Yazılar

Sizin de sahnede yeriniz hazır. 2015-2016 Eğitim dönemi Tiyatro kursumuz başlıyor!

Bildiğiniz gibi Bakırköy ve çevre ilçelerde M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk dernek kuruluşu olan kurumumuz pek çok dalda olduğu gibi Tiyatro konusunda da uzun yıllardır eğitim vermektedir. 
Bakırköy-nar-sanat-tiyatrosu
 7. yılımıza girerken sizlere ve çocuklarınıza sanatı sevdirmek ve sanat eğitimi ve faaliyetlerini hayatınıza dâhil etmeye çalışan M.E.B. Özel Nar Sanat EğitimKursu verdiği eğitim ve işinde profesyonel olan eğitmenleri ile siz sanat dostlarına, sanat eğitimi konusunda daha sıcak, daha samimi ve elbette profesyonel yaklaşımıyla eğitimlerine devam etmektedir.

Güçlü bir kadro ile eğitimlerine devam eden kurumumuz;  her yıl olduğu gibi bu yılda tiyatro eğitimi için siz tiyatro severleri kurumumuza bekliyor.  10 yaştan başlayarak alabileceğiniz tiyatro eğitimimize arzu ederseniz aşağıdaki program doğrultusunda bir ders misafir olarak katılıp ondan sonrada karar verebilirsiniz.

Yeni sezon Tiyatro kursumuzun programı şu şekildedir.

nar-sanat-tiyatrosu

1.Sınıflar (yeni kayıtlılar) Cumartesi günleri 16:00-18:00 Saatleri arasında

2.Sınıflar (Önceki dönem devam eden öğrencilerimiz) Cumartesi Günleri 14:00-16:00 saatlerinde eğitimlerine devam edebilecektir.

Başlama Tarihi : 03 Ekim 2015

nar-sanat-tiyatrosu

Talep yoğunluğuna göre yeni sınıfların açılması elbette mümkün olacaktır.

bakırköy-tiyatro-kursuSanat dolu bir ortamda eğitim görmek ve sahnenin heyecan veren atmosferini yaşamak isterseniz veya sahnede olmayı arzu ederseniz elbette bunun eğitimini Nar Sanat ’da almalısınız. Sadece bir okul gibi gelip giderek sahne eğitimi verilemez verilmemelidir. “ İşi uzmanından öğren” öz deyişinin tamada anlatmak istediği bu olsa gerek.

Yıllarını tiyatroya, sinemaya veren Oyuncu ve eğitmenlerimiz Esin KARAKAYA  yönetiminde ve Halis BAYRAKTAROĞLU desteğiyle siz tiyatro severleri bekliyoruz.

Elbette yıl içersinde değerli hocalarımızın desteği ile pek çok oyuncuda zaman zaman derslerimize konuk olacak ve sizlerle tecrübelerini ve bilgilerini paylaşacak.

Sahnede olmak bir oyunda rol almak ve daha fazlası için her yerinde buram buram sanat kokan kurumumuzda olmanın zevk ve heyecanını yaşamak isterseniz sizleri de bekleriz.    Unutmayın lütfen “Nar Sanat Her yerde”.

Buyurun sizde Nar Sanat ailesine katılın. Bir adım ötenizdeyiz.

İrtibat için LÜTFEN TIKLAYINIZ.

 

Bağlama Kursunda Burs

baglama kursunda burs narsanat

baglama kursunda burs narsanatGeleneksel sazlarımızın tanıtımı ve müziğimizin temel felsefesi olan “kuşaktan kuşağa aktarıma” hizmet amacıyla Türk halk müziğinin temel enstrümanı olan Bağlama’nın etkinliğinin arttırılmasına yönelik Nar Sanat İstanbul Eğitim Kültür Derneği olarak burs vermekteyiz. Kontenjanımız sınırlı olup, talepler alınmaya başlamıştır.  4 kişilik grup dersi şeklinde; hafta içi bir gün, bir ders saati , 17.00-21.00 saatleri arasında olan eğitimlerimizin normal ücreti 350 TL olup %50 burslu aylık olarak 175 TL şeklinde ücretlendirilecektir. Bağlama derslerini Murat Hasgün vermektedir.

6. Nar Çiçekleri Festivali Fotoğraf ve Videoları Yayınlandı

bale ve müzik

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ne bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu‘nun düzenlediği ve kurum öğrencilerinin yıl boyu aldıkları eğitimleri sahne etkinlikleriyle sunmalarına olanak tanıyan Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin altıncısı, 16 Haziran 2015 tarihinde  Bahçelievler Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi ve 21 Haziran 2015 tarihinde Nurettin Topçu Kültür Merkezlerinde Müzik gösterileri ile başlamıştır. 28 Haziran 2015 tarihinde ise Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezinde Tiyatro ve Bale gösterisi ile kapanış gerçekleştirildi.

Etkinlikte, Nar Sanat öğrencilerinin bireysel ve grup performanslarının yanı sıra eğitmen orkestrası da sahne aldı.

Bale ve Tiyatro öğrencilerinin hazırladıkları sahne gösterileri izleyenleri büyüledi.

BALE VE MÜZİK

6.Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin MÜZİK BÖLÜMÜ FOTOĞRAFLARI için TIKLAYINIZ.

6.Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin BALE VE CİMNASTİK BÖLÜMÜ FOTOĞRAFLARI için TIKLAYINIZ.

6.Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin TİYATRO BÖLÜMÜ FOTOĞRAFLARI için TIKLAYINIZ.

6.Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin MÜZİK BÖLÜMÜ VİDEOLARI için TIKLAYINIZ.

6.Nar Tanesi (Nar Çiçekleri) Festivalinin BALE VE CİMNASTİK BÖLÜMÜ VİDEOLARI için TIKLAYINIZ.

NOT: Erken tatile çıkan veya mazereti olup festivalde görev alamayan öğrencilerimiz üzülmesin. 7. Nar Sanat Festivali’nde görüşmek üzere…

Etkinlikte yer alan öğrenci ve eğitmen listesi aşağıdadır.

16 HAZİRAN 2015 PROGRAMI ÖĞRENCİ VE EĞİTMEN LİSTESİ

Mina Fırıncı – Country Gardens LCM Step 2
Nazife Öykü Aydoğdu – Lightly Row / Suzuki Eşlik: Şeyma Yürekir
Mehmet Egemen Hızlıbaş – Etude No:5 / A. Khatchaturion
Yiğit Arslan – This Love / Maroon 5
Mina Bayhoca – Je veux  un Tovtov / Sqnet Voot
Eda Kölükfakı – Oyun / I. Pleyel
Aykun Nersesyan – Yavaşça Kürek Çekelim / J.Thompson
Naz Arslan – Dalgaların Şarkısı / E.Tufan
Esma İhtiyar – Beyer Etüt 52/ F.Beyer

Başak Sait- Alman Dansı / W.A.Mozart

GİTAR KUARTET

Kardelen Kayhan

Hasan Anıl Umman

Hasan Aliyev

Jenya Aliferenko

ESER

Joy / Micheal Schenker
Kardelen – Kayhan Küçüğüm / Eşlik: Reşat Tokatlı
Meriç Gürcan – Eskiye Doğru,Buz Patencisi / J.Thompson
Defne Nedim – Cry Me Boat The Old, Pamuk Toplayan Amca / J.Thompson
Deniz Kaplan Yakarış, Uzaklar, Göçmen Kuşlar / J.Thompson
Mert Güneş – Kovalamaca, Ormanın içinde / J.Thompson
Arda Sert – Arabesk / Burgmüller
Aslı Demirok – Ballade / Burgmuller

GİTAR GRUBU

Irman Kaytan

Atakan Tokelli

Elvin Gürsoylar

Aleyna Güloğlu

Anıl Yıldız

Canberk Özdem

Neva Aldatmaz

ESER

Romans
Alara Yücel – Christoforis Dream / D. Lanz
Berkin Ay – Menuet / J. Kriger
Yusuf Eren Mercan – Menuet / H.Purcell
Nehir Ergün The Band Played on /J.Thompson Eşlik: Can Başarır
Nil Ergün – Kızılderili Davulu / J.Thompson
Kardelen Yılmaz – Cuckoo / Suzuki
Esra Günaydın – Greensleves / Anonim
Nisan Kurt – Etüt 50 / E.Tufan
Egemen Özgüven – Mirei Nikki / Yousei Teikoku
Nil Sahra Aksal – The Scissors Grinder / J.Thompson

