Canavar

Canavar konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Canavar konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Canavar konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Canavar konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Gizemi hâlâ çözülememiş olan kitaplar ve şifreleri yıllarca kafaları meşgul eden esrarengiz metinler.

Smithfield ya da Gregory Külliyatı

Bu kitabın esas gizemi metinlerinde değil de görsellerinde. Papa 9. Gregory tarafından dini hükümleri açıklamak için bastırılan bu kitapta, o zamanın modasına uygun olarak metinlere eşlik eden kaligrafiler ve illüstrasyonlar bulunuyor. İşte ilginçlik de burada başlıyor. Normalde Meryem Ana, İsa ve Azizlerin süslediği dini külliyat sayfalarının tersine bu külliyatta kılıçla kafa kesen dev tavşanlar, bir kurdu idam eden kazlar ve tek boynuzlu atlar gibi Hristiyan öğretileriyle (görselden de anlaşılacağı gibi) açıkça çelişen tasvirler bulunuyor. Bu metinleri inceleyen din adamları ve tarihçiler, Smithfield külliyatının gizemini hâlâ çözebilmiş değiller.1

Ripley Metinleri, 15. yüzyıl

Isaac Newton’ın bile bir dönem simyaya ve gizli bilimlere ilgi duyarak yakından takip ettiği büyük simyacı George Ripley, konusundaki en yetkin isimlerden biriydi. Yazdığı metinlerde gizemli felsefe taşının nasıl yapılacağını tarif ediyor, sıradan metalleri altına çevirmenin yollarını anlatıyordu. Belirsiz, şifreli bir yazı dili kullanan Ripley’in metinlerinde ölümsüzlüğün sırrını verdiği dahi söyleniyor. Ripley’in en gizemli metniyse, 6 metre uzunluğundaki parşömen tomarı. İlginç illüstrasyonlar barındıran bu metnin ne anlatıyor olabileceğine dair gizem hâlâ çözülebilmiş değil.

2

 

Voynich El Yazması, 15. yüzyıl

Yale Üniversitesi’nin bir parçası olan Beinecke Nadir Kitaplar ve El yazmaları Kütüphanesi’nde, şimdiye kadar hiç kimsenin okumayı başaramadığı bir kitap bulunuyor. Adını kitabı 1912’de bir şekilde eline geçiren Polonyalı sahaf Wilifrid Voynich’den alan, daha önce görülmemiş bir dilde kaleme alınmış bu el yazması yıllar süren çabalara rağmen bir türlü çözülemiyor.

Karbon 14 testi sonucunda 15. yüzyılda yazıldığı anlaşılan kitap, bulunmasının üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ gizemini koruyor.

İçinde, astronomi ve botanik bilimleriyle ilgili bir şeyler anlatıyormuş gibi görünen garip illüstrasyonlar bulunan kitap, kimi akademisyenlere göre bir aldatmacadan ibaretken, kimilerine göre dünya ve evrenle ilgili hâlâ çözülmeyi bekleyen büyük sırlar taşıyor.3

 

Prodigiorum Ac Ostentorum Chronicon, 1557

Latince’den Alametler ve Kehanetler Kronolojisi olarak çevrilebilecek olan bu kitap Adem ve Havva’dan beri yaşanan bütün doğa üstü olayları anlatan bir ansiklopedi. Fransız hümanist Conrad Lycosthenes tarafından kaleme alınan kitapta, meteor yağmurlarından (Halley kuyruklu yıldızının belirişi de de dâhil), sellere ve depremlere kadar kehanet olarak görülmüş tüm doğa olaylarından kronolojik olarak bahsediliyor.

Bazı sayfalarında UFO benzeri çizimlere ve deniz canavarı tasvirlerine de rastlanan bu garip kitap, gizem avcılarını hâlâ hayrete düşürmeyi başaran nadir el yazmalarından biri.

4

 

 

Soyga Kitabı, 16. yüzyıl

6. yüzyılda yaşamış olan matematikçi, astrolog, simyacı ve okültist olan John Dee’ye atfedilen bu kitabın büyü tarifleri içerdiğine inanılıyor. İçindeki çizimlerin ve yazıların sırrı hâlâ çözülememiş olan kitap, bir dönem Kraliçe Elizabeth’e de danışmanlık yapmış olan Dee’nin geniş kütüphanesinin bir dönem en önemli parçasıydı.
Kitap, Dee’nin ölümünden sonra ortadan kaybolmuş, ardından şaşırtıcı bir biçimde 1994’de Deborah Harkness adlı bir akademisyen tarafından Britanya Ulusal Kitaplığı’nda bulunmuştu. Bazı din bilimcileri Soyga Kitabı’nın, Eski Ahit’ten önce şeytan tarafından indirilmiş olduğunu iddia ediyor. ‘Soyga’ antik Yunanca’da ‘kutsal’ anlamına geliyor.

5

 

Popol Vuh, 1701

Guatemala’da misyonerlik yapan Dominikan rahip Francisco Ximénez’in bulduğu bu metinler, Maya uygarlığının kullandığı Kiçe alfabesiyle yazılmış bir el yazmasıydı. “İnsanların Kitabı” anlamına gelen Popol Vuh yazması, rahip Ximénez tarafından İspanyolca’ya aktarıldı.

Mayaların binlerce yıllık sözlü geleneğinin yazıya aktarılmış hali olan bu el yazması dünyanın yaratılış hikâyesini ve diğer Orta Amerika mitolojilerinden örnekleri içeriyordu. Ximénez’in bu kitabı nasıl bulduğunu tam olarak açıklamaması kitabı daha da gizemli kılıyordu. Üstelik kitabı İspanyolca’ya çevirmek için kimden yardım aldığı da bilinmiyordu. Altın değerindeki bu yazıtlar, bugün Maya kültürüne ışık tutan en önemli belgeler olarak kabul ediliyor.

6

 

Rohonc Metinleri, 19. yüzyıl

Tartışmasız gelmiş geçmiş en gizemli el yazmalarından biri olan Rohonc Metinleri’nin ne anlattığı ya da nereden geldiği bilinmiyor. 19. yüzyılda kimliği belirsiz biri tarafından Macar Bilim Akademi’sine bağışlanan bu kitabın izi de sürülemiyor.

Birçok dilbilimci tarafından incelenen ve bir türlü çözülemeyen metin, alışılmışın çok dışında olan 200 farklı sembolden oluşan alfabesiyle günümüz dillerinden hiçbirine uymuyor. Ayrıca kitaptaki çizimlerden kitabın yazıldığı coğrafyaya dair de bir ip ucu yakalanamıyor. Sonunda çoğu dilbilimci ve tarihçi tarafından bir aldatmacadan ibaret olduğuna karar verilen kitabın tüm sayfalarına şuradan ulaşabilirsiniz. Olur da çözerseniz bize de haber verin.

7

 

Zodyak Katili’nin Mektupları, 1960-1970

1960 ve 1970 yılları arasında 20 ila 28 kişiyi öldürdüğü düşünülen seri katil Zodyak, cinayetlerden sonra gazetelere garip mektuplar gönderiyordu. Şifreli olan bu mektuplardan yalnızca bir tanesi çözülebildi. Mektuplarda katilin kurbanlarından bahsettiği ve kendi kimliği hakkında ipuçları verdiği düşünülüyor.

8

 

Vivian Kızlarının Hikâyesi, 1973

Henry Darger adında münzevi bir hastane hademesinin evinde bulunan bu kitap, benim gördüğüm en ürkütücü işlerden biri. Vivian Kızlarının Hikâyesi adlı bu eser, 40 yıl boyunca tek odalı bir apartman dairesinde yaşayan ve hiç kimseyle konuşmayan Henry Darger öldükten sonra, ev sahibi tarafından bulundu. Kitap, çoğu gazete ve dergilerden kesilen resimlerden yapılan kolajlardan oluşuyor. Sulu boyayla renklendirilen bu kolajların üzerine eklenen metinlerde anlatılan hikâyelerin fazlasıyla fantastik olduğu söyleniyor.

Tamamı 15.000 sayfa olan eserin çocuk köleliğini sona erdirmek için mücadele veren yedi küçük kızın hikâyesini anlattığı düşünülüyor. Bazı sayfalarda kırlarda koşuşan mutlu çocuklar tasvir edilirken, bazı sayfalarda işkence ve şiddet betimlemeleri yapılıyor. Çoğu hâlâ çözülemeyen metinler ve illüstrasyonlar kimilerine göre Art Brut (ham sanat) akımının en iyi örneklerinden biriyken, kimilerine göre düpedüz akıl hastalığının nişanesi.

