Bilgi Üniversitesi

Bilgi Üniversitesi konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Bilgi Üniversitesi konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Bilgi Üniversitesi konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Bilgi Üniversitesi konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bale Bölümü mezunu olan Deniz Baydar, dünyada yirmiyi aşkın kentte farklı insiyatiflerce yürütülen Ballerina Project’in Türkiye ayağında yer aldı. Böyle uluslararası bir sanat projesinde yer almanın kendisi için çok anlamlı olduğunu belirten Baydar; “Ballerina Project, New York merkezli bir çalışma. Dilerim Türkiye’de de orijinali kadar uzun soluklu olur. İçinde yer almaktan dolayı çok mutluyum çünkü bale ilk göz ağrım. Bu projede baleyi/balerinleri çok sık görmeye alışık olmadığımız mekanlarda çekimler yapılıyor ve Türkiye’nin doğal, tarihi ve kentsel güzelliklerinin ön plana çıkarılması hedefleniyor. Hayatımda şu an oyunculuk daha ön planda ancak sanatla ilgili hiçbir projeye kayıtsız kalamıyorum” dedi.

“Ballerina Project Turkey”nin müzik koordinatörlüğünü ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tolga Tüzün yürüttü.

 

Hani bazı insanları tanıyamamış, sohbet edememiş ve bunu yapmanın artık mümkün olamamasının verdiği üzüntüye kapıldığınız kişiler olur ya işte aşağıdaki yazıyı yazan kişi de öyle bir insana ait . İyi okumalar . (Drn) (Not: Yazar hakkında kısa bir hayat hikayesini yazının altında bulabilirsiniz.)

ulus-baker                                                                                                                                            

İnternet’te Sanat Mümkün mü?

Yazar:  Ulus Baker

İnsanların, sanatçılar da dahil olmak üzere tarihin bazı dönemlerinde “artık sanat mümkün mü” gibisinden sorular sordukları olur. Derken, bütün bu soruların bir “sinirsel çöküşün” etkilerinden ibaret olduğunu gösterecek şekilde, sanat, Rönesans’ta olduğu gibi, Barok’ta olduğu gibi, Modern sanat konusunda olduğu gibi yeniden o tuhaf parlayışlarından birini gerçekleştirmekte gecikmez. Sanatın “olanaklılığına” ilişkin soru sormak saçmadır -çünkü sanat her yerde ve her zaman yapılabilir. Sorun, neyin sanat adını almaya layık olduğunu, neyin olmadığını sormakla da yaratılamaz. Böylece İnternet’te sanat mümkün mü? gibisinden bir soruya cevap vermenin bile pek bir anlamı kalmıyor.

Fransız yarı-gerçeküstücüsü Marcel Duchamps, 20’li yıllarda “hemen her yerde, hemen her şeyle ‘sanat'”ın yapılabileceğini iddia ettiğinde sorumuza taa geçmişten bir cevap vermişti bile: “Ready-Made”, yani gelişen dev sanayi toplumunun temel çıktısı olan ürün “hazırdan alınacak” ve isteyen “sanat alıcısının” burnunun dibine dikilecektir. O andan itibaren “kolaj”, “bulunmuş nesneler”, derlenip toparlanmış her şey, bir sanat eseri olarak organize edilebilir hale geldi. Bilindiği kadarıyla geçmişin Kübistleri de kolaj tekniklerini kullanma konusunda pek tedirgin hissetmemişlerdi kendilerini.

Sorun yine de “dijital sanat” ile ilgili olarak ortaya atılabilir halde -bilgisayar teknolojileri resim üzerinde işlemleri, manipülasyonu alabildiğine kolaylaştırıyorlar (sözgelimi Photoshop ve Corel yazılımlarının inanılmaz başarısı bundan kaynaklanıyor). Tarayıcı ise “canlı imge”nin yeniden üretimi konusunda belki en büyük devrimi gerçekleştirmiş görünüyor. Kolajın,yani modern sanatın esas unsurlarından birinin alabildiğine kolaylaşması ise, insanlara artık sanatın yeniden bir tanım değişikliği geçirmesinin gerekip gerekmediğini sordurmaya başladı bile.

Ancak sorgulamaların büyük bir çoğunluğu oldukça yüzeysel bir tabakada geçiyor: Bazı avantajlardan bahsedenler var -sözgelimi bilgisayar teknolojileri insanların “sanata katılımlarını” ve sanatsal eğitimi kolaylaştırıyorlar. Web müzeleri yaygınlaşıyor ve sanat eserlerinin “imajlarına” erişim olanakları alabildiğine genişliyor. Öte taraftan, bir insan emeği ürünü olarak sanatın “çok uzun ve sürüncemeli” bir yaratım sürecini gerektirdiği konusunda eski ve kolay kolay yerinden kımıldatılamaz bir değer yargısı var. Ancak bu düzeyde yürütülen bir tartışmanın sürdürülemeyeceğini, çünkü bir sonuca vardırılamayacağını düşünebiliriz.

Her şeyden önce kolaj tekniklerinin kullanımının modern sanatın şanından olduğu Kübistlerden bu yana apaçık bir durumdur. İlk parlak çıkış dönemlerinde PopArt’ın bu tekniği giderek bir “çılgınlık” derecesine vardırdığı da doğrudur. Eserlerini neredeyse montaj sanayii teknikleriyle üretip duran Andy Warhol etrafında örülen “sanatçı kültü” her bakımdan PopArt’ın artık miadını doldurmaya başladığını pek erkenden işaretlemişti. Ancak bir sanat akımının ya da grubunun miadını doldurması, ne kullandıkları tekniklerin sona erdiği anlamına gelir, ne de sanatın kendisinin.

Bilgisayar teknolojilerinin sanata dokunduğu iki genel alanı ayırdetmeliyiz: Birincisi “dijital” ya da “fraktal” sanat diyebileceğimiz bir boyuttur. Unutulmamalı ki, bilgisayarlar yalnızca bulunmuş ya da taranmış resimlerle, metinlerle, ses ya da video kayıtlarıyla “kolajlamayı” kolaylaştırmakla kalmazlar. Aynı zamanda yalnızca bilgisayar aracılığıyla elde edilebilecek görüntü, hareket-animasyon ve seslerin de sanatsal amaçlı kullanılabileceğini de hatırlamak gerekir. Genel olarak “fraktal sanatlar” adı verilen bu alan içerisinde, en basitinden bir Paint-Shop ya da Photoshop resminden oldukça karmaşık matematiksel fonksiyonlar aracılığıyla kurgulanan fraktal görüntü ya da seslere varıncaya kadar geniş bir olanaklar kümesinin varlığı söz konusu. Bu noktada sorulması gereken bir soru var: Bilgisayar kullanılarak, klasik anlamda resim ve ses duyularının sanatsal kullanımına başvuran görüntüler, animasyonlar ve müzik üretilebilir. Oysa doğrudan doğruya matematiksel fonksiyonlar aracılığıyla üretilenlerin, insan faaliyetinin icra edildiği biçim çısından bundan önemli bir farkı bulunuyor. Çoğu zaman, “image processing” teknikleriyle görüntüler ekranda hiç görülmeden işlenebiliyorlar. Peki böyle bir şeyin “sanat” adını almaya layık olmadığını, bir tür karmaşık matematiksel denklemin işlenmesinden ve görselleşmesinden ibaret olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bu soru, konuyu esas karmaşıklaştıran bir unsuru, insanın sanatsal yetilerinin ne olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Bu yetilerin tarih ve coğrafya içinde değişmez olmadıklarını söyleyen antropologların sayısı oldukça fazla. Ayrıca tarihçiler de bizim “sanat” adını verdiğimiz modern kategorileri, sözgelimi bir Mısır piramidine ya da Yunan tapınağına uygulamamızın tam bir saçmalık olabileceği konusunda bizi uyarıyorlar. Ama esaslı meydan okuma hayvanbilimcilerden ve ethologlardan gelmektedir: Sabahın köründe bir dalın üzerine tüneyip, ağaç yakraklarını koparan ve yere düşen yaprakların güneşten solmuş taraflarını toprağın koyuluğuyla tezat oluşturacak şekilde yukarıya çeviren, ardından tam da bu dikkat çekici sahnenin üzerinde saatlerceötüp durmaya başlayan şu “tiyatrocu kuş”a ne demeli? İnsanbiçimci bir yaklaşım ise, bunun hiç de sanat filan olmadığını, sanatsal algının ve üretimin insana ait olduğunu söylerken, bütün sanatı bir “yansıtma-taklit-öykünme” ilişkisinin dışavurumuna indirgemiyor mu? Tiyatrocu kuş örneği başka örneklerle de desteklenebilir: Bazı kuş türleri, herhangi bir yabancı kuş bilmem nasıl haritalandırdıkları bölgelerine girdiğinde rakibinden “daha güzel” ötmeye çalışır, eğer rakibi “daha güzel” öterse, hiç bir şey demeden orasını terketmek zorundadır. “Güzel” gibi sanatsal bir sözcüğü kullanmamın nedeni, olup bitenler sırasında herhangi bir “üstünlüğü” oluşturacak başka hiç bir kıstasın bulunmayışından. “Doğa” bir bakıma sanata insandan önce başlamış gibidir; insan, sanata başlamak için oldukça “gecikmiş” görünüyor; üstelik insan toplumlarının taa modern çağlara gelene dek, sanat işlevini başka işlevlerden -ritüellerden, dinden, savaştan, sevişmeden filan-pek ayırdetmiş olmadığı da anlaşılıyor.

Tam da bu nedenlerle, bilgisayarda sanatın pekala mümkün olduğunu söylemek acelecilik değildir: Ancak modern dünyanın başka bir özelliği işleri daha karışık kılmaktadır -sanatlar birbirleriyle hep “rekabet” etmek gibi garip ve sanatsal yaratıma dıştan eklenen kültürel bir olguyu hep beslemişlerdir. Modern resim, özellikle İzlenimcilik (Impressionisme) fotoğrafın meydan okuyuşuna bağlı olarak, ondan uzak olduğunu düşündüğü renk tekniklerini icat etmeye girişmişti. Bu sayede renkler ve ışık özgürleşti. Ancak fotoğraf da, başlangıçtakı “sanatsal” işlevini yine benzeri “meydan okuyuşlar” olmadan gerçekleştiremezdi -sözgelimi hareketli resimler, animasyon, son olarak da hareketli fotoğraf, yani sinema?

Peki dijital sanatlar neye ve kime meydan okumaktadırlar. Bu sanatların “kolaj” geleneğine bağlandıklarını söyledik. Ancak ona da indirgenemezler. Dijital sanatlar, daha çok “çok-yönlü-performans” adını verebileceğimiz bir alanı geliştirmeye aday görünüyorlar. Yani görüntü-animasyon-film-ses-metin bileşimini kullanan “multimedia” tekniklerinin sanatsal kullanımından bahsediyorum. Mültimedya yalnızca tekno-bilimsel bir meseleye göndermez, aynı zamanda, sanat uğraşısı için estetik-sanatsal bir iç ilişkiler kompleksi de oluşturabilir. Benim görüşümce, sessiz sinema dönemi yönetmenlerinin sesli sinemaya karşı çıkışları gibi bir olgu günümüzde geçerli değildir. Eisenstein kadar büyük bir filimcinin “tutuculuğu” gibi görülmeye çalışılan şey, aslında bir “reddediş” değil, “sessiz sinema olanaklarının”, o anda ve çok özgün bir zorunluluk altında bu yönetmen tarafından tercih edilişinden başka bir şey değildir. Çok geçmeden aynı yönetmenin ses unsurunu alabildiğine kullanan filimler yapmasını bir tür “yola geliş” diye yorumlamak ise tam bir düşünsel bönlük olurdu. Sanatçı hiç bir zaman “hah şimdi oturup güzel bir resim yapayım” demez. Bu, Columbus’un “şimdi gidip Amerika’yı keşfedeyim bakalım” demesi gibidir. Ancak çözülmesi gereken acil bir sorun, bir zorunluluk, olmazsa olmaz bir şeyin üretilmesi kaçınılmaz hale geldiğinde sanat ürünü ortaya çıkabilecektir. Dijital performans birileri için “zorunlu” bir ifade aracıysa üretilenin “sanat” olmayacağını söyleyenlere bu yüzden ancak gülünebilir.

İkincisi, dijital çağda sanat eseri üretiminin “kolaylaştığını” ve ayağa düşebileceğiini söylemek de tam bir safsatadır. Aksine, altedilmesi gereken “zorlukların”, gerekli bilgi ve uğraşı faaliyetinin sonsuzca artabileceği bile söylenebilir. Üstelik dijital sanatçı, eğer günün birinde başarılabilirse, modern kültürdeki şu standart “sanat”, “bilim” ve “toplumsal yaşam” alanları arasındaki ayrımın sınırlarını da ziyaret ederek altedebilir. İdeal durum elbette hem bilimci, hem düşünür hem de sanatçı olarak Leonardo Usta’nın imajı değil. Bir kere, o bizim anladığımız anlamda bir bilimci değil, bir “çok çok şey bilen”di; bir “düşünür” de değildi, çünkü Rönesans’ta ne Antik Yunan, ne ortaçağ Skolastiğinin felsefeleri kalmıştı, öte taraftan Descartes ve Spinoza gibi “felsefeyi yeniden başlatanlar” henüz ufukta yoktular; son olarak Leonardo bir “sanatçı” değil, çağının en saygı gören “usta”larından biridir. Aynı şekilde dijital çağ, belki de bütün alanların farklı bir bölümlenmesini, hatta ters çevrilmesini getirecektir. Mültimedyanın doğuşu, böyle bir sürecin yalnızca olanağıdır, kendisi değil. Üstelik tek olanak da değildir -özellikle “mini-mimariler” alanında ön plana çıkmaya başlayan “organik-elektronik” nanoteknolojiler daha şimdiden, enformatikten çok farklı türden unsurları işin içine katmaya başladılar bile. Daha genel olarak, benim görüşümce, teknolojiye yapılacak herhangi bir övgünün peşine düşmek de saçmalık olur -teknolojinin “tarafsız olduğu”, iyi ya da kötü yönde kullanılabileceği doğrultusundaki safça bakış açısı da artık tutulabilir değildir. Söylemek istediğim tek şey, karşımıza çıkarılan her şeyi, enformasyon otoyollarını, nanoteknolojileri, genetik mühendisliğinin yapıp edeceklerini olduğu gibi kabullenip hayıflanmaya mı oturacağımız, yoksa “tek yönlü kabullere” karşı çoğul direnç odaklarını onların içine ve sınırlarına varıncaya kadar genişletmek zorunda mı olduğumuz sorusudur. Sanat ya da aynı türden başka bir insan faaliyeti, böyle bir direnci örgütlemenin şu anda bilinen ender yollarından biridir. Bu ise, sanata yeni bir politik misyon vermek, ya da sanatçıya akıl, etik, ahlak filan öğretmek gibi bir şey değildir: Daha çok, sanatsal faaliyetin genel olarak “insanların direnci” neviinden bir şey olduğunu, başka da bir şey olamayacağını söylemeye çalışıyorum. Zamana, içine kapatıldığı mekana dayanıklı ve dirençli olmayan şeylere “sanat eseri” demediğimizi daha gündelik dil düzeyinde herkes algılayabilir. Eğer herhangi bir otantiklik varsa, bu, sanat eserinin “zamanla” kurduğu bir ilişkiden değil, aslında “zamansızlıkla” kurduğu bir ilişkiden kaynaklanabilir. Dijital sanatın bu türden araçlara sahip olamayacağını söylemek ise anlamsız olur. Sanat eserini “sanatsal” kılanın in actu (yani faaliyet bakımından) insan emeği ürünü olması, in haec ise (onu işte karşımızda kılan şey bakımından) “zaman-dışılığı” olması bizi nostaljik otantizm düşkünlüğüyle duygudaş olmaktan alabildiğine uzak tutuyor. Dijital sanat bakımından sorun, bazı kişilerin bilgisayar fobisi, eski daktilolarını sevmeleri gibisinden değildir. Bu fobi pekala anlaşılabilir (onaylamak ayrı şey); oysa sanat söz konusu olunca, dijital sanat diye bir şeyin -bir tür değil bir olanaklılık alanı oluşundan dolayı-sorun bir fobi olmayı bırakıp ciddileşir; ya malzemeyle özdeşleşen bir sanat anlayışı yeniden davet edilir, ya da 19. Yüzyıl modeli bir “sanat için sanat” teması geriye çağırılır. Sanatın dijital olması gerektiğini söylemiyoruz; dijital sanatın gerçekten sanat olduğunu, dijital teknolojilerin ise bunun “belirsiz”, yani kullanılırsa var olabilecek olanaklarını sunduğunu söylemekten başka bir şey yapmıyoruz.

internet

Her durumda, yeni ortaya çıkmakta olan bir şeyin tedirginlik verici, hatta nesnel olarak tehditkar unsurlar da taşımaması olanaksız. Bu tehdidin, çoğu insanın aradığı yerde bulunmadığını söylemek istiyorum. Fractal Paint programıyla boyanmış bir resme bakıp da “resim sanatı da bitti” yakınmasını dile getirenlerin göremediği şey, eğer “resim sanatı” diye bir şey varsa, onun zaten “malzemeye indirgenemeyeceğidir”. Tehdit, yepyeni malzemelerin amansız bombardımanından daha kötü bir yerden gelmektedir ve bu tür hayıflanmalarla daha fazla oyalanmaya değmez: Esas tehdit, geç kapitalizmin yeni yapılarıyla ilişkin olarak ortaya çıkıyor. Bir zamanlar Walter Benjamin adlı bir Alman filozofu, sanat eserinin halesinin “mekanik yeniden üretim” süreçlerinde (yani çoğaltma) yitmeye yüz tuttuğunu söylerken, en “mekanik” sanat olan fotoğrafa övgüler yağdırmaya da vardırabiliyordu işi. Bugün farkına varabileceğimiz şeyin daha o zamandan, ve kendi imgeler dünyasında farkındaydı çünkü -esas sorun sanatın eğer bir işlevi varsa onun ancak kullandığı temaları, malzemeyi, ruh hallerini, etiği, görüntüleri, formları ve içeriği “başkalarına kaptırmamak” olmasıdır. Dijital uygarlık kaçınılmaz bir şekilde etrafımızı saracak, INTERNET, mutlak bir anarşi kainatı olarak alemimizi saracak gibi görünüyor. Öyle ki, artık eski, arkaik formların nostaljisinden pek bir şey umabilecek halde olmayacağız pek yakında. Sanatın gerçek “işlevi”, ona bir işlev vermek gibi düşünceler çoğu kişinin hoşuna gitmese de bir “söyleyiş biçimi” deyip geçelim -sözgelimi ressam Miquel Barcelo’nun günlüğüne yazdığı gibi, “domatesin kırmızılığını”, “ekşimiş kavun kokusunu” Benetton’un “imajlar dünyasının” elinden söküp almak ve “kendiliğini” yeniden kazandırmaktan başka bir şey değildir. İşin bütün sırrı bazı duyguların ve sanatın hedeflediği arzuların yeniden üretilebilmesinde, imgelerin, seslerin, düşüncelerin ve duyguların kendilerini denetleyen, yönlendiren ve her an tecavüz eden düzeneklerin, denetimlerin ve sömürü araçlarının elinden koparılmalarında yatmaktadır. Bu durumun en iyi örneğini bize Rönesans resmi vermektedir: Ortaçağın ilahi temalarını, Tanrı babayı, melekleri, İsa ile Meryem’I kullanmayı sürdürür; ama bambaşka bir amaçla yapar bunu -insanların dünyası Ortaçağda o kadar daraltılmış bir haldedir ki, ilahi temaları kullanmasanız tek bir biçimi, tek bir rengi, tek bir duyumu özgür bırakamazsınız.

