Şunun için etiket arşivi: bakırköy

Sanat eğitimi vermekte olan Nar sanat Bakırköy’de bir ilki yaparak drama ağırlıklı yaz sanat kampı çalışmalarına devam ediyor… Sanat yaz kampında  resim çizerek kendilerini ifade eden ve mutlu ve neşeli çocuklarımızın hali görülmeye değer… Gün içiersinde çocuklarımızın canlandırmalarının video haline getirilmiş görüntülerini yayınlamaya devam edeceğiz…  

İyi eğlenceler çocuklar!

 

Şimdi sıra çocukların “Ninemin Evi” adlı drama oyununda bakalım çocuklar Ninemin evinde neler fotoğraflamışlar..

 

Drama deyince genelde herkesin aklına ilk anda yaratıcı drama gelmektedir. Sadece gelmekle kalmayıp pek çok kurs ve benzeri eğitim kurumlarında drama eğitimini genel olarak tiyatro kökenli eğitmenlerin verdiğini görmekteyiz. Hatta bu durumun drama eğitimi almamış kişiler tarafından bile verildiğine zaman zaman şahit olmaktayız.

Atık Materyaldan Mum yapımı

Tiyatro eğitimine dahi “Drama Eğitimi” dendiğini de çoğu zaman duymaktayız. Elbette drama eğitiminde Tiyatro eğitimin bazı öğeleri kullanılmaktadır. Fakat drama eğitimi kesinlikle bir tiyatro eğitimi değildir.

Elbette çocuk ve ya veli çocukları için Tiyatro Eğitimi düşünüyorsa hedefi doğrultusunda bir kursa göndermelidir fakat drama eğitimi istiyorsa çocuk için Tiyatro Kursu istenilen faydayı sağlayamayacaktır.

Çocuğumuzu drama eğitimine göndereceksek kesinlikle tüm dallarda olduğu gibi drama konusunda da yeterli eğitim almış, bilgi ve tecrübe düzeyine sahip eğitmenler tercih edilmelidir. Bunun içinde eğitmenin yeterliliği kesinlikle incelenmelidir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında Bakırköy’de bulunan kurumumuzda artık yetkin, tecrübeli ve uzaman eğitmenliği kanıtlanmış sanat eğitimlerimiz ile tüm sanat dallarında Bakırköy, Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı gibi semtler “Eğitici Drama” ile yaz sanat kampımız devam ediyor…

Aşağıda “Eğitici Drama” hakkında kısa bilgiler sunuyoruz. Bunların yanı sıra yaz kampı öğrencilerimiz ile hazırladığımız görselleri bulabilirsiniz.

EĞİTİCİ DRAMA NEDİR ?

Genel olarak “Eğitici Drama” bazen “Pedagojik Drama” olarak adlandırılmaktadır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılabilen teknikleri içeren bir yöntemdir. Bu açıdan bakıldığında Eğitici Drama diğer drama türlerinden (Psiko Drama ve Yaratıcı Drama)’dan farklılık taşımaktan öte ikisinden de belirli oranda faydalanır. . Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarakyaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcıdrama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacınınoyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır
Toplumların günün koşullarına uygun insan yetiştirme süreci olan eğitimin, içinde yaşanılan çağa ilişkin olarak o toplumda meydana gelen değişimlerden etkilenmemesi mümkün düşünülemez. Drama etkinlikleri gibi grup süreçleri yolu ile eğitim yaklaşımının, günümüzde tüm dünyada daha da önemsenmeye başlanması, kuşkusuz rastlantı değildir. Bu nedenle

Atık Materyalden Kolaj çalışması

özellikle günümüzde, toplumdaki bazı sosyal gelişmeler, drama yolu ile eğitime ağırlık verişmesinin gerekliliğini açıklama konusunda ele alınmaya değer görülmüştür.

