Şunun için etiket arşivi: enler

54-yillik-uluslararasi-bursa-festivaline-yildiz-yagacakBursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 54.’sü düzenlenen ‘Uluslararası Bursa Festivali’, kentte kültür sanat rüzgarı estirecek.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, ’54. Uluslararası Bursa Festivali’nin programını, Hilton Otel’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna açıkladı. Başkan Altepe, ‘Uluslararası Bursa Festivali’nin 1962 yılından bu yana hayata geçirilen özel bir organizasyon söyledi.

Bursa Festivali’nin 25 Mayıs Pazartesi günü yapılacak olan açılış konserinde, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, ‘3 soprano 3 tenor’ ile sahneye çıkacak. 27 Mayıs’ta Türk Müziği’nin farklı türlerinde eserler veren Zara Bursalılarla buluşacak. 29 Mayıs’ta Anadolu Rock ve Türk Pop Müziği’nin önemli sesleri Kıraç ve Yonca Lodi aynı sahneyi paylaşacak. 30 Mayıs’ta enstrümanındaki ustalığıyla ‘Buzuki’ lakabını alan Orhan Osman ve Balkan Ekspres sanatseverlere keyifli anlar yaşatacak. 2 Haziran’da ‘Dostlar Beni Hatırlasın’ ile Ankara Devlet Opera ve Balesi, Aşık Veysel’in yaşam ve felsefesini sahneye taşıyacak. 4 Haziran’da Polonyalı genç sanatçı Marika Bursalı müzikseverlerle buluşacak. 5 Haziran’da Nusret Parmaksız’ın şefliğinde

Selma Başak, Nusret Yılmaz, Elif Güreşçi, Zekai Tunca, Yaşar Özel ve Serap Mutlu Akbulut’un solist olarak katılacağı Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’nün ‘Türk Sanat Müziği Gecesi’ programı gerçekleştirilecek. 9 Haziran’da Europe, 2015 dünya turnesi kapsamında Türkiye’de sadece Bursa’da sahne alacak. 10 Haziran’da İzmir Devlet Opera ve Balesi ‘Lüküs Hayat’ı sahneleyecek. 12 Haziran’da Türk Pop Müziği’nin sevilen ismi Rafet El Roman sahneyi Azerbaycan doğumlu sanatçı Ezo ile paylaşacak. 13 Haziran’da ise müziğin güçlü sesi Funda Arar sevenleriyle buluşacak. 15 Haziran’da ise yine Türk Pop Müziği’nin sevilen ismi Kenan Doğulu Bursa’da konser verecek. Öte yandan festival kapsamında, Giorgio Bertozzi ve Ferdan Yusufi kuratörlüğünde gerçekleşecek olan İtalyan sanatçıların eserlerinden oluşan ‘Sentez 6’ sergisi, 1 – 13 Haziran tarihleri arasında Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde Bursalılarla buluşacak.

MÜZİKAL ETKİNLİKLER ÜÇ MEKANDA

Festivalin müzikal etkinlikleri Bursa Açık Hava Tiyatrosu, Merinos AKKM ve Bursa Kent Müzesi Önü’nde gerçekleştirilecek. Polonyalı sanatçı Marika’nın konseri ücretsiz olacak, diğer konserler için bilet fiyatları 13 ile 38 TL arasında değişiyor. Festivalin bilet satışı www.biletinial.com üzerinden yapılacak. Biletinial satış noktalarının bulunduğu yerler ise Bkstv – Korupark Standı, TKM, Merinos AKKM, Açıkhava Tiyatrosu, Zafer Plaza – Sansiro Parfümeri, Magazin Outlet AVM, Kent Meydanı, Durak Muhallebicisi – Nilüfer Şube, Oyak Renault – Kooperatif, Kahve Dünyası – Özlüce…

PROGRAM

25 Mayıs – Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, ‘3 soprano 3 tenor’ konseri

27 Mayıs – Zara

29 Mayıs – Kıraç & Yonca Lodi

30 Mayıs – Buzuki Orhan ve Balkan Ekspres

2 Haziran – ‘Dostlar Beni Hatırlasın’, Ankara Devlet Opera ve Balesi

4 Haziran – Marika

5 Haziran – ‘Türk Sanat Müziği Gecesi’

9 Haziran – Europe

10 Haziran – İzmir Devlet Opera ve Balesi – ‘Lüküs Hayat’

12 Haziran – Rafet El Roman & Ezo

13 Haziran – Funda Arar

15 Haziran – Kenan Doğulu

7 – 12 Temmuz – 29. Uluslararası Bursa Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması

tarihte-bugun-ne-oldu421 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 111. (artık yıllarda 112.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 254 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 753 – Romulus ve Remus, Roma’yı kurdular.
  • 1821 – Sadrazam Benderli Ali Paşa görevinden ayrıldı ve 30 Nisan’da idam edildi. Benderli Ali Paşa, padişah emri ile idam edildiği bilinen son sadrazamdı.
  • 1920 – Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı.
  • 1930 – Columbus, Ohio’daki bir hapishanede çıkan yangında 320 kişi öldü.
  • 1939 – Hatay, Türk Gümrük Tarifesi’ne dahil oldu.
  • 1944 – Fransa’da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.
  • 1952 – Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı.
  • 1956 – Elvis Presley’nin Heartbreak Hotel isimli şarkısı Billboard dergisinde 1 numaraya ulaşan ilk eseri oldu.
  • 1957 – Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın başına getirildi.
  • 1960 – Brasília resmen Brezilya’nın başkenti oldu. Eski başkent Rio de Janeiro’ydu.
  • 1964 – Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris, Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi.
  • 1964 – Yunanistan, Kıbrıs’taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti.
  • 1967 – Yunanistan’da darbe yapıldı. George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası yönetime el koydu, yedi yıl sürecek olan askeri rejim başladı.
  • 1968 – Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya, zor durumda kalan astronotları kurtarmak için bir antlaşma imzaladı.
  • 1970 – Hutt River Vilayeti Prensliği Avustralya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1975 – Vietnam Savaşı: Güney Vietnam devlet başkanı Nguyen Van Thieu, Saygon’u terketti.
  • 1979 – İstanbul Boğazı’nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi 17 mürettebatı ile battı iki denizcinin cesedi bulundu, beş kişi kayboldu. Rumen şilebi kaçarken polis motoru tarafından yakalandı.
  • 1987 – Sri Lanka’nın başkenti Colombo’da bomba yüklü bir araç infilak etti: 106 kişi öldü.
  • 1994 – İlk Güneş dışı gezegenler Polonyalı gökbilimci Alexander Wolszczan tarafından keşfedildi.
  • 2003 – Irak’taki Saddam Hüseyin iktidarının yıkılmasından sonra Geçici Koalisyon Yönetimi 28 Haziran 2004’e kadar ülkeyi yönetti.
  • 2004 – İsrail’de Mordehay Vanunu 18 yıl sonra hapisten çıktı. 20 Kasım 2005’te yasa dışı olarak Filistin topraklarına girdiği ve tahliye koşullarını ihlal ettiği iddiasıyla yeniden tutuklandı. Fas kökenli fizikçi Vanunu, 1986’da İsrail’in gizli nükleer çalışmalarını belge ve fotoğraflarla ifşa etmişti.
  • 2005 – TBMM Başkanlık Divanı, TBMM 85. Yıl Milli Egemenlik Onur Ödülü’nün Prof. Dr. Gazi Yaşargil’e verilmesini kararlaştırdı.
  • 2008 – Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Gece Şahini olarak da anılan radara yakalanmayan uçak F-117 Nighthawk’ları hizmetten çıkardı.

Doğumlar

  • 1488 – Ulrich von Hutten, Alman düşünür ve şair. (ö. 1523)
  • 1774 – Jean-Baptiste Biot, Fransız fizikçi (ö. 1862)
  • 1790 – Manuel Blanco Encalada, Şili’nin ilk devlet başkanı (ö. 1876)
  • 1816 – Charlotte Brontë, İngiliz edebiyatçı (ö. 1855)
  • 1828 – Hippolyte Taine, Fransız tarihçi (ö. 1893)
  • 1864 – Max Weber, Alman toplumbilimci (ö. 1920)
  • 1913 – Şevket Rado, Türk gazeteci, yazar (ö. 1988)
  • 1922 – Şeyh Nazım Efendi Larnaka’da dünyaya geldi
  • 1923 – Bahaeddin Ögel, Türk tarih profesörü. (ö. 1989)
  • 1926 – 2. Elizabeth, İngiltere Kraliçesi
  • 1927 – Ahmed Arif, Türk şair (ö. 1991)
  • 1947 – Iggy Pop, ABD’li müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, baterist, aktör
  • 1947 – Barbara Park, ABD’li yazar
  • 1951 – Tony Danza, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1955 – Murathan Mungan, Türk oyun yazarı, şair
  • 1961 – Ulvi Arı, Türk pantomim (mim) sanatçısı, oyuncu, yazar

Ölümler

  • 1073 – Papa II. Aleksander
  • 1142 – Pierre Abélard, Fransız yazar, filozof (d. 1079)
  • 1509 – VII. Henry, İngiltere Kralı (d. 1457)
  • 1699 – Jean Racine, Fransız şair, oyun yazarı (d. 1639)
  • 1714 – Vasily Golitsyn, Rus devlet adamı (d. 1643)
  • 1910 – Mark Twain, ABD’li roman ve mizah yazarı (d. 1835)
  • 1918 – Manfred von Richthofen Alman pilot (Kızıl Baron) (d. 1892)
  • 1938 – Muhammed İkbal, Pakistanlı şair (d. 1877)
  • 1945 – Walter Model, II. Dünya Savaşında görev yapmış Alman mareşali (d. 1891)
  • 1946 – John Maynard Keynes, İngiliz ekonomist (d. 1883)
  • 1965 – Edward Victor Appleton, Nobel Fizik Ödülü sahibi İngiliz fizikçi (d. 1892)
  • 1971 – François Duvalier, Haiti devlet başkanı (d. 1907)
  • 1973 – Kemal Tahir, Türk yazar (d. 1910)
  • 1996 – Cahar Dudayev, Çeçen komutan (d. 1944)
  • 1998 – Jean-François Lyotard, Fransız filozof (d. 1924)
  • 2010 – Juan Antonio Samaranch, Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanlığı yapmış İspanyol spor adamı (d. 1920)

Tatiller ve Özel Günler

  • Bahailik – Rıdvan festivalinin ilk günü.
  • Roma’nın doğum günü
  • Ebeler Haftası
  • Fırtına : Sitte-i Sevirin Başlangıcı

altin-palmiyeBu yıl 68’incisi düzenlenecek Cannes Film Festivali’ne Altın Palmiye için yarışacak filmler açıklandı. Aday listesine Fransız filmleri damgasını vurdu.

Bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışacak 17 aday film açıklandı. Bunlardan dördünü ise Fransız filmleri oluşturuyor.

Paris’te festivalin programını tanıtan Festival’in Sanat Yönetmeni Thierry Frémaux, “Bu yıl Fransa için güzel bir yıl” diye konuştu.

13-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festivalde Fransız yönetmenler, Jacques Audiard “Dheepan” adlı filmi ile, yönetmen Maïwenn Le Besco ise “Mon Roi” adlı filmi ile büyük ödül için yarışacak. Maïwenn Le Besco, 2012 yılında “Polis” adlı filmi ile Büyük Jüri Ödülü’nü kazanmıştı.

Fransız yönetmenlerin yanı sıra yarışma bölümünde büyük isimler de bulunuyor. ABD’li yönetmen Gus Van Sant’ın “The Sea of Trees” adlı filmi, Kanadalı yönetmen Denis Villeneuve’ün “Sicario” adlı filmi ve İtalyan usta yönetmen Nanni Moretti’nin “Mia Madre” adlı filmi bu yılın en iddialı filmleri arasında sayılıyor.

