Şunun için etiket arşivi: Belgesel

Bu yıl 48.si düzenlenen SİYAD ödül töreninde, en iyi film ödülüne Emin Alper’in yönetmenliğini yaptığı “Abluka” filmi layık görüldü.

48. SİYAD 2015 Türkiye Sineması’nın En İyileri ödülleri sahiplerini buldu.
Şişli Belediyesi Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ödül töreninde konuşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Başkanı Tül Akbal Süalp, sinemanın kollektif bir sanat dalı olduğunu belirterek, “İnsanın aklındakileri ile söyleyebilecekleri şeyler arasındaki mesafe uzaklaştıkça durum zorlaşıyor. Onun için çok fazla konuşamayacağım. Birlikte gülebilmenin ve eğlenmenin, insanlara güç verdiğini muazzam dayanışma ve direnme sağladığını biliyorum. Sinemanın da böyle bir gücü var” ifadelerini kullandı.
Sunuculuğunu oyuncu Tuğrul Tülek’in yaptığı törende konuşan Cem Yılmaz da, en iyi yabancı film ödülünü açıklamak için sahneye çıktığını belirterek, “Yabancı film kazananı açıklamam için beni seçtiğiniz için teşekkür ederim. Bu, Türk sinemasına ne kadar yabancı olduğumu vurgulamak için yapılmış bir kelime oyunu. Bundan bile çok mutluyum” değerlendirmesinde bulundu.
SİYAD’ın ödül gecelerine ilk olarak Zeki Demirkubuz’la beraber katıldığını hatırlatan Yılmaz, “1996 yılından beri Sinema Yazarları Derneği’nin ödül törenlerini çok sıkı takip ediyorum. O zamandan beri SİYAD törenlerinde hiç ödül almadım. Bu bana birazcık (Leonardo) Di Caprio’yu hatırlatıyor. Elbette o gün de gelecektir” dedi.
En iyi film, en iyi yönetim ve en iyi senaryo ödülüne layık görülen Emin Alper ise, senaryo yazmanın sinema sürecinde en sevdiği iş olduğunu aktararak, “Tüm film ekibi, zorlu film sürecine rağmen çok iyi bir iş çıkardılar. Hepsine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.
48. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’ni kazananlar şöyle:
En iyi film: “Abluka”
Umut ödülü ‘Ahmet Uluçay en iyi ilk film ödülü: “Nefesim Kesilene Kadar”
En iyi yönetim: Emin Alper “Abluka”
En iyi senaryo: Emin Alper “Abluka”
En iyi kadın oyuncu performansı: Esme Madra “Nefesim Kesilene Kadar”
En iyi erkek oyuncu performansı: Nadir Sarıbacak “Sarmaşık”
En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı: Şebnem Hassanisoughi “Bulantı”
En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı: Özgür Emre Yıldırım “Sarmaşık”
En iyi görüntü yönetimi: “Rüzgarın Hatıraları”
En iyi kurgu: “Abluka”
En iyi sanat yönetimi: “Çekmeceler”
En iyi müzik: “Çekmeköy Underground”
En iyi kısa film: “Salı”
En iyi belgesel: “Hasret”
En iyi yabancı film: “Mad Max: Fury Road”
Siyad Onur Ödülleri: “Gülşen Tuncer”, “Menderes Samancılar”
Emek ödülü, Emek Sineması çalışanlarına verildi.

BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali ödülleri dünyanın uzak coğrafyalarından gelen filmlerin oldu. Festivalde Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü yarışmaya Şili’den katılan, acı çekmek, yaşlanmak ve zamanın kendisi üzerine keskin bir gözlem yapan ‘Surire’ filmi kazandı.

bidef_a3_1

Bu yıl ikincisi düzenlenen ve daimi konusunun ‘çevre’ olan BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali ödülleri dünyanın uzak coğrafyalarından gelen filmlerin oldu.

Bozcaada Belediye Başkanı ve Festival Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz yaptığı kapanış konuşmasında “Barışa, doğaya, kültüre ve geleceğe sahip çıktıklarını”, “Baskı ve sansür tehdidine rağmen BİFED’in tamamen bağımsız ve özgür bir etkinlik” olduğunun altını bir kez daha çizerek “Biz artık ölümleri değil barışı konuşmak istiyoruz. Biz var oldukça bir tek başak tanesi susuz, bir tek zeytin dalı yalnız kalmayacak, söz veriyoruz” dedi

BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ ŞİLİ’YE…
13 ülkeden, 16 filmin yarıştığı festivalde 7.000 lira değerindeki Fethi Kayaalp Büyük Ödülünü, Şili’den katılan, yönetmenliğini Bettina Perut ve Iván Osnovikoff’un gerçekleştirdiği, acı çekmek, yaşlanmak ve zamanın kendisi üzerine keskin bir gözlem yapan “Surire” filmi aldı.
İkincilik ödülü; “Kadınların, çocukların, doğanın katline karşı çıkmak için hangi coğrafyada olursak olalım muhakkak bir fırsatımız vardır” diyen, Fransa’dan Anna Roussillon’ın filmi “I am The People / Ben Halkım” alırken, üçüncülük ödülünü cesaretli ve umut dolu, gençliğin gücüne ve direnişe övgü olduğu için İtalya’dan Paolo Pissanelli’nin filmi “Good Morning Taranto / Günaydın Taranto”ya layık görüldü.
Yapımcı ve senarist Funda Alp, ABD ’li belgesel yönetmeni ve insan hakları aktivisti Liz Miller, Yunanlı sinema yazarı Maria Chalkou, belgesel yönetmeni Manou Khalil, gazeteci Banu Güven, yönetmen Özcan Alper, belgesel yapımcısı Gaye Günay’dan oluşan jüri, verilen üç ödülün yanı sıra “duygusal ve çağrışımlarla dolu ve gelecek sinema macerasında çok iyi olacağını” düşündükleri Ardahan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Turgay Kural’ın yönetmenliğini yaptığı filmi “Cibik” i de desteklediklerini belirttiler.

