Şunun için etiket arşivi: Cumhuriyet

Türk toplumunda müzik ve plastik sanatların etkileşimini, buluşmasını, zıtlaşmasını, değişen dönemlerle birbirini tamamlamasını yansıtan sergi kasım sonuna kadar İstanbul Modern’de.

çoksesli-sergi

1920’lerle başlayıp 2. Dünya Savaşı’yla sona eren Paris’in sanat ortamına hep imrenmişimdir. Bütün sanat ve düşünce dallarının iç içe geliştiği, şair, ressam, müzikçi, mimar, felsefeci, romancı, besteci, heykeltıraş ve modacıyla nice yaratıcının birbiriyle alışveriş içinde olduğu dönemdir.

Şu sıralarda İstanbul Modern’de böylesine kanatlanıp uçan bir sergi var: Türk toplumunda müzik ve plastik sanatların etkileşimini, buluşmasını, zıtlaşmasını, değişen dönemlerle birbirini tamamlamasını yansıtan bir sergi. Adı: Çok Sesli. İngilizcesi “plurivocality” olarak çevrilmiş,“polyphony” değil.

Sergi, hat sanatının büyük ustası Ahmed Karahisari’nin karalamasıyla başlıyor. Nedir müzikle ilgisi hat sanatının, diyeceksiniz. Meşketmek: “Yazı karalaması” anlamına gelen bu terimi hat sanatı müziğe ödünç vermiş. Usta-çırak ilişkisi içinde nota kullanılmayan dönemde şarkıların yinelenerek ezberlenme yolu. Derken Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli bestecilerinden III. Selim’e bağlanıyor sergi. Ardından Ali Ufki, II. Mahmud, Naum Tiyatrosu’nun önemi, Leyla Saz hanım, Osman Hamdi’nin resimlerinde müzik, Muzikayi Humayun, Abdülmecid veCemal Reşit Rey’e kadar geldiğinde o dönemde nice ressamın çalgılarla ve çalanlarla ilgilendiğini görüyoruz. İbrahim Çallı’nın piyano çalan kadını bunun en güzel örneği. Derken Anadolu’ya yönelen ressamlar başlıyor Cumhuriyet yıllarıyla. Onların da Bartok gibi köy müziğinden yola çıkan bir bestecinin etkisi ve Adnan Saygun’un Batı tekniğiyle Anadolu modlarını işleyişi koşut tutulmuş. Saygun’dan kaynaklanan Yunus Emre teması Erol Akyavaş’a, Abidin Dino’ya uzanıyor. Neyzen Tevfik, ney sesinin gizeminde nice ressama esin kaynağı oluyor. Semiha Berksoy, birkaç sanat dalını birleştiren ve ne mutlu ki yapıtlarına sahip çıkılmış bir sanatçı. Ona özel bir oda düzenlenmiş.

Ankara’da 1950’lerde kurulan Helikon Derneği kentin kültürel yaşamında birçok sanat dalını bir araya getiriyor. Bülent Arel gibi mobil heykeller ve elektronik müzik yapan bir besteci, İlhan Usmanbaş gibi resimle müziğin ilişkisini soruşturmuş ve resimsel (grafik) notalarıyla müziği resimden algılamayı araştırmış bir besteci ve İlhan Mimaroğlu gibi elektronikle filmcilik arasında bağ kuran bir besteci, modernizme açılan ilk müzik adamlarımız. Adnan Çoker’in ritim ve renk tonunu araştırırken müziksel malzemeyle uğraşması da onlara koşut.

Birden serginin rengi değişiyor: Karşımıza İbrahim Safi’nin yaptığı portresiyle Zeki Müren çıkıyor. Kendisi de Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Onun sesini de dinliyoruz. Sanırım böyle bir sergiye başlangıç noktalarından birisi de Gülsüm Karamustafa’nın bir süre önce açtığı Arabesk sergisiydi. Arabeskin toplumun her yönünde etkisini izliyorsunuz.

Cengiz Çekil’in Sağır Çığlık adlı ses heykeli o demir konstrüksüyon içinde neler anlatmıyor ki… Benim favorilerimden birisi “:mental KLİNİK” tarafından üretilmiş bir çalışmaydı: Birbiriyle ağızlarında buluşmuş iki French horn (korno). Ve çalışmanın adı da “French Kiss”.

Kasım sonunda kapanacak olan bu sergiyi mutlaka gezin. İmge gücünüz genişleyecek. Duyduğunuz, gördüğünüz ve alımladığınız sanat dalları yeni boyutlar kazanacak.

Kaynak :[-]

İnönü Vakfı tarafından hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi 1 Eylül’de açılıyor. Sergi Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair birçok belge ve kaynağı barındırıyor.

lozan sergisi 2014

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi, 1 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında FMV Galeri Işık’ta ziyaret edilebilecek. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi dolaşmaya Ankara’dan başlayan, ardından da Ankara, Antalya ve Eskişehir’e giden serginin son durağı İstanbul olacak.

Cumhuriyet’in ilk yıllarını İsmet İnönü perspektifinden ele alan sergi, toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümleri belge, fotoğraf ve yazışmalarla anlatıyor. İsmet İnönü dönemine dair kitap, sergi ve seminer çalışmalarıyla bilinen İnönü Vakfı’nın hazırladığı sergi, iç ve dış politikada izlenen yol, Cumhuriyet rejimiyle birlikte Türkiye’de yaşananları tarih meraklılarına aktarıyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Zafer Toprak’ın, grafik tasarımını Ferah Perker, genel tasarımını ise Çağdaş Arpaç ve Dr. Fatma Türe’nin üstlendiği sergiye dokunmatik ekranlar, video enstalasyonları aracılığıyla ziyaretçiler interaktif olarak da katılabiliyor.

Atatürk ve İsmet İnönü arasındaki yazışmalar, telgraflar, dönemin gündelik yaşamına dair kamera görüntüleri, fotoğraflar, gazete ve dergi kapaklarının yanı sıra, sergi içerisinde mühürler, madalyalar, antlaşmalar, resmi yazışmalar gibi birçok belge de yer alıyor. ‘İsmet İnönü’nün Yaşamı’, ‘Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’, ‘Lozan Konferansı ve Antlaşması’, ‘İsmet İnönü ve İç-Dış Politika’ olarak dört ana başlığa ayrılan sergide Lozan Konferansı’na dair bugüne dek görülmemiş birçok fotoğraf da ziyaretçilerini bekliyor.

Sergide ayrıca çocuk ziyaretçiler için bir de çizgi film de gösteriliyor. Çizgi film, ‘Lozan Barış Antlaşması’ adını taşıyor. İstanbul Nişantaşı’da bulunan FMV Galeri Işık, pazar ve resmi tatil günleri dışında her gün açık.

Kaynak :[-]

Enstrüman eğitimi alırken veya çocuğunuz için böyle bir eğitim düşünürken, o enstrüman ve o enstrümanın icra edildiği müzik dalı hakkında bilgi edinmeniz gerekir. Öyle ki bu anlamda bilinçli hareket etmek, çocuğunuzun geleceği açısından da belirleyici olabileceği gibi, içindeki yeteneği ifade edeceği en iyi alanın da bulunmasını sağlar. Çocuğunuz için en doğru kararı almanıza yardımcı olmak adına, enstrümanlarımız hakkında bilgi vermeye ve fikir sahibi olmanızı sağlamaya devam ediyoruz.

bağlama çeşitleri

Kısaca çeşitleri ve boyutları hakkında bilgi vermeye çalışacağım enstrüman, Türk Halk Müziğinin icrasında/ifade edilmesinde asli unsur olan Bağlama.

Yaygın adıyla saz, ya da belli bir zamandan itibaren kullanılan adıyla Bağlama, göçebe müziğinin ürünü olan bir çalgı. Göçebe yaşam kültürü çerçevesinde boy ve ebat olarak belli bir ölçülerde kalmış ve değişiklik göstermemiş. Fakat yerleşik kültüre geçilmesinin ardından, özellikle Cumhuriyet sonrasında toplu çalma ihtiyacının duyulması, çalgıda değişik boyutlara gidilmesini sağlamış. Özellikle radyoların kurulmasıyla, toplu icralarda tıpkı keman ailesinde olduğu gibi, farklı boylarda bir bağlama ailesi oluşmuş. Yani bu, Bağlama dediğimiz zaman artık altı üyesi olan bir aileden bahsediyoruz anlamına geliyor.

Bu ailenin fertlerini, büyükten küçüğe doğru şöyle sıralamak mümkün;

– Meydan sazı

Meydan Sazı

Meydan Sazı

– Divan sazı

divan_sazi

Divan Sazı

– Bağlama

Bağlama

Bağlama

– Tambura

Tambura

Tambura

– Tambura curası

tambura _curası

Tambura Curası

– Bağlama curası

bağlama curası

Bağlama Curası

 

Meydan sazı, bağlama ailesinin en büyük üyesidir. Sırasıyla bu boyutları divan sazı, bağlama ve tambura kovalar. Bağlama ailesinin en küçük üyeleri ise, Bağlama curası ve Tambura curasıdır.

 Çalgıların boyutlarını ifade etmede, kimi müzikologlar tel boyunu esas alsalar da, halk arasında daha anlaşılır olması açısından, daha çok tekne ve sap boyutu belirleyici olur.

 

Buna göre, Bağlama ailesine ait sap boyutları aşağıdaki gibi olmalı;

– Meydan sazı: 55-56 cm

– Divan sazı: 50-52 cm

– Bağlama: 44-46 cm

– Tambura: 38-40 cm

– Bağlama curası: Oktav boyutu

– Tambura curası: Oktav boyutu

 

Türk Halk Müziğinin asli unsuru olan Bağlamanın, özellikle genç kuşaklar tarafından doğru anlaşılıp anlatılması, ülkemiz müziğinin korunup yaşatılması açısından faydalı olacaktır. Ailelere düşen ise, çocukları için doğru enstrümanı seçerken bilinçli ve araştırarak hareket etmektir.

 

Şu bir gerçek ki müzik, kişinin kendisini ifade etmesinde önemli unsurdur.

 

Nar Sanat Eğitim Kursu Bağlama Eğitmeni 

 Murat HASGÜN

 

 

Acil Tıp Uzmanları Derneğinin (ATUDER) düzenlemiş olduğu “Acilin Öyküsü” adlı öykü yarışmasına başvurular baladı. Ağa yarışmanın şartnamesini ve afişini görebilirsiniz.

atuder-oyku-yarismasi

YARIŞMA KURALLARI

1. Yarışmamız uluslararası katılıma açıktır. Her yaş ve meslek kümesinden ilgililer yarışmaya katılabilir.

2. Öykülerin konusu acil tıp (eğitim, acil servisler, 112’lerde yaşananlar, vb.) ile ilgili olmalıdır.

3. Yarışmaya katılan öyküler hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır.

4. Başvuru için öykü ve kimlik dosyası olmak üzere elektronik ortamda iki dosya [email protected] adresine gönderilmelidir. Başvurular sadece elektronik ortamda kabul edilecektir.

5. Öykü dosyası: Öyküler Microsoft Office Word programıyla A4 kâğıt boyutunda, bir buçuk satır aralığıyla, 12 punto, Times New Roman karakteriyle beş sayfayı geçmeyecek şekilde yazılmalıdır. Gönderilecek öyküyü içeren MS Word dosyasını adı öykünün adı olmalıdır.

6. Kimlik dosyası: Öykü Yazarının “adı-soyadı, yaşı, cinsiyeti, mesleği, telefon numarası, e- posta adresi ve yaşadığı il” bilgilerini içermelidir.

7. Son Başvuru tarihi 01 Ocak 2015 tarihidir.

8. Sonuçların resmi duyurusu Mayıs 2015 tarihinde yapılacak olan Acil Tıp Uzmanları Derneği Kongresi’nde ilan edilecek ve ödüller verilecektir.

9. Kişiler sadece bir öykü ile katılabilir.

10. Ödül olarak:

Birinciye : 2.000 TL

İkinciye : 1.500 TL

Üçüncüye: 1.000 TL verilecektir.

11. Şartnameye uymayan katılımcıların eserleri değerlendirmeye tabi tutulmayacaktır.

12. Yarışmaya katılan öyküler, gerek görüldüğü takdirde, telif hakları Acil Tıp Uzmanları Derneği’nde olmak kaydıyla yazarın adıyla yayımlanabilecektir.

13. Yarışmaya katılan yazarlara (yayınları bastırılıp çoğaltılmış olsa da) telif ücreti veya ücret yerine geçecek herhangi bir karşılık ödenmeyecektir. Yalnızca öyküleri kitaplaşanlara, kargo bedeli tarafımızca karşılanmak kaydıyla üç adet kitap hediye edilecektir. Yarışmaya katılan yazarlar eserleriyle ilgili telif haklarını Acil Tıp Uzmanları Derneğine devredeceklerdir.

14. Değerlendirme jürisinde görev alan kişiler, bu kişilerle birinci dereceden kan bağı olanlar ile onların yakınları yarışmaya katılamazlar.

15. Eserlerin yazımında TDK Yazım Kılavuzu’na uyulmalıdır.

16. Eserler milli ve manevi değerlere, genel ve evrensel ahlak ile insanlık ilkelerine uygun olmalıdır.

17. Yarışmaya katılan eserlerin, intihal (çalıntı) veya suç unsuru içermesi vb. durumlarda (yayınların) içindeki tüm bilgilerin hukuki ve cezai sorumluluğu yazara aittir.

18. İhtilaf halinde Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri yetkilidir.

19. Yarışmaya katılanlar yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılacaktır.

Jüri Üyeleri

Prof. Dr. Başar Cander Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Bölümü

Prof. Dr. Cuma Yıldırım Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Bölümü

Prof. Dr. Mehmet Gül Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Bölümü

Doç. Dr. Zeynep G. Çakır Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Bölümü

Prof. Dr. Hasan Kavruk İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü

Prof. Dr. Cengiz Yakıncı İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Bölümü

Dr. Sema Selvioğlu İl Ambulans Servis Komuta Merkezi Şefi İstanbul

 

Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ

Bu yıl Zafer Bayramımızın 92. yılını kutlayacağız.

30agustos-zafer-bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramıdır. Her yıl 30 Ağustos günü kutlanır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.

Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923 günü Afyonkarahisar, Denizli, Kahramanmaraş, Ankara ve İzmir’de kutlanmıştır. Resmî olarak Zafer Bayramı ilân edilmesi 1935 yılının Mayıs ayında olmuştur. Zafer Bayramı, tüm yurtta törenlerle kutlanır. Devlet erkânı ve yurttaşlar, Ankara’da Anıtkabir’i, diğer illerde de anıt ve şehitlikleri ziyaret edip, Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve komutasında savaşmış askerlere şükranlarını sunar. Hemen hemen her yerleşim yerinde, askerî birlikler geçit törenlerine katılır. Ayrıca dış temsilciliklerde de çeşitli kutlamalar yapılır. 30 Ağustos günü, Türkiye’de resmî tatildir.