Woody Allen’ın “Irrational Man” adlı filmi de yarışma dışı bölümde izleyici ile buluşacak.

Bu yıl 68’incisi düzenlenecek festivalin jüri başkanlığını ise “The Big Lebowski”, “Fargo”, “No Country for Old Men” adlı filmleri ile sinema tarihine adını kazıyan Coen Kardeşler yapacak.

Cannes Film Festivali’nde geçen yıl Altın Palmiye Ödülü’ne Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” adlı filmi layık görülmüştü.

Kaynak: Deutsche Welle

Hani bazı sözler vardır insanın aydığı veya yeni bir başlangıç veya sona erdiren ya da hayatı tekrarlatan.  Özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması ile dikkat çekmek için zaman zaman beylik sözcükler paylaşılır ya bazıları değerli bazıları ise size göre değerli ama aslında komik. Bahsettiklerimi ise sorgulatma üzerine. Buyrun birlikte okuyalım yazar Jack London’ın sözlerini.

Jack-London-1

1. Ölüm acı vermez; acı veren şey, yaşamdır.

london-jack-older

2. Yaşama sevgi beslemeyen varlık, yok olma yoluna girmiş demektir.

london

3. Belki de hiçbir şeyde gerçek yoktur; gerçeklikte gerçek yoktur.

london (1)

4. Bir gemi filosunun hızı, içindeki en yavaş geminin hızıdır.

Jack-London-006

5. Gözlerinde gördüğü ışıltı ve sevginin, aslında onun kendi gözlerinde gördüğü şeyle arttığını bilemezdi.

jack-london5

6. Açlık çekerken, düşünceleri sık sık dünyada açlık çektiğini bildiği binlerce kişi üzerinde duruyordu, ama şimdi karnı doymuşken beyni artık açlık çeken bu kişilerin düşüncesiyle dolu değildi.

jack-london

7. Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur.

jack_london1

8. Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir.

Jack_London_yaş_9

9. Yaşam, yaradılış amacına uygun hareket etmeyi hedefleyenleri, başarının doruğuna çıkarır.

jack_london_6

10. Bu dünyada yapılacak, öğrenilecek o kadar çok şey vardı ki, yedi saat uyuyunca kendimi suçlu hissediyordum.

jack london2

11. Beni ben olduğum için istemiyorlar, çünkü ben, hâlâ istemedikleri eski benim.

jack london

12. Yüksek sınıfın devamı ancak başka sınıfların ezilmesi ve yıkılmasıyla mümkündür.

jack london3

 

13. Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.

jacklondon

 

 

14. Hayat iyi kartlara sahip olma değil, bazen kötü bir eli iyi oynama meselesidir.

Jack_london_nd_2

 

Kaynak :onedio

piyano-kursuPiyano aslında sanat ve müzik dünyasının en önemli enstrümanlarından birisidir. Sanatın tüm dalları ile ilgilenen kişilerin sözel, davranışsal, duygusal, ruhsal ve sosyal davranışları diğer kişilere oranla daha etkileyicidir.

Enstrümanlar içinde ana enstruman diyebileceğimiz Piyano hakkında bilinmeyenleri sizler için derledik.

  • Hiç bir solo çalgı piyanonun gücüne sahip değildir. Piano, parmağın dokunuşuna anında yanıt verir.
  • Geniş ton aralığından ötürü piyanoya “Enstrümanların Kralı” denir.
  • Bir piyanonun klavyesi 88 tuşa sahiptir.
  • Satılan en pahalı piyano 1,2 milyon dolara satılan Steinway Grand’dir.
  • Birçok müzik okulunda ana enstrüman olmasa bile piyano zorunlu bir çalgıdır.
  • Bir piyanist, ister tek başına, ister bir orkestra eşliğinde olağanüstü bir müzik gerçekleştirebilir. Henüz keşfedilmemiş bir yetenek.
  • Piyano’nun verebildiği en kalın ses ‘La’ sesidir ve bütün piyanolarda bu sesi veren telin boyu 2 metre kadardır.
  • Piyanoda ses, tellere vuran çekiçler sayesinde ortaya çıkar.
  • Asıl adı “Piyano e forte” olan piyanoyu Floransalı Bartolomeo Cristofori 1711 yılında icad etmiştir.
  • Piyano 220-230 telden oluşur ve her tel 76 kilo ağırlığı çeker. Tüm teller toplamda 18-20 ton çekebilir.
  • Piyano 12.000’e yakın parçadan oluşur ve bunların 10.000 tanesi ses çıkarmak için hareket eder.

Piyano Kursumuza 4 yaşından itibaren herkes katılabilmektedir. Piyano dersleri hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Sanatın tüm dalları hakkında akademik bilgilere ulaşabilmeniz de mümkün. Tıklayınız.

Piyano hakkında size yol gösterecek bir kaç bilgi. Tıklayınız.

Piyano Kursu Öğrencilerimizin Piyano Sınıfında Çalışmalarından Örnekler. Tıklayınız.

Çocuklar için Piyano Eğitimi nedir ne değildir? Tıklayınız.

Tüm bu konularda bize ulaşmanız mümkün. Hemen arayın: 0212 570 8068 – 0530 880 71 80

 

 

 

mese-sarkilariAğaçların şarkılarını dinleme fırsatınız oldu mu hiç? Kökleriyle toprağa sarılan, tabiatın koca çocuklarının söyleyecekleri var! Mucizevi varoluşlarıyla ağaçların melodilerini getirdik size.

