Yazılar

‘Sihirli flüt’ Madridlileri büyüledi

Ünlü Türk flüt virtüözü Şefika Kutluer, İspanya’nın başkenti Madrid’in seçkin kulüplerinden Casino de Madrid’de özel bir konser verdi. Kulübün 21. Müzikal Etkinlikleri kapsamında 2016’nın ilk konserini veren Şefika Kutluer beğeni topladı.

Kraliyet Salonu’nda iki bölümden oluşan konserde Kutluer, Sebastian Bach, Christoph Willibald Glück, Maurice Ravel ve Georges Bizet’in yanısıra Türk besteci Ekrem Zeki Ün’ün “Yunus’un mezarında” adlı eserini de sahneledi.

Kutluer’e konser boyunca Azeri piyano sanatçısı Naile Ahmedova eşlik etti. Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ömer Önhon’un da aralarında olduğu bazı büyükelçilerin ve kulüp üyelerinin izlediği konser sonrasında Kutluer, salondan büyük alkış aldı.

İKİNCİ KONSER ENDÜLÜS’TE

54 yaşındaki sanatçı İspanya’daki ikinci konserini Endülüs bölgesinin Granada kentindeki Federico Garcia Lorca Tiyatrosu’nda yarın verecek.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Şefika Kutluer, daha sonra kariyerine Viyana ve Roma’da devam etti. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yazıda kendisi için yapılan “Sihirli flüt” yakıştırması Kutluer’in lakabı oldu. Kutluer, Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülürken 2012 yılında UNICEF’in “İyi Niyet Elçisi” oldu.

sihirli-flut-madridlileri-buyuledi,iQOUgzYnqE-_QDKFReXFmQ (1)

LUDUS ENSEMBLE ile DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Ludus Ensemble, 7 Mart Pazartesi günü Martı Klasiklerinde “Sıra dışı bir kadının müzikli dünyası: Clara Schumann” başlıklı dinleti-söyleşinin konuğu.

 Dinletinin söyleşi bölümünü Aydın Büke idare edecek.

Ludus Ensemble, Martı Klasikleri dahilinde, Dünya Kadınlar Günü için 7 Mart Pazartesi saat 20’de  Martı İstanbul Hotel’de düzenlenen müzikli söyleşide Clara Schumann’ın Piyano Trio’su ile kadın duyarlılığının izini sürüyor.

Dinletide Ludus Ensemble’ın üç değerli üyesi; Banu Selin Aşan- Keman & Seren Karabey – Viyolonsel & Elif Gökçe Tuğrul – Piyano yer alıyor.

“Romantizmin Işığı Clara ” kitabının yazarı Aydın Büke, “19.Yüzyılda Kadın Besteci” olmak üzerine müzisyenlerle sohbet ediyor.

Ludus Ensemble’ın muhteşem yorumu ve değerli müzisyen ve yazar Aydın Büke’nin genç müzisyenler ile sohbeti kaçırılmaz.  Anısı belleklerde kalacak bu harika geceye eşlik etmek isteyen müzikseverlerin biletleri Biletix ve konser öncesi Martı Otel’den temin etmeleri mümkün. Ludus Ensemble Dünya Kadınlar Günü konserinin  biletleri,  tüm kadın ve emekli dinleyeciler için indirimli!

“Ludus Ensemble, 2013 yılında, eğitimlerini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda almış dört genç müzisyen tarafından kuruldu. Banu Selin Aşan, Tuna Erten, Seren Karabey ve Elif Gökçe Tuğrul, Ludus Ensemble’ı kurarken, 2000li yıllarda İstanbul’da yaşayan genç klasik müzik yorumcuları olarak, ülkeler ve kültürler arası sınırların şeffaflaştığı, geçmiş ve günümüz sanatının birbirini zenginleştirdiği düşüncesini çıkış noktası edindiler.

 Dünyanın farklı coğrafyalarından ve zaman dilimlerinden bestecilerin eserlerini yorumlamak, Ludus Ensemble’ın üyelerine, zamanın ve mekanın sürekli değiştiği bir oyuna dahil olmak hissini verdiğinden, oluşumlarına isim olarak Latince ‘oyun’ anlamına gelen ‘ludus’u’ seçtiler.

Ludus Ensemble, dinleyicilerini zaman ve mekan ötesi yolculuklara davet ederek, klasik müziğin heyecan veren renkli dünyasını paylaşmayı hedefliyorlar. Ludus Ensemble üyeleri (keman,viyolonsel, piyano) 2014 Ekim’den beri Türk Eğitim Vakfı Güsel Bilal Yurt dışı Bursu ile Hamburg Hochschule für Musik und Theater’de Prof.Niklas Schmidt ile ‘Oda Müziği’ yüksek lisans çalışmalarına devam ediyorlar.”

Ludus Ensemble diğer konserleri:
– 12 Mart Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi Kış Konseri AIMA Yalısı

– 14 Mart Bodrum

– 16 Mart Summart Sanat Merkezi / İSTANBUL

Ludus Ensemble bu konserde Fransız besteci Jean Francaix’nin triosu, Arjantinli bandoneon sanatçısı ve besteci Astor Piazzolla’nın 4 Mevsim’i ve Amerikalı besteci Paul Schoenfield’in Cafe Music’ini seslendirecek olan Ludus Ensemble, Summart’ta gerçekleştireceği bu konserde dinleyicilerini caz etkilerinin hissedileceği farklı bir dünyaya çağırıyor.. 

7 Mart Pazartesi Ludus Ensemble Martı Klasiklerinde1

http://www.summart.org/tr/summart-sahne/gelecek-etkinlikler/ludus-ensemble/i-178
– 10 Nisan Jesteburg/Hamburg

– 19-20-21 Mayıs Avusturya Turnesi

– 31 Mayıs Süreyya Operası

– 16 Haziran Laeiszhalle/Hamburg

Pera Güzel Sanatlar London College of Music Sınavı için okul değişikliği yaptı.

Her yıl Haziran ve Kasım ayında yapılan London College of Music sınavları için Pera Güzel Sanatlar Lisesi 2016 yılında Trinity College London ile çalışma kararı aldı. Nar Sanat Eğitim Kursu LCM için Eğitim ve sınavlarının yapıldığı SINAV MERKEZİDİR. Sınavda okul değişikliği olduğu için sınav kitaplarında da değişiklik yapıldı. Kitap ücretlerinde bir değişiklik olmadı.