Hepimize kutlu olsun.

Lozan sergisi açılıyor…

İnönü Vakfı tarafından hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi 1 Eylül’de açılıyor. Sergi Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair birçok belge ve kaynağı barındırıyor.

lozan-antlaşması

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi, 1 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında FMV Galeri Işık’ta ziyaret edilebilecek. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi dolaşmaya Ankara’dan başlayan, ardından da Ankara, Antalya ve Eskişehir’e giden serginin son durağı İstanbul olacak.

Cumhuriyet’in ilk yıllarını İsmet İnönü perspektifinden ele alan sergi, toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümleri belge, fotoğraf ve yazışmalarla anlatıyor. İsmet İnönü dönemine dair kitap, sergi ve seminer çalışmalarıyla bilinen İnönü Vakfı’nın hazırladığı sergi, iç ve dış politikada izlenen yol, Cumhuriyet rejimiyle birlikte Türkiye’de yaşananları tarih meraklılarına aktarıyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Zafer Toprak’ın, grafik tasarımını Ferah Perker, genel tasarımını ise Çağdaş Arpaç ve Dr. Fatma Türe’nin üstlendiği sergiye dokunmatik ekranlar, video enstalasyonları aracılığıyla ziyaretçiler interaktif olarak da katılabiliyor.

Atatürk ve İsmet İnönü arasındaki yazışmalar, telgraflar, dönemin gündelik yaşamına dair kamera görüntüleri, fotoğraflar, gazete ve dergi kapaklarının yanı sıra, sergi içerisinde mühürler, madalyalar, antlaşmalar, resmi yazışmalar gibi birçok belge de yer alıyor. ‘İsmet İnönü’nün Yaşamı’, ‘Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’, ‘Lozan Konferansı ve Antlaşması’, ‘İsmet İnönü ve İç-Dış Politika’ olarak dört ana başlığa ayrılan sergide Lozan Konferansı’na dair bugüne dek görülmemiş birçok fotoğraf da ziyaretçilerini bekliyor.

Sergide ayrıca çocuk ziyaretçiler için bir de çizgi film de gösteriliyor. Çizgi film, ‘Lozan Barış Antlaşması’ adını taşıyor. İstanbul Nişantaşı’da bulunan FMV Galeri Işık, pazar ve resmi tatil günleri dışında her gün açık.

Ülkemizde pek çok yerde  saat kulesi var. Bazı saat kuleleri bulunduğu bölgenin simgesi haline geliyor saatin yayın olmadığı dönemlerde pek çok işlevsel özelliğin yanı sıra saat kulesi olarak planlanmayan ama sonradan saat eklenerek saat kulesi haline dönüştürülen kuleler de mevcut. Kimi zaman seyahat esnasında veya yaşadığımız bölgelerde saat kulelerini görüp de tarihçesini merak etmeyenimiz var mı acaba? Saat kuleleri ile ilgili onediyo.com sitesinde tarihçe görünce sizlerle paylaşmak istedik dileriz bir nebze de olsa merakınızı giderebiliriz.

1174 Erzurum

erzurum saat kulesi

Erzurum Saat Kulesi

Diğer bir adı Tepsi Minare olan saat kulesi, Saltuklu Emirlerinden İnanç Biygu Alp Tuğrul Bey tarafından İçkale Camisi’nin minaresi ve gözetleme köşkü olarak yaptırılmış. Ezan okunan yer olarak “Tepe Minare”, üstünün yıkılmasıyla “Kesik Kule” ve “Minare Kule” adını aldı. Kırım Savaşı’ndan önce kuleye bir saat yerleştirilince “Saat Kulesi” adıyla tanınmaya başladı. Kırım savaşından sonra bu saati Ruslar yerinden söküp almış ve bunun üzerine 1877 yılında İngiltere tarafından bugünkü saat armağan edilmiş.

Üst kısımda, saatten 1.50 m. aşağıda kuleyi çepeçevre kuşatan Arapça küfi yazılı yazıtta “İkbal dinin ışığı, İslâm’ın kutbu, devletin yardımcısı, milletin zahiri, arkası, meliklerin ve emirlerin güneşi Ebil Kasım oğlu Ebil Muzaffer Gazi İnanç Biygu Alp Tuğrul Bey içindir” yazısı bulunuyor.

1798 Karabük

safranbolu saat kulesi

Karabük Saat Kulesi

Padişah III. Selim’in Safranbolulu sadrazamı İzzet Mehmet Paşa, hemşehrilerine bir söz verir: “Hepinize ikişer saat hediye edeceğim. Biri evinize, diğeri iş yerinize.” Kasabalı sevinir. Ancak Paşa, onların hiç de aklına gelmeyen bir işe koyulur. En hâkim tepeye 12 metre yüksekliğinde bir kule yaptırıp İngiltere’den de çanlı saat getirtir. Kasabalı, 1798’de kuleden gelen sesle irkilir. Yarım saatte bir vuran çan, saatin kaç olduğunu duyurmaya başlayınca halk uyanıklığı fark eder. Herkesin iki saati vardır artık. Saat evden de duyulur, işten de…

Safranbolu Kalesi’nde bulunan bu saatin en önemli özelliği, Türkiye’de bir benzerinin daha olmaması. Çünkü saati çalıştıran mekanizma, yani zemberek, dünyada sayılı saat kulelerinde kalmış oldukça eski bir model.

1827 Balıkesir

balikesir-saat-kulesi

Balıkesir Saat Kulesi

Silistre Valisi Girit-i Zade Mehmet Paşa tarafından 5 katlı olarak yaptırılan saat kulesi yapı itibariyle Galata Kulesi’ne benzetiliyor. 5 katlı olarak inşa edilen 20 metre yüksekliğindeki kule,1897 yılında meydana gelen bir depremde yıkılıp mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından 1901 yılında yeniden yaptırılmış.

1862 İstanbul

Tophane / Nusretiye Saat Kulesi- İstanbul

Tophane (diğer bilinen adıyla Nusretiye Saat Kulesi) Saat kulesi, İstanbul’da ayakta kalan en eski saat kulesi.

Nusretiye Camii’nin yanında yer alan saat kulesi, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırıldı. Yukarı doğru kademeli olarak daralan, saatli bölümle beraber dört katlı bir yapıdan oluşuyor. Dört cephesi birbirine eş olarak tasarlanan kulenin denize bakan cephedeki kapısının üstünde de Abdülmecid’e ait tuğra yer almakta.

1866 Amasya

amasya_saat_kulesi

Amasya Saat Kulesi

Merzifon’un bir çok yerinden görülebilen saat kulesi, Çelebi Sultan Mehmet’in emri ile Mehmet Memişoğlu Ebubekirtarafından yapıldı.

1938 yılında meydana gelen depremle yıkılan kule, sonrasında Amasya belediyesinin çabaları ile tekrar inşa edildi.

1882 Adana

Büyük Saat olarak da anılan kule, 32 metre ile Türkiye’nin en uzun saat kulesi olma özelliğini taşıyor. Yapımına Ziya Paşa döneminde başlandı, Abidin Paşa döneminde başarıyla tamamlandı.

Adana Saat Kulesi

Adana Saat Kulesi

8 metre genişliğinde diktörtgen şekilde yükselen saat kulesinin dört tarafında saat kadranı bulunuyor. Almanya’dan 1925 yılında özel olarak getirilen saat makinesiye yenilenen kulenin tepesinde motifler ve kabartmalarla süslenmiş dev bir çan göze çarpıyor.

1884 Ankara

Ankara Saat Kulesi

Ankara Saat Kulesi

Ankara‘nın o dönemki valisi Sırrı Paşa tarafından Hacı Süleyman Refik Efendi gözetiminde yaptırılan Ankara Saat Kulesi, büyük bir çana sahip. Çanın üzerinde 1884 yılında “Louis Edel” tarafından Strasbourg’da yapıldığı yazdığı için kulenin de orada yapıldığı düşünülmektedir.

1885 Muğla

Balıbey mahallesinde, merkezi bir noktada yer alan saat kulesi, Muğla’da yaşamış Rumların şehre kazandırdığı en güzel eserlerden birisi.

Muğla Belediyesi’nin ilk başkanı Hacı Süleyman Ağatarafından yaptırılan saat kulesinin mimarı Rum Filivari Usta’dır. Üzerinde yer alan kitabede hem yapanı, hem de neden yapıldığı hakkında bilgiler bulunur.

Muğla Saat Kulesi

Muğla Saat Kulesi

Sahib’ül hayr Hacı Süleyman Efendi 

Yine deryayı itâsını ikân eyledi zuhur, 

Bahusus aktar-ı eshar vaktini ilân için, 

Bu mahalle bir muvakkithane yaptı bi kusur, 

Beldemizde misli nâmesbuk kebir çan saati Avrupadan celb edince herkese verdi süru, 

Kalmadı hiç ihtiyaç cep saati taşımaya, 

Aksi avaz ile alem vakti etti şuur, 

Hem ziya şevkiyle buldu mücevher tarihi, 

Geldi meydana muvakkithane bi evsa-ı vufur, 

Harerehu İsmail Hakkı 1301 fi Şaban.

1885 Kastamonu

Dönemin valisi Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılan Saat Kulesi, İstanbul’dan dönemin padişahı II. Abdülhamidtarafından Kastamonu’ya gönderilen ‘sürgün’ bir saat aslında. Bu sürgünle ilgili çeşitli rivayetler dolaşıyor.

Kastamonu Saat Kulesi

Kastamonu Saat Kulesi

Rivayete göre; II. Abdülhamid zamanında saat İstanbul’da Sarayburnu’nda bulunurken yanlış gitmesi ve zamansız çalması sarayı kızdırmış, saray tarafından cezalandırılarak Kastamonu’ya sürgün edilmiştir.

Diğer bir rivayete göre de; dönemin padişahının hareminde bulunan gözde bir cariyesinin Sarayburnu’ndaki bu saatin vurma sesi nedeni ile karnındaki çocuğunu düşürmesi sonucu, padişah tarafından Saat Kulesi, Kastamonu’ya sürgün edilmiş.

1890 – 1891 Bolu

Mudurnu Saat Kulesi

Mudurnu Saat Kulesi

Ahşap olarak inşaa edilen Mudurnu Saat Kulesi, çıkan bir yangın sonrası yanarak yıkıldı. 1905 yılında Mudurnu Kalesi’nden sökülüp getirilen taşlar ile mahkûmlar tarafından inşa edilen kuleye bir Türk demirci ustasının yaptığı saat takıldı. 1963-1964 yıllarında bir yangına daha maruz kalan kule tekrar tamir edilerek şimdiki halini aldı.

1894 Çorum

Çorum Saat Kulesi, Abdülhamid döneminde padişahın Beşiktaş Muhafızı, İstanbul’daki Ali Suavi olayını bastıran Hasan Paşa tarafından yaptırıldı. Kulenin çanı da Hasan Paşa tarafından itina ile seçilerek İstanbul’dan gönderilmiş.

Saatin çanının sesi ilk yıllarda çok güçlü olduğu ve merkeze bağlı köylerden bile duyulduğu söyleniyor. Ancak restorasyon için yapılan incelemede yıllardır tokmağının aynı noktaya vurması ile derince bir oyuk oluştuğu ve bu nedenle çanın sesinin azaldığı saptandı.

Saat Kulesi’nin kapısı üzerinde eski yazı ile bir kitabe vardır. Kitabe, Muhammet Nuri Bektaşi (Korman) tarafından yazılmıştı.

Günümüz Türkçesi ile;

Zamanın ulu hakanı cömert Abdülhamid Han’ın
Yüce fermanıyla şanlı Hasan Paşa
Adadı bütün vaktini hayır işleri yapmaya
Başarılı kılsın her dileğini Mevla
Saat Kulesi kısaca seçkin hayratıdır onun
Bol bereketle yapıldı bu şehri etti ihya
Çıkıp kutlu bir zamanda yazıldı kapısına tarih
Bu büyük saati yaptı bak Hasan Paşa’nın lutfu

1895 Mersin/Tarsus

Mersin-Tarsus Saat Kulesi

Mersin-Tarsus Saat Kulesi

Tarsus Kaymakamı Ziya Bey tarafından inşa ettirilen yapının masraflarını Tarsus eşrafından Feyzullah Ağa üstlenmiş. Feyzullah Ağa’nın o dönemin parasına göre verdiği 200 lira ile yapılan saat kulesine, 100 liraya da Avrupa’dan çalar saat getirilmiş ve hayırsever 1895’te Mecidiye Nişanı ile taltif edilmiş.

Saat, kadranları ve makinesinin ilk yapıldığı orijinal haliyle duruyor.

1890 – 1895 İstanbul

Dolmabahçe Saat Kulesi

Dolmabahçe Saat Kulesi

2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Dolmabahçe Saat Kulesi; Bezm-i Alem Valide Sultan Camii ile Dolmabahçe Sarayı’nın Saltanat Kapısı arasında yer almakta. Yapımı ise 1.210.550 kuruşa mal olmuş.

Her bir cephesinde saat bulunan kulenin saatleri Fransız imalatı. Saatçibaşı Johann Meyer tarafından takılan Paul Garnier markalı saat 1979’da elektronik sisteme çevrilmiş ve çalışır durumda.

1897 Çanakkale

Çanakkale Saat Kulesi

Çanakkale Saat Kulesi

Dönemin Çanakkale İtalyan konsolosu Vitalis Gaptirole’nin de yapımı için on bin altın gönderdiği Çanakkale Saat Kulesi,Sultan 2.Abdülhamid döneminde yaptırıldı. Beş kattan oluşan kulenin yapımında pembe granit taşlar kullanılmış. Saat odası dördüncü, çanı ise beşinci katta bulunuyor.

1901 İzmir

İzmir-saat-kulesi

II. Abdülhamid’in (hükümdarlığı:1876-1909) tahta çıkışının 25. yılı için Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından Alman Konsolosluk binasını yapan Raymond Charles Péré adlı mimara  yaptırılan kule 25 metre boyunda olup, dairesel esas etrafında dört çeşmesi bulunuyor.

Kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi ve kurulduğu günden bu yana yalnızca bir kere durmuş. 5.2 şiddetindeki 1974 İzmir Depremi sırasında hasar alan kulenin saatin kadranları üzerindeki son kat yıkılmış ve saat depremin oluş saati olan 02:04’te durmuş. Kule ve saat, iki yıl içerisinde onarılıp eski haline getirilmiş.

