Şunun için etiket arşivi: dt

Seramik sanatçısı Nuray Erden ve Görsev Bilkay’ın İdol Seramik Atölyesi İzmir’den İstanbul’a geldi. Türkiye de ilk kez geçtiğimiz yıl Haziran ayında İzmir’de açılan bu özel seramik sergisi Beyaz Baston Görme Engelliler Haftasında bu kez İstanbul’da bir ilke imza attı.

gorme-engeller-sergisi

Tüm İdol sanatçılarının eserlerinden oluşan Seramik Sergisi Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği (TÜRGÖK ) yararına Gayrettepe Rotary Kulübü ve Rotary 2420 Bölge 4. Grup Kulüpler tarafından düzenlendi.

Sergiye katılımın yoğun olması dikkat çekerken, görme özürlülerin seramiklere elleriyle temas ederek eserleri incelemeleri çok özel görüntüler oluşmasına sebep oldu. Sergiye gelen görme özürlüler, sergilenen eserleri elleriyle tanırken, her eser ile ilgili bilgiyi ses kaydından dinleyerek ve kabartma Braille alfabesiyle yazılan tanıtım levhalarından öğrenebilme fırsatı buldular. Ayrıca seramik sanatçılarıyla tanışma ve görüşme olanağına da sahip oldular.

Sergi geliri “Görme Özürlüler Kitaplığı”’na

Serginin geliri Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği’ne bağışlanacak. Türkiye’nin ilk ve tek Görme Özürlüler Kitaplığı görme özürlülerin yazılı kaynaklardan yararlanmalarını sağlamak, onların eğitimine ve kültürel gelişimine katkıda bulunmak için 2004 yılında İzmir’de kurulmuştur. Bugüne kadar Türkiye’nin her yerine ve İngiltere Hollanda ve Kıbrıs, Amerika ve Almanya’daki görme özürlülerimize kabartma (Braille) harfleriyle yazılan kitaplar dergiler ve ses kayıtlarını ücretsiz ve iadesiz göndererek hizmet vermektedir. Bugüne kadar 6 bine yakın görme özürlüye hizmet verilmiştir.

Sergi 13-21 Ocak 2015 Saat 11.00 ile 19.00

Beşiktaş Belediyesi

Ortaköy Kültür Merkezi

Kaynak: Cumhuriyet

1692 yılında, A. Boogert olarak bilinen bir sanatçı Flemenkçe bir kitap yazdı. Boogert’in amacı ana renkleri her varyasyonda birbiriyle karıştırarak yeryüzündeki tüm renkleri elde etmekti. İşin ilginç yanı, bu kitabı açtığınızda karşınıza yalnızca renkler çıkmıyor çünkü Boogert hangi rengi nasıl elde ettiğini de detaylı bir şekilde açıklamış. Böyle bir proje kulağa kolaymış gibi gelebilir fakat Boogert’in yazdığı kitabı görünce insanın ağzı açık kalıyor.

El ile yazılmış ve boyanmış bu 800 sayfalık kitabın adı Traité des couleurs servant à la peinture à l’eau. Kitap tarihçisi Erik Kwakkel’e göre bu kitabın yazılış amacı insanları renkler hakkında eğitmekti. Fakat işin ironik tarafı bu kitaptan yalnızca bir tane olması ve sadece çok az sayıda insanın kitaba ulaşabilmesiydi. İlk kez 1963 yılında yayınlanan Pantone Renk Kataloğu ile kıyaslanamaz elbette fakat günümüzde Fransa’da bulunan bu inanılmaz kitabın zamanının çok ötesinde bir çalışma olduğunu kimse inkar edemez.

İşte Boogert’in şaheserinden birkaç sayfa:

Kitabın ilk sayfaları.

ilk-pantone

Kitapta yalnızca renkler değil, renklerin nasıl elde edildiği bilgisi de bulunuyor.

ilk-pantone-2

Renkler bazı temalar etrafında ustalıkla gruplanmış.

ilk-pantone-3

Renk gruplarına isimler verilmiş.

ilk-pantone-4

Bir rengin siyah ve beyaz arasında kalan tüm tonları resmedilmiş.

ilk-pantone-5

Açık ve koyu tonların etkileri, üzerlerine yazılar yazılarak gösterilmeye çalışılmış.

ilk-pantone-6Kaynak: Onedio

 

pabucİnsanlığa çok uzun bir süredir eşlik eden ayakkabının hikâyesi bir sergide anlatılıyor. Ayakkabının ‘pabuç’ hali ise güzellik ve estetikle buluşuyor.