Almanya’nın Münih şehrinde doğmuş Bartholomäus Traubeck oldukça başarılı bir sanatçı. Yaptığı çalışma ile meşe, akçaağaç, ceviz ve kayın dahil olmak üzere yedi farklı Avusturya ağacının halkalarının üzerindeki kodlanmış verileri müziğe dönüştürmüş. Aşağıda dinleyeceğiniz şey ise meşe ağacının yaş halkalarına kodlanmış verinin sesleri. Her ağaç, halkaların karakteristiği, sağlamlığı, kalınlığı ve büyüme oranı gibi değişkenler yüzünden oldukça özel seslere sahipler.

ankara-film-festivali26. Ankara Uluslararası Film Festivali’ne bir ay kala, festivalde yarışacak uzun metraj filmlerin ardından kısa film ve belgeller de belirlendi. Festivale 217 kısa film başvurusu yapılırken, 31 film yarışmaya aday gösterildi. Başvurusu yapılan belgesel sayısı ise 86 olurken, 16 tanesi yarışmaha hak kazandı.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında ulusal uzun film yarışmasının dışında bağımsız sinema ve farklı anlatım olanaklarının geliştirilmesine destek vermek amacıyla kısa film ve belgesel yarışması da düzenleniyor. Festivale bu yıl 217 kısa film başvurusu geldi.

KISA FİLM VE BELGESELLERİ SEÇECEK KURUL DA KESİNLEŞTİ

Yarışmaya hak kazanan filmler her kategorinin kendi seçici kurulu tarafından da değerlendirilecek. Kurmaca, deneysel ve canlandırma dallarının her birinde birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerinin verileceği yarışmanın kısa film seçici kurulunda yer alan isimler Banu Bozdemir, Gökçe Bahadır, İlker Canikligil, Doç Dr. Sevilay Çelenk ve Priit Tender oldu. En iyi üç belgeseli belirleyecek olan seçici kurulda ise Mithat Bereket, Mihriban Sezen, Nezahat Gündoğan, Su Yücel, Uğur Kutay yer alıyor. Ödüller 2 Mayıs 2015’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih -Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

ÖN ELEMEYİ GEÇEN KISA FİLMLER

Kurmaca Dalında:

Adem Başaran (Orhan İnce)
Anonim (Kamer İncedursun)
Berfeşir (Serhat Karaaslan)
Gri Bölge (Derya Durmaz)
Havva (Güçlü Aydoğdu)
İçeride (Emir Ziyalar)
Ne Ax e Ne Ji Asfalt (Bedir Afşin)
Noğa (Miraç Atabey)
Öğretmen (Baran Gündüzalp)
Panfilo: Apokaliptik Bir Masal (Memed Aksoy)
Saç (Ümit Tayam)
Sola Sor (Ro Oğuz)
Tatmin (Mahmut Telci)
Tzkaişi Ekole (Resul Sakınmaz)
Yaz Gecesi Gökyüzü (Can Eşkinazi)

Deneysel Dalında:

Dönüşüm (Hasan Kılıç)
Edifice (Irmak Karasu)
Fine Line (İlhami Tunç Gençer)
Kaotika (Yiğit Küçükkibar)
L’Homme Nodosité (Hande Sığman)
Yuva (A. Alper Ayduman)

Canlandırma Dalında:

Born! (YÖzgür Özcan)
Dünyamalı (Vahit Sarıtaş)
Fasülye Dünya(Hakan Berber)
Gezi (Murat Özfilizler)
Göçebe Toprak (Samet Yarar)
Malala (Özge Boz)
Merdivenler (Serdar Çotuk)
Öz (Oğuz Çağrı Kara)
Şem (Burkay Doğan)
The Balance of Yin-Yang (Alper Durmaz)

ÖN ELEMEYİ GEÇEN BELGESELLER

Altın Kızlar (Sıla Özsoy, Said Tuğcu)
Bakur (Çayan Demirel, Ertuğrul Mavioğlu)
Benden Önce (Mehmet Emre Gül)
Bir Gün Ben de Öleceğim (Neslihan Kültür)
Cennetin Düşüşü (Ersin Kana)
Çirok (Muhammet Beyazdağ)
Diyar (Devrim Akkaya)
Hafsa (Emre Karapınar)
Kırmızı Işık (Yasemin Akıncı)
Komşu Komşu! Huuu! (Bingöl Elmas)
Küçük Kara Balıklar (A. Haluk Ünal, Cem Terbiyeli, Ezel Akay, Serpil Güler, Önder İnce)
Külkedisi Değiliz (Emel Çelebi)
Meyhane Dedemin Can Evi (Mehdi Shabani)
O İklimde Kalırdı Acılar (Zeynel Koç, Cenk Örtülü)
Ölmez Ağaç Yırca Direnişi (Kazım Kızıl)
Su Bedevileri (Ömer Güneş)

Rönesans Gayrimenkul Yatırım bünyesindeki alışveriş merkezlerinin, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya işbirliği ile gerçekleştirdiği fotoğraf yarışmalarının 3’üncüsü düzenleniyor

cocuk hakları kareleri

Fotopya – Rönesans Holding – Yaratıcı Çocuklar Derneği  “Çocuk Hakları Kareleri” Fotoğraf Yarışması

Geçtiğimiz senelerde “Gülümseten Kareler” ve “Dostluk Kareleri” konulu fotoğraf yarışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek yarışmanın son başvuru tarihi, 17 Nisan. Katılmak isteyenler www.fotopya.com adresinden başvuruda bulunabilecek. “Çocuk Hakları Kareleri” konulu yarışmanın sonunda, farklı kategorilerdeki tam 69 eser sahibi, toplamda 22 bin 650 TL’lik ödülün sahibi olacak.

Çocuk Hakları ile ilgili toplumda bilinç oluşturmayı ve çocuk haklarının önemine dikkat çekmeyi amaçlayan “Çocuk Hakları” isimli fotoğraf yarışması; “18 yaş üstü”, “Lise 9-12. sınıf öğrencileri” ve “Ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri” kategorilerinde gerçekleştirilecek. Seçici kurulunda, akademisyen, fotoğrafçı ve yöneticilerden oluşan seçkin bir ekibin yer aldığı yarışma sonucunda dereceye girenler, birbirinden değerli hediye çekleri ile ödüllendirilecek.