ÖĞRENCİ FİLMLERİNE DESTEK İÇİN GAİA ÖDÜLÜ
BIFED bu yıl öğrenci filmlerine destek ve farklı bir yarışma alanı sağlamak için GAIA Ödülü’nü verdi. Festivaleİngiltere ’den katılan, yönetmenliğini Benjamin Huget’in yaptığı “Takımada” GAIA Ödülü’nü alırken, Mansiyon ödülünü ise da Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Murat Haksever “Çoban” filmi ile kazandı.
www.bifed.org

Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması başladı. Yarışmacılar, Kurmaca Kısa Film kategorisinin yanı sıra Belgesel filmleriyle de 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.
Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı illerinde faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması’na başvurular başladı. “Serhat illerindeki sosyal ve kültürel yaşamı çocukların gözüyle anlamaya çalışmak” temasıyla düzenlenen yarışma, bölge illerinde yaşayan çocukların yaşama dair düşleri, sahip oldukları olanaklar ve düşlerine yürürken karşılaştıkları engellere dikkat çekmeyi hedefliyor. Kurmaca kısa filmlerde 15 dakikalık süre sınırlaması bulunurken belgesellerde süre serbest bırakıldı.

serka 4. yarışma
Kurmaca Film ve Belgesellerin Ajansın faaliyet yürüttüğü Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerinde çekilme şartı bulunuyor. Yarışmacılar bu dört ilden birinde çekecekleri kurmaca filmler ve belgesellerle 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecekler. Toplam 30 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmada, her iki kategoride birincilere 6.000 TL, ikincilere 4.500 TL ve üçüncülere de 3.000 TL ödül verilecek. Jürinin uygun görmesi durumunda kurmaca dalında 1, belgesel dalında da 1 olmak üzere toplam 2 filme de özendirme ödülü verilecek. Yarışmacılar her iki dala birden başvuruda bulunamayacak. Yarışmacılar kurmaca film veya belgesel dalından birinde en fazla iki filmle yarışmaya katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihinin 7 Aralık 2015 olduğu bildirildi.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin adının değiştiği açıkladı. Bundan sonra “Ödülün adı altın portakal ama film festivalinin adı da ‘Antalya Uluslararası Film Festivali’ olarak bundan sonra devam ettirilecektir. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ödülün adıyla anılan film festivali yok” dedi. 

altın portakal1

Ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde nihayet yarışma başvuruları başladı. İsmindeki ‘Altın Portakal’ı atarak yoluna devam etme kararı alan festivalde başka önemli değişiklikler de var. Belgesel ve kısa film yarışmaları kaldırıldı, ulusal yarışma ikinci lige düşürüldü ve en iyi film ödülü tutarı 350 bin liradan 100 bin liraya indirildi. Festivallerin en büyük sorunu haline gelen ‘eser işletme belgesi’ şartının yarışma yönetmeliklerinde yer almaması ise şaşkınlık yarattı.

Antalya Film Festivali’nde çok ciddi değişiklikler oluyor. Antalya’da yapılacak G20 zirvesi gerekçe gösterilerek ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelen ve adındaki ‘Altın Portakal’ı atıp yoluna Uluslararası Antalya Film Festivali olarak devam etme kararı alan festivalin yarışma yönetmelikleri dün açıklandı. Böylece festivaldeki önemli değişimler de netleşmiş oldu. İlk bakışta dikkatimizi çekenleri sıralayalım…

ULUSAL YARIŞMA İKİNCİ LİGE DÜŞTÜ
Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek Altın Portakal’ın en güçlü yanı kuşkusuz ulusal yarışmasıydı. Fakat ‘ulusal yarışma’ ikinci lige düşürüldü. En iyi filme verilen para ödülü 350 bin liradan 50 bin lirası ‘dağıtım’ şartına bağlı olmak üzere 100 bin liraya indirildi. En iyi ilk film, yönetmen, senaryo, müzik gibi kategorilerdeki para ödülleri de kaldırıldı. Eskiden en iyi ilk filme 125 bin, yönetmene 75 bin, diğer kategorilere ise 30 bin lira para ödülü veriliyordu. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

ULUSLARARASI YARIŞMA NE KADAR İLGİ GÖRÜR?
‘Birinci lig’ olarak nitelendirebileceğimiz ‘uluslararası yarışma’ya Türk filmleri de alınacak ama yarışmada kaç adet yerli yapım olacak belli değil. Uluslararası yarışmanın tek para ödülü en iyi filme verilecek 50 bin euro. Diğer ödüllerin parasal karşılığı yok. Belli ki festival uluslararası arenada adından söz ettirmek istiyor, umarız ettirir ayrı konu ama diyelim yabancı bir filmin mesela şahane bir Polonya filminin kazandığı Altın Portakal bir süre sonra Türkiye ’de ne kadar ilgi çeker bekleyip göreceğiz. Son başvuru tarihi 19 Ekim Pazartesi.

BELGESEL YARIŞMASI KALDIRILDI
Geçen yıl Gezi belgeseli ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ nedeniyle büyük sansür krizi yaşayan festivalde belgesel yarışması bu yıl yok, dolayısıyla bu yarışmada verilen para ödülleri de… Belgeselcilerin gönlünü hoş tutmak içinse ‘ulusal yarışma’ yönetmeliğine ‘belgesel, animasyon ve deneysel filmler de katılabilir’ maddesi konuldu. Belki yönetmelikte böyle bir madde yoktu ama daha önce ‘İki Dil Bir Bavul’ (en iyi ilk film ödülünü kazanmıştı) gibi belgeseller Altın Portakal’ın ulusal yarışmasında yer almıştı.