Caner Bahadır/ Neredesin Sen/ Eşlik Can Başarır
Zeynep Duru Keser – Hasta La Vista / Janet Voot
İdil Deniz Bakır – Dance Of The Sugar Plum Fairy / P.I.Tkhaikovsky

ROCK GRUBU

ELEKTRO GİTAR

Umut Oktay

BAS GİTAR

Doruk Oktay

BATERİ

Ömer Uçak

ESERLER

Jumpin Jack Flash

Sunshine of Your Love

KAFKAS GÖSTERİSİ: Deniz İme (Eğitmen)
Öykü Ufacık – Sonatın Op: 157 No:1 / F. Spindler
Lara Sadi – Vals / Selmin Tufan
Bilge Kandur – Menuet / J.S. Bach
Deniz Bora – Allegro Malto / F. Kuhlov
Mahir Erbulan -old-Mc.Donald
Mert Güneş – Kovalamaca, Ormanın içinde / J.Thompson

ROCK GRUBU

AKUSTİK GİTAR

Tolga Bartın

KLAVYE

Aleyna Güloğlu

BAS GİTAR

Can Başarır (Eğitmen)

BATERİ

Ömer Uçak

ESERLER

Radioactive

Do I wanna love
Bengisu Özcan – Bahar Yağmuru Menuet
Şimal Kelleci – Dolares / E. Waldtevfel
Aleyna Güloğlu – Rüya / B. Manço
Başak Sait – Alman Dansı / W. A. Mozart
Defne Nedim – Cry Me Boat The Old / Thompson Pamuk Toplayıcı Amca / Thompson
Ali Osman Altundal – Song of the Wind / Eşlik: Elif Uncu
Ömer Gül – Pasta Blues / Eşlik: Özdemir Kalyoncu
Cansu Nur Kılıç – Macar Ezgisi / Richard Krenztlin
Toprak Yalın Tan – Old Mc Donald / J.Thompson
Sude Aldatmaz – Bango Boggie / J.W. Schoum
Neva Aldatmaz – Yesterday / Beatles Eşlik: Özdemir Kalyoncu

YAYLI ORKESTRASI

KEMAN

Ecem Koyuncuoğullarından

Ege Yılmaz

Bengisu Özcan

Nur Deniz Dursun

Öykü Güleç

Selin Ünsal

Yağmur İhvan

Ayşenur İmdat

İrem Koca

Beyza Yalvaç

Nur İlayda Budak

Şeyma Yürekir (Eğitmen)

VİYOLONSEL

Bahar Eker

İrem Yeşim Savaş

İrem Yılmaz

Elif Uncu (Eğitmen)

PİYANO

Reşat Tokatlı (Eğitmen)

VOKAL

Rüya Yıldız

ESERLER

Nihavent Longa

My Way

EĞİTMEN KUARTET

BAĞLAMA

Murat Hasgün

ERBANE

Hüseyin Man

PİYANO

Reşat Tokatlı

BAS GİTAR

Can Başarır

ESERLER

Evlerinin Önü Mersin

Pınar Başından Bulanır

EĞİTMEN ORKESTRASI

PİYANO – Cem Cücenoğlu

KEMAN – Reşat Tokatlı – Şeyma Yürekir

FLÜT – Volkan Demirler

AKORDEON – Kamuran Terzioğlu

ELEKTRO GİTAR

Özdemir Kalyoncu

BAS GİTAR

Can Başarır

BATERİ

Hüseyin Man

VOKAL

Erkan Başa

ESERLER

Libertango

Gibi Gibi

Ben Böyleyim

21 HAZİRAN 2015 PROGRAMI ÖĞRENCİ VE EĞİTMEN LİSTESİ

  1. Ege Yılmaz – Gayda Çalgıcıları Geliyor / J.Thompson
  2. Zeynep Duru Çil – Banjo Çalgıcısı, Prensesin Valsi / J.Thompson
  3. Güneş Ekim Dönmez – Okul Günleri, Trombon Çalgıcısı / J.Thompson
  4. Azra Dayıoğlu – Melodi, Vals / E.Tufan
  5. Deniz Kaplan – Yakarış
  6. Halil Aras Bozkaya – Senden Daha Güzel / Duman
  7. Eren Özden – Old Mc Donald / J.Thompson
  8. Zeynep Duru Keser – Hasta La Vista / Janet Voot
  9. Kerem İnan – Düşmeden Dağa Tırmanalım / J.Thompson
  10. Su Yüceyaltırık – Allegro / Suzuki Eşlik: Şeyma Yürekir
  11. Arda Sert – Arabesk
  12. Sena Demir – Evde / H.Lichner
  13. Simge Karagözoğlu – Das Warden, Santa Lucia / Eşlik: Kamuran Terzioğlu
  14. Ela Özbaş – Swans on the Lake / J.Thompson
  15. İklim Keleş – Saint Nicolas / R. Schmcnn
  16. Bahar Eker – Nina / Eşlik: Reşat Tokatlı – Can Başarır
  17. Ezgi Baytöre – Elastic Heart / Eşlik: İdil Deniz Bakır
  18. Doğa Atakanlı – Hurt, Sweet Talker / Düet: Ezgi Baytöre /Eşlik: Erkan Başa – İdil Deniz Bakır
  19. Tan Onur – Tan’ın Bestesi, Yan Tiersen
  20. Ceren Kaya – Moonlight Sonata 1.Movement – Aria / J.S.Bach
  21. Alp Deniz – Menuet G Minör / J.S.Bach
  22. Aysu Serindağ – La Vien Rosa / Eşlik: Reşat Tokatlı
  23. Bengisu Özcan – O Cessate Di Piagarmi / Eşlik:Reşat Tokatlı
  24. Zeynep Ceylin Günenç – Serenat / M.Eckstain
  25. Jbid Göktaş – Nocturne No:20 in C # Minör / F. Chopin
  26. Eliz Canse Göysal – Prelude in E min op:28 No:4 / F. Chopin
  27. Rüya Yıldız – Ünzile, Fly me to the moon, All of me / Eşlik: Erkan Başa
  28. Sibel Özcan – Sabahın Seherinde / Eşlik: Reşat Tokatlı
  29. Aysu Serindağ – Le Banquet / Y. Tiersen
  30. Erhan Karakaya – Biraz Ayrılık, Gelsende Anlatsan / Orkestra
  31. Atacan Apaydın Ah Bu Ben, Kupa Kızı Sinek Vale / Eşlik: Emirhan Gül
  32. Özer Açar – Talk Try To Me
  33. Alp Kavaklı – Melodi / A.Burkard
  34. Ege Bedirli- İstanbul
  35. Emre Çetinkaya – Coyote Kisses
  36. Halil Aras Bozkaya – Seven Nation Army
  37. Atilla Pazarlı – Senden Daha Güzel /Duman
  38. Ayla Altunlu- Game Of Thrones Soundtrack / Eşlik: Kamuran Terzioğlu

EĞİTMEN KUARTET

BAĞLAMA

Murat Hasgün

ERBANE

Hüseyin Man

PİYANO

Reşat Tokatlı

BAS GİTAR

Can Başarır

ESERLER

Evlerinin Önü Mersin

Pınar Başından Bulanır

EĞİTMEN ORKESTRASI

PİYANO

Cem Cücenoğlu

KEMAN

Reşat Tokatlı-Şeyma Yürekir

FLÜT

Volkan Demirler

AKORDEON

Kamuran Terzioğlu

ELEKTRO GİTAR

Özdemir Kalyoncu

BAS GİTAR

Can Başarır

BATERİ

Hüseyin Man

VOKAL

Erkan Başa

ESERLER

Libertango

Gibi Gibi

Ben Böyleyim

28 HAZİRAN 2015 BALE PROGRAMI ÖĞRENCİ VE EĞİTMEN LİSTESİ

NAR SANAT ÖĞRENCİLERİ

  1. ÇİÇEK HALİLOĞLU
  2. ÖZNUR NALÇALAN
  3. DAMLA SALKAYA
  4. ELİF NİL ASLAN
  5. BEGÜM BUDAK
  6. AYLİN ECE TÜRK
  7. DERİN ARMİNA TUNCEL
  8. CEMRE DURU ÖNGÜC
  9. EFTELYA KISACIK
  10. IRMAK ÇELİK
  11. EYLÜL EBRAR ATASEVEN
  12. ZEYNEP TABO
  13. İREM TABO
  14. İPEK KIRALI
  15. ZEYNEP SU BARLAS
  16. NİL UZUN
  17. DEFNE CİNKÖSE
  18. BERRİN SUBRA DÜLGER
  19. NAZLI AYTAR
  20. ALİSİYA ALTUNOĞLU
  21. MELEK NAZ ELİKIRAN

