Şunun için etiket arşivi: Büyükçekmece

33-uluslararasi-istanbul-kitap-fuari33. İstanbul Kitap Fuarı 8 Kasım’da başlıyor. Türkiye ve yurtdışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenencek fuarda, 270 de etkinlik gerçekleştirilecek.

Bu yıl 33’üncüsü düzenlenecek Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 8-16 Kasım tarihleri arasında ziyarete açık olacak. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de kapılarını açmaya hazırlanan fuarda 850 yayınevi yer alacak. Türk sinemasının 100. yılı olması sebebiyle fuarın bu yılki temalarından biri de ‘Sinemamızın 100. Yılı’ olacak. Bu kapsamda onur yazarı olarak seçilen Atilla Dorsay’ın sinema eleştirmenliği, oyuncu, yönetmen ve sinema yazarlarının katılımıyla yapılacak söyleşilerle konuşulacak ve bunun yanı sıra yaklaşık 50 etkinlik de bu tema etrafında düzenlenecek.

Onur konuğu Macaristan

Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın ülke olarak onur konuğu ise Macaristan olarak belirlendi. ‘Macaristan: Bir Bahçeden Bir Bahçe’ye’ başlığı altında Macar edebiyatı ve Macar kültürünün tanıtılacağı etkinliklerde, Macar edebiyatının en tanınmış yazarlarından Péter Esterházy, László Darvas, Dóra Csányi, Katalin Szegedi, Péter Zilahy, Tóth Krisztina, Spiró György, Mihály Hoppál, Timur Davletov, Fodor Pál, Dávid Géza ve Zsofia Mautner de konuk olarak katılacak. Ayrıca fuar katılımcıları bu yıl Macar müzikleri eşliğinde, Macar yemeklerinden tatma imkanı da bulabilecek.

Marquez anılıyor

Bu yıl içinde ölen Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, Kolombiya Büyükelçiliği’nin düzenleyeceği bir programla anılacak. ‘Hayatı, Eserleri ve Türk Halkının Marquez’e Bakışı’ başlığı altında düzenlenecek olan etkinlikte, Jaime Abello ve Seçkin Selvi konuşmacı olacak.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, hafta içi 10:00-19:00, hafta sonu ise 10:00-20:00 arasında açık kalacak. Kitap fuarı ile eşzamanlı olarak 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTIST 2014 de gezilebilecek.

Kaynak: Al Jazeera

istanbul-sanat-fuariTÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından, 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek ARTİST 2014 / 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı 8 Kasım 2014 Cumartesi günü “İçimizdeki Öteki” temasıyla kapılarını açıyor. Artist 2014, yaklaşık 1000 sanatçının işlerinin sergilendiği galeriler, bağımsız grup ve inisiyatifler ile birlikte 150’ye yakın genç sanatçıya ev sahipliği yapıyor.

ARTİST 2014’ü Onurlandıranlar

İstanbul Sanat Fuarı’nın, her yıl plastik sanatlara katkıları ve farklı alanlardaki çalışmaları nedeniyle verilen onur ödülleri de sahiplerini buldu. Türk resim sanatına önemli katkıları nedeniyle Sanatçı Onur Ödülü Sayın Nevhiz Tanyeli’ye verilirken; Eleştirmen Onur Ödülü Prof. Dr. Sayın Zeynep Sayın’a, Sanatsever Kurum Onur Ödülü MarmaraÜniversitesi Cumhuriyet Müzesine ve Koleksiyoner Onur Ödülü ise Sayın Ceyda ve Ünal Göğüş’e verildi.

Ödüller 10 Kasım 2014 Pazartesi günü düzenlenecek geleneksel TÜYAP Onur Yemeği’nde sahipleriyle buluşacak.

ARTİST 2014’ün Sergileri 

Fuarda Onur Sanatçısı Nevhiz Tanyeli’nin önemli resimlerinin sergileneceği Sanatçı Onur Ödülü Sergisi’nin yanı sıra Ceyda ve Ünal Göğüş’ün koleksiyonundan bir seçki yer alacak.

Genç Destek: No:8
Kapılarını 10 yıldır genç sanatçılara, gruplara, inisiyatiflere ve üniversitelerin güzel sanatlar fakülteleri öğrencilerine açan ARTİST 2014, 8 No’lu Salonda bağımsız genç sanatçılara yer verecek.

Yıllardır ilk işlerini sergileme olanağı sağlayan TÜYAP, bu yıldan itibaren bağımsız genç sanatçılara desteğini No:8 ödülleriyle gelenekselleştirmeyi düşünüyor. ARTIST 2014 / 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda, 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında düzenlenecek bir tören ile üç genç sanatçıya No:8 Ödülü verilecek. Genç sanatçıların, fuarda yer alan resim, heykel, video, yerleştirme ve performanslarına geniş bir seçkide yer verilecek. Ödül, fuar sırasında bir basın duyurusu ve tören ile açıklanacak.

Disiplinlerarası Sergi: Mülk-süz-leş!