Pek çok nedenle, bugün henüz “daraltılmış” bir dünyada yaşamakta olduğumuzu düşünmeye eğilimliyim. Ve bu daraltma, gerçek anlamıyla teknolojiler tarafından gerçekleştirilmiş bulunuyor -televizyon ile genel salaklaşma halinin, bilgisayar ile bir tür otizmin, iletişim kolaylıklarıyla ise bir tür çılgınlığın özdeş hale geldikleri bir dünyanın ortaya çıktığı besbelli. Ama sorun, bütün bunlarla ne yapılacağıdır. “Reklamcılığın felsefesi”nden bahsedenler var; Japon modeli bir uluslararası korporatist şirketin bir “ruha” sahip olduğuna inanmamızı isteyenler var (özellikle orada çalışanlara marş filan söyletilirken); sorun bir sanatçının bir gazetede “sayfa düzenleyicisi” olarak ya da bir şirkette reklamcı olarak çalışmak zorunda kalışı değildir burada. Daha çok “reklamcılığın” kendini sanatın son ve nihai biçimi olarak olumlamak isteyişi, Benetton’un “görüntü şefi” ve “sanat yönetmeni” gibi tuhaf unvanlara sahip adamı Oliveiro Toscagni gibilerinin yalnızca bir “sanat destekleyicisi”, bir “sponsor” olarak değil, “konseptin sahipleri” gibi ortaya çıkmalarıdır. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında “kıllanma” yeteneğimizin de dümura uğratılmış olduğu söylenebilir. Artık eskiden olduğu gibi “sınırlarla”, “disiplinlerle”, “zor” ya da “baskı” ile yönetilmemeye başladığımızda ferah bir özgürlüğün kapılarının açılacağını sanmak, çağdaş evrensel bönlüğün ta kendisidir. Bütün bunlarla başedebilecek ve mahvedebilecek bir bilgisayar virüsünün üretilip ortalığa salınması ise pek umut bağlanabilecek bir olasılık değildir. Dolayısıyla, görüntüleri kurtaracak, sesleri reklam tınılarından arındıracak bir filtreleme mekanizmasının tez zamanda elektronik ortama gönderilmesi ve orada dolaşmaya bırakılması gerekiyor. INTERNET’teki “resmi” yasaklama girişimlerinin çoğu zaman nasıl sonuçsuz kalabildiğini görsek de, bu yasağa hedef olanların “gerçek” anlamda “sanal” güçlere sahip olabildiklerini düşünmek şimdilik imkansız. Eksik olan yönler arasında en önemlisi “sanat” gibi görünüyor. Benin görüşüm, dijital sanatın “henüz gerçekleşmediği” yolunda. Bütün araçlar hazır bulunuyor, üstelik, isterseniz diyelim, “sanat icra ediliyor” orada, ama Klee’nin formülünü bir kez daha tekrarlarsak, “halkını bekleyen” bir sanat bu?

Olası Çerçeveler: Barbara Krüger, Kör Otonomedya, Deleuze & Guattari, özellikle de Urban Diary?

Ulus Baker Kimdir?

Ulus Sedat Baker, (d. 14 Temmuz 1960, Leningrad, SSCB – ö. 12 Temmuz 2007, İstanbul), Kıbrıslı Türk sosyolog, yazar, çevirmen ve öğretim üyesi.

Kıbrıs Türk’ü bir ailenin çocuğu. Babası Sedat Baker bir psikiyatr, annesi Pembe (Yusuf) Marmara (1925-1984) ise bir şair. ODTÜ SosyolojiBölümü’nü bitirdi. Gilles Deleuze ve Baruch Spinoza çevirileri yaptı, makaleler yazdı. ODTÜ, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Özgür Üniversite’de Sinema tarihi, Sosyoloji dersleri verdi. Politik teori, medya, sinema teorisi konularında çalıştı. Dziga Vertov üzerine sinemaeleştirileri yaptı. Birikim, Toplum ve Bilim, Virgül, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi’nde yazılar yazdı. 12 Temmuz 2007 tarihinde böbrek ve kalp yetmezliğinden ölmüştür.

Sovyetler Birliği’nde aldığı müzik eğitiminden dolayı müziğin her türünün bütün teknik bilgisine, yetkin kavrayışından ötürü de dünya müziğinin bütün arka planına, sosyolojik oluşumuna, felsefesine ilişkin olağanüstü bir birikime ve anlatım gücüne sahiptir. Özellikle de Çingene Müziği konusunda yetkindir. O, klasik müzik ve bütün dönemlerin müziğiyle Roman müziği arasındaki bağı, Türkiye’de en iyi kuran değil, tınıları, sözleri ve bütün kanıtlarıyla kuran kişi olma özelliğini taşır.

Baker adına; Körotonomedya topluluğu tarafından; 2008 yılında 11 – 14 Temmuz tarihleri arasında, Ankara’da “Ulus Baker buluşması” adlı bir konferans düzenlenmiştir.

Kitapları

  • Dolaylı Eylem, Derleyen: Ege Berensel, Birikim Yayınları
  • Beyin Ekran, Derleyen: Ege Berensel, Birikim Yayınları
  • Kanaatlerden İmajlara, Duygular Sosyolojisine Doğru, Çeviren: Harun Kemal Abuşoğlu, Birikim Yayınları
  • Yüzeybilim Fragmanlar, Derleyen: Ege Berensel, Birikim Yayınları
  • Aşındırma Denemeleri, Birikim Yayınları
  • Kant Üzerine Dört Ders, (Çeviri) Kabalcı Yayınevi
  • Spinoza Üzerine On Bir Ders, (Çeviri) Kabalcı Yayınevi
  • Leibniz Üzerine Beş Ders, (Çeviri) Kabalcı Yayınevi

Kaynaklar: Hayat Hikayesi : Wikipedia.com 

Yazı : korotonomedya.net

Sizler için Ülkemizde müzik eğitimi veren eğitim Fakülteleri ve Konservatuvarların internet siteleri ve telefon numaralarını derlemeye çalıştık

nota_muzik

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İZMİR
Müzik Öğretmenliği
0232 464 80 67

http://www.deu.edu.tr

Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Devlet Konservatuvarı İZMİR
Müzik Bilimleri
0232 464 80 67

http://www.deu.edu.tr

Gitar, Kompozisyon, Nefesli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Opera, Piyano, Harp, Yaylı Çalgılar, Piyano Onarımı Ve Yapımı, Bale
0232 464 80 67

http://www.deu.edu.tr

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı İZMİR
Çalgı Yapımı, Ses Eğitimi, Temel Bilimler, Türk Halk Oyunları
0232 388 01 10

http://www.ege.edu.tr

Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi KAYSERİ
Müzik Bilimleri
0352 437 49 37

http://www.erciyes.edu.tr

Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ELAZIĞ
Türk M.Temel Bilimler
0424 237 00 00

http://www.firat.edu.tr

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi ANKARA
Müzik Öğretmenliği
0312 212 68 40

http://www.gazi.edu.tr

Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı GAZİANTEP
Ses Eğitimi,Temel Bilimler,Türk Halk Oyunları
0342 360 12 00

http://www.gantep.edu.tr

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Eğitim Fakültesi TOKAT
Müzik Öğretmenliği
0356 212 17 46

http://www.gop.edu.tr

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı ANKARA
Yaylı Çalgılar, Piyano, Opera, Nefesli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Kompozisyon, Bando Şefliği, Folklor Ve Etnomüzikoloji, Bale Dansçılığı, Koreoloji, Modern Dans, Oyunculuk
0312 305 50 00

http://www.hun.edu.tr

Haliç Üniversitesi(Özel) Konservatuvar İSTANBUL
Türk Musikisi,Tiyatro
0212 621 37 05

http://www.halic.edu.tr

Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi ŞANLIURFA
Müzik Öğretmenliği
0414 312 84 56

http://www.harran.edu.tr

İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi MALATYA
Müzik Öğretmenliği
0422 341 00 10

http://www.inonu.edu.tr

İstanbul Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı İSTANBUL
Yaylı Çalgılar, Piyano, Nefesli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Kompozisyon, Opera, Bale
0212 514 03 03

http://www.istanbul.edu.tr

İstanbul Bilgi Üniversitesi(Özel) Fen Edebiyat Fakültesi İSTANBUL
Müzik
0212 286 16 60

http://www.bilgi.edu.tr

İstanbul Teknik Üniversitesi İst.Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İSTANBUL
Çalgı Yapımı, Müzikoloji, Kompozisyon, Ses Eğitimi,Temel Bilimler, Türk Halk Oyunları
212 285 30 30

http://www.itu.edu.tr

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi TRABZON
Müzik Öğretmenliği
0462 325 32 23

http://www.ktu.edu.tr

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İZMİT
Müzik
0262 321 52 26

http://www.kou.edu.tr

Marmara ÜniversitesiAtatürk Eğitim Fakültesi İSTANBUL
Müzik Öğretmenliği
0212 518 16 00

http://www.marun.edu.tr

Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İÇEL
Yaylı Çalgılar, Nefesli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Piyano, Şan, Kompozisyon Ve Orkestra Şefliği
0324 361 00 08

http://www.mersin.edu.tr

Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı İSTANBUL
Nefesli Çalgılar, Yaylı Çalgılar, Piyano, Şan Ve Opera, Kompozisyon, Müzikoloji, Bale, Tiyatro
0212 252 16 00

http://www.msu.edu.tr

Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi NİĞDE
Müzik Öğretmenliği
0388 232 10 11

http://www.nigde.edu.tr

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi SAMSUN
Müzik Öğretmenliği
0362 457 60 12

http://www.omu.edu.tr

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi DENİZLİ
Müzik Öğretmenliği
0258 212 55 55

http://www.pamukkale.edu.tr

Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ADAPAZARI
Temel Bilimler, Türk Halk Oyunları, Türk Müziği
0264 346 00 90

http://www.sau.edu.tr

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi KONYA
Müzik Öğretmenliği
0332 351 18 82

http://www.selcuk.edu.tr

Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı KONYA
Şan, Türk Sanat Müziği, Tiyatro
0332 351 18 82

http://www.selcuk.edu.tr

Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi ISPARTA-BURDUR
Müzik Öğretmenliği
0246 237 08 50

http://www.sdu.edu.tr

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı EDİRNE
Nefesli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Yaylı Çalgılar, Piyano
0284 214 42 10

http://www.trakya.edu.tr

Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi BURSA
Müzik Öğretmenliği
0224 442 80 01

http://www.uludag.edu.tr

Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik Toplulukları İSTANBUL
Sanat Ve Tasarım Fakültesi
0212 259 70 70

http://www.yildiz.edu.tr

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi VAN
Müzik Öğretmenliği
0432 225 16 94

http://www.yyu.edu.tr

Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Ve Edebiyat Fakültesi KIBRIS
Müzik
0392 223 49 00

http://www.emu.edu.tr

Otobüste gelirken 3-5 şiir yazanlara şairlikten kesin olarak men edilebileceğini düşündüğümüz rakipler geliyor. Şairler(!) bu rakip için ne düşünür bilemiyoruz fakat şairlerin gocunacağına eminiz!

şiirlerin efendisi robotlar

Şiir yazan bir bilgisayar programı ilk kez tüm okurlarını insan olduğuna ikna etmeyi başarıyor. Bu algoritma, birçok alanın ardından, şiirin de robotlar tarafından ele geçirilmesi anlamına geliyor.

Her alanda gittikçe daha çok yayılan robotlar, şimdi de şiire el attı. Şair robotlar, yaratıcılık gerektiren bir alanda ilk kez Turing Eşiği’ni geçmeyi başardı. Turing Eşiği, bir makine tarafından yazılan herhangi bir metnin, onu okuyanların en az yüzde 30’unu, bir insan tarafından yazıldığına ikna etmesi anlamına geliyor. Avustralya’nın Monash Üniversitesi’nden Oscar Schwartz, insanlara “Bu şiiri bir robot mu yazdı bir insan mı” sorusunu yönelten Bot or Not isimli bir proje başlattı.

 Projenin internet sitesine girenlerin karşısına bir şiir çıkıyor ve insanlar o şiiri yazanın robot olup olmadığını anlamaya çalışıyor. İstatistiklere göre, kullanıcıların yüzde 30’undan fazlası, okudukları robot şiirini insanlara atfediyor.

 “Hem duygusal hem de felsefi olarak, robotların sanat üretmesine hazırız. Bunun birçok sebebi var. Bunlardan en önemlisi, teknolojiye yakınlığımız ve onun hayatımızla iç içe geçmiş olması. Ve robotlar sanat yapmaya başladığında, insanlara aralarında duygusal bağlar da oluşmaya başlayacak” diyen Schwartz, sanat üretimi sayesinde insanların robotlara karşı “özel hisler” besleyebileceğini söyledi.

 Schwartz, Bot or Not projesi için bir şiir yazma algoritması geliştirdi. Araştırmacı, şimdiye dek bilgisayar tarafından yazılan 300 şiirin Turing eşiğini aştığını, hatta artık eşiği yüzde 30’dan 60’a çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Bu 300 şiir arasında şu ana dek 6 tanesi eşiği aşan sonuçlar almış. Schwartz, “Şair robotların artık ciddi bir mesele” dedi.

 Bilgisayar biliminin  gelmiş geçmiş en önemli temsilcilerinden olan Britanyalı Alan Turing, bir makinenin zeki olduğunu kanıtlamanın, kendisiyle ilişki kuranların en az yüzde 30’unu insan olduğuna ikna etmesinden geçtiğini öne sürmüştü. Mantık, kriptoloji ve felsefe alanında da çok önemli çalışmaları olan Turing, eşcinsel olması sebebiyle ülkesinde gördüğü işkence yüzünden 1954 yılında, 45 yaşında intihar etmişti. Alan Turing, teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın babası olarak görülüyor.

ALAN TURING Kimdir?

alan turingAlan Mathison Turing (23 Haziran 1912 – 7 Haziran 1954), İngiliz matematikçi, bilgisayar bilimcisi ve kriptolog. Bilgisayar biliminin kurucusu sayılır. Geliştirmiş oldugu Turing testi ile makinaların ve bilgisayarların düşünme yetisine sahip olup olamayacakları konusunda bir kriter öne sürmüştür.

II. Dünya Savaşı sırasında Alman şifrelerinin kırılmasında çok önemli bir rol oynadığı için savaş kahramanı sayılmıştır. Ayrıca Manchester Üniversitesi’nde çalıştığı yıllarda, Turing makinesi denilen algoritma tanımı ile modern bilgisayarların kavramsal temelini atmıştır.

Adı ayrıca Princeton’da beraber çalıştığı tez hocası Alonzo Church ile geliştirdiği Church-Turing Hipotezi ile de matematik tarihine geçmiştir. Bu tez, bir algoritmayla tarif edilebilecek tüm hesaplamaların dört işlem, projeksiyon, eklemleme ve tarama operasyonları ile tarif edilebilecek hesaplamalardan ibaret olduğunu ifade eder. Bir matematiksel teorem olmaktan ziyade matematik felsefesi hakkında çürütülememiş bir hipotezdir.

1952 yılında şantaja maruz kaldığı şikayetiyle polise başvurup eşcinsel olduğunu açıklayan Turing, eşcinsellik suçlamasından yargılanıp 1 sene boyunca kimyasal olarak hadım etme yöntemi olarak kullanılan östrojen iğnesi vurulmaya mahkûm edilmiştir. 1954 yılında potasyum siyanid zehirlenmesinden ölmüştür. Polis araştırmasında Turing’in yediği elma ile siyanur zehiri alarak intihar sonucu öldüğüne karar verilmiştir. Buna rağmen Turing’in zehirlenmesinin kendisi tarafından intihar nedeniyle olmadığı ve başkalarının bu şüpheli ölümde bir parmağı olduğu iddiası sürmüştür.

Adı anısına verilen ve bilgisayar biliminin Nobel’i sayılan Turing Ödülü ile de akademik bilişim dünyasının bir parçası olmuştur.

Gelişim biyolojisi alanındaki en önemli matematiksel modellerden biri olan reaksiyon-difüzyon modeli de Turing tarafından formüle edilmiştir.

Çocukluğu ve Geçmişi

Annesi Sara, Hindistan’ın Orissa şehrinin Chatrapur kasabasında hamile kalmıştır. Babası Julius Mathison Turing, Britanya Hindistan koloni idaresinde Hindistan devlet memuru idi. Julius ve annesi Sara Alan’ı İngitere’de dünyaya getirmek istediler ve böylece Londra’ya gelerek Alan Turing’in 23 Haziran 1912’de doğduğu (şimdi Colonnade Hotel olan) Maide Vale’de bir eve yerleştiler. John adlı bir abisi vardı. Babası Hindistan Devlet Memurluğu işine devam etmekteydi ve Turing’in çocukluk yılları boyunca ailesi iki oğlunun kalması için İngiltere Hastings’teki arkadaşlarına bırakarak Guildford, İngiltere ve Hindistan arasında seyahat etti. Turing yaşamının erken dönemlerinde deha belirtileri gösterdi ve bunları sürekli olarak sergiledi.