CİMNASTİK GRUBU

  1. DİLAY NUR GÜLER
  2. CELİN TÜRK
  3. ASYA ÇAVDAR
  4. ALİZE NAZ ORAL ERKAYA
  5. SAHRA SOLAKOĞLU
  6. CEMRE TORAMAN
  7. EYLÜL ŞENTÜRK
  8. ECE SU TEMEL
  9. İPEK KURALAY
  10. ŞİMAL TURHAN
  11. SELİNA AVİNCAN
  12. ECE UZUN
  13. ZEYNEP ÇAKIR
  14. ELVİN NEHİR AYTÜRK
  15. ELİF IRMAK ASLAN

TEMEL GRUP

  1. ZEHRA GARİP
  2. DEFNE UYSAL
  3. SELEN CAN
  4. ZEYNEP ECE GÖKTÜRK
  5. EDA EŞİYOK
  6. GİZEM CAN
  7. DALİYA CİRİT
  8. ADA TÜLÜN
  9. DURU NAZ ÖZDEK
  10. DURU KOÇAK
  11. ÇİÇEK HALİLOĞLU
  12. ÖZNUR NALÇALAN
  13. DAMLA SALKAYA
  14. ELİF NİL ASLAN
  15. BEGÜM BUDAK
  16. AYLİN ECE TÜRK
  17. DERİN ARMİNA TUNCEL
  18. CEMRE DURU ÖNGÜC
  19. EFTELYA KISACIK
  20. IRMAK ÇELİK
  21. EYLÜL EBRAR ATASEVEN
  22. ZEYNEP TABO
  23. İRAM TABO
  24. İPEK KIRALI
  25. ZEYNEP SU BARLAS
  26. NİL UZUN
  27. DEFNE CİNKÖSE
  28. BERRİN SUBRA DÜLGER
  29. NAZLI AYTAR
  30. ALİSİYA ALTUNOĞLU
  31. MELEK NAZ ELİKIRAN
  32. BİLGE KOCACENK

28 HAZİRAN 2015 TİYATRO PROGRAMI ÖĞRENCİ VE EĞİTMEN LİSTESİ

Yazan ve Yöneten

Esin Karakaya

Müzik

Reşat Tokatlı

Can Başarır

Dekor & Kostüm

Hale Şakar Ürkmezgil

Ses / Işık

Halis Bayraktaroğlu

Oyuncular 

Açine Özcan

Armağan Korucu

Atilay Esen

Ayla Altunlu

Burcu Yiğit

Damla Yücel

Doğukan Yiğitler

Ece Evler

Ekin Numenore

Gabriela Özcan

Halil İbrahim Tütüncü

Hasan Derya

Işıl Ersoy

Mert Gumru

Merve Kohserli

Sedat Cevrioğlu

Zeynep Gursoy

Hiçbir başarı tesadüf değildir. Nar Sanat öğrencilerinin başarısı…

caner bahadır

Sanat eğitimi konusunda kalitesini ispatlamış olan Nar Sanat Eğitim Kursu, lise güzel sanatlar sınavlarına hazırladığı iki öğrencisi ile başarısını bir kez daha perçinledi.

caner Bahadır

Nar Sanat Bağlama öğrencisi Caner Bahadır

Nar Sanat Eğitim Kursu Bağlama öğrencisi Caner Bahadır, Beylikdüzü Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi‘ni başarıyla kazandı.

Başarıyı her alanda ödüllendiren Nar Sanat, derslerinde gösterdiği başarıyla kendisini ispatlamış olan Caner Bahadır‘a hak ettiği gibi burs vermiş, eğitimini kesintisiz ve başarılı bir şekilde tamamlamasını sağlamıştır.

Eğitimini Nar Sanat Eğitim Kursu Bağlama eğitmeni Murat HASGÜN‘den alan Caner, eğitmeninin özverili ve titiz çalışmaları sonucu hedeflediği lise olan Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi‘nin yetenek sınavlarına girmiş ve kendisinden bekleneni yaparak sınavı başarıya geçmiştir.

Caner Bahadır ayrıca şan eğitimini Erkan Başa‘dan, solfej eğitimini Şeyma YÜREKİR‘den aldı ve bu eğitimleri de başarıyla tamamladı.

Öğrencimizin güzel sanatlar lisesine hazırlanmasında katkısı olan başta Bağlama eğitmeni Murat HASGÜN olmak üzere tüm eğitmenlerimize teşekkür ediyoruz.

Elbette Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi Resim bölümü sınavlarına hazırlanan Başak Burcu ERGETİR‘i unutmuyoruz. Resim öğretmenimiz Ezgi BAYTÖRE ÖKTEN’nin yoğun ve başarılı eğitimi ile hazırladığı öğrencimiz Başak Burcu ERGETİR Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi’ni 2. sıradan kazanmıştır. Elbette Ezgi BAYTÖRE ÖKTEN Öğretmenimiz olmak üzere öğrencimiz Başak Burcu ERGETİR’i de kutlar ve teşekkür ederiz.

 

Nar Sanat Bale ve Cimnastik grubu 6. Nar Çiçekleri Festivalinde

bale dersi nar sanat

1 yıldır eğitimlerine devam eden minik Bal ve Cimnastik öğrencileri 6. Nar Çiçekleri festivali kapsamında bu akşam Yunus Emre Kültür Merkezinde…

Bir yıl boyunca disiplinle çalışarak sene sonuna hazırlanarak ve resimlerde de gördüğünüz sahne provalarında büyük gayret sarf eden miniklerimiz. Artık gösterilerine hazırlar.

Bakırköy’ün enbüyük sanat merkezi olmasının gururunu yaşayan Nar Sanat pek çok dalda olduğu gibi Bale ve Cimnastikte de öğrencilerinden grup duyuyor. Pek çok konuda ilçemizde ilkleri yaşatan Nar Sanat Bale Eğitmeni Anna ALTUNOĞLU VE Cimnastik Eğitmeni Anna USOVA eşliğinde ilk kez M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu çatısı altında 3 Boyutlu bale gösterisi sunacak.

Rahatsızlanıp gelemeyen veya erken tatil dolaysıyla katılamayan öğrenci ve velilerimize bir daha ki dönem de birlikte olacağımızı hatırlatır, özellikle katılamayan minik öğrencilerimizin üzülmemesini çünkü onları çok sevdiğimizi bilmelerini isteriz.

Bale ve Cimnastik gösterimizle 6.Nar Çiçekleri Festivalimiz sona erecektir. Bir sonraki etkinlikle görüşmek dileğiyle. Sanat ve sevgiyle kalın. “Hep Sanat, Nar Sanat”

Gösteriye katılacak öğrencilerimizin adları şöyle.

