doodle

doodle konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. doodle konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. doodle konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri doodle konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

yeni-yil-etkinligi

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2017 öncesi 24 Aralık 2016 Cumartesi günü Yeni Yıl Etkinliğimizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Etkinlikte sahne alan öğrencilerimizin sergiledikleri performans için teşekkür ederiz. Etkinliğimizin videoları;

ETKİNLİK PROGRAMI

1-) Nazlı Bayraktar “Lokomotif, Göçmen Kuşlar”

2-) Nil Sahra Aksal – “Samanyolu” Metin Bükey

3-) İlke Güven – “Neşeye Şarkı” L.V. Bethoven

4-) Demir Mirza – Balerin

5-) Ekin Göker – “Göçmen Kuşlar” Enver Tufan

6-) Elif Tülin Şahin –  “The Scissors Grinder” John Thompson

7-) Ela Özbaş – “Etüt” Beyer , “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi,

8 -) Mert Güneş – “Dans” Richard Krentzlin

9-) Defne Serra Nedim – “Düşmeden Dağa Tırmanalım” John Thompson

10-) Deniz Kaplan – “Melodi” Maxwell Eckstain , “Menuet” Bach

11-) Bilge Erdoğdu – “Kaptanın Öyküsü” Jessie Blake

12-) Duru Demiray – “Jingle Bells” , “Balerin” John Thompson

13-) Ahmet Yiğit Batur – “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi

14-) Demir Menemencioğlu – “Yankee Doodle, Borazan”

15-) Lara Sadi – “Alman Dansı” Joseph Haydn

16-) Arda Zeren – “Jingle Bells”  Amerikan Ezgisi

17-) Beren İncekalan – “Pamuk Toplayan Amca , Yanke Doodle” John Thompson

18-) Can Çorbacıoğlu – “Old Mc Donald” John Thompson

19-) Selinsu Ökdemir – “La Dispute” Yann Tiersen

20-) İdil Deniz Bakır – “Gondolla” Mendelson

21-) Jbid Göktaş – “Dance of the sugar fairy” Tchai Kousky

yeni-yil-etkinligi

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2017 yılına girmeden önce öğrencilerimizin performanslarını sergileyecekleri Yeni Yıl Etkinliğimizi bugün yani 24 Aralık 2016 tarihinde saat 19:00 ‘da gerçekleştireceğiz. İşte etkinlik programımız ve etkinlikte performanslarını sergileyecek öğrencilerimiz;

 

1-) Nazlı Bayraktar “Lokomotif, Göçmen Kuşlar”

2-) Nil Sahra Aksal – “Samanyolu” Metin Bükey

3-) İlke Güven – “Neşeye Şarkı” L.V. Bethoven

4-) Demir Mirza – Balerin

5-) Ekin Göker – “Göçmen Kuşlar” Enver Tufan

6-) Elif Tülin Şahin –  “The Scissors Grinder” John Thompson

7-) Ela Özbaş – “Etüt” Beyer , “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi,

8 -) Mert Güneş – “Dans” Richard Krentzlin

9-) Defne Serra Nedim – “Düşmeden Dağa Tırmanalım” John Thompson

10-) Deniz Kaplan – “Melodi” Maxwell Eckstain , “Menuet” Bach

11-) Bilge Erdoğdu – “Kaptanın Öyküsü” Jessie Blake

12-) Duru Demiray – “Jingle Bells” , “Balerin” John Thompson

13-) Ahmet Yiğit Batur – “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi

14-) Demir Menemencioğlu – “Yankee Doodle, Borazan”

15-) Lara Sadi – “Alman Dansı” Joseph Haydn

16-) Arda Zeren – “Jingle Bells”  Amerikan Ezgisi

17-) Beren İncekalan – “Pamuk Toplayan Amca , Yanke Doodle” John Thompson

18-) Can Çorbacıoğlu – “Old Mc Donald” John Thompson

19-) Selinsu Ökdemir – “La Dispute” Yann Tiersen

20-) İdil Deniz Bakır – “Gondolla” Mendelson

21-) Jbid Göktaş – “Dance of the sugar fairy” Tchai Kousky

23-nisan

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Türkiye tarihinin önemli günlerinden biri olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Milli Bayramı dolayısıyla 23 Nisan 2016 Cumartesi günü etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinlikte kursumuz öğrencileri görev alacaktır. Etkinlik akışı;

ASLI GÜRBÜZ

İklim Keleş (Açılış –  Bardak)

BURCU IŞIL OĞUZ

İklim Keleş (Macar Dnası – J. Brahms , İkinci Bahar – Özdemir Erdoğan),

ONUR GÜNER

Nima Abdullahi (Jingle Bells – Amerikan Ezgisi)

REŞAT TOKATLI

Alp Kavaklı (Arabesk – F. Brugmüller,  Kızılderelilerin Dnası – M. Arr)

ZUHAL SEVİM

Demirhan Altındil (Etüd, John Thompson)

Lara Sadi (Bekleyiş – Enver Tufan, Kuşlar – Alexander Burkard)

BURCU IŞIL OĞUZ

Nezihe Nilden Tuna (Carry Me Bark to old Virginny – John Thompson, Yankee Doodle (John Thompson – Thompson))

ERKAN BAŞA

Ela Özbaş (Mavi Gezegen – Yavuz Durak)[EŞLİK],

ASLI GÜRBÜZ

Ayşe Ela Şenkaya (Çanlar),

SENA SEVİM

Duru Bal (Beethoven – 9. Senfoni)

