeniz ve ekibine teşekkür etti. Dünya sanatçılarını kültürel mirasımızla buluşturması açısından önem taşıyan sergi, 10 Mart’a kadar CKSM’de izlenebilir.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Pelin Halkacı Akın’ın solistliğinde “BİFO ile Barok Zamanı” konseriyle bu akşam Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da İstanbullulara klasik müzik ziyafeti sunacak.

borusan-istanbul-flarmoni-orkestrasi

Vivaldi: Dört Mevsim, No. 1–4, Op. 8
Gabrieli: 13. Sonat
Telemann: Yaylılar ve Sürekli bas için Sol Majör Konçerto Grosso, TWV 52:G1
Bach J.S.: 3. No.lu Orkestra Süiti’nden “Air on G-string”
Lully: Le Bourgeois gentilhomme, LWV 43; 4. Perde 4, 5. Sahneden: “March pour la cérémonie Turcs”
Pergolesi: L’Olympiade Uvertürü
Händel: Music for the Royal Fireworks

BİFO, konzertmeister’ı Pelin Halkacı Akın’ın solistliği ile muhteşem bir barok akşamında kışın soğuğunu üzerinizden alacak. BİFO izleyicisinin başarılı çalışmalarını yakından takip ettiği Akın, solistliğinin yanı sıra eğitmen olarak da oldukça yoğun bir programa sahip. Sanatçı, Türkiye’deki tüm genç müzisyenlere örnek olacak şekilde, ülke çapındaki konser salonlarında parlak kariyerini zirveye taşımaya devam ediyor. Claudio Abbado, Seiji Ozawa, Pierre Boulez, Semyon Bychkov ve Daniele Gatti gibi ünlü orkestra şefleriyle çalışarak Avrupa’nın önde gelen konser salonlarında gerek orkestra ile gerekse solo konserler vermiş olan Akın, 2011 yılında Yolculuk adlı albümünü kaydetti. Bu albümünde de, dünya çapında eğitmen olarak katıldığı ustalık sınıfları ve solo konserlerinde de yalnızca yabancı bestecilerin değil, Türk bestecilerin yapıtlarına da büyük önem vererek çok önemli bir görevi üstlenen sanatçı, tüm klasikseverler ve tüm zamanlar için özlenen barok dönem yapıtlarından oluşan bir program sunacak.

Kaynak: Seç Haber

Bir düredir aforizmları yayanlamaya başladık. Bugün sıra Buddha’nın Bakalım Gautama Buddha neler söylemiş. Elbette Aforizmaların ardından ‘Buddha Kimdir?’sorusunun cevabını bulabileceksiniz.

buddha

 

*    Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk
*    Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut.
*    İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.
*    Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de “ben” değildir, hiçbiri “ben”/”ruh” değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir.
*    Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama…Dört büyük element bunlardandır.
*    Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından ‘tasarımlanıyorlar’. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar.
*    Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur.
*    Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.
*    Hınca hınçla cevap verilirse, hınç ortadan kalkar mı?
*    Uykuda yaşayan insanı uyandırmak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Belirli şartlar sağlanamazsa farkındalık oluşmaz.
*    İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur.
*    Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.
*    Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir.
*    Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.
*    Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.
*    Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez.
*    Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.
*    Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir.
*    Nasıl ki okçu okların düz olmasına özen gösterir,usta da dağınık düşüncelerini öyle toparlayıp yönlendirir.
*    Kimse ‘nasıl olsa bana zararı dokunmaz’ diyerek küçücük de olsa kötülük düşünmesin. Su damlalarının damlaya damlaya su kabını doldurması gibi, budala kimse de azar azar toplayarak kendini kötülükle doldurur.
*    Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.
*    Bizden nefret edenlerden nefret etmeden yaşayalım. Gelin, bizden nefret edenler arasında nefretten kurtulmuş olarak yaşayalım.
*    Sağlık en büyük hediyedir, doyumluluk en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Nirvana ise en büyük mutluluk.
*    Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.

budha heykeli
*    Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.
*    Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.
*    Aklınla ve sağlıklı zihninle uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma, onu ben demiş olsam bile.
*    Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın.
*    Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.
*    Övmek veya yermek bilge kişinin dengesini bozamaz.
*    Bir derdin varsa, derman bulmaya çalış; bulamıyorsan da, onu dert etme.
*    Buddha denizinin kıyıları yoktur.
*    Bu dünyayı yaratan, zihninizdir.
*    Ne anne, ne baba ne de herhangi bir akraba insana iyi yönetilen bir akıldan daha fazla yararlı olabilir.
*    Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.
*    Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur.
*    Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.
*    Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.
*    İnsan hayatı aslında acılardan ibarettir; bu acıların sebebi bencil ve doymak bilmez isteklerdir; insanın bencilliği ve istekleri sona erdirilebilir; sonuçta bütün bu doymak bilmez arzu ve iştah ortadan kaldırıldığında, ulaşılan durum nirvana olarak adlandırılır. Bencillik ve isteklerden kaçışın yöntemi, “Sekiz Katlı Asil Yol” diye adlandırılır: Doğru görüş, doğru niyet, doğru konuşma, doğru hareket, doğru geçim kaynağı, doğru çaba, doğru düşünme ve doğru meditasyon.