Ailesi onu 6 yaşında iken bir gündüz okulu olan St Michaels’e kaydettirdi. Diğer eğitmenleri ve sonra da okulun başöğretmeni çabucak onun zekâsının farkına varmıştır. 1926’da 14 yaşındayken Dorset’te ünlü çok pahalı bir özel okul olan Sherborne Okuluna girdi. Okul sömesterinin birinci günü İngiltere’deki Genel Greve denk geldi; ancak Turing okuluna o kadar hevesliydi ki, trenlerin ülkede işlemediği o günü Southhampton’dan okula 60 milden fazla süren yolu tek başına bisikletle gitti ve yarıyolda geceyi bir otelde geçirdi.

Turing’in matematik ve bilim üzerine doğal eğilimi, Sherborne’daki eğitim tanımı daha çok klasik Antik Yunanca ve Latince üzerinde odaklanan, öğretmenlerinin saygısını kazandırmadı. Okul Müdürü ailesine şöyle yazmıştır: “Umarım iki okul arasında bilgisiz kalmaz. Eğer özel okulda kalacaksa özel okulun özel eğitimini almayı kabul etmeli; eğer sadece bir kendini bilime adamış bir bilimadamı olacaksa, vaktini bu özel okulda boşuna harcıyor.”

Buna rağmen Turing sevdiği çalışmalarda göze çarpan yeteneğini göstermeye devam ediyordu, derslerinde daha türev ve entegrasyon konularını öğrenmeden bile ileri yüksek matematik konulu problemleri çözümlemeye başlamıştı. 1928’de 16 yaşına geldiğinde Albert Einstein’ın çalışmasıyla karşılaştı; onu kavramakla kalmadı; bunu Einstein’ın Newton hareket savlarını tenkitlerini (bunların açıklamasını yapmayan ders kitabı metinleri kullanmadan) kendi kendine çalışak ortaya çıkardı.

Alan Turing - Sackville Park-Manchester

Alan Turing – Sackville Park, Manchester

Turing okulda kendinden yaşça biraz daha büyük akademik öğrenci Christopher Morcom’la yakın arkadaşlık ve aşk ilişkisi kurdu. Morcom, çocukken veremli inek sütü içmesi dolayısıyla kaptığı tüberküloz hastalığı nedeniyle, Sherborne’daki son sömestirinin bitmesinden sadece birkaç hafta kala öldü. Turing’in dini inancı yıkıldı ve ateist oldu. İnsan beyninin çalışması da dâhil, tüm dünya fenomenlerinin meteriyalistik olduğu inancını benimsedi.

Üniversite ve hesaplanabilirlilik üzerinde çalışmaları

Turing’in klasik eski Yunanca ve Latince çalışmalara istekli olmaması ve matematik ve bilimi daima tercih etmesi onun Cambridge Trinity Koleji’ne bir burs kazanmasına engel oldu. İkinci tercihi olan Cambridge Kings Kolej’e gitti. 1931’den 1934’e kadar orada öğrenciydi, seçkin bir dereceyle diploma aldı ve merkezi limit teoremi üzerinde hazırladığı bir tez yazısı dolayısıyla 1935’te Kings Kolej’e akademik üye seçildi.

28 Mayıs 1936’da sunduğu Hesaplanabilir Sayılar: Karar Verme Probleminin bir Uygulaması adlı çok önemli bir makalesinde, Kurt Gödel’in 1931’de evrensel aritmetik-tabanlı biçimsel diliyle hazırladığı hesaplama ve kanıtın sınırları ispat sonuçlarını yeniden formüle ederek, onun yerine şimdi Turing makineleri diye andığımız, daha basit ve formel usullere dayanan ispatı ortaya attı. Eğer bir algoritma ile temsil edilmesi mümkün ise düşünülmesi mümkün olan her türlü matematiksel problemin böyle bir çesit makine kullanılarak çözülebileceğini ispat etmiş oldu.

KingsCollegeChapel

Turing’in 1931-1934 ders yıllarında diploma derecesi için bulunduğu ve 1935’de okutman olduğu Cambridge Kings Kolej

Turing makinaları günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir. Turing makineleri için Sonlanma Problemi’nin kararverilemez olduğunu gösterek Karar Verme Probleminin bir sonucu olmadığını ispatlamaya devam etti: genel anlamda, algoritmik olarak sunulan bir Turing makinesi her zaman sonlanıyor olsa bile, karar vermek mümkün değildir. Kanıtının, Alonzo Church’ün lambda hesaplama teorisine dayandırdığı Turing sonucuna eşit olan kanıttan daha sonra yayınlanmasına rağmen, Turing’in çalışması çok daha kabul edilebilir ve sezgiseldi. Teorisinin yeni bir tarafı da ‘Evrensel (Turing) Makinası’ kavramı idi ve bu herhangi bir diğer makinanın görevlerini yerine getirecek bir makina fikri idi. Makale ayrıca tanımlanabilen sayılar kavramını da tanıtıyordu.

Eylül 1936’dan Temmuz 1938’a kadar Princeton Üniversitesi, İleri Etüdler Enstitüsü’nde, Alonzo Church yanında hemen hemen devamlı çalışarak geçirdi. Soyut matematik çalışmaları yanında kriptoloji üzerinde de çalışmalar yaptı ve ayrıca dört aşamalı elektro-mekanik ikili çarpma makinasının üç aşamasını tamamlayıp bitirdi. Haziran 1938’de tezini verip Princeton’dan Felsefe Doktoru ünvanını kazandı. Bilimsel tezinde bir Turing makinesinin çözemeyeceği problemler araştırmasına olanak sağlayarak, kehanet makineleri ile bağlantılı Turing makineleri ile hesaplama kavramını inceledi.

İngiltere’de Cambridge’e geri dönerek, Ludwig Wittgenstein’in matematik temelleriyle ilgili derslerine katıldı. İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar. Turing biçimciliği savunmaktaydı ve Wittgenstein ise matematiğin mevcut olan gerçekleri yeniden keşfetmek yerine onları yeni olarak icat ettiğini iddia etmekteydi. Ayrıca Hükümet Kod ve Şifre Okulunda (GCCS) yarı-zamanlı çalışmaktaydı.

Kriptanaliz

Ana madde: Enigma şifrelemesinin analizi
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Turing Bletchley Park’ta Alman şifrelerini kırma girişimlerinde baş katılımcılardan biriydi. Savaştan önce Marian Rejeski, Jerzy Rozycki ve Henryk Zygalski tarafından Polonya Şifre Bürosunda geliştirilen kriptanaliz üzerine eklemeler yaptı.

Hem Enigma makinası hem de bu makinaya eklenen (İngilizler tarafından ‘Tunny’ kodadı verilen teletip makinası olan) Lorenz SZ 40/42 makinasının şifrelerinin kırılmasına birçok anlayışla katkıda bulundu. Bir süre de, 8 Numaralı Kulübe’de bulunan Alman Deniz Kuvvetleri şifreli iletişimi okumadan sorumlu bölüme başkanlık yapmıştır.

Turing, Eylul 1938 itibariyle Hükümet Kod ve Şifre Okulu adındaki, İngiliz şifre kod kırma organizasyonunda yarı-zamanlı çalışmıştır. Alman Enigma makinası problemi üzerinde çalışmış ve GCCS’de kıdemli kod kırıcı Dilly Knox’la işbirliği yapmıştır. 4 Eylül 1939’da, Birleşmiş Krallık’ın Almanya’ya karşı savaş ilan etmesinin ertesi günü, Turing askeri hizmet görmek için GCCS’nin savaş zamanı üssü Bletchley Park’a katıldı.

Turing-Welchman “bombe” makinası

Bombe-makinesiBletchley Park’a katılışından birkaç hafta sonra, Turing Enigma’yı hızlı kırmaya yardımcı olacak elektromekanik bir makine tasarladı; bu makinaya Bombe adı daha önce 1932’de Polonya tasarımlı makinelerinden geliştirilmiş olan cihaza verilen Bomba adına atıfla verildi. Matematikçi Gordon Welchman’ın önerileriyle eklemelerle, Bombe Enigma, korumalı mesaj trafiğine saldırmada en onemli ve tek tam otomatikleştirilmiş kod kırma makinası olarak kullanıldı.

Turing ile aynı dönemde Bletchley Park’ta kriptanaliz üzerine çalışan Profesör Jack Good daha sonra Turing’i şu sözlerle onurlanmdırmıştır: “Turing’in en önemli katkısı, bence, kriptanalitik makine Bombe’nin tasarımıdır. Bunun esası eğitilmemiş bir kulak için çok saçma gelen bir mantık teoremine, hatta herşeyi anlayabileceğimizin muhtemel olduğuna dair çelişkili bir fikre dayanmaktaydı.”

Bombe bir Enigma makinası mesajında kullanılacak muhtemel doğru ayarlamaları (örn. çark komutları, çark ayarları…vs) araştırdı ve uygun ve makul bir şifresiz metin parçasını bulunan test için kullandı. Çarklar için, üç çarklı genel Enigma makinaları için 1019 olası durum ve 4 çarklı denizaltı Enigma makinaları için 1022 olası durum mevcuttu. Bombe elektriksel olarak tamamlanan, crib’i esas alan bir dizi mantıksal sonuç sergiledi. Bombe bir çelişki belirdiğinde tespit etti ve bir sonrakine taşıyarak düzenlemeleri eledi. Muhtemel düzenlemelerin çoğu çelişkilere sebep oluyor ve detayların araştırılması için birkaç tane bırakarak kalanı bir kenara atılıyordu. Turing’in Bombe’si ilk kez 18 Mart 1940’ta kuruldu. Savaş sonunda operasyonda ikiyüzün üzerinde Bombe vardı.

Kulübe 8 Bölümü ve Alman Deniz Kuvvetleri Enigma makinesi

Bletchley Park ana binası

Bletchley Park ana binası

Aralık 1940’ta Turing, diğer servislerin kullandığı göster geç sistemlerinden daha karmaşık olan, deniz kuvvetleri Enigma göster geç sistemini çözdü. Turing ayrıca Deniz Kuvvetleri Enigmasını kırmaya yardımcı olması için ‘Banburismus’ adı verilen Bayes tipi istatistik tekniği keşfetti. Banburismus Bombe’lerin düzenlemelerini test etmek için gerekli zamanı kısaltarak, Enigma çarklarından çıkan kesin komutları eliyordu.

1941 baharında, Turing Hut-8’deki iş arkadaşı Joan Clarke’a evlilik teklifinde bulundu, ancak yazın her iki tarafın anlaşmasıyla bu nişan bozuldu.

1942 Temmuzunda, Turing, Almanların ‘Fish’ kodadlılardan biri olan yeni Geheimschreiber (gizli yazıcı) makinesinde kullanılan Lorenz şifrecisine karşı kullanılmak üzere Turingismus ya da Turingery adı verilen bir teknik icat etti. Ayrıca, günlük-değişken şifrelere faydalı bir şekilde uygulanan kaba-kuvvet zoru ile kod çözme tekniklerine üstün hız sağlayan, öncelikle basit makinelerin yerine geçen, dünyanın ilk programlanabilen dijital elektronik bilgisayarı Collossus’un oluşturulmasına devam etmiş Max Newman’ın koruması altındaki Tommy Flowers’ın Fish takımıyla da tanıştırılmıştır. Sık rastlanılan yanlış bir kanı ise, Turing’in Colossus’un dizaynında anahtar şahıs olduğuydu ki bu doğru değildi.

Bletchley’da çalışırken, Turing, ara ara üst-seviye karşılamalarda ona ihtiyaç duyulduğunda Londra’ya 40 km koşmuş, başarılı bir uzun-mesafe koşucusudur.

Turing 1942 Kasımında Birleşik Devletler’e(USA) seyahat etti ve A.B.D. Deniz kuvvetleri kriptanalistleriyle Deniz Kuvvetleri Enigması ve Washington’da Bombe yapımı üzerinde çalıştı ve Bell labaratuvarlarında korumalı konuşma cihazlarının geliştirilmesine yardımcı oldu. Mart 1943’te Bletchley Park’a geri döndü. Hugh Alexander, Turing bazen bölümün koşturmacısında günlük ufak işlerini hallederken geçici lider olduğundan, yokluğunda resmi olarak Hut-8’in liderlik pozisyonunu üstlenmişti. Turing ise Bletchley Park’taki kriptanalistlerin genel danışmanı oldu. Savaşın ileriki kısmında, işini, mühendis Donald Bailey’in yardımıyla elektronik bilgisini daha ileri seviyede geliştirdiği Hanslope Park’a taşıdı. Birlikte Delilah kod adlı portatif, korumalı ses iletişimleri makinesinin tasarımı ve yapımına giriştiler. Farklı uygulamalara ayrılmıştı, uzun-mesafe radya yayınlarının kullanımı için eksik kapasite ve her halükarda Delilah savaş sırasında kullanabilmek için çok geç tamamlanmıştı. Turing’in onu memurlar için bir Winston Churchill’in konuşma kaydının şifreleme/deşifreleşmesi için memurlara ispat etmesine rağmen Delilah kullanıma kabul edilmedi.

1945’te, Turing savaş zamanındaki hizmetleri için OBE ile ödüllendirildi, ancak çalışması yıllarca bir sır olarak kaldı. Royal Society tarafından ölümünden kısa bir süre sonra basılan bir biyografide şöyle kayıtlara geçmiştir:

Savaştan hemen önce, o kritik zamanda bazı büyük problemler üzerine çalışmalara kendini verseydi sunulabilecek çalışmasının kalitesini gösteren, çeşitli matematiksel konuda üç kayda değer makale yazıldı. Yabancı Bürodaki çalışmasına istinaden OBE ile ödüllendirildi.

İlk bilgisayarlar ve Turing testi

1945’ten 1947’ye kadar ACE (Otomatik Bilgisayar Motoru) tasarımında çalıştığı Ulusal Fizik Laboratuvarı’ndaydı. 19 Şubat 1946’da ilk program-hafızalı bilgisayarın detaylı dizaynının makalesini sundu. ACE uygulanabilir bir dizayn olmasına rağmen, Bletchley Park’taki savaş zamanı çalışmalarını saran esrarengizlik proje başlangıcının ertelenmelerine öncülük etti ve onu hayal aleminden çıkardı. 1947’nin sonlarında altı yıllık devamlı çalışmadan sonra kendi istedigi bir alanda istediği gibi çalışmak üzere Cambridge’e döndü. O Cambridge’teyken yokluğunda Pilot ACE yapıldı. İlk programı 10 Mayıs 1950’de gerçekleştirildi.

1948’de Manchester’da Matematik Departmanına Okutman tayin edildi. 1949’da Manchester Üniversitesi’ndeki bilgisayar laboratuarında vekil yönetici oldu ve ilk gerçek bilgisayarlardan biri için Manchester Mark 1 yazılımı üzerinde çalıştı. Bu süre zarfında daha soyut işler yapmaya devam etti ve ‘Bilgisayar Mekanizması ve Zeka’ da (Mind, Ekim 1950) Turing yapay zekaya işaret etti, ve şu anda Turing testi olarak bilinen, bir makine için ‘zeki’ denilebilme standardını saptama girişimi olan bir deney ileri sürdü. İddiası eğer soru soran kişiyi, diyalog içerisinde olduğunun bir insan olduğu konusunda kandırabilirse, bir bilgisayar için düşünmenin söz konusu olabileceğiydi.

1948’te Turing aynı sınıftan mezun olduğu meslektaşı D.G. Champernowne ile çalışırken henüz var olmayan bir bilgisayar için satranç programı yazmaya başladı. 1952’de programı gerçekleştirmeye yetecek kadar bir bilgisayarı güçlendirerek, Turing bilgisayarını taklit ettiği, her bir hamlesi yaklaşık yarım saat alan bir oyun oynadı. Oyun kaydedildi, Champernowne’nın karısına karşı oyunu kazandığı söylense bile, program Turing’in meslektaşı Alick Glennie’ye karşı kaybetmiştir.

Örnek biçimleme ve matematiksel biyoloji

Turing 1952’den 1954’teki ölümüne kadar matematiksel biyoloji, özellikle morfogenez üzerine çalışmıştır. 1952’de Turing örnek biçimlendirme hipotezini öne sürerek, ‘ Morfogenezin Kimyasal Temeli ‘ adlı bir makale yazmıştır. Bu alandaki ilgi odağı canlıların yapısındaki Fibonacci numaralarının varlığını, Fibonacci filotaksisini anlamaktır. Örnek biçimlendirme alanının şu an merkezi olan reaksiyon-difüzyon denklemini kullanmıştır. Son makaleleri 1992’de A.M. Turing’in Derleme Çalışmaları eserinin basımına kadar yayınlanmamıştır.

Müstehcen uygunsuzluktan hüküm giymesi 

Turing'in evini gösteren plaka

Turing’in evini gösteren plaka

Homoseksüellik İngiltere’de yasadışıydı ve bir akıl hastalığı olarak dikkate alınmakla birlikte ceza-i yaptırımı olan suç sınıfına girmekteydi. Ocak 1952’de Turing’in 19 yaşinda bir genç olan Alan Murray ile bir sinemada tanıştı ve Alan Murray birkaç defa Turing’in evine giderek onunla birlikte kaldı. Birkaç hafta sonra Alan Murray bir tanıdığı ile birlikte Turing’in evini soymaya gitti. Turing bu hırsızlığı polise bildirdi. Polis hırsızları yakaladı ve soruşturma sırasında Alan Murray’in Turing ile homoseksüel ilişkisi olduğu gerçeği ortaya çıktı. Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti. Turing ve Murray 1885 Ceza Kanunu’na Ek Yasa’nın 11. Kısmı gereğince müstehcen uygunsuzluktan suçlanıp mahkemeye verildiler. Turing pişman değildi ve 50 yıl önce Oscar Wilde’ın başına geldiği gibi aynı suçtan mahkûm edildi.