ERKAN BAŞA

Mert Güneş (Düğün Halayı – Türkü)

Deniz Kaplan (O. Fortuna – Carl Off),

REŞAT TOKATLI

Eren Özden (J.Thompson)

BURCU IŞIL OĞUZ

Zeynep Ceylin Günenç (Dans – Richard Krentzlin, The Sound of Music – Y. İmcn),

SENA SEVİM

İlke Güven (Trambon Çalgıcısı – John Thompson),

ASLI GÜRBÜZ

Zeynep Ada Uç (23 Nisan)

ZUHAL SEVİM

Nisa Dide Coşan (Alıştırma)

REŞAT TOKATLI

Mahir Erbulan (Lokomotif – Enver Tufan)

ONUR GÜNER

Bahar Ece Sarsın (Gülnihal – Dede Efendi)

ERKAN BAŞA

Defne Nedim (Kızılderelilerin Savaş Dansı – Michael Aaron)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 18 Mart Cuma günü Çanakkale Zaferini anma amacıyla Eğitmen ve Öğrenci Dinletisi Etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinliğimiz Bakırköylü İş Adamları Derneğinde (BİAD) saat 19.00’da  yapılacaktır. BİAD adresi; “İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No: 2 Bakırköy  İSTANBUL  /  TÜRKİYE” dir. Harita konumu için;

Nar Sanatın bulunduğu sokaktan incirliye doğru giderken ilk sokaktır.

Adres :  İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No 2                    Bakırköy


Etkinlik Programı şu şekildedir;

AÇILIŞ KONUŞMASI (Naci Özcan)

Reşat Tokatlı

DÜET [Meral Eren (Çanakkale Türküsü – Keman) & Ezgi Fırat & Reşat Tokatlı (Piyano)]

DÜET [Ege Yılmaz (Historia De Un Amoa, L. Miguel) – Reşat Tokatlı (Piyano)]

Özgür Yahya Oruçoğlu & Sena Sevim

DÜET [Özgür Yahya Oruçoğlu (Gitar) & Eylül Gülenç (Flüt)]

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç (Orda bir köy var uzakta, Enver Tufan – Etüd, Cornelius Gurlitt)

Reşat Tokatlı

Zehra Mina Fırıncı (Etüd, H. Lemoine)

Aslı Gürbüz

Çağla Gökçen (Old Mcdonalds, John Thompson)

Burcu Işıl Oğuz

DÜET [Merve Ayanoğlu (Samanyolu, Teoman Alpay – Yıldızların Altında, Kaptanzade Ali Rıza Bey) – Erkan Başa]

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Zuhal Sevim

Bethany Turley (Melodi, Alexandr Burkard – Menuet, Henry Purce)

Onur Güner

Göksenin Şeylan (La Sautillante, Ferdinando Carulli – Vazgeç Gönül, Zeynep Dizdar)

Ahmet Yiğit Batur (Dalgaların Şarkısı, Enver Tufan – Lokomotif, Enver Tufan)

Erkan Başa

Mert Güneş (Zeybek, Faik Canselen – Bulut Olsam, Salih Aydoğan – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi)

Deniz Kaplan (Melodi, Alexandr Burkard – Vals, Selmin Tufan<)

Özgür Yahya Oruçoğlu

DÜET [Rümeysa Demirhan, Tuğba Seher Karanfil – (Vals,Ole Halen – Rumba, Josep Wanders)]

Sena Sevim

Elif Gürel (Lokomotif, Enver Tufan) – Piyano

Zuhal Sevim

Demir Mirza (Gün Doğarken, Minik Kızıldereliler, Balerin – John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Onur Güner

Bade Kırkgöz (La Soutillante – Ferdinando Carulli)

Aslı Gürbüz

Sıla Ergün (Ömer Can)

Umut Nişantaş (Hayallerin Eksperi,Kendi Bestesi – Bekle Dedi Gitti, Duman)

Burcu Işıl Oğuz

Berat Şerif Demir (Old Mcdonald, John Thompson – Yankee Doodle, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Jbid Göktaş (C Sharp Minör Nacturne, F. Chopin – Vals, Evgeny Grinko ) – Reşat Tokatlı (Keman)]

Eren Özden (Skip To My Lou, John Thompson)

Erkan Başa

Burcu Bozkurt (Uzaklar, Göçmen Kular – Enver Tufan)

İdil Deniz Bakır (Lirik, Fikret Amirov – Venedik Gondol, F. Mendolsohn)

Sena Sevim

İlke Güven (Bir Üflersem Düşersin, John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Aslı Gürbüz

Ecem Koca (Anlamazdın, Ayla Dikmen)

Zuhal Sevim

Lara Sadi (Allegra, S. Suzuki)

Erkan Başa

Meriç Gürcan (Zeybek, Faik Canselen – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi) – Piyano

Su Azra Dayıoğlu (Alsak, Enver Tufan – Orda Bir Köy Var Uzakta, Münir Ceylan) – Piyano

Sena Sevim

Rüzgar Almasulu   (Yakarış, Enver Tufan)

Emir Karademir (Çanlar, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Sıla Üçtepe (Uzaklar, Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit (Dolaptaki Sır, Enver Tufan – Aria, Mozart)

DÜET [İklim Keleş (Polonaise, J.S.)]

