Cannes

Cannes konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Cannes konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Cannes konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Cannes konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

altın lale

altın laleİstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Akbank’ın desteğiyle 7-17 Nisan tarihleri arasında yapılacak 35. İstanbul Film Festivali Altın Lale yarışmalarının jüri başkanları belirlendi.

35. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma jüri başkanlığını yönetmen Pablo Trapero, Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanlığını ise oyuncu Müjde Ar üstlenecek.

Altın Lale Uluslararası Yarışma jüri başkanı yönetmen Pablo Trapero 1971’de Arjantin’de doğdu. 1999’da ilk uzun metraj filmi olan Mundo Grúa / Crane World ile Venedik, Buenos Aires, Havana, Rotterdam film festivallerinde ödüller kazandı. 2002’de film prodüksiyon firması Matanza Cine’yi kurdu. İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen El Bonaerense’nin (2002) dünya prömiyeri Cannes’da, Familia Rodante’nin (2004) Venedik’te ve Nacido y Criado’nun (2006) ise Toronto’da yapıldı. 2008 yapımı Leonera / Aslan İni, 2010 yapımıCarancho ve 2012 yapımı Elefante Blanco / White Elephant / Beyaz Fil, ilk kez Cannes’da yarıştı. Venedik, San Sebastian ve Locarno gibi birçok önemli festivalde jüri üyeliği yapan yönetmen, 2014’te Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünün jüri başkanı olarak görev aldı.Trapero 2015 yılında Fransız Devleti’nin Sanat ve Edebiyat Alanında Şövalye Nişanı’na layık görüldü ve bu nişanı alan Güney Amerikalı ilk sinemacı oldu. Trapero, festival programında da yer alan son filmi El Clan / The Clan / Çete ile Venedik’te En İyi Yönetmen dalında Gümüş Aslan’ı kazandı. Filmlerinde yozlaşma, mülteciler, toplumsal sorunlar gibi konuları ele alanTrapero, 1990’larda gelişen Yeni Arjantin Sineması akımının en yetkin isimlerinden kabul ediliyor.

Pablo Trapero başkanlığındaki Altın Lale Uluslararası Yarışma jürisinin seçtiği filmlerEczacıbaşı Topluluğu tarafından 25.000 avroluk para ödülüyle destekleniyor. Bu ödülün 10.000 avrosu Altın Lale’nin sahibi olacak filmin yönetmenine, 10.000 avrosu filmin Türkiye’deki dağıtımını üstlenecek firmaya, 5.000 avrosu ise Jüri Özel Ödülü’nü kazanacak filmin yönetmenine verilecek. Altın Lale Uluslararası Yarışma’ya “Sinemaya Yeni Bakışlar” temasını izleyen filmler katılıyor.

Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanı oyuncu Müjde Ar, İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. Oraloğlu Tiyatrosu’nda 1962-1963 sezonunda Helen Keller’in yapıtı Karanlığın İçinden oyununda çocuk oyuncu olarak rol aldı. 1975 yılında televizyon dizisiAşk-ı Memnu’daki Bihter rolü ile dikkat çekti. 1980’li yıllarda rol aldığı filmlerle Türkiye sinemasındaki kadın temsilini değiştirdiği gibi kendisinden önceki oyunculuk kalıplarını da yıktı. Özellikle Atıf Yılmaz’ın yönettiği Adı Vasfiye, Asiye Nasıl Kurtulur, Aaahh Belinda ve Başar Sabuncu imzalı Asılacak Kadın, Kupa Kızı gibi kadın filmlerindeki rolleriyle döneme damgasını vurdu. Aaahh Belinda ile 23. Antalya Film Şenliği’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandı. Bu dönem oynadığı diğer önemli filmler Halit Refiğ imzalı Teyzem ve Ertem Eğilmez’in son filmi Arabesk oldu. Başar Sabuncu’nun son filmi Yolcu ile ikinci defa Antalya’dan En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. 2000’lerde Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, Komser Şekspir, Eğreti Gelin gibi filmlerde oynadı. 2007-2009 yılları arasında Haydi Gel Bizimle Ol adlı televizyon programını yaptı. Müjde Ar’a, 2004’te İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü takdim edildi.

Müjde Ar başkanlığındaki Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Müzik olmak üzere toplam 9 dalda ödül verecek. En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. Anadolu Efes, bu yıl daOnat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin yapımcısına 60.000 TLtakdim edecek. En İyi Kadın ve En İyi Erkek Oyuncu da 10.000’er TL ile ödüllendirilecek.

tarihte-bugun-ne-oldu425 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 145. (Artık yıllarda 146.) günüdür.

Olaylar

  • 1571 – İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı.
  • 1924 – Türkiye Millî Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çekoslovakya’ya 5-2 yenildi.
  • 1944 – Nuri Demirağ’ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul’dan Ankara’ya uçtu.
  • 1953 – ABD, Nevada’da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
  • 1954 – Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
  • 1954 – Tokyo’da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası’nda Türkiye birinci oldu.
  • 1961 – ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi’nde yaptığı bir konuşmada 1960’lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay’a ayak basacaklarını ilan etti.
  • 1963 – 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü’nü kurdu.
  • 1977 – Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
  • 1982 – Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
  • 1983 – Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
  • 1988 – Irak Basra’yı İran’dan geri aldı.
  • 1989 – Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
  • 1997 – Afganistan’dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye’ye sığındı.
  • 2001 – 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı’nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan unvanını aldı.
  • 2003 – Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ adlı filmi 56’ncı Cannes Film Festivali’nde ‘Elephant’ filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
  • 2005 – Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
  • 2005 – UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan’ı yendi.
  • 2008 – 61. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, “Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum” dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes’da ödül alarak bir rekora da imza attı..
  • 2010 – Samandıra’da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.