Turing’e mahkûmiyet ve durumuna bağlı olarak libidosunu azaltmak için devam eden hormonal tedavisinde göz hapsi arasında bir tercih sunuldu. Hapisten kaçmak için, bir yıl içinde kendini hadım edecek östrojen hormonu iğnelerini kabul etti. Suçlu bulunması dolayısıyla devletin gizli işleri için güvenilirlilik izni kaldırıldı ve o zamanlar çok gizli olan GCHQ’daki kriptografik konular üzerine devam eden danışmanlığı da sona erdirildi. O dönemde İngiltere hükümeti Cambridge Beş adlı çoğu akademik eğitimleri sırasında Oxford-Cambridge’de tahsil yaparken Sovyetler Birliği hesabına casusluk yapmayı kabul etmiş ve sonradan İngiliz entelejans kurumunda en yüksek rütbeleri almış olan (Guy Burgesss ve Donald Maclean) bir grup ajanlar sorunu ile uğraşmaktaydı. Casuslar ve Sovyet ajanlarının önemli mevkilerde bulunan homoseksüelleri tuzağa düşürmelerinden endişe edilmekteydi. Turing o kadar yıl sonra bile çok gizli olan Bletchley Park’da çok önemli mevkilerde çalışmıştı ve homoseksüel olma suçundan mahkeme tarafından hüküm giymişti.

8 Haziran 1954’te temizlikçisi onu Manchester’deki evinde ölü buldu. Bir gün evvel, yatağının kenarında bıraktığı yarı-yenmiş siyanür-zehirli elmayı yemek suretiyle siyanür zehirlenmesinden öldüğu açıklandı. Elmanın kendisi nedense hiçbir siyanür zehiri testine tabi tutulmadı. Ölüm sebebinin siyanür zehirlenmesi olması iddiasına rağmen naaşına post-mortem yapılmadı.

Bu şartlarda devletin çok gizli işleri için çok önemli görevlerde bulunan ve şüpheli bir tarzda ölen bir kişi olan Turing’in ölümünün kasıtlı, hatta İngiliz MI5 (gizli istihbarat) servisi tarafından bir suikast olduğuna ve intihar süsü verildiğine inanılmasına yol açmıştır. Annesi ise oğlunun laboratuvar ecza maddelerini dikkatsizce depolanıp kullanılmasına bağlı olarak zehirin yemeğe başladığı elmaya kazara bulaştığını devamlı iddia etmiştir. Bazı kişiler Turingin Pamuk Prenses peri masalı rolü yaparak intihar ettiğine inanırlar. Diğer kişiler Turing’in resmi güvenilirlilik izini kaybetmesine rağmen pasaportunun alınmadığına ve bu hükümden sonra (ABD tarafından kabul edilmemekle beraber) birkaç defa akademik nedenlerle Avrupa’ya gitmesine izin verildiğine işaret etmektedirler. Bu ziyaretler sırasında Turing’e bir suikast yapılma olasılığının çok yüksek bulunduğu bilinmektedir. Buna rağmen İngiliz resmi makamları bu ziyaretlere ve yüksek suikast olasılığına goz yummalarını kasıtlı bulmaktadırlar. Turing’in biyografisini yazan Andrew Hodges, Turing’in bu şekilde intiharının annesine biraz makul bir inkar etme imkânı verebilmek için olduğunu öne sürmektedir.

Ölüm sonrasında takdirle anılma

1966’dan beri, Bilgisayar Mekanizmaları Birliği tarafından her yıl, bilgisayar camiasına teknik makaleler yazan bir kişiye Turing Ödülü verilmektedir. Bu ödül, günümüzde bilgisayar dünyasının Nobel Ödülü olarak kabul edilmektedir.

Turing’in Londra’da doğum yeri olan (şimdi Colonnade Hotel olan) bina önüne ve Manchester’de yaşayıp öldüğü evinin önüne, İngiltere’deki önemli tarihsel kişilerin orada yaşadığına işaret etmek için binalara konulan, birer mavi plaka konulmuştur.

23 Haziran 2001’de Manchester’de Whitworth Sokağı’ndaki üniversite binaları arasında bulunan Sackville Park’da Turing’in bir bronz heykeli için açış töreni yapıldı. Güney İngiltere’de Guildford’da yerleşik “Surrey Üniversitesi” kampüsünde heykeltraş “John W. Mills” tarafından yapılan bir bronz heykel için 28 Ekim 2004’de açılış töreni yapılmıştır. Turing’in çalışmış olduğu Beltchley Park’da ise Galler’den gelen ince kayrak taşlardan heykeltraş Stephen Kettle tarafından yapılmış 1,5 ton ağırlıkta bir diğer Turing heykeli 19 Haziran 2007’de törenle açılmıştır.

İngiltere’de ve dünyanın çeşitli yerlerinde, özellikle üniversitelerde, Turing’in anısını devam ettirmek hedefiyle çeşitli etkinlikler yapılmakta ve fakültelerde ve kampüslerde özel salon, bina ve meydanlara Turing adı verilmektedir. Örneğin İstanbul Bilgi Üniversitesinde her yıl ‘Turing Günleri’ adlı uluslararası katılımlı bilimsel bir sempozyum organize edilegelmektedir. Toplantının amacı ‘Hesaplama Teorisinde ve Bilgisayar Bilimlerinde’ uluslararası çevrelerdeki yeni eğilimlerin ve gelişmelerin tartışıldığı tanıtıldığı bir zemin yaratmaktır.

10 Eylül 2009 tarihinde yani Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra İngiliz başbakanı Gordon Brown ünlü matematikçiye yapılanların korkunç olduğunu kabul etti

Kaynak :[-]

Bugün e-mail kutumuza gelen bir mail bu haberi yapmamıza neden oldu mailde şöyle diyordu. “İstanbul Bilgi Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı son sınıf öğrencisiyim. Bitirme projesi olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi kadınları ile ilgili bir fotoğraf serisi hazırlamak istiyorum.Hem sponsor arıyorum, hemde kısıtlı olan zamanımda bağış toplamaya çalışıyorum.Bunun için de bir bağış sayfası açtım.Acaba siz sayfanın yayılmasına yardımcı olabilir misiniz?” “Yasemin Karaca” Biz de karınca kararınca destek olmaya çalışarak olduğu gibi yayınlıyoruz.

Halide_Edip-adıvarUlviye’nin Hayali; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi’nde önemli bir yere sahip olan, iz bırakmış ancak hiçbir zaman yeterince hatırlanmamış kadınlardan ilham alarak hazırlanacak bir fotoğraf serisidir.

Ulviye Mevlan; Osmanlı Kadın Hareketi’nin önemli kişilerinden biridir. İlk kadın dergilerinden biri olan “Kadınlar Dünyası” isimli derginin editörüydü. Birçok kız okulu ve kadınları çalışması için terzi atölyeleri açılmasını sağladı. İsmi, yüce, güçlü, üstün anlamına gelmektedir.

Bu seri de tarihi ambiyans tekrar yaratılacak. Ancak kadınlar modernize edilmiş bir görünüme sahip olacaklar.Bu görünüm 1910’lar, 1920’ler ve 1930’ların izlerini de taşıyacak. Bu sayede geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurulacak ve Türk Kadın’nına hem geçmişini hem geleceğini hatırlatarak ona ilham ve güç kaynağı olmasını sağlayacak bir proje olacak.

Türkiye’de kadın adına yapılan yaratıcı ve sanatsal projeler neredeyse yok derecede az; özellikle  kadın şiddetinin arttığı, kadın haklarında geriye gidilen bu dönemde bu tarz “pozitif bir etki” yaratması gereken bir çalışma yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü daima çizilen zayıf kadın imajının aksine, Türk Kadını 100 yıl önce büyük bir zinciri kırmış, zeki, güçlü ve cesur bir kadındır. Bugün Türk Kadını, gerçek geçmişini öğrenmesi yada hatırlaması, bugününü sorgulaması gerekmekte çünkü Halide Edip Adıvar’ın dediği gibi “Türkiye’de ki gericilik her zaman kadının kazandığı özgürlüğe saldırmakla başlar”

Türk Kadının Tarihi

Özellikle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi’nin ele alınmasının nedeni 1800’lerin sonunda başlayan Osmanlı’da ki kadın hareketine dikkat çekerek, Türk kadının hem savaşta, hem kendi haklarının arayışında neler başardığını göstermektir. Türk Kadını siyasallaşmaktan öte toplumsallaşmamış, ikinci bir vatandaş olarak hep bir gölge gibi hissetmiştir. Kadınlarla ilgili haklardan çok yasaklar vardı. Eve kapıtılan, zorla örtünen, eğitim alamayan, çalışma hakkı olmayan, sadece bir ev kadını ve çocuk bakıcısı olarak görünen kadın, kara-fatmakadınsız bir toplum yaratılmasına neden olmuş.1910’larda ise, kadın ani bir ivme ile erkekten geri kalmamış, düşmanla savaşmış, ordu da yer almış hatta ordular kurup, barışın gelmesinde büyük bir önem taşımıştır.Zengin aileler kız çocuklarını avrupa da eğitmiş ve bu kadınlar ülkeye özgürlüğün gelmesi için çalışmışlardır. Türk Kadını 1920’lerde Cumhuriyet’in ilanı ile yıllardır istediği haklara kavuşmuş ve 1930’lara kadar da büyük bir ivme ile gelişip siyasal hakkını kendi çabası ile almıştır.

Misyon ve Vizyon

Bu projenin amacı, kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi kadınlarını yeni jenerasyona tanıtmak, hatırlatmak ve etkilemek amacı taşımaktadır.

Yeni jenerasyon bu savaşçı ve yenilikçi kadınlardan ilham alabilir ve güç bulabilir. Sadece yeni jenerasyon olmamakla birlikte, tüm türk toplumunu da hedeflemektedir. Türk toplumu geçmişi öğrenirken tarih kitaplarında ki küçük fotoğraflara bakıp, basitçe ezberlemekten hiç bir zaman hoşlanmamıştır. Çünkü bilinir ki tüm bu dönemin arkadasında büyük bir hikaye vardır.

İnsanlarda böyle bir etki yaratmak için, tarihi ambiyans ile birlikte kadınlar modern bir görünüm ile çekilmesi gerekmektedir, bunun nedeni o dönemin kadınlarının; hayallerini, ve hayattan beklentilerini gerçekleştirmektir.En büyük hayallerinden biri de modern Türk kadınıydı.

Bu hayaller ve beklentiler kurgusal olmayacaktır.Türk kadın’nın o zaman ki yaptıkları konferanslardan, kadın dergilerine, gönderdikleri mektuplar ve makalalerin doğrultusunda belirlenecektir. Bu yazılarda, ne haklar istediklerini, devletten beklentilerini, anılarını, hislerini paylaşmışlardır. Bu yazılar fotoğraflarla birlikte desteklenerek, izleyiciye sunulacaktır.

cumhuriyet kadınıİzleyici olan yeni jenerasyon, genç – yaşlı türk kadınları, türk toplumu hem geçmişini öğrenecek ve bugün ile bir bağlantı kurabilecek. Türk kadınına diğer ülkelerden ve kültürlerden öte, kendinden, kendi geçmişinden modern bir giyim akımı yaratabileceğini gösterecek.

Bu akım gurur duyuyarak ve güç alarak günlük hayatında taşıyabilecek.

Proje’nin İlerleyişi

Proje ile ilgili bir ay boyunca yaklaşık otuz adet kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi ile ilgili kitaplar okuyup, dönemi ait belgeseleri izleyerek osmanlı kadınlarını ve osmanlı modası incelendim,  eski fotoğraflar toplandım. Bunların sonucunda döneme ait moodboardlar hazırlandım

Konu ile ilgili moda tasarımcısı, yönetmen, fotoğrafçı ve kostüm tasarımı uzmanları ile görüşültüm. 16-35 yaş aralığında, çoğunluk kadın olmak üzere anket yaptım. Bu anketlerin ve görüşmelerin sonucunda proje tekrardan süzülerek hedef kitlenin doğrultusunda yapılandırdım.

Projenin takvimi, planı ve bütçesi çıkardım.
Özellikle Çanakkale, Safranbolu, Bursa’da ve İstanbul çevresinde olmak üzere şu an fotoğraf çekimi için doğru mekanlar arıyorum.Bir sonraki aşama model seçimi ve koleksiyonun dikimine başlanması.

Yapılan bağış ne için kullanılacak?

Projenin kıyafet, ayakkabı, aksesuar, dekorasyon, ulaşım, ekipman kiralama, asistan, makyöz tutulması, baskı gibi giderleri var.Bu giderler bireysel olarak karşılamam mümkün olmadığı için projeye bağış toplamam gerektiğine karar verdim.

Toplanan bağışın miktarına göre bu proje; ya bir sergi (ki en büyük hedefim bu) ya da bir kitaba dönüşecek. Gerek basılı gerek sosyal medya aracılığı ile duyurarak proje dikkat çekecek ve amacını çıkış yolu nasıl olursa olsun gerçekleştirecektir.

Bağış dışında nasıl yardımcı olabilirim?

Bağış dışında; yukarıda ki giderlere sponsor olmak isteyen bireysel/kurumsal kişilerin tekliflerine açığım. Bunun dışında blog, haber sitesi sahiplerinin bu bağış sayfasını duyurması,sosyal medya da paylaşılmasının da oldukça yardımı dokunacaktır.Proje’nin sahibi “Yasemin Karaca” kim?

25 yaşındayım, İstanbul Bilgi Üniversitesi,“Görsel İletişim Tasarımı “ son sınıf öğrencisiyim.Daha önce İstanbul Kültür Üniversitesi’nde “e-Ticaret” bölümünden mezun oldum.
Eğitimim boyunca web tasarımı, grafik tasarımı,illüstrasyon, video sanatı ile ilgilendim.Mezun olduktan sonra ise kariyerime fotoğraf ve fotoğraf manipülasyonu ile devam etme kararı aldım.Şu an bitirme projem olan “Ulviye’nin Hayali” ile ilgilenmekteyim.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

ataturk-duvar-kagidi

Daha fazla detay öğrenmek isteyenler için gözatabileceğiniz kaynaklar.

http://yaseminkaraca.com

Bağış yapabilmeniz için

“Dördüncü” Kez Düzenleniyor…

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

4. Ölüm Sanat ve Mekân

 GÜNÜN ETKİNLİĞİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 OKUL/ATÖLYE/KURS/SEMİNER

78’liler Girişimi bünyesinde oluşturulan “Röportaj Atölyesi” bugün saat 18:30-20:30 arasında Süslü Saksı Sokak, No: 18 Kat:5 Beyoğlu/İstanbul adresindeki 78’liler Girişimi Merkezinde başlıyor.

Pangea Kültür’de 24 Aralık’a kadar her salı 19:030-21:30 arasında “Medya Dersliği ve Atölyesi” sürdürüyor. (İletişim: 532 668 28 64)

TOPLANTILAR

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen “Boğaziçi Üniversitesi 150. Yıl Kutlamaları kapsamında bugün saat 16:00’da Rektörlük Konferans Salonu’nda Fantastik, Polisiye ve Bilim-Kurgu Edebiyatı paneli gerçekleştirilecek.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü tarafından Saat 18:00’de Bilgi Ün. Santral Kampüsü, E-4, 205’de “Gezi Parkı ve Sol Hareketler” paneli gerçekleştirilececek.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ‘nde saat 18:00’de, Charlotte Joppien (Sydney Macquarie Üniversitesi doktora öğrencisi) “How Eskişehir became a European City – On the Innovation of Tradition in Public Space” başlıklı sunumu gerçekleştirecek. (Sunum dili İngilizcedir.)

THY Greviyle Dayanışma Komitesi 29 Mayıs 2013’den bu yana süren THY Grevcileriyle dayanışmak üzere saat 19:30’da TMMOB Makine Müh.Odası Toplantı Salonunda Dayanışma Toplantısı gerçekleştirecek.

AÇILIŞ/BULUŞMA

Emre Yunusoğlu’nun Bodrum Yalıkavak’ın meşhur günbatımı seyir tepesinin hemen yanındaki Yalıkavak çöplüğünü fotoğrafladığı “Öteki Bodrum” adlı sergisi saat 18:00’de, TEB Özel Bankacılık Nişantaşı Merkezi’nde açılıyor. Sergi 13 Aralık 2013 tarihine kadar gezilebilir.

TİYATROLAR

Şermola Performans geçen yıldan beri başarıyla sergilediği “Disko 5 No’lu” adlı oyun bu sezonda da sürüyor.

Kumbaracı 50’de saat 20:30’da Altıdan Sonra Tiyatro, “6 Üstü Oyun No:2 / Evaristo” adlı oyununu sergileyecek.(Bugün ‘istediğin kadar öde günü’dür.)

İkincikat Tiyatro Beyoğlu Sahnesi bu akşam 20:30’da Ekip Topluluğunun “Öğüt” adlı yeni oyunlarını sergiliyor.

Kara Sahne bu akşam 20:30’da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergileyeceği “Her Güzel Şey Gibi” adlı oyunuyla yeni sezona ‘merhaba’ diyor.

Tiyatro Dünyası Oyuncuları “Arapsaçı” adlı oyunlarını bu akşam 20:30’da Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sergileyecek.

Karakutu bugün 20:30’da “Dövme – Tattoo” oyunu Asmalı Mescit Sahne’de sergiliyor.

Ata Ünal “Oda ve Adam” oyununu bu akşam 20:30’da Oyun Atölyesi’nde sergileyecek.

Tiyatro Terminal bu akşam 20:30’da İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi, Benal Nevzat Salonu’nda Hiç adlı oyununu sergiliyor.

FİLM FOTOĞRAF GÖSTERİMİ / SİNEMA

Yeşilçam Sineması’nda bu hafta “Başka Söze Gerek Yok” filmi 12:00/13:45/15:30/17:15/19:00 seanslarında gösteriliyor.

Beyoğlu Sineması’nda bu hafta “Sen Aydınlatırsın Geceyi” filmi ve “Başka Sinema devam ediyor. (Pera Sineması’nda 12:00/14:15/16:30/18:45/21:00 seanslarında Popüler filmi sürmektedir.)

Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle düzenlenen Her Cuma Yeni Sinema programında bu gün saat 14:00 ve 16:30’da “Rüzgârlar” (Yön.: Selim Evci) Levent Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

PERA Film’in Sınırdaki Kadınlar / Kadın ve Göç başlığıyla sunduğu film programında yer alan “Peki Şimdi Nereye?” filmi saat 19:00’da müzenin sinema salonunda sergilenecek.

Bodrum Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından düzenlenen “Ahmet Çağlar” fotoğraf gösterisi, Bodrum Belediyesi Meclis Salonu’nda saat 19:00’da gerçekleşecek.

DİNLETİ/OPERA/MÜZİKAL

23. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen Kampüste Caz programında bugün saat 18:00’de “Sean Nowell and The Kung-Fu Masters” Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Gösteri Merkezi, Hasan Turan Salonu; saat 19:00’da “Şenay Lambaoğlu” Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonu’nda söyleyecek.