Onur Güner

Sarp Kılıç (Andontino, Ferdinando Carulli – Studi Per Guitarra, Ferdinando Calluri)

Nima Abdullahi (Dede,Peyman – Trombon Çalgısı, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Melisa Kaya (Aygız, C. Cihangirov)- Reşat Tokatlı (Piyano)]

Deniz Balcı (Kızıldereli Davulu, John Thompson)

Erkan Başa

Nehir Ergün (Kuş Uçar, Alman Halk Şarkısı – Etüd, Alexandr Burkard – Kalinka, Rus Halk Şarkısı)

Asım Güven Bozkurt (Çanlar Çalıyor – Gün Doğarken – Balerinin Valsi, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Ayşe Ela Şenkaya (Tren, John Thompson)

Zuhal Sevim

Demirhan Altındil (Okul Günleri – Kovalamaca, John Thompson)

Tülay Naz Çakır (Etüd 84, Ömer Can)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal (Sinbad – Kalinka – Var-Yok , Y. İman)

Nil Ergün (Aria, W.A. Mozart – Savaş Dansı, Michael AAR)

Aysara Özenç (Nasıl Geçti Habersiz, Zeki Müren – Gnoissienne No.1, Erik Satie)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

23-Nisan-2015-dinletisiNar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim kursu işbirliği ile Nar Sanat öğrencilerinin sahne alacağı dinleti programı bu akşam 18:30’da Nar Sahnesi’nde.

Sahne alacak öğrencilerimiz ve performansları:

ALARA YÜCEL – SONATİN/F. KUHLAU

ARDA SERT –THE ENTERTDİNER/S.JOPLİN

EGEMEN HIZLIBAŞ – ARABESK/BURGMÜLLER

KEREM İNAN – GÜN DOĞARKEN/J. THOMPSON

IRMAK KAYTAN ve ATAKAN TOKELLİ – PUMP İT/BLACK EYED PEAS

ZEYNEP DURU ÇİL – PRAMENADE ALA RAME/M.ADDRAN

ASIM GÜVEN BOZKURT – VİVE LES DEFLİES/J.VOGT

MADLEN ARZUMAN – VALS NO.9/CHOPİN

İDİL DENİZ BAKIR – LA DİSPUTE/Y.TİERSEN

SUDE ALDATMAZ – BANGO BOOGİES/J.W.SCHDUM

EDA KÖLÜKFAKİ – YUGOSLAW TARZINDA/B.BARTOK

NEHİR ERGÜN – KIZILDERİLİ DAVULU/J.THOMPSON

BERKİN AY – MENUET/KRİGER

MERİÇ GÖKCAN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON

MERT GÜNEŞ – YANKEE DOODLE/J.THOMPSON

RÜYA YILDIZ – FLY TO THE MOON/B.HOWARD

ELA ÖZBAŞ – DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN

EGE YILMAZ – TROMBON ÇALGICISI/J.THOMPSON

BİLGE KANDUR – FIRTINA/C.GURLİTT

ÖYKÜ UFACIK – MELODİ/ECKSTAİN

DURU KESER – ALABAMA

ÖYKÜ GÜLEÇ – MY WAY/SİNATRA

DENİZ KAPLAN – HALAY/Y.İMAN

GÜNEŞ EKİM DÖNMEZ – LE BEAV YANKEE/M.AARON

AZRA DAYIOĞLU – ETÜD/A.BURKARD

İREM YILMAZ – FRENCH FOLK SONG/SUZUKİ

ASLI DEMİROK – KABİLE DANSI/J.THOMPSON

MİNA FIRINCI – FİLLERLE DANS

PINAR ÖZOĞUL – UNUTAMADIM/BARIŞ MANÇO

GÖKÇEN ÖDEN –

NAZ ARSLAN – BUZ PATENCİSİ/J.THOMPSON

NİL ERGÜN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON

NUR İLAYDA BUDAK – ETÜD NO.7/SUZUKİ

YAĞMUR İHVAN – ALLEGRO NO.8/SUZUKİ

BAHAR ECE SARSIN – CRAZİER/T.SWİFT

CANSU NUR KILIÇ – ETÜD/DUVERNOY

BEYZA YALVAÇ – HİSTORİA DE UN AMOR

İNCİ SARACİK – HÜZÜN/BURGMÜLLER

İREM YEŞİM SAVAŞ – PERPETUAL-MOTİON/SUZUKİ

DENİZ DURSUN – DUYDUMKİ UNUTMUŞSUN.

 

ilkbahar-ekinoksu

İlkbahar ekinoksu bu kez google doodle oldu.

İlkbahar ekinoksu nedir?

İlkbahar ekinoksu yılda iki kez yaşanan gece-gündüz eşitliğinden biri olarak bize baharın gelişini ve kışın bitişini hatırlatır, yaz mevsiminin de ön habercisidir. Çoğu mevsimsel veya astrolojik döngüde olduğu gibi, ekinoks zamanları da çeşitli toplumlarca tarih boyunca kutlanmış ve bu günler özel kabul edilmiştir. Bu bakımdan sadece göksel hareketle özetlenebilecek bir olay da değildir çünkü etkilerini ve buna verilen sembolik değer üzerinden gelişen gelenek ve yaşantıları bugünkü modern hayatımızın içinde de bulmamız pekala mümkündür. Gerçekten de aslen bu tarihler pek de öyle yaşamımızın dışında veya spiritüel bir çerçeve içerisine hapsolmuş değillerdir, tersine içinde yaşadığımız dünya ve toplumsal düzen içerisinde hayli etkin ve yaşamımızın içindedirler, sadece dikkat atfetmediğimiz sürece farkına varamayacağımız bir şekilde bilincimizde yer alırlar.