KISA FİLM YARIŞMASI GİTTİ ‘SEÇKİ’Sİ GELDİ!
Festivalin para ödüllü kısa film yarışması da bu yıl yok. Yerine ‘kısa film seçkisi’ geldi. Bu bölümde profesyonel jüri olmayacak, sadece seyirci ödülü verilecek ama parasal karşılığı olmayacak.

ANTALYA FİLM FORUM’A DEVAM
Geçen yıl başlayan ve katılan sinemacıların hayli memnun kaldığı Antalya Film Forum, Zeynep Özbatur Atakan yönetiminde devam ediyor. Ödülleri de geçen yılla aynı… Work In Progress Ödülü: 100.000 TL, Kurmaca Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL, Belgesel Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

BAŞVURUSU İKİ HAFTA SONRA BİTECEK ANTALYA’DA GEÇEN SENARYO YARIŞMASI!
Bu yılın sevindirici yeniliği ise en az üçte birlik bölümü Antalya’da çekilecek projelere velirecek 100 bin TL ödüllü Antalya Film Festivali Destek Fonu Ödülü. Fakat son başvuru tarihi 12 Ekim olarak belirlendi. Yani içinde Antalya sahneleri geçecek bir senaryo yazmanız için sadece iki haftanız var! Adrese teslim bir yarışma düzenlendiyse o ayrı tabi…

‘ESER İŞLETME BELGESİ’ İSTENMİYOR MU?
Asıl şaşırtıcı olansa yönetmeliklerde Kültür Bakanlığı’ndan alınacak ‘eser işletme belgesi’ şartının yer almaması… Belki unutulmuş belki de zaten yasal zorunluluk olduğu için yönetmeliğe yazma gereği duyulmamış. PKK ’yi anlatan ‘Bakur’ belgeseli nedeniyle İstanbul ve Ankara Film Festivali’nde büyük krize yaşanmış, sinemacıların tepkisi sonucu iki festivalin de yarışmaları iptal edilmişti.

ÖDÜL AYRIMCILIĞI
Festivalin belki de en tuhaf yeniliği ödül ayrımcılığı! Zira ulusal yarışmada en iyi ilk film, yardımcı erkek/kadın oyuncu, kurgu gibi kategorilerdeki ödüller kapanıştan bir gece önce düzenlenecek ayrı bir töreninde en iyi film, yönetmen, erkek/kadın oyuncu gibi kategoriler ise kapanıştaki ödül töreninde sahiplerine verilecek.

GEÇEN YILKİ FESTİVAL KOMİTESİ NEREDE?
Direktörlüğünü Elif Dağdeviren’in üstlendiği Antalya Film Festivali’nin geçen yılki ‘festival komitesi’ ise dağıldı. Komitedeki isimlerden İstanbul Film Festivali’nin eski direktörü Hülya Uçansu ayrılırken Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu FIPRESCI’nın başkanlığını Alin Taşçıyan festivalin uluslararası basın danışmanı, deneyimli yapımcı Zeynep Özbatur Atakan ise Antalya Film Forum’un direktörü olarak görevlerini sürdürüyor.

Anladığımız Türkiye’nin en eski film festivali çok ciddi bir dönemeçte. Umarız yanlış yola girmez. Yoksa yazık olur 52 yıllık geçmişe… Hep olduğu gibi sonra her şey sil baştan!

Festivalle ilgili bilgi için: www.antalyaff.com 

Haber: ERKAN AKTUĞ

 Kaynak : Radikal.com.tr 

Yıllardır kendi adına bir müze kurulup fotoğraflarının burada yaşaması için uğraşan Ara Güler, bir müze için Doğuş Grubu’yla anlaşmak üzere.

ara-guler

Yıllardır kendi adına bir müze kurulup fotoğraflarının burada yaşaması için uğraşan Ara Güler’in, bunun için Doğuş Grubu’yla anlaşmak üzere olduğu konuşuluyor.
Türkiye’nin, özellikle de İstanbul’un son 70 yılının görsel hafızasını barındıran Ara Güler’in arşivi için önce Doğuş Grubu’na ait İstanbul Bomonti’deki bir mekâna bakıldığı, Güler’in burayı beğenmemesi üzerine Galatasaray’daki Güler Apartmanı’nın müze için planlandığı belirtiliyor.
Müze projesine Ara Güler’i ikna etmek için Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk‘in bizzat çeşitli kereler görüştüğü, müzenin ise daha büyük bir projenin bir parçası olarak planlandığı öğrenildi. Projenin geneliyle ilgili bilgi henüz verilmezken, Ara Güler’e, projenin yönetimi için bir şirket kurulması ve bütün tasarrufunun Ara Güler’e bırakılmasının teklif ettiği dillendiriliyor.
Kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, kamuoyuna açıklama ise imzalar atıldıktan sonra yapılacak.
Konuyla ilgili ulaştığımız Ara Güler, arşivini sattığı söylentileriyle ilgili, dedikoduları hiç sevmediğini vurgularken “Ben kimseye bir şey satmıyorum, devretmiyorum. Benim tek istediğim bir an önce bir Ara Güler Müzesi’nin oluşması ve bu müzenin içinde benim bütün eserlerimin, özel eşyalarımın ve bana hediye edilen fotoğraf ve resim koleksiyonumun yapılacak olan müzede bütün insanlara sunulması. Tek arzum budur,” diyor.

