Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in, Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde yenilenen müze evi, törenle açıldı.

Sivas Müze Müdürlüğü’nün, İsveç’in Stockholm kentindekiSynskadades Müzesi ile ortak yürüttüğü ”Müzeler Arası Kültür İttifakı Projesi” kapsamında teşhir ve tanzimi yenilenenmüze evinin açılışına, Şarkışla KaymakamıDavut Gül, Belediye Başkanı Kasım Gültekin,Sivas Müze Müdürü Ayşegül Canan Ortakçı, Aşık Veysel’in oğullarıAhmet ve Bahri Şatıroğlu, köy muhtarı Mustafa Özdamar ve bazıyetkililer ile yurttaşlar katıldı.

Kaymakam Gül, yaptığı konuşmada, Sivas Müze Müdürlüğü’ne yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Müze evin etrafındaki binaların önümüzdeki günlerde kamulaştırılacağını belirten Gül, ”İstimlak çalışmasıyla müzeyi daha görünür hale getireceğiz” dedi. Açılışın ardından Sivas Müze Müdürü Ortakçı, konuklara müzeyi gezdirdi. Müze ev hakkında bilgi veren Ortakçı, ek binanın bir süre sonra tamamlanarakyenilenen binayla birleştirileceğini söyledi.

Müzede engellilere yardımcı olacak düzenlemeler yapıldı
Müzede engellilere yardımcı olacak düzenlemeler yaptıklarını anlatan Ortakçı, görme engelliler için Braille alfabesiyle, müze ve Aşık Veysel’le ilgili bilgilerin yer aldığı 10 pano hazırlandığını belirtti. Duvarlara asılan bu panolardaki kabartma yazılara engellilerin dokunarak bilgi edineceğini ifade eden Ortakçı, işitme engelliler için de işaret diliyle”Aşık Veysel Belgeseli” hazırlandığını, yabancı konukların da İngilizce alt yazılı bu belgesel sayesinde Aşık Veysel hakkında bilgi sahibi olabileceğini söyledi. Bu belgeselin müzedeki televizyonlardaziyaretçilere gösterildiğini anlatan Ortakçı, ”Kimsenin engeli kalmasın, herkes her şeyden sonuna kadar faydalanabilsin” dedi.

Aşık Veysel’e armağan edilen saz müzede sergilenecek

Aşık Veysel’in küçük oğlu Bahri Şatıroğlu, 1968 yılında babasına Cemal Saygılı tarafından hediye edilen ve babasının da kendisine armağan ettiği sazı, müzede sergilenmek üzere Ayşegül Canan Ortakçı’ya teslim etti. Ahmet Şatıroğlu da müzenin yenilenmesindeemeği geçenlere teşekkür ederek, ”Şimdi tüm Türkiye, tüm dünya burayı izleyip, görecek, biz de sevineceğiz” dedi. Açılışa katılanlar, ozanın vefat ettiği odada bulunan, oturarak saz çalan ve elinde saz tutan, bal mumundan yapılmış iki Aşık Veysel heykeliyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde 1894’te dünyaya gelen ve küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle kör olan Aşık Veysel’in yaşadığı ev, ozanın vefatının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 1979 yılında kamulaştırılarak onarılmış, 1982 yılında da müze ev olarak hizmete açılmıştı.

Kaynak :[-]

Pierre Hantaï’inin konseriyle başlayan NDS BarokMüzik Günleri bu akşam klavsen sanatçısı Orhan Memed’in 19.30’da vereceği konserle devam ediyor.

Pierre Hantaï resitaliyle başlayan, Barokist Müzik Topluluğu, Orhan Memed, Pierre Hantaï-Skip Sempé ikilisi ile devam eden NDS Barok Müzik Günleri, 12Aralık Çarşamba akşamısaat 19.30’da « Duo Traverso – Klavsen »konseriyle noktalanacak. Nihan Atalay( traverso) ve Eriko Wakita (Klavsen)’den oluşan ikili J.M. Leclair, G.F. Haendel, P. Locatelli, A. Forqueray, M. Blavet, G.P Telemann’ın eserlerini seslendirecekler.

Barokist Müzik Topluluğu

Barokist Müzik Topluluğu, barok müziğin geniş repertuvarını seyircilerle paylaşmak üzere bir araya gelen sanatçılardan oluşmaktadır.

Başak Ersöz; Cemal Reşit Rey Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlervermektedir. Sanatçı, ayrıca İstanbul Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve flüt sınıfı öğretmeniği de yapmaktadır.

Damla Tuncer; İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın devamlı üyesi olup Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlere katılmakta ve solo oda müziği konserleri vermektedir.

Andres Rodrigo Lopez; şeflik çalışmaları, solo-oda müziği konserlerininyanı sıra, Marmara Üniversitesi ve Miam’da öğretmenlik görevine devam etmektedir.

Yağmur Dai, Tevitöl Müzik Bölümünde öğretmenlik yaparken, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve oda müziği konserleri vermektedir.

Orhan Memed-Klavsen

Klavsen, piyano ve müzikoloji eğitimi alan Makedonya kökenli Orhan Memed, 1992’den bu yana Paris’te yaşamaktadır. Southern CaliforniaÜniversitesinde piyano ve keman eğitimini, Oxford Üniversitesinde demüzikoloji doktorasını tamamladıktan sonra, Huguette Dreyfus ile klavsen dersleri aldığı Paris’te, jürinin takdirini kazanarak altın madalyaya ve mükemmellik ödülüne layık görülür.

Konser kariyerine başlamasıyla, Éditions de l’Oiseau-Lyre yayınevine önce editör, sonra da müdür olarak atanması aynı zamana denk gelir. Araştırmalarıyla yayınları 17. yüzyıl İngiliz müziğini, 18. yüzyıl Fransız müziğini ve geleneksel Makedonya müziğini kapsar. 1998’den itibaren, Paris’te Vassar College-Wesleyan University Programında müzik tarihive opera tarihi dersleri vermektedir.

1999’da, Fransa’nın güneyinde bulunan Villecroze Müzik Akademisine sanat müdürü olarak atanır ve burada 10 yıl boyunca ustalık sınıfları, beste atölyeleri, müzikoloji kolokyumları düzenler ve yönetir.

Orhan Memed ; Christa Ludwig, Hugues Cuenod, Betsy Jolas, Keiko Abe ve Jessye Norman gibi sanatçılar üzerine belgesel filmler çevirir. ’Quand l’Europe parlait français’ (Avrupa Fransızca Konuşurken) adlı belgeselde Rameau, François Couperin ve Bach’ın müziklerini yorumlar. 2010 yılından bu yana düzenli olarak soprano Erika Escribá-Astaburuaga ile sahneye çıkmaktadır. ’Variations Goldberg de JS Bach’ başlıklı plak kaydı 2011’de piyasaya çıkmıştır. Bach’ın klavye için Partitas’ları ise, 2012’de çift CD olarak Omnia Artists Productions ‘dan çıkacaktır.

Skip Sempé – Klavsen

Nouvelle-Orléans kökenli olan Skip Sempé, ABD’deki Oberlin Konservatuvarında Müzik, Müzikoloji ve Organoloji (müzik aleti bilimi) ve Sanat Tarihi okuduktan sonra eğitimini Amsterdam’da Gustav Leonhardt’ın sınıfında tamamladı. Ardından,1500 – 1750 yıllarının bilinen veya daha az bilinen repertuvarları konusundaki araştırmalarını derinleştirmek üzere Avrupa’da oturmaya karar verdi. Tarih ve organoloji bilgisi Skip Sempé’yi, Rönesans müziğinde özel önem taşıyan doğaçlama uygulamalarını yaptığı araştırmalarıyla yeniden başlatmaya ve bunlarla beslediği kendi canlı ve özel stilini savunmaya yöneltti. Sempé kısa sürede bu nitelikleriyle tanındı.

Klavsenci ve orkestra şefi olarak, çok sayıda müzisyeni kendi etrafında topladı ve 1986’da Capriccio Stravagante‘ı kurdu. Bu topluluk, bugün “Capriccio Stravagante”, “Capriccio Stravagante Renaissance Orchestra” ve “Capriccio Stravagante Les 24 Violons” olarak üç grup olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Skip Sempé’nin solist olarak tanınması, özellikle, Elizabet Çağı eserlerine, Fransız klavsen edebiyatına (Chambonnières, d’Anglebert, Forqueray, Louis ve François Couperin, Rameau), Bach’a ve Scarlatti’ye yakınlığı, ayrıca doğaçlama ve aktarıcı yetenekleri sayesinde olmuştur.

Skip Sempé ‘misafir şef’ olarak sürekli davet almaktadır, ayrıca müzisyen olarak Julien Martin, Josh Cheatham, Sophie Gent, Olivier Fortin, Pierre Hantaï, Doron Sherwin ile ve topluluk olarak B’Rock, Collegium Vocale de Gand, Chœur Pygmalion, Chanticleer, Les Voix Humaines, Studio de Musique Ancienne de Montreal, Helsinki Baroque Orchestra ve Akademie für Alte Musik Berlin ile sahneye çıkmıştır.

