dünya tiyatro günü

dünya tiyatro günü konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. dünya tiyatro günü konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. dünya tiyatro günü konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri dünya tiyatro günü konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

“Milli Sanat Tiyatrosu” aracılığıyla hazırlanan ve 2. Mahmut döneminde geçen oyununun özel gösterimi yapıldı.

Yazar İskender Pala, oyun öncesinde yaptığı açıklamada, tiyatroseverlerin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutladı.

Pala, “Aşk.. Bir Zamanlar…” oyununun 2. Mahmut döneminde geçtiğini belirterek, “Oyun, yeniçeri ayaklanması ve isyanlarının sonunda kazan devrilmesiyle beraber tarihimize geçen, Vakai Hayriye, diğer ifadesiyle Vakai Şeriye’nin atmosferinde, İstanbul’daki yangınların bir gönül yangınına dönüşmesiyle alakalı. Tabii derin bir zaman diliminin içerisinden bugünün aşkına göndermelerle yol alan bir oyun. Aşkın ne olduğunu, bugün magazin haberleri haline dönen aşkın aslında insan ruhunda neleri değiştirdiğini, aşkın katmanlarının ve o katmanlar içerisindeki ilahi aşka uzanan mecazi ve beşeri aşkın, belki de ‘Leyla’dan geçme faslı’ diyebileceğimiz alanlarına uzanan katmanlarını anlatmaya çalıştığım bir oyun.” ifadelerini kullandı.

Tarih kokan oyunda aşk kavramlarının değerlendirildiğine dikkati çeken Güngör, şunları kaydetti: “Bu tarihsel boyutu çok iyi kavramak gerekiyordu. Tiyatro reji biçemi olarak da farklı bir anlayış sergiledim. Sahnenin önünde bir koridor anlayışıyla öz tiyatromuz olan, köylerden aldığımız, köy seyirlik biçemini kullanarak arka tarafta ise natüralist bir anlayışla reji açığa çıkarttık. Yapmaya çalıştığımız tek şey, o bir zamanlarda geçen aşk hikayelerinin anlaşılması ve seyredenlerin kendisine bir pay çıkarmasıydı. Bu noktada da samimiyeti ön planda tuttuk.”

Oyunun ardından izleyicileri selamlayan ekip, İskender Pala’ya çiçek takdim etti.

İki sezondur sahnelenen oyunda, Mehmet Sabri Arafatoğlu, Fatih Doğan, Hakan Akgün, Muammer Çağatay Keser, Halil İbrahim Zuhri ve Tuğba Begde rol alıyor.

Oyunun ışık tasarımını Kadir Arslan, kostüm tasarımını Tuğba Begde üstlenirken, müziklerinde ise Onur Tanış imzası bulunuyor.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Kadıköy’deki tiyatrocular bir araya geldi.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun çağrısıyla sabahın erken saatlerinde Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde toplanan tiyatro grupları burada yürüyüş hazırlıklarını tamamladı. Saat 13:00’te NHKM’den başlayan yürüyüşe plartform bünyesindeki kırka yakın tiyatro grubu katılım gösterdi. Tiyatrocular yürüyüşe, müzik aletleri, kostüm ve aksesuarlarıyla yerlerini aldı.

Kadıköy sakinlerinin de büyük ilgi ve destekle karşıladığı yürüyüş korteji, Bahariye’den başlayarak Süreyya Operası, Ayvalıtaş Parkı ve Barlar Sokağı’ndan geçip açıklamanın okunacağı Kilise Meydanı’na ulaştı. Meydanda geniş bir kitleyle basın açıklaması yapıldı.

Uluslararası Tiyatro Bildirgesi Onur Tanyeri tarafından, Kadıköy Tiyatroları Bildirisi ise Enis Fosforoğlu tarafından okundu.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun bildirisinin tam metni şöyle:

el-ilani-bildiri_01

Dünya Tiyatro Günü 1961‘de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından kuruldu.

Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeniveya yazarın yazdığı evrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean Cocteau (Fransa) tarafından yazılmıştır.

Dönemin ITI başkanı olan Arvi Kivimaa tarafından önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan 9. ITI Konferansında ortaya atılan ‘tiyatrolar günü’ fikri, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) da açılış günü olan 27 Mart günü, ITI’nin şu an sayısı 100’ü bulan dünya çapındaki merkezlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

UNESCO tarafından kurulan ITI’nin “sahne sanatları bağlamında, dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanması ve artmasını gerçekleştirmek adına karşılıklı anlayışı geliştirmek, UNESCO’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak” gibi hedefleri, Dünya Tiyatro Günü’nde bir kez daha hatırlatılmaktadır. Her yıl tiyatro ve tiyatroyla ortak çalışan diğer sanat disiplinlerinden gelen üstün başarılı bir sanatçı bu gün için bir konuşma yapmaya davet edilmektedir. Uluslararası Bildirge olarak görülen bu konuşmanın metni 20’den fazla dile çevrilmekte, pek çok gazetede yayınlanmakta ve dünya üzerindeki pek çok tiyatro grubunun oyunundan önce okunmaktadır. Pek çok televizyon ve radyo kanalı bu bildirgeyi beş kıtanın her köşesindeki dinleyicilere ulaştırmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirgesi

Jean Cocteau ilk bildirgenin yazarıdır. 1993’te Venezuela ITI Merkezi 1962’den 1993’e kadar yayınlanan tüm bildirgeleri biri özgün dillerinde, diğeri İspanyolca olmak üzere iki antoloji halinde yayımlamıştır. Uluslararası Bildirge’nin yanı sıra, ITI dünyanın hemen her yerinde büyük gösteriler ve festivaller düzenlemektedir. Bu etkinliklerin tamamı ITI Resmi Sitesi’nde görülebilir.

i

dünya-tiyatrolar-günüDünya Tiyatro Günü 1961’de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından yaratıldı. Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeni veya yazarın yazdığıevrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean Cocteau (Fransa) tarafından yazılmıştır.

Kabulü

Dönemin ITI başkanı olan Arvi Kivimaa tarafından önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan 9. ITI Konferansında ortaya atılan ‘tiyatrolar günü’ fikri, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) da açılış günü olan 27 Mart günü, ITI’nin şu an sayısı 100’ü bulan dünya çapındaki merkezlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

Hedefi

UNESCO tarafından kurulan ITI’nin “sahne sanatları bağlamında, dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanması ve artmasını gerçekleştirmek adına karşılıklı anlayışı geliştirmek, UNESCO’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak” gibi hedefleri, Dünya Tiyatro Günü’nde bir kez daha hatırlatılmaktadır. Her yıl tiyatro ve tiyatroyla ortak çalışan diğer sanat disiplinlerinden gelen üstün başarılı bir sanatçı bu gün için bir konuşma yapmaya davet edilmektedir. Uluslararası Bildirge olarak görülen bu konuşmanın metni 20’den fazla dile çevrilmekte, pek çok gazetede yayınlanmakta ve dünya üzerindeki pek çok tiyatro grubunun oyunundan önce okunmaktadır. Pek çok televizyon ve radyo kanalı bu bildirgeyi beş kıtanın her köşesindeki dinleyicilere ulaştırmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirgesi

Jean Cocteau ilk bildirgenin yazarıdır. 1993’te Venezuela ITI Merkezi 1962’den 1993’e kadar yayınlanan tüm bildirgeleri biri özgün dillerinde, diğeri İspanyolca olmak üzere iki antoloji halinde yayımlamıştır. Uluslararası Bildirge’nin yanı sıra, ITI dünyanın hemen her yerinde büyük gösteriler ve festivaller düzenlemektedir.

pera-fest-2015PERA FEST, 13. yılında sonbahardan ilkbahara taşındı.

21 Mart Dünya Şiir Günü’nde başlayarak 3 Nisan’a dek sürecek 13. PERA FEST’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Sanat”.

Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve PPR ( Pi Prodüksiyon Halkla İlişkiler) işbirliğinde düzenlenen festivalin programı tiyatro ağırlıklı.

Festival kapsamında sergilenen oyunlardan “şiddet” temasını işleyen oyunlar arasından bir seçki sunulacak. Toplumsal/SiyasalŞiddet” ve “Kadına yönelik Şiddet” üzerinde odaklanan oyunların ardından yazar, yönetmen ve oyuncuların katılımı ile söyleşiler düzenlenecek. Festivalin son haftasında, Salt Beyoğlu’nda ‘şiddet’ temalı filmler gösterilecek.

PERA FEST, bu yılki programıyla “tiyatronun direnen çocuklarına şapka çıkarmak” istediklerini belirtiyor.

Festival kapsamındaki etkinliklerin geliri toplulukların olacak. Biletler, oyunların sahneleneceği tiyatrolardan ve internet üzerinden temin edilebilecek.

Festival, saat 14.00’da Tiyatro Pera’nın “ Şiirinle Gel ! ” başlıklı Dünya Şiir Günü etkinliği ile başlayacak. Etkinlikte oyuncular seçtikleri şiirleri bir kutuda toplayacaklar ve kutudan çektikleri şiirleri doğaçlama okuyacak.

Girişi ücretsiz olan etkinlikte izleyiciler de, seçtikleri bir şiiri kutuya atacaklar ve oyunculardan birinin bu şiiri okumasını bekleyecekler. Dünya Şiir Günü etkinliğinin bir de konuk şairi var; Bejan Matur.

Saat 16.30’da ise, Şermola Performans’ta Destar Tiyatro’nun yeni oyunu “ Çenadengızi (Deniz Kızı) ” sergilenecek. Galisyalı yazar Secho Sende’nin oyununu sahneye koyan Aslı Öngören ve oyuncular, oyun sonrası yapılacak söyleşiye katılacak.

günü 18.30’da, Kumbaracı yokuşundaki BiSahne’de Bi Tiyatro’nun yeni oyunu, Edward Bond’un “ Kırmızı, Siyah ve Cahil ” sergilenecek. Oyun sonrası gerçekleştirilecek “Şiddet Kültürü ve Edward Bond” konulu tartışmaya Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Işıl Baş, Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Eradam ve BiTiyatro’nun kurucuları, Laçin Ceylan ve Nihat İleri katılacak.