9

 

Codex Seraphinianus, 1981

Hiç kimsenin çözemediği bir dilde yazılan bu kitap, gerçek dışı figürler ve garip illüstrasyonlarla dolu. Bir ansiklopedi formatında yazılmış olan kitabın yazarı İtalyan mimar Luigi Serafini, kitabın verilere dayalı, bilimsel bir çalışma olduğunu iddia ediyordu.

Çizimler de dâhil tamamı el yazması olan bu kitabı inceleyen akademisyenler ve bilim insanları fantezi ürünü olduğu çok aşikar bir işle karşılaşmışlardı. Yine de bazı dilbilimciler, şifreli yazılmış olduğunu düşünerek kitabın anlamını çözmeye gayret gösterdi. Sonunda çoğu eve eli boş dönmüş, ne yazılar, ne de garip illüstrasyonlardan bir anlam çıkarılabilmişti. Yine de bazı şifreciler, kitabın ve çizimlerin şifreli bir anlamı olduğu konusunda ısrarcı.

10

 

 

35. İstanbul Film Festivali’nde Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” filmi, Altın Lale Ulusal yarışmada “En İyi Film”, “En İyi Senaryo” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini kazandı.

35. İstanbul Film Festivali’nde ödül kazananlar belli oldu.

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Altın Lale Ulusal Yarışma Ödülleri için 2015-2016 sezonunda tamamlanan 11 film yarıştı.

Cem Davran’ın sunuculuğunu yaptığı gecede ilk olarak, Jeyan Ayral Tözüm, Şerafettin Gür, Suzan Avcı ve Perran Kutman’a Sinema Onur Ödülleri verilirken, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden yönetmen Ülkü Erakalın’ın ödülü oğlu Murat Erakalın’a takdim edildi.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da En İyi Film dalında Altın Lale Ödülü’ne Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” adlı filmi layık görüldü.

Ahu Öztürk ödülünü alırken yaptığı kısa konuşmada, “Ben ödülü, Şırnak’ta çocuklarının ölüsünü buzdolabında saklayan annelerden, yurtdışında çocuğuyla vedalaşıp burada tekrar cezaevine gelen sevgili Meral Camcı’ya uzanan o yol adına alıyorum. Savaşlar kadınları ve önce çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak” dedi.

Ulusal yarışma

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül kazanlar şöyle:

En İyi Film: Toz Bezi

En İyi Yönetmen: Mustafa Kara (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kadın Oyuncu: Asiye Dinçsoy (Toz Bezi)

En İyi Erkek Oyuncu: Haydar Şişman (Kalandar Soğuğu)

En İyi Senaryo: Ahu Öztürk (Toz Bezi)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Cevahir Şahin ve Kürşat Üresin (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kurgu: Mustafa Kara, Umut Sakallıoğlu ve Ali Aga (Kalandar Soğuğu)

En İyi Özgün Müzik: Doğan Duru (Tarla)

Jüri Özel Ödülü: Rauf (Barış Kaya ve Soner Caner)

Uluslararası Yarışma

Festivalde, Uluslararası Yarışma Altın Lale Ödülü’ne Meksikalı yönetmen Rodrigo Plá’nın “Bin Başlı Canavar” adlı filmi değer görüldü.

Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Özel Ödülü’nü ise Britanyalı yönetmen Brady Corbet’in “Bir Liderin Çocukluğu” adlı filmi kazandı.

Kısa, mansiyon, belgesel, Seyfi Teoman ödülleri

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda En İyi Kısa Film Ödülü’nü Ziya Demirel’in “Salı” adlı filmi kazandı. Ödülü yönetmene jüri üyelerinden Can Evrenol verdi.

Barış Sarhan’ın “Cemil Şov” adlı filmi ise Mansiyon ödülüne layık görüldü.

Ulusal Belgesel Yarışması’nda da En İyi Belgesel Ödülü Onur Bakır ve Panagiotis Charamis’in yönettiği “Hazır Ol!” filmine verildi.

Ayşe Polat’ın yönettiği “Ötekiler” filmi ise Mansiyon’a layık görüldü.

Bu arada, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü “Çırak” filminin yönetmeni Emre Konuk kazandı.

 istanbul-film-festivali-nde-odulleri-toz-bezi-topladi-128713-5 (1)

İstiklâl Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin millî marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir.

Tarihçe

Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921’de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine, Ankara’daki Taceddin Dergahı’nda yazdığı ve İstiklal Harbi’ni verecek olan Türk Ordusu’na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif’in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı’nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim BakanıHamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.

Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı’nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat’a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı’nın Türk Milleti’nin eseri olduğunu beyan etmiştir.

Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922’de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör’ün yakın dostu Cemal Reşit Rey’le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (Prozodi) eksikliğinin (örneğin “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrası ezgili okunduğunda “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) esas sebebi de budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.

Metni

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâ-mahrem eli.
Bu ezanlar -ki şehadetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

MEHMET AKİF ERSOY

tarihte-bugun-ne-oldu421 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 111. (artık yıllarda 112.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 254 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 753 – Romulus ve Remus, Roma’yı kurdular.
  • 1821 – Sadrazam Benderli Ali Paşa görevinden ayrıldı ve 30 Nisan’da idam edildi. Benderli Ali Paşa, padişah emri ile idam edildiği bilinen son sadrazamdı.
  • 1920 – Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı.
  • 1930 – Columbus, Ohio’daki bir hapishanede çıkan yangında 320 kişi öldü.
  • 1939 – Hatay, Türk Gümrük Tarifesi’ne dahil oldu.
  • 1944 – Fransa’da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.
  • 1952 – Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı.
  • 1956 – Elvis Presley’nin Heartbreak Hotel isimli şarkısı Billboard dergisinde 1 numaraya ulaşan ilk eseri oldu.
  • 1957 – Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın başına getirildi.
  • 1960 – Brasília resmen Brezilya’nın başkenti oldu. Eski başkent Rio de Janeiro’ydu.
  • 1964 – Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris, Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi.
  • 1964 – Yunanistan, Kıbrıs’taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti.
  • 1967 – Yunanistan’da darbe yapıldı. George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası yönetime el koydu, yedi yıl sürecek olan askeri rejim başladı.
  • 1968 – Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya, zor durumda kalan astronotları kurtarmak için bir antlaşma imzaladı.
  • 1970 – Hutt River Vilayeti Prensliği Avustralya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1975 – Vietnam Savaşı: Güney Vietnam devlet başkanı Nguyen Van Thieu, Saygon’u terketti.
  • 1979 – İstanbul Boğazı’nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi 17 mürettebatı ile battı iki denizcinin cesedi bulundu, beş kişi kayboldu. Rumen şilebi kaçarken polis motoru tarafından yakalandı.
  • 1987 – Sri Lanka’nın başkenti Colombo’da bomba yüklü bir araç infilak etti: 106 kişi öldü.
  • 1994 – İlk Güneş dışı gezegenler Polonyalı gökbilimci Alexander Wolszczan tarafından keşfedildi.
  • 2003 – Irak’taki Saddam Hüseyin iktidarının yıkılmasından sonra Geçici Koalisyon Yönetimi 28 Haziran 2004’e kadar ülkeyi yönetti.
  • 2004 – İsrail’de Mordehay Vanunu 18 yıl sonra hapisten çıktı. 20 Kasım 2005’te yasa dışı olarak Filistin topraklarına girdiği ve tahliye koşullarını ihlal ettiği iddiasıyla yeniden tutuklandı. Fas kökenli fizikçi Vanunu, 1986’da İsrail’in gizli nükleer çalışmalarını belge ve fotoğraflarla ifşa etmişti.
  • 2005 – TBMM Başkanlık Divanı, TBMM 85. Yıl Milli Egemenlik Onur Ödülü’nün Prof. Dr. Gazi Yaşargil’e verilmesini kararlaştırdı.
  • 2008 – Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Gece Şahini olarak da anılan radara yakalanmayan uçak F-117 Nighthawk’ları hizmetten çıkardı.