ARTIST 2014 etkinlik alanında “Mülksüzleş” isimli disiplinlerarası bir sergiye de ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Ali Şimşek’in üstlendiği sergi; mülk, mülksüzleşme ve ütopya konularına odaklanıyor. 100’e yakın önemli sanatçının farklı disiplinlerarası işleri fuarda yer alacak. Ayrıca sergiye paralel olarak düzenlenecek söyleşi ve panellere sanatçı, akademisyen, eleştirmen, uzman ve kurum temsilcileri konuk edilecek.

Yunanistan’ın En Önemli Galerileri ilk kez Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda 

Yunanistan’ın önde gelen galerileri ilk kez Türkiye’de Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı ARTİST 2014’te yer alacak. Selanik Belediyesi’nin organize ettiği bölümde 10 önemli galeri bulunuyor. Sergide yer alacak galeriler şöyle: Kalfayan Gallery, Artis Gallery, Metamorfosis Gallery, Tin II Gallery, Zina Athanasiadou, Nitra, Donopoulos, Eirmos, Thatsis ve Lola Nikolaou.

Fuar Saatleri 

ARTİST-2014 İstanbul Sanat Fuarı 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında hafta içi 11.00-19.00, hafta sonu ise 11.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. İstanbul Sanat Fuarı kapanış günü olan 16 Kasım 2014 Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.
24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı, her yıl olduğu gibi bu yıl da, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek.

Kaynak: Milliyet

Bu yılın onur konuğu ülkesi Çin Halk Cumhuriyeti, yazarları ve yayıncılarıyla fuarda olacak. Onur yazarının Taner Timur olduğu fuarın ana teması ise ‘Tarih: Geçmişteki Gelecek’.

32-kitap-fuarıTÜYAP tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle, bu yıl 32’ncisi düzenlenen İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı,Büyükçekmece’de TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 2-10 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Çin Halk Cumhuriyeti’nin onur konuğu olduğu fuarın onur yazarı ise tarih profesörü Taner Timur. Fuara 650 yayınevi, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ile sahaflar katılacak, 300 etkinlik ve yüzlerce imza günü düzenlenecek. Tarihe nasıl bakmalı? Kitap Fuarları Danışma Kurulu’nun kararıyla, fuarın onur yazarı Prof. Dr. Taner Timur olarak belirlenirken, ana temasının da “Tarih: Geçmişteki Gelecek” olması kararlaştırıldı. Buna göre Timur’un katılımıyla birçok panel ve söyleşi düzenlenecek. Bunlardan biri, 2 Kasım’daki açılış gününde, Heybeliada Salonu’nda Yordam Kitap tarafından yapılacak “Tarihe ve Osmanlı Tarihine Nasıl Bakmalı?” konulu panel. 3 Kasım Pazar günü ise Faruk Şüyün’ün de katılacağı, Timur’un onur konuğu olmasıyla ilgili bir etkinlik  düzenlenecek. Ayrıca, yine Yordam Kitap tarafından 10 Kasım’da Büyükada Salonu’nda “Tarihi Maddecilik, Toplum Bilimleri ve Felsefe” panelinde, Timur’la birlikte, Cem Eroğlu ve Sungur Savran konuşma yapacak. TÜYAP tarafından Timur’un yaşamı ve çalışmalarından oluşan bir de kitap hazırlanacak. Çin buluşmaları Bu yıl fuarın ilk dört günü,Çin Halk Cumhuriyeti, Ulusal Stantları’nda ağırlanacak. Çin’den yayınevlerinin yer alacağı stantta pek çok etkinlik düzenlenecek ve Çin edebiyatının önemli adları fuarın konuğu olacak. Ayrıca Çin’deki yayın sektörünün temsilcileri, Türkiye’den yayıncılarla bir araya gelerek sektörel buluşmalar gerçekleştirecek. Fuarın 32 kitap fuarı konuğuilk günü Buket Uzuner, Tie Ning ile “kadın ve edebi yaratıcılık” üzerine konuşacak. Ardından Mevlana İdris Zengin, Yang Hongying
ile “Çocuk Dünyasında İnteraktif Büyüme”yi tartışacak. Jiang Nan ile Sibel Atasoy’un “Ben ve Edebi Yaratıcılık” sohbeti ile konuk olacakları Çin Ulusal Standı, sonrasında Zhang Wei ve Wang Gang’ı “Çin- Türkiye Çeviri Forumu”da, kaligrafi sanatçısı Pang Zhonghua’yu da kaligrafi üzerine yapacağı sunumla ağırlayacak. Stanttaki etkinliklerin yanı sıra “Çin-Türkiye Kültür Forumu”, “Yeni İpek Yolu Çağında İletişim ve İşbirliği”, “Uygarlığın İlerlemesi ve Kalkınma Yollarının Keşfi”, “Dünyada ve Türkiye’de Yayıncılık Sektörü ve Telif Hakları Yönetimi”, “Türkiye-Çin Kitap Pazarları” gibi başlıklarda pek çok etkinlik düzenlenecek. 32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, bu yıl hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise geçen yıllarda olduğu gibi 10.00- 20.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Fuar, kapanış günü olan 10 Kasım’da saat 19.00’da sona erecek.