Kaynak : narteks.net

Dünyanın en prestijli ödülleri olarak kabul edilen Oscar’lar 87. kez sahiplerini buldu. Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen gecenin sunuculuğunu Neil Patrick Harris yaptı. İşte 2015 yılı Oscar ödülüne layık görülen filmler ve oyuncular…

87.nobel

Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen gecenin sunuculuğunu Neil Patrick Harris yaptı. Harris, müzikal performansı ve esprileriyle salonda büyük beğeni topladı. California eyaletine bağlı Los Angeles kentindeki, Hollywood Kodak Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle, 2015 yılı Oscar’ları 87. kez sahiplerini buldu.

87. OSCAR ÖDÜL TÖRENİ’NE DAMGA VURAN KONUŞMA

Törene “En İyi Yardıcı Kadın Oyuncu” kategorisindeki ödülü alan Patricia Arquette’nin konuşması damga vurdu. “Amerika’da kadınların eşit haklara sahip olmasının vakti geldi” diyen Arquette’ye en büyük destek aynı kategoride yarıştığı Meryl Steep’ten geldi.

KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI

Alınan ödüllerin yanı sıra kırmızı halıda her zaman olduğu gibi göz kamaştırıcı bir şıklık yarışı vardı. Emma Stone, Elie Saab imzalı elbisesiyle gecenin en çok beğenilen isimlerinden biri oldu. Gri’nin Elli Tonu’nun yıldızı Dakota Johnson ise kırmızı Saint Laurent tuvaletiyle tüm övgüleri topladı.

28018608

 

EN İYİ FİLM

(Birdman)

28018609

EN İYİ YÖNETMEN

Alejandro G. Inarrutu (Birdman)

Julianne Moore

EN İYİ KADIN OYUNCU

Julianne Moore (Still Alice)

Eddie Redmayne

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Eddie Redmayne (The Theory of Everything)

Birdman

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

Birdman (Alejandro G. Iñárritu, Nicolás Giacobone, Alexander Dinelaris, Jr. & Armando Bo)

Graham Moore

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

The Imitation Game (Graham Moore)

Simmons

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

J.K. Simmons (Whiplash)

Patricia Arquette

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Patricia Arquette (Boyhood)

EN İYİ ORJİNAL FİLM MÜZİĞİ

Glory, “Selma” (John Stephens and Lonnie Lynn)

EN İYİ ORJİNAL ŞARKI

The Grand Budapest Hotel (Alexandre Desplat)

Big Hero

EN İYİ ANİMASYON

Big Hero 6

Ida

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM

Ida (POLONYA)

CitizenFour

EN İYİ BELGESEL

CitizenFour

The Phone Call

EN İYİ KISA FİLM

The Phone Call (Mat Kirkby, James Lucas)

EN İYİ KISA BELGESEL

Crisis Hotline: Veterans Press 1 (Ellen Goosenberg Kent ve Dana Perry)

EN İYİ KISA ANİMASYON

Feast

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ

Birdman (Emmanuel Lubezki)

EN İYİ KURGU

Wiplash (Tom Cross)

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI

The Grand Budapest Hotel (Milena Canonero)

EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ

The Grand Budapest Hotel (Frances Hannon ve Mark Coulier)

EN İYİ GÖRSEL EFEKT

Interstellar

EN İYİ SES KURGUSU

American Sniper

EN İYİ SES MİKSAJI

Whiplash

İnsan beyninin 10 yaşına kadar sünger kıvamında olduğunu ve bu dönemde temel yetenek ve becerilerle ilgili her şeyi emdiğini söyleyenYard. Doç. Dr. Oktay Aydın bu dönemin çocukların içindeki potansiyeli açığa çıkarma ve yükseltmek için çok önemli olduğunu vurguluyor. Yani çocuğun beynini bir santral gibi düşündüğümüzde bu santrali 50 hatla kullanmak yerine bin hatlık bir merkeze dönüştürmek mümkün.

çocuklar

Ancak bunu yaparken beynin nasıl işlediğini çok iyi bilmek gerektiğini belirten Aydın “Okul öncesi süreçte aklına gelen her davranışı yapmaya çalışan çocuk, ilköğretim döneminde daha mantıklı ve kontrollü davranışlar geliştirir. Bunu sadece büyüme ile açıklamak mümkün değil. Aslında buradaki değişikliğin sağ ve sol beyindeki tepkilerden kaynaklandığını bilmek ebeveynlerin yapacağı pek çok yanlışı da önleyebilir. Çünkü beyni bilmeden çocuğun davranışlarını yorumlamak pek çok hataya neden oluyor. Çocuğun birçok davranışı ile ilgili ‘vurdumduymaz, saygısız, saldırgan, tembel vb.’ nitelemeler yapılabilir. Oysa bu tepkiler çocuğa özgü değil, bulunduğu yaşa uygun davranışlar” diyor. Oktay Aydın’ın çocukların 10 yaşına kadar beynini geliştirecek 10 yöntem ve bu konudaki tavsiyeleri ise şöyle :