20.00’de, Küçük Sahne’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun “ Sevgili Hayat ” adlı yeni oyunu, PERA FEST için ücretsiz sergilenecek. Oyun sonrası yapılacak söyleşiye, yazar Funda Özşener, yönetmen Metin Belgin, müzisyen Stelyo Berber ve oyuncular Ebru Aytürk Evren ile Yeşim Gül katılacak.

günü saat 18’de Beyoğlu’ndaki Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Yitirilen Külltür Mirasımız: Beyoğlu’nun Tiyatro Yapıları” adlı bir söyleşi var.

Konuşmacılar, Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Yücel Erten, İstanbul Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, tasarımcı Metin Deniz ve mimar Prof. Hasan Kuruyazıcı.

Aynı akşam, 20.30’da Tiyatyro Pol, Harbiye’de bir apartman dairesinde, aile içi şiddet’i konu alan “ Teklif ” adlı oyunu sergileyecekler.

“Seyirci Gözüyle : Tiyatroya Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı söyleşiye, mimar – şair Cengiz Bektaş, hukukçu – psikolog Miyese Kendirci, doktor-yazar-oyuncu Ercan Kesal, tiyatro yönetmeni Yeşim Özsoy Gülan, oyuncu Zeynep Özden ve PERA FEST Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar katılıyor.

günü 18.00’de Beyoğlu Aznavur pasajındaki Sekizinci Kat adlı tiyayroda düzenlenecek “Kadına Karşı Şiddet ve Tiyatro” başlıklı söyleşi, Ebru Nihan Celkan, Jale Karabekir, Zeynep Özyağcılar, Merve Engin, Tilbe Saran ve Sündüz Haşar’ın katılımı ile gerçekleşecek. Söyleşinin ardından 20.30’da Tiyatro Neki’nin “Kesit” adlı oyunu oynanacak.

Dünya Tiyatro Günü’nde saat 17.00’de Orhan Aydın, Metin Boran, Cuma Boynukara, Ayşe Lebriz Berkem, Kemal Oruç, Ragıp Yavuz ve Üstün Akmen Tiyatro Rampa’daki söyleşide “Tiyatroya Yönelen Şiddet: Sansür ve Baskılar”ı tartışacak.

Saat 20.30’da ardından, Matei Visniec’in “İlerleme Kelimesi Annemin Ağzında Feci Yanlış Tınlıyordu” oyunu sergilenecek.

Festivalin ikinci yarısında da, D 22 “Bent”, Büyülü Sahne “Kadın Oyunları”, İkinci Kat “Üst Kattaki Terörist”, Gaklata Perform “Aşk ve Faşizm”, Altuıdan Sonra Tiyatro “Hak”, Tiyatro Hal “Kırmızı”, Tiyatro Martı “Uçlar” adlı oyunları sergileyecek.

PERA FEST kapsamında, 28 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda şiddet temasına ilginç yaklaşımlar içeren “Sivas” ve “Beyaz Tanrı” adlı kurmaca filmler veAntalya Film Festivali’nde sansür tartışmasının odağındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgesel gösterilecek.

Katılımın ücretsiz olacağı bu gösterimlerin yanısıra 1 Nisan’da gene Salt Beyoğlu’daYaşar Kemal’in anısına bir etkinlik düzenlenecek. Arif Keskiner’in “Binbir Renk-Binbir Çiçek – Yar Kemal” balıklı söyleşisinin ardından “Türkan Şoray’ın “Yılanı Öldürseler” adlı filmi gösterilecek.

27 Mart2015Dünya Tiyatro Günü’ dünyanın çeşitli yerlerinde farklı etkinliklerle kutlanırken Devlet Tiyatroları da ücretsiz temsillerle seyircisini tiyatroyla buluşturacak.

tiyatro-sahnesi-dt

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, ‘Dünya Tiyatro Günü’ nedeniyle 27 Mart Cuma günü temsil edeceği 29 değişik oyunu ücretsiz olarak sahneleyecek. Sanatseverler, Devlet Tiyatroları’nın 12 bölgesindeki 23 sahnesinde ve Gaziantep, Malatya, Çorum, Zonguldak, Denizli ve Ordu turne sahnelerinde ücretsiz temsilleri izleyebilecek. Biletler, Devlet Tiyatroları’nın gişelerinden ya da ilgili müdürlüklerden temin edilebilecek. Dünya Tiyatro Günü’nde Ankara Devlet Tiyatrosu ise, ‘Hedda Gabler’i Büyük Tiyatro Sahnesi’nde, ‘Sarı Naciye’yi Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, ‘Neşe, Dert, Aşk’ı Küçük Tiyatro’da, ‘Ramiz İle Jülide’yi Şinasi Sahnesi’nde, ‘Aklımdaki Kadınlar’ı Altındağ Tiyatro Sahnesi’nde, ‘Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye’yi Stüdyo Sahne’de ve ‘Nehir’i de Oda Tiyatrosu’nda ücretsiz olarak tiyatroseverlerle buluşturacak.

tiyatroDünya Tiyatro Günü Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeni veya yazarın yazdığıevrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean Cocteau (Fransa) tarafından yazılmıştır.