Eski çağlardan bu yana soğuktan, sıcaktan, keskin yüzeylerden ve herhangi bir dış etkenden korunmak için ayaklarımızı sarıyoruz. Önceleri bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan ‘ayakkabı’ zamanla bir var oluş nesnesine dönüştü. Bugün ihtiyaçla birlikte bir aksesuar, bir süs eşyası olarak da kullanılan ayakkabının hikayesi Sadberk Hanım Müzesi’nde sergilenmeye başlanacak. ‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ adını taşıyan sergi 27 Kasım’da başlayacak ve 31 Mayıs’a kadar da açık kalacak.

Ayakkabının bir süs eşyası olarak algılanmaya başlanması bilhassa 19. Yüzyılda başladı. Sergi kapsamında 19. ve 20. Yüzyıllardan 127 parçalık bir ayakkabı koleksiyonu ziyaretçilerle buluşacak. Orta Asya, Kuzey Afrika, Hindistan, İran ve Avrupa’nın çeşitli noktalarından toplanarak bir araya getirilen koleksiyon, ayakkabıda geleneksel batı anlayışını da ortaya koyuyor. Çizme, bot, ayakkabı, terlik ve nalın gibi farklı parçalardan oluşan sergide, ipek, gümüş, deri, keten gibi farklı malzemelerin de bir araya geldiği parçaları görmek mümkün.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Koleksiyonundan’ sergisinde ayrıca tanınmış isimlerin ayakkabıları da sergilenecek. Mısır Hıdiv ailesinden Prenses Atiye’ye ait gelin ayakkabısı, Bursa Valisi Ahmet Münir Paşa ile Pervin Hanım’ın kızı Memduha Hanım’ın çocukluk potinleri gibi ayakkabılar, Osmanlı’nın son döneminde ayakkabıcılığın geldiği noktayı da anlatıyor.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisinde; çoğunluğu Osmanlı’nın son döneminde üretilen ayakkabı ve terlikler oluştururken, Orta Asya, İran, Kuzey Afrika, Hindistan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden de örnekler yer alıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında üretilen ayakkabıları da kapsayan 127 parçalık koleksiyon, geleneksel anlayışın yanı sıra Batı modasını yansıtan çizme, bot, ayakkabı, terlik ve nalın gibi çeşitli modelleri de bir araya getiriyor.

Deri ve kumaştan yapılmış, çoğu sırma, gümüş, tel, kılabdan ve boncuk ile süslenmiş ürünler arasında Mısır Hıdiv ailesinden Prenses Atiye’ye ait olan gelin ayakkabısından,Bursa Valisi Ahmet Münir Paşa ile Pervin Hanım’ın kızı Memduha Hanım’ın 3-4 yaşlarındayken giydiği çocuk potinine kadar ilginç hikâyelere sahip birçok eser bulunuyor. Ahşaptan oyularak yapılmış, sedef, fildişi ve gümüş malzemelerle süslenmiş nalınlar da sergide dikkat çekiyor. Koleksiyondaki etiketli ayakkabı örnekleri ise Osmanlı’nın son dönem ayakkabı üreticileri ve satıcıları hakkında bilgi veriyor.

‘ Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisi, Çarşamba günleri hariç her gün 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.  

heybeliada-kutuphane“Kütüphane Şenliktir” temalı Kütüphane Şenliği 27 Eylül Cumartesi günü saat.09.00-20.00 saatleri arasında Heybeliada Şenlik Alanında (İskele Meydanı) gerçekleşecek

Heybeliada Kütüphanesi Koruma Girişimi, Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Okul Kütüphanecileri Derneği ve Okuma Ajansı’nın işbirliği ile düzenlenen “Kütüphane Şenliktir” temalı Kütüphane Şenliği 27 Eylül Cumartesi günü  saat.09.00-20.00 saatlari arasında Heybeliada Şenlik Alanında (İskele Meydanı) gerçekleşecek. Şenliğin çıkış nedeni kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve sivil girişimlerin kütüphaneleri ve tüm kültür kurumları için işbirliği halinde çalışarak nitelikli çalışmaların ortaya çıkabilmesi olarak açıklandı. Birkaç ay sonra restarasyon ve onarım çalışmaları bitecek olan Heybeliada Halk Kütüphanesi yeniden açılmasına az bir zaman kala etkinlik düzenleniyor.

