Yazılar

Hasan Ali Yücel’in hayatını ve Köy Enstitüsü’nü kurmasını konu alan ‘Yücel’in Çiçekleri’ adlı belgesel filmin çekimleri tamamlandı. Belgeselin drama bölümünde Atatürk’ü Mahir Günşiray canlandırdı.

Hasan Ali Yücel’in yaşamı ‘Yücel’in Çiçekleri’ adıyla belgesel filmine dönüştürüldü. 1938 – 1946 arasında milli eğitim bakanlığı yapan, 1940’da Köy Enstitüsü’nü kuran Yücel’in hayatını ve çalışmalarını konu edinen belgesel filmin yönetmenliğini Cengiz Özkarabekir yaptı.

Hasan Ali Yücel ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un yaşam hikâyeleri üzerinden yola çıkılarak oluşturulan ‘Yücel’in Çiçekleri’nin zemini büyük zorluklarla kurulan Köy Enstitüleri üzerine oturtuldu.

‘Yücel’in Çiçekleri’nin çekimlerinde Hasan Ali Yücel’in kişisel eşyaları da yer verildi. Senaryosunu da Cengiz Özkarabekir’in yazdığı belgesel, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş ile Hasan Ali Yücel’in kızı Gülümser Yücel’in danışmanlığında çekildi.

Çekimleri Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Beyazıt, Sütlüce, Yenikapı ve Selimpaşa’da kurulan döneme uygun mekânlarda gerçekleştirilen ‘Yücel’in Çiçekleri’nin drama bölümleri için yaklaşık 200 oyuncu rol aldı. Belgeselde Atatürk’ü Mahir Günşiray, İsmail Hakkı Tonguç’u ise Muhammet Uzuner canlandırdı. Plastik makyaj sanatçısı Derya Ergün, özel bir çalışmayla Mahir Günşiray’a Atatürk makyajı hazırladı. Hasan Âli Yücel’i ise 3 kişi canlandırdı. Çocukluğunu Ege Şenoğul, gençliğini Kutay Şahin, yetişkin dönemini ise Mehmet Tokat karakterize etti.

Cahit Berkay ile Altuğ Öncü’nün müziklerini yaptığı ‘Yücel’in Çiçekleri’nin İstanbul galası 23 Kasım’da Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İzmir galası 7 Aralık’ta olacak olan belgeselin Ankara galası ise 21 Aralık olarak belirlendi.

İstanbul’dan bisikletleriyle organik tarım ve terse göç konuları üstünde film çekmek için yola çıkan tur rehberi Benian Kara ile yönetmen Uğur Cuya, 55 bin kilometrelik rotalarının 3 bin kilometresini tamamladı. Kara ve Cuya, çektikleri ‘Başka Dünyanın İnsanları’ ismini verdikleri belgesel filminin gösterimini, gittikleri yerlerde yapmaya başladı.

​Tur rehberi Benian Kara ve belgesel film yönetmeni Uğur Cuya çifti, tersine göç ve organik tarımla ilgili belgesel film çekmek için geçen kış yola çıktı. Kendilerine 55 bin kilometrelik rota belirleyen Kara ve Cuya, bunun 3 bin kilometresini tamamladı. İki arkadaş, gittikleri yerlerde karşılaştıkları çok sayıda tersine göç yapmış çiftçiyi filmlerinde oynattı. Cuya ve Kara, çektikleri ‘Başka Dünyanın İnsanları’ ismini verdikleri belgesel filmi, gittikleri yerlerde gösterime sundu.

Organik tarımla ilgili insanlarla tanışırken, aynı zamanda kırsala göç etmiş kendi yaş gruplarındaki yeni çiftçilerle tanıştıklarını anlatan Uğur Cuya, “Hayatımda bisiklet hep vardı ve kent hayatında bisiklet konusu ile ilgili filmler yapmaya çalışıyordum. Daha sonra uzun bir yola çıkarken kırsalda tohum ve temiz gıdaya ulaşabilme süreçlerinde bisikletle gidersek daha fazla insana dokunabileceğimizi düşündük. Bursa, Çanakkale, İzmir, Antalya, Mersin ve Adana’daki organik çiftliklerine ve şehirden kırsala göçmüş insanların evlerine misafir olduk” dedi.

Bu yeni bir mesele

Geçen yıl 500 bine yakın insanın İstanbul’dan kırsala göç ettiğini söyleyen Cuya, “Biz de yol boyunca bunun artan bir grafiği olduğunu gördük ve bu konuyu çalışmaya karar verdik. Çünkü tersine göç çok yeni bir mesele. Biz yeni bir meselenin şu anda izini sürüyoruz. Bu kadar canlıyken bunun izini sürmek ve filme yansıtmak insanları heyecanlandırıyor. Yol boyu çektiğimiz ‘Başka Dünyanın İnsanları’ ismini verdiğimiz belgeselimizin gösterimlerini gittiğimiz kentlerde yapmaya başladık. Organik tarım yapan insanların yanına gittik, onlara derdimizi anlattık. Öncesinde neler yapıyorlar, nasıl yapıyorlar, topraklarını nasıl işliyorlar, zehirsiz gıdayı nasıl temin ediyorlar ve hasat ediyorlar gibi konularda, onlarla bir hafta birlikte çalıştık. Biz kışın yola çıkmıştık, o dönemde kış sebzeleri vardı, onları topladık. İnsanların neler yaptığını anladıktan sonra filmimiz için onlara konuşmaya başladık ve o çekimleri de bu süreç oluşturdu” diye konuştu.