Dönemin ITI başkanı olan Arvi Kivimaa tarafından önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan 9. ITI Konferansında ortaya atılan ‘tiyatrolar günü’ fikri, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) da açılış günü olan 27 Mart günü, ITI’nin şu an sayısı 100’ü bulan dünya çapındaki merkezlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

UNESCO tarafından kurulan ITI’nin “sahne sanatları bağlamında, dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanması ve artmasını gerçekleştirmek adına karşılıklı anlayışı geliştirmek, UNESCO’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak” gibi hedefleri, Dünya Tiyatro Günü’nde bir kez daha hatırlatılmaktadır. Her yıl tiyatro ve tiyatroyla ortak çalışan diğer sanat disiplinlerinden gelen üstün başarılı bir sanatçı bu gün için bir konuşma yapmaya davet edilmektedir. Uluslararası Bildirge olarak görülen bu konuşmanın metni 20’den fazla dile çevrilmekte, pek çok gazetede yayınlanmakta ve dünya üzerindeki pek çok tiyatro grubunun oyunundan önce okunmaktadır. Pek çok televizyon ve radyo kanalı bu bildirgeyi beş kıtanın her köşesindeki dinleyicilere ulaştırmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özel tiyatrolara verilen ödeneği bu sene Gezi Eylemlerine destek verdiği için alamayan Orta Oyuncular, kararın iptali ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin açtığı dava da yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

bakırköy tiyatro

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca özel tiyatrolara sağlanan 2013-2014 ödenekleri bir hayli tartışma yaratmış, daha önceden ödenek alan, ancak Gezi Eylemleri’ne destek verdiği için ödenek alamayan aralarında Orta Oyuncular, Dostlar Tiyatrosu gibi tiyatrolarında olduğu bir çok tiyatrocu bir araya gelerek durumu protesto etmişti. Genco Erkal, Gülriz Sururi, Rutkay Aziz, Ferhan Şensoy, Levent Üzümcü, Orhan Aydın, Kemal Kocatürk ve Emre Kınay’ın da aralarında olduğu sanatçılar bakanlığın keyfi ayrımcılığına ve kendi yandaşlarına birden fazla ödenek göstermesine tepki göstermişti. Ödenek alamayan tiyatrolar, kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtı.

Orta Oyuncular konuyla ilgili olarak 14 Aralık 2013 tarihinde kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, hangi değerlendirme ölçütlerine göre dava konusu işlemin tesis edildiğinin açık olmadığı, bu seneye kadar hep devlet yardımı alındığı, bu sene devlet yardımından mahrul bırakılmalarının siyasi içerikli olduğunu iddia ederek kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açtı. Ankara 9. İdare Mahkemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yerel Yönetimlerin, Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmeliğin 1., 2. ve 9. maddeleri göz önüne alındığında, komisyonun hangi değerlendirme ölçütleri kapsamında maddi destekten yararlandırılmama kararı vermesinin net olarak ortaya konulmadığının görülmesi üzerine kararın iptali ve yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Sanatçılar Girişimi adına açıklama yapan Orhan Aydın şöyle konuştu:

“Kültür Bakanlığının her yıl dağıttığı “ödenek” için bu yıl birçok tiyatroyu cezalandırdığını öğrendiğimizde üstümüze atılan bu kara örtüden birlikte kurtulacağımızı düşünen alandaki onlarca tiyatro ile bir araya geldik.

Ses Tiyatrosu’nda buluşup mücadele kararlığımızı açıkladık ve ardından Türkiye Barolar Birliği Genel Merkezi’nin çağrısı ile gerçekleştirdiğimiz Hukuk Sanat Buluşması’nda ‘dava açma süreci başlatma’ kararı doğrultusunda Baro’nun katkılarıyla davalarımızı açtık.

Orta Oyuncular Tiyatrosu ilk yürütmeyi durdurma kararı alan tiyatromuz oldu. Arkası gelecektir. Dava açan tüm tiyatrolar kazanacaktır. AKP hükümetinin ve onun kültür bakanının haksız-hukuksuz dayatması son bulacaktır.

Biz sanat alanında örgütlenmiş yapılar ülkemize, ülkemiz sanat alanlarına yapılan tüm saldırılarda ortaklaşma kararlığımızı sürdürdüğümüz sürece kaybeden gericilik olacaktır.

TÜSAK adıyla ortaya atılan tuzaktan da böyle kurtulacağımıza inancımız sonsuzdur.

Bu sene ülkemiz tarihinde bir başka ilk te Alternatif 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’nin ortaklaştırılmasıdır.

Bildiriyi yazan değerli Yücel Erten’e ve altına imzalarını koyan tüm sanat örgütlerine birlikte mücadele kararlığı adına teşekkür ederiz.”

Kaynak : [-]

27 Mar 2013 Dünya Tiyatrolar Günü’nde Ücretsiz Oyunlar için geç kalmayın!

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, bu yıl kutlanacak olan Dünya Tiyatro Günü nedeniyle 27 Mart 2013 Çarşamba günü temsil edilecek 24 değişik yerli ve yabancı oyunu ücretsiz olarak sahneleyecek.