Eğitimde Drama İlkeleri

  1. Eğitimde drama etkinliğinde ödül ya da ceza yoluna başvurulmaz. Sözel takdir aralıklı pekiştireç olarak verilir.
    b. Eğitimde drama çalışmaları asla bir oyuncu eğitimi olarak düşünülemez. Dolayısıyla bu çalışmalar, seyircilere oynanan bir temsil olarak hazırlanamaz. Dramanın oyuncuları aynı zamanda izleyicilerdir. Bu çalışmalarda izleyici bulundurulmaz. Bu çalışmalar sınıfta, holde, bahçede, kütüphanede, yemekhanede uygulanabilir. Çalışmalar sırasında özel bir mekân ve aksesuara ihtiyaç yoktur.
    c. Eğitimde drama çalışmasında öğrencinin ne söyleyeceği değil, neyi nasıl söyleyeceği anlam taşır. Drama bir analiz yöntemi değil, bir sentez yöntemidir. Öğrencinin bütün özgürlüğü de program amacı içinde bir özgürlüktür, ondan daha fazlası istenemez (Gönen ve Dalkılıç, 1999: 74).

Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar

Yaratıcı oyun (drama), ana sınıfından ilköğretimin 8’inci sınıfına kadar her kademede, ortaöğretim ve hatta üniversitelerde (Okulöncesi, Sınıf, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliklerinde) kullanılabilecek bir öğrenme ve öğretme yöntemidir. Amaçlar, bilişsel alanın “bilgi, kavrama, uygulama, çözümleme, bireşim”; duyuşsal alanın “değer verme, örgütleme”; devinişsel alanın “duruma uydurma” basamağından birinde olması gerekir. Bu çalışmalarla öğrencilerin doyum sağlayacakları,

Atık Materyal ile Akvaryum yapımı

işbirliği yaparak öğrenecekleri, etkili ve empatik dinleme becerilerini kazanacakları söylenebilir (Güleryüz, 2002: 327).
Eğitici dramadan okulöncesi ve temel eğitim çağı çocuklarının eğitilmesinde elde edilebilecek yararlar, diğer bir deyişle gerçekleştirilmek istenen genel amaçlar şu maddeler altında toplanabilir (Önder, 1999: 71-83):
a. Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirmesi,
b. Zihinsel kapasiteyi geliştirmesi,
c. Kendilik kavramının Gelişmesinde katkı,
d. Bağımsız düşünme ve karar verme,
e. Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi,
f. İletişim becerilerine olumlu katkı,
g. Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi,
h. Demokrasi eğitimine destek,
i. Grup içi süreçlere olumlu katkılar (arkadaşlık),
j. Öğretmenle çocuklar arasında olumlu ilişkilere katkı,
k. Genel öğrenci performansına olumlu etki.

 

Nar Sanat, Eğitici DRAMA Çalışması- Okyanustaki istiridye – Bakırköy

 

“ Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi” Yayın Kurulunun yaptığı bir açıklama olduğu gibi aşağıda dikkatinize sunuyoruz. Yorum sizin.

“Yorum sizin” dedik, fakat birkaç yıl önce başımıza gelen bir olayı aktarmadan edemeyeceğim…

4 yıl kadar önce Bakırköy’de bulunan bir sanatçı derneğinde sanat söyleşileri ve tartışma programı yönetiyorduk.

Genel beklenti nedir? 800 üyesi olan bir sanatçılar (!) derneğinden beklenti;  yapılan programın vasatın üzerinde ve dolaysıyla entelektüel düzeyinin  yüksek olmasıdır. Elbette bu bize göre böyleydi.

Bu beklentiden yola çıkarak o hafta yapacağımız tartışma programının konusunu  “Sanat ve Erotizm” olarak saptayıp ilan ettik. Buraya kadar her şey normal.  Bir sanat derneğinde tartışılmasının çok doğal olduğunu düşündüğümüz konu için hazırlıklarımızı yaparken pek çoğumuzu şaşkınlığa iten olaylar gelişti.

Önce derneğin yönetim kurulu üyesi olan Devlet Tiyatrolarının bir kaç yönetmeninden bir olan şahsiyet “ Konunun ne kadar vahim ve ayıp, tu kaka bir konu olduğunu, ahlaksızca bir tartışma olabileceğini ve hatta halkın dernek binasını taşlayabileceğini…”belirterek bir an önce programın iptal edilmesi gerektiğini talep etti. Hatta Talep etmekle de kalmayıp kulis çalışmaları yaparak dernek başkanı ve dernek yönetimine etkili olabileceğini düşündüğü Üniversitede hocalık yapmış etkin kişileri ve yine derneğin kurucuları olan eski oyuncuları (!) arayarak ve bizzat ziyaret ederek kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Yönetim kurulunun sağduyulu yaklaşımı ve programı yapacak olan bizlerin inat etmesi sayesinde söz konusu program yapıldı.