Dereceye giren fotoğraflar ve sahipleri, Fotopya-Mag, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Yaratıcı Çocuklar Derneği, Optimum Outlet, Kozzy AVM ve Piazza AVM’nin facebook ve twitter sayfaları üzerinden 11 Mayıs gününde duyurulacak. Bu fotoğraflar, yine Rönesans’ın ülke geneline yayılmış; İstanbul’daki Kozzy AVM, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’daki Optimum Outlet’ler ile Samsun, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki Piazza AVM’lerinde sergilenecek.

 

Bugünümüzü iyisi ve kötüsü ile inşa eden insanlar da bir zamanlar çocuktu. 

Yaşadığımız şu anki hayatımızı nasıl dünün çocukları şekillendirdiyse, geleceğimizi de bugünün yetişmekte olan çocukları şekillendirecek.

Dünya üzerindeki mutlu topluluklardan biri olabilmek için,
hatalarımızı görmek ve düzeltmeye çalışmak zorundayız.

Çekilecek fotoğraflar üzerinden bugün yaşanan aksaklıkların tespit edilmesi ve tüm Türkiye genelinde sergilenmesi, bizlere bu yanlışlara müdahele etme ve onları düzeltebilme yolunu acaçacaktır.  Bu hedef doğrultusunda Rönesans Holding, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya olarak bu sene üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz ödüllü fotoğraf yarışmamızın konusunu “Çocuk Hakları Kareleri” olarak belirledik.

Atılan her başarılı adım hem bizlere hem çocuklarımıza daha mutlu bir dünya sağlayacak, yapılan her yanlış ise bizleri daha karanlık ve mutsuz bir dünyaya mahkum edecek.
Uluslararası Çocuk Hakları Bildirgesi’nden Bir Kaç Madde…

·         Çocukların gelir düzeyine ve nerde yaşadığına bakılmadan alması gereken eğitim hakkı

·         Güvenli bir ortamda yaşama, büyüme hakkı

·         Düşüncelerini özgürce konuşarak, yazarak anlatabilme hakkı

·         Çocukların düşüncelerine saygı gösterilmesi hakları

·         Bedensel, zihinsel şiddete karşı korunma hakları

·         Sağlık hizmeti alma hakkı

·         Çevre kirliliğinden, yetersiz beslenmeden korunma hakları

·         Zihinsel ve bedensel engelli çocukların her türlü eğitim, sağlık ve yaşam koşullarının ücretsiz şekilde sağlanması          ile ilgili hakları

·         Çocukların uyuşturuculara karşı korunma hakları

·         Cinsel sömürüye karşı korunma hakları

·         Zorla çalıştırılamaya karşı korunma hakları…
Dünyamızı daha mutlu bir dünya yapma yolunda, olumlu veya olumsuz yaklaşımlardaki düşüncelerinizi içeren  değerli fotoğraflarınızı yarışmamıza bekliyor ve bu anlamlı desteğiniz için sizleri şimdiden kutluyoruz.

14. Boston Türk Film Festivali (BTFF) Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” adlı filmin gösterimiyle başlayacak.

kis-uykusu

Kuzey Amerika’daki en eski ve saygın Türk film festivallerinden ve ağırlıklı olarak uzun metrajlı filmlerden oluşan BTFF’nin bu yılki programında 23 film gösterilecek.

Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde 19 Mart-25 Nisan’da gerçekleştirilecek festivalde, çağdaş Türk sinemasının seçkin örnekleri ve yönetmenleri bir kez daha Amerikalı seyirciyle buluşacak.

Birçok saygın ismin de konuk edileceği etkinlikte, yönetmenler Derviş Zaim, Tayfun Pirselimoğlu, Onur Ünlü, Reha Erdem, Erol Mintaş, Murat Düzgünoğlu ve Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu ile Boston Türk Festivali Belgesel ve Kısa Film Yarışması’nda en iyi film jüri ve seyirci ödüllerini kazanan Hasan Serin, Derya Durmaz, Beyza Boyacıoğlu ve Sebastian Diaz da yer alacak.

Ayrıca, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, başrolünü üstlendiği Ömer Lütfi Akad’ın “Gelin” filminin gösterimine katılacak.

Festival programı Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filminin Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde gösterimi ile başlayacak ve ardından yine müzede bir açılış resepsiyonu düzenlenecek.

Festivalde Nisan Dağ ve Esra Saydam’ın Deniz Seviyesi, Onur Ünlü’nün İtirazım Var, Güliz Sağlam’ın Tepecik Hayal Okulu, Beyza Boyacıoğlu ve Sebastian Diaz’ın Tonita’s, Hasan Serin’in Ağrı ve Dağ, Derya Durmaz’ın Ziazan, Derviş Zaim’in Balık, Tayfun Pirselimoğlu’nun Ben O Değilim, Ozan Açıktan’ın Silsile, Erol Mintaş’ın Annemin Şarkısı, Tunç Şahin’in Karışık Kaset, Reha Erdem’in Şarkı Söyleyen Kadınlar, Çağan Irmak’ın Unutursam Fısılda, Atıl İnaç’ın Daire, Hüseyin Karabey’in Sesime Gel, Melisa Önel’in Kumun Tadı, Çiğdem Vitrinel’in Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Kaan Müjdeci’nin Sivas, Murat Düzgünoğlu’nun Neden Tarkovski Olamıyorum ve Ömer Lütfi Akad’ın Gelin adlı filmleri gösterilecek.

Festival Direktörü Erkut Gömülü, bu yıl da kapsamlı ve zengin programla  sinemaseverlerin karşısına çıktıklarını dile getirerek, etkinliğin Türk sinemasının ve genç kuşak Türk yönetmenlerinin ABD’deki tanıtımına önemli katkıda bulunduğunu belirtti.