‘Ranta kurban gitmesin’

Bir zamanların İstanbul’unu görsel bellek olarak barındıran arşiv, günümüzde dönüşüme tabi tutulan Beyoğlu’nun eski halini de bünyesinde barındırıyor. “Nerede o eski İstanbul” diyenlerin en doyurucu cevabı aldıkları, Türkiye için böylesi önemli bir arşivle bir şirketin ilgilenmeye başlaması ise bazı soruları beraberinde getiriyor. Kurulacak olan şirketin yöneticilerinin kim olacağı, işletmesinin nasıl yapılacağı, neredeyse 1 milyon diaya barındıran arşivin hangi amaçla kullanılacağı bunlardan bazıları.
Konuştuğumuz kaynaklar ise müzeyle ilgili en doğru kararın Ara Güler tarafından verileceğini belirtirken bu arşivin ve neredeyse İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Güler Apartmanı’nın “ranta kurban gitmemesinin” daha önemli olduğunun altını çiziyor.
Doğuş Grubu’ndan ise konuyla ilgili bir yorumda bulunulmuyor.

‘Dünyadaki örnekler gibi olmalı’

Belgeselci Osman Akkan: Ben aslında kimsenin bu köşeyi ‘Yıkıp yeniden yapacağız!’ masalıyla Ara Güler’in karşısına çıkacağını düşünemiyorum! Buna en doğru cevabı dünya kültürüne katkılarıyla şimdiden efsaneleşen Ara Güler verecek, orasının babası Dacat Bey’in kemiklerini sızlatmadan, aslına en uygun biçimde restore edilip tıpkı Goethe’nin, Beethoven’ın, Gutenberg’in yüzyıllardır ayakta duran evleri gibi bir galeri-müzeye; aynı zamanda gençlere ışık tutan bir akademiye dönüşmesini sağlayacaktır. Sözünü ettiğiniz holding de umarım kültüre ve bilime saygılı bir kuruluştur ve rant uğruna o köşeyi tarihi dokusundan koparıp bir ‘flagstore-lüks otel-cafe-restoran’ kompleksine dönüştürmek yerine, öncelikle Ara Güler’in ve dünya kültür çevrelerinin haklı beklentilerine cevap verecek bir restorasyon modeli önerir.

‘Güler geleceğe kalmalı’

Belgeselci Nebil Özgentürk: Bu arşivin değerlendirilmesi gerekiyor. Ara Ağabey bunun için yıllardır uğraşıyor. Bazın dostalarına danışıp onlardan görüş alıyor. Bazen de sempatik ama kendine buyruk tavrıyla fikir değiştiriyor. Bazı büyük sermaye gruplarının bu arşivle ilgilendiğini biliyorum. Burada önemli olan Ara Güler Müzesi’nin kurulacak olması, fotoğraflarının kurumsal mantıkla sonraki kuşaklara kalması.

‘Tavsiye edilecek mekân olmalı’

Fotomuhabiri Coşkun Aral: Ara Güler Müzesi olması gereken bir şey. Güler, Türkiye’nin ihtiyacı olan evrensel birisi. Türkiye’de fotoğrafı sanat olarak, gazeteci olarak gündeme getiren bir insan. Ara Güler’in bir müzesi olmasın da kimin olsun. Umarım gezilebilecek, tavsiye edebilecek bir mekân olur.

‘Ara Güler Müzesi mutlaka yapılmalı’

Edebiyatçı Doğan Hızlan: Ara Güler Müzesi’nin mutlaka olması gerekiyor. Çünkü bizde ne yazık ki devlet de özel teşebbüs de bir insana, bir ustaya değer vermiyor. Beyoğlu’nun kışından, yazından, tramvayından en önemli fotoğraflar Ara Güler’dedir. Onun epey önemli bir albümü vardır. Onun için müze yapılmalı. Bunlar kaybolur, ellerde dağılır bir daha da fotoğrafları göremezsiniz.

 

Beyoğlu’ndaki dönüşüm

Emek Sineması “Grand Pera” projesi kapsamında yapının en üst katına “taşındı”. Bulunduğu yer ise iş ve alışveriş merkezi yapılacak. Bir dönemin ünlü sanatçılarının atölyelerinin bulunduğu Narmanlı Han restoran ve işyeri yapılmak üzere restore edilecek.
Restore edileceği gerekçesiyle boşaltılan AKM, kullanılamaz hale getirildikten sonra âtıl halde bırakıldı. AKM, Gezi Direnişi sonrasında polisin devamlı karargâhı haline geldi.
Demirören AVM, İstiklal Caddesi’nde, izin verilen yükseklikten daha yüksek inşa edildiği haberlerine rağmen yapıldı, açıldı ve halen faaliyette.
Bulunduğu binanın restore edileceği gerekçesiyle İstiklal Caddesi’nin sembollerinden İnci Pastanesi kapatıldı ve 70 gün sonra yan sokaktaki yeni yerinde açıldı. İnci Pastanesi artık Mis Sokağı’nın bir simgesi.
Uzun yıllardır İstiklal Caddesi numara 389’da yer alan Robinson Crusoe 389 Kitabevi, Beyoğlu’ndaki dönüşümün sonucu artan kiralar sebebiyle uzun süre ayakta kalmaya çalıştı. Kapanmak zorunda kalan kitabevi SALT Beyoğlu’nun içinde bir yere taşındı. Artık İstiklâl Caddesi’nde 136 numarada ve 4. katta.
1940’ta yıkılan Topçu Kışlası yeniden inşa edilerek otel ve alışveriş merkezi yapılmak istendi. Gezi Parkı’ndaki ilk ağaçlar sökülmek istenirken başlayan Türkiye’nin en büyük direnişi üzerine inşaat projesi “buzdolabına konuldu”. Projeden vazgeçilmedi, inşaata devam edebilmek için yasal yollar yaratılmaya çalışılıyor.