1901 Antalya

Antalya Saat Kulesi

Antalya Saat Kulesi

Antalya‘daki saat kulesi, Sadrazam Küçük Sait Paşatarafından II. Abdülhamid şerefine yaptırıldı. Dört tarafında da birer saat ve tepesinde bir çan bulunan kulenin, yerden yüksekliği 14 metre, surların üzerinden yüksekliği ise 8 metredir.

1901 İzmit

izmit-saat-kulesi

İzmit Saat Kulesi

İzmit saat kulesi 33 yıl süren Sultan II. Abdülhamid saltanatı tarafından İzmit’te yaptırılan ve günümüze kadar ayakta kalabilen ender yapılardan biri.

Saat kulesi, köşelerinde ikişer sütun ve kenarlarında çember şeklindeki kemerli sebiller bulunan kare bir kaide üzerinde yükseliyor. İkinci katta kaide ile gövde arasına bir balkon yapılmış. Demir korkuluklardan yapılan balkon, devrin üslup özelliklerini yansıtıyor.

Kulenin 3. katında her cephe yüzeyinde kaş kemerli pencerelere yer verilmiş; bu pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II. Abdülhamid’in tuğrası bulunuyor.

Dördüncü katta dört yöne yönelik birer saat kadranı yerleştirilmiş, saatlerin üst kısımlarda üçer pencere kuşağı bulunmakta.  Dört katın üzeri ince sivri bir külâh ile örtülmüştür.

1902 Tokat

tokat-saat-kulesi

Tokat Saat Kulesi

Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan saat kulesi günümüzde de çok iyi bir şekilde korunuyor. Kentin her yerinden görülebilen, yapımında kesme taş kullanılan kulenin yüksekliği tam 33 metre.

1917 yılında alafrangaya çevrilen saat kısmı, dört yöne büyük kadranlarla her yarım ve saat başlarında iki dakika ara ile tam çalar durumda. Sesi de kentin her noktasından rahatlıkla duyulabiliyor.

1905 Bursa

Bursa Saat Kulesi

Bursa Saat Kulesi

Bursa saat kulesi ilk olarak 1900’lerin başında Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ancak bilinmeyen bir tarihte yıkılmıştır. 2 Ağustos 1904’te yapımına tekrar başlanmış, 31 Ağustos 1905’te tamamlanarak II. Abdülhamid’in tahta çıkışı şerefine, Vali Reşit Mümtaz Paşa tarafından törenle hizmete sokulmuştur.

6 katlı ve 65 metre uzunluğundaki saat kulesi, günümüzde bir elektronik saate sahip ve Bursa Belediyesi’nce yangın gözetleme amacıyla da kullanılıyor.

1906 Kayseri

Kayseri Saat Kulesi

Kayseri Saat Kulesi

Kayseri’nin şehir sembollerinden kabul edilen Kayseri Saat Kulesi, Cumhuriyet Meydanı’nın ortasında bulunuyor. Saat Kulesi ve ona bitişik olan Muvakkithane, Kayseri MutasarrıfıHaydar Bey döneminde, 1906 yılında yaptırılmış.

Sultan II. Abdülhamid’in fermanıyla bütün büyük şehirlere birer saat kulesi ve muvakkithane (Güneşe bakılarak vakitlerin belirlendiği yer) inşa edilmiş. Saat Kulesi’nin yapım masrafları Vilayet Muhasebe-i Hususiyesi (Özel İdare) tarafından karşılanmıştır. Saat, Tavlusunlu Salih Ustatarafından inşa edilmiş ancak mimarı bilinmiyor.

1907 İstanbul

 

İstanbul Saat Kulesi

İstanbul Saat Kulesi

II. Abdülhamid tarafından o zamanki ismi “Hamidiye” olan Şişli Etfal Hastanesi’nin bahçesine 1907’de inşa edilen kule, İtalyan mimar R. D’Aronco’ya ait. Mühendishane-i Hümayunhocalarından Mahmut Şükrü Bey gözetiminde yapılmış. Tarihi yapı, II. Abdülhamid’in hatırası olarak gelecek nesillere en büyük miras olarak görülüyor.

1908 Yozgat

 

Yozgat Saat Kulesi

Yozgat Saat Kulesi

Belediye Başkanı Tevfikizade Ahmet Bey tarafından inşa ettirilen Yozgat Saat Kulesi, altı bölüm halinde yapılmış. Kaynaklardan öğrenildiğine göre mimarı Şakir Usta’dır. Her bölüm birbirinden ayrılmış olup, her cephesine birer pencere yerleştirilmiştir. Kulenin içerisindeki merdivenlerle yukarı çıkılmaktadır ve en üst katı balkonla çevrelenmiştir.

1923 Bayburt

Bayburt Saat Kulesi

Bayburt Saat Kulesi

Yapımına Cumhuriyetin ilan edilmesiyle başlanan Bayburt Kalesi’nin hemen önünde yükselen Saat Kulesi’nin yapımı 1923’e dayanıyor. Kulenin inşaatı tam 1 yıl sürmüş. Muhittin Usta adında bir taş ustası tarafından yapımına başlanmış,Rizeli İbrahim Usta tarafından da tamamlanmış.

Kulenin uzunluğu 21 metreyi buluyor. Aynı zamanda şerefesi de mevcut. Kulenin saati ise İsviçre’den getirilmiş ve hala çalışır durumda.

1927 Şanlıurfa

Şanlıurfa Saat Kulesi

Şanlıurfa Saat Kulesi

Şanlıurfa il merkezindeki Ulu Cami avlusunda yer alan kuleUrfa Saat Kulesi’ne dönüştürülmüş. Bu kule sekizgen planlı olup, Haçlı Kontluğu döneminde burada yapılmış olan kilisenin çan kulesidir. Kule üzerine bir saat kulesi ilave edilmiş. Ancak bu kulenin ne zaman saat kulesine dönüştürüldüğü bilinmiyor.

İl merkezindeki Ulu Cami avlusunun bahçesinde bulunan saat kulesi, şehrin hemen hemen her noktasından görülebiliyor.

Kaynak :[-]

Atamızın kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyetin çocukları bugün sanatları ile Atalarına minnetlerini sunacak. Kimi bir kaç aydır kimi bir kaç yıldır aldıkları sanat eğitimlerini mini bir dinleti ile dinleyicilerine sunacak olan Cumhuriyet çocukları sizleri de arasında görmek istiyor.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

 

23 Nisan günü okullarında görevli olan veya bayramlarını en iyi şekilde geçiren çocuklarımızın bir kısmı  aldıkları sanat eğitimlerini sizlere sergilemek üzere bu akşam sizleri bekliyor.

Yer    : Nar Sanat Dinleti Salonu (Adres için Lütfen TIKLAYINIZ)

Tarih: 26 Nisan 2014 (Bugün)

Saat  :  19:00

 

Eğitmen ve Öğrencilerimiz Listesi Aşağıdadır. Şimdiden tüm Eğitmen ve çocuklarımıza teşekkür ediyoruz.

ÖZDEMİR KALYONCU -Gitar Eğitmeni

Ömer GÜL –Gitar

Burak CANOL –Gitar

CAN BAŞARIR – Gitar ve Piyano Eğitmeni

Aslı DEMİROK-Piyano

Selin KÖSEOĞLU-Gitar

Özden GÜRSOY-Bas Gitar

SEREN KOÇOĞLU – Piyano Eğitmeni

Bilge KANDUR-Piyano

Dilara UZUNER-piyano

ERSİN SARACİK – Piyano Eğitmeni

Sinejan ERTEMİR-Piyano

Egecan BEYHAN-Piyano

Eda  KÖLÜKFAKI-Piyano

Aykun NERSESYAN- Piyano

Sude ALDATMAZ- Piyano

Başak SAİT- Piyano

Ecem Su ARI- Piyano

Zeynep Ece USTA- Piyano

ŞEYMA YÜREKİR -Keman ve Piyano Eğitmeni

Öykü BOYOĞLU- Piyano

Kayra EMİR- Piyano

Eliz Canse GÖYSAL- Piyano

Dilay SINANMIŞ- Piyano

Egemen HIZLIBAŞ- Piyano

Sudenaz GÜNEY- Piyano

İklim KELEŞ- Piyano

Sıla İNAL- Piyano

İnci SARACİK- Piyano

Melisa KAYA- Keman

Ceylin GÜNENÇ- Piyano

Öykü UFACIK- Piyano

Selin ERGÜL- Piyano

Merve AYANOĞLU- Piyano

Ayşe ÇAPKIN- Piyano

Selin ÖZ – Piyano

 

Atamızın tüm dünya çocuklarına hediyesi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami

Hediye Çocuklara ise ve hediye eden Mustafa Kemal ATATÜRK olduktan sonra uzun cümleler kurmak yazıyı daha fazla değerli kılmaz. Bazen bir cümle bir hayatı anlatabilir.

Kimin neyi, nasıl kabullendiği veya anlamak istediği veya değersizleştirmeye çalışması veya görmezden gelmesi bizler için yok olması anlamına gelmiyor. Ölümsüz Mustafa Keman Atatürk‘ün çocuklarımıza hediyesi olan bu bayramı kutlamak ve elbette Büyük Millet Meclisinin açılışının 94 yılında Atamızı anmak  ve onun kurduğu cumhuriyetin değerlerine bağlı olarak yetişen sanat sever çocuklarımız Atasının değerini biliyor ve asla unutmayacak, unutturulmasına asla izin vermeyeceğiz. Nice 94 yıllara…

Bu bağlamada Nar Sanat olarak öğrencilerimiz “26 Nisan 2014 günü, Cumartesi Saat:19:00” ‘da siz halkımıza müzik dinletisi sunacaktır. Tüm halkımıza açık olan dinleti ücretsiz olarak yapılacaktır. (Adres için Lütfen Tıklayınız) Dinleti “Nar Sanat Dinleti Salonunda gerçekleşecektir.”

Dinletiye katılacak öğrencilerimizin adları daha sonra yayınlanacaktır.

Bir kez daha bize bu bayramı hediye eden ve ülkemizde, bayrağımız altında yaşamamızı sağlayan M.K. Atatürk’e sonsuz minnetimizle.

Başlık bir yana “Devlet görevlileri ve telefona sarılanların içtiyse aynısını içmek isteyen bir sürü insan olduğuna” eminiz. Bazı şeyler ileri giderken “bağzı ” şeyler neden geri gidiyor ? Elbete her şeyi ihbar eden, edilen ihbarın anlamlı olup olmadığına bakmayan “bağzı” beyinlerin algısının durumu yazmaya dahi gerek yok.

komik kedi

Aziz Nesin’in bugüne dek yüzbinlerce baskısı yapılan ‘Şimdiki Çocuklar Harika‘ kitabını öğrencilerine tavsiye eden 13 Türkçe öğretmeni hakkında, ‘kitabın küfürlü ve Türk aile yapısına uygun olmayan’ içeriğe sahip olduğu iddiasıyla soruşturma açıldı.

şoka giren kedi

Ne, Kim, nasıl yani, n’olmuş ki?

‘Birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor’

Nesin’in “Salt çocuklar için değil, ana babalar ile öğretmenler için de yazdım” dediği kitap, Birgün gazetesinin‘Şimdiki faşistler bir harika’ başlığıyla manşete taşıdığı habere göre, İstanbul’da MEB Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Kumport Ortaokulu’nun Türkçe öğretmenlerinin 5′inci ve 6′ıncı sınıf öğrencileri için hazırladığı kitap tavsiye listesinde yer alıyordu.

Öğretmenler, tavsiye listesindeki tanıtımda da kitabı şöyle anlatmıştı: “Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor.

”Bugün ifade alınacak

Ancak iki öğrenci arasındaki mektupları içeren 1967 tarihli ‘Şimdiki Çocuklar Harika’, ilk kez yayımlanmasından 47 yıl sonra ‘Aziz Nesin’lik‘ bir soruşturmanın konusu oldu. Ccumhuriyet gazetesinin haberine göre, okul yönetimi soruşturmaya gerekçe olarak, MEB’in Alo 147 şikâyet/ihbar hattına velilerden şikâyet gelmesini gösterdi. Okulun Türkçe Zümre Öğretmenler Kurulu Başkanı’nın bugün ifadesi alınacak.

‘MEB’in kendisi tavsiye ediyordu’

Eğitim Sen İstanbul 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu üyesi Barış Uluocak ise Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, “Kitap, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkçe öğretmenleri için hazırlanan kılavuz kitapta 5. ve 6. sınıf öğrencileri için tavsiye edilen bir kitap. Tavsiye edilmese de Aziz Nesin kitabı bu” diye konuştu.

“Şimdiki Çocuklar Harika” Kitaplarının bir kaçının görüntüsü

Sanat dünyası 27 Mart 2014 Dünya Tiyatrolar Günü’ne, TÜSAK tasarısının karamsar havası altında girse de, sanatçılar izleyicileri için morallerini yüksek tutmaya çalışıyor. Bugün yurt genelinde, tiyatro perdeleri 27 Mart onuruna ücretsiz gösteriler için açılacak.

tiyatro

27 MART ETKİNLİKLERİ

100. yılını kutlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyor. “Dünya Tiyatro Günü” vesilesiyle, 27 Mart’ta, Şehir Tiyatroları’nın 100. yılı nedeniyle hazırladığı bildirinin yanı sıra Brett Bailey’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi ve ITI-UNESCO Türkiye Merkezi İcra Komitesi tarafından hazırlanan Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi, Şehir Tiyatroları’nın bütün sahnelerinde saat 20.00’de oyun öncesi okunacak.

Şehir Tiyatrolarının hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Bildirisi:

Bugün Dünya Tiyatro Günü… Tiyatroya her alanda emek veren tüm sahne insanlarının ve tiyatro severlerin Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun!

1914 yılında kurulan ve o günden bugüne tiyatro severlerin ve İstanbullular’ın vazgeçilmezi Şehir Tiyatroları 100 yaşında. ‘Güzellikler Evi’ anlamına gelen Darülbedayi adıyla kurulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, hem kent içinde hem de turneleriyle İstanbul dışında tiyatronun insanlıkla yaşıt kültürel birikimini 100 yıldır paylaşmakta… Fatih’ten Ümraniye’ye, Kadıköy’den Kağıthane’ye, Üsküdar’dan Gaziosmanpaşa’ya, Harbiye’ye 8 tiyatro, 10 sahnede dünyanın insan manzaralarını salonlara taşıyor. Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerine düzenlediğimiz turnelerde, ses bayrağımızı umutla, sevgiyle, mesleğimize duyduğumuz inançla yüceltiyor.