Ne mi oldu?  Ne bir kavga, ne bir taşkınlık, ne de kimse kimseye erotik olarak bakmadan (!) ve medeni bir tartışma ile 3-4 saat sonra sağ ve salim olarak program bitirildi. Bizim için değil ama farklı beklentileri olanlar için şaşkınlık yaratmıştı böyle bir program. Çünkü Sanatçıların kurup yönettiği bir dernekte “Sanat ve Erotizm” ilişkisini konuşmak taşlanma ile son bulabilir hatta linçle dahi bitebilirdi değil mi? (!)

Tors

Ne kadar şanslıyız ki kayda değer vahim bir şey olmadan (!) medeni insanlar gibi “Erotizm ve Sanat” tartışıldı. Oysa resim derslerinde çizime yardımcı olmak amacıyla aynı dernekte tors bulunmakta ve açılan resim sergilerinde de nü resimler bulunabilirdi. Kaldı ki sanat ve erotizm de ne demek koca devlet tiyatroları yönetmeninden veya koca hocalardan daha mı iyi bileceğiz? Hele ki bir sanat derneğinde bunları konuşmak mı asla…

Örneğin; erotizm ve sanat konusu Bakırköy gibi ülkemizin en çok sanatçı yetiştiren ilçesinde sözde sanatçılar derneğinde konuşulmamalı, üniversitedeler de asla olmamalı, hele ki insanların bir şeyler araştırmak için kaynak aradığı kütüphanede bilimsel makaleler gibi tehlikeli kaynakların yer aldığı kütüphanelerde bu tür yazıların olduğu kitaplar hiç olmamalı… Sanat derneğinde erotizm ve sanat ilişkisi irdelenmeyecekse sinemada, tiyatroda, şiirde, heykelde, romanda kısaca sanatın hiçbir dalında, asla sözü dahi edilmemeli. Bu bir bilimsel makale olsa bile!

Hele ki tarih süreci içersinde bu tür şeyler olmamıştır. Erotizm İnsan yaşamına dair bir şey değildir, hatta eski çağlarda insanlar kendiliğinden çoğalarak meydana gelmiştir. Bundan dolayıdır ki” Mimesis’in suçu nedir? “ Sorusunu sormak dahi ayıptır. Sanatçılar(!) bunu yapıyorsa kütüphanelerinde bunu yapması doğaldır… Hatta bilimsel çalışmalarda dahi bu şeylere dikkat etmek lazımdır değil mi efendim?

Başınızı mı ağrıttık?

Buyurun Mimesis’in açıklaması…

 Kamuoyuna;

Mimesis Dergisi

Kültür Bakanlığı`nın Türkiye´nin farklı şehirlerinde il ve ilçe kütüphanelerine dağıttığı Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi, Elazığ İl Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesi ile iade edildi.

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ne gönderilen resmi yazıda, “MİMESİS adlı tiyatro /çeviri araştırma dergisinin 19. sayısının içeriğinde müstehcen resim ve çizgilerin bulunduğu okuyucularımız tarafından tespit edilmiştir” deniliyor.

Yazının devamında, bu tür yayınların okuyucuların ve çocukların ahlaki değerlerini bozduğu iddiası ile Elazığ İl Halk Kütüphanesi`ne veliler tarafından şikayet dilekçesi ile müracaat edildiği belirtiliyor. Elazığ İl Halk Kütüphanesi müstehcen içerikli bulduğu derginin Elazığ İl ve İlçe Kütüphanelerine bağış yolu ile olsa dahi gönderilmemesini talep ediyor.