Akbank Sanat “Piyano Günleri” saat 20:00’de Nikolaj Hess konseri ile başlıyor. Sanatçı saat 15:00’de bir de “masterclass” gerçekleştirecek.

İş Sanat’ta bugün 20:00’de İspanyol sanatçı Chambao Flamenko ve Chill Out müziğinden oluşan ezgileriyle sahne alıyor.

Ankara Devlet Opera ve Balesi saat 20:00’de “Fantastik” müzikalini sahneleyecek.

Moğollar “45. Sanat Yılı” Konserini saat 20:30’da İzmit Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor.

 SÜREN ETKİNLİKLER:

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 11-13 Kasım 2013 tarihlerinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4. Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi düzenliyor.

Türkiye ve Orta Doğu Forumu Vakfı (Özgür Üniversite) 2013 Güz Dönemi Seminerleri İstanbul’da gerçekleştirilecek. (Program)

Antalya Belediyesi tarafından düzenlenen “14. Antalya Piyano Festivali” Antalya’da sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarını farklı sahnelerde sürdürüyor.

Kaynak:[-]

Yazan: Mustafa SÜTLAŞ

Kitap fuarına gidecekler için etkinlik programı aşağıdaki gibidir.

32-KITAP-FUARI-etkinlikleri

02.11. 2013 Cumartesi/Saturday
Chına Pavıllıon/Çin Ulusal Standı

14.30-15.10
Dialogue-Reading: “Women and Literary Creation /Kadın ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Buket Uzuner
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.20-16.00
Meeting with Readers/Okuyucularla Buluşma: “Interactive Growth with Children’s World /Çocukların Dünyasında Interaktif Büyüme”
Speakers/Konuşmacılar: Yang Hongying, Mevlana İdris Zengin
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/ Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

16.00-16.45
Dialogue-Reading: “Me and the Literary Creation/Ben ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Jiang Nan, Sibel Atasoy
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

17.00-18.00
Forum:“China-Turkey Translation Forum/Çin-Türkiye Çeviri Forumu”
Speakers/Konuşmacılar: Zhang Wei, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

18.00-19.00
Calligraphy Event/Kaligrafi Sunumu
Pang Zhonghua, The Famous Chinese Calligrapher/Kaligraf
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation-TÜYAP/ Çin Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu – TÜYAP
Kalamış Salonu/Conference Room

15.30-17.45
Chinese-Turkish Culture Forum/Çin-Türkiye Kültür Forumu
Adressing Session/Açılış Konuşmaları
Moderator:  Zhang Fuhai (Director-General of Foreign Exchange and Cooperation Department, State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu Uluslararası Kültürel Etkileşim ve İşbirlikleri Departmanı Genel Müdürü)
Speakers/Konuşmacılar: Mr. Wu Shulin (Vice Minister of State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Genel İdaresi Bakan Yardımcısı), Nihat Gül (Vice Undersecretary of Culture and Tourism/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı), Zhang Qingyang (Consul General of Consulate General of China Istanbul/ Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu)

“Communication and Corporation of the New Silk Road Era/Yeni İpek Yolu Çağında İletişim ve İşbirliği”
Moderator: Liu Bogen, Vice President of China Publishing Group Corporation, President of China National Publications Import & Export (Group) Corporation
Speakers/Konuşmacılar: He Yaomin (Chief Editior of China Renmin University Press/Çin Renmin Üniversitesi Yayınları Baş Editörü), Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan (İstanbul Bilgi University Faculty Member/İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Zhang Wei (Chairman of China Writers Association of Shandong Province / Shandong Eyaleti Çin Yazarlar Birliği Başkanı)

“Progression of Civilization and Exploration of Developing Path/ Uygarlığın İlerlemesi ve Kalkınma Yollarının Keşfi”
Moderator: Liu Bogen (Vice President of China Publishing Group Corp.,President of China   National Publications Import & Export (Group) Corporation/Çin Yayın Grubu Başkan Yardımcısı ve Ulusal Yayınlar İhracat & İthalat Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Prof. Dr. Bekir Karlığa (Founding President of the Bahçeşehir Uviversity Center for Civilization Research-The President of the UN Coordination Committee for Alliance of Civilizations / Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı; BM Medeniyetler İttifakı Eşgüdüm Komitesi Başkanı ), Zhang Yuyan (Director of Institution of World Economics & Politics of the Chinese Academy of Social Sciences/ Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Siyaseti Enstitüsü Direktörü), Prof. Dr. Mustafa Kaçar (the Head of Department of the History of Science at Faculty of Letters of Fatih Sultan Mehmet Waqf University/ Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Başkanı)

By/Düzenleyen: State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC /Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu – Ministry of Culture and Tourism of the Republic of Turkey/TC Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kandilli Salonu/ Conference Room

14.00-15.15
Panel: “The Publishing Sector and Rights Management Throughout the World and in Turkey/Dünyada ve Türkiye’de Yayıncılık Sektörü ve Telif Hakları Yönetimi”
Speakers/Konuşmacılar: Olav Stokkmo (Chief Executive,IFRRO-The International Federation of Reproduction Rights Organisations/Uluslararası Yayın Hakları Örgütleri Federasyonu [IFFRO] Başkanı), Jens Bammel (Secretary General, IPA-The International Publishers Association/Uluslararası Yayıncılar Birliği [IPA] Genel Sekreteri), Kenan Kocatürk (Secretary General of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri), Tuğrul Paşaoğlu (Chair Person of Publishers Copyright & Licensing Society /Yayıncılar Meslek Birliği Başkanı)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association/Türkiye Yayıncılar Birliği

15.30-16.30
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Poetry/Macar Şiirleri”
Speakers/Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Dursun Ayan (Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi), Edit Tasnádi ((Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği

16.45-18.00
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Literature in the Past and the Future/Geçmişte ve Gelecekteki Macar Edebiyati”
Moderator: Viktor Matis (Cultural Attaché of Hungary/ Macaristan Kültür Ateşesi)
Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Pál Hatos (General Manager of Balassi Institute and Hungary Programme/ Balassi Enstitüsü ve Publishing Hungary Programı Genel Müdürü), György Újkéry (Author of “Handzsár a tükörben”/ “Aynadaki Hancer – Zigetvar’in Düsüsü” kitabinin yazari), Erdal Şalikoğlu (Translator and President of Turkish-Hungarian Culture Association/ ‘Eğri Yıldızları’kitabının Türkçe çevirmeni, İstanbul Türk-Macar Dostluk ve Kültür Derneği Başkanı)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği
Moda Salonu/ Conference Room

11.10-11.40
“New Book (Turkish Edition) Launching Ceremony/ Yeni Türkçe Çeviri Lansman Töreni”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

14.00-14.45
Dialogue /Diyalog: “Beyond Writing/Yazının Ötesi”
Speakers/Konuşmacılar: Yu Hua, Xu Zechen, İpek Çalışlar
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.00-15.45
Dialogue&Reading: “How Important is the Sentence to Me/Cümlenin Benim için Önemi”
Speakers/Konuşmacılar: Liu Zhenyun, Murat Menteş
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
16.00-16.45
Lecture Reading: “The Writing of English by Wang Gang and the Story Behind/ İngiliz’in Yazımı ve Öyküsü”
Speakers/Konuşmacılar: Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
2 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu

14.00-15.15
Panel: “Tarihi İstanbul’da Yaşamak”
Yöneten: Arzu Öztürkmen
Konuşmacılar: Oya Baydar, Işık Aydemir, Murat Belge
Düzenleyen: Notre Dame de Sion’lular Derneği

15.30-16.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacı: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

16.45-17.45
Şiir-Dinleti: “Gezi’ye Şiirler-Toplumsal Adalet İçin Küresel Şiir Eylemi”
Düzenleyen: Dünya Şiir Hareketi-Yasak Meyve-Türkiye Yazarlar Sendikası

18.00-19.00
Söyleşi: “Türkiye’de Alevi Olmak”
Konuşmacılar: Kemal Derin, Hasan Harmancı
Düzenleyen: Destek Yayınları

19.15-20.00
Söyleşi: “Atatürk ve İslam”
Konuşmacılar: Anıl Çeçen, Ahmet Akgül
Düzenleyen: Togan Yayınları
2 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “10. Yılında Diyarbakır’dan Çin’e Piraye’nin Yolculuğu”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Altın Kitaplar

15.15-16.15
Söyleşi: “Eren Erdem’le Söyleşi”
Konuşmacı: Eren Erdem
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

16.30-18.00
Panel: “Dil’li Gençler”
Yöneten: Hülya Küçükaras
Konuşmacılar: Barış Terkoğlu, Özge Akman, Ufuk Nokay, Nurhan Suna Yüce
Düzenleyen: Dil Derneği-Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği-Cumhuriyet Kitapları

18.15-19.30
Panel: “90 Yıl CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol”
Yöneten: Mehmet Yıldırım
Konuşmacılar: Yunus Emre, Mehmet Karlı
Düzenleyen: SODEV
2 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
14.00-15.15
Panel: “Eğitimde Edebiyat Yasakları ve Şikayet Konusu Olarak Kitap”
Konuşmacılar: Müge Sökmen, Necdet Neydim, Can Öz, Mine Soysal
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.30-16.45
Ödül Töreni: “11. Tudem Edebiyat Ödülleri Töreni”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

17.00-18.30
Anma-Dinleti: “Doğumunun 104. Ölümünün 25. Yılında Hasan İzzettin Dinamo”
Ateş Ormanlarının Arasında
Katılımcı Şairler: Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer, Leyla Şahin, Alaettin Bahçekapılı, Hasan Hüseyin Yalvaç, Ahmet Özer, Mehmet Atay, Öner Yağcı
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.45-19.45
Şiir-Müzik: “Şiire Yolculuk”
Yöneten: Gökhan Cengizhan
Katılımcılar: Özkan Mert, Gökhan Cengizhan, Nebih Nafile, Halil İbrahim Özcan, Efsun Gültekin, Güney Özkılınç, Nalan Çelik, Aydın Uysal, İbrahim Tığ
Müzik: Nebih Nafile
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
2 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “Tarihin Unutturduğu Yazının Ele Verdiği Yazar: Suat Derviş”
Konuşmacılar: Atilla Dorsay, Liz Behmoaras
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Türkçe Konuşmak”
Konuşmacı: Gülgün Feyman
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Tarihi Yazarken Farkında Olmak”
Konuşmacılar: Ayşe Hür, Cem Erciyes
Düzenleyen: Radikal Gazetesi

17.45-18.45
Söyleşi: “Yaşanabilir Bir Dünya İçin”
Konuşmacı: Hayrettin Karaca
Düzenleyen: Tema Vakfı
2 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
14.00-15.00
Panel: “Tarihe ve Osmanlı Tarihine Nasıl Bakmalı?”
Konuşmacı: Taner Timur
Düzenleyen: Yordam Kitap

15.15-16.15
Söyleşi: “Hüzün Adasında Bir Köy”
Konuşmacılar: Deniz Kavukçuoğlu, Sibel Oral, Doğan Hızlan
Düzenleyen: Can Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Kelime Yayınları Yeni Yazarını Arıyor Roman Yarışması Ödül Töreni”
Konuşmacılar: Necdet Neydim, Burcu Aktaş, Osman Torun, Ayşe Başçı, Zeynep Oktay
Düzenleyen: Kelime Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Alman İdeolojisi Geçmiş mi Gelecek mi?”
Konuşmacılar: Aydın Çubukçu, Olcay Geridönmez
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
2 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
14.00-15.00
Ödül Töreni: “Everest Yayınları ‘İlk Roman’ Ödülü”
Düzenleyen: Everest Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Psikiyatristler Nasıl Düşünür ve Yardım Eder”
Konuşmacı: Garry Small
Düzenleyen: NTV Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Yılın Kitabı Ödül Töreni”
Düzenleyen: ÇGYD

17.45-18.45
Söyleşi: “Süregiden Tarih: İlk Matbaadan Bugüne Rum Yayıncılık Geleneği”
Konuşmacılar: Foti Benlisoy, Stratis Tarinas, Haris Rigas, Yannis Paisios
Düzenleyen: istos yayın
03.11.2013 Pazar/Sunday
Kalamış Salonu/ Conference Room

14.00-15.30
Panel: “Does Turkey Have a Culture Industry?  An Assessment /Türkiye’de bir Kültür Endüstrisi Var mı? Bir Durum Değerlendirmesi”
Moderator: Metin Celal (Chair Person of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Abdurrahman Çelik (Chief Advisor to the Ministry of Culture and Tourism of Turkey/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Danışmanı), Serhan Ada (Bilgi University Faculty Member /Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Asu Aksoy (Bilgi University Faculty Member/Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Görgün Taner (Director-General of the Istanbul Foundation for Culture and Arts /İKSV Genel Müdürü)
By/Düzenleyen: KEGP – Culture Industry Development Platform – Turkish Publishers Association/ KEGP Kültür Endüstrisi Platformu-Türkiye Yayıncılar Birliği
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

15.45-17.00
Panel: “How to Protect Copyrights in Digital Publishing? / Dijital Yayıncılıkta Telif Hakları Nasıl Korunur?”
Moderator: Serhat Baysan (Vice Chairperson of the Federation of Publishing Trade Associations /YAYFED Başkan Yardımcısı)
Speakers/Konuşmacılar: Hamdi Turşucu (Director-General of Copyrights / Telif Hakları Genel Müdürü), Bülent Forta (Chairperson of the Turkish Phonographic Industry Society / MÜYAP Başkanı), Abdullah Egeli (Lawyer /Hukukçu)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association-TÜYAP / Türkiye Yayıncılar Birliği-TÜYAP
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

Moda Salonu /Conference Room

12.00-12.45
Talk/Söyleşi: “Two Romanian Poets in Dialogue / İki Rumen Şairin Diyalogu”
Speakers/Konuşmacılar: Carolina Daniel, Ilica Corbu
By/Düzenleyen: Romania/Romanya

13.00-14.00
Presentation/Sunum: “The Turkish-Chinese Book Market / Türkiye-Çin Kitap Pazarları”
Moderator: Zhang Jichen (Bejing Book Fair Manager/Pekin Kitap Fuarı Yöneticisi, Vice President of China National Publications Import&Export (Group) Corporation)
Speakers/Konuşmacılar: Münir Üstün (Chairperson of the Association of Press and Publications / Basın Yayın Birliği Başkanı), Metin Celal (Chairperson of the Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı), Li Yan (China Publishing Group), Bai Bing (Jieli Publishing House)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

14.15-15.15
Presentation/Sunum: “The Hungarian-Polish Book Markets / Macaristan-Polonya Kitap Pazarları Sunumu”
Moderator: Muharrem Kaşıtoğlu (Turkish Association of Press and Publications/Türkiye Basın Yayın Birliği)
Speakers/Konuşmacılar/: Peter Laszlo Zentai (Budapest Book Fair / Budapeşte Kitap Fuarı), Jacek Oryl (Varsaw Book Fair / Varşova Kitap Fuarı)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

15.30-16.30
Talk/Söyleşi: “Double Wings of a Word / Sözün İki Kanadı – Mehseti Ganjavi, Nigar Rafibeyli”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Writer, Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Yazar, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı), Huseynov Rafael (Member of Parliament- Correspondent Member of ANAS / Milletvekili, ANAS Fahri Üyesi), Ganira Pashayeva (Member of Parliament / Milletvekili)
Concert/Dinleti: Mugam Trio: Fehruz Sakhavat and Ensemble
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
3 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14:00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
3 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi : “Tuncay Özkan’ın‘Ötekiler’ Kitabı Üzerine”
Katılımcılar : Orhan Bursalı, Mustafa Mutlu, Ümit Zileli
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayıncılık

13.15-14.15
Söyleşi: “Çaldıran’dan Hilafete Yavuz Sultan Selim”
Konuşmacı: Mustafa Armağan
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Milli İrade”
Konuşmacı: Banu Avar
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’de Liderlik”
Konuşmacı: Osman Pamukoğlu
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

 

3 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Doğan Avcıoğlu’nun 30. Ölüm Yıl Dönümü Anması”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Uluç Gürkan, Doğan Yurdakul
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınevi

13.15-14.15
Söyleşi: “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Değişimin Kodları”
Konuşmacı: Yavuz Bahadıroğlu
Düzenleyen: Nesil Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Sevdiğim Roman Kahramanları”
Konuşmacılar: Behçet Çelik, Murat Gülsoy, Nilüfer Kuyaş
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Edebiyat Ölmelidir!”
Konuşmacı: Enver Aysever
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Turan Hayalinden Sevr’e  Osmanlının Son Savaşı ?”
Konuşmacılar: Erdoğan Aydın,  Rozerin Doğan
Düzenleyen: Literatür Yayıncılık
3 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Atölye: “Popi ve Güzellik Tacı”
Konuşmacılar: Salim Keskingöz, Özlem Korçak
Düzenleyen: Elma Yayınevi

12.00-12.45
Söyleşi: “30-60-90”. “Özel Dostlukların Kuşaklar Arası Sohbeti”
Konuşmacılar: Aydın Boysan, Mustafa Alabora, Mehmet Turgut
Düzenleyen: Overteam

13.00-14.15
Panel: “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Tarih Yazmak”
Konuşmacılar: İsmet Bertan, Mine Soysal, Müren Beykan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.30-15.30
Söyleşi: “Leylim Leylim”
Konuşmacılar: Filinta Önal, Fatoş Erbil Pınar
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Ertuğrul Kürkçü “İsyanın İzinde” Kitabı Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Ertuğrul Kürkçü
Düzenleyen: Dipnot Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Hüsnü Arkan’la Edebiyat-Şiir-Müzik Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Hüsnü Arkan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap
3 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Mustafa Kemal Çanakkale’de Ölseydi, Ne Olurdu?
Konuşmacı: Seyfi Öngider
Düzenleyen: Kuraldışı Yayınları

13.15-14.15
Ödül Töreni: “Tepeyran Roman Ödülü / Sibel K. Türker ve ‘Hayatı Sevme Hastalığı’”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Bülent Tanık, Doğan Hızlan, Güray Öz, Sırma Köksal,  Kevser Ruhi, Hikmet Altınkaynak
Düzenleyen: Çankaya Belediyesi – Niğde Platformu