Klavsenci, orkestra şefi, profesör ve konferansçı etkinliklerine sanat yönetmenliğini de ekleyen Skip Sempé, 2006’da kendi markası Paradizo’yu kurmuştur; sanatçı, solist olarak veya topluluklarıyla birlikte bu marka altında kayıt yapmaktadır. Burada ayrıca bazı yayın projelerinin eşgüdümünü de sağlamaktadır. Bunlar arasında, kendisini çok esinleyen bir müzisyen olan Wanda Landowska’ya saygı albümü, ayrıca müzik ve yorum üzerine kendi denemelerini bir araya getiren bir derleme vardır.

Pierre Hantaï – Klavsen

1964 ‘te doğan Pierre Hantaï, on yaşına doğru Bach’ın müziğine büyük ilgi duydu. Gustav Leonhardt’ın etkisiyle, önce tek başına, sonra da Arthur Haas yönetiminde klavsen öğrenmeye başladı. İlk konserlerini yalnız ya da kardeşleri Marc ve Jérôme eşliğinde verdi.

İki yıl Amsterdam’da, Gustav Leonhardt’ın yanında öğrenim gördü, ardından onun yönetimi altında çalmaya davet edildi. Takip eden yıllarda Philippe Herreweghe, Kuijken Kardeşler, François Fernandez, Marc Minkowski, Philippe Pierlot gibi çok sayıda müzisyen ve topluluk şefiyle işbirliği yaptı.

Sanatçı artık tüm dünyada, daha çok solist olarak çalmaktadır. Jordi Savall tarafından sıklıkla davet edilmekle birlikte, kardeşleriyle ve dostları Amandine Beyer, Hugo Reyne, Sébastien Marq, Skip Sempé, Olivier Fortin ve Jean-Guihen Queyras ile oda müziği çalmaktan da hoşlanmaktadır. Son zamanlarda, 1980’lerde kurduğu topluluk olan‘’Concert Français’’ yi Bach’ın süit, konçerto ve kantatlarını yorumlamak üzere yeniden oluşturmuştur.

Çıkarttığı çok sayıdaki plak arasında Mirare’ye yaptığı son kayıtlar dikkat çekmektedir : Goldberg Varyasyonları, Jean Sébastien Bach’ın Yumuşak Klavyesinin İlk Kitabı, Scarlatti’den Üç Cilt Sonat, bir François Couperin Resitali ve bir Süit Programı.

Duo Traverso – Klavsen

Nihan Atalay, Traverso
Nihan Atalay, müzik eğitimine 1992’de, Mimar Sinan Üniversitesinde Mükerrem Berk’in sınıfında yan flüt dersleriyle başladı.

Lise diplomasını aldıktan sonra Fransız hükûmetinden sanat bursu kazanarak Lyon Devlet Konservatuvarına kaydoldu ve 2003’te José-Daniel Castellon’un sınıfından Müzik Eğitimi Diplomasını aldı.

İsviçre’den de burs kazanan sanatçı, Lausanne Yüksek Müzik Konservatuvarına kabul edildi. 2005 yılında konser solisti ve pedagog diplomalarını birlikte aldı.

Yan flüt yüksek lisansını, Cenevre Yüksek Müzik Konservatuvarının Barok Müzik bölümünde tamamlarken, aynı zamanda Serge Saïtta’nın sınıfından çok iyi derece ile Post-Grade sertifikasını elde etti.

Nihan Atalay, Fondation Jean Tanner, Fondation Nicati de Luze, Cenevre Üniversite Mezunu Kadınlar Derneği ve kendisine aynı zamanda bir klasik flüt de hediye eden Cenevre Konservatuvarı Dostları ve Mezunları Derneğinden birçok ödül almıştır.

Bir yandan Cenevre Oda Orkestrası, diğer yandan Cenevre bölgesinin çeşitli barok müzik topluluklarıyla sahneye çıkmıştır.

Avrupa’da çok sayıda genç orkestralarına davet edilen sanatçı, 2005’te Luzern Festivalinde Pierre Boulez yönetiminde çalmıştır.

Türkiye’de eski müzik aletlerini çalan ilk flütçü olan Nihan Atalay, burada verdiği konserlerin yanı sıra, master sınıfları da yönetmektedir.

Sanatçı, Eylül 2011’den bu yana, Basel’daki Schola Cantorum’da ünlü flütçü Marc Hantaï ile birlikte yan flüt çalışma şansını yakalamıştır.

Eriko Wakita, klavsen

Basel’da yaşayan Eriko Wakita, hem Schola Cantorum Basiliensis’de hem de Bern ve Basel Müzik Konservatuvarlarında provacı (repetitör) olarak çalışmaktadır. Avrupa’da ve Tokyo Üniversitesinden mezun olana kadar tüm müzik eğitimini aldığı Japonya’da düzenli olarak konserler vermektedir. 2010’da Bach’ın Goldberg Varyasyonları’na ayırdığı ilk solo cd’sini kaydetmiştir.

2004’te İsviçre’ye gelerek Basel’daki Schola’da eğitim görmüş ve 2008’de buradan mezun olmuştur. Bad-Krozingen, ATAKA, Acanthus Musik Preis ve genç sanatçılar ödülü gibi çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

2009 ve 2010 yıllarında İsviçre’nin Porrentruy kentinde düzenlenen Académies Bach/Radulescu ‘da klavseniyle, barok müzikte doğaçlama yoluyla armoni tamamlama anlamına gelen “continuo”yu sağlamıştır.

 Kaynak :[-]

Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve TSK Mehmetçik Vakfı tarafından Türk Sanat Müziği’nin iki önemli ismi anısına düzenlenen ve yeni sanat müziği yıldızlarının seçileceği 4. Safiye Ayla-Zeki Müren Ses Yarışması’nda ödüller 8 Aralık Cumartesi Günü saat 20.00’de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda konuk sanatçı olarak Melihat Gülses’in de katılacağı özel bir geceyle sahiplerini bulacak.

Tüm Türk sanat müziği severlerin ücretsiz izleyebilecekleri TEV ve Mehmetçik Vakfı’nın Safiye Ayla ve Zeki Müren adına üç yılda bir düzenlenen 4. ses yarışması TRT Müzik kanalından canlı olarak yayınlanacak.

258 başvuru

Bu yıl 258 genç sanatçının başvurduğu Safiye Ayla-Zeki Müren Ses Yarışması’nda, deneyimli jüri kadrosu tarafından değerlendirilen sesler arasından 17 sanatçı Safiye Ayla dalında, 19 sanatçı da Zeki Müren dalında yarı finale kaldı. Sanat Müziği’nin efsanelerinin adlarını yaşatacak 12 genç sanatçı 26 Kasım’da yapılan elemeler sonucunda finale kaldı.

Ünlü ses sanatçısı ve Şef Tülûn Korman’ın başkanlık ettiği, Türkiye’de Türk Müziği konusunda söz sahibi 11 kişiden oluşan jüride; Koro Şefi Süheyla Atmışdört, ses sanatçısı Nesrin Sipahi, ses sanatçısı ve Koro şefi Kutlu Payaslı, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Şefi Fatih Salgar, TRT Müzik Dairesi Başkan Yardımcısı Özgen Gürbüz, ses sanatçısı ve Koro Şefi Serap Mutlu Akbulut, ses sanatçısı Münip Utandı, Gazeteci-Yazar Mehmet Barlas, Gazeteci-Yazar Doğan Hızlan, Türk Musikisi Vakfı Başkan Vekili Dr. Osman Simav yer alıyor.

TRT’den canlı yayınlanacak

12 finalist, sanat ve yayın dünyasının ünlü isimlerinden oluşan jüri tarafından sahnede dinlenecek. TRT’nin de canlı yayınlayacağı gecenin sonunda ünlü yorumcu Melihat Gülses de iki ünlü ismin besteleri ve şarkıları ile geceye renk katacak.

Safiye Ayla ve Zeki Müren’in anısına gerçekleştirilecek olan ve yeni sesleri topluma tanıtma amacı ile düzenlenen ses yarışmasına katılacak adaylar, Safiye Ayla ve Zeki Müren adına ayrı dalda yarışacaklar. Yarışma sonucunda birincilere 10.000 TL, ikincilere 7.000 TL, üçüncülere 5.000 TL ve dördüncü, beşinci, altıncılara ise 2,000TL ve plaket ödül olarak verilecek.

 

Çağdaş Türk resminin büyük ismi Abidin Dino 7 Aralık 1993’te Paris’te öldüğünde 80 yaşındaydı. Hayallerine sığmayan her şeyi şiirleri, heykelleri, filmleri, belgeselleriyle anlatmaya çalışan Dino, “büyük insanlığa” bıraktığı zenginliklerle anılıyor.