Tiyatro sevgi isteyen, umut yitimine yer vermeyen, tarih boyunca en zorlu koşullarda ve dönemlerde yeniden ve yeniden kendine çıkış yolu bulan, ayağa kalkmasını bilen, kişiliğini ve kimliğini sanatçı insanın özverisinden ve seyredenin olumlu algısından oluşturan bir sanat. Şehir Tiyatroları da, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçirdiği tarihsel süreçlerin tümünde, sahne insanları ve İstanbullu tiyatro severlerle kentin kılcal damarları semtlerde, mahallelerde kendine yer açmış, büyük ve kadim bir sanatın anıtsal kurumu. Sahneden salona sanatsal varoluşun ve vazgeçilmezliğin karşılığı…

Ülkemizde tiyatronun her alanda kendine yer açması; çağdaş dünya sanat değerlerinin hem kurumsal hem de sahne uygulamalarında temel ve ana koşul olarak görülmesi; toplumsal, siyasal ve yaşamsal yaklaşımların tiyatroyu kurumsallaştırarak yüceltmesi, sanatımızı, doğal olarak Şehir Tiyatroları’nı güçlü ve etkin kılacaktır.

Biliyoruz ki, 100 yıldır İstanbul’un ve İstanbullu’nun kalbindeyiz. Tiyatro ateşini bizler kadar yüreğinde hisseden sizlere, tiyatromuzun dostlarına, tiyatronun yaşamın her alanındaki elçilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağolun, varolun…

Şehir Tiyatroları’nda eş zamanlı olarak okunmaya başlanacak olan bildirileri, oyunlardaki sanatçılar, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Berrin Koper, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde Aslı Aybars, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde Bensu Orhunöz, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde Uğur Arda Aydın, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde Caner Çandarlı, Ümraniye Sahnesi’nde Eraslan Sağlam, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Emrah Özertem, Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde Tarık Şerbetçioğlu okuyacaklardır.

ŞEHRİN TİYATROSUNDA OYUNLAR ÜCRETSİZ

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde oynanacak oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz. Dünya Tiyatro Günü’nde Sahnelenecek Oyunların arasında; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, Peter Horsler’in yazdığı Bora Seçkin’in yönettiği Kes ve Kaç, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde, Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı Engin Gürmen’in yönettiği Para, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde, A. Kadir Bozkurt’un yazdığı Zuhal Ergen’in yönettiği Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde, Ziya Osman Saba’nın öykülerinden Hilmi Zafer Şahin’in uyarladığı, Can Doğan’ın yönettiği Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, Özgür Kaymak Tanık’ın yazıp yönettiği İsimsiz yer alıyor.

#ALTBİLET İLE SEYREDEBİLİR!

Alternatif Sahneler 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü “AltBilet” ile Kutluyor!
Alternatif Sahneler, Mart ayına özel AltBilet’le 27 Mart’ı kutluyor!

10 SAHNEDE, 23 OYUN

Asmalı Sahne, D22, Emek Sahnesi, ikincikat, KaraKutu, Kumbaracı50, Mekan Artı, Sahne Hâl, sekizincikat ve Şermola Performans’tan oluşan Alternatif Sahneler Birliği, Mart ayı boyunca geçerli olacak ortak bir uygulama gerçekleştiriyor.

Seyirciler; bu 10 sahnede oynayan bütün oyunlara aldıkları normal biletle birlikte, bir AltBilet’e sahip olacaklar. AltBilet’i aldıkları sahne dışındaki 9 sahnenin belirlediği oyun ve gösterimleri yalnızca 15 TL ödeyerek seyredebilecekler.

“Küskün Müzikal”, “Üç Kadın Bin Turna”, “Öldün, Duydun mu?”, “444”, “Katilcilik”, “Karabahtlı Kardeşlerin Bitmeyen Şen Gösterisi”, “Talihsiz Çocuk Parkı Yaralanmaları”, “Kurabiye Ev”, “Sürpriz”, “Küçük”, “Sezonun Kabusu”, “Yirmi Beş”, “Bent”, “Yaka-Paça”, “Aile Mezarlığı”, “Sezonun Kabusu”, “Şahmeran’ın Bacakları”, “Sesler”, “Frida”, “Disko 5 no’lu”, “Gürültünün İçinde” ve “Kırık Merdiven”, “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni” AltBilet’le seyredilebilecek oyunlar.

MKM, Med-Der ve Arzela Kültür Sanat Merkezinin 27 mart Dünya Tiyatrolar Günü vesilesiyle düzenleyeceği basın saat 11:30 da Galatasaray Lisesinin önünde yapılacak. Tiyatrocular meydanda kostümleriyle yerlerini alacak. Yine aynı gün akşam saatlerin de Bağcılar demir kapıda çocuklar için küçük gösteriler olacak.

Bilkent Üniversitesi öğrencilerimiz tiyatro oyunlarını yarın C-Blok Amfi’de 16:40’ta ve MSSF’de 18:00’de sahneleyecek.

Maltepe Üniversitesi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü gün boyu süren etkinliklerle kutlayacak.

Bizim Tiyatro, Che Ve Ulrıke Ne Konuşuyorsunuz Öyle? oyununu Dünya Tiyatro Günü nedeniyle Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde saat 20.30’da ücretsiz sergileyecek…
Maya Sahnesinde ise Merve Engin tek kişilik gösterimiyle ‘Kıyıya oturmanın böylesi’ 100. kez sahnelenecek.

Hayal Perdesi El – Bohem Fikret Mualla oyununu 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde sahneliyor.

Çevre tiyatrosu yeni oyunu Veriler’i Dünya Tiyatro Günü nedeniyle ücretsiz sahneliyor.

Dünya Tiyatro Gününün tarihçesi

unesco

Dünya Tiyatro Günü 1961’de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından yaratıldı. Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeni veya yazarın yazdığı evrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean Cocteau (Fransa) tarafından yazılmıştır.

Kabulü

Dönemin ITI başkanı olan Arvi Kivimaa tarafından önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan 9. yüzyıla dayanır

atılan ‘tiyatrolar günü’ fikri, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) da açılış günü olan 27 Mart günü, ITI’nin şu an sayısı 100’ü bulan dünya çapındaki merkezlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

Hedefi

UNESCO tarafından kurulan ITI’nin “sahne sanatları bağlamında, dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanması ve artmasını gerçekleştirmek adına karşılıklı anlayışı geliştirmek, UNESCO’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak” gibi hedefleri, Dünya Tiyatro Günü’nde bir kez daha hatırlatılmaktadır. Her yıl tiyatro ve tiyatroyla ortak çalışan diğer sanat disiplinlerinden gelen üstün başarılı bir sanatçı bu gün için bir konuşma yapmaya davet edilmektedir. Uluslararası Bildirge olarak görülen bu konuşmanın metni 20’den fazla dile çevrilmekte, pek çok gazetede yayınlanmakta ve dünya üzerindeki pek çok tiyatro grubunun oyunundan önce okunmaktadır. Pek çok televizyon ve radyo kanalı bu bildirgeyi beş kıtanın her köşesindeki dinleyicilere ulaştırmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirgesi

Jean Cocteau ilk bildirgenin yazarıdır. 1993’te Venezüella ITI Merkezi 1962’den 1993’e kadar yayınlanan tüm bildirgeleri biri özgün dillerinde, diğeri İspanyolca olmak üzere iki antoloji halinde yayımlamıştır.Uluslararası Bildirge’nin yanı sıra, ITI dünyanın hemen her yerinde büyük gösteriler ve festivaller düzenlemektedir. Bu etkinliklerin tamamı ITI Resmi Sitesi’nde görülebilir.

 Dünya Tiyatro Günü etkinlikleri

TÜRKİYE’DE İLK TİYATRO

Türkiye’de ilk tiyatro etkinlikleri, İngiliz Elçiliği’nin bir salonunda başlamıştır. Tiyatro etkinlikleri, 19. yüzyılda gelişme göstermiş ve Gedikpaşa, Naum ve Verdi gibi tiyatro yapıları yapılmıştır. Türkiye’de ilk tiyatro binası, 1840 yılında Bosco adında bir italyan tarafından yapıldı. Bu tiyatro salonunda metinleri Türkçeye çevrilen oyunlar ve operalar oynandı. Burada metinleri Türkçeye çevrilerek oynanan operaların ilki, Gaetano Donizetti’nin “Belisario” operasıydı.
Bosco’nun tiyatrosu, 1844’te Tütüncüoğlu Michael Naum Efendi’ye devredildi. Suriyeli Katolik bir ailenin oğlu olan Naum Efendi, 26 yıl İstanbullulara hizmet verdi. Bu tiyatroda ilk kez yabancı tiyatro kumpanyalarının temsilleri oynatıldı. Naum Tiyatrosu’nda oynanan ilk opera ise 29 Aralık 1844 tarihinde temsil edilen Gaetano Donizetti’nin “Lucrezia Borgia” adlı eseri oldu.
Türkiye’de ilk Türkçe oyun ise Güllü Agop’un tiyatrosunda oynanmıştır. “Sezar Borjiya” adındaki bu oyun, 1868 yılında sahnelendi. Namık Kemal ve Ali Bey’in de desteklediği Gedikpaşa Tiyatrosu, bir süre sonra yalnız yerli oyunları sergilemeye başladı.


27 MART TÜRKİYE ETKİNLİKLERİ

100. yılını kutlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyor. “Dünya Tiyatro Günü” vesilesiyle, 27 Mart’ta, Şehir Tiyatroları’nın 100. yılı nedeniyle hazırladığı bildirinin yanı sıra Brett Bailey’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi ve ITI-UNESCO Türkiye Merkezi İcra Komitesi tarafından hazırlanan Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi, Şehir Tiyatroları’nın bütün sahnelerinde saat 20.00’de oyunöncesi okunacak.
Şehir Tiyatrolarının hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Bildirisi:
Bugün Dünya Tiyatro Günü… Tiyatroya her alanda emek veren tüm sahneinsanlarının ve tiyatro severlerin Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun!
1914 yılında kurulan ve o günden bugüne tiyatro severlerin ve İstanbullular’ın vazgeçilmezi Şehir Tiyatroları 100 yaşında. ‘Güzellikler Evi’ anlamına gelen Darülbedayi adıyla kurulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, hem kent içinde hem de turneleriyle İstanbul dışında tiyatronun insanlıkla yaşıt kültürel birikimini 100 yıldır paylaşmakta… Fatih’ten Ümraniye’ye, Kadıköy’den Kağıthane’ye, Üsküdar’dan Gaziosmanpaşa’ya, Harbiye’ye 8 tiyatro, 10 sahnede dünyanın insan manzaralarını salonlara taşıyor. Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerine düzenlediğimiz turnelerde, ses bayrağımızı umutla, sevgiyle, mesleğimize duyduğumuz inançla yüceltiyor.
Tiyatro sevgi isteyen, umut yitimine yer vermeyen, tarih boyunca en zorlu koşullarda ve dönemlerde yeniden ve yeniden kendine çıkış yolu bulan, ayağa kalkmasını bilen, kişiliğini ve kimliğini sanatçı insanın özverisinden ve seyredenin olumlu algısından oluşturan bir sanat. Şehir Tiyatroları da, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçirdiği tarihsel süreçlerin tümünde, sahneinsanları ve İstanbullu tiyatro severlerle kentin kılcal damarları semtlerde, mahallelerde kendine yer açmış, büyük ve kadim bir sanatın anıtsal kurumu. Sahneden salona sanatsal varoluşun ve vazgeçilmezliğin karşılığı…
Ülkemizde tiyatronun her alanda kendine yer açması; çağdaş dünya sanat değerlerinin hem kurumsal hem de sahne uygulamalarında temel ve ana koşul olarak görülmesi; toplumsal, siyasal ve yaşamsal yaklaşımların tiyatroyu kurumsallaştırarak yüceltmesi, sanatımızı, doğal olarak Şehir Tiyatroları’nı güçlü ve etkin kılacaktır.
Biliyoruz ki, 100 yıldır İstanbul’un ve İstanbullu’nun kalbindeyiz. Tiyatro ateşini bizler kadar yüreğinde hisseden sizlere, tiyatromuzun dostlarına, tiyatronun yaşamın her alanındaki elçilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağolun, varolun…
Şehir Tiyatroları’nda eş zamanlı olarak okunmaya başlanacak olan bildirileri, oyunlardakisanatçılar, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Berrin Koper, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde Aslı Aybars, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde Bensu Orhunöz, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde Uğur Arda Aydın, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde Caner Çandarlı, Ümraniye Sahnesi’nde Eraslan Sağlam, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Emrah Özertem, Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde Tarık Şerbetçioğlu okuyacaklardır.
ŞEHRİN TİYATROSUNDA OYUNLAR ÜCRETSİZ
27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde oynanacak oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz. Dünya Tiyatro Günü’nde Sahnelenecek Oyunların arasında; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, Peter Horsler’in yazdığı Bora Seçkin’in yönettiği Kes ve Kaç, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde, Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı Engin Gürmen’in yönettiği Para, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde, A. Kadir Bozkurt’un yazdığı Zuhal Ergen’in yönettiği Sirke TadındaBöğürtlen Reçeli, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde, Ziya Osman Saba’nın öykülerinden Hilmi Zafer Şahin’in uyarladığı, Can Doğan’ın yönettiği Mesut İnsanlarFotoğrafhanesi, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, Özgür Kaymak Tanık’ın yazıp yönettiği İsimsiz yer alıyor.

 

GIO- Yayımlanmamış Öykü- Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film Ödülleri 2014

gio 

GIO Ödülleri 2014 için geri sayım başladı.
FABİSAD olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz ve “Kısa Film” kategorisiyle zenginleştirdiğimiz bu ödüllerin sanatımızda yaratıcılığın desteklenmesinde önemli bir yeri olacağına yürekten inanıyoruz.
TAV Havalimanları Holding ana sponsorluğunda, İtalyan Kültür Merkezi, Bilgi Üniversitesi Yaşam Boyu Öğrenim Merkezi Bilgi Eğitim ve Cohn&Wolfe İstanbul’un destekleriyle GİO Ödülleri 2014’te “Öykü Kitabı”, “Yayımlanmamış Öykü”, “Yayımlanmamış İllüstrasyon” ve“Kısa Film” dallarında verilecektir. Her dört ödülde de ana kriter, sunulan yapıtların fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde olmasıdır.
GİO Öykü Kitabı Ödülü 2012 – 2013 senelerinde yayımlanmış öykü kitapları arasında yapılacak değerlendirmeyle verilecektir.
Özel bir başvuru gerektirmeyecektir. Ancak dileyen yazar veya yazarın izni ile, yayıncılar öykü kitaplarını ödül komitesine iletebilecektir.
 FABİSAD üyesi sanatçıların oylarıyla belirlenecek aday öykü kitapları, alanında yetkin ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecektir.
 Yayımlanmamış Öykü, Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film dallarında ödüller, www.fabisad.com’da belirtilen şartlar dahilinde gönderilen eserlerin, alanında yetkin bir jüri tarafından değerlendirilmesi ile verilecektir.
Katılım için son başvuru tarihi 15 Mart 2014 olup, ödül töreninin Haziran 2014’te yapılması planlanmaktadır.
2014 FABİSAD GİO Ödülleri Jürileri
Öykü Kitabı Ödülü: Asuman Kafaoğlu Büke, Buket Aşçı, Bülent Somay, Murat Gülsoy, Sevin Okyay
Kısa Film Yarışması: Doğu Yücel, Durul Taylan, Kutlukhan Kutlu, Sevin Okyay, Yağmur Taylan
Öykü Yarışması: Aslı Tohumcu, Erbuğ Kaya, Gülşah Elikbank, Hakan Bıçakcı, Hamit Çağlar Özdağ
İllüstrasyon Yarışması: Ertaç Altınöz, Kerem Beyit, Mahmud Asrar, Murat Mıhçıoğlu, Yıldıray Çınar
GİO Kimdir?