Aslen “yıl çarkı” diye de geçen senelik mevsimsel döngü ve aylık “ay döngüsü” insan hayatında bilinçli veya bilinçsiz şekilde etkindir, bunun izlerine en basitinden modern söylem içerisinde “kış depresyonu” veya “bahar krizi” tarzı beylik başlıklardan reklam ve kültürel etkileşim gibi birbiriyle alakasız görünen farklı alanlarda da rastlayabiliriz.

Modern insanın şehir yaşantısının gereklilikleri içerisinde bu gibi doğal işleyişlerin farklındalığından kopmuş olması, bir yerde kişinin kendi birey veya beden bütünlüğü algısına da etki etmektedir zira sembolik düzlemde ve kültürel örüntülerde bu ikisi arasında daima yakın bir ilişki kurulmuş ve bu ilişki üzerinden pek çok olgu hayatımızda yer etmiştir. Bu konudaki görüşleri; eski toplumların tarım veya göçebelik örgütlenmelerine dek götürmek mümkündür, ancak endüstriyel toplumun bir yüzyıl gibi kısa bir sürede -insanın “uygarlık” sürecinde ele alırsak- insan hayatında yaptığı büyük değişiklik bir yerde bunun uyum sorunlarını da beraberinde getirmiştir, şu anda modern hayata dair karşılaşılan sorunlar açısından aşağıda açıklanacak olan mevsimsel bazı değişimlere bağlı olarak gelişen kültürel, sosyolojik veya sadece bireye ait tutumlar bu uyum sorunlarının pek tabii ki tamamına yönelik bir çözüm olamasa bile, belirli düzeyde bir farkındalık sağlayabilir ve kişiye farklı bir bakış açısı sunabilir. Elbette ki paganizm, ezoterizm veya diğer alternatif pratiklerle ilgilenenler de bu konuya kendi bilgi birikimlerinden bakabilir ve faydalanabilirler.

İlkbahar ekinoksu, güneş takviminde gün-tün eşitliği diye de bilinen özel bir zamanı belirtir. Özellikle Akdeniz kuşağı olarak bilinen ve bugünkü batı anlayışının temellerini de oluşturan kültür dairesi içinde ekinokslar tarihsel dönemler boyunca gözlemlenmiş ve çeşitli dini seremoniler bugünlerde gerçekleştirilmiştir. Tarım toplulukları yakıştırmasına karşın, ekinoks kutlamaları eski göçebe Türk toplumunda Orta Asya’dan beri süregelen bir gelenektir ve hepimizin yakından bildiği gibi “Nevruz” adı altında çeşitli törenler ve şenlikler düzenlenir.

“Nevruz” , “yeni gün” anlamına gelir ve eski takvimlerde yılbaşı olarak görülür, ayrıca bugün güneş  zodyak kuşağının ilk burcu olan “koç” burcuna girer. Bazı araştırmacılarca “nevruz” kutlamalarının başlangıcı “Zerdüştlük”e atfedilse de -muhtemelern ateş sembolüne olan yakıştırmadan dolayı- , aslen Orta Asya’nın çok daha eskiye dayanan şamanik ve animistik sisteminde de ekinoks tarihlerinin önemli olduğunu görürüz. Örneğin günümüze değin neredeyse hiç değişmemiş olan Buryat şamanizminde ekinoks ve ay döngüleri ile bunun içerisinde yeralan ekinoks eşitliği büyük önem taşıyan bir gündür. Esasen Asya ve Avrupa farketmeksizin çok büyük bir coğrafyada tarih boyunca değer atfedilen ilkbahar ekinoks günü, ilk nerede ne şekilde ortaya çıktı tarzı köken arayışından çok kültürel ve uygulama zenginliği içerisinde değerlendirilirse bize konu hakkında daha büyük bir kavrayış sunar çünkü her kültürde kendine özgü bir şekilde evrilmiş ve yaşanmıştır.

Kabul edilen eski türk takviminde ilkbahar ekinoksu, yılbaşına denk düşer ve çeşitli Orta Asya türk topluluklarında “Boz Ay” diye de adlandırılan “mart” ayının 4 çarşambası farklı şekillerde kutlanır, zira bu dört günün herbirinde doğanın 4 elementi olan toprak, ateş, hava ve suyun uyandığı kabul edilir. Benzer şekilde, İrlanda kelt geleneğinde de ekinoks öncesi 4 sayısına verilen sembolizm üzerinden şenlikler yapılır ve amaç yine doğanın dört elementinin uyanmasını kutlamaktır. Burada ayrıca “tamamlanma” üzerinden ritüel anlamına odaklanmak da mümkündür.

İlkbahar Ekinoksunun günümüzde de devam eden başlıca özelliği olan ateşin üzerinden atlama veya ateş yakma ritüeli, Asya’dan Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya kadar çok geniş bir coğrafyada gözlenen ortak bir temadır. Ateş’in arınma ve yenilenme olarak yorumlanışı, baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanışını açıklamaya yönelik olabileceği gibi, bu tarihten sonra günlerin uzamasıyla da ilişkili olarak “güneş” sembolü anlamını da taşır. Ancak, burada tipik monoteist ikilik üzerinden bakmamaya dikkat edilmelidir. Doğanın ve toprağın canlanışı üzerinden ekinoks tarihi ayrıca bir bereket festivalidir ve ateş burada “yaşam özü” olarak da ele alınabilir. Örneğin Anadolu’daki Kibele/”Matar Kubileya” kültünde, -tanrıçanın rahiplerine “Attis” sanı verilir- daha sonra Roma’da yaygınlaşıp “Kibele ve Attis”e dönüşecek şenlik ilkbahar ekinoksunda kutlanır, ateşler tanrıçanın kutsal alanında -bugün Vatikan’ın olduğu yer-  yakılırdı, anlamı da yine bereket ve yaşamın çoğalışı üzerineydi.