NAR SANAT

  1. ÖYKÜ MOTOR
  2. SİM DORA SARAÇOĞLU
  3. DURU ADA OLGUN
  4. DURU SUSUZLU
  5. DURU DERİN ELÇİ
  6. YAĞMUR DURU
  7. ECRİN KÖSE
  8. BEREN ESENDEMİR
  9. BERRİN MEYRA DEĞİRMENCİ
  10. EMİNE MASAL YILDIZ
  11. İDİL ÖZTÜRK
  12. AYKA IWATA
  13. İREM RÜYA USTURA
  14. DEFNE DEMİRALAY
  15. DURU MELEK DUMAN
  16. FULYA DEFNE BUĞDACI
  17. NEHİR DAYSAL
  18. SILA KARTAL
  19. İREM CEYDA AKKAYA
  20. NERGİS SUDE HANTOF
  21. DENİZ ÜTEBAY
  22. EZGİ KIZILAY
  23. İNCİ LENA DOĞRU
  24. ELİF YADE KILIÇ
  25. SUDE SARIÇOĞLU
  26. MUHTEREM EYLÜL YÜKSEL
  27. NİSA DİDE ÇOŞAN
  28. ZEYNEP ECE SAYAN
  29. DURU ATAN
  30. SELİNA YILMAZ
  31. SERRA BİROL
  32. NİL DEMİRCİOĞLU
  33. GİZİL ÖNEL
  34. ASYA SEVİNÇ
  35. NEHİR ÜNSAL
  36. ZEYNEP DENİZ SOĞUKBULAK
  37. SİMAY BİRDAL
  38. DURU ELİBOL
  39. NEHİR KURUMAHMUT
  40. BUSE KAYA
  41. IRMAK DOĞRUEL
  42. ANGELİNA LALİN AMSELLEM
  43. NEHİR NARİN
  44. ELA AKANSU
  45. CEYDA TÜTER
  46. ZEYNEP İDİL ASLANTAŞ
  47. HİRANUR ATMACA
  48. GÜNEŞ ŞAYİR

CİMNASTİK GRUBU

  1. DİLAY NUR GÜLER
  2. CELİN TÜRK
  3. ASYA ÇAVDAR
  4. ALİZE NAZ ORAL ERKAYA
  5. SAHRA SOLAKOĞLU
  6. CEMRE TORAMAN
  7. EYLÜL ŞENTÜRK
  8. ECE SU TEMEL
  9. İPEK KURALAY
  10. ŞİMAL TURHAN
  11. SELİNA AVİNCAN
  12. ECE UZUN
  13. ZEYNEP ÇAKIR
  14. ELVİN NEHİR AYTÜRK
  15. ELİF IRMAK ASLAN

TEMEL GRUP

  1. ZEHRA GARİP
  2. DEFNE UYSAL
  3. SELEN CAN
  4. ZEYNEP ECE GÖKTÜRK
  5. EDA EŞİYOK
  6. GİZEM CAN
  7. DALİYA CİRİT
  8. ADA TÜLÜN
  9. DURU NAZ ÖZDEK
  10. DURU KOÇAK
  11. ÇİÇEK HALİLOĞLU
  12. ÖZNUR NALÇALAN
  13. DAMLA SALKAYA
  14. ELİF NİL ASLAN
  15. BEGÜM BUDAK
  16. AYLİN ECE TÜRK
  17. DERİN ARMİNA TUNCEL
  18. CEMRE DURU ÖNGÜC
  19. EFTELYA KISACIK
  20. IRMAK ÇELİK
  21. EYLÜL EBRAR ATASEVEN
  22. ZEYNEP TABO
  23. İRAM TABO
  24. İPEK KIRALI
  25. ZEYNEP SU BARLAS
  26. NİL UZUN
  27. DEFNE CİNKÖSE
  28. BERRİN SUBRA DÜLGER
  29. NAZLI AYTAR
  30. ALİSİYA ALTUNOĞLU
  31. MELEK NAZ ELİKIRAN
  32. BİLGE KOCACENK

 

 

 

43. İstanbul Müzik Festivali Bugün Başladı

43. istanbul müzik festivali

istanbul-muzik-festivali600’e yakın sanatçı eserleriyle İstanbul gecelerini daha anlamlı kılacak. O halde, İstanbul’u dinlemenin tam vakti…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 43. İstanbul Müzik Festivali, yarın akşam gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseriyle başlıyor. “Kültürel Manzaralar” temasıyla 29 Haziran tarihine kadar aralarında Yuri Bashmet, Fazıl Say, Gidon Kremer, Yuja Wang, Magdalena Koená, Emmanuelle Haïm ve festivalin bu yılki Yerleşik Konuk Orkestrası Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’in de bulunduğu 600’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı Aya İrini Müzesi ve Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall gibi İstanbul’un 12 farklı mekânında ağırlayacak.

Festivalin mihenk taşlarının festival heyecanlarını ve festivalden beklentilerini sorduk. İlk olarak da İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’ın kapısını çaldık.

‘YILDIZ İSİMLERDEN ÇOK, İÇERİK ÖNEMLİ’

-Festival denince akla artık ilk olarak İKSV geliyor. Özellikle de İstanbul Müzik Festivali. Sizce uzun soluklu festival olmasının ardında ne var?

İstanbul Müzik Festivali’nin 43 yıldır hem sanatçılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edilmesinin ve uluslararası alanda etkisini artırabilmesinin sırrı, yaratıcı programları, seyirciyi şaşırtabilmesi, sürekli yenilik peşinde koşması ve dünyada klasik müzikte olan gelişmeleri çok yakından takip edebilmesinde yatıyor. Bugün Türkiye’de pek çok özel kurum, klasik müziğin en büyük isimlerini sunabiliyor. Festivalin farkı burada ortaya çıkıyor. Bizim için artık ‘yıldız isim’lerden çok, projenin içeriği önemli. Bir festivalin en önemli görevi, sanatçılar ve projeleri için yaratıcı bir platform oluşturmaktır. Bir festival sanatçılara hayal kurabilecekleri yaratıcı bir ortam sağlamalı, hatta bir adım ötede yaratıcı anlamda riskler alabilmeleri için bir platform oluşturabilmeli. Seyirciler açısından baktığımızda ise, öncelikle onlar için bu festivalde nasıl sıra dışı ve özel anlar yaratabileceğimizi göz önünde bulundururuz. İstanbul Müzik Festivali olarak dinleyicilerimize mümkün olduğunca çeşitli yenilikler içeren ve sürprizlerle dolu anlar yaşatmayı, dağarcıklarına yeni eserler kazandırarak kimi zaman onları konfor alanlarından çıkarmayı ve özel anlar yaratmayı amaçlıyoruz.

-Bu yılki tema epey derin ve müzikseverler tarafından merakla bekleniyor. “Kültürel Manzaralar”ı etkinlik boyunca katılımcılar nerelerde yakalayacak?

Festivalin başından sonuna kadar pek çok “Kültürel Manzara” karşımıza çıkacak. İlk olarak müzikseverlerin kaçırmaması gereken günümüzün en büyük kemancılarından Gidon Kremer ve Kremerata Baltica’nın 1 Haziran tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde sunacakları “Rus ve Amerikan Mevsimleri” konserini saymak istiyorum. Astor Piazzolla’dan Philip Glass’a ulaşan muhteşem bir konser programı ve arkada gösterilecek olan özel video projeksiyonu kaçırmamalarını tavsiye ederim. Seyirciler için gerçek bir deneyim olacak bu konser. Tabii bunun dışında Angela Hewitt’den “İspanyol Manzaraları”, Alliage Quartet’ten “Paris Dans Ediyor” konseri, Schubertiade, Franz Liszt Oda Orkestrası, Borodin Quartet, Kim Kashkashian konserleri dünyanın pek çok yerinden manzaralar sunacak bizlere.

-İKSV her yıl çıtayı yükseltiyor. Genç müzisyenlere de el uzatıyor. Bu festivalin bir de misyon sırtlandığını düşünebiliriz sanırım.

Genç müzisyenler bizler için çok önemli, bu ülkenin geleceği onlar. Bu nedenle 9 yıldır festivalin açılış konserlerini ülkemizin gelecek vaat eden genç müzisyenleriyle gerçekleştiriyoruz. Bu yıl açılış konserinde dinleyeceğimiz genç piyanist Can Çakmur, gerçekten özel bir yetenek. Aynı zamanda her yıl festival genç solistini sunan projemiz var. Bu yıl genç solistimizi flüt dalında seçtik. Bengisu Kömürcü Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası eşliğinde ilk kez festival izleyicileriyle buluşacak. Tabii Barış İçin Müzik Orkestrası’nı da unutmamamız gerekir. Onlar da küçük topluluklarıyla festival süresince konser öncesi etkinliklerimizde yer alacak.

NEREDE? NE ZAMAN?

29 Haziran’a kada rsürecek. 43. İstanbulMüzik Festivali programına ve biletlerine muzik.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

SAYILARLA MÜZİK FESTIVALİ

-Festival 42 yılda 3 bine yakın etkinlik gerçekleştirdi.