14.30-15.30
Söyleşi: “Yunus Emre ve Hakikat”
Konuşmacılar: Faruk Dilaver, Musa Mahaiyyedden
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi. “Leyla Erbil ve Edebiyatı”
Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Ahmet Cemal, Hülya Dündar, Kaya Tokmakçıoğlu
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi’den Geleceğe: Büyük Halk Mücadelesinin Dersleri”
Konuşmacılar: Metin Çulhaoğlu, Sungur Savran, Alper Taş, Haluk Yurtsever
Düzenleyen: Yordam Kitap

18.15-19.15
Söyleşi: “Sürüngenleşme Süreci”
Konuşmacılar: Sevgi Özel, Öner Yağcı
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları
3 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Müge İplikçi ile Saklambaç”
Konuşmacı: Müge İplikçi, Mehmet Erkut
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “40 Yıllık Bir Çeviri Serüveni: Vergillius’un Ölümü ve Hermann Broch”
Konuşmacı: Ahmet Cemal
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Alberto Manguel ile Kitapları Üzerine”
Konuşmacı: Alberto Manguel
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Şiir Dinletisi ve Söyleşi
Konuşmacı: Ahmet Telli
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Tarihte Kızılbaş-Alevi Katliamı”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Serhat Halis, Süleyman Deprem
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

18.15-19.15
Söyleşi: Sıcak Haziran: “Gezi Direnişi ve Gösterdikleri”
Konuşmacılar: Nuray Sancar, Erdem Yörük, Tayfun Kahraman
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
3 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Ölümünün 50. Yılında Nazım Hikmet ve Alman Eleştirisi”
Konuşmacı: Yüksel Pazarkaya
Düzenleyen: TÜYAP

13.30-14.15
Söyleşi: “32. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Taner Timur”
Konuşmacılar: Taner Timur, Faruk Şüyün
Düzenleyen: TÜYAP

14.30-16.00
Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri Töreni
Panel: “Ders Kitaplarında Şiir”
Yöneten: Abdullah Uçman
Konuşmacılar: Haydar Ergülen, Adil İzci, Şeref Bilsel
Düzenleyen: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi-TÜYAP

17.00-18.00
Şiir-Müzik Dinletisi: “Gezi’nin Şiiri Şiirin Gezi’si”
Katılımcılar: Sezai Sarıoğlu, Nar Sesleri
Düzenleyen: Yasakmeyve
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Moda Salonu / Conference Room

11.00-11.45
Presentation/Sunum: “Polish Book Market / Polonya Kitap Pazarı”
Speakers/Konuşmacılar: Elzbieta Kalinowska, Tomasz Pindel
By/Düzenleyen: Poland Book Institute / Polonya Kitap Enstitüsü

12.00-13.00
Presentation/Sunum: “The copyrights of e-books / E-kitapların telif hakları”
Speakers/Konuşmacılar: Petra Hardt (Suhrpkamp Verlag), Can Öz (Can Yayınları)
By/Düzenleyen: TUYAP-Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği

13.30-15.30
Panel: “Heading towards a digital future – an update on international e-book markets / Dijital geleceğe doğru uluslararası e-kitap pazarlarına bakış”
Speakers/Konuşmacılar:  Steffen Meier (Eugen Ulmer Verlag, spokesman of the electronic publishing committee of the German Publishers and Booksellers Association / Almanya Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği elektronik yayım komitesi sözcüsü), Tuğrul Paşaoğlu (Chairperson of Turkish Publishers Association Digital Publishing Commission / Türkiye Yayıncılar Birliği Dijital Yayıncılık Komisyonu Başkanı)
By/Düzenleyen: Frankfurt Academy in cooperation with The Turkish Publishers Association, TÜYAP and German Federal Foreign Office / Frankfurt Akademisi, Türkiye Yayıncılar Birliği, TÜYAP ve Alman Dışişleri Bakanlığı işbirliğiyle

15.45-17.00
Panel: “Copyright Agencies and International Translation Funds / Telif Ajansları ve Uluslararası Çeviri Fonları”
Moderator: Mehmet Hakkı Suçin, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı
Speakers/Konuşmacılar: Tomasz Pindel (Polish Translation Funding Program / Polonya Çeviri Destek Programı), Agnes Füle (Hungarian Translation Funding Program / Macaristan Çeviri Destek Programı), Magdalena Debowska (Polish Rights Copyright Agency / Telif Ajansı – Polonya); Peter Bolza (Kátai & Bolza Literary Agents, Hungary / Kátai & Bolza Ajansı, Macaristan)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

17.15-18.15
Talk/Söyleşi: “Meeting With the Modern Azerbaijan Writers / Çağdaş Azerbaycan Yazarlarıyla Buluşma”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı); Agil Abbas (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar); Ganira Pashayeva (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar)
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Kalamış Salonu / Conference Room

14.30-15.30
Panel: “Translating Culture: The Role of Cultural Knowledge in Translation / Kültürü Çevirmek: Kültürel Bilginin Çevirideki Rolü”
Moderator/Yöneten: Necdet Adabağ (Moderator of Turkish↔Italian Translation Workshop/Türkçe↔İtalyanca Çeviri Atölyesi Moderatörü
Speakers/Konuşmacılar: Rosie Pinhas-Delpuech, Mehmet Hakkı Suçin, Rafael Carpintero Ortega, Giampiero Bellingeri, Sema Orsoy, Hülya Arslan, Neşe Munise Yüce, Melike Günyüz
By: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
4 Kasım 2013 Pazartesi
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.15-14.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Ünlü Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacılar: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

17.00-18.00
Şiir Dinleti: “Şiir Her Şey”
Yöneten: Tekin Gönenç
Katılımcılar: Reyhan Sur, Ali Karagöz, Tekin Gönenç, Atilla Oğuz, Şen Çakır, Bircan Çelik, Bedran Cebiroğlu, Melahat Babalık, Erol Börekçi
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
4 Kasım 2013 Pazartesi
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Çiğdem Gündeş ile Çizgiden Masal’a”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
4 Kasım 2013 Pazartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Şiir ve Çocuk”
Konuşmacı: Necdet Neydim
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.0-13.45
Söyleşi-Tiyatro: “Çocuk Edebiyatında Fantastik Öykünün Yeri”
Konuşmacı: E. Murat Yığcı
Düzenleyen: Caretta Kitap

14.00-15.00
Söyleşi: Nasrettin Hoca Çocuk Olsaydı!
Konuşmacı: Hasan Ahmet GÖKÇE
Düzenleyen: Gonca Çocuk Dergisi

15.15-16.15
Panel: “Edebiyat ve Düşünce Metinlerinde Sansür”
Yöneten: Ayşe Banu Karadağ
Konuşmacılar: Meral Camcı, Süha Sertabipoğlu, İrem Üstünsöz, Sabri Gürses
Düzenleyen: ÇevDer

16.30-17.30
Söyleşi: “Ahmet Necdet ve Şiire Çalışmak”
Konuşmacılar: Metin Cengiz, Leyla Şahin
Düzenleyen: Şiirden Yayıncılık
5 Kasım 2013 Salı
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Masallar Fantastik midir?”
Konuşmacı: Ümit Yaşar Özkan
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.00-13.45
Söyleşi: “Düş Hırsızlarına Karşı Otoriteye Direniş”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: E Yayınları

14.00-15.00
Söyleşi: “Büyüyen Çocuğun Gelişen Cinselliği”
Konuşmacı: Yaşam Yanardağ Çelik
Düzenleyen: Net Yayın

15.15-16.15
Söyleşi: “İlahi Nizam ve Kainat Üzerine Açılımlar”
Konuşmacı: Tülin Etyemez Schimberg
Düzenleyen: Ruh ve Madde Yayınları

16.30-17.30
Panel: “Kadın Yazarların Kaleminde Erotizm Ne Kadar Özgür?” ve Nezih-Er Yayınları Öykü Yarışması Ödül Töreni
Yöneten: Nevzat Süer Sezgin
Konuşmacılar: Handan Gökçek, Aydan Yalçın, Tekgül Arı
Düzenleyen: Nezih-Er Yayınları

17.45-18.45
Panel: Sait Maden: Şiirin Yeryüzü Tanığı
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar: Cevat Çapan, Necati Güngör, Sarp Maden, Emine Erbaş, Mecit Ünal
Düzenleyen: Çekirdek Yayınevi
5 Kasım 2013 Salı
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Anadolu’da Bir Zamanlar Dizisinde Piri Reis ve Korsan Kızlar”
Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Atölye: “Öykü Atölyesi”
Konuşmacılar: Pelin Güneş, Ceren Kerimoğlu
Düzenleyen: Elma Yayınevi

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Aslı Der ile İlk Gençlik Romanı Defne’yi Beklerken Üzerine”
Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Okuyup da N’olacak?”
Konuşmacı: Miyase Sertbarut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.00-15.45
Söyleşi: “Konuşan Resimler”
Konuşmacılar: Tevfik Taş
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

16.00-16.45
Panel: “Çocuk Edebiyatındaki Gelişmeler ve Değişimler”
Yöneten: Yahya Türkeli
Konuşmacılar: Semra Atasoy, Hasan Güleryüz, İsmet Aci, Ufuk Özgül
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
6 Kasım 2013 Çarşamba
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Simla Sunay ile Sözcüklerin Rengi, Rengin Mutluluğu”
Düzenleyen: Desen Yayınları
6 Kasım 2013 Çarşamba
Marmara Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Dikkat Dahi Olabilirsiniz”
Konuşmacı: Ahmet Maraşlı
Düzenleyen: Timaş Çocuk

13.15-14.15
Söyleşi ve Şiir Dinletisi: “30. Yılında Gülsüm Cengiz Şiiri ve Yasak Sevda Sözcükleri”
Konuşmacılar: Âba Müslim Çelik, Tahir Şilkan, Gülsüm Cengiz, Özel Alev Lisesi Öğrencileri
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

14.30-15.30
Söyleşi: “Bir Kapıdan Geçmek: Ölüm”
Konuşmacı: Senai Demirci
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: Yazmak ve yaşamak arasında Türkiye’de kadın olmak
Konuşmacılar: Nilgün Şimşek, Tülin Dursun, Özgür Turan, Nehir Yılmaz, Müge Sandıkçıoğlu, Sema Kılıç
Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Kanser Öldürmek İçin Değil, Yaşatmak İçindir”
Konuşmacı: Yücel Aydemir, Berrin Kırar ve Dr. Mustafa Saltoglu
Düzenleyen: Yaşamın Gizemi
6 Kasım 2013 Çarşamba
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çocukların Hakları Var”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Can Çocuk Yayınları

12.00-12.45
Okuma-Söyleşi: “Gaye Boralıoğlu İlk Gençlik Romanı İçimdeki Ses ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Gaye Boralıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

13.00-13.45
Söyleşi: “Mavisel Yener Çocuklarla Buluşuyor  Okuyoruz,  Eğleniyoruz, Düşünüyoruz, Düşlüyoruz”
Konuşmacı: Mavisel Yener
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

14.00-14.45
Okuma-Söyleşi: “İzmir Sokaklarında Bir Simitçi Çocuk Romanı: Gevrekçi”
Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.00-16.00
Söyleşi: “Yazar-Öğrenci Buluşmalarını Eğlenceli Kılmak”
Konuşmacılar: Fatma Akpınar, Tülin Kozikoğlu, Yıldıray Karakiya
Düzenleyen: Redhouse
16.15-17.15
Söyleşi: “Bağzı Şeylere Öyküler-Gezi Öyküleri”
Konuşmacılar: Berna Durmaz, Hakan Bıçakçı, Aziz Gökdemir, Fuat Sevimay, Türker Ayyıldız, Mehmet Fırat Pürselim, Kadir Yüksel
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm”
Konuşmacılar: Mert Uzun, Esra Sert, Birand Berberoğlu
Düzenleyen: Yazılama
6 Kasım 2013 Çarşamba
Büyükada Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Çocuk ve Edebiyat En Çok İstanbul’a Yakışır”
Konuşmacılar: Nuran Turan, Figen Yaman Çoşar
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.15-14.00
Söyleşi: “Masal Masal Aytül Akal”
Konuşmacı: Aytül Akal
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Başarıda Dikkat ve Öğrenme”
Konuşmacı: Osman Abalı
Düzenleyen: Adeda Yayıncılık

15.30-16.30
Söyleşi: “Firat Ceweri, Yazarlığı ve Romanları”
Konuşmacılar: Ali Fikri Işık, Firat Ceweri
Düzenleyen: Ava Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: Türkiye’de Polisiye Edebiyatın Gelişimi”
Yöneten: Erol Üyepazarcı
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Sevin Okyay.
Düzenleyen: Labirent Yayınları – NTV Yayınları

18.00-19.00
Söyleşi: “Hegel’in Tarih Felsefesi ve Küreselleşme”
Konuşmacı: Aziz Yardımlı
Düzenleyen: İdea Yayınevi
7  Kasım 2013 Perşembe
Marmara Salonu

12.00-12.45
Söyleşi: “Hızlı Okuma Teknikleri ve Okuma Psikolojisi”
Konuşmacı: Murat Tunalı
Düzenleyen: Yediveren Yayınları

13.00-14.00
Panel: “Dönemde Uğranılan Hukuksuzluklar, Hukuk Alanındaki Zorlamalar ile Basın Özgürlüğü”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Celal Ülgen, Orhan Bursalı
Düzenleyen: CUMOK

14.15-15.15
Panel: “12 Eylül’ün Adaleti”
Yöneten: İlbay Kahraman’
Konuşmacılar: Özlem Delikanlı, Sedat Göçmen, Eylem Delikanlı
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları

15.30- 16.30
Söyleşi: “Eğitime Dijital Bakış”
Konuşmacı: Adem Zeyrek
Düzenleyen: Eksen Yayıncılık
7 Kasım 2013 Perşembe
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Aslı Tohumcu’dan Çocuklar için Gizemli 3 Kitap: Bolbadim Günlükleri”
Konuşmacı: Aslı Tohumcu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Arkadaşım Nasreddin Hoca”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Zıtlıklar Üzerine Düşündüren Modern Bir Çocuk Romanı: Lataşiba”
Konuşmacı: İrem Uşar
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Masalcı Abla”
Düzenleyen: Timaş Çocuk

15.00-16.00
Söyleşi: ” Adapa’nın 4 Bin Yıl Sonra Geri Dönüşü – Mezopotamya Hikaye Masalları ”
Konuşmacı: Yücel Feyzioğlu
Düzenleyen: Nesin Yayınevi

16.15-17.15
Panel: “Üniversitelerde Bilim Mücadelesi ve Onur Hamzaoğlu Olayı”
Konuşmacılar: Onur Hamzaoğlu, Cem Terzi, Beyza Üstün
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.30-18.30
Söyleşi: “Türk’üm, Doğruyum, Amerikalı’yım”
Konuşmacı: Kaya Boztepe
Düzenleyen: Leman Dergisi
7 Kasım 2013 Perşembe
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “ Masal Kuşunun Kanadında Gülsüm Cengiz Çocuklarla Buluşuyor ve Özel Alev İlköğretim Okulu Öğrencilerinden Gülsüm Cengiz Roman Kahramanı Canlandırması”
Konuşmacılar: Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

12.00-13.00
Panel: “Okumak ya da Okumamak”
Yöneten: Sultan Savaş
Konuşmacılar: Renan Özdemir, Alpay Şayhan, Çınar Kaya
Düzenleyen: Kelime Yayınları

13.15-14.15
Yaratıcı Drama: “Caretta Kitap Drama ile Okuma”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Caretta Kitap

15.00-16.15
Söyleşi: “40. Yılında Yansıma Dergisi Yazarlarına Saygı: Rıfat Ilgaz, Ö. F. Toprak, Sait Maden, Kerim Korcan, Ş. Kurdakul, Behzat Ay, Zühtü Bayar, A. Hatipoğlu”
Yöneten: Tekin Sönmez
Konuşmacılar: Hayati Asılyazıcı, Eray Canberk, Rıza Zelyut, Ahmet Özer, Ziya Oykut, Hasan Kantarcı
Düzenleyen: Nis Media

16.30-17.30
Söyleşi: “Nâzım Hikmet Şiirinde Gelecek”
Konuşmacı: Tahir Şilkan
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

17.45-18.45
Söyleşi: “Şairler Arasında Kadın Olmak”
Katılımcılar: Necmiye Alpay, Anita Sezgener, Betül Dünder
Düzenleyen: İkaros Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Torbadan Öykü Çıktı”
Konuşmacı: Ahmet Önel
Düzenleyen: Elma Yayınevi
8 Kasım 2013 Cuma
Interexpo Salonu
14.00-15.00
Panel:”Gezi Eylemleri, Kitle Hareketleri Ve Genç Türkiye”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Barış Pehlivan, Çağdaş Cengiz, Selim Kayan
Düzenleyen: CUMOK

16.15-17.15
Söyleşi: “Yakın Doğu’da Kürtler”
Konuşmacı: İsmail Beşikci
Düzenleyen: İsmail Beşikci Vakfı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Marmara Salonu
12.15-13.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Şimşek Yayınları

13.30-15.00
Söyleşi: “Dünün, Bugünün Yarının Kitapları”
Konuşmacı: Halit Kıvanç
Düzenleyen: NTV Yayınları

15.15-16.30
Forum-Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm Manzaraları Üzerine”
Konuşmacılar: Nar Photos kolektifinden; Serra Akcan, Eren Aytuğ, Mehmet Kaçmaz, Tolga Sezgin, Saner Şen ve Kerem Uzel;
ve yazarlar Semih Akşeker, Cihan Aktaş, Hakan Bıçakçı, İhsan Bilgin, Tanıl Bora, Gaye Boralıoğlu, Funda Şenol Cantek, Haydar Ergülen, Alev Erkilet, Özgür Sevgi Göral, Pınar Öğünç, Mine Söğüt, Jean-François Pérouse, Özcan Yurdalan, Turgut Yüksel
Düzenleyen: İletişim Yayınları

16.45-18.15
Panel: “Şimdiki Zamanın Tarihi”
Konuşmacılar: Vangelis Kechriotis, Teyfur Erdoğdu , Ahmet Kuyaş), Işık Tamdoğan Düzenleyen: Tarih Vakfı
8 Kasım 2013 Cuma
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Sosyal Medya, Tüketim Çılgınlığı ve Çocuklar: Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği”
Konuşmacı: Behiç Ak
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çocuklarla Baş Başa”
Konuşmacı: Görkem Yeltan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Cemil Kavukçu İlk Gençlik Romanı Yolun Başındakiler ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Cemil Kavukçu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Çalısüpürgesinin Muhteşem Dünyası”
Yönetenler: Ebru Erişken, Deniz Tuna Dalyancı
Konuşmacı: Sabine Bohlmann
Düzenleyen: Kelime Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: “Tasavvuf Ne Değildir?”
Konuşmacı: M. Fatih Çıtlak
Düzenleyen: Sufi Kitap

