Şunun için etiket arşivi: biri

gotik-mimari-nedir

gotik-mimari-nedirŞimdi Gotik Mimari olarak tanımladığımız mimari stil ilk olarak 1140 civarında kuzey Fransa’ da doğmuştur. Paris’te daha uzun, daha aydınlık ve daha hacimli kiliselerin inşaatı sürecinde bu stil iyice yayılmıştır. İlerleyen yıllarda bu stil kalelerde, saraylarda, köprülerde şehir duvarlarında ve kapılarında da kullanılmıştır.

Gotik Mimari Özellikleri Nelerdir?

Gotik Mimari Ortaçağ’da sıklıkla karşılaşılan sorunlar sonrası ortaya çıkmıştır. 1100-1200’lerde yapıların mimarisi oldukça limitli, ilkel, karanlık ve soğuktu. Gotik Mimari bunun gibi sorunları çözmeyi hedeflemiş ve aydınlık, hoş, havadar yapılar inşa edilmesini sağlamıştır.

O halde bir yapının Gotik Mimari ürünü olduğunu nasıl anlayabiliriz? Bu stili diğer mimari stillerden ayıran özellikler nelerdir? Şimdi bu ana karakteristik özelliklere bakalım:

  • Gotik Mimari’den önce erken Ortaçağ mimarları ağır taş duvarların yüklerini yaymakta zorlanıyorlardı. Bu da yapıların genellikle kısa ve ince olmasına yol açıyordu. Çünkü aksi takdirde ağırlığı taşıyamayan yapıların çökebileceğini düşünüyorlardı. Gotik Mimari’nin bilinen en önemli özelliklerinden birisi ise yapıların boyuydu. Bir takım yeni inşaat teknikleri mimarların ağırlıkları yayabilmelerini sağlıyordu. Bu sebeple gotik mimari eserleri oldukça uzun, diğer bir deyişle gökyüzüne kadar ulaşan yapılar olabiliyordu ki bu da katedral ve kiliseler için paha biçilmezdi.
  • Mimarların ağırlıkları yayabilmelerine yardımcı olan inşaat tekniklerinden birisi olan dayanma kemeri Gotik Mimarinin karakteristik özelliklerinden bir diğeridir. Bu kemerler ağırlığın yayılmasını sağlayarak duvarların üzerindeki yükü alıyor ve bu yükü direkt olarak zemine transfer ediyordu. Ayrıca dayanma kemeri pratik ve dekoratifti. Esere destek sağlamanın yanı sıra ayrıntılı dizaynı ve olağanüstü süslemesi ile de dikkatleri çekiyordu.
  • Sivri uçlu kemerlerin kullanımı ise Gotik Mimari eserlerinin iç kısmında dikkati çekmekteydi. Sivri uçlu kemerler de aynı şekilde hem pratik hem de dekoratifti. Sivri uçlu kemerler efektif bir şekilde ağır tavanların ve hacimli dizaynların gücünün yayılmasını sağlıyordu. Aynı zamanda eski yapılarda kullanılan sütunlara oranla çok daha fazla ağırlığı destekleyebiliyordu. Daha güçlü kemerlerin kullanımı daha fazla dikey uzunluklara olanak sağlıyor ve yapılar gökyüzüne kadar uzanabiliyordu.
  • Sivri uçlu kemerlerin başarısı sonucu gotik mimarinin bir diğer karakteristik özelliği olan kubbeli tavanlar ortaya çıkmıştır. Kubbeli tavanlar sivri uçlu kemerlerin teknolojisini kullanarak gücün ve ağırlığın dağılmasını sağlıyorlardı. Aynı zamanda uzun ve heybetli bir izlenim yaratan kemerler, kubbeli tavanları da ihtişamlı ve zarif kılıyorlardı. Gücün kubbeli tavanlarla dağıtılmasının sağlanması tavanların farklı şekil ve boyutlarda inşa edilmesine de olanak sağlıyordu. Gotik Mimari’den önce ise tavanlar sadece daire ya da dikdörtgen biçiminde olabiliyorlardı.
  • Gotik Mimari’den önce kaleler ve erken Ortaçağ yapıları yaşamak ya da ibadet etmek için oldukça depresifti. Özellikle kaleler nemli ve küflü mekânlardı. Büyük bir çoğunluğu yeterince güçlü olmadıkları için taş duvar çatılarla desteklenemiyor, tavanlar genellikle tahtadan yapılıyordu. Bu da yağmurun rahatlıkla içeri girmesine olanak sağlıyordu. Ayrıca bu yapılar karanlık ve donuklardı. Pencereler de genellikle küçüklerdi. Gotik Mimari ise ışığı, renkli pencereleri, havadar iç mekânları vurguluyor, böylece kaleler ve kiliseler daha güzel ve görkemli yapılara dönüşüyorlardı.
  • Gotik Mimari’nin karakteristik özelliklerinden bir diğeri de yaratık şeklinde heykelciklerdi. Çatılara ya da siperlere kondurulan bu heykelcikler dekoratif bir görünüm sağlıyordu. Bu heykelciklerin kullanım amacı ise çatıda biriken suyu ağızlarından boşaltmaktı. Böylece su kuvvetli bir şekilde zemine dökülmüyor, heykelciklerin ağzından yavaşça akıyordu.
  • Gotik Mimari ile birlikte yapılar sadece fonksiyonel olmaktan çıkmış, aynı zamanda estetik ve güzel olmaları da sağlanmıştır.

Gotik Mimari Eserleri Hangileridir?

Gotik Mimari Eserleri oldukça fazladır. Ancak aşağıda en çok bilinen bazı örneklere göz atabilirsiniz:

  • Fransa da Notre Dame Katedrali, Amiens Katedrali, Arras Town Hall, Bourges Katedrali, Chartres Katedrali, Strasbourg Katedrali
  • İngitere’de Salisbury Katedrali, Westminster Abbey, Canterbury Katedrali
  • İtalya’ da Milano Katedrali, Basilica of San Francesco d’Assisi, Castel Del Monte, Siena Katedrali
  • Polonya’ da Malbork Kalesi, Wawel Katedrali, Frombork Katedrali
  • İspanya’ da Burgos Katedrali, Seville Katedrali
  • Çek Cumhuriyeti’ nde St. Vitus Katedrali, St. Barbara’s Kilisesi, Prague Kalesi, Prag’ taki Charles Bridge
  • Belçika’ da Antwerp Katedrali, Bruges City Hall, St. Peter’s Kilisesi, Brussels Town Hall, Tournai Katedrali
  • Danimarka’ da Roskilde Katedrali
  • Almanya’ da Aachen Katedrali, Cologne Katedrali, St. Martin’s Kilisesi, Frankfurt Katedrali

Gotik Mimari Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Romanesk eserler yatay düzlemdeyken, Gotik eserler dikey düzlemdedir.
  • Gotik eserlerin yükseklikleri, Romanesk eserlerin yüksekliklerinin yaklaşık iki katıdır.
  • Gotik Eserlerinin pencereleri genellikle zengin vitraylarla süslenir.
  • Hem iç hem de dış süslemeler ince işçilik ürünüdür.
  • Bir yapının sadece kapısına bakarak bile Gotik olup olmadığı anlaşılabilir.
  • 13. Yüzyılda çok fazla katedral yapılmaya başlanmıştır. Böylece ekonomide de gelişme gözlenmiştir.
fovizm

Tarihe şöyle bir göz atarsak onlarca sanat akımının olduğunu görürüz. Her bir sanat akımının kendine has özellikleri vardır ve bu özellikler sayesinde diğer akımlardan ayrılırlar. Fovizm de bu sanat akımlarından bir tanesidir ve 1898 ile 1908 seneleri arasında Fransa’da Henri Matisse tarafından geliştirilmiştir. Bu akımın en belirgin özelliği göz alıcı ve canlı renklerin kullanılmasıdır.  Bu akım ilk kez 1905 senesinde Paris’te açılan bir sergide duyulmuştur. Bu sergiye katılanlar farklı bir anlatımla karşılaşmış ve doğrudan sürülen renkler ile bozuk perspektif onları şaşırtmıştır. Sergiye katılan eleştirmenlerden birisi olan Louis Vauxcelles bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les fauves adını vermiştir ve akım da ismini buradan almıştır.  Fovizm’in Özellikleri Nelerdir? Canlı, çiğ, sert ve bağıran renkler doğrudan kullanılır. Temiz ve düz renkler kullanılmalı, resim sade olmalıdır. Bu akımda ön planda çarpıcı renk tonları vardır ve renk şiddetine önem verilir. Bununla birlikte derinlik resimden atılmıştır. Eğer resimde ışık alan bölgeler ya da uzaklıklar gösterilecekse bu renk değişiklikleri ile yapılır. Bazı kaynaklara göre izlenimcilik akımının devamı olarak belirtilir. Resimdeki anlam ya da duygu renklerle anlatılmaktadır. Fovizm’de boyalar direkt tuvale sıkılmaktaydı. Resimlerde konu genellikle natürmort, insan figürleri ya da peyzajdı. Fovizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler  Fovizm akımının öncüleri olarak bilinen Henri Matisse ve Andre Derain, Gustave Moreau’nun öğrencileridir. Fovizm, ilk olarak Vincent van Gogh, Paul Gauguin, Paul Cezanne ve Georges Seurat’dan ilham almıştır. 1908 senesinde bu akımın sanatçıları başka hareketlere ( bilhassa kubizme ) geçmiş ve böylece fovizm akımı son bulmuştur. Fovizm denince akla gelen sanatçılar şöyledir: Henri Matisse, Andre Derain, Raoul Dufy, Van Dongen, Maurice Vlaminck, Albert Marquet, Othon Friesz, Georges Braque ve Georges Roulaut’dur. Fovizm akımına örnek olabilecek bazı resimler şunlardır: The Green Line ( Henri Matisse ), Woman With A Hat ( Henri Matisse ), The River Seine at Chatou ( Maurice de Vlaminck, Regent Street, London ( Andre Derain ).

fovizm-nedir

Görsel: Maurice de Vlaminck

Henri Matisse Kimdir?