17 Kasım 2012 Cumartesi günü kapılarını açmaya hazırlanan 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlik programı açıklandı

TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 17-25 Kasım 2012 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 200 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor.  Bugünden itibaren yayınlanacak etkinlik programına www.istanbulkitapfuari.com sitesinden ulaşılabilir.

Onur yazarının Gülten Dayıoğlu olduğu ve ana temanın “Çocukluğum Yurdumdur-Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” olarak belirlendiği kitap fuarı birbirinden renkli çocuk etkinliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fuar süresince Gülten Dayıoğlu’nun katılımıyla çocuk edebiyatı üzerine panel ve söyleşiler düzenlenecek.

Bu sene fuarın ilk dört günü, 17-20 Kasım 2012, açık kalacak Uluslararası Salon kapsamında HollandaOnur Konuğu olarak yer alacak. Hollanda’dan yayınevlerinin katılımıyla düzenlenecek konuk ülke etkinlikleri kapsamında modern Hollanda edebiyatının önemli isimleri fuarın konuğu olacak. Bunlar arasında Kader Abdollah, Muhsin Kızılkaya ile  birlikte 17 Kasım Cumartesi günü, Henk Boom 18 Kasım Pazar günü Ahmet Ümit ile birlikte bir söyleşiye katılacak. Ayrıca Hollanda’nın önemli illüstratörlerinden Marit Tornqvist 17-20 Kasım tarihlerinde  çocuklara yönelik olarak illüstrasyon atölyeleri düzenleyecek. Modern Türkiye’nin kuruluşu üzerinde yaptığı araştırmalarıyla tanınan akademisyen-tarihçi Erik Jan Zürcher 18 Kasım Pazar günü Mete Tunçay, Mehmet Ö. Alkan ve Ahmet Demirel’in katılacakları panelde konuşmacı olarak yer alacak.

Şehir Tiyatroları’ndan bazı gazetelerde yayınlanan ‘müstehcen oyun’, ‘seyirci kaybediyor’ haberlerine cevap geldi: ‘Politik oyun’ veya ‘müstehcen oyun’ diye özel bir seçim yoktur; ‘gerici oyun’, ‘ilerici oyun’ vb. olmayacağı gibi! Esas olan öncelikle ‘nitelikli oyun’dur.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na son dönemde yapılan sistemli “eleştiri”lerin tamamı kulaktan dolma, haksız, mesnetsiz ve maddi hatalarla doludur. Sanatı, genel anlamda tiyatroyu ve asırlık geleneğe sahip bir kurumu “arsızlıkla” niteleyenler, “ödenekli tiyatroları kapatalım” baskısını uygulayanlar Şehir Tiyatroları yönetimi ve sanatçılarıyla yakışıksız bir tartışmayı zorlamaktadır.

Kurumumuzun resmi internet sitesi olan www.ibst.gov.tr adresinden oyunların en azından isim – yazar ve konularına göz atan akıl ve izan sahibi hiç kimse “İBBŞT oyunlarında % 80 cinsel sululuk ve müstehcenlik var” çıkarsamasında bulunamayacaktır.

ESAS OLAN ‘NİTELİKLİ OYUN’DUR
Bir kurum tiyatrosunda çalışanlar için “politik oyun” veya “müstehcen oyun” diye özel bir seçim yoktur; “gerici oyun”, “ilerici oyun” vb. olmayacağı gibi! Ödenekli tiyatrolarda esas olan öncelikle “nitelikli oyun”dur! Dolayısıyla Şehir Tiyatroları, Shakespeare de sahneler Moliere de; Necip Fazıl da sahneler Nazım Hikmet de… M.Ö. 480 yılında doğmuş Euripides’in tragedyasını da bugüne taşır, 17 yaşındaki Fehime Seven’in komedisini de… Oyunlarda Mevlana da konu edilir Galilei de… Binlerce yıldır icra edilen bu meslek bunu gerektirir. Tiyatro sanatı bu yüzden güzeldir ve her şeye rağmen bu çeşitliliğini koruyup sahip çıktığı sürece varolacaktır.

(…)

Sonuç olarak tiyatro “eserinde” bir ideoloji, düşünce ve inanç tema olarak işlense de “tiyatro sanatı” hiçbir zaman belli bir zümrenin belli bir inancın belli bir ideolojinin veya baskın siyasi eğilimin emrine girmemiştir. Doğuşundan bugüne varlığının yegâne temeli budur.

Altı çizilen 16 yaş uyarısı öğrencilerini oyunlara getiren hocaların ricası üzerine, çocukların algısının üstünde karmaşık metinler, argo sözcükler içeren ya da sert temaların yer aldığı oyunlarda kullanılmıştır. Bu ibare müstehcenlik ya da erotizm adına koyulmamıştır, bizler tiyatro sanatını icra ediyoruz, başka bir şey değil.