Doğumlar

  • 1488 – Ulrich von Hutten, Alman düşünür ve şair. (ö. 1523)
  • 1774 – Jean-Baptiste Biot, Fransız fizikçi (ö. 1862)
  • 1790 – Manuel Blanco Encalada, Şili’nin ilk devlet başkanı (ö. 1876)
  • 1816 – Charlotte Brontë, İngiliz edebiyatçı (ö. 1855)
  • 1828 – Hippolyte Taine, Fransız tarihçi (ö. 1893)
  • 1864 – Max Weber, Alman toplumbilimci (ö. 1920)
  • 1913 – Şevket Rado, Türk gazeteci, yazar (ö. 1988)
  • 1922 – Şeyh Nazım Efendi Larnaka’da dünyaya geldi
  • 1923 – Bahaeddin Ögel, Türk tarih profesörü. (ö. 1989)
  • 1926 – 2. Elizabeth, İngiltere Kraliçesi
  • 1927 – Ahmed Arif, Türk şair (ö. 1991)
  • 1947 – Iggy Pop, ABD’li müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, baterist, aktör
  • 1947 – Barbara Park, ABD’li yazar
  • 1951 – Tony Danza, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1955 – Murathan Mungan, Türk oyun yazarı, şair
  • 1961 – Ulvi Arı, Türk pantomim (mim) sanatçısı, oyuncu, yazar

Ölümler

  • 1073 – Papa II. Aleksander
  • 1142 – Pierre Abélard, Fransız yazar, filozof (d. 1079)
  • 1509 – VII. Henry, İngiltere Kralı (d. 1457)
  • 1699 – Jean Racine, Fransız şair, oyun yazarı (d. 1639)
  • 1714 – Vasily Golitsyn, Rus devlet adamı (d. 1643)
  • 1910 – Mark Twain, ABD’li roman ve mizah yazarı (d. 1835)
  • 1918 – Manfred von Richthofen Alman pilot (Kızıl Baron) (d. 1892)
  • 1938 – Muhammed İkbal, Pakistanlı şair (d. 1877)
  • 1945 – Walter Model, II. Dünya Savaşında görev yapmış Alman mareşali (d. 1891)
  • 1946 – John Maynard Keynes, İngiliz ekonomist (d. 1883)
  • 1965 – Edward Victor Appleton, Nobel Fizik Ödülü sahibi İngiliz fizikçi (d. 1892)
  • 1971 – François Duvalier, Haiti devlet başkanı (d. 1907)
  • 1973 – Kemal Tahir, Türk yazar (d. 1910)
  • 1996 – Cahar Dudayev, Çeçen komutan (d. 1944)
  • 1998 – Jean-François Lyotard, Fransız filozof (d. 1924)
  • 2010 – Juan Antonio Samaranch, Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanlığı yapmış İspanyol spor adamı (d. 1920)

Tatiller ve Özel Günler

  • Bahailik – Rıdvan festivalinin ilk günü.
  • Roma’nın doğum günü
  • Ebeler Haftası
  • Fırtına : Sitte-i Sevirin Başlangıcı

Rönesans bu değil. Rönesans yerden çıkan dev ellerin üzüm ve kayısı tuttuğu, dev sucuk ve sarımsakların şehre korku saldığı, dev köfte ve zeytinlerin şehri doyurmak için yola çıktığı bir dönem değil.

Rönesans bundan çok daha fazlası. Yarın öbür gün çocuğunuz olursa (ya da halihazırda varsa) ve olur da heykel yapmaya karar verirse bu listeyi gösterin. Vazgeçsin!

Aslında bu heykellerden (!) o kadar çok varmış ki sonunda “aaa bu kadar yeter” demek zorunda kalıp ancak aşağıdakileri koyabildik. Ama eminiz ki bulunduğunuz il veya ilçede de bu harika sanat eserlerini görmek mümkündür. Neyse bir öz demeyişle yazımızı sonlayalım! “Heykel sanatı; bu heykel Sanatçılarına bırakılamayacak kadar önemlidir!”

acibadem-kirmizi-fil-heykeli

Soyut bir çalışma! Yolunu kaybetmiş bir kırmızı fil. -Acıbadem

afyonkarahisar-sucuk-heykeli

Hepimize yetecek kadar sucuk! Hemde Kangal -Afyon

ankara-dev-kedi-heykeli

Melih Gökçek ile misket oynayan kedi işte bu. Ankara

ankara-kardes-sehir-seul-anisina-dikilen

Kardeş şehir Seoul için yaptırılan heykel.-Ankara

ankara-sauronun-gozu-ekmek-heykeli

ANKARA – Ekmek taklidi yapan dev “Sauron’un gözü” heykeli

antalya-ne-oldugu-belli-olmayan-heykel

ANTALYA – ??!*%&+*?

beypazari-havuz-heykeli

BEYPAZARI – Turp ile havuç arası bir çalışma.

bayrampasa-enginar-heykeli

İSTANBUL – Enginar güzellemesi, enginara ağıt.

bodrum-superman-heykeli

BODRUM – Süleyman

burdur-eller-heykeli

BURDUR – Muhafazakar milliyetçi kireç yığını. Rönesansın dibi.

bursa-mudanya-tek-kollu-patlak-toplu-futbolcu

BURSA – Topun patlak olduğunu fark eden kaç kişiyiz?

bursa-orhangazi-ishal-olmus-dunya

BURSA – “İshal olmuş dünya”

bursa-topu-izleyen-timsahlar

BURSA – Kafası dumanlı timsahlar.

bursa-yarim-seftali-heykeli

BURSA – Yarım şeftaliden heykel mi olur, OLUYORMUŞ.

erzurum-cift-basli-kartal-heykeli

ERZURUM – Çift başlı gövel kartal.

erzurum-oltu-tasi-tespih-heykeli

ERZURUM – Yine yerden çıkıveren dev el ama bu sefer tespih var neyse ki.

finike-portakal-tutan-kadin-eli-heykeli

FİNİKE – Ne kadar da kibar el.

gaziantep-fistik-heykeli

GAZİANTEP – Mutant fıstık.

gaziantep-ipekyolu-caddesi-kervan-heykeli

GAZİANTEP – Yolunu kaybetmiş deve kervanı.

gemlik-catalda-zeytin-heykeli

GEMLİK – Zeplin gibi zeytin.

gulsehir-gul-portali

KAPADOKYA – Boş zamanlarında paralel evrene geçişte portal olarak kullanılan.

igdir-milliyetci-leylek-heykeli

IĞDIR – Şehrin ortasında milliyetçi leylekler.

inegol-kofte-heykeli

İNEGÖL – Bir porsiyonu şehri doyuracak dev köfte.

isparta-demokrasi-meydani-heykeli

ISPARTA – Demokrasiden anladığımız çanak çömlek.

izmir-kulagin-icine-giren-adam-heykeli

İZMİR – Yerin kulağı varmış dediler girdik.

karaman-mum-heykelleri

KARAMAN – Şehrin ortasında yan yana, yana yakıla birkaç adet mum.

karsiyakadaki-evli-pelikanlar

KARŞIYAKA – Mutluluklarını evlenerek perçinleyen bir çift pelikan kadar doğal bir şey var mı? Yok.

kastamonu-sarimsak-heykeli

KASTAMONU – Bir dişiyle koca şehri bayıltacak dev sarımsak.

kayseri-bogachan-heykeli

KAYSERİ – Boğaç Han, destan yazmadan hemen önce.

kirkagac-dev-kavun

MANİSA – Kavun gibi kavun.

kirkagac-isiklandirmali-kavun-heykeli

MANİSA – Bu da fosforlu, eksik olmasın.

konya-mutlu-dis-heykeli

KONYA – Mutlu bir diş her şeye değer.

konya-sekerpancari-big-brother-watching-you-kamuflaji

KONYA – Big şekerpancarı is watching you.

kumluca-domates-biber-patlican-kabak-heykeli

KUMLUCA – Domates, biber, patlıcan, kabak. Bir de bebek.

kusadasi-tugla-tasiyan-adam-heykeli

KUŞADASI – TUĞLA TAŞIYAN ADAM????

libadiye-sari-ordek

İSTANBUL – Libadiye’ye şans getirdiğine inanılan.

malatya-kayisi-tutan-dev-eller

MALATYA – Kayısı tutan dev el.

manisa-uzum-tutan-eller

MANİSA – Yerden çıkmış olan 2.130.129’uncu büyük el. İşte Rönesans bu!

marmaris-ahtapot-heykeli

MARMARİS – Tarkan’daki katil ahtapotun amcasının kızı, ta kendisi.

marmaris-astronot-heykeli

MARMARİS – Yolunu kaybeden ve yazlıkçıların arasına düşen astronot.

marmaris-pacman-heykeli

MARMARİS – İlk pac-man.

mersin-baci-heykeli

MERSİN – Köylü güzeli olarak aramıza karışmış bir Bizans askeri heykeli.

mersin-hareket-yapan-insan-heykeli

MERSİN – Pis bir tezahürat yaparken taş kesilen taraftar.

nevsehir-dev-uzum-heykeli

NEVŞEHİR – Dünyayı ele geçirmesine çok az kalmış olan dev üzüm.

nizip-dev-antep-fistigi

NİZİP – Bu da yukarıdaki üzüme yardım eden dev fıstık.

osmaniye-turp-heykeli

OSMANİYE – Bu da bir başka yardım ve yataklık yapan, kod adı dev turp.

sanliurfa-isot-heykeli

ŞANLIURFA – Dünyayı yok olmaktan kurtaracak tek şey ise bu dev isot. Adeta Toy Story.

sivas-kangal-heykeli

SİVAS – Bu da yukarıdaki dev isot, fıstık, turp ve üzüme tek başına karşı duran dev kangal köpeği.

trabzon-kemence-heykeli

TRABZON – Şehrin anahtarı gibi görülen ve sevilen şehrin kemençesi.

van-gol-canavari-heykeli

VAN – Tabi Van Gölü Canavarı, milli gururumuz.

van-kefal-heykeli

VAN – Kefal.