“Vampirler hep ilgimi çektiler özelliklerinden dolayı, dünya folklorundaki yerlerinden, evrensel olmalarından dolayı. İster inan ister inanma korkunç bir çekicilikleri vardır. (age, s.158)”

25 Nisan 1929’da İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İtalyan okullarında yaptı ve İtalyan Lisesi’nin Edebiyat bölümünden (Latince, Felsefe) mezun oldu. İlk işi kitapevi yöneticiliği oldu (İtalyan Kitapevi), daha sonra dekoratör yardımcılığı yaptı (Psalti Mobilya). Banco di Roma’nın Beyoğlu Şubesi’nde 14 yıl çalıştı. Şubenin müdürü iken sinemacı olmaya karar verdi ve bundan sonra istifa etti. 1960’lı yılların ikinci yarısında Türkiye’de çekilen İtalyan, Fransız, İspanyol filmlerinde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra, bir reklam şirketinin ortağı oldu ve bu işi 1974’e kadar sürdürdü.

1974 yılından sonra, ilk kitaplarını yazmaya koyuldu: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Uzaydan Geldiler, Geleceğinizin Anahtarları, Aşk ve Evlilik Falı, Batı’nın İnanç Temelleri ve 100.000’den fazla satan Dünyamızın Gizli Sahipleri. Bu arada, 1948’den beri yabancı basında Spettacolo, Successo, ita Cinematografia, Bianco e Nero, Kinematograph Weekly, Cinemonde, Le Cinema Europeen vd. 60’lardan sonra International Film Guide, Movie Marketingsürdürdüğü sinema yazarlığını Türk basınına taşıdı. Sinema yazarı olarak çalıştığı gazete ve dergilerden bazıları ise şunlardır: Akşam, Yön, Akis, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Güneş, TV’de 7 Gün, Yedinci Sanat, Beyaz Perde, Yeni İnsan Yeni Sinema, Yeni Film, Altyazı, Yeni Sinema, Seyir, Strip, Sonsuz Kare. Giovanni Scognamillo halen sinema yazarı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

1979 yılında, Erler Film’de Dış İlişkiler Müdürü olarak göreve başladı. Ulusal Video kurulduğunda Program Müdürlüğüne atandı ve 1988 yılında emekli olana kadar görevini sürdürdü.

O tarihten itibaren meslek olarak yazarlığı seçti. Bu süre içinde kimi ortak yapımlarda (Süpermenler, Elmas Hırsızları) ve yabancı film ve dizi yapımı çalışmalarında (Shlieman, Çıkmaz Sokak, Üç Küçük Şişe) yer aldı. Sinemanın içinde olduğundan kimi filmlerde de, 1960’lı yıllardan itibaren, küçük rollerde göründü (Felaket Kadın, 1960; Sesler ve İnsanlar, 1961 / reklam filmi; Coplan casse tout / Coplan İstanbul’da; Les Deux Reporters Autour du Monde / İki Muhabirin Dünya Turu; Pencereler Konuşuyor, 1965, reklam filmi; Sevmek Seni, 1965; Söyleyin Genç Kızlara, 1965; Kriminal / Killing İstanbul’da, 1966; Eşrefpaşalı, 1966; Silahları Ellerinde Öldüler, 1967; Mücevher Hırsızları, 1979; Schlieman, 1980; Şöhretin Sonu, 1981; Les Trois Flacons / Üç Küçük Şişe, 1986; Karanlık Sular, 1990; İz, 1995; Bay E, 1995; İstanbul Kanatlarımın Altında, 1995; Kuşatma Altında Aşk, 1997). Bugüne kadar 45 telif, 11’i çeviri olmak üzere 56 kitaba imzasını atan Scognamillo’nun halen yayınlanmamış pek çok çalışması bulunmaktadır.

Kitapları arasında: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Batı’nın İnanç Temelleri, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Cadde-i Kebir’de Sinema, İstanbul Gizemleri, Beyoğlu’nda Fuhuş, Dehşetin Kapıları, Amerikan Sineması, Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler, Korkunun Sanatları, Vampir Manifestoları, Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra, Dünya Sinema Sanayi, I Misteri di İstanbul / İstanbul Gizemleri, Dracula mito perene / Dracula Sonsuz Mitos, Fantastik Türk Sineması, Beyoğlu Kabusları ve Diğer Öyküler, Erotik Türk Sineması, Ziyaretçiler, Bay Sinema-Türker İnanoğlu, Türk Sinemasında Şener Şen yer almaktadır.

2011 yılında “Kontun Bahçesi: Giovanni Scognamillo Sergisi” ile resimleri ve kişisel bazı eşyalarının sergilendiği organizasyon düzenlendi. Aynı yıl fantastik türde eserler veren yazar, çizer, sinemacı ve blog yöneticilerinin katılımıyla “Giovanni Scognamillo: Fantastik Buluşma” adlı organizasyon düzenlendi. 2012 yılında FABİSAD Onur Üyesi oldu. 2013 yılında onuruna “Gio Ödülleri” düzenlenmeye başlandı.

2014 ÖYKÜ YARIŞMASI

 Son Başvuru Tarihi:

 15 Mart 2014

 ÖYKÜ UZUNLUĞU:

En fazla 7.500 kelime

KATILIM ŞEKLİ

Her yarışmacı sadece bir öykü ile katılım yapabilir. Eser Türkçe olmalıdır. Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

Öykü Word dosyası olarak [email protected] adresine gönderilecektir. Yarışmaya katılmak için 2 adet doküman teslim edilmelidir. Dokümanların aynı e-postada 2 ayrı ek olarak gönderilmesi gerekmektedir. Gönderilen e-postanın konusu olarak “GIO2014-Öykü” yazılmalıdır.

EKLİ DOSYALAR

Dokümanda, öykünün üzerine yazar tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. Öykülerin üzerinde kesinlikle yazar ismi belirtilmeyecektir. Doküman adı olarak öykü adı ve “rumuz” verilmelidir. Örneğin öykünün adı “FABİSAD” ise birinci Word dokümanı “FABİSAD-Rumuz1″ olarak adlandırılmalıdır.

İkinci Word dokümanı, yazarın ismini, e-posta adresini, telefon numaralarını ve rumuzunu içermelidir. Dokümanın adı sadece adayın rumuzu olmalıdır. Örneğin seçilen rumuz “Rumuz1” ise doküman adı “Rumuz1” olmalıdır

ÖDÜL

 1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş öykünün yazarlarına FABİSAD plaketi verilecektir. Bu öyküler, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

2014  KISA FİLM YARIŞMASI

Son Başvuru :

15 Mart 2014

TÜR:

Fantastik, Bilim Kurgu, Korku

Türkiye’de hayal gücünün ve yaratıcılığın öne çıkması adına faaliyet gösteren FABİSAD, 2013 yılında başlattığı GİO Ödülleri’ne bu yıl “Kısa Film” kategorisini ekliyor. Türkiye’de kökenleri çok eskiye dayanan fantastik sinemanın günümüzde yeterince üretilmediği, üretilen eserlerin ise seyirciyle buluşmakta zorluk çektiği gerçeğinden hareket ederek eklediğimiz bu kategoriye amatör ve profesyonel sinemacılar davetlidir. Amacımız Türkiye’de fantastik, korku, bilimkurgu dallarında film çekmek isteyen ve bu alanda uluslararası başarıyı getirebilecek sinemacılara dikkat çekmektir.

YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI

– Başvuracak filmlerin 20 dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

– Aday filmler, tür olarak; fantastik, korku veya bilimkurgu tarzlarından en azından birinin temel gereklerini karşılamalıdır.

– Katılımcı, önce aday filmini Vimeo’ya yüklemelidir. Katılımcının tercihine göre film, Vimeo’da şifreli de yer alabilir.

– Filmin yönetmenlerinin veya en azından yönetmenlerinden birinin T.C. uyruklu olması gerekmektedir.

Aşağıdaki form tam olarak doldurularak bir Word dokümanı olarak [email protected] adresine gönderilmelidir. Mailin konusu olarak “GIO2014-Kısa Film” yazılmalıdır.

Başvuru Formu

FİLMLERİN KULLANIMI

FABİSAD, kazanan filmleri ticari amaç olmadan gösterme hakkına sahiptir.

ÖDÜL TÖRENİ:

Yarışmayı kazanan film 3.000 Türk lirası ödül kazanacaktır. Kazanan filmler, GİO Ödülleri Töreni’nde açıklanacaktır.

2014 İLİSUSTRASYON YARIŞMASI

gio ödül 2013Son Başvuru :

15 MART 2014

DEĞERLENDİRİLECEK ESERLER

Fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde, Türkçe kaleme alınmış basılı eserler konu alınarak çizilmiş olması ön koşulu aranacaktır. Bu ön koşula uygunluk, FABİSAD üyesi sanatçılardan oluşan bir ön kurulla değerlendirilecektir.

Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

İllüstrasyon Formatı ve Büyüklüğü

JPEG formatında, en fazla 5 MB büyüklüğünde

KATILIM ŞEKLİ

Her aday istediği sayıda illüstrasyonla yarışmaya katılabilir. İllüstrasyonlar [email protected] adresine gönderilecektir. İllüstrasyonların bulunduğu dosyanın ismi olarak eser sahibi tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. İllüstrasyonların üzerinde ya da dosya adında kesinlikle eser sahibinin ismi belirtilmeyecektir. İllüstrasyon ile birlikte, eser sahibinin ismini, e-posta adresini, telefonlarını, ilham aldığı edebiyat eserini ve rumuzu içeren ikinci bir dosya gönderilecektir. (Dosyaların iki ayrı e-posta eki halinde gönderilmesi gerekmektedir.) Mailin konusu olarak “GIO2014-İllüstrasyon” yazılmalıdır.

ÖDÜL

1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş illüstrasyonun çizerlerine FABİSAD plaketi verilecektir. Bu illüstrasyonlar, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

ÖYKÜ KİTABI YARIŞIŞMASI

Kapsam

2012-2013 yıllarında basılmış Fantastik, Bilimkurgu ve Korku temalı Öykü kitapları

Ön Eleme

FABİSAD üyeleri tarafından oylama ile gerçekleştirilecektir. Belirlenen 10 Öykü kitabı, nihai değerlendirme için jüriye sunulacaktır.

Ödül

3.000 TL ve GİO heykelciği

Detay : http://www.fabisad.com

TMMOB Maden Mühendisleri Odası “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″

tmmob1)TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından 2014 yılında “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″ verilecektir.
Yarışma, amatör ya da profesyonel tüm katılımcılara açıktır. Ödüle aday ürünler madenciler hakkında olmalıdır. Konu sınırlaması yoktur.
2) Bu ürünler; şiir, öykü, masal, anı, günce, yaşamöyküsü, özyaşamöyküsü, röportaj ve benzeri türlerde olabilir. Ancak ödül dağıtımında, tür değil, yapıtın değeri göz önüne alınacaktır.
3) Ödüle aday ürünlerde, Türkçeyi kullanmadaki başarı, yazınsal duyarlık da aranacaktır. Ürünler daha önce yayımlanmamış olmalıdır.
 Son başvuru tarihi 17 Ekim 2014‘dir.
4) Yarışmaya en çok üç ürünle aday olunabilir. Ürünler aynı türde ya da ayrı türlerde olabilir. Ürünlerde sayfa sınırlaması olmayıp bilgisayar ortamında yazılacaktır.
5) Seçici kurul:
Nalan Barbarosoğlu, İnan Çetin, Arzu Demir, Engin Çetinbağ, Tekgül Arı
ÖDÜLLER
6) Ödüller en çok üç ürüne verilir. Aralarında sıralama yapılmayacaktır.
Ödül tutarları her bir ürün için 1.500 TL‘dir.
7) Sonuçlar, gerekçeleriyle birlikte, aşağıda belirtilen Oda internet sitesinde 4 Aralık 2014 günü açıklanır. Ödül töreni, Oda‘nın kuruluş yıldönümü olan 20 Aralık 2014 tarihinde yapılacaktır.
8) Oda; ödül kazanan ürünlerle yayınlanmaya değer görülen ürünleri, her birine 100 TL telif ücreti ödemek üzere kitap olarak yayımlayabilir, bu ürünleri diğer yayın araçlarında da kullanabilir.
9) Ödüle katılan ürünler geri verilmez.
10)Ödüle aday ürünler; adres, telefon, özgeçmiş yazılı imzalı bir başvuru dilekçesiyle birlikte elektronik ortamda ve 5 adet basılı olarak aşağıdaki adrese taahhütlü gönderilecek ya da imza karşılığı elden teslim edilecektir.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Madenci Edebiyatı Ödülü-2014
Selanik Cad. 19/4, Kızılay-ANKARA
İletişim: 0312 / 425 10 80