Sanatseverler, ücretsiz biletlerini 15 Mart tarihinden itibaren Devlet Tiyatroları gişelerinden ya da ilgili müdürlüklerden alabiliyor.

Devlet Tiyatroları’nın 11 bölgedeki 22 sahnesinde ücretsiz temsil edeceği oyunlar arasında üç çocuk oyunu da yer alıyor.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Çocuk Oyunları:

  • Ankara Devlet Tiyatrosu, Küçük Tiyatro Sahnesi Saat: 11.00 Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu “Keloğlan Keleşoğlan”.
  • İzmir Devlet Tiyatrosu, Konak Melek Ökte Sahnesi Ege Işık– Haluk Işık’ın yazdığı, Fatih Özyiğit’in yönettiği çocuk oyunu “Harikalar Mutfağı”.
  • Erzurum Devlet Tiyatrosu, DTSahnesi,  Mike Kenny’in yazdığı, İclal Aydın Margariti’nin dilimize çevirdiği, Ebru Aytürk Evren’in yönettiği çocuk oyunu “Yürüyen Taşlar”.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Diğer Oyunlar:

  • Ankara Devlet Tiyatrosu: Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde; Edmond Rostand’ın yazdığı, Sabri Esat Siyavuşgil’in dilimize çevirdiği, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Cyrano De Bergerac”;
  • Küçük Tiyatro’da; Yves Jamiaque’nin yazdığı, Hüseyin Mevsim’in dilimize çevirdiği, Vladlen Alexandrov’un yönettiği “Ben Ödüyorum”;
  • Akün Sahnesi’nde; Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un yazdığı, Sylvie Luneau – Roger Coggio’nun uyarladığı, Coşkun Tunçtan’ın çevirdiği, Cem Emüler’in proje tasarımını ve yönetmenliğini yaptığı “Bir Delinin Hatıra Defteri”;
  • Altındağ Tiyatrosu’nda; Hatice Meryem’in yazdığı, Funda Mete’nin derleyip yönettiği “Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda”;
  • İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde; Martin Mcdonagh’ın yazdığı, Yusuf Eradam’ın dilimize çevirdiği, İlham Yazar’ın yönetiği “Yastık Adam”;
  • Oda Tiyatrosu’nda; Pedro Bloch’ın yazdığı, Lütfi Ay ve Tarık Levendoğlu’nun dilimize çevirdiği, Yudaer Okur’un yönettiği “Euridicenin Elleri”;

İstanbul Devlet Tiyatrosu:

  • Cevahir Salon 1’de; Greg Kotis’in yazdığı, Barış Arman’ın dilimize çevirdiği Oğuz Utku Güneş’in yönettiği “Sidikli Kasabası”;
  • Cevahir Salon 2’de; Martin Mcdonagh’ın yazdığı, Mehmet Ergen’in dilimize çevirdiği, Murat Karasu’nun yönettiği “Inishmorelu Yüzbaşı”;
  • Üsküdar Stüdyo Sahne’de; Irmak Bahçeci’nin yazdığı, Saydam Yeniay’ın yönettiği “Michalengelo”;
  • Küçük Sahne’de; Marius Von Mayenburg yazdığı, Serdar Biliş’in dilimize çevirdiği, Metin Belgin’in yönettiği “Çirkin”;

İzmir Devlet Tiyatrosu :

  • Konak Sahnesi’nde: Duşan Kovaçeviç’in yazdığı, Başar Sabuncu ve Bilge Emin’in dilimize çevirdiği, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı “Profesyonel”;
  • Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda; Murathan Mungan’ın yazdığı, Tayfun Erarslan’ın yönettiği “Bir Garip Orhan Veli”;

Bursa Devlet Tiyatrosu

  • AVP Sahnesi’nde; Behiç Ak’ın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu’nun yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı “Tek Kişilik Şehir”

Trabzon Devlet Tiyatrosu

  • Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde: Plinio Marcos’un yazdığı, Orhan Güner’in dilimize çevirdiği, Barış Erdenk’in yönettiği “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de;
DiyarbakırDevlet Tiyatrosu:
  • Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde; Ray Cooney – Michael Cooney’in yazdığı, Özgür Özdural’ın dilimize çevirdiği, M. Lebip Gökhan’ın yönettiği “Tom, Dick ve Harry”;

Antalya Devlet Tiyatrosu:

  • Haşim İşçan Kültür Merkezi DT Sahnesi Küçük Salon’da: Hüseyin Erdoğan’ın yazdığı, Nurhan Karadağ’ın yönettiği “Yol, Ter, Gül (Ahi Evran)”;

Konya Devlet Tiyatrosu:

  • DT Sahnesi’nde: Carole Greep’in yazdığı, Pınar Güzel Yürek Çelik’in dilimize çevirdiği, Ege Aydan’ın yönettiği “Biz Size Hayranız” izlenebilecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu:

  • Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi’nde: Eşref Karadağ’ın yazdığı, Zafer Güllü’nün yönettiği “Özgürlüğe Kaçış” ve Hiristo Boyçev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in dilimize çevirdiği, Murat Gökçer’in yönettiği “Yeraltılı” sahnelenirken; AKM Fuaye’de Burçhan Göze’nin yazıp yönettiği “Sahte Gerçekler” ilk temsilini Dünya Tiyatro Günü nedeniyle ücretsiz olarak verecek.