17.15-18.15
Söyleşi-Ney Dinleti
Konuşmacı ve Neyzen: Güneri İçoğlu
Düzenleyen: Leman Dergisi
8 Kasım 2013 Cuma
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Drama ve Oyunlarla Nehirden Okyanuslara Yolculuk”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Altın Kitaplar

12.00-12.45
Söyleşi: “Gençlerle Diyalog”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Tijen Şavaşkan
Düzenleyen: E Yayınları

13.00-13.45
Söyleşi: “Nereden Çıktı Bu Fen ve Teknoloji?”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Tudem Yayınları

14.00-14.45
Söyleşi: “Zamanda Yolculuk”
Konuşmacı: Nur İçözü
Düzenleyen: Altın Kitaplar

16.30-17.30
Söyleşi: “Gezi Parkı Direnişi”
Konuşmacı: Mustafa K. Erdemol
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

17.45-18.45
Söyleşi: “Marksist Klasikleri Nasıl Okumalı?”
Konuşmacılar:  Cem Eroğul, Erkin Özalp
Düzenleyen: Yordam Kitap
8 Kasım 2013 Cuma
Büyükada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Tarihin Posta Kutusu: Mektuplar”
Konuşmacı: Turgut Çeviker
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

14.15-15.15
Söyleşi: “Uçurumun Kenarında Dış Politika”
Konuşmacı: Onur Öymen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.30-16.30
Panel: “21. Yüzyılda Tiyatromuzda Dramaturji”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Eren Aysan, Cenk Gündoğdu
Düzenleyen: İkaros Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: “Bir Bilgi Ve Deneyim Paylaşımı Aracı Olarak Feminist Yayıncılık”
Konuşmacılar: Ayşe Düzkan, Amy Spangler, Ülfet Taylı
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

18.00-19.00
Söyleşi: “Gezi Parkı-Taksim Direnişi’nin Edebiyatımıza Yansımaları”
Konuşmacılar: Ali Şimşek, Alper Gencer, Cenk Gündoğdu, Ahmet Yıldız
Düzenleyen: Karşı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Kınalıada Salonu
13.00-14.00
Panel: “Tanpınar Ve Ceyhun’da Tarihin Edebiyata İzdüşümü”
Yöneten: Mecit Ünal
Konuşmacılar: Berkiz Berksoy, Seyyit Nezir
Düzenleyen: Sis Çanı – Broy Yayınevi

14.15-15.15
Panel: “Güngör Gençay’ın Ardından”
Yönetenler: Osman Bozkurt, Kadir İncesu
Konuşmacılar:  Şener Aksu, Tanju Akerman, Hasan Örnek, Nuray Gök Aksamaz,  Gamze Bakay, Serdar Çarıkçıoğlu
Şiirleriyle Katılacaklar: Nalan Çelik, Dilruba Nuray Erenler, Servet Çolak, Fatma Bilkay, Fatma Türk Kuşkaya, İsmail Biçer, Minel Altıner
Düzenleyen: Aydili Sanat Dergisi

15.30-16.30
Söyleşi: “Rûmî’nin Bildiği Aşk: Kayıp Gül’ün Yazarından Mevlânâ’nın Aslına Uzanan Bir Yolculuk”
Konuşmacı: Serdar Özkan
Düzenleyen: Artemis Yayınları

16.45-17.45
Sohbet ve Dinleti: “Kavafis Şehir’e Dönüyor: Şiir Dinletisi ve Sohbet”
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Ari Çokona, Anestis Vasilakeris
Düzenleyen: istos yayın

18.00-18.45
Panel: “Paketlenen Demokrasi”
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar:  Cemil Orkunoğlu, Gökalp Eren,Cüneyt Akalın, Barış Doster
Düzenleyen: 68’liler Birliği Vakfı

9 Kasım 2013 Cumartesi
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Batı düşüncesinde İslam Peygamberi Problematiği ve İslamofobi”
Konuşmacı: Omid Safi
Düzenleyen: Nefes Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Hasret”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Doğan Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Çocuk, Masal, Rüya”
Konuşmacı: Üstün Dökmen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Duygularım ve Davranışlarım”
Konuşmacı: Bengi Semerci
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

17.00-18.30
Panel: “Günümüz Tarih Dergileri Ekseninde Türkiye’de Tarih Dergiciliği”
Yöneten: Yusuf Çağlar
Konuşmacılar: Orhan Koloğlu, Mustafa Armağan, Ahmet Akşit, Hamit Pehlivanlı, Gürsel Göncü
Düzenleyen: Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi

18.40-19.50
Söyleşi: “Gezi: Zapatistalar’dan Mısır’a Temsil’e Karşı İfade – Ortak Alan ve Komünizm”
Konuşmacılar: Sinem Özer, Münevver Çelik, Cengiz Baysoy
Düzenleyen: Otonom Yayıncılık
9 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
12.00-13.00
Panel: “Genç Edebiyat, Genç Okur, Genç Gündem”
Konuşmacılar: Müge İplikçi, Ahmet Büke, Müren Beykan
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “İskilipli Atıf Hoca Meselesi – Yalanlar ve Gerçekler”
Konuşmacı: Sinan Meydan
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İlber Ortaylı Seyahatnamesi”
Konuşmacı: İlber Ortaylı
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Aklı Yazıyla Denemek”
Konuşmacı: Murathan Mungan
Düzenleyen: Metis Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Puşkin’den Günümüze Rus Şiiri”
Konuşmacı: Ataol Behramoğlu
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.15-19.15
Söyleşi: “OT Dergisi Yazarları/Çizerleri Okurlarla Buluşuyor
Konuşmacılar: OT Dergisi Yazarları/Çizerleri
Düzenleyen: OT Dergisi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Tarih Öncesi Dünyanın Hakimleri: Dinozorlar”
Konuşmacı: İlkay Marangoz
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği – Mülkiyetin Türkleştirilmesinde 1915 Yağması”
Konuşmacılar: Nevzat Onaran, Pakrat Estukyan
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

13.15-14.15
Panel: “Gökyüzü’ne Kement Atan Kız Gülten Dayıoğlu’nun Hikâyesi ve Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatındaki Yeri”
Yöneten: Sedat Sever
Konuşmacılar: Gülten Dayıoğlu, Adnan Binyazar, Selahattin Dilidüzgün, Sedat Sever
Düzenleyen: Altın Kitaplar

14.30-15.30
Söyleşi: “Yekta Kopan ile Söyleşi”
Konuşmacı: Yekta Kopan
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Bilinmeyen Türkler”
Konuşmacı: Heath W. Lowry
Düzenleyen: Uğur Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Türkiye Dış Politikası”
Konuşmacılar: Ercan Karakaş, Osman Korutürk
Düzenleyen: SODEV

18.15-19.15
Panel: “Ortadoğu’da Bahar”
Yöneten: Orhan Gökdemir
Konuşmacılar: Hüsnü Mahalli, Talat Turhan
Düzenleyen: Destek Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Panel: “Lozan Mübadelesinin Sosyal ve Kültürel Yansımaları”
Yöneten: Fahri Aral
Konuşmacılar: Ayhan Aktar, Elçin Macar
Düzenleyen: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları-Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihte İlk Dört Anadolu Konsili”
Konuşmacı: Behnan Konutgan
Düzenleyen: Kitabı Mukaddes

14.30-15.30
Söyleşi: “Şimdi Masal Anlatma Zamanı”
Konuşmacı: Muhsine Helimoğlu Yavuz
Düzenleyen: Can Çocuk

15.45-16.45
Panel: “Gezi ve 15/16 Haziran”
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacı: Sırrı Öztürk
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.00-18.00
Söyleşi: “Gerdeniya Gewherî, Zivingî’nin Melayê Cizîrî Tefsiri”
Konuşmacılar: Emîn Narozî, Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

9 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “İşimle Başım Dertte”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Kemal Tahir: 40 Yılın Bakiyesi”
Konuşmacılar: Kurtuluş Kayalı, Ahmet Öz
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Yeni Bin Yılda Aşk”
Konuşmacı: Aret Vartanyan
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Savaş ve Edebiyat”
Konuşmacı: Mehmet Eroğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Geçmişi Geleceğe Taşıyan Kadınlar”
Yöneten: Nazan Moroğlu
Konuşmacılar: Yazgülü Aldoğan, Gülsen Tuncer
Düzenleyen: TÜKD

18.15-19.15
Panel: Gezi Parkı ve Edebiyat
Konuşmacılar: Halil İbrahim Özcan, Haydar Ergülen, Sabri Kuşkonmaz, Tarık Günersel, Tülin Dursun
Düzenleyen: Uluslararası PEN Türkiye Merkezi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Marx, Benjamin, Adorno-Sanat ve Edebiyat”
Konuşmacı: Onur Bilge Kula
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Haldun Taner Tiyatrosu”
Konuşmacılar: Kerem Karaboğa, Demet Taner, Ayşegül Yüksel
Düzenleyen: Habitus Kitap – İ. Ü Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi

14.30-15.30
Anma-Söyleşi: “Öykünün Saf İpeği Tomris Uyar / Ölümünün 10. Yılında”
Konuşmacılar: Semih Gümüş, Handan İnci, Semra Aktunç
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Son Sefarad”
Konuşmacı: Beyazıt Akman
Düzenleyen: Epsilon Yayınevi

17.00-18.00
Panel: “Lizbon’a Gece Treni ile Saramago’ya Yolculuk”
Yöneten: Nurdan Ergil
Konuşmacılar: Şerife Ertaş, Baha Oral, Aydın Ergil, Seray Anıl
Düzenleyen: Ekin Yazın Sanat Dostları

18.15-19.15
Söyleşi: “Bir Türk Filmi Olarak Kanser-Kanserle İletişim”
Konuşmacı: Ahmet  Erözenci
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: Hicabi Demirci ile Karikatür Okuma Atölyesi
Düzenleyen: Desen Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Siyaset Nereye Gidiyor”
Konuşmacı: Erdal Sarızeybek
Düzenleyen: Artı Dağıtım

13.15-14.15
Söyleşi: “Bir Türkiyelileşememe Öyküsü”
Konuşmacı: Aydemir Güler
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam Dünyası’na İkinci Bahar Gelir mi?”
Konuşmacı: Mümtaz’er Türköne
Düzenleyen: Nesil Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Carpe Diem”
Konuşmacı: Aşkım Kapışmak
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Türkiye Rock Tarihi”
Konuşmacılar: Güven Erkin Erkal, Hulusi Tunca, Cahit Berkay
Düzenleyen: Esen Kitap
10 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Şiirli Şöyleşiler”
Konuşmacı: Şükrü Erbaş
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.15-14.15
Söyleşi: “Dünyaya Hükmeden Sultan: Kanuni
Konuşmacı: Talha Uğurluel
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “En Yalın Ve En Efsunlu Meseleler Üzerine”
Konuşmacı: Ercan Kesal
Düzenleyen: İletişim Yayınları

15.45-16.45
Panel: “Cumhuriyet’in Tartışmalı Konularına Eleştirel Bakış: Yakın Tarihimizle Hesaplaşmanın Neresindeyiz?”
Konuşmacılar: Mete Tunçay, Zafer Toprak, Bülent Bilmez
Düzenleyen: Tarih Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi Direnişi, Tribünler ve Futbolun Sosyo-Politiği”
Konuşmacılar: Dağhan Irak, Özgür Özgülgün
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
10 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Fotoğraf Sunumu: “Myanmar ve Tarihin Kaybolan Askerleri”
Sunan: Faruk Budak
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Mermer Kule’den Haliç’e İstanbul’un Karasurları”
Konuşmacı: Nezih Başgelen
Düzenleyen: Arkeoloji Sanat Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Ömer Hayyam”
Konuşmacılar: Ekrem Ataer, Adnan Binyazar, Afşar Timuçin
Düzenleyen: Kaynak Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye Kadın Tarihini Nasıl Yazdık?”
Konuşmacılar: Handan Çağlayan, Kayuş Gavrilof Çalıkman,Yaprak Zihnioğlu
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gizli Güçlerin Farkındalığı”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi
10 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Askeri Darbelerden Siyasallaştırılan Davalara”
Konuşmacı: Erol Mütercimler
Düzenleyen: Alfa Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihi Maddecilik, Toplum Bilimleri ve Felsefe”
Konuşmacılar: Taner Timur, Cem Eroğul, Sungur Savran
Düzenleyen: Yordam Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Doğal Ebeveynlik”
Konuşmacı: Adem Güneş
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Yakın Tarihi ve Gençlik Hareketleri”
Konuşmacılar: Halim Demir, Vehbi Bardakçı, Fikret Babuş
Düzenleyen: Ozan Yayıncılık
10 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Antik Tiyatronun Merdivenlerinden Altın Madenine: Bergamalı Simo”
Konuşmacı: Ferda İzbudak Akıncı
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Okuma Hiçbir İşe Yaramaz”
Konuşmacı: Onur Caymaz
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İyi Bir Öykünün Kokusu Nasıl Alınır?”
Konuşmacılar: Cemil Kavukçu, Başar Başarır, Sibel K. Türker
Düzenleyen: Can Yayınları

15:45-16:45
Panel: “Savaş ve Barış Yakındoğu’da Neler Oluyor?”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Hüseyin Hizmetçi, Ahmet Çakmak
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi
10 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Kafası Karışanlar İçin Ergenekon
Konuşmacı: H. Büşra Erdal
Düzenleyen: Ufuk Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi “Baba Tahirê Uryan”
Konuşmacı: Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Fantastik Edebiyatta Hayal Gücü ve Yaratıcılık”
Konuşmacılar: Yankı Enki, Barış Müstecaplıoğlu, Gülşah Elikbank, Yiğit Değer Bengi
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Esas Problemi İnsan Kaynağı Problemidir”
Konuşmacı: Alper Kul
Düzenleyen: Say Yayınları
* ETKİNLİK PROGRAMINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VEYA İPTALLERDEN DÜZENLEYEN YAYINEVLERİ SORUMLUDUR.

 

Pink Floyd’un kurucusu Roger Waters, “The Wall” turnesi kapsamında, 4 Ağustos akşamı İTÜ Stadyumu’nda olacak. “

Roger WatersThe Wall” prodüksiyonu, “şimdiye kadar yapılmış en büyük sahne gösterisi” olarak adlandırılıyor. Roger Waters’ın albümleri ile aynı adı taşıyan ve konserde “The Wall” albümünün sahne şöleniyle gerçekleştirileceği konser için büyük bir sahne ve 110 metrelik bir duvar kurulacak. Konser için 140 tonluk prodüksiyon malzemesi İstanbul’a 75 tırla gelecek.Roger Waters, sahnede turne için özel olarak yapılan, Berlin Duvarını temsil eden ve turneye adını veren duvarı İstanbul’da sahnede 199’uncu kez yıkacak.

Duvarın gölgesinde “Another Brick in The Wall” parçasını “sürpriz” bir ekip Roger Waters ile seslendirecek.

İngiliz indie rock grubu The XX, Vodafone İstanbul Calling kapsamında, 7 Ağustos akşamı müzikseverlerle Parkorman’da buluşacak.

Gökhan Türkmen, 6 Ağustos’ta Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda, Ebru Gündeş de 8 Ağustos’ta Vialand Gösteri Merkezi AveaPark’ta konser verecek.

-Film gösterimi Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’ndeki açık hava sinema gösterimleri kapsamında, Juan Antonio Bayona’nın yönetmenliğini yaptığı “The Impossible: Kıyamet Günü” filmi, 2-3-4 Ağustos’ta izlenebilecek.

-Sergi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğiyle, “Mukaddes Miras” sergisi, yarın açılacak.

-Sultanahmet Medresesi’nin ev sahipliği yapacağı sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan’ın sanat danışmanlığında düzenlenecek. Sergide, 9. Yüzyıldan 18. Yüzyıla kadar, Abbasilerden Emevilere, Çin’den Moğolistan’a bütün İslam coğrafyasında kaleme alınan, İslam hat sanatında ekol olarak kabul edilen Hafız Osman, Mehmet Emin Üsküdari, Mahmud Sivasi, Hafız Yusuf ve Derviş Mehmed gibi ünlü hattatların da eserlerinin bulunduğu, 99 adet el yazması Mushaf-ı Şerif yer alacak.

-Ressam Javad Alamdari’nin “Gün Batımı” adlı resim sergisi, İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulurken, ressam Ayla Akyol’un “İlkbahar Çiçekleri” adlı resimlerinin yer aldığı eserleri, Adalar Kültür Derneği Galerisi’nde sergileniyor.

-3. Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu kapsamında, amatör fotoğrafçı Nicholas V. Artamonoff’un 1930-1947 yılları arasında İstanbul’da çektiği fotoğrafların sergilendiği “Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947” sergisi devam ediyor

-. Kentin tarihiyle yakından ilgilenen Artamonoff’un perspektifinden İstanbul’daki Bizans mirası sunulduğu sergi, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (AnaMed) görülebilecek.

 

Bilgi Üniversitesi ‘BİLGİ Moda’yla Fark Yarat’ sloganıyla kendine güvenen ve fark yaratmak isteyen herkesi 6-7 Ağustos’ta eski kıyafetlerinden yeni tasarımlar yaratmaya çağırıyor. Amaç, ‘Farklı Bir Şeyler Yap’ düşüncesiyle farkını ortaya koymak. Siz de bu projeye katılmak isterseniz eskilerinize bir göz atın.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ‘İstanbul Tasarım Bienali Akademi Programı’ 13 Ekim-12 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek. İstanbul Tasarım Bienali, kentsel tasarımdan (çevresel, kentsel ve bölgesel planlama) mimariye, endüstriyel tasarımdan fotoğrafa, grafik, moda, tekstil ve interaktif tasarıma kadar geniş bir yelpazeye sahip olacak. Bienal’in teması, ‘Kusurluluk’ (Imperfection) olarak belirlendi. Bilgi Üniversitesi’nde 6-7 Ağustos tarihlerinde düzenlenen ‘Do Something Different’ da Bianel’in ön çalışmalarından biri aslında.