Fovizm akımının öncülerinden birisi ve belki de en önemlisi olan Henri Matisse tarihteki önemli ressamlardandır. Önce hukuk eğitim almış ama asıl istediği bu olmadığı için Paris’e gitmiş ve resim eğitimi almaya başlamıştır. Fovizm akımının ortaya çıkmasına neden olan sergiye katılmış ve sergiye katılanlar burada yer alan resimlerdeki anlatımı oldukça farklı bulmuştur. Bugün Matisse renklerin özgürlüğüne katkıda bulunmuş bir ressam olarak anılmaktadır.

Andre Derain Kimdir?

Andre Derain de tıpkı Henri Matisse gibi fovizm akımının liderlerindendir. İki ressam beraber yaptıkları resimleri bir sergide sunmuşlardır. Bu sergi sonunda bir eleştirmen bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les Fauves adını takmış ve böylece Fovizm akımı ortaya çıkmıştır.

fovizm

Andre Derain denince ilk akla gelen Londra resimleridir. Bu şehri daha önce birçok ressam çizmiştir, ancak Derain’in resimleri bunlardan farklıdır. Ressamın Londra resimlerine canlı renkler hakimdir.

purizm-nedir

Pürizm, mimar Le Corbusier ve ressam Amedee Ozenfant tarafından ortaya konulmuş ve Kübizm sonrasında ona tepki olarak doğmuş, ancak aynı zamanda da Kübizm’in farklı bir formu olarak bilinen sanat akımıdır. Bazı makalelerde pürizm “ Arıtılmış ve birbiriyle ilişkili öğelerin birleşmesi “ olarak da tarif edilir. Le Corbusier ve Ozenfant ilk olarak 1918’de After Cubism ( Kübizm Sonrası ) adlı küçük kitaplarında Pürizm’in prensiplerini tarif etmişlerdir. Kübizm’in 1914’den sonra yaygınlaşan, resmedilmeye değer ve dekoratif görünümlerini elimine etmeye çabalamışlardır. Bunun yerine matematiksel düzen, saflık ve mantığın vurgulandığı bir sanat akımı olan pürizmi geliştirmişlerdir. Bu düzen, saflık ve mantığı gerçekleştirebilmek için de modern, kişisel olmayan, evrensel biçimlerde olan ve makine işi olarak tabir edilen basit nesneleri resmetmeyi amaçlamışlardır. Le Corbusier ve Ozenfant makine estetiği ve tamamen çizili formların güzelliği konusunda Fernand Leger ile aynı heyecanı paylaşmıştır. Fakat onlar bir adım daha ileri giderek, bu nesneleri daha da sadeleştirilmiş geometrilere çevirip telaşsız ve sakin bir ahenk ortaya çıkarmayı hedeflemişlerdir.

Pürizmin kritik öğelerinden birisi teknoloji ve makineyi kucaklaması, mekanik ve endüstriyel bir etkiyle zamansız ve klasik bir eser ortaya çıkarılmasını sağlamasıdır.

Pürizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • La Corbusier ve Ozenfant’a göre sanat değişmezliğin ifadesi olmalıdır. Onlara göre sanat eserleri pitoresk ve rastlantısal olmamalıdır.
  • Pürizm terimi Türkçe’de Arıtmacılık olarak da bilinmektedir.
  • Le Corbusier 1946-1952 yılları arasında Marsilya’da Unite d’Habitation ( Yerleşim Birimi ) bloklarını inşa etmiş ve bu bloklar da Pürizm akımına örnek olarak gösterilmiştir.
  • 1930’larda sürrealist çalışmalar yapmaya başlayan Rene Magritte önceleri Pürist tablolar yapmıştır.
  • Fransız ressam, heykeltıraş, seramikçi olan Fernand Leger de Pürizm’den etkilenmiş ve bu akımdan yola çıkarak “ Vazo Taşıyan Kadın “ gibi eserler ortaya çıkarmıştır.
  • Amedee Ozenfant’ın “ Gitar ve Şişeler “ adlı resmi de Pürizm akımı örneklerindendir.
solfej-nedir

Bir müzik parçasının notalarını, do, re, mi gibi tek sesli adlarla okuyarak seslendirmeye denir. Bu anlamıyla solfej, bir müzik parçasının notalarını okumak ya da çalmak ile özdeştir. Müzik öğretiminde bu amaçla yapılan çalışma ve araştırmalara da solfej denir. Bu çalışma a, o, u gibi ünlülerle yapılırsa buna vokaliz adı verilir.

 Solfej çalışmasında öğrenciler anahtarları, ses aralıklarını ritimleri, tonalite ve değiştirme işaretlerini, özetle müzik yazımının bütün öğelerini tanımayı ve bunları gerçek seslere dönüştürmeyi öğrenirler. Bu bakımdan solfej müzik öğreniminde önemli bir yer tutar. Yalnızca şan öğrencileri değil, çalgı öğrencileri de solfej eğitimi görürler.

Solmizasyon ise, bir ses dizisindeki notaları hecelerle adlandırma yöntemine verilen addır. Eski Yunan, Hint ve Çin müziklerinde de solmizasyona yöntemleri vardır. Avrupa müziğinde en çok kullanılan ve günümüzde de yaygın olan solmizasyon yöntemini ortaçağda İtalyan öğretmen ve müzik bilgini Arezzolu Guido bulmuştur.

Altı notalı ses dizisini (heksakord) temel dizi olarak alan Guido, her notaya bir hecenin adını verdi. Bu heceleri, dizeleri bu notalarla başlayan Latince yazılmış olan çok tanınmış bir ilahiden aldı.

Yöntemin adı sol ve mi hecelerinden gelir. İki ana solmizasyon yöntemi vardır. Değişmeyen do adı verilen yöntemde her hece belli bir notanın adıdır ve başka bir nota için kullanılmaz. Do her tonalitede do, sol her tonalitede sol notasının adıdır. Değişken do adı verilen diğer sistemde ise, bütün tonalitelerde do birinci, re ikinci, mi üçüncü notanın adını gösterir. Dolayısıyla do, do majör ya da do minör tonunda do’yu, buna karşılık sol majör veya sol minör tonunda sol’u gösterir.

https://www.high-endrolex.com/17

İngiltere’de 19. yüzyılda şan eğitiminde yaygın olarak kullanılan tonik sol-fa sistemi de bir solmizasyon türüdür. Bu yöntem de değişken do yöntemine dayanır. Sarah Ann Glover adlı İngiliz bir öğretmenin bulduğu bu yöntem, normal majör dizisinin yedi notasını temel olarak alır. Tonik sol-fa sisteminde doh (okunuşu do), ray (re), me (mi), fah (fa), soh (so), lah (la) ve te (ti) heceleri kullanılır. Yazılı biçiminde bu heceler d, r, m, f, s, l ve t olarak kısaltılır. Diyezli notalarda bu hecelerde e (i) ünlüsü, bemollü notalarda ise a (e) ünlüsü kullanılır. Bugün eskisi kadar yaygın olarak kullanılmayan tonik sol-fa sistemi Galler’de ve İngiltere’nin kuzey kesimlerinde kulanılmaktadır.

ensemble-rustavi-narsanat

Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde Azerbaycan,  Gürcistan ve Türk Kafkas dansçıları Bakırköy Leyla Gencer’de sahneye çıkıyor.

Kafkas dans ve müzik toplulukları Türkiye’de buluşuyor.

Savaş ve aşk temaları üzerine yapılandırılmış muhteşem kareografilere ve müziklere sahip Kafkas danslarında dünyanın en ünlü ekipleri Nar Sanat öncülüğünde bir araya gelecek. Azerbaycan’da virtüoz yarışması birincisi Ramin Hüseynov ve Çahargah Grubu, Gürcistan’dan Ensemble Rustavi Grubu, Türkiye’den Yetenek Sizsiniz Türkiye ikincisi Kafkas Kartalları sahne alacak. Etkinlik Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği öncülüğünde Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde Gerçekleşecek.