ARDIŞIK RAKAMLARLA İŞLEM YAPTIRIN

matematik ve çoçuk

Okul öncesinden başlayıp ilkokulu bitirinceye kadar çocuklara oyunlaştırılmış ortamlarda dikkat ve bellek çalışmaları yaptırılmalı.Dikkat ve bellek çalışmaları sanılanın aksine sadece bu konuda sorun yaşayan çocuklar için değil, bu yaştaki tüm çocuklar için gerekli.Ardışık olarak verilen sayı ve sözcük kümelerini tekrar etmek.(Örneğin, 3-0-9-8, araba-toprak-masa-deniz gibi. Giderek sayı ve sözcük sayısı artırılarak uygulama devam ettirilebilir.) İki resim arasındaki farkları bulmak. Anlamsız cümleleri söyleyip tekrarlamasını istemek gibi uygulamalar yapılabilir. (Örneğin, “Gökyüzünde yürüyen evin yaprakları mutluydu.”)

PARMAKLARIYLA DEĞİL AKILDAN HESAP YAPTIRIN

matematik_ve_çocuk

 

Akıldan hesaplama egzersizleri de beyin açısından oldukça etkili.Çocuğun yaşına uygun yönergeler verin ve hesaplamayı parmaklarıyla değil, akıldan yapmasını isteyin. Uygulamayı, zorluk düzeyini artırarak ve zenginleştirerek tekrarlayın. “İki elman var, iki elma da ben verirsem, kaç elman olur?” “Üç elman var, ikisini ben alıp yesem, kaç elman kalır?” “Dört elman var, birini ben yedim, birini de arkadaşın yedi, toplam kaç elman kalır?” “Beş elman var, iki elma daha verdim, bir elmanı da arkadaşına verdin, kaç elman olur?” “28+12+7=?” “33-6+5=?”

SES VE GÖRÜNTÜSÜNÜ KAYDEDİP İZLETİN

çocuk ve ses

 

Çocuğun günlük bir  faaliyetini, oyununu, hareketini görüntülü olarak kaydedip daha sonra izlettirin. Bu çocuğun kendini dışarıdan görmesi ve izlemesini sağlar.İzleme sürecinde, olumsuz herhangi bir yorumun yapılmaması son derece önemlidir. Sadece, çocuğun kendisi ile ilgili söylediği şeyler olursa dinleyin ve söylediklerinin özünü ona tekrar edin. Ya da belirli bir konuyu öğrenme aşamasındayken, konuyu sesli olarak okuyarak veya anlatarak ses kayıt cihazına kaydedin ve dinlemesini sağlayın. Böylece, okurken/anlatırken ve kendi sesinden dinlerken tekrar tekrar öğrenme gerçekleşir. Ayrıca, uygulama çocuklara ilgi çekici geldiğinden ders çalışma motivasyonlarını da artırıyor. Kendi sesimizi dinlemenin yaratacağı sempati de öğrenme sürecimizi kolaylaştırıcı bir başka etkendir. Uygulamanın bir başka şekli de, tanıdığı, sevdiği kişinin konuyu okurken ya da anlatırken kaydedilmesi ve onun izlenmesi yolu ile olabilir.

SÖZCÜKLERİ TERSİNE ÇEVİREREK OKUTUN

okuyan-çocuk

 

Tersine çevirme işlemi zorlayıcı olduğu için beyni geliştirir. Sözcükleri, verilen sayıları, işlemleri, olayları, hareketleri vb. tersine çevirin. Mesala “araba” sözcüğünü ya da “8-2-5 sayılarını” tersten okumasını isteyin. Çocuğunuzla “20’den geriye doğru 2’şer say” “56’dan geriye 7’şer say” “Labirenti sondan başa doğru çizerek tamamla” gibi alıştırmalar yapabilirsiniz.

ANLATTIKLARININ RESMİNİ ÇİZDİRİN

res,m çizen çocuk

Beyin girdi-işlem-çıktı süreci ile çalışıyor. Dışarıdan gelen bilgiler üzerinde bir dizi işlem yapan beyin, onları konuşma, yazma, okuma, hareket etme vb. çıktılara dönüştürüyor. Baktığı resmi anlatma, anlatılan öykünün resmini yapma, resimde gördüklerini canlandırma, dinlediği şarkının resmini yapma gibi pratikler beynin kapasitesiniartırıyor.

İSTEKLERİNİZİ TEKRARLATIN

tekrarlayan çocuk

Çocuklar, çoğu zaman kendisinden yapılması istenen şeyi ya hatırlayamaz ya da nasıl yapacaklarını şaşırırlar. Bu nedenle dinleme, işitsel dikkat, sıralama gibi becerilerinin gelişimini sağlamak için onlara bir ile dört aşamalı isteklerde bulunun ve bu isteklerinizi tekrar etmesini isteyin. Örneğin: “İstersen önce kitabını çıkarıp resim yapabilir, sonra oyuncaklarınla oynayabilirsin” gibi bir yönerge verdikten sonra “Hadi tekrar et bakalım senden ne yapmanı istedim” deyin.