1913 İstanbul’unda bir Osmanlı valisinin torunu olarak doğan Abidin Dino, çocukluğunun büyük kısmını Avrupa’da geçirmişti. İstanbul’a döndüğünde Robert Kolej’de öğrenimine başlayan Dino’nun, ne hoş tesadüftür ki sıra arkadaşı yıllar sonra Türkiye Komünist Partisi saflarında yoldaşlık edeceği Mihri Belli olmuştu.

Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Şehir ve Bir Ölü Evi kitaplarına kapak resmi çizdiğinde henüz 20 yaşında bile olmayan Dino, 1933 yılında “d Grubu”nun kurucuları arasında yer aldığında niyetlerini, Türk resminin düşünsel bağlamını güçlendirip çağcıl bir soluk getirmek olarak tanımlamıştı. Aynı yıl açtıkları bir sergide girişin ücretsiz olması ise bugün bakıldığında mühim olmayan bir ayrıntı gibi görünse de, sanat eserinin toplumla buluşmasına dair 1930’ların Türkiye’sine yeni bir perspektif sunmuştu.

SSCB’nin tanınmış yönetmenlerinden Sergey Yutkeviç’in 1933’te Türkiye’nin Kalbi Ankara belgeselini çekmek için Türkiye’ye gelişi, Abidin Dino için sosyalist coğrafyada görülecek çaplı bir eğitimin aracı oldu. Yönetmen, bir sergide resimlerini gördüğü Dino’ya kendisiyle birlikte SSCB’ye gitmeyi teklif etti. 3 yıl SSCB’de kalan, bu süre boyunca Eisenstein dahil olmak üzere pek çok Sovyet sinemacısıyla Len Film Stüdyosu’nda çalışan Dino, 1937’de II. Dünya Savaşı’nın eşiğinde diğer yabancı öğrencilerle birlikte ülkesine geri döndü. 1937-1939 yılları arasında Fransa’da bir dönem bulunan, İspanya İç Savaşı’nda uluslararası gönüllü tugayında savaşmak için başvuran ressamın başvurusu, cumhuriyetçilerin kaybettiğinin netleşiyor olması nedeniyle reddedildi.

Abidin Dino tarafından çizilen Nazım Hikmet Run resmi

Abidin Dino, Türkiye’ye geldiğinde ressam dostlarıyla Yeniler Grubu’nu kurdu, desenlerinde, çizgilerinde emekçileri, yoksulları çizdi. İstanbullu balıkçıların desenlerine çok konu edilmesinden olsa gerek, bu grup Liman Grubu olarak da bilindi.

1939’da cumhuriyetin genç aydınların emeğiyle ve onlar aracılığıyla toplumsallaşmaya çalıştığı dönemde CHP’nin düzenlediği “yurt gezisi” ile Balıkesir’e giden Dino, o yörede kullanılan dile özgü yaptığı çalışmalarda “imece” sözcüğünü fark etmiş, ve Türkçe’de yaygın kullanıma bu güzel sözcüğü armağan etmişti. Abidin Dino ‘imece’nin hikayesini şöyle anlatıyor:

“Balıkesir taraflarında dolaştığım sıralarda, İMECE sözcüğünü duydum. Çok hoşuma gitti. Ve not ettim. Sonra bir araya geldiğimizde Sabahattin’e (Sabahattin Eyüboğlu) aktardım. O da Bakan’a, Hasan Ali Yücel’e aktardı. Derken Köy Enstitülerinde kullanılmaya başlandı. Ve imece benimsendi.”

“İmece”yi çok seven Abidin Dino, daha sonra pek çok oyununda, yazısında bu sözcüğü kullandı. Belki de en güzel kullanımlarından birine “İş ve Sanat” makalesinde şöyle rastlanıyor: “…sanat ve iş aşkına dayanan, ziraatten endüstriye kadar yayılan yeni bir rasyonel ‘imeceye’ ihtiyaç var.”

Sürgün yılları
1942’de TKP’ye üye olan Abidin Dino, Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından önce Çorum’a ardından da Adana’ya sürgün edildi. Sürgün yılların da pamuk işçilerinin resimlerini yaptı, Sıkıyönetim’in toplattığı oyunlar yazdı. “Türkiye’nin meçhul bir ovasında, rastgele bir köyünde işittiğim şarkılar, sanatın nerede saklandığını bana ifşa etti…Tüm gördüklerim, yaşadıklarım beni resme daha çok bağlıyordu,sanki resmettikçe görüyordum içinde yaşadığım Anadolu insanının gerçeğini…” diyen Dino, 1946’da Adana’dan ayrılmıştı.

Yıllar sonra Yaşar Kemal, henüz 15 yaşındayken Adana’da tanıdığı Abidin Dino ile ilgili; ”O ve ağabeyi Arif Dino olmasaydı Yaşar Kemal de olmazdı. Sürgün de bazen işe yarıyor” demişti.

1952’de eşi Güzin Dino ile birlikte Paris’e yerleşen Abidin Dino, çağının pek çok aydını, sanatçısıyla burada tanışma fırsatı bulsa da bir röportajında “ne işim var benim burada” diyecek kadar memleket özlemi duyuyordu. Paris’te Picasso ve Chagall ile birlikte de çalıştı, 1954’ten itibaren 8 yıl boyunca Paris’te Mayıs Salonu sergilerine katıldı, Atom Korkusu, Savaş ve Barış, İşkence, Çıplaklar eserleri dünyanın pek çok ülkesinde çeşitli galeriler ve müzelerde sergilendi. 1968’de öğrenci olayları sırasında Paris sokaklarında eylemlere katıldı, 68 gençliğinin resimlerini yaptı. Abidin Dino, 1979 yılında Fransız Plastik Sanatlar Birliği”nin Onursal Başkanlığı’na seçildi.

Eserlerinde, köylüleri, işçileri gördüğümüz Abidin Dino’nun en çok tema edindiklerinden biri de belki de emeğin bir sembolü olarak ‘eller’ oldu. Nazım Hikmet, Saman Sarısı şiirinde uzun yıllar dostluk, yoldaşlık ettiği Dino’ya şöyle sesleniyordu; “Sen el resimleri yaparsın Abidin, bizim ırgatların demircilerin ellerini / Kübalı balıkçı Nikolas’ın da elini yap karakalem…”

Mutluluğun Resmi çizildi mi ?

1961 yılında Havana’ya bir ziyaret gerçekleştiren Nazım Hikmet, Prag-Paris-Havana-Moskova-Varşova’da bulunduğu süre boyunca, Saman Sarısı şiirini yazmıştı. Nazım, Abidin Dino’ya şöyle sesleniyordu ;

sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini
değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı
balığınkini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin
çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem
gayrının resmini yapabilir misin üstad…

Bunun üzerine Nazım Hikmet’e Abidin Dino da “Mutluluğun Resmi” şiiri ile yanıt vermişti. Ancak Nazım Hikmet’i vatandaşlıktan çıkaran, Abidin Dino’yu sürgüne gönderen iktidarların halefleri, 2000’li yıllarda “Orta Öğretim Felsefe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu”na bu iki komünist aydının hikayesini koymaya çalıştıklarında cehaletlerinden ötürü işin içinden çıkamadılar. “Böyle bir şiir varsa, ressam da resmini yapmıştır muhtemelen” basitliğiyle düşünen Milli Eğitim Bakanlığı, Amerikalı ressam Dianne Dengel’e ait bir tabloyu hazırladığı kılavuza koyup, “Abidin Dino’nun bu resmini tahtaya yansıtın ve öğrencilere yorumlatın” diyerek sanattan ne denli anladığını da göstermiş oldu.

Öte yandan, yoldaşı Nazım Hikmet’e yanıtını şiirle veren Abidin Dino’nun dizeleri ise sürgündeki iki aydının memlekette kavuşma hülyasını yansıtıyor ve tarih boyunca okunmaya devam edecek gibi görünüyor.

Mutlulugun Resmi

kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
işçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında varnanın tozu
yüreğinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni nazım,
yapardım mutluluğun resmini
başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düşüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler…
dinerdi tüm acılar seninle
bir düş olurdu ayrılığımız,
anılarda kalan.
ve dolaşsaydık türkiyeyi
bir baştan bir başa.
yattığımız yerler müze olmuş,
sürgün şehirler cennet.

işte o zaman nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya…

Kaynak : [-], Yazan : Evrim Gökçe 

Türkiye’de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank 9. Kısa Film Festivali’nin jüri üyeleri belirlendi

Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan festival, 18-28 Mart 2013’te yapılacak. Festival kapsamında, kurmaca, belgesel ve canlandırma dalında kısa film yarışması düzenlenecek. Her üç kategoride ”en iyi film” seçilecek ve eserlerin yönetmenleri Akbank Sanat tarafından 8 bin lira ile ödüllendirilecek.

Son katılım tarihi 31 Aralık olarak açıklanan yarışmanın ön eleme jürisinde oyuncu ve oyuncu koçu Bahar Kerimoğlu, Maltepe Üniversitesi öğretim görevlisi Serkan Öztürk ve yönetmen Selim Evci yer alıyor.