 

zonguldak-baston-heykeli

ZONGULDAK – Tepesine kuş sıçan baston. Gitti rönesans.

BONUSLAR

bodrumsuperman-650x866

BODRUM: Muhteşem superman

ataturk

ÇANAKKALE: Atatürk’e benzeyen kişinin çocuklara kapıyı göstermesi temalı heykel

 

Kaynaklar : habermass.com ve listelist.com  ve muhtelif siteler.

“Editör: Demek ki neymiş yağız hırsız ev sahbini bastırıyormuş. Bize ait olanı al/çal, sergile geri isteyince de neredeyse değil, aleni olarak “Şantajcı” muamelesi yap. “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.”

İngiliz The Guardian gazetesi, Türkiye’nin yurt dışındaki müzelerde bulunan arkeolojik eserleri geri almak için yabancı ülkelerin müze ve arkeologlarına şantaj yaptığını öne sürdü.

Gazete ayrıca Kültür Bakanlığı’nı “kültürel şovenizm” uygulamakla suçladı.

The Guardian, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan yabancı ülkelerdeki kültürel varlıklarını Türkiye’ye getirmek için son birkaç yılda adeta seferberlik başlatan Eruğrul Günay liderliğindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca talep edilen kültür varlıklarını iade etmek istemeyen Berlin, Paris ve New York’un müze ve arkeoloji adamlarını, Türkiye’de arkeolojik kazı yapma izinlerini yenilememekle tehdit etti. Bakanlık ayrıca bu kentlerdeki müzelere hiçbir sanat ve kültür eserini ödünç vermeme tehdidinde bulunduğini öne sürdü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimleri için ’Türkiye kültür savaşı açtı’ ifadesini kullanan gazete, 1829’dan bu yana Türkiye’nin en önemli arkeoloji alanlarında kazılar yapan Alman Arkeoloji Enstitüsü, Berlin Müzesi’nde bulunan 3 bin 300 yıllık dev Hitit sfenksin verilmemesi halinde Türkiye’nin kendilerini yeni kazı izni vermemek veya izinlerini uzatmamakla tehdit ettiğini öne sürdü. Enstitü, sfenksin Türkiye’ye iade edilmesinden sonra bazı kazı izinlerinin yenilendiğini iddia etti.

Berlin’de bulunan ve ünlü Bergama Tapınağı’nın sergilendiği Bergama Müzesi’nin bağlı olduğu Prusya Kültürel Miras Vakfı Başkanı Hermann Parzinger de, Ankara’yı ’Kirli siyasi oyunlarla bilimsel çalışmaların geleceğini tehlikeye atmakla’ suçladı. Parzinger, “Türkiye bize arkeologlarımızı ülkeden dışarı atma şantajı uyguluyor. Son olarak arkeolojik kazı alanlarına alt yapı hizmeti vermemekle tehdit ettiler” dedi.

The Guardian, Türkiye’nin arasının bazı arkeolojik eserleri geri vermeyi reddeden Paris’teki Louvre Müzesi ve Ankara’nın yasa dışı yollara yurtdışına çıkarıldığını söylediği 18 parçalık Norbert Shimmel koleksiyonunu iade etmeyen New York Metropolitan Muzesi ile de kötü olduğunu belirterek, “Ankara bir süre önce Paris’e Fransız arkeologların kazı izinlerini iptal ederek misilleme yaptı” diye yazdı.

Kaynak :[-]

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali başlıyor

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 04-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek. Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri ” adlı oyunuyla başlayacak olan festivalde ünlü yönetmen Derviş Zaim’e de onur ödülü verilecek

 İstanbul’u adeta bir kukla şölenine çeviren 14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, bu sene 4-14 Mayıs tarihleri arasında izleyici ile bulaşacak. Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde gerçekleşecek olan festivalin açılışı 4 Mayıs’ta Kenter Tiyatrosu’nda Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle yapılacak. Festivale sergi ve film gösterileri de ayrı bir renk katacak. Festival’de Almanya , ABD , Fransa , Endonezya, Hollanda, Norveç, İsveç, İtalya , İspanya , Avusturya, Slovenya ve Türkiye’den önemli kukla tiyatroları sahne alacak.

FESTİVAL ONUR ÖDÜLÜ DERVİŞ ZAİM’E
Son filmi “Gölgeler ve Suretler”de gölge oyunu metaforu üzerinden 1974 Kıbrıs harekâtına giden süreci işleyen ünlü yönetmen Derviş Zaim’e geleneksel gölge tiyatrosunun özünü evrensel ve çağdaş bir bakışla yorumladığı için, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali onur ödülüne “Gölgeler ve Suretler” filmiyle layık görüldü. Film ayrıca, festival kapsamında bir kez daha izleyici ile buluşacak.

DEĞİŞİK KUKLA TEKNİKLERİ, KUKLA SEVERLERİ COŞTURACAK!
“Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle festivalin açılışını yapacak olan Yunanlı topluluk Antamapantahoy, kukla ve mim tekniklerini kullanarak izleyicilere keyifli bir gösteri sunacak.

Festivale Almanya ’dan katılan Kabare Pupala ipli kukla tiyatrosunun en güzel örneklerini sunacak. Avusturya’dan Lab.luck’dan değişik tiyatro disiplinlerinin bir araya getirildiği “Mutluluk hangi yönde” adlı oyunu, Endonezya’dan Behind the Actors geleneksel tiyatro formuyla günümüz tiyatrosunun güzel bir sentezi ile izleyicilerin karşısına çıkacak.

Fransa ’dan La Salamandre’den cam küre ile ipli kuklanin kontağını, Hollanda t’ Magisch Theatertje ve Ananda Puijk Company yoğun görselliğe sahip karışık kukla teknikleri bir araya getirildiği “Cantos Animata” ve “Momentum”, İspanya ’dan Toni Rumbau – La Fanfarra’nin gölge tiyatrosu ve el kuklası tekniklerinin bir araya kullanıldığı “Full Hands” adlı oyunu, İsveç’den Staffan Bjorklunds Teater’dan özellikle 3 yaş üstü çocuklar için masa kuklası tekniğinde “Two on toe’u, kukla sanatının farklı tekniklerini sunacak.

İtalya ’dan Gianluca Di Matteo Napoli’nin geleneksel el kuklası Pulcinella’yi, Norveç’den canlı jazz müziği eşliğinde değişik tekniklerde yorumlanan kuklaları, Slovenya’dan Puppet Theatre Nebo masa kuklası tekniğinde ilginç bir çalışma festival seyircileriyle bir araya gelecek.

Türkiye’den Ahşap Çerçeve’nin son oyunu “Hamlet”’i, Bakırköy Belediye Tiyatrolarından Ali Yenel’in sahneye koyduğu “Aklı Havada” adlı oyunu, Cengiz Özek Gölge Tiyatrosundan Karagözün modern bir şekilde yorumlandığı “Çöp Canavarı” ve “Büyülü Ağaç’ı, İBB Şehir Tiyatroları’ndan 2010/2011 tiyatro mevsimi oyunlarından “Surname 2010”, “Karagöz Balıkçı” ve “Cambazhane” adlı oyunları, Kent Oyuncularından çocuklar için hazırlanmış “Rapunzel’i, Kurmalı Salyangoz’dan “Dört Mevsim” adlı oyunu, Tiyatro BeReZe’den ise obje tiyatrosu tekniğinde “Kayıp Eşya Bürosu” ile festivale renk katacak.

SERGİ, FİLMİ KONFERANSLAR DA FESTİVAL KAPSAMINDA
Festival kapsamında ayrıca kukla severler sergi, film ve konferanslarla zenginleştirilmiş bir festival deneyimi yaşayacaklar. Bu yıl festival kapsamında İpin Ucu, Gölgenin Doğuşu: Endonezya, Karagöz Figürleri sergilerini gezebilecekler. Anders Rønnow Klarlund’un 2004 yılında çektiği,kurgusu ve kukla kullanımı açısından sinemaseverlerden büyük ilgi gören “İpler” filmi de sinemaseverlerle buluşacak.