Tarih: 28 Ocak 2017, Cumartesi

Saat:19:30

Kayıt ve biletler için: 0212 570 80 68 veya 0553-465-50-36

indian
Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor

Farklı ülkelerde açtığı uluslararası sergilerle ve avant-garde, belgesel, animasyon, klip, video-art ve deneysel film gibi çeşitli türlerde ödüllü kısa filmleriyle tanınan yönetmen ve senarist Ozan Adam’ın uzun metraj filmi “Körler / Jaluziler İçin”, Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor. Kült, animasyon, kopya veya komedi olmayan uluslararası ödüllü İlk Uzun Metraj Türk Bilim Kurgu Filmi olarak Türk sinema tarihine geçen “Körler / Jaluziler İçin” filmi Türkiye’de ilk kez 33. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşmuş ve film eleştirmenlerinin büyük beğenisini kazanmıştı.

indian

 

“‘Turist Ömer’ ve ‘Badi’ gibi kült motiflerin ötesine geçemeyen bilimkurgu üretimimiz, nasıl örneklerle karşılarsa karşılaşsın ‘yenilikçi’ olarak addedilebilir. “Körler-Jaluziler İçin”, bu avantajdan faydalanırken, Soğuk Savaş atmosferinde geçen ‘deneysel-gerilla dolgu bellek bilimkurgusu’ şablonuyla yol alıyor. Böylece bağımsız ruhuyla yerli bilimkurgu tarihimizin kilometre taşlarından birine dönüşüyor… Kısa filmlerindeki ‘deneysel’, ‘animasyon’ ve ‘video-art’ katkısıyla bilinen Ozan Adam, evrensel bir bilimkurgu filmine imza atıyor burada… Yönetmenin Chris Marker’ın “Dalgakıran”ında (“La Jetée”, 1962) fotoğraflarla yaptığını seviyor olması yüksek ihtimal. Stan Brakhage ve Maya Deren gibi deneysel sinemanın figürleriyle de haşır neşirdir… Filmini de anlar, ara yazılar ve birbirinden bağımsız sahneler üzerine inşa ediyor. 94 dakikada ise bunu finale ulaştırmayı beceriyor. Buradan yükselirken ise soruları ‘dolgu bellek’, ‘anı yaratımı’, ‘paralel evren’ gibi meselelerde arıyor.

O zamanlar çekilen “The Illustrated Man” (1969) ile ‘paralel evren’ kavramı ışığındaki akrabalık tartışılır. Ama sanki “Zardoz” (1974), “Sessiz Dünya” (“The Quiet Earth”, 1985), “Gerçeğe Çağrı” (“Total Recall”, 1990), “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) gibi eserlerle bildiğimiz ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgu’ şablonuyla bağ kuruyor Ozan Adam… Buradan itibaren ise ‘clean slate’ (sil baştan) yapılan zihin, ‘mind resetter’ (beyin sıfırlama) ile parçalanıyor. Bunun sonucunda karşımıza rüyalardan karmaşık bir dünya tablosu çıkıyor. Araya giren uyarılar da bir süre sonra bir dedektiflik öyküsünü canlandırıyor… Adam, açılış ile kapanış arasındaki dengeyi de iyi kurmuş… Maya Deren ve Stan Brakhage usulü deneysel bir iş, eklemlenen incelikli hikaye ile yürüyor nihayetinde… En fazla “Upstream Color” (2013) ve “Başka Bir Dünya” (“Another Earth”, 2010) gibi gerilla bilimkurgu başarılarıyla akrabalık kuran bir yapıt bu.

“Körler-Jaluziler İçin”, “Gerçeğe Çağrı”nın aksiyon mizansenini bağımsız bir ruhla inşa etmesiyle değerli… Finaldeki bakış açısından ikiye bölünen ‘dürbünle perdeye bakma’ anı ise biraz “Kutsal Motorlar” (“Holy Motors”, 2012), biraz “Mulholland Çıkmazı”nı (“Mulholland Dr.”, 2001) çağrıştırıyor. Ama film, gerçek bir gizemin peşinde koşmuyor. Ne anlatacağını baştan büyük puntolarla söylüyor… Adeta Hal Hartley’nin bilimkurgu çekmesi ve “Gerçeğe Çağrı”ya imza atmasıyla oluşabilecek durum, 60’ların bağımsız yaklaşımıyla şekil alıyor. ‘Soğuk Savaş’ korkusunun oluşabilecek tek şirket bazlı bir rejimle gelebileceği noktaya dikkat çekiliyor.

” (Kerem Akça, film eleştirmeni). “KÖRLER / JALUZİLER İÇİN” Synopsis İnsanların sadece belli bir süre belli bir kişi ( karakter ) olarak paralel gerçekliklerde yaşadıkları bir dünyada herkesin hafızaları düzenli olarak silinmekte ve uyandıklarında yaşayacakları hayatın kendilerine uygun şekilde uyarlanmış hafızaları yüklenmektedir. Seintn ise hafızası tam olarak silinemediği için geçmişten kalan diğer karakterlerin kişiliklerinin hafızalarından kalıntılarla ve bu durumun getirdiği beklenmedik sonuçlarla yaşamaya mahkumdur. Bundan dolayı çok kişiliklilik sendromu, kişilik bölünmesi gibi pisikolojik sorunlarla mücadele etmek durumundadır fakat kendisi bu durumun farkında değildir ve dolayısıyla toplumun düzenini tehdit eden özelliklere sahip olduğu için bir suçlu olarak aranmaktadır

antalya-film-festivali

Kerem Akça, 53. Antalya Film Festivali’ndeki ödül töreni heyecanını değerlendirdi.

antalya film festivali

16 Ekim’de başlayan 53. Uluslararası Antalya Film Festivali Pazar gecesi EXPO’daki törenle son bulacak. Ulusal yarışmada “Albüm” ve “Tereddüt” önde, onları “Siyah Karga”, “Babamın Kanatları” ve “Rauf” izliyor.

TÜRK KÜLTÜRÜYLE YOĞRULMUŞ ‘RÜYA’ TANIMI

“Rüya” ve “Toz”la, iki kadın hikayesi ile 12 filmlik yarışmayı noktaladım. Derviş Zaim, bu kez bir bilimkurgu filmine imza atmış. Ama işin içine dini ve kültürel motifler de sokmuş. Yedi Uyurlar efsanesini ‘aynı karakteri oynayan dört oyuncu’ kurallı olarak canlandırmış. Ana karakterin cami yapmak isteyen bir mimar olması da aslında ‘çizimler’ üzerinden ‘klonlanma’, ‘reenkarnasyon’ ya da ‘seri üretim’in adını koyuyor.

“Rüya”da Taner Tokgöz’ün beceriksizliği ile “Gölgeler ve Suretler” (2010) ve “Devir”deki (2012) adeta beyaz tülbentle kaplanan çerçeveler yeniden canlanıyor. Ama ne olursa olsun son 50 dakikada bir dönüş görüyoruz. O bölümde kağıt üstünde “Hücre” (“The Cell”, 2001) ile “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) arası, Müslümanların ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgusu’, ‘uyku hastalığı’ damarıyla canlanıyor. Ama filmde 80’lerde izlediğimiz, “Başlangıç”ın (“Inception”, 2010) esin kaynağı “Dreamscape”in (1984) teknolojisi bile yok.

Açıkçası Yunan mitolojisindeki Cerberus ile eşleştirilebilecek Kıtmir, kutsal bir yol açarak eksik paydaları kapatıyor. Ama bir karakteri fazlaca oyuncunun canlandırdığı “Palindromes” (2004) devrimini göremiyoruz. Zaim’in düşüşünü perçinleyen “Rüya”, türsel yaklaşımıyla ilgi odağı olabilir.

Mimarlık estetiğine getirdiği yorumla da bir fikir jimnastiğine yol açıyor. Cami tasarımından başlayan dramatik yapısında zaman harcamadan son düzlüğe geçse ve teknolojiyle ilişkisini daha güncel hale getirme şansına kavuşsa ‘tutarlı’ veya ‘sahici’ durabilirmiş. Ama özellikle Boğaziçi Köprüsü’ne bakan köpek imgesi fazlasıyla pespaye duruyor.

“Toz” ise kötü sinematografisinin zaaflarını taşıyor. Nihayetinde de bu topraklardaki kadın sinemacıların ‘tek direnişçi kadın karakter yazayım yeterli’ yanılsamasını yansıtıyor. Öykü Karayel, kendisine anlatılan tiplemeyle ‘Afganistan’a göç’ün hüzünlü anlarını tadıyor. Oraya bakış inandırıcı dönüşlerle canlandırılmıyor. TV piyasasından bilinen Ferhat Uzundağ’ın boyutsuz görüntüleri filmi uçuruma sürüklüyor.

ÖNEMLİ ÖDÜLLERİ İKİ FİLM HAK EDİYOR

Son düzlüğe girilirken “Albüm” ve “Tereddüt”ün festival öncesi hissettirdiği ağırlık yerli yerinde duruyor. Bu seneki ulusal jüri sanki Semih Kaplanoğlu’nun gücünü ve kararlarını yansıtmak için belirlenmiş gibi. Ama üyelerin adedine bakınca kadınların ağır basması, bunların ikisinin de yabancı olması ibreyi Ustaoğlu’na döndürebilir. Diğer ödüllerde ise “Rüzgarda Salınan Nilüfer” ve “Toz”a sempati olabilir.

Açıkçası böyle dengeler ortaya çıkabilir. “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Babamın Kanatları” ise Kürt sinemasının görsel-işitsel açıdan tutarlı olabileceğini gösteren işler. “Albüm” ile “Tereddüt”ün arkasında sıralarını bekliyorlar. Birincisi kadın hikayesi olmasıyla aslında bazı ödüllere uzanabilir. “Albüm” ve “Tereddüt” bir şekilde hakkını alır, ama bazı sürpriz kararlar da görebiliriz.