-Bu yıl yaklaşık 25 bin seyirciye ulaşacak.

-İstanbul Müzik Festivali gençleri desteklemek ve müziğe teşvik etmek amacıyla, 2007 yılından bu yana festivalin açılış konserlerinde genç müzisyenlere programında yer veriyor.

-Aynı şekilde İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılında (2012), geleceğin sanatçılarının yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla, vakfın kurucuları arasında yer alan ve Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıda bulunan Aydın Gün anısına başlattığı teşvik ödülü, her yıl klasik müzik alanında bir gence veriliyor.

-İKSV, Barış İçin Müzik Vakfı’nın gelişimine, uluslararası arenada yer edinmesine ve sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar yürütecek; destekçi arayışı, iletişim çalışmaları ve organizasyona yönelik konularda da 2013 yılından beri kurumsal partnerliğini üstleniyor.

PROF. FİLİZ ALİ: BEREZOVSKY’NİN KONSERİ KAÇMAMALI

İstanbul Müzik Festivali Onur Ödülü’ne layık görülen Prof. Filiz Ali ödülünü yarın akşam alacak. Ali’den konserlerde en ön sıralarda olacağı, heyecanla beklediği konserleri aldık.

“Ödülü aldığımı duyduğumda benim için büyük bir sürpriz oldu. Ödül alma amacıyla değil, içtenlikle yaptığım ve bu nedenle ödüllendirildiğim için çok mutlu oldum. İKSV tarafından verilmesi benim için ayrıca anlamlı. Kurucularını da yakinen tanırım. İstanbul Müzik Festivali sayesinde dinleyebileceğimizi ummadığımız müzisyenler getirildi. Eskiden kaliteli müziğe ulaşmak gerçekten çok zordu.

Yaşam boyu başarı ödülü alacak olan Borodin kuarteti ile son zamanların en ilgi çeken piyanistlerinden Berezovsky’nin konserine gitmeyi çok istiyorum. Tabii AIMA Festival Orkestrası’nın Alexander Rudin ve Julian Milkis ile verecekleri konser de çok önemli. Ermeni bestecilerin eserlerinin de yorumlanacağı Kim Kashkashian & Peter Nagy konserine de gitmeyi çok isterim.”

ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİN 100. YILI ŞEREFİNE

43. İstanbul Müzik Festivali, besteci, keman virtüözü ve şef Hasan Niyazi Tura’ya festival tarafından sipariş edilen “Şehidin Türküsü” eserinin dünya prömiyeriyle başlayacak. Tura şöyle diyor: “Festivalde dinleyicilerin duyacağı ilk notaların bestecisi olmak heyecan verici. İKSV’nin Çanakkale muharebelerinin 100. yılı şerefine bir eser ısmarlaması ve ortaya çıkan yeni eserimde Çanakkale gazisi büyükbabam Mustafa Niyazi Tura’nın, söz ve müziğini yazdığı türküsünü bir aile yadigârı olmaktan daha ileriye taşımam tarifi zor ama çok güzel duygular.”

“GENÇLERE BÜYÜK SALONLARDA ÇALMA İMKANI VERİLİYOR”

Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında eğitimlerini sürdüren 24 yaş altı flütçüler arasından Bengisu Kömürcü festivalde konuk olmaya hak kazandı. 22 yaşındaki Kömürcü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası ve şef Antonio Pirolli ile aynı sahnede olacak. İleride eğitimci olmak isteyen Kömürcü, “İstanbul Müzik Festivali’nin çok dolu bir tarihi var. Her zaman önemli müzisyenleri ağırladı, bu sene de öyle olacak. Biz gençlere de yer veriliyor olması çok anlamlı. Çünkü maalesef bugün ülkemizde büyük bir kitleye haber verip, böyle salonlarda çalma imkânımız yok. 20 Haziran’daki konserim için de çok heyecanlıyım. Bunu bir başlangıç olarak görüyorum. Gelişmeye devam etmeyi ve ileride öğrenci yetiştirmeyi hedefliyorum” diyor.

PİYANİST ANGELA HEWİTT: BENCE HER ŞEY HARİKA OLACAK

“1700’lerde Domenico Scarlatti’nin yazdığı sonatlarının yanı sıra Albeniz’in süiti, Granados’un dansları ve Falla’nın fantezilerini çalmak ve dinlemek ilginç ve etkileyici bir deneyim. Bu isimler fevkalade eserler yazdı ve piyanistlerin neler yapabileceğini gözler önüne serdi. Bu konser için ben de çok heyecanlıyım. İstanbul’da birkaç kere çalmama rağmen İstanbul Müzik Festivali benim için ilk olacak, bu yüzden çok heyecanlıyım fakat bence harika olacak! Umarım dinleyiciler de memnun kalır.”

GABOR BOLDOCZKİ: YENİ TROMPET KONÇERTOLARI GEREK

“İstanbul’un görkemli Osmanlı saray ve bahçelerinin yanı sıra gece hayatı etkileyici. Fazıl Say ile birkaç kere çaldım, harikaydı. Gülsin Onay ile yeni bir müzikal işbirliği gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Yakında İstanbul’a yeni trompet konçertoları getirmek istiyorum.”

Kaynak: Habertürk

Eniyi 10 fotoğrafçı İstanbul’da toplanıyor

“Dünyanın En İyi 10 Fotoğrafçısı” listesinde yer alan isimler fotoğrafçılık fuarı “Photo Digital” için İstanbul’da bir araya gelecek

en-iyi-fotografçıları

Türkiye’nin en kapsamlı fotoğrafçılık fuarı Photo Digital bu yıl 2 – 5 Nisan 2015 tarihlerinde 6. kez sektörün tüm bileşenlerini ve uzmanlarını bir araya getirecek.

2 yılda bir düzenlenen fuar; pazara yeni giren mağazalar, farklı satış kanalları ve yeni fotoğraf teknolojilerine dair gelişmelerin ilk kez sergilenmesi ayrıcalığıyla fotoğrafçılar için en değerli platform olma özelliğini 2015’te de sürdürecek. Fuarın en belirgin farklılığı ise Uluslararası platformdan workshop için ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek olan ödüllü fotoğrafçılar…

Photo Digital kapsamında 12 yabancı 5 Türk eğitmen ile daha önce yapılmamış bir seminerler zinciri düzenlenecek. Work Shop için Amerikan Foto Dergisinde dünyanın en iyi 10 fotoğrafçısı arasında yer alan David Beckstead; WPPI’da 2 Grand Ödül kazanan ilk Asyalı fotoğrafçı Cm Leung; Cinematographer Bojan Mitkovski; düğün fotoğrafçılığında dünya markası olan Polonya’dan Grzegorz Placzek; Devlet Bakanının fotoğrafıyla dünyadaki en prestijli düğün fotoğrafçılığı kuruluşu olan WPPI’da baskı yarışmasında 1.ödülü alan Lito Sy gibi çok önemli isimler yer alıyor.

“PHOTO DİGİTAL” AVRUPA’DA İKİNCİ

Photo Digital Proje Koordinatörü Ümit Çelik: “Bu yıl 6. kez gerçekleştirdiğimiz Photo Digital yeni teknolojilerin tanıtılması adına önemli bir boşluğu dolduruyor. Sektörün önde gelen markalarının ve tedarikçilerinin en son ürünleri ve teknolojileri sergileyecekleri Photo Digital Fuarı; amatörden profesyonele fotoğrafçılık, dijital görüntüleme ve baskı sistemleriyle ilgilenen herkesi buluşturacak. Messe Stuttgart Ares Fuarcılık tarafından 6. kez düzenlenen fuar Yeşilköy’de CNR Expo Fuar Merkezi’nde 160’in üzerinde stant yer alacak. Almanya’daki Photokina Fuarı’ndan sonra alanında Avrupa’nın en önemli ikinci fuarı niteliğindeki Photo Digital iş birlikleri ve satın alma anlaşmalarının zirve yaptığı bir alan. Messe Stuttgart’ın 42 ülkedeki temsilcilikleri vasıtasıyla yapılan tanıtımlar sonucu dünyanın her yerinden ziyaretçilerin de beklendiği fuarımızda yeni bağlantılar edinmek isteyenler, buradan mutlu ayrılacaklar. Photo Digital önümüzdeki dönemde sektörün yönünün belirlenmesi açısından da büyük önem taşıyor”

Amerika, Makedonya, Polonya, Romanya, Hong Kong, Ukrayna, Filipinler’den gelecek olan Dünyanın En İyi 10 Fotoğrafçısı listesinde yer alan isimler ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Düzenlenecek workshopta ziyaretçiler teorik ve uygulamalı eğitimler alacak.  10.000 m2lik çekim alanı ve 8 manken ile katılımcıların fotoğrafları aynı zamanda MPA CEO’su Clare Louise tarafından birebir değerlendirilecek.