Barcelona ’dan festivale katılan Toni Rumbau hazırladığı oyunun yanı sıra 13 Mayıs 14.00’da Mimar Sinan Üniversitesi, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü’nde kukla meraklıları ile bir araya gelecek.

FESTİVAL BÜTÜN İSTANBUL’A YAYILIYOR
Fransız Kültür Merkezi, Cervantes Kültür Merkezi, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu, İtalyan Kültür Merkezi, Avusturya Kültür Ofisi, Pera Müzesi , Ümraniye Meydan AVM ve Kukla İstanbul tarafından desteklenen festival, Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Kenter Tiyatrosu, Sefaköy ve Halkalı Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Devlet Tiyatrolari Küçük Sahne, Pera Müzesi , Yunus Emre Kültür Merkezi ve Ümraniye Meydan AVMde izlenebilecek.

Ülkemizde pek çok dönemde değişik isimler altında sansür uygulanmış ve hepsine de bir kılıf uydurulmuştur. Kimi zaman Kominizim propagandası, kimi zaman müstehcenlik, kimi zaman resmi, kimi zaman gayrı resmi, kimi zaman “Ağzına tükürülerek” veya “Ucubeleştirilerek” gayrı resmi de olsa sanata sansür uygulanmakta… bir adım ileri gidip elbette toplumu korumak için  İnternet sansürü dahi uygulanabilmekte ki kime, neye göre sansür ve algıda yanıltma mıdır sansür?  Örneğin solda kullandığımız resimde “ el ” sansürlenince ne anlaşılıyor? 

 Sansürsüz Sansür Tarihi kitabı Osmanlı’dan günümüze sansür uygulamalarını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitaba göre İstanbul Telefon Rehberi de bir dönem yasaklı eserler arasındaymış…

Bu yılın başında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) tarafından 3 Ocak’ta açılan Aykırı sergisindeki üç fotoğrafı, müstehcen olduğu gerekçesiyle, sanatçıların izni olmadan kaldırmıştı. Böylece kültür sanat dünyası yeni yıla sansürün gölgesinde girmiş oldu. Sinemis Yayınları’ndan çıkan, Nuri Kayış ile Serhat Hürkan’ın yazdığı Sansürsüz Sansür Tarihi 1795-2011 adlı kitaptaki örnekleri görünce, bu coğrafyada sansürün her dönem kendini gizliden gizliye gösterdiğini görüyorsunuz. Öyle ki aradan yıllar geçse bile ‘sansür hikayeleri’ değişmiyor. Örnek mi? 1939 yılında daha önce İstanbul ve Ankara’da izleyicilere buluşan bir sergi, İzmit’te açıldığında üç tablo İzmit’teki savcılık tarafından müstehcen bulunduğu için sergiden kaldırılmış! Kayış ve Hürkan, Osmanlı’dan başlayarak günümüze kadar yaşanan sansür uygulamalarını, 582 sayfaya sığdırmaya çalışmışlar. Her dönem, hemen hemer her kesimden yazar çizer, düşünen insanın sansürden mağdur olduğu görülürken, Türkiye’de yasaklanan kitaplardan birinin de İstanbul Telefon Rehberi olduğunu öğreniyorsunuz. Rehber, yasaklı kitaplar listesinden 1988 tarihinde çıkarılınca bu yasağın varlığı örneniliyor. İşte ‘sansür tarihimizden’ traji-komik manzaralar:
İbni Sina’nın Şifa adlı eseri Maarif Nezareti bütçesinden verilen ödenekle basılırken ‘kitabın zararlı’ olduğu iddia edilir. Baskı durdurulur. Basılıp, ciltlenen nüshalar da yakılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye adlı kitabından aynı adla Ahmet Fehim tarafından sinemaya uyarlanan, bir Fransız mürebbiyenin Osmanlı konağında yaşadığı aşk hikayesini anlatan film, 1919’da Fransız işgal komutanı Franchet D’Esperey tarafından, ‘bir Fransız kızı düşük ahlaklı gösteriliyor’ gerekçesiyle yasaklanır.
1940’ta, Pierre Louys’un yazdığı ve CHP milletvekili Nasuhi Baydar’ın Türkçeye çevirdiği Afrodit adlı roman müstehcen olduğu iddasıyla yargılanır. Dava büyük ilgi görür. Kitap beraat eder ve 5 Nisan 1940’ta satışa sunulur. Üç saat içerisinde kitap tükenir.
1952’de Metin Erksan’ın Aşık Veysel’in hayatını anlatan Karanlık Dünya filmi ‘ekinler cılız, köylüler fakir gösterildiği’ gerekçesiyle yasaklanır.
1954’te Osman Seden’in Kardeş Dursun filmi, İstanbul Boğazı’nın görüntüleri, ‘çıkarma yapabilecek düşman birliklerine yol göstebilir’ gerekçesiyle sansürlenir.
1962 yapımı Halit Refiğ’in yönettiği Şafak Bekçileri filminin sansürlenme gerekçesi ise şöyle: “Filmde uçak düşme sahnelerinin gençleri askerlikten soğutma tehlikesi, hava subayını canlandıran Göksel Arsoy’un üniformalıyken sevgilisiyle öpüşmesi.”
Türk sinemasının başyapıtları arasında bulunan Yılmaz Güney’in yönettiği Umut‘un sansürlerme gerekçesi de oldukça ilginç: “Faytancunun giyim kuşamının fakirliğin sembolü olması…”
Yaşar Kemal’in başyapıtı İnce Memed romanı Lütfi Akad tarafından sinemaya uyarlanmak üzere senaryolaştırılır. Sansür Kurulu senaryoyu ‘Türk devletinin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün bozucu nitelikte olduğu’ gerekçesiyle onaylamaz. Yılmaz Güney’in Memed’i oynaması planlanan film projesi de iptal edilir.
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kemal Sunal’ın rol aldığı Kibar Feyzo‘yu izleyen bir emniyet amiri, filmde komünizm propagandası yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunur. Atıf Yılmaz ile yapımcı Ertem Eğilmez idam istemiyle yargılanır.
Sabah yazarı Refik Erduran’ın Canavar Cafer adlı oyunu Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından birçok şehirde oynanır. Muş Valiliği oyunu yasaklar. Ama oyun Tunceli’de polisler tarafından ödüllendirilir.
 Son yıllardaki örneklerden biri de kitapta kendine yer buluyor: Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken öyküsünden tiyatroya uyarlanan oyunda, rol icabı sigara içen oyunculara Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından ceza kesilir.
Ünlü yazar Chuck Palahniuk’un Ölüm Pornosu adlı kitabı müstehcen olduğu iddasıyla yayıncısı ve çevirmeni yargılanır. Çevirmene karakoldaki sorgusunda “Manken misiniz?” diye sorulur.

Devletin tepesi bile Sansürü tavsiye edebilmiş!

Türkiye’nin Oscar aday adayı olan ve Altın Portakal ödüllü Handan İpekçi’nin yönettiği, Kürt sorununa barışcıl bir gözle bakan Büyük Adam Küçük Aşk filmi 2002’de yasaklanmıştı. Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla film, Milli Güvenlik Kurulu’nda bile tartışılmış. Kurul’da dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Kültür Bakanlığı’nın sağladığı kaynaklarla böyle bir film nasıl çekildiğini öğrenmek istemiş. Kültür Bakanlığı yetkilisi ise açıklamasından sonra “Gerekli çalışmaları yaptık. Filmi önümüzdeki günlerde yasaklatacağız” cevabını vermiş.

Dahasonraki süreçte ise herpimizin bildiği gibi “Ağzına Tükürenler”, “Ucubeleştirenler ve dahi batıda rahatça sergilenen resimler sanatçısı (!) tarafından güneydoğu illerimizin birinde kumaşla bile sansürlenebilmiştir.

Burası Türkiye…

( (kynk : sabah.com.tr + Diren)

 Dostlar Tiyatrosu’nun “Nereye Gidiyoruz” oyunu Çarşamba 20.30 Kozzy Kozyatağı Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşuyor.

