Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına, her yıl temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verilen Gençlik Ödülleri, edebiyatımıza yeni değerler kazandırma amacını taşıyor.

Katılma koşulları şöyle:

• Ödüle 30 yaş ve altındakiler katılabilir.

• Kitap bütünlüğü taşıyan şiir ya da öykü dosyaları 6 nüsha olarak, içinde fotoğraf, özgeçmiş ve iletişim bilgilerinin bulunduğu bir zarfla birlikte paketlenip, en geç 15 Nisan 2013 tarihinde ulaşacak biçimde, “Varlık Dergisi, Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri, Perpa İş Merkezi, B Blok, Kat 5, No 484 Şişli 34384 İstanbul” adresine gönderilmelidir. (Dosyalar iade edilmez.)

• Yarışma sonuçları derginin Temmuz sayısında açıklanacak, ödüller 80. kuruluş yıldönümü olan 15 Temmuz 2013’de sahiplerine törenle verilecektir.

• Ödüle değer bulunan dosyalar Varlık Yayınları’nca kitap olarak yayımlanacaktır.

Seçici Kurul:

Şiir dalında: Gülseli İnal, Sina Akyol, Tarık Günersel, Metin Cengiz ve Enver Ercan

Öykü dalında: Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Hatice Meryem, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Feridun Andaç

 

Kaynak :[-]

Şubat ayının ikinci haftasında sanat severleri oldukça yoğun bir etkinlik takvimi bekliyor.

 SERGİ

 İSTANBUL

Savaş Camgöz’ün sergisi 15 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında Armoni Sanat Galerisi’nde.

Armağan Portakal’ın “Armağan’ın Penceresi” isimli sergisi 15 – 24 Şubat tarihleri arasında Kozyatağı Kültür Merkezi’nde.

Oğuz Tolga’nın sergisi 14 Şubat – 2 Mart tarihleri arasında İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

Merih Akoğul’un “Tenha Vakitler” isimli fotoğraf sergisi 14 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında Artgalerim Nişantaşı’nda. (0212 343 85 50)

Kainat Barkan P.’nin “Farklı Yıllar, Farklı Eserler II” isimli sergisi 14 Şubat – 16 Mart tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

Heidi Specker, Susanne Brügger ve Thomas Demand’ın “Gerçek Mekân ve Kavramsal Mekân” isimli fotoğraf sergisi 14 Şubat – 6 Nisan tarihleri arasında Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

Erkan Yaprakkıran’ın “Bedenin Kırmızı Dili” isimli sergisi 13 – 25 Şubat tarihleri arasında Niş Art Gallery’de. (0212 232 25 82)

Hüsamettin Koçan’ın retrospektif sergisi 13 Şubat – 30 Mart tarihleri arasında Kibele Galerisi’nde.

Şemsi Altaş’ın “O An!” isimli sergisi 13 Şubat – 9 Mart tarihleri arasında Art Suites Gallery’de. (0212 251 55 61)

Emin Turan’ın “Güneşin Kökleri” isimli sergisi 12 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde. (0 212265 81 58)

Işıl Güleçyüz’ün “Yukarı Bak” adlı sergisi 11 Şubat’a kadar Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)

İbrahim Göksungur’un “Yeryüzünün Bütün Yüzleri” adlı sergisi 11 Şubat’a kadar Beyoğlu Belediyesi Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)

Piri Reis sergisi 11 Şubat’a kadar Topkapı Sarayı Müzesi’nde.

Hasan Doğan Tatay, Deniz Şeşen ve Yeşim Şeşen Uşaklı’nın “Üç Kuşak Üç Merak” isimli sergisi 11 Şubat’a kadar Şirket-i Hayriye Sanat Galerisi’nde. (0216 405 27 78)

Gülhan Kırdı’nın “güçlü kadınlar” isimli fotoğraf sergisi 12 Şubat’a kadar İSO Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

Ali Alışır’ın “Sanal Savaşlar” isimli fotoğraf sergisi 12 Şubat’a kadar Art On İstanbul Galerisi’nde. (0212 259 15 43)

Sema Çulam’ın sergisi 15 Şubat’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 362 18 26)

Dilberay Türkay’ın sergisi 15 Şubat’a kadar Altunizade Kültür Merkezi’nde.

Hasip Pektaş’ın “Resimler, Ekslibrisler” isimli sergisi 16 Şubat’a kadar Galeri Işık Teşvikiye’de. (0212 233 12 03)

Erdem Taşdelen’in “Yarı Farkında Özne” isimli sergisi 16 Şubat’a kadar NON’da. (0 212 249 87 74)

Hasip Pektaş’ın “Resimler, Ekslibrisler” isimli sergisi 16 Şubat’a kadar Galeri Işık’ta.

Sibel KOcak’aya’nın “Yeni Aygı – Beden ve Sınırlar” isimli sergisi 16 Şubat’a kadar Mixer’de.

Gerçeğin Masalı isimli karma sergi 16 Şubat’a kadar Kiplas Sanat Galerisi’nde. (0216 651 49 00)

Hale Karpuzcu’nun “İnsan Yavrusu” isimli sergisi 17 Şubat’a kadar Türker Art’ta. (0212 296 53 25)

Alpin Arda Bağcık, Egemen Bostancı, Buğra Erol, Dilek Gökçen, Volkan Kızıltunç’un sergisi 17 Şubat’a kadar Plato Sanat’ta. (0212 444 76 96)

IAP Özel Koleksiyon-I isimli karma sergi 17 Şubat’a kadar IAP Galeri’de.

Javid Tabatabaii’nin suluboya resim sergisi 18 Şubata kadar GALERİFE’de. (0216 368 03 78)

Bir Başkentin Su Yolları isimli sergi 18 Şubat’a kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “İstanbul Destanı” isimli sergisi 19 Şubat’a kadar Çırağan Sarayı’nın giriş katındaki Sanat Galerisi’nde.

Ümit Gezgin’in “An-Mekan 2” isimli sergisi 19 Şubat’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.

Ahmet Elhan, Argun Okumuşoğlu, Esat Tekand ve Sevinç Altan’ın sergisi 19 Şubat’a kadar Galeri 44a’da. (0212 233 33 80)

Pandora’nın sergisi 20 Şubat’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

Kış Karması 2013 sergisi 20 Şubat’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

JAPONYA: Çizgi Karakterleri Ülkesi isimli sergi 20 Şubat’a kadar Japonya aşkonsolosluğu Eski Ofis Binası’nda.

Çin Hazineleri Sergisi 20 Şubat’a kadar Topkapı Sarayı’nda.

Çin mağara sanatı sergisi 20 Şubat’a kadar MSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

Düş İçinde Düş isimli karma sergi 20 Şubat’a kadar Asfalt Art Gallery’de. (0 216 418 08 06)

Gündüz Karul’un “Heyecanlarım” isimli sergisi 22 Şubat’a kadar Ziraat İstanbul Tünel Sanat Galerisi’nde.

Emre Çalış’ın “Tertibat” isimli sergisi 22 Şubat’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0 212 2519163)

Joseph Kosuth’un “Uyanma” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Kuad Galeri’de.

Büyüleyici Şehir Cenova isimli fotoğraf sergi 23 Şubat’a kadar Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde. (0212 249 2610)

Fulya Çetin’in “nehir altı nehir” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

Tonguç Yaşar’ın “Hengâme” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

Jak Baruh, Levent Özçelik ve Maura Sullivan’ın fotoğraf sergisi 23 Şubat’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)

Gülnur Geriş’in seramik sergisi 23 Şubat’a kadar Galeri Tasarım’da. (0212 513 23 14)

Seda Hepsev’den “Disguise” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar X-ist Sanat Galerisi’nde.

Giyim kuşam isimli karma sergi 23 Şubat’a kadar Galeri Apel’de. (0212 292 72 36)

Nejad Melih Devrim’in sergisi 23 Şubat’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

Çiler Belen’in “Kapılar Üzerimize Kapanmadan Önce” isimli fotoğraf sergisi 23 Şubat’a kadar Arkeopera Sanat Galerisi’nde. (0212 249 92 26)

Gülden Artun’un sergisi 23 Şubat’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)

Karma “Karışık” isimli karma sergi 23 Şubat’a kadar Adıgüzel Sanat Galerisi’nde. (0216 456 75 85)

Filiz Hatipoğlu’nun “Zamansız” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Besiktaş Çagdaş’ta. (0212 236 10 27)

Bashir Borlakov, Canan, Cevdet Erek, Katsumi Hayakawa, Emre Hüner, Meltem Işık, Ahmet Doğu İpek, Lee Jinju, Robert Longo, Stefan Thiel, Erinç Seymen, Jennifer Steinkamp, Pae White ve Burcu Yağcıoğlu’nun sergisi 23 Şubat’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

rh+art magazine dergisinin düzenlediği Yılın Genç Ressamı yarışmasında dereceye giren sanatçıların sergisi 23 Şubat’a kadar Planet of Art Gallery’de.

Aysun Uygun, Ayşegül Yüksel, Faruk Durmaz, İnci Batuk ve Yılma Doğu fotoğraf sergisi 24 Şubat’a kadar Fotoğraf Vakfı Galerisi’nde. (0212 243 71 87)

Yusuf Katipoğlu’nun “Dalgaların Bahçesi” adlı resim sergisi 24 Şubat’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde. (0216 553 21 67)

Halil Vurucuoğlu’nun “İrin” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Dirimart’ta. (0 212 291 3434)

Behiç Ak’ın “Yazmaya Çizmeye Devam” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde. (0212 251 49 00)

Neşe Gümüşçüoğlu’nun “Kırmızının Halleri” isimli sergisi 26 Şubat’a kadar Artev Sanat Galerisi’nde. (0216 449 46 75)

Murat Tosyalı’nın “Futbolu Seviyorum” isimli sergisi 26 Şubat’a kadar Mabeyn’de. (0212 261 60 60)

İsmail Acar’ın “Love of Islam” isimli sergisi 26 Şubat’a kadar Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)

Fehim Güler’in “Renklerle Anadolu” isimli sergisi 27 Şubat’a kadar Akyol Art Center’da. (0212 231 61 50)

Dönüşüm isimli karma sergi 27 Şubat’a kadar Deyim Sanat Galerisi’nde. (0212 286 21 82)

Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “Retro” isimli sergisi 27 Şubat’a kadar Galatea Art Gallery’de. (0 212 245 80 38)

Nâzım Hikmet’in yolculuk fotoğraflarınden oluşan “Alnımın Çizgilerindesin Memleketim” isimli sergi 28 Şubata kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

1952 – 2012 Sualtına Işık Tutanlar sergisi 28 Şubat’a kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

Yolu Trabzon’dan Geçen Sanatçılar sergisi 28 Şubat’a kadar Beşiktaş Çağdaş Sanat Galerisi’nde.

Derya Tatari’nin “Düşüncelerimden İzler” isimli sergisi 28 Şubat’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

Mevlüt Maşalacı’nın “Dünya Notları” isimli fotoğraf sergisi 28 Şubat’a kadar PhotoWorld Fotoğraf Merkezi’nde. (0216 418 19 76)

Karma Heykel Sergisi 28 Şubat’a kadar Galeri 5’te.