Doğumlar

  • 1803 – Ralph Waldo Emerson, ABD’li yazar ve düşünür (ö. 1882)
  • 1818 – Jacob Burckhardt, İsviçreli tarihçi (ö. 1897)
  • 1865 – Pieter Zeeman, Nobel Fizik Ödüllü Hollandalı bilim adamı (ö. 1943)
  • 1927 – Robert Ludlum, ABD’li yazar (ö. 2001)
  • 1939 – Ian McKellen, İngiliz oyuncu
  • 1945 – Meriç Başaran, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu
  • 1946 – Sümeyra, ses sanatçısı.
  • 1948- Bülent Arınç, Türk siyasetçi
  • 1973 – Tomasz Zdebel, Polonyalı futbolcu
  • 1976 – Ethan Suplee, ABD’li aktör
  • 1976 – Stefan Holm, İsveçli atlet
  • 1979 – Burak Satıbol, Türk tiyatro, reklam oyuncusu.
  • 1985 – Tuğba Daşdemir, Türk alp disiplini kayakçısı.
  • 1985 – Demba Ba, Fransa pasaportlu Senegalli futbolcu.

Ölümler

  • 1848 – Annette von Droste-Hülshoff, Alman yazar (d. 1797)
  • 1895 – Ahmet Cevdet Paşa, “Cevdet Tarihi”nin yazarı Osmanlı devlet adamı (d. 1822)
  • 1934 – Gustav Holst, İngiliz besteci (d. 1874)
  • 1954 – Robert Capa, Macar asıllı ABD’li fotoğrafçı (d. 1913)
  • 1974 – Ulvi Uraz, tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1921)
  • 1983 – İdris I, Libya kralı (d. 1890
  • 1983 – Necip Fazıl Kısakürek, şair, gazeteci ve yazar (d. 1904)
  • 2001 – Alberto Korda, Kübalı fotoğrafçı (d. 1928)
  • 2010 – Paul Gray, metal müzik grubu Slipknot’ın bas gitaristi (d. 1972)
  • 2014 – Wojciech Jaruzelski, eski Polonya cumhurbaşkanı (d. 1923)

Tatiller ve Özel Günler

  • Havlu Günü

4 yıl önce başlatılan “KısaKes Kısa Film Festivali” bu yıl ilk kez uluslararası arenaya taşınıyor. 26-2728 Ocak’ta gerçekleşecek olan festivale dünyadan ilgi büyük.

altıoklar

Arya Su Altıoklar ve Derya Tezcanlı, idealist ve heyecanlı 2 genç sosyoloji öğrencisi. Arya, Mustafa Altıoklar’ın kızı. Dolayısıyla sinemanın içine doğmuş. Ortaokulda çektiği filmleri paylaşacak bir platform bulamayınca işe kendisi girişmiş. “Sinemaya meraklı gençlerin kendilerini ifade edecekleri bir ortam sağlamak istedim ve ‘Neden böyle bir şey yapmıyoruz’ diye düşünerek yola çıktım” diye anlatıyor. Arya’yla üniversitede tanışan Derya da bu fikri hemen sahiplenmiş ve ortaya “KısaKes” çıkmış. Arya ve Derya, 20 yaşında olmalarına rağmen müthiş bir özgüven ve hâkimiyetle anlatıyorlar KısaKes’i. 2010’dan bu yana gerçekleşen organizasyona bu yıl ilk kez tüm dünyadan üniversite öğrencileri katılacak. Jüri koltuğunda da yurtdışından 2 önemli sinemacı var: Guerilla Film’in kurucusu David Wilkinson ve Venedik Film Festivali ana seçicilerinden Paolo Bertolin. Arya Su ve Derya, 26-27-28 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek olan festivali anlattı.

Neden KısaKes gibi sert bir isim? Ödüller de Altın Makas, Gümüş Makas diye gidiyor…

kısa_kes_kısa_film

Arya: Bir gün dişlerimi fırçalarken aklıma geldi. Sonra festivalin adı ne olsa diye düşünürken önerdim, herkes “İyi fikir” deyince öyle kaldı.

İlk 2 haftada tüm dünyadan 280 başvuru olmuş. Muazzam bir sayı bu, bekliyor muydunuz?

Derya: Sadece New York’ta belli başlı birkaç okula afiş göndermiştik. Onun dışında bir mailing yaptık. Bir de Cannes Film Festivali’ndeki Türkiye çadırına katılmıştık. Oraya da haber saldık, katkısı olmuştur mutlaka. Yine de bu denli bir ilgi beklemiyorduk.

Arya: Aslında Cannes’a kısa filmle ilgili gözlem yapmaya gittik. Oradaki sistemi görmek çok işimize yaradı. Nasıl bir kurgu var, uluslararası bir festival nasıl yapılıyor epey fikir sahibi olduk. Üstüne bir de Altın Portakal’a gittik.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra Berlin’de de gösterimler olacak. Neden Berlin?

Arya: Ana sponsorumuz Bahçeşehir Üniversitesi’nin Washington, Berlin dahil birçok yerde kampusu var. Berlin’de gösterim yapılması Enver Yücel hocamızın fikriydi. “Madem uluslararası bir şey yapıyorsunuz, diğer kampusları neden kullanmıyorsunuz” dedi. Enver Hoca’nın vizyonuna hepimiz hayranız zaten, muazzam bir insan. Berlin’le başladık, zamanla daha da açılacağız.

■ Jüri üyeleriniz de iddialı isimler.

Evet. Paolo Bertolin var. Hem sinema eleştirmeni hem de Venedik Film Festivali’nin ana seçicilerinden. Yapımcı ve Guerilla Film’in kurucusu David Wilkinson, Zeynep Özbatur Atakan ve Rezan Yeşilbaş ve Özge Özpirinççi de diğer jüri üyelerimiz.

Eskiden ödül olarak burs ve ekipman sağlıyormuşsunuz, bu sene festival uluslararası, nasıl ödüllendireceksiniz kazananları?

Ödül olarak dünyadan 13 öğrenciyi İstanbul’a getiriyoruz ve onları 1 hafta boyunca burada ağırlıyoruz. Zaten Bangladeş’ten tutun Meksika’ya kadar birçok yerden öğrenci gelecek.