KADIN OYUNCU EN ÇEKİŞMELİ DAL

Ama ‘En İyi Erkek Oyuncu’da Menderes Samancılar’ı sadece “Mavi Bisiklet” ve “Rauf”un çocuk oyuncuları sarsabilir. O da tartışmalı olur. ‘En İyi Kadın Oyuncu’ en çekişmeli dal. “Tereddüt”ün Funda Eryiğit’i ile Ecem Uzun’una ortak ödül gidebilir. Şebnem Bozoklu, Şebnem Hassanisoughi, Songül Öden, Öykü Karayel de doğrudan yarışın içinde.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da “Toz”un belki de ‘ana imajı’ Muhammed Cangören, “Rüya”daki oyunculuklara profesyonellik katan Mehmet Ali Nuroğlu ve “Babamın Kanatları”nın Müsaib Ekici’si ödül bekliyor. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’da Ecem Uzun ve Kübra Kip’in şansı var.

JÜRİ ÜYELERİNİN KADIN AĞIRLIKLI OLMASI NEYE YOL AÇAR?

En İyi Sinematografi ikinci en çekişmeli dal. “Albüm”, “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Tereddüt”ten biri alırsa kimse bir şey demez. Aksi kararlar tartışmalı olur. ‘En İyi Kurgu’ için net bir aday yok, ama “Babamın Kanatları”, “Rüya” ve “Tereddüt” bir şeyler yapabilir.

En İyi Müzik’te “Babamın Kanatları”nın ağırlığı var. ‘En İyi Senaryo’da aslında “Rüzgarda Salınan Nilüfer”, “Rüya” ve “Tereddüt” arasında bir ‘kadın hikayeleri’ yarışı görülüyor. Olursa bunlardan çıkar bir şey. Diğer metinler bir hayli zayıf.

Açıkçası kadın jüri üyelerinin dengesi ile Semih Kaplanoğlu’nun belirgin ağırlığı her şeyi belli edecek. Azınlık hikayeleri mi, sosyal gerçekçi damar mı, diyalogları öne çıkarma arzusu mu, direnişe geçen kadınlar mı, çocuk tiplemelerin duygusal boyutu mu, yoksa sinemanın evrensel tarafı mı zafere ulaşacak? Bunu Pazar gecesi göreceğiz.

Kerem Akça’ya göre ödülleri alacaklar:

En İyi Film: Tereddüt
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Mehmet Can Mertoğlu (Albüm)
En İyi Senaryo: Rüzgarda Salınan Nilüfer
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Songül Öden (Rüzgarda Salınan Nilüfer)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Muhammed Cangören (Toz)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Rüya
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Mavi Bisiklet ve Rauf’un çocuk oyuncuları
Seyirci Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kars’ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var

Kerem Akça’ya göre ödülleri alması gerekenler:

En İyi Film: Albüm
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu (Tereddüt)
En İyi Senaryo: Rüya
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Şebnem Hassanisoughi (Siyah Karga)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mehmet Ali Nuroğlu (Rüya)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Babamın Kanatları
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Genç Pehlivanlar’ın pehlivanları
Seyirci Ödülü: Tereddüt

Kerem Akça’ya göre Antalya Film Festivali’nin yarışmasındaki filmlerin sıralaması:

1-Albüm
2-Tereddüt
3-Siyah Karga
4-Babamın Kanatları
5-Rauf
6-Rüya
7-Rüzgarda Salınan Nilüfer
8-Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kar Romanı da Var
9-Mavi Bisiklet
10-Genç Pehlivanlar
11-Toz
12-Eşik

tiyatro-kursu

tiyatro-kursuBursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi tarafından bu sene 21’incisi düzenlenen “Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”, ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro gösterimiyle başladı.
Türkiye’nin en büyük ve en geniş çaplı sahne sanatları festivali olan 21. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 7-22 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Meksika, Uruguay, Çek Cumhuriyeti, İran, Rusya, Estonya,Yunanistan ve İtalya’dan olmak üzere toplam 9 ülkeden 24 ekibin iştirakiyle başladı. 17 ilçede yapılacak olan festival kapsamında 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecek. 10 atölye çalışmasının yapılacağı festivalin, 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedefleniyor. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda yapılan açılış törenine, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak, Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, Büyükşehir Belediyesi eski dönem başkanı Ekrem Barışık, öğrenciler ve yabancı davetliler katıldı.
Başkanvekili Şükrü Köse, Bursa’nın tarihi, kültürü ve sosyal hayatıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’yı Avrupa’nın ve dünyanın en gözde şehirlerinden biri yapmak amacıyla var gücüyle çalıştığını ifade eden Köse, Bursa’da üretilen değerlerinden bunu ispatladığını dile getirerek, “Uluslararası Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması, Kukla ve Gölge Oyunları festivali gibi birçok organizasyonla şehrin kültürel hayatına katkıda bulunuyoruz. Şehir tiyatrosu ve diğer oluşumlar da Bursa’nın sanat hayatına renk katıyor. 1996’da başlatılan ve bu sene 21’incisi yapılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali de şehrin simgesi olmuştur. Geniş yelpazeyi kapsayan festivalle, yerli ve yabancı toplulukları 21 senedir Bursa’da buluşturuyoruz. Bu sene 9’u yerli olmak üzere 24 ekip katılmaktadır. 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecektir. Festivalin 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedeflenmektedir. Ayrıca kardeş şehirlerimizden gelen konuklar festival havasını ve şehrin dokusunu hissedecektir. Festivalin gençlerimize ve çocuklarımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.
BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak ise, festivalde emeği geçenlere ve dünyanın 7 ülkesinden gençlere teşekkür etti.
Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, bir festivalin 21 senedir yapılmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi’ne, BKTSV’ye ve Assitej Türkiye’ye, festivale katılan sanatçılara ve tiyatroya her zaman destek olan seyirciye ve gençlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından BGST Tiyatro Boğaziçi’nin ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi ve keyifle izlendi.

 

Kaynak: Milliyet

sanat-ile-egitim
Yaratıcı işlerle uğraşanlar muhtemelen sanatın ilkokul eğitiminde önemli olduğuna katılacaklardır. Ancak okul yöneticileri buna katılmadıkları için, Arkansas Üniversitesi’nden bir grup sosyal bilimci, sanatla uğraşmanın faydalarını bilimsel olarak kanıtlamaya uğraşıyor.  Education Next ve Educational Researcher’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, müze ve performans sanatı merkezi gibi kültürel mekanlara giden öğrenciler sadece sanatla ilişkili derslerde daha yüksek notlar almakla kalmıyor aynı zamanda daha anlayışlı oluyor, tarihsel empati kurabiliyor, eğitimsel bellekleri ve eleştirel düşünme becerileri gelişiyor.

Eğitim reformu profesörü ve ekipteki araştırmacılardan biri olan Jay P. Greene, “Değişiklikler gözlenebilir ve çok dikkat çekiciydi” diyor. Özellikle bir müze gezisinin “öğrenciler üzerinde kesinlikle etki bıraktığı” gözlenmişti. Greene’e göre bu geziye katılan öğrenciler, öğrendikleri şeyleri “not almak ya da sınavdan geçmek gibi herhangi bir dış sebep gerekmeksizin” hatırlayabiliyorlar.

art_1

Büyük Bir Okul Gezisi

45,000 metrekarelik Crystal Bridges Amerikan Sanatı Müzesi, iki yıl önce açıldığında 11,000 öğrenciye ücretsiz müze gezisi sundu. Çekilişle belirlenen gruplar müzeyi ziyaret etti ve bir saatlik gezileri boyunca beş tablo incelediler. Geziler öğrenciye yönelik olarak düzenlendi, yani küratörler ders anlatmak yerine çocuklara tablolar hakkında temel bilgiler vererek, öğrencilerin tablolarla ilgili sorularını cevapladı ve tablolar hakkındaki tartışmaları yönettiler.

Kutu, Bo Bartlet

Müze gezisinden yaklaşık üç hafta sonra öğrenciler müze deneyimleriyle ilgili bir anket formu doldurdular. Ankette, gördükleri tablolarla ilgili soruların yanı sıra başkalarına karşı gösterdikleri hoşgörüye ve farklı tarihi dönemlerde yaşamış insanlarla empati kurup kuramadıklarına dair genel sorular yer alıyordu. En sonunda da, müzede görmedikleri yeni bir tabloyla –Bo Bartlet’in Kutu isimli tablosu- ilgili kısa bir kompozisyon yazmaları istendi. Müze gezisi için çekilişe katılan ama grup gezisi kazanamayan öğrenciler kontrol grubunu oluşturuyordu. Onlara da aynı şekilde empati ve hoşgörü ilgili sorular soruldu ve Kutuhakkında kısa bir kompozisyon yazmaları istendi. Daha sonra bu kompozisyonlar, bağımsız kişiler tarafından, eleştirel düşünme becerilerini değerlendirme konusunda saygın bir program temel alınarak değerlendirildi.

art_2

Sanat İnsanı Akıllı ve Duyarlı Yapıyor

Greene’in ekibi, test grubundaki öğrencilerin öğrendikleri “akademik” bilginin çokluğu ve müzede gördükleri resimlerle ilgili hatırladıklarını görünce çok şaşırdı. Öğrenciler, tablolardan birinin Büyük Buhran sırasındaki maddi desteklerle ilgili olduğunu, bir diğer tabloda ise ise kölelik karşıtlarının şeker üretimi protestosunun anlatıldığını hatırlıyorlardı.