TÜRK SİNEMASINDA MÜKEMMELLİK ÖDÜLÜ ÜNLÜ’NÜN

Bu arada, dokuzuncu yılını kutlayan Boston Türk Film Festivali Türk Sinemasında Mükemmellik Ödülü’nün bu yılki sahibinin Onur Ünlü olduğu açıklandı. Yönetmene ödülü Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde düzenlenecek bir törenle takdim edilecek.

ÖMER LÜTFİ AKAD DA ANILACAK

Festivalde, 2011 yılında hayatını kaybeden yönetmen Ömer Lütfi Akad anısına, onun 1973 yılında çektiği Gelin filmi gösterilecek. Filmin dijital olarak yenilenen kopyası  Kuzey Amerika’da ilk kez gösterilecek, sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit başrolünü üstlendiği filmin gösterimine ve ardından düzenlenecek söyleşiye katılacak.

RUSSELL CROWE’UN SON UMUT’UNA ÖZEL GÖSTERİM

Çanakkale Savaşı’nın 100. Yılı anısına, festival programında iki film yer alacak. Yönetmenliğini Tolga Örnek’in yaptığı Gelibolu belgeseli 25 Mart’ta gösterilecek. Yönetmenliğini Russell Crowe’un yaptığı, oyuncuları arasında Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz’ın da yer aldığı Son Umut filmi ise ABD’de sinemalarda vizyona girmeden önce, 23 Nisan’da festival kapsamındaki özel bir gösterimle ilk kez seyirciyle buluşacak.

Kaynak: Habertürk

italyada-bir-turkANTDOB’un bu sezon son kez sahnelediği “İtalya’da Bir Türk” operası yoğun ilgi gördü. Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) ünlü İtalyan besteci Gioacchino Rossini’nin 2 perdelik eseri “İtalya’da Bir Türk” operasını son kez sahneledi.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde, sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği operada Napoli yakınlarındaki bir sahil kasabasında geçen aşk hikayesi anlatılıyor.

Rejisör Mehmet Ergüven tarafından sahneye konulan operanın orkestra şefliğini Gaetano Soliman ve Ömer Yöndem, koro şefliğini ise Mahir Seyrek üstlendi. Eserin dekoru Gürcan Kubilay, kostümü Gülay Korkut, ışığı ise Müfit Özbek imzasını taşıyor.

ANTDOB sanatçılarının yanı sıra Ankara, İstanbul ve İzmir Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünden konuk sanatçıların da sahne aldığı yaklaşık 2 saat süren opera, izleyenlerin beğenisini kazandı.

Kaynak: Sabah

Eminseniz isterseniz aşağıda 7 madde halinde verilen metni okuyup tekrar düşünün!

Bize sürekli gösterilen harita..

Bize sürekli gösterilen harita..

Dünyamız, her zaman küresel güçlerin mücadelesine sahne olmuştur. Medya, ekonomi, siyaset ve popüler kültür bu mücadelenin en çetin savaşlarının yaşandığı alanlardır. Bu sefer sizi çok farklı bir arenaya götürüyoruz. Dünya haritasına bakış açınızı değiştirecek bir gerçeğin ardındaki komplo teorilerine inanamayacaksınız. İşte 7 maddede dünya haritasının ardında yatan sır!

eski tip harita

Merkatör Projeksiyonunu daha önce duymuş muydunuz? Günümüzde hemen her okulda, kurumda ve daha bir çok alanda karşılaşabileceğiniz dünya haritalarının tamamı Merkatör Projeksiyonu esas alınarak çizilen haritalardır. Ve işin doğrusunu söylemek gerekirse, dünyanın doğru kabul edilen en büyük ve yaygın yalanıdır. Merkatör Projeksiyonu, son derece yanlış hesaplamalarla çizilen haritalar ortaya koyar. Sadece ekvator çizgisi hizasında doğru sonuçlar verebilen harita, kuzey ve güney uçlarda gerçeği yansıtmayan ölçümler ortaya koyar.

1500’lü yıllarda ortaya atılan bu harita türü, her ne kadar teknik imkansızlıklardan ortaya çıkmış masum bir hata gibi görünse de aslında büyük bir propaganda malzemesidir. Çünkü ilerleyen yıllarda doğru ölçümlerle oluşturulan haritalar, kabul görmemiş ve Merkatör Projeksiyonu kullanılmaya devam etmiş. Neden? Bilimsel her türlü gelişmeye kucak açan insanlık, neden Merkatör Projeksiyonu gibi ilkel, teknik hatalarla dolu bir ölçüme bağlı kalmış? Anlatacaklarımız komplo teorisi gibi görünebilir ancak bilimsel veriler yüzlerce yıllık bir yalanı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

1. Gerçeklerin gün ışığına çıkması

uzaydan dünya

Büyük yalan ilk önce, kaşifler tarafından fark ediliyor. Ölçeklendirmesi hakkında net bilgiler verilmeyen Merkatör Projeksiyonunu esas alarak Dünyayı gezmek için denizlere açılan yüzlerce amatör kaşif, gittikleri yerlerde garipliklerle karşılaşıyorlar. Grönland’ın güney kıyılarına yanaşan gemilerden inen kaşifler kuzeye doğru ‘uzun’ bir yolculuğa çıktıklarını düşünüyorlar ancak yolculuk sandıklarından çok kısa sürüyor. Benzer şekilde Orta Afrika’da keşfe çıkan gruplar Merkatör Projeksiyonuyla hazırlanmış haritalara göre yaptıkları yolculukta, Ümit Burnu’na hesapladıkları sürede bir türlü varamıyorlar. İlk defa kafalarda soru işareti uyandıran tespitler bazı konferanslarda dile getirilince, haritalara paralel ve meridyenler eklenerek, kuzey ve güneydeki paralel-meridyen aralıklarının boyutu büyültülüyor. Böylece haritalar çok dikkat çekmeyen çizgilerle gerçek bir görünüm sunuyormuş gibi şekillendiriliyor. Ancak yine de haritada bir şeylerin yanlış olduğu çeşitli kesimlerce iddia edilse de, geçiştiriliyor.