II.Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü 2014

Edebiyatımıza yeni ve özgün yapıtlar kazandırmak amacıyla Neziher yayınlarının düzenlediği Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü’nün bu yıl verilecek ikincisinin katılım koşulları şöyledir:
1-Yazarların, kitap bütünlüğüne ulaşmış, yayıma hazır dosyalarıyla katılabilecekleri ödülde yaş sınırı yoktur.
2-Dosyadaki öykülerin dergilerde yayımlanmış olması ödüle katılmaya engel değildir.
3-Yarışmaya katılacak dosya, aşağıdaki biçimsel özellikleri taşımalıdır:
Bilgisayarda word belgesi olarak, Times New Roman yazı fontu, 12 (on iki ) punto, 1,5 satır aralığı ile yazılacak, sayfa numarası verilecektir. Yapıt, 6 nüsha olarak çoğaltılarak dosyalanacak. Ayrıca her nüshaya yapıtın CD kopyası eklenerek üzerinde rumuz yazılı kapalı bir zarfa konacak. 6 nüsha haline getirilen yapıtta ve zarfın üzerinde yazarın kimliğine ilişkin rumuz dışında hiçbir yazı veya işaret bulunmayacaktır.
 4- Başka bir zarfa kısa yaşam öykülerini, kimlik bilgilerini, posta ve e-posta adreslerini, telefon numaralarını içeren bilgileri ekleyerek, zarfın üzerine rumuzunu yazarak, 25 Temmuz 2014 ‘e kadar Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir adresine iadeli taahhütlü posta veya kargo ile göndermeleri gerekmektedir. Elden teslim kabul edilmeyecek ve bu tarihten sonra gelecek yapıtlar değerlendirmeye alınmayacaktır.
5-Yarışma sonuçları Ekim 2014′te; www.neziheryayinlari.com’dan duyurulacaktır. Ödüle katılan yapıtlar arasından birinci seçilecek dosya iki ay içinde Neziher yayınlarınca kitaplaştırılarak, Aralık ayında düzenlenecek törenle ödül, sahibine verilecektir. Ödül tutarı 1.000 TL’dir. Bu tutar, öykü kitabının ilk baskısının telifidir.
6- Yarışmaya gönderilen yapıtlar, iade edilmeyecek ve internet yoluyla yapılacak gönderiler kabul edilmeyecektir
Seçici Kurul;
İsmail Mert Başat, Gültekin Emre, Hayri K.Yetik, Hülya Soyşekerci ve Mine Ömer’den oluşmaktadır.
Adres. Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir
Telefon: 0532 46 36 719

68. Yunus Nadi Ödülleri (Öykü Ödülü) 2014

yunus-nadi

Yunus Nadi Armağanı Yarışması, 1946’da kuruldu; hem geçmişe hem geleceğe dönük olan anlamı, gazetemizin kurucusu Yunus Nadi’ye saygı ve sevgiden kaynaklanıyor. Yalnız Cumhuriyet gazetesinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük emeği bulunan Yunus Nadi’nin anısını her yıl tazelemek bizim için bir görev. Devrimci ve demokrat Cumhuriyet’in Ulusal Bağımsızlık Savaşımızla ve Türkiye Cumhuriyeti’yle zamandaş ve eşanlamlı bir kuruluş tarihçesi var. Yunus Nadi, gazetemizin temel taşlarını bu doğrultuda koydu. Yunus Nadi’nin ölüm yıldönümünü geçmişe dönük bir acı olarak değil, geleceğe yönelik bir kültür olayına dönüştürmek amacıyla bu yarışma düzenlendi.

Yarışmanın ilk düzenlendiği yıllarda Türkiye’de sanat alanında hiçbir özel ödül yoktu; tek parti dönemiydi ve yalnız CHP’nin koyduğu  bir şiir ödülü vardı. Aynı dönemde bütün dünyada sanat, bilim ve edebiyat ödülleri ün yapmışlardı. İsveç’te Nobel, ABD’de Pulitzer, Sovyetler’de Lenin, Fransa’da Goncourt ödüllerinin sonuçları Türkiye’de de izleniyordu; ama ülkemiz bu alanda da geç kalmıştı. Cumhuriyet gazetesi bu öncülüğü üstlendi, altmış yedi yıl önce düzenlenen Yunus Nadi Armağanı’yla sanat ve kültür yaşamımızda bir yarışma coşkusu oluşturdu. Daha sonraki yıllarda Türkiye’de de yarışmaların ve ödüllerin sayısı çoğaldı, yirmiyi aştı. Bugün belki ödül enflasyonundan söz açılabilir; eleştirel bir yaklaşımla sakıncaları gündeme getirilebilir, ama yine de kültür, bilim ve sanat konularında yapılan yatırımların çok yararlı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Zamanla ödüller arasında ayrımlar ortaya çıkar; bir yarışma kurumsallaştıkça, amacı, nitelikleri, karakteri belirginleşir. Bu arada kimi holdinglerin kendi amaçlarına yönelik yarışmalar düzenlemeleri ve ödüller dağıtmaları da bu alanda kaçınılmaz çoğulculuğu yansıtıyor. Kimi bankaların, şirketlerin, ticari tekellerin reklam amacıyla düzenledikleri yarışmaların ödülleri, parasal açıdan ne kadar büyük olursa olsun; özü, maddi çerçevenin dışındaki anlamda odaklaşıyor. Ödüller, Yunus Nadi Arma€anı Yarıflması adıyla aralıksız olarak altmış yılı aşkın bir sürede düzenli olarak gerçekleştirildi, kültür ve sanat hayatımıza amaçlanan katkıları yaptı ve etkilerini duyurdu. Daha önce bir dalda yapılan ödüllendirmenin kapsamı 1990 yılından itibaren genişletildi ve Yunus Nadi Ödülleri adıyla sürmeye başladı. Ülkemizin kültür ve sanat yaşamı bütün baltalanmalara ve olumsuz yatırımlara karşın sürekli gelişiyor ve yaygınlaşıyor. Fikir ve sanat özgürlükleri Türkiye’de tam değil; siyasal iktidarın baskıları hâlâ sürüyor ve çağdaş demokratik ortamdan henüz yoksun sayılıyoruz. Buna karşın fikir, sanat, bilim, kültürde çabalar sürüyor. Tarihsel gelişim sürecinde elbette ‘aydınlanma’nın önüne hiçbir güç geçemez. Cumhuriyet, çağdaş uygarlığa giden yolun fikir, sanat, kültür, bilim yolu olduğunu kuruluşundan beri savunan bir gazete. Bu yoldaki çabaları desteklemek ve özendirmekte Yunus Nadi Ödülleri’nin işlevi sürecek. 2014 Yunus Nadi Ödülleri Edebiyat Ana Dalı’nda öykü, roman, şiir; Görsel Sanatlar Ana Dalı’nda karikatür, fotoğraf; Bilimsel Araştırma Ana Dalı’nda Sosyal Bilimler Araştırması olarak sürüyor.
Adaylara başarılar diliyoruz.ÖYKÜ
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Hikmet Altınkaynak, Metin Celâl, Faruk Duman,Cemil Kavukçu, Osman Şahin.ROMAN
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Adnan Binyazar, Ahmet Cemal, Konur Ertop, Güray Öz, Yüksel Pazarkaya.ŞİİR
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’ ile aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Ataol Behramoğlu, Egemen Berköz, Muzaffer İlhan Erdost, Doğan Hızlan, Sennur Sezer.SOSYAL BİLİMLER 
ARAŞTIRMASI
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bilimsel  araştırmalarla yayına hazırlanmış en az 25 sayfa olarak beyaz dosya kâğıdına bilgisayar yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış ancak 20 Mart 2014 tarihine kadar hiçbir yerde yayınlanmamış bilimsel araştırmalar katılabilir. Adaylar yapıtlarını sekiz adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul ödülü kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Erdal Atabek, Prof. Dr. Rona Aybay, Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Emre Kongar, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, Prof. Dr. Ahmet Mumcu.

KARİKATÜR
Karikatürlerin boyutu 30X40 cm’yi geçmemelidir. Teknik serbesttir. Çizer yarışmaya en fazla 5 karikatür ile katılabilir. Eserler orjinal olmalıdır. Sanatçı tarafından (ıslak imza) imzalanması koşuluyla dijital baskı kabul edilir. Seçici Kurul: Behiç Ak, Ercan Akyol, Orhan Erinç, Musa Kart, Kâmil Masaracı, Tonguç Yaşar.

FOTOĞRAF
Ödüle en çok 4 adet siyah-beyaz fotoğraf ile aday olunabilinir. Gönderilecek fotoğrafların en az 18×24 cm. boyutlarında ve daha önce başka yerde ödül almamış olması gerekmektedir. Seçici Kurul:  Hikmet Çetinkaya, İsa Çelik, Ara Güler, Paul McMillen, İbrahim Yıldız.

HER DAL İÇİN GEÇERLİ
GENEL KOŞULLAR
Ödüller, her dalda amatör- profesyonel herkese açıktır. (Cumhuriyet mensupları hiçbir dalda ödüle aday olamazlar.) Adaylar gerçek ad ve adreslerini ve telefon numaralarını belirtmek zorundadırlar. Ancak adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını isteyebilirler. Ödül koşullarına uymayan yapıtları yarışma dışında tutmak zorundayız. Adayların yapıtlarıyla birlikte adlarını ve soyadlarını arkasına yazacakları iki fotoğrağlarını, açık adreslerinin de yer aldığı katılma belgesini ve yaşamöykülerini 20 Mart 2014 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar ‘Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Ödülleri Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2 – 34381 Şişli / İstanbul, adresine iadeli taahhütlü olarak postayla ulaştırmaları ya da elden teslim etmeleri gerekmektedir. Yayımlanmış yapıtların daha önce herhangi bir ödül almamış olması şartı geçerlidir. Zarfın ya da paketin üzerine hangi dal ile ilgili olduğunun (şiir, roman, öykü vb.) yazılması zorunludur. Ödül dallarında konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ya da herhangi bir şekilde  ön elemeden geçirilen yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğrultusunda gazetemizde yayımlanabilir. Ödüller 28 Haziran 2014 tarihinde dağıtılacaktır.

KATILMA BELGESİ
ADIM, SOYADIM: …………………
ADRESİM: …………………………….
……………………………………………..
TELEFONUM: ……………………….
KATILDIĞIM DAL: ………………..

 http://www.cumhuriyet.com.tr

Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması 2014

11 Nisan 1980’de öldürülen TRT İstanbul Radyosu Prodüktörü, Gazeteci Yazar Ümit Kaftancıoğlu adına Yalın Ses Yayınları tarafından bu yıl 10. su düzenlenen öykü yarışmasına başvurular 01/11/2013–31/12/2013 tarihleri arasında yapılacaktır.
Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi 31 Aralık 2013 olup diğer şartlar aşağıda sıralanmıştır.
1- Eser sahipleri yayımlanmamış ve ödül almamış en fazla 2 öykü ile katılacaklardır.
2- Öyküler iki aralıklı olarak (bilgisayarda yazılmış) en az 2 en çok 11 sayfa olacaktır.
3- Öykülerin yazılı olduğu dosyanın sağ üst köşesine büyük harflerle rumuz yazılacaktır. Kesinlikle gerçek ad ve soyadı belirtilmeyecektir.
4- Katılımcılar öykülerini 5 kopya olarak gönderecekler ve gönderinin içine ayrı bir dosyada kısa özyaşamı, adresi ve telefon bilgilerini belirteceklerdir. Aksi durumda öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır
5- Değerlendirme 1., 2., 3. şeklinde olacak, ve ilk 10′a giren öyküler Yalın Ses yayınları tarafından kitaplaştırılacaktır. Dereceye giren katılımcılar plaket ve kitap seti ile ödüllendirileceklerdir.
6- 31.12.2013 son katılım tarihidir. Gecikmelerden ve kaybolmalardan düzenleyen kurum sorumlu değildir. Öykü yarışması sonuçları 25.03.2014 tarihinde basın yolu ile açıklanacak ve Ümit Kaftancıoğlu’nun 34. ölüm yılı olan 11 Nisan 2014 günü yapılacak anma töreni ile ödüller sahiplerine verilecektir.

7- Yarışmaya katılacak olan tüm katılımcılar dereceye giren öykülerin kitap olarak basımını kabul etmiş sayılır.

İki aşamalı bir değerlendirme sisteminin olacağı öykü yarışmasında:
Ön Seçici Kurul’da
Ayşe AKALTUN
Hakan CÜCÜNEL
Ayşe Başak KABAN
Dr. Canan KAFTANCIOĞLU
Öztürk TATAR
Asıl Seçici Kurul’da ise
Zeynep ALİYE
Enver AYSEVER
Onur CAYMAZ
Mehmet GÜLER
Adnan ÖZYALÇINER
Öner YAĞCI yer alacaktır.
TESLİM VE GÖNDERİM ADRESİ:
ÖZTÜRK TATAR
2014 ÜMİT KAFTANCIOĞLU ÖYKÜ YARIŞMASI
YÜZYIL MAH. BARBAROS CAD. 47. SOK. NO: 1
BAĞCILAR/İSTANBUL
TEL: 0531 608 40 33

www.umitkaftancioglu.com

Ümit Kaftancıoğlu Kimdir?

ümit kaftancıoğlu

Ümit Kaftancıoğlu, 1935 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesinin Koyunpınarı (Saskara) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu Dede Korkut boylarının zengin anlatım geleneği içerisinde, halk âşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek, okuyarak geçti. Köyündeki ilkokula gittiğinde diploma alacak durumdaydı. İlkokulu bitirdikten sonra köy çocuklarına açık tek kapı olan Köy Enstitüsü’ne girmek için yıllarca uğraştı, yollara düştü, Cılavuz Köy Enstitüsü’ne girdi. Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Mardin’in Derik ilçesinde ilkokul öğretmeni olarak görevine başladı. Daha sonra Balıkesir Necati Bey Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü bitirip bir süre Rize’nin Pazar ilçesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. Yedek Subay olarak görev yaptığı askerlik dönüşü, TRT’nin açtığı sınavı kazanarak, Köy Yayınları bölümünde göreve başladı. TRT İstanbul Radyosu’nda “Av Bizim Avlak Bizim”, “Dilden Dile” ve “Yurdun Dört Bucağından” gibi programlarla halk kültürünü, halk âşıklarını, halkın eksiğini ve sıkıntılarını mikrofona taşıdı. “Gerçek edebiyatın halkın ağzında, dilinde olduğunu bilmeliyiz. Halkın sözlü edebiyatını yazıya geçirecek, değerlendirecek olanlar da halk çocuklarıdır.” der. Bu gözlemlerini doğrularcasına, Anadolu’yu gezerek derlemelerle halkın sözlü yazınını ve halk türkülerini yazıya döktü. Günümüzde bile sevilerek dinlenen “Evreşe Yolları Dar” ve “Yüksek Yüksek Tepeler Ev Kurmasınlar” türküleri Kaftancıoğlu’nun derlemeleri arasındadır.
Radyo programcılığı yanında edebiyat dünyasında da adını duyuran Kaftancıoğlu, “Dönemeç”le (Öykü) TRT Büyük Ödülü birincilik (1970) ve “Hakullah”la (Röportaj) Milliyet Gazetesi Karacan Ödülü birinciliği (1972) aldı. 11 Nisan 1980 günü görev yaptığı TRT İstanbul Radyosu’na gitmek için çıktığı evinin önünde öldürüldü.