Kaynak :haberturk.com

Dünyanın en şaşırtıcı eğitim sistemine sahip ülke : Finalandiya

”… Finlandiyalı çocukların okul yaşamı, Finlandiya’nın bizzat uygulamakta olduğu gençlik ve eğitim politikalarının sonucudur; PISA testlerinin değil. Fin eğitim sisteminde okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar sosyal bilimler, görsel sanatlar, spor ve pratik becerilerin geliştirilmesi de önemli. Finli çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Finli öğretmenler de, ebeveynler de matematik ve ya fen derslerindeki soyut kavramları öğretmenin en iyi yolunun müzik, drama ya da spor uygulamaları olduğunu düşünür. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan bu denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formülüdür. PISA testleri, okul yaşamının çok önemli olan bazı kıstaslarını değerlendirme dışında bırakıyor.”  diyor  Pasi Sahlberg.

finlandiya ve eğitim

 

Düşük maliyetler, kısa okul saatleri, ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

finlandiyada ders

 

-1-

Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

-2-

Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret.

Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle.

-3-

Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

-4-

Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

-5-

Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip. Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

-6-

Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor.

-7-

Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

-8-

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.

Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

-9-

Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok daha düşük.

Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.

Kaynak: Eğitimpedia

Özgüvenli çocuklar yetiştirelim derken bir yerlerde hata mı yaptık?

Nerede yanlış yaptık da özgüvenli yetiştirmeye çalıştığımız bu çocuklar ‘depresif’ veya ‘narsistik’ gençler oldular? Anlaşılan özgüveni yanlış yorumladık ve çocuklarımıza yanlış bir şekilde aşıladık.

gençlik

Çocuklarımızı özenle yetiştirdik. Hem de yeni bir eğitim anlayışı ile… Onları eleştirmemeye özen gösterdik. Başaramadıkları şeyleri hiç vurgulamadık.

‘Kendine inan! Sen özelsin! Her şeyi başarabilirsin; Yeter ki iste! ‘ sloganları ile büyüttük. ‘Düşlerini takip et!’, ‘Kurallara uyma, neyle mutlu oluyorsan onu yap!’, ‘Kendine inan ve kendin ol!’ gibi mesajları sadece eğitim sistemimizde değil, aynı zamanda filmlerde, kitaplarda ve müziklerde de konu ettik.

Toplumsal kurallar yıkıldı ve adeta birey doğdu. Kendi yapabilecekleri konusunda fazlasıyla iyimser olarak yetişen bu çocuklar genç oldular.

Bu gençler başaracaklarından çok eminler. Ne isterlerse elde edebilecek güçleri olduğuna fazlasıyla inanıyorlar. Kendilerine fazlaca odaklanıp, diğer insanların bakış açılarını düşünmekte zorlanıyorlar. İyi şeyleri hak ettiklerine ve üstün olduklarına inanıyorlar.

Eşsiz insanlar olduklarını düşünüyorlar. Hepsi lider özelliklerine sahip, popüler olmayı çok önemsiyorlar.

İçedönükleri ‘ezik’ olarak isimlendiriyorlar ve ezik görünmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Kendilerinden beklentileri o kadar artmış durumda ki; pek çok alandaki istekleri sektörel ihtiyacı aştı. Çok ünlü olmak, çok para kazanmak, standartları yüksek bir hayat sürmek hepsinin ortak hedefi oldu. Neredeyse hepsi lisansüstü, doktora istiyorlar ama hepsi yapamıyorlar. Çok yüksek maaşlarla çalışmayı hedefliyorlar ama pek çoğu uzun ve zorlu eğitimlerinin sonunda beklentilerine ulaşamıyorlar. Öylesine rekabet dolu bir ortamda büyüdüler ki, ortalamanın biraz üstü bir standarta sahip olabilmek için iki üniversite bitirmeleri, birkaç yabancı dil bilmeleri gerekiyor.

10348292_959632967398265_1853046937567714509_n

Beklentiler yaşam gerçekleriyle uyuşamıyor. Bir şekilde hedeflerine ulaşmış gibi gözüken azınlık ise, işyerlerinde eski nesil tarafından yadırganıyor. İş görüşmelerinde ilk soru olarak ne maaş alacaklarını soruyorlar. Hiyerarşiden hoşlanmıyorlar. Otoriteyi sorguluyorlar. Üstleri ile arkadaşları gibi konuşuyorlar. Eleştiri kabul etmiyorlar. Rahat giyimleri ve tavırları ile yadırganıyorlar. Belirlenmiş çalışma saatlerinden hoşlanmıyorlar. Sonuçta işyerlerinde yadırganıyor, eleştiriliyor ve mutsuz oluyorlar.

Bu durumda diğerlerini kendi ihtiyaçlarını karşılayan bireyler olarak gören bu gençler, işler istedikleri gibi gitmeyince de kolaylıkla saldırganlaşabiliyorlar. Sonuçta şişirilmiş egolar çoğu kez bir balon gibi sönüyor. 

Yeni nesil savaş, kıtlık gibi ciddi travmalara maruz kalmadı. Aksine bilgisayar, cep telefonu, hazır gıda sektörü, elektronik ev aletleri, hızlı ulaşım araçları gibi gündelik yaşamı çok kolaylaştıran icatlarla yaşamları daha kolaylaşarak büyüdür. Daha huzurlu olmaları beklenirken, tam tersine kendilerinden başka şeylere çok az zaman ayıran bu özgür gençlerin yaşam karşısındaki hayal kırıklıkları ise  çok derin. Başarısız olan her deneyimi egolarına aldıkları derin yaralar olarak algılayan bu gençler depresyonla başetmek zorunda artık.

Peki nerede yanlış yaptık da özgüvenli yetiştirmeye çalıştığımız bu çocuklar ‘depresif’ veya ‘narsistik’ gençler oldular? Anlaşılan özgüveni yanlış yorumladık ve çocuklarımıza yanlış bir şekilde aşıladık. 

Gerçekten özgüvenli olan kişilerin ilişkileri çok iyidir. Çünkü sadece kendilerine odaklanmazlar. Karşılarındaki bireylerin duygularının farkına varırlar, ihtiyaçlarını önceden kestirirler. Sevilirler ve severler. Başkalarının ihtiyaçları için gerekli durumlarda taviz verirler. Kendilerini çok iyi tanırlar. Güçlü yönlerini bildikleri gibi, zayıf yönlerinin de farkındadırlar.

Bizlerse, özgüveni geliştirelim derken narsizmi körükledik. Özgüven hem kendine hem diğerlerine saygı duymayı gerektirirken, söylemlerimiz ve eğitim felsefemizle sadece kendine odaklı bireyler yetiştirdik. İlişkilerinde bile kendi amaç ve hedeflerine aracı olacak kişilerle ilişki kurdular. İlişkileri istedikleri amaca hizmet etmediğinde ise saldırganlaştılar. Suçladılar. Gerçekten sevemediler.

Özgüven olumlu ve olumsuz her türlü özelliğimizi tanımak ve buna göre ilerlemekten beslendiği halde, sadece olumlu özelliklerine odaklanan ve kendilerini gereğinden fazla önemseyen bireyler yetiştirdik. Bundan sonraki eğitim felsefemizi, gerek okullarda gerekse aile içinde oluştururken özgüven konusunu doğru yorumlamaya dikkat etmeliyiz. Hedefimiz hem olumlu hem olumsuz özelliklerini çok iyi tanıyan, beceriksiz oldukları konuları da kabullenerek yeri geldiğinde dile getirebilen, empati kurabilen, sevebilen, toplumun ortak yaşam gereği kabul ettiği kurallardan ürkmeyen, saygılı olmayı demode bulmayan bireyler yetiştirebilmek olmalıdır.