Van Devlet Tiyatrosu;

  • Anonim eserden Erman Okay’ın oyunlaştırdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Allem Kallem” oyunu sanatseverlerle buluşturacak.

Kaynak :[-]

Her yılın 25 Şubat günü “European Cultural Association-Avrupa Kültür Derneği” aracılığıyla kutlanmakta olan “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün bu yılki ev sahibi İstanbul olarak seçildi.

Navelli/Palazzo Santucci, fotoğraf: Franco Soldani

Kutlamaların merkezi Bologna (İtalya), Torino (İtalya), Malaga (İspanya) kentlerinden sonra bu yıl İstanbul oldu ve 25 Şubat günü, başta İstanbul olmak üzere Avrupa, Amerika, Orta

ve Uzak Doğu dâhil olmak üzere dünyanın ulaşılır her yerinde Commedia dell’Arte ile ilgili gösteriler ve tanıtımlarla kutlandı. Ayrıca 25 Şubat Dünya Commedia dell’Arte Günü kapsamında 22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi gerçekleşecek.

2010 yılında Dario Fo, 2011 yılında Roberto Tessari, 2012 yılında Miguel Romero Esteo tarafından kaleme alınan bildirilere bu yıl Türkiye’den tiyatro eleştirmeni Üstün Akmen’in mesajı eklendi.

Üstün Akmen’in “2013-Dünya Commedia Dell’Arte Günü” üzerine bilgilendirici tanıtımı şöyle:

25 Şubat Uluslararası Commedia dell’Arte Günü’nün 4. yıldönümünü kutlarken İtalyan Kültür ve Sanat Birliği (SAT) bir ileti hazırlamamı isteyerek onurlandırdı beni. Bu vesileyle, İtalya’da doğan, ama günümüzde bütün dünyaya yayılmış olan Commedia dell’Arte geleneğini tanıtmak amacıyla tiyatrocu dostlara, dünyadaki tüm tiyatroseverlere sesleniyorum.

Önce şunu söylemeliyim ki, Commedia dell’Arte, yaklaşık iki yüzyıl kadar Avrupa tiyatrosunu etkisi altına almış, çeşitli ülkelerin tiyatro yaşantılarını derinden etkilemiş İtalyan halk tiyatrosu geleneğinin adıdır.

Diğer taraftan, Commedia dell’Arte, bir kültür geleneği haline gelen, popüler kökenlerden türemiş organik ve güçlü bir gelişimin koruması altına girmezden önce, halkın geçmişteki bilgilerinin parçası olan bir halk olayı olarak tarihe kazınmıştır.

Bu halk olayının, anadili farklı insanların konuştukları teatral dili bulmalarını sağlayan yol olduğunda da ayrı bir gerçek payı vardır.

25 Şubat Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü’nün bu yılki ev sahibinin İstanbul olması da bence bir rastlantı sayılmamalıdır. Nedenine gelince, açık alanda halkın ortasında oynanan geleneksel Türkiye halk tiyatrosu olan “ortaoyunu” kökleri de mimuslara ve commedia dell’Arte oyunlarına uzanmaktadır. Commedia dell’Arte ile Ortaoyunu arasındaki kişiler, konular, kurgu benzerlikleri şaşırtıcıdır.

Batılı incelemeciler Commedia dell’Arte’nin geleneksel Türkiye tiyatrosu üzerindeki etkisi üzerinde durmuş; bu etkinin kaynağını Türklerin Venedik ve Cenevizlilerle uzun süren ilişkilerine bağlamışlardır. Arlecchino, Pantalone, Scaramuccia, Colombina’nın sırasıyla Pişekâr, Kavuklu, Sevgili (Çelebi) ve Zenne tiplerine benzemeleri hiç kuşkusuz tesadüf değildir. Gerçekten de iki gelenek arasındaki yakınlığı Pişekâr’ın kullandığı pastav/şakşak ile Arlecchino’nun tahta sopası (battocio) arasındaki benzerlik de desteklemektedir.

Diğer taraftan, Ortaoyunu’ndaki “orta” sözcüğünün Commedia dell’Arte’deki “arte” sözcüğü ile benzerliğinin de etkilenmenin doğrudan kanıtı olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca, benzerlikler elbette bunlarla da sınırlı değildir: Bir ortaoyunu terimi olan “palanga” (meydan) sözcüğü, İtalyancadaki “palanca”yı; ortaoyunu kişilerinden ayyaş’a verilen isim olan “Matiz” sözcüğü “madidus”u (ayyaş) çağrıştırmaktadır.

Commedia dell’Arte’nin doğasında şenlik ruhu olduğundan, Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü’nün de şenlik havası içinde kutlanması gerektiğine inanmaktayım. Şenliğin hayatın ve kültürün gizli gücünü ve dinamizmini dışa vurduğunu, toplumda egemen kılınmaya çalışılan güçlerin, ideolojilerin bastırmaya çalıştıkları dinamikleri gün ışığına çıkardığını açık yüreklilikle savunuyorum.