Mimesis Dergisi Yayın Kurulu olarak belirtmek isteriz ki, müstehcen olduğu iddia edilen makale Antik Yunan komedyası hakkında bir çeviri-araştırma dosyası olan “Aristophanes Üzerine” adlı dosyada yer almaktadır. Kadının Tasviri: Aristophanes’in Lysistrata’sı ve Yunan Eşlerinin ‘Hetairalaştırılması’ adlı makale Washington Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sarah Culpepper Stroup tarafından 2004 yılında kaleme alınmıştır.

20 yılı aşkın süredir yayınlanan ve danışma kurulunda Dikmen Gürün, Murat Tuncay, Zehra İpşiroğlu, Selda Öndül, Güngör Dilmen gibi tiyatro alanında önemli çalışmalarda bulunan akademisyen ve yazarların da sorumluluklar aldığı bir dergi, neden ahlaka aykırı bulunduğu konusunda açıklama bile yapılmadan, ”müstehcen” ilan edilmiştir. Akademik-bilimsel bir makalenin içeriği kaale alınmaksızın, ilişiğindeki M.Ö. 5. yüzyıla ait görseller bağlamlarından koparılarak “ahlaka aykırı” bulunup, raflardan kaldırılmıştır.

“Müstehcenlik”, “muhafazakar” duyarlılık adına yayın ve tiyatro dünyasının düzenli olarak maruz kaldığı ithamlardan birisi. Mimesis Dergisi’ne dönük müstehcenlik ithamını da aynı sansürcü zihniyetin bir çeşitlemesi ve yasaklaması olarak görüyoruz. Kültür Bakanlığı tarafından onlarca il ve ilçe kütüphanesi raflarına yerleştirilen akademik-bilimsel bir derginin, yine ona bağlı bir kuruluş tarafından raftan kaldırılmasını ise tek kelimeyle “absürd” buluyoruz.

Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi Yayın Kurulu

 

Mimesis’in sitesi için TIKLAYINIZ.

M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Bakırköy’de 3 yıl önce “Nar Sanat Yaz Kampı – Ders Yok Sanat Var !- ” adı ile başlatmış olduğu yaz kursları Pazartesi günü (Bugün)büyük bir neşe içerisinde başladı. Drama atölyesinde, Atık Materyal ve Dans atölyeleri ile Müzik destekli eğitimde çocuklar neşeli mutlu ve huzurluydu.

Aşağıda  Atölyelerin görüntülerini bulabilirsiniz.

Yaz Kampı Bilgi için TIKLAYINIZ .

İletişim için TIKLAYINIZ.

Bakırköy’de bir ilki başarıp bir sanat derneği (Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği) tarafından resmi olarak kurulan ve bir ilk olma özelliğini taşıyan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu tüm sanat dallarında verdiği eğitimlerin yanı sıra  çocuklarımızla ” Nar Sanat Yaz kampı” ile de bir ilki başarıp Pazartesi ( 25 Haziran 2012) sanat kampına başlıyor… 

Nar Sanat yaz kampı

Nar Sanat Yaz Kampı yarın başlıyor! Hâlâ geç değil… Sabah 09:00 Akşam saat 17:00 arasında devam edecek olan yaz kampımıza tüm çocuklarımızı bekliyoruz.

Arzu ederseniz birkaç saat çocuğunuzu deneme dersine getirebilirsiniz. Bakırköy ve çevre semtlerde oturuyorsanız Bakırköy Özgürlük Meydanına birkaç dakika mesafede olan binamıza sizleride bekliyoruz. Çocuklarınız deneme dersindeyken sizlerde çayınızı, kahvenizi yudumlayın ve ya çarşıya alış verişe çıkın . Bırakın çocuklarınız sanatla tanışsın.

Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Adres ve haritada görmek için lütfen TIKLAYINIZ.