“Bu tarihi ayrıntılar aslında küratörün standart sunumunda yoktu” diyor Green. Yani, tablolar hakkında tartışma ve soru cevap şeklindeki sunum, öğrencilerin tablolar hakkında alâkalı ve önemli sorular sormasına neden olmuştu. Ancak müze tecrübesindeki bir şey, öğrencilerin bu bilgiyi aradan neredeyse bir ay geçtikten sonra hatırlamalarını sağlamıştı. Pek çok çocuğun, sınavlarını geçmek için öğrendiği şeyleri çabucak unuttuğu düşünülecek olursa bu çok dikkat çekici bir durumdu.

Dahası, Greene’e göre, çocuklar ilk kez gördükleri bir tablonun analizini yaparken, eğer müzeye gittilerse daha gözlemci oluyorlardı. “Müzeye giden çocuklar, yeni tablodaki ayrıntıları, müzeye gitmeyen çocuklara göre çok daha iyi gördüler” diyor Greene. Müzeye giden çocuklar, tabloyu kendi deneyimleriyle ilişkilendirme, alt metinleri saptama ve sanatı farklı yorumlama konusunda da daha iyilerdi. Ayrıca, tabloda tasvir edilen insanlar ve durumlarla, kontrol grubunun yapamadığı bir şekilde empati kurabiliyorlardı.

Okulun Dışına Çıkın

“Bu araştırmadan önce insanlar bize çocukların bir müzeye gittiklerinde sadece pencereden dışarıyı seyrettiklerini söylemişti” diyor Green. “Ama durum hiç de öyle değil. Çocuklar çevrelerine dikkat ediyor, bilgiyi özümsüyorlar.” Bu, kısmen, müzede yaşanan tecrübenin ders dışı bir formata sahip olmasıyla ilişkili olabilir ama Greene araştırmanın böyle sonuçlanmasının, öğrencileri her zamanki okul ortamından çıkararak onları kültürel bir ortama götürmekle de ilgili olduğunu düşünüyor.

art_3

Greene, “Öğrencilere bir tablonun yüksek kaliteli bir reprodüksiyonunu gösterebilirsiniz ama bu aynı şey olmaz” diyor. “Müzelerin mimariyi önemsemesinin sebebi de budur. Bu binalar insanların zihinlerini, yaşayacakları tecrübeleri algılamaya hazırlar.”

Greene’e göre, “Kültürel deneyimlere aç” şehirlerde, müzeye giden ve gitmeyen çocuklar arasındaki en çarpıcı farkın düşük gelirli kesimden gelenler arasında görülmesi şaşırtıcı değil. Hayatlarında ilk kez bir müzeye giden çocuklar eleştirel düşünme, empati ve hoşgörülerinde çok çarpıcı gelişmeler kaydettiler.

Elbette okul yönetimleri hâlâ bir sanat müzesini gezmenin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini daha geleneksel konularda da geliştirip geliştiremeyeceğini bilmek istiyor. “Sanatın, bir yapbozu ya da bir matematik problemini çözerken daha iyi düşünmenizi sağlayıp sağlamayacağını bilmiyoruz” diyor Greene. “Ama matematik ya da kitap okumanın iyi olduğunu anlamamız için bunları sanat diline tercüme etmemiz gerekmiyor. Öyleyse sanatı neden kitap okuma ve matematik diline tercüme ediyoruz? Sanat kendi başına bir şey yapmaktır, biz de bunu önemsiyoruz.”

bateri-calmak

bateri-calmakBaşlangıçta bir çift baget ve bir çalışma pedi bateri çalmak yeterlidir.İlk olarak basit stick kontrol etütleri ile baget tutuşumuzu ve tuşemizi geliştiririz.Daha sonra başlangıç notaları ile elleri ve ayakları biribirinden farklı ama beraber çalmayı öğreniriz ki bu aşamada iyi bir hoca ve davula ihtiyacımız olacak.Davul,tercihen apartmanda oturuyorsak bir elektronik davul olmalı.Ama önce iyi bir hoca bulmanızı tavsiye ederim.Bulunduğunuz yerlerdeki hocaları araştırarark işe başlayabilirsiniz.İyi bir araştırma ile size gerçekten faydalı olabilecek bir hoca bulabilirisniz.Burada dikkat edeceğiniz şey eğitmenin öğretmenlik geçmişi ve referanslarıdır.İyi bir hoca sizi boşa çalışmaktan kurtarır ve yolunuzu kısaltır.Gene de bulunduğunuz yerde hoca sıkıntısı varsa internet iyi bir kaynak olabilir.Eğer ingilizeniz de biraz iyiyse uluslararası birçok bilgiye ulaşabilirsiniz.Nota öğrenmeyi önemsemenizi tavsiye ederim.İnternette ‘ tab’ denilen basit parça yazma metodu sizi çok fazla geliştirmeyecektir.’Tab’ işi kolay ama başarısız kısmıdır.Belli bir aşamaya gelene kadar tekniğinizi nota yardımı ile geliştirip daha sonra parça çalmaya çalışın.Unutmayın davulda amaç beyini dörde bölmektir.Nota ise araçtır.

Nota Gerekli midir?  EVET!

Nota şart mıdır? HAYIR…

Nota Neden Gereklidir?

Davul ya da diğer enstrümanları çalarken nota bilmek pratik yapmayı,parça çıkarabilmeyi ya  da bilmediğimiz parçaları çalabilmeyi kolaylaştıran bir araçtır.Bateri ve not beyni dörde bölmeye yarar.Bir hocanın söyleyerek ya da çalarak tarif edemeyeceği birçok etüdü nota ile kolaylıkla çalışabiliriz.Nota amaç değil, araçtır.Nota ile öğrenin sonra tüm bildiklerinizi unutup notasız çalın. Amaç budur..

burs-veren-kurumlar

Kalebodur KSV Bursu

Burs Miktarı       :              belirtilmedi

Başvuru tarihi    :              15 Eylül / 10 Ekim

Burs ilanı             :              bursverenkurumlar.com

Kalebodur Seramik San. A.Ş. şirketleri tarafından kurulan Dr. (h.c.) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olan KSV her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs yarımı yapmaktadır. 2001 yılından bu yana kesintisiz bur yardımı yapan vakıf aynı zamanda öğrencilere staj imkanı da sağlamaktadır.

Öğrenci buluşmaları;

Burs imkanının yanında KSV öğrencileri, yılda iki kez düzenledikleri Geleneksel Öğrenci Buluşmaları etkinliği sayesinde farklı üniversitelerde ki öğrencileri bir çatı altında toplayarak tanışmalarını sağlamaktadır. Çanakkale Kalebodur Seramik A.Ş. fabrikasında düzenlenen toplantılara Kale Grup Şirketlerinden üst seviye yöneticiler de iştirak etmektedir. Üst düzey yöneticilerin yanısıra Grup başkanı Sayın Zeynep Bodur hanımefendi de bu buluşmalara teşrif etmektedir.

Bu buluşmalarda Şartlı Bağış imkanıyla hayırsever vatandaşlar vakfa başvuran öğrenciler arasından seçtikleri öğrencilere burs verebilmektedir. Burs hakkı kazanan öğrenciler KSV tarafından eğitim hayatları boyunca takip edilmektedirler.  Takip edilen öğrencilerin eğitim durumları sürekli olarak bağışçıya bildirilmektedir.

BAĞIŞÇILAR

Eğitim dönemi içerisinde bağışçılar KSV’ye başvurup vakıf denetiminde öğrenci okutabilir. Hayırsever vatandaşlar öğrencileri kendileri seçebilir veya istedikleri özelliklerdeki öğrencileri vakfa bildirip bağışçıya uygun öğrenciler KSV tarafından tespit edilebilir. Bağış verenlerin destek oldukları öğrencilerin özel durumları olursa, kıyafet, hastalık vs. gibi bağışçılar bunları da temin edebilir, karşılayabilir. Bu gibi durumlarda vakıf bağışçılara öğrencinin durumunu bildirmektedir. Bağışçılar burs dışında okuttukları öğrencilere özel günlerde farklı yardımlar da yapabilir, bu gibi durumlarda vakıf ile iletişime geçmeleri yeterlidir. Bağışlarınız için tıklayınız.

BURS BAŞVURULARI;

Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı bursları bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden ilan edildikten sonra, 15 Eylül ile 10 Ekim tarihleri arasında KSV internet sitesinden yapılacaktır.