Haberin tarihi: 29 Şub 2016

London College of Music Nedir?

London College of Music’in Grade ve Diploma Sınavları, sınava girenlere, sahip olduğu bilgi ve beceriyi kanıtlama ve uluslararası geçerliliğe sahip bir belgeye sahip olma imkanı sunmaktadır. LCM, uluslararası düzeyde kabul gören akreditasyon kurumu Ofqual tarafından akredite edilmiştir. Sınavlar her yıl Haziran ve Kasım aylarında yapılır. İngiltere Ulusal Eğitim Bakanlığı denetim elemanları tarafından yapılan LCM sınavlarının uluslararası sınav kurulları içerisinde ciddi bir saygınlığı vardır. LCM sınavları Qualifications and Curriculum Authority (QCA) (Nitelikler ve Müfredat Kurumu) tarafından ve The National Qualifications Framework (NQF) (Ulusal Kualifikasyon Çerçevesi) standartları doğrultusunda ulusal ve uluslararası akreditasyona sahiptir. Çok sayıda ülkede uygulanan bu sınavlar, çeşitli seviyeleri, seviyeler için gereken beceri ve bilgi standartları, seviyelerin birbirleriyle bağıntısı ve aşamalı süreçleri ile dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yapıdadır.


 

Sınavların Temel Özellikleri

1- Grade ve Diploma derecelerinde geniş bir portfolyöye sahiptir. Her çeşit enstrüman için seçenekler bulunmaktadır.
2- Grade 8 derecesi, Ofqual tarafından müzik lisesi mezunu seviyesinde kabul edilmektedir. Adayların bu seviyede elde edecekleri başarı, üniversiteye girişlerinde büyük önem arz etmektedir.

OFQUAL AKREDİTASYONU

1- Kurumsal Tanınma Akreditasyon kurumumuz West London Üniversitesi’nin Büyük Britanya’daki Ofqual (Nitelik ve Sınav Düzenleyici Kurum), Galler Bölgesi’ndeki DCELLS ve Kuzey İrlanda’daki CCEA kurumları tarafından tanınırlığı vardır.
2- Nitelik Akreditasyonu Dolayısıyla çok çeşitli konulardaki Grade belgeleri ile performans ve öğretmenlik diplomaları Ofqual, DCELLS ve CCEA tarafından tanınmaktadır. Bu belgelerin tanınması için sınavların, içerik, yürütme, değerlendirme ve raporlama prosedürlerinin kriterlere kesinlikle uygun olması gerekmektedir.
Sistemin seviyeleri Grade ( Derece ) ve Diploma sınavları şeklindedir.


 

Sınav Seviye Değerlendirme Tablosu

EŞDEĞER STANDART SEVİYELER LCM SINAVLARIN QF
Seviye 7 FLCM Müzik Performans Master derecesi modülü
Seviye 6 – 7 A seviyesi
Seviye 6 LLCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin son yılı modülü (Lisans)
Seviye 5 ALCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin ikinci yılı modülü (Ön lisans)
Seviye 4 Dip LCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin birinci yılı modülü
Seviye 3 Seviye 8 seviye ( Lise Mezunu )
Seviye 2 Seviye 4 – 5 GCSE Seviyeleri A* – C
Seviye 1 Seviye 1 – 3 GCSE Seviyeleri D – G

 


Lcm Öğrenci Adayları 

London College of Music sınavlarına girmek isteyen öğrenciler başvurularına Eylül ayından itibaren başlayabilirler. Sınav seviyelerinin çalıştıkları öğretmen tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Eğitim alınan kurum veya öğretmen bu konuda öğrenci adayına en doğru cevabı verecektir. Başvuruların erken yapılması sınav kitaplarının temini açısından önem taşımaktadır. Sınav kitapçıkları ve repertuar notaları adayın başvurmasının ardından genel merkezden temin edilir. Kitaplar İngiltere’den geldiği için geç başvurular öğrencinin sınava hazırlanma sürecini kısaltmaktadır.


LCM sınavına girecek öğrenci adayları;

A – Sınav Başvuru Formunu eksiksiz doldurmalı,
B – 1 adet vesikalık resim,
C – Nüfus kağıdı fotokopisi,
D – Sınav harcı ve kitap parasını LCM sınav merkezine eksiksiz teslim etmelidir.
Öğrenci adayları LCM sınav merkezlerinde ilan edilen yıllık sınav harcı ve kitap parası dışında bu sınavlara katılmak için (eğitim aldıkları kurumun veya öğretmenin bedeli haricinde) başka bir bedel ödemezler.


 

Grade Ve Diploma Sınavları

Öğrenci kendi bilgi ve becerisine göre öğretmenin tespit ettiği dereceden başlayabilir. Bazı sınav seviyelerini geçmek için Teori sınavını vermek gerekir (Örneğin Grade 8 derecesinden mezun olabilmek için Teori 5 seviyesinde başarı göstermek gerekir). Grade 8 mezunu, tüm dünyada MÜZİK LİSESİ mezunu sayılmaktadır.


 

Diploma Seviyelerinde

Performans, Bestecilik ve Öğretmenlik seçenekleri vardır. Pre Preparatory ( Başlangıç seviyesinde)

Grade Sınav Seviyeleri

  • Step 1
  • Step 2
  • Grade 1
  • Grade 2
  • Grade 3
  • Grade 4
  • Grade 5
  • Grade 6
  • Grade 7
  • Grade 8

 

Grade Derecesi Bölümleri

  • Piano/ Piyano
  • Singing/ Şan
  • Pop Vocal/ Müzikal – Pop Şarkıcılığı
  • Classıcal Guitar/ Klasik Gitar
  • Bass Guitar/ Bas Gitar
  • String/ Yaylı Sazlar / Keman – Viyola – Çello
  • Woodwınd/ Flüt – Obua – Klarinet – Saksafon
  • Brass/ Trompet – Trombone – Tuba – French Horn – Cornet
  • Drum Kits/ Vurmalı Sazlar – Bateri
  • Organ/ Org
  • Harp
  • Theory/ Müzik teorisi

 

Diploma Sınav Seviyeleri

  • DipLCM / Önlisans (1)
  • ALCM – Associate / Önlisans (2)
  • LLCM – Licentiate / Lisans
    FLCM – Fellowship
    Yüksek Lisans

Diploma seviyelerinde Performans bestecilik ve öğretmenlik seçenekleri vardır.