Jannis Kounellis’in sergisi 1 Mart’a kadar Galeri Artist’te. (0 212 2276852)

30.Yıl Etkinlikleri- Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğrenci ve Mezunlar Sergisi 1 Mart’a kadar Fakülte Ana Galeri’de.

NO.2 isimli karma sergi 2 Mart’a kadar Nesrin Esirtgen Collection Mekanında. (0212 243 7853)

Hakan Dağdelen’in “Bu Yüzeyler” isimli sergi 2 Mart’a kadar Daire Galeri’de. (0212 252 52 59)

“Inside” isimli karma sergi 2 Mart’a kadar Merkur’de. (0212 225 37 37)

Erdal Alantar’ın “Hayatının Sevinç’ini” isimli sergisi 2 Mart’a kadar Art Point Gallery’de.

A. Cem Şahin’in “ŞU AN!” isimli sergisi 2 Mart’a kadar ALAN İstanbul’da. (0 212 252 9453)

Deniz Sağdıç’ın “Düş ve Gerçek” isimli sergisi 2 Marta kadar Pinelo Galeri’de. (0212 249 78 71)

Yassine Mekhnache’nin sergisi 2 Mart’a kadar Krampf Galeri’de. (0212 293 93 14)

Soner Çakmak’ın “Maskeli Balo” isimli sergisi 2 Mart’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0212 247 90 81)

Jasper de Beijer’in sergisi 2 Mart’a kadar The Empire Project’te. (0212 292 59 68)

Karma resim, heykel ve seramik sergisi 2 Mart’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde. (0216 414 55 06)

Çiçekli Oda isimli karma resim sergisi 2 Mart’a kadar Galeri Oda’da.(0212 259 22 08)

Malik Bulut’un “ŞAVK” isimli sergisi 3 Mart’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)

Umut Yalım’ın “Güzel Ol ve Sus” isimli sergisi 3 Mart’a kadar GaleriBu’da. (0212 243 91 93)

Bedri Baykam’ın “Tarihin Röntgencisi” sergisi 3 Mart’a kadar Riramid Sanat’ta. (0212 297 31 15)

Gülçin Günaydın’ın “Sırça Fanus” isimli sergisi 4 Mart’a kadar Arte İstanbul’da.

Yaratıcı Asamblajlar isimli sergisi 5 Mart’a kadar Siemens Sanat’ta.

ArtCenter / İstanbul sanatçılarının “Söylenmemiş Yazılmamış: Dördüncü Sergi” isimli sergisi 6 Mart’a kadar Borusan Müzik Evi’nde. (0212 336 32 80)

Rasim Konyar’ın heykel ve resim sergisi 6 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde.

Şubat Kedileri isimli karma sergi 7 Mart’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

Bill Balaskas’ın “Dünyayı Piyasa Kurtaracak” isimli sergisi 8 Mart’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de. (0216 483 90 97)

Şemsettin Başkurt’un sergisi 8 Mart’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.

Süleyman Çağlayan’ın sergisi 9 Mart’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

Ayşen Urfalıoğlu’nun “Haz’ın Metastasları” isimli sergisi 9 Mart’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.

A. Cem Şahin’in “Şu An” isimli sergisi 9 Mart’a kadar ALAN İstanbul’da.

Mathias Depardon’un “Sınırların Ötesinde” isimli sergisi 10 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde Fotoğraf Sergisi’nde. (0212 3938111)

Khaled Akil’in “Ölüm Efsanesi” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Chalabi Art Gallery’de. (02122433909)

Alexander Wagner’in sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Manâ’da.

Takılabilir Heykel ve Heykel Sergisi 21 Mart’a kadar Simya Galeri’de. (0212 259 77 40)

Cenin, Necmi Gürseler, Nihal Martlı, Nazanin Pouyandeh, Olgu Ülkenciler, Burcu Yağcıoğlu’nun “Kâğıt Üstünde” isimli sergisi 23 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

Serdar Yılmaz’ın “Yolunu Bul” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (02122937103)

Modern Türkiye’nin Osmanlı Mirasını Keşfi: Ali Saim Ülgen Arşivi sergisi 24 Mart’a kadar SALT Galata’da. (0 212 334 22 45)

Haset, Husumet, Rezalet isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar“Lütfen Rahatsız Etmeyin – Tatil Kavramı Üzerine Bir Sergi” 7 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.

Cynthia Madansky ve Angelika Brudniak’ın “1+8” isimli video yerleştirmesi 7 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)

Choe U-Ram’ın “Anima” isimli sergisi 14 Nisan’a kadar Borusan Contemporary Perili Köşk’te.

Değişen Zamanların Mimarı Edoardo De Nari 1874 – 1954 isimli sergi 20 Nisan’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (0212 334 09 00)

Nickolas Muray’ın “Bir Fotoğrafçının Portresi” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.

Duvar Resminden Korkuyorlar isimli sergi 21 Nisana kadar SALT Beyoğlu’nda. (0212 377 42 00)

Çöl ve Deniz Arasında – Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki isimli sergi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.

Prix Pictet: Güç isimli sergi 28 Nisana kadar İstanbul Modern’de.

Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar isimli karma sergi 16 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de.

El Emeği Göz Nuru isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 242 38 13)

Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)

ANKARA

Mehmet Buçukoğlu’nun “Eski-Yeni” isimli sergisi 12 Şubat – 3 Mart tarihleri arasında Helikon Sanat Galerisi’nde. (0312 441 78 01)

Necati Seydi Ferrahoğlu – resim – 15 Şubat’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

Mustafa Ağatekin – resim – 15 Şubat’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

Efgan Beyaz – resim – 16 Şubat’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

Bünyamin Karataş – resim – 18 Şubat’a dek – TCDD Sanat Galerisi’nde. (0 312 388 56 03)

Dr. Kemal Göl – fotoğraf – 22 Şubat’a dek – Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 468 21 05)

Ziya Gökalp Mülayim – resim – 23 Şubat’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

ARETE Sanat Özel Seçki – karma resim – 24 Şubat’a dek – ARETE Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 08 81)

Söbütay Özer – resim – 24 Şubat’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

‘Bizzat, Ben Kendim/Bir İkilem Olarak Ben’ – karma resim – 24 Şubat’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

Ölümünün 10. Yılında İsmail Altınok ve Dostları – karma resim – 28 Şubat’a dek – İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde. (0 312 433 30 34)

Karma Sergi – resim – 28 Şubat’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

Atlas Sergileri I – baskı resim – 1 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

Müslüm Teke – resim – 1 Mart’a dek – Galeri Sanat Yapım’da. (0 312 222 19 22)

Özgür Uğuz – resim – 2 Mart’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0 312 231 30 23)

 İZMİR

Naci Kalmukoğlu’nun “O, bir yıldızdı” isimli resim sergisi 19 Ocak’tan başlayarak Arkas Sanat Merkezi’nde.

 ADANA

Eğitim Kültür Araştırma Vakfı (EKAV) ve Adana İş Kadınları Derneği (İŞKAD) işbirliğiyle düzenlenen, “Dikkat! Kadın” adlı sergi Toyota Onatça Plasa’daki Onatça Sanat Galerisi’nde sürüyor. Çağdaş ressamların eserlerinin yer aldığı, küratörlüğünü Denizhan Özer’in yaptığı sergi, 15 Şubat tarihine dek sanatseverlerin izlenimine açık olacak. (0322 3467171)

 TARSUS

Sevtap İnal’ın, “Hayatın Penceresinden” konulu fotoğraf sergisi Tarsus Mehmet Bal Sanat Galerisi’nde sürüyor. Geliri ÇYDD’ye bağışlanacak sergiyi sanatseverler 20 Şubat tarihine dek izleyebilecek. (0324 6162515)

 GAZİANTEP

Vedat Akkök, Bünyamin Küçükkürtül, Mehmet Akif Orçan ve Mehmet Akif Kaplan’ın yağlıboya çalışmalarının yer aldığı ortak resim sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 22 Şubat tarihine dek izlenebilir.(0342 336 60 66)

 Müzik

 İSTANBUL

Jolly Joker’de yarın akşam Baler saat 21.00’de, çarşamba günü Sarp saat 21.00’de, perşembe günü Fettah Can saat 21.00’de, cuma günü Emre Aydın saat 22.00’de, cumartesi günü Levent Yüksel saat 22.00’de dinlenebilir. (0 212 249 07 49)

Ghetto’da çarşamba günü Odyll saat 21.45’te, Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars perşembe günü saat 22.30’da, cuma günü BaBa Zula saat 22.45’te, cumartesi günü İstanbul Soul Nights saat 22.45’te. (0212 251 75 01)

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda cuma günü İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası konseri saat 20.00’de başlayacak. (0212 373 11 00)

Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yarın akşam Osman Ziyagil saat 20.00’de, çarşamba günü Suzy saat 20.00’de ve cumartesi günü Hezarfen Sanat Ney Topluluğu saat 20.00’de dinlenebilir. (0212 232 98 30)

Caddebostan Kültür Merkezi’nde çarşamba günü 20.00’de “Müzik ve Dostluk” resitali, Hakan Aysev ve Ümit Zileli’nin “Öykülerle Türk Filmi Aşkları” perşembe günü 20.00’de. (0216 467 25 68)

Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi günü Ferhat Göçer saat 21.00’de ve pazar günü ise saat 18.00’de Pentagram sahnede olacak. (0216 362 11 61)

Refresh The Venue ’de perşembe günü saat 20.00’de Yalın – Sevgililer Günü Özel Konseri görülebilir. (0212 346 20 60)

Garajistanbul ’da perşembe günü Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer Sevgililer Günü Özel saat 20.30’da. (0212 244 44 99)

Salon İKSV’de cuma günü Bebe konseri saat 21.30’da ve cumartesi günü Mostly Other People Do The Killing konseri saat 21.30’da dinlenebilir. (0212 334 07 00)

İş Sanat’ta Die Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Ivor Bolton ve Gülsin Onay çarşamba günü saat 20.00’de. (0212 316 10 83)

Akbank Sanat’ta perşembe günü 20.00’de Ermir Abeshi (keman) ve Valentina Messa Su Ada Club’ta perşembe günü MFÖ konseri saat 22.00’de. (0212 263 73 00)

Süreyya Operası’nda Nicolas Dautricourt, Miguel da Silva, Yovan Markovitch, İris Şentürker’in çalacağı Piyanolu Kuartet Gecesi bu akşam saat 20.00’de. (0216 346 15 31)

Borusan Müzk Evi’nde çarşamba günü 20.00’de Güç Başar Gülle “İlk Renk”, perşembe günü 20.00’de Adachi Tomomi, cuma günü 21.30’da Eivind Aarset ve Jan Bang, cumartesi günü 21.30’da Laurent de Wilde Fly! konserleri görülebilir. (0212 336 32 71)

St. Georg Avusturya Lisesi’nde Avusturyalı Türk Sanatçılar Gerald Strasser, Fred Grasmug, Umut Pelit, Cüneyt Saka ortak Konseri perşembe günü 19.30’da başlayacak. (0212 244 42 55)

 ANKARA

Jolly Joker Ankara’da, Volkan Konak konseri 14 Şubat’ta saat 21.00’de, Gökhan Türkmen konseri 15 Şubat’ta saat 22.00’de, Mor ve Ötesi konseri 16 Şubat’ta saat 22.00’de, Fettah Can konseri 22 Şubat’ta saat 22.00’de, Murat Dalkılıç konseri 23 Şubat’ta saat 22.00’de, Epica&Katatonia konseri 24 Şubat’ta saat 21.00’de, Nil Karaibrahimgil 28 Şubat’ta saat 21.00’de. (0 312 424 11 11)

Tiyatro

 İSTANBUL

Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Açıl Kafam Açıl”

cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te.

Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Sidikli Kasabası” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de,

pazar 15.00’te. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Çirkin” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te.

Küçük Sahne’de “Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te.

Küçükçekmece Dt Sahnesi’nde “Antigone” perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te.

Zeytinburnu Sahnesi’nde “Ay Ecesi” cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te.

Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo ” yarın ve çarşamba saat 20.00’de.

Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Troyalı Kadınlar” perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de. (0 212 292 39 00)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Yüzleşme” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da.

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Türkiye Kayası” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da.

Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “İstanbul Efendisi” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de,

pazar 15.30’da. Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Büyünün Gözleri” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da.

Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da.

Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Mutfak Söyleşileri” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da.

Ümraniye Sahnesi’nde “Kabare” çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00’de, pazar 15.30’da. (0 212 455 39 00)

Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyi Müzikali” perşembe 20.30’da. “Sıkıyönetim” cuma günü 20.30’da. cumartesi günü

“Benim Güzel Pabuçlarım” 11.00’de, “Sıkıyönetim” 20.30’da. Pazar günü “Hoşu’Nun Utancı” 11.00’de. “Hangisi Babası” 15.30’da. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Carrar Ana’nın

Silahları” çarşamba 20.30, “Medeni Hali Kadın” perşembe 20.30’da, “Carrar Ana’nın Silahları” cumartesi 11.00’de. (0212 414 96 47)

Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” cuma günü saat 20.00’de, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi saat 20.00 ve pazar saat 18.00’de. (0 212 251 18 65)

Dostlar Tiyatrosu oyunlarından “Ben Bertolt Brecht” bugün 20.30’da CKM’de. “Sivas 93” pazar günü Trump Towers Tiyatro Salonu’nda saat 16.00’da.

Kenter Tiyatrosu’nda “Toplu Hikâyeler” cumartesi 20.30 ve pazar 15.00. (0 212 246 35 89)

Tiyatro Pera’da “Kazaen” cuma ve cumartesi 20.00 ve pazar 18.30’da.

Oyun Atölyesi’nde “Oda ve Adam” yarın 20.30’da, “Basit Bir Ev Kazası” çarşamba 20.30’da, “Antonius ile Kleopatra” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 16.00 ve 20.30, pazar 16.00’da. (0 216 345 39 39)

nKumbaracı50’de yarın “Dertsiz Oyun” 20.30’da, “Cam Adımlar” 23.00’de, “Kimsenin Ölmediği bir Günün Ertesiydi” çarşamba, perşembe, cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.00’te. ( 0 212 243 50 51)

nİkincikat’ta bugün “Limonata” 20.30’da, yarın ve çarşamba “Barcelo” 20.30’da, cuma ve cumartesi “Yalnızlar Kulübü” 20.30’da. (0 212 292 32 47)

Duru Tiyatro’da “El-Bohem ‘Fikret Mualla’” ve “Aşk Her Yerde” cumartesi günü 20.30’da. (0 216 338 56 86)

Mekân Artı’da “Airswimming” bugün ve cuma 20.30’da, yarın “Hayaller ve Gerçekler” 20.30’da, çarşamba “Şiddet Üçlemesi 2 – Şeker” 20.30’da, cumartesi “Bizde Yok! ” 20.30’da. (0 212 224 57 56)

Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Meymenetsiz Musibet” bugün 20.30, yarın “Kara Sohbet” saat 20.30’da, “Eleniden Mektuplar” çarşamba günü 20.30’da, perşembe ve cumartesi “Biz Küçükken Babamla Oyunlar Oynardık” saat 20.30’da, pazar günü “Ayı ve Bir Evlenme Teklifi” 18.00’de. (0 212 252 74 52)

 ANKARA

Akün Sahnesi’nde, “33 Varyasyon” yarın ve 13, 14, 15 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 15.00’te, “Fosforlu Cevriye” 19, 20, 21, 22 Şubat’ta saat 20.00’de, 23 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Bir Delinin Hatıra Defteri” 26, 27 ve 28 Şubat’ta saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 19, 22 ve 24 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)

Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kış Gelmeden” yarın 13, 14, 15 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 15.00’de, “Yosunlar” 19, 20, 21, 22 Şubat’ta saat 20.00’de, 23 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 24 Şubat’ta saat 15.00’te, “Bir Hilal Uğruna” 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 21, 26 ve 28 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 316 59 02)

Büyük Tiyatro’da, “Aşk Hastası” 12, 15 Şubat’ta saat 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 15.00’te, “Kerbela” 19, 22 Şubat’ta saat 20.00’de, 24 Şubat’ta saat 15.00’te, “Hürrem Sultan” 26 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 324 22 10)

Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Cyrano De Bergerac” yarın ve 13, 14, 15, 16, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 15.00’te, “Aşk Hastası” 19, 20, 21, 22 Şubat’ta saat 20.00’de, 23 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 24 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)

Küçük Tiyatro’da, “Venedik Taciri” 12, 13, 14, 15 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 15.00’te, “Ben Ödüyorum” 19, 20, 21, 22 Şubat’ta saat 20.00’de, 23 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 24 Şubat’ta saat 15.00’te, “Çirkin/İstanbul DT” 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan”, 20 ve 22 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

Oda Tiyatrosu’nda, “Euridice’nin Elleri” 12, 13, 14, 15, 16 Şubat’ta saat 18.30’da, “Hüzzam” 19, 20, 21, 22, 23 Şubat’ta saat 18.30, “Kontrabas” 26, 27, 28 Şubat’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 13, 14, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 15.00’te, “Cesaret Ana ve Çocukları” 20, 21 Şubat’ta saat 20.00’de, 23 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

Şinasi Sahnesi’nde, “Dolares Claiborne” 12, 13, 14, 15, 26, 27, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi” 17 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 397 30 24)

Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” 15, 22, 23 Şubat’ta saat 20.00’de, 16 Şubat’ta saat 17.00 ve 20.00’de, “Zübük” 17, 24 Şubat’ta saat 15.30’da, “Giderayak” 23 Şubat’ta saat 17.00’de, “Dans Eden Eşek/çocuk oyunu” 20 Şubat’ta saat 10.30’da. (0 312 417 76 76)

Mavi Sahne’de, “Tuluatmasyon/Her şey doğaçlama komik gösteri” 23 Şubat’ta saat 20.00’de, “Gıres” 15, 16 Şubat’ta saat 20.00’de, 17 Şubat’ta saat 17.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 22 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)

Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiçyemez Prenses/çocuk oyunu” 16 Şubat’ta saat 12.00’de, “Bebek Tiyatrosu/Acaba Kutuda Ne Var?” 17 ve 24 Şubat’ta saat 12.00’de, “Şeker Çocukların Düşleri/çocuk oyunu” 23 Şubat’ta saat 12.00’de. (0 312 418 02 98)

Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Tiyatro Pembe Kurbağa oyuncuları tarafından sahnelenecek “Karagöz Düş Zengini” adlı çocuk oyunu 16 Şubat’ta saat 10.30’da, Serhan Sarıkaya/Pandomim Gösteri 23 Şubat’ta saat 10.30’da. (0 312 442 30 50)

 ADANA

Adana Devlet Tiyatrosu, Alfonso Paso’nun yazdığı, Hale Kuntay’ın dilimize çevirdiği ve Ali Hürol’un yönettiği, “Kırkından Sonra” adlı oyunu bu hafta da sahneleyecek. Oyun, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşturulacak. Fuaye Sahne’de, Muzaffer İzgü’nün yazdığı, Boğaçhan Sözmen’in yönettiği, “Sınır” adlı oyunla çarşamba, perşembe ve cuma günü 18.00’de tiyatroseverlerin karşısına çıkacak olan ADT sanatçıları, Sönmez Atasoy’un yazdığı, Yeliz Tekman’ın yönettiği, “Yedi Köyün Yargıcı” adlı oyunu da çarşamba ve cuma günü 14.00’te, pazar günü ise 11.00’de küçük tiyatroseverler için sunacak. (0322 3523355)

SAMSUN

Samsun’lu sanatseverler, Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Karı koca arasında ufak tefek cinayetler” adlı tiyatro oyununu 12-13 Şubat saat 20.00’de AKM Büyük Salon’da izleyebilecekler. Erıc-Emmanuel Schmıtt tarafından yazılan ve Mustafa Kurt tarafından sahneye uyarlanan 2 perdelik oyun kadın-erkek ilişkisi tüm yönleriyle anlatıyor.

(0 362-431 21 00)

 Opera-Bale

 İSTANBUL

Tim Show Center’da Ankara Devlet Opera Balesi “Harem” bu akşam ve yarın akşam saat 21.00’de izlenebilir. (0212 286 66 86)

Süreyya Operası’nda Senfonik Minyatür balesi yarın ve perşembe günü saat 20.00’de başlayacak.

Fulya Sanat’ta “Mançalı Şövalye (Don Kişot)” müzikali bu akşam, yarın, çarşamba ve perşembe günü saat 20.00’de görülebilir. (0212 215 60 29-36)

 ANKARA

Opera Sahnesi’nde, “Karyağdı Hatun/opera” 20 Şubat’ta saat 20.00’de, “Notre Dame’ın Kamburu/bale” 14, 21, 28 Şubat’ta saat 20.00’de, “Macbeth/opera” 27 Şubat’ta saat 20.00’de, “Töre/dans” 13 Şubat’ta saat 20.00’de, “20. Yıl Galası/modern dans” 16 Şubat’ta saat 20.00’de, “Harem/bale” 18 Şubat’ta saat 20.00’de, “Saraydan Kız Kaçırma/opera” 23 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

 SAMSUN

Samsun Devlet Opera ve Balesi Aliş ve Maviş adlı müzikli çocuk oyunu için perdelerini AKM Küçük Sahne’de 11 ve 18 Şubat saat 10.30’da açacak. İlköğretimde okuyan küçük seyirciler için sergilenen oyunda her canlının kendi doğal ortamında yaşamasının önemi vurgularken çevre kirliliğine de dikkat çekiliyor.

 

Çocuğunuz veya Siz : Davul Dersi Aldığınızda Neler Oluyor?

Bateri /Davul Öğrencimiz Atilla Pazarlı

Davul çalmak fizyolojik etkiler oluşturur. Sadece bir aerobik egzersiz gibi kalp hızı ve kan akışını hızlandırır. Davul çalma sürecinde sağ ve sol beyin çalışır. Bu iki beyin lobu duygular, anlayış, bütünleşme, kesinlik, inanç ve gerçeklik algısı üretir. Bu süreçte davul çalmak bir meditasyon gibidir. Yakın tarihli bir çalışmaya göre davul çalan kişilerin IQ puanlarında yükseliş  görülmektedir. Davul çalmak ayrıca pek çok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yorgunluk, depresyon, hipertansiyon, kronik ağrılar hatta kanser.

Davul çalmak sadece bir şeylere vurmak değildir. Çocuğunuz davul dersi aldığında aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da sahip oluyor, refleksleri gelişiyor.

Müziğin temellerini küçük yaşta kazanmaya başlıyor. Büyüdükçe müzik odaklı oluyor ve buna uygun bir çevre ediniyor. Müzikle yetişen çocukların diğerlerine oranla daha aktif ve özgüven sahibi olduğu görülmüştür.

Bir yetenek kazanmak! Her anne-baba çocuğunun yaptığı güzel ve çevresi için örnek olan şeylerle gurur duyar. Davul çalmak bunlardan en havalı olanı!

Vücut gelişimi için önemlidir. Çünkü davul çalmak dik durmak, tutuş, vuruş, oturuş gibi önemli kurallarla başlar.

Kısaca Davul Çalmanın Gelişimine Katkıda Bulunduğu Konular:    Ruhsal gelişim, vücut gelişimi, zeka, duygusal durum, sosyallik

Yeteneğim yok bahanesine katılmıyoruz. Önemli olan doğru yönlendirme ve eğitim. Müzik, ritm kulağım yok, yeteneğim yok şeklinde duyumlar alırsınız. Ama gerçekte böyle bir şey yoktur. Yani müzik kulağı veya ritm kulağı olmayan insan yoktur. İstikrarlı çalışmayan kişi vardır.
Bir araştırmaya göre:

Finlandiyalı bilim adamları depresyon şikayeti olan 79 gönüllü üzerinde inceleme başlattı. 2 gruba ayrılan gönüllülerden birinci grup bir psikologlar görüşürken ikinci gruba 20 seans müzik terapisi dersi eklendi. Müzik terapisinde bateri çalmaları istendi.

Araştırmanın sonucunda müzikle ilgilenenlerin daha kolay iyileştiği görüldü. Jyväskylä Üniversitesi’nden Prof. Christian Gold, “Testler müzik terapisinin normal terapiyle birlikte yürütüldüğünde çok faydalı olduğunu gösteriyor. Bu sayede kişiler depresyondan çok daha hızlı bir şekilde kurtulabilir,” dedi.

Gold’a göre müzik kişilerin iletişimini ve tarif edemediği duyguları kolayca açığa vurmasını sağlıyor. Bazı durumlarda müzik terapisi, psikolog ile geçirilen zamandan daha etkili sonuçlar verebiliyor.

Yazar: Erhan KARACA

Nar Sanat Eğitim Kursu,  Bateri Eğitmeni

Her yılın 25 Şubat günü “European Cultural Association-Avrupa Kültür Derneği” aracılığıyla kutlanmakta olan “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün bu yılki ev sahibi İstanbul olarak seçildi.

Navelli/Palazzo Santucci, fotoğraf: Franco Soldani

Kutlamaların merkezi Bologna (İtalya), Torino (İtalya), Malaga (İspanya) kentlerinden sonra bu yıl İstanbul oldu ve 25 Şubat günü, başta İstanbul olmak üzere Avrupa, Amerika, Orta

ve Uzak Doğu dâhil olmak üzere dünyanın ulaşılır her yerinde Commedia dell’Arte ile ilgili gösteriler ve tanıtımlarla kutlandı. Ayrıca 25 Şubat Dünya Commedia dell’Arte Günü kapsamında 22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi gerçekleşecek.

2010 yılında Dario Fo, 2011 yılında Roberto Tessari, 2012 yılında Miguel Romero Esteo tarafından kaleme alınan bildirilere bu yıl Türkiye’den tiyatro eleştirmeni Üstün Akmen’in mesajı eklendi.

Üstün Akmen’in “2013-Dünya Commedia Dell’Arte Günü” üzerine bilgilendirici tanıtımı şöyle:

25 Şubat Uluslararası Commedia dell’Arte Günü’nün 4. yıldönümünü kutlarken İtalyan Kültür ve Sanat Birliği (SAT) bir ileti hazırlamamı isteyerek onurlandırdı beni. Bu vesileyle, İtalya’da doğan, ama günümüzde bütün dünyaya yayılmış olan Commedia dell’Arte geleneğini tanıtmak amacıyla tiyatrocu dostlara, dünyadaki tüm tiyatroseverlere sesleniyorum.

Önce şunu söylemeliyim ki, Commedia dell’Arte, yaklaşık iki yüzyıl kadar Avrupa tiyatrosunu etkisi altına almış, çeşitli ülkelerin tiyatro yaşantılarını derinden etkilemiş İtalyan halk tiyatrosu geleneğinin adıdır.

Diğer taraftan, Commedia dell’Arte, bir kültür geleneği haline gelen, popüler kökenlerden türemiş organik ve güçlü bir gelişimin koruması altına girmezden önce, halkın geçmişteki bilgilerinin parçası olan bir halk olayı olarak tarihe kazınmıştır.

Bu halk olayının, anadili farklı insanların konuştukları teatral dili bulmalarını sağlayan yol olduğunda da ayrı bir gerçek payı vardır.

25 Şubat Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü’nün bu yılki ev sahibinin İstanbul olması da bence bir rastlantı sayılmamalıdır. Nedenine gelince, açık alanda halkın ortasında oynanan geleneksel Türkiye halk tiyatrosu olan “ortaoyunu” kökleri de mimuslara ve commedia dell’Arte oyunlarına uzanmaktadır. Commedia dell’Arte ile Ortaoyunu arasındaki kişiler, konular, kurgu benzerlikleri şaşırtıcıdır.

Batılı incelemeciler Commedia dell’Arte’nin geleneksel Türkiye tiyatrosu üzerindeki etkisi üzerinde durmuş; bu etkinin kaynağını Türklerin Venedik ve Cenevizlilerle uzun süren ilişkilerine bağlamışlardır. Arlecchino, Pantalone, Scaramuccia, Colombina’nın sırasıyla Pişekâr, Kavuklu, Sevgili (Çelebi) ve Zenne tiplerine benzemeleri hiç kuşkusuz tesadüf değildir. Gerçekten de iki gelenek arasındaki yakınlığı Pişekâr’ın kullandığı pastav/şakşak ile Arlecchino’nun tahta sopası (battocio) arasındaki benzerlik de desteklemektedir.

Diğer taraftan, Ortaoyunu’ndaki “orta” sözcüğünün Commedia dell’Arte’deki “arte” sözcüğü ile benzerliğinin de etkilenmenin doğrudan kanıtı olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca, benzerlikler elbette bunlarla da sınırlı değildir: Bir ortaoyunu terimi olan “palanga” (meydan) sözcüğü, İtalyancadaki “palanca”yı; ortaoyunu kişilerinden ayyaş’a verilen isim olan “Matiz” sözcüğü “madidus”u (ayyaş) çağrıştırmaktadır.

Commedia dell’Arte’nin doğasında şenlik ruhu olduğundan, Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü’nün de şenlik havası içinde kutlanması gerektiğine inanmaktayım. Şenliğin hayatın ve kültürün gizli gücünü ve dinamizmini dışa vurduğunu, toplumda egemen kılınmaya çalışılan güçlerin, ideolojilerin bastırmaya çalıştıkları dinamikleri gün ışığına çıkardığını açık yüreklilikle savunuyorum.

Şenliğin bireyi değil topluluğu eksene aldığını, böylece topluluğun diğer bireyleriyle, samimi ve köklü ilişkiler kurarak varolma ve paylaşma sevincini hayata geçirme imkânı yarattığı kanısındayım.

Şenlik anlayışında olduğu gibi, Commedia dell’Arte dünyasında da her an her şeyin olabileceği, sınırların kalktığı, her türlü aşırılığın, abartının mümkün olduğu, gülünç ve korkunçluk karşıtlığının bir arada olduğu grotesk bir zemin vardır.

2013-Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü, şenlik havası içinde tiyatroculara, tiyatroseverlere kutlu olsun.

****

Faction of Fools tiyatro kumpanyası tarafından 2010 yılından bu yana bütün dünyada düzenlenen etkinliklerle ilgili olarak, İtalyan Kültür ve Sanat  Birliği (SAT) tarafından “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün amacı İtalya’da doğan, ama bugün bütün dünyaya yayılan bu geleneği tanıtmak olarak özetlendi. Diğer taraftan, UNESCO’nun önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (I.T.I) tarafından ilan edilen “Dünya Tiyatro Günü’nde olduğu gibi, aynı kurum tarafından kabul edilen “Dünya Commedia dell’Arte Günü”nün de bütün tiyatro topluluklarına ve bireylere açık olduğu açıklandı.

Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi, 22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de…

Bu proje kapsamında yapılacak etkinliklerden birisi de Tiyatro Barbone’nin misafir ettiği Mario Gallo’nun vereceği “Maske Yapımı Atölyesi”.

Tiyatro Barbone’nin uluslararası partneri Teatro Ricerche’nin Sanat Yönetmeni Mario Gallo’nun vereceği atölyede katılımcılar kendi maskelerini yapmayı öğrenmenin yanısıra Commedia dell’Arte hakkında kapsamlı bilgi sahibi de olabilecekler. Atölye sonunda katılımcılar evlerine dönerken yapmış oldukları maskelerini de yanlarında götürecekler.

Mario Gallo ile Commedia dell’Arte Atölyesi
25 Şubat Dünya Commedia dell’Arte Günü kapsamında
22-23-24 Şubat’ta Kumbaracı50′de…
Atölye çalışması İtalyanca olacak, Türkçe ardıl çeviri yapılacaktır.

Atölyede yapılan maskelerden biri 25 Şubat’ta İtalyan Kültür Merkezi’nde yapılacak sergide yer alacak.

Bilgi ve Rezervasyon için:
0 532 684 32 03

Kaynak : (-)

58- Eurovision Şarkı Yarışması’nda, İrlanda’yı temsil edecek şarkıyı belirlemek amacıyla yapılan yarışmada, 3 Türk ve 2 İrlandalı müzisyenden oluşan Inchequin adlı grubun seslendireceği “Son Kez” adlı şarkı, finale kalan 5 şarkı arasına girmeyi başardı.

Inchequin grubu Sinead Bradley, Hugh O’Neil ile Ayda Tunçboyacı, Tevfik Kulak ve Selin Türkoğlu’ndan oluşuyor.

İrlanda’dan Eurovision’a Türkçe şarkı: Son Kez

Şarkının adı Türkçe olsa da büyük bir bölümü İngilizce seslendiriliyor.

Buna karşılık şarkının nakaratlarında yer alan “Son kez, son kez” ve “Son kez yağmur yağacak”şeklindeki sözleriyse şarkıda bir çok kez tekrarlanıyor.

“Son Kez” parçası finale kalmayı başarırsa finalleri 14 ve 16 Mayıs’ta, büyük finali ise 18 Mayıs’ta İsveç’in Malmö kentinde yapılacak 58. Eurovision Şarkı Yarışması’nda İrlanda’yı temsil edecek.

Eurovision şarkı yarışmalarına ilk kez 1965’te giren ve 1983 ile 2002 yıllarında yapılanlar hariç tüm Eurovision şarkı yarışmalarına katılan İrlanda, bu önemli müzik etkinliğindeki en başarılı ülke.

İlk kez 1970’de birincilik elde eden İrlanda, 7 kez birinci olma başarısı gösterdi. Ayrıca İrlanda, 1992, 1993 ve 1994’te Eurovison şarkı yarışmalarında peşpeşe birincilikler elde ederek, şimdiye kadar yarışmaya katılan hiçbir ülkenin elde edemediği bir başarıya da imza attı.

Eurovison yarışmalarına genellikle İngilizce parçalarla katılan İrlanda, daha önce yalnızca bir kez, 1972 yılında İrlandaca bir şarkıyla sahneye çıktı.

Türkiye’de yaşamaya karar vererek, 2009’da Bodrum’un Gümüşlük beldesine yerleşen İrlandalı müzisyenler Bradley ile O’Neil’in, burada tanıştıkları Türk sanatçılarla bir grup kurmak istemeleri üzerine Inchequin grubu ortaya çıktı.

Önce Türk ve İrlanda folk müziğini harmanlayarak Bodrum’da çalışmalarını yürüten grup, halen bir Türk-İrlanda ortak filmi The Famine’in film müziği üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Film, 1845 yılında Osmanlı İmparatorluğu’ndan, yaşanan kıtlık nedeniyle İrlanda’ya gönderilen 3 gemi dolusu gıda yardımı ile 10 bin İngiliz sterlininden oluşan maddi yardımın hikayesi anlatılıyor.

Gruptaki Türk müzisyenler arasında yer alan keman sanatçısı Tunçboyacı, ünlü Türk müzisyen ve besteci Onno Tunç’un kızı.

Grubun diğer üyesi Türkoğlu ise asıl tutkusu şarkı söylemek olsa da, uzun yıllar televizyon sunuculuğu da yapmış bir sinema sanatçısı.

İrlanda ile de bağları bulunan Türkoğlu’nun üvey babası ile 2 üvey kardeşi İrlandalı.

Grubun son Türk üyesi trompet ve piyano sanatçısı Kulak ise İstanbul Devlet Orkestrası’nda yer almasının yanısıra, Diana Ross, Whitney Houston, Pavarotti, Jose Carreras, Montserrat Caballe and Sarah Brightman gibi müzik dünyasının önde gelen isimleriyle birlikte canlı müzik yapmış usta bir müzisyen.

Kulak, aynı zamanda “Son Kez” adlı parçanın aranjmanını da yapan isim.

Gruptaki İrlandalı müzisyenler olan Bradley ve O’Neil ise 19 yıldan bu yana çalan ve şarkılar yazan iki müzisyen. Dünyada 19’u aşkın ülkede geniş çaplı turnelere katılmış sanatçıların yaptıkları, orjinal şarkı ve ezgilerden oluşan 6 albümü bulunuyor.

Bradley gruba üflemeli çalgı, vokal ve mandolin ile katkı verirken baş vokalist O’Neil ise aynı zamanda elektro ve akustik gitar ve mandolin çalıyor.

Inchequin grubunun akıl hocalığını ise İrlanda’ya 1980 yılında birincilik kazandırmış “What’s Another Year” adlı parçanın bestecisi Shay Healy yapıyor.

Healy, “Son Kez” adlı parça hakkındaki görüşlerini şöyle dile getiriyor:

“Hemen her toplantıda söylenebilecek kadar sade bir şarkı arıyordum ve “Son Kez” bu amacı kusursuzca yerine getiriyor. U2’yi andıran gitar tıngırdamalarının olduğu açılışından, Türk ve İrlanda üflemeli çalgısı ve kemanlarının Riverdance tarzı hoş kombinasyonuna kadar şarkı dinleyicilere İrlanda ve Türk kültürlerinin en örneğini veriyor. Çok güçlü bir hikayesi olan sözleriyse şarkıya, hareketli bir İrlanda baladında olduğu gibi kolayca yayılan bir güç ve ritim kazandırıyor”

“Son Kez” parçası, 22 Şubat’ta İrlanda’da yapılacak finalde, Kase grubunun seslendirdiği “Kiss” , Aimée Marguerite Fitzpatrick’in seslendirdiği “Crashing Down” , ZoeAlexis Bohorquez’in seslendirdiği “Fire”ve Ryan Dolan’ın seslendirdiği “Only Love Survives” adlı parçalarla yarışacak.

 

Kaynak : [-]

2006 yılında  Milli Eğitim Bakanlığının da sansür istediği, (Bakınız)Ressam Eugene Delacroix tarafından 1830’da yapılan ve Fransız devrimini anlatan “Halka Önderlik eden Hürriyet” isimli tablo, müzede bir ziyaretçi tarafından kısmen tahrip edildi. 

Fransız devrimini anlatan ve ülkenin sembollerinden biri olan tarihi tabloya, sergilendiği Louvre müzesinin Lens kentindeki binasında 28 yaşındaki bir ziyaretçi kadın üzerine yazdığı yazıyla zarar verdi.

Müze görevlileri tarafından gözaltına alınan kadının, ünlü tablonun üzerine, 30 santimetre uzunluğunda ve 6 santimetre genişliğinde “AE911” harf ve rakamlarını çizdiği ortaya çıktı. Genç kadın olayın ardından gözaltına alındı.

Louvre müzesinin, zarar gören tarihi tablonun eski haline getirilmesi için bir çalışma başlattığı bildirildi.

Bu arada, tablonun üzerine yazılan “AE911” ifadesinin, ABD Kongresi’ne 11 Eylül saldırılarıyla ilgili etkili ve bağımsız bir soruşturma açması talebinde bulunan ve şu ana kadar bin 768 mimar ve mühendis ile yaklaşık 16 bin vatandaşın imza attığı kampanyayı yürüten grubun adıyla aynı olması Fransız basınında yoğun ilgi görüyor.

Elbette Anne/Baba olmak bir sanattır. Ancak her sanat dalında olduğu gibi bu sanat dalını da öğrenmek gerekir ki buda ancak eğitim ve gayretle mümkündür. Buradan hareketle Nar Sanat sizler için çalışıyor.

NAR SANAT’da “Ebeveyn  Koçluğu Eğitimi” başlıyor!  Bu eğitim ile çocuklarınızla daha uyumlu, daha az çatışan ve birbirini anlayan bir ilişki için  farkındalık yaşayacak ve bilgi sahibi olacaksınız. Bu eğitimde 6 hafta süreyle  hem bir keşif yolculuğu, hem de bir gelişim süreci deneyimleyeceksiniz.

Anne baba olma sanatı  için bir adım atarak kendiniz  ve çocuğunuz için şikayet etmekten fazlasını yapabilirsiniz. Bunun için beklediğiniz fırsatı sizlere hazırladık…

Program içeriğinde neler var diye düşünüyorsanız…

İşte birkaç konu başlığı..

  • Çocuklarının duygusal dünyalarını ve yaşadıkları sıkıntılı süreci daha iyi anlamak ve İlişkilerinizdeki  farkındalık düzeyinin artmasıyla, çocuklarıyla duygusal yakınlaşma
  • Hatalı ebeveyn tutumları ve doğruları
  • Huzur ve  pozitif yaklaşım potansiyelini daha rahat ortaya nasıl çıkacağını,
  • Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmanın anlamını,
  • Özgüven,öz değer ve öz saygı ,başarı  kavramlarını  anlamını ve hayatımızdaki yerini
  • En önemlisi kalıplarımızı ve kalıpların size ne yaptığını  ve bunlardan nasıl kurtulabilineceğini

Ve elbette daha pek çok şey…

Nar Sanat sizleri Koçluk eğitmeni ve Yazar Neslihan ERDOĞDU’ ile “Ebeveyn Koçluğu Eğitimi” ‘ ne çağırıyor.

 Program Tarih ve Günleri 

Programımız Haftada 1 gün üç saat şeklinde, toplam olarak 6 hafta devam edecek olup katılımcılara Nar Sanat’ tarafından hazırlanıp Neslihan ERDOĞDU imzalı

“Ebeveyn Koçluğu Eğitimi” katılım belgesi verilecektir.

1. 21 Şubat    Perşembe 

2.28 Şubat     Perşembe 

3.07 Mart       Perşembe 

4.14 Mart       Perşembe 

5.21 Mart       Perşembe 

6.28 Mart      Perşembe 

 Saat 12:00-15:00 

Toplam 18 Saat 

Adres detayı için lütfen” İLETİŞİM”’i tıklayınız.

Anadolu’nun pek çok şehrinde gerçekleşecek sanat ve kültürel faaliyetleri aşağıda okuyabilirsiniz.

Başkentte Kültür Sanat

Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun hazırladığı, “Gündüz ve Gece” bugün yapacağı prömiyerle sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun hazırladığı, “Gündüz ve Gece” bugün yapacağı prömiyerle sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Bu yıl 16’ncısı düzenlenen “Uluslararası Ankara Caz Festivali”, bu hafta da 5 konserle devam edecek

Devlet Tiyatroları 18, Devlet Opera ve Balesi ise 7 eserle sanatseverlerin karşısına çıkacak.

Başkentte bu hafta gerçekleşecek bazı etkinlikler şöyle:

-Tiyatro-

Akün Sahnesi: 

“Bir Delinin Hatıra Defteri” bugün, yarın ve 9 şubat’ta seyredilebilecek. Erdal Beşikçioğlu’nun performans sergilediği oyunun proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler, dekor ve giysi tasarımını ise Sertel Çetiner üstleniyor.

“Pal Sokağı Çocukları”, 9 ve 10 Şubat’ta minik tiyatroseverlerle buluşacak.

İskender Altın’ın yönettiği, Moises Kaufman’ın yazdığı “33 Varyasyon” 12 ve 13 Şubat’ta izlenebilecek. Oyunda, Erdal Küçükkömürcü, İpek Çeken, Meltem Baytok, Mehmet Akay, Ulaş Ersoy, Eda Aydınlı, Tunç Yıldırım rol alıyor.

Altındağ Tiyatrosu:

“Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” bugün, yarın, 9 ve 10 şubat’ta sahnelenecek.

Füruzan’ın yazdığı, Funda Mete’nin yönettiği “Kış Gelmeden” 12 ve 13 Şubat’ta temsil verecek.

Büyük Tiyatro:

Orhan Asena’nın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu’nun yönettiği “Hürrem Sultan” yarın ve 10 Şubat’ta seyirciyle buluşacak.

Kenan Işık’ın Şeyh Galib’in eseri Hüsn ü Aşk’tan esinlenerek yazıp yönettiği

“Aşk Hastası” ise 12 Şubat’ta seyredilebilecek.

Cüneyt Gökçer Sahnesi:

“Cyrano de Bergarac” bugün, yarın, 9, 12 ve 13 Şubat’ta sahre alacak. Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği, Edmond Rostand’ın yazdığı, Sabri Esat Siyavuşgil’in çevirdiği oyunda Durukan Ordu, Zeynep Yasa, İrfan Kılınç, İsmet Numanoğlu ve Edip Tümerkan rol alıyor.

Çocuk oyunun “Karlar Kraliçesi” 10 Şubat’ta izlenebilecek.

Küçük Tiyatro:

“Ben Ödüyorum”, bugün, yarın 9 ve 10 Şubat’ta seyircinin karşısına çıkacak. Bulgar yönetmen Vladlen Alexandrov’un yönettiği oyunda Olcay Kavuzlu, Şevki Çepa, Sinem Şahin, Nurcan Süer ve Ceren Narinoğlu’nun rol alıyor.

Shakespeare’nin aynı adlı eserinden uyarlanan “Venedik Taciri” ise 12 ve 13 Şubat’ta temsil verecek.

Oda Tiyatrosu:

“Krem Karamel”, bugün, yarın ve 9 Şubat’ta sahnelenecek. Zeynep Kaçar’ın yazdığı, Ünsal Coşar’ın yönettiği oyunda Servet Pandur, Burak Talı rol alıyor.

“Euridice’nin Elleri”, 12 ve 13 Şubat’ta seyredilebilecek. Pedro Bloch’un kaleminden Yurdaer Okur’un yönettiği, oyunda aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerini tanıyamayan insanların evliliklerinin nasıl iflasa sürüklediği anlatılıyor.

Stüdyo Sahne:

Rick Cleveland’in yazdığı, İlham Yazar’ın yönettiği “Jerry ve Tom” yarın, 10 ve 12 Şubat’ta izleyiciyle buluşacak.

İrfan Şahinbaş Sahnesi:

“Cesaret Ana ve Çocukları”, yarın ve 9 Şubat’ta tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Brecht’in yazdığı, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği oyun savaştan ekmeğini çıkarmaya çalışan Cesaret Ana’nın üç çocuğunu savaşa kaptırmama çabası konu ediliyor.

İlham Yazar’ın yönettiği, Tolga Tekin, Mesut Turan, Murat Çidamlı, Buğra Koçtepe rol aldığı “Yastık Adam” 13 Şubat’ta temsil verecek.

Şinasi Sahnesi:

Stephen King’in yazdığı, Sinemis Candemir’in çevirdiği “Dolores Claiborne”, 12 ve 13 Şubat’ta sahne alacak.

-Opera-

Opera Sahnesi: Modern Dans Topluluğu’nca hazırlanan “Gündüz ve Gece” adlı modern dans gösterisi, bugün prömiyer yapacak. Eserin koreografisini Roberto Scafati üstlenirken, dekoru Talat Ayhan, kostümleri ise Gazal Erten tasarladı.

“Notre Dame’in Kamburu”, balesi 9 Şubat’ta sanatseverlerle buluşacak.

“Macbeth” operası 11 Şubat’ta izlenebilecek.

Dans tiyatrosu “Töre”, 13 Şubat’ta sahne alacak

Operet Sahnesi: “Seslerle Anadolu” müzikli gösterisi 10 Şubat’ta seyredilebilecek.

“Bir Parça Aşk İksiri” konseri seslendirilecek.

“Bir Tenor Aranıyor” Müzikal komedisi 12 Şubat’ta temsil verecek.

-Konser-

Ankara Caz Derneği’nin düzenlediği “16. Ankara Caz Festivali” kapsamında konserler devam ediyor.

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde bugün “Alp Bora Quartet”, yarın ise

“Guitar Summit: Şinasi Celayiroğlu Quartet + Bilal Karaman-Patika + Akın Eldes Trio” sahne alacak.

“Murat İşbilen Quintet” ile “Önder Focan Grup feat. Meltem Ege”, 9 Şubat’ta ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde konser verecek.

“Onur Aymergen Trio feat. Cenk Erdoğan”, 13 Şubat’ta Başkent Üniversitesi İhsan Doğramacı Salonu’nda caz severlerle buluşacak.

-CSO

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), bugün ve yarın Burak Tüzün’ün şefliğinde, Peter Hoerr’in “Viyolonsel”, Dinçer Özer’in “Vurmalı Çalgılar”da solist olarak sahneye çıkacağı konserde Vurmalı Çalgılar Topluluğu’da performans sergileyecek. CSO Konser Salonu’nda gerçekleşecek programda, Jean-Louis Duport’un

“6.Viyolonsel Konçertosu re minör”, Franz Joseph Haydn’ın “Viyolonsel Konçertosu re majör” ve G.BizeT – R.Shchedrin’in “Carmen Vurmalı Çalgılar ve Yaylı Sazlar için Süit” besteleri icra edilecek.

-BSO-

Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 9 Şubat’ta vereceği konserde Şef Işın Metin’in yönetiminde BorusanQuartet’ten kemanda Esen Kıvrak ve Olgu Kızılay, viyolada Efdal Altun ve viyolonselde Çağ Erçağ sahne alacak.

Bilkent Konser Salonu’ndaki programda G. Rossini’nin “William Tell” Uvertürü, L. Spohr’un “Yaylı Sazlar Kuarteti” ve “Orkestra için Konçerto, La minör Op.131”, D. Shostakovich’in de “Senfoni No.15,” ile “La majör Op.141” adlı eserleri seslendirilecek.

-Cer Modern-

Stüdyocer’de genel sanat yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu’nun üstlendiği, İlham Yazar’ın yönettiği “Mojo”, yarın ve 9-10 Şubat’ta tiyatroseverlerle buluşacak.

Çağdaş Türk sanatının önemli isimlerinden Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” adlı sergisi devam ediyor.

Gerçek Kötüler Sanat Kolektifi’nin “Bizzat Ben Kendim-Bir ikilem olarak Ben” karma sergisi sürüyor.

Erzurum’da Kültür Sanat

“Çıkmaz Sokak Çocukları” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Erzurum Devlet Tiyatrosu (EDT), bu hafta

“Çıkmaz Sokak Çocukları” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Lylee Kessler’ın yazdığı, Kuvvet Yurdakul’un yönettiği “Çıkmaz Sokak Çocukları” adlı oyunda, Emrah Keskin, Levent Aras, Sezai Yılmaz rol alıyor.

Dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Funda Çebi Bozdoğan, ışık tasarımını Eser Dursun’un üstlendiği oyunda, sisteme rağmen hayata tutunmaya çalışan 3 yetim ve “Amerikan Rüyası”nın trajikomik halleri anlatılıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 9 Şubat’ta 14.00 ile 19.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Mike Kenny yazdığı, Ebru Aytürk Evren’in yönettiği “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununda ise Merve Gül, Melike Durak, Kübra Tığtepe rol alıyor.

Oyunda, gökyüzünden uzaklardaki bir dağın arkasına düşen yıldızı bulmaya giden küçük kız “Cnthy”nin macera dolu hikayesi anlatılıyor.

Oyun, 10 Şubat Pazar günü saat 14.00’de izlenebilecek.

Trabzon’da kültür sanat 

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Şekil Bozukluğu” adlı oyunu sahneleyecek.

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Şekil Bozukluğu” adlı oyunu sahneleyecek.

Hayriye Ersöz’ün yazdığı, Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği “Şekil Bozukluğu” adlı oyunda Uğur Keleş, Emre Ön, Necdet Mert Hürol, Fitnat Didem Özkavukçu ve Sinem Bilgin rol alıyor.

Dekoru Aytuğ Dereli, kostümleri Töre Özsel, ışığı Yüksel Aymaz ve müziği Fatih Veli Ölmez’e ait oyunda, bekar bir kadının yalnızlığı ile hesaplaşması konu ediliyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, 9 Şubat Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’de Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Trabzon Büyükşehir Tiyatrosu, “Masanın Altında” adlı oyunu sahneleyecek. Roland Topor’un yazdığı ve Esen Özman’ın Türkçeye çevirdiği oyunu, İbrahim Gürsoy yönetiyor.

Adnan Akyüz, Zeki Kanber, Çağla Karamehmet, Ahmet Parmak ve Nil Sönmez’in rol aldığı oyunda, giderek küçülen ve yalnızlaşan bireyin sıkışmışlığı, kadın-erkek ekseninde anlatılıyor.

Oyun, 8 Şubat Cuma ve 12 Şubat Salı günü saat 20.00’de Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ise Mümin Candaş’a ait resim sergisi 8 Şubat Cuma günü açılacak. Sergi, 18 Şubat’a kadar sanatseverler tarafından gezilebilecek.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu’nda (KDT), “Biz size hayranız” adlı oyun sahnelenecek.

Konya Devlet Tiyatrosu’nda (KDT), “Biz size hayranız” adlı oyun sahnelenecek.

Carole Greep’in yazdığı, Ege Aydan’ın yönettiği oyunda, dekor ve giysi tasarımını Özlem Karabay, ışık tasarımını ise Kazım Öztürk üstleniyor.

Teknoloji ve modern yaşamın insan ilişkilerini getirdiği noktaya dair sıcak ve samimi bir komedinin işlendiği oyunda, henüz keşfedilmemiş bir yazar olan Charles ile karısı Carole’nin büyük şehirde yaşamaktan vazgeçmeleri ve kır evinde yaşamaları anlatılıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 9 Şubat Cumartesi günü ise 14.00 ve 19.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Bursa’da Kültür-sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar”, “Karmakarışık” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar”, “Karmakarışık” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor. 1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosuyla izleyicilerle buluşuyor.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 9 Şubat Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın ise dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” mesajı işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve cumartesi saat 18.00’de sahneye konulacak.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği

“Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini ise Kerem Atabeyoğlu yapıyor. İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, AVP Sahnesi’nde 12 ve 13 Şubat’ta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı “Kaçaklar” adlı çocuk oyununu Ali Volkan Çetinkaya yönetiyor. Dekor tasarımını Melih Karakurt, kostüm tasarımını Özlem Karabay, ışık tasarımını Sinan Mahçup’un yaptığı oyunda, Halil Balkanlar, Ali Volkan Çetinkaya, Derya Gümral, Cansu Yılmaz, Çağlar Ozan Aksu, Emre Işık, Adnan Tunalı, Özlem Altaş, Mutlu Dereli, Savaş Ak, Şafak Pak ve Hayati Özen rol alıyor. Bir sirk hikayesi olan “Kaçaklar” oyunu, küçük bir yavru filin özgürlük arayışını, muhteşem bir gösteriyle seyircisiyle buluşturuyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 10 Şubat Pazar günü saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Şehir Tiyatrosu-

Bursa Şehir Tiyatrosu ise Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı oyunu sahneliyor.

Mustafa Kurt’un yönettiği oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, 9 Şubat Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şehir Tiyatrosu ayrıca “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu da sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun, 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Oyun, cumartesi günü saat 12.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Güneydoğu’da Kültür Sanat

Diyarbakır DT, “Dar Ayakkabı ile Yaşamak” ve “Oz Büyücüsü” oyunlarını tiyatroseverlerle buluşturmaya devam ediyor

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta da “Dar Ayakkabı ile Yaşamak” ve “Oz Büyücüsü” oyunlarını tiyatroseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

DDT, geçen yıl büyük ilgiyle izlenen, Sırp yazar Duşan Kovaçeviç’in yazdığı, Bilge Emin’in oyunlaştırdığı, Engin Altan Düzyatan’ın yönettiği “Dar Ayakkabıyla Yaşamak” oyununu, Şubat ayı programı kapsamında tiyatroseverlerin beğenisine sunmayı sürdürüyor.