‘Kısa film şiire yakın’

■ Neden “kısa” sizce?

Arya: Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tahammül eşiğimiz çok düştü. Her şey anında olsun bitsin istiyoruz. Sinema salonuna girdiğimizde bile telefonla oynamadan, kafamız dağılmadan duramaz hale geldik maalesef. Bu nedenle kısa filmin, içinde bulunduğumuz dönemde daha fazla öne çıkacağına inanıyoruz. Öte yandan kısa filminizi istediğiniz şeyle çekebiliyorsunuz. İster cep telefonu kamerasıyla çekin ister profesyonel kamera kullanın, bunun bizim için bir önemi yok. Fikrin ne olduğu önemli bizim için.

Kısa filmlerin ticari kaygısı olmadığı için sanatsal yönleri ön plana çıkıyor sanki. Roman ve öykü farkı gibi, öykü daha can alıcıdır ya bazen.

Arya: Daha çok şiire yakın gibi geliyor bana. Derya: Bir fikri ne kadar kısa sürede anlatırsan o kadar değerli diye düşünüyorum. Arya: Anlatmak istediğinizi 90’a atıp anlatmak zorundasınız çünkü.

‘Herkes dünyayı kurtarma derdinde’

■ Festivale 87 ülkeden toplam 1389 başvuru yapıldı.

■ En çok ilgi gösteren ülkeler sırasıyla ABD, İngiltere ve İran. Türkiye 6. sırada.

■ Arya ve Derya’yı en çok şaşırtan aşk üzerine hiç film gönderilmemiş olması. Daha çok toplumsal olayları konu alan, biraz da karamsar filmler öne çıkıyor. “Bireye odaklanan film neredeyse yok, herkes dünyayı kurtarma derdinde” diyor Arya ve Derya.

Diğer etkinlikler

KısaKes kapsamında Yekta Kopan, Meltem Cumbul, David Wilkinson ve daha birçok önemli ismin katıldığı atölyeler ve söyleşiler düzenlenecek. Ayrıntılı bilgi için kisakes.org’u ziyaret edebilirsiniz.

Program

KısaKes, 26-27-28 Ocak’ta Saint Benoit Lisesi’nde başlıyor, 2. gün Bahçeşehir Üniversitesi’nde ve Ortaköy Kültür Merkezi’nde film seçkisi var. 3. gün ise Feriye Sineması’nda kapanış kokteyli ve ödül töreni gerçekleşecek.

 

Kaynak : Gizem Sevinç SELVİ, Haberturk.com

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nden büyük ödülle ayrılan filmi ‘Kış Uykusu’ Oscar yarışında elendi. Film, Oscar için yarışamayacak.

Nuri Bilge Ceylan'ın (solda) yönetmenliğini yaptığı 'Kış Uykusu'nun başrolleri arasında Haluk Bilginer yer alıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın (solda) yönetmenliğini yaptığı ‘Kış Uykusu’nun başrolleri arasında Haluk Bilginer yer alıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi 87’nci Oscar Ödülleri’nden elendi.

87’nci Oscar adayları için yapılan ön elemede belirlenen 9 yabancı film Los Angeles’ta açıklandı.

Kazanan adaylar arasında, Yabancı Film katagorisinde Oscar’da aday gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da büyük ödül Altın Palmiye kazanan Kış Uykusu filmi yer alamadı.

kış_uykusu

Oscar başvuruları, 1 Ekim-15 Aralık tarihleri arasında yapılmıştı.

Oscar’da yarışacak 9 yabancı film ve yönetmenleri şunlar (Alfabetik sırayla):

Arjantin’den “Wild Tales”, Damián Szifrón,

Estonya’dan “Tangerines,” Zaza Urushadze,

Gürcistan’dan “Corn Island,” George Ovashvili,

Moritanya’dan “Timbuktu,” Abderrahmane Sissako,

Hollanda “Accused,” Paula van der Oest,

Polonya’dan “Ida” Paweł Pawlikowski,

Rusya’dan “Leviathan” Andrey Zvyagintsev,

İsveç’ten “Force Majeure” Ruben Östlund,

Venezuela’dan “The Liberator”, Alberto Arvelo.

Oscar’da yarışacak adaylar 5 Ocak’ta Los Angeles’taki Samuel Goldwyn Tiyatrosu’nda canlı olarak duyurulacak.

87’nci Oscar Ödülleri 22 Şubat 2015 Hollywood’taki Dolby Tiyatrosu’nda yapılacak törenle sahiplerini bulacak. Tören 225 ülkede ve bölgede televizyondan canlı yayınlanacak.

Kaynak:http://www.aljazeera.com.tr

“Kelebeğin Rüyası” adlı filme besteleriyle imza atan Rahman Altın, Amerika’daki Moondance Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Film Müziği” ödülüne layık görüldü.

kelebeğin rüyası

Başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat ve Belçim Bilgin’in rol aldığı Kelebeğin Rüyası filmi için bestelediği müziklerle daha önce 15. Milano Uluslararası Film Festivali’nde (İtalya) “En İyi Film Müziği”, 13. World Soundtrack Academy’de (Belçika) “Halkın Seçimi”, 46. SİYAD Sinema Ödülleri’nde “En İyi Müzik” ve 19. Kral Türkiye Müzik Ödülleri’nde “En İyi Film Müziği” ödüllerini alan Türk besteci Altın, MoondanceFestival’inde film müziği dalında en güçlü aday olarak gösteriliyordu.

İngiltere, İtalya, İspanya, Yunanistan ve ABD’de yayınlanan 2013 Film Müziği listelerinde ‘1 numara’ olmayı başarmış ilk ve tek Türk besteci olarak kariyerinde önemli bir yükseliş yaşayan Rahman Altın, Moondance “En İyi Film Müziği” ödülü alarak ”Kelebeğin Rüyası” filmiyle gelen ödüllerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Colorado eyaletine bağlı Boulder şehrinde düzenlenen ve ”Amerika’nın Cannes’i” olarak gösterilen festivalde Kelebeğin Rüyası filmi, En İyi Film Müziği, En İyi Aktör ve En İyi Film dalları dahil üç dalda aday gösterilmişti.