Akdeniz ve Avrupa geleneklerine bakıldığında da durumun farklı olmadığını görürüz. Günümüzde, hristiyanlığın kabul ettiği bir yortu olan paskalya (easter) -ekinoks sonrası dolunayın arkasından gelen ilk pazar, ki nedenlerini tartışacağız.- ve katolik kilisesince ayinler arasında sayılarak 25 martta kutlanan “Meryem’e Muştulama” -Meryem’e Cebrail tarafından “kutsal çocuğa” gebe olduğunun bildirilmesi- seremonilerinin ardında ekinoksta kutlanan pagan şenlikler vardır.

Paskalya geleneğine bakıldığına karşımıza iki önemli nokta çıkar. Katolik geleneğinde paskalya İsa’nın dirilişinin kutlanmasıdır. Paskalya haftasında İsa’nın çarmıha gerilişi ve ölümünün yası tutulur  (belirlenen pazar gününden önceki cuma “good friday” İsa’nın çarmıhta öldüğü gündür) , ta ki ölümünden üç gün sonra -Pazar günü- yeniden göğe yükselip cennete gidene dek, bu arada İsa’nın yeraltında “karanlıkla” savaştığına ve ışığın geri  getirilip galip olmasına sebebiyet verdiğine inanılır. (üç gün aralığı ay takviminin geleneksel öğelerindendir ki ay döngüsünü dışlama çabası hiçbir zaman tam olarak başarılamamıştır.)

Bu noktada, eski pagan inançlarına bakar ve mevsimsel döngüyü ve bunun etrafında örülen mitleri hatırlarsak; 21 aralık yani en uzun gecenin yaşandığı günde tanrı yeraltından yeniden doğarak yeryüzüne çıkar, hristiyanlık tarafından 25 martta kutlanan muştumala yortusu ve paskalya bu bakımdan ilginçtir zira eski bereket şenliğini aynen devralmıştır. Pagan  inancın mitlerine göre, 21 mart ekinoks tarihinde tanrıça oğul-sevgili (son-lover) olan ardılı eril tanrıyla birleşir ve doğa canlanır, bereket ve yaşam gelir. Bundan “dokuz ay” sonrasına denk gelen 21 aralıktaysa tanrıçanın rahminden bu oğul ve sevgili olan tanrıyla birleşmesinden oluşan -daha öncesinde ölerek yeraltına inen- yeni tanrı-oğul doğar. Bu miti aynen devralan hristiyanlıkta da; İsa’nın doğumu, Meryem’e bildirilmesinden “dokuz  ay” sonradır. Aynı şekilde, aslında üç gün  sonrasında ayın yükselişiyle ışığı getiren ve yeraltından yaşamı taşıyan da tanrıçanın kendisidir, tektanrılı dinlerin karanlık-aydınlık iyi-kötü ayrımı ve buna eklediği “kahraman” tipi monoteizmin gelişmesiyle ve gerçek mitin çarpıtılmasıyla oluşturulmuştur.

Ekinoks, solar -güneşe ait- bir özellik taşısa da ay takvimiyle de doğrudan ilintilidir. Kuzey Avrupa’da Tötonik bir tanrıça olan Eostre, ilkbahar ekinoksuyla alakalıdır ve paskalya anlamına gelen “easter” kelimesinin kökeni bu tanrıçanın adına dayanır.(Ayrıca hoş bir ayrıntı olarak, Mike Nichols bize dişilik hormonu olan östrojen/estrogen in adının da buradan geldiğini hatırlatır.) Tanrıça Eostre ya da Ostara’nın sembolü tavşan ve yumurtadır. -yine paskalya sembolleri- Tavşan verimliliği ve bereketi temsil eder -belki direk doğayı gözlem yoluyla çok hızlı ürediği için!- ve yumurta da ekinoksa atfedilen eril ve dişil birleşmeden “yaşam” oluşturan, içinde hayatın özünü barındıran “kozmik yumurtadır”. Günümüzde yanlış olarak “bahar tanrıçası” gibi bir adla anılsa da Eostre aslen bir ay tanrıçasıdır ve şenliği de ekinoks civarına denk gelen dolunayda yapılır. Ekinoks ve dolunayın üç gün öncesi ve üç gün sonrasının kutsal oluşu, ayrıca yapılan şenliğin iç gün sürmesi yine ay takvimince ay döngüsünü uyarıca ayarlanır. Tek tanrılı dinin gelmesiyle birlikte ay takvimi yok sayılmış ve sadece güneş odaklı bir anlayış getirilmeye çalışılınmıştır ancak günümüzde farklı adlar taşıda da ay takvimi halen belirleyicidir. (Yukarıda bahsedildiği üzere, takvim gereği paskalya pazarı dolunaya denk gelirse, paskalya bir sonraki pazara ertelenir!)