Diploma Derecesi Bölümleri

  • Piano/ Piyano
  • Singing/ Şan
  • Classıcal Guitar / Klasik Gitar
  • String / Yaylı Sazlar / Keman- Viyola- Çello
  • Woodwınd / Flüt – Obua – Klarinet- Saksafon
  • Brass / Trompet – Trombone – Tuba – Frenc Horn – Cornet
  • Percussion / Perküsyon
  • Organ/ Org
  • Theory / Müzik Teorisi
  • Composition / Kompozisyon

Haberin tarihi: 29 Şub 2016

“FAUST” 13 Şubatta İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde!

faust

faustAlman yazar J. W. Goethe’nin aynı adlı eserinden Fransız besteci Charles Gounod’nun bestelediği “Faust” operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneleniyor. Goethe’nin edebiyat, politika ve doğa bilimleri üzerine yazdığı tüm eserlerinin bir hülasası olarak kabul edilen “Faust”un librettosu Gounod’nun her zaman birlikte çalıştığı Jules Paul Barbier ile Michel Florentin Carré’ye ait.

Son olarak 1992-93 İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanat sezonunda, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen Faust; 13 Şubat saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Recep Ayyılmaz’ın sahneye koyduğu eserin  orkestra şefi Roberto Gianola. koroyu ise Marco Morrone hazırladı. Koreografisi Beyhan Murphy’e ait eserin dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Yakup Çartık’a ait.

Eserde Faust rolünü Erdem Erdoğan ve Hüseyin Likos, Méphistophélès rolünü Zafer Erdaş,Tuncay Kurtoğlu ve Gökhan Ürben, Marguerite rolünü Ayten Telek,Gülbin Günay, Valentin rolünü Caner Akgün, Alper Göçeri, Siébel rolünü Özge Belen ve Deniz Erdoğan Likos, Wagner rolünü Utku Bayburt ve Bahadır Noyan Coşgun ve Marthe rolünü Neslişah Pekin,Nursel Dinler dönüşümlü olarak üstleniyor.

Konu:

İhtiyar Doktor Faust, kasvetli, karanlık odasında gençliğinin özlemini duymaktadır: Dua da etse derdine çare bulacağından emin değildir. Bu nedenle şeytanı çağırmaya karar verir. Şeytan Méphistophélès yüzünde alaycı gülümseyişiyle gelir ve Faust’a ne istediğini sorar; “Para mı, ün mü?” Yaşlı doctor Faust ise hiç birini istemez, o sadece gençliğini arzulamaktadır.

Şeytan ona gençliğini verecektir ancak buna karşılık ondan ruhunu ister. Ve Méphistophélès kozunu oynar.  Aniden güzel bir kız hayali belirir, bu Marguerite’dir. Marguerite’i gören Faust heyecanla pazarlığı kabul eder. Böylece olaylar gelişir ve Faust genç bir delikanlı olarak kaderini Şeytan Méphistophélès’in ellerine bırakır. Sürükleyici konusu ve dramatik yapısı ile eser, seyircinin beğenisine  sunuluyor.

 

“Faust Şubat’ta şu tarihlerde temsil edilecek:

13 Şubat 2016  Cumartesi     20.00 (Prömiyer)

16 Şubat Salı 20.00/17 Şubat Çarşamba 20.00

18 Perşembe 20.00/20 Şubat Cumartesi 20.00

25 Mart Cuma 20.00/26 Mart Cumartesi 16.00

29 Mart Salı 20.00

‘Sihirli flüt’ Madridlileri büyüledi

sihirli-flut-madridlileri-buyuledi

Ünlü Türk flüt virtüözü Şefika Kutluer, İspanya’nın başkenti Madrid’in seçkin kulüplerinden Casino de Madrid’de özel bir konser verdi. Kulübün 21. Müzikal Etkinlikleri kapsamında 2016’nın ilk konserini veren Şefika Kutluer beğeni topladı.

sihirli-flut-madridlileri-buyulediKraliyet Salonu’nda iki bölümden oluşan konserde Kutluer, Sebastian Bach, Christoph Willibald Glück, Maurice Ravel ve Georges Bizet’in yanısıra Türk besteci Ekrem Zeki Ün’ün “Yunus’un mezarında” adlı eserini de sahneledi.

Kutluer’e konser boyunca Azeri piyano sanatçısı Naile Ahmedova eşlik etti. Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ömer Önhon’un da aralarında olduğu bazı büyükelçilerin ve kulüp üyelerinin izlediği konser sonrasında Kutluer, salondan büyük alkış aldı.

İKİNCİ KONSER ENDÜLÜS’TE

54 yaşındaki sanatçı İspanya’daki ikinci konserini Endülüs bölgesinin Granada kentindeki Federico Garcia Lorca Tiyatrosu’nda yarın verecek.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Şefika Kutluer, daha sonra kariyerine Viyana ve Roma’da devam etti. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yazıda kendisi için yapılan “Sihirli flüt” yakıştırması Kutluer’in lakabı oldu. Kutluer, Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülürken 2012 yılında UNICEF’in “İyi Niyet Elçisi” oldu.

Yeni Yıl Etkinliği – 2016 Etkinlik Görüntüleri

yeni yıl

16 Ocak Cumartesi günü Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 nın ilk etkinliği gerçekleştirdik. Etkinliğin görüntülerini buradan inceleyebilirsiniz.

19.00 – 20.00 Programı

Dinleti:

Özgür Yahya Oruçoğlu,

Tuğba Seher Karanfil – Bartalome Calatayud (Vals) ,  Joseph Wanders (Rumba) –

Sena Sevim

Selinsu Ökdemir – Beethoven Sonatin (Piyano)

Reşat Tokatlı,

Zehra Mina Fırıncı – Jean (Philippe Romeau), Tambourine

Onur Güner

Sarp Kılıç – La Sautillante (Beste: Ferdinando Carulli) , İzmir Marşı (Beste: anonim)

Zuhal Sevim

Dilşah Aker – Mozart Sonatina

Lara  Sadi – Vals

Kayra Demir Mirza – Mary’nin Minik Kuzusu

Reşat Tokatlı

Berkin Ay – Enver Tufan (Oyun)

Sena Sevim

Elif Gürel – Enver Tufan, Eskiye Dönüş (Piyano),

Reşat Tokatlı

Melisa Kaya – Historia De un Amor

Onur Güner

Bade Kırkgöz – Divertissement (Beste: Antonio Cano)

Zuhal Sevim

Tülay Naz Çakır – Ömer Can (58. Etüt)