James Gall

James Gall

 

Geçiştirilen iddialar, sadece kaşiflerin değil astronomların da ilgisini çekiyor. İskoç astronom James Gall’ın 19. yüzyılda yaptığı çalışmalar sonrasında, haritacılar Merkatör Projeksiyon haritaların altına bir not düşmek zorunda kalıyorlar; “Güney Amerika Grönland’ın 5 katı büyüklüğündedir”. Bu ufak detay başlarda kimsenin ilgisini çekmiyor. Çekse de üstünde çok fazla düşünülmüyor. Ta ki, aradan 100 yıl geçene kadar.Arno Peters

Arno Peters

Sene 1974. Dünya 400 yıla yakın bir süredir inandırılan bir yalanın peşinde dünyayı tanımaya çalışıyor. Geçmişinde film yapımcılığı gibi işler bulunan, Berlin doğumlu Alman bilim adamı Arno Peters, Avrupa merkezli dünya fikri üzerine tezler üzerine çalışıyor. Çalışmalarında dikkatini antik haritalar üstüne yönlendiriyor. Antik çağlardaki kaşiflerin haritalarının tümünün, bilinen dünya haritasından belli başlı özelliklerle farklılaşması garibine gidiyor. “Hepsi yanılmış olamaz” diyor Peters ve mevcut dünya haritasını mercek altına alıyor. Peters, James Gall’ın çalışmaları üstünden en doğru harita projeksiyonunu hazırlamak için kolları sıvıyor. Ortaya çıkan sonuç sarsıcı boyutlarda oluyor. Bilinen dünya haritasının önemli bir bölümünün yalandan ibaret olduğu anlaşılıyor.

2. Yanlışta ısrar

asıl dünya haritası

 

1974 yılında Peters, çalışmalarını dünya ile paylaşıyor. Gerçek dünya haritası yukarıda gördüğümüz şekilde ortaya koyuluyor. Peters’ın geliştirdiği Peters-Galls Projeksiyonu bilim çevrelerince dünyanın en doğru haritası olarak kabul ediliyor. Peters’ın hazırladığı haritalar dünyaya yayılmak üzere 80 milyon adet basılıyor. Ama bu haritalar; ne okullara, ne kurumlara girebiliyor ne de medya tarafından yayınlanıyor. 1989 yılında Peters, “Peters’ın Dünya Atlası” adında bir harita kitabı da bastırıyor ancak kitap da kitlelere bir türlü ulaşamıyor. Dünya ortaya çıkan bir gerçeği görmezden geliyor ve yalanda ısrar ediyor. Merkatör Projeksiyonlu haritalar dünyanın yüzü olarak nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.

3. Merkatör Projeksiyonu’nun asıl sorunu

 

MARKATÖR

 

Merkatör Projeksiyonu temel sorun olarak, küre şeklinde bir cismin düzleme çevrilirken yaşadığı eğilmeler ve bükülmelerle karşılaştığı için yanıltıcı bilgiler verir. Ya da bize öyle söylenir çünkü masum görünen bu eğilme ve bükülmeler doğal değildir. Eğilip bükülmeler kuzey ve güneydeki alanların olduğundan büyük görünmesini sağlayabilir ancak asla orta alanlarda daralmaya sebep olmaz. Merkatör Projeksiyonu, kuzey ve güneydeki alanları abartılı bir şekilde büyük göstermekle kalmaz, Afrika gibi dünyanın ortasında yer alan devasa bir kıtayı da olduğundan daha küçük gösterir. Merkatör Projeksiyonun asıl sorunu geometri değil, propagandadır. Batı dünyasının propagandasına maruz kalmış bir dünyanın eğilip bükülüşünün kanlı canlı kanıtıdır!

4. Büyük Propaganda

SİYASİ HARİTA

 

Peki Merkatör Projeksiyonu kimin işine yarıyor? Ya da bu yalanı kabul etmek kimin işine geliyor? İşte size örnekler:

Kanada

Merkatör projeksiyonuna göre Kanada, ABD’nin Kuzeyinde devasa bir ülke gibi duruyor. Ama gerçek boyutlarında dünyanın kuzeyine sıkışmış bir ülke görünümünde.

ABD

Merkatör Projeksiyonunda Kuzey Amerika Güney Amerika ile hemen hemen aynu hatta daha büyük bir kıta konumunda. Ancak gerçekte Güney Amerika, Kuzey Amerika’dan gözle görülür bir şekilde daha büyük. ABD’de bu ölçeklendirme içinde Güney Amerika’nın karşısında daha küçük görünüyor.

İngiltere

Merkatör Projeksiyonu, İngiltere’yi Dünya’ya hakim bir noktaya konumlandırır. Gerçek dünya haritasında ise İngiltere kuzeydenizinde bir ada gibi görünmekte.

Avrupa

Dünyanın küresel gücü ABD değil mi? Merkatör Projeksiyonu’na göre dünya ABD merkezli gibi olması gerekmez mi? Ama bir zamanlar dünyanın küresel gücü Avrupa ülkeleriydi. Merkatör Projeksiyonuna bakarsanız, Avrupa ülkeleri dünyanın merkezinde durur. Gerçek Dünya haritasında ise merkezde Kuzey Afrika ila Orta Afrika civarında bir bölge duruyor.

Rusya

Topraklarının büyük çoğunluğunu Sibirya’nın karlar altındaki arazilerinin oluşturduğu Rusya, Merkatör Projeksiyonunda korkunç boyutlarda büyük görünüyor. Ama Gerçek dünya haritasında Asya’nın kuzeyinde bir çizgiden ibaret.