SERGİ

İSTANBUL

■ ‘Dikkat! Kadın’ isimli karma sergi 29 Kasım – 15 Ocak tarihleri arasında Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Halil Akdeniz, Muzaffer Akyol, Adem Genç’in “Başka Dünyalar” isimli sergisi 29 Kasım – 7 Ocak tarihleri arasında Tunca Sanat’ta. (0212 282 01 70)

■ Ceren Oykut’un “Mayom İçimde” isimli sergisi 29 Kasım – 31 Aralık tarihleri arasında artSümer’de. (0212 249 10 35)

■ Adnan Varınca, Ömer Kaleşi, Alecos Fassianos, Abdulkadir Öztürk, Gökşin Sipahioğlu’nun sergisi 1 – 31 Aralık tarihleri arasında TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Gazi Sansoy’un “Yüzsüzler” isimli sergisi 1 – 31 Aralık tarihleri arasında Galeri İlayda’da. (0 212 227 92 92)

■ Ayşegül Yeşilnil’in sergisi 1 – 31 Aralık tarihleri arasında Tuzla Belediyesi Sanat Galerisi’nde. (0216 446 19 35)

■ Alper Bıçaklıoğlu’nun “Âdemler ve Havvalar” isimli sergisi 2 – 31 Aralık tarihleri arasında Füsun Inan Art Gallery’de. (0212 232 40 49)

■ No More Luggage isimli sergi 28 Kasım’a kadar Tophane-i Amire Kültür Merkezi Sarnıç Galerileri ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Osman Hamdi Bey Salonu’nda. (0212 278 03 07)

■ Ahmet Can Mocan’ın “Beyaz Perde” adlı sergisi 29 Kasım’a kadar Tarık Zafer Tunaya Sanat Galerisi’nde.

■ Sevcan Çerkez’in “Ödüm Koptu” başlıklı sergisi 30 Kasım’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ Tomur Atagök’ün “Doğanın Çağrısı” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Aydın Erkmen’in illüstrasyon sergisi 30 Kasım’a kadar Tatbiki Sanat Galerisi’nde. (0216 338 98 37)

■ Bir Galeri Bir Galerist Melda Kaptana sergisi 30 Kasım’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde.

■ Ful Duran’ın “Origami Ful” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar ArkeoPera Sanat Galerisi’nde. (0212 249 92 26)

■ Enk De Kramer’in gravür sergisi 30 Kasım’a kadar Füsun Inan Art Gallery’de. (0212 232 40 49)

■ Naile Yılmaz’ın resim sergisi 2 Aralık’a kadar Basın Müzesi’nde. (0212 513 84 58)

■ Ahmet Sayar’ın sergisi 2 Aralık’a kadar İstasyon Sanat Galerisi’nde. (0212 252 92 22)

■ Rüçhan Şahinoğlu’nun “Dışarda” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Galeri Apel’de. (0 212 292 72 36)

■ Bülent Turan’ın resim sergisi 3 Aralık’a kadar Galeri Oda’da. (0212 259 22 08)

■ Komet’in “O Değilse Başkasıdır Neş’e” başlıklı sergisi 3 Aralık’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 90 81)

■ Ertem Ertunga’nın “Mimariden Renk ve Desene” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Galeri Işık’ta. (0212 233 12 03)

■ Komet’in “Neriman Tuna’ya Saygı” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Hayaka Artı’da. (0 212 219 42 46)

■ Seyhun Topuz’un “Düğümler” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Bedri Baykam’ın “Ressamdan Masallar” başlıklı sergisi 5 Aralık’a kadar MERKUR’de. (0 212 225 37 37)

■ Bakırköy Halk Eğitim Merkezi’nin karma resim sergisi 5 Aralık’a kadar Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde. (0212 414 96 47)

■ Anadolu Sanatçılar Derneği’nin her yıl düzenlediği Öğretmenler Sergisi 6 Aralık’a kadar Kartal Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde. (0216 5170896)

■ Perincan Yalnızcık, Reha Yalnızcık ve Murat Tolga’nın sergileri 7 Aralık’a kadar Doku Sanat Galerisi’nde. (0 212 246 24 96)

■ Orkide Akkoç Sabit’in “Tatlı Rüyalar” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Mac Art Gallery’de. (0212 343 85 40)

■ Serdar Akkılıç’ın “Starfall” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Artium Art Gallery’de. (0212 227 75 93-94)

■ Feridun Fikri Uğur ’un sergisi 9 Aralık’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 362 18 26)

■ Ahmet Süreyya Koçtürk’ün “Hayaller, Rüyalar, Gerçekler” sergisi 9 Aralık’a kadar İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde. (0212 540 96 96)

■ Ebru Ceylan’ın “dünya içimde karanlık oyunlar oynuyor anne” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Periferiden Bellek Kayıtları isimli karma sergi 10 Aralık’a kadar Gallery LiNART’ta. (0 212 281 12 00)

■ Orhan Taylan’ın sergisi 10 Aralık tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Füsun Sağlam’ın “Bumerang” başlıklı sergisi 10 Aralık’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)

■ Nurettin Akkaya’nın “Saray Günceleri – Harem” başlıklı sergisi 10 Aralık’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Turan Aksoy’un “Toz ve Telaş” isimli sergisi 11 Aralık’a kadar Pi Artworks’te. (0212 293 71 03)

■ Burak Arıkan’ın “BURAK” isimli sergisi 13 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. (0212 240 80 23)

■ Ergin İnan – Emiel Hoorne – Enk De Kramer’in sergisi 13 Aralık’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde. (0212 327 00 12)

■ Ilgın Seymen ’in “Mutluluğun Mini Marketi” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Art ON’da. (0 2122591543)

■ Türkiye’de Zaman / Time in Turkey isimli sergi 15 Aralık’a kadar Taksim, Galatarasay ve Tünel meydanları ile Sismanoglio Megaro, Fotografevi, Fototrek Fotoğraf Merkezi ve Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde. (0212 249 45 46)

■ Nejat Satı’nın “DRUGSTORE” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Art ON’da. (0 2122591543)

■ Bahar Kocaman’ın “Haller” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Galeri Espas’ta. (0 212 227 70 17)

■ Dana Kyndrova’nın “İlk Nefesten Son Nefese Kadınlar” fotoğraf sergisi 15 Aralık’a kadar tarihleri arasında İFSAK’ta. (0212 292 42 01)

■ Zahit Büyükişleyen’in “Déja vu” isimli resim sergisi 16 Aralık’a kadar Maçka Modern Sanat Galerisi’nde. (0212 259 45 13)

■ Emre Arolat Architects’in “An/Moment” isimli sergisi 16 Aralık’a kadar İstanbul KültürÜniversitesi’nde.

■ Kemal Kara’nın “Efekte Efekt” isimli sergisi 16 Aralık’a kadar İstanbul Modern Sanatlar Galerisi’nde. (0 212 288 48 48)

■ Dolanbay’ın “Heavy Paintings – Beyond Traces,” sergisi 17 Aralık’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Eren Eyüboğlu’nun Retrospektif Sergisi 17 Aralık’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde. (0 212 438 63 50)

■ Murat Germen’in “Muta-morfoz” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mehmet Pesen, Reha Yalnızcık, Işıl Özışık resimleri, Kamil Masaracı ’nın karikatürlerinden oluşan karma sergi 17 Aralık’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Sabri Berkel’in sergisi 18 Aralık’a kadar Art Suites Gallery’de. (212 251 55 61)

■ Koç Üniversitesi’nden 14 öğrencinin “İstanbul’la Bakmak” isimli fotoğraf sergisi 18 Aralık tarihleri arasında ENKA Okulları Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde.

■ Safiye Mine Erdurak’ın “Hayata Gel” isimli sergisi 19 Aralık’a kadar UPSD Sanat Galerisi’nde. (0212 347 62 83)

■ Evren Tekinoktay’ın “Mor Kafa” başlıklı sergisi 24 Aralık’a kadar GALERİST Akaretler’de. (0212 244 8230)

■ Dilara Akay’ın “Arklar 2011” sergisi 24 Aralık’a kadar Galeri G – Art’ta. (0212 296 08 76)

■ Çınar Eslek’in sergisi 25 Aralık’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (0212 2454087)

■ İbrahim Çiftçioğlu’nun sergisi 26 Aralık’a kadar Leonardo Sanat Galerisi’nde. (0212 280 83 94)

■ Axel Hütte’nin “Emerald Woods” sergisi 27 Aralık tarihleri arasında Dirimart’ta. (0 212 2913434)

■ Ana Tzarev’in sergisi 28 Aralık’a kadar Santral İstanbul’da. (0 212 311 78 78)

■ Michael Kenna‘nın “Magnum Silentium” sergisi 30 Aralık’a kadar Elipsis Gallery’de. (0212 244 89 00)

■ Şeyma Oktuğ’un sergisi 30 Aralık’a kadar Troy Sanat’ta. (0212 327 99 99)

■ Nil Yalter’in “20.yy / 21.yy” başlıklı kişisel sergisi 30 Aralık’a kadar Galerist Tepebaşı’nda. (0212 252 18 96)

■ İstanbullaşmak Yapım Aşaması: Beyoğlu isimli sergi 31 Aralık’a kadar SALT’ta. (0212 377 42 00)

■ Emre Tandırlı’nın “Sürpriztepe” isimli sergi 31 Aralık’a kadar Mabeyn Gallery’de. (0212 261 6060)

■ Johan Tahon’un “Beyaz Tohumlayıcılar” isimli sergisi 31 Aralık’a kadar Akbank Sanat’ta. (0212 275 01 45)

■ Akgün Akova’nın “Yolda Sevince Rastladım” adlı sergisi 31 Aralık’a kadar Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’nde.