Yaşadığımız bugün için Şehir Tiyatroları’na ne hükümetten ne iktidar partisinden ne de bağlı olduğumuz kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden repertuara ilişkin herhangi bir “resmi” talep veya baskı gelmiştir. İBB Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu’nda Belediye tarafından atanan üyeler varken, Kültür Daire İşleri Başkanı aynı zamanda Repertuar Kurulu’na başkanlık ederken; dışarıdan hiçbir resmi sıfatı olmayan kişilerin, yüz yıllık bir kurumu ve çalışanlarını “ilgili mercilere” ihbar etme çabası trajikomiktir ve hepsinden önemlisi tiyatro sanatına gönülden destek veren ve her zaman yanımızda olan Sayın Başkan Kadir Topbaş ve ekibine büyük haksızlıktır.

 

SANAT VE İSTATİSTİKLER 
İBB Şehir Tiyatroları adı üstünde İstanbul Büyükşehir Belediyesin’e bağlı bir kurumdur. Ancak unutulmamalıdır ki, İBBŞT öncelikle bir “sanat” kurumudur. Şehir Tiyatroları, sınırlı olanaklarına rağmen, repertuarındaki 60’ın üzerindeki oyunu 175 sözleşmeli memur sanatçının yanı sıra sınırlı sayıdaki teknik kadrosuyla seyircisiyle buluşturma başarısını gösteren bir yapıdır. Yine Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri doğru kabul edilerek oranlama yapılsa bile tiyatro çalışanlarının azımsanmayacak bir bölümünün en azından “yoksulluk sınırında” ücret aldığı bilinmektedir.

 

Şehir Tiyatroları’nın “seyirci kaybettiği” yargısı gerçeği yansıtmamaktadır. Buna kaynak olarak verilen İstatistik Kurumu verilerinde 2009-2010-2011 yılları karşılaştırılmış, buna göre 2009 yılında 401.522 olan seyirci sayısının bir sonraki yıl 421.884’e yükseldiği ancak 2011 yılında 12734 kişi; doluluk oranında ise bir önceki yıla göre %2’lik bir azalma olduğu belirlenmiş.

 

Şehir Tiyatroları elbette her yıl bir öncekine göre daha fazla seyirciye ulaşmayı hedefler. Ancak sorun edilen rakam 12.734 kişi ise bunu tamamlamak bir kurum tiyatrosu açısından hiç de zor olmasa gerekir. Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yapılacak birkaç temsille veya –hizmete açılması durumunda– Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek festival oyunlarıyla bu istatistiklerin üzerine çıkılabilir.

Ayrıca söz konusu haberde hiç değinilmeyen fakat bu yıl 27.’si düzenlenen Çocuk Şenliği’nde 28 farklı oyunla 40 bin’in üzerinde çocuk seyirciye ve yine 27 yıldır düzenlenen Genç Günler’de 65 farklı oyunla 116 gösteri ücretsiz olarak sunularak 50 bin’in üzerinde genç seyirciye ulaşılmıştır.

İBBŞT’nin asıl hedefi ise rakamların çok daha üstündedir. Şehir Tiyatroları yönetimi şu kesimden veya bu kesimden değil; o semtten bu semtten değil; ve hatta üç yüz – beş yüz bin de değil 15 milyon İstanbullu’ya ulaşmayı amaçlamaktadır. 2014 ve 2023 yılına dair hedefler doğrultusunda bu yönde dev projelerin hazırlığı yapılmaktadır.

 

Bütün bunların ötesinde, bir tiyatronun repertuarının niteliğini, bir oyunun başarısını ya da başarısızlığını bu istatistikler belirlemez. Aynı şey tüm sanat ve edebiyat dalları için de geçerlidir. Türk sinemasında 4 buçuk milyon izleyiciye koşan “Recep İvedik” rekor kırarken, Cannes’da “Jüri Büyük Ödülü” alan “Bir Zamanlar Anadolu”da ancak 150 bin kişiye ulaşabilmiştir.

 

Söz konusu haberde ve istatistiklerde yer almayan şu bilgilerin de kayda geçmesi gerekir: İBB Şehir Tiyatroları aldığı davetlerle yurtiçinde Adana, Adapazarı, Ankara, Bursa, Büyükçekmece, Giresun, İzmir, GAP, Mardin, Silivri’ye; yurtdışında Almanya, Arnavutluk, Kıbrıs, Kırım, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Suriye’ye toplam 52 turne düzenlemiş ayrıca 13. Uluslararası Devlet Tiyatroları Sabancı Adana Uluslararası Tiyatro Festivali, 17. Uluslararası İstanbul Kültür Sanat Vakfı Tiyatro Festivali, 16. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 6. Uluslararası Eskişehir Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 17. Romanya Sibiu Uluslararası Tiyatro Festivali’nde ülkemizi ve tiyatromuzu başarıyla temsil etmiş; ulusal ve uluslararası alanda 2009-10’dan bugüne toplam 120 daldaki adaylıktan 74 ödüle layık görülmüştür.