Dekor tasarımı Kaan Güreşçi, giysi tasarımı Candan Günay, ışık tasarımı İzzettin Biçer, müzik ve besteleri Bozkurt Cendey’e ait oyunda, Mümtaz Aydoğan Mengi, M. Lebip Gökhan, Özden Gököz, Ercan Kılıçarslan, N. Özgün Çoban, Dilek Mengi ve Gülizar Oltulu rol alıyor.

Medya, toplum ilişkisinin sorgulandığı oyun, 7, 8 ve 9 Şubat’ta Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü ise Özlem Saraç’ın, Frank Baum’dan uyarlayarak yazdığı, müzikleri Erkin Hadimoğlu ve Ender Gündüzlü’ye, şarkı sözleri müzikalin yönetmeni Metin Arslan’a ait “Oz Büyücüsü” adlı çocuk oyununu, küçük seyircileriyle buluşturacak.

Kostüm tasarımı Esra Selah, dekor tasarımı Seyhan Kırca, ışığı İzzettin Biçer’e ait müzikalde Gonca Coşkun, Özden Gököz, Mümtaz Mengi, Fatih Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Birce Birsel Çağlar, Kerem Corogil, Uğur Çınar ve Ozan Hafızoğlu rol alıyor. Pop-rock türündeki iki perdelik müzikalde, evinden uzaklaşan bir kız çocuğunun hayallerine kavuşması için Oz Büyücüsü’ne ulaşması anlatılıyor.

Oyun, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da Hollanda Rast Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Celil Toksöz’ün yönettiği, Kawa Nemir’in Kürtçe’ye uyarladığı İngiliz şair ve oyun yazarı William Shakespeare’in “Hamlet” adlı oyununu bu akşam ile 8 ve 9 Şubat’ta Diyarbakır Büyükşehir Tiyatrosu Sahnesi’nde seyircisiyle buluşacak.

Yavuz Akkuzu, Özcan Ateş, Elvan Koçer, Mesut Erenol, Emin Yalçınkaya, Serdar Geren, İsmail Oyur, Rojda Gülseven Medar ve Ali Tekbaş’ın rol aldığı oyun, Diyarbakır’da bir aileyi canlandıran Leyla Batgi ve Vural Tantekin’in anlatıcılığında dile getiriliyor.

-Seyreyle Ara Güler Mardin’de-

Mardin’de ise Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in sergide yer alan fotoğrafları, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölüm halinde sergileniyor. 114 eserin yer aldığı sergi, nisan ayına kadar açık kalacak.

 

 

Festivalin açılış filmi Wong Kar Wai imzalı The Grand Master…

Sadece film seçkileriyle değil, dünyaca ünlü yapımcı ve dağıtımcıları bir araya getiren film marketi ve festival kapsamında düzenlenen etkinlikleriye Avrupa’nın en önemli film festivallerinden biri olan Berlin Film Festivali 7 Şubat’ta ünlü yönetmen Wong Kar-Wai’nin Bruce Lee’nin hayatını anlatan yeni filmi The Grand Master ile 63. kez perdelerini açıyor. Wong Kar Wai ayrıca bu yıl jüri başkanı olarak da görev yapacak.

Festivalin Panorama bölümünde gösterilecek olan Uğur Yücel’in yönettiği Soğuk ile Aslı Özge’nin yönettiği Hayatboyu festivalde dünya prömiyerlerini gerçekleştirirken, Reha Erdem‘in yeni filmi Jin de yine festival kapsamında seyirci ile buluşacak.

Bu yıl büyük ödül Altın Aslan için 19 film yarışıyor. Gus Van Sant‘ın Promised Land, Steven Soderbergh‘in Acı Reçete (Side Effects), Ulrich Seidl’in üçlemesinin final bölümü Paradise: Hope, Juliette Binoche’lu “Camille Claudel 1915”, Catherine Deneuve’lü “Elle s’en va” ve “La Religieuse” yarışmalı bölümün dikkat çeken yapımları olarak öne çıkıyor. Ayrıca bu bölümde ülkesi İran’da film çekmesi yasaklanan yönetmen Jafar Panahi ve arkadaşı Kambuzia Partovi’nin birlikte çektikleri Closed Curtain de yer alıyor.

17 Şubat’ta sona erecek olan festival nedeniyle Berlin’nin 120 bin konuk ve 4000 gazeteciyi ağırlaması bekleniyor. Yarışma dışı programda ayrıca Claude Lanzmann’ın Yahudi soykırımıyla ilgili röportajlardan ve tanıklıklardan oluşan 9.5 saatlik Shoah belgeselinin elden geçirilerek yenilenen versiyonu gösterilecek. Yarışma dışı programda diğer dikkat yapımlar arasında Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin başrollerinde yer aldığı Before Midnight, ABD yapımı animasyon Crood’lar (The Croods) ve River Phoenix‘i çekimleri sırasında kaybettiğimiz Dark Blood bulunuyor.

 

Londra’da düzenlenen müzayedede, Pablo Picasso’nun ”Pencerenin Yanında Oturan Kadın” adlı ünlü tablosu 44,9 milyon dolara alıcı buldu.

Dünyaca ünlü müzayede evi Sotheby’s’in, Londra’da düzenlediği Empresyonist ve Modern Sanat Müzayedesi’nde, Picasso’nun 1932 tarihli ”Pencerenin Yanında Oturan Kadın” olarak da bilinen, sevgilisi Marie-Therese Walter’dan esinlenerek yaptığı tablo, 44,9 milyon dolara satıldı.

Sotheby’s’in, Avrupa’daki Empresyonist ve Modern Sanat departmanı yöneticisi Helena Newman, Picasso’nun söz konusu tablosunu, ”çarpıcı ve muazzam bir resim” olarak niteledi.

Newman ayrıca, koleksiyoncuların son yıllarda Picasso’nun Walter’dan esinlenerek yaptığı resimlere ilgisinin arttığını, ünlü ressamın yine Walter’ı resmettiği ”La Lecture” adlı eserinin de 2011’de 40 milyon dolara alıcı bulduğunu belirtti.

Pablo Picasso, yaşamını dönüştüren gizli sevgilisi 17 yaşındaki Marie Therese Walter’la 1927 yılında Paris’te tanışmıştı.

Pek çok çevrede olduğu gibi sanat çevrelerinde ve özellikle edebiyat çevrelerinde sıkça dile getirilen bir terim olan “Sen, ben, bizim oğlan” terimini hatırlatan bu durum aslında gülünesi bir durumdur. İyi olmak, büyük olmak için “Nobel sahibi mi olmak gerekiyor?  Malum olanları da görüyoruz kimi zaman” demeden geçemedim ve bu haberi yayınladım. Buyurun bizim oğlanlarının düşüncelerini okuyalım. (Editör)

İlber Ortaylı geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada Türk edebiyatının Nobel’i, romanla değil şiirle hak ettiğini söyledi ve bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ertuğrul Özkök de köşesinde Ortaylı’ya yüzde 100 katıldığını yazarak tartışmayı alevlendirdi.

Akşam gazetesinden Eyüp Tatlıpınar, Ortaylı’nın bu iddialı açıklamasını edebiyatçılara ve konuyla ilgili kişilere sordu..

İşte “Nobel, Türk şiirine verilse hangi şaire yakışır?” sorusunun yanıtları

“NOBEL ADAYI ŞAİR BİZDE ÇOK”
Şair Ataol Behramoğlu
× Şiirin, Nobel’i daha çok hak ettiği görüşüne katılıyorum. Nedeni çok açık; bizdeki edebiyat geleneğinin en birikimli, en gelişmiş, dünya ölçeğindeki türü şiirdir.
× 19. yüzyılda Tevfik Fikret, biçimi ve ses tonuyla, büyük dünyasıyla Nobel’i hak ediyordu.
× 20. yüzyıl başlarında Yahya Kemal, divan edebiyatı, İstanbul Türkçesi ve Fransız şiirini sentezlemesiyle hak ediyordu.
× Nazım Hikmet, herkesçe bilindiği gibi dünyanın en iyi şairlerinden. Yaklaşık olarak aynı şeyler Fazıl Hüsnü Dağlarca, Melih Cevdet Anday için de söylenebilir.
× Nobel, özellikle son yıllarda postmodern yaklaşımlara, siyasi dalgalanmalara göre veriliyor. Nobel’i Türkiye’ye veren ekibin Türk edebiyatını tanıdığını hiç zannetmiyorum.
× Türkiye’de şiirin günümüzdeki durumu dünyayla paralel gidiyor. Dünyada şiir, deyim yerindeyse moda değil. Edebiyatı gerçekten seven okurun ilgi alanında kalıyor. Dünyada hakim olan değerler parayla, eğlenceyle, hızlı tüketimle ilgili. Şiir de bu dünyaya yabancı.

“İLBER’E KATILMIYORUM”
Yazar, Eleştirmen Necmiye Alpay
× Genel olarak ödül mekanizmalarına karşı olduğum için, Nobel adaylarım yok.
× Sevgili sınıf arkadaşım İlber Ortaylı’nın sözüne gelince. ‘Nobel’i hak etmek’ sözünü ‘değerli olmak’ diye anlayacaksak İlber’e pek katılamıyorum. Türkçe şiir ile roman arasında çok temel bağlar var. Her ikisinin de okuru olan bir kimsenin, yani roman yazarının, şiirdeki duygudan beslenmemiş olması düşünülemez. İlber’in kurduğu bağ bu yönüyle önemli.
× En büyük roman ve öykü yazarları şiirden beslenmiştir, bugün de beslenmektedir: Hayatta olanlardan, Leyla Erbil, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Tahsin Yücel… Öte yandan, özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o müthiş hesaplaşmasından bu yana, roman olsun, düşünce yazısı olsun Türkçe düzyazıyı şiirden (siz bunu ‘dünya edebiyatından’ diye anlayınız) geri saymanın uzun uzadıya savunulacak bir yanı yok.
× İlber Ortaylı işin bu yanını değil de, Türkçe şiirin değerini vurgulamak istemiş olabilir. Ama bunun için de ödül temelli değer yarıştırmasına girmekten daha iyi yöntemler bulunabilir.

“NOBEL HAK EDENE VERİLMİYOR”
Yazar İnci Aral
× Nobel’e inanmıyorum. Zaten romanda da iyi edebiyata verildiğini düşünmediğim için, hangi türün daha çok hak ettiği tartışması biraz anlamsız. Politik kaygılar, iyi edebiyattan daha önemli bir kriter mesela.
× İyi edebiyata verilecek bir Nobel’den söz edersek Turgut Uyar’a verilebilirdi. Günümüzde Adonis’e verilebilir, ama Türkiye’den yaşayan bir şair ismi veremem.

“TÜRK ŞİİRİNİN NOBEL’DE GÖZÜ YOK”
Şair Ömer Erdem
× Pek katılamıyorum bu görüşe. Türk şiirinin Nobel’de gözü yok bence. Nobel’i dağıtan küresel düzenin karşısında bir yerde konumlandığını düşünüyorum.
× Türkiye’de şiirin geliştiği bir hakikattir ama 2000’lerden itibaren yerini romana terk etti. Şiir, bu dönemde gelişen tüketim kültürüne uygun değil çünkü. Edebi etkinliğin merkezinden uzaklaşmaya devam edecek. Yalnızca Nobel’cilerin değil, Türkiye’de yaşayanların gözünden de uzaklaşacak.
× Nobel için şair adayı istiyorsanız, yılların bir şeyler kattığı yazarları önerebilirim; Sezai Karakoç, Ülkü Tamer, İsmet Özel…

“NOBEL ADAYIM: TURGUT UYAR”
Şair Kaan Koç
× Hem coğrafi, hem sosyolojik olarak Nobel en çok şiire yakışırdı; evet. Bu coğrafyanın dalgalı, çatışmalı halini en iyi şiir yansıtıyor. Yine de şairlerin bir özeleştiri yapması gerekiyor; kendi buhranlarıyla, şairlik unvanıyla daha çok ilgileniyorlar. Doğu’nun kolaycı toplum olmasından… Şairlerin bulunduğu toplumun edebiyat kültürünü, kelime üretimini zenginleştirmesi lazım. Bizde bu eksik.
× Nobel adayım İkinci Yeni’den bir isim olabilir. Mesela Turgut Uyar…

“ŞİİR ROMANA GÖRE DAHA ÖZGÜN”
Tiyatrocu Kenan Işık
× Bizde şiir romana göre daha özgün. Bu coğrafyada binlerce yıl boyunca yer almış uygarlıklarla onların edebi, kültürel üretimleriyle ilişki kurabildiği için. Gazellerle, kasidelerle, rubailerle örneğin…
× Roman için bu durum geçerli değil. Batı’yı model aldı bizim romancılarımız. Roman Batı’da gelişen bir tür olduğu için bu doğaldı. Ama geleneksel metinlerle ilişki kurmayı, özgün olmayı, yerli olma özelliğini kazanamadı.
× Şiir daha özgün ve bu nedenle değerlidir. Nobel’i de çok daha önceden hak etmiştir. Adaylarım, geleneği sürdüren şairler olurdu. Ahmed Arif, Cemal Süreya, Edip Cansever. Değerli şairlerimiz çok. Günümüzden Bejan Matur olurdu.

“KESİNLİKLE FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA”
Şair Küçük İskender
Öncelikle sevgili Orhan Pamuk’un bu ödülü kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. Şiir de, roman da aynı ailenin çocukları, onları birbiriyle tokuşturmamak lazım. Bunun haricinde şiirin de aynı ödülle dönmesi tabii ki güzel bir şey olur. Bu şairi sevindirecek bir şey olmasa bile. Eğer şiirde Nobel’i alacak biri varsa o benim için kesinlikle Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır.

“45 YILDIR AYNI SORUYLA KARŞILAŞIYORUM”
Şair Haydar Ergülen
× Nobel, romanla da hak edilerek alındı. Orhan Pamuk’tan önce Yaşar Kemal de almalıydı. Fakat şiir bizim en eski edebi geleneğimizdir. Roman Batı’da, şiir Doğu’da doğan bir tür. Bizde, bir ‘Nobel’i hak etme’ meselesi söz konusuysa en az roman kadar hak ettiği doğrudur.
× Nazım Hikmet ve Fazıl Hüsnü Dağlarca alabilirdi bu ödülü. Günümüzde Gülten Akın önemli bir şair. İnsan hakları konusundaki hassasiyetlerin Nobel jürisi tarafından gözetildiğini görüyoruz. 1980’lerde hapiste yatan oğlu için çabalamış biri Akın. Politik hassasiyetlere sahip…
× 45 yıldır aynı soruyla karşılaşıyorum; ‘Şiir öldü mü?’ Ölmüyor ama biçim değiştiriyor. Şiir organik bir edebi tür. Başka şeylerin içine sızabilir. Günlük konuşma dilinde de şiir kullanabiliriz, sinema filmi çekerken de…

“ANA DİL İKİ DURUMDA ÇOK ÖNEMLİ: SEVİŞME VE ŞİİR”
Gazeteci Ertuğrul Özkök
× Kendimi, geride bıraktığımız 10 yıllık her kuşağa ait hissediyorum aslında. 1970’lerin özelliği şiirle yaşamış olmamızdı. Şimdi Twitter’da kurulan ilişkileri şiirle kuruyorduk. Cemal Süreya’nın bir şiiri kadın-erkek ilişkilerinde bizim için bir parolaydı.
× Şiirin yaşamımızdaki etkisi büyüktür. Hala şiirle konuşuyoruz. Türk müziğinde şiirselliği kuvvetli buluyorum. Doğuş’un, Sezen Aksu’nun şarkı sözlerinde şiirselliğin kuvvetli etkisi var örneğin.
× Ana dil iki durumda çok önemlidir; sevişmede ve şiirde.
× Türk şiirinin insanlar arası ilişkileri açan maymuncuk olduğunu düşünüyorum.
× Romanı çok severim ama bana, ‘Nobel değeri en yüksek edebi ödüldür, kime verelim?’ deseler hiç düşünmeden şairleri gösteririm. Bir isim vermemi istiyorsan benim için Ece Ayhan önce gelir. Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Sezai Karakoç, Enis Batur, Küçük İskender gibi şairler onu takip eder.
× Nobel jürisinin gözünde politik tavır önemli bir kriter. İnsanların politik tavırları olması elbette gerekli bir şey ama bir edebiyat ödülü için bu kriterin öne çıkarılmasını pek anlamlı bulmuyorum. Şairler politize oldukları ölçüde şiirleri değer kaybediyor. Nazım Hikmet’in en güzel şiirlerinin, kendisiyle hesaplaştığı, sevdiği kadın lara yazdığı şiirler olduğunu düşünüyorum.

“TÜRKİYE’DEN BİRİ ALACAKSA ATAOL BEHRAMOĞLU OLMALI”
Yazar Nazlı Eray
İlber Ortaylı’ya kesinlikle katılıyorum, çok doğru söylemiş. Çok iyi şairlerimiz var. Ama şairler romancılar gibi değiller. ‘Şiirim çok okunsun, çok satsın’ derdine girmez ve halkla ilişkiler çalışması yapmazlar. Zaten çok az yayınevi şiir kitabı yayınlamaya yanaşıyor. Buna rağmen onlar yazdıklarıyla mutludur ve hayranları onları takip eder, onlar hayranlarını değil.
Nobel, genellikle politik görüşlü kişilere veriliyor. Bunun değişmesi gerek. Ayrıca ‘İlla çok kalın bir kitap Nobel alır’ anlayışını da yanlış buluyorum. İncecik bir şiir kitabı birçok kalın romandan çok daha büyük duygular ifade eder. Zaten bu yüzden ‘Şiir almalı’ diyorum. Türkiye’den biri alacaksa bu kişi Ataol Behramoğlu olmalı.
Tabii şunu da unutmamak gerek, Nobel bir kitabın iyi olduğunun kanıtı değildir. Kesinlikle Nobel alması gereken ama almayan değerli edebiyatçılar olduğu gibi, Nobel aldığına kendi bile şaşıran edebiyatçılar var. Nobel’in seçim kriterlerini doğru bulmayan Sartre, Nobel Ödülü’nü geri çevirmiştir. Bunun hem yapıtlarına, hem de politik konumuna zarar vereceğini düşündüğü için.

YAŞAYAN ŞAİRLERDEN BİR ADAY GÖSTERMEK ZOR”
Şair Utku Özmakas
× Türkiye’de şiir geleneğinin güçlü olduğunu ispat etmek zor değil. Dünya kütüphanelerine bakın; romancılarımız nadir bulunur ama bir Nazım Hikmet dünyanın tüm kütüphanelerinde vardır.
× Roman şiire göre daha hızlı tüketiliyor, ortalama okura hitap etme avantajı var. Şiir, özellikle İkinci Yeni akımından sonra daha fazla kültürel birikim talep eden bir tür haline geldi.
× Yaşayan şairlerden bir aday göstermek kolay değil. Metin Kaçan’ın ‘Ağır Roman’ı örneğindeki gibi, roman alanında bir iyi eser vermen yetebiliyor ama şiirde iyi olmak, istikrarla ilgili bir şey. Bir şair hakkında konuşmak için üzerinden zaman geçmesi lazım. İsim istiyorsanız Nazım Hikmet ve Turgut Uyar’ı söyleyebilirim.
× Bir ara araştırdığımda 1975 ve sonrasında doğan 146 şair saymıştım. Bu sayı, zengin üretimin halen sürdüğünü gösteriyor.

Kaynak :[-]

”All Arts İstanbul” fuarında Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada sergilenecek

İstanbul’da nisanda düzenlenecek “All Arts İstanbul” fuarında sanatseverler, Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada görebilecek. İstanbul Kongre Merkezi Fuar Alanı’nda 18-21 Nisan‘da ilk kez sanatseverlerle buluşacak olan All Arts İstanbul Fuarı, klasik Türk sanatları, antika, modern ve çağdaş sanat örnekleri ile İstanbul’un ve bölgenin sanat hayatına farklı bir boyut getirecek.

All Arts Istanbul sanat fuarı farklı kategorilerden oluşacak. Birinci bölümde Klasik Türk Sanatları icra eden ustalara yer verilecek. Bu bölüme, yazma, hat, halı, seramik ve çini, bakır, keçe, cam, mücevher, tespih, tezhip, minyatür, sedef, ebru, kalem işi, cilt, dokuma ve ahşap gibi 18 kategoriden 80 usta ve sanatçı katılacak.

İkinci bölümde antika, resim, çini, efemera (gündelik hayata ait biriktirilmiş ufak tefek belgeler), kuyum, halı, nümizmatik (sikke ve madeni paralar) örnekleri yer alacak.

Üçüncü bölümde ise Modern ve çağdaş sanat örneklerinin sergileneceği galeriler bulunacak.

Özel koleksiyonlar ile üç koleksiyondan seçilen eserlerle gerçekleştirilecek küratöryel serginin de görülebileceği fuar, sanat kurumları, sanat yayınları, kitapçı ve sahaflar ile beraber 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırlayacak.

”Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak”

All Arts İstanbul’da 2. Abdülhamit döneminde saray ressamı olarak Osmanlı sarayına hizmet vermiş oryantalist ressam Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak. Zonaro’nun torunu Cesare Mario Trevigne de fuar kapsamında İstanbul’da olacak.

Fuarda katılımcılara, sanatçıların stüdyolarını ziyaret etme, müze ve özel koleksiyonları rehberli turlarla gezme, seminer, konferans ve atölye çalışmaları gibi paralel programlara katılma imkanı sunulacak.

Konferanslar kapsamında önemli sanat profesyonelleri de konuşmacı olarak konuk edilecek.

 Kaynak : [-]