■ Sophie Calle’nin “Son Kez, İlk Kez” isimli sergisi 31 Aralık’a kadar Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde. (0212 277 22 00)

■ Sevinç Altan’ın “Ayrıntı’nın SEVİNÇ’li Kapakları” 31 Aralık’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde. (0212 512 15 00)

■ Suretin Sireti: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sanat Koleksiyonu’ndan Bir Seçki isimli sergi 31 Aralıka kadar Pera Müzesi’nde. (0212 211 41 00)

■ Ice Station Antarcticae isimli sergisi 2 Ocak 2012’ye kadar Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde. (0212 397 70 70)

■ Bahri Genç’in “Yüzlerden Gizler” başlıklı sergisi 4 Ocak’a kadar Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15-20-21)

■ Nadia Arditti ve Mahmut Karatoprak’ın sergisi 6 Ocak’a kadar dem-art Sanat Galerisi’nde. (0212 287 7867)

■ Leyla Gediz’in sergisi 7 Ocak tarihleri arasında Rampa’da. (0 212 327 08 00)

■ Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar: Arkeoloji, Diplomasi, Sanat sergisi 8 Ocak’a kadar Pera Müzesi’nde. (212 211 41 00)

■ H. Avni Öztopçu’nun sergisi 8 Ocak’a kadar Mine Sanat Galerisi Nişantaşı’nda.

■ İklim Değişikliği Sergisi 15 Ocak 2012’ye kadar Santralistanbul Ana Galeri’de. (0 212 346 41 42)

■ Türkiye’den modern ve çağdaş kadın sanatçıların “Hayal ve Hakikat” isimli sergisi 22 Ocak’a kadar İstanbul Modern’de. (0212 334 73 31)

■ Sabrina Fresko’nun sergisi 28 Ocak’a kadar Simya Galeri’de. (0212 259 77 40)

■ Kilden Suretler, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’ndan Antik Çağ Terrakotta Figürinleri sergisi 15 Nisana kadar Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 284 63 63)

■ Musevitoğlu Atölyesi Resim Sergisi 31 Mayıs’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 259 77 40)

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

ANKARA

■ İlke Veral Coşkuner – fotoğraf – 2 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ SAKÜDER Renkler ve Çizgiler Buluşuyor – resim – 3 Aralık’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 468 21 05)

■ 1. Gençler Arası Resim Yarışması Sergisi – resim – 4 Aralık’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Bellek / 18 Ressam – resim – 7 Aralık’a dek – Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)

■ Semih Poroy – karikatür – 9 Aralık’a dek – Cumhuriyet Gazetesi Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Ergin İnan – ilk desenler – 10 Aralık’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Lütfü Günay – resim – 10 Aralık’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Burhan Alkar&Vedat Can&Hayati Misman&Hasan Pekmezci/Hoca ve Öğrencileri – resim, heykel – 10 Aralık’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Serpil Suda&Yüksel Kenaroğlu – resim – 10 Aralık’a dek – Milli Piyango Talih Kuşu Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 11 29)

■ Gavin Turk – resim, heykel – 13 Aralık’a dek – Galeri Artist Ankara’da. (0 312 311 93 63)

■ Görsel Sanatlar Eğitimi Derneği – resim – 13 Aralık’a dek – Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde. (0 312 229 30 37)

■ Ahmet Merey – resim – 15 Aralık’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Adnan Yalım – imaj – 15 Aralık’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Yaprak Aktimur – resim – 16 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ Erdal Ateş – resim – 17 Aralık’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0 312 231 45 43)

■ Tayyar Eren – resim – 17 Aralık’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

■ Sezai Kara/Kadın ve Çiçeklere Güzelleme – resim – 28 Aralık’a dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Cemal Güvenç – retrospektif – 30 Aralık’a dek – Gazi Üniversitesi Resim Heykel Müzesi’nde. (0 312 202 20 21)

İZMİR

■ İş Bankası İzmir Sanat Galerisi, 3 Aralık’a dek karikatür ve grafik sanatçısı Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun eserlerini ağırlıyor.

■ Ege Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Sanat Galerisi’nde 4 Aralık’a dek Aysu Günay’ın resim sergisi gezilebilecek.

GÖSTERİ SÖYLEŞİ

■ SALT Beyoğlu’nda çarşamba günü saat 18.30’da film gösterimleri gerçekleştiriliyor. (0212 292 76 05)

■ Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde çarşamba günü saat 20.00’de “Şehir – Orman” başlıklı dans gösterisi gerçekleştiriliyor. (0216 483 90 00)

 OPERA BALE

İSTANBUL

■ Beşiktaş Fulya Sanat’ta çarşamba günü saat 20.00’de “Concerto Barocco / Mi Favorita / Creatures” adlı bale gösterileri sahneleniyor. (0212 215 60 37-38)

■  Kadıköy Süreyya Operası’nda yarın saat 20.00’de “Kötülüğün Döngüsü” adlı opera seslendirilecek. (0216 346 15 31)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “Notre Dame’ın Kamburu/bale” 1 Aralık’ta saat 20.00’de, “Tannhauser/opera” 3, 10 Aralık’ta saat 19.00’da, “Harem/bale” 5 Aralık’ta saat 20.00’de, “Başlangıç/modern dans” 6 Aralık’ta saat 20.00’de, “Ali Baba ve Kırk Haramiler/opera” 7, 21Aralık’ta saat 20.00’de, “Tosca/opera” 14 Aralık’ta saat 20.00’de, “Uyuyan Güzel/bale” 17, 22, 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Çakırcalı Efe/dans tiyatrosu” 19 Aralık’ta saat 20.00’de, “Gecenin Rengi/modern dans” 24 Aralık’ta saat 20.00’de, “Macbeth/opera” 28 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

 

MÜZİK

 

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de Ignace Jang ve Şirin Pancaroğlu’nun “Kuyruklu Yıldız Altında” adlı konseri izlenebilir. (0 216 346 15 31)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Bilal Karaman ‘Bahane’”, yarın saat 22.30’da “Bulutsuzluk Özlemi”, çarşamba günü saat 22.30’da “Ete Kurttekin”, perşembe günü saat 22.30’da “Mara”, cuma günü saat 22.30’da “Mabel Matiz” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bugün saat 20.00’de “Mayra: Cabo Verde’nin İncisi”, yarın saat 20.00’de “Türk Musikisi Vakfı – 250. Yaşında 3. Selim ve Dönemi”, çarşamba ve perşembe günü saat 20.00’de “Pat Metheny Trio”, cuma günü saat 20.00’de “Xavier Phillips & Tchetuev” konseri izlenebilir. (0 212 231 54 97)

■ ‘Caddebostan Kültür Merkezi’nde bugün saat 20.00’de “Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası – Tüm Zamanlar İçin Klasik Müzik”, cuma günü saat 20.00’de “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 216 386 29 49)

■ Varta Pilleri ve Remington’un Türkiye Genel Müdürü Devrim Altanay, Cem Karaca şarkılarından oluşan repertuvarıyla 1 Aralık’ta Taksim Romeo Juliet Bar’da sahnede olacak. (0212 243 85 80)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta yarın saat 20.30’da “Steve Lukather”, çarşamba günü saat 22.00’de “Yaşar Kurt”, perşembe günü saat 21.00’de “Yonca Lodi”, cuma günü saat 22.00’de “Halil Sezai”, cumartesi günü saat 22.00’de “Model” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Akbank Sanat’ta yarın saat 20.00’de “Aydın Esen” konseri izlenebilir. (0 212 252 35 00)