Festivalin kurmaca kategorisi jüri üyeleri ise oyuncuDemet Evgar, yönetmen Emin Alper, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki, yönetmen Cemil Ağacıkoğlu ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşuyor.

Belgesel kategorisinin jüri üyeleri yönetmen Aslı Özge, yazar ve yönetmen Derviş Zaim, Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Yıldız, yönetmen Rüya Arzu Köksal ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı olarak belirlendi.

Festivalin canlandırma kategorisine katılacak eserler ise ressam Cemal Erez, Uykusuz dergisi çizeri Galip Tekin, Canlandıranlar Derneği ve Asifa Türkiye Başkanı Berat İlk, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film (Animasyon) Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fethi Kaba ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek.

Akbank 9. Kısa Film Festivali yarışması başvuru formları, Akbank Sanat’tan ya da ”www.akbankkisafilm.com” ve ”www.akbanksanat.com” adreslerinden temin edilebilecek.

 

Cazın yetenekli eli, dünyaca ünlü piyanist Brad Mehldau Trio, 1 Aralık Cumartesi akşamı Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nde, caz severlere unutulmaz bir konser verdi.

Sade bir sahne tasarımı, abartısız kıyafetleri ile müzik dışında hiçbir şeyin ön plana çıkmasına izin vermeyen grup, 6 eser sundu.

Davul ve vurmalı çalgılarda JEFF BALLARD’ın solo performansı, LARRY GRENADIER’in kontrbas şovu sadece salonu değil BRAD MEHLDAU’yu da etkisi altına aldı. Ballard’ın solo performansı sırasında, Mehldau’nun piyanoyu bırakıp, gözlerini kapatıp, yoga pozisyonu alması, salonda mistik bir hava oluşturdu.

Konserin ritmi, İstanbul’daki yağmurla yarışırcasına bir inip bir çıkarken, Where do you start parçası ile sahneden ayrılan grup, alkışlar ve tezahüratlar nedeni ile tekrar sahneye çıktı.

Adeta enstrümanları ile dans eden Brad Mehldau Trio, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nden hafızalardan kolay kolay çıkmayacak bir konser ile ayrıldılar.

Şanlıurfa’dan 1950’lerde kaçırılan Orpheus Mozaiği ABD’de sergilendiği Dallas Müzesi tarafından Türk yetkililere teslim edildi. Bakan Günay’ın ‘Yılbaşı Sürprizi’ diye açıkladığı mozaiğin bugün Türkiye’ye ulaşması bekleniyor.

 Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yılbaşı sürprizi olarak nitelendirdiği ‘Orpheus Mozaiği’ anavatanı Türkiye’ye iade edilyor.

Şanlıurfa’dan 1950’li yıllarda kaçırılan eser, tarihi kesin en erken Edessa Mozaiği (M.S. 194) olarak biliniyor.  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Murat Süslü’nün önderliğinde bir bakanlık heyeti mozaiği teslim almak üzere Chicago’ya gitmişti. Yoğun temasların, ve eserin Türkiye’ye ait olduğunu kanıtlayan belgelerin sunulmasının ardından Dallas Sanat Müzesi yöneticileri eseri Türkiye’ye iade etme kararı aldı. Mozaiğin 5 Aralık’ta (bugün) New York’tan, Türk Hava Yolları aracılığında diplomatik kargoyla Türkiye’ye getirilmesi planlanıyor.

Bugünkü Şanlıurfa’nın Hellenistik Dönem’de Seleukos yönetimi sırasında aldığı ve uzun süre kullandığı isim olan Edessa, Geç Roma döneminde bağımsız olarak bir krallığa dönüşmüştü. Edessa’da Krallık Dönemi hanedanlığı, şehrin kendi özgünlüğü içinde bir yaşayış tarzının önünü açtı. Bu yöresellik sanatta da kendini gösterdi. Özellikle mozaik sanatı da bu çerçevede Edessa’da farklı bir şekilde, özgün bir anlayışla ortaya kondu. Edessa mozaikleri dönemin teknik özellikleri çerçevesinde şehrin mozaik ustaları tarafından yerel bir dille yorumlandı. Edessa şehrine özgü mozaiklerin, yerel kültür öğelerinin ve aile ilişkilerinin anlatıldığı eserler olarak bir başka benzeri yok. 1950’li yıllarda keşfedilmesinin ardından hızla yurt dışına kaçırılan mozaiklerin bir bölümü ele geçirilerek Aya İrini Müzesi’nde koruma altına alındı.

Kaçırılan mozaikler her yerde

Yurtdışındaki örnekler içerisinde en dikkat çekeni ise Dallas müzesinde sergilenen ve Türkiye’ye iadesi sağlanan Orpheus Mozaiğiydi. Şanlıurfa’nın Kalkan Mahallesinde tespit edilen bu mozaik çok kısa bir süre içinde hızla sökülerek yurtdışına çıkarıldı. Yurtdışındaki kolleksiyonerlerin elinde bulunan örnekler de hesaba katıldığında “Edessa Mozaik Müzesi” olarak düşünülebilecek bir alanı dolduracak kadar Edessa Mozaiği etrafa dağılmış durumda.

MOZAİKLERİN HİKAYESİ

1950’li yıllarda J. B. Segal’in Edessa mozaiklerini keşfetmeye başlaması ve bulduğu örneklerin özellikle yazıtlarını çözerek yayınlamasından sonra, Şanlıurfa’nın mezarları adeta talan edilmeye başlandı. Hızla yağmalanan mezarların en nadide eserleri olan mozaikler hırsızlar tarafından göz göre göre sökülerek kısım kısım yurtdışına, kolleksiyonerlere satılmak üzere yollara çıkarıldı. Bu yağmalanma realitesi sonucunda yurtdışındaki müzelerde ve yabancı kolleksiyonerlerin elinde birçok Edessa mozaiği bulunuyor.  Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa gibi ülkelerin kimi seçkin müzelerinde Edessa mozaiklerine ait örnekler görmek mümkün. (Kaynak: Arkeoloji ve Sanat Dergisi)

Dallas Sanat Müzesi’nden Türkiye’ye iadesi sağlanan Orpheus Mozaiği üzerindeki sanatçı imzasıyla ayrıca önem taşıyan bir sanat eseri. Üzerindeki yazıtlarda yer alan tarihine göre de tarihi kesin en erken Edessa Mozaiği. (MS 194).

Hollanda doğumlu Türk kızı Karsu Dönmez’in aile restoranından New York’un dünyaca ünlü Carnegie Hall isimli gösteri merkezine uzanan müzik yolculuğu, Hollandalı yönetmen Mercedes Stalenhoef tarafından belgesele taşındı.

Stalenhoef, 2007-2012 yılları arasında takip ettiği 22 yaşındaki müzisyenin başarı hikayesini görsele aktardı. Hatay’ın Karsu köyünden 1970’de Hollanda’ya göç eden bir ailenin kızı olan Dönmez, müzik kariyerine Amsterdam’daki aile restoranında piyano çalarak başladı. Restorana gelen müzik otoriteleri tarafından keşfedilen Dönmez henüz 16 yaşında New York’un dünyaca ünlü gösteri merkezinde sahneye çıktı. Geçen hafta üçüncü kez aynı sahnede yer alan Dönmez genç yaşta tarihi bir başarıya da imza attı. İlk Türkiye konseri, Hollanda Büyükelçisi’nin daveti üzerine Avrupa Kültür Başkenti İstanbul projesi çerçevesinde gerçekleşen Dönmez, Hollanda-Türkiye ilişkilerinin 400. yılı kapsamında da konserler verdi.

Kaynak :[-]

Sabancı Vakfı tarafından bu yıl 19’uncusu gerçekleştirilen ‘Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri’, düzenlenen törenle verildi. Sakıp Sabancı Müzesi The Seed Etkinlik Merkezi’nde sunuculuğunu Yağız Can Konyalı’nın yaptığı törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Heykel, Resim ve Geleneksel Türk Sanatları bölümlerinden ilk üçe girerek mezun olan 9 öğrenci, ödüllendirildi.

Törene katılan Vali Hüseyin Avni Mutlu, ödül alan genç sanatçıları kutladığını belirtti. Mutlu, şöyle devam etti:

“Öncelikle muhterem büyüğümüz, sanat dostumuz Sakıp Sabancı’yı rahmetle anıyorum. Öğrencilerimiz birbirinden güzel eserler ortaya koydu. Sabancı ailesinin ülkemizin sanayisine verdiği katkılar büyük. Onların sayesinde sanat vazgeçilmezimiz oldu. Ödül töreninin bu yıl 19’uncusunu kutladık. Nice yıllar diliyorum. Bu güzel sanatçılarla gurur duyuyoruz. Zaten Mimar Sinan Üniversitesi sanatın baş tacı olduğu için burada sanatla ilgili çok güzel işler yapılıyor. Değerli hocalarımızı bu başarılı gençleri yetiştirdikleri için takdir ediyorum.”