Şenlikte, farklı sanat dallarını ve farklı disiplinleri  performans ve atölyelerle yanyana getirilecek. Bu şekilde kütüphanelerin yaşayan mekanlar olduğunu, sadece kitap alışverişi ile sınırlı olmayan, insan yaşamında gereksinim duyulan sanatsal ve kültürel etkinlikerin, atölyelerin de kütüphanelerin bir parçası hatta olmazsa olmazı olduğunu modellemek planlanıyor.

Kendisinden habersiz yapılan değişiklikleri kınamak için oyunu bölerek sahneye çıkan Mehmet Ergen’e BBT Genel Sanat Yönetmeni Kadriye Kenter’den yanıt geldi.

Yönetmen Mehmet Ergen’in, Bakırköy Belediye Tiyatroları için sahneye koyduğu Brecht’in“Carrar Ana’nın Silahları” adlı oyunda tiyatro yönetimi tarafından kendisinden habersiz yapılan değişikliklere tepkisini sahneye çıkarak göstermesine tiyatro yönetiminden yanıt geldi. Oyunun 26 Ocak’taki gösteriminde sahneye çıkarak bu durumu kınadığını söyleyen Ergen’e hakaret davası açtıklarını söyleyen BBT Genel Sanat Yönetmeni Kadriye Kenter “Ben Genel Sanat Yönetmeni olarak yetkimin dışına çıkmadım. Hiçbir kötü niyetim yoktu” dedi.

Oyunda ve dekorda kendisinden habersiz yapılan değişiklikleri kınamak için sahneye çıktığını söyleyen Ergen “Oyunda iç savaşta kocasını kaybeden Carrar Ana’nın oğullarını savaştan korumaya çalışması ve silahları cepheye göndermek istememesi anlatılıyor. Ben oyunda silahları sahnenin alt kısmında bir bölmeye koydurdum, böylece silahların nerede olduğunu seyirci son ana kadar fark etmeyecekti. Kadriye Kenter sahnenin tam ortasına bir sandık koydurmuş. Ben de tam silahların arandığı bölümde sahneye çıktım ve durumu seyirciye anlattım” dedi.

Oyunda rol alan Munis Düşenkalkar’ın rahatsızlığı nedeniyle oyunu başka bir oyuncuyla çalışmaya başladıklarını söyleyen Kenter ise“Mehmet Ergen’in eğer bir sorunu varsa, oyunu yarıda kesip sahneye çıkacağına bir telefon açabilirdi bana. Tiyatro olarak seyircilerle anket yapıyoruz. Ergen sahneye koltuk koydurmuş ve seyircilerin bir bölümü oyunu sahneden seyrediyor, anket sonuçlarında gördük ki seyirci oyunu sahneden seyretmek istemiyor. Biz de bunun üzerine sahnedeki koltukları kaldırdık. Oyunda rol alan oyuncularla da fikir alışverişinde bulunarak bazı değişiklikler yaptık. Mehmet Ergen, sahneye sandık koydurduğum için oyunu yarıda kesmiş, sahneye çıkıp bana hakaretler etmiş, sahnede kullandığımız sandığı yere atmış. Müşfik Kenter’den bahsetmiş, ben bana bırakılan mirasın bilincindeyim; tek derdim tiyatronun devam etmesi. Bu sahneye, oyuncuya ve tiyatroya saldırıdır. Oyunu yarıda kesmek ise bir oyuncuya yapılabilecek en büyük kötülüktür” diyerek Ergen’e hakaret davası açtığını belirtti.

 

Devlet Tiyatroları, 2013 yılında Adana, Konya, Ankara, Trabzon ve Antalya‘da gerçekleşecekuluslararası tiyatro festivallerinin ön çalışmalarını sürdürüyor.