■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Wild Beasts”, çarşamba günü saat 21.30’da “SERBEST/Yasemin Mori + Kolektif İstanbul + Korhan Futacı + Fairuz Derin Bulut”, perşembe günü saat 21.30’da “The Maccabees” ve saat 23.00’te “Club Bangkok”, cuma günü saat 21.30’da “Wax Tailor” ve saat 23.30’da “dZihan & Kamien” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde yarın saat 20.00’de “Paco De Lucia” izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘BÜ Albert Long Hall’da çarşamba günü “Gençlik Fırtınası” konseri izlenebilir. (0 212 359 58 00)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 21.30’da “The Beatles Tribute Band: Meet The Beetles”, cuma günü saat 22.30’da “Red Snapper”, cumartesi günü saat 22.30’da “Betamax Soundtrack Party” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde perşembe günü saat 20.00’de “SA.NE.NA” ve cuma günü saat 20.00’de “Esra Berkman & Nazlı Işıldak” konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘Bostancı Gösteri Merkezi ’nde cuma günü saat 21.00’de “Gazino Show”, cumartesi günü saat 20.00’de “Şebnem Ferah” konseri izlenebilir. (0 216 384 72 10)

■ ‘Fulya Sanat’ta cumartesi günü saat 20.00’de “Cihat Aşkın & Cana Gürmen” konseri izlenebilir. (0 212 215 60 29)

■ ‘Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da cumartesi günü saat 20.30’da Şefika Kutluer ve Kremlin Oda Orkestrası’nın “Dostumuz Mozart” konseri izlenebilir. (0 212 286 66 86)

ANKARA

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Erol Erdinç yönetiminde vereceği, Zenitsa Korosu’nun solist olarak katılacağı konser 1, 2 Aralık’ta saat 20.00’de, şef Tadeusz Strugala yönetiminde vereceği, Szczepan Konczal’ın (piyano) solist olarak katılacağı “Polonya Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı Konseri”, 8, 9 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 310 72 90)

■ Jolly Joker Ankara’da, Işın Karaca konseri 2 Aralık’ta saat 22.00’de, Duman konseri 3 Aralık’ta saat 22.00’de, Hüsnü Şenlendirici konseri 8 Aralık’ta saat 21.00’de, Halil Sezai konseri 9 Aralık’ta saat 22.00’de, Yaşar konseri 10 Aralık’ta saat 22.00’de, Manga konseri 16 Aralık’ta saat 22.00’de, Levent Yüksel konseri 17 Aralık’ta saat 22.00’de, Nilüfer konseri 23 Aralık’ta saat 22.00’de, Emre Aydın konseri 24 Aralık’ta saat 22.00’de, Gripin konseri 30 Aralık’ta saat 22.00’de, MFÖ konseri 7 Ocak 2012’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

TİYATRO

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Birdy” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Sidikli Kasabası”, Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Opera Komik”, Beyoğlu Küçük Sahne’de “Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk”, Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Ve Hep Birlikte Soldan Çıkarlar” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “At” perşembe, cuma 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Binali ile Temir”, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Lüküs Hayat”, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Romeo ve Juliet”, Haldun Taner Sahnesi’nde “Toros Canavarı”, Ümraniye Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi”, Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Alemdar (Tohum ve Toprak)”, Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Kadın Hayattır Memattır Kadın” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Boncuk” perşembe 10.30 ve 13.30. Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Uğur Böceği” perşembe, cuma 10.30 ve 13.30. (0 212 455 39 00)

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Tersine Dünya” perşembe 20.30, “Şişman Domuz” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Aklı Havada” cumartesi 20.30, pazar 15.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” pazar 11.00. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” salı 20.30, “Medeni Hali Kadın” çarşamba 20.30. (0 212 661 38 94)

■ Tiyatro Pera’da “Kazaen (Beyoğlu’nda Çarpışmalar)” cuma, cumartesi 20.00.

■ Kumbaracı50’de Mine Söğüt “Sinekler Sevişirken” Perşembe 20.30, Tiyatro Bereze “Hikâyeden Memurlar” Cuma 20.30, Altıdan Sonra Tiyatro “Öldün, Duydun mu?” cumartesi 20.30.(0 212 243 50 51)

■ Dostlar Tiyatrosu’nun “Nereye Gidiyoruz” oyunu Çarşamba 20.30 Kozzy Kozyatağı Kültür Merkezi. “Nereye Gidiyoruz” Cuma 20.30 Muammer Karaca Tiyatrosu. (0 212 252 59 35)

■ Dot’ta DOT’un yeni oyunu Öksüzler Dotmarsta Salonu’nda perşembe, cuma, cumartesi 21.00, pazar 17.00 (0 212 232 44 40)

■ Oyun Atölyesi’nde ‘Don Juan’ın Gecesi’ perşembe, cuma, cumartesi saat 20.30’da, pazar saat 16.00, yarın saat 20.30’da “Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu -Basit Bir Ev Kazası”, çarşamba günü saat 20.30’da “Tiyatroadam-Generaller, Savaş ve Barbekü”

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Barış” yarından itibaren 11 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Camdan Kalp/çocuk oyunu” 4 Aralık’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Sırça Kümes” 6-11 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 467 17 44)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” yarından itibaren 3 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 4, 11 Aralık’ta saat 11.00’de, “Elma Hırsızları” 6-10 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” yarın ve 2, 9 Aralık’ta saat 20.00’de, 4, 11 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Benim Tatlı Meleğim/çocuk oyunu” yarın ve 2, 4 Aralık’ta saat 11.00’de, “Kantocu” yarından itibaren 11 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Narnia Günleri/çocuk oyunu” 9 Aralık’ta saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “George Dandin” yarından itibaren 10 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 4, 7, 11 Aralık’ta saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Kontrabas” yarından itibaren 3 Aralık’a dek saat 18.30’da, “Krem Karamel” 6-10 Aralık tarihleri arasında saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 30 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 397 30 24)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Zübük” 2, 9, 16, 23 Aralık’ta saat 20.00’de, 3, 17, 24 Aralık’ta saat 18.30’da, 4, 11, 25 Aralık’ta saat 15.30’da, “Giderayak” 10 Aralık’ta saat 18.30’da, 18 Aralık’ta saat 15.30’da, 30 Aralık’ta saat 20.00’de, “Sihirli Parmaklar/çocuk oyunu” 3, 4, 10, 11, 17, 18, 24 ve 25 Aralık’ta saat 13.00’te. (0 312 417 76 76)

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, Recep Bilginer’in, “Yunus Emre” adlı oyununu bu hafta da sahneleyecek. Oyunu yarından itibaren hergün 20.00’de, cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de yineleyecek olan ADT oyuncuları, Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı, Derya Keyf ve Gökhan Doğan ikilisinin rol aldığı, “Matruşka” adlı oyunu da yine Fuaye Sahne’de çarşamba, perşembe ve cuma günleri 18.00’da tiyatroseverlere sunacak. “KayıpBolluk Ülkesi” adlı çocuk oyunu ise küçük izleyiciler için çarşamba günü 14.00’te yinelenecek. (0322 3523355)

 Kaynak : Cumhuriyet

8-10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek şenlikte ünlü grafiticiler Tekfen Bomonti Apartmanları’nın dışını boyayacak. 

 İstanbul’un ünlü semtlerinden Bomonti, çehresini ‘Street Art’ projesiyle değiştirecek.

İstanbul’un kozmopolit semtlerinden Bomonti, Tekfen Emlak Geliştirme Grubu’nun ‘ Street Art ‘ projesiyle bambaşka bir hale bürünecek. 8, 9 ve 10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek üç günlük şenlikte Buenos Aires’inilk sokak sanatçılarından Arjantinli Chu, Avrupa’nın en iyi grafiti yazarlarından ve grafiticilerinden biri olan Alman Rusl Lovesletters ile Türkiye’den de Cins, Wide ve Canavar, Tekfen Bomonti Apartmanları’nın dış cephe duvarlarını boyayacak.

KONSERLER OLACAK
Çevreyi güzelleştirmek, renk katmak ve mahalle sakinleriyle eğlenceli birhafta sonu geçirmek üzere düzenlenen etkinlikte gün boyu duvarlar boyanacak, sokak müzisyenleri caddelere eğlence katacak. Mahalle sakinleri de hareketli ve eğlenceli bir hafta sonunun tadını çıkaracak.

Sıracevizler Sokağı’nın hemen arkasında sakin ve yeşil sokaklarla çevrili bir konuma sahip olan Tekfen Bomonti Apartmanları şehir atmosferinden de uzaklaşmadan, modern mimarinin tüm gereklerini yerine getiren yaşamalanı olarak tasarlandı. Geçen sene tamamlanan Tekfen Bomonti Apartmanları’nın konsepti ve mimari projeleri Bünyamin Derman ‘a ( DBMimarlık ), iç mekan tasarımı ise Mustafa Toner ‘e ait.