Sakıp Sabancı’nın eşi Türkan Sabancı da bu ödül törenlerinin devam edeceğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri’nin 19’uncu yılında yine bir aradayız. Her yıl ödüllerin sahiplerini bulacağı bugünü heyecanla bekliyoruz. Bu ödüller Sakıp Sabancı’nın sanata ve sanatçıya verdiği sevginin ve saygının adeta göstergesi. Bizler de onun adını yaşatmak ve desteklemekten gurur duyuyoruz.”

Ödül almaya hak kazanan öğrencileri kutlayan Türkan Sabancı, “Umarım bu ödül sanat hayatlarında onlara şans getirir. Ayrıca onları yetiştiren aileleri ve yol gösteren öğretim görevlilerini tebrik ediyorum” diye konuştu.

Sakıp Sabancı Müzesi’nin 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Sabancı, “Rahmetli eşimin bu ülkeye bıraktığı en değerli miraslardan biri. Her yıl birbirinden değerli koleksiyon ve sergiye ev sahipliği yapıyor” ifadelerini kullandı.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız da bu ödüllerin genç sanatçılar için teşvik edici olduğunu kaydetti.

Törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri Simge Kılıç ve Gözde Çakır, flüt dinletisi sundu.

Öğrencilere Cumhuriyet altını verildi

Resim bölümünden Ece Gözen Ünal, Pınar Subaşı, Canberk Özcan, Heykel bölümünden, Eda Güngör, Melike Akyıldız, Çiğdem Yıldırım, Geleneksel Türk Sanatları bölümünden Dilek Karayel, Yeşim Okutan ve Gülsüm Köseoğlu ödül aldı.

Törende, birincilere 40, ikincilere 25, üçüncülere de 15 Cumhuriyet altını verildi.

Kaynak :[-]

 

Dernekten yapılan açıklamaya göre, National Geographic Türkiye ve hizmet ajansı Mineral Event işbirliğiyle organize edilen yarışma,”ulusal”, ”üniversiteliler” ve”kurumsal”kategorilerinde yapılacak.

Son başvuru tarihi, 11 Ocak 2013 olarak belirlenen yarışmada dereceye giren filmler, İstanbul’da 27 Şubat-3 Mart 2013’te düzenlenecek 8. Dağ Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek.

Festival, 15-17 Mart 2013’te Ankara’da, 4-6 Nisan 2013’te İzmir’de de düzenlenecek.
Finale kalan eserlerin 3 Şubat 2013’te açıklanacağı yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgiye, ”www.dogafilmleriyarismasi.com” adresinden ulaşılabiliyor

Ulusal DFY (Doğa Filmleri Yarışması)

Diğer kategoriler ve detay için için lütfen siteyi ziyaret ediniz.

(www.dogafilmleriyarismasi.com)

Herkes doğa için sesini yükseltiyor, tüm sesler Dağ Filmleri Festivali’nde yankılanıyor.

Doğa filmi yapımını özendirmek, bu alandaki gelişime katkıda bulunmak ve doğa filmleri hafızasını oluşturabilmek amacıyla düzenlenen Doğa Filmleri Yarışması’nın üçüncüsü yine DFF 2013 kapsamında hayat buluyor.

Doğaya ve çevreye dair tüm filmler yarışma jürisi tarafından değerlendiriliyor ve Türkiye’nin en prestijli ödülünü hak etmek için yarışıyor.

KATILIM KOŞULLARI

1. Yapımcılardan en az birinin ya da yönetmeninin TC vatandaşı olması gerekmektedir.
2. Yarışmaya katılacak çalışma, tamamen o kişi veya ekibe ait olmalıdır.
3. Çalışmanın içerisinde kullanılan, başkalarına ait video, müzik veya grafik gibi unsurlar, sahipleri itiraz etmediği sürece değerlendirmeye alınacaktır.
4. Kurumlar, yarışmaya istedikleri kadar çalışma ile katılabilirler. Her çalışma için ayrı başvuru yapılması gerekmektedir.
5. Yarışmaya katılacak filmler, tercih edilen herhangi bir formatta üretilmiş olabilir. Ancak, filmler DVD formatında teslim edilecektir.
6. Filmlerin 60 dakikayı aşmamasına özen gösterilmesi rica olunur.
7. Başvuru formundaki imza sahibi aynı zamanda filmin yasal sahibi olmalıdır.
8. Başvuru belgesinde belirtilecek tüm bilgilerin doğruluğu imza sahibini bağlar. Bu bilgiler nedeniyle doğabilecek hukuki sorumluluk imza sahibine aittir.
9. Yarışmaya katılan filmlerin telif hakkı- yönetmeninde saklı tutulmak üzere- ticari olmayan çevre ve kültür faaliyetlerinde, gezici festivallerde izleyicilere sunulması, TV’lerde gösterim hakkı Festival Yönetimi’ne ait olacaktır.
10. Yarışmaya katılan filmlerin kopyaları, Festival arşivine devredilecektir ve iade edilmeyecektir.

 BAŞVURULAR

1. Başvurular ücretsizdir.
2. Gönderilecek her bir film için ayrı başvuru formu doldurulmalıdır.
3. Gönderim masrafları tamamen başvuru sahibine aittir.
4. Yarışmaya son katılım tarihi: 11 Ocak 2013 günü saat 17:00
5. Yarışmaya katılmak isteyenler, en geç bu tarihe kadar aşağıdakilerle beraber filmlerini festival adresine ulaştırmalıdırlar.
· Başvuru formu, (Sitede mevcuttur)
· Eserin 5 adet kopyası (DVD formatında),
· Film ve data disklerinin üzerlerine filmin adı, süresi, yapım tarihi, yazılmalıdır.
· Bir data diski (CD, DVD yada flash bellek olabilir) içerisinde;
· Filmin kısa özeti (Sinopsis)
· Yönetmen ve ekibin kısa özgeçmişi
· Yönetmen ve ekibin dijital fotoğrafları
· Yapıtla ilgili sahnelerden en az iki adet 300 dpi çözünürlükte dijital fotoğraf.

 FESTİVAL İLETİŞİM BİLGİLERİ

DAĞ FİLMLERİ FESTİVALİ
MINERAL EVENT
Fahrettin Kerim Gökay Caddesi
Çeviköz Apt. 169/5
Göztepe—Kadıköy – İstanbul / Türkiye
T: (216) 565 86 05
F: (216) 337 41 06
E: [email protected]

Finale kalan ve festivalde gösterilecek olan filmler 03 Şubat 2013 tarihinde açıklanacaktır.

 ÖDÜLLER

Daha sonra açıklanacaktır.

 SEÇİCİ KURUL

· Daha sonra açıklanacaktır.

ÖZEL KOŞULLAR

Koşullarda belirlenmeyen diğer hususlarda, karar yetkisi Festival Yönetimi’ne aittir. Festival yönetimi gerekli gördüğü durumlarda koşulları değiştirme ve yarışmayı iptal etme hakkını saklı tutar.

T.C Zagreb Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Sufi & Flamenko – 1300 yıllık dostluk” isimli sergi ve müzikal etkinlik“ büyük beğeni topladı. 1500 kişinin izlediği, yaklaşık 2 saat süren etkinliği Hırvatlar, dakikalarca ayakta alkışladı.

Geceye katılan Hırvatistan Parlamento Başkanı Josip Leko, “Dostluk adına bizlere yaşattığınız bu güzel gece ve verdiğiniz anlamlı mesajlar için teşekkür ederiz” dedi.

İzmirli Ressam Derya Var’ın resimleri  ile Tahir Aydoğdu (Kanun), Bilgin Canaz (Ney), Fahrettin Yarkın (Perküsyon), Bilal Demiryürek (Mevlüthan), Engin Kökçü (Semazen), Carlos Denıa Moreno (Flamenko solist), Kika (Flamenco dançısı), Adrian Elissen (Flamenko Gitar), Antal Steıxner (Kahon,perküsyon)’dan oluşan grubun müzikal gösterisi Hırvatistan’tan başkenti Zagrep’te sanatseverlerle buluştu.

Dostluk Köprüsü

Sufi – Flamenko 1300 yıllık dostluk sanat gecesi Hırvatistan’ın en büyük Konser merkezi olan Vatroslav Lisinski Hall’de yapıldı.

T.C Zagreb Büyükelçiliğinin himayelerinde gerçekleşen etkinlikte Büyükelçi Burak Özügergin Türkiye’nin tarihler boyunca ülkelerle olan dostluğuna dikkati çekerek doğu ile batı arasında kültür ve sanatta olduğu gibi her alanda barışı, hoşgörüyü destekleyen bir güç olduğunu vurguladı.

Konuşmasını Mevlana’nın 7 öğüt şiiri “hiddette ve asabiyette ölü gibi ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”ile bitiren büyükelçi büyük beğeni topladı.
Tüm geliri Osijek Otizm Vakfına bağışlanan geceye Hırvatistan Parlamento Başkanı Josip Leko ve eşi, parlamento sözcüsü ile pek çok ülkenin devlet adamları, büyükelçileri de katıldı.

Gösteriden sonra tüm izleyenlerinde katıldığı resepsiyonda çekiliş düzenlendi, kazanan talihliye THY-Zagreb Genel Müdürü Alp Tekin tarafından 2 adet Zagreb – İstanbul uçak biletini ödül olarak verildi.

Sufi & Flamenko

İzmirli Resam Derya Var, Sufi-Flamenko 1300 yıllık Dostluk Projesi’nin, Türkiye ve İspanyaönderliğinde hayata geçirilen medeniyetler ittifakından yola çıkarak dinler ve kültürlerarası diyalogu konu alan bir sanat projesi olarak İzmir’de başladığını anımsattı.

Daha önce Konak Belediyesi’nin desteğiyle Sufi ve Flamenko 1300 Yıllık Dostluk Sanat Gecesi’nin Haziran ayında İzmir’de yapıldığını belirten Derya Var, “Aynı geceyi Zagreb’te gerçekleştirdik. TRT sanatçılarından kanun üstadı Tahir Aydoğdu, neyzen Bilgin Canaz, perküsyon üstadı Fahrettin Yarkın, semazen Engin Kökçü ve solist  Bilal Demiryürek’ in yer aldığı ayrıca Hollanda ve  Barcelona’dan 4 İspanyol sanatçısının eslik ettiği  etkinlikte; 11 ve 12. Yüzyıldan itibaren Anadolu’daki tasavvuf müziğinin gelişimi ile etkilerini anlatan ayin, ilahi ve semalar; aynı yıllarda İspanya’daki Akdeniz Müziği örnekleri ile birlikte gerek dönüşümlü gerekse birbirinin içine girecek şekilde sunuldu. Binlerce kilometre uzaklıkta da olsak, farklı kültür, din, dille de yaşasak, farklılıklarımızın en büyük zenginliğimiz olduğu, bu farklılıkların da bir çatı altında bir araya gelebileceğini Hz. Mevlana’nın ‘Gel, kim olursan ol yine gel’  evrensel felsefesiyle ifade etmek istiyoruz” dedi.

Pek çok ülkeden teklif aldıklarını belirten Derya Var, barış ve hoşgörü mesajlarını sanatın evrensel dili aracılığıyla dünyanın her yerine taşıyacaklarını söyledi.

 

Kaynak :[-]

Haftanın Sanat Çizelgesi 3 Aralık- 10 Aralık

Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Grup Gündoğarken, çarşamba günü saat 21.00’de Soner Sarıkabadayı, perşembe saat 21.00’de NewModel Army, cuma günü saat 22.00’de Cem Adrian, cumartesi günü Gökhan Türkmen saat 22.00’de.

İSTANBUL

 

sanat duyuru

■ Serkan Çalışkan, Olga Alexopoulou, Sedat Akdoğan’ın “Doğanın Arzu Nesnesi” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında Art Suites Gallery’de. (0 212 251 55 61)

■ Burhan Özer, Ayşe Kızıltan, Dilşad Atasoy, Kamil Kaptan, Tülay Sayılgan’ın karma resim sergisi A&B Eğitim Hizmetleri Salonu’nda 31 Aralık’a dek. (0212 287 37 50)

■ Attila Durak’ın “Echoes of the Street” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında GALERİARTİST’te. (0 212 227 68 52)

■ Mahmut Karatoprak’ın “Suyun Boğulduğu Yer” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında Galeri Selvin’de. (0 212 263 74 81)

■ Milas Çomakdağ’ın sergisi 5 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi’nde. (0 212393 81 11)

■ 13. kÜÇÜK şEYLER isimli sergi 6-29 Aralık tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Süleyman Saim Tekcan ’ın sergisi 6 Aralık-6 Ocak tarihleri arasında Mabeyn Galeri’de. (0212 261 6060)

■ Tayfun Akgül’ün “Yüzde Yüz Montaj” isimli karikatür sergisi 6-28 Aralık tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Haluk Özden’in sergisi 6 Aralık-6 Ocak tarihleri arasında Bali Sanat Galerisi’nde. (0216 688 88 78)

■ Leyla Gediz’in “Reverb” isimli sergisi 7-16 Aralık tarihleri arasında Rampa’da. (0 212 327 08 00)

■ Elif Naci’nin sergisi 7-14 Aralık tarihleri arasında Kadıköy Belediye Başkanlığı fuayesinde.

■ Candaş Şişman’ın sergisi 7 Aralık-13 Ocak tarihleri arasında Pg Art Galeri’de. (0212 252 80 00)

■ Zeki Kıral’ın “Sanatta 66. yıl” isimli sergisi 7 Aralık-7 Ocak tarihleri arasında Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)

■ Canan Dağdelen’in “an_uzam” isimli sergisi 8 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Galeri Apel’de.

■ Cansen Ercan’ın sergisi 4-25 Aralık tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde. ( 0 212 265 81 58)

■ Altan Çelem’in “Burası Değilse, Hiçbir Yer” isimli sergisi 4-31 Aralık tarihleri arasında Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.

■ Şenol Yorozlu’nun sergisi 4 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Galeri Oda’da. ( 0 212 259 22 08)

■ Mihriban Mirap’ın sergisi 4 Aralık-4 Ocak tarihleri arasında Olcay Art’ta. ( 0 216 411 17 13)

■ Doğu Çankaya’nın “YENİ?DÜNYADÜZENİ” isimli sergisi 3-24 Aralık tarihleri arasında Galeri/Miz’de. (0 212 241 76 66)

■ Raziye Cerit Albayrak’ın “Anadolu’yum Ben” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0 212 244 94 99)

■ Remzi Raşa’nın sergisi 4 Aralık’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 90 81)

■ Richard Stipl ve Joseph Zlamal’ın sergisi 5 Aralık’a kadar Krampg Galeri’de. (0212 293 93 14)

■ Arzu Başaran’ın “ağ” isimli sergisi 6 Aralık’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Mualla Tetik ve Halil Aydın’ın sergileri 7 Aralık’a kadar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Sanat Galerisi salonlarında.

■ Seyahatname 2 isimli fotoğraf sergisi 7 Aralık’a kadar Ziraat İstanbul Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Memduh Kuzay’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Tolga Eti Sanatevi’nde. (0216 368 26 79)

■ İsmet Birsel’in “Şahane Dostlar” isimli resim sergisi 8 Aralık’a kadar tarihleri arasında Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Cem Turgay’ın “Ertelenmiş Zaman” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Kesişim isimli sergi 8 Aralık’a kadar Galeri 5’te.

■ Nurdan Likos’un “Aklımdakiler” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)

■ İbrahim Balaban’ın sergisi 9 Aralık’a kadar Leonardo Sanat Galerisi’nde. (0212 280 83 94)

■ Çocukların Fotoğraflarıyla Van sergisi 9 Aralık’a kadar Galatasaray Meydanı’nda.

■ Nur Tokatlı sergisi 9 Aralık’a kadar Bakırköy Belediyesi Sanat Evi ve Kent Müzesi’nde.

■ Tankut Öktem’in “Sıradışı bir usta” isimli retrospektif sergisi 10 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Sabahat Çıkıntaş’ın “Arka Oda” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Nişantaşı Mine Sanat’ta. (0 212 2323813)

■ Dilek Işıksel’in “40 Yıl” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0 2 16 418 38 06)

■ Aysel Gözübüyük’ün sergisi 11 Aralık’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde. (0216 414 55 06)

■ Küba Mozaik sergisi 11 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Ahmet Hıdır’ın “Parçalı Bulutlu” isimli sergisi 13 Aralık’a kadar Bindallı Sanat Galerisi’nde. (0 2 1 2 252 79 66)

■ Batu Bozoğlu’nun “Ödev: “Günümü Gün Et” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

■ Koral Sağular’ın “Suretlerle Sohbet” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar ENKA Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde.

■ Olaf Otto Becker’in “Sıfır Noktası Üzerinde” isimli fotoğraf sergisi 14 Aralık’a kadar Elipsis Gallery’de. (0212 249 48 92)

■ Emrah Günay’ın “Bendeki Benler” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde. (0212 383 70 70)

■ Behiç Ak’ın “Yazmaya Çizmeye Devam” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Karşı Sanat Çalışmaları’nda. (0212 245 71 53-54)

■ Bülent Yavuz Yılmaz’ın sergisi 14 Aralık’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde.

■ Ömer Kaleşi’nin sergisi 15 Aralık’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Ekin Saçlıoğlu’nun sergisi 15 Aralık’a kadar Galeri x-ist’te.

■ Ahmet Aydın Atmaca’nın “Yeşil Senfoni” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar ALAN İstanbul Proje Odaları’nda. (0 212 252 94 53)

■ Kabuğundan Sıyrılan Fin Tasarımı isimli sergi 15 Aralık’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Tayfun Serttaş’ın “Bazan” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Pilevneli Project’te. (0212 259 03 94)

■ Rasim Aksan’ın “İsimsiz1” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Galerist Tepebaşı’nda. (0212 252 18 96)

■ Serpil Yazman’ın “arada” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar İSO Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

■ Su Yücel’in “Artık Şehir” isimli sergisi 16 Aralık’a kadar Adahan İstanbul’da. (0212 243 85 81)

■ Gökhan Deniz’in “Hangisi Daha Gerçek?” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Beril Anılanmert’in “Entropi” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Galeri Işık’ta.

■ Işıl Gönen’in sergisi 17 Aralık’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Gökçe Oflu’nun “Dokuları Duyumsamak” sergisi 18 Aralık’a kadar Galeriartist’te.

■ Nadia Arditti ve Mahmut Karatoprak’ın “Gizem” isimli sergisi 21 Aralık’a kadar Art212’de.

■ Sezgin Malkoç’un sergisi 21 Aralık’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)

■ Onur Gülfidan’ın “Harika Günler” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Erinç Seymen’in “Tohum ve Mermi” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar Rampa’da. (0212 327 08 00)

■ Ahmet Sel’in “Davutpaşa Orta 3” isimli sergisi 23 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Suat Akdemir’in “Emin misin?” isimli sergisi 24 Aralık’a kadar MERKUR’da. (0212 225 37 37)

■ Ümit Çamaş’ın sergisi 25 Aralık’a kadar Çamaş Art Gallery’de. (0216 385 00 15)

■ Fikret Otyam’ın “Hoşçakal İstanbul” isimli sergisi 27 Aralık’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Ekoloji IV Gecenin Günü isimli sergi 29 Aralık’a kadar Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’nde. (0212 230 74 92)

■ Sandra Schafer’in sergisi 29 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ F. Erdoğan Sarma’nın heykel sergisi 29 Aralık’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Antrepo No 3’te.

■ Aysel Alver’in “Retro” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 243 31 00)

■ Korhan Karaoysal’ın sergisi 30 Aralık’a kadar Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi Operation Room’da.

■ Adnan Çoker’in “Minimal Simetri III” isimli sergisi 31 Aralık’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Murathan Özbek’in “İN” isimli sergisi 2 Ocak 2013’e kadar the hall’da. (0212 245 69 22)

■ Abdurrahman Öztoprak’ın sergisi 5 Ocak 2013’e kadar Elgiz Müzesi’nde.

■ Altın Çocuklar – 16.-19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Tünel Berlin-İstanbul isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Arte İstanbul Sanat Galerisi’nde. (0 212 292 80 45)

■ DunHuang’ın Renkleri: İpek Yolu’na Açılan Büyük Kapı isimli sergi 7 Ocak 2013’e kadar MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Iván Navarro’nun “Tünelin Ucundaki Işık” isimli sergisi 12 Ocak’a kadar Egeran Galeri’de. (0 212 251 1251)

■ Pawel Althamer’in “6 Heykel” adlı sergisi 12 Ocak’a kadar Galeri Mana’da. (0 212 243 66 66)

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış-Portre Fotoğrafının Değişen Yüzüisimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Magdalena Abakanowicz’in “İnsanlık Serüveni” isimli sergisi 30 Ocak’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Gogi Çagelişvili’nin “İstanbul” isimli sergisi 30 Ocak’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12).

■ Bir Başkentin Su Yolları isimli sergi 18 Şubat’a kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Çin Hazineleri Sergisi 20 Şubat’a kadar Topkapı Sarayı’nda.

■ Çin mağara sanatı sergisi 20 Şubat’a kadar MSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Joseph Kosuth’un “Uyanma” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Kuad Galeri’de.

■ 1952-2012 Sualtına Işık Tutanlar sergisi 28 Şubat’a kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

■ İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)

ANKARA

■ Cevdet Batur – resim – bugün sona eriyor – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 266 56 57)

■ Mustafa Köseoğlu – suluboya resim – 5 Aralık’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Feyza Gürleşen- resim – 6 Aralık’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)

■ Jale Yılmabaşar ve Sedef Yılmabaşar – resim – 7 Aralık’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Yurdagül Özsavaşçı – geleneksel Türk süsleme sanatları sergisi – 7 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Cebrail Ötgün – resim – 8 Aralık’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0 312 231 45 43)

■ ‘Çocuk Gelinler’ – karma resim – 8 Aralık’a dek – Türk İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi’nde. (0 312 419 18 44)

■ Şükran ve Hasan Pekmezci – resim – 9 Aralık’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Yedinci Çanakkale Resim Yarışması ve Atatürk ve Çanakkale – fotoğraf – 11 Aralık’a dek – Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Sanat Galerisi’nde. (0 312 459 95 04)

■ Saadet Gözde – resim – 13 Aralık’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Ayşe Bilir- resim – 14 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ Canan Bayraktar – resim – 14 Aralık’a dek – RD Art Galeri’de. (0 312 266 56 57)

■ ‘Mesajınız Var!’- Kentsel Avustralya’da Yerli Kimliği – resim – 15 Aralık’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Vedat Hazneci- resim – 15 Aralık’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Işıl Özışık – resim – 16 Aralık’a dek – ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda. (0505 304 64 74)

■ Mevlana’nın 739. Vuslat Yıldönümü – resim – 18 Aralık’a dek – Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi’nde. (0 312 309 68 00)

■ Vedat Örs – resim – 19 Aralık’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Aykut Öz- heykel – 21 Aralık’a dek – Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde. (0 312 417 56 59)

■ Galeri Sanatyapım 30. Yıl Sergisi – resim – 28 Aralık’a dek – Galeri Sanat Yapım’da. (0 312 222 19 06)

■ Orhan Gürel – resim – 28 Aralık’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ ‘Kanaatler ve Nesneler’ – karma resim – 31 Aralık’a dek – Peker Sanat’ta. (0 312 439 30 03)

■ Van Gogh/Alive – dijital sanat – 3 Ocak’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Mustafa Kula- resim – 3 Ocak’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0 312 290 12 44)

■ Elvan Alpay – resim – 5 Ocak’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Aida Arghavanian – resim – 11 Ocak’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

İZMİR

■ Gülgün İşbilen’in Seferihisar Yeni Kültür Merkezi’nde açılan resim sergisi, 11 Aralık’a kadar izlenimde.

■ Tahir Ün’ün “Xinjiang:Atayurdu” adlı fotoğraf sergisi, 8 Aralık’a kadar Devlet Resim Heykel Müzesi ve Galerisi Turgut Pura Sergi Salonu’nda

■ Art Shop Sanat Galerisi, 15 Aralık’a dek Ekin Balcıoğlu, Mahmut Karatoprak, Soner Göksay ve Ünal Kuş’un eserlerinden oluşan karma resim sergisine ev sahipliği yapacak.

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Lale Altınkurt’un son dönem çalışmalarının yer aldığı 12. kişisel resim sergisi, Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi’nde 12 Aralık’a dek görülebilir.

MÜZİK

İSTANBUL

■ Salon İKSV’de yarın Destroyer saat 21.30’da, çarşamba günü Get The Blessing saat 21.30’da, The Valtari Mystery Film Experiment cuma ve cmartesi günü saat 21.00’de. (0212 334 07 00)

■ Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Grup Gündoğarken, çarşamba günü saat 21.00’de Soner Sarıkabadayı, perşembe saat 21.00’de NewModel Army, cuma günü saat 22.00’de Cem Adrian, cumartesi günü Gökhan Türkmen saat 22.00’de. (0212 249 07 49)

■ İstanbul Barok Osmanlı Barok Bestecisi B.M. Itri ve Çağdaşları konseri 5 Aralık Çarşamba günü saat 20.00’de İstanbul Barok’un Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Babylon’da yarın saat 20.00’de Support Vinyl: DFA Label Özel, çarşamba günü Kolektif Özel saat 21.30’da,Ariel Pink’s Haunted Graffiti perşembe günü saat 22.15’te, cuma günü Oldies But Goldies saat 22.00’de, cumartesi günü DFA Shit Robot ve Juan Maclean saat 23.55’te dinlenebilir. (0212 292 73 68)

■ Ghetto’da çarşamba günü Niyazi Koyuncu 21.30’da, cuma günü Four the Pocket 22.30’da ve cumartesi Yüksek Sadakat saat 22.30’da. (0212 251 75 01)

■ Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda perşembe günü İBB Kent Orkestrası saat 20.00’de, cuma günü 20.00’de Ferhan ve Ferzan Önder Martin Grubinger ve Percussive Planet Ensemble sahnede olacak. (0212 231 54 97)

■ Hayal Kahvesi’nde bu akşam Meat The Beetles saat 22.30’da ardından Flexible 00.30’da, yarın saat 22.30’da The Free Licks ve 00.30’da Fair Play, çarşamba günü Zift 22.30’da ve Özge Fışkın 00.30’da, perşembe günü Hediye Güven 22.30’da sonrasında RadioLux 00.30’da, cuma günü Mabel Matiz 22.30’da ve Nev 00.30’da, cumartesi günü Soul Stuff 00.30’da ve pazar günü ise Erdem Akakçe Band saat 00.30’da dinlenebilir. (0212 245 10 48)

■ Suada Club’da perşembe günü Yasmin Levy saat 21.30’da. (0212 263 73 00)

■ Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde cuma günü saat 20.30’da Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu sahnede olacak. (0216 336 12 00)

■ Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi günü Mustafa Ceceli konseri saat 21.00’de başlayacak. (0216 399 62 51)

■ İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde Itri Yılı Özel Konseri perşembe günü saat 20.00’de.

■ Haliç Kongre Merkezi’nde Floransa Maggio Musicale Orkestrası cuma günü saat 20.00’de. (0212 311 11 11)

■ The Mekan’da Ezginin Günlüğü cuma günü saat 22.00’de.

■ ENKA İbrahim Betil Oditoryum’unda bu akşam Nil Karaibrahimgil saat 20.30’da sahnede olacak. (0212 276 22 98)

ANKARA

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Demet Gürhan (soprano) ve Elif Bakkalcıoğlu Tosun’un (piyano) vereceği konser 29 Aralık’ta saat 13.30’da. (0 312 442 30 50)

■ Jolly Joker Ankara’da, Redd konseri 6 Aralık’ta saat 21.00’de, New Model Army konseri 7 Aralık’ta saat 22.00’de, Mor ve Ötesi konseri 8 Aralık’ta saat 22.00’de, Anathema konseri 12 Aralık’ta saat 21.00’de, Gökhan Türkmen konseri 14 Aralık’ta saat 22.00’de, Murat Dalkılıç konseri 15 Aralık’ta saat 22.00’de, Fettah Can konseri 21 Aralık’ta saat 22.00’de, MFÖ konseri 22 Aralık’ta saat 22.00’de, Yaşar konseri 28 Aralık’ta saat 22.00’de, Gökhan Tepe konseri 29 Aralık’ta saat 22.00’de, Soner Sarıkabadayı&Erdem Kınay&Merve Özbey konseri 31 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 424 11 11)

■ Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Yalın konseri 8 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 286 12 11)

■ If Performance Hall’de, Vega konseri 6 Aralık’ta saat 22.00’de, Oğuzhan Uğur konseri 13 Aralık’ta saat 22.00’de. (0 312 418 95 06)

■ MEB Şûra Salonu’nda, Kardeş Türküler’in vereceği konser 15 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 413 14 52)

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Gilbert Varga yönetiminde vereceği, dünyaca ünlü piyanistimiz Hüseyin Sermet’in solist olarak yer alacağı konser, 6 ve 7 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

TİYATRO

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” cuma günü 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Antigon” salı, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Çirkin” yarın, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde “Yağmur Durduğunda” yarın ve çarşamba günü saat 20.00’de. Küçük Sahne’de “Herkesin Bildiği Sırlar” yarın, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Açıl Kafam Açıl” perşembe ve cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Düğün Şarkısı” cuma ve cumartesi saat 20.00’de, pazar saat 15.00’te. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde yarın ve perşembe saat 20.00’de ve cumartesi saat 15.00’te. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Toros Canavarı” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Vişne Bahçesi” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Buluşma Yeri” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Büyünün Gözleri” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Ümraniye Sahnesi’nde “Ateşli Sabır (Postacı)” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da.

(0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatrosu Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi günü saat 11.00 ve 20.30’da pazar 11.00’de.“www.askbu-mu.com” pazar günü 15.30’da. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde çarşamba günü “Şişman Domuz” 20.30’da. (0 212 661 38 94)

■ Dostlar Tiyatrosu “Ben Bertolt Brecht” cuma günü 20.30’da Kozyatağı Kültür Merkezi’nde. (0216 658 00 15)

■ Ortaoyuncular “İşsizler Cennete Gider” cuma günü saat 20.00’de, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi saat 20.00 ve pazar 18.00’de. (0212 251 18 65)

■ Tiyatro Pera “Venedik Taciri” cuma ve cumartesi 20.00’de, pazar günü ise 18.30’da. (0212 245 30 09)

■ Kenter Tiyatrosu’nda “Toplu Hikâyeler” cuma ve cumartesi 20.30 ve pazar günü 15.00’te. (0212 246 35 89)

■ Duru Tiyatro ’da cuma günü İstanbul’da Bir Sokak Kedisi saat 20.30’da, “Sondan Sonra” cumartesi günü 20.30’da, “Suç ve Ceza” cumartesi günü 20.30’da alt salonda. “Deliler Boşandı” pazar günü 16.30’da görülebilir. (0 216 338 56 36)

■ Kumbaracı50’de yarın saat 20.30’da “Lulabay (Bir Cihangir Hikâyesi)”, çarşamba günü “Üç Faz” saat 20.30’da, perşembe günü “Bernarda Alba’nın Evi” saat 20.30’da, “Gerçek Hayattan Alınmıştır” cuma günü saat 20.30’da ve cumartesi günü saat 17.00’de, “Barzo ile Konserve” cuma günü 23.00’te ve cumartesi günü 20.30’da, “Dertsiz Oyun” cumartesi günü saat 23.00’te. (0 212 243 50 51)

■ Oyun Atölyesi’nde “Pandaların Hikâyesi” bu akşam, perşembe, cuma 20.30’da, cumartesi 16.00 ve 20.30’da, pazar günü 16.00’da. ( 0 216 345 39 39)

■ İkinci Kat’ta bu akşam “Korku Tüneli” saat 20.30’da, “Barselo” yarın ve çarşamba 20.30’da, “Disosya” perşembe günü 20.30’da, “Yalnızlar Kulübü” cuma ve cumartesi günü saat 20.30’da.

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “33 Varyasyon” yarından itibaren 16 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00

ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” yarından itibaren 8 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 9, 12, 16 Aralık’ta saat 11.00’de, “Kış Gelmeden” 11-15 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te, “Hürrem Sultan” 11 ve 14 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Hürrem Sultan” 5-9 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Cyrano De Bergerac” 11-16 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Ben Ödüyorum” 8 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 9, 14, 16 Aralık’ta saat 11.00’de, “Venedik Taciri” 11-15 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Krem Karamel” 8 Aralık’a dek saat 18.30’da, “Eudice’nin Elleri” 11-15 Aralık tarihleri arasında saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne ’de, “Jerry ve Tom” 4, 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te, “Bir Kahve Molası-Karıncalar” 11, 14 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” 4, 6, 12, 13 Aralık’ta saat 20.00’de, 8, 15 Aralık’ta saat 15.00’te.

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 9 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Dolores Claiborne” 15 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ Mavi Sahne’de, “Gıres/müzikal” 7, 8, 21, 22 Aralık’ta saat 20.00’de, 9, 23 Aralık’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her Şey Doğaçlama Komik Gösteri” 15, 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 14 ve 28 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, “Karımla Evleniyorum – Nikâh Kâğıdı” adlı komediyi salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günleri ise 15.00 ve 20.00’de sahneleyecek. “Dış Ses” adlı oyun ise Fuaye Sahne’de çarşamba, perşembe ve cuma 18.00’de. (0322 352 33 55)

■ Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda usta oyuncu Genco Erkal tek kişilik oyunu “İnsanlarım” ile yarın Adanalı sanatseverlerin karşısında olacak. Erkal’ın; Nâzım Hikmet’in yapıtlarından uyarladığı oyun yarın 20.00’de . (0322 458 93 47)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Tiyatrosu Salih Dündar Müftüoğlu’nun yazıp yönettiği “Zalım Mahmut” (Bir Kurtlu Kıssa) adlı oyunu 4-5 Aralık 2012 tarihlerinde saat 20.00’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Salon’da sahneye koyacak.

(0362-431 21 00)

OPERA BALE

İSTANBUL

■ Süreyya Operası’nda cumartesi günü saat 16.00’da “Yusuf ile Züleyha” görülebilir. (0216 346 15 32)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “V. Murad/bale” 6 Aralık’ta saat 20.00’de, “Don Giovanni/opera” 5, 17 Aralık’ta saat 20.00’de, “Ali Baba ve 40 Haramiler/opera” 10 Aralık’ta saat 20.00’de, “Harem/bale” 8 Aralık’ta saat 20.00’de, “Karyağdı Hatun/opera” 15, 19 Aralık’ta saat 20.00’de, “Amazonlar/bale” 20, 22 Aralık’ta saat 20.00’de, “Arda Boyları/modern dans” 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Çanakkale Oratoryosu/konser” 27 Aralık’ta saat 20.00’de.
(0 312 324 68 01)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde “Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyun 3 Aralık Pazartesi günü, “Zorba” adlı opera 6 Aralık Perşembe günü, “Çardaş Prensesi” adlı operet 8 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Sahne’de sahnelenecek.
(0 362-431 50 00)

GÖSTERİ- SÖYLEŞİ

İSTANBUL

■ Tim Show Center’da Cem Yılmaz’ın CM101MMXI adlı gösterisi perşembe, cumartesi ve pazar saat 19.00’da izlenebilir. (0212 286 66 86)