Gerçek yaşamın sınırlı fırsatları, eleştiren yapısı, çoğu kez mütevazi koşulları ‘çok önemli bireyler’ olduklarını düşünen bu gençlere aslında koca bir gruptaki ‘herhangi biri’ oldukları gerçeği ile yüzleştirmek gerekmektedir.

.
Dr. Olcay Güner

Kaynak : dunyayilar.org

Ses Eğitimi mi? Ses Katliamı mı?

Yurdumuzda son senelerde dizi film oyunculuğu ,amatör insanların tiyatro grupları kurarak oyun sergilemeleri, bunun yanında hayatını sesini kullanarak kazananlar (Şarkıcılar,politikacılar,öğretmenler,televizyon …

şan dersi

Yurdumuzda son senelerde dizi film oyunculuğu ,amatör insanların tiyatro grupları kurarak oyun sergilemeleri, bunun yanında hayatını sesini kullanarak kazananlar (Şarkıcılar,politikacılar,öğretmenler,televizyon sunucuları,din görevliler v.s.) seslerini iyi kullanmadıkları zaman seslerinin birkaç sene sonra hastalandığını , kullanılamaz hale geldiğini gördüler . Bir an evvel daha uzun sürede sağlıklı ,temiz , anlaşılabilir ,gür seslere kavuşmak için arayışlara girdiler. Önce doğru nefes alma ;arkasından da ses eğitimi . Böylece yeni bir sektör doğdu. Bu konuda usta eğitimci sayısı çok az olduğundan ortalık hiçbir eğitim almamış SES KOÇLARIYLA(!) dolmuştur.

Eğitim Fakülteleri Müzik bölümlerinde iki sene ses eğitimi görenler ( çoğu Eğitim Fakültelerinde öğretmen yokluğundan şan dersi toplu ders olarak görülür veya başka branş öğretmenleri girer), müzik kurslarından sertifika alanlar ve Konservatuarlarda şan (ses) eğitimini tamamlamamış öğrencilerin çok ucuz ücretlerle dershanelerde ses eğitimi hatta ses terapisi dersleri vermeye başlamaları; bunun yanında dershane sahiplerinin işi ucuza mâl etmek için insan sağlığını hiçe sayıp bu işe maalesef çanak tutmaları ; aylığı 200- 300 T.L. verilen bu derslerin ; bilinçsiz insanlarımıza cazip gelmesi ; bir müddet sonra yapılan bu yanlış eğitimlerin onarılması çok zor ses hastalıklarıyla karşılaşılmasına neden olmuştur.

coskun-nehir-2

COŞKUN NEHİR -İst. Dev. Operası Sanatçısı – Marmara Üniv. Atatürk Eğitim Fak. Müzik Böl. Öğ.Üyesi -Nar Sanat Eğitim Kursu, Ses Terapisti ve Şan Eğitmeni

Doğu illerinde hiç ses eğitimi almamış K.B.B. profesörünün ses eğitimi egzersizleri yaptırması, piyano çalan bir eğitmenin ‘’ Hocam ben çalıyorum öğrenci bağrıyor.Ben de paramı alıyorum . Bana ne sesinden ‘’ demesi. Kenarda köşede kalmış bir okuldan mezun olmuş bir müzik öğretmeninin veya bu öğretmenlerden 3-4 ay ders görmüş bir kursiyerin verdiği dersin ne kadar sağlıklı olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Sonra ne mi oluyor? Ortalık sesi hasta kişilerle doluyor .O zamanda internetten veya kitaplardan okudukları üç beş satırla sesinizi iyileştiririm diyen şarlatanlar devreye giriyor. Konserlere,operaya,sempozyumlara v.s. hiç gitmemiş kişiler bunlar.

Bir gün çok ünlü bir kanalda spikerlik yapmak isteyen ince sesli bir hanım bana telefon etti. ’’Hocam telefonunuzu ……… aldım . Sizle ses eğitimi çalışması yapmak istiyorum .Bir kaç ay sonra …. Kanalında haber spikerliğine başlayacağım. Sesimi çok ince buluyorlar , sesimin kalınlaşması gerekli bana yardım eder misiniz?’’dedi. Öğrenciyle yer ve zaman konusunda anlaşamadığımız için benimle çalışamadı ama son anda bana sorduğu soru beni bir hayli şaşırttı. ‘’ Hocam bana bir de ameliyatla sesimi kalınlaştıracaklarını söylediler. Siz ne dersiniz?’’ Bu soru karşısında şaşırdım kaldım.

İlk defa böyle bir şey duyuyordum. Elimden geldiğince telefonun karşısındaki kişiye yapacağı işin çok yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. Sonra bir daha hiç görüşmedik.

Eğitim Fakültesinde 3 (üç) senedir benim öğrencim gözüken ve hiçbir derse devam etmeyen bir öğrencimin İstanbul Küçükçekmece civarında bir kursta piyano, solfej ve şan dersi verdiğini söylersem bana ne derdiniz?
Sevgili okuyucularım ses eğitimi çok emek ister eğitim süresi ergenlik çağı (ses değişimi) bittikten sonra başlar ve en az 5(beş)- 6(altı) yıl sürer. Olgunlaşmaksa seneler alır. Kişinin öğretmenlik yapması için deneyim kazanması gereklidir. Bol bol başka sesleri dinlemesi , doğruyu yanlışı ayrıt etmesi , insan sesini çok iyi tanıması , ders verdiği kişinin psikolojik yapısını iyi bilmesi , standart bir şekilde değil ; kişiye göre ders yapması, mutlaka bireysel olarak öğrenciyle çalışması (toplu sınıf dersi yapılamaz.) gerekmektedir.

İnsan vücudu esas alındığında ; kişinin sizin anlattıklarınızı anlayıp ,onu vücuduna aktarabilmesi çok zordur. Onun için öğreticinin örneklemelerini çoğaltıp öğrencinin bunlardan birini algılamasını ve vücuduna tatbik etmesi ,gözlemlemesi gereklidir.Bunun yanında yorum konusuna eğiticinin çok dikkatli olması ve gene eğiticinin müzik kulağının çok iyi olması gereklidir.

Artık insan hayatında çok önemli bir yer alan ve insanın kişiliğini ortaya koyan ses eğitimi ; eğitimsiz kendini yenilemeyen sadece para kazanma tutkusu içinde bulunan , kendilerinin ses eğitimi olmayan ,pedagojik formasyondan uzak olan kişilerin eline bırakılmamalıdır.Öğrenilmesi ve öğretilmesi zaman ve sabır isteyen bir o kadar da zor olan bu işi öğretenler de bir parmağın sayıları kadar azdır.

Siz okuyucularıma tavsiyem sesinize sahip çıkıp eğitimine karar verdiğinizde mutlaka o bir parmağın sayıları kadar az olan eğitimcilerden birini bulmanızdır.

Saygılarımla…

COŞKUN  NEHİR

İST. DEV. OPERASI SAN. VE MARMARA ÜNİV. ATATÜRK EĞ. FAK. MÜZİK BÖL. ÖĞ. ÜYESİ.

Nar Sanat Kursu Ses Terapisti ve Şan Eğitmeni (Özgeçmiş İçin Tıklayınız)

Eğitmen ve Sanatçının sitesi için lütfen www.coskunnehir.com.tr tıklayınız.

 

Kaynak : bakirkoygazete.com

Türkiye’nin ilk restorasyon, arkeoloji ve müzecilik teknolojileri fuarı

arkeolojiTürkiye’nin ilk restorasyon, arkeoloji ve müzecilik teknolojileri fuarı Şubat ayında gerçekleşecek. Fuar, dünya çapında uzmanları ağırlayacak.

Oldukça uzun bir isme sahip yeni bir kültür fuarı yakında İstanbul’da meraklılarıyla buluşacak: ‘Heritage 2015 Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansları’. Lütfi Kırdar Uluslar arası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak olan fuarın tarihleri ise 5-7 Şubat 2015 olarak belirlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun destekleriyle düzenlenen organizasyonda, Türkiye’de ‘Kültürel Miras’ eğitimi-yönetimi, belgelemede yeni yöntemler, sergilemede ve teşhirde yeni araçlar, arkeolojide yeni teknikler, konservasyon ve restorasyon teknikleri, yeni uygulamalar ve müzecilik teknolojileri gibi ana başlıklar yer alacak.