Nar Çiçeklerimizin fotoğraflarına devam ediyoruz. Tüm öğrencilerimizi seviyoruz… Yeni dönemde de birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz…

 

3. Nar Çiçekleri Festivali Görüntülerini yayınlamaya devam ediyoruz… Fotoğraflardan sonra video görüntülerde yayınlanacaktır…

Nar Sanat İstanbulEğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin sahibi olduğu Bakırköy’de bulunan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerin 2011 -2012 Eğitim döneminin sone ermesi ile beraber yaz eğitimleri başladı. 3 yıldır Nar Sanat öğrenci ve eğitmenlerinin bir araya gelerek gerçekleştirdikleri etkinlikler her yıl olduğu gibi Bakırköy’de sanat rüzgarları esmesini sağladı… Aşağıda 2011-2012 eğitim dönemi boyunca öğrendiklerini sergileyen öğrenci ve onları yetiştiren eğitmenler ile etkinlikleri izleyen veli ve konukların bir kısmını görebilirsiniz. (Yarın resim ekleme devam edecektir)

 

Yoğun bir eğitim döneminin ardından Nar Sanat öğrencileri “Nar Çiçekleri Festivali ” adı ile düzenlenen ve 3’sü Yapılan öğrenci etkinliği ile 2011 – 2012 eğitim dönemine noktayı koydu.

Velilerin ve öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaşılan etkinlikte öğrencilerin yıl boyunca öğrendiklerini sergilemesi izleyicilerin alkışları ile ödüllerindi…

Sabah ve öğlen olmak üzere toplamında 4 kez tekrarlanan etkinlikte SBS sınavları olmayan ve yaz tatiline erken çıkmayan öğrencilerin mini konserleri gerek veliler gerekse izleyiciler tarafından zaman zaman ayakta alkışlandı.

İki gün içersinde 4 etkinliğe yaklaşık olarak 670 kişinin izlediği etkinlikler boyunca çocuğunun başarısı ile duygulanan veliler kimi zaman  gözyaşlarını tutamadı…

4 yaşından başlayarak 70 yaşına kadar katılan tüm öğrencilerin eğitim süresince aldıkları eğitimleri sergileme imkânı buldukları etkinlik boyunca kuliste öğrenciler için açık büfe düzenlendi hem çalıp hem de söyleyerek ve dans ederek eğlenen öğrencilerimiz zaman zaman bazı müziklerde tempo tutular.

Keman, Piyano, Akordeon, Elektro Gitar, Klasik Gitar, Bas Gitar, Bateri (Davul) , Bağlama, Ud, Şan, Viyolonsel, Klarnet gibi müzik dallarının bazılarında solo bazılarında grup olarak sahne alan öğrencilerin  muhteşem gösterilerinin yanı sıra çocuk dans grubu ile coşan öğrencilerimiz yerlerinde duramazken Eğitmen orkestramızın çalıp söylediği parçalarla tüm konuklarımız eğlenceli dakikalar yaşadı.

Bakırköy, bir kez daha İstanbul’un enönemli  sanat merkezi olduğunu ve Nar Sanatın da bu merkezin ortasında yer aldığını katılımcılar bir kez daha yaşayarak görmüş oldu.

Etkinliklerimize ait fotoğraflarımızı yakında sitemizde ve Facebook sayfamızda görebileceksiniz.

SBS Sınavı dolaysıyla pek çok öğrenci ve velimizin katılamadığı 3. Nar Çiçekleri festivali 90 kişilik salona 170 kişinin gelmesi ile ayakta izlendi. Öğrencilerimizi, öğrenci orkestralarımızı, Eğitmenlerimizi ve Nar Sanat Eğitmen Orkestrasını izlemeye gelen Bakırköylülerin yoğun ilgisi ile salonumuz sanat ve sevgi çemberine dönüştü.

 Sabah 11:00’da Hale ÜRKMEZGİL ŞAKAR Atölyesi öğrencilerinin resim sergisi ile başlayan etkinliğe, müzik dinletilerinin düzenlenmesi için saat  13:00’da ara verildi.  Saat : 14:00’da ise müzik etkinlikleri başladı.