15. afyonkarahisar caz festivali

afyon-caz-festivaliGenel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in üstlendiği Afyonkarahisar Caz Festivali 1-8 Haziran tarihleri arasında on beşinci yılına merhaba diyecek. Bu yılki Festival 2013 yılında kaybettiğimiz Babylon ve Pozitif’in kurucusu Mehmet Uluğ anısına gerçekleştirilecek. Uluğ, müzik dünyasında Afyon Caz Festivali’ni  ilk yıllarından itibaren destekleyen az sayıdaki isimden biriydi.

Anadolu ’nun bu en uzun soluklu festivaline her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı müzisyenler katılıyor. Festival ilk kez dünya cazının en önemli piyanist, orkestra lideri ve bestecilerinden Milan Svoboda’yı ağırlayacak olmanın heyecanını taşıyor. Svoboda kendi adını taşıyan kuartetiyle ve ikili olarak iki farklı konserle Ali Çetinkaya Tren Garı’nda Afyonlu cazseverlerle buluşacak.

 

Hüseyin Başkadem

Bu yılki Festivalin diğer sürprizi ise ülkemizden; kendine özgü yorumculuk tarzıyla büyük şöhret kazanan Öykü Gürman. Gürman değerli müzik adamı Orhan Şallıel ile birlikte gerçekleştireceği konseriyle ilk kez Afyon Caz Festivali’nde olacak.

Açılışta Petra Brabencova ve M.K. Band ile Los Quemados caz topluluklarından iki farklı caz esintisi

Petra Brabencova ve M.K. Band  Caz Altılısı hepsi de önemli müzisyenler olan Petra Brabencova – vokal, Milan Krajic – tenor saksofon/orkestra lideri, Marek Prokop – alto saksofon, Johnnie Balek – klavye, Filip Spaleny – bas gitar ve Michael Nosek‘ten – davul oluşuyor. 2 Haziran’da gerçekleştirilecek Açılış Konseri Festivalin klasikleşen tarihi mekanı Ali Çetinkaya Tren Garı’nda olacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve Şef Kemal Günüç, Öykü Gürman-Orhan Şallıel ikilisinin konseri, Baturay Yarkın Altılısı festivalin diğer konserler i arasında. Festivalin en fazla sevilen olmazsa olmaz bölümlerinden ‘Okul Söyleşileri’  ve konserleri bu yıl da devam edecek. Ayrıca Yavuz Özkan’ın İstanbul’da Aşk Belgeseli gösterilecek, Ali Çetinkaya Tren Garı’nda Devrim Erbil Resim Sergisi ve Aykut Uslutekin Caz Fotoğrafları Sergisi açılacak.

Bu yıl Festivalin gerçekleştirilebilmesinde kamu kuruluşlarının desteği öne çıkıyor. Desteğini her yıl sürdüren Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın yanı sıra; Afyonkarahisar Valiliği de kurumsal katkılarıyla zayıf kalan yerel desteklere karşın Festivale destek oldu. Ayrıca Afyonkarahisar İl Özel İdaresi, Afyonkarahisar Belediyesi ve TCDD Afyonkarahisar 7. Bölge Müdürlüğü de festivalin destekçileri arasında yer aldı. Pozitif Live ise Festivale destek veren ulusal kuruluşlar asrasında. Yerel sponsorlar ise Nur Lokantası, Genhan, Afyon Mermer ve Özer Band.

 

trt belgesel günleri

trt-belgesel-gunleriArtık gelenekselleşen “TRT Belgesel Günleri”, 7-11 Mayıs 2015 tarihleri arasında İstanbul’da izleyicileriyle buluşuyor.

TRT tarafından ilk kez 2009 yılında Türk belgeselciliğinin gelişmesine katkıda bulunmak ve nitelikli belgesel filmlerin seyirciyle buluşmasını sağlamak amacıyla ulusal düzeyde “TRT Belgesel Film Yarışması” adıyla düzenlenen “TRT Belgesel Ödülleri”, 2010 yılında kapsamı genişletilerek uluslararası bir kimlik kazandı. Amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek, yerli-yabancı belgeselcileri buluşturan bir platform oluşturmak amacıyla düzenlenen yarışma bu yıl da uluslararası ve ulusal olmak üzere iki ana kategoride düzenlendi. Ulusal yarışma ise öğrenci filmleri ve profesyonel olarak iki alt kategoride gerçekleştirildi.

Her yıl hedeflerini yükselterek yoluna devam eden TRT Belgesel Ödülleri’ne bu yıl 42 ülkeden 348 belgesel film başvurusu yapıldı. Bu yıl yedincisi düzenlenen yarışma, artık gelenekselleşen “TRT Belgesel Günleri” etkinlikleriyle 7-11 Mayıs 2015 tarihleri arasında İstanbul’da izleyicileriyle buluşuyor. “TRT Belgesel Günleri” yerli-yabancı belgeselcileri buluşturan bir platform olma niteliğiyle belgesel severlerin merakla bekledikleri bir etkinlik olarak ülkemiz kültür-sanat ajandasındaki yerini pekiştiriyor.