BİR SANAT DALI İLE İLGİLENMESİNİ SAĞLAYAN

Little girl smiling at piano keyboard

Çocuğun farkındalık, fiziki ve ruhsal gelişimini etkileyecek ve daha estetik fizik ve düşünce yapısına ulaşabilmesi için hobi amaçlı bile olsa , resim, dans, bale, müzik (Gitar, keman, piyano, bağlama, Akordeon, Bateri, ritm aletleri  v.b.)  bir sanat dalı ile ilgilenmesi için teşvik edin. Bunu yaparken mümkün olduğunca ilgisi olan bir alanı seçmeye çalışın ve amaç olarak sanatçı olmasını değil bir hobi edinmesi düşüncesi ile yapın. Beklentilerinizi onu strese sokacak bir düşünce ile yapmayın beyinin daha işlevsel olması için çaba harcayın ve teşvik edin.

5N1K KURALINI UYGULAYIN

kitap-cocuk

Kitap okuma çocukların gelişimleri açısından çok önemli. Ancak, kitabı sadece okumak yeterli değil. Okuma, beyne girdi sağlıyor ama çıktı sağlamıyor. Oysa beyin çıktılarla daha fazla geliştiği için okunan metnin anlatılması çok daha etkili. Okumalarda kısa metinden başlayıp aşamalı olarak uzun metinlere doğru gidilmelidir. Çocuğunuzdan öncelikli olarak serbest anlatma (çocuğun kendi istediği gibi anlatması) değil, yapılandırılmış anlatma (5N1K) yapmasını isteyin. Böylece,çocuğun zihninde belirli bir okuma sistematiği kodlanmış oluyor. Bu okuma ve anlatma sistematiği yerleştiğinde, çocuğunuz görsel (metni okuyabiliyorsa) ve işitsel dikkati (metin kendisine okunmuşsa), okuduğunu anlama becerileri gelişiyor ve kısa süreli hafızası daha da güçleniyor.

 

 

ÖĞRENDİKLERİNİ BİR ARKADAŞINA ANLATSIN

dedikodu

Öğrenmenin en iyi yolu öğretmedir. Beynimiz, dışarıdan gelen birçok bilgiye lokal bölgelerle tepki verirken öğretme eyleminde neredeyse topluca tepki veriyor. Bu nedenle, çocuğunuzla bir arkadaşını “öğrenme/öğretme partneri” olarak tanımlayın. Derslerden sonra çocuğunuz, partneri olan arkadaşıyla öğrendiklerini paylaşsın ve ona aklında kalanları anlatsın. Öğrendiklerini arkadaşına anlatırkenbeyni daha yoğun şekilde harekete geçecek ve öğrenme kapasitesi belirgin şekilde artacaktır.

BAKTIĞI RESMİ CANLANDIRSIN

resim-cocuk

Beynimize gelen uyarıcıların büyük çoğunluğu görsel alana (occipital lob) ulaştığı için öğrenmede görsel unsurlar son derece önemli. Etkili öğrenme için etkili görsel canlandırmalar yapılması gerekiyor.Çocuğunuza gözleri kapalıyken bir öykü, konu okuyun ya da anlatın. Bu anlatım süresince gözlerini hiçbir şekilde açmamasını isteyin. Konu bittiğinde, öykü ya da konu ile ilgili sorular sorun. Gözlerini açmadan bunlara yanıt vermesini isteyin. Bir başka uygulamada da çocuğunuzabelirli bir resim, şekil, tablo, grafik, formül, obje göstererek belli bir süre bakmasını isteyin. Baktığı şeyin zihinsel olarak “fotoğrafını çekmesini” söyleyin. Daha sonra gözlerini kapatarak az önce baktığı şeyi zihninde görüntülü olarak canlandırmasını isteyin.

HOŞ KOKAN BİR ODADA DERS ÇALIŞSIN

cocuk-ve-kokular

Koku, beyinde duyguların merkezi olarak tanımlanan limbik sistemidoğrudan etkilediği için kendi başına olumlu ya da olumsuz bir duyguyu harekete geçirebilir ve buna bağlı olarak tepkilerimizi de etkileyebilir.Güzel ve hoş kokular olumlu duyguları, rahatsız edici kokular ise olumsuz duyguları tetikler. Koku çocukların ders yaptığı ortamlardaolumlu bir uyarıcı olarak kullanılabilir. Çocuğun kokulara karşı sağlığını etkileyecek bir hassasiyeti yoksa, ders çalıştığı odaya çalışmadan önce hoşuna giden bir koku sıkılarak olumlu duyguları harekete geçirilebilir.