Günümüz paganizminin devraldığı eski geleneklerde,  kuzey Avrupa’da uygulanan şekliyle tanrıça ve tanrının birleşmesi şenliği, coğrafi özellikler dolayısıyla yani baharın yukarı enlemlere daha geç gelişiyle birlikte daha geç bir tarihe denk gelir ki 30 nisana rast gelen bu şenlik dört ana kelt şenliğinden biri olan “Beltane”dir ve yüce evlilik ritüeli olan “hieros gamos” -ya da “great rite”- bugüne özgü, sembolik veya aktif olarak gerçekleştirilebilen bir ritüeldir. Bu ritüel aslen tanrıçayı temsil eden bir kutsal rahibe ve eril unsuru temsilen seçilen bir erkek arasında gerçekleştirilir, cinselliğin kutsal olduğu ve bir ibadet amacı taşıdığı eski pagan inancının uygulamasını yansıtır.

Yine günümüz paganizminin bir kolu olan Wicca’da ve diğer bazı kuzey Avrupa pagan geleneklerinde, bu coğrafi farklılık ve mevsimsel yaşayış dolayısıyla ekinoks ve solstisler kuzey geleneklerince “lesser”-daha düşük- sabbat’lar olarak adlandırılırlar ki bu Akdeniz kuşağında yaşayan paganlar ve pagan gelenekleri için gereksiz  bir ayrımdır. Esasen ilkbahar ekinoksu, Wicca’daki dört temel “quarter day” den biridir. (Cross quarter day denilen ve “greater” olarak adlandırılan şenliklerse ekinoks ve solstisler arasında kalan şenliklerdir  ve astrolojik olarak kayma gösterirler, coğrafi konumları düşünüldüğünde kuzey geleneklerinin neden bu ayrımı yaptıkları anlaşılabilir ancak bu geneli kapsamaz.) Margaret Murray’i referans alan bazı  gelenekçiler ekinoks ve solstisler kuzeyde hiçbir zaman tam olarak gözlenemediği ve bu gelenek daha sonra göçen “solar” odaklı yerleşimciler tarafından kuzeye getirildiği için aslen kendi uygulamalarında varolmadığını iddia ederler, oysa neolitik çağ yerleşmelerinden bu tarihlerin oldukça başarılı şekilde gözlemlenip hesaplandığını biliyoruz. Bu bazen yoğun tartışmalara neden olabilen bir konu olmakla birlikte -Murray’in referans alınması vs. de keza- , uygulamanın bütünü değişmemektedir.

Sonuç itibariyle ilkbahar ekinoksu, gerek inanan kişilerce kutlanması gerek merak edenlerce araştırılması oldukça kapsamlı bir konudur. Bunların dışında en basitinden doğayla bağlantı kurmak veya doğal döngülerin farkındalığına erişerek benlik ve çevre hakkında fikir edinmek, bu bilgelik hakkında daha fazla fikir sahibi olmak için de oldukça iyi bir başlangıç sayılabilir, ne de olsa bahar ve ekinoks sonsuz başlangıç zamanıdır…

Kaynak : Bakırköy Gazetesi

simone-de-beauvoirSimone de Beauvoir Fransız yazar ve filozoftur. Modern feminizmin temellerini atan kişiler arasında yer alan Simone de Beauvoir’in 106. doğum günü için Google tarafından sürpriz bir doodle hazırlandı. Peki Simone de Beauvoir’un hayatını merak ediyor musunuz? İşte Simone de Beauvoir hayatı hakkında bilgiler…

Simone de Beauvoir kimdir?

Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908’de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Ataerkil bir ailede büyümüştür. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenebilir.

Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Saınte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde yazın eğitimi gördü. Daha sonra Sobone’da felsefe eğitimi aldı. 1929’da seçkin Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sabone’da kurs almakta olan Jean-Paul Sartre ile tanıştı. 1929’da felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olur. Sartre o yıl birinci olur, Simone ise ikinci. Ancak herkes bilir ki de Beauvoir felsefede en iyi idi. Sartre’a birincilik erkek olduğu için verilmiştir.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Modern Zamanlar isimli politik gazetede çalışır ve ölene dek bu gazetede editör olarak hayatına devam eder. 14 Nisan 1986’da vefat eder. 1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar. Kendisi de Paris’de Cimetière du Montparnasse Mezarlığına Sartre’ın yanına gömülür. Mezar taşında isimleri alt alta yazılır.

Google bugün ünlü yazarın 106’ıncı doğum günü için özel bir doodle hazırladı ve onu anasayfasına taşıdı.

Kaynak: Bakırköy Gazetesi

Kursumuz Eğitmenlerinden Ekin SELÇUK öğrencilerinin bir kısmının katılımı ile bugün 21.12.2013 Cumartesi günü Saat 18:00’da öğrenci dinletisi gerçekleşti.

Nar Çiçekleri

Eğitmenimiz Ekin SELÇUK‘un Keman ve Piyano öğrencilerinin katıldığı etkinlikte izleyiciler salona sığmadı 80 kişilik Nar Sanat Dinleti salonun tamamını dolduran dinleyicilerin her öğrenciyi tektek parça sonunda alkışlayarak motive etmeleri görülmeye değerdi.

Öğrencilerin sunumunu Piyano Eğitmenimiz Ersin SARACİK gerçekleştirdi.