BURS BAŞVURU ŞARTLARI;

  • Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmak
  • Lisans eğitim alan burs adayları için ara sınıflarda okuyan öğrencilerin başarılı olmaları gerekmektedir. Başarısız dersi olan öğrenciler burs imkanından faydalanamamaktadır. KSV vakfının belirlediği Başarı Kriteri 4’luk Puan sistemi üzerinden en az 2,5, yüzlük puan sistemi üzerinden en az 60 puan almış olmaktır.
  • Endüstri Meslek Lisesi okuyan öğrenciler için alttan dersi olmaması gerekmektedir.
  • (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı tarafından belirlenen okullarda eğitim görmek (bu okullar bursverenkurumlar.com internet sitesinde belirtilmiştir)
  • Burs ihtiyacı olmak

 

BURS BAŞVURUSU YAPABİLECEK OKULLARIN LİSTESİ
Uludağ Üniversitesi
Balıkesir Üniversitesi
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi
Dokuz Eylül Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi
Mimar Sinan Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
İstanbul Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
18 Mart Üniversitesi
Galatasaray Üniversitesi
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi (Sadece Malzeme Mühendisliği, Endüstriyel Tasarım, İletişim ve Seramik Mühendisliği)
Akdeniz Üniversitesi (Endüstriyel Tasarım, İç Mimari ve Çevre Tasarımı, Grafik, Moda Tasarımı, Cam ve Seramik Bölümü)Burs Başvurusu Yapacak Bölümler
Tasarım (Endüstriyel Tasarım, Grafik Tasarım, Moda Tasarımı)
Mimarlık
İç Mimarlık
Mühendislik Fakülteleri (Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Malzeme Mühendisliği, Elektrik – Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Uzay Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği)
İşletme
Uluslararası İlişkiler
Seramik ve Seramik Mühendisliği
Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri
İletişim
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Ulaştırma ve Lojistik
Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık

Meslek Liselerinin aşağıdaki bölümlerde eğitim gören 11. Ve 12. Sınıf öğrencileri;
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ALANI – Bilgisayar Teknik Servisi
BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI – Yönetici Sekreterliği
DENİZCİLİK ALANI – Gemi Elektroniği ve Haberleşme
DENİZCİLİK ALANIGemi Yönetimi
DENİZCİLİK ALANI – Makine Zabitliği
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ ALANI – Endüstriyel Bakım Onarım
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı ve Yüzey Kaplamacılığı
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı Yalıtımcılığı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Boya Üretimi ve Uygulama
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Laboratuvarı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Proses
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI Bilgisayarlı Muhasebe
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Dış Ticaret Ofis Hizmetleri
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Finans ve Borsa Hizmetleri
SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ ALANI – Alçı Model Kalıp
UÇAK BAKIM ALANI – Uçak Gövde-Motor
ULAŞTIRMA HİZMETLERİ ALANI – Lojistik

KSV Burs Kesilme Şartlarını İndir

Burs Başvuru için: http://www.ksvvakfi.org

 


 

Hukuk & Araştırma Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   :              1 20 Eylül

Burs İlanı            :              bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       :              Aylık 600 TL

Hukuk ve Araştırma Vakfı öğrencilere karşılıksız burs desteği sağlamaktadır. Burs başvurusu yapmak isteyen öğrenciler bursverenkurumlar.com internet adresinde ki şartları okumaları gerekmektedir. Burs şartlarını yerine getiren öğrenciler 1 / 20 Eylül tarihleri arasında burslara başvurabilirler.

Hukuk ve Araştırma Vakfı Burs için başvuru şartları;

  1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak
  2. Burslardan aşağıda belirtilen okullarda okuyan öğrenciler başvurabilir.
    1. Ankara üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    2. Gazi Üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    3. Hacettepe Ünivesitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    4. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  3. Lisans ve tezli yüksek lisans öğrencisi olmak
  4. Ekonomik sıkıntıları olan öğrenciler
  5. Okuduğu bölüm içerisinde başarılı olmuş olmak, ilk başvuru için ÖSYM puanı geçerlidir.
    1. Üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için ÖSYM puanı baz alınacaktır.
    2. Ara sınıf öğrencileri için başarı derecesi 4 üzerinden en az iki veya 100 üzerinden en az 60 olarak kabul edilecektir.
  6. Lisans eğitimi gören öğrencilerin 25 yaşından büyük olmaması gerekmektedir.
  7. Yüksek lisans eğitimi gören öğrencilerin 27 yaşından büyük olmamaları gerekmektedir.

HUKUK VE ARAŞTIRMA VAKFININ BURS BAŞVURUSUNU KABUL ETMEYECEĞİ KRİTERLER

  1. En az asgari ücret düzeyinde maaş alan ve sürekli çalışan öğrenciler
  2. Yabancı uyruklu öğrenciler
  3. Öğrenimleri uzayan öğrenciler
  4. Doktora yapan öğrenciler
  5. her hangi kurum kuruluş veya vakıftan aldığı burs ya da kredi toplamı 600 lirayı geçen öğrenciler
  6. geçmiş senelere ait alttan ders sayısı 2’in üzerinde olanlar.
  7. Sabıka kaydı bulunan öğrenciler

Burs Başvurusu için: http://hukukarastirmavakfi.com/burs-basvurusu/

 


 

Çamlıca Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 01 / 30 Eylül Arası

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmedi

Kurulduğu günden bu yana 15000 öğrenciye burs yardımı yapan Çamlıca Vakfı 2016 / 2017 eğitim öğretim yılında da öğrencilerin yardımına koşuyor. 1998 yılından beri her sene 1000’den fazla öğrencinin maddi ve manevi olarak yanına koşan vakıf burslarına, bursverenkurumlar.com internet adresinde belirtilen şartlara uyan bütün öğrenciler başvurabilir.

  • Çamlıca Vakfı bursları 01 30 Eylül tarihleri arasında ckyv.com internet sitesinden başvuruları kabul edecektir.
  • Çamlıca Vakfı burslarına aşağıda ki alanlarda eğitim gören öğrenciler başvurabilirler;
    • Ön lisans bursları
    • Lisans bursları
    • Yüksek lisans bursları
    • Doktora bursları
  • Çamlıca Vakfından geçen sene burs alan öğrenciler belirtilen tarihler içerisinde burs başvurularını yenilemek durumundadırlar.

ÇAMLICA VAKFI BURSLARINA KİMLER BAŞVURAMAZ

  1. Dersleri başarısız olan öğrenciler
  2. İlkokul ve ortaokul öğrencileri burs alamaz
  3. Yurtdışında eğitim gören öğrenciler
  4. Ücretli değişim programına katılanlar
  5. Uzaktan öğrenim gören öğrenciler
  6. Açık öğretim öğrencileri
  7. Formasyon öğrencileri burslardan faydalanamazlar

 

Başak Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   : 20 Ağustos / 20 Eylül

Burs ilanı             : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       : 150 LİRA

Başak kültür ve Sanat Vakfı 2016 / 2017 yılında öğrencilere burs desteği yapmaktadır. Burs başvuruları bursverenkurumlar.com internet sitesinde yayınlandıktan sonra 20 Ağustos / 20 Eylül tarihleri arasında burs başvurusu yapılabilecektir.  Vakıf kuruluşundan itibaren sanat eğitiminde başarı gösteren fakat çeşitli sebeplerden ötürü maddi sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır.

Burs alacak öğrenciler vakıf tarafından şu kriterlere göre değerlendirilir;

  1. Başak Kültür ve Sanat Vakfı sosyal faaliyetlerine katılanlara
  2. Maddi yetersizlikler nedeniyle eğitim hayatında sıkıntı çeken başarılı öğrencilere
  3. Çeşitli sebeplerle göç etmiş ya da savaş mağduru çocuklara
  4. Ailesi dağılmış çocuklara
  5. Çalışması riskli çocuklara

BURS BAŞVURU ŞARTLARI

Yukarıda belirtilen şartlara uygun olan çocukların yüzde yetmişi kız olması koşuluyla,

  1. İlköğretim
  2. Lise
  3. Üniversite
  4. Konservatuar öğrencileri

BURS BAŞVURU İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR?

  1. Öğrenciler burs ihtiyaçları ve özgeçmişiyle birlikte bursverenkurumlar.com adresinde belirtilen [email protected] adresine bildirimde bulunur
  2. Başak Vakfı burs başvuruları vakıf tarafından yetkilendirilen kişiler tarafından incelenir.
  3. Durumları incelenen öğrenciler Ekim ayında görüşmeye davet edilir.
  4. Mülakatı geçen öğrenciler Başak Vakfı bursiyer şartlarına uygunsa, bu şartlar
    1. Aylık gelir gider dengesi
    2. Bölümünün başarı sıralaması
    3. Engellilik durumları
    4. Aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları
    5. Sosyal güvenceleri
    6. İş ve çalışma durumları
    7. Başak Kültür ve Sanat vakfı faaliyetlerine katılmaları vb.
  5. Başvuruları olumsuz yanıtlanan öğrencilere eposta ile bildirilecektir.

BURS MİKTARI VE SÜRESİ

Başak Vakfı bursları bursverenkurumlar.com adresinde ilan edildiği duruma göre 2016 / 2017 eğitim yılında 150 TL olarak belirlenmiştir. Burslar ekim ve haziran aylarında ödenir.

*Başak Kültür ve Sanat Vakfından önemli rica; Lütfen telefondan burs başvurusu yapmayınız.


 

Azaklıoğlu Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 22 Ağustos / 19 Eylül

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmesi

Azaklıoğlu Vakfı her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs imkanı sağlamaktadır. Burslar bursverenkurumlar.com adresinden resmen yayınlandıktan sonra Azaklıoğlu Vakfı resmi internet sitesinden BURS BAŞVURU FORMU doldurularak yapılacaktır. Burs başvurusunun ardından Azakloğlu Vakfınca kurulda değerlendirilen bursiyerler, asil ve yedek bursiyer olarak iki farklı değerlendirmeye tabi tutulacaklardır. İlk öncelik asil listede bulunan bursiyer adayları olacaktır.Asil listede adı geçen bursiyer adayları gerekli evrakları gönderdikten sonra vakfın belirteceği tarihte burs ödemelerini alacaklardır. Asil listede olmasına karşın gerekli evrakları tamamlayamayan veya burs almaya yetersiz olan adaylar olursa yedek listedeki adaylar dikkate alınacaktır. Burs tamamen almaya hak kazanan öğrenciler Azaklıoğlu Vakfı resmi sitesinde yayınlanacaktır.

BURS BAŞVURU FORMU’nu doldurmak için tıklayın.