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARIN SAĞ BEYNİ ÇALIŞIR

ilkokul_ogrencileri

Okul öncesi ve ilkokul dönemi çocuklarının temel farklılıklarından biri de düşünme şekli. Okul öncesi çocuklarda sağ beyin baskın olduğu için, kurallara bağlı kalmaksızın düşünürler. Akıllarına geleni söylerler. İlkokula gelindiğinde ise düşünce yapısında da gelişmeler olur veçocuk daha mantıklı, kurallı düşünme becerisi geliştirir. Bu çocuklar genelde daha akıllıca konuşan, dili daha iyi kullanabilen, gerçeği algılamada daha başarılı olan bir performans sergiler. Bu beceri de daha çok sol beynin bir fonksiyonudur. Eğitimsel açıdan her iki beyni koordineli şekilde kullanmak en iyi olanıdır. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocuklara, her fırsatta sağ ve sol beyin yarıkürelerini birlikte çalıştıracak etkinlikleri yaptırmaları gerekiyor. Örneğin, piyano, bateri çalmak, sağ el ile sol kulağı gösterme, sol el ile sağ ayağa dokunma gibi oyunlar, belirli bir hareketi taklit etme, yapılan bir hareketi anlatma vb. çalışmalar bu anlamda yararlı olacaktır.

 

HANGİ YAŞTA HANGİ BECERİLER GELİŞİYOR ?

0-1 yaş anadil

0-2 yaş görme, işitme, tat alma vb. duyular

1-4 yaş matematik ve mantıksal yetenekler

5 yaşına kadar genel zeka

3-10 yaş müzik yeteneği

0-10 yaş yabancı dil

Alın bölgesi gelişmediği için ergenler agresif oluyor. Beyin arkadan öne doğru geliştiği için en son alın korteksi (prefrontal korteks) gelişiyor ve alın korteksinin olgunlaşması 20’li yaşlara kadar devam ediyor. Ergenlik döneminde duyguları ve hareketleri baskılayan ve kontrol eden alın bölgesi tam gelişmediğinden, ergenler ilişkilerinde çatışmacı ve eleştirici bir dil kullanıyor. Kaygı düzeyleri de yüksek olduğu içinagresif davranışlar sergiliyorlar. Yaş ilerledikçe bu davranışlar yerini sakin ve kontrollü hareketlere bırakıyor. Halk arasında davranışlardaki olgunlaşma olarak ifade edilen bu süreç aslında beyindeki olgunlaşmanın bir sonucu. Çocukların da doğumdan itibaren sürekli hareketli olması, içinden geçeni hemen yapmak istemesi, duygularının götürdüğü yere gitmesi ve şimdiki zamanı yaşaması gibi birçok davranışı, beynin arkadan öne doğru gelişmesinden dolayı yaşanan bir durum.

65. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) “Altın Ayı” ödülünü İranlı yönetmen Jafar Panahi’nin “Taksi” adlı filmi kazandı.

altın ayı

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen festivalin ödülleri, Berlinale Palast’ta yapılan törenle sahiplerini buldu. Tören öncesinde siyaset ve sanat çevresinden bir çok ünlü, kırmızı halıda yürüdü.

Darren Aranofsky’nin jüri başkanlığını yaptığı festivalde “Altın Ayı” ödülünü İranlı yönetmen Jafar Panahi’nin “Taksi” adlı filmi kazandı. Panahi, ülkesinden çıkması yasak olduğu için törene katılamadı. İranlı yönetmenin yerine ödülünü yeğeni aldı. Sahneye gelen Panahi’nin yeğeni, “Bir şey söyleyemeyeceğim” diyerek, göz yaşlarını tutamadı. Panahi’nin ailesinin de törene katıldığı bildirildi.

Jüri Büyük ödülüne Pablo Larrain’in yönettiği “El Club” filmi layık görülürken, en iyi yönetmen dalında Gümüş Ayı ödülünü “Aferim!” filmiyle festivale katılan Rumen yönetmen Radu Jude ile “Body” filmiyle Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska paylaştı.

Uluslararası Jüri, en iyi erkek oyuncu ödülünü “45 Years” filminde oynayan Tom Courtenay’a verirken, en iyi kadın oyuncu ödülüne aynı filmindeki rolüyle Charlotte Rampling layık görüldü.

En iyi senaryo dalında Gümüş Ayı ödülünü “El Boton de Nacar” filmiyle Şilili Patricio Guzman alırken, festivalin “Berlinale Shorts” adlı kısa metrajlı film yarışmasında, en iyi film dalında Altın Ayı ödülünü, Güney Koreli yönetmen Na Young-kil’in “Hosanna” adlı filmi kazandı. Yönetmen Na’yı bu yıl Uluslararası Kısa Film Jüri Üyesi olarak görev yapan Halil Altındere takdim etti.

Kısa metrajlı filmler arasında jüri ödülü kategorisinde Gümüş Ayı ödülünü, ABD’li Joanna Arnow’un ”Bad at Dancing” aldı.