 

Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki, yalnızca tiyatro ve özellikle Şehir Tiyatroları oyunları için değil, herhangi bir kültürel etkinliğin “yaygın” hale gelebilmesi için en önemli unsur tanıtımdır. Şehir Tiyatroları yalnızca birkaç gazeteye ve tiyatro dergisilerine verdiği ilanlarla tanıtım yapmaya çalışmaktadır. Arzu edilen her mecrada reklam ve haberlerin çıkması, belediyelerin sunduğu olanaklarla kentin dört bir yanında İstanbul ve Türkiye seyircisine tüm oyunların tanıtılmasıdır ki önümüzdeki yıllarda bu hayalin de gerçekleşeceğine eminiz…

Zaman Gazetesi’nin 20 Şubat 2012 tarihli nüshasında önce Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri sunularak seyirci sayısının düştüğü “belirlenmiş” ardından kişisel kanaatler, yanlış bilgilendirme ve yönlendirme sonucu maddi hatalar yapılmıştır.

“Koltuk sayısı artarken seyirci sayısı düşmüştür” anlamakta zorlanıyoruz, salon sayımızda bir değişim olmamıştır -iki küçük çocuk tiyatrosu sahnesi hariç– ki bu iki küçük salon da ifade edilen dramatik artışı oluşturmaktan uzaktır. Devlet Tiyatroları’nın “70 ilde 70 sahne” projesiyle mi karıştırıldık acaba diye düşünmekteyiz.

“Repertuardaki sıkışıklık, eserlerin ‘olgunlaşmadan’ seyirci karşısına çıktığı yönünde eleştirilere sebep oluyor.”

Görsel ya da yazılı basında bugüne kadar böyle bir “eleştiri”ye rastlanmamıştır. Gazeteye bu minvalde “bilgi” sunan Devlet İstatistik Kurumu değilse, eleştiriyi yapan “kişi ya da kişilerin”, bu cümleyi de açıklaması gerekmektedir. Gerek Şehir Tiyatroları’nda gerekse de profesyonel hiçbir tiyatroda bir eser hazırlık sürecini tamamlamadan seyirci karşısına çıkamaz. Şehir Tiyatroları’nda kimi oyunun provası 9 ay, kimi oyunun 2 ay sürer. Bir tiyatro sezonu 3 turda tamamlanır; Mayıs ayında ilk okuma provasını yapan oyunlar Ekim ayında sezon açılışını yaparlar. Kasım ayı itibariyle ikinci tur oyunların provası başlar ve en az iki aylık sürecin sonunda premier yapar. Ocak sonrasında ise üçüncü tur oyunların provaları başlar ve Mart ayında seyirciyle buluşur. Repertuar tiyatroları dünyanın her yerinde bu şekilde çalışır.

“Bazı yönetmenlerin oyunlarını kenar semtlere götürmek istememesi” komik bir iddia olarak görünmektedir. Çünkü Şehir Tiyatroları, sahnelerin teknik imkânları elverdiğince, her oyunu her sahneye götürmeye çalışmaktadır. İddia edildiğinin tam aksine, yönetmenlerin ve oyuncuların talepleri de hep bu doğrultuda gerçekleşir. Bugüne kadar İstanbul’un tarihi mekânlarında, sokaklarında, meydanlarında ve kenar semtlerinde de oyunlar oynanmış bundan sonra da oynanacaktır. Mevsime bağlı olarak özellikle festival ve şenlik açılışları hep açık mekânlarda gerçekleştirilmiştir. Bunun da ötesinde Şehir Tiyatroları yönetimi, teknik anlamda uygun gördüğü her yere oyunlarını göndermektedir. Tiyatro çalışanları da bu konuda özel taleplerde bulunamaz. Aylık Oyun Programı ise Sahne Direktörlüğü tarafından hazırlanıp Genel Sanat Yönetmenliği tarafından onaylanır. Buna göre İstanbul’un çeşitli semtlerindeki her sahnede, hemen hemen her oyunun 2 hafta boyunca oynamasına dikkat edilmektedir.

“Oyuncu performansı” denilen şey de iddia edildiğinin aksine “bir bütündür, bölünemez”; ancak bugüne kadar hep “tiyatro oyuncularının çalışmadan haksız kazanç elde ettiği” türünde yanlış iddiaların göz önüne alınmayarak 4-5 oyunda birden oynayan Şehir Tiyatrosu sanatçılarının özverisine dikkat çekilmesi aslında bir “düzeltme” niteliği taşımaktadır.

Şehir Tiyatroları’nın yoğun bir repertuarı özveriyle sırtlayan bir tiyatro olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. 15 milyonluk nüfusa hitap edebilmek için 60’ın üzerinde oyun, son derece düşük maliyetle ve dar kadroyla gerçekleştirilmektedir. Ve Şehir Tiyatroları, kurulduğu günden bu yana ilk defa çok “ürettiği için” eleştirilmektedir.