Bilgi Üniversitesi Moda Tasarımı bölümü, Tasarım Bienali Akademi Programı kapsamında moda tasarımı atölye çalışması düzenliyor. Gerçekleşecek workshop’ta katılımcılar eski kıyafetlerini, aksesuarlarını kullanarak yepyeni bir tasarım oluşturma fırsatı yakalayacaklar. Workshop çalışmasını, moda Tasarımcısı Aslı Jackson ve Bilgi Üniversitesi Moda Tasarımı bölümü hocaları Prof. Ben C. Fletcher ve Prof. Karen Jane Pine yürütecekler.

FARKLI BİR ŞEYLER YAP 
Prof. Fletcher ve Prof. Karen Jane Pine’ın geliştirdiği ‘Do Something Different’ programının insanlara vermek istediği fikir şöyle; ‘Ancak gelecek geçmişin devamı niteliğinde olmaktan çıkıp, daha fazlasını ifade ettiği zaman gelişme kaydedilir. Bu da farklı bir şeyler yapmayı gerektirir.’ İşte katılımcılardan istedikleri tam da bu aslında.

Workshop 6-7 Ağustos’la da sınırlı kalmıyor. Sonrasında katılan öğrencilere SMS ve e-mail ile yaratıcılıklarını teşvik edici mesajlar iletilecek ve sistematik bir şekilde farklı tasarımlar oluşturmaları istenecek. Katılımcıların ortaya çıkardığı tasarımlar jüri tarafından değerlendirilecek ve yeterli görülen tasarımlar ekim-aralık ayları arasında ‘Tasarım Bienali Akademi Programı’ çerçevesinde sergilenecek.

BEN BİR ÇÖPÇÜYÜM
Programın koordinatörlerinden biri olan tasarımcı Aslı Jackson’dan program öncesinde bazı tüyolar aldık.

Jackson, İngiltere’de benzer projelerde yer almış. Avrupa’da tasarımcıların geri dönüşümü arttırmak amacıyla bu tarz koleksiyonlar ürettiğini hatta bunların fiyatlarının normal kıyafetlerden çok daha yüksek fiyatlarda satılabildiğini söylüyor. Çünkü eski ama değerli parçaların bir arada kullanılması ya da tamamen organik kumaşlarla oluşturulan bu tasarımların değeri yüksek. Kendisi de bu tarz tasarımlar yapmaktan keyif alan Jackson; “Ben aslında tam bir çöpçüyüm” diyor.

Program için de çok büyük heyecan duyduğunu belirten Jackson, 2 günlük workshop boyunca katılımcılarla birlikte olacak. Onlara kendi çalışmalarını anlatacak ve hatta bu programa özel hazırladığı çekimi de onlarla paylaşacak. Katılımcıların yaratıcılıklarına kesinlikle müdahale edilmeyecek ve sonrasında SMS ve e-mail yoluyla eğlenceli bilgilendirilmelerle İstanbul Tasarım Bienali içinde yer alacak sergiye kadar destek olacak.

Eğer siz de bu projede yer almak ya da daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız; 0212 311 51 18 numaralı telefonu arayabilir ya da ozlem.begen@bilgi.edu.tr adresine e-mail gönderebilirsiniz. Detaylar için tıklayınız.

Kaynak : [-]

Müzikseverlerin dört gözle beklediği “19. İstanbul Caz Festivali”, bu yıl 3-19 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre, “19. İstanbul Caz Festivali” 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle

19.istanbul caz festivali

başlayacak.

Festivalin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de açılış töreninde verilecek.

Ödül, gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

“19. İstanbul Caz Festivali”nde, klasik ve modern cazdan rock, dünya müziği ve folka uzanan geniş bir yelpazedeki konserler, kentin tarihi, kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekanlarda izleyiciyle buluşacak.

Morrissey, Erykah Badu, Keith Jarrett, Marcus Miller, Antony & The Johnsons, Esperanza Spalding, Ernest Ranglin, Tyrone Downie, Sly and Robbie, Billy McLean, Till Brönner, Caro Emerald, Sharon Jones, Gretchen Parlato, Ambrose Akinmusire, Lars Danielsson, The Dears, Okay Temiz, Burhan Öçal, İmer Demirer, Hüsnü Şenlendirici gibi heyecan verici birçok usta müzisyen ve topluluk festivalin konuğu olacak.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller,İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak.

Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

19 istanbul caz festivali afiş

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a gelecek. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren “Antony and the Johnsons”, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde buluşacak.

“Antony and the Johnsons”, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul Orkestrası eşliğinde seslendirecek.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald, samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 1940-1950’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından olacak.

Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kıyı Amfi’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelecek. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde grup,İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

“Neo-Soul’un kraliçesi” Badu hayranlarıyla buluşacak

“Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Festival kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Tünel Şenliği”, yine festivalin ilk hafta sonunda müzikseverlerle buluşacak.

Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra Beyoğlu, Şişhane, Galata, Asmalımescit bölgelerinde sokaklarda ve birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler, ikramlar ve etkinliklerle “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konseri ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde Bugge “N Friends feat. Erik Truffaz, İlhan Erşahin, Joe Claussell, Ninety Miles ve Magnus Öström”ü ağırlayacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak.

Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve arkadaşları Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak.

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam edecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde hayranlarıyla buluşacak.

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk “The Smiths”in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek.

Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

 Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılı için “The Istanbul Project” isimli özel bir proje hazırlıyor. Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine oluşturduğu “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

Marcus Miller

Marcus Miller’ın müzik direktörlüğünü üstlendiği “The Istanbul Project” başlıklı projenin tanıtımı için

28 Mayıs Pazartesi akşamı The Marmara Taksim’de bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına, projede yer alacak müzisyenlerle tanışmak ve fikir alışverişinde bulunmak için İstanbul’a gelen Marcus Miller’ın yanı sıra, projedeki Türkiyeli müzisyenlerden Okay Temiz, İmer Demirer ve Bilal Karaman da katıldı. İKSV Resmi İletişim Sponsoru Vodafone Türkiye’ninFacebook sayfasından da canlı olarak yayımlanan basın toplantısının moderatörlüğünü İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin üstlendi.

19. İstanbul Caz Festivali kapsamında, 5 Temmuz Perşembe akşamı Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek “The Istanbul Project” başlıklı konserde, Marcus Miller’a Türkiye’nin önde gelen klarnet virtüözlerinden Hüsnü Şenlendirici, vurmalı çalgılar ustası Burhan Öcal, en basit ritimleri çarpıcı bir anlatıma dönüştüren usta sanatçı Okay Temiz (vurmalı çalgılar), ülkenin yetiştirdiği en iyi caz trompet sanatçılarından İmer Demirer (trompet) ve kendine has tekniği ve ileri seviyedeki müzikal bilgisiyle gitar virtüözü Bilal Karaman (gitar) eşlik edecek. Ekibin diğer üyeleri ise üstün yetenekleri sebebiyle Marcus Miller tarafından desteklenen genç müzisyenler Louis Cato (davul), ve Alex Han’ın (saksafon), yanı sıra Miller’ın üyesi olduğu bir başka topluluk SMV ile birlikte birçok konser veren önemli müzisyen Federico Gonzalez Peña (tuşlu çalgılar).

“The Istanbul Project” konserinin biletleri Biletix satış kanalları ve İKSV’den satılıyor. Lale Kart sahipleri, biletlerini %25’e varan özel indirimlerle temin edebiliyor.

19. İstanbul Caz Festivali, İKSV tarafından Garanti Bankası sponsorluğunda  3-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İstanbul Caz Festivali’nin proje siparişi vererek, dünya yıldızları ile Türkiye’den sanatçıların buluşturacağı prömiyerler serisi önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

Mar cus Miller

Projenin müzik direktörlüğünü üstlenen Marcus Miller,  yıllardır yayınladığı başarılı albümleri ve etkileyici tekniğiyle Türk seyircilerin yakından tanıdığı bir isim. Daha önce birçok kez İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak konser veren Marcus Miller, çocukluk idolü Miles Davis’in yanı sıra Aretha Franklin, Roberta Flack ve David Sanborn gibi pek çok ünlü sanatçıyla çalışmalarda bulundu; Joe Sample, McCoy Tyner, Bill Withers, Elton John, Bryan Ferry, Jay Z and LL Cool J’in de dâhil olduğu 400’ün üstünde albümde gitar çaldı.

David Sanborn’la beraber Voyeur ve Upfront adlı albümlerle iki defa Grammy ödülünü kazanan Miller, uzun yıllar yapımcı ve session gruplarında müzisyen olarak çalışmasının ardından 1993 yılında kendi kariyerine ağırlık vererek The Sun Don’t Lie adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonraki yıllarda, House Party (Martin Lawrence), Boomerang (Eddie Murphy), Siesta (Ellen Barkin), Ladies Man (Tim Meadows), and The Brothers (Morris Chestnut and D.L. Hughley) gibi pek çok filmin müziklerini besteledi.

Hüsnü Şenlendirici

 

Hüsnü Şenlendirici

Klarnet virtüözü Hüsnü Şenlendirici 15 Mart 1976 tarihinde Bergama, İzmir’da doğdu.

5 yaşında klarnet çalmaya başladı. 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girdi, iki yıl sonra okuldan ayrıldı. Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz’in o yıllardaki “Magnetic Band” grubu ile çalmaya başlayan Hüsnü, grupla birlikte yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil etti. Aynı zamanda, babası Ergun Şenlendirici’nin altı kişilik grubu Laço ile yurtdışında birçok önemli festivale de katıldı. Hüsnü Şenlendirici “Dünya altın klarnet” ödülünün de sahibidir. 1996 yılında, askerdeyken Pozitif’ten gelen teklif sonrası New York’lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla Türk Müziğine özgü enstrümanlardan oluşan 13 kişilik Laço Tayfa’sını kurdu.

Burhan Öçal 

Burhan Öçal

İstanbul ve Zürih’te yaşayan Burhan Öçal, genç yaşta Avrupa’ya gidişiyle, kendini müzik dünyasının bağrında buldu. Bugün hala çalışmaya devam ettiği, dünya çapında ünlü isimlerle de yine o günlerde tanıştı. İsviçre’deki ilk yıllarında Pierre Favre, George Gruntz, Maria Joao Pires ve Peter Waters gibi sanatçılarla çalıştı. Öcal, birçok solo albüme imza atarken, Montreal (where he before an audience of 150 thousand) Montreux, Chicago, Paris, Rome, İstanbul, Vienna,Berlin gibi birçok caz festivalinde sahne aldı. Öçal ayrıca birçok senfoni orkestrası ile çalışamalara imza attı. Burhan Öçal ayrıca çeşitli sinema filmlerinde de rol aldı.

 Okay Temiz

 1939 yılında İstanbul’da doğan sanatçı Türk müziği ile ilgili ilk tınıları musiki eğitimi almış annesi Naciye Temiz’den aldı. Yine annesinin desteği ile Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuarında vurmalı çalgılar ve timpani eğitimi aldı. 1955’te profesyonel müzik yaşantısına adım attı. 1957-1959 yıllarında tophane sanat enstitüsünde eğitim çalışmalarını sürdürmüş ve buradaki eğitimi sayesinde kendine has karakterleri ve tınıları olan davulunu kendisi yapmıştır. 1967 yılında Ulvi Temel orkestrasına katılıp Avrupa’da büyük dans lokallerinde çalıştı. Danimarka ve İsveç’te beraber çalıştığı Dexter Gorden, George Russel, Clark Teery gibi önemli isimlerle çalıştı. Dyani ve Güney Afrikalı trampetçi Mongezi Feza ile birlikte Xaba grubunu oluşturdular. 1974 yılında kurduğu İsveç Türk caz grubu Oriental Wind ile önemli konserlere imza attı. 1991’de Fis Fis Tziganes adlı albümü fransa’da 3000 albüm içinde ilk 3 sıraya girdi. 1992’de Türkiye’de gerçekleştirdiği Green Wave albümü World Music  DJ’lerinin her sene gerçekleştirdikleri ilk on içerisinde yer aldı. Magnetic Band isimli albümü Finlandiya’da kaydetti. İsveç’te birçok albüme ve konserlere imza attı. 1998’de Türkiye’ye yerleşti. Okay Temiz Avrupa, Amerika ve Hindistan’da yaklaşık 3300 konser verdi ve 350 festivale katıldı.

İmer Demirer

 İmer  Demirer, 12 yaşında trompetle tanıştı ve 10 yıl süren klasik eğitimin ardından İstanbul Konservatuarı’ndan mezun oldu. Uluslararası festivallerde sıkılıkla yer alan sanatçı; Aaron Goldberg, Essiet Essiet, Ari Honig ve Emin Fındıkoğlu gibi isimlerle çalıştı. Herbie Hancock ,Wynton Marsalis, Kenny Baron Kenny Garret gibi isimlerlede  ” jam-session ” larda çaldı. Demirer, Türk Caz müziğinin şimdiden en saygın ve önemli trompet sanatçılarından biri olarak tanımlanıyor. 2009 Ekim ayında ilk albümü olan “You, Me & Char” Pozitif Müzik etiketiyle yayınlandı. 2010 yılında Ayşe Gencer’in albümünde de yer alan İmer Demirer, farklı tarzlarda ki müzisyenlerle yeni projeler üzerinde çalışıyor.

Bilal Karaman

Bilal Karaman

Gitarist Bilal Karaman’ın gitarla ilk tanışması 11 yaşında oldu ve çalmayı kendi kendine öğrendi. Doğan Canku’yla Flamenko teknikleri çalıştı, Önder Focan’ın Caz Grup atölyelerine katıldı.Donovan Mixon ve Wolfgang Muthspiel ile caz gitar, Erkan Oğur ile Türk müziği ve perdesiz gitar, Aydın Esen ile yüksek armoni ve doğaçlama çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik bölümünde tam burslu okuyarak bir çok yerli ve yabancı müzisyenle çalışma olanağı kazandı 2004 yılında başarıyla mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdışında birçok organizasyonda önemli isimlerle sahne alan Karaman 2009 yılında Kavela ve Cogito gruplarını kurdu.  Yine 2009’da Nardis Caz Gitar yarışmasında Birinci oldu.İleri seviyedeki müzikal bilgisi ve tekniğinin yanı sıra kendine has bir tarzı olan gitarist geleneksel Türk müziklerine çağdaş yaklaşımlarda bulunarak Türk müziklerini daha ileriye taşımayı hedefliyor, kendi bestelerinde de modal ve melodik motifler, modern armoniler ve doğaçlamaları sıkça kullanıyor.

 Kaynak : [-]

 

‘Yarım porsiyon’ kültür

İKSV’nin düzenlediği “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panelde uzmanlar kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tuttu.

tiyatro

Devlet ve şehir tiyatrolarının özelleştirilmesi, kapatılması Türkiye gündemini meşgul etmeye devam ederken önceki gün İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), dünyanın dört bir yanından konuk ettiği uzmanlarla kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tutan bir panel düzenledi. “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panel Bilgi Üniversitesi’nden Yrd. Dç. Dr. Gökçe Dervişoğlu’nun yönetiminde ABD Başkonsolosluğu Kültür İşleri Sorumlusu Sevil Sezen, İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu’ndan yapımcı Figen Solmaz, İstanbul Goethe Enstitüsü Müdürü Claudia Hahn Raabe ve Fransız Kültür Merkezi Müdürü Berenice Gulmann’ın katılımıyla düzenlendi.

Katılımcılar, iktidardaki hükümetlerin kültür politikalarına müdahale etmediğini vurgular ve kültür yönetimi hakkında bilgiler verirken, panelin “Model Arayışı” bölümünde ise verim alınamadı. Panelin en dikkat çeken bölümü ülkelerin kültürel faaliyetlerine ayırdığı bütçeleriydi. Fransa’da devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine denk gelen 4 milyar Avro’ya (9 milyar 320 milyon TL) karşılık, bu rakam Almanya’da ise 9.6 milyar Avro (20 milyar TL). Türkiye’de ise devlet bütçesinin yüzde 0.5’ine denk gelen 1 milyar 705 milyon TL’lik bir bütçe söz konusu.

FRANSA

– Kültürel faaliyetlere ayrılan bütçe 4 milyar Avro devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine tekabül ediyor. Yerel yönetimlerde ciddi miktarda para aktarıyor, özel sektörden de katkı oluyor.

– Kültür politikalarının en önemli iki unsuru sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi.

– Tek başına Paris Tiyatrosu yılda yaklaşık 430 temsil veriyor. Bütçesi ise 14 milyon Avro.

– Sanat seyircisi futbol maçına giden seyirci sayısıyla neredeyse eşit.

İSVEÇ

– 9.5 milyonluk ülkede 1.5 milyon göçmene kendi dillerinde ve kültüründe sanat hizmeti veriliyor.

– Sanat kurumlarının gelirlerinin yüzde 80’i devlet tarafından karşılanıyor.

– İsveç’in 1000’li yıllardan bu yana kültür politikası var. 7 maddeden oluşan bugünkü İsveç kültür politikasında; ifade özgürlüğünü yaymak, katılımcı, çok yönlü, dinamik ve kışkırtıcı bir güç olarak kültürün toplumda yer almasını sağlamak da bulunuyor.

– Devlet, profesyonel sanata altyapı oluşturmak için amatör sanata da destek veriyor.

ALMANYA

– Özgür sanatın garantisi Alman anayasının 5. maddesi. Anayasadaki maddeler devlete sanatın ve kültürün ne olduğu konusunda bir yargıda bulunma hakkı vermiyor.

– 2010’da sanata ayrılan bütçe 9.6 milyar Avro.

– Bağımsız tiyatro toplulukları da proje sözleşmeleri yaparak çalıştırılıyor.

– Her tiyatro bileti, devlet tarafından 95 Avro’yla destekleniyor.

– Kamu tiyatroları şehir meclislerinin seçtiği sanat yönetmeni tarafından yönetiliyor.

ABD

– Kültür Bakanlığı olmayan ABD’nin sanata destek kurumu Milli Sanat Vakfı. Vakfa devlet tarafından verilen hibe 74 milyon dolar (154 milyon TL).

– ABD’nin önemli ve büyük müzeleri özel kurumlar. Bu kurumların gelirleri özel fonlar ve kurumların kendi geliştirdikleri döner sermaye aracılığıyla elde ediliyor.

– Sanatta koleksiyonerlere ve sanat destekçilerine vergi muafiyeti ya da indirimi uygulanıyor.

 

Kaynak : [-]