Etkinlik sonunda teşekkür belgesini alkışlar arasında öğretmenlerinin elinden alan öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

Yarın yapılacak  dinletimizde ise Eğitmenimiz Şeyma YÜREKİR’in eğitim verdiği öğrencilerimizi dinleyeceğiz. Elbette ücretsiz olan etkinliğimize davetlisiniz. Öğrenci dinletisi hakkında bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

21.12.2013 Cumartesi Programına katılan öğrencilerimiz ve seslendirdikleri parçalar şu şekildeydi.

(Etkinlik Fotoğrafları için LÜTFEN http://www.narcicekleri.com SİTESİNE TIKLAYINIZ)

Eğitmen: Ekin SELÇUK

  • Dilay SINANMIŞ – Yankee Doodle & Salut Au Printemps
  • Selin ÖZ – Carry Me Back To Old Virginny
  • Sıla Meryem İNAL – Row Row (Kürek Çekelim) & Dilim Yandı
  • Ceylin GÖNENÇ – Yavaşça Kürek Çekelim & Balerin
  • Beray BOZ – Menuet
  • Melisa KAYA – Gavotte & Samanyolu
  • Defne KORKMAZ – Gayda Çalgıcıları Geliyor (Musette) & Düşmeden Dağa Tırmanalım
  • Başak SAİT – Sonatin Op. 57 No:1 Allegro Moderato – Allegro Grazioso
  • Ege YILMAZ – Love Me Tender & Deniz ve Mehtap
  • Kayra EMİR – Tuna Dalgaları
  • İklim KELEŞ – The Band Played On (Düet: Ekin SELÇUK) & Greetings (Düet: Ekin SELÇUK) & Gün Doğuşu
  • Arda SERT – Hava Nagila & If I Were A Rich Man & Polyuşka Pole & Miki Fare’nin Dansı

 

Küba’lı ünlü doktor ve bilim adamı Carlos Juan Finlay doodle oldu. Google’dan Carlos Juan Finlay’a 180. doğum günü jesti.

doodle

 Doktor Carlos Juan Finlay  kimdir Carlos Juan Finlay hayatı Carlos Juan Finlay biyografi Carlos Juan Finlay  google logo 3 aralık 2013 Dr Carlos Juan Finlay google doodle
Carlos Finlay’ın 180. Doğum günü

Carlos Juan Finlay’nın doğum günü Amerikan TIP Günü Olarak kutlanmaktadır
1855 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde okudu. Zaten 1868 yılında, bir kolera salgını sırasında bu İspanyol sömürge yetkililerinin hükümetin yönetiminin bir eleştiri olarak o zaman kabul edildi, çünkü çok başarılı değildi bir önermeyi profilaktik ve sağlık önlemlerinin alınmasını önerdi.

Ancak, onun asıl işi sivrisinekler tarafından sarı humma iletim nasıl oluştuğunu aydınlatmak oldu. Hastalığın transfer ajanı sivrisinek olduğu sonucuna Aedes aegypti gerçekten 1900 yılına kadar zamanın bilimsel topluluk tarafından kabul edilmedi teorisini doğruladı sayısız deneysel testleri sonucunda kendini tüm dünyaya tanıttı.

Kübalı büyük Doktor olarak bilinen Carlos Juan Finlay sarı humma virusunu testler sonucu bulan Kübalı bilim adamıdır.
Carlos Juan Finlay 3 Aralık 1833’te Puerto Príncipe’de doğdu ve Carlos J. Finlay  – 20 Ağustos 1915’te Küba’da öldü. Carlos J. Finlay, İskoç bir doktor ve  Fransız bir kadının 7 çocuğundan biriydi.

1853 yılında katıldığı Jefferson Medical College’den 1855’te mezun oldu. Ünlü Kübalı doktor ve bilim adamı Carlos J. Finlay kendisini hep şiddetli tıbbi tartışmaların içinde buldu. karaman.org

1881’de, Kübalı doktor Carlos Finlay aynı zamanda kara kusmuk diye de adlandırılan sarıhummanın belli bir dişi sivrisinek tarafından bulaştırıldığını ortaya çıkardı. Bunun yanı sıra hastalığı önleyecek bir aşıyı da buldu.

Carlos Juan Finlay,  sıtmayla sivrisinek arasındaki ilişkiyi sezip kanıtlayan bilim adamıdır.polis.web.tr

Carlos Juan Finlay Barres ‘de doğdu Küba Fransız ve İskoç asıllı.1853 yılında katıldığı Jefferson Medical College in Philadelphia dan sonra  Paris de ve Havanada eğitimini tamamladı.1855 yılında mezun olan Carlos Juan Finlay  Havana’ya yerleşti ve bir tıbbi uygulama açtı.

1881’de, Kübalı doktor Carlos Finlay aynı zamanda kara kusmuk diye de adlandırılan sarıhummanın belli bir dişi sivrisinek tarafından bulaştırıldığını ortaya çıkardı. Bunun yanı sıra hastalığı önleyecek bir aşıyı da buldu.
    Dünyanın bunun farkına varması yirmi yıl sürdü.
Günümüzde Asya harici tropik bölgelerde görülen ve dişi sivrisinekler aracılığıyla bulaşan sarı humma virüsünün çıkış yerinin Afrika olduğu ve virüsün 16. yüzyıldan itibaren köle ticaretiyle Güney Amerika’ya taşındığı tahmin ediliyor. image
Kesin teşhis edilebilen ilk sarı humma salgını, 1647 yılında Barbados Adası’nda yaşandı. Sadece bir yıl sonra, 1648’de Meksika’da Maya yerlileri arasında, 685’de de Brezilya’nın Recife kentinde salgınlar görüldü.
18. yüzyılda İtalya, Fransa, İspanya ve İngiltere’deki salgınlarda yüz binlerce insanın hayatını kaybetti.
Sarı hummanın tropik bölgelere mahsus olduğu varsayılsa da, Amerika’nın kuzey kesimi de 17. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın başına dek birkaç kez salgından nasibini aldı.
19. yüzyılda ise Haiti Devrimi sırasında Fransız ordusunun üçte ikisi salgın sebebiyle telef oldu ve kalan askerlerin geri çekilmesi üzerine Haiti, 1804’te bağımsızlığını ilan etti.
Carlos Juan Finlay, 1833-1915
Hastalığın taşıyıcısının doğrudan insan teması değil de sivrisinekler olabileceğini ilk ortaya atan, 1870’lerde gerçekleştirdiği araştırmalarıyla Kübalı doktor ve bilimadamı Carlos Juan Finlay oldu. 19. yüzyıl sonundaki İspanyol-Amerikan savaşında sarı hummaya çok sayıda kurban verilmesi sonucu orduda görevli doktorlar, Finlay’in savını incelediler ve kısa sürede doğruladılar. Sivrisinekler aracılığıyla taşındığı ispatlanan ilk virüs sarı humma oldu. İlerleyen yıllarda grip, sıtma, fil hastalığı, tifüs ve başka alerjik hastalıkların da sivrisineklerle taşındığı kanıtlandı.