Şenliğin bireyi değil topluluğu eksene aldığını, böylece topluluğun diğer bireyleriyle, samimi ve köklü ilişkiler kurarak varolma ve paylaşma sevincini hayata geçirme imkânı yarattığı kanısındayım.

Şenlik anlayışında olduğu gibi, Commedia dell’Arte dünyasında da her an her şeyin olabileceği, sınırların kalktığı, her türlü aşırılığın, abartının mümkün olduğu, gülünç ve korkunçluk karşıtlığının bir arada olduğu grotesk bir zemin vardır.

2013-Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü, şenlik havası içinde tiyatroculara, tiyatroseverlere kutlu olsun.

****

Faction of Fools tiyatro kumpanyası tarafından 2010 yılından bu yana bütün dünyada düzenlenen etkinliklerle ilgili olarak, İtalyan Kültür ve Sanat  Birliği (SAT) tarafından “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün amacı İtalya’da doğan, ama bugün bütün dünyaya yayılan bu geleneği tanıtmak olarak özetlendi. Diğer taraftan, UNESCO’nun önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (I.T.I) tarafından ilan edilen “Dünya Tiyatro Günü’nde olduğu gibi, aynı kurum tarafından kabul edilen “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün de bütün tiyatro topluluklarına ve bireylere açık olduğu açıklandı.

Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi, 22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de…

Bu proje kapsamında yapılacak etkinliklerden birisi de Tiyatro Barbone’nin misafir ettiği Mario Gallo’nun vereceği “Maske Yapımı Atölyesi”.

Tiyatro Barbone’nin uluslararası partneri Teatro Ricerche’nin Sanat Yönetmeni Mario Gallo’nun vereceği atölyede katılımcılar kendi maskelerini yapmayı öğrenmenin yanısıra Commedia dell’Arte hakkında kapsamlı bilgi sahibi de olabilecekler. Atölye sonunda katılımcılar evlerine dönerken yapmış oldukları maskelerini de yanlarında götürecekler.

Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi
25 Şubat Dünya Commedia dell’Arte Günü kapsamında
22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de…
Atölye çalışması İtalyanca olacak, Türkçe ardıl çeviri yapılacaktır.

Atölyede yapılan maskelerden biri 25 Şubat’ta İtalyan Kültür Merkezi’nde yapılacak sergide yer alacak.

Bilgi ve Rezervasyon için:
0 532 684 32 03

Kaynak : (-)

27 Mart Dünya Tiyatro Gününde İBB Şehir Tiyatrosunda sahnelenecek oyunlar.

dünya tiyatro günü

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü nedeniyle 27 Mart 2012 Salı günü seyircilerle buluşuyor. İBB Şehir Tiyatroları’nın 9 sahnesinde Oyunlardan önce John Malkovich’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi veKenan Işık’ın hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde sanatçımızJülide Kural, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sanatçımız Hikmet Körmükçü, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde sanatçımız Aslı Öngören, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde sanatçımız Nilgün Kasapbaşoğlu, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde sanatçımız Funda Postacı, Ümraniye Sahnesi’ndesanatçımız Ayşe Kökçü, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Betül Kızılok Bavli, Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Binnur Şerbetçioğlutarafından okunacak.

Oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olarak izlenebilecek. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ndeoynanacak Oyunların biletleri, Oyunların oynanacağı sahnelerin gişeleri ve idare amirliklerinden temin edilebilir.

27 Mart 2012 tarihinde sahnelenecek Oyunlar şöyle;

Otobüs… Çağdaş Bulgar yazınının önemli ismi Stanislav Stratiev’in toplumsal taşlaması olan Oyun, ülkedeki değişimi farklı Oyun kişilerinin üzerinden anlatıyor. Toplumsal yapının ve rejimin eleştirildiğiOyunda, son durağı bilinmeyen bir otobüs yolculuğu, yolcuların kendi dünyaları ve yaşama bakışları açısından değerlendirilişi, kendi aralarında tartışmaları ele alınıyor. Stanislav Stratiev’in yazdığı Arif Akkaya’nın yönettiği Oyunda; Ahmet Özarslan, Mert Aykul, Mert Turak, Elyesa Çağlar Evkaya, İrem Erkaya, Burak Davutoğlu, Can Ertuğrul, Berrin Akdeniz Kortidis, Ergun Üğlü, Fahri Kıncır, Barış Çağatay Çakıroğlu rol alıyor. Oyun, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde…

Aşk Halleri, Nezihe Meriç’in çeşitli öykülerinden Hülya Karakaş’ın uyarlayıp yönettiği bir Oyun… Aşk savrulmaktır, savrulup kaybolmaktır. İhanette vardır içinde, çığlık da… Aşk için serseri bir mayın gibi patlamaz mı insan… Gülmek de aşka dairdir, ağlamak da… Gün gelir aşk için kapının paspası olursun, gün gelir göğsünü siper ederek direnirsin aşk yüreğine sokulunca. Aşkın her haline, en Yalın sözüyleNeşet Ertaş türküleri eşlik ediyor. Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sahnelenecek Oyunda; Sevil Uluyol, Eftal Gülbudak, Caner Bilginer, Cemal Ahhan Şener, Nurdan Kalınağa, Burcu Çoban, Pınar Aygün, Nazan Yatgın, Ömer Barış Bakova rol alıyor.