Yapıtları

* Dönemeç (Öykü) 1972 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Hakullah (Röportaj) 1972
* Yelatan (Roman) 1972
* Tek Atlı Tekin Olmaz (Halk Masalları) 1973
* Tüfekliler (Roman) 1974 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Köroğlu Kolları (Halk Destanları) 1974
* Çarpana (Öykü) 1975
* İstanbul Allak Bullak (Öykü) 1983
 
Çocuk Kitapları

* Kekeme Tavşan (1974) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Çizmelerim Keçeden (1979)
* Altın Ekin (1979)
* Dört Boynuzlu Koç (1979)
* Kan Kardeşim Doru Tay (1979)
* Hızır Paşa (1980)
* Çoban Geçmez (1980) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Şülgür Deresi (1981)
* Salih Bey (1981)

“HAYAT SEVGİDİR” KONULU RESİM YARIŞMASI- ORTAOKULLAR İÇİN (Son başvuru 10 mart 2014)

zz_ortaokulresim

Başvuru formu için LÜTFEN TIKLAYINIZ

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD)

Dayanışma; Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması (Son Başvuru: 8 Nisan 2014)

1. Konu: “DAYANIŞMA” 

2. Amaç: 
a. Dayanışmanın pozitif enerjisini, gücünü, önemini, mutluluğunu ve başarısını sergilemek;
b. Katılımcıların fotoğraf sanatı yoluyla yaratıcılıklarını ortaya çıkartmak ve geliştirmektir.

3. Yarışma Katılım Koşulları:
15 yaş üstü kategorisi: 
Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaşını doldurmuş tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
15 yaş altı kategorisi: Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaş ve 15 yaşın altında tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
a) Katılımcı her iki kategoriden yalnızca birine, en çok 4 (dört) fotoğrafla katılabilir.
b) Yarışmaya katılım ücretsizdir.
c) Fotoğrafların boyutları; Dijital fotoğrafların kısa kenarı 2400 piksel uzun kenarı serbest, JPEG uzantılı, en yüksek kalitede (12 kalite) sıkıştırılmış ve CD/DVD’ye Başvuru Formu’ndaki sırada kaydedilmiş olmalıdır.
d) Yarışmaya eser gönderenler, eserlerin kendilerine ait olduğunu beyan ve taahhüt etmiş sayılacaklardır. Bu hususta doğacak tüm sorumluluk münhasıran yarışmacılara aittir.
Yarışmacılar, eserlerin kendilerine ait olmadığı tespit edildiği takdirde, değerlendirme dışı bırakılacaklardır. Tespit edilemediği halde başkalarına ait fotoğraflar olduğunun sonradan ortaya çıkması durumunda Çekmeköy Gönüllüleri Derneği herhangi bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte ödül ve sergilemeden men etme hakkını elinde tutar.
Ödül kazanan fotoğrafçılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanların elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
e) Eserler özgün olmalı, yarışmaya katılacak fotoğraflar daha önce başka bir yarışmada ödül, mansiyon ve özel ödül almamış olmalıdır. Ödül almış fotoğrafın bir bölümünden oluşturulmuş görüntüler yarışma dışı bırakılır, sonradan tespit edildiğinde ödülü geri alınır. Boş kalan sıralama ve ödül için diğer katılımcılar herhangi bir talepte bulunamayacaklardır.
f) Yarışma düzenleyicisi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit ederse başvuruyu geri çevirme yetkisine sahiptir.
g) Yarışmaya gönderilen fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve seçici kurulu yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan;
Ödül almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğraf ile ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan (kural ihlali suçu işleyen) kişilerin yarışmalara katılımı TFSF Yarışma ilkeleri gereğince 1 (bir) yıl kısıtlanır.
Haklarında 1 (bir) yıl kısıtlama kararı verilmiş kişiler ikinci defa kural ihlali suçu isledikleri takdirde TFSF onaylı yarışmalardan süresiz olarak men edilirler.
h) Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.
i) Başvuru formu doldurulmadan ve imzalanmadan, gönderilen fotoğraflar değerlendirmeye alınmayacaktır.

4. Fotoğrafların İşaretlenmesi: 
− Fotoğraflar kaydedilirken 6 rakamdan oluşan bir rumuz ve sıra numarası yazılarak adlandırılmalıdır (Örnek: 876234-1).
− Fotoğrafı çekene ait yazılan bilgiler seçimler sonuçlanana kadar hiçbir şekilde Seçici Kurul üyelerine bildirilmez, yarışma sekreteryası tarafından muhafaza edilir. CD/DVD üzerine sadece rumuz yazılmalıdır.
− Katılımcı ayrı bir Word dosyası içine Başvuru Formunu tam ve eksiksiz olarak doldurarak dosya adı katılımcının rumuzu olacak şekilde kaydetmelidir (Örnek: 876234.doc). Word dosya katılımcının bilgilerini içerir ve sekreterya tarafından muhafaza edilir.
− Başvuru Formu’ndaki fotoğrafın çekildiği yer, tarih ve fotoğrafı çekenin yaşı kısımları doldurulmuş olmalıdır.

5. Seçici Kurul (Ada göre alfabetik sırayla):
− Prof. Dr. Barbaros GÜRSEL MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl. /Jüri Başkanı
− Canan BAYRAKTUTAN Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Başkanı – Kurum adına.
− Doç. Dr. Emre İKİZLER MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Kumral KEPKEP AFIAP – İFSAK üyesi
− Öğr. Gör. Mustafa Bilge SATKIN MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Öğr. Gör. Tülay ÇELLEK YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi em. Grafik Tasarım
− Öğr. Gör. Ufuk DUYGUN YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Fotoğraf ve Video Bl. Bşk. Yard.

Not: Jüri en az 3 (üç) üyenin katılımıyla toplanacaktır.

TFSF Temsilcisi: Cengiz Oğuz GÜMRÜKÇÜ

6. Yarışma Sekreteryası: Yavuz Oğuz
7. e-posta : [email protected]
8. Tel : 0216.641.64.26 / Faks: 0216 641 27
9. Adres :Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy/İstanbul/TURKEY

7. Fotoğrafların Ulaştırılması: CD/DVD olarak son katılım tarihi saat 17.00’ye kadar elden teslim edilecek veya posta/kargo ile teslimat en son katılım tarihi saat 17.00 olacak şekilde 6. Maddedeki Yarışma Sekreteryası adresine gönderilecektir

8. Yarışma Takvimi: 
Son Katılım Tarihi: 8.04. 2014 Salı 17 00
Seçici Kurul Değerlendirme Tarihi: 12 Nisan 2014 Cumartesi
Sonuç Bildirim Tarihi: 21.04. 2014
Ödül töreni ve Kokteyl: 10 Mayıs 2014 Cumartesi Saat: 15 00
Sergileme: 10 Mayıs 2014
Sonuçlar; basın yoluyla, www.cekmekoygonulluleri.org, www.tulaycellek.com ve www.tfsf.org.tr sitelerinde ilan edilecek ve yarışmacıların e-posta adreslerine bildirilecektir.
[email protected], [email protected], [email protected]

9. Ödüller: Çocuklar ve Büyükler kategorisi
A- 15 Yaş üstü: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + kamilet 3
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + ovit yayla şenlikli3
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + bodrum 3
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + atlas dergisi 1 yıl abone
Jüri Özel Ödülü : (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Onur Üyesi Gülseren TAMAKAN adına): Nuri Bilge Ceylan imzalı Sinemaskop Türkiye adlı Fotoğraf ve Gezi Kitabı, NTV Yayınları
Sergileme (12 adet)

B- 15 Yaş altı: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Bisiklet
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Fotoğraf Makinası
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi +
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + Kitap ve kırtasiye seti
Jüri Özel Ödülü : Dijital fotoğraf çerçevesi
Ankara’dan katılan 3 öğrenciye ücretsiz AFSAD Fotoğraf Kursu
Sergileme (12 adet)

10. Değerlendirme Sonuçları: 
Dereceye giren katılımcılara ödül plaketleri ve sürpriz hediyeleri, düzenlenecek törenle ve sergi açılışında takdim edilecektir. Katılımcıların sunduğu eserlere layık görülen sıra, seçici kurulun takdiri ile belirlenecek olup buna hiçbir surette itiraz edilemeyeceği gibi, dereceye layık bir proje öngörülmediği takdirde bu sıra boş bırakılacaktır. Sunulan eserler, seçici kurul tarafından daha sonraki alt derece ve ödüllere layık bulunulabilir.
Seçici Kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan dijital fotoğrafların fotoğraf kağıdına bastırılması, çerçevelenmesi ve sergilenmesi Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından yapılacaktır.
Fotoğrafları sergilenen tüm fotoğrafçılara Katılım Belgesi, fotoğrafları sergilenmeyen tüm katılımcılara da Teşekkür Yazısı verilecektir.

11. Eserlerin Geri Gönderimi: 
Ödül almayan, sergilenmeyen ve bağışlanmayan eserlerin CD/DVD’si iade edilmeyecek; TFSF temsilcisi gözetiminde imha edilecektir.

12. Fotoğrafların Kullanımı / Yayın-Telif Hakkı ve Diğer Hukuki Konular: 
Ödül alan ve sergilenen eserlerin Çekmeköy Gönüllüleri Derneğine bağışlanması, oluşturulacak arşiv için önemlidir. Fotoğraflarınız Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından kurum yayınlarında, Çekmeköy ile ilgili broşürlerde, albümlerde, afişlerde, reklam, ilan ve gazetelerde, kitaplarda, benzeri asılı yayınlarda fotoğrafçının ismi belirtilerek kullanabilir. Çekmeköy’de de hastane, okul, kaymakamlık gibi kurumlarda asılabilir, tümü ya da gruplar halinde sergilenebilir, web sitesinde yayımlanabilir. Ödül alan, sergilenen ve bağışlanan fotoğraflar düzenleyicinin yayınlarında tanıtım amaçlı olarak eser sahibinin adı belirtilerek kullanılacaktır. Bunun için ilave bir telif bedeli ödenmeyecektir. Kullanım hakkı düzenleyen kuruma ve eser sahibine ait olacaktır. Kişisel bilgileriniz bilgi koruma politikamız doğrultusunda ele alınacak ve hiçbir şekilde üçüncü taraflara aktarılmayacaktır. Yarışmaya katılanlar bu koşulu kabul etmiş sayılacaklardır.
Ödül, mansiyon ve özel ödül alan eserler TFSF yayını olan Almanak 2014’te kurumumuza ayrılan sayfalarda yayınlanacaktır.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışmaya gönderilen eserlerin içeriği ile ilgili hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmemektedir. Eserlerin hukuki/cezai tüm sorumluluğu gönderene aittir. Kurum veya seçici kurul, herhangi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit etmesi durumunda eser sahibine bilgi vermeksizin başvuruyu geri çevirme ya da değerlendirme harici tutma veya yapılan değerlendirmeyi iptal etme yetkisine sahiptir
Eser sahibinin manevi hakları saklı kalmak şartıyla ödül alan, sergilenen ve şartnamede işaretlenerek bağışlanan eserlerin tüm imtiyazı yarışmayı düzenleyen kuruma (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne) aittir. Yarışmaya katılanlar bu şartı kabul etmiş sayılır. Yarışmada ödül alan ve sergilenmeye hak kazanan tüm eserlerin her türlü telif, yayın, kullanım ve sergileme hakları Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ile fotoğrafçıya aittir. Bu eserler Çekmeköy Gönüllüleri Derneği arşivlerinde kalacaktır. Yarışmacıların yarışmaya katılım sağladıkları eserler 5846 sayılı FSEK’nun 21./25. madde hükümlerine göre değerlendirilecektir.
Yarışmacılar yarışmaya katılım sağladıkları eserleri üzerinde üçüncü şahıslar tarafından iddia edilebilecek her türlü mali hak ve/veya telif hakkı taleplerinden ve söz konusu şahıslarla çıkması olası uzlaşmazlıklardan ve bunların müstakbel sonuçlarından tamamen sorumlu olmayı ve Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin işbu taleplerden beri tutulması için AFSADgereken her nevi tedbiri almayı kabul ve taahhüt eder. Buna rağmen Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin üçüncü kişilere ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarına ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya idari/adli para cezaları için yarışmacılara aynen rücu edilecektir.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışma katılım koşullarını değiştirme hakkını elinde bulundurmaktadır. Yarışma süresince doğabilecek herhangi bir fiziksel ve teknik kayıp ve hasarlar için Çekmeköy Gönüllüleri Derneği sorumluluk kabul etmemektedir.
Katılımcılar, bu yarışmaya eserlerini göndererek şartname hükümlerini okumuş ve tamamını kabul etmiş olduğunu onaylamaktadır.

13. Bu Fotoğraf Yarışması, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) tarafından TFSF 2013/80 numara ile onaylanmıştır ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) tarafından desteklenmektedir.
Yarışma sürecinde TFSF temsilcisi bulunacaktır.

Not: Fotoğraflar Türkiye’nin çeşitli kentlerinde ve uluslararası platformlarda sergilenecektir.

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği   ve  Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) “Dayanışma” Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması Başvuru Formu

Başvuru Sahibinin
Adı ve Soyadı: …………………………………………………………………….
Adresi: …………………………………………………………………….
…………………………………………………………………….
Yaşı:……………………………….
Tel: 0….. – ………………….. Cep Tel: 0…. – ……………………..
E-posta: …………………………………………………………………….

Not: lütfen kategoriler yanına X işareti konularak bildirilsin.
Kategori: A- 15 yaş üstü  Kategori: B- 15 yaş altı


Rumuz

Sıra No

Yapıt adı

Çekildiği yer

Çekildiği tarih

 

1

     

2

     

3

     

4

     

Yukarıda rumuz ve sıra numarası yazılı …… adet fotoğraf ile yarışmaya katılmak istiyorum. 
Yarışmaya sunduğum fotoğraf(lar)ım daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamıştır.
Şartnameyi okudum ve kabul ediyorum.
Fotoğraflarımı Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne bağışlıyorum. 

Tarih …./ / 201 İmza

1. Bir yarışmacının tüm yapıtlarında 6 rakamdan oluşan aynı rumuz kullanılır. Sıra numarası ise 1’den başlayarak ve birer artarak yazılmalıdır (Örnek: 876234-1, 876234-2, vb).
2. Yukarıda yazılan rumuz ve sıra numarası Word dosyaya yazılır. Her bir fotoğraf için yukarıda belirtildiği üzere, farklı sıra numarası kullanılır.
3. CD/ DVD’nin teslim/posta adresi: Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy–İstanbul/TURKEY

Not: Lütfen bu formu şartnameden ayırmadan gönderiniz.