 

Google, özel günlerde kişi ve olayları anmak için hazırladığı doodle’lara bugün bir yenisini ekledi. Google’ın anasayfasında beliren Doctor Who doodle’ı, 8 bit’lik bir oyun olarak belirdi. Google, Doctor Who doodle’ının bugüne kadar hazırlanan en büyük doodle olduğunu açıkladı.

whoodle

Ünlü bilim kurgu dizisi Doctor Who’nun 50’inci yılını kutlayan Google, özellikle dizinin hayranlarının çok seveceği animasyonlu bir doodle hazırladı.

Doctor Who’nun 11 kez hayata geri döndüğü karakterleri seçebildiğiniz oyunda, TARDIS zaman yolculuğu yaparak farklı senaryolarda ‘Google’ harflerini oluşturuyorsunuz. Harfleri toplamak için, Dalek gardiyanlarını geçmeniz gerekiyor.

Guardian’ın haberine göre, Google’ın hazırladığı en büyük animasyonlu doodle olan Doctor Who’nun hazırlanması 4 ay sürdü. Google’ın merkezinin bulunduğu Mountain View’deki Googleplex tesisinde, Doctor Who doodle’ına ‘Whoodle’ adı takıldı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramının İşte Google Logosu!

Pazarlama kaygısı olsa da her ülke için farklı dahi olsa,  yerli pek çok kurumun hatta “yerli hükümetin” (!) bile ihmal ettiği bir günü uluslar arası bir şirketin anımsayıp sürpriz yapması bizleri mutlu ediyor(!)

cumhuriyet bayramı 2013

cumhuriyet bayramı için google’ın doodle’ı 2013

Cumhuriyet Bayramı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta[1] kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlardaşenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasatasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğindeyasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

 Cumhuriyetin ilanı

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ’Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ’vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

 Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır

 

“Doodle 4 Google Logo Yarışması”nda son dönemece girildi. Finale kalan 10 logo için halk oylaması başladı.

gooogle-doodle Mart ayı başında duyurulan “Türkiye’nin Harikaları” temalı Doodle 4 Google logo yarışmasında finale kalan son 10 logo için halk oylaması başladı.

Genç yeteneklerin ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerini anlatan veya tarihi ve turistik yerlerini konu alan Doodle’larını tasarlayarak yarışmaya katılabildiği yarışmada 12 Nisan tarihine kadar devam edecek oylamada Doodle’lar 1-4 ve 5-8. Sınıflar olmak üzere iki ayrı grup kategorisinde değerlendiriliyor.

“Türkiye’nin Harikaları” temasıyla ülkemizin benzersiz doğal güzellikleri ile tarihi ve turistik yerlerini anlatan en iyi Doodle’ın sahibi olan öğrenci 10.000 TL tutarında burs almaya hak kazanırken, öğrencinin okuluna da 15.000 TL değerinde ayni teknoloji teşviki sağlanacak.

Google sayfasından

Dünya tarihine mal olmuş kişilerin doğum günlerini, ülkelerin festival ve bayramlarını kutlamak amacıyla ana sayfamızda Doodle adını verdiğimiz özel logoları kullanmaktayız. Google Türkiye olarak Türkiye’deki, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar olan tüm öğrencileri, kendi ‘Doodle’ tasarımlarını sergileyecekleri M.E.B destekli Google Doodle yarışmasına katılmaya davet ediyoruz.

Bu yılın teması “Türkiye’nin Harikaları”. Ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerini anlatan veya tarihi ve turistik yerlerini konu alan Doodle’larınızı bizimle paylaşmanızı istiyoruz. Tasarlayacağınız logoda, gizemli gezegen olarak da anılan Kapadokya’daki Peribacaları, bilim ve kültür merkezi Hasankeyf, akustiği hala bir sır olan Aspendos Antik Tiyatrosu ya da Mimar Sinan’ın 7 senede tamamladığı Süleymaniye Camisi gibi Türkiye’nin Harikalarını yansıtabilirsiniz.

Birinci seçilen Doodle tasarımı, Google Türkiye ana sayfasında bir gün boyunca Google logosu olarak yayınlanacak ve milyonlarca kişi tarafından görüntülenecektir. Öğrenciler için 10.000 TL tutarında burs, okulları için 15.000 TL değerinde aynî teknoloji yardımı ve ilk 10 finalist öğrenci ve öğretmenlerine Nexus 7 tablet ödülü verilecektir.

Oylama için TIKLA