Nuri Bilge Ceylan, “Ödülümü son bir yılda hayatını kaybeden Türk gençlerine adıyorum” dedi. Ceylan, “Bu sene Türk sinemasının 100. yıldönümü. İnanılmaz güzel bir tesadüf. Thierry Fremaux, Gilles Jacob ve Jane Chanpion’a çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü son bir yıl boyunca hayatını kaybeden tüm Türk gençlerine hediye ediyorum” diye konuştu.

 

Büyük ödül “Altın Palmiye” için 18 film yarıştı.

nuri bilge ceylanödül töreni

CANNES’DA DİĞER ÖDÜLLER

İkinci en iyi film:  “Le Meraviglie”, Yön. Alice Rohrwatcher, İtalya
En İyi Yönetmen: “Foxcatcher”,  Yön. Benett Miller, ABD
Jüri Özel Ödülü: “Mommy”,  Yön,  Xavier Dolan, Kanada.
En İyi Senaryo: Leviathan, Yön. Andrey Zvyagintsev, Rusya
En İyi Erkek Oyuncu:  Timothy Spall, “Mr Turner”, İngiltere
En İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore, “Maps to the Stars”, ABD

BAŞBAKAN ERDOĞAN, CEYLAN’I KUTLADI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 67. Cannes Film Festivali’nde “Kış Uykusu” filmiyle Altın Palmiye Ödülü’nü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ı kutladı.

Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, Köln’den İstanbul’a dönüşünün ardından yönetmen Ceylan ile telefonda görüştü.

Erdoğan’ın Ceylan’ı Cannes’da kazandığı ödülden ve Türk sinemasına sağladığı önemli katkılardan dolayı kutladığı öğrenildi.

Başbakan Erdoğan’ın bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası ödül alan Ceylan’ı, “Altın Palmiye” ödülü sayesinde “aziz milletimize yeni bir gurur yaşatmasından” dolayı tebrik ederek, başarılarının devamını dilediği de ifade edildi.

kış uykusu poster

BAKAN ÇELİK’TEN KUTLAMA

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 67. Cannes Film Festivali’nde “Kış Uykusu” filmiyle Altın Palmiye Ödülü’nü kazanan yönetmen ve senarist Nuri Bilge Ceylan’ı kutladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çelik, Altın Palmiye’yi alan Ceylan’ı telefonla aradı.

Bakan Çelik, Türk sinemasının 100’ncü yılında “Kış Uykusu” adlı filmiyle önemli bir başarıya imza atan ve ülkesini onurlandıran Ceylan ile filmde emeği geçenleri kutladı.

NURİ BİLGE CEYLAN KİMDİR?

BNuri Bilge Ceylan (d. 1959İstanbul) Türk yönetmensenarist ve fotoğraf sanatçısı.

Hayatı

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yıl sinemaeğitimi gördü. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eğitimi sırasında üniversitenin fotoğrafçılık (BÜFOK), dağcılık ve mağaracılık kulüplerine katılarak, doğa etkinlikleri ile ilgilendi. 1980’lerde kimi portföyleri Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayınlanan Ceylan, yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlendi. Sinemaya Koza adlı kısa filmiyle adımını atan Ceylan bu filmiyle, Cannes Film Festivali’nin ilgili bölümüne katılma başarısını gösterdi. Ceylan 1997’de ilk uzun metrajlı filmi olan ve başta Berlin Film Festivali olarak pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoral Kasabafilmini, 1999 yılında da bir meta-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izleği sürdüren ve büyük başarı kazanan Mayıs Sıkıntısı’nı çekti. Film, Berlin Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde gösterilmişti.

56. Cannes Film Festivali’nde yarışan ve favori filmler arasında gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın 2002 yapımlı dram filmi Uzak, Altın Palmiye’den sonra festivalin ikinci önemli ödülü olan ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) aldı. Filmde yalnız ve yabancılaşmış iki kuzeni oynayan filmin başrol oyuncuları Muzaffer Özdemir ve film tamamlandıktan hemen sonra bir trafik kazasında ölen Mehmet Emin Toprak da ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü paylaşarak Türk sinema tarihinin en parlak başarılarından birine imza attılar.

Ceylan’ın dördüncü uzun metrajlı filmi olan İklimler, 2006 Cannes Film Festivali’nin yarışma bölümüne kabul edildi. Ceylan’ın o güne kadar çektiği en büyük bütçeli eser olan film, dijital görüntü teknolojisiyle kotarıldı ve görüntü yönetmenliğini Ceylan’ın kendisinin üstlenmediği ilk filmi olma özelliğini kazandı. Filmin bir diğer önemli özelliği ise, Nuri Bilge Ceylan’ın bu kez kamera önüne de geçerek, eşi Ebru Ceylan’la başrolleri paylaşmış olmasıdır.

2008 Cannes Film Festivali’nde küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatan Üç Maymun filmiyle “En İyi Yönetmen Ödülü”nü aldı. Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme…” dedi.[1] 64.Cannes Film Festivalinde Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Büyük jüri ödülüne layık görüldü.

Ceylan’ın 2013 yılı içerisinde Kış Uykusu isimli yeni bir filme başlaması bekleniyor. Filmin başrollerinde Demet Akbağ, Haluk Bilginer ve Melisa Sözen gibi isimler yer alacak.