65. Altınayı ödüllerinin kategorileri ve kazananlar ise şöyle sıralandı :
En iyi film (Altın Ayı): Jafar Panahi/”Taksi”
Jüri Büyük Ödülü: Pablo Larrain/”El Club”
En iyi yönetmen: Radu Jude/”Aferim!”ve Malgorzata Szumowska/”Body”
En iyi kadın oyuncu: Charlotte Rampling/”45 Years”
En iyi erkek oyuncu: Tom Courtenay/”45 Years”
En iyi senaryo: Patricio Guzman/”El Boton de Nacar”
Alfred Bauer Ödülü: Jayro Bustamante/”Ixcanul”
En iyi ilk film: Gabriel Ripstein/”600 Millas”
En iyi kısa film(Altın Ayı): Na Young-kil/”Hosanna”
Kısa film jüri ödülü: Joanna Arnow/”Bad at Dancing”
Berlin’de 5 Şubat’ta başlayan 65. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde 72 ülkeden 441 film gösterilmiş, 19 film “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” için yarışmıştı.

Franz Kafkaİstanbul, 8-9 Mart’ta Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant, Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini anlatacak.

Ölümünün üzerinden doksan bir yıl geçmesine rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka konferansı düzenleniyor. 2015 Uluslararası Kafka Konferansı adlı etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin, önemli bir yapıtın yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacağının müjdesini veriyor.

İlk kez 2004’te İngiltere ve ABD’de yayımlanan, ardından İspanyolca, Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant” adlı eseri, Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli; zira Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.

Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant’ı. Kafka son dönemini Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.

Ana başlığı “Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet Toplumu ve Militarizm” olan konferansın Kathi Diamont dışında uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için gelenAlman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle: Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.

Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka, Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek  uluslararası etkinliklerle Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın, yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını, anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’den servisler kaldırılacak.

Kaynak: dusulkesi

sihirli-mikrofonZorlu Center PSM’de düzenlenen ve 2 milyon 300 bin kişinin oylamasıyla finale kalan yılın en iyi radyo, radyocu ve radyo programlarının ödüllendirildiği geceye, ulusal ve yerel platformda yayın yapan 101 radyo, 59 radyocu ve 7 radyo portalı katıldı. Etkinlikte 17 farklı kategori ile “özel” ve “vefa” ödülleriyle başarılı radyocular ödüllendirildi.

Gecede TRT Genel Müdür Şenol Göka Türkiye’deki radyo yayıncılığının yıldönümü olan 6 Mayıs’ta yurtdışından da radyocuların katılacağı uluslararası radyo ödüllerinin verileceği bir gece düzenleyeceklerini söyledi.

Ceyhun Yılmaz’ın sunumuyla gerçekleşen etkinlikte, Mustafa Ceceli’nin orkestrasıyla sahne alan Bengü, Gökhan Türkmen, Funda Arar ve Emre Aydın birer şarkı söyledi.

MÜZEYYEN SENAR’A VEFA

Gecenin sonunda Mustafa Ceceli ve orkestrasıyla Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, geceye katılan sanatçılar ve radyocular, birlikte sahneye çıkarak “Dalgalandım da Duruldum” şarkısı eşliğinde toprağa verilen Türk sanat müziğinin unutulmaz seslerinden Müzeyyen Senar’ı sahnede andı. Gecede izleyicilere İstanbul’u anlatan bir sinevizyon gösterisi de sunuldu.

Ödül törenine, Işın Karaca, Burcu Güneş, Can Bonomo, Gökhan Tepe, Gripin grubu, Betül Demir, Mustafa Topaloğlu, Ahmet Selçuk İlkan, Sibel Tüzün, Ayşe Tolga, Ahmet Çakar, Ertem Şener, Ersin Düzen gibi sanat, medya ve spor dünyasından davetliler de katıldı.

Gecede ödül kazanan radyo, radyocu ve radyo programları şöyle:

Yılın En İyi Pop Radyosu: Power Türk

Yılın En İyi Talk (Konuşan) Radyosu: Kral FM

Yılın En İyi Yabancı Müzik Radyosu: Power FM

Yılın En İyi Slow Müzik Radyosu: Slow Türk

Yılın En İyi Haber Radyosu: NTV Radyo

Yılın En İyi Spor Radyosu: Radyo Spor

Yılın En İyi Tematik Radyosu: Radyo Trafik

Yılın En İyi Halk Müziği Radyosu: Medya FM

Yılın En İyi Arabesk Radyosu: Star Artı

Yılın En İyi Yerel Radyosu: Baba Radyo

Yılın En İyi Üniversite Radyosu: Radyo Dumlupınar (Kütahya Dumlupınar Üniversitesi)

Yılın En İyi Radyo Konuk Programı: Duygu Özkan

Yılın En İyi Şiir Edebiyat Programı: Bora Öge – Radyo 7

Yılın En İyi Radyo Show Programcısı: Cem Arslan – Best FM

Yılın En İyi Radyo Programcısı: Duygu Özkan

Yılın En İyi Yerel Radyo Programcısı: Tuğba Saraçlar – Radyo Alaturka

Yılın En iyi Radyo Portalı: karnaval.com

ONUR ÖDÜLLERİ

Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay), Hopdedik Ayhan (Ayhan Güngör), Cem Ceminay (Remzi Cem Gökmen), İtalyan radyocu Bay J (Jerfi Benveniste), Kadir Çöpdemir

VEFA ÖDÜLLERİ: Orhan Ayhan, Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz

İstanbul’da bulunan en sıradışı sokak adlarını sizin için derledik. Aslında hepsinin de birer hikayesi var fakat hikayelerin doğru olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgi yok.