 

Borusan Bursları

Ülkenin en büyük değerlerinden biri olan Borusan Holding, her yıl olduğu gibi bu sene de ihtiyaç sahibi öğrencilere burs yardımı yapmaya devam ediyor. Burslar Borusan Holding adına Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından aytılan fon üzerinden verilecektir.

Borusan Vakfı Bursları için başvuru kriterleri;

  1. Borusan Vakfı burslarına başvuracak öğrencilerin yurtiçinde eğitim veren kurumlarda aktif olarak öğrenci olması,
  2. Burs verilecek öğrenciler yönetim kurulu tarafından belirlenecektir.
  3. Borusan Holding bursları bursverenkurumlar.com internet sitesinde ilan edilecektir.
  4. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakıf burslarından sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları faydalanabilir,
  5. Burslardan faydalanacak öğrencilerin ekonomik duruma ihtiyacı olduğunu belgelemesi gerekir,
  6. Burslar başarı gösteren öğrencilere verilecektir.
  7. Borusan Holding bursları için başarı niteliği, 4’lük sistem üzerinden en az 2.75, 100’lük sistem üzerinden ise en az 70 ortalama sahibi olmaktır.
  8. Burs alacak öğrencilerin başka bir yerde tam zamanlı eleman olmaması gerekmektedir.
  9. Kredi yurtlar kurumu KYK hariç başka herhangi bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.
  10. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Bursları tamamen karşılıksız olup geri ödeme veya karşılığında gönüllü hizmet yada staj gibi şartlar istenmemektedir.
  11. Burslara başvuran öğrenci başarı durumunu belgelemek zorundadır. Yeni kayıt olan öğrenci okula giriş puanını, okumakta olan öğrenci ise ders notlarını gerektiğinde belgelemekle yükümlüdür.

Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Burs verilecek Üniversiteler;

  1. İstanbul Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  2. İTÜ Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  3. Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  4. ODTÜ – Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  5. Uludağ Üniversitesi  Hukuk Fakültesi

Yukarıda belirtilen Üniversitelere Kayıt yaptıran öğrenciler, okulların burs ofislerinden başvuru yapabilirler. Belirtilen okullarda bulunan burs ofislerine başvuran öğrencilerin başvuruları okul tarafından onaylandıktan sonra, burs almaya hak kazanan öğrenciler Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından mülakata davet edilecektir.

 

Burs Devamlığı İçin;

  1. Öğrencinin başarılı bir şekilde alttan ders kalmadan sınıf geçmesi,
  2. 15 Eylül tarihinden önce karne veya not çizelgesi olan transkript fotokopilerini Borusan Kocabıyık Vakfına göndermeleri gerekmektedir.

Öğrencinin burs hakkının iptal olma sebepleri;

  1. Başarı gösteremeyen dönem yada sınıf tekrarı yapan öğrencilerin,
  2. Okuldan kaydını sildiren, okuldan ilişiği kesilen, Borusan Kocabıyık Vakfına bildirmeden ve onay almadan okul, öğrenim kurumu değiştiren.
  3. Burs hakkından vazgeçtiğini bildiren,
  4. Başka kurumlardan burs veya aylık alan,
  5. Türk Devleti yasalarına aykırı veya disiplin suçu işleyen,
  6. Tutuklanan veya hapis cezası alan, yasadışı gösteri veya eylemlere karışan,
  7. Yalan ve yanlış beyanat veren,
  8. Borusan Kocabıyık Vakfına gerekli belgeleri belirtilen tarihlerde teslim edemeyen,
  9. Staj haricinde SGK’da sigortalı çalışan olarak görülen öğrencilerin bursları iptal edilir.

 Bursu Kesilen Bursiyerlere burs hakkının tekrar verilmesi;

  1. Bursiyerin aldığı disiplin suçlarının affedilmesi
  2. Tutuklu bulunan bursiyerin tutukluluk halinin kalkması durumunda bursları tekrar verilebilir.

Burslar ilke olarak 1 yıl ve burs süresi, lise ve dengi okullarda okuyan öğrenciler için 10 ay, üniversite öğrencileri için 9 aydır. Müteakip yıllarda bu yönetmeliğin III. maddesindeki koşullara uygunluğu devam edenlere ve I. maddedeki vasıflara sahip olan öğrencilere burs verilir.

BAŞVURU FORMU


 

Yeni Dünya Vakfı Bursu

Burs Miktarı :

  1. Yurtdışı için : 300 TL (KIBRIS İÇİN 200 TL)
  2. Doktora için : 300 TL
  3. Yüksek Lisans için : 250 TL
  4. Lisans için : 200 TL
  5. Önlisans için : 150 TL
  6. Lise ve Üniversite Hazırlık için : 100 TL
  7. İlk ve Ortaokul için : 75 TL

Burs Başvuru Tarihi : 15 Ağustos / 2 Eylül

Yeni Dünya Vakfı her sene olduğu gibi bu sene de eğitim öğretim yılında 15 ağustos ve 2 eylül tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresi üzerinde belirtilen bağlantı üzerinden başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru sonrası olumlu değerlendirilen bursiyer adayları mülakat hakkı kazanmaktadır. Mülakat değerlendirmesi olumlu çıkan öğrenciler 21 eylül tarihinden sonra Yeni Dünya Vakfı resmi adresinde listenecektir.  Listede adı olan bursiyer adayları 24 Eylül 9 ekim tarihleri arasında ÖSYM’den aldıkları transkiptle birlikte Yeni Dünya Vakfı Genel Merkezleri, Şubeleri veya temsilciliklerine giderek görüşme yapacaklardır.

Vakfımıza 2016-2017 Eğitim & Öğretim Yılında ilk defa burs müracaatında bulunacak öğrencilerin 15 Ağustos – 02 Eylül 2016 tarihleri arasında vakfımızın resmi web sayfasından online müracaat formunu mutlaka doldurmaları gerekmektedir.
Mülâkata katılmayı hak kazanan öğrencilerin isimleri 21 Eylül 2016 tarihinden itibaren vakfımızın www.yenidunyavakfi.org sitesinde listeler halinde yayınlanmaya başlayacaktır.
İsmi açıklanan öğrenciler ile mevcut bursiyerler (mevcut bursiyerler online başvuru yapmayıp doğrudan mülakata katılacaklardır) 24 Eylül – 09 Ekim 2016 tarihleri arasında ÖSYM sonuç belgesi ya da transkriptleri ile birlikte davet edildikleri Genel Merkez/Şube/Temsilcilikte mülâkata katılacaklardır.

 

  • Burs Takvimi:
  1. Burs müracaatlarının Başlangıç Tarihi: 15 Ağustos 2016 – Bitiş Tarihi: 02 Eylül 2016
  2. Burs mülakatları Başlangıç Tarihi: 24 Eylül 2016-Bitiş Tarihi: 09 Ekim2016
  3. Bursiyer listelerinin açıklanması 13 Ekim 2016 itibari ile başlar.
  4. Burs Belgelerinin Teslim Tarihi 14 Ekim 2016-Bitiş Tarihi – 24 Ekim 2016
  5. Bursların verilmesi Başlangıç Tarihi: 15 Kasım 2016 Bitiş Tarihi: 15 Haziran 2016

***2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılında, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı mücadele ederken şehit olan vatandaşlarımızın çocukları, öncelikli olarak dikkate alınacaktır.

***Burs başvurusu yapacak öğrencilerin 15 Ağustos’tan itibaren www.yenidunyavakfi.orgadresinden müracaat etmeleri gerekmektedir.

Burslarla İlgili Bilgi İçin:

Genel Merkez Tel: 0212 526 33 34 (Dahili 4)

Şafak Alacakoç: [email protected]

Türkan Koğuk: [email protected]

Ankara Şube Tel: 0 312 324 00 66

Sezer Bulut: [email protected]

Mustafa Alarslan: [email protected]


 

Türk Kadınları Bursu

Burs Başvuru Tarihi  : 15 / 26 Ağustos
Burs Miktarı                 : Belirtilmedi
TÜRK KADINLARINA DESTEK OLMAK İÇİN PAYLAŞALIM
2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında dernekler arasında öğrencilere burs veren kurumlardan bir tanesi de Türkkad’dır.
Türkkad’ın açılımı Türk Kadınları Kültür Derneğidir. Mutasavvıf ve yazar Samiha Ayverdi’nin başında bulunduğu bir grup Türk Hanımefendisi taradından kurulan dernek, hanımların dayanışma içerisinde birbirlerine destek olmayı amaçlamaktadır.
Dernek kurulduğu günden bu yana bir çok öğrenciye ve eğitim gönüllüsüne destek olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu amaçla 2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında yeniden burs başvuruları almaya başlamışlardır. Burs miktarları henüz belli olmayan derneğin burslarını bursverenkurumlar.comadresinden takip edebilirsiniz.
Burs başvuruları 15 / 26 ağustos tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresinde belirtilecektir.

BAŞVURU FORMU


 

Tekfen Holding Bursu

Burs Başvuru Tarihi: 5 /25 Eylül

Burs Miktarı : 525 TL üniversite, 240 TL lise

Başvuru :bursverenkurumlar.com

Tekfen Holding bünyesinde hizmet veren Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı kurulduğu 1999 yılından bu yana öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Kısaca Tekfen Vakfı olarak da bilinen Tekfen Holding kuruluşu 2004 senesinde “Kamu Yararına Çalışan Kurum” pozisyonuna yükselmiştir.