Filmografi ve Ödüller

Koza (1995)

1995 Cannes Film Festivali Uluslararası Kısa Film Yarışması

Kasaba (1997)

  • 17. Uluslararası İstanbul Film Festivali (1998)
    • “Fipresci Ödülü”

Berlin Film Festivali (1998)

  • “Caligari Ödülü” Nuri Bilge Ceylan

Köln Film Festivali (1999)

  • “En İyi Film”
  • “En İyi Görüntü Yönetmeni” (Nuri Bilge Ceylan)

Mayıs Sıkıntısı (1999)

21. Siyad Türk Sineması Ödülleri, 1999

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “En İyi Film”

36. Antalya Altın Portakal Film Festivali (1999)

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “Nuri Bilge Ceylan – Dr. Avni Tolunay Özel Ödülü”
  • “En İyi 2. Film”

19. Uluslararası İstanbul Film Festivali 2000

  • “Altın Lale”
  • “En İyi Türk Filmi”
  • “Fipresci Ödülü (Uluslararası)”
  • “Halk Jürisi Ödülü”

Buenos Aires Uluslararası Film Festivali, 2001

  • Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen

12. Ankara Film Festivali 2000

  • En İyi Film

İskenderiye Film Festivali 2000

  • “Jüri Özel Ödülü”
  • “Mehmet Emin Ceylan” – En İyi Erkek Oyuncu
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Kurgu”

Uzak (2002)

56. Cannes Film Festivali, 2003

  • “Nuri Bilge Ceylan – Büyük Jüri Ödülü”
  • “Mehmet Emin Toprak – En İyi Erkek Oyuncu”
  • “Muzaffer Özdemir – En İyi Erkek Oyuncu”

39. Antalya Altın Portakal Film Festivali 2002

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Senaryo”
  • “Mehmet Emin Toprak – En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”
  • “En İyi Film”

14. Ankara Film Festivali 2002

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Görüntü Yönetmeni”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Kurgu” “Zuhal Gencer Erkaya – En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu”

24. Siyad Türk Sineması Ödülleri, 2002

  • “En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Görüntü Yönetmeni”

22. Uluslararası İstanbul Film Festivali 2003

  • “En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Yılın En İyi Türk Yönetmeni”
  • “FIPRESCI Ödülü”

Cinemaya Film Festivali 2003

  • “En İyi Film”
  • “Büyük Ödül”

13. Orhan Arıburnu Ödülleri 2002

  • “En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “Muzaffer Özdemir – En İyi Erkek Oyuncu”

39. Chicago Uluslararası Film Festivali, 2003

  • Nuri Bilge Ceylan – En İyi 2. Film

25. Montpellier Film Festivali 2003

  • “Nuri Bilge Ceylan – Altın Antigone”
  • “Nuri Bilge Ceylan – Eleştirmenler Birliği Ödülü”

Beyrut Film Festivali 2003

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Senaryo”

16. Trieste Film Festivali, 2004

  • Nuri Bilge Ceylan – En İyi Film

Mexico City Film Festivali, 2004

  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Görüntü Yönetmeni”

İklimler (2006)

43. Antalya Film Festivali, 2006 [1]

  • En İyi Laboratuar Sinefekt
  • En İyi Ses Tasarımı (İsmail Karadaş)
  • En İyi Kurgu (Ayhan Ergürsel)
  • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Nazan Kırılmış)
  • En İyi Yönetmen (Nuri Bilge Ceylan)

59. Cannes Film Festivali, 2006

  • FIPRESCI Ödülü

26. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 2007

  • En İyi Film

Skip City Uluslararası Dijital Sinema Festivali, Japonya, 2007 [2]

  • En İyi Dijital Film

Üç Maymun (2008)

61. Cannes Film Festivali Altın Palmiye

  • En İyi Yönetmen Ödülü

2. Yeşilçam Ödülleri

  • En iyi film
  • En iyi yönetmen
  • En iyi senaryo
  • En iyi kadın oyuncu
  • En iyi görüntü yönetmeni
  • Genç yetenek özel ödülü

41. Siyad Ödülleri;

  • En iyi kurgu
  • En iyi kadın oyuncu performansı
  • En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı
  • En iyi yönetmen

Osian’s Cinefan Film Festivali

  • En iyi yönetmen

Haifa Film Festivali

  • En iyi film(Golden Anchos)

Asia Pasific Screen Awards

  • En iyi yönetmen
  • En iyi film (Tulpan)

“Manaki Brothers” Film Camera Festivali

  • Mosfilm Awards
  • Special Mention(Özel Mansiyon)

Bir Zamanlar Anadolu’da (2011)

64. Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü

Asia Pasific Screen Awards

  • En iyi yönetmen
  • Büyük Jüri Ödülü
  • En iyi görüntü yönetmeni – Gökhan Tiryaki

Kış Uykusu (2014)

2014 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazandı.

Yayınlanan Senaryoları

  • Kasaba, Norgunk Yayıncılık, 2007.
  • Mayıs Sıkıntısı, Norgunk Yayıncılık, 2003.
  • Uzak, Norgunk Yayıncılık, 2004.
  • İklimler, Norgunk Yayıncılık, 2009.

FESTİVALDE YILDIZLAR GEÇİDİ 

Festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da yıldızlar geçidine sahne oldu.

Nicole Kidman, Justine Tautou, Jane Fonda, Selma Hayek-Pinault, Eva Longoria, Mel Gibson, Sylvester Stallone, Harrison Ford, Adriana Lima, Gerard Depardieu, Monica Bellucci, Sophia Loren, Sharon Stone, Catherine Deneuve kırmızı halıdan geçen ünlü sinema yıldızları arasındaydı.

Cannes Film Festivali, yarışma içi ve yarışma dışı gösterilen filmlerin dışında, festival sarayında 13 metrekarelik alanda kurulan sinema pazarıyla her yıl olduğu gibi yine bu alanda önemli bir etkinliğe evsahipliği yaptı.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 100’ün üstünde ülkeden gelen yapımcı ve dağıtım şirketi, yaklaşık 5 bin civarında filmi pazarlamak için çalıştı.

Yetkililer, sinema pazarında alınıp satılan filmlerin cirosunun 800 milyon Euro civarında olduğu tahmininde bulunuyor.

Cannes Film Festivali, 14 Mayıs’ta “Grace of Monaco” filminin gösterimiyle başlamıştı.

 

Filmin fragmanını izlemek için lütfen tıklayınız.