O kadar dar: Atgeçmez Sokak Bu sokak, Balat’ta bulunur. Kesin olmamakla birlikte sokağın fazlaca dar olmasından dolayı bu adı aldığı sanılıyor.

O kadar dar: Atgeçmez Sokak
Bu sokak, Balat’ta bulunur. Kesin olmamakla birlikte sokağın fazlaca dar olmasından dolayı bu adı aldığı sanılıyor.

Kim o?: Taktaki Sokak Çukurcuma’da bu sokak “Tak Tak” olarak da bilinir. Kimilerine göre eskiden burada bir ayakkabıcı yaşıyormuş. Ayakkabıcının çıkardığı gürültü sokağa adını vermiş.

Kim o?: Taktaki Sokak
Çukurcuma’da bu sokak “Tak Tak” olarak da bilinir. Kimilerine göre eskiden burada bir ayakkabıcı yaşıyormuş. Ayakkabıcının çıkardığı gürültü sokağa adını vermiş.

Havalar ısınınca: Yaşmak Sıyıran Sokak Kasımpaşa’da bulunan bu sokak adını, sıcak havalarda bunalan kadınların burada bulunan yokuşta etraflarını önemsemeden yaşmaklarını sıyırmalarından almış.

Havalar ısınınca: Yaşmak Sıyıran Sokak
Kasımpaşa’da bulunan bu sokak adını, sıcak havalarda bunalan kadınların burada bulunan yokuşta etraflarını önemsemeden yaşmaklarını sıyırmalarından almış.

Kısaca Tomtom: Tomtom Kaptan Sokak Tomtom Kaptan Sokağı’nın girişinde bulunan Tomtom Kaptan Camisi, 1592 yılında Tomtom Mehmet Kaptan tarafından yaptırılmış. Yani sokak adını bu camiden almış. Burası kısaca “Tomtom” olarak da bilinir.

Kısaca Tomtom: Tomtom Kaptan Sokak
Tomtom Kaptan Sokağı’nın girişinde bulunan Tomtom Kaptan Camisi, 1592 yılında Tomtom Mehmet Kaptan tarafından yaptırılmış. Yani sokak adını bu camiden almış. Burası kısaca “Tomtom” olarak da bilinir.

Beklenti yüksek: Ahım Şahım Sokağı Şişhane’de bulunan bu sokağın vaktiyle mezarlık olan alanının mükemmel bir İstanbul ve Haliç manzarası varmış. Bu manzaradan dolayı sokağa “Ahım Şahım” dendiği tahmin ediliyor.

Beklenti yüksek: Ahım Şahım Sokağı
Şişhane’de bulunan bu sokağın vaktiyle mezarlık olan alanının mükemmel bir İstanbul ve Haliç manzarası varmış. Bu manzaradan dolayı sokağa “Ahım Şahım” dendiği tahmin ediliyor.

Biraz ürkütücü: Sahaf Mezarlığı Sokak Kasımpaşa’nın doğusundaki Piyalepaşa Mahallesi sınırları dahilindeki bu sokağın adını, vaktiyle buraya gömülen eski kitap satıcılarından aldığı söyleniyor. Bunu tahmin etmek güç olmasa da biraz ürkütücü bir isim.

Biraz ürkütücü: Sahaf Mezarlığı Sokak
Kasımpaşa’nın doğusundaki Piyalepaşa Mahallesi sınırları dahilindeki bu sokağın adını, vaktiyle buraya gömülen eski kitap satıcılarından aldığı söyleniyor. Bunu tahmin etmek güç olmasa da biraz ürkütücü bir isim.

İdaresi gitti, karantinası kaldı yâdigar: Karantina Sokak Karaköy’de bulunan sokağın ismi eskiden burayı mesken edinen Karantina İdaresi’nden geliyor.

İdaresi gitti, karantinası kaldı yâdigar: Karantina Sokak
Karaköy’de bulunan sokağın ismi eskiden burayı mesken edinen Karantina İdaresi’nden geliyor.

Aman dikkat!: Altıpatlar Sokağı Antikacıların yoğun olduğu Altıpatlar Sokağı, çevresindeki sokaklarla birlikte zamanının cephane ve mühimmat deposuymuş.

Aman dikkat!: Altıpatlar Sokağı
Antikacıların yoğun olduğu Altıpatlar Sokağı, çevresindeki sokaklarla birlikte zamanının cephane ve mühimmat deposuymuş.

İçimizdeki Othello: Otello Kamil Sokak Sokak adını bir tiyatro oyuncusundan alıyor. 1889 yılında doğan ve asıl adı Kâmil Rıza Bey olan oyuncu, zamanında oynadığı Othello rolü nedeniyle halk arasında “Otello Kâmil” olarak anılmaya başlamış.