XIII. LESSEDRA – ULUSLARARASI KÜÇÜK FORMATLI  GRAFİK BASKIYARIŞMASI VE SERGİSİ

AMAÇ VE GÖREVLER

YARIŞMA LESSEDRAÖncelikle, bugünün toplumlarında  giderek artan etkisiyle güncel bir sanat platformuna dönüşen grafik baskının, “sanatsal baskı” yaklaşımlı  geniş  yelpazesine ait çağdaş yaratılar, seçilen eserlerle her  yıl  tekrarlanan uluslar arası bir sergide takdim edilmektedir.

Bu  bağlamda, LESSEDRA – Çağdaş  Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  olarak, uluslar arası sanatçılar, sanatseverler  ve kolleksiyonerler  arasındaki iletişimin kurulmasına katkı  sağlayan   yenilikçi bir organizasyona ev sahipliği  yaparken, bu  sergide; baskı teknikleri  alanında, kağıt, boya ve  baskı malzemelerinin kullanımına yönelik  modern  uygulama yöntemlerini de tüm dünyadan sergilediği eserlerle,  siz sanatçıların ve sanat severlerin  ilgisine sunmaktadır.

ORGANİZASYON

LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi

25, Milin Kamak Street, Lozenetz
1164 Sofia, Bulgarien
Tel.(++359 2) 866 38 57
www.lessedra.com
Email:[email protected]  [email protected]

Kuruluş:1991

Çağdaş Bulgar ve uluslar arası sanat sunumları,  sanat projelerinin tanıtımı  ve organizasyonları,  çalıştay ve sergiler,  sanat yayınları editörlüğü,  sanat katalogları ve CD-Rs. Galerinin faaliyet  alanlarını  kapsar.

Yürütülmekte Olan Projeler:  (2012/2013/2014)

BULGARİSTAN VE JAPONYA’DAN  ÇAĞDAŞ GRAFİK BASKI SANATI  ŞİKAGO SANAT ENSTİTÜSÜ İLE ORTAK ÇALIŞMA PLATFORMU VE SERGİ

ULUSLARARASI SANAT  VE SERGİ PROGRAMI

JAPONYA’DA (2009-2013),  KANADA,  JAPONYA VE  ABD‘DE  (2011),ÇAĞDAŞ  BULGARİSTAN GRAFİK  BASKI ESERLERİN SUNUMU

KATILIM  ŞARTLARI

1. Sanatçılar 2013/14 yılına ait,  numaralandırılmış  ve imzalanmış en fazla üç  özgün grafik baskı eserle  yarışmaya  katılabilirler. Tüm sanatsal  baskı tekniklerinin serbest olduğu  eserlerin  basılacağı kağıtların boyutları ise 29×23 cm’den büyük olmamalıdır.

Önemli Bilgi: Kağıt  boyutları 29x23cm’den büyük olan  çalışmalar yarışma  ve sergi dışı  bırakılacaktır!

2. Sanatçının Adı ve Soyadı, Ülkesi,  Eserin Adı, Eserin  Fiyatı,  Yapılış Yılı ve Tekniğinin   belirtildiği  başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve eserlerin konduğu  paketin içinde,  katılım bedeline ait banka/Western Union havalesinin bir nüshası ile  birlikte  gönderilmesi gerekmektedir.

3. Eserler,  çerçeve yaptırılmadan  posta yolu ile  LESSEDRA Galeri’ye  gönderilmelidir. Paketin  üzerine “DRUCKSACHE – PRINTED MATTER , KEIN WARENWERT – NO COMMERCIAL VALUE- EXHIBITION ONLY”cümlesi aynen yazılmalıdır.

Önemli Not: Eğer paket üzerine yukarıdaki  ifade yazılmazsa, gümrükte ithalat tarifesi üzerinden tarifelendirileceğinden, Sergi Organizasyonu  eserleri  kabul etmeyerek  geri gönderilmesini isteyecektir.

4. Katılımcılar,  Avrupa ülkeleri için 50 EUR ve Avrupa ülkeleri dışındaki  tüm ülkeler için 80 USD  ödeyeceklerdir. Bu ücret; sergi kataloğunun,   sergi davetiyesinin  ve afişlerin baskı giderlerini, serginin organizasyonu,  sergi  sonunda  eserlerin  geri iadesi ve kataloğun sanatçılara gönderilmesi  masraflarını karşılamaktadır.

Katılım bedelinin aşağıdaki  açıklamalar doğrultusunda  gönderilmesi gerekmektedir.

EU Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile:    LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG23 FINV 9150 1004 0463 24

USD Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile: LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG18 FINV 9150 1004 0463 17

Ayrıca, katılım bedeli transferleri  Western Union ya da Money Gram  yolu ile   alıcı GEORGİ KOLEV GEORGIEV adına  yapılabilir. Banka ya da posta yolu ile yapılacak Western Union havalesi için  aşağıdaki  adres  açık olarak yazılmalıdır.

25.Milin Kamak Street, 1164 SOFIA-BULGARIA

PayPal payments accepted on the email [email protected].

SERGİ İÇİN  ESERLERİN KABULÜ

Uluslar arası  Jüri tarafından  sergilenmeye değer görülen  eserlerin ödüllendirileceği ve seçileceği sergiye  gönderilen eserin katılım  bedelini  ödemiş olmak  kabul edilmenin garantisini teşkil etmez. Jüri tarafından  sergilenmeye değer bulunmayan çalışmalar ve katılım ücretleri, posta  ve havale  masrafları düşüldükten sonra  eser sahibine geri gönderilecektir.

KATALOK

1. LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  tarafından sergiye  katılan tüm  sanatçıların  eserlerini  kapsayan katalogda  ve  WEB-sunumlarında yer  almak üzere, kısa  öz geçmişlerin,  portre fotoğrafların  eserlerle birlikte  e- mail yolu ile  ve ayrıca  CD-R kopyalarının da  eserleri  ve  katılım formunu  kapsayan  paketle birlikte gönderilmesi  gerekmektedir.

2. Eserlerin kabulüyle birlikte,  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi,  katalogda, CD-R’da,  internet galeride ve  çeşitli ortamlarda  eserlerin  tanıtım  ve kullanım  hakkına sahiptir.

SEÇİCİ KURUL, ÖDÜLLER VE SERGİ

Ödül kazananları ve  sergilenmeye  değer  bulunan  eserleri  seçecek olan   Uluslar arası Seçici Kurul’dan  bir  üye  LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve  Sanat Projeleri Galerisini  temsil  eder.

Aşağıdaki  Ödüller  Verilecektir:

I. Ödülü: 500 USD (Eser karşılıklı mutabakatla satın alınmış kabul edilecektir.) Ayrıca sanatçının  özgeçmişinden  ve sanat  yaşamınından ayrıntılı bir kesit bir sonraki  sergi ve yarışmada sanat severlere takdim edilecektir.

II. Ödülü: 200 USD  (3 eser)
III. Ödülü: 100 USD (2 eser)

Özel Ödül (5 eser), 80 USD ve  genç sanatçıları özendirmek üzere bir sonraki yıla ait  katılım  bedelini kapsayan  bir Çek verilecektir. Ayrıca, 300 USD gelecek yıl için davet edilecek  sanatçının kişisel prezentasyonu  ve malzeme  ücreti olarak  ayrılmıştır.

Seçici kurul   II. ve III. Ödülleri için  eser sayısını  ve genç  sanatçılar için de  ödül  sayısını  çoğaltma hakkına  sahiptir.

3.Eserlerin satışından  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi komisyon  almamaktadır.

4.Sergilenmeye değer  bulunan  eserler 11 Haziran-31 Ağustos 2014 tarihleri  arasında  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi-Sofya, BULGARİSTAN’da  sergilenecektir.

Sergi açılışı ve  ödül töreni: 11 Haziran 2014,  Saat 19.00

Eserler Galeriye ulaştıktan sonra dikkatle ve  özenle korunacaktır. Ancak,  eserlerin posta yolu ile gönderimi  sırasında  meydana  gelebilecek  herhangi  bir hasardan veya eserlerin yerine ulaşmamasından  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi sorumlu  değildir.

Sergilenen çalışmalar serginin bitiminden itibaren  en geç  beş ay içinde  sahiplerine  postalanır.

Kayıt için  lütfen  aşağıdaki  linki  kullanınız!

 BAŞVURU FORMU  (Anmeldungslink)

En son katılım tarihi: 31 Mart 2014 (posta damgasında yer alan   31 Mart 2014 tarihinden sonraki  gönderimler  kabul edilmeyecektir.)

AYDIN TÜRK AMERİKAN KOLEJİ  III. TAD TÜRKİYE GENELİ RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

III TAD RESİMYARISMASIAydın Türk Amerikan Koleji tarafından düzenlenecek olan    III.TAD RESİM YARIŞMASI’NIN amacı, Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’  ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünden de hareketle toplumumuzun sanat ve kültür faaliyetlerine katkıda bulunabilmek için Aydın Türk Amerikan Koleji resim yarışması ve sergi düzenlemesi planlanmıştır.

YARIŞMADA KONU SERBESTTİR.

KATILIM KOŞULLARI

  1. Yarışmaya Türkiye genelin de öğrenim görmekte olan tüm ortaokul (5.6.7.8),lise (9.10.11.12),üniversite öğrencileri katılabilir.
  2. Yarışma 3 kategoride yapılacak olup ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri ve üniversite öğrencileri kendi aralarında yarışacaktır.
  3. Her öğrenci yarışmaya, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş 3 (üç) eseriyle katılabilir.
  4. Yarışmaya katılan eserler, ortaokulda kağıt üzerine serbest teknikte, lise ve üniversitede tuval üzerine serbest teknikte yapılmış olmalıdır.
  5. Yarışmaya gönderilen resimlerin ortaokul için kağıt boyutu uzun kenarları 70 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 35cm’ den az olmamalıdır. Lise ve üniversite için uzun kenarları 150 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 50 cm’ den az olmamalıdır.
  6. Eserler 15.05.2014 tarihinde saat 17. 00’ a kadar eser toplama merkezine (Aydın Türk Amerikan Koleji) teslim edilmelidir.
  7. Sergilenmeye uygun görülen eserler ve derece alanlar sergilenecektir.
  8. Dereceye giremeyen resimlerin sahipleri sergi süresinin bitiminde (bir ay içinde) resimlerini elden Aydın Türk Amerikan Kolejinden geri alabileceklerdir. Süresi içinde geri alınamayan eserlerin sorumluluğu kabul edilmeyecektir.
  9. Yarışmaya katılan öğrenciler yarışma şartlarını ve seçici kurul kararlarını peşinen kabul etmiş sayılacaktır.
  10. Yarışma sonuçları 16. 05. 2014 günü www.aydinturkamerikankoleji. k12. tr’ den duyurulacaktır. Ödül töreni ise 26. 05. 2014 günü Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonun da yapılacaktır.
  11. Eserlerin arka yüzünde, “ESER TESLİM FORMU” doldurulmalı,imzalanmalı ve eserin arkasına iliştirilerek Aydın Türk Amerikan Koleji öğrenci işlerine teslim edilmelidir. İl dışından gelen eserler kargo ile Aydın Türk Amerikan Kolejine gönderilecektir. (Kargo ile gönderilen eserlerin kargo ücretleri eser sahipleri tarafından karşılanacaktır. )
  12. Ödül alan ve sergilenen eserler okulumuz tarafından hazırlanacak katalogda yer alacaklardır.
  13. İlk 3’e giren eser sahipleri 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda yapılacak olan törende ödüllerini alacaklardır. Şehir dışından ödül alan eserlerin sahiplerinin ve bir gözetmenin ulaşım ücretleri okulumuzca karşılanacaktır. (Ödül alan eser sahibi +18 den küçük ise yanında bir gözetmeniyle gelmesi uygun görülmüştür.)

ESER TOPLAMA MERKEZİ

Aydın Türk Amerikan Koleji

Yedi Eylül Mah. Çine Cad. No:5 AYDIN

Tel    : 0256 226 52 54

Gsm : 0530 694 14 61

YARIŞMA HAKKINDA ÖN BİLGİ

Selma ÇERÇİ (Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

Tel: 0507 697 63 66

SEÇİCİ KURUL

Doç. Dr.  Meltem SÖYLEMEZ

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi)

Yrd. Doç. Sinan ŞENÇİÇEK

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Üyesi)

Çağdaş ÖZKAN

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Görevlisi)

Derya ŞAHİN

(Y. Yalova Güzel Sanatlar  ve Spor Lisesi Resim Öğretmeni)

Hüseyin  AKSU

(Aydın Türk Amerikan Koleji Kurucusu )

Selma ÇERÇİ

(Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

DEĞERLENDİRME

Seçici kurul 16. 05. 2014 tarihinde toplanarak,  eser toplama merkezine verilen eserleri birlikte değerlendirerek sergiyi oluşturur.  Sergilenmeye değer bulunan eserler içinden ödüle değer bulunanları belirler.

PUANLAMA

Bütün resimler ön elemeye girmek üzere numaralar verilerek 6 jüri üyemizin puanlamasına sunulur.  6 jüri kendi beğenilerine ve kriterlerine göre 25’er resim seçerek ön elemeyi sonuçlandırmış olur.  Bundan sonraki puanlama ve mansiyon ödülleri bu 150 resim üzerinden yapılır.  Ön elemeden geçen resimler,  jüri tarafından tekrar oylanır.

Yapılan oylamada jüri kendi ilk üç resmini belirlemek üzere puan verir.  Jüri tarafından seçilen her resim için puanlama aşağıda belirtilmiştir.

  1. Eser: 50 puan
  2. Eser: 30 puan
  3. Eser: 20 puan

Bu puanlamanın sonucunda jüri tarafından seçilen her eser aldığı puana göre derecesini belirler.

Detaylar İçin Lütfen TIKLAYINIZ
Her jürinin 1. 2. 3.  seçtiği eser,  tabloda belirtilen puanlama sistemine göre tekrar toplanır.  Her jürinin 1, 2.  ve 3.  eserlerin aldığı puanlar ayrı ayrı toplanarak en yüksek puanı alan eserlerden en düşük puanı alan esere göre sıralandırılır.  Bunun sonucunda 1. 2. 3.  belirlenir.  Mansiyon ödülleri ise her jürinin kendi yaptığı sıralamalardan belirlediği resimlere verilecektir.

ÖDÜLLER

Ortaokul (5, 6, 7, 8.  sınıflar)

1. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–150 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Lise (9, 10, 11, 12.  sınıflar)

1. lik ödülü–400 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Üniversite

1. lik ödülü – 1000 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü – 500 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü – 250 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır. 

YaRışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır. 

SERGİLEME

Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan eserler 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda sergilenecektir. 

 


ESER TESLİM FORMU

ADI SOYADI                             :

SINIFI                                         :

OKUL ADRESİ                         :

TELEFON                                  :

MAİL ADRESİ                          :

ESERİN ADI                              :

ESERİN BOYUTLARI             :


TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır.

Yarışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır.

İmza