 

“Başarılı oyunların oynatılmaması”: İma edilmeye çalışıldığı gibi hiçbir tiyatro kurumu, başarılı prodüksiyonlarını harcamaya çalışmaz. Üstelik “Dünyanın Ortasında Bir Yer”i buna örnek göstermek hiç doğru olmaz. Çünkü bu oyun Türkiye’de ilk kez şu andaki genel sanat yönetmenimiz Ayşenil Şamlıoğlu büyük beğenisi rejisiyle 2007 Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmiştir. “Dünyanın Ortasında Bir Yer”in İBBŞT repertuarında da özel bir öneme sahiptir. Oyun iddia edildiğinin aksine bu yıl 14, geçtiğimiz yıl 39, premier yaptığı 2009-10 sezonunda ise 25 gösterim yapmıştır. 2011 Uluslararası Şam Tiyatro Festivali’nde de ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 25 Şubat’ta oynamak üzere Mardin’de düzenlenecek festivale Şehir Tiyatroları yine bu oyunla katılmıştır. 2010 yılında premier yapan “Dört Kişilik Bahçe” bugüne kadar 88 gösterim yapmıştır. Oyun, dekorunun ağırlığından ve teknik güçlüklerinden ötürü bazı sahnelerde oynama imkanı bulamamış ve artık kâfi derecede seyirciye ulaştığı için doğal olarak daha seyrek sahnelenmektedir. Yine 2010 yılında premier yapmış olan “Binali ile Temir” ise bugüne kadar toplam 109 gösterim yapmış, 2012 Ocak’ından bugüne de 14 kez daha oynamıştır.

Geçtiğimiz sezonlara ait oyunların üzerine, sınırlı kadroyla, yeni oyunlar da sahnelenmiştir. Kadro darlığı nedeniyle aynı oyuncuların farklı oyunlarda çakışması söz konusu olabilir. Aylık oyun programı doğal olarak yeni prodüksiyonlara ağırlık verilerek düzenlenir. Dünyanın tüm tiyatrolarında işleyen program süreci bu şekildedir.

Şehir Tiyatroları her şeyden önce bu kentin tiyatrosudur. Bugüne kadar yalnızca tahsis edilen sahnelerde değil, İstanbul’un sokaklarında, köprülerinde, meydanlarında, varoşlarında da oyunlar oynamış bundan sonra da oynamaya devam edecektir. Bir kurum tiyatrosunun herhangi bir sahneye “en zayıf prodüksiyonlarını” göndermesi eleştirisini akılla ve mantıkla izah edebilmek mümkün değildir. “Zayıf” prodüksiyondan kastedilen nedir? Tek kişilik ve hatta dekoru bile olmayan bir oyun, gerek metin gerekse oyunculuk ve görsel anlatım açısından son derece “güçlü” olabilir. Buna örnek pek çok oyun yıllardır her sahneye, yurt içi ve yurtdışı turnelere gönderilmektedir. Dolayısıyla prodüksiyon açısından ne seyirci ne de kurum “zayıf”, “iri”, “dev”, “minik”, “butik” gibi ayrımlar yapar.

 

Şehir Tiyatroları bir sanat kurumudur; besi çiftliği değildir. Küçükçekmece Sefaköy Kültür Merkezi’ne ve diğer merkezlere ancak aylık programın yoğunluğuna göre ayrıca turne yapılabilmektedir. Turne yapılacak sahnelerde ise öncelikle teknik koşulların yerine getirilmesi gösterimlerin selameti açısından önceliklidir.

 

Sonuç olarak Şehir Tiyatroları repertuarındaki her oyun “sanatsal” anlamda tartışılabilir; ancak her kim tarafından olursa olsun provokatif bir tartışmaya malzeme edilmesini ise ancak üzüntü ile karşılarız. Özünde tiyatro sanatını, bir kurum tiyatrosunun yüz yıllık işleyişi ve repertuar politikasını suçlamaya yönelik mesnetsiz eleştiriler bizi üzülerek de olsa böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakmıştır. Kanımızca bu türden manipülatif çaba ve dezenformasyonun daha başka bir amacı olsa gerek. Bu bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve bu karalama kampanyasını durdurmak için böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldık. Ancak bundan sonra Şehir Tiyatroları’nın böylesi karalama ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı vereceği cevap sahnedeki oyunlar üzerinden olacaktır. ”

 ————————————————————————————

 Nar Sanat Haber Editörününden :   Her şey bir yana eleştiriye konu olan oyun yıllar önce sahnelenmişti eleştiriyi getirenler o tarihlerde nerede yaşıyorlardı acaba? 