Reşat Tokatlı

Tan Onur – Yanni (Until the last moment , River flows in your)

Ege Yılmaz – God Father

Sena Sevim

Eylül Gülenç – Bach Menuet (Piyano, Flüt)

Onur Güner

Batuhan Doksanbir – Hoşgeldin (Beste: Birsen Kozer)

Zuhal Sevim

Gabriella Özcan – Hasat Vakti (Enver Tufan)

Reşat Tokatlı

Jbid Göktaş – A. Piazzola, Libertango

Reşat Tokatlı

Mahir Erbulan – Enver Tufan (Lokamotif)

Onur Güner 

Bahar Ece Sarsın – Window (Murat İşbilen) , Waltz in C (Ferdinando Carulli)

Reşat Tokatlı

Öykü Güleç – O. Rieding (Si Minör Keman Konçertosu 1. Bölüm) –

20.00 – 21.00 Programı

Skeç : (Tiyatro grubu)

(Bir sabah Shakespeare yine yazmaya çalışıyordu.) – (Oyuncular: William shakespeare – Doğukan Yiğitler
Romeo ve Juliet -Ibrahim Tütüncü,Ece Evler
Lady Macbeth -Gabriella Özcan
Hircin kiz Katherina – Zeynep Gürsoy
Petruchio – Mert Gümrü, Hamlet – Armağan Korucu),

Dinleti:

Burcu Işıl Oğuz

Merve Ayanoğlu – Fenerbahçe Marşı – Odet to Joy (Beethoven)

Aysara Özenç – Tirve Spent (Deaf Center) , Polovetzian Dance (Alexander Borodin)

Aslı Gürbüz

Ecem Eren Koca – Artık Sevmeyeceğim (Suat Sayın – Keman)

Erkan Başa

İdil Deniz Bakır – Lirik (Fikret Amirov) , Night and Day (Cole Porlan)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal – Savaş Dansı (Michael AAR), Arie (Mozart)

Aslı Gürbüz

Zeynep Ada Uç – Old Mcdonald (F.T. Nettleingham – Piyano)

Erkan Başa

Su Azra Dayıoğlu – Bahar Yağmuru, Orada bir köy var uzakta, Für Elise (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç – Alman Dansı (Joseph Hayoln), İskoç Dansı (Oscar Beringer)

Deniz Kaplan – Çekirge, Yansıma, Dolaptaki Sır (Enver Tufan – Piyano)

Burcu Işıl Oğuz

İklim Keleş – SonatinaIop.36 No.2 (Muzıo Clementi), TangoIESeiber

Erkan Başa

Burcu Bozkurt – Dalgalara Şarkısı, Lokomotif , Jingle Belss Amerikan Halk Şarkısı

Burcu Işıl Oğuz

Aleyna Güloğlu – Rüya (Barış Manço), Happy Together (The Turtles)

Erkan Başa

Mert Güney – Musetta, Yavaşça Kürek Çekelim

Burcu Işıl Oğuz

Mina Bayhoca – Hatırla Sevgili

Erkan Başa,

Meriç Gürcan – Kuş Uçar, La-si-do, Kızılderelilerin Savaş Dansı –

Burcu Işıl Oğuz,

Nil Ergül – Ode To Joy (Beethoven), Lokomotif (Enver Tufan)

Erkan Başa

Defne Nedim – Prensesin Valsi, Trambon Çalgıcısı (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit- Jingle Bells (Amerika Ezgisi düz. – Y. İman), Dalgaların Şarkısı (Enver Tufan)

Erkan Başa

Aslı Demirok – Allepro (S. Suzuki), Melodi (Maxwell Eckstain)

Nehir Ergün – Lokomotif (Enver Tufan), Jingle Bells Amerikan Halk Ezgi./ Y. İman, Ode To JoyL.D. Beethoven

Berat Şerif – Çanlar Çalıyor (J. Thompson)

Türk Müziğinin çok seslendirilmesi bağlamında Oda Müziği

Oda Müziği -Murat Hasgün

Oda Müziği -Murat HasgünMüzik eğitiminin amaçlarından biri de, kendi müzik kültürümüzün yanında evrensel müzik kültürlerinin tanıtılması ve öğretilmesidir. Evrensel müzik kültürünün bir boyutu olan çok seslilik ise, geleneksel Türk müziğinin yapı ve ifade özelliklerine aykırı düşmemek koşuluyla önem arz etmektedir. Öyle ki Türk müziğinin çok seslendirilmesi ilgili yapılan bazı çalışmalar, müziğin geleneksel üslubunu yok etmiş ve bu durum, “Türk Müziğinde çok sesli çalışmalar yapılmalı mı, yapılmamalı mı” tartışmasını beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalar çok yaygın olmamakla birlikte hala süredursun, ben, ana hatlarına zarar vermemek şartıyla Türk Müziğinin çok seslendirilmesi konusunda herhangi bir sakınca görmüyorum. Hatta düşüncem o ki; aşırı koruyucu disiplinler, zaman zaman bu koruyuculuğu abartıp, Türk Müziği üzerinde baskıcı bir anlayış oluşturmuşlar ve bu durum, müziğimizin kendi kimliğini ‘paylaşmasına’, dolayısıyla gelişmesine engel olmuştur. Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, sanırım çok sesliliğe duyulan ön yargının yansıması.

Bu noktada, Çok Seslilik ve Oda Müziği konularını, tanımlardan yola çıkarak açıklamak yerinde olur.

Çok seslilik

Çok seslilik ile ilgili birden fazla tanım yapmak mümkün. Bir tanıma göre; “Aynı anda tınlayan seslerin, belli bir amaca yönelik olarak ve zamanla değişen görüşlere göre bir düzen içinde kaynaşmasıdır.”(Cangal, 1988:147). Başka ve daha geniş bir tanıma göre ise; “Birden fazla ses partisinin yer aldığı müzik. Gelişim süreci, Avrupa’da orta çağdan günümüze uzanır. 11.yüzyıldan başlayarak gelişen çok seslilik, yöntem bakımından iki genel yönelim izlemiştir: Birincisi Polyphoni (polifoni) olarak nitelenen kontrpuan tekniğine dayalı yatay çokseslilik; ikincisi, Homophonie (homofoni) denen armoni bilimi ve sanatına dayalı dikey çokseslilik. Çağdaş müzikte ilke olarak bu iki çok seslilik yöntemine bağlı kalınmamış yeni çok seslilik stil ve teknikleri geliştirilmiştir” (Say, 2002:135).