 

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Adana’da ”5. Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası TiyatroFestivali” 27 Mart-30 Nisan tarihleri arasında; Konya’da ”6. Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali” 14-24 Nisan tarihleri arasında; Ankara’da ”9. Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali”25-30 Nisan tarihleri arasında; Trabzon’da ”14. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali” 1-15 Mayıs tarihleri arasında; Antalya’da ise 17-30 Mayıs tarihlerinde ”4. Devlet Tiyatroları AntalyaUluslararası Tiyatro Festivali” gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

Cazın yetenekli eli, dünyaca ünlü piyanist Brad Mehldau Trio, 1 Aralık Cumartesi akşamı Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nde, caz severlere unutulmaz bir konser verdi.

Sade bir sahne tasarımı, abartısız kıyafetleri ile müzik dışında hiçbir şeyin ön plana çıkmasına izin vermeyen grup, 6 eser sundu.

Davul ve vurmalı çalgılarda JEFF BALLARD’ın solo performansı, LARRY GRENADIER’in kontrbas şovu sadece salonu değil BRAD MEHLDAU’yu da etkisi altına aldı. Ballard’ın solo performansı sırasında, Mehldau’nun piyanoyu bırakıp, gözlerini kapatıp, yoga pozisyonu alması, salonda mistik bir hava oluşturdu.

Konserin ritmi, İstanbul’daki yağmurla yarışırcasına bir inip bir çıkarken, Where do you start parçası ile sahneden ayrılan grup, alkışlar ve tezahüratlar nedeni ile tekrar sahneye çıktı.

Adeta enstrümanları ile dans eden Brad Mehldau Trio, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nden hafızalardan kolay kolay çıkmayacak bir konser ile ayrıldılar.

Türkiye’de 54 amatör, 64 profesyonel, 25 çocuk oyunu ve 35 geleneksel kategoride olmak üzere toplam 178 özel tiyatroya 4 milyon lira ödenek verilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, özel tiyatroların projelerine 2012-2013 sanat sezonunda yapılacak yardımları belirleyecek Değerlendirme Komisyonu 25 Eylül 2012 tarihinde toplandı. Özel tiyatroların destek başvuruları, Bakanlık Müsteşarı Özgür Özaslan’ın başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül, Güzel Sanatlar Genel Müdür Vekili Hülya Muratlı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatik Yazarlık – Dramaturji Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Semih Çelenk, oyun yazarları Refik Erduran ve Turgay Nar’dan oluşan komisyon tarafından ayrı ayrı incelendi.

Başvuruları değerlendirirken ilgili mevzuatta belirtilen ölçütleri vebütçe olanaklarını göz önünde bulunduran komisyon, ayrıca Türk tiyatrosunu bütün yönleriyle desteklemek amacıyla, profesyonel tiyatrolar kategorisinde Türk oyun yazarlarına ait eserlerle başvuran özel tiyatrolara diğerlerinden daha yüksek miktarda yardım yapılmasını sağladı. Açıklamada şu bilgilere yer verildi:

“Hakkari, Van, Bitlis, Muş, Şanlıurfa, Amasya, Bartın, Trabzon, Sinop, Aydın, Manisa ve Sivas’ın da aralarında bulunduğu 41 farklı ilden profesyonel, çocuk oyunu, amatör ve geleneksel kategorilerde toplam 338 özel tiyatro başvurusu yapıldı. Bu rakamla 2012-2013 sanat sezonunda bu zamana kadar yapılan en yüksek başvuru sayısına ulaşıldı. Değerlendirme Komisyonu, hazırladıkları projelerden hareketle 54 amatör, 64 profesyonel, 25 çocuk oyunu ve 35 geleneksel kategoride olmak üzere toplam 178 özel tiyatroya yardım yapılmasına karar verdi. Bu karar doğrultusunda, bu zamana kadar bir sanat sezonuna yönelik en yüksek ödenek miktarı olan 4 milyon TL, bir sanat sezonunda desteklenen en fazla tiyatro sayısı olan 178 özel tiyatroya dağıtılacak. 2012-2013 sanat sezonu için yardım yapılan projelere ilişkin liste Bakanlığın www.kulturturizm.gov.tr ve www.guzelsanatlar.gov.tr internet adreslerinde yayınlanmaktadır.”

Şunun için etiket arşivi: dt

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi