Türkiye’de bulunan üniversitelerin hangilerinde Konservatuvar vardır sorusuyla sık sık karşılaşmaktayız. Bundan dolayı devlet üniversitelerinde bulunan konservatuvarların linklerini aşağıda bulabilirsiniz.
Şunun için etiket arşivi: Anadolu Üniversitesi
SEKANS SİNEMA GRUBU FİLM ELEŞTİRİSİ YARIŞMASI
Sekans Sinema Grubu, “film eleştirisi alanında ürün veren amatör ve profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve film eleştirisi üretimini desteklemek, sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak, ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak” amacıyla Film Eleştirisi Yarışması yapacak. Yarışacak yazıların daha önce yayımlanmamış olması gereken yarışmaya, her yazar en çok iki yazıyla başvurabilecek. Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı ve türü konusunda sınırlamanın olmadığı yarışmada, katılımcılardan bir sayfayı aşmayan biyografilerini de teslim etmeleri istenecek.
Grubun sitesindeki açıklama şu şekilde:
Amacı
Düzenlenen yarışmayla film eleştirisi alanında ürün veren amatör / profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve böylece film eleştirisi üretimini desteklemek ve özendirmek; sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak ve ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak amaçlanmaktadır.
Kapsam ve Koşullar
1- Yarışmaya katılacak yazılar Türkiye yapımı filmler üzerine olmalıdır. 2- Yazıların daha önce yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3- Her yazar en çok iki yazıyla başvurabilir.
4- Çeviri eleştiri yazılarıyla yarışmaya başvurulamaz. 5- Yazılar Times New Roman karakterinde, 12 punto, çift satır aralıklı olmalıdır. Yazılar posta veya elden başvurularda 4 kopya olarak teslim edilir. E-posta yoluyla yapılan başvurularda yazının elimize ulaştığı başvuru sahibine iletilir. 6- Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı, türü vb. konusunda bir sınırlama yoktur. 7- Yazıların dili Türkçe olmalıdır. 8- Yazılarına ek olarak, katılımcıların bir sayfayı aşmayan biyografilerini teslim etmeleri zorunludur. 9- Katılımcılar açısından amatör / profesyonel ayrımı yoktur. 10- Başvuru, yazıların yazarları tarafından yapılır. Eser sahipliği ve telif hakları konusunda yaşanacak herhangi bir hukuki sorun karşısında başvuru sahibi sorumludur. 11- Yarışmaya katılan tüm yazıların yayın haklarının 1 Temmuz 2013 gününe kadar Sekans Sinema Grubu’na ait olduğu katılımcılar tarafından kabul edilmiş sayılır. 12- Yarışmaya katılan herkes bu kapsam ve koşulları kabul etmiş sayılır ve yerine getirmedikleri koşullar nedeniyle ön elemeyi aşamazlar.
Başvuru Yöntemi
Yarışmaya başvurular 20 Mayıs 2012 tarihine kadar posta, e-posta yoluyla veya elden yapılabilir.
Posta ve elden teslim adresi: Tan Kitabevi (Konur-2 Sokak No: 54 / 12 Kızılay – Ankara)
E-posta: [email protected]
Değerlendirme Süreci
1- Yazıların ön elemesini gerçekleştirecek olan Eleme Kurulu, Sekans Grubu yazarlarından oluşmaktadır. 2- Ön elemeden geçen en fazla 10 yazı Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek ve yarışmanın birinci, ikinci ve üçüncülüğe değer bulunan eleştiri yazıları belirlenecektir. 3- Yarışma sonuçları 20 Haziran 2012 günü medyada duyurulacak ve ardından Sekans Sinema Yazıları Seçkisi’nde yayınlanacaktır.
Seçici Kurul
Ahmet Gürata (Bilkent Üniversitesi)
Hakan Savaş (Anadolu Üniversitesi)
Ece Özdemir (Sekans Sinema Grubu)
Ödüller
Birincilik ödülü: 30 kitaplık sinema kitabı seti
İkincilik ödülü: 25 kitaplık sinema kitabı seti
Üçüncülük ödülü: 20 kitaplık sinema kitabı seti
Sponsor Kurumlar: Bağlam Yayınları, Der Yayınevi, Doruk Yayımcılık, Kalkedon Yayıncılık, Küre Yayınları, Metis Yayınları, Phoenix Yayınevi.
İstanbul Üniversitesi Kadıköy Konservatuarı Öğretim Elemanı Fulya Tezer, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik ve Piyano Bölümü öğrencilerine “Sanat tıbbı ve piyano” konulu seminer verdi.
İstanbul Üniversitesi Kadıköy Konservatuarı Öğretim Elemanı Fulya Tezer, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik ve Piyano Bölümü öğrencilerine “Sanat tıbbı ve piyano” konulu seminer verdi.
İstanbul Üniversitesi Kadıköy Konservatuarı Öğretim Elemanı Fulya Tezer, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik ve Piyano Bölümü öğrencilerine “Sanat tıbbı ve piyano” konulu seminer verdi.
Tezer, konuşmasında sanatçıların yaşadığı fiziksel ve ruhsal hastalıklar ve bunlarla mücadele konusunda yaptıkları çalışmaları anlattı. Genç sanatçı adaylarının katıldığı seminer Devlet Konservatuarı Salon 2003’te düzenlendi. Yurt içi ve yurt dışında sanat tıbbı konusunda çeşitli çalışmalar yapan Fulya Tezer, bir çok sanatçının yaşadığı meslek hastalıklarını çözme konusunda aydınlatıcı bilgiler verdi.
Son 30 yıldır Amerika ve Avrupa’da sanat tıbbının önemli bir aşama kaydederek tıbbın ana dallarından biri olduğunu aktaran Tezer, Türkiye’de de bu konuda çalışmalar yaptığını ifade etti. Yakın zamanda Çapa Tıp Fakültesi hekimleriyle ve tanınmış sanatçılarla ortak bir program hazırladıklarını belirten Tezer “Sanat tıbbı, üzerinde durulması gereken önemli bir konu. Birçok sanatçı sanat tıbbıyla alakalı bilgiye sahip olmadığı için, fiziksel ve ruhsal problemler yaşıyor. Bizim amacımız hem hekimlerle hem de sanatçılarla birlikte ortak çalışmalar yaparak bu sıkıntıların önüne geçmektir” dedi.
Avrupa’da sanat tıbbının sanatçıların yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Tezer, şunları söyledi: ” Türkiye sanat konusunda önemli bir ülke. Birçok sanatçı yetiştiriyoruz ancak yaşadıkları sorunlarla ilgili onlara yardımcı olamıyoruz. Sanat tıbbının sanatçılar tarafından anlaşılması, yaşadıkları sıkıntıları çözmede yardımcı olacaktır”
Kynk: http://www.medya73.com
Geçen yıl (2010) ilki yapılan ve Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde gençliğin sesini, sözünü perdeye yansıtan gençlik filmleri festivali, ikinci yılını “yasak” teması ile açıyor açılmasına ama Festivalin adına zeval gelmeden bir olay gerçekleşti bile.
10+4 filmiyle Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali’nin 18 Aralık’taki açılışına katılacak olan İran’lı genç kadın yönetmen Mania Akbari siyasi sığınmacı olduğu için Türkiye’den vize alamadı. Konuyla ilgili olarak, festival tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Mania Akbari siyasi sebeplerden dolayı ülkesinden kaçmış durumda. Şu anda Dubai’de yaşayan Akbari GFF’ye katılmak üzere Dubai’deki Türk konsolosluğuna gittiginde: “Zaten siyasi sığınmacı olduğunu,Türkiye ile İran arasında gerginlik olduğu söylenerek böyle bir durumda gitmesinin kendisi için sorun yaratacağı” gerekçesiyle vize talebi reddedilmiş. Mania Akbari ise Sansür ve yasaklara rağmen yanlış gördüğü şeylere karşı geleceğini ve çekmeye devam edeceğini bildirmiştir.”
20 Aralık akşamı saat 19.00’da İTÜ Maçka Mustafa Kemal Salonu’nda açılışı gerçekleşecek olan festival, “yasaklılar” ile perdelerini aralayacak. Açılışta sinema ve sanatseverleri sansüre uğramış ve kapanmak zorunda kalan mizah dergisi Harakiri’nin karikatür sergisi karşılayacak.
Festivalin açılışında “yasak” temalı birçok kısa film gösterilecek. Sunuculuğunu genç oyuncu Bora Akkaş’ın yapacağı gecede festivalin en başından beri sorduğu yasaklara karşı “Ne yapsak” sorusunun cevabını verenlere de teşekkür plaketleri verilecek. Özgürlüğün şarkılarını söyleyen Bandista ve Yeni Türkü ile ikinci yılında yasak bir “merhaba” diyecek festivalin açılışı ve gösterimleri; festivalin ilkeleri doğrultusunda ücretsiz olacak.
Festival hem genç yönetmenlere hem de izleyicilere bu sene birçok soru soracak.
Bunların başında “Ne yasak?” sorusu geliyor. GFF’nin gönüllülerinden oluşan Kolektif Sinema ekibiTürkiye’de ve dünyada son dönemlerde artan baskı ved enetim mekanizmalarına dikkat çekerek, gençlerin festivalinde, gençlerin öncülüğünde yasak olanı yeniden ortaya çıkarma, keşfetme, anlatma, dinletme, gösterme hatta teşhir etmek gerektiğini söylüyor.
Basılmamış kitapların toplatılması, internete sansür getirilmesi, ıslık çalmanın ve şarkı söylemenin yasak olması, düşüncenin, fikir, eylem ve ifade özgürlüğünün engellenmesi, hatta karikatürlere bile cezalar yağması, sokağa çıkanın hapse atılması ve nicelerini anlatacak bu sene Gençlik Filmleri Festivali. Festivalde ayrıca dönem dönem “sansüre uğramış” filmler de “Sansürsüz” başlığında gösterilecek.
Ne yapsak ?
Festivalin sorduğu sorulardan biri de “Ne yapsak?” olacak. Festival bir anlatı ve iletişim biçimi olan sinemayı kullanarak “ne yapsak” sorusunun cevabını arayacak. Yasakları anlatmak, yine gençlere düşecek. Festivalin ortaya çıkış amaçlarından biri olan; genç yönetmenleri film çekmeye teşvik etmek ve “ödüllü yarışmalarla, eleme usulüyle, yüksek prodüksiyonlarla” değil; genç yönetmenlerin anlatabildiği ile – anlatabildiği kadarı ile var olmasını sağlanmaya çalışılan “genç yönetmenlerden kısa filmler” de, yasak teması kapsamında izleyiciyle buluşacak.
FESTİVALİN TARİHÇESİ
“Gençliğin sesi perdede yankılanıyor” diyerek 2010’un Aralık ayında yola çıkan Gençlik Filmleri Festivali’ne İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi,Kocaeli Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Mersin Üniversitesi ve Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Muğla Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Ayrıcaİzmir ve İstanbul’da birçok lisede de festival etkinliği gerçekleştirildi.
Bu sene 20 Aralık’ta aynı anda Ankara, İstanbul, Zonguldak, Bursa İzmir ve Kocaeli’nde açılışı yapılacak olan festival, bu sene aynı üniversitelerin yanı sıra Trakya Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde de izleyiciyle buluşacak.
2010 yılında 10 uzun metraj film, 3 belgesel ve 13 kısa metraj filmi izleyiciyle buluşturan festival, Donnie Darko, Jules et Jim, Hababam Sınıfı gibi birçok klasik filmin yanı sıra; Kimse İran Kedilerinden Bahsetmiyor, Noviembre ve Ben X gibi günümüz filmlerini de ekrana taşımıştır.
Festivalin açılış geceleri ve gösterim yerlerine birçok aydın, sanatçı ve yönetmen de katılmıştır. Festivalin İstanbul açılışında festival sunucusu olarak Mert Fırat desteklerini sunmuştur. Ayrıca Arzu Yanardağ, Bulutsuzluk Özlemi, İlkay Akayya ve Tuncay Akça festivalin açılışına gelmiştir. Festivale gelemeyen Ece Temelkuran ve Tarık Akan da destek mesajları yolladılar. Festivalin İstanbul ayağının kapanış etkinliğine Bornova Bornova filminin oyuncusu Öner Erkan ve yönetmeni İnan Temelkuran katıldı.
Festivalin Ankara açılışı Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini alan Çoğunluk filmi ile gerçekleşti. Festival açılışında ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nden Doç.Dr.Tarık Şengül ve Doç.Dr.Necmi Erdoğan, ODTÜ Gisam’dan (Görsel İşitsel Sanatlar Araştırma ve Uygulama Merkezi) Thomas Balkenhol, ODTÜ Medya ve Kültüel Çalışmalar’dan Ersan Ocak, Hacettepe Üniversitesi Radyo, Televizyon, Sinema’dan Naci Özer ve Sibel Tekin, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Mehtap Morkoç, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Özcan Yağcı ve daha pek çok üniversiteden öğretim görevlisinin katıldığı bir forum düzenlendi.
Kocaeli’nde açılış Hayal Bandosu ve Grup Pasaj grubu ile açılırken, Eskşehir’de açılışa Dejavu grubu katıldı.
Açılış gecelerinden ve gösterimlerden görüntüler:
Gençlik Filmleri Festivali’nin amaçları:
2010 yılında hazırladığı festival dosyası ile sinemaya dair fikirlerini birleştiren Kolektif Sinema Ekibi, günümüz sineması için:
“Günümüzde kitle iletişimde “tüketici” olarak kodlanan bireylerin katılım kanalları yok denecek kadar azdır. Aynı şekilde üretimi gerçekleştiren emekçiye de “ekonomik imkânları” kadar kitleye ulaşabilmek düşmektedir. Ressam, yazar, tiyatrocu, sinemacı, gazeteci, ses sanatçısı vb. herkes, her alanda bu zorluğu yaşamaktadır. Görsel imkânların bu denli arttığı günümüzde, kuşkusuz sinema bir sanat ve iletişim alanı olarak başı çekmektedir. Sanat alanı olmakla birlikte kitle iletişim aracı olma özelliğini taşıyan sinema aynı zamanda –televizyon ile birlikte- piyasa kültürünün en yaygınlaştığı alan olarak da baştadır.
Sinema artık biletlere, kampanyalara ve ücretli festivallere sığdırılmıştır. Sinema ile ilişki kurabilmenin birinci yolu paradır. Özellikle gençlerin rağbet ettiği sinema, hem kültürel yaşantı da “alışkanlık” hem de “lüks” haline gelmiştir. Üretebilmek ve ürettiğini insanlarla paylaşabilmek için sadece istek ve yetenek yetersiz kalmaktadır. Milyonlarca dolarlık yapımların yanında birçok yetenekli insanın ürettiği filmler sinemada yer bile bulamamaktadır. Özellikle gençler ve üretimleri bu alanın en altında yok olmaktadır. Gençlere sunulan bir seçenek de film yarışmalarıdır. “ saptamasını yapmış ve festivalin amaçlarını buna göre belirlemiştir. Bu amaçlar:
Sinemanın anlatı biçimleriyle gençliği ve sorunlarını, taleplerini işleyebilmek, gençliğe dair tartışmaları yaygınlaştırabilmek.
Dünyanın dört bir yanındaki gençlik filmlerini izleyiciler ile buluşturmak.
Birçok ülkeden gelecek filmler ile Türkiye’deki gençliğin farklı kültürlerdeki gençlikle tanışmasını sağlamak ve iletişim olanaklarını artırmak.
Gençliğin ürettiği filmlerin görünülürlüğünü artırmak, sinemayı gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri bir araç olarak da kullanmak.
Genç yönetmenleri üretmeye ve ürettiklerini paylaşmaya teşvik etmek.
Festivalle birlikte oluşturulacak film atölyelerinin ürettikleriyle gençlik filmlerine katkıda bulunmak.