Konferans ve eğitimlerin yanı sıra, film gösterimleri, sergiler, gezi programları ve küçük çaplı konserler de planlanıyor.

Öğrenciler, akademisyenler ve özel sektörde yatırımcı olarak bu alanlarda çalışanlar için önemli bir boşluğu dolduracak olan fuar aynı zamanda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı yürütülen kazılar için de farklı olanaklar sunacak.

Kaynak: Al Jazeera

Sizler istediniz; biz hazırladık ve 2-3 yaş Oyun Grubu çalışmalara başlıyor

Bildiğiniz gibi sanatın pek çok dalında ciddi ve akademik eğitim veren kursumuzdan talepler doğrultusunda çocuk  drama eğitimlerinin yanı sıra “oyun grubu “ içinde gelen yoğun taleplere kayıtsız kalamadık ve 2-3 yaş aralığı oyun grubu oluşturmaya başladık. Çocuk gelişimi ve drama uzmanı eğitmenimizin denetim ve katkıları ile gerçekleştirilecek “oyun grubu” çalışmaları hakkında biraz bilgi vermenin  yararlı olacağına inanmaktayız.

 oyun grubu 2- 3 yaş

Bildiğini gibi; pek çok semtte farklı isim ve anlayışla oyun grupları faaliyet göstermektedir. Fakat gelen taleplerden de anlaşılacağı üzere velilerimiz bunların pek çoğundan memnun olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü drama ve çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimi hakkında yeterli bilgi ve daha da önemlisi; yeterli deneyimi olmayan eğitmenler ile yapılan çalışmaların verimli olmadığı bir gerçektir.

Her şeyden önce “OYUN GRUBU” kavramı ile kastedilen çocukların sadece oyun oynamasını sağlamak değildir.

Unutulmamalıdır ki  oyun çocuklar için ciddi bir iştir. Çünkü çocuklar oyun oynarken hayatı tanır ve gerekli becerileri kazanırlar ve hayata hazırlanmaları, kişilik, motor hareketler, paylaşım v.b. pek çok konuda oyunun ciddiyetini anlamamıza yardımcı olabilir.

Çocuklar kendi yaşıtlarıyla birlikte olmaya ihtiyaç duyarlar.Şehir hayatında kendi sosyal alanlarını oluşturamayan çocuklar içine kapanık, utangaç,öz güveni eksik ya da bencil , saldırgan tutumlar sergileyen bireyler olmakla karşı karşıya kalmaktadırlar.

.Ailelerinden özellikle de annelerinden uzun süre ayrı kalmaları hayatlarını etkileyecek  olumsuz  izler bırakabilmektedir.Bu  sebeple okul adı altında 2-3 yaşlarında  ani kopuşlar  yaşamaları uygun değildir.Oyun grubu gerçekçi bir çözümdür.

Çünkü;

Oyun ve oyuncak çocukların yaşamı öğrenmesinde en önemli araçlardır. Yaş akranlarıyla birlikte oynayarak öğrenen çocuklar mutlu olurlar. Oyun grubu çocuğunuzun sağlıklı ve güvenli koşullarda, keşif yapmasına, deneyerek öğrenmesine yeni beceriler geliştirmesine olanak sağlar. Oyun gurupları sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işler. Amaç sosyalleşme sürecinde ona yeni beceriler ve bilgiler kazandırmaktır.

Bebeğimiz hareketlenmeye başladığı, etrafındaki değişiklikleri algılamaya ve bu değişikliklere tepki vermeye başladığında aslında artık bir oyun gurubuna katılabilir demektir.
Oyun özellikle dil gelişiminin yeni geliştiği 1,5 yaş civarında çocukların sözel olarak anlatamadığı ihtiyaçlarını ifade etmesine imkân tanır. Yaşıtlarıyla zaman geçirmesi ve sosyalleşmesi adına iyi bir araçtır. İşbirliği ve sorumluluk duygularının gelişmesini sağlar. Bedensel ve ruhsal olarak biriken enerjinin en uygun şekilde boşaltılması sağlayan oyun aynı zamanda hamur, kil ve boya araçları sayesinde okul döneminde gerekli olan el kaslarının gelişmesine yardımcı olur.

Çocuklar, sosyal açıdan kabul görmeyen duygularını oyun esnasında özgürce ortaya koyabilirler. Böylece yaşanılan tüm gerilimler oyun sayesinde azalmış olur. Kısacası oyun, çocukların sosyal, bedensel ve ruhsal gelişimleri açısından sahip oldukları en doğal hazineleridir.

Oyun Grubunun Amacı;

oyun-grubu-bakırköy
Yukarıda da belirtildiği gibi; Oyun grubunun temel amacı; çocuğun tam zamanlı bir okul öncesi eğitimine hem ruhsal, hem de zihinsel açıdan en sağlıklı şekilde hazır olmasını sağlamaktır.

 Oyun Grubu ile yapılacak çalışmalar

1-Serbest etkinlik

2-çember zamanı

3-kurallı oyun

4-sanat etkinliğinden

oluşan programımız 2-3 yaş çocukların sosyal ve duygusal,zihinsel,fiziksel,dil gelişimlerini desteklemek  amacıyla oluşturulmuştur. Çocuk oyun grubunun ihtiyaçları doğrultusunda zaman zaman  Anneler etkinliklere katılırlar ve okul öncesi eğitim uzmanımızdan danışmanlık alabilirler.

Amacımız sağlıklı ve güvenli koşullarda çocuklara yaşıtlarıyla oynama fırsatı tanımak, sosyalleşme becerilerini arttırarak, sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işlemektedir. 24 ile 35 ay aralığındaki gruplara özenle hazırlanmış bir eğitim-öğretim programı bulunmaktadır. Bu programda çocuğa yeni beceriler ve bilgiler kazandırmak, yeni kavramlar öğretmek, düşünme becerilerini geliştirmek ve motor gelişimlerini desteklemek genel hedeflerdir.

Oyun Grubunun Faydaları

» Çocuğunuz zeka gelişimi açısından gerekli olan değişik uyaranlarla dolu ortama gelir.
» Oyun grubu çocuğunuzun ortalama olarak 2 yaşında başlayan “Ben Çağı”nı destekler
» Güvenli geniş bir mekanda çok çeşitli oyun malzemeleri ile oynar.
» Çocuğunuz, oyun grubu içinde sosyal gelişimi için gerekli olan kendi yaşıtları ile beraber oynama imkanı bulur.
» Yeni arkadaşlar edinir, sahip olmayı, paylaşmayı, “hayır” demeyi, her istediğini alamamayı öğrenir.
» Oyun grubu belirli kurallara uyma açısından iyi bir başlangıçtır oluşturur.

Elbette zaman zaman  sanat ile ilgili minik dinletiler ve sanata yaklaştırma çalışmaları da yapılacak ve sanatın çocukların ruhuna yansıması ve duyguların gelişmesine de katkıda bulunulacaktır.

Sizleri ve çocukları da bekliyoruz. Sanat ile iç içe huzurlu bir ortamda çocuğunuzun gelişimine birlikte katkıda bulunmak için daha fazla gecikmeyin ve bizleri arayarak ders süre ve zamanı hakkında bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuzun kişiliğini dolaysıyla geleceğini şimdiden planlayabilir, şehrin sıkışmış yaşantısı içersinde çocuğunuzun farkındalıklarını artırma yolunda bir adım daha önde olabilirsiniz.

Oyun grupları farklı zamanlarda farklı gruplarla olmaktadır. Arzu ederseniz çocuğunuzla birlikte misafirimiz olup ücretsiz tanışma dersine katılabilir, sanat dolu bir ortamda çayınızı kahvenizi yudumlayabilir, eğitmenimizle tanışabilirsiniz.

Cumartesi : 11:00 – 13:00 arası

Not: Hafta sonu grubunda kontenjan sınırlıdır.-Taleplere göre hafta içi gruplarda açılabilir.-

Bir telefon kadar yakınınızdayız. Adres ve telefon bilgilerimiz için TIKLAYINIZ.