“Günlük Müstehcen Sırlar Türkiye’de daha önce 1994 yılında Tiyatrofil tarafından sahnelenmiştir. Üstelik Tiyatrofil bu oyunla 1995’teki 7. Uluslararası Tiyatro Festivali programında da yer almıştır.(Günlük Müstehcen Sırlar’ın bu sahnelemesinde emeği geçenleri hatırlayalım: Tiyatro Tiyatro dergisinin Aralik 1994 tarihli 44. sayisindan aktariyorum: Sevil Kuvan’in hazırladıgı “Bu Ay Sahnedekiler” isimli köşeden (s.14)… “Günlük Mustehcen Sırlar – Tiyatrofil, Yazan: M. Antonio de la Parra Çeviren: Deniz Yüce, Yoneten: Ozkan Schulze Oynayanlar: Arif Akkaya, Engin Alkan…”

Kaynak :  http://www.coskunbuktel.com/buktelkorlarkorlariizliyor.htm  )

 

TÜYAP T. tarafından 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2011, yeniliklerle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Onur Ödülleri Belli Oldu

İstanbul Sanat Fuarı’nın, her yıl plastik sanatlara katkıları ve farklı alanlardaki çalışmaları nedeniyle verilen onur ödülleri sahiplerini buldu. Türk grafik sanatına önemli katkıları nedeniyleSanatçı Onur Ödülü Sayın Prof. Dr. Yurdaer Altıntaş’a verilirken; Eleştirmen Onur Ödülü Prof. Dr. Sayın Uşun Tükel’e, Sanatsever Kurum Onur Ödülü Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’ne ve Koleksiyoner Onur Ödülü ise Prof. Dr. Münir Ekonomi’ye verildi.

Prof. Dr. Yurdaer Altıntaş’ın 60 Yıllık Çalışmaları Fuarda

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Onur sanatçısı Yurdaer Altıntaş’ın öğrencilikten başlayarak gerçekleştirdiği 60 yıllık çalışmalarından derlenen eserleri ve retrospektif niteliğinde kurgulanan bir sergi ile fuar süresince sanatseverlerin ziyaretine açılacak

Afişler, pankartlar, kurumsal kimlik tasarımları, illüstrasyonlar, kitap ve dergi kapakları, çalışma yaşamından seçilmiş fotoğraf kareleri, video görüntüleri ve basılmış işlerin temel alındığı sergilemede, karşılaştırmalı yaklaşımla, orijinaller ve taslaklar da izleyiciye sunuluyor.

Prof. Dr. Münir Ekonomi Koleksiyonu’ndan Bir Kesit: Arkeolojide Sanat

Prof. Dr. Münir Ekonomi Anayasa ve Ticaret Hukuku konusunda çalışmaları ve birçok kuruma verdiği desteğin yanı sıra sanat ve arkeolojiye yönelik sorumluluğuyla bize önemli eserleri sunuyor.

Sanatın her dalından; müzikten edebiyata, seramikten resme kadar birçok alanda geliştirdiği bilgi birikimiyle Prof. Dr. Münir Ekonomi koleksiyonundan bir bölümünü İstanbul Sanat Fuarı’nda sergileyecek.

Serginin ilk bölümünde, T.C Turizm Bakanlığı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gözetiminde korunan 150 arkeolojik nadide eser özel izinle sergilenecek. Arkeolojide Sanat başlıklı sergide, Prof. Dr. Münir Ekonomi’nin koleksiyonundan maddi kültür varlıkları olarak tanımlanan arkeolojik buluntuların, günümüze ulaştırdığı bilgilerin bir özetini sunuyor

Sergide, Kalkolitik Dönemden Bizans Dönemi’ne uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserler yer almaktadır. Serginin ilk bölümü; Gündelik Yaşam ve Sanat, İnanç ve Sanat, Savaş ve Sanat, Gömü Gelenekleri ve Sanat başlıklarından oluşuyor.

Resim ve heykel koleksiyonun yer alacağı sergide ise  Fikret Mualla, Mehmet Nejat Devrim, Nuri İyem, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mehmet Güleryüz gibi Türkiye Sanat Tarihinin önemli ressamlarının resimlerinden oluşuyor.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu

“Cennetin Kıyıları” Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi

XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyılın başlarında İstanbul’da faaliyet gösteren fotoğraf ustalarının eserlerinden oluşan ve Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu’ndan derlenen Cennetin Kıyıları Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi sergisi, bir devrin İstanbulu’nu tüm çarpıcılığıyla gözler önüne seriyor.

Usta fotoğrafçılar James Robertson, Félice Beato, Sébah & Joaillier, Abdullah Biraderler, Guillame Berggren ve Gülmez Biraderler, dönemin ağır ve zahmetli teknikleriyle çekilmiş fotoğraflarla İstanbul’un geçmişteki çehresini belgelemekle kalmıyor, bir sanayi merkezi, hatta büyük bir metropol haline gelmiş, silueti bambaşka bir görünüme kavuşmuş olan bu şehrin kıyılarında bizleri Karaköy’den Rumelifeneri’ne uzanan keyifli bir yolculuğa çıkartıyor.