Çok seslendirme yönteminin ilk örnekleri barok çağın başlangıcı sayılan 1600 yıllarına rastlamaktadır. Rönesans (1450-1600) ve barok (1600-1750) çağın en önemli çok seslendirme yöntemi olan “kontrapunt”taki “yatay çokseslilik” örgüsüne karşıt olarak aynı anda tınlayan seslerin “dikey” ilişkisine dayanan armonik çok seslendirme, bütün barok çağ boyunca kontrapuntla yan yana (kimi zaman iç içe) kullanılmış olmasına karşın, kullanılan yöntemin teknik yanı ile ilgili yazılı açıklamalar ilk kez 1722 yılında Rameau tarafından yapılmış, konunun teknik yanını ifade eden “armoni bilgisi” terimi de ilk kez G.A.Sorge’nin “Armonik Özet ya da Armoni Bilgisi” (Conpendium harmonicum oder… Lehre von de Harmonie, 1760) başlıklı kitabında kullanılmıştır (bkz.,Cangal, 1999)

Türk Müziğinde çok seslilik

Türk müziğini ilk kez çok sesli yazan kişinin Sultan V. Murad olduğu bilinir. Sultan V. Murad Osmanlı padişahları arasında en çok batı tarzı eser vermiş olanıdır. Armonilenen ilk Türk parçası, Weber’in “Oberon” operasındaki bir Rumeli oyun havasıdır. Ülkemizde çok sesli müziğin gelişimi Cumhuriyet sonrası açılan müzik okulları, bandoların kurulması ve bestecilerimizin yurt dışına gönderilmeleri ile başlar. İlk olarak 19. yüzyılın ortalarında etkilerini gösteren batılaşmanın da etkisi ile tek sesli olan Osmanlı müziği, değişerek çok sesli hale geldi. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte Avrupa da müzik öğrenimi alan Cemal Reşit Rey, Türkiye’ye geri dönerek İstanbul kurslarında öğretmenlik yapmaya başladı. Öğretmenlik döneminde yetenekli gençlere müzik eğitimi vererek, onların Avrupa’ya gidip eğitim alması sağladı. Türk müziğine katkılarından dolayı, çok sesli Türk müziğine adları Türk beşleri olarak geçmiştir. Türk beşleri olarak bilinen isimler Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses’dir.

Türk beşlerinden sonra bu alanda, Nuri Sami Koral, Kemal İlerici, Ekrem Zeki Ün, Bülent Tarcan, Sabahattin Kalender, Nevit Kodallı, Ferit Tüzün, İlhan Usmanbaş, Bülent Arel, İlhan Mimaroğlu, Muammer Sun, Cenan Akın, Cengiz Tanç , Kemal Sünder, İlhan Baran, Yalçın Tura, Ali Doğan Sinangil gibi isimler ürünler vermişler ve vermeye devam etmektedirler. Bu kuşaktan sonra da yine bu alanda, giderek artan oranda bir çok besteci ürün vermeye devam etmektedir. Günümüzde ise bu alanındaki besteci sayısı 60′a yaklaşmıştır. Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk de çok sesli müziğe önem vermiştir. Atatürk çok sesli müziğin ülke çapında yaygınlaştırılması amacıyla en ünlüsü 1927 Sarayburnu söylevi olmak üzere bir çok konuşmasında konuyu gündeme getirmiştir.

Oda Müziği

Oda müziği, konser salonunun aksine bir odada veya küçük bir salonda çalınmak amacıyla yapılan ve genellikle çalgı toplulukları için yazılan, yaylı çalgılar dörtlüsünde olduğu gibi her partinin bir çalgıyla çalındığı klasik müzik formudur (Hutkinson Müzik Sözlüğü, 2004, sf.120). Oda müziği, bir zamanlar vokal müzik ve çalgısal müziği kapsardı. Ama bugün terim her bir partiden yalnız bir kişinin sorumlu olduğu (her partiyi tek bir çalgının çalması bakımından diğer orkestral müzikten ayrılır), sınırlı sayıda müzisyen için yazılmış çalgısal çalışmalar için kullanılmaktadır (Collins Müzik Ansiklopedisi, 1991, sf.113). Köken olarak “oda müziği” terimi bir misafir odasında veya küçük bir salonda sınırlı sayıda bir dinleyicinin önünde veya dinleyici olmadan ev ortamında gösteri için yazılan ve solo çalgılardan oluşan müziği ifade eder (Çelenk, 2001, sf.20).

Oda müziği terimi, sonat biçimindeki çalgı parçalarını belirtir. Başka bir deyişle bir grup çalgı için yazılmış sonat veya senfonidir. Wagner dışında 19. ve 20. Yüzyıl bestecilerinin çoğunluğu bu alana ilgi duymuşlardır. Günümüzde oda müziğinin alanı daha da genişlemiştir. Terim bir veya daha fazla çalgı için yazılmış sonatları, ikilileri, üçlüleri, dörtlüleri, beşlileri, altılıları kapsar. Solo veya eşlikli ses parçaları da bu kapsamdadır. (Say 1992, sf.966)

H.Ulrich’e (1966, sf. 2) göre oda müziği, alanı tanıyanlara keyif veren zengin bir kaynaktır. Bir kere literatürlerin en eğlenceli ve en kıymetli olanıdır. Müzik alanındaki amatörler bunu genelde hobi olarak yapar ve müzik alanındaki varlığını ona borçludur. Profesyonel müzisyen ise bu müziği gevşemek amacıyla ve başka hiçbir alanda bulamadığı bir hazzı yaşamak için kullanır. Hem müziksel hem de sosyal açıdan özel yetenek isteyen oda müziği, amatör ya da profesyonel olsun daha çok zevk için yapılır.

Türk Müziği bağlamında oda müziği

Türk müziğinin geleneksel icra yapısı ve ifadesine aykırı olmayacak şekilde, orkestra müziğinden farklı olarak, az sayıda müzisyenden oluşan küçük topluluklarca, konser salonundan daha küçük bir salonda çalınır. Oda müziği toplulukların­da orkestra şefi yoktur. Toplulukta uyum sağlama ve yönetme işini genellikle çalgıcılar­dan biri yürütür. Örneğin, bir yaylı çalgılar dörtlüsünde bu işi birinci keman üstlenir. Geleneksel oda müziği topluluğu “yaylı çalgılar dörtlüsü” biçimindedir.