Köklerini Balkan ezgilerinden alan müziğiyle sayısız sinema ve tiyatro müziğine imza atan Goran Bregoviç, 8 Mart tarihinde, Zorlu Center PSM’de sevenleriyle buluşacak. “The Wedding & The Funeral Band”in geleneksel perküsyonla uyumunu sahneye taşıyacağı konseriyle Bregoviç, İstanbullu hayranlarına keyifli bir müzik ziyafeti hazırlıyor.

goran-bregovic-istanbul-konseri

1978 yılında Mica Milosevic’in Nije Nego filmiyleilk film müziğini besteleyen,tiyatro ve sinema eserleri için hayranlık uyandıran müzikler yapmanın yanı sıra müzikal kariyerine 12 albüm ve binlerce kişinin izlediği pek çok konser sığdıran müzisyen Goran Bregovi ? , İstanbullu hayranlarıyla bir kez daha bir araya gelecek.

1995′te Cannes Film Festivali’nde ödül kazanan, ünlü yönetmen Emir Kusturica ile Underground ve White Cat Black Cat gibi pek çok unutulmaz filmin müziğine imza atan, 1994 yılında Altın Palmiye alan La Reine Margot’nun ve Can Dündar’ın yazıp yönettiği Mustafa adlı belgeselin müziklerini besteleyen Bregovi?,Sezen Aksu ve Candan Erçetin’le verdiği ortak konserlerle de Türkiye’de geniş kitlelerin hayranlığını kazandı.

Geleneksel Bulgar polifonileri taşıyan çingenorkestrası “ The Wedding & The Funeral Band ”in elektrogitar ve rock aksanına sahip geleneksel perküsyonla uyumlu hale geleceği konser, saat 21.00 ’de Zorlu Center PSM ’de.

Mekan : Zorlu Center PSM, Ana Tiyatro

Bilet Fiyatları : 62 TL, 85 TL, 105 TL, 130 TL, 175 TL

Kaynak :[-]

Sundance Film Festivali programında yer alan 6 film, Türkiye’de ilk defa İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşacak

iksv-film-festivali

Bağımsız sinemanın en önemli etkinliklerinden Sundance Film Festivali 16 Ocak’ta başlayacak. 26 Ocak tarihine kadar devam edecek festival programında yer alan 6 film, Türkiye’de ilk defa İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşacak. İKSV tarafından bu yıl onuncu kez Akbank sponsorluğunda düzenlenen 33. İstanbul Film Festivali 5-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Polonya’da Nazi işgali ile Holokost’un acı izlerini süren bir hikâye anlatan Pawel Pawlikowski ’nin son filmi Ida, daha Sundance gösterimini yapmadan uluslararası festivallerde birçok ödüle layık görülerek 2014’ün en iyilerinden olmaya doğru yol aldı. Londra, Les Arcs, Gdynia ve Varşova film festivallerinde En İyi Film, Toronto’da FIPRESCI Ödülü’nü alan Ida, ayrıca Les Arcs Film Festivali’nde her iki başrol oyuncusu Agata Kulesza ve Agata Trzebuchowska ’ya da en iyi kadın oyuncu ödüllerini kazandırdı. 1960’larda Polonya’da geçen siyah beyaz film, genç rahibe adayı Anna’nın son yeminini etmeden hemen önce aslında Yahudi olduğunu öğrenişinin öyküsünü anlatıyor.

Stranger by the Lake

Stranger by the Lake

Fransız yönetmen Alain Guiraudie ’nin ilk kez Cannes Film Festivali’nde izleyici karşısına çıkan son filmi Stranger by the Lake, ölüm, cinsellik, eşcinsel kültürü ve dostluk kavramlarına yaklaşımıyla hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden büyük övgü topladı. Cannes’da gösterildiği Belirli Bir Bakış Bölümü’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nün yanı sıra Eşcinsel Palmiye’ye de layık görülen, Hitchcockvari bir gizem etrafında kurgulanan filmin tamamı bir yaz mevsiminde, bir çıplaklar plajında geçiyor.

Dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın bu yıl açılış filmi olan Return to Homs, Suriye’nin Homs şehrinden devrimci gençlerin bir portresi. Yönetmen Tala Derki üç yıl boyunca iki yakın arkadaşı takip ediyor. Milli takım golcüsü, şarkılarıyla devrimin sesi olan 19 yaşındaki Basset ve 24 yaşındaki video-aktivist, kameraman Ossama pasif direnişle özgürlük hayalleri kurarken kendilerin silahlı mücadelenin içinde buluyorlar. İki yıl önce festivale konuk olan, “Devrimin Filmini Çekmek” bölümüyle aynı isimli panelde de konuşmacı olan Suriyeli belgeselci, yapımcı ve festivalci Orwa Nyrabia da filmin yapımcılarından biri.

En son cinsellik soslu kıyamet komedisi Kaboom / Gümmm! ile Filmekimi’nde izlediğimiz Gregg Araki ’nin üç yıl aradan sonra çektiği ilk uzun metrajlı filmi White Bird in A Blizzard, İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilecek filmlerden. Yönetmenin alışıldık temalarından uzaklaştığı film, annesi birdenbire ortadan kaybolan genç bir kadının altüst olan hayatını anlatan sıra dışı bir büyüme öyküsü. Filmin son derece sağlam oyuncu kadrosunda Eva Green , Shailene Woodley , Christopher Meloni gibi isimler yer alıyor. Araki’nin yazar ve şair Laura Kasischke ’nin aynı adlı romanından esinlenerek senaryosunu yazdığı filmin müziklerini de yine yönetmenin kendisi seçmiş.

Adını “perudo” olarak da bilinen, Güney Amerika kökenli bir zar oyunundan alan Liar’s Dice, aslen oyuncu olan senarist ve yönetmen Geetu Mohandas ’ın çektiği ilk uzun

white shadow

white shadow

metrajlı film. Başrollerini Geetanjali Thapa ile Lunchbox / Sefertası ve Wasseypur Çeteleri’nden tanıdığımız ünlü Bollywood oyuncusu Nawazuddin Siddiqui ’nin paylaştığı filmin kahramanı, Himalayalar’da yaşayan kendi başına buyruk, bağımsız bir kadın olan Kamla’nın köy büyüklerinin sözünü dinlemeyerek kayıp kocasını aramak üzere yollara düşmesini anlatıyor. Film, Sundance’te Dünya Sineması Dramatik Filmler bölümünde gösteriliyor.