Etkinlik ve konsere katılan eski yeni tüm öğrencilerimiz sezon içersinde öğrendiklerini sergileme imkânı buldu ve alkışlandı. Müzik bölümü öğrencilerinin elektro gitar, klasik gitar, bateri, piyano ve keman eşliğinde  yaptıkları orkestra çalışmaları da alkış aldı. Elbette gerek ferdi olarak piyano, keman, gitar, elektro gitar bas gitar ve eşlikli piyano, keman ve gitar parçaları da zaman zaman ayakta alkışlandı. Elbette küçük Nar Çiçeklerimizin dansını unutmamak gerek…

Eğitmen orkestrasının yabacı ve yerli sanatçıların şarkılarından derledikleri şarkıları da beğeni toplayıp eğlendiler.  Zaman zaman yer darlığı olmasına rağmen tempo tutarak izleyicilerde şarkılara eşlik ederek eğlendiler.

Akşam saat 17:30’da ‘ Nar Sanat Genel Sekreteri ve Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL  ŞAKAR  imzalı desen çalışmaları ve Cam ve Vitray Sanatçısı İzzettin BAKİ tarafından şişeden yapılan Peynir Tabakları ve Nar Sanat armalı Tişörtler izleyiciler için çekiliş yapılarak dağıtıldı.

Ardından öğrencilerin ve eğitmenlerin birlikte söyledikleri şarkılarla “Nar Çiçekleri Festivali”’nin ilk günü son buldu.

Yarın görüşmek dileğiyle…

Bakırköy’de bir dernek tarafından kurulan  M.E.B. Onaylı  Sertifika vermeye yetkili ilk kurs olma özelliğini taşıyan M.E.B Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerinin gerçekleştireceği Bakırköy Nar Çiçekleri festival Etkinliği yarın (Cumartesi günü) başlayıp 2 gün sürecek.

Bakırköy’de bulunan tek bağımsız dernek özelliğini de taşıyan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği binasında gerçekleşecek etkinlikler boyunca, gerek öğretmenler gerekse öğrenciler  veli ve izleyicilere zevkli dakikalar geçirtecek.

Bağımsız olarak yapılan 3.Nar Çiçekleri festivali ile tüm Nar Sanat Öğrenci, Veli ve Eğitmenleri “İnadına Sanat ,Nar sanat” için saat sayıyorlar.

5 yaşından 70 yaşına kadar tüm öğrenci ve eğitmenlerimize başarılar diliyor. “Nar Çiçekleri Festivali”’nin Bakırköy’de sokaklara taşmasını diliyoruz.

Borusan Kültür Sanat, müzisyen/DJ kimliğiyle tanınan Arkın (Mercan Dede) ve ressam Carlito Dalceggio’nun Montreal’den İstanbul’a uzanan serüvenini sanatseverlerle buluşturuyor. “İçsel aydınlanma, evrensel özgürlük” sloganıyla kapılarını açan “Revolution Revelation” sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin art book’u için Arkın’ın yakın dostu, yazar Elif Şafak bir önsöz hazırlayacak.

Borusan Müzik Evi’nin 2010 yılı Ocak ayındaki açılışını müzik ve canlı resim performansıyla yapan Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio, bu kez renkli, sıra dışı bir sergiyle İstanbul’da. Sanatçılar, Borusan Müzik Evi’nde herkesi içsel bir devrime ve aydınlanmaya davet ediyor. Daha önce defalarca müzik ve resmi bütünsel bir performansa dönüştüren projelerde yan yana çalışan ikili, “Revolution Revelation” adlı sergide ilk kez iki görsel sanatçı olarak bir araya geliyor. Sergiye aklı değil gönlü karıştırdıklarını söyleyen Arkın ve Carlito, kendilerini “Romantik Asiler” olarak tanımlıyor.

“Revolution Revelation” sergisinde “revolution” temasını Carlito Dalceggio, “revelation” temasını ise Arkın (Mercan Dede) temsil ediyor. “Revolution” yani “devrim” yeni bir bilinç düzeyine ulaşmak için egodan kurtulmaya, kabuklardan ve maskelerden sıyrılmaya bir davet niteliği taşıyor. “Revelation” yani “perdelerin kalkması” ise bunu izleyen ve tamamlayıcısı olan içsel dönüşümü tarif ediyor. Yaşamı ve üretimlerini iç içe var olan bir döngü olarak gören iki sanatçı, birbirlerinden uzaklaşırken dönüp dolaşıp aynı noktadan daha fazla bilinçlenmiş, daha aydınlanmış olarak geçilebileceğini kanıtlıyor.