Geleneksel çalgılarımızın oda müziği kimliğinde çok sesli bir pota içinde değerlendirilmeleri fikri, dönemin azınlıkları dikkate alınarak, 19. yüzyıldaki ilk nota yayınlarında piyano eşliği şeklinde başlamıştır 1930 sonrasında H. Saadettin Arel, arkadaşı Dr. Zühtü Rıza Tinel ile birlikte oluşturdukları “Kemençe Beşlemesi” hem bir ilk, hem bir mihenk taşı olmuştur. Fakat tüm bu ve benzeri atılımların, Arel’in vefatından sonra sessizliğe büründüğünü söylemek mümkün. Öyle ki günümüzde, Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, konuya spesifik bir örnek.

Sonuç

Örnek olarak Türk Halk Müziğini ele alırsak, bu müzik için ‘tek sesli’ demek, çokta doğru olmaz. Öyle ki halk müziğinin yapı taşı Bağlama, geleneksel olarak tek tel ile değil, tüm teller kullanılarak (yöre tavırlarına göre farklılık gösterebilir) çalınır. Nitekim alt tel, ana melodiyi çalarken, aynı anda orta ve üst tel, melodiye eşlik eder ve doğal bir çok seslilik oluşur. Bu mantıktan hareketle, kendi müziğimizi, tekrar söylüyorum, ana hatlarını bozmadan ve erozyona uğratmadan, geliştirmek ve ileri kuşaklara taşımak istiyorsak; geleneksel anlayışı bozmamak koşuluyla bu tür yeniliklere, başka bir tabirle bu tür buluşturmalara açık olmalıyız. Bağlama, senfoni orkestrasıyla, repertuarından ödün vermeden çalabilmeli veya bir tambur, oda müziği topluluklarına girebilmeli.

Demem o ki gelişime açık olmak, doğal olanı bozmayacaksa, ona zarar vermez.

*

Murat Hasgün ‘ün makalesini buradan indirebilirsiniz.


 

Yeni Yıl Etkinliği

yeni yıl

16 Ocak Cumartesi günü Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 nın ilk etkinliği gerçekleştireceğiz. Yeni Yıl Etkinliğimizde Nar Sanat öğrencileri performanslarını ortaya koyacak. Saat 19.00 ‘da başlayacak etkinlik programı şu şekilde;

19.00 – 20.00 Programı

Dinleti:

Özgür Yahya Oruçoğlu,

Tuğba Seher Karanfil – Bartalome Calatayud (Vals) ,  Joseph Wanders (Rumba) –

Sena Sevim

Selinsu Ökdemir – Beethoven Sonatin (Piyano)

Reşat Tokatlı,

Zehra Mina Fırıncı – Jean (Philippe Romeau), Tambourine

Onur Güner

Sarp Kılıç – La Sautillante (Beste: Ferdinando Carulli) , İzmir Marşı (Beste: anonim)

Zuhal Sevim

Dilşah Aker – Mozart Sonatina

Lara  Sadi – Vals

Kayra Demir Mirza – Mary’nin Minik Kuzusu

Reşat Tokatlı

Berkin Ay – Enver Tufan (Oyun)

Sena Sevim

Elif Gürel – Enver Tufan, Eskiye Dönüş (Piyano),

Reşat Tokatlı

Melisa Kaya – Historia De un Amor

Onur Güner

Bade Kırkgöz – Divertissement (Beste: Antonio Cano)

Zuhal Sevim

Tülay Naz Çakır – Ömer Can (58. Etüt)

Reşat Tokatlı

Tan Onur – Yanni (Until the last moment , River flows in your)

Ege Yılmaz – God Father

Sena Sevim

Eylül Gülenç – Bach Menuet (Piyano, Flüt)

Onur Güner

Batuhan Doksanbir – Hoşgeldin (Beste: Birsen Kozer)

Zuhal Sevim

Gabriella Özcan – Hasat Vakti (Enver Tufan)

Reşat Tokatlı

Jbid Göktaş – A. Piazzola, Libertango

Reşat Tokatlı

Mahir Erbulan – Enver Tufan (Lokamotif)

Onur Güner 

Bahar Ece Sarsın – Window (Murat İşbilen) , Waltz in C (Ferdinando Carulli)

Reşat Tokatlı

Öykü Güleç – O. Rieding (Si Minör Keman Konçertosu 1. Bölüm) –

20.00 – 21.00 Programı

Skeç : (Tiyatro grubu)

(Bir sabah Shakespeare yine yazmaya çalışıyordu.) – (Oyuncular: William shakespeare – Doğukan Yiğitler
Romeo ve Juliet -Ibrahim Tütüncü,Ece Evler
Lady Macbeth -Gabriella Özcan
Hircin kiz Katherina – Zeynep Gürsoy
Petruchio – Mert Gümrü, Hamlet – Armağan Korucu),

Dinleti:

Burcu Işıl Oğuz

Merve Ayanoğlu – Fenerbahçe Marşı – Odet to Joy (Beethoven)

Aysara Özenç – Tirve Spent (Deaf Center) , Polovetzian Dance (Alexander Borodin)

Aslı Gürbüz

Ecem Eren Koca – Artık Sevmeyeceğim (Suat Sayın – Keman)

Erkan Başa

İdil Deniz Bakır – Lirik (Fikret Amirov) , Night and Day (Cole Porlan)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal – Savaş Dansı (Michael AAR), Arie (Mozart)

Aslı Gürbüz

Zeynep Ada Uç – Old Mcdonald (F.T. Nettleingham – Piyano)

Erkan Başa

Su Azra Dayıoğlu – Bahar Yağmuru, Orada bir köy var uzakta, Für Elise (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç – Alman Dansı (Joseph Hayoln), İskoç Dansı (Oscar Beringer)

Deniz Kaplan – Çekirge, Yansıma, Dolaptaki Sır (Enver Tufan – Piyano)

Burcu Işıl Oğuz

İklim Keleş – SonatinaIop.36 No.2 (Muzıo Clementi), TangoIESeiber

Erkan Başa

Burcu Bozkurt – Dalgalara Şarkısı, Lokomotif , Jingle Belss Amerikan Halk Şarkısı

Burcu Işıl Oğuz

Aleyna Güloğlu – Rüya (Barış Manço), Happy Together (The Turtles)

Erkan Başa

Mert Güney – Musetta, Yavaşça Kürek Çekelim

Burcu Işıl Oğuz

Mina Bayhoca – Hatırla Sevgili

Erkan Başa,

Meriç Gürcan – Kuş Uçar, La-si-do, Kızılderelilerin Savaş Dansı –

Burcu Işıl Oğuz,

Nil Ergül – Ode To Joy (Beethoven), Lokomotif (Enver Tufan)

Erkan Başa

Defne Nedim – Prensesin Valsi, Trambon Çalgıcısı (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit- Jingle Bells (Amerika Ezgisi düz. – Y. İman), Dalgaların Şarkısı (Enver Tufan)

Erkan Başa

Aslı Demirok – Allepro (S. Suzuki), Melodi (Maxwell Eckstain)

Nehir Ergün – Lokomotif (Enver Tufan), Jingle Bells Amerikan Halk Ezgi./ Y. İman, Ode To JoyL.D. Beethoven

Berat Şerif – Çanlar Çalıyor (J. Thompson)

Not: Dinletimiz Ücretsizdir.