Arka Bahçe’de, yıllardır yığınlarca çöpün biriktiği bir arka bahçesi olan evde yaşayan yaşlı hanım, noeli yalnız geçirmek istememekte ve hizmetçisini gittikçe miktarını arttırdığı parayla yanında tutmaya çalışmaktadır. Kendini Amerikan Özgürlük Anıtı gibi hisseden kadın çöplerin ortadan kaldırılmasını istemektedir. Çünkü sanki yığınlar onu suçlamaktadır. Sistem sorgulamasının iyi örneklerinden olan Oyun, güçlü dünyanın Arka Bahçe’sinde çöp muamelesi gören milletlerin varlığını dile getiriyor. Bilgesu Erenus’un yazdığı Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği Oyunda; Güzin Özyağcılar, Şenay Saçbüker, Zümrüt Erkin, Özge Midilli, Mevlüt Demiryay, Deniz Evrenol, Nur Saçbüker, Berk Samur, Doğan Şirin, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyun, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde…

İntiharın Genel Provası’nda, intihar etmek isteyen bir mimar Tuna köprüsüne gelir. “Sanatsal bir ölüm” hayaliyle, sevgilisine son kez telefon edip aşkını vurgular. İntihar Eden Adam, köprüden tam atlayacağı sırada Balıkçı feryat edip onu durdurur: Köprü altına ağ yerleştirdiğinden adam buradan atlamamalıdır. Derken adamın sevgilisi Kadın belirir, intihara engel olmaya çalışır. İntihar Eden Adam tam atlayacakken Kadın ile Balıkçı dans etmeye başlar. Bu sırada beyaz üniformasıyla Kaptan belirir. İntiharda kararlı olan adamın mesleğini öğrenince ona bir iş teklifi yapar. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı Oyunu M. Nurullah Tuncer yönetiyor. Bora Seçkin, Serhat Mustafa Kılıç, İbrahim Can, Bennu Yıldırımlar’ın rol aldığı Oyun, KadıköyHaldun Taner Sahnesi’nde…

Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum’da; Libby Tucker, on altı yıldır görmediği babasının yanına geldiğinde nasıl karşılanacağını bilmiyordur. Hollywood’da senaryo yazarı olan babası Herbert Tucker, onun sinema artisti olma hayallerine yardım edecek midir? Bu karşılaşmayla başlayan geçmişin sorgulanmasına, babasının kız arkadaşı Steffy ile arasındaki sorunlar da eklenince gerilim artar. Genç bir kızın hayalleriyle, hayattan düş kırıklıklarından yorulmuş bir adamın birbirlerini nasıl etkilediğine ve birbirlerine nasıl ihtiyaç duyduklarına tanık olacaksınız. Bu baba kız hikâyesinde içten içe sessiz sinemadan başlayarak sinemanın gelişimi, sorunları, insandaki yansımaları da işlenmekte. Oyun, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde… Neil Simon’un yazdığı S. Bora Seçkin’in yönettiği Oyunda; Bestem Türen, Derya Çetinel, Erhan Yazıcıoğlu rol alıyor.

Gönlümdeki Osman Hamdi Bey, ölümünün 101. yılında, Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in hayatını sahneye taşıyor; ünlü ressamın hayatından önemli kesitler sunarken, onun hiç bilinmeyen yönlerini, sanatçı kişiliğini, aile yaşantısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aşklarını anlatıyor. Gülsün Siren Kınal’ın yazdığı, Engin Gürmen’in yönettiği Oyunda; Aslı Narcı, Ayşen Çetiner, Tolga Yeter, Engin Gürmen, Vildan Gürelman, Emre Narcı, Enes Mazak, Nurseli Tırışkan, Cem Uras, Ceysu Aygen, Özgür Dağ, Yağız Pala rol alıyor. Oyun, ÜsküdarKerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Kargaşa (16+)… Kırılmalar, kayıplar, rüyalar, çocukluğa duyulan özlem… Aşk, sevgi, seven bir kadından geriye kalanlar. Dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek bir boşluğun ortasında ve eski bir evde yıllardır uyuyan hikâyenin gizlediği beş kadının dramı KARGAŞA ile açığa çıkıyor… Abdul Mounem Amayri’nin yazıp yönettiği Oyunda; Nergis Çorakçı, Ezgi Sümer Yolcu, İrem Arslan Aydın, Zeynep Özyağcılar, Ece Özdikici rol alıyor. Oyun, Ümraniye Sahnesi’nde…

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz Balıkçı adlı çocukOyunu Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal adlı çocuk Oyunu ise Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.

27  MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzen­ler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmi­yor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çeki­ci konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğre­timi konservatuar denilen okulda yapılır.

Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi  : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

Trajedi : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtı­dır.    .

Dram     : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara bera­ber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.