Stüdyo Montreal’den İstanbul’a taşındı

Serginin hazırlıklarına Ocak ayında Carlito Dalceggio’nun Montreal’daki stüdyosunda başlayan ikili, üç aylık bir çalışmanın ardından Nisan başında atölyelerini İstanbul’a taşıdı. Borusan Müzik Evi’nin atölyeye dönüştürdükleri birinci katında yaklaşık kırk gün boyunca geceli gündüzlü çalışan Arkın ve Carlito, üretim sürecini sanatseverlerle paylaşmak için stüdyolarını ziyarete açtı. İstanbulluların, atölyenin kontrollü kaosuna, rengârenk ortamına ve enerjisine hayran kaldıklarını dile getiren iki sanatçı, izleyenlerin çoğu zaman ellerine bir fırça alarak atölyeye dâhil olmak istediklerini ve bazılarını kıramadıklarını söylüyorlar.

4 metrelik dev Buddha, kartondan evler ve sürprizler…

Borusan Müzik Evi’nin altı katına yayılan “Revolution Revelation”da tuval, heykel, karışık teknik, enstalasyon, müzik ve video olmak üzere 60’a yakın çalışma yer alıyor. Sergide Carlito’nun tuval üzeri boya ve üç boyutlu resim çalışmaları, Arkın’ın ise kolaj ağırlıklı çalışmaları dikkat çekiyor. İkilinin birlikte yarattıkları eserlerin de bulunduğu serginin en ilgi çeken yapıtı ise normalde konserlerin düzenlendiği 2’inci ve 3’üncü katları kaplayan 4 metrelik Buddha heykeli… Parçalar halinde İstanbul’a getirilen ve sadece 4 gün içinde monte edilerek tamamlanan dev Buddha heykeli, izleyenlere dış dünyanın gerçekliğinden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşma olanağı sunuyor. Bu rengârenk ve devasa Buddhayı çevreleyen kartondan dört farklı ev ise ortak bir hikâye etrafında birleşiyor. Üç boyutlu gözlük ve “black light” ile bakıldığında farklı detaylar sunan karton evler, müzik ve video enstalasyonlarıyla ziyaretçilerini kendi dünyalarına davet ediyor. Carlito’nun her sergisinde mutlaka bir atıfta bulunduğu Picasso’nun Guernica’sına yaptığı gönderme ise sergideki dikkat çeken eserlerden bir diğeri…

Bu sergide “dokunmamak yasak!”

Sergide yer alan bazı eserlerin üzerinde yazan “Dokunmamak Yasaktır!” ifadesi çağdaş sanat galerilerinin izleyiciyi kuşatan “klinik” havasına farklı bir yaklaşım sunuyor. Sergide ayrıca ziyaretçilerin dilediklerini yazıp çizebilmesi için rengârenk tebeşirler, fırçalar, boyalar ve büyükçe bir pano ile bir daktilo bulunduran Arkın ve Carlito, izleyicilerin tüm eserlere dokunabilmesinin bu serginin en önemli yönlerinden biri olduğunun altını çiziyorlar.

Serginin öyküsünü 40 bin kare fotoğraf anlatıyor

Sergiye paralel olarak Borusan Müzik Evi’nin en üst katında Kanadalı fotoğraf sanatçısı Jarrett Gibbons’ın, “Revolution Revelation”ın Montreal’den İstanbul’a uzanan sürecini belgelediği fotoğraflarından bir seçki ve 40 bin kare fotoğraftan oluşturduğu stop frame animasyon filmi ziyaretçileri bekliyor.

“Revolution Revelation”a ilişkin detaylı bilgi ve sanatçıların manifestosuna, bu sergi için özel olarak hazırlananwww.revolutionrevelation.be adresinden ulaşılabilir.

Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio’nun “Revolution Revelation” adlı sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde görülebilir.

REVOLUTION REVELATION”

Arkın& Carlito Dalceggio

24 Mayıs–25 Temmuz 2012

Ziyaret Günleri: Salı–Cumartesi

Saat: 11.00–19.00

Web sitesi

http://www.revolutionrevelation.be/

 Kaynak : [-]