Baltık Ülkeleri

Merkatör Projeksiyonu sayesinde daha gözle görülür bir alanda karşımıza çıkar Norveç, İsveç ve Finlandiya gibi ülkeler de aslında gerçek dünya haritasında kuzeye sıkışmış ülkeler konumundalar. Hatta bir baltık ülkesi olarak sayılan Danimarka bile Grönland sayesinde adını büyük harflerle dünyanın gözüne sokabiliyor. Dünya haritasında neredeyse Afrika’dan daha büyük duran Grönland, gerçek dünya haritasında ise kuzeye sıkışmış küçük bir ada görünümünde.

5. Ne yapılmaya çalışılıyor?

WORLDMAP

Peki Merkatör Projeksiyonuyla ne yapılmaya çalışılıyor? aslında bu haritanın ekmeğini yiyen ülkelere baktığımız zaman ne yapılmaya çalışıldığı son derece açık. Ama bir de “Markatörzede” ülkelere bakalım. Yalanlarla dolu bir haritadan kimler zararlı çıkıyor?

Afrika Ülkeleri:

Hemen hemen bütün Afrika ülkeleri gerçekte olduğundan çok daha küçük bir şekilde Merkatör Projeksiyonunda gösteriliyor, çünkü zaten Afrika kıtası bütünüyle küçültülmüş!

Çin:

Çin Merkatör haritasında bile zaten büyük bir ülke gözükürken, gerçek dünya haritasında aslında ne kadar büyük olduğunu daha rahat bir şekilde görebiliyoruz. Bu noktada Rusya’nın Çin ile arasındaki boyut dengesinde inanılmaz farklılıklar otraya çıkıyor.

Arap Yarım Adası:

Dünyaya dayatılan haritada Arap Yarım Adası olarak bilinen alanın ne kadar küçük olduğu gözlerden kaçmıyor. Gerçek dünya haritasında ise Arap Yarım Adasının büyüklüğü ortaya çıkıyor.

Meksika:

Aynı şekilde Merkatör Projeksiyonu Meksika’yı olduğundan daha küçük gösterme eğiliminde. Gerçek Dünya haritasına göre ise Meksika oldukça büyük bir alan kaplıyor.

İran ve Hindistan:

İran ve Hindistan da gerçek dünya haritasında, dayatılmaya çalışılan haritaya oranla daha büyük bir alanı kaplıyor.

Güney Amerika:

Güney Amerika kıta halinde, Kuzey Amerika’dan daha büyük bir alanı kapladığı halde, Merkatör Projeksiyonuyla yapılan haritalarda abartılmış bir Grönland adasıyla birlikte Kuzey Amerika, Güney Amerika’dan daha büyük gözükmekte.

6. Bölgeler Arası Denge

Haritalar

Kıtalara mevcut dayatılan harita üzerinden objektif bir yorumla bakacak olursak; Büyük bir Rusya, büyük bir Kuzey Amerika, küçük ama merkezde bir Avrupa, bastırılmış bir Afrika ve sıkıştırılmış bir Ortadoğu görüyoruz. Dünyayı politik açıdan değerlendirecek olursanız hemen hemen aynı yorumu yapabilirsiniz. Coğrafi olarak olmasa da politik açıdan gerçekleri yansıtan bir harita karşımızda durmuyor mu? Peki ya dünyaya egemen olan politika, gerçek dünya haritasıyla paralel doğrultuda olsaydı, nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk ve dünyaya hangi güçler egemen olurdu?

7. Sonuç

dunya-haritasi

Dayatılmaya çalışılan dünya haritasında büyük gözüken ülkelerle, gerçek dünya haritasında büyük gözüken ülkeleri karşılaştırdığımız zaman ortaya çıkan sonuçlara baktığımız zaman ister propaganda olarak tanımlayın isterseniz komplo teorisi, büyük bir kandırmacaya hala inanıyor olduğumuz yadsınamaz bir gerçek.

Ülkelerin tam yüz ölçümü için tıklayınız.

Kaynak : radikal.com.tr

genclik-filmleri-festivaliBu yıl “öteki” temasıyla yola çıkan festivalin açılışı, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde yapılacak. Açılışta “Soma: Bir Avuç Kömür İçin Bir Ömür Verenlere” belgeseli, Soma’dan işçilerinin de katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Özgecan Aslan ve Yaşar Kemal’in de hatırlanacağı gecede Cahit Berkay, şarkılarını Soma için söyleyecek. Açılışta “Öteki” temalı bir fotoğraf sergisi de yer alacak.

Festival kapsamında 18-20 Mart’ta İstanbul’un birçok üniversitesinde film gösterimleri yapılacak. İstanbul Üniversitesi, “Küçük Kara Balıklar” belgesel gösteriminin ardından Ezel Akay ve Cenk Terbiyeli’nin katılacağı söyleşiye ev sahipliği yapacak.

FESTİVALDE FİLMLER İZLEYİCİYLE BULUŞTURULACAK

Reha Erdem retrospektifinden “Jin” , “A Ay” ve “Şarkı Söyleyen Kadınlar”ın yanı sıra Nazan Kesal’ın “Salıncak”, Aykan Safoğlu’nun “Kırık Beyaz Laleler”, Emel Çelebi’nin “Külkedisi Değiliz”, Cenk Örtülü’nün “O İklimde Kalırdı Acılar”, Veysi Altay’ın “33 Yıllık Direniş: Berfo Ana” ve Suat Eroğlu’nun “Fıtrat” filmleri de festival izleyicisiyle buluşacak.

5. Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali kapsamında Eskişehir, İstanbul, İzmir, Ankara, Zonguldak, Kocaeli, Trabzon, Edirne, Karabük, Hopa, Adana, Samsun, Mersin, Kayseri, Kırşehir ve daha birçok il ve ilçede film gösterimleri olacak.
Genç yönetmenlerin ürettikleri filmleri gösterebilmesi ve üniversitelerde gençliğin kendi perdesini açabilmesine olanak sağlamak amacıyla düzenlenen festival, 4 yılda, 17 il ve 30 gösterim yerine ulaştı.