İçimizdeki Othello: Otello Kamil Sokak
Sokak adını bir tiyatro oyuncusundan alıyor. 1889 yılında doğan ve asıl adı Kâmil Rıza Bey olan oyuncu, zamanında oynadığı Othello rolü nedeniyle halk arasında “Otello Kâmil” olarak anılmaya başlamış.

Bağırtmayın hayvanı: Merkep Bağırtan Sokağı Cihangir'de bulunan bu sokak, uzun yıllar önce ailelerin eşyalarını mekreplerle (eşşek) taşıdığı yokuşmuş. Mekrepleri yorgunluktan inleten bu sokak, adını günümüzde hala devam ettirmektedir.

Bağırtmayın hayvanı: Merkep Bağırtan Sokağı
Cihangir’de bulunan bu sokak, uzun yıllar önce ailelerin eşyalarını mekreplerle (eşşek) taşıdığı yokuşmuş. Mekrepleri yorgunluktan inleten bu sokak, adını günümüzde hala devam ettirmektedir.

Bahçelere çıkar bütün sokaklar: Bahçelere Giden 1. Yol Sokak Kadıköy Bostancı’da bulunan bu sokağın hemen paralelinde “Bahçelere Giden İkinci Yol Sokak” bulunur. Sokağın adını, o bölgede bulunan bahçelerden aldığı tahmin ediliyor.

Bahçelere çıkar bütün sokaklar: Bahçelere Giden 1. Yol Sokak
Kadıköy Bostancı’da bulunan bu sokağın hemen paralelinde “Bahçelere Giden İkinci Yol Sokak” bulunur. Sokağın adını, o bölgede bulunan bahçelerden aldığı tahmin ediliyor.

İşte diğer enteresan isimlere sahip olan İstanbul sokakları

BİRACILAR Sokağı

BİRACILAR Sokağı

Eğlence Sokağı – Arnavutköy

Eğlence Sokağı – Arnavutköy

Gece Kuşu Sokağı – Karaköy

Gece Kuşu Sokağı – Karaköy

Çatık Kaş Sokağı – Tarlabaşı

Çatık Kaş Sokağı – Tarlabaşı

Kültür Çıkmazı – Gümüşsuyu

Kültür Çıkmazı – Gümüşsuyu

Susam Sokağı – Cihangir

Susam Sokağı – Cihangir

Güzel Çalgıcı Sokağı - Fatih

Güzel Çalgıcı Sokağı – Fatih

Çoban Aldatan Sokağı - Küçükçekmece

Çoban Aldatan Sokağı – Küçükçekmece

Bayıldım Caddesi - Beşiktaş

Bayıldım Caddesi – Beşiktaş

Leblebici Şaban Sokağı - Beyoğlu

Leblebici Şaban Sokağı – Beyoğlu

Otçu Sokağı - Beyoğlu

Otçu Sokağı – Beyoğlu

İyiniyet Sokağı - Şişli

İyiniyet Sokağı – Şişli

İslambol Caddesi - Fatih

İslambol Caddesi – Fatih

Ayık Fırın Sokağı - Fatih

Ayık Fırın Sokağı – Fatih

Silahşör Caddesi - Şişli

Silahşör Caddesi – Şişli

Hanımefendi Sokağı - Şişli

Hanımefendi Sokağı – Şişli

Ebe Kızı Sokağı - Şişli

Ebe Kızı Sokağı – Şişli

Arpa Suyu Sokağı - Şişli

Arpa Suyu Sokağı – Şişli

Gülmez Hasan Sokağı

Gülmez Hasan Sokağı

Canfeda Çıkmazı - Beyoğlu

Canfeda Çıkmazı – Beyoğlu

Bağrı Yanık Sokağı - Üsküdar

Bağrı Yanık Sokağı – Üsküdar

Aşıklar Çıkmazı - Kadıköy

Aşıklar Çıkmazı – Kadıköy

Kervan Geçmez Sokağı - Şişli

Kervan Geçmez Sokağı – Şişli

Dünya Sağlık Sokağı - Beyoğlu

Dünya Sağlık Sokağı – Beyoğlu

Boğazkesen Caddesi - Beyoğlu

Boğazkesen Caddesi – Beyoğlu

Francalacı Caddesi - Beşiktaş

Francalacı Caddesi – Beşiktaş

Aslan Yatağı Sokağı - Beyoğlu

Aslan Yatağı Sokağı – Beyoğlu

Maç Sokağı - Beyoğlu

Maç Sokağı – Beyoğlu

Arzu Çıkmazı - Beşiktaş

Arzu Çıkmazı – Beşiktaş

Kart Çınar Sokağı - Beyoğlu

Kart Çınar Sokağı – Beyoğlu

Havyar Sokağı - Beyoğlu

Havyar Sokağı – Beyoğlu

Öksüzçocuk Sokağı - Beşiktaş

Öksüzçocuk Sokağı – Beşiktaş

Yenigelin Sokağı - Beşiktaş

Yenigelin Sokağı – Beşiktaş

Korsan Çıkmazı - Beyoğlu

Korsan Çıkmazı – Beyoğlu

Kaynak: Medya