Eylül 2013’te Venedik Film Festivali’nde En İyi İlk Film’e verilen Geleceğin Aslanı ödülüne layık görülen White Shadow / Beyaz Gölge, Afrika’nın doğusunda albinoların uğradıkları ayrımcılığı ve ölüm tehlikesini konu alıyor. Los Angeles’lı yönetmen, senarist ve kurgucu Noaz Deshe ’nin ilk filmi White Shadow / Beyaz Gölge, köyünden kaçarak büyük kente gelen Alias adında küçük bir albino çocuğu izliyor.

İstanbul Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgi için: film.iksv.org

İstanbul Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

Kaynak : [-]

54. Selanik Uluslararası Film Festivali bu gece Jim Jarmusch’un Only Lovers Left Alive (Sadece Âşıklar Hayatta Kalır/2013) filmiyle başlıyor. Festival, 10 Kasım’a dek sürecek. 

selanik-ilm-festivalindeYunanistan’a ilk kez gelecek olan Jarmusch filminin gösterimine katıldıktan sonra ertesi gün bir basın konferansı verecek. Altın ve Gümüş İskender ödülleri için 14 ilk ve ikinci film yarışıyor: Coming Forth By Day (Hala Lotfy/Mısır-Birleşik Arap Emirlikleri), Bluebird(Lance Edmands/ABD-İsveç), Good Night (Sean Gallagher/ABD), The Eternal Return of Antonis Paraskevas (Elina Psykou/Yunanistan-Çek Cumhuriyeti), Sunshine Boys (Tae-gon Kim/Güney Kore), The Devil’s Liquor (Ignacia Rodriguez/Şili), The Golden Cage (Diego Quemada-Diez/Meksika-İspanya), Melaza (Carlos Lechuga/Küba-Fransa Panama), Sheep (Gilles Deroo-Marianne Pistine/Fransa), Bad Hair (Mariana Rondon/Venezüella), Suzanne (Katell Quillevere/Fransa), Us (Mani Maserrat/İsveç), Wild Duck (Yiannis Sakaridis/Yunanistan), Miracle (Juraj Lehotsky/Slovak Cumhuriyeti-Çek Cumhuriyeti).

Uluslararası yarışma jürisi başkan Alexander Payne (Yönetmen-ABD), Scott Foundas (Film Eleştirmeni-ABD), Ada Solomon (Yapımcı-Romanya), Konstantinos Vita (Besteci-Yunanistan),Eduard Waintrop’tan (Cannes Yönetmenlerin 15 Günü bölümü -İsviçre) oluşuyor.

Etkinlik iki Fransız sinemacıya saygıda bulunuyor: Alain Guiraudie ve Claire Simon. Giraudie’nin dünyası estetik ve tematik açıdan eşcinsel sinemanın önde gelen örneklerinden. Romantizmle cinsellik temalarına odaklanan yönetmen gündelik yaşamın tekdüzeliğine gerçeküstü, mizah dolu bir anlatımla yaklaşıyor.

Stranger by the Lake (2013/ Cannes Belirli Bir Bakış en iyi yönetmen ödülü) aşkın, şehvetin gizemli yönlerini araştırıyor. Sunshine for the Scoundrels’te (2001) farklı sınıflara ait bir kadınla bir çoban yaşam ve aşk üstüne tartışıyorlar. No Rest for the Brave (2003), Time Has Come (2005), The King of Escape’te (2009) programda (2009) olan Guiraudie filmlerini gerçek yaşamla fantezi arasındaki bağlantılar olarak tanımlıyor.

Yönetmen, senarist, oyuncu, görüntü yönetmeni, kurgucu Claire Simon kurmaca ve belgesel yapıyor. Ona göre sinema gerçeği yakından incelemek, gözlemlemek. Öyküleri ergenlerle, kadınlarla, sığınmacılarla ilgili. Paris’teki tren istasyonunda çektiği Gare du Nord’da (2013) bu geçiş ve değişim yerinde çeşitli karakterlerin öyküleri örtüşüyor.

A Foreign Body’de (1997) taşralı genç Magali evliliğini kurtarmak için gebe kalmış gibi davranıyor. God’s Offices (2008) bir merkeze gelen kadınlarla danışmanlarının cesaretleriyle ilgili bir dram. Yirminci yılını kutlayan Balkanlar’a Bakış’ta Türkiye’den Jin (Reha Erdem), Köksüz (Deniz Akçay Katıksız), Sen Aydınlatırsın Geceyi (Onur Ünlü), Ağıt (Aydın Ketenağ), Mavi Kimlik (Mümin Barış) gösterimde.

Bölümün 20. yılı için seçilen filmler arasında Masumiyet (Zeki Demirkubuz), Kasaba (Nuri Bilge Ceylan), Beş Vakit (Reha Erdem), Süt (Semih Kaplanoğlu) yer alıyor. Festivalin yönetmeni Dimitri Eipides, Venus in Fur (Roman Polanski), Tom at the Far (Xavier Dolan), Miele (Valeria Golino), İda(Pavel Pavlikovski) gibi önemli yapımları da programına yerleştirdi. Ortak yapım forumu Crossroads’a Türkiye’den Kendi Aramızda (Yönetmen: Ülkü Oktay, Yapımcı: Onur Ünlü) katılıyor. Projeler Güneydoğu, Orta Avrupa, Akdeniz, Balkanlar’la ilintili yapımlar.

Sektörün profesyonelleri tarafından proje aşamasındaki çalışmaları içeren Agora’da Türkiye’den Annemin Şarkısı (Yönetmen: Erol Mintaş, Yapımcı: Aslı Erdem, Ortak yapımcılar: Guillaume de Seille, Mehmet Aktaş) var. Agora Film Pazarı’nda 300 yapım yer alıyor.

Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenecek 66. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışacak filmler açıklandı.

cannes - 2013Avustralyalı yönetmen Baz Luhrmann’ın çektiği veünlü oyuncu Leonardo di Caprio’nun başrolde yeraldığı “The Great Gatsby” ile 15 Mayıs’ta açılışı yapılacak festivalde yarışacak uzun metrajlı filmler ve yönetmenleri şöyle sıralanıyor:

“Un Chateu en Italie (Valeria Bruni-Tedeschi), Inside Llewyn Davis (Ethan Coen, Joel Coen), Michael Kohlhaas (Arnaud des Pallieres), Jimmy P. (Arnaud Desplechin) , Heli (Amat Escalante), Le Passe (Asghar Farhadi), The Immigrant (James Gray), Grigris (Mahamat-Saleh Haroun), Tian Zhu Ding ( Jia Zhangke), Soshite Chichi Ni Naru (Kore – Eda Hirokazu), La Vie D’Adele (Abdellatif Kechiche), Wara No Tate (Takashi Miike), Jeune et Jolie (François Ozon), Nebraska (Alexander Payne), La Venus a la Fourrure (Roman Polanski), Behind the Candelabra (Steven Soderbergh), La Grande Bellezza (Paolo Sorrentino), Borgman (Alex Van Warmerdam), Only God Forgives (Nicolas Winding Refn).”

Dünyanın en önemli sinema etkinliklerinden olan festival, Jarome Salle’in “Zulu” filminin gösterimiyle, 26 Mayıs’ta sona erecek.

Cannes kapsamındaki kısa metrajlı filmler yarışmasında yönetmen Semih Kaplanoğlu seçici kurul üyeleri arasında yer alıyor.

”12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız FilmlerFestivali’nin bu yılki programı açıklandı. 12. !fİstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 14 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkacak, 28 Şubat’ta Ankara ve İzmir’e uğrayacak.

İstanbul– Sundance’ten Berlin’e, Cannes’dan Toronto’ya, festivallerdenödüllerle dönen filmlerTürkiye’de ”ilk kez”, !fİstanbul’da gösterilecek.Programın ”en tazeödüllü” filmi, Sundance’te belgesel dalında ”Büyük Jüri Ödülü”nü kazanan”Blood Brother/Kan Kardeşim” olacak.

Ben Lewin’in Sundance’ta seyirci ve jüri özel ödüllerini alan, ”Oscar”da Helen Hunt’a yardımcı kadın oyunculuğu adaylığı getiren ”The Sessions/Aşk Seansları” ile ”Oscar”da ”Yabancı Dilde En İyi Film”dalının en güçlü adaylarından ”War Witch/Savaş Cadısı” da festivalprogramında yer alacak.

!f İstanbul’un programındaki ödüllü filmlerden bazıları şöyle:

”The Act of Killing/Öldürme Eylemi, Tabu, Neighbouring Sounds/Komşu Sesler, Holy Motors/Kutsal Motorlar, Rust&Bone/Pas ve Kemik, Laurence Anyways, The Land Of Hope/Umut Diyarı, Reality/Gerçeklik, Seven Psychopaths/7 Psikopat, Vanishing Waves/Kaybolan Dalgalar, Berberian Sound Studio/Berberian Ses Stüdyosu.”

12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 14-24 Şubat 2013’te İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat-3 Mart 2013 tarihlerinde Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de Cinemaximum Forum Bornova sinemalarında gerçekleştirilecek.

Festival biletleri, 1-3 Şubat’ta İstanbul, 8-10 Şubat’ta Ankara ve İzmir’de indirimli ön satışa çıkacak. MyBilet’ten satın alınacak festival biletlerinde geçen yılın fiyatları uygulanacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sinematek gösterimleri, “İtalyan Sineması” kuşağı ile devam ediyor. Ücretsiz gösterimler, Cuma akşamı usta yönetmen Federico Fellini’nin “Aylaklar” filmi ile başlıyor. İzmir Sanat’taki ücretsiz film gösterimleri saat 20.00’de başlayacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 3 yıldan bu yana sürdürdüğü ve gelenekselleşen, “Yeniden Sinematek” etkinliklerine “İtalyan Sineması” temasıyla devam ediyor. İzmir Sanat’ta gerçekleştirilecek gösterimler, 4 Ocak Cuma akşamı Federico Fellini’nin “Aylaklar” filmi ile başlayacak. 1953 İtalya- Fransa ortak yapımı film, “yaşadıkları kasabadan gitme” hayalleri kuran gençlerin hikayesini anlatıyor.

11 Ocak Cuma akşamı Vittorio De Sica’nın “Umberto D.” İsimli filmi izleyicilerle buluşacak. 1952 yılı İtalyan yapımı film, İtalyan yeni gerçekçi sinema akımının başyapıtı sayılıyor. Filmde, Umberto Demonico Ferrari isimli emekli bir devlet memuru ile onu hayata bağlayan tek şey olan köpeği Flike’nin hikayesi anlatılıyor.

18 Ocak Cuma akşamı, Pietro Germi tarafından yönetilen 1961 yapımı “İtalyan Usulü Boşanma” filmi gösterilecek. İtalya’da olduğu gibi uluslararası alanda da büyük ilgi gören film, “En İyi Aktör” (Marcello Mastroianni) ve “En İyi Yönetmen” dallarında Oscar ödülüne aday gösterildi ve “En İyi Senaryo” dalında bu ödülü kazandı. Cannes Film Festivali’nde ise “En İyi Komedi Filmi” ödülünü aldı. Aralarında Altın Küre ve BAFTA gibi ödüllerin de olduğu 6 ödül daha kazandı.

25 Ocak Cuma günü, “Bir Zamanlar Batıda” isimli İtalyan-Amerikan ortak yapımı film gösterilecek. Sergio Leone tarafından yönetilen 1968 yapımı film, en iyi westernlerden birisi kabul ediliyor.

 

Kaynak : [-]