Ragtime Müzik Nedir?

RAGTIME

1800’lerin sonunda Ragtime New Orleans’ta çok popülerdi.1870 dolaylarında ortaya çıkan ilk caz parçalarına Ragtime deniliyordu. Ragtime New Orleans stili caz müziğindeki ilk stil olarak niteledirildi. Ragtime’ın ortaya çıktığı yer ise Missouri eyaletindeki Sedaila idi.Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan Banjo müziğinden alınmış ritimlerin bir arada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle Ragtime ilk olarak 1890’larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir.

  • Ragtime Stili Müziksel Yapısı

“Ragtime”lar, “serbest doğaçlama” ürünü eserlerdir. Ragtime’ın ana karakter özelliği senkoplu ya da “düzensiz” [ragged] ritmidir. Parçayı, ritmik bir şekilde ayrı ayrı ve birçok sesin meydana getirdiği ses dizisi takip eder. 19. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan bir “tür” ya da “ön biçim” olan “Ragtime”, sert vurgulu ritmik yapısı ve folklorik melodileriyle bir piyano müziği olarak Amerika’daki siyahlar tarafından uygulanmıştır. “Ragtime”, genellikle 2 zamanlı ölçü birimlerinde, orta tempoda ve “Avrupa Müziği’nin “March” (Marş, yürüyüş) karakterine yakınlık gösteren özellikler taşımaktadır. Ragtime başlangıcı, siyahilerin, çeşitli törenlerde söyledikleri eski şarkılardır. Ragtime’ da, da, o zamanlar önemli olan Chopin ve Lizst’ den marş ve polkalara kadar her şey vardır, ancak bütün bunlar ritmik bir yorum ve zencilerin dinamik icra tarzıyla bütünleşmiştir.

  • Ragtime Bestecileri

Ragtime’ın en önemli sanatçıları Jelly Roll Morton, James Scott, Ernest Hogan ve  ”Beyaz Derili ”Joseph Lamb Scott Joplin’dir(1868-1917).Scott Joplin 600’den fazla ”Ragtime” bestelemiştir. Scott Joplin’in en önemli besteleri arasında Maple Leaf ve The Entertainer sayılabilir. Ragtime için ‘’zenciler tarafından çalınan beyaz müziğidir’’ denilir.

  • Ragtime Caz Stili Midir? Ragtime Son Dönemleri

Ragtime terimi sadece piyano için yazılan bir müzik olmanın dışında müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Örneğin, 1890-1920 yılları arasında New Orleans’ta Ragtime piyanistlerinin yanı sıra Ragtime orkestraları, Ragtime şarkıcıları ve Banjo ile Ragtime yapan müzisyenler vardı. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini Ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar Ragtime’ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, Ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın Swing duygusundan oldukça uzaktır.

Ragtime’ın bununla beraber cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır.Joplin’in kendi döneminde mekanik piyanoya kaydettiği bir “Ragtime”ını, yaklaşık 50 yıl sonra Amerikalı caz eleştirmeni R. Blesh plağa aktararak bu örneği günümüze taşımıştır.1917’den sonra gözden düşmekle birlikte sonraki on yıllarda çeşitli defalar yeniden canlanan Ragtime Erik Satie, Claude Debussy ve Igor Stravinsky gibi klasik müzik bestecilerini etkiledi.

 

 

Resim 1:  1910 Yılına Ait Bir Caz Orkestrası

 

Aslı Gürbüz ‘ün hazırladığı makaleyi indirmek için buraya tıklayınız.

 

“Romeo ve Juliet” Kasım’da İstanbul’a geliyor

William Shakespeare’in ünlü aşk öyküsü “Romeo ve Juliet”, 3-8 Kasım arasında sanatseverlerle buluşacak.

romeo ve juliet

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, İtalyan yapımcı David Zard‘ın modern yorumu, Giuliano Peparini’nin özgün rejisi, Gerard Presgurvic’in besteleri ve Vincenzo Incenzo’nun sözleriyle yorumlanan müzikal, Zorlu Center PSM‘de sahnelenecek.

Bugüne kadar bir çok kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen “Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo” müzikali, 8 gösteri yapmak üzere Türkiye’ye gelecek.

IEG Live ve Luce StageArt ortak organizasyonuyla sahnelenecek gösteride 45 sanatçı rol alırken, 40 teknisyen, 6 kişilik iletişim ekibi ve 15 kişilik yapım ekibi görev yapacak.

Dekor, kostüm ve teknik malzemenin yer aldığı 13 Tırın İstanbul‘a geleceği gösteride ayrıca 270’ten fazla kostüm kullanılacak.

Tarihte Bugün Ne Oldu 13 Ağustos

tarihte-bugun-ne-oldu413 Ağustos, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 225. (artık yıllarda 226.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 140 gün vardır.