 

Her yıl olduğu gibi 2016 / 2017 eğitim öğretim sezonunda da ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmayı planlamaktadır. Burs yardımı yapılacak öğrenci sayısı 500 kişi olarak belirlenmiştir. Tekfen burslarına başvuru koşulu olarak, bursiyerin ailesinde en çok maaş alan kişinin senelik brüt geliri, fazla mesai hariç tutularak, aldığı ikramiye veya prim ücretlerinin 54 bin TL’den aşağı olduğunu belgelemesi yeterlidir.

Tekfen Vakfı bursu almaya hak kazanan bir öğrencinin başka hiç bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.

TEKFEN VAKFI ÖĞRENCİLERE İKİ FARKLI KATEGORİ OLARAK BURS VERECEKTİR.

  1. Birinci burs Kamuya Açık Burs Fonu üzerinden verilecektir. Kamuya açık burs fonu parlak öğrencilerin ekonomik sıkıntılarına destek sağlamak amacıyla verilmektedir. Fon bursları için öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olması, ekte belirtilen şartlara uygun olması, 4 yıllık üniversite öğrencisi olması gerekmektedir.
  2. Öğrencinin aile fertleri Tekfen Çalışanı olması durumunda verilen burslar, Tekfen Holding bünyesinde çalışan personellerin çocuklarına destek olması amacıyla verilmektedir. Bu Fondan burs başvurusu yapacak olan bursiyerler, başarı durumu, aile bireyinin gelir durumu ile ters orantılı işleyen formülle belirlenmektedir. Özetle daha başarılı fakat daha düşük ücret alan öğrenciler bursa başvuran diğer öğrencilerden önde olurlar.

Tekfen Holding Vakfı bursları öğrencilerin eğitim hayatı süresince destek olmayı amaçlamaktadır.

TEKFEN HOLDİNG VAKFINA BURS BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞMAYAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait kimlik fotokopisi
  2. Ebeveynler içinde en yüksek maaş alan kişinin fazla mesai hariç yıllık brüt özeti.
  3. Okulu yeni kazananlar için,
    • Öğrenim belgesi
    • Sınav sonuçlarını gösterir belge.
    • Ara sınıf öğrencileri için not çizelgesi (transkript)
    • Ara sınıf öğrencileri için öğrenci belgesi

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait arkalı önlü nüfus cüzdanı fotokopisi
  2. Tekfen Holding bünyesinde personel olan anne, baba, kardeşe ait nüfus cüzdanı fotokopisi
  3. Tekfende çalışan personele ait maaş, ikramiye, prim gelirlerini gösteren yıllık brüt belge.
  4. Okulu yeni kazanan öğrenciler için;
    • Öğrenci belgesi
    • Sınav sonucunu gösterir belge
  5. Ara sınıfta okuyan öğrenciler için
    • Önceki döneme ait olmak kaydıyla not çizelgesi (transkript) veya karne
    • Öğrenim durumu gösterir belge

BURS BAŞVURU KOŞULLARINI OKU

BAŞVURU YAP(5 /25 Eylül arası aktif olacaktır.)


 

TOG Gençlik Bursları 220 TL

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSLARI 220 TL

Yeni eğitim öğretim yılı başlangıcında öğrencilere bir burs müjdesi de TOG’dan. 2016/2017 eğitim öğretim yılında Toplum Gönüllüleri öğrencilere her ay 220 TL karşılıksız burs verecektir. Yeni Eğitim Öğretim yılı burslarına ara sınıflarda okuyan öğrenciler 5 Ağustostan itibaren başvuru yapabilir. Üniversiteye yeni başlayacak öğrenciler için ise burs başvuru tarihi 15 ağustostabursverenkurumlar.com adresinde yayınlanacaktır.

TOG kurulduğu günden beri başarılı ve sosyal hayatta etkili ancak ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Toplum Gönülleri Vakfı bursları her senebursverenkurumlar.com adresinde güncel fiyatlarıyla ihtiyaç sahiplerine duyrulmaktadır. Sizlerde birer Toplum Gönüllüsü olmak için burs ilanlarını sosyal medya hesaplarında paylaşarak, daha çok öğrencinin burs yardımı almasına destek olabilirsiniz.

Toplum Gönüllüleri Vakfı Burs Başvuru Şartları:

  1. Ara sınıflarda ki öğrencilerin Burslara başvuru yapabilmesi için TOG vakfı bünyesinde yapılan yardım ve sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katılmış olması gerekmektedir.
  2. Toplum Gönüllüleri Gençlik burslarına yeni başvuracak olan adaylar için Toplum Gönüllüsü olma şartı aranmamaktadır.
  3. Toplum Gönüllüleri Vakfı burslarına başvuru yapacak öğrenciler için, Lisans, önlisans, bölüm, Özel Vakıf üniversitesi, devlet üniversitesi, birinci öğretim öğrenci, ikinci öğretim öğrencisi gibi şartlar olmamakla birlikte, burs başvuru koşullarına uygun olan herkes başvurabilir.

Toplum Gönülleri bursu başvurusu ve bursiyer değerlendirme süreci;

  1. Toplum gönüllüleri bursu bursverenkurumlar.com adresinde yayınlandıktan sonra websitesinde bulunan başvuru formu doldurulur. (Başvuru bağlantısı aşağıdadır.)
  2. bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, bursiyer adaylarının, varsa gönüllülük durumu, iş durumları, aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları, varsa sosyal güvenceleri, bedensel engelli ise durumu, kazanılan bölümün başarı sıralaması, ve aylık gelir giderleri sistem tarafından puanlamaya tabi tutulur.
  3. Burs başvurusu yapan adaylar Puanlama sırasına göre ekim ayı içerisinde mülakata davet edilir.
  4. Başvurusu reddedilen adaylara elektonik posta gönderilerek durum bildirimi yapılır.

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURS MİKTARI VE BURS SÜRESİ

  1. Yeni eğitim öğretim dönemi Toplum Gönüllüleri Vakfı burs miktarı 220 TL’dir.
  2. Şartlara uygun hareket eden sorumluluklarının bilincinde olan bursiyerlerin bursları Eylül ayından Haziran ayına kadar kesintisiz devam eder.

 

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSU ALAN ÖĞRENCİLERİN SORUMLULUKLARI

  1. Burs almaya hak kazanan öğrenci, “Burs Taahütnamesi”ni imzalayarak sözleşlemde bulunan sorumluluklara uymak zorundadır.
  2. Sözleşmeye uymayan, yanlış beyanat veren bursiyerlerin burs hakkı iptal edilir.
  3. Burs alan öğrencilerin haftada en az 4 saat Toplum Gönüllüleri faaliyetlerine katılmaları zorunludur.
  4. Burs alan öğrenciler katıldıkları faaliyetleri dönem sonunda Gençlik Destek Departmanına raporlamaları gerekmektedir.
  5. Toplum Gönülleri bursundan yararlanan öğrenciler dönem sonunda not çizelgeleri ve öğrenci belgelerini Gençlik Destek Departmanına göndermeleri gereklidir.

* Bursiyelerin, sorumluluklarını yerine getirmedikleri takdirde bursları kesilir. 

** Yüksek lisans öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır.

** İlköğretim ve lise öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır. 

BURS BAŞVURU SAYFASI

BAŞVURU TARİHİ: 5 AĞUSTOS – 5 EYLÜL

BURS MİKTARI : 220 TL

sureyya-operasi5 Temmuz 2016 tarihinde Samsun Opera ve Bale’si Kadıköy Süreyya Operasında yapılacaktır. Nar Sanat misafirleri etkinliğe davetli olarak katılabileceklerdir.

ETKİNLİK PROGRAMI

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 7. Uluslararası İstanbul Opera Festivali bu yıl 2 – 16 Temmuz 2016 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

2 Temmuz Cumartesi Şef Borislav Ivanov’un yönetiminde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası‘nın gerçekleştireceği Gala Konseri ile başlayacak olan festivalde 11 etkinliğin 8’i Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası‘nda gerçekleşecek, diğer gösteriler ise Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Bahçesi‘nde gerçekleşecek.

Festival Programı:

  • 5 Temmuz Salı – Samsun Devlet ve Opera Balesi tarafından sahnelenen ve rejisini Figen Ayhan Karakelle’nin üstlendiği, Tolga Taviş’in bestesi “Hekimoğlu Operası”
  • 8 Temmuz Cuma – Ankara Devlet Opera ve Balesi, 5 Tango’s ve Entre Dos adlı bale gösterisi.
  • 9 Temmuz Cumartesi – Vladimir Malakhov’un jüri başkanı olduğu Bale Yarışması’nın ‘küçükler’ yarı finali
  • 10 Temmuz Pazar – Vladimir Malakhov’un jüri başkanı olduğu Bale Yarışması’nın ‘büyükler’ yarı finali
  • 11 Temmuz Pazartesi – Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Danzon’; İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Birimi (MDTist) ‘Mantra’ ve İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Dansın Rengi’ baleleri
  • 12 Temmuz Salı – Bale Yarışması’nın finali
  • 13 Temmuz Çarşamba – Bale Yarışması’nın final töreni ve gala gecesi
  • 14 Temmuz Perşembe – Zdravko Lazarov şefliğinde Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” operası
  • 15 Temmuz Cuma – Zdravko Lazarov şefliğinde Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” operası
  • 16 Temmuz Cumartesi – Mehmet Balkan’ın sahneye koyduğu, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek Mozart’ın “Zaide” operasıyla festivalin kapanışı.