Üniversitelerde yapılacak gösterimlerle ve atölye çalışmalarıyla nitelikli bir sosyalleşme ortamı yaratarak; neo-liberalizmin reklamları ve üniversitedeki etkinlikleriyle dayattığı “özgür üniversiteli” anlayışına karşı, gerçek özgürlük anlayışını benimsetmek ve kültür sanatın bir hak olduğu bilincini yaygınlaştırmak.
Sinemayı, sinemaya emek verenleri ve üniversitelileri buluşturmak.
Alternatif, nitelikli, sponsorsuz ve ücretsiz bir gençlik festivalinin kolektif bir emekle gerçekleşebileceğini göstermektir.
Adana Büyükşehir Belediyesi 18.Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri kısa Film Yarışmasında kazananlar belli oldu.17 Eylül’de başlayan ve 25 Eylül’de sona erecek olan Adana Büyükşehir Belediyesi Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışmasında kazanalar belli oldu.
Adana Büyükşehir Belediyesi 18. Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz ülkeleri kısa Film Yarışmasında kazananlar belli oldu.
17 Eylül’de başlayan ve 25 Eylül’de sona erecek olan Adana Büyükşehir Belediyesi Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışmasında kazanalar belli oldu.
Buna göre Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışmasında kurmaca dalında Bilgi Üniversitesinden Can Eren’in ‘Baydara “Edra”nın Kaderi’ isimli filmi en iyi film seçildi. Aynı dalda jüri özel ödülü ise, İstanbul Kültür Üniversitesinden Veysel Cihan Hızar’ın ‘Adem’in Kuyusu’ isimli filminin oldu. Belgesel dalında Selçuk Üniversitesinden Canan Altunbulak’ın ‘Bir Avlu Bir Kent’ isimli filmi en iyi belgesel film seçilirken, Erciyes
Üniversitesinden Mustafa Çağlar İlim ve Hasan Basri Özdemir’in ‘Toruk’ filmi, jüri özel ödülüne layık görüldü.
Canlandırma dalında Dumlupınar Üniversitesi’nden Semih Vardar’ın ‘Gibi’ isimli filmi, en iyi canlandırmafilm seçildi. Aynı dalda jüri özel ödülüne layık görülen eser ise, Anadolu Üniversitesi’nden Utku Yavaşça ve Mervnur Ülcan’ın ‘Yersu’ isimli filmi oldu.
Deneysel dalında en iyi film ödülü, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Tunca Yıldız’ın ‘Zaman adam’ isimlifilmine gitti. Mersin Üniversitesi’nden Bilal Çakay’ın ‘Eski Dünyaya Dair’ isimli filmi ise, juri özel ödülünelayık görüldü.
AKDENİZ ÜLKELERİ KISA FİLM YARIŞMASI
Festival kapsamında düzenlenen, Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışmasında ‘En İyi Film’ seçilen eserler ise şunlar:
En İyi Kurmaca: Tansım / Yönetmen: Elite Zexer (İsrail)
En İyi Kurmaca Jüri Özel Ödülü: Dönüşü Olmayan Yolculuk (Journey Of No Return) / Yönetmen: Güçlü Yaman (Türkiye – Almanya)
En İyi Belgesel: Bitmemiş İtalya (Unfinished Italy) / Yönetmen: Benoit Fellici (İtalya)
En İyi Belgesel Jüri Özel Ödülü: Ben Geldim Gidiyorum (I’ve come and I’m going) / Yönetmen: Metin Akdemir (Türkiye)
En İyi Canlandırma: Hiçbir Karanlık Unutturamaz (No Darkness Can Make Us Forget) / Yönetmen: Hüseyin Karabey (Türkiye)
En İyi CAnalandırma Jüri Özel Ödülü: Ağaç Kabuğunun Altındaki Sessizlik (The Silence Beneath The Bark )/ Yönetmen: Joanna Lurie (Fransa)
En İyi Deneysel: Mercury / Yönetmen: Sandro Aguilar (Portekiz)
En İyi Deneysel Jüri Özel Ödülü: Geri ( Back) / Yönetmen: Vincent Gisbert Soler (İspanya)