FİLM GÖSTERİMLERİ

Finale kalan filmlerin yanı sıra dünyanın çeşitli bölgelerinden birçok nitelikli belgesel filmin halka açık ve ücretsiz gösterimleri, yönetmenlerinin de katılımıyla İstanbul’da yapılacak. TRT Belgesel Günleri etkinlikleri bu yıl Harbiye’deki TRT İstanbul Radyosu ve Notre Dame De Sion Fransız Lisesi salonları ile İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu olmak üzere üç salonda gerçekleştirilecek. Program açılış filmi gösterimi, finalist filmlerin gösterimleri, yarışma dışı gösterimler, söyleşiler ve diğer etkinliklerle devam edecek etkinlikle eş zamanlı yapılacak olan final jürisi izleme ve değerlendirme çalışmalarının da tamamlanmasının ardından 11 Mayıs akşamı yapılacak ödül töreni/gala gecesi ile son bulacak.

YARIŞMAYA 42 ÜLKEDEN 348 BELGESEL FİLM KATILDI

Bu yıl 42 ülkeden 348 belgesel filmin katıldığı etkinlikte, ulusal ve uluslararası kategori filmlerini iki ayrı ön eleme kurulu değerlendirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcileri ve BSB temsilcilerinin katılımlarıyla oluşan ön eleme kurulları, çalışmalarını Şubat ayının sonunda tamamladı. Ön eleme kurullarının kararına göre ulusal öğrenci filmleri kategorisinde 10, ulusal profesyonel kategoride 9, uluslararası kategoride ise 14 eser finalde yarışmaya hak kazandı.

AÇILIŞ FİLMİ: “UYGURLAR, ABSÜRD BİR TUTSAKLIK HİKAYESİ”

TRT Belgesel Günleri’nin açılış filmi ise, yönetmenliğini Patricio Henriquez’in yaptığı “Uygurlar, Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi” adlı Kanada yapımı belgesel olacak. Film, Çin’den kaçan üç Uygur’un Afganistan’dan Guantanamo’ya, oradan da Bermuda’ya uzanan inanılması güç hikayesini anlatıyor. Filmin yönetmenin katılımı ile herkese açık gösterimi ise 11 Mayıs Pazar günü İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu’nda yapılacak.

ÖZEL GÖSTERİM: SAVAŞ PANORAMA

TRT Belgesel Ödülleri yarışma dışı gösterimlerinin özel dosyası bu yıl savaş temalı belgeselleri konu alıyor. “Savaş Panorama” adı verilen bu bölümdeki filmler sıcak çatışmalardan ziyade ister uzak, ister yakın geçmişten olsun savaşların yol açtığı ve etkileri bugünlere uzanan sorunları etkileyici bir şekilde ele alan, bu yüzden de son yılların en çok ilgi gören filmleri arasından seçildi. 6 farklı ülkeden 10 belgesel filmin yer aldığı Savaş Panorama gösterimleri ve yönetmenlerle söyleşiler 8-9-10 Mayıs günlerinde Karaköy’deki İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu’nda takip edilebilecek.

TRT Belgesel Günleri çerçevesinde savaş temalı belgesellerin yer aldığı Savaş Panorama bölümünü tamamlayıcı mahiyette bir de panel düzenlenecek. Savaş Panorama bölümü yönetmenlerinin konuşmacı olarak yer alacağı “Savaşın acılarını yeniden üretmeden anlatmak mümkün mü?” konulu panel, 9 Mayıs’ta İstanbul Radyoevi’nde izlenebilecek.

PARTNER ÜNİVERSİTE MARMARA ÜNİVERSİTESİ

Amaçlarından biri de amatör belgeselcileri desteklemek olan TRT Belgesel Ödülleri etkinliklerinin çözüm ortaklarından biri de Marmara Üniversitesi oldu. “Partner Üniversite” uygulaması çerçevesinde karşılıklı olarak düzenlenmesi planlanan çeşitli etkinliklerle iki kurum arasındaki işbirliğinin birçok alana yansıması amaçlanıyor.

TRT Belgesel Ödülleri gala gecesi ve ödül töreni bu yıl 11 Mayıs akşamı TRT Tepebaşı Stüdyoları’nda yapılacak. Gecede üç kategoride ödüller sahipleriyle buluşacak. 7. TRT Belgesel Ödülleri ve TRT Belgesel Günleri ile ilgili program ve diğer ayrıntılı bilgiler, www.trtbelgesel.com adresinden takip edilebilecek.

Kaynak: trt

canakkale-film-gunleriKültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği tarafından düzenlenen Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı Film Günleri, 17-21 Nisan’da Çanakkale’de gerçekleşecek. Russell Crowe’un ‘Son Umut’ filminin gösterimi ile başlayacak olan etkinlikte; Ertem Eğilmez’in ‘Bir Millet Uyanıyor’, Yeşim Sezgin’in ‘Çanakkale: 1915’, Serdar Akar, Ahmet Karaman ve Kemal Uzun’un yönetmenliğini yaptığı ‘Çanakkale: Yolun Sonu’, Levent Akçay’ın ‘Sarı Siyah’ ve Tolga Ören’in ‘Son Mektup’ filmleri gösterilecek.

Ayrıca Tolga Örnek’in ‘Gelibolu’, Ahmet Okur’un ‘Son Kale: Çanakkale’ adlı belgeselleri de izleyiciyle buluşacak.

 

 

 27 yıldır aralıksız olarak gerçekleştirilen “İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali” adını ve saygınlığını tüm ülkelere kabul ettirmiş, önemli bir etkinlik olarak varlığını sürdürmektedir.

kısa film

Bu etkinlik, sinema sanatı kapsamında kısa zamanda çok şey anlatma temeline dayanan ve yönetmenlerinin yeteneklerini en özgün biçimde yansıtmalarına olanak tanıyan “kısa film”i desteklemek, ulusal ve uluslararası alanda genç yönetmenlerin seslerini duyurmalarına ortam hazırlamak amacıyla düzenlenmektedir. 