Olaylar

  • 1792 – Fransa Kralı XVI. Louis “Ulusal Mahkeme” tarafından tutuklandı ve halk düşmanı olarak ilân edildi.
  • 1889 – Alman Ferdinand von Zeppelin, kendi icadı olan ve Zeplin adını vereceği sevk ve idare edilebilir balonunun patentini aldı.
  • 1905 – Norveç’te düzenlenen referandumda, İsveç’ten ayrılma kararı çıktı.
  • 1913 – Akrobat Otto Witte, Arnavutluk kralı oldu.
  • 1913 – Harry Brearley, paslanmaz çeliği icat etti.
  • 1918 – ABD deniz kuvvetlerine ilk kadın asker (Opha Mae Johnson) kaydını yaptırdı.
  • 1918 – BMW (Bayerische Motoren Werke AG) motor fabrikası Almanya’da kuruldu.
  • 1922 – Büyük Taarruz öncesinde, Fevzi Paşa ve karargahı, gizlice cepheye gitti. 14 Ağustos’ta birliklerin güneye ve cepheye doğru kaydırılmasına sessizce başlandı.
  • 1923 – Mustafa Kemal, yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı seçildi.
  • 1940 – II. Dünya Savaşı: Alman savaş uçakları (Luftwaffe) İngiliz havaalanlarını ve radar üslerini bombalamaya başladı.
  • 1954 – Pakistan milli marşı, Pakistan radyosundan ilk kez yayımlandı.
  • 1956 – Türkiye’de ortaokullara din dersi konuldu.
  • 1960 – Orta Afrika Cumhuriyeti, Fransa’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1961 – Doğu Almanya yönetimi, batıya kaçışları önlemek için Berlin sınırını dikenli tellerle kapattı. 20 Ağustos’ta bu tellerin yerine, daha sonra Utanç Duvarı denilecek beton duvar örülmeye başlandı.
  • 1966 – Çin Halk Cumhuriyeti’nde Mao Kültür Devrimini ilan etti.
  • 1973 – Zülfikar Ali Butto, Pakistan başbakanı seçildi.
  • 1987 – ABD başkanı Ronald Reagan, İran-Kontra Skandalı’ndaki sorumluluğunu kabul etti.
  • 1997 – South Park yayına başladı.
  • 1999 – Uluslararası tahkim yolunu açan anayasa değişikliği kabul edildi.
  • 2004 – 2004 Yaz Olimpiyatları, Atina’da başladı.
  • 2004 – 156 Kongo’lu Tutsi mülteci, Burundi’deki Gatumba mülteci kampında öldürüldü.

Doğumlar

  • 1655 – Johann Christoph Denner, klarneti icat eden Alman çalgı yapımcısı (ö. 1707)
  • 1819 – George Gabriel Stokes, Fransız fizikçi (ö. 1903)
  • 1844 – Friedrich Miescher, İsviçeli biyolog (ö. 1895)
  • 1871 – Karl Liebknecht, Alman devriminin önderlerinden (ö. 1919)
  • 1872 – Richard Willstätter, Nobel ödüllü Alman kimyager (ö. 1942)
  • 1899 – Alfred Hitchcock, İngiliz yönetmen (ö. 1980)
  • 1913 – Makarios, Kıbrıs’ın ilk cumhurbaşkanı, başpiskopos (ö. 1977)
  • 1926 – Fidel Castro, Küba devriminin lideri
  • 1949 – Prof. Sencer Ayata Türk sosyoloji profesörü ve sosyal demokrat düşünür
  • 1970 – Alan Shearer, İngiliz futbolcu
  • 1972 – Hakan Altun, Türk şarkıcı
  • 1976 – Özge Özberk, Türk oyuncu

Ölümler

  • 1826 – René Laënnec, stetoskopun mucidi Fransız doktor (b. 1781)
  • 1863 – Eugène Delacroix, Fransız ressam (d. 1798)
  • 1910 – Florence Nightingale, İngiliz hemşire (d. 1820)
  • 1912 – Jules Massenet, Fransız besteci (d. 1842)
  • 1917 – Eduard Buchner, Nobel Kimya Ödülü sahibi Alman kimyacı (d. 1860)
  • 1946 – Herbert George Wells, İngiliz gazeteci, yazar ve tarihçi (d. 1866)
  • 1950 – Kınar Hanım, Ermeni asıllı tiyatro sanatçısı, kantocu (d. 1876)
  • 1958 – Otto Witte, Arnavutluk kralı (d. 1868)
  • 1965 – Ikeda Hayato, Japonya başbakanı (d. 1899)
  • 1984 – Tigran Petrosyan, Ermeni satranç ustası (d. 1929)
  • 1993 – Tekin Arıburun, Türk asker ve siyasetçi, eski Cumhuriyet Senatosu başkanlarından
  • 2003 – Kazım Kartal, Türk sinema oyuncusu (d. 1936)
  • 2004 – Julia Child, ABD’li yemek ustası (d. 1912)
  • 2005 – David Lange, Yeni Zelanda başbakanı (d. 1942)
  • 2009 – Les Paul, ABD’li müzisyen (d. 1915)
  • 2014 – Süleyman Seba, Beşiktaş Onursal Başkanı (d. 1926)

Tatiller ve özel günler

  • Uluslararası Solaklar Günü

13. Uluslararası Bodrum Bale Festivali Başladı

bale-festivali

13. Uluslararası Bodrum Bale Festivali, “Ateşkuşu, Bolero, İlkbahar Ayini” üçlemesiyle Bodrum Kalesi’nde başladı.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen festivalin ilk gününde, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde sahnelenen eserlerle başladı. Igor Stravinsky’nin “Ateş Kuşu” balesi Volkan Ersoy ve Armağan Davran koreografisiyle yine aynı bestecinin “İlkbahar Ayini” balesi Mehmet Balkan koreografisiyle ve Ravel’in “Bolero” balesi Uğur Seyrek koreografisiyle İzmir, Antalya ve Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi.

bodrum-bale-festivali

Igor Stravinsky ve Maurice Ravel’in besteleriyle hayat bulan, masalsı konuları, renkli kostüm ve dekorlarıyla dikkat çeken eserlerin ilki “Ateş Kuşu” oldu. Armağan Davran ve Volkan Ersoy koreografisi ile sanatseverler, sihirli yaratık Ateş Kuşu’nu, Büyücü Kashchei’yi ve onun büyülü bahçesi izledi.

Koreografı Uğur Seyrek ait “Bolero” adlı ikinci eserde ise kadın, erkek ve ilişkileri anlatıldı. Eserde, hayata dair her şey baleyle seyirciye sunuldu. Mehmet Balkan koreografisiyle seyirciye aktarılan “İlkbahar Ayini” adlı son eserde de, doğa ile bir bütün olduğunu bilen ilk insandan, doğayı unutan çağdaş insana bir hatırlatma yer aldı.

Festivalin açılışını Bodrum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Koordinatörü Mehmet Kocair, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da aralarında olduğu bin 500 kişi izledi.

bale

 

21 Temmuz Salı gecesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin hazırladığı “Gökkuşağı” balesinin sahneleneceği festival, 1 Ağustos’ta sona erecek.