İstanbul’un tarihinde ayrı bir uygarlık adasıdır Boğaziçi. Kendine özgü kültürü, ince bir zevki ve hayat üslubu vardır. “Yeni Hayat”ın bu zarif coğrafyası, imparatorluk kentinin karmaşasına, doğanın kucağında olgunlaşarak katılır. Yeşil ile mavi arasına yerleşmiş yalı mimarisi, mehtap âlemleri, Şirket-i Hayriye vapurları, balıkçı köyleri, lodosu, korularında misafir ettiği göçmen kuşları, dalyanları, insanda hüzün ve huzur karışımı o tuhaf duyguyu yaratan iklimiyle  İstanbul estetiğinin başlıca mimarıdır. “Cennetin Kıyıları”, imparatorluğun hayal perdesinden 19. yüzyıl fotoğrafçılarının objektifine yansıyan son görüntülerle Boğaziçi uygarlığına tanıklık eder.

İtalya’dan Önemli Sergiler

İtalya’nın tüm bölgelerinden katılan 100 sanatçı “Image of Italy-Art As An Ambassador Of The Italian Culture Worldwide” başlıklı bir sergiyle fuara konuk oluyor.

Ayrıca İtalya’dan Bergamo Sanat Fuarı’ndan gelecek 10 önemli sanatçının eserleri de “Young Italian Artist For Istanbul” isimli bir seçkiyle fuarda yer alıyor.

Fuarda Pek Çok Sanatçının İşleri Sergileniyor

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Artist 2011,  bu sene bir çok önemli sanatçının işlerini Tüyap-Büyükçekmece’ne taşıyor. Yaklaşık 1000 sanatçının yanı sıra birden fazla bağımsız grup ve inisiyatif sergilerinde yüzlerde genç sanatçı fuarda işlerini izleyiciye sunuyor. Bu sene üç farklı salonda açılacak olan Artist- 2011 yaklaşık 15.000 metrekarelik bir alanda kuruluyor.

Türkiye’den Bağımsız Gruplar ve Sanat İnisiyatifleri

İstanbul Sanat Fuarı’nın vazgeçilmezi haline gelen bağımsız gruplar ve sanat inisiyatifleri bu sene de önemli sergiler ve güncel sanatın farklı disiplinlerinden işlerle ARTİST 2011’un alternatif rengi olmaya devam ediyor. Toplam 32 Bağımsız Sanat Grubu ARTİST 2011’de yer alıyor. 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda yer alacak bağımsız gruplar şöyle: “Ofis”, Alternatif Platform, ant – Art, AR+I 3, Artivist, Atölye 1 Butavision, Disorientation, Direnç Noktası, Doğuyorum Sanat Evi, Fi-Gür, Galeri Baraz Koleksiyonu, Genç SanatSanal Müzesi, Göçebe Bağımsız Sanatçı İnisiyatifi, Gravürhane Greyart, Grup Amigdala, Grup Gode, Grup İmge, Güzelliğin Çoğaltılması, Hal Ve Gidiş, Iv, Kolektif, Mardin Sanat, Pürdikkat, Radar Sanat, Rhmıx Art Duo / Rhmıx Sanat İkilisi, Sanatçı Atölyeleri & Ressam, Trio, Üçleme, Yerdegezen, We Are Allone*

Sanat’ı Tartışıyoruz

21 Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda düzenlenecek söyleşi ve panellere sanatçı, akademisyen, eleştirmen, uzman ve kurum temsilcileri konuk edilecek. Bu kapsamda Kemal İskender’in konuşmacı olduğu  “İdealin Görünüşü, Görünüşün İdealleştirilmesi ve İkon Kırıcılık, Bosphorus Sanat Gazetesi’nin düzenleyicisi olduğu  Sanat ve Medya”Karşı Sanat Çalışmaları’nın düzenlediği “Diyarbakır Hapishanesi Ne Yana Düşer” konuları fuarda  tartışmaya açılacak.

Fuar Saatleri Değişti

ARTİST-2011 İstanbul Sanat Fuarı hafta içi 11.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 11.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. İstanbul SanatFuarı kapanış günü olan 20 Kasım 2011 Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı, 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ile eş zamanlı düzenlenmektedir.

 

Kynk. : http://www.galatagazete.com

“Onur Konuğu:Mısır” ülke standı ve etkinlikleri 12-15 Kasım 2011 tarihleri arasında Uluslararası Salon’da yer alacak.

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de düzenlenecek 30. Uluslar arası İstanbul  Kitap Fuarı’nda Mısır  edebiyatı ve kültürüyle konuk ülke olacak.

Bu sene 30. yaşını kutlamaya hazırlanan İstanbul Kitap Fuarı ve Mısır’ın Onur Konuğu olarak fuarda düzenleyeceği etkinlikler hakkında detaylı bilgi vermek üzere bir basın toplantısı düzenlendik.

Basın toplantısı, Mısır Büyükelçisi Sayın Abderahman Salaheldin, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Sayın Metin Celal ve TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Kültür Fuarları Genel Koordinatörü Sayın Deniz Kavukçuoğlu’nun katılımıyla 27 Eylül 2011 Salı günü saat 11.00’da Taxim Hill Otel’de gerçekleştirilecektir