Yarışmaya son katılım tarihi: 31 Temmuz 2015’dir.

Her yıl Kasım ayında gerçekleştirilen ve bir hafta süren festival boyunca Türkiye’den ve yurt dışından yaklaşık 200 seçkin kısa film gösterilmekte, düzenlenen söyleşiler ve atölye çalışmaları ile genç yönetmenlere deneyimli sinemacıların birikimleri aktarılmaktadır.

Uluslararası bölümde sadece film gösterimleri vardır. Yarışmalı bölüm yoktur. Yabancı kültür merkezleri aracılığı ile ya da doğrudan festivale başvurma yoluyla elde edilen filmler, özenli bir elemeden geçirilmekte, Türkçe alt yazı yapılan filmler üç ayrı salonda, ikişer kez, yönetmenin de katılımıyla seyirciye sunulmaktadır.

Ulusal bölümde ise kurmaca, belgesel, canlandırma ve deneysel filmlerin ayrı ayrı değerlendirildiği bir yarışma bölümü vardır. Seçici kurul tarafından, festivale başvuran tüm ulusal filmler izlenmekte, içlerinden gösterim programına alınacak filmler belirlenmekte, yine aynı kurul tarafından her dalın en iyilerine ödül verilmektedir. Bu yarışmada parasal karşılığı olan bir ödül yoktur. Kazananlara “Festival Onur Plaketi” verilmektedir.

Detaylı bilgi ve başvuru için tıklayınız.

ankara-film-festivali26. Ankara Uluslararası Film Festivali’ne bir ay kala, festivalde yarışacak uzun metraj filmlerin ardından kısa film ve belgeller de belirlendi. Festivale 217 kısa film başvurusu yapılırken, 31 film yarışmaya aday gösterildi. Başvurusu yapılan belgesel sayısı ise 86 olurken, 16 tanesi yarışmaha hak kazandı.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında ulusal uzun film yarışmasının dışında bağımsız sinema ve farklı anlatım olanaklarının geliştirilmesine destek vermek amacıyla kısa film ve belgesel yarışması da düzenleniyor. Festivale bu yıl 217 kısa film başvurusu geldi.

KISA FİLM VE BELGESELLERİ SEÇECEK KURUL DA KESİNLEŞTİ

Yarışmaya hak kazanan filmler her kategorinin kendi seçici kurulu tarafından da değerlendirilecek. Kurmaca, deneysel ve canlandırma dallarının her birinde birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerinin verileceği yarışmanın kısa film seçici kurulunda yer alan isimler Banu Bozdemir, Gökçe Bahadır, İlker Canikligil, Doç Dr. Sevilay Çelenk ve Priit Tender oldu. En iyi üç belgeseli belirleyecek olan seçici kurulda ise Mithat Bereket, Mihriban Sezen, Nezahat Gündoğan, Su Yücel, Uğur Kutay yer alıyor. Ödüller 2 Mayıs 2015’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih -Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

ÖN ELEMEYİ GEÇEN KISA FİLMLER

Kurmaca Dalında:

Adem Başaran (Orhan İnce)
Anonim (Kamer İncedursun)
Berfeşir (Serhat Karaaslan)
Gri Bölge (Derya Durmaz)
Havva (Güçlü Aydoğdu)
İçeride (Emir Ziyalar)
Ne Ax e Ne Ji Asfalt (Bedir Afşin)
Noğa (Miraç Atabey)
Öğretmen (Baran Gündüzalp)
Panfilo: Apokaliptik Bir Masal (Memed Aksoy)
Saç (Ümit Tayam)
Sola Sor (Ro Oğuz)
Tatmin (Mahmut Telci)
Tzkaişi Ekole (Resul Sakınmaz)
Yaz Gecesi Gökyüzü (Can Eşkinazi)

Deneysel Dalında:

Dönüşüm (Hasan Kılıç)
Edifice (Irmak Karasu)
Fine Line (İlhami Tunç Gençer)
Kaotika (Yiğit Küçükkibar)
L’Homme Nodosité (Hande Sığman)
Yuva (A. Alper Ayduman)

Canlandırma Dalında:

Born! (YÖzgür Özcan)
Dünyamalı (Vahit Sarıtaş)
Fasülye Dünya(Hakan Berber)
Gezi (Murat Özfilizler)
Göçebe Toprak (Samet Yarar)
Malala (Özge Boz)
Merdivenler (Serdar Çotuk)
Öz (Oğuz Çağrı Kara)
Şem (Burkay Doğan)
The Balance of Yin-Yang (Alper Durmaz)

ÖN ELEMEYİ GEÇEN BELGESELLER

Altın Kızlar (Sıla Özsoy, Said Tuğcu)
Bakur (Çayan Demirel, Ertuğrul Mavioğlu)
Benden Önce (Mehmet Emre Gül)
Bir Gün Ben de Öleceğim (Neslihan Kültür)
Cennetin Düşüşü (Ersin Kana)
Çirok (Muhammet Beyazdağ)
Diyar (Devrim Akkaya)
Hafsa (Emre Karapınar)
Kırmızı Işık (Yasemin Akıncı)
Komşu Komşu! Huuu! (Bingöl Elmas)
Küçük Kara Balıklar (A. Haluk Ünal, Cem Terbiyeli, Ezel Akay, Serpil Güler, Önder İnce)
Külkedisi Değiliz (Emel Çelebi)
Meyhane Dedemin Can Evi (Mehdi Shabani)
O İklimde Kalırdı Acılar (Zeynel Koç, Cenk Örtülü)
Ölmez Ağaç Yırca Direnişi (Kazım Kızıl)
Su Bedevileri (Ömer Güneş)

14. Boston Türk Film Festivali (BTFF) Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” adlı filmin gösterimiyle başlayacak.

kis-uykusu

Kuzey Amerika’daki en eski ve saygın Türk film festivallerinden ve ağırlıklı olarak uzun metrajlı filmlerden oluşan BTFF’nin bu yılki programında 23 film gösterilecek.

Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde 19 Mart-25 Nisan’da gerçekleştirilecek festivalde, çağdaş Türk sinemasının seçkin örnekleri ve yönetmenleri bir kez daha Amerikalı seyirciyle buluşacak.

Birçok saygın ismin de konuk edileceği etkinlikte, yönetmenler Derviş Zaim, Tayfun Pirselimoğlu, Onur Ünlü, Reha Erdem, Erol Mintaş, Murat Düzgünoğlu ve Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu ile Boston Türk Festivali Belgesel ve Kısa Film Yarışması’nda en iyi film jüri ve seyirci ödüllerini kazanan Hasan Serin, Derya Durmaz, Beyza Boyacıoğlu ve Sebastian Diaz da yer alacak.

Ayrıca, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, başrolünü üstlendiği Ömer Lütfi Akad’ın “Gelin” filminin gösterimine katılacak.

Festival programı Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filminin Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde gösterimi ile başlayacak ve ardından yine müzede bir açılış resepsiyonu düzenlenecek.

Festivalde Nisan Dağ ve Esra Saydam’ın Deniz Seviyesi, Onur Ünlü’nün İtirazım Var, Güliz Sağlam’ın Tepecik Hayal Okulu, Beyza Boyacıoğlu ve Sebastian Diaz’ın Tonita’s, Hasan Serin’in Ağrı ve Dağ, Derya Durmaz’ın Ziazan, Derviş Zaim’in Balık, Tayfun Pirselimoğlu’nun Ben O Değilim, Ozan Açıktan’ın Silsile, Erol Mintaş’ın Annemin Şarkısı, Tunç Şahin’in Karışık Kaset, Reha Erdem’in Şarkı Söyleyen Kadınlar, Çağan Irmak’ın Unutursam Fısılda, Atıl İnaç’ın Daire, Hüseyin Karabey’in Sesime Gel, Melisa Önel’in Kumun Tadı, Çiğdem Vitrinel’in Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Kaan Müjdeci’nin Sivas, Murat Düzgünoğlu’nun Neden Tarkovski Olamıyorum ve Ömer Lütfi Akad’ın Gelin adlı filmleri gösterilecek.

Festival Direktörü Erkut Gömülü, bu yıl da kapsamlı ve zengin programla  sinemaseverlerin karşısına çıktıklarını dile getirerek, etkinliğin Türk sinemasının ve genç kuşak Türk yönetmenlerinin ABD’deki tanıtımına önemli katkıda bulunduğunu belirtti.

TÜRK SİNEMASINDA MÜKEMMELLİK ÖDÜLÜ ÜNLÜ’NÜN

Bu arada, dokuzuncu yılını kutlayan Boston Türk Film Festivali Türk Sinemasında Mükemmellik Ödülü’nün bu yılki sahibinin Onur Ünlü olduğu açıklandı. Yönetmene ödülü Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde düzenlenecek bir törenle takdim edilecek.

ÖMER LÜTFİ AKAD DA ANILACAK

Festivalde, 2011 yılında hayatını kaybeden yönetmen Ömer Lütfi Akad anısına, onun 1973 yılında çektiği Gelin filmi gösterilecek. Filmin dijital olarak yenilenen kopyası  Kuzey Amerika’da ilk kez gösterilecek, sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit başrolünü üstlendiği filmin gösterimine ve ardından düzenlenecek söyleşiye katılacak.

RUSSELL CROWE’UN SON UMUT’UNA ÖZEL GÖSTERİM

Çanakkale Savaşı’nın 100. Yılı anısına, festival programında iki film yer alacak. Yönetmenliğini Tolga Örnek’in yaptığı Gelibolu belgeseli 25 Mart’ta gösterilecek. Yönetmenliğini Russell Crowe’un yaptığı, oyuncuları arasında Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz’ın da yer aldığı Son Umut filmi ise ABD’de sinemalarda vizyona girmeden önce, 23 Nisan’da festival kapsamındaki özel bir gösterimle ilk kez seyirciyle buluşacak.

Kaynak: Habertürk

dag-filmleri-festivaliTürkiye’nin doğa, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenleniyor. 20 Mart tarihinde başlayacak ve 3 gün sürecek olan festivalde toplam 22 yerli ve yabancı film ücretsiz olarak izleyicilerle buluşacak.

Doğa bilincine dikkat çekmek, tabiatın korunması için bireyleri çevre bilincine ulaştırmak ve doğa belgeseli yapımcılığını teşvik etmek için her yıl geleneksel olarak düzenlenen Dağ Filmleri Festivali, bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde izleyicilerle bir araya geliyor. Festival kapsamında Akpınar Kültür Merkezi’nde gösterimleri yapılacak olan toplam 22 yerli ve yabancı filmde Dünyadan, Keşif Ruhu, Doğa-Çevre ve İnsan, Bisiklet, Kayak, Ülkemizden, Su Dünyası temaları işlenecek.

Her yıl izleyicilerine dünyanın en iyi dağ ve doğa temalı film ve belgesellerini sunan Dağ Filmleri Festivali, bu yıl 10’uncu kez doğaseverlerle buluşacak.

20 Mart tarihinde Belle ve Sebastien filmi ile başlayacak olan festivalde film gösterimlerinin yanı sıra çeşitli söyleşilerde yer alacak.

Şunun için etiket arşivi: Belgesel

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi